Pek tanınmış bir hemşehrimiz: ‘Altın Ağızlı’ Dion (I)

Sponsorlu Bağlantı

İspanya’dan Irak’a kadar, Akdeniz’in doğusu ile batısını tek bir merkezden yöneten, tarihteki çok büyük birkaç devletten biri olan Roma İmparatorluğu, MS 3. yüzyıla değin tek adam yönetimi ile, imparator tarafından yönetiliyordu. Bir hemşehrimiz, dünyanın bir numaralı adamı diyebileceğimiz Roma imparatorunun çok yakın çevresinde bulunabilmiş, ona olan minnet ve bağlılığını göstermek için de onun aile adını kendisi de kullanmaya başlamıştır. Bu hemşehrimiz okumuş yazmış, kültürlü biriydi, felsefe eserleri yazmıştı. Kısacası eserlerini çok geniş coğrafyalardaki kişilere okutmuş ve adını çok sayıda insana duyurmuştur Dion.

Bizim Dion’a olan ilgimiz onun felsefe eserleri ya da üst üzey Romalılarla yaşadıkları bağlamında değil, kentimizin o dönemki durumu ve antik Bursa sakinleri hakkında verdiği bilgiler bağlamında olacaktır. Dion’un anılan alanlarda bilgi veren söylevlerini dilimize kazandırma çabasına girişmeden önce, bu yazıda önce Dion’un hayatı ve dönemindeki Bursa hakkında bir giriş yapmayı umuyoruz.

Dion Khrysostomos MS 40-112 arasında yaşadı. Ailesi de antik Bursalıydı ve zengindi. Yazıları, kendinden sonra gelenlerin ilgisini çekmiş, bu yüzden düşünceleri ve hayat hikayesi araştırılmıştır. Dion hakkındaki bilgilerimiz ağırlıklı olarak iki antik kaynaktan gelir. Bunlardan ilki Dion’dan 130 yıl sonra doğmuş filozof Philostratus(1)’un Sofistlerin Hayatı (Bioi Sophiston), ikincisi ise Dion’dan üç asır sonra yaşamış Synesius(2)’un Dio adlı söylevleridir.

Dion Bursa’nın soylu ve varlıklı bir ailesinin çocuğu olarak hayata şanslı başlayanlardandı. Annesinin babasının zengin olduğunu ve kamu yararına pek çok bina yaptırdığını biliyoruz. Dion’un babası Pasikrates’ün ölümünden sonra Dion ve kardeşlerine büyük araziler kaldı. Ancak babasının giriştiği geniş çaplı hayır işlerinden dolayı Dion babasından kalan borçları da devraldı ve bunları geri ödemesi birkaç yılını aldı.

Burada iki adım geri çekilerek resme geniş açıdan bakalım. MÖ 1. yüzyılda Julius Caesar ve Pompeius  Magnus tarafından Anadolu’da kentleşme teşvik edilmeye başlanmış, bu politika sonraki yüzyılda da Romalı yöneticiler tarafından devam ettirilmişti(3). Bu durum eski kentlerin ticari rotaları eskisi gibi kontrol edememeleri ve dolayısıyla fakirleşmeleri ile sonuçlandı. Bithynia’da yaşayan soylular da bu süreçten etkilenmişlerdir. Gelirleri azalan ancak eskisi gibi hayır işleri yapmaları, saygınlıklarını gözle görünür kılan yapılar inşa ettirmeleri beklenen soylular bir süre sonra yasal olmayan yollara saptılar. Tabi ki yoldan çıkmaya hazır Romalı yöneticileri bulmak için çok uğraşmadılar. Yaklaşık MS 100’de Bithynia valisi olan Julius Bassus, açıkça yasaklanmış olmasına karşın soylulardan hediye aldığı için yargılanmıştır. Sadece birkaç yıl sonra yine eyalet valisi Varenus Rufus haraç alma sebebiyle yargılanır(4). Yaklaşık on yıl sonra deneyimli kamu görevlisi Plinius(genç) aynı eyalete mali hesaplardaki açıkları kontrol etmesi için vali atanır ve normalden daha uzun bir süre kalır. Böylece zengin ancak borçlu bir aile mensubu olarak Dion portresi biraz daha netleşir.

Varlıklı ailenin çocuğu olan Dion hatip olmak ve belki de ileride siyasi görev alabilmek niyetiyle hitabet dersleri aldı. Böyle olması dönemin doğal bir olgusuydu. Aldığı eğitimin hakkını verdi ve iyi bir hatip oldu. Önceleri sofist(5) idi, filozofları hakir görürdü(6). Ancak stoacı Musonius Rufus’tan eğitim aldıktan sonra felsefe çalışmalarına ağırlık verdi. Öyle etkili konuşurdu ki, hayatının ileriki dönemlerinde bu yüzden ona  ‘altın ağızlı’ lakabı verildi. Hitabet konuşmaları birkaç çeşitte olurdu: Bir sanığın mahkemedeki savunması için hazırlanan konuşamalar, siyasi amaçlar için yapılan konuşmalar ve içinde olunan durumun gerektirdiği özellikte doğaçlama konuşmalar. Bu son türe cenaze ya da düğün konuşmaları, biri hakkındaki övgü konuşmaları ya da çeşitli hafif konularda yapılan konuşmalar girerdi. Örneğin Dion’un Saça Övgü, Sivrisineğe Övgü, Papağana Methiye başlıklarını taşıyan söylevleri vardır.

Maddi durumunuz iyiyse ve iyi bir eğitim almak istiyorsanız yapacağınız iş en iyi hocaların bulunduğu yere gitmektir. Dion da öyle yaptı. Bergama, Atina ve Roma’da bulundu. Özellikle Roma’da Vespasianus (hd** 69-79) ve Titus (hd 79-81) dönemlerinde tanınan bir kişiydi. Domitianus’un 81’de imparator olmasından sonra sürgün cezası aldı, Roma’ya ve kendi yurdu olan Bithynia’ya dönüşü yasaklandı. Bu cezayı alma sebebinin yeni imparatoru fazla açık sözlü olarak eleştirmesi ya da imparatorun eşi Domitia Longina ile fazla yakın olması olduğu düşünülüyor. Dion böylece yollara düşer.

Muhtemelen 82 yılında Roma’dan ayrılır. Yıpranmış giysilerle, cebinde pek fazla parası olmadan oradan oraya dolaşıp söylevler verir, kendini kinik(7) görüşleri olan bir filozof olarak tanıtır. Bu avare dolaşmaları sırasında Karadeniz’in kuzeyinde bugünkü Odessa yakınlarındaki Borysthenes(8) kentine, bugünkü Belgrad’ın doğusundaki Viminacium kentine gittiğini biliyoruz. Bu ikincisinde bölgenin yerel halkı Getler arasında yaşadı ve sonradan onlar hakkında bir tarih kitabı yazdı. Dion’un bu kitabı, o sıralarda Getlerin komşusu Dacialılara karşı savaşan imparator Domitianus’un gözüne girmek ve sürgün cezasınının kaldırılması olasılığını gerçekleştirmek için yazmış olması muhtemeldir. Synesius, Dion’un sofist olmaktan filozof olmaya geçişini bu sürgün yıllarına bağlar.

96 yılında imparator Domitianus suikasta uğrayınca Dion için yeni bir dönem başlar. Dion’un bu haberi almasına ilişkin doğruluğu şüpheli bir hikaye anlatılır. Güya Dion bir Roma askeri kampında iken imparatorun öldüğünü duyunca hemen yüksek bir yere çıkıp askerlere maktul imparatoru suçlayan bir konuşma yapar. Askerler kendi anlayabildikleri dil olan Latinceyi konuşan bu adamı isteklice dinleyip yeni imparator Nerva’ya sadık kalmaya karar verirler. Hikaye doğru mudur bilinmez ama kesin olan şudur ki Dion’un sürgün cezası yeni imparator tarafından kaldırılır. Dion bu lütfa şükranını belirtmek için imparatorun aile adı olan Cocceianus’u kendisi de benimseyip kullanmaya başlar.

Dion’un memleketi olan Bursa’ya döndükten sonraki hayat hikayesini bir sonraki yazıda ele almayı umuyoruz.

——————-

* Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktora öğrencisi (Tarih)

** hd: hükümdarlık dönemi

(1) Lemnoslu yazar ve hatip. MS 170-244 arasında yaşamıştır.

(2)Libya’nın kuzeyindeki Kyrene kentinin vatandaşı olan Yeni-Platoncu filozof. Yaklaşık olarak MS 370-413 arasında yaşamıştır.

(3) Anadolu’da Pompeiopolis, Juliopolis, Germanicopolis ( Tiberius’un yeğeni), Claudiopolis gibi Roma döneminde kurulan kentlerin isimleri bu politikanın sonucudur.

(4) P.A. Brunt Roman Imperial Themes adlı eserinde Bithynia’da bu şekilde 7 yolsuzluk olayı olduğunu söyler, s.90

(5) Kentten kente dolaşarak para karşılığında usta oldukları alanlarda ders veren kişi. Ders verdikleri konuların başında iyi konuşma(hitabet) ve ikna etme sanatı gelirdi.

(6) Dion kendini sofist olarak gördüğü dönemlerde Musonius Rufus’u eleştirdiği Musonius’a adlı bir konuşma ile Filozoflara Karşı adlı iki konuşma hazırlamıştır.

(7) Kinizm/Kinik: Erdemli bir hayata ulaşmak için dünyevi nimetleri görmezden gelmeyi, kendi kendine yetebilmeyi ve bilimsel bilginin değerini küçük görmeyi savunan felsefi akım, bu akımı benimseyen kişi.

(8) Dion’un 36. Söylevi bu kentin yönetimi hakkındadır.

——————-

İleri okuma önerileri:

-Arnim, H. von, Leben und Werke des Dio von Prusa, Berlin, 1898

-C.P. Jones, The Roman World of Dio Chrysostom, 1978

-Tonnes Bekker- Nielsen, Urban life and local politics in Roman Bithynia, the small world of  Dion Chrysostomos, The Danish NationalResearch Foundation’s Centre for Black Sea Studies, Aarhus University Press, 2008

1784’te Johann Jakob Reiske tarafından basılan Dion’un söylevleri- ilk sayfası

659 Toplam, 6 okuma bugün

Alper CAN: 1971 yılında Erzurum’da doğdu. 42 yıldır Bursa’da yaşıyor. 1996’da Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldu, serbest diş hekimi olarak çalışıyor. 2009’da Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Arkeoloji Bölümü yüksek lisans programından mezun oldu. Aynı yıl Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih bölümünde başladığı doktora eğitimini yarıda bıraktı. 2003’te Nilüfer Kent Konseyi gönüllüsü oldu. Bu kurumda tarih, felsefe, edebiyat alanındaki çalışmaları grupla birlikte sürdürüyor. Bursa’nın kültür sanat alanlarını kapsayan internet sitesinin (www.bursadakultur.org) 12 senedir yayıncısı. “Antik Çağ Sözlüğü” ve “Kadim Bursa” adında iki kitap yayınladı. e-posta: alperca@hotmail.com