Quantcast
ÔÇť─░htiyar Sava┼č├ž─▒ÔÇŁ ve S├╝rg├╝n – Belgesel Tarih

Prof. Dr. Hilmi ├ľZDEN
Prof. Dr. Hilmi  ├ľZDEN
ÔÇť─░htiyar Sava┼č├ž─▒ÔÇŁ ve S├╝rg├╝n
  • 06 Eyl├╝l 2022 Sal─▒
  • +
  • -
  • Prof. Dr. Hilmi ├ľZDEN /

Toplam: 208 , Bug├╝n: 1 Okuma

Cengiz Da─čc─▒ ÔÇť─░htiyar Sava┼č├ž─▒ÔÇŁ isimli eserinde K─▒r─▒mÔÇÖdan 18 May─▒s 1944 y─▒l─▒nda y├╝z binlerce insan─▒n Asya Bozk─▒rlar─▒na s├╝rg├╝n├╝n├╝ anlat─▒r. Bu romanda┬á ─░htiyar Sava┼č├ž─▒ÔÇÖn─▒n, e┼či Melek Han─▒mÔÇÖ─▒n┬á ve K─▒r─▒m T├╝rklerinin Vatanlar─▒na┬á d├Ân├╝┼čleri ile 20.yy sonu 21.yy ba┼č─▒nda┬á yaz─▒lan K─▒r─▒m T├╝rklerinin destan─▒ vard─▒r.[1] Ayd─▒n E┼čref ┼×emizade o g├╝n├╝ ┼č├Âyle ├Âzetlemektedir. ÔÇť18 May─▒s g├╝n├╝ (1944) K─▒r─▒mÔÇÖdan ├ž─▒kar─▒lgan vak─▒tta y├╝zde 95-den fazla Tatar ├žocuklar─▒ art─▒k yetim ediler. Babalar─▒ 1941 senesini yaz─▒ndan ba┼člap Soviyet Ordusunda ediler ya da s├╝rg├╝nden iki hafta evvel trudarmiya adl─▒ emek ordusuna (toplama ├žal─▒┼čma kamplar─▒na) seferber etilgen ediler. Bu vaziyette babas─▒z kalan, anneleri ├Âlgen ├žocuklar, birden ├Âks├╝z olup gider ediler[2].ÔÇŁ

G├Â├ž: L├╝gat anlam─▒yla; Ekonomik, sosyal ya da siyasi etkenler nedeniyle bireylerin ya da topluluklar─▒n yerle┼čmek amac─▒yla bir ├╝lkeden di─čerine, bir b├Âlgeden di─čerine yer de─či┼čtirmesi, yan─▒ muhaceret olay─▒d─▒r. Co─črafik anlamda g├Â├ž; Ge├žici ya da s├╝rekli, yak─▒na ya da uza─ča, g├Ân├╝ll├╝ veya zorlama sonucu, yasal ya da yasad─▒┼č─▒, niteliksiz ya da son derece nitelikli, s─▒n─▒rd─▒┼č─▒ edilmi┼čler, m├╝lteciler, ├╝lkelerine kesin d├Ân├╝┼č yapanlar, mevsimlik i┼č├žiler, tabu afete u─čram─▒┼člar v.b. gibilerdir. Kimi zaman siyasi veya dini nedenler, kimi zamanda a─č─▒r basan nedenler aras─▒nda iktisad─▒ sebepler rol oynamaktad─▒r[3]. Cengiz Da─čc─▒ÔÇÖn─▒n Onlar da insand─▒, O Topraklar Bizimdi vd. bir├žok eserinde oldu─ču gibi ─░htiyar Sava┼č├ž─▒ÔÇÖda da ÔÇťZorunlu G├Â├žÔÇŁ olgusu kar┼č─▒m─▒za ├ž─▒kmaktad─▒r. ─░nsanlar bir gecede evlerinden barklar─▒ndan Asya steplerine hayvan vagonlar─▒nda aileleri par├žalanm─▒┼č bir ┼čekilde nakledilecektir. Bunlar─▒n ├Ânemli bir k─▒sm─▒ yollarda ├Âl├╝r[4]. Roman kahraman─▒ ─░kinci D├╝nya Sava┼č─▒ndan k├Ây├╝ne d├Ânen ve kahramanl─▒klar g├Âstermi┼č bir askerdir. ┬áÔÇťBismillahirrahmanirrahim… Bizim Sava┼č├ž─▒’n─▒n-─░htiyar Sava┼č├ž─▒-[5]┬á├Âyk├╝s├╝ de burada ba┼čl─▒yor i┼čte: Silahs─▒zd─▒ gayr─▒. Uzak sava┼člardan ├ž─▒k─▒p gelmi┼čti. G├Ânl├╝nde ve sa├žlar─▒nda bar─▒┼č yeli esmesine ra─čmen yorgun bir sava┼č├ž─▒ olarak d├Ân├╝yordu. Parmaklar─▒n─▒n u├žlar─▒n─▒ yara izlerine her de─čdirdi─činde y├╝re─či kan─▒yordu. Ni├žin sava┼čm─▒┼čt─▒? Soruyu sormaya ihtiya├ž yoktu; biliyordu ni├žin sava┼čt─▒─č─▒n─▒. Bu sava┼č son sava┼č olacakt─▒ onun i├žin – onun i├žin ve yurdu i├žin. Kurtulacakt─▒ yurt topraklar─▒ kandan, ate┼čten. ├çi─čnenmeyecekti art─▒k tarlalar, yanmayacakt─▒ ekinler, a─člamayacaklard─▒ analar; ├žocuklar babalar─▒yla birlikte oturacaklard─▒ ak┼čam sofralar─▒na; gelinler erleriyle yat─▒p uyuyacaklard─▒ kucak kuca─ča; k─▒zlar mut t├╝rk├╝leri s├Âyleyeceklerdi d├╝─č├╝nlerde ve okullarda ├žocuklar, bah├želerde ├ži├žekler, ba─člarda ├╝z├╝mler ├Âzg├╝rl├╝k ve bar─▒┼č havas─▒ i├žinde yeti┼čeceklerdi; ve onacakt─▒ yaralar, g├╝lecekti y├╝zler; g├╝len y├╝zler aras─▒ndan birini se├žip evlenecekti bizim Sava┼č├ž─▒ ve uzun y─▒llar─▒n sonunda o da mutlu ihtiyarl─▒─č─▒na eri┼čecekti, ve ball─▒ ├žamlar─▒n kokusunu i├žine ├žeke ├žeke, ihtiyar me┼čenin g├Âlgesinde ├žay─▒n─▒ yudumlaya yudumlaya.ÔÇŁ

Fakat d├╝┼č├╝nd├╝kleri olmaz. Hayal k─▒r─▒kl─▒─č─▒na u─črar daha da ├Âtesi┬á ÔÇť─░htiyar Sava┼č├ž─▒ÔÇŁ, II. D├╝nya Sava┼č─▒n─▒n ba┼čar─▒l─▒ bir askeri olarak vatan─▒ K─▒r─▒mÔÇÖa d├Ânerken d├Ân├╝┼č yolundan k├Ây├╝ne kadar, deh┼čet g├Âr├╝nt├╝lere ┼čahit olur: ÔÇťAy ─▒┼č─▒─č─▒ vard─▒. ├çay─▒r─▒ ge├žti. Ormanda y├╝r├╝d├╝ bir s├╝re. K├Ây├╝ne yakla┼čt─▒─č─▒n─▒ iliklerinde hissediyordu. Orman─▒n s─▒k a─ča├žlar─▒ aras─▒ndan ├ž─▒k─▒p bay─▒r─▒n ucunda durunca, bay─▒r dibindeki asmalar─▒ hen├╝z ye┼čermeye ba┼člam─▒┼č ba─č─▒n kokusu vurdu burnuna. Ba─č─▒n ├Âtesindeki k├Ây evleri sessiz ve renksiz hastalar gibi duruyorlard─▒ ay ─▒┼č─▒─č─▒nda. Ama geceydi – huzurunu bozmad─▒ sessizlik. L├╝le sa├žl─▒, boncuk g├Âzl├╝ yavrular uyuyorlard─▒, analar uyuyorlard─▒-, sava┼čtan d├Ânen yi─čit┬şlerde k├Âye ula┼čmam─▒┼člard─▒ hen├╝z; ├╝z├╝ld├╝─č├╝ bir ┼čey var┬şsa Sava┼č├ž─▒’n─▒n, k├Ây├╝ne eli bo┼č d├Ân├╝┼č├╝yd├╝; gene de k├Ây├╝nde sevin├žle ve ho┼čg├Âr├╝yle kar┼č─▒lanaca─č─▒n─▒ biliyordu. Derin bir soluk ald─▒. Bir de de─čil, ├╝├ž kez soludu. Ba─č─▒n kokusunu doya doya ci─čerleri i├žine doldurdu. Sonra aya─č─▒ dibindeki yass─▒ ta┼č─▒n ├╝st├╝ne oturdu, bacaklar─▒n─▒ ├Âne uzatt─▒; uzaktaki evlerin damlar─▒na bakarak, o k├Âyde ge├žen ├žocuklu─čunun hat─▒ras─▒na dald─▒ ve hat─▒rlarken, uzunca bir s├╝re garip bir tebess├╝m tak─▒ld─▒ kald─▒ Sava┼č├ž─▒’n─▒n dudaklar─▒na. ─░yi ki haf─▒zal─▒ yaratm─▒┼čt─▒ Tanr─▒ insano─člunu! Hat─▒ras─▒z ya┼čayamazd─▒. Yurdundan uzak, en zor, en ├žetin du┬şrumlarda bu evlerin, bu ba─č─▒n, ┼ču anda ├╝st├╝ne oturdu─ču ta┼č─▒n ve topra─č─▒n hat─▒ras─▒yla ya┼č─▒yabildi; hayat─▒ kendisine zehir eden nesnelere g├Âzlerini yumup hat─▒ralar─▒na s─▒─č─▒nd─▒; ve hat─▒ralar onu ate┼č, kan, f─▒rt─▒na ve kas─▒rga i├žinden ge┬ş├žirip selamete ula┼čt─▒rd─▒ÔÇŁ ÔÇťLanetli sava┼č!ÔÇŁ dedi i├žinden. Kafas─▒n─▒n i├žinden s├Âk├╝p atam─▒yordu bir t├╝rl├╝ sava┼č─▒. Tanr─▒’n─▒n insano─člunu haf─▒zal─▒ yaratmas─▒ iyiydi ama… sava┼ča gelince, haf─▒zas─▒z ya┼čamay─▒ ye─čliyordu. Y├╝r├╝d├╝. Dut a─čac─▒ndan gelen kokunun ku┼čku uyand─▒r─▒c─▒ bir koku oldu─čunu gizleyemezdi art─▒k kendinden. A─čaca be┼č ad─▒m kala tekrar durdu. ┼×imdi iyice g├Âr├╝yordu ve g├Ârd├╝kleri, az ├Ânce sand─▒─č─▒ gibi, haf─▒zas─▒n─▒n garip bir oyunu de─čildi: a─čac─▒n dibinde kur┼čunla vurulmu┼č ├╝├ž ceset yat─▒yordu; bir ceset de dut a─čac─▒n─▒n kal─▒n dal─▒na as─▒l─▒yd─▒.┬á Uzun bir s├╝re beyni s─▒ms─▒k─▒ kapal─▒ kald─▒. Kimdi o? Nerdeydi? Ni├žin gelmi┼čti buraya? Neden sonra beyninin dar h├╝creleri yava┼č yava┼č araland─▒, a├ž─▒ld─▒lar ve d├╝┼č├╝nmeye ba┼člad─▒: biliyordu, k├Ây├╝n├╝n yolundayd─▒. Da─člardan yana kald─▒rd─▒ ba┼č─▒n─▒: da─člar, kendi yurdunun da─člar─▒yd─▒. Denize bakt─▒: deniz de kendi yurdunun deniziydi. Ya dut a─čac─▒ dibinde yatan ├Âl├╝ler? Yeni bir sava┼č m─▒ ba┼člam─▒┼čt─▒? Ama ni├žin? Ne zaman? Ve kiminle? Evet, d├╝┼čman kimdi? Sava┼čan kimdi? ├ľlen kim, ├Âld├╝ren kimdi?ÔÇŁ ÔÇťAz sonra cesetlere yakla┼čt─▒. Ve ├Âl├╝leri yak─▒ndan g├Âr├╝nce oldu─ču yerde ta┼č kesildi. Ama g├Ârme yetene─čini yitirmemi┼čti – ├Âl├╝ler kendi insanlar─▒yd─▒; bundan ku┼čkulanm─▒yordu. Biri, ├Âlmeden ├Ânce, ya da ├Âl├╝rken, kollar─▒ aras─▒na ald─▒─č─▒ dizlerini ├žekip ├ženesi alt─▒na getirmi┼č ve ├Âylece ├Âlm├╝┼čt├╝; biri y├╝z├╝st├╝ ve upuzun yat─▒yordu; ├╝├ž├╝nc├╝n├╝nse iki baca─č─▒ iki yana at─▒l─▒yd─▒, ve alabildi─čine a├ž─▒k g├Âzleriyle dut a─čac─▒na as─▒l─▒ cesede bak─▒yordu. ├ť├ž├╝ yal─▒n ayakt─▒; yaln─▒z dala as─▒l─▒ cesedin ayaklar─▒nda ├žar─▒klar vard─▒ÔÇŁ ÔÇť├ľnce, ├Âl├╝lerin nas─▒l ├Âld├╝klerini merak etti, ce┬şsetlere yakla┼čt─▒. Be┼či de kur┼čunla ├Âld├╝r├╝lm├╝┼čt├╝. Vuranlar kur┼čunlar─▒n─▒ yak─▒ndan ve kafataslar─▒na s─▒k─▒┼čm─▒┼člard─▒ – kan i├žindeydi y├╝zleri; kimin gen├ž, kimin ihtiyar oldu─ču belli de─čildi: kimin kara sa├žl─▒, kimin sar─▒ sa├žl─▒ oldu─ču da belli de─čildi; al─▒nlar─▒na, ┼čakaklar─▒na yap─▒┼č─▒k sa├žlar─▒ ─▒┼č─▒lt─▒l─▒ ama renksiz bir renge girmi┼člerdi ay ─▒┼č─▒─č─▒nda.ÔÇŁ

Devlet Ter├Âr├╝ (┼×iddet) K─▒r─▒m halk─▒ Sovyet Devleti taraf─▒ndan toplu bir ┼čiddete maruz b─▒rak─▒lm─▒┼čt─▒. Bu StalinÔÇÖinin uygulad─▒─č─▒ devlet ter├Âr├╝ ve ┼čiddetiydi. K─▒r─▒m T├╝rklerini sindirmek ve soyk─▒r─▒m uygulamak i├žin hayata ge├žirmi┼čti. Kru┼č├ževÔÇÖin An─▒lar─▒ÔÇÖ[6]ndan ÔÇťVladimir ─░lyi├ž LeninÔÇÖin (1870-1924) ├Âl├╝m├╝ne yak─▒n y─▒llarda ┼č├Âyle dedi─čini ├Â─čreniyoruz: ÔÇťStalin (1879-1953), a┼č─▒r─▒ derecede serttir ve bu zaaf─▒ aram─▒zda ve biz kom├╝nistler aras─▒ndaki ili┼čkilerde ho┼č g├Âr├╝lebilir, fakat Genel Sekreter olarak asla ho┼č g├Âr├╝lemez. Bu y├╝zden, yolda┼člar─▒n Stalin’in bu g├Ârevinden hangi metotla al─▒naca─č─▒n─▒ ve yine hangi metotla yerine bir ba┼čkas─▒n─▒n atanaca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nmelerini teklif ediyorum. Bu yeni se├žilecek adam Stalin’den, her ┼čeyden ├Ânce bir tek nitelikte farkl─▒ olmal─▒d─▒r; daha kesinlikle belirteyim, ├žok daha ho┼čg├Âr├╝ sahibi, ├žok daha d├╝r├╝st, ├žok daha nazik ve yolda┼člara kar┼č─▒ daha sayg─▒l─▒ bir tutum i├žinde, daha az ┼č─▒mar─▒k huyda, vb. bir adam olmal─▒d─▒r.ÔÇŁ[7] Lenin’in bu belgesi Partinin On ├╝├ž├╝nc├╝ Kongresi’nde delegelere duyuruldu ve Kongre, Stalin’in Genel Sekreterlik g├Ârevinden al─▒nmas─▒ sorununu tart─▒┼čt─▒. Fakat al─▒nmak bir tarafa Josef Stalin 3 Nisan, 1922-5 Mart 1953 aras─▒nda Sovyetler Birli─či Kom├╝nist Partisi’nin liderli─či anlam─▒na gelen Genel Sekreterli─čini ├╝stlendi. Bu d├Ânem zarf─▒nda kanl─▒ diktat├Ârl├╝─č├╝ ile ├žo─čunlu─ču T├╝rk milyonlarca insan─▒n kan─▒na girdi. ┬á Tarihte ve g├╝n├╝m├╝zde kimi ├╝lkelerde Stalin benzeri bir devlet ter├Âr├╝ s├Âz konusudur: ÔÇťdevlet y├Ânetimini ellerinde bulunduran g├╝├žler, ayr─▒cal─▒klar─▒n─▒ ve etkinliklerini yitirmemek kayg─▒s─▒yla, buyruklar─▒ alt─▒ndaki resmi kurulu┼č ve gruplar arac─▒l─▒─č─▒yla ┼čiddete ba┼čvurarak kar┼č─▒tlar─▒n─▒ yok etmeyi ya da en az─▒ndan onlar─▒ sindirmeyi ama├žlamaktad─▒rlar. T─▒pk─▒, Frans─▒z Devrimi d├Âneminde RobespierreÔÇÖcilerinki gibiÔÇŁ[8]. ÔÇťRobespierre’in ├ólemi, Jakobin’lerin kapal─▒ ve ├žok ate┼čli ├ževresinden ibaretti. Kendisini k─▒vrand─▒ran b├╝t├╝n ihtiraslara (├Âzlemlere) ruhuyla ve bedeniyle teslim olmu┼čtu ve hi├ž bir d─▒┼č duygu bunlar─▒n gidi┼čine kar┼č─▒ duram─▒yordu… ─░├žinden ├ž─▒kmak istemedi─či suni bir ├ólemde ya┼č─▒yordu ve sonunda da bunu ger├žek ├ólem olarak kabullendiÔÇŁ. Keskin bir b─▒├žakla ikiye ayr─▒lm─▒┼č gibi ÔÇťiki renkli d├╝nyaÔÇŁn─▒n mahk├╗mu haline gelmi┼č insan, sevgi ve nefret kutuplar─▒ aras─▒nda adeta cinnet getirmektedir. Sevdi─či d├╝nyaya, o d├╝nyan─▒n ├Ânc├╝lerine, sembollerine kara sevdal─▒d─▒r. Bu sevda ÔÇťkendinden ge├žmeÔÇŁ ve adeta ÔÇťparanoyaÔÇŁ halindedir. Bu d├╝nyada ÔÇťnormalÔÇŁ hi├ž bir ┼čey yoktur; her ┼čey en m├╝kemmel, kusursuz ve faziletlidir. Nefret d├╝nyas─▒nda olan ┼čah─▒slar, semboller, belirtiler daima ÔÇťkorkun├žÔÇŁtur, ÔÇťhainÔÇŁ”dir, ÔÇťk├Âk├╝ kaz─▒nmakÔÇŁ gerekir[9]. ├ľte yandan, Marksistlerin de t├╝m burjuva devletlerinde, iktidarda olan egemen s─▒n─▒flar─▒n, y─▒─č─▒nlara kar┼č─▒ devlet ter├Âr├╝n├╝ uygulad─▒klar─▒n─▒ ileri s├╝rd├╝klerini ekleyelim. Ne var ki, sosyalist devrimle ba┼ča gelenlerin de, kar┼č─▒tlar─▒n─▒ ortadan kald─▒rmak amac─▒yla devlet ter├Âr├╝ne ba┼čvurmaktan ├žekinmedikleri s├Âylenebilir[10].

─░htiyar Sava┼č├ž─▒ ÔÇťK├Ây├╝nden kurtulu┼č beklemiyordu gayr─▒. ├ťstelik korkmuyordu ve korkusuzlu─čunun sebebini d├╝┼č├╝nm├╝yordu. K├Ây├╝ne ula┼čmadan ├Ânce akl─▒n─▒ ve t├╝m duygular─▒n─▒ emip kurutmu┼čtu onun korku. Bay─▒r─▒ bir g├Âlge gibi t─▒rmand─▒. K├Ây├╝n kenar evleri bombo┼čtu.ÔÇŁ K├Ây├╝ne vard─▒─č─▒nda hayretler i├žinde etraf─▒ seyrederken eline bir el dokunur: ÔÇť─░nce ve uzun boylu, kara etekli, ak s├╝veterli, aln─▒n─▒n yar─▒m─▒n─▒ ve sol g├Âz├╝n├╝ ├Ârten d├╝z ve kumral sa├žlar─▒ sol omuzu ├╝zerine d├Âk├╝l├╝ gen├ž bir kad─▒n… Yoksa ger├žekten bir melek miydi? ÔÇťSen kimsin?ÔÇŁ diye sordu Sava┼č├ž─▒ ┼ča┼čk─▒n. ÔÇťBen senin mele─činimÔÇŁ, dedi gen├ž kad─▒n, sava┼č├ž─▒n─▒n avu├žlar─▒n─▒ h├╝z├╝nl├╝ y├╝z├╝nden ay─▒rarak. Sava┼č├ž─▒ ba┼č─▒n─▒ kald─▒rd─▒, alabildi─čine a├ž─▒k g├Âzleriyle gen├ž kad─▒n─▒n y├╝z├╝ne bakt─▒ gene; uzunca bir s├╝re ne diyece─čini bilemedi. Neden sonra:

ÔÇťSen ├Âlmedin mi?ÔÇŁ diye sordu.

ÔÇťDedim yaÔÇŁ, dedi gen├ž kad─▒n, ÔÇťben bir mele─čim; melekler ├Âlmezler.ÔÇŁ ÔÇťAma… bu k├Âyde hi├ž kimse kalmad─▒.ÔÇŁ ÔÇťKald─▒ÔÇŁ, dedi gen├ž kad─▒n. ÔÇťKim:ÔÇŁ diye sordu Sava┼č├ž─▒-ÔÇťBen kald─▒m. Ve sen… ve de…ÔÇŁ ve s├Âz├╝n├╝ tamamlamadan:ÔÇťKorkuyor musun?ÔÇŁ diye sordu gen├ž kad─▒n. ÔÇťEvetÔÇŁ, dedi bizim yorgun ve umutsuz Sava┼č├ž─▒; ÔÇťKorkuyorum.ÔÇŁ ÔÇť├ľl├╝mden mi?ÔÇŁ Yok yerine ba┼č─▒n─▒ sallad─▒. ÔÇťNeden korkuyorsun?ÔÇŁ ÔÇťGeceden.ÔÇŁ ÔÇťGeceden mi?ÔÇŁ ÔÇťBu gece sonsuz.ÔÇŁ ÔÇťGece sonsuz de─čil. Her gecenin bir sabah─▒ var. Bu gecenin de sabah─▒ olacak.ÔÇŁ ÔÇťNe zaman?ÔÇŁ ÔÇťBilmiyorum ne zaman. Ama mutlaka olacak.ÔÇŁ dedi gen├ž kad─▒n, ve yorgun sava┼č├ž─▒n─▒n yan─▒na ta┼ča oturdu, ba┼č─▒n─▒ onun omuzuna yaslad─▒, bir s├╝re ses etmedi; sonra onun elini ald─▒, ok┼čad─▒ ok┼čad─▒, y├╝z├╝ne kald─▒rd─▒, elinin i├ži┬şni ├Âpt├╝, ve ba┼č─▒n─▒ kald─▒r─▒p, Sava┼č├ž─▒’n─▒n kula─č─▒na f─▒s─▒ldad─▒: ÔÇťBana Melek Han─▒m derler. Ama ben melek de─čilim. Etli, canl─▒, kanl─▒ bir kad─▒n─▒m. Ve ben bu k├Ây├╝n kad─▒n─▒y─▒m. Sen tan─▒yorsun beni. Ne olursun iyice bak y├╝z├╝me! Seni bekledim bunca y─▒l. Buldum seni. Korkma art─▒k. Karanl─▒kta nur olaca─č─▒m senin y├╝r├╝d├╝─č├╝n yollarda; ate┼č olaca─č─▒m k─▒┼č─▒n so─ču─čunda; g├Âlgeli s├Â─č├╝t olaca─č─▒m yaz─▒n s─▒ca─č─▒nda. Ama seninle… Sensiz hi├žbir ┼čey olamam, hi├žbir ┼čey yapamam. Geceyi de─či┼čtiremem sensiz; g├╝n├╝ de─či┼čtiremem; yolumuzu, y├╝k├╝m├╝z├╝ hafifletemem; sensiz seni sevemem, ├žocuklar─▒m─▒z─▒ g├╝ld├╝remem.ÔÇŁ

ÔÇť├çocuklar─▒m─▒z─▒ m─▒?ÔÇŁ dedi, yorgun Sava┼č├ž─▒, ┼ča┼čk─▒n, ÔÇť├çocuklar─▒m─▒z─▒ÔÇŁ, dedi gen├ž kad─▒n. ÔÇťEvet ├žocuklar─▒m─▒z─▒! Etimizden, kan─▒m─▒zdan, solu─čumuzdan do─čmu┼č ve do─čacak ├žocuklar─▒m─▒z bekliyor bizi!ÔÇŁ G├Âzleri falta┼č─▒ gibi a├ž─▒ld─▒ bizim Sava┼č├ž─▒’n─▒n: ÔÇťAlay m─▒ ediyorsun benimle Melek Han─▒m?ÔÇŁ ÔÇťYok, alay etmiyorumÔÇŁ dedi Melek Han─▒m. Ve tekrar Sava┼č├ž─▒’n─▒n ku┬şla─č─▒na f─▒s─▒ldad─▒: ÔÇť├ľl├╝me mahk├╗m edildi ulusumuz.ÔÇŁ dedi ve┬á ┬áihtiyar sava┼č├ž─▒y─▒ elinden tutdu ve bir me┼če a─čac─▒n─▒n alt─▒na g├Ât├╝rd├╝. ÔÇťMe┼če a─čac─▒n─▒n dibinde ve ├ževresinde, ku┼č yavrular─▒ gibi, k├╝me k├╝me ├žocuklar oturuyorlard─▒. ÔÇťO ├žocuklar…O ├žocuklar bizim ├žocuklar─▒m─▒z m─▒?ÔÇŁ diye sordu Sava┼č├ž─▒. ÔÇťBizim ├žocuklar─▒m─▒z,ÔÇŁ dedi Melek Han─▒m. Bir ara, kendisi i├žin yeni bir hayat─▒n ba┼člad─▒─č─▒n─▒ sand─▒ Sava┼č├ž─▒. Ho┼č, yeni bir hayat ba┼člamam─▒┼čt─▒ belki, ama hayatta yeni bir yol, korkulu d├╝nya i├žinde emniyetli bir yol bulmu┼č gibi oldu ve co┼čkuyla Melek Han─▒m─▒n koluna sar─▒ld─▒. Melek Han─▒m─▒n da sevin├žli g├Âzleri iki y─▒ld─▒z gibi parlad─▒, solu─ču ─▒s─▒nd─▒, memeleri kabard─▒, yanaklar─▒ k─▒zard─▒, ak boynunda al g├╝ller a├žt─▒lar ve yanan dudaklar─▒yla yorgun Sava┼č├ž─▒’n─▒n aln─▒n─▒ ├Âpt├╝, ┼čaka─č─▒n─▒ ├Âpt├╝, burnunun ucunu ├Âpt├╝, kulak d├╝─čmesini ├Âpt├╝, kalpa─č─▒n─▒ kald─▒r─▒p Sava┼č├ž─▒’n─▒n sa├žlar─▒n─▒ ├Âpt├╝; sonra birbirlerinin ellerini tuttular ve art─▒k konu┼čmaks─▒z─▒n, ama sa─člam ad─▒mlarla, ikisi me┼če a─čac─▒na y├╝r├╝d├╝ler. Me┼če a─čac─▒ dibinde, ve ├ževresinde, k─▒rk kadar ├žocuk vard─▒; o─član, k─▒z; t├╝m├╝ yere oturmu┼člard─▒, ve ├žo─čunun ince kolcuklar─▒ g├Â─č├╝sleri ├╝zerine kavu┼čuktu; ve t├╝m├╝ sessizdi; ve ay ─▒┼č─▒─č─▒nda g├Âzlerinin rengi u├žuktu, ve iri ve a├ž─▒k g├Âzleri i├žinde, hangi bir zalimin ve ni├žin, kendilerini evlerinden att─▒─č─▒n─▒ bilmemenin ┼ča┼čk─▒nl─▒─č─▒yla geceye bak─▒yorlard─▒. Aralar─▒nda iki, ├╝├ž ya┼č─▒nda olanlar da vard─▒; onlar b├╝y├╝k├že ├žocuklar─▒n kuca─č─▒nda uyuyorlard─▒; kimileri de hasta, ya da yaral─▒ ve yak─▒n bir gelecekte ├Âleceklerini sezinleyen ve bu y├╝zden di─čer ku┼člara kat─▒l─▒p c─▒v─▒lda┼čmayan minik ser├želer yok mu? T─▒pk─▒ o ser├želer misali bir kenara ├žekilmi┼č ve bir an ├Ânce hayattan el ayak ├žekmi┼č├žesine oturuyorlard─▒. ─░kisi me┼če a─čac─▒n─▒n dibinde durunca, birka├ž k─▒z ├žocu─ču aya─ča kalk─▒p. Melek Han─▒m─▒n elini, ete─čini tuttular. Melek Han─▒m onlar─▒n ba┼člar─▒n─▒ ok┼čad─▒; sonra k├╝meden ayr─▒, k├╝├ž├╝k ve halsiz ├žocuklar─▒n yan─▒na gitti, bir bir onlar─▒ yerden kald─▒r─▒p, yanaklar─▒n─▒ ├Âpt├╝, ├žok zay─▒f olan iki k─▒zca─č─▒z─▒ me┼če a─čac─▒na g├Ât├╝rd├╝, a─čac─▒n dibinde k├╝├ž├╝kl├╝ b├╝y├╝kl├╝ ve y─▒─č─▒n halinde boh├ža ve bavullar aras─▒ndan birini a├žt─▒, i├žersinden ├ž─▒kard─▒─č─▒ pideyi ├žocuklara yedirdi, mendiliyle dudaklar─▒n─▒, y├╝zlerini sildi, temizledi, bavullar ├╝zerine yat─▒rd─▒, s─▒rtlar─▒n─▒ ┼čalla ├Ârtt├╝ – kendisinin y├╝z├╝ne, ├╝rkek de─čilse de, kayg─▒l─▒ bir g├Âlge konmu┼čtu. Melek Han─▒m─▒n kayg─▒lanmas─▒na yeterinden fazla sebep vard─▒: k├Ây├╝n ├Âteki insanlar─▒ k├Âyden ta┼č─▒nm─▒┼č ve k├Ây ├žoktan bo┼čalt─▒lm─▒┼č olmas─▒na ra─čmen, ├žocuklar─▒ bilinmezli─če g├Ât├╝recek olan ta┼č─▒t ara├žlar─▒ gelmiyorlard─▒ bir t├╝rl├╝. Bizim Sava┼č├ž─▒’ysa canl─▒yd─▒. Canl─▒ olmas─▒na her zaman canl─▒ olmu┼čtu o-, ama k├Ây├╝ne gireli s─▒zlayan ve yanan can─▒ i├žine ┼čimdi yeni bir can girmi┼čti dersin – bavullar ├╝zerine oturan iki k─▒zca─č─▒z─▒n ba┼č─▒n─▒ ok┼čayan Melek Han─▒m─▒n yan─▒na gitti, yan─▒ ba┼č─▒na oturdu. Melek Han─▒m Sava┼č├ž─▒’n─▒n ba┼č─▒n─▒ ├žekip kal├žas─▒ ├╝st├╝ne ald─▒, ve, bir eliyle iki ├žocu─čun ba┼č─▒n─▒ ok┼čamas─▒n─▒ s├╝rd├╝r├╝rken, ├Âb├╝r eliyle Sava┼č├ž─▒’n─▒n y├╝z├╝n├╝ ok┼čamaya ba┼člad─▒; ve bizim Sava┼č├ž─▒ Melek Han─▒m─▒, Melek Han─▒m da onu kendilerine birer dayanak olarak se├žtiklerini, ve ikisi, birbirlerine dayanak olduktan sonra, y├╝re─činde, bu uzun geceden korkmayaca─č─▒na, kimbilir, g├╝n├╝n birinde g├╝n ─▒┼č─▒─č─▒na da kavu┼čaca─č─▒na umut ve inan├ž uyand─▒─č─▒n─▒ hissetmeye ba┼člad─▒. Saatler ge├žti. Ta┼č─▒r ara├žlar─▒ gelmiyordu. Baz─▒ ├žocuklar a─člamaya ba┼člam─▒┼člard─▒. Ama sessizce. Birinden ses ├ž─▒kt─▒ m─▒ Melek Han─▒m parma─č─▒n─▒ dudaklar─▒na kald─▒r─▒p, bir sus i┼čareti veriyordu ve ├žocuk, h─▒├žk─▒r─▒klar─▒n─▒ yuta yuta a─čl─▒yordu. O─član ├žocuklar bizim Sava┼č├ž─▒’n─▒n ├ževresine birikmi┼člerdi. Birileri Sava┼č├ž─▒’n─▒n asker g├Âmle─činde kalm─▒┼č apolet ve ni┼čan izlerini inceliyor, kimileri sava┼čta kazand─▒─č─▒ madalyalar─▒; k├╝├ž├╝kler sa├žlar─▒n─▒, kulaklar─▒n─▒ ├žeki┼čtiriyorlard─▒; o ise bir peygamber sabr─▒yla, onlar─▒n c─▒v─▒lt─▒lar─▒n─▒ dinliyor, hafiften bir t├╝rk├╝ s├Âyl├╝yor; kalpa─č─▒n─▒ k├╝├ž├╝klerin ba┼člar─▒na ge├žirerek, bazen bir ├žay─▒r ku┼ču gibi, bazen de bir kanarya gibi ─▒sl─▒k ├žalarak e─člendiriyordu onlar─▒. Derken bir g─▒r─▒lt─▒ geldi kula─č─▒na. G─▒r─▒lt─▒ uzak ve bo─čuktu, ve yerin dibinden ├ž─▒kar gibiydi. G─▒r─▒lt─▒y─▒ Melek Han─▒m da duymu┼čtu; Sava┼č├ž─▒’n─▒n yan─▒na gitti, me┼če a─čac─▒n─▒n uza─č─▒nda oturan ├žocuklar─▒ k├╝meye getirelim anlam─▒na i┼čaretler verdi eli koluyla ve ikisi yar─▒ uyan─▒k, yar─▒ uykuda ├žocuklar─▒ kald─▒r─▒p me┼če a─čac─▒ dibine ta┼č─▒d─▒lar. Gitgide yakla┼čan g─▒r─▒lt─▒y─▒ b├╝y├╝k├že ├žocuklar da i┼čitiyor┬şlard─▒ galiba ki, ├╝rkek ├╝rkek Sava┼č├ž─▒’n─▒n ve Melek Han─▒m─▒n y├╝zlerini kolluyorlard─▒. Bir ara, y─▒llar ├Âncesi k├Ây├╝nde tan─▒─č─▒ oldu─ču depremi, da─č yama├žlar─▒ndan k├Ây├╝ne inen g├╝r├╝lt├╝l├╝ ta┼č ve toprak kaymas─▒n─▒, zifiri karanl─▒─č─▒, ah─▒rlarda kapal─▒ hayvanlar─▒n hazin b├Â─čr├╝┼čmelerini, k├Âpeklerin ├╝r├╝melerini, insan feryatlar─▒n─▒ hat─▒rlad─▒ Sava┼č├ž─▒. Bu gece k├Ây├╝ insans─▒z olmas─▒na ra─čmen, kulaklar─▒n─▒ dolduran g─▒r─▒lt─▒ depremden ├žok daha ├žetin, ├žetin oldu─ču kadar da insan─▒n can─▒na okuyan bir g─▒r─▒lt─▒yd─▒. ├ľyle ki yakla┼č─▒p Melek Han─▒m─▒n elini tuttu. Melek Han─▒m da g─▒r─▒lt─▒n─▒n ├ž─▒kt─▒─č─▒ yere dalm─▒┼čt─▒. Derken, bir ejderhan─▒n korkun├ž g├Âzlerini hat─▒rlatan ─▒┼č─▒klar belirdi otoyolda; g─▒r─▒lt─▒ yo─čunla┼čt─▒; g─▒r─▒lt─▒ me┼če a─čac─▒na yakla┼čt─▒k├ža ├žocuklar Melek Han─▒m─▒n ve Sava┼č├ž─▒’n─▒n yan─▒na sokulup, ikisinin kol ve bacaklar─▒na sar─▒l─▒yorlard─▒. Az sonra farlar─▒n gerisinden gelen kamyonlar da g├Âr├╝nd├╝. A─č─▒r, her biri bir ah─▒r kadar, i├žersinde t├╝t├╝nlerin kurutuldu─ču bir aran kadar, i├žersinde ┼čarap varillerinin istif edildikleri bir depo kadar y├╝ksekti kamyonlar. Hat─▒rl─▒yordu: ÔÇťAmerikanÔÇŁ ve ÔÇť─░ngilizÔÇŁ denirdi bu kamyonlara cephelerde. Ve cephelere cephane, b├╝y├╝k taarruzlarda sava┼č yerlerindeki askerler i├žin konserve, tuzlu bal─▒k, soyulup derileri s─▒yr─▒lm─▒┼č ├Âk├╝z ve domuz g├Âvdeleri ta┼č─▒n─▒rd─▒ bu kamyonlarla. Posta ve telgraf binas─▒ ├Ân├╝nden ge├žen kamyonlar─▒ saymaya ba┼člad─▒-, bir… d├Ârt… be┼č… on. Fark─▒nda olmadan saymaya son verdi. Kamyonlara bakarken, bu kamyonlar─▒n, k├Ây├╝nden de─čil de b├╝t├╝n ├Âmr├╝ boyunca y├╝re─či i├žinde biriktirip yo─čunla┼čt─▒rm─▒┼č oldu─ču ba─č, bah├že, orman, ├ži├žek, su, ─▒┼č─▒k -tek s├Âzle tabiat- sevgisi ├╝zerinden ge├žtiklerini ve onun bu sevgisinin kamyonlar─▒n a─č─▒r tekerlekleri alt─▒nda ├ži─čnendi─čini hisseder gibi oldu. Ve ge├žip gittiler kamyonlar. Nereye? ÔÇťBa┼čka k├ÂylereÔÇŁ, diye d├╝┼č├╝nd├╝ Sava┼č├ž─▒, ve sorulu bir bak─▒┼čla Melek Han─▒m─▒n y├╝z├╝ne bakarken, en sonuncu kamyon yava┼člad─▒, yava┼č yava┼č durdu ve kamyonun ┼čof├Ârl├╝─č├╝nden, otomatik t├╝fekleriyle yola d├Ârt ├╝niformal─▒ adam atlad─▒, ve ├╝niformal─▒lar omuzlar─▒na kald─▒rd─▒klar─▒ otomatlar─▒n namlular─▒n─▒ me┼če a─čac─▒ dibine y├Ânelttiler, ama me┼če a─čac─▒ dibinde ├žoluk ├žocuktan ba┼čka hi├žbir kimseyi g├Âremeyince, otomat t├╝feklerini yere indirdiler, ve aralar─▒ndan biri ├Âne ├ž─▒k─▒p. Melek Han─▒mdan yana y├╝r├╝d├╝; kamyonsa posta ve telgraf binas─▒ ├Ân├╝nde geni┼č├že ve tam bir daire yaparak, az ├Ânce ├ž─▒k─▒p geldi─či y├Âne do─čruldu, durdu. ├ťniformal─▒ ve silahl─▒ adam ├žok konu┼čmad─▒ Melek Han─▒ma; kamyonun arka kapa─č─▒ g├╝r├╝lt├╝yle a├ž─▒ld─▒ ve ├╝niformal─▒ adam: ÔÇťHaydin!.. Bir iki!.. Kamyona atlay─▒n!ÔÇŁ diye ba─č─▒rd─▒. Bizim Sava┼č├ž─▒, ├Ânce me┼če a─čac─▒ dibine ko┼čup, bavul ve boh├žalar─▒ ta┼č─▒d─▒ kamyona; sonra kamyonun arka kapa─č─▒ dibinde durdu ve ├žocuklar─▒ bir bir ve her birinin koltuk atlar─▒ndan tutarak, kamyona kald─▒rd─▒ – her kald─▒rd─▒─č─▒ ├žocu─ču say─▒yordu. Yirmiye kadar sayd─▒. Sonra Melek Han─▒ma kamyona ka├ž ├žocuk kald─▒rd─▒─č─▒n─▒ sordu. ÔÇťOn ├╝├žÔÇŁ dedi Melek Han─▒m. ÔÇťBen de yirmi, eder otuz ├╝├ž. Tamam m─▒?ÔÇŁ ÔÇťTamamÔÇŁ, dedi Melek Han─▒m. ÔÇťHay─▒rl─▒s─▒ylaÔÇŁ dedi Sava┼č├ž─▒. Ve ikisi, ├žocuklar─▒n ard─▒ndan kamyona binmeden ├Ânce: ÔÇťTanr─▒n─▒n s─▒rr─▒ bilinmez… Hazreti ─░sa da tam otuz ├╝├ž ya┼č─▒ndayd─▒ ├žarm─▒ha gerildi─či zaman; otuz ├╝├ž ├žocu─čun ├žilesini g├Âr├╝r de zalimlerin y├╝reklerinde merhamet uyand─▒r─▒r belkiÔÇŁ diye ekledi s├Âzlerine. Ve ikisi kamyona t─▒rmand─▒lar. Kamyonun arka kapa─č─▒ kapat─▒l─▒p d─▒┼čardan s├╝rg├╝lenince gecenin i├žinde ba┼čka bir gece ├ž├Âk├╝verdi.ÔÇŁ

Bu yavrularla beraber sonra tren vagonuna bindirildiler. G├╝nlerce yol ald─▒lar, bir aya yak─▒n. Kimi ├žocuklar, ya┼čl─▒lar, g├╝├žs├╝zler s├╝rg├╝n ┼čehitleri oldular. Yollarda ┼čehitlerini vagonlardan a┼ča─č─▒ya b─▒rakt─▒lar. ─░htiyar sava┼č├ž─▒, ┼čehitlerini tren durdu─čunda bir ├žal─▒l─▒k alt─▒na g├Âmd├╝. Korku art─▒k onlar i├žin yoktu. Hayatta kalma m├╝cadelesi vard─▒.

ÔÇťKorku, g├Âr├╝nen ya da g├Âr├╝nmeyen bir tehlike, tehdit an─▒nda duyumsanan ve ho┼č olmayan bir gerilimdi. G├╝├žl├╝ bir ka├žma ya da kavga etme d├╝rt├╝s├╝; h─▒zl─▒ kalp at─▒┼člar─▒, kas gerginli─či ve benzeri belirtilerle ya┼čanan duygusal uyar─▒lma (heyecan). Korku, do─čal ve gerekli bir duygu olarak ortaya ├ž─▒k─▒yor. Tehlikeye kar┼č─▒ uyana bir i┼člevi bulunuyor; ki┼čiyi ka├žarak, saklanarak, olmazsa sava┼čarak savunmaya zorluyorÔÇŁ[11]. ─░htiyar sava┼č├ž─▒ ve di─čer g├Â├ž insanlar─▒ i├žin korku s─▒radanla┼č─▒r. ÔÇť─░nsan beyninde birden fazla korku merkezi var. Korku merkezi beyinde tehdide y├Ânelik tepkiden ya da buna ba─čl─▒ fizyolojik birtak─▒m de─či┼čikliklerden sorumlu olan sistemdir. Korku merkezinin tek olmad─▒─č─▒ san─▒l─▒yor. Beyinde korku merkezi olarak bilinen yerde bir eksiklik ya da yetersizlik olsa bile insan korku ya┼čayabiliyor. Ara┼čt─▒rmalar, beynin derinliklerinde badem bi├žimindeki amigdalan─▒n korkudan sorumlu en ├Ânemli b├Âlge oldu─čunu g├Âsteriyor. Kanda karbondioksit (C02) artt─▒─č─▒nda amigdala, huzursuzlu─ču, korkuyu ve panik ata─č─▒ tetikleyebiliyor[12]ÔÇŁ. O gece ya┼čananlar ve hayvan vagonlar─▒n ortam─▒ korkuyu ve ├žaresizli─či birlikte getirir. ─░nsanlar tabii ihtiya├žlar─▒n─▒ bile gidermekten yoksundurlar. Oksijensiz ve sa─čl─▒ks─▒z bir ortam vard─▒r. Altlar─▒ndaki samanlar zaman zaman vagonlardan at─▒l─▒r. Vagonda ruhunu teslim etmeden ya┼čl─▒┬ábir dede kaval ├žalm─▒┼č, torunu ona e┼člik ederek ┼ču ezgileri m─▒r─▒ldanm─▒┼čt─▒r: ┬áÔÇťHani menim t─▒rmand─▒─č─▒m tepeler? ┬áHani menim y─▒kand─▒─č─▒m dereler? ─░nle kaval, kalbim gibi inle dur! ┬á─░nle kaval, dertlerimi sen sustur…ÔÇŁ, Herkes a─čl─▒yordu vagonda. Ama i├žin i├žin. Sessizce… Melek Han─▒m─▒n g├Âzlerinde de ya┼člar vard─▒.ÔÇŁ G├╝nler s├╝ren tren katarlar─▒ndaki yolculuk s─▒ras─▒nda; ya┼čl─▒lar, zay─▒flar, ├žocuklar ├Âl├╝yorlard─▒. ÔÇťCesetleri demiryolunun kenar─▒na diziyorlard─▒. Bir ara k├Ây├╝n├╝n mezarl─▒─č─▒ geldi akl─▒na: Mutlu ├Âl├╝mler! diye d├╝┼č├╝nd├╝. Mutlu ├Âl├╝m olur muydu? Olurdu elbet! K├Ây├╝nde mezarl─▒k kaz─▒l─▒p yerle bir edilmi┼čse de, ÔÇťDedelerimiz, hi├ž de─čilse, kendi d├Â┼čekleri i├žinde ├Âlmenin ve mezarlara g├Âm├╝lmenin mutlulu─čuna eri┼čtilerÔÇŁ diye d├╝┼č├╝nd├╝. Ama ├Âteki cesetleri ta┼č─▒yanlardan ┼čansl─▒yd─▒ Sava┼č├ž─▒: kendi cesetlerini s─▒ralad─▒─č─▒ yerde ├žal─▒lar vard─▒. ├çal─▒lar─▒n ne soy ├žal─▒ oldu─čunu bilmiyordu. B├Â─č├╝rtlendi belki. Bodur me┼čelerdi belki. Akdikendi belki. Yakla┼č─▒p dallar─▒ tuttu, yapraklar─▒ s─▒nad─▒. Her neyse ├╝z├╝m dal─▒ de─čildi. Ama dikenli de de─čildi ├žal─▒lar. Dallarda yapraklar seyrek, ├žal─▒lar alt─▒nda toprak kuruydu. Baz─▒ dallar yapraks─▒zd─▒. Yapraklar kuzu de─čildi ama kendi k├Ây├╝n├╝n yapraklar─▒ndaki may─▒s ye┼čilini hat─▒rlat─▒yorlard─▒ Sava┼č├ž─▒’ya. Gene de dallar─▒ koparmaya koyuldu. Kucak dolusu dal kopard─▒. Her ├Âl├╝n├╝n y├╝z├╝n├╝ ye┼čil bir dalla ├Ârtt├╝ usulca. Sonra cesetlerin ba┼člar─▒ ucuna dikildi, ba┼č─▒n─▒ g├Â─čs├╝ne e─čdi, k├Ây├╝nde cenaze merasimlerinde okunan Fatihalar misali bir Fatiha, bir dua okumak istedi. Bilmiyordu. Ne bir dua, ne bir Fatiha. ├ľ─črenmemi┼čti. ├ľ─čretmemi┼člerdi ki, ├Â─črensin! ÔÇťYaz─▒kÔÇŁ, dedi i├žinden, ve do─čruldu; demiryolu k─▒y─▒s─▒na s─▒ral─▒ yatan ├Âteki cesetlere┬á bakt─▒. ÔÇťNe yaz─▒─č─▒!ÔÇŁ dedi i├žinden. ÔÇťDuayla kimin y├╝k├╝n├╝ hafifletece─čim, kimin a─čr─▒s─▒n─▒ giderece─čim? Bu su├žsuz sa┬şbi s├╝byan─▒ g├Ârm├╝yor mu Tanr─▒?ÔÇŁ Elini kal├žas─▒na vurdu. ÔÇťTanr─▒!… Varsa e─čer, O ispatlas─▒n varl─▒─č─▒n─▒ bana… Bu su├žsuz insanlar─▒ kurtars─▒n!ÔÇŁ Gene ba┼č─▒n─▒ g├Â─čs├╝ne e─čdi, uzun bir s├╝re ├Âyle durdu. Ba┼č─▒ h├ól├ó g├Â─čs├╝ndeydi, lokomotif uzun bir d├╝d├╝k ├žald─▒. ÔÇťBa─č─▒┼čla kusurumuÔÇŁ dedi Sava┼č├ž─▒ yava┼č bir sesle ve d├Ânerek vagona girdi. Vard─▒klar─▒nda ÔÇťPlatformda insanlar boh├ža ve bavullar─▒n─▒ y├╝k┬şlenmi┼č, yola haz─▒r duruyorlard─▒ÔÇŁ. ┬áTrenden indiklerinde; ÔÇťMelek Han─▒m, boh├žadan bir ceket ve Sava┼č├ž─▒’n─▒n kalpa─č─▒n─▒ ├ž─▒kard─▒ ÔÇťKalk!,ÔÇŁ dedi. Sava┼č├ž─▒ kalkt─▒. Melek Han─▒m ceketi ├╝├ž kez silkti, havaland─▒rd─▒; ve Sava┼č├ž─▒’n─▒n s─▒rt─▒na ge├žirdi. Ayn─▒ ┼čekilde temizledi─či kalpa─č─▒ Sava┼č├ž─▒’n─▒n ba┼č─▒na ge├žirece─či anda Sava┼č├ž─▒ Melek Han─▒m─▒n elini tuttu: ÔÇťBiliyor musun,ÔÇŁ dedi, ÔÇťben bu kalpa─č─▒…ÔÇŁ Ama s├Âz├╝n├╝ tamamlamad─▒ – dut a─čac─▒n─▒n dal─▒na as─▒l─▒ ├Âl├╝ gelip durmu┼čtu g├Âzlerinin ├Ân├╝ne. ÔÇťEee?ÔÇŁ dedi Melek Han─▒m. ÔÇťHi├ž,ÔÇŁ dedi Sava┼č├ž─▒. Kalpa─č─▒ Sava┼č├ž─▒’n─▒n ba┼č─▒na ge├žirdi: ÔÇťGururla ta┼č─▒yacaks─▒n bu kalpa─č─▒ ba┼č─▒nda,ÔÇŁ dedi Melek Han─▒m. ÔÇťBu kadar m─▒?ÔÇŁ diye sordu Sava┼č├ž─▒. ÔÇťYok, bu kadar de─čil,ÔÇŁ dedi Melek Han─▒m, ve boh├žan─▒n dibindeki c├╝zdanda sakl─▒ madalyalar─▒ ├ž─▒kard─▒. Alt─▒ madalyas─▒ vard─▒ Sava┼č├ž─▒’n─▒n: ÔÇťikisi K─▒z─▒l Y─▒ld─▒z, ├╝├ž├╝ K─▒z─▒l Bayrak, biri de Vatan Kahraman─▒ madalyas─▒.ÔÇŁ Trenden indirildiklerinde, ├Âlenlerden kalanlar─▒ askerler s─▒ra s─▒ra toplay─▒p saflar olu┼čturuyorlard─▒. ÔÇťBir kilometre uzunlu─čundayd─▒ saf. Kendilerinden ay┬şr─▒lmalar─▒n─▒ istemeyen aileler aras─▒nda hasta ├žocuklar─▒n─▒ ve ihtiyarlar─▒n─▒ s─▒rtlar─▒nda ta┼č─▒yanlar da vard─▒.ÔÇŁ┬á Sava┼č├ž─▒ bir gence sel├óm verdi; ÔÇťGen├ž adam Sava┼č├ž─▒’n─▒n sel├óm─▒n─▒ kar┼č─▒lamad─▒. Ama reddetmi┼č de say─▒lmazd─▒ – sadece ba┼č─▒n─▒ sallad─▒. Derken evden gen├ž bir k─▒z ├ž─▒kt─▒, ibrik ve pe┼čkirle. Adam e─čildi. K─▒z onun avu├žlar─▒ i├žine ibrikten su d├Âkt├╝. Y├╝z├╝n├╝, boynunu, omuz ba┼člar─▒n─▒ yuvdu adam. Yuvununca k─▒z eve girdi, adamsa oldu─ču yerde kald─▒. Y├╝z├╝n├╝ ve omuz ba┼člar─▒n─▒ kurularken, Sava┼č├ž─▒ az daha adama yakla┬ş┼čarak; ÔÇťNerdeyiz?ÔÇŁ diye sordu. Adam az ┼ča┼čk─▒n g├Âzlerini Sava┼č├ž─▒’n─▒n y├╝z├╝ne kald─▒rd─▒. Bakt─▒, bakt─▒; ve alay─▒ms─▒ bir sesle konu┼čtu: ÔÇťTahminen senin k├Ây├╝n├╝n alt─▒ bin kilometre uza─č─▒nday─▒z.ÔÇŁ Adam─▒n kentli oldu─ču konu┼čmas─▒ndan belliydi. Sava┼č├ž─▒’n─▒n dudaklar─▒na garip bir tebess├╝m tak─▒ld─▒:ÔÇŁBenim k├Ây├╝m├╝n ismi vard─▒. Yaln─▒z k├Ây├╝m├╝n de─čil, k├Ây├╝m├╝n deresinin, ├žay─▒rlar─▒n─▒n, kayalar─▒n─▒n, tepelerinin, ├že┼čmelerinin, camilerinin de isimleri vard─▒. Buran─▒n bir ismi yok mu?ÔÇŁ ÔÇťVar!ÔÇŁ dedi adam. ÔÇťBuras─▒ S├╝rg├╝n yeriÔÇŁ. Eve giriyordu ki, e┼čikte duralay─▒p, ba┼č─▒n─▒ Sava┼č├ž─▒’dan yana ├ževirdi: ÔÇťEn yak─▒n kent iki y├╝z kilometre kadar uzakta. Ama hi├ž merak etme. Bizim i├žin S├╝rg├╝n yeri’nin d─▒┼č─▒na ├ž─▒kmak yasak.ÔÇŁ Sava┼č├ž─▒, dudaklar─▒nda h├ól├ó garip tebess├╝m, d├╝zl├╝─č├╝n orta yerindeki akasya a─čac─▒na do─čru y├╝r├╝d├╝.ÔÇŁ

K─▒r─▒m T├╝rklerini, y─▒llarca yerli ├ľzbek T├╝rklerinden kopuk ya┼čamaya mahk├╗m edilirler. K─▒r─▒m T├╝rkleriÔÇÖnin g├Â├ž ettirilen ├╝lkenin insanlar─▒ ile b├╝t├╝nle┼čmesinin engellenmesi onlarda; sosyal izolasyon, k├╝lt├╝rel ┼čok, kurals─▒zl─▒k, yabanc─▒la┼čma gibi ruh sa─čl─▒─č─▒n─▒ etkileyen problemler ortaya ├ž─▒karm─▒┼čt─▒r:

ÔÇťG├Â├ž├╝n sadece vatandan fiziki bir ayr─▒l─▒┼č olmad─▒─č─▒n─▒ ayn─▒ zamanda bireyin al─▒┼čt─▒─č─▒ bir dizi kar┼č─▒l─▒kl─▒ haklardan, kurallardan ve sosyal etkile┼čim ├Âr├╝nt├╝s├╝nden de ayr─▒l─▒┼č oldu─čunu belirtmektedir. Bu durum; g├Â├žmenlerin s─▒k s─▒k yaln─▒zl─▒k, yabanc─▒la┼čma, sosyalle┼čememe ve kendini de─čersiz bulma, sosyal ili┼čkileri devam ettirememe ve geli┼čtirmede yetersizlik duygular─▒ ya┼čamalar─▒na yol a├žmaktad─▒r. G├Â├žmenlerin kendi ├╝lkelerinden ├žok daha farkl─▒ bir topluma g├Â├ž ettiklerinde ├žok daha fazla uyum zorlu─ču ├žekecekleri, benzer topluma g├Â├ž ettiklerinde ise daha az uyum problemi ya┼čayacaklar─▒ g├Âr├╝l├╝r. G├Â├žten hemen sonra ┼čokun daha b├╝y├╝k oldu─čunu ve bu durumun ruh sa─čl─▒─č─▒na olumsuz etkili olaca─č─▒n─▒, fakat g├Â├žmenlerin geldikleri toplumun k├╝lt├╝r├╝ne al─▒┼čt─▒k├ža ak─▒l hastal─▒klar─▒ riskinin azalaca─č─▒n─▒ da belirlenmektedir. Amaca ula┼čma ├çabas─▒n─▒n Yaratt─▒─č─▒ Stres, g├Â├žmenin umut etti─či, ula┼č─▒lmak istenen nokta ile ger├žekte ula┼č─▒lan durum aras─▒ndaki fark strese sebep olmaktad─▒rÔÇŁ[13].

ÔÇťK├╝lt├╝rel De─či┼čme, yabanc─▒ toplum uyumuna sa─članma i├žin zorlanan, ikinci ku┼ča─č─▒n kendi k├╝lt├╝rleri ile a┼č─▒r─▒ bir ├Âzde┼čle┼čmeye ve kendi k├╝lt├╝rlerini daha ├╝st├╝n tutmaya y├Âneldi─či g├Âr├╝lmektedir. Baz─▒ ara┼čt─▒rmac─▒lar g├Â├ž├╝n yaratt─▒─č─▒ sosyal ve ruhsal problemleri ÔÇťyabanc─▒la┼čmaÔÇŁ kuram─▒ ile a├ž─▒klarlar. Yabanc─▒la┼čman─▒n boyutlar─▒ vard─▒r: Bireyin kendi davran─▒┼č─▒n─▒n istedi─či sonu├žlar─▒ elde edemeyece─či ya da arad─▒─č─▒ deste─či bulamayaca─č─▒na dair olumsuz duygulardan kaynaklanan g├╝├žs├╝zl├╝k hissi vard─▒r. Bireyin neye inanaca─č─▒na karar verememesinden kaynaklanan anlams─▒zl─▒k hissi de dikkate al─▒nmal─▒d─▒r.

Kurals─▒zl─▒k, toplumca yasaklanan y├Ântemlere ba┼čvurmalar─▒ndan kaynaklanan histir. Kendinden uzakla┼čma: bireyin ┼čimdiki durumunun, toplumsal ┼čartlar─▒n daha elveri┼čli olaca─č─▒ ideal bir durumdan daha k├Ât├╝ olaca─č─▒na inanmas─▒ndan kaynaklanan histir. G├Â├ž fenomeninin psikiyatrik rahats─▒zl─▒klar─▒ artt─▒rd─▒─č─▒ ├že┼čitli ├žal─▒┼čmalarda g├Âsterilmi┼čtir[14]ÔÇŁ.

S├╝rg├╝nden sonra aradan y─▒llar ge├žer. S├╝rg├╝nde; gelen evlatl─▒klardan d├Ârd├╝ daha ├Âl├╝r, bay─▒ra bir mezarl─▒k a├žarlar. Romanda s├╝rg├╝n yerindeki mezarl─▒k ve┬áK─▒r─▒m T├╝rkleri ┼č├Âyle anlat─▒l─▒r:┬áÔÇťBuras─▒ zamanla b├╝y├╝d├╝, geni┼čledi, enikonu bay─▒r─▒ kap┬şlay─▒p, kendi k├Ây├╝ndeki mezarl─▒k kadar, b├╝y├╝k bir me┬şzarl─▒k oldu. ├çocuklar da b├╝y├╝y├╝p evlendiler; ├žocuklar ├žocuk do─čurdular ve ├Âlen ├žocuklar─▒n yerlerini ba┼čka ├žocuklar ald─▒lar. Melek Han─▒m da d├Ârt ├žocuk do─čurdu t├╝m├╝ t├╝m├╝┬şne; ve t├╝m├╝ o─član; ve bizim Sava┼č├ž─▒’n─▒n ├žok sevdi─či Alim ad─▒n─▒ koydular her birine: Alim, Alimcan, Alimgir, Alimseyit. Ge├žen her y─▒lla S├╝rg├╝n yeri de─či┼čti. Kul├╝beler y─▒k─▒ld─▒, yerlerine badanal─▒ evler kuruldu. Evler ├Ân├╝nde bostanlar, hatta kendi yurtlar─▒ndan (kimin taraf─▒ndan ve nas─▒l geti┬şrildi─čini bilmedikleri) t├╝t├╝n fidelerini diktiler mezarl─▒─č─▒n kar┼č─▒ yakas─▒na. Pencere diplerinde, pencere destekleri ├╝s┬şt├╝ndeki saks─▒larda kendi yurtlar─▒n─▒n ├ži├žeklerini yeti┼čtirdi┬şler; g├╝ne┼čli yerlerde elma ve armut a─ča├žlar─▒ diktiler. Ger┬ş├žekten ┼ča┼č─▒lacak bir ┼čeydi bu! Nerden geliyordu bu g├╝├ž? Nerden geliyordu bu erdem? Yal─▒n ve yaban topra─č─▒ uysalla┼čt─▒r─▒p g├╝zelle┼čtiriyorlard─▒. Bostan, ├ži├žek, meyve c├╝mb├╝┬ş┼č├╝ne d├Ân├╝┼čm├╝┼čt├╝ S├╝rg├╝nyeri. Allah’─▒n varl─▒─č─▒na bile inanmaya ba┼člam─▒┼čt─▒ bizim Sava┼č├ž─▒. ├ľlenler azal─▒yor, y─▒l y─▒┬şl─▒ gen├ž gelinler, hatta otuz be┼činde ve k─▒rk─▒nda olan kad─▒n┬şlar, ├žocuk do─čuruyorlard─▒. Bir g├╝n bizim Sava┼č├ž─▒ peykede, ve akasyan─▒n g├Âlgesin┬şde otururken, kar┼č─▒ki evlerden bir g├╝r├╝lt├╝ koptu. ┼×a┼čk─▒n, aya─ča kalkt─▒ Sava┼č├ž─▒. Evlerden d├Âk├╝lm├╝┼č kad─▒nlar, ├žocuk┬şlar, ihtiyarlar, ba┼člar─▒ ├╝zerine kald─▒rd─▒klar─▒ kollar─▒n─▒ k─▒v─▒ra k─▒v─▒ra, parmaklar─▒n─▒ ┼čaklata ┼čaklata, e─čile b├╝k├╝le dans yap─▒yor, ÔÇťMendilÔÇŁ ve ÔÇťKaytarmaÔÇŁ oyunlar─▒n─▒ oynuyorlard─▒. Bir yerlerden davul sesleri geliyordu. Alan─▒n ortas─▒nca ko┬ş┼čan bir gen├žten yana seslendi Sava┼č├ž─▒; ÔÇťHey!… Ne oluyor?… Dur, hele!… Neler oluyor orda?ÔÇŁGen├ž adam durmad─▒. Yaln─▒z ba┼č─▒n─▒ Sava┼č├ž─▒’dan yana ├ževirerek ba─č─▒rd─▒: ÔÇťYeni kararname!… S├╝rg├╝n kald─▒r─▒ld─▒!… Su├žlama kald─▒r─▒ld─▒! Milletimiz ├Âzg├╝r, dede!… Milletimiz ├Âzg├╝r!...ÔÇŁ Masmavi g├Âky├╝z├╝nde y─▒ld─▒r─▒m ├žakm─▒┼čt─▒ dersin – g├Âzle┬şrini yumdu ve uzunca bir s├╝re oldu─ču yerde kald─▒ Sava┼č├ž─▒. Sonra ÔÇť─░llallahÔÇŁ dedi, ve peykeye oturdu. Ne d├╝┼č├╝nece─či┬şni bilmiyordu. D├╝┼č├╝necek durumda de─čildi de. ─░├žinden, ÔÇť─░llallah, ─░llallahÔÇŁ diye tekrarl─▒yordu yaln─▒zca. G├╝r├╝lt├╝l├╝ ve davul seslerini evde Melek Han─▒m da duymu┼čtu galiba ki, unlu ellerini ├Ânl├╝─č├╝ne sile sile, akasya a─čac─▒na y├╝r├╝┬şd├╝. Sava┼č├ž─▒’n─▒n ├Ân├╝nde durdu─ču zaman haber, kuru bir or┬şman yang─▒n─▒ gibi, kaplam─▒┼čt─▒ ortal─▒─č─▒. Sava┼č├ž─▒ ayaktayd─▒. G├Âzleri ─▒┼č─▒l ─▒s─▒ld─▒ Sava┼č├ž─▒’n─▒n ve ─▒┼č─▒lt─▒l─▒ g├Âzlerinden ya┼člar s─▒z─▒yordu ├ženelerine. Melek Han─▒m onun y├╝z├╝n├╝ avu├žlad─▒. Sava┼č├ž─▒ bo─čularak: ÔÇťDuydun mu?ÔÇŁ dedi, ÔÇťDuydun mu?ÔÇŁ dedi. Melek Han─▒m da kendisinin g├Âzya┼člar─▒n─▒ tutabilecek durumda de┬ş─čildi. Ellerini birbirlerinin omuzlar─▒na att─▒lar. ÔÇťDuydum,ÔÇŁ dedi Melek Han─▒m. ÔÇťBilmiyordum,ÔÇŁ dedi Sava┼č├ž─▒. ÔÇťBilmiyordun ne?ÔÇŁ dedi Melek Han─▒m. ÔÇťBizim insanlar─▒m─▒z─▒n bu denli g├╝├žl├╝; fel├óketlere kar┼č─▒ bu denli dayan─▒kl─▒ olduklar─▒n─▒ bilmiyordumÔÇŁ dedi Sava┼č├ž─▒.ÔÇŁ ├ľnl├╝─č├╝yle Sava┼č├ž─▒’n─▒n ├ženesini kurulad─▒; kendi g├Âzle┬şrinden ya┼člar─▒ silerken: ÔÇťUlusumuzun en b├╝y├╝k ve en ┼čerefli yi─čitleri demiryo┬şlunun kenar─▒nda kalanlar,ÔÇŁ dedi Melek Han─▒m. G├╝nlerce s├╝rd├╝ ┼čenlik ve bayram havas─▒. Ve o g├╝nden sonra S├╝rg├╝nyeri, yaln─▒zca S├╝rg├╝nyeri de─čil, S├╝rg├╝nyeri’nde b├╝t├╝n hayat ba┼č d├Ând├╝r├╝c├╝ bir h─▒zla de─či┼čmeye ba┼člad─▒. Ger├ži ├Âzg├╝rd├╝ler gayr─▒, ama yurtlar─▒na d├Ânmele┬şrine izin verilmiyordu. D├Ânen on binlerce insan─▒, devletin polis ve savunma g├╝├žleri geri ├ževiriyorlard─▒. ├ťstelik b├Âl┬şgenin t├╝rl├╝ yerlerinden pek de ho┼č olmayan haberler ge┬şliyordu. Mesel├ó – H─▒r├ž─▒k m─▒, K─▒r├ž─▒k m─▒ denen – bir yerde haks─▒zl─▒─ča kar┼č─▒ yer alan ayaklanma ve ba┼čkald─▒rma sonu┬şcunda y├╝zlerce can kayb─▒ verildi─či haberi geliyordu. Ama b├╝t├╝n bunlar S├╝rg├╝nyeri’nde hayat─▒n de─či┼čmesi┬şne engel olamazd─▒. Yeni binalar kuruldu, kald─▒r─▒ml─▒ so┬şkaklar, k├╝├ž├╝k parklar, okullar kuruldu; ÔÇťDervizaÔÇŁ denen geleneksel g├╝re┼č yar─▒┼čmalar─▒, toy-d├╝─č├╝nler, s├╝nnet g├╝nle┬şri, mill├« dans ve koro gruplar─▒n─▒n g├Âsterileri d├╝zenleniyor┬şdu. B├Âlgenin b├╝y├╝k kentlerine ta┼č─▒nan aileler de az de─čil┬şdi. Gen├žler ve k─▒zlar teknik okullarda, ├╝niversitelerde okuyorlard─▒. ┼×a┼č─▒lacak say─▒da doktorlar, m├╝hendisler, en┬şd├╝stri ve tar─▒m uzmanlar─▒, atom fizik├žileri, gen├ž ┼čair ve yazarlar ├ž─▒k─▒yordu aralar─▒ndan. ├ľnceleri eserleri yasak┬şlanm─▒┼č yazar ve ┼čairler de an─▒lmaya ba┼člam─▒┼čt─▒. Ya┼čl─▒lar her ad─▒mda eski yurdun s├Âz├╝n├╝ ediyor, anayurt sevgisi s├Ânmez bir ate┼č gibi yan─▒yordu gen├žlerin g├Ân├╝llerinde. Y─▒lda bir kez y─▒k─▒lm─▒┼č, ├╝st├╝nde babalar─▒n─▒n bir zamanlar y├╝r├╝d├╝kleri yollar─▒ yaban otlar kaplam─▒┼č, ya da yabanc─▒la┬şr─▒n oturduklar─▒ k├Âylerini ziyaret edenler de oluyordu. Her ziyaretlerinde bir avu├ž toprakla, denizin k─▒y─▒s─▒ndan kal┬şd─▒rd─▒klar─▒ ├╝├ž-be┼č ├žak─▒l ta┼č, bir k─▒r ├ži├že─či, bir s├Â─č├╝t veya bir asma dal─▒yla d├Ân├╝yorlard─▒ÔÇŁ Prof. Dr. olan o─člu Alimcan babas─▒n─▒ K─▒r─▒mÔÇÖa g├Ât├╝rmek istiyordu. Sevin├žle ├╝├ž u├žak bileti alarak gelir. Fakat Alimcan, babas─▒ ihtiyar sava┼č├ž─▒ÔÇÖdan umulmad─▒k bir cevap al─▒r: ÔÇťBen u├žakla gitmeyece─čimÔÇŁ, dedi. ÔÇťBabac─▒─č─▒m, biletleri ald─▒kÔÇŁ, dedi Alimcan. ÔÇťAld─▒n, g├Âr├╝yorum. Ald─▒─č─▒n yere geri g├Ât├╝rÔÇŁ, dedi Sava┼č├ž─▒. ÔÇťAma olur mu, babac─▒─č─▒m?..ÔÇŁ ÔÇťAmas─▒ yok. Ben trenle gitmek istiyorum. Ya trenle giderim, K─▒r─▒m’a, ya da hi├ž gitmem.ÔÇŁ Alimcan ├žaresiz biletleri de─či┼čtirir ve trenle K─▒r─▒mÔÇÖa yola ├ž─▒karlar.

ÔÇťBodur s├Â─č├╝tler ve ├žal─▒lar aras─▒ndan ge├žiyordu tren. Derken, beklenmedik bir ┼čey oldu kompart─▒manda: Sava┼č├ž─▒ s─▒raya ├ž─▒kt─▒, ve… elini ba┼č─▒n─▒n ├╝zerine kald─▒rmas─▒yle trenin alarm kolunu tutup ├žekmesi bir oldu. Vagonun tekerleklerinden k─▒v─▒lc─▒ml─▒ vah┼č├« bir g─▒c─▒rt─▒ koptu; vagonlar toku┼čup kak─▒┼čarak sars─▒ld─▒lar; k├╝├ž├╝k masa ├╝zerinde duran vazo devrildi, i├žersinde su ve g├╝ller d├Ârt bir yana sa├ž─▒ld─▒ ve tren, yaral─▒ bir ejderha gibi soluyarak durdu.ÔÇŁ Kompart─▒mana derin, ├Âl├╝ms├╝ bir sessizlik ├ž├Âkt├╝ bir an. Falta┼č─▒ gibi a├ž─▒l─▒ g├Âzleriyle Sava┼č├ž─▒’ya bakan Alimcan’a, baba ne oldu demeye vakit kalmadan, masan─▒n ├╝ze┬şrinde kalm─▒┼č ├╝├ž g├╝l├╝ eline ald─▒─č─▒ gibi, kompart─▒mandan ├ž─▒kt─▒ Sava┼č├ž─▒. Vagonun t├╝m kap─▒lar─▒ ard─▒na kadar a├ž─▒kt─▒. Koridora f─▒rlam─▒┼č yolcular aras─▒ndan ge├žti Sava┼č├ž─▒. Yat─▒l─▒ kompart─▒┬şmanlar─▒n yolcular─▒ da i├ž ├žama┼č─▒rlar─▒yle yere atlam─▒┼č, ┼ča┼č┬şk─▒n ve sorulu bak─▒┼člarla biribirlerine bak─▒yorlard─▒. Hatt─▒n kenar─▒nda y├╝ksek r├╝tbeli ve ┼č─▒k ├╝niformal─▒ iki subay du┬şruyordu. Lokomotifin yan─▒ndan elini kolunu sallaya salla┬şya ko┼čan makinistin sesi geldi Sava┼č├ž─▒’n─▒n kula─č─▒na: ÔÇťKim durdurdu treni?.. Kim ├žekti alarm sinyalinin ko┬şlunu?.. Kim?.. Kim?..ÔÇŁ B├╝t├╝n g├Âzler Sava┼č├ž─▒’ya y├Âneliydi. Ama Sava┼č├ž─▒’n─▒n g├Âzleri i├žindeki bak─▒┼člar─▒ sa─čl─▒kl─▒, biraz da h─▒r├ž─▒n olmas─▒na ra─čmen, makinisti, hatta ┼čimdi vagonun kap─▒s─▒nda duran Melek Han─▒m─▒ ve Alimcan’─▒ g├Ârm├╝yor gibi, bodur ├žal─▒lara do─čru gidiyordu. Arkadan gelen makinist Sava┼č├ž─▒’n─▒n yakas─▒na uzanm─▒┼čt─▒ ki, subaylardan biri ├Âne ├ž─▒karak, maki┬şnistin kolunu tuttu: ÔÇťDur!.. Bo┼č ver!.. Dokunma ihtiyara!ÔÇŁ Makinist iki ad─▒m gerisin geri ├žekildi: ÔÇťBu adam kim?ÔÇŁ Subaya y├Ânelik soruyu vagonun basama─č─▒nda duran ba┼čka bir adam yan─▒tlad─▒: ÔÇťK─▒r─▒m Tatar─▒!ÔÇŁ Elini h─▒n├žla kendi kal├žas─▒na vurdu makinist, yere t├╝k├╝rd├╝, basamakta duran adamdan yana d├Ânerek, bo─čulurcas─▒na konu┼čtu: ÔÇťK─▒r─▒m Tatar─▒ ha!.. Bunlar!.. Bunlar─▒n delisi bile… Yaz─▒k!.. Stalin bunlar─▒n k├Âk├╝n├╝ kurutmadan ├Âld├╝!..ÔÇŁ Sava┼č├ž─▒, a├ž─▒lan kap─▒dan indi. Y─▒llar ├Ânce s├╝rg├╝n yerine g├Ât├╝r├╝l├╝rken vagonda ┼čehit d├╝┼čenleri g├Âmd├╝─č├╝ ├žal─▒l─▒klara y├╝r├╝d├╝. ÔÇťAz sonra Sava┼č├ž─▒ ├žal─▒lar aras─▒ndayd─▒. Ba┼č─▒ g├Â─čs├╝ne d├╝┼č├╝k, uzunca bir s├╝re k─▒m─▒ldanmaks─▒n durdu. Sonra e─čilerek, ├╝├ž g├╝l├╝ ├žal─▒lar─▒n dibine b─▒rakt─▒, dizleri ├╝st├╝ne ├ž├Âkt├╝, eliyle Haziran ye┼čili otlar─▒ ok┼čad─▒. Otlar─▒ ok┼čarken f─▒s─▒lt─▒l─▒ bir sesle: ÔÇťSizler bu milletin ya┼čamas─▒ i├žin ├Âld├╝n├╝z… unutulmayacaks─▒n─▒zÔÇŁ, dedi, ve do─črularak, ba┼č─▒ h├ól├ó g├Â─čs├╝ne d├╝┼č├╝k, a─č─▒r ad─▒mlarla vagona do─čru y├╝r├╝d├╝.

Vagonun kap─▒s─▒nda Melek Han─▒m bekliyordu Sava┼č├ž─▒’y─▒. O─čullar─▒ Alimcan yolcular─▒n bak─▒┼č─▒ndan tedirgin olmu┼čtu. Babas─▒na, ÔÇťAy─▒p, baba! Bu kadar insan─▒n kar┼č─▒s─▒nda utand─▒rd─▒n bizi. Rezil ettin bizi el ├óleme. Vallahi ay─▒p…ÔÇŁdedi. Annesi Melek Han─▒m o─člunu tersliyerek sert bir sesle: ÔÇťBiz mi utanal─▒m?ÔÇŁ dedi. ÔÇťOnlar, bizi haks─▒z yere su├žlayanlar… dedelerimizin na┬şs─▒rl─▒ elleriyle dikilmi┼č ba─č ve bah├želerimizi elimizden alanlar, babalar─▒m─▒z─▒n al─▒n teriyle kurulmu┼č evlerimizde oturanlar, bizleri ├žoluk ├žocu─čumuzla yurdumuzdan s├╝renler utans─▒nlar!.. Sen bunu bilmiyor musun? Bunu bilmiyorsan senin profes├Ârl├╝─č├╝n de, doktorlu─čun da on para etmez! Onlar utans─▒nlar!.. ├ľz├╝r dile babandan! Kalk, ├Âz├╝r dile!ÔÇŁ

ÔÇť├ľz├╝r dilerimÔÇŁ, dedi Alimcan. Ama Melek Han─▒m─▒n ├Âfkesi da─č─▒lm─▒┼č de─čildi. ÔÇťBunu senin a─čz─▒ndan duymak ├žok ac─▒!.. ├ľz├╝r dile!ÔÇŁ Alimcan sessizce aya─ča kalkt─▒, gidip Sava┼č├ž─▒’n─▒n elini ├Âpt├╝. ┬á─░htiyar Sava┼č├ž─▒ÔÇÖn─▒n davran─▒┼č─▒n─▒ anlamamas─▒n─▒ AlimcanÔÇÖa zorunlu g├Â├ž├╝n verdi─či kendine yabanc─▒la┼čma olarak g├Ârebiliriz. Daha do─črusu yeni ku┼čak olarak mill├« tarihlerini ├žektikleri s─▒k─▒nt─▒lar─▒ unutmu┼č g├Âr├╝nmektedir. Bunlar─▒ ┼ču ┼čekilde s─▒n─▒fland─▒rabiliriz: a) ─░ktidars─▒zl─▒k: Bireyin hali haz─▒r sosyal ve siyasal kurallar all─▒nda kendi sosyal ve siyasi d├╝nyas─▒na tesir etme imk├ón─▒n─▒n mevcut olmay─▒┼č─▒ inanc─▒. b) Anlams─▒zl─▒k: Bireyin davran─▒┼č neticelerini yorumlayan ve yarg─▒da bulunmas─▒n─▒ sa─člayan kesin bir inan├ž sisteminin eksikli─či. c) Normsuzluk: Ferdi davran─▒┼č ├╝zerindeki sosyal normlar─▒n g├╝c├╝n├╝ d├╝zenlemede beliren bozulmalar. d)Tecrit:(Soyutlama): Bireyi kendi inan├ž sistemlerine ba─člayan y├╝ksek de─čerlerden yeni toplumdan ayr─▒lm─▒┼č olma duygusu. e) Kendine┬á Yabanc─▒la┼čma: Bireyin i├že ait anlams─▒zl─▒ktan ziyade, d─▒┼ča ait beklentiler konusundaki davran─▒┼č ba─č─▒ml─▒l─▒─č─▒ÔÇŁ[15].

ÔÇťTedirgin hava ├žok uzun s├╝rd├╝ kompart─▒manda. Ancak ak┼čama yak─▒n bir zamanda Melek Han─▒m ba┼č─▒n─▒ kald─▒rd─▒, Alimcan’─▒n y├╝z├╝ne, Ta┼č─▒d─▒─č─▒m─▒z y├╝kler a─č─▒r ya, gene ya─č─▒yo┬şruz i┼čte; buna ┼č├╝kretmeliyiz gibilerden bir bak─▒┼čla bakt─▒. Alimcan bunu ├žabucak anlam─▒┼čt─▒; s─▒radan kalk─▒p masay─▒ sildi, tuvaletten taze su getirdi, yerlere d├Âk├╝l├╝ g├╝lleri toplay─▒p vazoya koydu, ve vazodaki G├╝lnara Han─▒m─▒n g├╝lleriyle, kompart─▒man─▒n ├Ânceki donuk sessizli─či nehirlerin sessizce ak─▒p giden duygusal sessizli─čiyle yer de─či┼čti. De─či┼čiklik Melek Han─▒m─▒n ├Ânce Sava┼č├ž─▒’n─▒n madalyal─▒ ceketini s─▒rt─▒ndan ├ž─▒kar─▒p ask─▒ya asmas─▒, sonra da, Alimcan’a b├╝feden ├žay getirmesini emretmesiyle duyumsatt─▒ kendini. Konu┼čmad─▒lar ama tren yol ald─▒k├ža, baba-ana-o─čul biri birlerine her zamankinden daha yak─▒n oldukla┬şr─▒n─▒ hissediyorlard─▒.ÔÇŁ Sava┼č├ž─▒ hasta idi. Zaman zaman kalp a─čr─▒lar─▒ tutuyordu. ├çevresinden gizlemeye ├žal─▒┼č─▒yordu. Geceleyin Sava┼č├ž─▒’nm a─čr─▒lar─▒ tuttu yine. ├ľnce gizle┬şmeye ├žal─▒┼čt─▒ Sava┼č├ž─▒. K─▒r─▒mÔÇÖa kendilerinden ├Ânce d├Ânm├╝┼č evlatl─▒─č─▒n─▒n torunu ├çora ile tan─▒┼čt─▒lar. ÔÇťBizim torun ├çora!ÔÇŁ Melek Han─▒m da i┼čte o anda tan─▒d─▒ k├╝├ž├╝k ├çora’y─▒-Evet, k├╝├ž├╝k, ince, c─▒l─▒z bir ├žocuktu S├╝rg├╝nyeri’nde. Sa├ž┬şlar─▒ bembeyaz do─čmu┼čtu. S├╝rg├╝nyeri’nin kad─▒nlar─▒ ÔÇť├ťz├╝l┬şmeyin, sa├žlar─▒n─▒n rengi de─či┼čirÔÇŁ demi┼člerdi ama Atik’in ailesi ├žocu─čun sa├žlar─▒ sar─▒ kalaca─č─▒ndan ku┼čkulanm─▒yor┬şlard─▒ ki, ad─▒n─▒ ├çora koydular. ├ľyle zay─▒f, ├žekingen ve be┬şyaz sa├žl─▒ b├╝y├╝d├╝ ├çora. Sonralar─▒ ├žocu─čun i├žinde gizli ya┬ştan bir g├╝zellik yava┼č yava┼č kabar─▒p y├╝z├╝ne, g├Âzlerine, gitgide beyazl─▒─č─▒n─▒ yitiren sa├žlar─▒na d├Âk├╝ld├╝. Gene de S├╝rg├╝nyeri’ndeki o ├çora’yla bu ├çora aras─▒nda ┼ča┼č─▒lacak bir de─či┼čiklik ├žarp─▒yordu g├Âze. Alimcan da, annesi gibi, yedi y─▒l i├žinde ├çora’n─▒n y├╝z├╝nde yer alan de─či┼čikli─či d├╝┬ş┼č├╝n├╝rken. ├çora, kap─▒ ├╝zerinde gerili beze yaz─▒l─▒ kelimele┬şri kendi a─čz─▒ndan tekrarlad─▒: ÔÇťHo┼č geldiniz K─▒r─▒m’a!ÔÇŁ Sonra gidip Melek Han─▒m─▒n ve Sava┼č├ž─▒’n─▒n ellerini ├Âp┬şt├╝ ve ikisinin koluna girerek, eve do─čru y├╝r├╝d├╝ler. Torunlar─▒ K─▒r─▒mÔÇÖ─▒ Melek Han─▒ma, ihtiyar sava┼č├ž─▒ya gezdirirler. Fakat sava┼č├ž─▒ ├žok hastad─▒r. K├Ây├╝ K─▒z─▒lta┼čÔÇÖta yetim ve ├Âks├╝zleri g├Ârd├╝─č├╝ s├╝rg├╝n gecesindeki me┼če a─čac─▒n─▒n alt─▒na uzand─▒─č─▒ bir g├╝n sessizce ruhunu HakÔÇÖka teslim eder. ─░htiyar sava┼č├ž─▒n─▒n ├Âl├╝m an─▒n─▒ Cengiz Da─čc─▒ ┼č├Âyle tasvir eder: ÔÇťMutluydu Sava┼č├ž─▒. Yiten y─▒llar─▒n her┼čeyi buradayd─▒: Ay─▒ Da─č─▒, Adalar, eski mezarl─▒─č─▒n me┼čeleri ve kar┼č─▒da de┬şniz… G├Ânl├╝ne yak─▒n, ruhunu ve d├╝┼č├╝ncelerini ok┼čayan bir yerdeydi. S├╝rg├╝nl├╝─č├╝n ve hasretin bunca y─▒l uzama┬şs─▒na ra─čmen, onu ayakta tutan, onu hayata ba─člayan k├Âk┬şlerden kopmad─▒─č─▒na biraz da ┼ča┼č─▒yordu Sava┼č├ž─▒. Ba┼č─▒n─▒ kald─▒rd─▒, uzunca bir s├╝re me┼čenin dal─▒na buda┬ş─č─▒na dald─▒. Bakarken, (harikalar harikas─▒!) bir metre kadar y├╝ksekte me┼čenin g├Âvdesine ├žak─▒l─▒ pasl─▒ iki ├živi ili┼čti g├Â┬şz├╝ne. Me┼čenin bir zamanlar g├Âvdesine ├žepe-├ževre ├žak─▒l─▒ tahta peykeden kalma ├živilerdi. ├ťz├╝nt├╝ duymamak elde de─čildi. G├Âzleri ya┼čar─▒r gibi oldu Sava┼č├ž─▒’n─▒n. Kimler otur┬şmam─▒┼čt─▒ o peykeye!.. K├Âr Veli, Camc─▒ ┼×evket, Tahtabacakl─▒ Hasan, S├╝remeci Aslanbek… Daha kimler, daha kimler! S─▒rt─▒n─▒ me┼čeye dayad─▒, bacaklar─▒n─▒ ├Âne uzatt─▒, g├Âzleri┬şni k─▒st─▒ ve, ÔÇťYurtsuz kalmaktansa ├Âleyim daha iyiÔÇŁ diye d├╝┼č├╝nd├╝ Sava┼č├ž─▒. Ama yurtsuz kalmak da, ├Âlmek de kolay de─čildi. Hi├ž de─čilse Sava┼č├ž─▒ i├žin ne zamand─▒r i├žindeki ve d─▒┼č─▒ndaki d├╝nyan─▒n a─č─▒rl─▒─č─▒ alt─▒nda kalmas─▒na ve ├žok yorgun olma┬şs─▒na ra─čmen, uyku tutmuyordu g├Âzlerini; tam tersine, g├Âzleri alabildi─čine a├ž─▒kt─▒ Sava┼č├ž─▒’n─▒n ve yan─▒nda ve y├Âre┬şsinde g├Ârebildi─či her ┼čeyi t─▒ka-basa kendi y├╝re─či i├žine dol┬şdurmaya ├žal─▒┼č─▒yorda h├ól├ó. Ama arada cam vard─▒ sanki, ne┬şreye uzansa yan─▒ ba┼č─▒na d├╝┼č├╝veriyordu eli; g├Âzleri de ┼ča┬ş┼č─▒rt─▒c─▒yd─▒: bir anda parlat─▒yor, ba┼čka bir anda k├Âr ediyordu d├╝nyay─▒; ├Âyle ki, bir an is sard─▒ g├Âzlerini, d├Ârt bir yan─▒n─▒ ├ževiren saydam camlar bu─čuland─▒ ve Ay─▒ Da─č─▒’na, Adalar’a. So─čuksu k─▒y─▒lar─▒na g├╝n ortas─▒nda inen ak┼čam─▒n so┬ş─čuk karanl─▒─č─▒ ├ž├Âkt├╝; Sava┼č├ž─▒’n─▒n y├╝z├╝ de bozuldu; ihtiyar Ay─▒ Da─č─▒’n─▒n rengine girdi y├╝z├╝; omuzba┼člar─▒na y├╝kselen a─č─▒rl─▒─č─▒ devirmek i├žin aya─ča kalk─▒yordu ki, bin ton a─č─▒rl─▒─č─▒nda bir buldozer bast─▒ g├Â─čs├╝ ├╝st├╝ne, g├Âzleri daha da a├ž─▒ld─▒, g├Âzleri a├ž─▒ld─▒k├ža isler da─č─▒ld─▒, d├Ârt bir yan─▒n─▒ ├ževi┬şren camlar ┼čang─▒r-┼č─▒ng─▒r k─▒r─▒l─▒p d├Âk├╝ld├╝ler, ┼čim┼čekler ├žak┬şt─▒, g├Âky├╝z├╝ allak-bullak oldu, ve aniden kudurmu┼č gibi, k├Âp├╝kl├╝ dalgalar─▒yle So─čuksu k─▒y─▒lar─▒na sald─▒ran -├Âzlem┬şlerinin Tanr─▒ÔÇÖs─▒ m─▒, Zeus’un kendisi mi, kendi ecdad─▒n─▒n Valkiria’s─▒ m─▒ bilmedi─či- bir ejderha ├ž─▒kt─▒ denizin dibinden, ve ejderha Ay─▒ Da─č─▒’n─▒n kalay─▒ kat─▒lm─▒┼č tun├žtan k─▒l─▒c─▒n─▒ ve kalkan─▒n─▒ ba┼č─▒ ├╝zerine kald─▒rd─▒ ve da─člar─▒ titreten, deni┬şzin dev dalgalar─▒n─▒ k─▒y─▒daki kayalara ├žarp─▒p-par├žalay─▒p binbir k├╝relerle So─čuksu ba─člar─▒n─▒n y├╝z├╝ne serpen bir sesle hayk─▒rd─▒: Gelir g├╝n├╝├╝├╝├╝!.. Yer yar─▒l─▒r g├╝rler ateeee┼č! Gelir g├╝n├╝├╝├╝├╝├╝!.. Bizlere de g├╝ler g├╝neeee┼č! B├╝t├╝n g├╝c├╝n├╝ kol ve bacak kaslar─▒nda toplayarak bir kere daha aya─ča kalkmaya ├žal─▒┼čt─▒ Sava┼č├ž─▒. Ama bo┼čunayd─▒. Yaln─▒z yumruklar─▒ s─▒k─▒ld─▒ ve a├ž─▒ld─▒, parmaklar─▒n─▒ topra─ča sar├žt─▒; g├Âzleri daha da a├ž─▒ld─▒, a├ž─▒ld─▒, a├ž─▒ld─▒… Ay─▒ Da─č─▒’na, So─čuksu k─▒y─▒lar─▒na, Adalar’a bak─▒yordu alabildi─čine a├ž─▒k g├Âzleriyle, ama hi├žbir ┼čey g├Ârm├╝yordu; g├Âr├╝nt├╝ler s├╝slemiyorlard─▒ art─▒k Sava┼č├ž─▒’n─▒n d├╝┼člerini. Sava┼č├ž─▒ ├Âl├╝yd├╝.ÔÇŁ

Yak─▒nlar─▒ OÔÇÖnu K─▒z─▒lta┼čÔÇÖa defnetmek istediler fakat Ukraynal─▒ yetkililer zorluklar ├ž─▒karsalar da sonunda do─čdu─ču topraklara ├Âl├╝rken de olsa kavu┼čtu. Melek Han─▒m, AlimcanÔÇÖla ├ľzbekistanÔÇÖa d├Ânerler. Melek Han─▒m s├╝rg├╝n yerindeki mezarl─▒─č─▒ biriktirdi─či paralarla onart─▒r. Annesinin sa─čl─▒k durumunu be─čenmeyen Alimcan OÔÇÖnu da K─▒r─▒mÔÇÖa tekrar g├Ât├╝r├╝r. K─▒sa s├╝re sonra yetimlerin, ├Âks├╝zlerin kimsesizlerin annesi, o g├╝├žl├╝ kad─▒n Melek ana da vefat eder. K─▒z─▒lta┼čÔÇÖta ebedi e┼či ihtiyar sava┼č├ž─▒n─▒n yan─▒nda topra─ča verilir.ÔÇťK─▒z─▒lta┼č derin bir sessizli─če g├Âm├╝lm├╝┼čt├╝ yine. Ama sessizlik yorucu de─čildi art─▒k; bir ├ža─čr─▒m ├Âtedeki derenin dibinden akan suyun ┼č─▒r─▒lt─▒s─▒ geliyordu torunlar─▒ ├çora’n─▒n kula─č─▒na, me┼če a─čac─▒n─▒n dallar─▒ aras─▒nda ser├želer ba┼člam─▒┼člard─▒ c─▒v─▒lda┼čmaya, ve -├Âl├╝m├╝n ne oldu─čunu bilmedikleri i├žindi belki-Melek Han─▒m─▒n sandukas─▒n─▒ s├╝sleyen ├ži├žekler eski canl─▒l─▒klar─▒n─▒ ve g├╝zelliklerini bulmu┼člard─▒ ├žocuklar─▒n y├╝zlerinde. ├çora otob├╝sten kocaman gitar─▒n─▒ ald─▒, ├žocuklar─▒ me┼če a─čac─▒n─▒n g├Âlgesine g├Ât├╝rd├╝, orda yere oturmalar─▒n─▒ emretti ve kendisi ayak├╝st├╝ durarak, daha o g├╝n, K─▒z─▒lta┼č’─▒n eski Posta ve Telgraf binas─▒ ├Ân├╝ndeki me┼če a─čac─▒n─▒n alt─▒nda acelece besteledi─či yeni ┼čark─▒y─▒ okudu ├žocuklara:

Geldi yaz, a├ž─▒ld─▒ g├╝ller/ Kondu ku┼člar dut dal─▒na. /K─▒z─▒lta┼č’─▒n topra─č─▒ g├╝ler, /Melek Han─▒m─▒n ├žocuklar─▒na.

A─člama k─▒z. A─člama o─član. /A─čr─▒s─▒z olmaz vatan /Biz vatan─▒n a─čr─▒s─▒y─▒z. /U├žtu gitti mele─čimiz.

Biz burada yaln─▒z kald─▒k. /Hey melekler, unutmay─▒n! /Yeni bir ├Âdeviniz var art─▒k.

A─člama k─▒z./A─člama o─član./A─čr─▒s─▒z olamaz vatan/Biz vatan─▒n a─čr─▒s─▒y─▒z.

┼×a┼č─▒lacak bir ┼čeydi! K─▒rkbe┼č y─▒l s├╝resince soluksuz ve karanl─▒kta kalm─▒┼č K─▒z─▒lta┼č ├çora’n─▒n ├žocuklar─▒n ┼čark─▒lar─▒n─▒, ku┼člar─▒n c─▒v─▒lt─▒lar─▒n─▒, derenin dibinden akan suyun ┼č─▒r─▒lt─▒s─▒n─▒ dinliyordu eskide gibi. Yaln─▒z kuzular─▒n melemesi, Yayla’da ├žoban─▒n kaval sesi, mezarl─▒klar┬şda ├ži├žek fidelerini diken k─▒zlar eksikti. Ama… Ama K─▒z─▒lta┼č canl─▒yd─▒. ├ľyle k─▒p─▒r k─▒p─▒r. A─čustos ak┼čamlar─▒nda me┼čelerin yapraklar─▒ aras─▒ndan ├ž─▒kan h─▒┼č─▒rt─▒ gibi soluyordu K─▒z─▒lta┼č, ve, K─▒z─▒lta┼č’─▒n dirilece─čine akl─▒m ermiyor diyenler kim bilir neler ve neler d├╝┼č├╝n├╝yorlard─▒. ┼×ark─▒dan sonra ├çora gitar─▒n─▒ me┼čenin g├Âvdesine da┬şyad─▒, gidip ├žocuklar─▒n aras─▒na oturdu, el ve kol i┼čaretleriyle ├žocuklar─▒n daha da kendisine yakla┼č─▒p s─▒kla┼čmalar─▒n─▒ emretti ve kim bilir ka├ž─▒nc─▒ kez eliyle kar┼č─▒ki bay─▒r─▒n ├Âtesini g├Âstererek:

ÔÇťOrda bir k├Ây vard─▒, ismi K─▒z─▒lta┼č’t─▒; anlad─▒n─▒z m─▒?ÔÇŁ dedi. ÔÇťAnlad─▒k!ÔÇŁ diye ba─čr─▒┼čt─▒lar ├žocuklar. ÔÇťK├Ây├╝n ismini bir kere daha s├Âyleyin bakay─▒m.ÔÇŁ ÔÇťK─▒z─▒lta┼č!ÔÇŁ diye ba─čr─▒┼čt─▒lar ├žocuklar bir a─č─▒zdan. ÔÇťHi├ž unutmay─▒n! Benim elimin i┼čaret etti─či yere bak─▒n! Orda… ┼ču ay─▒ya benzer da─č yok mu? ─░┼čte orda, o da─ča Ay─▒ Da─č─▒ derler. Denizin i├žindeki o iki y├╝ce kayaya Adalar denir. Adalar’─▒n ├Ân├╝ndeki k─▒y─▒n─▒n ismi So─čuksu‘ dur. K─▒y─▒yla Adalar aras─▒nda, buradan g├Âr├╝nmeyen, E─čer-kaya ve Yayman kaya var. O iki kaya ├žok b├╝y├╝k de─čil, k├╝├ž├╝kler; ama onlar─▒n da isimleri var. Asl─▒nda -kimse bilmiyor, yani bizim insanlar─▒m─▒zdan ba┼čka ├žok kimse bilmiyor belki- bu topraklar ├╝st├╝nde her kayan─▒n, her derenin, her bay─▒r─▒n, her tepenin bir ismi var. Bak─▒n, elimin i┼čaret etti─či yerde bir tepe var. O tepenin gerisinde ve So─čuksu’yun az uza─č─▒nda ise Gurzuf kasabas─▒ var. Gurzuf kasabas─▒n─▒ bizim dedelerimiz kurdular her ┼čeyiyle... ─░skelesiyle, sokaklar─▒yla, kald─▒r─▒mlar─▒yla, Ceneviz kalesiyle… dedelerimiz kendi elleriyle kurdular. Gurzuf’un ve K─▒z─▒lta┼č’─▒n topraklar─▒ bizimdi… Bizimdir. Bunu unutmay─▒n. Hi├žbir zaman unutmay─▒n. Unutmayacaks─▒n─▒z de─čil mi?ÔÇŁ ÔÇťUnutmayaca─č─▒z!ÔÇŁ diye ba─čr─▒┼čt─▒lar ├žocuklar.

ÔÇť┼×imdi de as─▒l ├Âyk├╝m├╝ze ge├žiyorum: ├žok eski bir zamanda bir Sava┼č├ž─▒ ya┼č─▒yordu K─▒z─▒lta┼č’ta. G├╝n├╝n birinde cenk ├ž─▒kt─▒ ve Sava┼č├ž─▒ hasta babas─▒n─▒ ve hasta annesini K─▒z─▒lta┼č’ta b─▒rak─▒p cenge gitti. D├Ârt y─▒l sava┼čt─▒ bizim Sava┼č├ž─▒. ├ť├ž kez mi, d├Ârt kez mi yaraland─▒; bir keresinde d├╝┼čman─▒n kur┼čunu g├Â─čs├╝nden ge├žip arkada belkemi─činin bir santim kenar─▒ndan ├ž─▒kt─▒. Yaral─▒ysa da Sava┼č├ž─▒ sava┼čt─▒ durmadan; bu topraklar u─čruna kan─▒n─▒ d├Âkt├╝; madalyalar kazand─▒; Sovyetler Birli─či’nin kahraman─▒ oldu; korkmaz bir yi─čit, e┼čsiz bir sava┼č├ž─▒ dediler ona. Sonra d├╝┼čman yenildi ve bizim Sava┼č├ž─▒ k├Ây├╝ne d├Ând├╝. D├Ând├╝ amma… Karanl─▒k bir geceydi; insan nam─▒na kimseyi bulamad─▒ Sava┼č├ž─▒ K─▒z─▒lta┼č’ta. Evler talan edilmi┼čti; evlerin ├Ân├╝nde ba┼č─▒bo┼č hayvanlar b├Â─čr├╝┼č├╝yorlard─▒. Bulabildi─či insanlar da ya kur┼čunlan─▒p duvar diplerine b─▒rak─▒lm─▒┼člard─▒, ya da a─ča├žlar─▒n dallar─▒na as─▒lm─▒┼člard─▒.ÔÇŁ ÔÇťDinliyor musunuz?ÔÇŁ ÔÇťDinliyoruz!ÔÇŁ diye ba─čr─▒┼čt─▒lar ├žocuklar ve ├çora Sava┼č├ž─▒’n─▒n ve K─▒z─▒lta┼č’─▒n ├Âyk├╝s├╝n├╝ anlatmas─▒n─▒ s├╝rd├╝rd├╝. Ger├žekten dirilmi┼č miydi K─▒z─▒lta┼č? Dirilecek miydi? Bu ├Âyk├╝n├╝n yazar─▒ bunu bilmiyordu. Bilemezdi ki! Yaln─▒z bir ┼čeyden ku┼čkulanm─▒yordu: dirilirse bile, eski K─▒z─▒lta┼č olmayacakt─▒. Ba┼čka bir K─▒z─▒lta┼č olacakt─▒. Bu ├Âyk├╝y├╝ yazan yazar─▒n K─▒z─▒lta┼č’─▒ de─čil, ├çora’n─▒n ve ├çora’n─▒n ├Â─črencilerinin K─▒z─▒lta┼č’─▒ olacakt─▒.ÔÇŁ[16]

Cengiz Da─čc─▒, bu eserindeki ÔÇť─░htiyar Sava┼č├ž─▒ÔÇŁ gibi kendi k├Ây├╝ ÔÇťK─▒z─▒lta┼čÔÇÖtaÔÇŁ topra─ča verildi (2. Ekim. 2011). Mezar─▒, ┬áAy─▒ Da─č─▒n─▒n eteklerinde. ├ľld├╝─č├╝ g├╝n (22. Eyl├╝l. 2011), defin edilece─či topra─č─▒, k├Ây├╝n├╝ ├Âzledi mi? Muhakkak. Yoksa bug├╝nleri g├Ârd├╝ de mi b├Âyle yazd─▒. Bilinmez. Bildi─čimiz bir ┼čey varsa, 18. May─▒s. 1944 gecesi, top yek├╗n K─▒r─▒mÔÇÖdan s├╝rg├╝n edilen T├╝rklerdeki Vatan sevgisinin onda cisimle┼čmesi ve ger├že─če d├Ân├╝┼čmesidir. ─░kinci D├╝nya sava┼č─▒n─▒ takiben bat─▒ÔÇÖya iltica etmek zorunda kalan yazar─▒m─▒z, s├╝rg├╝n yerine gitmedi ama onlar─▒n ac─▒lar─▒n─▒, soluklar─▒n─▒ her nefes kendinde duyarak ya┼čad─▒. Ya┼čamasa, hissetmese bunlar─▒ yazamazd─▒. Londra da Yaz Sonu ba┼čl─▒kl─▒ yaz─▒s─▒nda 1946 y─▒l─▒nda ─░ngiltere’ye geldi─či g├╝nleri anlatan ┼ču c├╝mleler bu duygular─▒n─▒ anlat─▒r: Porselen kaz─▒ koltu─čum alt─▒na s─▒k─▒┼čt─▒rm─▒┼č durakta otob├╝s├╝ beklerken eski bir an─▒yla y├╝re─čim burkuldu: 1946ÔÇÖn─▒n Londras─▒. Vitrinler ─▒┼č─▒ks─▒z. Odalar so─čuk. Giysiler ├╝st├╝nde m├╝lteci kamplar─▒n─▒n kokusu silinmemi┼č hen├╝z. Ve Soho lokantalar─▒n─▒n birinde ben. Boyumu a┼čan bula┼č─▒k tabaklar─▒ aras─▒nda, aln─▒mdaki terleri silerken, boynum b├╝k├╝k, hayali bir d├╝nya kuruyordum y├╝re─čim ─░├žinde. Ba─čl─▒ bah├želi bir d├╝nya. K─▒rlar─▒nda kelebekler u├žan. ├çardakl─▒ evlerin sa├žaklar─▒nda ser├želerin c─▒v─▒lda┼čt─▒klar─▒ bir d├╝nya: ─░nsanlar─▒n─▒n benim dilimde konu┼čtuklar─▒ K─▒r─▒m’a benzer bir d├╝nya. Zordu. Ama kurmam gerekiyordu-ya┼čayabilmem i├žin belki[17]. Biz de, d├Ârd├╝nc├╝ b├Âl├╝m├╝ (yazan─▒ ┼čimdilik bilinmiyor) hari├ž ├╝├ž b├Âl├╝m├╝ Fatma Halilova taraf─▒ndan 1966 y─▒l─▒nda yaz─▒lan ÔÇťEy G├╝zel K─▒r─▒mÔÇŁ T├╝rk├╝s├╝n├╝n s├Âzleri ile ─░htiyar Sava┼č├ž─▒ÔÇŁn─▒n ÔÇťS├╝rg├╝nde Ye┼čeren Vatan─▒ K─▒r─▒mÔÇÖaÔÇŁ sel├ómlar g├Ânderelim:

ÔÇťAlu┼čtadan esken yel├žik (yeller) y├╝z├╝me urdu/ Balal─▒─č─▒m ke├žken evge (yerde) k├Âz ya┼č─▒m t├╝┼čti /Men bu yerde ya┼čalmad─▒m/Ya┼čl─▒─č─▒ma toyalmad─▒m/Vatan─▒ma asret oldum,/
Ey, g├╝zel K─▒r─▒m
Keze-keze toyalmadım/Çoq yerlerni koralmadım/Nasıl güzel vatanımsıñ/
Ey, g├╝zel K─▒r─▒m.
Ba─č├žalarn─▒├▒ meyvalar─▒ bal ile ┼čerbet/Suvlar─▒├▒n─▒ i├že-i├že toyalmad─▒m men,/Ye┼čil da─člar kuldi ma├▒a/Tatar kayt─▒p keldi sa├▒a/Qu├ža─č─▒├▒n─▒ a├ž sen ma├▒a/Men bu yerde ya┼čalmad─▒m
Ya┼čl─▒─č─▒ma toyalmad─▒m/Vatan─▒ma asret oldum,/
Ey, g├╝zel K─▒r─▒m
Y├╝rdim seni├▒ yollar─▒nda seve-seve men,/Vatan─▒mda ya┼čama─ča pek isterim men,/Al─▒p keldim selam sa├▒a/Sa├▒a asret milleti├▒den/Qu├ža─č─▒├▒n─▒ a├ž sen ma├▒a/Men bu yerde ya┼čalmad─▒m/Ya┼čl─▒─č─▒ma toyalmad─▒m/Vatan─▒ma asret oldum,/
Ey, g├╝zel K─▒r─▒m
Bala-├ža─ča Vatan─▒m dep,/K├Âzya┼č─▒n t├Âke/Kartlar─▒m─▒z elini cay─▒p,/Duvalar ete.
Men bu yerde ya┼čalmad─▒m/Ya┼čl─▒─č─▒ma toyalmad─▒m/Vatan─▒ma asret oldum,/
Ey, g├╝zel K─▒r─▒m[18]ÔÇŁ

  • Hilmi ├ľzden[19]

 

D─░PNOTLAR

[1] Cengiz Da─čc─▒,┬á ─░htiyar Sava┼č├ž─▒, ├ľt├╝ken Yay─▒nevi, ─░stanbul, 2005.

[2] Ayd─▒n E┼čref ┼×emi-zade, 1944-1945 K─▒r─▒m Facias─▒: ├çocuklar─▒n Kaderi (Bah├žesaray: K─▒r─▒m T├╝rkleri K├╝lt├╝r ve Yard─▒mla┼čma ─░stanbul ┼čubesi gazetesi.) 2009.55-56., s.26-28.

[3] Prof. Dr. Ruhi Yavuz, G├Â├ž ve Nevrozlar, (Medikal ve Psikososyal A├ž─▒dan G├Â├ž Olgusu), (Edit├Âr: Prof. Dr. ─░brahim Balc─▒o─člu), ─░stanbul, 2002, s.58.

[4] Geni┼č Bilgi i├žin Bkz. Necip Abd├╝lhamido─člu, T├╝rks├╝z K─▒r─▒m Y├╝zbinlerin s├╝rg├╝n├╝, Bo─čazi├ži yay─▒nlar─▒, 1974,─░stanbul.

[5] Cengiz Da─čc─▒, a. g. e., s. 7.

[6] Kru┼č├ževÔÇÖin An─▒lar─▒ (T├╝rk├žesi: Mehmet Harmanc─▒) Milliyet Yay─▒nlar─▒.birinci bask─▒.1971. II.cilt. s.288.

[7] Kru┼č├ževÔÇÖin An─▒lar─▒ (T├╝rk├žesi: Mehmet Harmanc─▒) a. g. e., s.288.

[8] Ru┼čen Kele┼č- Artun ├ťnsal, Kent ve Siyasal ┼×iddet, Cagito Dergisi, ┼×iddet Say─▒s─▒, Ocak, 2007,┬á s. 94.

[9] Taha Akyol, Politikada ┼×iddet, T├Âre Devlet Yay─▒nlar─▒,Ankara, 1980, s. 58,60.

[10] Ru┼čen Kele┼č- Artun ├ťnsal, a.g.m.,s.94.

[11] Rasim Bak─▒rc─▒o─člu, E─čitim ve Psikoloji S├Âzl├╝─č├╝, An─▒ Yay─▒nlar─▒, Ankara, 2016, s. 970.

[12] Rasim Bak─▒rc─▒o─člu, a.g.e.,s. 973.

[13] Prof. Dr. ─░brahim Balc─▒o─člu, Prof. Dr. Fevzi Samuk, G├Â├ž ve Ruh Sa─čl─▒─č─▒m─▒z, (Medikal ve Psikososyal A├ž─▒dan G├Â├ž Olgusu), (Edit├Âr: Prof. Dr. ─░brahim Balc─▒o─člu), ─░stanbul, 2002, s.40.

[14] Prof. Dr. ─░brahim Balc─▒o─člu, Prof. Dr. Fevzi Samuk, a.g.m.s.41.

[15] Prof. Dr. ─░brahim Balc─▒o─člu, Prof. Dr. Fevzi Samuk, a.g.m., s.43.

[16] Cengiz Da─čc─▒, a. g. e. s., 202.

[17] ─░brahim ┼×ahin, Cengiz Da─čc─▒ÔÇÖn─▒n Hayat─▒ ve Eserleri,T.C. K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒, Ankara, 1996,s. 534.

[18] M. Niyazi sezgin, Ey G├╝zel K─▒r─▒m, S├╝rg├╝nde Ye┼čeren Vatan, ─░stanbul.1998.

[19] Eski┼čehir Osmangazi ├ťniversitesi T├╝rk D├╝nyas─▒ Uygulama ve Ara┼čt─▒rma Merkezi (EST├ťDAM) M├╝d├╝r├╝

Prof. Dr. Hilmi ├ľZDEN

Hilmi ├ľzden, 1959 y─▒l─▒nda d├╝nyaya geldi. Konya ve Eski┼čehirÔÇÖde ─░lk ve Orta ├Â─črenime devam etti. Y├╝ksek ├ľ─črenimini Ankara ├ťniversitesi T─▒p Fak├╝ltesinde tamamlad─▒ktan sonra, iki y─▒l mecburi hizmet ve on alt─▒ ay askerlik g├Ârevlerini takiben Sa─čl─▒k Ocaklar─▒nda, K├Ây Hizmetleri 14. B├Âlge M├╝d├╝rl├╝─č├╝nde tabip olarak ├žal─▒┼čt─▒. 1995 y─▒l─▒nda Eski┼čehir Osmangazi ├ťniversitesi T─▒p Fak├╝ltesi Anatomi Anabilim Dal─▒nda Prof. Dr. G├╝rsel ORTU─× ve Prof. Dr. Nedim ├ťNAL dan─▒┼čmanl─▒klar─▒ndaÔÇťOmurgan─▒n Torakal B├Âl├╝m├╝ÔÇÖnde Medulla Spinalis ├çaplar─▒n─▒n Manyetik Rezonans Tekni─či ─░le ├ľl├ž├╝m├╝ ve De─čerlendirilmesiÔÇŁisimli tezi tamamlayarak Anatomi doktoru ├╝nvan─▒ ald─▒. 2005 y─▒l─▒nda ESOG├ť taraf─▒ndan Nottingham ├ťniversitesine g├Ânderildi ve Dr. Lopa LeachÔÇÖin yan─▒nda angiogenesis ├╝zerine ├žal─▒┼čt─▒. Yurt i├žinde s─▒├žan ve farelerde transplantasyon, embriyonik k├Âk h├╝cre ve mikrocerrahi ├╝zerine ├žal─▒┼čmalar yapan ekiplerde g├Ârev ald─▒. 2013 y─▒l─▒nda, Eski┼čehir T├╝rk D├╝nyas─▒ Ba┼čkenti Ajans─▒ Dan─▒┼čma Kurulunda ESOG├ť temsilcisi oldu. ┼×u anda EST├ťDAM (ESOG├ť T├╝rk D├╝nyas─▒ Uygulama ve Ara┼čt─▒rma Merkezi) m├╝d├╝r├╝ olarak da g├Ârev yapmaktad─▒r. Anatomi sahas─▒nda yurt i├ži ve yurt d─▒┼č─▒ ├žal─▒┼čmalar─▒ bulunan yazar ESOG├ť T─▒p Fak├╝ltesi Anatomi Anabilim dal─▒nda ├Â─čretim ├╝yesidir. Evli ve iki ├žocuk babas─▒d─▒r. E-Posta: [email protected]
Sosyal Medyada Payla┼č─▒n:
Etiketler:
hilmi ├Âzden
  • YEN─░
PrekazÔÇôBalkanlardan G├Â├ž Hik├óyesi

PrekazÔÇôBalkanlardan G├Â├ž Hik├óyesi

Haber Merkezi, 16 Eyl├╝l 2022
K├╝├ž├╝k Asya’da Sel├žuklular

K├╝├ž├╝k Asya’da Sel├žuklular

Ekrem Hayri PEKER, 16 Eyl├╝l 2022
Bursa’ya Kimler Geldi, Kimler Ge├žti

Bursa’ya Kimler Geldi, Kimler Ge├žti

Ekrem Hayri PEKER, 11 Eyl├╝l 2022
ÔÇť─░htiyar Sava┼č├ž─▒ÔÇŁ ve S├╝rg├╝n

ÔÇť─░htiyar Sava┼č├ž─▒ÔÇŁ ve S├╝rg├╝n

Prof. Dr. Hilmi ├ľZDEN, 6 Eyl├╝l 2022
Y├ór Bana Bir E─člence!

Y├ór Bana Bir E─člence!

Fikret ALKAN, 4 Eyl├╝l 2022
B├╝y├╝k TaarruzÔÇÖun 100. Y─▒l─▒

B├╝y├╝k TaarruzÔÇÖun 100. Y─▒l─▒

Nevin BALTA, 26 A─čustos 2022
D.Ahsen Batur’a Veda

D.Ahsen Batur’a Veda

Ekrem Hayri PEKER, 7 A─čustos 2022
Muradiye’de Cinayeti G├Ârd├╝m

Muradiye’de Cinayeti G├Ârd├╝m

Ekrem Hayri PEKER, 20 Temmuz 2022
T├╝rkler

T├╝rkler

Hasip ├ľZT├ťRK, 11 Temmuz 2022
─░stanbul: ├ť├ž ┼×ehrin Hikayesi

─░stanbul: ├ť├ž ┼×ehrin Hikayesi

Mesut YILMAZ, 28 Haziran 2022
Barak Ellerinin Talihsiz Ezo’su

Barak Ellerinin Talihsiz Ezo’su

Dr. Halil ATILGAN, 29 May─▒s 2022
3 Dilde Resimli Mimarl─▒k ve Restorasyon Terimleri S├Âzl├╝─č├╝

3 Dilde Resimli Mimarl─▒k ve Restorasyon Terimleri S├Âzl├╝─č├╝

A.G├╝l├žin K├ť├ç├ťKKAYA, 29 May─▒s 2022
Babaeski Semiz Ali Pa┼ča K├╝lliyesi

Babaeski Semiz Ali Pa┼ča K├╝lliyesi

A.G├╝l├žin K├ť├ç├ťKKAYA, 29 May─▒s 2022