Dr. Salih EROL
Dr. Salih  EROL
Osmanlı’da, hem de borç parayla dua satın alınırdı
  • 14 Nisan 2018 Cumartesi
  • +
  • -

Osmanlı, tarihte eşi benzeri gelmemiş bir devletti. Hâni, eski tabirle belirtecek olursak, nev’-i şahsına münhasırdı devlet-i âliyye! Bunu sadece olumlu ya da sadece olumsuz anlamda söylemiyorum.

Töre, şeriat, alınan yerlerin idari ve toplumsal özellikleri gibi bütün unsurları kullanarak değişik bir karışım ortaya çıkarmıştı Osmanlı devleti.

İslâmı algılayış ve yaşayış biçiminde de kendine özgü özelliklere sahipti.

Meselâ, İslâmda “ücreti mukâbilinde dua” diye bir şey asla söz konusu olmazken, -aşağıda somut örneklerini vereceğimiz gibi- pekâlâ Osmanlı devletinde maaşlı duâcılar bile bulunabiliyordu.

Üst düzey devlet adamları ve hatta padişah bile açıkça dua etmeleri için şeyh efendilere para veriyorlardı.

Oysa ki, dua kişinin samimi bir şekilde, kimseden ücret falan beklemeden, Yaradan’a yakarışıdır.

Şimdi, isterseniz, somut birkaç belge özelinde konumuzu somutlaştıralım.

Tarihçilerin üstâdı Halil İnalcık hocamız “Devlet-i âliye” adlı eserinin 3. Cildinde diyor ki:

“…IV. Mehmed döneminde devlet hazinesinde maaşı olan ve sayıları bini geçen duacı sınıfı vardı. Bunlar, sadece dua ediyor diye hazineden yüklü para alırlardı. Dönemin defterdarı, devletin bütçesini rahatlatmak için bunların maaşlarını kesmeye kalkışınca görevinden azledilmişti”.

1650’li yılların başından Osmanlıdan bir örnek: Devletten maaş alan duacı takımı!

Bizim bu yazımızda kullanacağımız asıl belgeler ise henüz yayımlanmamış arşiv belgelerinden.

Önce Osmanlı Devletinin Bursalı zenginlerden nasıl borç para aldığını; sonra da aldığı borcun bir bölümünü Bursalı şeyh efendilere nasıl yedirdiğini ve onlardan “hayır dua” aldığını anlatalım.

Olay şöyle gelişiyor:

1780’li yılların sonlarına doğru Osmanlı Devleti, hem Rusya ile ve hem de Avusturya ile savaşmak zorunda kalıyor. Tarih kitaplarından pek bilindik bir konu olan bu savaşın ayrıntısına girmeden şunu belirtelim ki; savaş esnasında hazine boşalıyor. Acilen para lâzım.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Osmanlı Devletinde Sinema

İşte, böyle sıkışık bir anda devletin aklına Bursalı zenginlerden borç para istemek geliyor. Daha önceleri devlet her sıkıştığında olağanüstü vergilere başvurmaktaydı ama böyle “borç” adı altında taşradan para istemek yoluna pek gitmemişti.

Bir örneğini ekte vereceğimiz arşiv belgesinde özetle deniyor ki;

Bursa ahalisinden servet sahibi olanlardan “cihâd masraflarına yardım şeklinde” borç para istenmelidir.

Borcun öngörülen ödeme tarihi de tam Osmanlı işidir: “Allah nasip ederse, ileride ödenmek üzere”!

Bir de devlet burada acayip bir üçkağıda kaçıyor, o da şöyle:

“İhtiyacımız beş yüz kese akçe kadardır ama şimdi o kadar istesek Bursalılar indirim için rica ederler. En iyisi 900 kese isteyelim, indirim isterlerse 500’e indiririz”.

Bakar mısınız, devletin kurnazlığına!

Zavallı Bursam!!

Dönemin padişahı I. Abdülhamid (1774-1789) böyle bir borç istemenin câiz olup olmadığının şeyhülislamdan sorulmasını istemekle biraz merhametli davranmış doğrusu.

Şeyhülislam hemen, şak diye, vermiş onayı: “Böyle sıkışık zamanda borç istemekte bir sakınca yoktur” diyerek.

Bursa’dan borç almayı kafasına koyan devlet, Bursa’nın mevcut ekonomik durumunu şehrin ileri gelenlerinden birinden özel olarak sormuş. Devletle Bursalı zenginleri buluşturacak olan bu kişi Cizyedarzâde Hüseyin Efendi’nin oğlu Bahaeddin Efendi’dir.

Elimizde Bahaeddin’in İstanbul’a gönderdiği rapor mevcuttur. Diyor ki bu zat:

“Bursa’da sanıldığı kadar öyle devlete borç verecek kadar zengin çok kişi yoktur. Hacı Hasan Efendi’yi saymazsak tabi. Bursa’nın en zenginlerinden olan bu zât 100 kese vermeyi taahhüt etmiştir. Diğerlerinden hiç biri onun yarısı kadar bile taahhüde yanaşmıyor”.

Sonuçta Bahaeddin Efendi, kimin ne kadar vereceğine dair bir liste sunuyor ve devlet böylece Bursa’dan borcu alıyor. Bu alacak – verecek olayı için görevlendirilen kişi ise aslen İznikli bir devlet adamı Kapıcıbaşı Ali Bey’dir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Bursa Valisi Albay İsmail Hakkı Bey’in Bir Teftişi ve Hazırladığı Rapor (18 ağustos 1917)

Şimdi devletin borç alma bahsini kapatıp, gelelim hikayemizin ikinci kısmına!

İkinci ve son bölümümüzde devletin, Bursa’dan aldığı borç parayla Bursalı şeyhlerin duasını nasıl satın almaya kalkıştığını belgesiyle açıklayalım.

Bilindiği üzere, Bursa’da tarikatlar ve dergâhlar (tekke ve zaviyeler) boldur. Bunların başında şeyh efendiler bulunmaktadır. Bu efendiler, kendi dergâhlarında hanedanlıklar kurmuş olup, şeyhliği babadan oğula geçen bir saltanata çevirmişlerdir. Devlete vergi vermek, sefere katılmak şöyle dursun; dualarını bile ücreti mukabilinde yapmaktadırlar.

Bu enteresan dua – para alış–verişinde de karşımıza yine Bahaeddin Efendi çıkıyor. Kendisi de müderris, yani bir din adamı sayılır. Şeyhlere dağıtılacak olan para ona veriliyor; o da bölüştürüyor.

Müslüman askerlerin (Osmanlı ordusunun) zafer kazanmaları ve düşmanlarının kahrolması için dua edilmesi isteniyor. Bu amaç doğrultusunda padişahın izniyle Bursa’da tekkelere para gönderiliyor. O dönem için büyük bir meblağ sayılabilecek olan toplam 601 kuruş tekkelere gitmiş oluyor.

Belgede Bahaddin Efendi’nin bu mühim vazifeyi yerine getirdiği belirtilmiştir.

Durum padişaha arz edilmiştir. Durumu haber alan padişah belgenin üzerine kısa bir not düşmüştür. Bu notta:

“Kaymakam Paşa!  Tekkelere tenbih edesin! Tevhid etsinler” diyerek, tekkelerin aynı şekilde dua etmesini istemiştir.

Sonuç:

Parayla edilen duanın hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur.
Savaş, disiplinle, teknikle kazanılır.
Bunların yerine çareyi duada arayan Osmanlı elbette yenilecekti ve yenildi.

Bir tarihçi olarak ibretle ve itiraf edeyim keyifle çalıştığım Osmanlı, dediğim gibi eşi, benzeri olmayan bir devletti.

Bir başka yazıda buluşmak dileğiyle,

Dualarınızı esirgemeyin ama ücret istemeye de kalkışmayın.

Bakınız biz yazdığımız çoğu makaleden ve hatta kitaptan bile, hakkımız olan ücreti istemiyoruz.

Sağ olsunlar, kimse de düşünüp vermiyor emeğimizin karşılığını.

Canımız sağ olsun.

Toplam Okuma: 2,902 , Bugün: 1 

Dr. Salih EROL

Dr. Salih EROL

Eğitimci ve Tarih araştırmacısı – yazar. Lisans öğrenimini Balıkesir Necatibey Eğitim Fakültesi Tarih Öğretmenliğinde tamamladı. Anadolu Üniversitesinde Tarih bölümünde yüksek lisans ve doktora yaptı. 1998’den beri Bursa’da öğretmenlik yapmaktadır. Birisi Türk Tarih Kurumu’ndan olmak üzere iki kitabı ve çok sayıda makalesi yayınlandı. E-Posta: [email protected]

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Millet Yolu’nda Çerkes Edhem Bey ve Çerkeslere Bir Hitabesi (Nisan-1920)

Bunlar da ilginizi çekebilir

Sosyal Medyada Paylaşın:
Sponsorlu Bağlantılar
  • YENİ
Bundle ağındaki takipçi sayımız 35 bine ulaştı

Bundle ağındaki takipçi sayımız 35 bine ulaştı

5 Temmuz 2020, Bundle ağındaki takipçi sayımız 35 bine ulaştı için yorumlar kapalı
Bilinmezlik ve Merak: Sümerlerde Çerkes ve Aphaz Klan Adları

Bilinmezlik ve Merak: Sümerlerde Çerkes ve Aphaz Klan Adları

5 Temmuz 2020, Bilinmezlik ve Merak: Sümerlerde Çerkes ve Aphaz Klan Adları için yorumlar kapalı
Man Adası ve Kafkasya

Man Adası ve Kafkasya

5 Temmuz 2020, Man Adası ve Kafkasya için yorumlar kapalı
İstanbul Boğazı’nı Atlarıyla Geçen Peçenekler

İstanbul Boğazı’nı Atlarıyla Geçen Peçenekler

5 Temmuz 2020, İstanbul Boğazı’nı Atlarıyla Geçen Peçenekler için yorumlar kapalı
Hayatı filme çekilen Pilot Vecihi Hürkuş’un Bursa günleri

Hayatı filme çekilen Pilot Vecihi Hürkuş’un Bursa günleri

5 Temmuz 2020, Hayatı filme çekilen Pilot Vecihi Hürkuş’un Bursa günleri için yorumlar kapalı
Bursa’ya uçak düştü

Bursa’ya uçak düştü

5 Temmuz 2020, Bursa’ya uçak düştü için yorumlar kapalı
Domaniç tarihinin en büyük felaketi

Domaniç tarihinin en büyük felaketi

27 Haziran 2020, Domaniç tarihinin en büyük felaketi için yorumlar kapalı
İstanbul’un Fethinde Burçlara Sancak Dikme Probleminin Çözümü

İstanbul’un Fethinde Burçlara Sancak Dikme Probleminin Çözümü

26 Haziran 2020, İstanbul’un Fethinde Burçlara Sancak Dikme Probleminin Çözümü için yorumlar kapalı
İdama Mahkûm edilen Gedikler Köyü’nden Deli Mehmet

İdama Mahkûm edilen Gedikler Köyü’nden Deli Mehmet

26 Haziran 2020, İdama Mahkûm edilen Gedikler Köyü’nden Deli Mehmet için yorumlar kapalı
Yenişehir’de Görsel ve İşitsel Basın Faaliyetleri

Yenişehir’de Görsel ve İşitsel Basın Faaliyetleri

26 Haziran 2020, Yenişehir’de Görsel ve İşitsel Basın Faaliyetleri için yorumlar kapalı
Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi İle Orhaneli Müftüsü Yusuf Ziya Efendi Arasındaki Yazışma

Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi İle Orhaneli Müftüsü Yusuf Ziya Efendi Arasındaki Yazışma

26 Haziran 2020, Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi İle Orhaneli Müftüsü Yusuf Ziya Efendi Arasındaki Yazışma için yorumlar kapalı
Fâtih’in Alemdârı, Şehidler Serdârı ‘Ulubatlı Baba Hasan’

Fâtih’in Alemdârı, Şehidler Serdârı ‘Ulubatlı Baba Hasan’

21 Haziran 2020, Fâtih’in Alemdârı, Şehidler Serdârı ‘Ulubatlı Baba Hasan’ için yorumlar kapalı
Yenişehir’de Darbedilen Sikke ve Yenişehir Darphanesi

Yenişehir’de Darbedilen Sikke ve Yenişehir Darphanesi

21 Haziran 2020, Yenişehir’de Darbedilen Sikke ve Yenişehir Darphanesi için yorumlar kapalı
Özetlenmiş Tarihi İle Birlikte Yerel Basın

Özetlenmiş Tarihi İle Birlikte Yerel Basın

21 Haziran 2020, Özetlenmiş Tarihi İle Birlikte Yerel Basın için yorumlar kapalı
Türkiye’de de Yanardağ Patladı

Türkiye’de de Yanardağ Patladı

21 Haziran 2020, Türkiye’de de Yanardağ Patladı için yorumlar kapalı
Sinemanın Doğuşu

Sinemanın Doğuşu

21 Haziran 2020, Sinemanın Doğuşu için yorumlar kapalı
Yeni Târihî Bulgular Işığında: Bursa Ne Zaman Fethedildi?

Yeni Târihî Bulgular Işığında: Bursa Ne Zaman Fethedildi?

14 Haziran 2020, Yeni Târihî Bulgular Işığında: Bursa Ne Zaman Fethedildi? için yorumlar kapalı
Tuna Deltası’nda Bizden İzler -2

Tuna Deltası’nda Bizden İzler -2

31 Mayıs 2020, Tuna Deltası’nda Bizden İzler -2 için yorumlar kapalı
Mustafa Kemal’i Samsun’a Gönderen Nazır: Şakir Paşa

Mustafa Kemal’i Samsun’a Gönderen Nazır: Şakir Paşa

20 Mayıs 2020, Mustafa Kemal’i Samsun’a Gönderen Nazır: Şakir Paşa için yorumlar kapalı
‘İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım’

‘İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım’

19 Mayıs 2020, ‘İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım’ için yorumlar kapalı
Sponsorlu Bağlantılar