Ana Sayfa Genel Tarih Antik Çağ Bursalı hekim Asklepiades üzerine bir inceleme

Bursalı hekim Asklepiades üzerine bir inceleme

“Asklepiades kendi dönemindeki tıbbi tedavi anlayışında büyük değişiklikler yaptı” (Celsus, De Medicina, 0.pr)

  • Alper Can

Giriş

İnsanların yerleşik döneme geçmelerinden beri kentler medeniyet ve kültürün gelişip serpildiği mekanlar olmuşlardır. Zaman içinde bazı kentler diğerleri arasında öne çıkmış, sivrilerek cazibe merkezi haline gelmiş, bilim, sanat ve kültür insanlarını kendine çekmiştir. Ephesos, Pergamon, Antiokheia, Aleksandreia, Atina ve Roma böyle kentlere örnek verilebilir.

Hisar içinde kurulmuş olan Bursa kenti yukarıda anılan kentlere göre daha genç bir kenttir. M.Ö. 2. yüzyılın başında kurulmuş, içinde yer aldığı krallığın siyasi önemine paralel olarak antik çağ boyunca mütevazi bir konumda kalmıştır. İstanbul’un ancak M.S. 330’dan sonra önemli bir kent haline gelmesi de bunda etkindir. Bursa’dan yetişen önemli kişiler arasında hatip Dion Khrysostomos ve hekim Asklepiades bulunur. Bu çalışmada hekim Asklepiades’in hayatı ve eserleri incelenecek, antik ve çağdaş kaynaklarda Bursa kentinin antik çağdaki durumuna ilişkin ipuçları aranacaktır.

Asklepiades’in Hayatı ve Eserleri

M.Ö. 124 yılında Kios (=Prusa ad Mare)’ta doğdu. Gençliğinde pek çok seyahat yaptı. Hellespontos çevresindeki kentleri ve Pergamon’u ziyaret etti(1). İskenderiye’de hekim Erasistratos’un okulunda eğitim gördü. Ayrıca Atina’da Sidon’lu Zeno’nun başkanlığı döneminde Epikurosçu okula devam etti. Doğa bilimlerine ve tıbba meraklı olan Pontos kralı Mithradates VI’nın Pontos’a gelmesi yönündeki önerisini geri çevirdi. Bunun yerine, yaklaşık 30 yaşındayken, Büyük Pompeius döneminde Roma’ya geldi ve kendi kliniğini kurarak çalışmaya başladı.

Yaşlı Plinius’a göre Roma’ya geldiğinde önce hatip olarak çalışmak istemiş, ancak bu işte yeterli para kazanamayınca hekimliğe geri dönmüştür(2). Aynı kaynak Asklepiades’in Roma’da büyük ün kazandığını aktarır. Gömülmeye götürülen bir kişiyi dirilttiği söylenir. O denli kendine güveni artmış ki kader tanrıçası Fortuna ile bahse bile girmiş. İyi bir hekim olduğu için hiç hastalanmayacağını iddia etmiş ve iddiayı kazanmış. Oldukça ileri yaşa kadar hastalanmadan yaşamış, ölümü merdivenden düşme sonucunda olmuştur (M.Ö. 40)(3). Bazı kaynaklarca Metodist okulun kurucusu sayılan Laodikeia’lı hekim Themison Asklepiades’in öğrencisidir. Ayrıca Tralles’li Thessalus, Ephesos’lu Soranus ve Numidia’lı Caelius Aurelianus onun görüşlerini benimseyen hekimlerdir. Yazdığı eserlerden hiçbiri günümüze ulaşmamış, ancak bazı fragmanlarına ulaşılabilmiştir.

Bir Hekim olarak Asklepiades

Hakkında anlatılanlardan Asklepiades’in insan tabiatını iyi tanıyan, doğal yeteneklerini hitabet gücü ile birleştirip insanları etkileyen ancak tıbbi konularda bilgi ve deneyimi zayıf bir hekim olduğu sonucuna varılır. Kendinden önceki tıbbi gelenekleri reddedip kendi bulduğunu iddia ettiği tedavi prensiplerini uygulamıştır (4). Hippokrates’in hastalıkları vücuttaki 4 temel sıvının dengesizliğine bağladığı görüşü reddettiği görüşlerin başında geliyordu. Kendi geliştirdiği görüş ise hastalıkların Demokritos ve Epikuros’un atomcu görüşlerinin benzeriydi. Buna göre hastalıklar katı parçacıkların (atomların) içinde hareket ettikleri gözeneklerin tıkanmasıyla oluşan dengesiz dağılımın sonucuydu. Bu yüzden tedavide yapılması gereken şey atomların dengeli dağılımını tekrar sağlayabilmekti. Bu amaçla doğal ve uygulaması kolay olan yöntemler önermiştir: diyet, egzersiz, soğuk ve sıcak banyoları, masaj. Ancak gerekli gördüğü durumlarda cerrahi operasyon ve bitkilerle tedavi seçeneklerini de uygulamıştır (en sık papatyadan faydalanırdı)(5). Şarabın tıbbi amaçla tedavi kullanımını ilk kez Asklepiades uygulamıştır. Tanrıların gücünün bile zorlukla şarabın gücüne eşdeğer olacağını düşünüyordu(6). Bazı hastalıkların periyodik ataklarla seyrettiğini fark etmiş, hastalıkların akut ve kronik olarak sınıflandırılmıştır(7). Akıl hastalarının kapalı odalarda tutulmasına karşı çıkmış, müzik, uyutucular (özellikle şarap) ve egzersiz gibi yöntemleri kullanarak bu hastalar için insani tedavi yöntemlerini uygulayan ilk hekim olmuştur. Hastaların ihtiyaçlarını gözetmek, onları tedavi süresince hoş tutmak da onun tıbbi prensipleri arasındaydı. Halk arasında kazandığı ünü biraz da bu özelliğine borçludur. Hippokrates tıbbına karşı çıktığı yönlerden biri de uykuda görülen rüyaların iyileşmeyi kolaylaştırması konusuydu. Asklepiades rüyaların iyileşmeye etki etmeyeceğini savunmuş, bu konudan hiç bahsetmemiştir(8).

Felsefi görüşleri açısından da sıra dışıydı. Ruhun maddeden ayrı bir şey olduğuna inanmıyordu. Doğadaki ilahi yansımalara gözlerini kapadığı için Galenos tarafından acımasızca eleştirilmiştir(9).

Sonuç
Asklepiades Roma’da ün kazanan ilk Yunan hekimdir. Çalışmaları ile Yunan tıbbının Roma’da yerleşmesini sağlamıştır. Bugünkü tıp bilgilerimize yaptığı katkıların yanında yetiştirdiği öğrenciler vasıtasıyla sonraki kuşaklara etki etmiştir. Böyle nitelikli bir hekimin doğduğu kentte uzun süre kalmaması Bursa araştırmacıları için bir kayıptır.

DİPNOTLAR

(1) Polito R., “On the Life of Asclepiades of Bithynia”, Journal of Hellenic Studies, Vol 119(1999), s.48

(2) Plinius, Naturalis Historia, XXVI.7

(3) Plinius, Naturalis Historia, VII.37

(4) Celsus, De Medicina, 0.pr

(5) Yapijakis C., Hippokrates of Kos, the Father of Clinical Medicine and Asclepiades of Bithynia, the Father of Molecular Medicine, in vivo 23(2009), s. 511

(6) Plinius, Naturalis Historia, XXIII.22

(7) Caelius Aurelianus,  De Morb. Chron. 3.8. p. 469

(8) Yapijakis, a.g.e., s. 513

(9) Galenos, On the Natural Faculties, 1.12

 

KAYNAKÇA

-Kandes V. I., Kuruluşundan 20. yy. sonlarına kadar Bursa, Gaye Kitabevi, 2. bs., İstanbul, 2009

-Hornblower S., A. Spawforth(ed.), The Oxford Classical Dictionary, Oxford University Pres, Gözden geçirilmiş 3. baskı, New York,  2003

-Polito R., “On the Life of Asclepiades of Bithynia”, Journal of Hellenic Studies, Vol 119(1999):48-66

-Smith W. LL. D(ed.), Dictionary of Grek and Roman Biography and Mythology, Little, Brown and Company, Boston, 1867

-Yapijakis C., Hippokrates of Kos, the Father of Clinical Medicine and Asclepiades of Bithynia, the Father of Molecular Medicine, in vivo 23(2009):507-514

190 Toplam Okuma, 1 Bugün

Alper CAN

Alper CAN

1971 yılında Erzurum’da doğdu. 42 yıldır Bursa’da yaşıyor. 1996’da Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldu, serbest diş hekimi olarak çalışıyor. 2009’da Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Arkeoloji Bölümü yüksek lisans programından mezun oldu. Aynı yıl Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih bölümünde başladığı doktora eğitimini yarıda bıraktı. 2003’te Nilüfer Kent Konseyi gönüllüsü oldu. Bu kurumda tarih, felsefe, edebiyat alanındaki çalışmaları grupla birlikte sürdürüyor. Bursa’nın kültür sanat alanlarını kapsayan internet sitesinin (www.bursadakultur.org) 12 senedir yayıncısı. “Antik Çağ Sözlüğü” ve “Kadim Bursa” adında iki kitap yayınladı.

Comments

Comments