Ana Sayfa Genel Tarih Kültürel Tarih Bursa’da Elektriğin Tarihsel Gelişimi

Bursa’da Elektriğin Tarihsel Gelişimi

Mümin CEYHAN

Mümin CEYHAN

Bulgaristan’ın Filibe şehrinde 1948 yılında doğdu. Ailesiyle birlikte 1949’da göç ederek Bursa’ya yerleşti. Yıldırım İlkokulu’nu, Bursa Erkek Sanat Enstitüsü Elektrik Bölümünü ’nü tamamladıktan sonra, İstanbul’da Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Fakültesinden mezun oldu. Bir süre kamuda görev yaptı, 1979 yılından buyana serbest çalışıyor. TMMOB’da görev aldı. 1995’te kurulan Bursa Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin (ÇEK) 23 kurucusundan biri oldu. Bu Eğitim örgütlenmesi Atatürk ilke ve devrimlerini, laik ve bilimsel eğitimi ortak payda olarak kabul eden ilk ve örnek bir model oldu. ÇEK’in 2004-2010 yılları arasında üç dönem yönetim kurulu başkanlığını yaptı. Kurucularından olduğu Bursa Defter grubu, Bursa Defteri Dergisi’nin yanı sıra Bursa Ansiklopedisi’nin yayınlanmasında aktif rol üstlendi. Mümin Ceyhan Bursa Kent Kültürü Araştırma Kütüphanesinin kurucusudur. Entelektüel birikimini Atatürk ilke ve devrimleri ile genç nesiller yetiştiren ÇEK ile ilgili faaliyetlere ve Bursa ile ilgili yaptığı araştırma ve yazdığı yazılara aktarmaktadır.
Mümin CEYHAN

Latest posts by Mümin CEYHAN (see all)

Teknolojiyi ihtiyaçların mı yoksa merakın mı geliştirdiği başlı başına ayrı bir konu olmakla birlikte baş döndürücü bir hızda teknolojik gelişmelerin yaşandığı ve yaşamımızı yeniden biçimlendirdiği açık bir gerçek. Şüphesiz elektriğin keşfi de, insanın hem ihtiyacının, hem de sonu gelmez merakının sonucu olarak gerçekleşmiş­tir.

Günümüzde teknolojik gelişmelerin motor gücünün elektrik olduğu yadsınmaz bir ger­çek. Elektriğin keşfedilmesinden bu yana tek­nolojide büyük gelişmeler olmuştur. Elekt­riğin özellikle günlük ya­şam üzerindeki etkisi büyük bir hızla artmış ve artmaya da devam etmektedir. Artık elektriksiz bir yaşamın düşünülemediği bir noktadayız. Örneğin iletişimin günümüzde ulaştığı aşamanın arkasındaki giz­li güç hiç şüphesiz elektriktir. Bugün gelişen hangi sanayi dalını alırsanız alın, elektriğin önemli payını yok sayamazsınız. Dev makine­lerin, santrallerin, haberleşme şebekelerinin, mikroişlemci ve bilgisayar gi­bi çağdaş tüm teknolojik araçların çalışmasın­da elektrik başrolü oynamaktadır.

Ama şüphesiz günlük ya­şamda en çok etkilendiğimiz “aydınlatma”dır. Elektrik enerjisi; kullanım kolaylığı, istenildiği anda diğer enerji türlerine dönüştürülebilmesi gibi temel özellikleri nedeniyle de günlük hayatta vazgeçilmez bir konumda yer almaktadır. Bunların yanında enerjinin verimli kullanılması için önemli bir gösterge olan enerji yoğunluğu kavramı ile birlikte tüketim miktarı halen ülkelerin gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergelerinden biri kabul edilmektedir. Bu yazıda, insanlığın en önemli harika buluşunun genel bir tarihçesi, genel kronolojisi ve Bursa’daki gelişim süreci incelenecektir.

Elektriğin Tarihsel Gelişimine Genel Bir Bakış

Bilindiği kadarıyla uygulamada elektriği ilk kullanan Fransız bir askeri mühendistir. Peturs Peregrinus, 1269 yılında yerkürenin manyetik özellikle­rini kullanarak kuzey ve güney kutuplarının yer­lerini belirledi. Malzeme konusunda karşılaşılan zorluklar ve konuya ilginin sadece manyetizma ile sınırlı kalması elektrik kullanımının, 16. Yüzyıl’a kadar gecikmesine neden olmuştur. İlk bilinen elektrik makinesi sa­yılabilecek buluş, 1672’te Guericke’nin geliştirdiği sürtünme yoluyla elektrik üreten üreteçtir.

Genelde bütün ilk dönem çalışmaları “statik elektrik’’ üzerinedir. Özelikle insanın Ortaçağ karanlı­ğından kurtularak aydınlanma ve özgürleşme dönemine girmesiyle, her alanda olduğu gibi elektrik alanında da artık buluşlar arka arkaya birbirini izleyecektir.

1733’te Fransız Charles Du Fay’in (+) ve (-) yükleri keşfetmesinin ardından elektrikle ilgili buluşlar teorik ve pratik alanlarda hızlanmaya başlar.

1794’te İtalyan Fizikçi Alessandro Volta, çinko ve gümüş plakalar arasına tuz karışımlı sıvı koyarak elektrik akımı elde eder.

1800’te Volta’nın tasarımı geliştirilerek ilk ticari piller üretilir.

1831’de Faraday (İngiltere) ve Henry (ABD), elektromanyetik indiksiyonu bulurdular. İlk elektrik generatörü ve motorunu icat ederler.

1832’de Pixi (Fransa), elle sürülen 1 magnet, 2 sarım, dönen magnet’i bulur; bir yıl sonra 1833’te Saxton (İngiltere), Pixi’nin buluşunu perçinler.

1834’te Clavhe (İngiltere) elle sürülen magnetoların ilk ticari üretimini yapar.

1851’de Millword (İngiltere) bir başka ma­kine (muhtemelen buhar makinesi) ile sürülen magnet imal eder.

1851’de Heinrich Ruhmkorff, çift kat sarımlı indüksiyon bobinini bulur. Bu buluş transformatörün gelişimine önderlik etmiştir.

1863’te Holmes (İngiltere), dinamo-elektrik makinesine patentini alır.

Elektrikle aydınlatmanın ilk belirtileri 19. Yüzyıl’ın ortalarına doğru başlar.1840’larda pil­lerin de geliştirilmesi ile ilk lamba yapma giri­şimleri ortaya çıkar. Bu alanda ilk patent 1841’de, ikincisi de 1845’te alınır. Bu buluşların kullanılır hale gelip ticari nitelik kazanması ise 1870’leri buluyor ve sonrasında artık potansiyel bir piyasa oluşuyor. 1873’de elektrik enerjisinin enerji iletim hatları ile iletilebileceği ispat ediliyor.

İlk bilinen Avrupa sistemi lamba olan Jablochkoff kandili, Paris’teki bir Rus ordu men­subu olan Paul Jablochkoff’a ait.

1876 yılında ilk merkezi güç istasyonu (iki fırçalı dinamo) San Franisco’da hizmete giriyor ve bu güç kaynağı 22 lambaya akım veriyor.

1879’da Edison karbon flamanlı ilk lambayı buluyor ve patent başvurusunda bulunuyor.

1880’de ilk genel kapalı yer aydınlatması Glasgow Posta­ne’sinde gerçekleştiriliyor.

1882’de Dünyanın ilk merkezi güç üretim tesisi doğru akım (DC) güç sistemli The Pearl Street Station New York’ta Edison tarafından açılır.

1882’de Wisconsin’de ilk hidroelektrik santralinin açılışı yapılır.

1883’de Nikola Tesla, Tesla bobinini bulur. Bu, elektriğin gerilimini dönüştürebilecek ve uzak mesafelere iletmeyi kolaylaştıracak bir transformatör olup Tesla’nın alternatif akım projesinin önemli bir ayağıdır.

1887’de Nikola Tesla, alternatif akım generatörünü icat eder. Böylece elektrik enerjisi uzun mesafelere kolaylıkla iletilebilir hale gelir.

1900’lerin başlarından itibaren büyük şir­ketlerin işe el atmaları ve elekt­riğin aydınlatmada kullanımının başlamasıyla, elektrik gücü artık tam anlamıyla ticaret konu­su olmaya başlar.

Bursa’da Elektriğin 1906’da Başlayan Öyküsü

Avrupa ve Ameri­ka’da uzun yıllar süren bir gelişimsüreci sonun­da kullanılabilir hale gelen elektrik enerjisinin üretimine, Bursa’da ilk olarak 1906’larda girişilmiştir.

Bursa’da elektrikle aydın­latma sisteminin tesisi ve tramvay işletilmesine ait bir imtiyaz 24 Haziran 1906 tarihli sözleşme esasına göre 28 Haziran 1906 tarihinde, 75 yıl süreyle Bursa Belediyesi’ne ve­rilmiştir. Sözleşme gereği, Belediye imtiyaz ta­rihinden itibaren 28 ay içinde ya doğru­dan doğruya bir şirket kurarak elektrikle aydın­latmayı sağlayacak yada sahip olduğu imtiya­zı bir “anonim şirket”e devredecekti. Sonuç olarak Belediye, gerekçeleri açıkça bilinmeyen bir ne­denle sahip olduğu bu imtiyazı, birtakım kayıt ve koşullar­a bağlı olarak İşkodra eşrafından Mehmet Ali Ağa isminde birisine vermiştir. Bu şahısla Nafia Nezareti (Bayındırlık Bakanlığı) arasın­da 28 Temmuz 1906 tarihin­de bir mukavele imzalanmıştır. Bilinmeyen ve belgelenemeyen bir başka neden­le bu imtiyaz devri ya uygun bulunmamış ya da hayata geçirilememiştir.

Daha sonra Bursa Belediyesi, gerek ilan ver­mek suretiyle gerek doğrudan yapılan başvuru­ları değerlendirme yoluyla, sahip olduğu imti­yazı uygun bir şirkete devredebilmek için ça­lışmalar yapmıştır. Bu süreçte, daha önceden “Bursa Elektrik Şirketi” adıyla kurulmuş bulu­nan firma uygun görülerek, Murahhas Aza Mös­yö Kosta Lode’ye 4 Mart 1911 tarihinde devir işlemi yapılmış ve sözleşme im­zalanmıştır. Ancak bu sözleşme de yine ülke gerçeklerine ve çıkarlarına uygun bulunmadığı gerekçesiyle bir süre sonra Nafıa Nezareti’nce iptal edilmiştir.

Daha sonra Galata İnayet Hanı’nda oturan Oripidi Mavromatis Efendi adında bir şahıs im­tiyazın devrine talip olmuş, Belediye ile görüş­me sonucu 12 Temmuz 1913 tarihli sözleşme ile imtiyaz hakkı bu şahsa dev­redilmiş; sözleşme tarihinden itibaren 28 ay içinde Bursa elektrik tesisatının plan ve pro­jelerinin hazırlanarak Nafıa Nezâreti’ne sunu­lacağı belirtilmiştir. Bu arada süreç içinde karşılaşılan güçlükler, çeşit­li aşamalardan geçilmesi ve yapılan değişiklik­ler dolayısıyla, öngörülen süre içinde bir şirke­t kurulamamış ve işletmeye geçilememiş ol­ması göz önünde bulundurularak, 20 Haziran 1914 tarihli Pa­dişah iradesi ile, imtiyaz süresinin iki yıl daha uzatılması kararlaştırılmıştır.

Bursa Belediyesi ile Mavromatis Efendi ara­sında bağıtlanan sözleşmede, imtiyaz hakkı dev­redilmiş bulunan çekme(tramvay) ve aydınlatma hizmetleri için gerekli olan elektrik gü­cünün üretiminde şehir içindeki akarsulardan yararlanabilme izni de verilmiştir. Bu akarsu­ların başlıcalarıYenice, Nilüfer, Aras, Deliçay olup; İznik Gölü de yararlanılabilecek kaynak olarak yer almıştır. Bu akarsulardan yararlanma hakkının tanın­mış olmasına karşın, yüklenici dilerse hizmet­ler için gerekli olan elektrik gücünü kö­mür, havagazı, petrol gibi yakıtlardan da elde edebilecektir.

Ne var ki, daha sonra Nafia Nezareti’nce ya­pılan inceleme sonucu, akarsular arasında İznik Gölü ile Nilüfer Çayı’nın da bulunması bazı tek­nik nedenlerden dolayı sakıncalı görülerek bu iki su kaynağı ile ilgili kullanım hakkının kal­dırılması yoluna gidilmiş ve anlaşmaya varıl­mış olmalı ki, 30 Temmuz 1914 tarihinde Mavromatis Efendi tarafından Nafia Nezareti’ne, bu iki su kaynağından (Ni­lüfer Deresi, İznik Gölü) feragat ettiğini belir­ten bir başvuru yapılmıştır. Bu anlaşma da sağ­lanınca, bu kişinin imtiyazı devrettiği “Bursa Osmanlı Anonim Elektrik Şirketi”nin Müdürü Mösyö Şarl Marşal Bursa’ya gelerek fabrika ve depo arsaları satın almıştır.

Bu arada Birinci Dünya Savaşı çıktı­ğından boğazlar kapanmış, Avrupa ile ulaşım kesilmiştir. Bu durum karşısında şirketin sa­vaş sonuna kadar sözleşmenin uzatılmasına iliş­kin istemi uygun bulunarak, Nafia Nezareti’nce, imtiyaz hakkının, süre tayin edilmeksizin Av­rupa yolu açılana dek ertelenmesine karar veril­miştir.

Ancak daha sonra, savaşın sona ermesi bek­lenmeksizin 19 Mart 1916 tarihin­de, Belediye tarafından Şirket’in Vekili Mavromatis Efendi’ye noter kanalıyla, “derhal işe baş­lanmadığı takdirde sözleşmenin feshedileceği” ihbarı yapılmıştır. Buna karşılık Şirket’in Fran­sız avukatları, savaşın devam ettiğini ve yatırım için finansman sağlaması beklenen “Periye” Ban­kası’nın da bu yatırıma ilgisini sona erdirdiğini bildirmiştir. Bu durum nedeniyle sözleşme karşılıklı ola­rak feshedilmiştir.

İlk Elektrik Motorları ve İlk Şebeke

Savaş nedeniyle baş gösteren petrol buhra­nı, belediyenin büyük zorluklarla gerçekleştir­meye çalıştırdığı şehir aydınlatmasını olanaksız hale getirmiştir. Bunun üzerine Belediye Mecli­si 3 Nisan 1916 tarihinde şehrin elektrikle aydınlatılması işini görüşmek üzere bir kez daha toplanmış ve aldığı bir kararla bu konuda uzman olarak kabul ettiği Elektrik Mü­hendisi Refik Bey’i davet ederek onunla bir söz­leşme yapmıştır.

Sözleşme gereğince, 19 Ma­yıs 1916 tarihinde Cilimboz Köprüsü dolayın­da bir yerde, kömürle çalışan bir buharlı maki­nenin döndürdüğü 110 voltluk bir dinamo ile şehrin aydınlatılması için ilk çalışmalar başla­tılmıştır. Ancak çalışmalar ilerleyince, tesisin kurulduğu bölge ile şehrin uç yerleşim bölgele­ri olan Çekirge ile Emirsultan arasındaki mesa­fenin uzak oluşu yüzünden, bu gerilim seviyesindeki bir di­namo ile aydınlatmanın yapılamayacağı ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine heykeldeki valilik bi­nalarının bulunduğu yere yakın bir noktaya ikin­ci bir buhar makinesi kurularak, dağıtım iki nok­tadan yapılmaya çalışılmıştır.

Şehir aydınlatması 1921 yılı Kasım ayına kadar bu şekilde devam etmiştir. Ancak sistem yeterli olmayınca, Belediye yeni bir gi­rişimde bulunmuş ve 13 Ka­sım 1921 tarihinde Yani, Sideris ve Sivastopulos adlarındaki kişilerle, sahip oldukları buz fabrikasında üretilecek elektriği şehre dağıtmak için sözleşme imzalamıştır. Sözleşmeye göre fabrika içindeki motor, dinamo ve gerekli tesi­satın yapımı bu kişilere ait olacak; fabrikayı şeh­re bağlayacak enerji nakil hatları Belediye tara­fından tesis edilecektir.

Belediye bu sözleşme kapsamında, 40.000 kilovat saat (kWh) gücünde elektrik tüketimini taahhüt ediyor­du. Bu sınıra kadar tüketilecek elektriğin kWh’ne 19 kuruş ödenecektir. Eğer tüketim bu sı­nırın üstüne çıkacak olursa, kWh başına öde­necek miktar 17 kuruş olacaktır. Düzenlenen bu sözleşme 7 Mart 1926 tarihine kadar devam etmiştir.

Cumhuriyet’le Birlikte Yeniden Başlamak

Savaşın sona ermesinin ardından, 1906 yılı Haziran ayından itibaren çeşitli aşamalardan geçen ve sonuç olarak Belediye kararı ile tekrar feshe­dilmiş bulunan “Bursa Osmanlı Elektrik Şirketi”nin imtiyaz hakkı yeniden gündeme gelmiş­tir. Şirket yetkililerinden Mösyö Kostan Lode, yeniden Belediye’ye başvuruda bulunarak, savaş dolayısıyla başarılı olamadıklarını, eski söz­leşmenin bazı maddeleri yeni şartlara göre de­ğiştirilecek olursa derhal işe başlayacaklarını belirtmiştir. Başvuru hükümetçe incelenmiş ve 23 Haziran 1924 tarihinde sözleşmenin esasında ve eklerinde bazı değişiklikler yapıl­mak sureliyle yeni bir uzlaşma metni imzalan­mıştır. Bu uzlaşmadan sonra şirketin adı “Bur­sa Cer, Tenvir ve Kuvve-i Muharrikiye-i Elekt­rikiye Türk Anonim Şirketi” olarak değiştirilerek tescil edilmiştir.

Şirket 17 Şubat 1924 tarihinde fiilen işe başlayarak bir elektrik santralı tesis etmiştir. Muradiye İstasyonu’na yakın bir yerde inşa edi­len betonarme fabrika binası(TEDAŞ’ın restore ettirdiği eski bina), biri “elektrik gücü üretim merkezi”, diğeri “tramvay depoları”, üçüncüsü de “tamirhane” olmak üzere üç kısmı kapsamak­ta idi.

Santral; ikisi 500 beygir gücü (BG), biri 200BG büyüklüğünde, İtalyan “Franko Tozo” Şirketi’nin dizel motorlarıyla döndürülen ve her biri kendi güçlerine uygun Fransız “Fiu-Lil” Fabrikası’nın alternatörleriyle donatılmıştır. Alternatörlerin her biri üçer fazlı ve dakikada 50 devirli olup, 5500 volt elektrik üretmekte idi. Üretilen elekt­rik, şartname gereği şehrin çeşitli mahallelerin­de yapılan 12 adet trafo merkezinden yeraltı kab­lolarıyla taşınmış ve buralarda 190 ve 110 vol­ta düşürülerek tüketiciye verilmiştir.

Şirket aynı zamanda tramvay imtiyazına da sahip bulunmaktaydı. Belirlenen tramvay gü­zergâhlarının dördü zorunlu ve beşi gerektiğinde yapılmak üzere dokuz hattan oluşması düşünülmüş ancak gerçekleştirilememiştir. Tramvay inşaatı hariç ol­mak üzere, Şirket tarafından elektrik motorları, şebeke ve trafo binaları yapımı için 600.000 liradan faz­la masraf yapılmıştır.

Çağdaş Döneme Geçiş

18 Haziran 1939 tarihli Bursa Gazetesi’nde yer verilen habere göre, “Bursa Cer, Tenvir ve Kuvve-i Muharrikiye-i Elektrikiye Türk Anonim Şirketi”, Nafia Vekaleti’nce 585.414.824 lira­ya satın alındı. Belediye ile Şirket arasında var olan 121.919 liralık pürüzlü hesap da tasfiye edi­lince Bursa Belediyesi, sonuç olarak 707.915 liraya şirketin tüm mal varlığını devraldı. İhti­yaç duyulan finansman, borçlanma yoluyla Be­lediyeler Bankası’ndan 15 yıl vade ile sağlandı. Böylece, Bursa’daki elektrik üretim ve dağıtım tesisleri 1939 yılında kamulaştırılmış oldu.

Bursa’nın giderek büyümesi sonucu sistem yetersiz kalınca, 1938’de Atatürk’ün işletmeye açtığı “Merinos” Fabrikası’nın kendi iç ihtiyacı­nı karşılayan 3.15 MVA gücünde iki türbinli je­neratör grubuna 1953’te iki dizel jeneratör gru­bu daha ilave ederek, toplam güç 6.3MVA’ya çıkartıldı. Bursa’nın elektrik ihtiyacı 1973 yılı­na gelinceye kadar, “puant saatlerde(en fazla elektrik tüketilen saatler)” Merinos’un jeneratör­leri de devreye alınmak suretiyle karşılandı.

Fransız şirketi taralından kurulan ilk santral 1970’li yılların başlarına değin korundu. 1973’te dinamo ve motorları sökülerek Kastamonu Erciş’te yarar­lanılmak üzere götürüldü.

Elektrik enerjisi ihtiyacı süratle artınca, ar­tık daha yüksek gerilimlerde çalışma zorunlu­luğu ortaya çıktı ve 25 Ekim 1956 tarihinde 154/34.5 kv’luk güçte o zamanki adıyla “Etibank Kuzeybatı Anadolu Elektrik İstihsal ve Tevzi Müessesesi Transformatör İstasyonu” oluşturuldu. Bugünkü adı 1 No.’lu. Trafo Mer­kezi (TM) olup, bu da Paşalar TM’den gelen 154 kv’luk iletim hattı ile ulusal elektrik siste­mine bağlanmıştır.

Ayrıca Bursa İli’nde küçük su santralları da kuruldu. Bunlara, İnegöl/Cerrah(1950), Mustafakemalpaşa/Muradiyesarnıç (1952) ve İznik/Dereköy (1954) hidroelektrik santralları ör­nek gösterilebilir. Bu santraller günümüzde de üretime devam etmektedir.

Bursa’nın nüfus artışı ve sanayileşmesinde­ki gelişmeler sonucu elektrik enerjisi ihtiyacın­da da önemli artışlar oldu. Bu ihtiyacı karşıla­mak amacıyla 154 kv’luk Sanayi TM’nin saha­sı genişletildi ve “Bursa Sanayi” adıyla 380/154/34.5 kv’luk (600 MVA) gücünde bir trafo merkezi tesis edildi. Soma ve Tunçbilek termik santrallarının, Adapazarı 380 TM aracılığıy­la bağlanması ile, 1983 yılı başlarında Bursa İli 380 kv’luk ulusal elektrik sistemine dahil edildi.

Tüketimin Türkiye ortalamasının üzerinde ve hızla yükselişi nedeni ile sonraki yıllarda ikinci bir 380 kv’luk trafo tesisi gündeme gel­di. 1994 yılında işletmeye giren 154 kv Bursa IV (Demirtaş) TM’nin yanına, TEAŞ Genel Müdürlüğü’nce 1993’te planlanan ve büyük tartış­malara neden olan “1400 MW Bursa Doğalgaz Çevrim Santrali’nin Ovaakça’ya kurulması ke­sinleşti. Bunun üzerine Demirtaş’ta kurulması düşünülen 380 TM’den vazgeçildi; bu trafo mer­kezinin bir bölümü 1998 yılı Aralık ayında işletmeye alınan Doğalgaz Çevrim Santrali’nın içine alındı.

Güncel Durum

Günümüzde toplam 38 adet elektrik enerji santrali bulunan Bursa’nın elektrik santrali kurulu gücü 2.795 MW olup, bu santralların türlerine göre dağlımı Tablo-1’de verilmiştir.

 

Tablo-1 Bursa’da Kurulu Elektrik Santralı Türleri ve Güçleri

Santral Türü Kurulu Güç(MW)
Doğalgaz 2.327,07
Kömür 210,00
Hidrolik 179,82
Rüzgar 50,00
Biyogaz 18,05
Güneş 1,19
Diğer 9,00
TOPLAM 2.795,13

 

Bugün ulusal elektrik sistemine katkı sağlayan Bursa’daki santralların yıllık yaklaşık 8.259 gigavat saat(GWh) elektrik üretimi yapmakta olup bu santralların başlıcaları Tablo-2’de verilmiştir.

 

Tablo-2 Bursa’da Üretim Yapan Elektrik Santralları

Sıra Santral Adı Türü Firma Güç(MW)
1 Ovvakça Doğalgaz Santralı Doğalgaz EÜAŞ 1.432,00
2  Doğalgaz Termik Santralı Doğalgaz Bis Enerji 486,00
3 Bosen  Doğalgaz Santralı Doğalgaz Bosen Enerji 264,00
4 Orhaneli Termik Santralı Linyit Çelikler Enerji 210,00
5 Uluabat HES Hidroelektrik Akenerji 100,00
6 Zorlu Enerji Doğalgaz Santralı Doğalgaz Zorlu Enerji 90,00
7 Harmanlık RES Rüzgar Borusan EnBW Enerji 50,00
8 Devecikonağı Barajı ve HES Hidroelektrik Bükköy Madencilik 23,00
9 Egemen HES Hidroelektrik Zaf Grup 20,00
10 RB Karesi Kojenerasyon Santralı Doğalgaz RB Karesi 13,00
11 İnegöl Doğalgaz Santralı Doğalgaz Sanko 11,00
12 Akbaşlar  Doğalgaz Santralı Doğalgaz Akbaş Enerji 10,00
13 Boğazköy Barajı ve HES Hidroelektrik Burgüç 10,00
14 Hamitler Çöplüğü Biyogaz Santralı Biyogaz ITC Katı Atık Enerji 9,80
15 Bursa Çimento Atık Isı Enerji Tesisi Atık Isı Bursa Çimento 9,00
16 Küçükçalık Doğalgaz Santralı Doğalgaz Küçükçalık Tekstil 8,00
17 Akdere HES Hidroelektrik Afe Elektrik Üretim 7,48
18 Suluköy HES Hidroelektrik Du Elektrik Üretim 6,92
19 Trakya Yenişehir Cam Atık Isı Santralı Atık Isı Trakya Yenişehir Cam 6,00
20 Özdilek Bursa Kojenerasyon Tesisi Doğalgaz Özdilek Tekstil 4,30
21 Gözede 2 HES Hidroelektrik Temsa Elektrik Üretim 4,00

 

Bursa’nın elektrik enerjisi ihtiyacı, toplam 44 adet 154/34.5 kv 3625 MVA kurulu güçteki trafo merkezlerinden karşılanmaktadır. TEDAŞ’ın 2014 yılı istatistiklerine göre ilde1.426.342 elektrik abonesi vardır. Bu abonelerin tarife gruplarına göre dağılımı ve net tüketimi Tablo-3’de verilmiştir.

 

Tablo-3Abonelerin Tarife Gruplarına Göre Dağılımı ve Net Tüketimi

Tarife Grupları Abone  Sayısı Net Tüketim(MWh)
Mesken 1.147.090 1.649.403
Ticaret ve Kamu Hizmeti 258.628 1.965.144
Sanayi 4.177 5.816.763
Tarımsal Sulama 8.846 59.866
Aydınlatma 6.961 124.023
Diğer 640 16.298
TOPLAM 1.426.342 9.631.496

 

Bursa’nın yıllık elektrik enerjisi tüketimi 9,6 milyar kwh’dir. Bu tüketimin yüzde 60’ı sanayinin­dir. İldeki toplam tüketim Türkiye üretimi­nin yüzde 3,6 dolayında olup, kayıp ve kaçak oranı yüzde 5,5’tir.

Kaynaklar

* Makale Yrd. Doç. Dr İrfan Şenlik tarafından güncellenerek düzenlenmiştir.

Not: Bu makalenin orijinal metni  Bursa Defterinin 1999 yılında çıkan 2.
Sayısında yayımlanmıştır.”

413 total views, 41 views today

Mümin CEYHAN

Mümin CEYHAN

Bulgaristan’ın Filibe şehrinde 1948 yılında doğdu. Ailesiyle birlikte 1949’da göç ederek Bursa’ya yerleşti. Yıldırım İlkokulu’nu, Bursa Erkek Sanat Enstitüsü Elektrik Bölümünü ’nü tamamladıktan sonra, İstanbul’da Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Fakültesinden mezun oldu. Bir süre kamuda görev yaptı, 1979 yılından buyana serbest çalışıyor. TMMOB’da görev aldı. 1995’te kurulan Bursa Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin (ÇEK) 23 kurucusundan biri oldu. Bu Eğitim örgütlenmesi Atatürk ilke ve devrimlerini, laik ve bilimsel eğitimi ortak payda olarak kabul eden ilk ve örnek bir model oldu. ÇEK’in 2004-2010 yılları arasında üç dönem yönetim kurulu başkanlığını yaptı. Kurucularından olduğu Bursa Defter grubu, Bursa Defteri Dergisi’nin yanı sıra Bursa Ansiklopedisi’nin yayınlanmasında aktif rol üstlendi. Mümin Ceyhan Bursa Kent Kültürü Araştırma Kütüphanesinin kurucusudur. Entelektüel birikimini Atatürk ilke ve devrimleri ile genç nesiller yetiştiren ÇEK ile ilgili faaliyetlere ve Bursa ile ilgili yaptığı araştırma ve yazdığı yazılara aktarmaktadır.

Comments

Comments