Kayacıklı Abdi!

Kayacıklı Abdi!

Orhan Veli şiirde neyse, ben de tarihte aynısıyım.
Ne demek bu?
Şu demek efendim:
Nasıl ki, Orhan Veli sıradan kişileri ve durumları şiirinin başına yerleştirmişse ben de tarihçiliğimin başına sıradan adamları ve küçük olayları yerleştiririm.
“Büyük adam”larla ve olaylarla pek işim olmaz. Sultan Süleyman’dan ziyâde herhangi bir Süleyman Efendi daha çok ilgimi çeker.

Şahsi arşivimde bulunan yüz yıl önceki birkaç mektuptan hareketle, bu yazımda sıradan bir gençten, Kayacıklı Abdi’den bahsedeyim o zaman.

Bursa’nın çevresel coğrafyasını bilenler bilir:

Kayacık, Kestel’e bağlı, Uludağ’a nâzır şirin bir köyümüzdür.

İşte bu köy, Abdi’nin köyüdür. Her ne kadar ki, kader ona bu köyde bir mezar taşını dahi çok görse de,  1899 yılında burada doğmuştur ve kısacık hayatının neredeyse tamamını Kayacık’ta geçirmiştir Galip oğlu Abdi.

Abdi, doğumundan hayatının sonuna kadar nazlı, zayıf ve biraz da marazî bir kişidir.

Babası Galip, köyün zenginlerinden sayılır. İlk çocuğu Abdi’nin üzerine titremektedir.

Abdi’nin çocukluğu ailesinin sıkı gözetiminde, köyünde geçmiştir. Bütün özene rağmen Abdi, akranlarından daha zayıf, daha güçsüzdür.

Belki de taşıdığı birtakım genetik problemlerden ötürü gelişimi nispeten daha yavaştır Abdi’nin.

Günler günleri, yıllar yılları kovalar ve derken bizim Galip oğlu Abdi, gençlik evresine girer.

Osmanlı, I. Dünya Savaşı’na sürüklendiğinde Abdi, on beş yaşında bir delikanlıdır ve hâlen köyünden dışarı çıkmamıştır.

Bu savaşın hayatına mal olacağını, askere erken alınmasına sebep olacağını muhtemelen hayal dahi etmemiştir.

O dönemde yaşayanların “Harbi Umumi” dedikleri I. Dünya Savaşı, umulandan çok daha uzun sürdü ve çok daha yıkıcı oldu.

Yüzbinlerce gencecik insanımız Kafkasya, Çanakkale, Kanal  … ve sâir cephelerde hayatını kaybetti.

Kayacıklı Abdi, henüz tam anlamıyla askerlik çağına erişmediğinden savaşın başlarında silah altına hemen alınmadı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Osmanlı’nın son Mekke Şerifi Ali Haydar Paşa, Fahrettin Paşa ve Medine Müdafaası

Akranlarından daha zayıf bünyeli, nârin biri olması hasebiyle askere alınmayacağı da düşünülebilirdi.

Ancak 1917 yılı sonlarına doğru silah altına alınan 17 – 18 yaşlarındaki delikanlılar arasında Abdi de yer almaktaydı.

Abdi’nin yaşlıca babası Galip ve gözü yaşlı anası üzerine titredikleri biricik evladları, kınalı kuzuları Abdi’yi Çekirge’deki askerlik şubesine teslim ettiler.

1917’nin soğuk bir sonbahar gününde içinde Abdi’nin de bulunduğu Bursalı asker kafilesi İstanbul’a götürüldü.

İhtiyaç duyulan cephelere peyderpey gönderilmek üzere bekletiliyorlardı.

Her geçen gün savaşın gidişatı aleyhimize dönmekteydi.

Hayat, hem yaşlı Osmanlı için; hem de zayıf bünyeli Abdi için zor bir son demini yaşıyordu.

Abdi’nin yolunu gözleyen babası ve anasına gönderilen ilk mektupta Abdi’nin durumu şöyle belirtilmiştir:

Abdi 24 Kanunusani 1334 (24.01.1918) tarihinde Dersaadet Haydarpaşa’da Selimiye Kışlasında sevkıyat-ı askeri komisyonunun 3/778 numaralı künye defterinde kayd olunmuş ve berâ-yı muayene (muayene amacıyla) 27 Şubat 1334 tarihinde mezkûr (sözü edilen) komisyonun sıhhiye kalemine sevk edilmiş ve kendisi zaif ül bünye bulunmasına mebni (dolayı) üçüncü derecede askerliğe, yani gayr-i müsellah efrâd meyânına (silahsız fertler arasına) tefrik edilmiş (ayrılmış) ve mezkûr kaleme 7253 sıra numaralı muayene defterine kayd olunmuştur”.

Askerî komisyon Abdi’nin zayıf bünyeli olduğunu kabul etmiş ve kendisine silah verilmesini yasaklamıştı. Gerideki yedek hizmetlerde bekletilecekti Abdi.

Çocuklarının cepheye gönderilmeyeceğini, İstanbul’da bekletileceğini haber alan Abdi’nin ailesi biraz rahatlamış bir durumdayken, 4 Nisan 1918’de aldıkları bir mektupla adeta yıkıldı. Bu gelen yeni mektup, Abdi’nin vefat ettiğini haber veriyordu.

Hayatının baharında, daha yirmiyi bile bulmadan, solan cılız bir çiçek misali Abdi, bu hayata veda etmişti.

Vefat haberini aileye mektupla haber vermek gibi zor bir görev, Abdi’nin komutanına düşmüştü.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Kafkasya'dan Anadolu'ya: Zekeriya Efendi

Mektuptaki ifadelerinden komutanın Abdi’nin hem şehrisi olduğu ve aileyi tanıdığı anlaşılmaktadır.

Biz de bu trajik mektuptan bir alıntıyla yazımızı bitirelim:

“..Abdi hastalanarak Selimiye Kışlasının alt kapısında düşerek hemen hastane arabasıyla doğruca Kadıköy Fenerbahçe Hastanesine gönderildiği haberini aldım ve derhal hastaneye gittim. Kalem odasına girdim. Orada icra kılınan tahkikât ve tedkikâttan merkûm 26 Şubat 1334 tarihinde vefat ettiğini ve hastanenin 1168 numarasında mukayyed bulunduğu görülmüş ve oradan mezkûr Selimiye Kışlası üstündeki Çamlıca Umum Askeri Kabristanı mezarlığında birinci sırasında ve 384. Kısım mezarlığında defnedildiği görülmüştür. Ruhuna Fatiha okudum ve mezkûr mezarlıktaki defin memurunun defterini dahi tetkik ettim ve memurla beraber müteveffanın mezarına kadar gittim. Orada da bir Fatiha okudum. İşte malumat budur.

Kardeşim Galip Ağa,

Bi-çare familyanızı teselli ediniz. Siz de metin, sabırlı olunuz. Ne çare, emri böyle imiş. Emin olunuz ki, vaktim müsait olur ise sizi teselli etmek için size kadar gelmek istiyorum. Ne çare ki, vaktim müsait değil. Önümüzdeki Pazar günü, yani Nisan’ın yedinci Pazar günü, birkaç gün için Bursa’ya geleceğim. Daha ziyade tafsilat almak isterseniz bir iki akşam Bursa’da bana misafir olarak gelmenizi beklerim. Baki afiyette olunuz. Familyanızla beraber selam ederim ve beni soran arkadaşların cümlesine selam ederim. 4 Nisan 1334 (04.04.1918)”.

İşte, böyle değerli okurlar;

Yazık oldu bizim Abdi’ye…
Sadece ona mı? Elbette hayır. Abdi gibi binlerce Anadolu çocuğuna, onlarca cephede yazık oldu.
Çoğundan geriye bir mezar taşı dahi kalmadı.
Mevlâ, cümlesine rahmet eyleye.

Toplam Okuma: 1,300 , Bugün: 1 

Dr. Salih EROL

Dr. Salih EROL

Eğitimci ve Tarih araştırmacısı – yazar. Lisans öğrenimini Balıkesir Necatibey Eğitim Fakültesi Tarih Öğretmenliğinde tamamladı. Anadolu Üniversitesinde Tarih bölümünde yüksek lisans ve doktora yaptı. 1998’den beri Bursa’da öğretmenlik yapmaktadır. Birisi Türk Tarih Kurumu’ndan olmak üzere iki kitabı ve çok sayıda makalesi yayınlandı. E-Posta: [email protected]

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  1914… Osmanlı için savaş tamtamları çalarken!

Bunlar da ilginizi çekebilir

YAZAR HAKKINDA

Dr. Salih EROL Dr. Salih EROL Eğitimci ve Tarih araştırmacısı – yazar. Lisans öğrenimini Balıkesir Necatibey Eğitim Fakültesi Tarih Öğretmenliğinde tamamladı. Anadolu Üniversitesinde Tarih bölümünde yüksek lisans ve doktora yaptı. 1998’den beri Bursa’da öğretmenlik yapmaktadır. Birisi Türk Tarih Kurumu’ndan olmak üzere iki kitabı ve çok sayıda makalesi yayınlandı. E-Posta: [email protected]
Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Sponsorlu Bağlantılar
  • YENİ
Bundle ağındaki takipçi sayımız 35 bine ulaştı

Bundle ağındaki takipçi sayımız 35 bine ulaştı

5 Temmuz 2020, Bundle ağındaki takipçi sayımız 35 bine ulaştı için yorumlar kapalı
Bilinmezlik ve Merak: Sümerlerde Çerkes ve Aphaz Klan Adları

Bilinmezlik ve Merak: Sümerlerde Çerkes ve Aphaz Klan Adları

5 Temmuz 2020, Bilinmezlik ve Merak: Sümerlerde Çerkes ve Aphaz Klan Adları için yorumlar kapalı
Man Adası ve Kafkasya

Man Adası ve Kafkasya

5 Temmuz 2020, Man Adası ve Kafkasya için yorumlar kapalı
İstanbul Boğazı’nı Atlarıyla Geçen Peçenekler

İstanbul Boğazı’nı Atlarıyla Geçen Peçenekler

5 Temmuz 2020, İstanbul Boğazı’nı Atlarıyla Geçen Peçenekler için yorumlar kapalı
Hayatı filme çekilen Pilot Vecihi Hürkuş’un Bursa günleri

Hayatı filme çekilen Pilot Vecihi Hürkuş’un Bursa günleri

5 Temmuz 2020, Hayatı filme çekilen Pilot Vecihi Hürkuş’un Bursa günleri için yorumlar kapalı
Bursa’ya uçak düştü

Bursa’ya uçak düştü

5 Temmuz 2020, Bursa’ya uçak düştü için yorumlar kapalı
Domaniç tarihinin en büyük felaketi

Domaniç tarihinin en büyük felaketi

27 Haziran 2020, Domaniç tarihinin en büyük felaketi için yorumlar kapalı
İstanbul’un Fethinde Burçlara Sancak Dikme Probleminin Çözümü

İstanbul’un Fethinde Burçlara Sancak Dikme Probleminin Çözümü

26 Haziran 2020, İstanbul’un Fethinde Burçlara Sancak Dikme Probleminin Çözümü için yorumlar kapalı
İdama Mahkûm edilen Gedikler Köyü’nden Deli Mehmet

İdama Mahkûm edilen Gedikler Köyü’nden Deli Mehmet

26 Haziran 2020, İdama Mahkûm edilen Gedikler Köyü’nden Deli Mehmet için yorumlar kapalı
Yenişehir’de Görsel ve İşitsel Basın Faaliyetleri

Yenişehir’de Görsel ve İşitsel Basın Faaliyetleri

26 Haziran 2020, Yenişehir’de Görsel ve İşitsel Basın Faaliyetleri için yorumlar kapalı
Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi İle Orhaneli Müftüsü Yusuf Ziya Efendi Arasındaki Yazışma

Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi İle Orhaneli Müftüsü Yusuf Ziya Efendi Arasındaki Yazışma

26 Haziran 2020, Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi İle Orhaneli Müftüsü Yusuf Ziya Efendi Arasındaki Yazışma için yorumlar kapalı
Fâtih’in Alemdârı, Şehidler Serdârı ‘Ulubatlı Baba Hasan’

Fâtih’in Alemdârı, Şehidler Serdârı ‘Ulubatlı Baba Hasan’

21 Haziran 2020, Fâtih’in Alemdârı, Şehidler Serdârı ‘Ulubatlı Baba Hasan’ için yorumlar kapalı
Yenişehir’de Darbedilen Sikke ve Yenişehir Darphanesi

Yenişehir’de Darbedilen Sikke ve Yenişehir Darphanesi

21 Haziran 2020, Yenişehir’de Darbedilen Sikke ve Yenişehir Darphanesi için yorumlar kapalı
Özetlenmiş Tarihi İle Birlikte Yerel Basın

Özetlenmiş Tarihi İle Birlikte Yerel Basın

21 Haziran 2020, Özetlenmiş Tarihi İle Birlikte Yerel Basın için yorumlar kapalı
Türkiye’de de Yanardağ Patladı

Türkiye’de de Yanardağ Patladı

21 Haziran 2020, Türkiye’de de Yanardağ Patladı için yorumlar kapalı
Sinemanın Doğuşu

Sinemanın Doğuşu

21 Haziran 2020, Sinemanın Doğuşu için yorumlar kapalı
Yeni Târihî Bulgular Işığında: Bursa Ne Zaman Fethedildi?

Yeni Târihî Bulgular Işığında: Bursa Ne Zaman Fethedildi?

14 Haziran 2020, Yeni Târihî Bulgular Işığında: Bursa Ne Zaman Fethedildi? için yorumlar kapalı
Tuna Deltası’nda Bizden İzler -2

Tuna Deltası’nda Bizden İzler -2

31 Mayıs 2020, Tuna Deltası’nda Bizden İzler -2 için yorumlar kapalı
Mustafa Kemal’i Samsun’a Gönderen Nazır: Şakir Paşa

Mustafa Kemal’i Samsun’a Gönderen Nazır: Şakir Paşa

20 Mayıs 2020, Mustafa Kemal’i Samsun’a Gönderen Nazır: Şakir Paşa için yorumlar kapalı
‘İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım’

‘İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım’

19 Mayıs 2020, ‘İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım’ için yorumlar kapalı