Prof. Dr. Hilmi ├ľZDEN
Prof. Dr. Hilmi  ├ľZDEN
T├╝rk K├╝lt├╝r Tarihinde ve Hastanelerimizde Zambak Motifi
  • 01 Kas─▒m 2021 Pazartesi
  • +
  • -
  • Prof. Dr. Hilmi ├ľZDEN /

Toplam: 1,807 , Bug├╝n: 2 Okuma

T├╝rk K├╝lt├╝r Tarihinde ve Hastanelerimizde Zambak Motifi[1]

Hilmi ├ľzden*, Prof. Dr. ├ľm├╝r ┼×ayl─▒gil*
*Eski┼čehir Osmangazi ├ťniversitesi T─▒p Fak├╝ltesi

Giri┼č

T├╝rk co─črafyas─▒nda Hindistan ve T├╝rkistan topraklar─▒ndan bir yolculu─ča ├ž─▒k─▒ld─▒─č─▒nda ÔÇťzambakÔÇŁ motiflerini takip ederek BosnaÔÇÖya kadar yolumuzu bulabiliriz. T├╝rk motif ve damgalar─▒n─▒n bir├žo─ču gibi ÔÇťzambakÔÇŁ da T├╝rk k├╝lt├╝r sahas─▒nda y├Ân buldurucu ÔÇťpusula armaÔÇŁ ve motiflerdendir. Uzak do─čudan, Kafkasya, Orta do─ču, Anadolu ve Balkanlara kadar k├Âk├╝ ├žok eskilere uzanan bu ├ži├žek motifini g├Ârebiliriz. Zambak (Zanbak), bu co─črafyada lotus / nil├╝fer (su zambaklar─▒) olarak da an─▒lm─▒┼čt─▒r. Hatta zambakgillerden olan l├ólenin ise Osmanl─▒ d├Âneminde bir devre ad─▒ dahi verilmi┼čtir. Kozmogonik h├╝viyeti olan bu ├ži├žekler sadece bah├želerde kalmam─▒┼č, ulv├«, gizemli anlamlarda kazanm─▒┼čt─▒r. G├Âk Tanr─▒ dininden ─░sl├óm dinine kadar muhtelif dinleri tan─▒yan T├╝rkler kulland─▒klar─▒ ├že┼čitli motiflere ve zamba─ča ├Âl├╝m, ahret, ebedilik, ┼čifa, iyilik, g├╝zellik anlamlar─▒ ile zenginlik katmaya ├žal─▒┼čm─▒┼člard─▒r.

S├Âzl├╝klerde Zambak

Zambak (Arap├ža) zanbaq so─čanl─▒ bir bitki, lilium[2]. ÔÇťCevad R├╝┼čt├╝ÔÇŁ ├ži├žekler ├╝zerine haz─▒rlad─▒─č─▒ ├žal─▒┼čmada ┼ču zengin bilgileri aktar─▒r ÔÇť─░stanbul leh├žesiyle bu ├ži├že─čin ismi”zanbak” diye telaffuz ederiz. Leh├žet├╝’l- Lug├ó’ya g├Âre zanbak Arab├«-i galatt─▒r. Sahihi z├ó-i muceme-sinin feth├ós─▒yle “zanbak”t─▒r. ÔÇťRazak─▒ÔÇŁ dahi ÔÇťzanbakÔÇŁ manas─▒nad─▒r. Faris├«si ÔÇťserenÔÇŁdir. Burh├ón-─▒ Kalfa g├Âre “zanbe”, anbe vezninde muarrebi olan zanbak ile maruf ├ži├žektir. Fen dilince Latince “Lilium” denilen bu ├ži├že─če Frans─▒zlar avam diliyle “Lis” derler. ─░ngilizler “Lily” dedikleri gibi Almanlar da “Lillie” diyorlar. Eski ─▒st─▒lah├ž─▒lar─▒m─▒z─▒n bilhassa Ris├óle-i Feyziye sahibi zanbak terkibinde “Maruf ├ži├žektir. L├ókin, etib-b├ó kat─▒nda Yasemin-i eby├óz murat olunsa ÔÇťzanbakÔÇŁzikrederler. Yani, zanbak zikrolunsa murat ÔÇťBeyaz yasemindir.ÔÇŁ diyerek fennen zeytuniyede g├Âsterilen yasemini zanbak ile adet├ó kar─▒┼čt─▒r─▒yor. Eski Kelt dilinde zanba─ča sadece “Li” diyorlar ki “beyaz” demektir. Di─čer bir kamusa g├Âre “s├╝sen, susan, zanbak demekle maruf, ho┼č kokulu ├ži├žeklerden bir neb├ótt─▒r. Berr├« ve bostan─▒ olarak iki nev’idir. Bostan├«si de iki s─▒n─▒ft─▒r. Birisine ‘├óz├óde’ ve ‘sade’ derler ki beyazd─▒r. Di─čerine ‘irs├ó’ derler ki kavs-i kuz├óh: al├óim-i sem├ó: ele─čim sa─čma manas─▒nad─▒r ve bir k─▒sm─▒ da ÔÇť├ósm├ón-─▒ kevn├«ÔÇŁdir. M├╝fredi ÔÇťs├╝seneÔÇŁ, cem’i ÔÇťs├╝senÔÇŁ gelir” diyor ki bu da biz avam diliyle “susam” dedi─čimiz “s├╝sen”i adet├ó zanba─č─▒n bir nev’i addediyor, fakat bug├╝n ├ži├žek├žilik fenni bu iki ├ži├že─či ayr─▒ ayr─▒ m├╝talaa, zaten neb├óti evs├óf itibariyle de aralar─▒nda m├╝tebariz farklar mevcut oldu─čunu g├Âsterir. Eski Kelt dilinde beyaz demek olan “Li” kelimesinden m├╝┼čtak olarak Latince “Lilium” denilen zanba─č─▒n yaln─▒z beyaz de─čil, onun muhtelif renkte bir├žok nevileri elde edilmi┼čti. Beyazlardan bildi─čimiz “adi zanbak: Lis kom├╝n” oldu─ču gibi renklilerden “Martagon zanbag─▒: Lis Martagon”, “Kanada zanbag─▒”, “K├╝├ž├╝k zanbak”, “Benekli Kaliforniya zanbag─▒”, “Sar─▒ ├ži├žekli zanbak”, “Parri zanbag─▒”, “Hanson zanbag─▒”, “Sar─▒ Martagon”, “Pirene zanbag─▒”, k├╝├ž├╝k yaprakl─▒lardan “Minyon zanbak”, “Benekli katmerli: Lis Tifre ├ó Fleur plein”, “Monadolf zanbag─▒”, “Va┼čington zanbag─▒” gibi daha pek ├žok zanbak nevileri mevcuttur. Zanbag─▒n men┼čeini Frans─▒z m├╝ellifleri Fransa olarak g├Âsteriyorlar. Bu ├ži├že─čin bize duh├╗l├╝ tarihine dair eski ├ós├órda hen├╝z bir kayda tesad├╝f edilemedi. Mamafih, bizde su zanbaklar─▒n─▒n h├╝day├«-nabit bir halde bulunmas─▒na bak─▒l─▒rsa, bu ├ži├že─čin memleket mecmua-i neb├ót├ót─▒nda yerli nebatat aras─▒nda bulunaca─č─▒na ┼č├╝phe edilemezÔÇŁ.[3] Cevat R├╝┼čt├╝ÔÇÖn├╝n vurgulad─▒─č─▒ gibi tarih├« seyride g├Âz ├Ân├╝ne al─▒nd─▒─č─▒nda bizde su zambaklar─▒n─▒n yerli bitkiler aras─▒nda bulunmas─▒ ┼č├╝phesizdir. Su zamba─č─▒ denince lotus (nil├╝fer) kar┼č─▒m─▒za ├ž─▒kacakt─▒r. Nil├╝fer: durgun sularda yeti┼čen bir su bitkisi. (Fars├ža) nil├╝fer ÔÇťthe waterlilyÔÇŁ, Fars├žada nil├╝par, nil├╝pal, nil├╝fal olarak da ge├žer.[4] Harezm Alt─▒nordu T├╝rk├žesi[5] sahas─▒nda yine nil├╝fer ├ži├že─či H├╝srev ├╝ ┼×irinde ge├žmektedir. Nil├╝fer: (Fars├ža). Nil├╝far, nil├╝pal, (Sankrit├že): nilotpala: mavi lotus ├ži├že─či, nymphaea cyanea: nila koyu mavi+utpala, lotus ├ži├že─či: anilin[6]. Lotus: nil├╝fer ├ži├že─či, Latince: Lotus, Klasik Yunanca: Lotos, Aramice veya S├╝ryanice: Lota.[7] Oscar Wilde (1854-1900), ÔÇťSemerkandÔÇÖ─▒n badem korular─▒, k─▒rm─▒z─▒ zambaklar─▒n r├╝zgarla s├╝r├╝klendi─či Buhara ve sar─▒ kumuyla Ceyhun, Beyaz sar─▒kl─▒ me┼čhur t├╝ccarlar─▒n ge├žti─či yerler.ÔÇŁ diyerek T├╝rk ─░llerini tasvir etmekteydi.[8] Muallim NaciÔÇÖde s├Âzl├╝─č├╝nde Zambak: Maruf (me┼čhur) ├ži├žek diye tan─▒mlam─▒┼čt─▒r.ÔÇŁ Zanbak ├ži├že─či bir yana tursun bana sen bak/ G├╝l sen bana, g├╝l-┼čen b├╝t├╝n ey g├╝l! Senin olsunÔÇŁ (Tahir├╝ÔÇÖl Mevlev├«)[9]

M├╝tercim ├és─▒m EfendiÔÇÖnin Burh├ón-─▒ Kat─▒[10]s─▒nda ZanbakÔÇÖla ili┼čkilendirilmi┼č kelimelerin zenginli─čini g├Ârebiliriz: ├éz├ód: ├éb├ód vezninde. Sekiz manas─▒ vard─▒r: 1. Nahcivan eyaletinde bir ┼čehir ad─▒d─▒r. Halk─▒n─▒n be┼čeresi gayette beyaz olur. Onda b├«-nazir b├óde-i eng├╗r ├ž─▒kar. 2. Mutlak ayb ve nakisas─▒ olmayan nesneye denir. 3. B├«-kayd, m├╝cerret ve reh├ó-y├ófte yani kurtulmu┼č ve sal─▒verilmi┼č, mesel├ó “fil├ón-ra ├óz├ód kerdem” derler, fil├ón ┼čahs─▒ kulluk kayd─▒ndan kurtard─▒m, kendi basma fari─č ve l├ó-kayd eyledim mevkiinde. 4. S├╗sen-i eby├óz ismidir ki zambak tabir olunan ├ži├žektir. ─░’vicac ve inhiraf illetinden; bir gayr─▒ ┼čecer ve nebata istinad nakisasmdan beri oldu─ču i├žin ├óz├ód ile tesmiye eylediler. 5. Bir ┼čecer ad─▒d─▒r ki Hindistan’da bek├óyin derler. Bu ┼čeceri ├óz├ód-diraht ile tefsir ederler. 6. Suret dar─▒s─▒n─▒n kasb─▒ ve o maruf h├╝rde dar─▒d─▒r. Baz─▒ diyarda cevaz dan tabir ederler. 7. Mutlak m├╝semmir olmayan ┼čecere denir. Serve dahi ├óz├ód ─▒tlak─▒ bu itibarlad─▒r. Bir h├ókimden sual olundu ki: “Nahlist├ón-─▒ ├ólemde bu kadar namdar ve p├╝r-berg ├╝ b├ór e┼čc├ór vard─▒r. Onlar─▒n birine ├óz├ód ─▒tlak olunmay─▒p hemen serve tahsisin vechi nedir?”. H├ókim-i merkum cevab─▒nda dedi ki: “├ç├╝n her se├žerin bir mevsim-i ma’l├╗mu ve fasl-─▒ muayyeni vard─▒r ki onda g├óh taze ve g├óh pejm├╝rde olur. L├ókin ┼čecer-i serv her mevsimde taze, tar├« ve ├ónza-i televv├╝n ve ink─▒laptan beri olmakla ├óz├ód tesmiyesine mahal ve sez├óv├ór oldu”. S─▒fat-─▒ ├óz├ódeg├ón dahi budur. Ehl-i tahkik indinde ├óz├ód o kimseden ibarettir ki al├óy─▒k-─▒ zahiriye ve av├óy─▒k-─▒ b├ót─▒niye kayd─▒ndan halas bulmu┼č ola. ├çenp├ó: P├ó-y─▒ F├óris├«yle tenh├ó vezninde. Hindistan’a mahsus bir ├ži├žektir. Zambak ┼čeklinde ve sar─▒ olur. R├óy-├ženp├ó dahi derler. Lugat-i mezb├╗re Hindidir. F├ógir: Gayn-─▒ mu’ceme ile h├ózir vezninde. Sanya may├╝ bir ho┼č-b├╗ ├ži├žektir. Yapra─č─▒ zambak yapra─č─▒ ┼čeklinde tul├ón├« olur. Ekseriya Hindistan’da biter. Hindiler, ray├ženp├ó derler. Bu diyarlarda m├╝tearif olmayan ├ži├žeklerdendir. F├ógiye: L├ógiye vezninde. G├╝l-i ray├ženp├ó’du” ki Hindistan’a mahsus zambak ┼čeklinde bir ├ži├žektir. K─▒na ├ži├že─čine de denir. ├çi├žekli k─▒na hasebine de derler. Mutlak ho┼č-b├╗ ├ži├žeklere ─▒tlak olunur. ─░r├«d ber├«d: Etb├ó’ kabilindendir. Sistan so─čam tabir olunan devay├« k├Âk ismidir. ┼×akkolunmu┼č so─čana ┼čebih bir k├Âkt├╝r. Sistan vilayetinden getirirler. Bunu baz─▒lar zambak k├Âk├╝ ve baz─▒lar s├╗sen-i ahmer k├Âk├╝ ile tefsir ettiler. T─▒l├ós─▒ bev├ósir illetine m├╝fit ve tenav├╝l├╝ dem-i hayz─▒ m├╝fettihtir. Kebest: Elest vezninde ebucehil karpuzuna denir. Arab├«de hanzal derler. ┼×├Âyle naklederler ki bir adam─▒ d├Ârt yerinden akrep soktu. T─▒p ├ó┼čin├ó bir kimse der saat merkum ebucehil karpuzunu buldurup iki direm miktar─▒ yedirdi. Fi’l-hal veca’─▒ sakin oldu. Derler ki t─▒rnak gibi bir yerinden delip he┼č┼čunu ├ž─▒kard─▒ktan sonra zambak ya─č─▒yla doldurup ba’dehu o deli─če set ve ├╝zerini hamurlay─▒p bir mikdar kaynay─▒nca ate┼č ├╝zre terk olursa, tesvid-i ┼ča’r hususunda bundan ├óla hizab olmaz. Bir kavilde kebest, hanzalm gayr─▒ bir ac─▒ nebatt─▒r. Bunu karga d├Âle─či ile tefsir ederler. Zehr-i hel├óhile dahi kebest denir. Zehr-i hel├óllik, ├çin’de Hel├óhil nam cebelde nabit bi┼č tabir olunan nebatt─▒r. Semmi katildir. Her defi’y├╝’t-te’sir olan zehri ona nisbet ederler. M├╝eyyid├╝’l-F├╝zel├ó’da kebest, pust-i ney-┼čeker yani ┼čeker kam─▒┼č─▒n─▒n kabu─čuyla mersumdur. Zenbe: Enbe vezninde. Muarrebi olan zambak ile me┼čhur ├ži├žektir. ÔÇťMehmet Zeki Akal─▒nÔÇŁ, ÔÇťOsmanl─▒ Tarih Deyimleri ve TerimleriÔÇŁ s├Âzl├╝─č├╝nde ise ÔÇťL├óle zambak fasilesinden olup so─čandan yeti┼čen iri yaprakl─▒ bir ├ži├žektir ki muhtelif renk ve ┼čekilde cinsleri vard─▒r.ÔÇŁ ┼čeklinde tan─▒mlan─▒r.[11] ├çi├žek i┼člemelerinin bahsedildi─či oyaÔÇÖda zamba─č─▒n ge├žti─čini g├Ârmekteyiz. Renkli bir ibri┼čimden i─čne ile kafes gibi aralar─▒ oluk olarak ├ži├žek veya yaprak ┼čekillerinde ├Âr├╝len i┼člemelere verilen add─▒r. ÔÇťDantel mahiyyetinde olup elbise kuma┼člar─▒n─▒n ve yemenilerin kenarlar─▒na s├╝s olarak har├ž yerinde dikildi─čim kaydedilen ÔÇťSanat ansiklopedisinde (Oya maddesi) ┼ču tafsil├ót ta vard─▒r: ÔÇťBunlar─▒n d├╝z olanlar─▒ veya tabii ├ži├žek ve yapraklar gibi m├╝cessem ┼čekillerde ├Âr├╝lenleri vard─▒r. Baz─▒ ince oyalar tabii ├ži├žek ve yapraklardan fark olunmayacak kadar sanatk├órane ├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Oyalar, i┼čleme tarz─▒ ve ┼čekillerine g├Âre ┼ču isimleri al─▒rlar: Afet t─▒rna─č─▒, ├žifte, fulya, kom┼ču ├žatlatan, ince kaba, kirpik, ku┼čdili, sa├žak, sayvan, ku┼čg├Âz├╝, tav┼čan kula─č─▒, trabzan, z├╝rafe, zambak, ├žemen, karanfil, g├╝l, nergis, l├óle, han─▒meli ve saire.ÔÇŁ Fl├Âri yahut florin; Mil├ód├« on birinci as─▒rdan evvel (Filoransa ┼čehrinde darp ve ├╝zerinde bir zambak ├ži├že─či resmedilen altl─▒lara verilen add─▒r. Bu isim mahail-i darptan ve ├╝zerlerindeki ├ži├žekten dolay─▒ verilmi┼čtir. Bilahare bu da Avrupa memleketlerine yay─▒lm─▒┼č ve alt─▒a meskuk├óta florin isminin verilmesi taamm├╝m eylemi┼čtir. Osmanl─▒lara da ayn─▒ suretle intikal etti─činden alt─▒n paralar hakk─▒nda bu ad kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. ├éd─▒n─▒ ├ži├žek m├ónas─▒na gelen fl├Âr’den alm─▒┼č olmak dolay─▒s─▒yla do─črusu fl├Âri olmas─▒ icap eden bu para T├╝rk foneti─čine uydurularak fil├Âri suretinde tel├óffuz olunurdu. Osmanl─▒ padi┼čahlar─▒ndan ilk alt─▒n para bast─▒ran F├ótih’tir. Hicr├« 883 (1478) senesinde ─░stanbul’da bas─▒lm─▒┼čt─▒r. Bununla beraber ikinci Sultan MehmetÔÇÖin sikkelerine ayr─▒ bir ad verildi─čine dair Osmanl─▒ tarihlerinde mal├╗mat mevcut de─čildir. Zahir halden bunun i├žin bi-deyeten yaln─▒z alt─▒n l├ófz─▒n─▒n istimaliyle iktifa olundu─ču anla┼č─▒l─▒yor. Araplar alt─▒n meskuk├óta (dinar) ad─▒n─▒ verdikleri halde Osmanl─▒larda bu isim (dirhem) gibi terk olunarak yerine alt─▒n t├óbiri kaim olmu┼čtur. Alt─▒n kelimesi Mo─čol lisan─▒ndan al─▒nm─▒┼čt─▒r. O lisanda (altan) l├ófz─▒ fasil k├╝l├že halinde olan alt─▒n m├ónas─▒n─▒ ifade eyledi─či halde sonralar─▒ hassaten Acemistan Mo─čollar nezdinde zer-i me┼čk├╗k manas─▒nda kullan─▒l─▒p bilahare Osmanl─▒lara intikal etti─či vakitte dahi ayn─▒ manada istimal olunmu┼čtur. Osmanl─▒ alt─▒nlar─▒n─▒n zuhurundan evvel ecnebi alt─▒nlar─▒ memleket dahilinde tedav├╝l ediyordu. Hatt├ó ondan sonra ds Osmanl─▒ ├╝lke- sinde yabanc─▒ alt─▒nlar─▒n─▒n tedav├╝l etti─či tarihlerdeki kay─▒tlardan anla┼č─▒l─▒yor. Ecnebi alt─▒nlar─▒ umumi harbde k├ó─č─▒t paralar─▒n ├ž─▒kmas─▒ ├╝zerine Osmanl─▒ meskuk├ót─▒ gibi piyasadan ├žekilmi┼čtir. Ecnebi alt─▒nlar─▒ bilhassa onuncu ve on birinci as─▒rlarda yaz─▒lan Osmanl─▒ tarihlerinde mensup olduklar─▒ memleket ismiyle yaz─▒l─▒d─▒r: Venedik dukas─▒. Macar alt─▒n─▒ gibi. O meyanda (fil├Âri) t├óbirine de s─▒k s─▒k tesad├╝f olunur. Filori t├óbiri Osmanl─▒ m├╝verrihleri taraf─▒nden Osmanl─▒ alt─▒nlar─▒ hakk─▒nda da istimal olunmu┼čtur. Pe├ževi, K├ótip ├çelebi ve Ko├žu Bey gibi me┼čhur m├╝ellifler Osmanl─▒ alt─▒nlar─▒n─▒ hemen daima filori tabiriyle zikretmi┼člerdir. Hatt├ó K├ótip ├çelebi ÔÇťFezlekesiÔÇŁnde bilm├╝nasebe ÔÇťkese paralan─▒p filoriler sar─▒ ├ži├žek gibi ortal─▒─ča yay─▒ld─▒ÔÇŁ demektedir.[12]

K├óz─▒m Kadri B├╝y├╝k T├╝rk L├╗gati’nde zanbak [a.is.; 2/964]: beyaz ve keskin kokulu ├ži├žek a├žar bir nevi so─čan[13] olarak tarif edilir. Kanar Fars├ža-T├╝rk├že[14] s├Âzl├╝kte zambakla ilgili kelimelerin Fars├žalar─▒na yer verilir; ─░res: (botanik.) beyaz zambak. i nig├ór┬á┬á 1.sevgilinin y├╝z├╝. 2.bir cins ├╝z├╝m. 3.bir t├╝r zambak zenbak: (A.) zambak., zenbakiyye: (A.) zambakgiller., s├╗sen: (Peh.): (bot.) zambak, s├╝sen, dalg─▒n iri g├Âz├╝ and─▒ran bir ├ži├žek., i sef├«d : (botanik.) beyaz zambak.,┬á vec: (A.) (botanik.) sar─▒ zambak.Beni bir lahza m├╝s├óid bulamaz ─▒dl├óle / Ne beyaz b├ókire zambak, ne ate┼čten lale (Yahya Kemal).

G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi Zambak (zanbak)/lotus/Nil├╝fer T├╝rk l├╝gatlerinde birbirinin yerine kullan─▒lm─▒┼č ├ži├žeklerdir. Hatta L├óleÔÇÖde zambakgillerden olmas─▒ sebebi ile AvrupaÔÇÖda Bat─▒ dillerinde l├óle (tulip) ad─▒n─▒, sar─▒k m├ón├ós─▒na gelen Fars├ža ÔÇťt├╝lbendÔÇŁ kelimesinden alm─▒┼č olup Latince tulipa gerneirana, Almanca tulpe, Frans─▒zca tulipe, ─░ngilizce tulip, ─░talyanca tulipano, Rus├ža tulÔÇÖpan kelimesiyle kar┼č─▒lanmaktad─▒r. Avrupal─▒ yazarlar ilk d├Ânemlerde l├óleyi tan─▒mad─▒klar─▒ndan, bu ├ži├že─či bir ├že┼čit zambak (Lilium) olarak kabul etmi┼č ve bu d├╝┼č├╝n├╝┼če g├Âre isimlendirme yapm─▒┼člard─▒r. P. Belon ÔÇťLils rougesÔÇŁ (K─▒rm─▒z─▒ zambak), C. Clusius ÔÇťLilionarcissusÔÇŁ (Nergis zamba─č─▒), P. de Tournefort ÔÇťLis de ByzanceÔÇŁ (Bizans zamba─č─▒ÔÇŁ, A. Toderini ise ÔÇťLys sanguinsÔÇŁ (Kan renkli zambak) ismini kullanm─▒┼člard─▒r.[15]

T├╝rk K├╝lt├╝r Tarihinde Zambak

─░skit, Hun, Avar, G├Âkt├╝rk, Pe├ženekler olmak ├╝zere bu motif, giysilerden tak─▒lara kadar g├╝nl├╝k hayatta kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. Do─ču Avrupa veya T├╝rkistan co─črafyas─▒nda ├ž─▒kar─▒lan antik eserler bunun kan─▒tlar─▒n─▒ ta┼č─▒maktad─▒r. Sadece antik eserlerde de─čil mimari yap─▒larda ├Ârne─čin, han, hamam, hastane, kervansaray, saray, kale gibi yap─▒lara b├╝y├╝k bir titizlikle i┼členmi┼čtir. Lotus veya Nil├╝fer ismiyle ifade etti─čimiz su zamba─č─▒ yak─▒n zamanlarda Prof. Dr. Sartkojauu Karcaubay[16], ve Cantekin Karcaubay[17] taraf─▒ndan arkeolojik kaz─▒larda bulunan ÔÇťG├Âkt├╝rk Toprak halk─▒ÔÇŁ buluntu ve resimlerinde tesbit edilmi┼čtir. Mo─čolistan─▒n ba┼čkenti Ulan BatorÔÇÖun bat─▒s─▒ndaki Mahyan Uul Kurgan─▒ 7. y├╝zy─▒ldaki T├╝rklerin ya┼čam tarz─▒, sanat─▒, mimarisi, g├Âm├╝ gelene─či ve d├╝nyaya bak─▒┼č─▒ hakk─▒nda e┼čsiz bilgiler sa─čl─▒yor. [18] Bir G├Âkt├╝rk prensi i├žin yap─▒lan yo─č t├Âreninin heykeller ve resimlerle anlat─▒ld─▒─č─▒ Kurgan─▒n ÔÇť├ľteki d├╝nyan─▒n resimli yoluÔÇŁ: Mezar odas─▒na uzanan koridorun duvarlar─▒ resimlerle s├╝sl├╝; 35 derecelik e─čimli b├Âl├╝m├╝ birinci kemerden sonra d├╝z olarak devam ediyor. Kemerin alt─▒nda t├╝nel ┼čeklinde ge├žit yer al─▒yor. Burada da duvarlar s─▒val─▒ ve resimlerle bezeli. Kemerin ├╝zerine tap─▒nak, pars, koruyucu bo─ča ve nil├╝fer ├ži├žekleri ├žizilmi┼č.[19]

Prof Dr. Ahmet Ta┼ča─č─▒l ÔÇťT├Âles Boylar─▒n─▒ÔÇŁ anlat─▒rken ÔÇťKur─▒kanÔÇÖlardan ┼ču ┼čekilde bahsetmektedir. Kur─▒kanÔÇÖlar─▒n(Ku-li-kan) Baykal G├Âl├╝n├╝n (Han-hai) kuzeyinde oturduklar─▒ ifade edilirken baz─▒ kaynaklar taraf─▒ndan Uygurlar─▒n ve BaykalÔÇÖ─▒n kuzeyine i┼čaret┬á edilmi┼čtir. Be┼č bin yeti┼čmi┼č asker ├ž─▒karacak kadar g├╝├žleri vard─▒r. Sadece bir kaynakta ise iki erkinlik halinde bir arada oturduklar─▒ kaydedilmi┼čtir. Topraklar─▒nda ├žok zambak so─čan─▒ (lily-bulb) bulunmaktad─▒r. ├çok g├╝zel at yeti┼čtirirlerdi. Ba┼člar─▒ develerinkine benzer, kaslar─▒ kemikleri ├žok iri, kuvvetli idi ve g├╝n i├žinde birka├ž y├╝z li h─▒zla ko┼čabilirler.[20]

Zamba─č─▒n dini motife d├Ân├╝┼č├╝n├╝ Emel EsinÔÇÖin ÔÇťOrta AsyaÔÇÖdan AnadoluÔÇÖya T├╝rk Sanat─▒nda ─░konografik Motifler[21]ÔÇŁ isimli eserinden takip edebiliriz: Orta Asya T├╝rk astral ikonografisi ├žo─čunlukla mahalli gelenektedir. G├╝ne┼č ikonografisine, T├╝rk metinleri ─▒┼č─▒─č─▒nda bakarsak, bunlar─▒n anlam─▒ ayd─▒nlanabilmektedir. En ├žok g├Âr├╝len g├╝ne┼č tilgeni, ananevi k─▒rm─▒z─▒ dairedir Parlak tilgenler, “Budalar” ve Maniheist dindarlar─▒n halelerini de olu┼čturur; ├ž├╝nk├╝ bunlar yultuz’a ve g├╝ne┼če benzetilmektedir ve yultuz-teg, k├╝ndem, k├╝n tengri tilgeni-teg gibi tabirlerle temsil edilirler. Tantrac─▒ metinlerde “Lu┼čyanta Buda” lotus ├ži├že─čine d├Ân├╝┼čen bir tilgen i├žinde g├Âz├╝k├╝r. B├Âyle metinler, IX.-XII. y├╝zy─▒l Bezeklik resimlerindeki g├╝ne┼č tilgej─▒i ve a├ž─▒lm─▒┼č lotusun birbirlerinin yerine ge├žme niteliklerini anlat─▒r. Etraf─▒nda k├╝├ž├╝k daireler bulunan ortas─▒ noktal─▒ veya noktas─▒z b├╝y├╝k├že bir tilgenden ibaret g├╝ne┼č piktogramlar─▒ veya “Buda” haleleri de Uygur sanat─▒nda yayg─▒nd─▒r. “Ming ming t├╝men yol yaruk” i├žindeki “budha” tarifi (zarif?) ─▒┼č─▒klar sa├žan g├╝ne┼č halesi piktogram─▒na i┼čaret eder.[22]

Uygurlar ├žak─▒r ve tilgen tabirlerini, d├╝nya etraf─▒nda d├Ânen ve unsurlara atfedilen felekler i├žin de kullanmaktad─▒r (yil, suuv, oot) oot tilgen’in d─▒┼č─▒nda bir de ootlu─č ├žak─▒r (g├╝ne┼č-svastika) kavram─▒ vard─▒r.” Di─čer taraftan, ilk ate┼či yakan ve ona kendi ad─▒n─▒ (T├╝rk) veren alp ve T├╝rklerin “g├Âk ate┼či tap─▒na─č─▒” ile ilgili rivayetler de ate┼č-g├╝ne┼č ibadetinin T├╝rklerde de kadim mevcudiyetini akla getirir. Bezeklik Uygur resimlerinin birinde, bir budha n─▒n tilgeni, i├žinde alevler olan k─▒rm─▒z─▒ kenarl─▒ bir ├žemberdir (Rioo). Ootlu─č ├žak─▒r, K├╝zedkici’lerin (lokapala) ve Tantra rahiplerinin ├çek’lerle (cinler) m├╝cadelede kulland─▒klar─▒ silahlar aras─▒nda da yer al─▒r. O d├Âneme ait resimlerde ├žak─▒r, lotus goncalar─▒ndan olu┼čan bir tekerlek olarak da g├Âsterilir.[23]

Uygur ka─čanlar─▒, 744 ile 789 aras─▒ K├Âk T├╝rk ka─čanlar─▒ gibi, “Tengride kut bulm─▒┼č” gibi g├Âk kutuna i┼čaret eden lakaplar ta┼č─▒rken, be┼činci ka─čandan sonra (789-790) g├╝ne┼č ve aydan kut almaktad─▒rlar. Bu de─či┼čikli─čin sebebi belki, 763’te kabul edilen Maniheizmin bu yaruk’lara verdi─či ├Ânem olabilir. Nedeni a├ž─▒k olmamakla birlikte, 789 ila 1000 y─▒llar─▒ aras─▒nda, ka─čanlar─▒n biri K├╝n Tengri, d├Ârd├╝ Ay Tengri’de, biri hem ayda hem g├╝ne┼čte, ikisi de K├╝n-ay tengri’de “kut bulm─▒┼č” idi. Bir kitap resminde bir Uygur ka─čan─▒ (Maniheizme giren B├Âg├╝) Uygur ikonografisinde Budha’n─▒n Benares’te ├ževirdi─či t├Âre ├žak─▒r─▒n─▒n resmedildi─či ┼čekilde bir tilgenle ve tulgas─▒ ├╝st├╝nde, ├çin tarz─▒ndaki 45┬░ e─čik hilalle birlikte resmedilmi┼čti. Bu i┼čaretler muhtemelen, ka─čan─▒n hem ├žakravartin (felek ├žark─▒na h├ókim b├╝y├╝k h├╝k├╝mdar) s─▒fat─▒n─▒, hem de “Ay Tengri’de kut bulm─▒┼č” oldu─čunu ifade ediyordu. Fakat belki hem k├╝n, hem ayda “kut bulmu┼č” bir ka─čand─▒. Uygurlar─▒n k├╝rkle moncuk ad─▒n─▒ verdi─či ve Avalok─▒te┼čvara’y─▒ ve di─čer kozmik tanr─▒lar─▒ konu alan resimlerdeki cint├ómani de ├çin’deki T’ai-chi veya yin-yang gibi k├╝n-ay i┼čaretiyle kullan─▒l─▒rd─▒. G├╝ne┼č ve ay tilgenleri, Uygur duvar resimlerinde, ├žo─čunlukla Meru Dag─▒’n─▒n sol ve sa─č─▒nda durur. Meru Da─č─▒’n─▒n tepesi g├╝n ortas─▒ say─▒ld─▒─č─▒na g├Âre, kadim Chou gelene─činde, g├╝ne┼č do─čuda ve ay bat─▒da durmaktad─▒r. Bir resimde, g├╝ne┼čin ├╝st├╝nde bir ok veya karg─▒, ya da bunlardan t├╝retilmi┼č gonca motifi durmaktad─▒r ve ay─▒n tepesinde ise a├ž─▒lm─▒┼č g├╝l (lotus) g├Âr├╝n├╝r. Bu i┼čaretlerin g├╝ne┼č ve ayla ilgisi b├Âylece iyice netle┼čir. Uygurlar─▒n tapt─▒─č─▒ d├Ârt ve alt─▒ kollu Tantra tanr─▒lar─▒ndan sava┼č tanr─▒s─▒ Kumara veya Karttikeya ve d├ókinl’ler sol ve sa─č ellerinde g├╝ne┼č ve ay tilgenleri tutarlar[24].

Batı Türkistan Çevresi

VII.-X. y├╝zy─▒llarda, Hotan’dan Buhara’ya ve oradan kadim bir T├╝rk merkezi olan Yeti-su’ya ve uzak kuzeybat─▒daki itil BulgarÔÇÖ─▒na kadar, Ku┼čan gelenegin.de g├╝ne┼č ve ay motifleri, tanr─▒lar─▒n ve h├╝k├╝mdarlar─▒n alametleri olarak kullan─▒lmaktayd─▒. T├╝rgi┼č ka─čanlar─▒n─▒n tamgas─▒n─▒n bir ucuna k├╝n-ay motifi eklenmi┼čtir. Tamgan─▒n di─čer ucundaki simge ise, Uygur ikonografisinden g├╝ne┼čle ilgili niteli─čini bildi─čimiz karg─▒ veya gonca motifidir. T├╝rgi┼č paralar─▒n─▒n yard─▒m─▒yla tarihi tespit edilen ve Bat─▒ T├╝rk (581-658), T├╝rgi┼č (658-766), Karluk (766-850) ve Hakanl─▒ (850-1250) merkezi olan Tokmak-Balasagun ve Suy├ób ├ževresinde, Ak-be┼čim Budha tap─▒na─č─▒nda, alem oldu─ču muhtemel g├Âz├╝ken, alt─▒nl─▒ tun├ž levhalar bulundu. Bunlardan birinde k├╝n-ay motifi g├Âr├╝l├╝r, fakat bu sefer k├╝n tilgeni i├žine bir budha ┼čekli oturtulmu┼čtur. Budha “g├Âg├╝n ay─▒na ve g├╝ne┼čine” benzetilirdi. Levhan─▒n tepesi ise T├╝rgi┼č tamgas─▒ gibi gonca ┼čeklindedir. Alemlerden ba┼čka, Ak-be┼čim duvar oymalar─▒nda da hilal ve ├žak─▒r ┼čeklinde g├╝ne┼č tilgeni, budha’lara hale olu┼čturmaktayd─▒. Noktalardan olu┼čmu┼č haleli g├╝ne┼č ve g├╝ne┼čle e┼čanlaml─▒ oldu─čunu Uygur ikonografisi bahsinde g├Ârd├╝─č├╝m├╝z a├ž─▒lm─▒┼č lotus motifleri de Ak-be┼čim s├╝slemelerinde yer alm─▒┼čt─▒.[25]

Do─ču T├╝rklerinde Luu ve Nek

Hsiung-nular, K├Âk T├╝rkler, Bat─▒ T├╝rkleri” ve O─čuzlarda ├çin ve Arap kaynaklar─▒n─▒n bahsetti─či evren ibadetleri ve evrenin yer ald─▒─č─▒ kozmik oyunlar, ├çin’de ve Budist Orta Asya’da iyi bilinen ayinlere yak─▒n g├Âz├╝kmektedir. T├╝rklerde de luu (├çince iung’dan) veya nek (Hotan’─▒n kadim dilinden), Ka┼čgar├«’nin dedi─či gibi, su ve bolluk simgesidir. Hem su kaynaklar─▒n─▒ hem de ya─čmur bulutlar─▒n─▒ temsil eder; ayr─▒ca astrolojik karakteri de vard─▒r. ├çin’de oldu─ču gibi T├╝rklerde de luu ├že┼čitli bi├žimlerde tasvir edilir. Bu bi├žimlerin, y─▒lanla timsaha yak─▒n cinsten bir hayvan─▒n ├že┼čitli hayvanlarla birle┼čmesinden meydana gelmi┼č oldu─ču d├╝┼č├╝n├╝l├╝r. B├Âylece luu, ├že┼čitli atalar─▒n niteliklerine sahiptir. G├╝zel mevsimde, atalar─▒ndan biri olan ku┼č gibi g├Âkte u├žar. Sonbahardan sonra ise, timsah ve su y─▒lan─▒ gibi sulara ve yeralt─▒na saklan─▒r. Luu’nun u├žma yetene─činden yararlanarak, ├çin’in efsanevi h├╝k├╝mdarlar─▒n─▒n luu’yu arabaya ko┼čtu─ču veya s─▒rt─▒na binerek g├Âky├╝z├╝ne u├žtu─ču, masallarda anlat─▒l─▒rd─▒.” Luu’nun s─▒rt─▒nda g├Â─če u├žma d├╝┼č├╝ncesi, Hun ve Uygur T├╝rk sanat─▒nda yer alm─▒┼čt─▒r. ├çin’de oldu─ču gibi T├╝rk sanat─▒nda da luu motifinin yan─▒nda g├Âz├╝ken belirli s├╝sleme ┼čekilleri vard─▒r. Bunlardan ilki k─▒z─▒l renkli bir k├╝redir. G├╝ne┼či ve ay─▒ veya Uygurlar─▒n k├Ârkle moncuk (parlak boncuk) dedi─či cint├ómani’yi temsil etti─či san─▒lan bu k├╝re, sonradan Osmanl─▒ metinlerinde, h├╝k├╝mdarl─▒k i┼čareti “k─▒z─▒l elma” ile kayna┼čm─▒┼čt─▒r. Luu’nun m├╝cevher hazinelerine sahip oldu─ču d├╝┼č├╝n├╝l├╝rd├╝.[26] Hindistan’─▒n n├óga (y─▒lan) veya yar─▒ insan, yar─▒ y─▒lan bi├žimli su tanr─▒lar─▒ gibi, luu hanlar─▒ da Uygur metinlerinde m├╝cevherli alt─▒n veya g├╝m├╝┼čten yip’lerle (ip) s├╝sl├╝ olarak anlat─▒l─▒r. Luu’lar─▒n k─▒zlar─▒, bu yip’leri e─čirmektedir. Alt─▒n Y─▒┼č (Altay) ve Orhun b├Âlgesinde bulunan T├╝rk evren tasvirlerinde, evrenin belkemi─či yip ┼čeklindedir. Luu ile g├Âr├╝nen ba┼čka s├╝slemeli motiflerden ikisinde ├çin’de g├Âk g├╝r├╝lt├╝s├╝ i┼čareti olan helezon (lei-w├ón) ile bulut piktogramlar─▒d─▒r. Uygur edebiyat─▒nda da bulut k├Âk luu’nun bir ┼čeklidir ve g├Âk g├╝r├╝lt├╝s├╝ onun k├╝kremesi say─▒l─▒r. A─ča├ž motifi de ├žok kere luu ile birliktedir. Luu, d├╝nya a─čac─▒na sar─▒l─▒r, hatta bazen ├çin efsanelerinde anlat─▒ld─▒─č─▒ gibi a─ča├ž dal─▒na d├Ân├╝┼č├╝r. Lotus ve nil├╝fer gibi su ├ži├žekleri ve “evren g├╝l├╝” dedi─čimiz Hindistan’─▒n n├ógapu┼čpa’s─▒na benzer yabani nergis de luu motifinin yan─▒nda yer al─▒r. Oniki hayvanl─▒ T├╝rk takviminin be┼činci i┼čareti olan luu’nun, astrolojiyle ba─člar─▒ vard─▒r. D├Ârt y├Ân├╝n ve unsurlar─▒n hayvan bi├žimli simgelerle g├Âsterildi─či ├çin ve Uygur T├╝rk kozmolojisinde do─ču y├Ân├╝n├╝n, bahar─▒n, mavi veya ye┼čile kar┼č─▒l─▒k gelen k├Âk (g├Âk) renginin ve a─čac─▒n simgesi k├Âk Iuu’dur. G├╝n ortas─▒n─▒n, yaz─▒n, g├╝ne┼čin ve g├╝ne┼čin g├╝n ortas─▒ndaki ev├žinin, k─▒z─▒l ve sar─▒ renklerin ve ate┼čin simgesi K─▒z─▒l Sag─▒zgan’d─▒r (K─▒z─▒l Saksa─čan). Bat─▒n─▒n, sonbahar─▒n, ak rengin (Ka┼čgar├«’ye g├Âre, ak benekli anlam─▒na gelir) ve alt─▒n─▒n simgesi Ak Bars’t─▒r (├çin’de Ak Kaplan). Kuzeyin, k─▒┼č─▒n, ay─▒n, gecenin, kara rengin ve yer sular─▒n─▒n simgesi Kara Y─▒lan’d─▒r (├çin’de y─▒lan─▒n sard─▒─č─▒ kaplumba─ča). Luu ┼čeklinde ve da─člardaki ormanlar─▒ yakarak yap─▒lan ayinlerle Hunlar─▒n ve di─čer Asya milletlerinin ibadet etti─či bir y─▒ld─▒z grubu da ├çin astrolojisinde yer almaktad─▒r ve mevsimlerin ba┼č─▒na ve sonuna i┼čaret etmesi a├ž─▒s─▒ndan ├Ânemli bir konuma sahiptir.[27] Bu burcun v├╝cudu ve kuyru─ču ├çadan (Arap├ža Akreb; Avrupa dillerinde Scorpio) burcuna kar┼č─▒l─▒k geliyordu. ├çin astrolojisine g├Âre, Uygur metinlerinde Suvad─▒ (Sanskrit├že Sv├óti’den, Arap├ža Simdk-i R├ómih, Avrupa dillerinde a Bootis veya Arcturus) denen y─▒ld─▒z ile Bu─čday burcunun alfa y─▒ld─▒z─▒, hayali luu ┼čeklinin boynuzlar─▒n─▒ olu┼čturuyordu. Luu’nun ilk boynuzu, g├Âky├╝z├╝n├╝n do─čusunda g├Âr├╝nd├╝─č├╝ ilk gece, ├çinliler bahar ekinoksunun gelmi┼č oldu─čunu anlarlard─▒. Uygur metinlerinin k├Âk luu dedi─či bu g├Âksel ┼čekil daha sonra, ├çin astrolojisine g├Âre fele─čin ├žark─▒ boyunca dolanarak yaz g├╝nd├Ân├╝m├╝nde doruk noktas─▒na var─▒rd─▒. Mevsimlerin ak─▒┼č─▒na g├Âre ve g├╝z ekinoksunda ba┼člayan bir takvim takip eden K├Âk T├╝rkler, bu d├Ânemlerde g├Âk ve yer luu’lar─▒na adanm─▒┼č iki ayin d├╝zenlerlerdi. ├çin’de de ayn─▒ d├Ânemde ayinler yap─▒l─▒r, ya─čmur dualar─▒ okunurdu. Yaz g├╝nd├Ân├╝m├╝nden sonra etkisi zay─▒flamaya ba┼člayan k├Âk luu, g├╝z ekinoksunda bat─▒da kaybolurdu. Astrolojik d├╝┼č├╝ncelere g├Âre, Luu burcu felek ├žark─▒n─▒n hayali tekerlek ┼čekli boyunca, yery├╝z├╝ alt─▒ndaki karanl─▒k denizde al├žalmaya devam etmekte ve k─▒┼č g├╝nd├Ân├╝m├╝nde hadide var─▒p, yine yery├╝z├╝ne do─čru y├╝kselmeye ba┼člamaktayd─▒. G├╝z ekinoksu K├Âk T├╝rk takviminin ba┼člang─▒c─▒yd─▒. Uygur T├╝rk ikonografisinde, luu bi├žimli burcun dolan─▒m─▒n─▒n d├Ârt safhas─▒, Padmap├óni denen ve k├óinat─▒n mek├ón ve zaman bak─▒m─▒ndan tasviri olan duvar resimlerinde g├Âz├╝k├╝r. K├Âk luu (u├žmakta olan luu), pullu ve d├Ârt ayakl─▒ bir makara (timsah, Sanskrit├že magar’dan t├╝retilmi┼čtir) olarak tasvir edilir. Baharda u├žma zaman─▒ gelince luu’nun ba┼č─▒nda bir ├ž─▒k─▒nt─▒ belirir ve boynuzlar ortaya ├ž─▒kard─▒. Kanatlar─▒, sakal─▒ ve ku┼č t├╝yleri de ├ž─▒kard─▒. ├çin sanat─▒nda s─▒k g├Âr├╝len mavi-ye┼čil k├Âk luu, Uygur ikonografisinde nadirdir. En ├žok resmedilen k├Âk luu ┼čekli, ev├žde bulunan, k─▒z─▒l ve sar─▒ renklere b├╝r├╝nm├╝┼č, ate┼čler sa├žan k├Âk Luu’lard─▒r (havadaki ├žift evren). K─▒z─▒l Sag─▒zgan’─▒n makam─▒na, yani g├╝n ortas─▒nda ev├že varan k├Âk luu, ku┼ča da benzemektedir. Bat─▒da, yani Ak Bars makam─▒ndaki k├Âk luu ise, Uygur sanat─▒nda bazen bars bedeniyle temsil edilmi┼čtir.[28]

G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi lotus (zambak), T├╝rklerin evren tasavvuru ile i├ž i├že olmu┼č T├╝rkistan co─črafyas─▒ ve di─čer T├╝rk yurtlar─▒nda kullan─▒lagelmi┼čtir. Ayr─▒ca zambak motifini bu yurtlarda ko├žboynuzunu and─▒ran yan─▒┼člarda da g├Ârmek m├╝mk├╝nd├╝r. Bu yan─▒┼člar─▒ Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─čluÔÇÖnun ÔÇťAltaylarÔÇÖdan Tuna BoyuÔÇÖna T├╝rk D├╝nyas─▒nda Ortak yan─▒┼člar (Motifler)[29] isimli ├žal─▒┼čmas─▒nda bulmaktay─▒z.

├ľzek/Alem/Ko├žmuyuz

“├ľzek” deyimi ├ça─čatay T├╝rk├žesi‘nde, “bir ┼čeyin i├ži, ├žekirdek, g├Âbek” anlam─▒ndad─▒r Dillerinde “├ľ” sesi yerine “├ť” kullanan Kazan T├╝rkleri ile, Ba┼čk─▒rtlar‘da, ayn─▒ anlamlardan ba┼čka, “├Âz, ├Âzek, a─čac─▒n ├Âz├╝, ilik, i├ž, kalb, merkez”e de “├╝zek” deniyor Ayr─▒ca alem yan─▒┼č─▒ da ├╝zek olarak biliniyor. Bu yan─▒┼č, T├╝rkmenistan‘da ko├ž muyuz olarak adland─▒r─▒l─▒yor. Bu y├╝zden, ├Âzek ve ko├ž muyuz ad─▒n─▒ Arap├žadan gelen “alem“in yan─▒nda, ayn─▒ anlamda kullanmay─▒, uygun g├Ârd├╝k.[30]

Bu yan─▒┼č─▒n Paz─▒r─▒k‘ta, V. Kurgan‘dan ├ž─▒kan, M. ├ľ. V-III. y├╝zy─▒llara tarihlendirilen ke├že de ve yine II. Kurgandan bulunan, ├╝zerindeki kal─▒nt─▒lardan peynir tulumu oldu─ču anla┼č─▒lan bir par├žada i┼členmi┼č olmas─▒, bunun ├žok eskilere giden bir ge├žmi┼či oldu─čunu ortaya koymaktad─▒r. (┼×ekil 1, 2)

M.├ľ. V-III. Yy Paz─▒r─▒k’ta V. Kurgan’dan ├ž─▒kan, duvara asl─▒mak ├╝zere yap─▒lm─▒┼č. (4,5 x 6,5 m.) Renkli Ke├žeden detay. (D├Ârtl├╝ ├ľzek/Alem/Ko├žmuyuz yan─▒┼člar─▒ ile). Rudenko (1970).

Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, AltaylarÔÇÖdan Tuna BoyuÔÇÖna T├╝rk D├╝nyas─▒nda Ortak yan─▒┼člar (Motifler), T. C. K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒, Ankara, 2001. s.258.

M.├ľ. V-III. Yy Paz─▒r─▒k’ta ─░kinci Kurgandan ├ž─▒kan, renkli deri ve k├╝rkten peynir tulumunda, ├Âzek/alem/ko├žmuyuz yan─▒┼člar─▒. Rudenko (1970).

Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s.265.

├ľzek/Alem/Ko├ž muyuz yan─▒┼č─▒, bazen bir ├ži├žek gibi, bazen iki taraf─▒ k─▒vr─▒k ko├ž boynuzu bi├žiminde, bazen da orta k─▒sm─▒ uzun ve yuvarlak yap─▒lm─▒┼č, kenarlar─▒n─▒n k─▒vr─▒kl─▒─č─▒ ile Elibelinde k─▒z yan─▒┼č─▒na benzetilmi┼č; bu ├Ârnekleri ile y├╝zy─▒llar boyu ├že┼čitli el sanatlar─▒m─▒zda kullan─▒la gelmi┼čtir. Ko├ž-boynuzu‘na benzetilmesi nedeni ile, T├╝rkmenistan‘da Ko├ž muyuz ad─▒ ile de bilinmektedir.[31]

Bu yan─▒┼č ke├žedeki gibi, bazen kar┼č─▒l─▒kl─▒ d├Ârtl├╝ yerle┼čtirilmi┼č, bazen yan yana s─▒ralanm─▒┼č (peynir tulumunda oldu─ču gibi), bazen da ├že┼čitli s├╝slemeler i├žinde veya bir madalyonun k├Â┼česinde, tek olarak yer alm─▒┼čt─▒r. Ad─▒ ge├žen b├╝y├╝k boyutlu (4,5 x 6,5 m.) (duvar gergisi) ke├že‘de, taht─▒nda oturmu┼č ve elinde yaprakl─▒ bir dal tutan tanr─▒├ža kar┼č─▒s─▒nda, ona yakla┼čan bir atl─▒ fig├╝r├╝ i┼členmi┼čtir. Her iki fig├╝r, d├Ân├╝┼č├╝ml├╝ olarak ke├že boyunca, s─▒ralar halinde yerle┼čtirilmi┼čtir. Fig├╝r s─▒ralar─▒n─▒ ay─▒ran ince ┼čeritler ├╝zerinde, k├╝├ž├╝k bir yuvarla─č─▒n kar┼č─▒l─▒kla d├Ârt taraf─▒na ├ľzek/Alem/Ko├ž muyuz yan─▒┼člar─▒ i┼členmi┼čtir. Bu d├Ârtl├╝ ├Âzek yan─▒┼člar─▒ ile kare ┼čekiller, d├Ân├╝┼č├╝ml├╝ olarak s─▒ralanm─▒┼čt─▒r. Karelerin i├žlerinde, girintili ├ž─▒k─▒nt─▒l─▒ ┼čekiller vard─▒r. Renkli deri ve k├╝rk ile aplike i┼členmi┼č, peynir tulumunda, yan─▒┼člar yan yana s─▒ralanm─▒┼čt─▒r. ├ľzek yan─▒┼č─▒, Do─ču T├╝rkistan‘dan Anadolu‘ya, Kazakistan, K─▒rg─▒zistan, T├╝rkmenistan, Tataristan, Ba┼čk─▒rdistan‘da ├že┼čitli el sanatlar─▒nda kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. Hal─▒ ve ke├želere i┼členmi┼č; ayr─▒ca, y├╝z├╝k, k├╝pe, bilezik ve gerdanl─▒k gibi tak─▒larda, giysilerdeki nak─▒┼člarda mimar├« eserler‘de, ta┼č oymalarda, ├žinilerde, ah┼čap, demir ve deri s├╝slemeleri‘nde, s─▒k s─▒k kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. Mo─čolistan‘da, Buda Tasviri, eli┼čleri ve kitap s├╝slemelerinde kullan─▒ld─▒─č─▒, literat├╝rden ├Â─črenilmi┼čtir. Konya Bey┼čehir‘de Kubadabad Saray─▒ ├žinilerinde de i┼členmi┼čtir.[32]

Paz─▒r─▒k ke├žesindeki d├Ârtl├╝ alem yan─▒┼č─▒n─▒n yak─▒n benzerlerinden baz─▒ ├Ârnekler ┼čunlard─▒r. Do─ču T├╝rkistan’da ├Âzerk b├Âlge Altay’dan bir havan ve havan eli, T├╝rkmenistan ve Kazakistan’dan iki topak ├žad─▒r, Kazakistan Alma-Ata M├╝zesi’nden minder, Do─ču Anadolu-Malatya’dan ah┼čap sehpa, Bat─▒ Anadolu-Mu─čla’dan hal─▒, Tacikistan’dan kad─▒n ba┼čl─▒─č─▒, d├Ârtl├╝ alem yan─▒┼člar─▒n─▒n i┼člendi─či baz─▒ ├Ârneklerdir.[33]

Paz─▒r─▒k‘tan ├ž─▒kan peynir tulumundaki gibi, yan yana s─▒ralanm─▒┼č ├Âzek/alem/ko├ž muyuz yan─▒┼člar─▒n─▒n benzeri ├Ârnekler, olduk├ža s─▒k g├Âr├╝l├╝r. Anadolu ve ├že┼čitli T├╝rk topluluklar─▒nda t├╝rl├╝ el sanatlar─▒nda s─▒k s─▒k kullan─▒lan, vazge├žilmez ├Ârneklerdendir. Kazakistan‘da Alma-Ata Havaalan─▒ Terminali‘nde ve caddelerdeki parmakl─▒klar─▒nda, en g├╝zel bi├žimlerde s─▒ralar halinde, yan yana i┼členmi┼čtir.[34] Ba┼čk─▒rdistan‘dan ev ├žat─▒s─▒, Do─ču T├╝rkistan‘da ├ľzerk Kazak Qapqal b├Âlgesinden gecelik etek ucu ve Erzurum-Oltu‘dan el ├Ârmesi bir eldivende, g├Âr├╝len, tek veya iki s─▒ral─▒ ├Âzek/alem/ko├ž muyuz yan─▒┼člar─▒, bu konuda baz─▒ ├Ârneklerdir. Erzurum-Oltu‘dan el ├Ârmesi bir eldivende, tek veya iki s─▒ra halinde s─▒ralanm─▒┼č ├Âzek/alem/ko├ž muyuz yan─▒┼člar─▒ bulunmaktad─▒r.[35]

├ľzek/alem/ko├žmuyuz yan─▒┼čl─▒ gecelik ete─či s├╝slemeleri. Do─ču T├╝rkistan ‘da Kazak-Qapqal b├Âlgesinden. Abidihelil (1979). Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a.g.e., s.266.

├ľzek/alem/ko├ž muyuz yan─▒┼člar─▒, hal─▒larda, Paz─▒r─▒k ikinci kurgandan ├ž─▒kan peynir tulumunda oldu─ču gibi, yan yana s─▒ralanm─▒┼čt─▒r. 1996‘da ─░stanbul T├╝rk ─░sl├óm Eserleri M├╝-zesi’nde sergilenen, XIII-XVIII y├╝zy─▒l T├╝rk hal─▒lar─▒‘ndan; Sivas-Divri─či Uluc├ómii‘nden Vak─▒flar M├╝zesine getirilmi┼č olan XVI. y├╝zy─▒l Do─ču Anadolu hal─▒s─▒nda, madalyonlar─▒n ├ževresinde, yine sergiden 1600 y─▒llar─▒na ait U┼čak hal─▒s─▒n─▒n bord├╝r├╝nde, ayr─▒ca XVII. y├╝zy─▒l─▒n son yar─▒s─▒na ait oldu─ču belirtilen Anadolu hal─▒s─▒n─▒n bord├╝r├╝nde, benzer yan─▒┼člar i┼členmi┼čtir.[36]

Konya-Cel├óleddin Karatay T├╝rbesi‘ndeki ├žinilerde g├Âr├╝len, ├Âzek/alem/ko├žmuyuz yan─▒┼člar─▒ da bu konuda Anadolu’dan k├╝├ž├╝k bir ├Ârnektir (┼čekil 4).

Konya-Cel├óleddin Karatay T├╝rbesi’ndeki ├çiniler de ├Âzek/alem/ko├žmuyuz yan─▒┼člar─▒. Turizm Bakanl─▒─č─▒ Tan─▒tma Genel M├╝d├╝rl├╝─č├╝ Ar┼čivi’nden. Foto Mustafa Y─▒lmaz. Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e.,s.271.

├ľzek, mimar├« eserlerimizde de s─▒k s─▒k kullan─▒lan motiflerdendir.[37] Alem/├Âzek/ko├ž muyuz yan─▒┼č─▒, IX. y├╝zy─▒lda Orta-AsyaÔÇÖdan gelerek ─░dil (Volga) Boyundan, Karadeniz kuzeyine yay─▒lan ve XI. Y├╝zy─▒la kadar buralarda ya┼čayan, O─čuzlar‘─▒n Pe├ženek Boyu‘ndan kad─▒n giysilerinde de g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Kollar─▒, g├Â─čs├╝, s─▒ralar halinde ├Âzek/alem yan─▒┼člar─▒ ile s├╝sl├╝ giysisi ile Pe├ženek kad─▒n─▒ ├Ân├╝ ayn─▒ yan─▒┼člarla s├╝sl├╝[38], David NicolleÔÇÖnin ├žal─▒┼čmas─▒nda g├Âr├╝lmektedir.

├ľzek/alem/ko├žmuyuz yan─▒┼člar─▒n─▒n i┼člendi─či giysisi ile (O─čuz boyundan) Pe├ženek kad─▒n─▒. Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a.g.e., s.272.

Kazakistan‘dan kopuz (saz) ├žalan bir erkek ├žocukta ve do─čumu H. 905/M. 1499 olan, Kazak halk kahramanlar─▒ndan Ta┼čkentli Muhammed Haydar‘─▒n, H. 958/M. 1551’de Ke┼čmir/Hindistan‘da yap─▒lm─▒┼č bir resminde, B├Ârk├╝nde/ba┼čl─▒─č─▒nda, Kazak Ak─▒n─▒ (Kumandan─▒) Aronili S─▒yumbay (1815-1898)’─▒n b├Ârk├╝nde/ba┼čl─▒─č─▒nda ve yakas─▒n─▒n iki yan─▒nda alem yan─▒┼člar─▒n─▒n i┼člendi─či g├Âr├╝l├╝r.[39]

Elde edilebilen XVI. ve XIX. y├╝zy─▒llara ait bu dok├╝manlar, alem yan─▒┼č─▒n─▒n y├╝zy─▒llar boyu T├╝rk ├╝lkelerinde giysilerde de kullan─▒lageldi─činin delilidir. Ayn─▒ yan─▒┼č, tek veya s─▒ra halinde Kuzeybat─▒ Kafkasya’da y├╝zy─▒llarca K─▒p├žakl─▒ Kara├žay-Balkar ve Nogay T├╝rkleri ile i├ži├že ya┼čayan ├çerkesler‘in, kad─▒n giyimlerinin ba┼čl─▒k ve kaftanlar─▒nda kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. [40]

Kaftan─▒’n─▒n yakalar─▒ ile ba┼čl─▒─č─▒, ├Âzek/alem yan─▒┼člar─▒ i┼čli ├çerkes kad─▒nlar─▒. Kanbolat (1991). Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s.276.

├ľzek/alem/ko├ž muyuz yan─▒┼č─▒, k─▒m─▒z kaplar─▒nda, eyerlerde ve ├žizmelerde de i┼členmi┼čtir. Tataristan‘da, ├žizme ├╝zerine aplike yap─▒lm─▒┼č deri ├žizmeler, dikkat ├žekicidir. Burada yan─▒┼č─▒n taban─▒nda, uzant─▒lar vard─▒r. Buna da “├╝zek” denilmektedir. K─▒rg─▒zistan‘da ├žad─▒rda kullan─▒lmak i├žin yap─▒lm─▒┼č, ka┼č─▒k, b─▒├žak gibi mutfak e┼čyas─▒ veya makas, iplik, te┼či (y├╝n e─čirme aleti) gibi kad─▒n─▒n eli┼činde kulland─▒─č─▒ malzemenin konulaca─č─▒ bir torbada ayn─▒ yan─▒┼č g├Âr├╝lmektedir. Kazakistan-Aktepe b├Âlgesinden bir gelin giysisinde de ├ľzek yan─▒┼č─▒ ├že┼čitli yan─▒┼člar aras─▒nda yer alm─▒┼čt─▒r.[41]

K─▒rg─▒zistan‘da ├že┼čitli el sanatlar─▒ yan─▒ s─▒ra, Be┼čik‘te bile i┼členmi┼čtir. Kazakistan‘─▒n Hazar Denizi kuzey-do─čusundaki Mang─▒┼člak b├Âlgesinde, XVIII.-XIX. Y├╝zy─▒llardan kalma kabirta┼člar─▒nda ├ľzek yan─▒┼člar─▒, ├Âzenle i┼členmi┼čtir. Ayn─▒ yan─▒┼člar, g├╝n├╝m├╝zde de ├že┼čitli elsanatlar─▒nda, yayg─▒n bir ┼čekilde kullan─▒lmaktad─▒r. Kazakistan Ahmed Yesevi ├ťniversitesi K├╝lt├╝r Merkezi‘nin sahne perdesinde ve ba┼čl─▒klardaki yan─▒┼člar, bu konuda baz─▒ ├Ârneklerdir.[42]

Bu yan─▒┼č, Yeni T├╝rk Cumhuriyetleri ve T├╝rkiye‘de dokunan hal─▒larda da geni┼č ├Âl├ž├╝de kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. XVIII. y├╝zy─▒l Konya hal─▒s─▒nda, madalyonun kar┼č─▒l─▒kl─▒ iki taraf─▒na i┼členmi┼č ├ľzek yan─▒┼člar─▒ g├Âr├╝lmektedir. Ahmed Yesev├« T├╝rbesiÔÇÖnin ├že┼čitli yerlerindeki ├žinilerde ve ta┼č oymalarda, ayn─▒ motif i┼členmi┼čtir.

Ahmed Yesev├« T├╝rbesi’nin Kuzey ni┼či i├ž duvar─▒ndaki, mozayik madalyonda, ├Âzek/alem/ko├ž muyuz yan─▒┼č─▒. Nurmuhammed (1991) Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s.282.

Ahmed Yesev├« T├╝rbesiÔÇÖnde, D├Âkme Bronz Kazan‘─▒n bulundu─ču odan─▒n kuzey ni┼čindeki Mozayik madalyon da Alem yan─▒┼č─▒ g├Âr├╝lmektedir. Bu odada bulunan Kazan─▒n Kulplar─▒nda, ayn─▒ yan─▒┼č i┼členmi┼čtir. Tebrizli ┼×erafeddin o─člu Abd├╝laziz‘in, 1399 y─▒l─▒nda Cihangir Emir Tem├╝r-Bek‘in emri ile, yedi maden kar─▒┼č─▒m─▒ndan yapt─▒─č─▒ bu dev “bronz kazan”, iki ton a─č─▒rl─▒─č─▒nda ve a─čz─▒n─▒n ├žap─▒ 2,45 cm. olup, altm─▒┼č kova su almaktad─▒r. Azerbaycan‘da ┼×irvanl─▒ Muhlis adl─▒ bir ustan─▒n, 1486 da yapt─▒─č─▒ pirin├ž Usturl├ób (y─▒ld─▒zlar─▒n d├╝nyaya yak─▒nl─▒k ve y├╝ksekli─čini ├Âl├žen ├ólet)’─▒n ├╝zerine i┼členmi┼č, ince-nak─▒┼člar aras─▒nda, ├╝├ž yerde alem yan─▒┼člar─▒ vard─▒r. Yine Azerbaycan‘da, ├╝zerinde: “Amel-i Muhammed ve S├óhibi Kas─▒m Han” yaz─▒l─▒ Han├žer de “┼×amak─▒l─▒ Seyyidz├óde” yaz─▒l─▒ g├╝m├╝┼č barut kab─▒nda da, alem yan─▒┼č─▒ i┼členmi┼čtir. XVl-XVIII. y├╝zy─▒l Osmanl─▒ T├╝fekleri‘ndeki g├╝m├╝┼č ve alt─▒n kakmal─▒ s├╝slerde, ├Âzek/alemler, ince bir ┼čekilde i┼členmi┼čtir. T├╝fek namlusu a─čz─▒ndaki bilezik gerisinde, ustal─▒kla ├Âzek yanl─▒┼člar─▒ ├žizilmi┼čtir.[43]

T├╝rk i┼či-Tatar i┼čleme tekni─či ile yap─▒lm─▒┼č desenlerde bitkisel kaynakl─▒, stilize edilmi┼č ÔÇťl├óleÔÇŁ, ÔÇťzambakÔÇŁ, ÔÇťtomurcukÔÇŁ, ÔÇťyaprakÔÇŁ motifleri yer al─▒r[44]. Ayr─▒ bir i┼čleme desende ÔÇť├žark─▒ felekÔÇŁ, motifinde stilize edilmi┼č ÔÇťzambak ├ži├žekleriÔÇŁ, ÔÇťyapraklarÔÇŁ ve ÔÇťk├╝├ž├╝k mine ├ži├žeklerineÔÇŁ yer verilmi┼čtir.[45]

T├╝rk Kubbesinde Lotus Modeli
Karahanl─▒ An─▒tlar─▒ndaki Lotus Kubbe ve Sonraki T├╝rk T├╝rbeleri

Budac─▒ mimarinin lotus kubbesi, Maver├ó├╝nnehirÔÇÖde cami in┼ča eden Hakanl─▒ T├╝rkleri taraf─▒ndan kullan─▒ld─▒. Bunlar─▒n say─▒s─▒ ├Âzellikle ─░br├óh├«m b. Nasr’─▒n (1068-1080) ikametini efsanevi T├╝rk hakanlar─▒n─▒n (T├╗r ve Efrasiyab-Tunga: el-Semerkand├«) merkezinde, Semerkant’ta kurmas─▒ndan sonra artt─▒. Bu ilk T├╝rk camilerinin ├╝zerleri kubbeyle ├Ârt├╝l├╝ ilk ─░slam camileri aras─▒nda idi. Buhara civar─▒ndaki XI. y├╝zy─▒l Hazar Camiinde ├žok-y├╝zeyli kasnaklar ├╝zerine y├╝kselen bir├žok beyzi kubbe g├Âr├╝l├╝r. Lotus ┼čeklindeki ana kubbe d├Ârt s├╝tun ├╝zerinde y├╝kselir. Ka─čan Muhammed b. S├╝leyman Arslan Han (1102-1130) taraf─▒ndan 1122/23 tarihinde yapt─▒r─▒lan Buhara Ulu Camii’nin ibadet k─▒sm─▒n─▒n, y├╝ksek bir kasnak ├╝zerindeki, beyzi ya da lotus bir kubbeyle ├Ârt├╝ld├╝─č├╝, bir├žok restorasyona ra─čmen anla┼č─▒lmaktad─▒r. Baz─▒ stupa bi├žimlerinde izlerinin bulunabilece─čine de─čindi─čimiz ve Karahanl─▒ mimarisinde s─▒k rastlan─▒lan lotus kubbe, Timurlu d├Âneminde T├╝rkistan’da klasik kubbe olmu┼č ve bat─▒ya ve g├╝neye do─čru yay─▒lm─▒┼čt─▒r. Vak─▒flar mimar─▒ merhum S├óim ├ťlgen, restorasyonlar s─▒ras─▒nda baz─▒ Sel├žuklu d├Ânemi T├╝rkmenistan t├╝rbelerindekilere benzer bi├žimde XII. y├╝zy─▒l Saltuk T├╝rbesi gibi kimi Anadolu Sel├žuklu an─▒tlar─▒n─▒n da orijinal lotus kubbesi oldu─čunu g├Ârd├╝. XV. y├╝zy─▒la do─čru lotus kubbe Anadolu mimarisinin baz─▒ t├╝rbelerinde de g├Âr├╝lebilir. Ancak lotus kubbe Orta Asya mimarisinin bir ├Âzelli─čiydi ve Diez’in kaydetti─či gibi, ─░ran’a Timurlular d├Ânemi Semerkant’─▒n─▒n g├Ârkeminin taklidi olarak yans─▒d─▒.[46]

Türk Budacı Mabedi, Stupa, Chattravâla

Buda S├ókyamuni, M├ľ VI. y├╝zy─▒lda Nepal’de ya┼čayan sava┼č├ž─▒ S├ókya soyundan bir h├ókimdi. Bu nedenle belki de Budac─▒l─▒g─▒n ─░├ž Asya’da g├Â├žebe k├Âkenli ├ževrelerde, Hun (M├ľ II.- MS V. y├╝zy─▒l) ve Ku┼čan (MS I.-V. y├╝zy─▒l) ├ževrelerinde geli┼čti─či i├žin, stupan─▒n ┼čekilleri ve manalar─▒ ile ├žad─▒r ve g├╝nl├╝k gelene─či aras─▒nda benzerlikler vard─▒. ├çad─▒r gibi, stupa da k├óinat─▒ temsil ederdi. Kubbesi, g├Â─č├╝n simgesiydi. Daha ileri temsili inceliklere var─▒larak, stupan─▒n kubbesi alt─▒ndaki basamakl─▒ kaide, temel unsurlara benzetilirdi. Bu temsili mahiyet, esasen Budac─▒ mimarinin bir ├Âzelli─čini olu┼čturuyordu. Hindistan ve Amuderya’n─▒n g├╝neyinde geli┼čen ilk devir Budac─▒ mimari, Yak─▒ndo─ču Hellenistik ilham─▒na sad─▒k kalm─▒┼č ve ta┼č yap─▒ tekni─či ile estetik mefhumlar─▒ ├Ân plana alm─▒┼čt─▒. Budac─▒l─▒─č─▒n Orta Asya’da do─čan mezhebi Mah├óy├óna’da ise, mimar─▒n iste─či, ideolojik kavramlar─▒ ifade eden ┼čekiller meydana getirmekti. Orta Asya mimar─▒, ideolojik e─čilimlere kolayl─▒k sa─člayan bir tekni─če de sahipti. T─▒pk─▒ ├žad─▒r yap─▒s─▒nda oldu─ču gibi, dallar─▒ e─čerek, istedi─či e─čri ┼čekilleri v├╝cuda getiriyordu. Ah┼čap kal─▒p ├╝zerine s─▒va yo─čuruluyor ve tu─čla ├Âr├╝l├╝yordu. T├╝rk├že e─čm ve e─čme (K├ó┼čgar├«: “kemer”) s├Âzleri, dallar─▒ e─čerek v├╝cuda getirilen mimari kal─▒plar─▒n T├╝rkler taraf─▒ndan da kullan─▒ld─▒─č─▒na i┼čaret eder.[47]

─░lk stupa’lar (Nepal ve Hindistan’da), bir azizin kal─▒nt─▒lar─▒ (kemik, t─▒rnak, sa├ž) etraf─▒na ├Âr├╝len i├ži tamamen dolu, basamakl─▒ kaide ├╝zerinde yar─▒m k├╝re ┼čeklindeki abidelerdi. Basamakl─▒ kaide ile kubbenin aras─▒na bir silindir kasnak ilave ederek stupan─▒n d─▒┼č g├Âr├╝n├╝┼č├╝n├╝n ├žad─▒ra benzetilmesi durumu, T├╝rkistan’da v├╝cut bulan bir geli┼čmedir. T├╝rklerin atalar─▒ndan Ts├╝-k u Hunlar─▒ ve Tabga├žlar devrinde, IV-VI. y├╝zy─▒l stupa ve mabetlerinde, ├žad─▒ra benzeyen unsurlar ├žo─čalmaya ba┼člad─▒. Tun-huang da Ts├╝-k’├╝ ve Tabga├ž devrinden mabetler, ├žad─▒r e─čnisi gibi dilimli veya k├╝mbet ┼čeklinde olup tepesi ├žad─▒r bacas─▒n─▒ hat─▒rlatan bir fenerle donat─▒lm─▒┼čt─▒. Bat─▒ T├╝rkleri ve Uygurlar Budac─▒l─▒─ča girince, ├žad─▒r─▒ hat─▒rlatan ┼čekiller ├Âzellikle mabet ve stupalarda ├žo─čald─▒. Gr├╝mvedel ┼ču noktaya dikkati ├žeker:[48] Uygurlardan ├Ânceki stupalar─▒n i├ži tamamen doluyken, Uygur st├╝palar─▒ bu gelenekten ayr─▒lm─▒┼čt─▒r; i├žleri dolu de─čil, bo┼čtur ve bir mabet gibi i├žlerine girilir. Uygur stupalar─▒n─▒n s├╝sleri de ├žad─▒r─▒ hat─▒rlat─▒r: Duvarlardaki resimler, ├žad─▒r perdelerini ve ├žad─▒r perdelerinin ├Âtesinde g├Âz├╝ken a─ča├ž ve ku┼člar─▒, kubbenin resimleri ise, egninin ├Âtesindeki g├Âgu tasvir eder. Stupa asl─▒nda ├žad─▒r gibi yuvarlak planda iken, Orta Asya’da geli┼čen Mah├óy├óna mezhebinde, k├óinat─▒n d├Ârt y├Ân├╝n├╝ ve k├Â┼čelerini muhafaza ettikleri d├╝┼č├╝n├╝len tanr─▒lara h├╝creler tahsis edilerek, ├žok k├Â┼čeli mabet ve stupa plan─▒ geli┼čti. ├çok k├Â┼čeli planlar neticesinde, polyedrik veya yivli kasnakl─▒ stupalar olu┼čtu. Uygur devrinde ├žok k├Â┼čeli veya yivli kasnakl─▒ stupalar ├žo─čald─▒. Hatta Strzygowski, yivleri ├žad─▒r perdelerinin k─▒rmalar─▒na benzetmi┼čti. Uygur mimarisinin tekrar etti─či bir ┼čekil olan, ├žok k├Â┼čeli kaide ├╝st├╝nde y├╝kselen tahta stupalar─▒n da Altay’daki k├╝t├╝kten yurtlara benzedi─či belki s├Âylenebilir. T├╝rk Budac─▒ stupallar─▒n─▒n birka├ž ├Âzelli─čini daha ilave edelim. Belki y├╝ksek h├╝k├╝mdar ├žad─▒r─▒na benzetmek iste─či ile Orta Asya stupa’s─▒n─▒n kubbesi gittik├že y├╝kseldi. B├Âylece ├╝st ├╝ste ├žift kubbeler de yap─▒lmaya ba┼čland─▒. Birinci kubbenin tepesi kesilerek, ├žo─čunlukla T├╝rk├že linhua orun (lotus ├ži├že─činden taht) denen tezyinat ├╝zerine ikinci bir kubbe oturtulurdu.[49] Bu ├╝st ├╝ste iki kubbeden geli┼čen so─čan ┼čeklindeki kubbeye Diez, “lotus kubbe” ad─▒n─▒ vermi┼čti. Ancak, Uygurlardan ├Ânceki Budac─▒ mimaride, ├Ârne─čin Afganistan’daki Taht-─▒ B├óht’de, ├╝st ├╝ste ├žift kubbelerin i├ži, stupan─▒n di─čer k─▒s─▒mlar─▒ gibi doludur. Uygurlar ise muhtemelen ilk olarak, ├žad─▒r ┼čeklinde i├ži bo┼č stupalar bina ettikleri gibi, bunlar─▒n ├╝st├╝ne yine i├ži bo┼č olan, i├ž i├že ├žift kubbeler de oturttular. Linhua orun s├╝sleri ise gerek ├╝st ├╝ste kubbelerin d─▒┼č─▒nda gerek kubbelerin i├ž k─▒sm─▒nda, Uygur mimarisinde tekrarlanan bir motiftir. Diez, lotus kubbe‘ye, e─čilmi┼č dallardan yap─▒l─▒ bir kal─▒p yard─▒m─▒yla ┼čekil verildi─čini ve bu tekni─čin paralel dizili tu─člalardan olu┼čmu┼č ─░ran kubbe ├Ârmesinden farkl─▒ oldu─čunu s├Âyler. K├ó┼čgar├«’nin kemere verdi─či e─čme ad─▒, T├╝rklerde dallar─▒ e─čerek e─čri ┼čekiller olu┼čturma tekni─činin kullan─▒ld─▒─č─▒na i┼čaret eder. Ka┼čgar’da Mauri-Tim stupas─▒nda ve Hangay Da─člar─▒’nda K├Âk T├╝rk devrinden kalm─▒┼č olmas─▒ muhtemel bir stupa’da g├Âr├╝len ve sonradan Lamac─▒ mimarinin klasik kubbesi olan “├žan kubbe” ise, yine ├╝st ├╝ste ├žift kubbeden olu┼čmu┼čtu. Irk Biti─čin XXII. bahsinde ad─▒ ge├žen k├╝z├╝n├╗ (├žan, ├ž─▒ng─▒rak), Budac─▒ alametlerden biriydi. T├╝rklerde de k├╝z├╝n├╝ ┼čeklinde kubbe yap─▒lmak istenmi┼č olmas─▒ m├╝mk├╝nd├╝r.[50]

─░lk stupalar─▒n ├╝zerine, ┼čeref i┼čareti olarak chattra (g├╝nl├╝k) ve chattrav├óla (├╝st ├╝ste g├╝nl├╝kler dizisi) dikilirdi. Sonradan chattrav├óla, ta┼čtan ve madenden yap─▒l─▒rd─▒. ─░lk ├Ânce g├╝nl├╝kler ├╝st ├╝ste, ayr─▒ ayr─▒ tasvir edildi. Sonradan, g├╝nl├╝kler birbirine yakla┼čt─▒r─▒larak ve en alttaki en b├╝y├╝k olmak ├╝zere gittik├že k├╝├ž├╝lerek chattrav├óla koni ┼čeklinde bir k├╝mbet halini ald─▒. T├╝rk chattrav├óla’s─▒ ancak bu ┼čekildedir. Daha da sonra, X.-XI. y├╝zy─▒llarda, chattrav├óla, ┼čakuli ┼čekilde dikilmi┼č, ehram bi├žiminde bir k├╝mbet olarak yap─▒ld─▒. Ehram ┼čeklinde chattrav├óla, eskiden Budac─▒ mabetler olan Pandrenthan gibi Ke┼čmir binalar─▒nda ├žok g├Âr├╝l├╝r. Bu m├╝nasebetle Ke┼čmir’de bir T├╝rk tigin ve hatununun Budac─▒ mabet yapt─▒rd─▒─č─▒n─▒, 750 civar─▒nda rivayet edildi─čini ve Kral Kalas’a (1063-1089) devrinde, bak─▒r bir chattrav├óla’y─▒ yald─▒zlamak i├žin bir T├╝rk uzman─▒n ├ža─čr─▒ld─▒─č─▒n─▒ da kaydedebiliriz. Demek ki T├╝rkler muhtemelen yald─▒zl─▒ bak─▒r chattrav├óla yap─▒yorlard─▒.[51]

Belki koni ┼čeklindeki ├žad─▒r k├╝mbeti gelene─čiyle ilgili olarak, Bat─▒ T├╝rk devrinden Kum-tura’daki” bir mabetten itibaren ve Uygur mimarisinde de T├╝rklerin chattrav├óla’y─▒ bir k├╝mbet olarak d├╝┼č├╝nd├╝klerini g├Âzlemleriz. G├╝nl├╝k hat─▒ras─▒ unutulmad─▒ysa da chattrav├óla art─▒k kubbeye bir ilave olmaktan ├ž─▒kmakta, kubbenin yerini almakta veya onu gizleyen bir k├╝mbet olmaktad─▒r. Tabga├ž devrinden beri (386-534) Budac─▒ mabetlerde kubbenin yerini alabilen k├╝mbet, Bat─▒ T├╝rk ve Uygur devrinde bazen kubbeyi tamamen gizledi.[52]

T├╝rbe

─░slami T├╝rk t├╝rbelerinin ├žad─▒rla benzerliklerine Diez ve di─čer sanat tarih├žileri i┼čaret etmi┼čtir. Bu d├╝┼č├╝nceler ┼č├╝pheye yer b─▒rakmayarak bize ula┼čt─▒─č─▒ halde, fikrimizce ilkel ├ževrelerdeki yap─▒lar hari├ž, T├╝rk ├žad─▒r─▒ ile t├╝rbesi aras─▒nda uzun bir d├Ân├╝┼č├╝m devri ge├žmi┼č ve bu esnada T├╝rk stupa’s─▒ ortaya ├ž─▒karak, ├žad─▒r ile t├╝rbe aras─▒nda arac─▒l─▒k etmi┼čtir. Uygurlar ve Hakanl─▒lar gibi medeni T├╝rk toplumlar─▒, ─░slamiyetÔÇÖe g├Â├žebelikten de─čil, ileri bir mimari v├╝cuda getirmi┼č bir ┼čehir k├╝lt├╝r├╝nden ge├žmi┼čti. Hatta daha Hicri I. y├╝zy─▒ldan itibaren, Budac─▒ mimari etkilerin ─░slam ├ólemine T├╝rkler yoluyla gelmi┼č olmas─▒ ihtimali vard─▒r. VII. y├╝zy─▒lda ─░slam mimarisi, K├óbil Vadisindeki Budac─▒ abidelerden ilham al─▒yordu. K├óbil Vadisinde ise, bu devirde K├Âk T├╝rk beylerinin idaresindeki Hala├ž ve O─čuz T├╝rkleri ya┼čamaktayd─▒.[53] SamarraÔÇÖn─▒n T├╝rk├╝ÔÇÖl Acem denen gayri M├╝slim T├╝rkler taraf─▒ndan bina edildi─či de Abbasi kroniklerinde yer al─▒r. Fakat t├╝rbe yap─▒s─▒nda g├Âze ├žarpan T├╝rk tesirlerinin, Hakanl─▒lar─▒n Budac─▒l─▒ktan ─░slamiyetÔÇÖe ge├žti─či X. y├╝zy─▒ldan sonra meydana geldi─či de anla┼č─▒lmaktad─▒r. Asl─▒nda ilk T├╝rk t├╝rbeleri bazen Budac─▒ stupa’lar─▒n ─░slamiyete vakfedilmesiyle meydana geldi. Erken t├╝rbe mimarisi tamamen stupa gelene─čindedir. Stupa i├žin kullan─▒lan geleneksel malzeme ile, a─ča├ž iskelet ├╝zerine tu─člayla t├╝rbeler bina edildi (t├╝rbe mimarisinde ta┼č─▒n kullan─▒lmas─▒ XII. y├╝zy─▒lda ├žo─čal─▒r). G├Âr├╝n├╝┼č itibariyle de t├╝rbeler st├╗plara benziyordu. Stupa yap─▒s─▒nda, temsili manalar ifade eden ┼čekilde t├╝rbe kubbeleri de basamakl─▒ kaide ├╝zerine y├╝kseliyordu. Baz─▒ stupa’lar ve Budac─▒ mabetler gibi t├╝rbe duvarlar─▒ da maildi. Mah├óy├óna d├╝nya plan─▒na uygun olarak ├žok k├Â┼čeli t├╝rbeler yap─▒l─▒yordu. ├çok k├Â┼čeli planda t├╝rbeler, bu ┼čekilde olan stupa’lar gibi, polyedrik veya yivli kasnaklar arz ediyordu.[54] Yivli kasnakl─▒ t├╝rbeler, Hakanl─▒ ├ževresinden Hazar kenar─▒ndaki T├╝rklerle mesk├╗n b├Âlgelere ve Sel├žuklu illerine yay─▒ld─▒. Diez ┼čuna dikkati ├žeker: ├ťst ├╝ste ├žift kubbeli t├╝rbe, ├žift kubbeli Uygur stupa’s─▒ndan geli┼čmi┼čtir. Diez’in d├╝┼č├╝ncesinin do─črulu─čuna i┼čaret de ilk ├žift kubbeli ─░slami yap─▒lar─▒n T├╝rk Hakanl─▒ mimarisinde bulunmas─▒d─▒r. Budac─▒ mimarinin “lotus kubbesi” de Hakanl─▒lar ├çayard─▒’n─▒ (M├óver├ó├╝nnehir) almadan ├Ânce yap─▒lm─▒┼č ve X. y├╝zy─▒ldan san─▒lan, T├╝rk melikinin ┼čehri K├Âk┼čibagandaki camide g├Âz├╝kmektedir. Sonradan, XI.-XII. y├╝zy─▒l Hakanl─▒ yap─▒lar─▒nda “lotus kubbe” tekrarlan─▒r. T├╝rkmenistan ├╝zerinden Anadolu’ya da geldi─či san─▒lan “lotus kubbe”, vak─▒flar mimar─▒ merhum S├óim ├ťlgen’den ├Â─črendi─čime g├Âre, XII. y├╝zy─▒ldan Erzurum Saltuk T├╝rbesi ├╝zerinde de bulunuyordu. Sonradan bu lotus kubbe, k├╝mbete d├Ân├╝┼čm├╝┼čt├╝. Bu t├╝rbenin tamirini yapan S├óim ├ťlgen, kubbenin, k├╝mbetin alt─▒nda kalan ilk ┼čeklini yeniden canland─▒rm─▒┼čt─▒. ├çad─▒r bacas─▒ gibi tepesi fenerli kubbeler de erken T├╝rk mimarisinde pek ├žoktur.[55]

Sel├žuklu[56] ve Anadolu Beylikler d├Ânemi Zambak (lotus) motifi

T├╝rkistan, Karahanl─▒ b├Âlgelerinden ald─▒klar─▒ lotus mimari ve motif gelene─činin Sel├žuklularda ve Anadolu Beyliklerinde devam etti─čini g├Ârmekteyiz. Verece─čimiz ├Ârnekler bunlardan ├žok az bir k─▒sm─▒n─▒ kapsamaktad─▒r: Pi┼čmi┼č Topraktan S─▒rt─▒ Kulplu s├╝rahi: ─░ranÔÇÖda bulunmu┼čtur. 12. yyÔÇÖa tarihlenir. Beyaz seramik hamur ├╝zerine siyah renkte lotus ve palmet dizisinden olu┼čan bir kompozisyon g├Âvdenin tamam─▒n─▒ kaplamaktad─▒r.[57] Opak ├╝zerinde l├╝ster kase: ─░ran yada Suriye 11.yy ba┼člar─▒na tarihlenir. Ortada daire i├žine yerle┼čtirilmi┼č a─čz─▒nda ├ži├žek tutan bir tav┼čan yer almaktad─▒r. ├çevresine d├Ârt tane lotus ├ži├že─či yerle┼čtirilmi┼čtir.[58] Opak ├╝zerinde l├╝ster kase: ─░ran yada Suriye 11.yy ba┼člar─▒na tarihlenir. Merkezden kenarlara do─čru a├ž─▒lan lotus ├ži├žekleri ile aralar─▒nda ÔÇťYÔÇŁ formunda Rumiler yer almaktad─▒r.[59] ─░ki S├╝varinin Kar┼č─▒la┼čmas─▒n─▒n Tasvir Edildi─či K├óse: ─░ran, 12. Yy. Minai tekni─činde, mavi, ye┼čil ve kahverengi kullan─▒larak yap─▒lm─▒┼čt─▒r. ├ťzeri ince bir tabaka ile s─▒rlanm─▒┼čt─▒r. K├ósenin ortas─▒nda aralar─▒nda bir a─čac─▒n bulundu─ču iki s├╝varinin kar┼č─▒l─▒kl─▒ olarak yerle┼čtirildi─či kompozisyonda s├╝varilerin ortada bulunan hayvana do─čru ellerindeki k─▒l─▒├žlarla hamle yapt─▒klar─▒ g├Âr├╝lmektedir. Fig├╝rlerden birinin elinde tuttu─ču baston ┼čeklindeki sopa da dikkat ├žekmektedir. Fig├╝rlerden birisi geometrik ├Ârg├╝l├╝ bir k─▒yafet giymi┼čken di─čerinin ├╝zerinde lotus desenli bir k─▒yafet g├Âze ├žarpar. K├ósenin en d─▒┼č─▒nda bir kitabe ku┼ča─č─▒ yer almaktad─▒r. [60]

─░ki S├╝varinin Kar┼č─▒la┼čmas─▒n─▒n Tasvir Edildi─či K├óse
┬áOsman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler)B├╝y├╝k Sel├žuklu Miras─▒, M├╝zeler, T├╝rkiye Cumhuriyeti Cumhurba┼čkanl─▒─č─▒, Sel├žuklu Belediyesi, T─░KA, Konya Ayd─▒nlar Oca─č─▒, 2013, T├╝rkiye, Cilt 1, s.84.

Bronz Ayna: 12 y.y. ─░ran. Kum d├Âk├╝m tekni─činde yap─▒lan bu aynada da ayn─▒ d├Ânem eserlerinde g├Âr├╝len hususiyetler g├Âze ├žarpmaktad─▒r. Bunun da arkas─▒nda asmak i├žin kullan─▒lan yumru ┼čeklinde bir ├ž─▒k─▒nt─▒ yer almaktad─▒r. Bu ├ž─▒k─▒nt─▒ etraf─▒nda ise lotus palmet dizisi ve farkl─▒ olarak s─▒rt s─▒rta vermi┼č iki sfenks resmedilmi┼čtir.[61] Testi: 12-13 y.y. ─░ran. Firit hamurlu, t├╝rkuaz fonlu, siyah desenlidir. Oval g├Âvde iki b├Âl├╝mden olu┼čan s├╝sleme alan─▒na sahiptir. Alttaki b├Âl├╝mde dilimler tek par├ža halindeyken ├╝stteki b├Âl├╝mde lotus palmet dizisi u├žlar─▒ rumiler ile biten k─▒vr─▒m dallarla birbirine ba─članm─▒┼čt─▒r.[62] K├óse: 12.13 y.y. ─░ran. Firit i├žerikli, t├╝rkuaz zemin ├╝zerinde siyah boyal─▒, tek renk s─▒rl─▒, s─▒r ├╝st├╝ k─▒rm─▒z─▒ boyal─▒ seramik. K├ósenin i├žinde firuze renkte zemin ├╝zerine merkezden kenarlara do─čru a├ž─▒lan lotus ve palmet dizisi uygulamas─▒n─▒n yap─▒ld─▒─č─▒ bir par├žad─▒r. Dizi motiflerinin u├žlar─▒nda ise rumilere yer verilmi┼čtir.[63] Hokka: 12. 13 y.y. ─░ran. Firit i├žerikli, ├žok renkli, s─▒r├╝st├╝ boyal─▒ ve opak tek renk s─▒rl─▒ minai seramik. Kalem yeri hokkay─▒ ortalayacak bi├žimde tasarlanm─▒┼čt─▒r. Yan y├╝zleri, aralan lotus dizisinden olu┼čan ba─čda┼č kurup oturan fig├╝rler ile doldurulmu┼čtur. Ortadaki a├ž─▒kl─▒─č─▒n kenarlar─▒na s─▒ra halinde dizi sfenksler i┼členmi┼čtir. [64]

Hokka

Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler)a. g. e., Cilt 1, s.177.

Minai K├óse: 12.13. y.y. ─░ran. Firit i├žerikli, ├žok renkli, s─▒r├╝st├╝ boyal─▒ ve opak tek renk s─▒rl─▒ minai seramik. Kompozisyon k├ósenin i├žinde opak renkte zemin ├╝zerine belirli aral─▒klarla yerle┼čtirilmi┼č iki dairevi alan─▒n i├žine oturtulmu┼čtur. Merkeze, etraf─▒nda ata binmi┼č alt─▒ ki┼činin s─▒raland─▒─č─▒ bir s├╝vari fig├╝r├╝ yerle┼čtirilmi┼čtir. Fig├╝rlerin aras─▒ndaki lotus ve rumi dizisi ile u├žlar─▒ ku┼čla nihayetlenen bord├╝r dizisi fig├╝rleri birbirinden ay─▒r─▒r. D─▒┼č y├╝zdedeki kitabe ku┼ča─č─▒nda hay─▒r dualar─▒ edilmektedir.[65] L├╝ster teknikte ├çini par├žas─▒: 12-13.yy. ─░ran Kasan L├╝ster tekni─činde yap─▒lm─▒┼č par├ža mimari yap─▒ya ait olmal─▒d─▒r. Ayakta durur vaziyetteki fig├╝r├╝n elinde k─▒l─▒├ž benzeri bir alet, ├Ân├╝nde bir aya─č─▒n─▒ yukar─▒ do─čru kald─▒rm─▒┼č bir aslan g├Âr├╝lmektedir. Elbisenin ├╝zeri kobalt mavisi kompozisyonlarla bezenmi┼čtir. Aslan g├Âvdesi ├╝zerinde beneklerle doldurma yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Fig├╝rler aras─▒nda kalan bo┼člu─čun de─čerlendirilmesinde lotus ve palmet dizileri tercih edilmi┼čtir.[66] Firit Hamurlu K├óse:12.13. y.y. ─░ran. Firit i├žerikli, iki renkli, s─▒ratt─▒ boyal─▒ ve opak tek renk s─▒rl─▒ seramik k├óse. Ortada lotus ├ži├žeklerinden olu┼čan sekiz kollu kompozisyonun u├žlan lotus ├ži├žeklerine d├Ân├╝┼č├╝r vaziyette g├Âsterilmi┼čtir. Aralarda kalan b├Âl├╝mlere yine lotus ├ži├žekleri ve rumiler yerle┼čtirilmi┼čtir. Taba─č─▒n kenar─▒nda iki kitabe ku┼ča─č─▒ bulunmaktad─▒r.[67] K├óse: 12. yy. ─░ran-Ka┼čan i├žerikli, ├žok renkli, s─▒r├╝st├╝ boyal─▒ ve opak tek renk s─▒rl─▒ minai seramik. K├ósenin i├žinde opak renkte zemin ├╝zerine fig├╝rler yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Ortada bulunan fig├╝r at ├╝zerinde ve iki eliyle bir kartal ya da ┼čahini tutmaktad─▒r. K├ósenin i├ž yan y├╝zlerinde lotus ├ži├žekleri aras─▒na s─▒ral─▒ olarak yerle┼čtirilen s├╝vari fig├╝rleri bulunmaktad─▒r.[68] Tek Renk S─▒rl─▒ K├óse: 12-13.y.y. ─░ran. Desenleri kobalt mavisi ve siyah renkte ├žizilmi┼č, t├╝rkuaz renkte s─▒rl─▒ seramik k├óse. K├óse ortadan siyah bir ┼čeritle sekiz e┼čit par├žaya b├Âl├╝nm├╝┼čt├╝r. ┼×eritlerin ├╝zerindeki hatta sahibine dua edilen ifadelere yer verilmi┼čtir. ┼×eritlerin aras─▒nda kalan bo┼čluklara ise lotus ├ži├že─či ve rumilerden olu┼čan bir kompozisyon yap─▒lm─▒┼čt─▒r.[69] G├╝m├╝┼č Kemer:11-12.yy. ─░ran-Afganistan. S─▒rl─▒, par├žal─▒ kakma ve savatlama teknikleri kullan─▒larak yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Kemer bir├žok k├╝├ž├╝k par├žadan olu┼čmaktad─▒r. Bu par├žalar yatayda birbirine k├╝├ž├╝k millerle ba─čl─▒d─▒r. B├╝t├╝nl├╝k sa─člamak amac─▒yla bu par├žalara tak─▒lan ve sarkan k├╝├ž├╝k pandantifler de ustal─▒kla yerle┼čtirilmi┼čtir. Kemerin ├╝zerindeki lotus ├ži├že─či ve Rumilerden olu┼čan kompozisyon esere ayr─▒ bir de─čer katmaktad─▒r.[70] Kur’an-─▒ Kerim Sayfas─▒: 11-12 y.y. ─░ran. Nesih yaz─▒yla yaz─▒lm─▒┼čt─▒r. Sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda d├Âneminin s├╝sleme tekni─čini yans─▒tan tezhipte, lotuslann ├ževreledi─či panelde ” Allah” ism-i ┼čerifi ├╝├ž kez tekrarlanm─▒┼čt─▒r.[71] Ma┼črapa:12-13 y.y. ─░ran. F─▒rit hamurlu, tek renk firuze s─▒rl─▒d─▒r. G├Âvde ├╝zerinde kabartma olarak yap─▒lm─▒┼č lotus ├ži├žekleri g├Âr├╝lmektedir.[72] K├óse: 12-13. y.y. ─░ran. Firit hamuru i├žerikli, l├╝ster teknikte opak tek renk s─▒rl─▒ seramik. Bu seramik tekni─či 12. y.y. dan sonra ─░ran’a girmi┼čtir. K├ósenin i├žinde opak krem renkte zemin ├╝zerinde ortada oturan bir fig├╝r ile bunun gerisinde duran iki insan sureti i┼členmi┼čtir. K├ósenin yan y├╝zlerinde Rumilerin ┼čekillendirdi─či ana kompozisyon, i├žindeki lotuslardan olu┼čmaktad─▒r. A─č─▒z kenar─▒nda nesih bir yaz─▒yla sahibine iyi dileklerde bulunulmu┼čtur.[73] Rumi S├╝slemeli Minai Seramik:12-13. y.y. ─░ran. Firit i├žerikli, ├žok renkli, s─▒r├╝st├╝ boyal─▒ ve tek renk s─▒rl─▒ minai seramik. Minai tekni─či daha ├žok fig├╝rl├╝ s├╝slemelerde tercih edilmi┼čtir. Ancak az da olsa bitkisel s├╝slemeli olanlar─▒ da g├Âr├╝l├╝r. K├ósenin i├žinde krem renkte zemin ├╝zerine Rumiler ve lotus ├ži├žekleri yerle┼čtirilmi┼čtir. K├ósenin ortas─▒ndaki sekiz kollu k─▒vr─▒m dallardan olu┼čan ├Ârg├╝ yanlara do─čru sarma┼č─▒k ┼čeklinde yay─▒lmaktad─▒r.[74] Kadeh: 12.-13.yy. ─░ran. F─▒rit hamurlu, ince kesitli oyulmu┼č s├╝slemeli, ┼čeffaf renkte s─▒rl─▒d─▒r. G├Âvde ├╝zerinde lotus ve palmet dizisi g├Âr├╝lmektedir. ├ťst ├╝ste bindirilmi┼č palmet s├╝slemesi, ├╝├ž├╝nc├╝ Abbasi d├Ânemi ba┼čl─▒klar─▒nda g├Âr├╝len s├╝slemeyi ├ža─čr─▒┼čt─▒rmaktad─▒r. Bu motif iran2da 12 ve 13. yy. da yayg─▒n kullan─▒lm─▒┼čt─▒r.[75] Geyikli K├óse:12-13. y.y. ─░ran. Firit hamuru i├žerikli, l├╝ster teknikte opak tek renk s─▒rl─▒ seramik. Bu seramik tekni─či 12. y.y. dan sonra ─░ran’a girmi┼čtir. K├ósenin i├žinde opak krem renkte zemin ├╝zerinde ortada geyik fig├╝r├╝ bulunmaktad─▒r. Geyi─čin etraf─▒nda nar├ži├žekleri yerle┼čtirilmi┼čtir. K├ósenin yan y├╝zlerinde rumilerin ┼čekillendirdi─či ana kompozisyon, i├žindeki lotuslardan olu┼čmaktad─▒r. A─č─▒z kenar─▒nda nesih yaz─▒yla sahibine iyi dileklerde bulunulmu┼čtur.[76]

Geyikli Kase: Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler) a. g. e., Cilt2. s.81

Siren Fig├╝rl├╝ K├óse: 12-13. y.y. ─░ran. Firit hamuru i├žerikli, l├╝ster teknikte opak tek renk s─▒rl─▒ seramik. K├ósenin ortas─▒nda g├Âr├╝len sirenin ├ževresi rumiler ve lotus ├ži├žekleriyle doldurulmu┼čtur. Sirenin ├╝zerinde bir de kitabe ku┼ča─č─▒ yer almaktad─▒r. [77]

Siren fig├╝rl├╝ k├óse: Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.84.

Mimari Par├ža: 12-13. y.y. ─░ran, Hamedan. Mermer zemin ├╝zerine kabartma tekni─činde yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Bir mimari yap─▒ eleman─▒ olmal─▒d─▒r. ├ťzerinde iki farkl─▒ b├╝y├╝kl├╝kteki alana yerle┼čtirilmi┼č geometrik ├Ârg├╝ler ve rumiler bulunmaktad─▒r. B├╝y├╝k alan kare formundad─▒r. Bunun i├žinde merkezindeki ├žark─▒ felek motifini ku┼čatan sekiz kollu y─▒ld─▒z─▒n kollar─▒n─▒n uzat─▒lmas─▒yla olu┼čturulmu┼č geometrik bir ├Ârg├╝ bulunmaktad─▒r. Geometrik ├Ârg├╝n├╝n k├Â┼čelere gelen k─▒s─▒mlan lotus ├ži├že─či ┼čeklinde tasarlanm─▒┼čken, geometrik ├Ârg├╝n├╝n kollar─▒ i├žeri do─čru ├ževrilerek aralar─▒na yine lotus ├ži├žekleri yerle┼čtirilmi┼čtir. ─░kinci dikd├Ârtgen panoda ise rumilerden olu┼čan bir kompozisyon i┼členmi┼čtir.[78]

(┼×ekil 12) ┼×ekil Mimari par├ža
Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.140.

Mimari Par├ža.12-13. y.y. ─░ran-Hamedan. Dikd├Ârtgen mimari par├ža, bir balkon veya korkuluk levhas─▒d─▒r. Her iki y├╝z├╝nde de farkl─▒ konular i┼členmi┼čtir. Bir y├╝z├╝nde hayvan m├╝cadele sahnesi i┼členmi┼čtir. Ortada bir bo─čaya sald─▒ran bir aslan ile bunun ├ževresinde kurtlar g├Âr├╝l├╝r. Aslanlar─▒n y├╝zleri cepheden se├žilebilmektedir. Levhan─▒n k├Â┼česinde ise iki tane kar┼č─▒l─▒kl─▒ aslan g├Âvdesi ve alt─▒nda lotus ├ži├že─či resmedilmi┼čtir. Aslanlar─▒n ├╝zerinde de b├╝y├╝k├že bir lotus g├Âr├╝l├╝r. Muhtemelen bir yap─▒ya ait olan bu par├ža, teknik bak─▒mdan 13.y.y. ├Ârnekleriyle benze┼čmektedir. Bir benzeri de Danimarka David Collection’da sergilenmektedir. Bu t├╝r levhalar─▒n orijini Pers d├Ânemine kadar gitmektedir. Benzer ├Ârnekleri Sasani uygarl─▒─č─▒nda da g├Âr├╝l├╝r.[79] S├╝varili Minai Seramik:12-13. y.y. ─░ran, T├╝rkmenistan. Firit i├žerikli, ├žok renkli, s─▒r├╝st├╝ boyal─▒ ve tek renk s─▒rl─▒ minai seramik. Esas unsur olan ko┼čan at ├╝zerindeki binici fig├╝r├╝ iki eliyle at─▒n yulann─▒ tutar bi├žimde yans─▒t─▒lm─▒┼čt─▒r. Y├╝z├╝ 2/3 oran─▒nda yandan resmedilen fig├╝r├╝n etraf─▒ nar├ži├že─či ya da ha┼čha┼č oldu─ču de─čerlendirilen bitkisel desenlerle bezenmi┼čtir. K├ósenin kenarlanda da s├╝sleme i├žin yine lotus a─č─▒rl─▒kl─▒ motiflerin tercih edildi─či g├Âr├╝lmektedir.[80] S─▒ratt─▒ tekni─činde vazo:12.yy. ─░ran. S─▒ratt─▒ tekni─činde, kal─▒pla ┼čekil verilerek imal edilmi┼čtir. Farl─▒ motiflerle tezyin edilen kab─▒n i├ž y├╝zeyinde daha ├žok bitkisel s├╝sleme elemanlar─▒ tercih edilmi┼čtir. Boyun k─▒sm─▒nda uygulanan zincirek ve yine boyun k─▒sm─▒nda dairesel alana yerle┼čtirilen lotus ├ži├že─či motifi dikkat ├žekmektedir. Lotus ├ži├že─či ile olu┼čturulan bu t├╝r kompozisyonlar HorasanÔÇÖdan ba┼člayarak AnadoluÔÇÖnun i├žlerine kadar geni┼č bir co─črafyada uygulanm─▒┼čt─▒r.[81] Minai S├╝rahi:12. y.y. ─░ran, Ka┼čan. Firit i├žerikli, siyah, k─▒rm─▒z─▒, ye┼čil ve mavi boya desenli, opak tek renk s─▒rl─▒ seramik. G├Âvdesi d├╝z formland─▒r─▒lm─▒┼č, g├Âvde ├╝zerinde k─▒vnm dallardan olu┼čan s├╝slemeye yer verilmi┼čtir. G├Âvde ├╝zerindeki k─▒vnm dallar─▒ rumiler ile son bulur. K─▒vr─▒m dallar─▒n aras─▒nda lotus ├ži├žekleri de yerle┼čtirilmi┼čtir. Rumilerin ve lotus ├ži├žeklerinin ├ževresi t├╝rkuaz ve k─▒rm─▒z─▒ renklerde s├╝slenmi┼čtir.[82] L├╝ster K├óse Par├žas─▒:12-13. y.y. ─░ran. L├╝ster teknikte yap─▒lm─▒┼č, opak tek renkli olarak s─▒rlanm─▒┼čt─▒r. Altlar─▒nda ba─čda┼č kurup oturulan servi a─ča├žlan g├Âlgelik olmalar─▒n─▒n yan─▒ s─▒ra T├╝rk s├╝sleme sanat─▒nda s─▒k kullan─▒lan motiflerdendir. Etraf─▒ lotuslar ve k─▒vr─▒m dallarla bezenen fig├╝r├╝n ablak y├╝zl├╝, badem g├Âzl├╝ resmedilmesi tesad├╝f de─čildir.[83] Sekiz Kollu Y─▒ld─▒z Formunda ├çini:12-13. y.y. ─░ran, Rey. Firit i├žerikli, t├╝rkuaz, mavi, siyah ve kahve renkli ve opak tek renk s─▒rl─▒ ├žini par├žalan. ├ťzerinde ba─čda┼č kurup oturmu┼č bir fig├╝r i┼členmi┼čtir. Fig├╝r├╝n iki yan─▒nda lotus ├ži├že─či ve k─▒vr─▒m dallardan olu┼čan bir kompozisyon yer al─▒r. Fig├╝r├╝n ├╝zerinde bir firiz halinde kitabe ku┼ča─č─▒ bulunmaktad─▒r. Sekiz kollu y─▒ld─▒z─▒n ├ževresini de bir yaz─▒ ku┼ča─č─▒ dola┼č─▒r. Saraya ait olan bu par├ža ├Âzellikle 13. y.y.’dan itibaren yo─čun olarak kullan─▒lmaya ba┼članacakt─▒r.[84] Aslan Buhurdan:12. y.y. ─░ran. Bronz’dan d├Âk├╝m, d├Âvme, oyma, kaz─▒ma olarak yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Aslan formu verilen e┼čyan─▒n g├Âvdesi deliklidir. G├Âvde ve boyun iki par├ža halinde imal edilmi┼č; boyun kapak i┼člevi g├Ârecek ┼čekilde tasarlanm─▒┼čt─▒r. G├Âvde ├╝zerindeki s├╝slemelerde k─▒vr─▒m dallar─▒ ve lotuslar kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. Sel├žuklu d├Âneminde yayg─▒n olan ve daha ├žok saraylarda kullan─▒lan bu t├╝r e┼čyalar─▒n ├╝zerlerine hat sanat─▒ndan ├Ârnekler i┼členmesi gelene─či bu eserde de s├╝rd├╝r├╝lm├╝┼čt├╝r.[85] Bronz Kedi Fig├╝r├╝:13. y.y. Bronzdan, d├Âkme ve d├Âvme olarak yap─▒lm─▒┼č; g├╝m├╝┼č ve bak─▒r kakma tekni─či ile s├╝slenmi┼čtir. Kedi oturur pozisyondad─▒r. G├Âvdesinde ve bacaklar─▒n─▒n kenarlar─▒nda lotuslar ve k─▒vr─▒m dallarla olu┼čturulan kompozisyonlar kaz─▒ma ve kakma teknikleriyle i┼členmi┼čtir.[86] T├╝rkuaz K├óse:12. y.y. ─░ran, Firit hamuru i├žerikli, tek renkli, s─▒r ├╝st├╝ boyal─▒ ve t├╝rkuaz renkte s─▒rl─▒ seramik. K├ósenin i├žinde t├╝rkuaz renkte zemin ├╝zerine s├╝sleme motifleri yap─▒lm─▒┼čt─▒r. K├ósenin yan y├╝zlerinde dik ├žizgilerle bord├╝rler olu┼čturulmu┼č, aralarda kalan bo┼čluklar i├žine ise ├žizgisel olarak yapraklan g├Âsterilmi┼č lotuslar yerle┼čtirilmi┼čtir.[87] L├╝ster K├óse:12-13. y.y. ─░ran. L├╝ster teknikte yap─▒lm─▒┼č, opak tek renkli olarak sulanm─▒┼čt─▒r. K├ósenin i├žinde ortada, ├╝zerlerinde ayn─▒ t├╝r kuma┼čtan elbise bulunan ay y├╝zl├╝, badem g├Âzl├╝ iki T├╝rk├╝n kar┼č─▒l─▒kl─▒ yerle┼čtirilmi┼č fig├╝rleri g├Âze ├žarpmaktad─▒r. Yan y├╝zlere ortalanan dairevi yaz─▒ ku┼ča─č─▒ di─čer ku┼čaklarla dikey ba─člarla irtibatland─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r. Ku┼čaklar─▒n aras─▒nda kalan s├╝sleme alanlar─▒na lotus ve palmetler yerle┼čtirilmi┼čtir. D─▒┼č y├╝zeydeki el yaz─▒s─▒nda sahibine iyi dileklerde bulunulmaktad─▒r.[88] Bronz Kutu:12-13. y.y. ─░ran ─░sfahan. Bak─▒r ve Bronzdan d├Âkme, d├Âvme olarak yap─▒lm─▒┼č, kaz─▒ma ve kakma teknikleri kullan─▒larak g├╝m├╝┼č ve bak─▒r ile s├╝slenmi┼čtir. K├Â┼čelerde d─▒┼čar─▒ do─čru basan birere aya─č─▒ bulunmaktad─▒r. Kutunun g├Âvdesi tamamen s├╝slenmi┼čtir. ├ťst k─▒s─▒mdaki kapak, k├Â┼čeleri pahlanm─▒┼čt─▒r. Kapa─č─▒n iki taraf─▒nda bulunan kenetler g├Âvdedeki kenetlere bir mil ile ge├žer. Bunlardan ├Ân y├╝zde olan─▒ kilit mekanizmas─▒n─▒n bir par├žas─▒d─▒r. Kutunun yanlar─▒nda zincirli kilitler yer almaktad─▒r. Kutunun y├╝zeyleri hemen hemen ayn─▒ kompozisyonda s├╝slenmi┼čtir. Y├╝zeyler ├╝├ž farkl─▒ alana b├Âl├╝nm├╝┼čt├╝r. Ortada b├╝y├╝k bir rozet ┼čeklinde i├žinde geometrik ├Ârg├╝ bulunan bir b├Âl├╝m yer al─▒r. Bunun k├Â┼čelerinde kalan bo┼čluklar ba┼član d─▒┼čan do─čru bakan birer ku┼č motifi ile doldurulmu┼čtur. Ku┼člar─▒n ardas─▒nda kalan alanlar ise u├žlar─▒ lotus ├ži├žekli ile sonlanan dairevi k─▒vr─▒m dallan ile doldurulmu┼čtur. Yanlardaki b├Âl├╝mlerde ise ortada bulunan ├žokgen bir bord├╝r ile ikiye ayr─▒l─▒r. Bunlar─▒n alt─▒nda ve ├╝st├╝nde birer s├╝sleme alan─▒ g├Âr├╝lmektedir. Bu alanlar─▒n i├žinde ortada geometrik bir kompozisyondan olu┼čan dairevi bir alan ve bunun etraf─▒nda ise u├žlan lotus ├ži├žekli ile sonlanan dairevi k─▒vnm dallan ile doldurulmu┼čtur.[89] Ayr─▒ca ÔÇťOsman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve arkada┼člar─▒n─▒nÔÇŁ haz─▒rlad─▒─č─▒ ÔÇťB├╝y├╝k Sel├žuklu Miras─▒ MimariÔÇŁ isimli eserde de yine her t├╝rl├╝ mimari yap─▒da, t├╝rbelerde, alemlerde lotus benzeri motifleri fazlas─▒yla g├Ârmek m├╝mk├╝nd├╝r. (┼×ekil 13, 14, 15) [90]

Abdulkadir Geylani T├╝rbesi/Ba─čdat 12.yy. Sel├žuklu D├Ânemi.
Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), Mimari, Cilt I, a. g. e. s. 179.
─░mam-─▒ Azam Ebu Hanife T├╝rbesi sandukas─▒, Ba─čdat/8-11.yy. Sel├žuklu D├Ânemi.
Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), Mimari, Cilt I, a. g. e. s. 183.
Urimiye Cuma Camisi 7-12-18.yy ─░ran Sel├žuklu d├Ânemi
Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), Mimari, C. II, a. g. e. s. s.393.

├ľrnekler: Abdulkadir Geylani T├╝rbesi/Ba─čdat (12.yy. Sel├žuklu D├Ânemi.) Ba─čdat ┼čehir merkezinde Babus ┼×eyh Mahallesinde yer al─▒r. Bir k├╝lliye i├žerisinde yer alan t├╝rbe; Hambeli fak─▒h─▒ Ebu Said el M├╝barek bin Ali el Muharremi taraf─▒ndan 1145ÔÇÖte yapt─▒r─▒lan medrese talebesi Abdulkadir Geylani ├Âl├╝nce buraya g├Âm├╝lerek t├╝rbesi yap─▒lm─▒┼čt─▒r (1165). T├╝rbe k├╝lliyenin merkezinde yer alan cam─▒n─▒n do─ču biti┼či─čindedir. Kare planl─▒ bir g├Âvde yukar─▒da silindirik olarak y├╝kselmektedir. ├ť├žgen tromplarla so─čan bi├žimli kubbeye ge├žilmektedir. T├╝rbenin kubbesi ├žinilerle kapl─▒d─▒r. T├╝rbenin i├žindeki Abdulkadir Geylani sandukas─▒ bitkisel bezemeli g├╝m├╝┼č bir kafesle ├ževrilmi┼čtir. Geni┼č bir avluya sahip k├╝lliyede cami ve t├╝rbeden ba┼čka tekke ve minareler bulunmaktad─▒r. 1165 y─▒l─▒nda yap─▒lan t├╝rbe daha sonraki onar─▒mlarla geni┼čletilmi┼čtir. Kanuni Sultan S├╝leyman Irak seferinden (1534) sonra Mimar Sinan’a k├╝lliyeyi yeniden yapt─▒rm─▒┼čt─▒r. 1638’de IV. Murat taraf─▒ndan geni┼č ├Âl├ž├╝de yenilenmi┼č, Sultan 1708’de Sultan II. Ahmet, 1865ÔÇÖte Sultan Abd├╝laziz ve 1903’te, Abd├╝lhamit taraf─▒ndan onar─▒lm─▒┼čt─▒r. 1982-84 y─▒llar─▒nda Irak Vak─▒flar Bakanl─▒─č─▒nca restore edilmi┼čtir.

─░mam-─▒ Azam Ebu Hanife T├╝rbesi sandukas─▒ (Ba─čdat/8-11.yy. Sel├žuklu D├Ânemi.): Ba─čdat’ta Azamiye b├Âlgesinde ─░mam-─▒ Azam K├╝lliyesinin i├žinde yer al─▒r. ├ľnceleri Kerpi├ž olan t├╝rbe (767) Sel├žuklu d├Âneminde Alparslan taraf─▒ndan yeniden yap─▒lm─▒┼č ve yan─▒na bir medrese eklenmi┼čtir (1067). Daha sonra tahrip edilen t├╝rbe Kanuni Sultan S├╝leyman taraf─▒ndan Mimar Sinan’a yeniden yapt─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r. Cami, t├╝rbe, imaret, medrese, ribat ve hamamdan olu┼čan k├╝lliyenin etraf─▒ bir surla ├ževrilmi┼čti. Bu k├╝lliye Osmanl─▒ d├Âneminde ├Âzenle korunmu┼č ve onar─▒lm─▒┼čt─▒r. Bug├╝n sadece cami, t├╝rbe ve L ┼čeklindeki revakl─▒ k─▒s─▒m bulunmaktad─▒r. T├╝rbe 7×7 m boyutlar─▒nda kare bir mek├óndan ibarettir. Pandantiflere oturtan bir kubbe ile ├Ârt├╝l├╝d├╝r. Mezar─▒n ├╝zerinde ah┼čap bir d─▒┼č sanduka bulunur. Sandukan─▒n ah┼čap dikmelerinin aras─▒nda bitkisel bezemeli g├╝m├╝┼č ┼čebeke bulunmaktad─▒r. T├╝rbenin giri┼či ve i├ž k─▒sm─▒ yaz─▒ ku┼čaklar─▒ ve bitkisel motifler ile s├╝slenmi┼čtir.

Urimiye Cuma Camisi (7-12-18.yy ─░ran Sel├žuklu d├Ânemi) Yap─▒n─▒n g├╝ney cephesi meydanl─▒k bir alana bakt─▒─č─▒ i├žin a├ž─▒k olarak se├žilmektedir. Yap─▒n─▒n in┼čas─▒nda duvarlarda belirli bir kademeye kadar ta┼č malzemenin kullan─▒ld─▒─č─▒, ├╝st b├Âl├╝m├╝nde ise tu─čla ├Ârg├╝n├╝n tercih edildi─či g├Âr├╝lmektedir. Do─ču ve bat─▒ cephesi biti┼či─čindeki yap─▒lar sebebiyle alg─▒lanamamaktad─▒r. G├╝ney cephesinde ta┼č ├Ârg├╝ s─▒ras─▒n─▒n hemen ├╝zerinde ba┼člayan b├Âl├╝mde birbiriyle e┼čit aral─▒kta yerle┼čtirilmi┼č i├žleri dolu sivri kemerli iki pencere yer almaktad─▒r. Benzer tarazdaki pencerelerin do─ču ve bat─▒ cephesinde de oldu─ču g├Âr├╝lmektedir. Y├╝ksek kasnak ├╝zerinde, kasna─č─▒n tam ortas─▒na yerle┼čtirilmi┼č bir sivri kemerli pencere daha bulunmaktad─▒r. Kasnak kademeli olarak yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Ta┼č─▒y─▒c─▒ duvarlardan hafif├že d─▒┼čar─▒ do─čru ta┼č─▒r─▒larak k├Â┼čeleri pahl─▒ kare bir kasnak ┼čeklinde devam eder. ─░kinci kademedeki kasnak ise eni daha dar olarak fakat sekizgen planda yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Cam─▒n─▒n i├žine kuzey cepheden girilir. Kuzey cephe ├Ân├╝ndeki avluya iki sivri kemerli ge├ži┼č ile a├ž─▒lmaktad─▒r. Kare planl─▒ ve tek bir kubbeyle ├Ârt├╝l├╝ olan harim ta┼č─▒y─▒c─▒ duvar y├╝zeylerine yerle┼čtirilmi┼č iki ┼čer pencere ile kasnakta ana y├Ânlerde bulunan birer pencere ile ayd─▒nlat─▒lm─▒┼čt─▒r. Kubbeye ge├ži┼čte k├Â┼čelere mukarnasl─▒ ge├ži┼č elemanlar─▒ yerle┼čtirilmi┼čtir. Yap─▒n─▒n i├žinde pencere s─▒ras─▒n─▒n ├╝zerinde bir ┼čerit halinde al├ž─▒ stuko kitabe ku┼ča─č─▒ dola┼čmaktad─▒r. Bu kitabe ku┼ča─č─▒ ├╝zerinde bitkisel ve rumi motifler bir arada kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. Yap─▒n─▒n mihrab─▒ son derece zengin bitkisel s├╝slemeli al├ž─▒ stuko olarak yap─▒l─▒┼čt─▒r. Mihrap ─░lhanl─▒ d├Âneminde yenilenmi┼čtir. Al├ž─▒ kal─▒plama tekni─činde ve bitkisel karakterli s├╝slemelerin yo─čunlukla kullan─▒ld─▒─č─▒ mihrapta bord├╝rlerde ve kemer y├╝zeyinde yaz─▒larda g├Âr├╝l├╝r. Yap─▒n─▒n kubbesinin ortas─▒nda sekizgen formda yap─▒lm─▒┼č firuze renkte bir rozet izlenir. Rozet b├╝y├╝k oranda tahrip oldu─ču i├žin nas─▒l bir formda oldu─ču anla┼č─▒lamamaktad─▒r. Yap─▒n─▒n bulundu─ču yerde 7.yy. ikinci yans─▒na tarihlenen bir Sasani d├Ânemine ait ate┼čgede oldu─ču bilinmektedir. Bu yap─▒ daha sonras─▒nda camiye d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lm├╝┼čt├╝r. Yap─▒ Sel├žuklu d├Âneminin mimar─▒ ├Âzelliklerini g├Âstermektedir, ├Âzellikle Sucas Mescid-i Cumas─▒ ve Kazvin Mescid-i Haydariyesi ile olan benzerli─či sebebiyle ayn─▒ d├Âneme tarihlendirilebilir. Sel├žuklu d├Ânemi ├Âncesinde yap─▒n─▒n cami olarak kullan─▒lmas─▒yla ilgili baz─▒ H. 4.yy.a atfedilen bilgiler bulunmaktad─▒r. Caminin mihrab─▒ ├╝zerinde bulunan kitabesine g├Âre H.696 tarihinde Abdulm├╝min ─░bni ┼×erif ┼×ahul Nagga┼č taraf─▒ndan tamamlanm─▒┼čt─▒r. ─░lhanl─▒ d├Ânemi stuko i┼č├žili─činin ├Ânemli par├žalar─▒ndan birisidir. Cami daha sonraki d├Ânemlerde ilave ve onar─▒mlara da maruz kalm─▒┼čt─▒r. H.l 184 y─▒l─▒nda Af┼čar Beyler Beyi Guli Han’─▒n, sonras─▒nda H. 1250’de yine Af┼čar Beyler Beyi Necef Guli Han emriyle onar─▒ld─▒─č─▒ d├Âneminin kaynaklar─▒nda belirtilmektedir. Yap─▒n─▒n kubbesinin depremde zarar g├Ârmesi ├╝zerine de yine Af┼čar Beylerinden Yusuf Suca taraf─▒ndan H.l287 y─▒l─▒nda son bir onar─▒m─▒n daha yap─▒ld─▒─č─▒ anla┼č─▒lmaktad─▒r.

Anadolu Sel├žuklular─▒ ve Beylikler D├Âneminde Motifler

Anadolu Sel├žuklu ve Beylikler d├Ânemi al├ž─▒lar─▒nda, bitkisel, geometrik ve fig├╝rl├╝ s├╝slemelerin yan─▒nda, bezeme unsurlar─▒ olarak yaz─▒ ve mukarnas s├╝sleme repertuar─▒n─▒ olu┼čturdu─ču g├Âr├╝l├╝r. Teknik ve ├╝sl├╗p olarak di─čer ├Ârneklerden ayr─▒lan Ankara Arslanhane Camisi mihrab─▒nda bitkisel s├╝sleme geni┼č yer tutarken di─čer ├Ârneklerde geometrik motif ve kompozisyonlar h├ókimdir. Saray ve k├Â┼čklere ait al├ž─▒larda fig├╝rl├╝ s├╝sleme ├Ân plana ├ž─▒kar. Fig├╝rl├╝, yaz─▒l─▒ bord├╝rlerin zemininde k─▒vr─▒mdall─▒ bitkisel kompozisyonlar. geometrik d├╝zenlemelerin i├žlerinde ve hatta mukarnas y├╝zeylerinde ├že┼čitli bitkisel motifler g├Âr├╝l├╝r. Bitkisel kompozisyonlar─▒ olu┼čturan motifler; r├╗m├«, palmet, lotus, k─▒vr─▒mdalar, ├ž─▒nar yapra─č─▒ ve ├že┼čitli yapraklar, rozet seklinde ├ži├žekler ve nadiren hat├óy─▒ ├╝sl├╗pta i┼členmi┼č ┼čakay─▒k, nar ├ži├že─či, g├╝l ve g├╝l goncalar─▒d─▒r. Bitkisel kompozisyonlarda biri basit, di─čeri dilimli olmak ├╝zere iki r├╗m├« t├╝r├╝ ve bunlar─▒n ├že┼čitlemeleri kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. Bir k─▒sa bir uzun yapraktan olu┼čan dilimli r├╗m├«ler daha ├žok u├ž dilimli palmetlerle bord├╝rlerde de─čerlendirilmi┼čtir. ├çini veya tas malzemede g├Ârd├╝─č├╝m├╝z ve hurdeli diye de tan─▒mlanan i├ž i├že ge├žmi┼č r├╗m├« formlar─▒na al├ž─▒ s├╝slemede rastlanmamaktad─▒r. Daha ├žok lotus veya r├╗m├«lerle bord├╝r veya tepelikte ya da mukarnas y├╝zeylerinde g├Âr├╝len palmetler ├╝├ž farkl─▒ t├╝rde kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. En ├žok tercih edileni ise birer ├žanak ve ta├ž yapraktan olu┼čan ├╝├ž dilimli t├╝rd├╝r. Di─čer ├Ârnekleri ise be┼č dilimli ve serbest ┼čekilli palmetler olarak de─čerlendirmek m├╝mk├╝nd├╝r. Tek ba┼člar─▒na hi├žbir ├Ârnekte g├Ârmedi─čimiz lot├╝sler, daha ├žok ├╝├ž dilimli palmetlerle birlikte ve onlar─▒ ├žer├ževeler nitelikte bordur ve tepelikte kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. Yollarba┼č─▒ ve Ak├ža┼čehir Ulu Camiler’─▒n mihraplar─▒n─▒n tepeliklerinde lotuslerin birle┼čen ├žanak yapraklar─▒ bir palmetle ta├žland─▒r─▒larak farkl─▒ bir uygulamaya gidilmi┼čtir. Daha ├žok Karamano─člu yap─▒lar─▒nda alt─▒ veya sekiz dilimli madalyonlar─▒n i├žini dolduran yivlenmis yuvarlak y├╝zeyleri ile akant yapraklar─▒n─▒ ├ža─čr─▒┼čt─▒ran ancak ├ž─▒nar yapra─č─▒ olarak tan─▒mlanabilecek motifin realist bir ├Ârne─či Bursa Y─▒ld─▒r─▒m Camisi bat─▒ tabhane mek├ón─▒ ni┼č kemer k├Âseliklerinden yaln─▒zca birinde kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. Hatayi ├╝sl├╗pta ┼čakay─▒k, g├╝l goncas─▒, lotus ve yaprak say─▒lar─▒ farkl─▒ ├ži├žeklerin g├Âr├╝ld├╝─č├╝ ├Ârnekler fazla de─čildir. Ankara Arslanhane Camisinin mihrab─▒nda nesih yaz─▒l─▒ kenar bordur├╝nde. tepelik ve al─▒nl─▒─č─▒ndaki kabara i├žerisinde g├Âr├╝len ├╝├ž ve be┼č yaprakl─▒ ├ži├žekler palmetten ├žok ┼čakay─▒k ve nar ├ži├žeklerine benzetilerek bu ├╝sl├╗bun (nat├╝ralist) erken ├Ârne─či olarak ifade edilmi┼člerdir. ─░znik M├╝zesindeki al├ž─▒ par├žalarda, Kastamonu Kemah K├Ây├╝ Halil Bey Camisi mihrab─▒nda g├Ârd├╝─č├╝m├╝z hat├óy├« ├╝sl├╗pta ┼čakay─▒k motiflerinin, g├╝l goncas─▒, lotus ve yaprak say─▒lar─▒ farkl─▒ ├ži├žeklerle s├╝slendi─či zengin ├Ârnekleri Bursa Ye┼čil Camisi’nin tabhane mek├ónlar─▒n─▒n ocak ya┼čmaklar─▒nda kars─▒m─▒za ├ž─▒kmaktad─▒r. Ankara yap─▒lar─▒n─▒n mihrap al─▒nl─▒k panolar─▒n─▒n bord├╝rlerinde yaprak say─▒lar─▒ farkl─▒ ├ži├žeklerle ├ži├žek formuna sokulmu┼č palmetler dikkati ├žeker. Hac─▒ ─░vaz Camisi mihrab─▒n─▒n bir bord├╝r├╝nde ise b├╝t├╝n motiflerin hatayi ├╝sl├╗pta de─čerlendirildi─či ├ži├žek motifleri ele al─▒nm─▒┼čt─▒r. ├ça─čda┼č─▒ ba┼čka Ankara yap─▒lar─▒nda benzer uygulaman─▒n g├Âr├╝lmemesi, bu s├╝slemede Hac─▒ ─░vaz’─▒n m├╝dahalesi olabilece─čini akla getirmektedir.[91]

Osmanl─▒ D├Ânemi Hastaneleri ve Bunlar─▒n D├╝nyada Hastanelerin Geli┼čmesine Etkileri

Sel├žuklu ─░mparatorlu─ču’nun Mo─čol istilas─▒ ile y─▒k─▒l─▒┼č─▒ndan sonra, g├╝n├╝m├╝zden 700 y─▒l ├Ânce kurulan Osmanl─▒ Devleti, d├╝nya tarihindeki en uzun ├Âm├╝rl├╝ ve derin izler b─▒rakan en b├╝y├╝k imparatorluklardan biri olmu┼čtur. Osmanl─▒ ─░mparatorlu─ču, gerek ├╝├ž k─▒taya yay─▒larak 600 y─▒ldan fazla d├╝nyaya h├╝kmetmesi, gerekse kendinden ├Ânceki antik d├Ânem uygarl─▒klar─▒n─▒n bir sentezini yaparak kendine ├Âzg├╝ bir uygarl─▒k yaratmas─▒ a├ž─▒s─▒ndan Roma ─░mparatorlu─ču’na ├žok benzer. Romal─▒lar nas─▒l gittikleri yerlerde ordu mensuplar─▒ ve ├žal─▒┼čan halk i├žin hastane niteli─činde Valatudinarien’ler, leprozeriler, hamamlar tesis ederek o zamana g├Âre olduk├ža geli┼čmi┼č bir sa─čl─▒k te┼čkilat─▒na sahip olmu┼člarsa, ayn─▒ ┼čekilde Osmanl─▒ T├╝rkleri de kendinden ├Ânceki Sel├žuklu, Memluklu ve Bizans yani Do─ču Roma sa─čl─▒k tesislerini devralmakla kalmay─▒p onlar─▒ daha da geli┼čtirerek, Hindistan’da Goa’dan Budape┼čte ve Viyana’ya kadar T├╝rk hamamlar─▒, kapl─▒calar, leprozeriler, askeri ve sivil hastaneler tesis ederek, devir ald─▒klar─▒ uygarl─▒k me┼čalesiyle, 600 y─▒l Asya, Afrika ve Avrupa’y─▒ ayd─▒nlatmaya devam etmi┼člerdir. Bu a├ž─▒dan bak─▒ld─▒─č─▒nda birbirinin devam─▒ olan Karahanl─▒, Gazneli, Sel├žuklu ve Osmanl─▒ T├╝rklerinin d├╝nya medeniyetine en b├╝y├╝k hizmetlerinden biri de imparatorluklar kurduklar─▒ Orta Asya ve Hindistan’dan Viyana, Cezayir, M─▒s─▒r ve Yemene kadar uzanan ├╝├ž k─▒ta ├╝zerindeki d├╝nyan─▒n yar─▒s─▒ndan fazlas─▒n─▒ kaplayan sahada, i├žinde hekimlerin de yeti┼čtikleri t─▒p okulu mahiyetindeki hastaneler tesis ederek tababetin geli┼čmesine yard─▒m etmi┼č olmalar─▒d─▒r.[92]

Gerek 1154’de ┼×am’da Sel├žuklu Atabe─či Nureddin Zengi’nin tesis etti─či hastanenin bug├╝ne kadar eski haliyle ula┼čabilen d├╝nyan─▒n en eski hastane ve t─▒p okulu binas─▒ oldu─ču ve gerekse ─░stanbul’da Topkap─▒ Saray─▒ndaki 15. y├╝zy─▒lda Fatih Sultan Mehmet’in tesis etti─či Cariyeler Hastanesi ile T├╝rk-Mo─čol ─░mparatoru Ekber’in 1569’da Fatehpur-Sikri’de in┼ča ettirdi─či Saray Hastanesinin bug├╝ne kadar orijinal haliyle ayakta kalan d├╝nyan─▒n en eski saray hastaneleri ┬áoldu─ču d├╝┼č├╝n├╝l├╝rse, T├╝rklerin bu sahada medeniyete olan hizmetlerinin b├╝y├╝kl├╝─č├╝ ortaya ├ž─▒kar. Orta ├ça─č ─░slam hastanelerinin g├╝n├╝m├╝ze kadar ula┼čan hemen hemen yeg├óne ├Ârnekleri Sel├žuklu ve Osmanl─▒ d├Ânemine ait ├žo─ču kez Dar├╝┼č┼čifa veya Bimarhane diye adland─▒r─▒lan T├╝rk hastaneleridir. Orta ├ça─č ─░slam hastanelerinin yap─▒ ├Âzellikleri hakk─▒nda bize bir fikir verdikleri i├žin Sel├žuklu ve Osmanl─▒ hastaneleri hastane tarihi ara┼čt─▒rmalar─▒ bak─▒m─▒ndan ├žok b├╝y├╝k bir ├Ânem ta┼č─▒maktad─▒r. 19. y├╝zy─▒lda; Avrupa tesirlerinin hastanecilik alan─▒nda da Osmanl─▒ ─░mparatorlu─ču’nda etkilerinin ba┼člamas─▒na ra─čmen, 1853-1856 da K─▒r─▒m Harbi esnas─▒nda ─░stanbul’da, ├çanakkale’de Renk├Ây├╝’nden ─░zmir’e kadar tesis edilmi┼č Pavillon sistemi hastanelerin ve o zaman T├╝rkiye’de bulunan Florence Nightingale, Dr. Serive ve Dr. Levy’nin hastanecilik alan─▒nda geli┼čtirdikleri fikirlerin, Avrupa’da ve Kuzey G├╝ney Sava┼člar─▒ esnas─▒nda Amerika’da Pavillon Sisteminde in┼ča edilen hastaneleri etkilediklerini unutmamak gerekir.[93]

Osmanl─▒ ├ľncesi T├╝rk-─░slam Hastaneleri ve D├╝nya ├çap─▒nda Etkilerine K─▒sa Bir Bak─▒┼č

Osmanl─▒ d├Ânemi hastanelerini ve orada uygulanan t─▒bbi tedavi y├Ântemlerini iyice anlayabilmek i├žin gerek mimari ├Âzellikleri gerekse i┼čletme y├Ântemleri a├ž─▒s─▒ndan Osmanl─▒ ├Âncesindeki Karahanl─▒, Gazneli ve bilhassa Sel├žuklu d├Ânemi hastanelerine k─▒saca anahatlar─▒ ile burada de─činmekte yarar vard─▒r. Eski ─░slam kaynaklar─▒na g├Âre ilk Sel├žuklu hastanesi ve medresesi Sel├žuklu Sultan─▒ Alp Arslan (1029-1072) taraf─▒ndan Ni┼čabur’da tesis edilmi┼čtir. Ama bu ilk Sel├žuklu medrese ve hastaneleri de Karahanl─▒ T├╝rklerinin h├╝k├╝mdar─▒ Tamga├ž Bu─čra Han Abu ─░shak ─░brahim Nasr (1051-1068) taraf─▒ndan Semerkand’da tesis edilen hastane ve al-Bir├╗n├«’nin (973-1051) Kitab as-Saydala eserinde zikretti─či Gazneliler d├Âneminde Gazne ┼čehrinde i┼čletmede olan hastane gibi ortadan kaybolmu┼člard─▒r.[94]

Bug├╝ne kadar ula┼čabilen ve Osmanl─▒ d├Âneminde de i┼čletmede olan Sel├žuklu hastanelerinden Halep’teki ve ┼×am’daki Nureddin Hastaneleri (1154), Kayseri’de Gevher Nesibe Hastanesi ve G─▒yaseddin Keyh├╝srev T─▒p Okulu (1206) Sivas’taki Keyk├óvus Hastanesi (1217), Divri─či’deki Behram┼čah’─▒n k─▒z─▒ Turan Melik’in Hastanesi (1228), Tokat’taki G├Âk Medrese denilen Pervane Bey Hastanesi (1275). ├çank─▒r─▒’da Atabey Ferruh’un Hastanesi (1235) ile Kastamonu’daki Ali bin Pervane Hastanesinin (1272) ilm├« olarak ara┼čt─▒r─▒lmas─▒ ile Sel├žuklu T├╝rklerinin eski vatanlar─▒ T├╝rkistan’dan bunlar─▒n ha├ž ┼čeklinde 4 eyvanl─▒ planlar─▒n─▒ ve sonradan Avrupa’da gotik mimarisinin geli┼čmesine yol a├žan kubbe konstr├╝ksiyon ├Âzelliklerinin yan─▒ s─▒ra 12 hayvanl─▒ takvimlerinden esinlenen hayvan fig├╝rleri ile ay ve g├╝ne┼č motiflerini birlikte ├ľn Asya’ya getirdikleri g├Âr├╝lmektedir. Sadece, g├╝n├╝m├╝ze kadar ula┼čan en eski ─░slam hastaneleri olduklar─▒ i├žin de─čil, ayn─▒ zamanda Avrupa’da ─░slam k├╝lt├╝r├╝n├╝n tesirlerinin en etkin oldu─ču ha├žl─▒ seferleri d├Âneminde i┼čletmede olduklar─▒ i├žin de d├╝nya hastane tarihi ve hastanelerin genealogisini ara┼čt─▒rma a├ž─▒s─▒ndan Sel├žuklu Hastaneleri b├╝y├╝k bir ├Âneme haizdirler. Avrupa’daki hastanelerin geli┼čmesinde b├╝y├╝k rol├╝ olan ha├žl─▒ ┼č├Âvalyelerinin, Rodos’tan kuzey Avrupa’ya kadar kurduklar─▒ hastanelerde, Sel├žuklu hastanelerinin tesirlerini g├Ârmek m├╝mk├╝nd├╝r. Mesel├ó Rodos’taki ha├žl─▒ ┼č├Âvalyelerinin tesis ettikleri ve g├╝n├╝m├╝ze kadar ula┼čan hastane (1440-1489), revaklarla ├ževrili i├ž avlusu ile Sel├žuklu hastanelerinden Tokat’taki G├Âk Medrese (1277) ile Sivas’taki Keyk├óvus Hastanesindeki (1217) yap─▒ ├Âzelliklerini aksettirmektedir. Rodos’taki ┼č├Âvalyelerin hastanesindeki hasta salonunun kemerlerine i┼členmi┼č zambak motifleri Sel├žuklu tesirlerinin di─čer bir kan─▒t─▒d─▒r. Zira Sel├žuklu Atabe─či Nureddin Zenginin armas─▒ olarak ┼×am’daki Nureddin Hastanesinde bu zambak motifi daha ├Ânce kullan─▒lm─▒┼čt─▒r.[95]

┼×am’daki Nureddin Hastanesinde kurucusu Nureddin Zengi nin armas─▒ zambak motifi (solda) ve Sultan Kalavun’un Kahire’deki Hastanesindeki armas─▒ (sa─čda).

Prof. Dr. Arslan Terzio─člu, Osmanl─▒larda Hastaneler, Eczac─▒l─▒k, Tababet ve Bunlar─▒n D├╝nya ├çap─▒nda Etkileri, T. C. K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ katk─▒lar─▒yla, ─░stanbul, 1999. s.29.

(┼×ekil 17) Sel├žuklu h├╝k├╝mdarlar─▒n─▒n armas─▒ zambak motifinin Rodos’taki ha├žl─▒ ┼č├Âvalyelerinin hastanesinin kemerlerinde kullan─▒lan ┼čekli (A.Gabriel den). ┬áProf. Dr. Arslan Terzio─člu, a. g. e., s.29.

Tamara Talbot Rice’in ara┼čt─▒rmalar─▒na g├Âre ge├ž Bizans d├Ânemine ait Trabzon’daki Aya Sofya KilisesiÔÇÖnin ormamentleri, Sel├žuklular d├Ânemine ait Divri─či’deki Turan Melik Hastanesi ve camiden olu┼čan K├╝lliyedeki ornamentlerin tesirlerini kan─▒tlamaktad─▒r. Ger├ži Mo─čollar, T├╝rkistan, ─░ran, Irak ve Anadolu’daki Sel├žuklu ve ─░slam medeniyetini ├žok sarst─▒lar ama, onlar vas─▒tas─▒yla Sel├žuklu ─░slam k├╝lt├╝r├╝n├╝n tesirleri, Rusya’dan Hindistan ve ├çin’e kadar yay─▒ld─▒. Mo─čol hakimiyeti d├Âneminde ├çin’de Sel├žuklu hastanelerinin ├Ârne─činde en az ├╝├ž hastanenin tesis edildi─či biliniyor. Bunlardan en b├╝y├╝─č├╝ Kubilay Han’─▒n K’ai-p’ing-fu b├Âlgesinde Ciandu’daki yazl─▒k saray─▒nda tesis edilen hastane idi. Mo─čollar d├Âneminde Amasya’da 1309’da tesis edilen ve g├╝n├╝m├╝ze kadar gelen hastane Sel├žuklu hastane mimarisinin b├╝t├╝n ├Âzelliklerini ta┼č─▒maktad─▒r. Sadece, Sel├žuklu d├Ânemi ve sonras─▒nda ─░slam d├╝nyas─▒nda, Asya ve Avrupa’da tesis edilen hastanelerin bir s├╝r├╝ mimari ├Âzelliklerini ve hasta yata─č─▒ ba┼č─▒nda klinik dersleri verilmesinin men┼čeini de─čil, t─▒bbi olarak ak─▒l hastalar─▒n─▒n ila├ž ve m├╝zikle tedavisinin esaslar─▒n─▒ da Sel├žuklu hastanelerinde aramak gerektir. Miguel Scrvede’den (1509-1553) ├žok ├Ânce akci─čer kan dola┼č─▒m─▒n─▒ ke┼čfeden ├╝nl├╝ ─░slam hekimi ─░bn en-Nefis’in de (1210-1288) Sel├žuklu Atabeki Nureddin ZengiÔÇÖnin ┼×am’da tesis etti─či hastanede t─▒p tahsilini yapt─▒─č─▒n─▒ ve sonra orada hoca olarak ├žal─▒┼čt─▒─č─▒nda burada bilhassa belirtmek gerekir.[96]

Meml├╝kler, Kahirede Seyfeddin Kalavun Hastanesi 683-684 (1284-1285) Gazzede Mehmet Kalavun Hastanesi

M─▒s─▒rda meml├╗kler devrinde in┼ča ve imar faaliyeti ├žoktur. Kalavunun hastanesi bu devrede yap─▒lm─▒┼čt─▒r. M─▒s─▒r-Suriye T├╝rk san’at─▒n─▒n b├╝y├╝k bir eseridir. Bu hastane 683(1284) te yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Mansuri hastanesi de derler. Banisi ilk k├Âlemenlerin yedinci h├╝k├╝mdar─▒ ve (1279) da tahta ge├žen Seyfeddin Kalavundur. Buras─▒n─▒ ┼×amÔÇÖdaki Nureddin ┼×ehit hastanesi ┼čeklinde yapt─▒rm─▒┼čt─▒r. (1290) da ├Âlen o─člu ve veliaht─▒ AliÔÇÖnin vefat─▒ndan ├žok m├╝teessir olarak iki sene sonra ├Âlm├╝┼čt├╝r. Hastane dahiline g├Âm├╝lm├╝┼čt├╝r. Esasen t├╝rbesi, camii ve hastanesi bir aradad─▒r. Kalavunun armas─▒nda zambakta g├Âr├╝l├╝r. Daha evvel bu al├ómet vard─▒r. Nitekim Ba─čdatÔÇÖta Bab├╝lceditte ve Maristan─▒n kap─▒s─▒ ├╝zerinde zambak al├ómetine tesad├╝f edilmi┼čtir. Kalavunun di─čer bir armas─▒ da ├Ârdektir (isminin manas─▒ da ├Ârdektir).

T├╝rk Memluklu Sultanlar─▒n─▒n zambak motifli di─čer armalar─▒ (H.Herzfeld’den). Prof. Dr. Arslan Terzio─člu, a. g. e., s.29.

Bu muazzam eser KahireÔÇÖdedir. Eskiden Fat─▒milerin saraylar─▒ aras─▒nda idi. 4 m├╝him daireden ibaret olan hastanesi bitince Kalavun buraya M─▒s─▒rda veya ba┼čka yerlerde bir milyon dirhem k─▒ymete yak─▒n bir├žok eml├ók vakfetmi┼čtir. Hastanesiyle beraber medrese ve dar├╝leytam─▒n─▒n her sene masraflar─▒na k├ófi derecede kar┼č─▒l─▒k koymu┼čtur.[97] Bir g├╝n hastane ┼čerbetlerinden bir bardak i├žerek: ÔÇťBu hastaneyi benim gibi ve benden a┼ča─č─▒ olanlar─▒n hepsine vakfettim. Padi┼čah, tebea, asker, emir, b├╝y├╝k, k├╝├ž├╝k, h├╝r, k├Âle, erkek ve kad─▒n, herkese a├ž─▒kt─▒r demi┼čtir.ÔÇŁ Hastanesi i├žin etibba tayin etmi┼č, il├ó├žlar─▒n─▒ tamamlam─▒┼č ve herhangi bir hastal─▒─ča d├╝├žar olan─▒n muhta├ž oldu─ču her ┼čeyi tamamlam─▒┼čt─▒r. Hastalar─▒n hizmeti i├žin erkek ve kad─▒n hasta bak─▒c─▒lar tayin ve hastalar i├žin ayr─▒ ayr─▒ sedirler tahsis ve hastal─▒k zaman─▒nda ihtiya├ž g├Âr├╝len e┼čya ile tefri┼č ettirmi┼čtir. Kalavun hastanesinde filhakika muhtelif hastal─▒klar─▒n ayr─▒ daireleri vard─▒. Hummal─▒ ve emsali di─čer ate┼čli hastal─▒klar, g├Âz hastal─▒klar─▒, yaral─▒lar, ishalliler i├žin ayr─▒ yerler ayr─▒lm─▒┼čt─▒. Bununla XIII ├╝nc├╝ as─▒rda M─▒s─▒rda bug├╝n oldu─ču gibi hummal─▒ hastal─▒klar, s─▒tma, trahom ve dizanterinin mevcudiyeti muhakkakt─▒r. Bu gibi hastal─▒klara du├žar olanlar─▒n ayr─▒ bulundurulmalar─▒n─▒n do─čru oldu─ču d├╝┼č├╝ncesi vard─▒. Hastanede kad─▒n hastalar i├žin ayr─▒ bir daire, c├╝zaml─▒lar i├žin de keza ayr─▒ bir yer vard─▒. Keza hasta bak─▒c─▒lar─▒n─▒n yerleri de ayr─▒lm─▒┼čt─▒. Binas─▒n─▒n heyeti umumiyesi b├╝t├╝n bunlar d├╝┼č├╝n├╝lerek yap─▒ld─▒─č─▒ cihetle ├žok m├╝kemmeldir. Hastalar buraya memnun olarak girmi┼č ve ayni memnuniyetle ├ž─▒km─▒┼člard─▒r. B├╝t├╝n bu sayd─▒─č─▒m─▒z dairelere su tertibat─▒ yap─▒lm─▒┼čt─▒. Kalavun, yemek, il├ó├žlar, ┼čuruplar ve macunlar─▒n terkibi, k├╝lliyat ve sair ┼čeyler i├žin ayr─▒ yerler yapt─▒rm─▒┼čt─▒r. ┼×uruplar ve devalar─▒n yerleri de birbirinden ayr─▒ bulunurdu. Ba┼č hekimin ders verece─či yerde ayr─▒ idi. Bu da g├Âsteriyor ki hastanelerin ba┼č─▒nda bulunan tabip zaman─▒n en y├╝ksek hekim ve ├ólimidir. Hastanenin ba┼č hekimleri de tedrisat ile me┼čgul olmu┼člard─▒r. Kalavun, hastanede yatacak hastalar i├žin adet tayin etmemi┼č ve buraya gelen zengin ve fakir ne kadar hasta olursa yat─▒r─▒lmas─▒n─▒ emretmi┼čtir. Hastalar─▒n hastanede kalabilecekleri zaman hakk─▒nda da m├╝ddet koymam─▒┼čt─▒r. Kalavun, evinde hasta olanlar i├žin de ayr─▒ te┼čkil├ót v├╝cuda getirmi┼čtir ki bug├╝nk├╝ i├žtima├« muavenete bir misaldir. Bu maksatla yapt─▒─č─▒ hizmetler ┼čayan─▒ dikkattir.[98] Oraya vakfetti─či yerlerle hastanedeki tabipler, memurlar ve sair vazifedar olan zevat─▒n tayin ve idaresi ve di─čer hususlar i├žin (Emir ─░zz├╝ddin Ay Bey)i vekil tayin etmi┼čtir. Kalavun hastanesi i├žin bir├žok eminler ve memurlar da tayin etmi┼čtir. T├╝rk ve ─░sl├óm hekimler ┼čark hastanelerinde t─▒p ve saydeleye dair dersler verdiler ve bunlar─▒n tatbikat─▒n─▒ da g├Âsterdiler. Bize bunlar eski hastanelerin birer t─▒p mektebi halinde itibar olundu─čunu g├Âsterir. Eski T├╝rk hekimlerinin terc├╝mei hallerinden anl─▒yoruz ki Kalavun hastanesi onlar i├žin feyz ve tekemm├╝l oca─č─▒ halini alm─▒┼čt─▒r. ├ç├╝nk├╝ baz─▒ T├╝rk hekimleri M─▒s─▒ra gelirler ve ekseriya bu hastanede tetkiklerini ikmal ederlerdi. Bu meyanda iki T├╝rk hekimi burada ba┼čhekimlikte yapm─▒┼člar ve bilfiil t─▒p tedrisatiyle de al├ókadar olmu┼člard─▒r. Konyal─▒ Hac─▒ Pa┼ča (H─▒z─▒r bin Ali) burada Reis├╝letibba iken Ayd─▒n o─člu Mehmet BeyÔÇÖin davetiyle Birgiye gelmi┼č ve 820 (1417) tarihlerinde vefat etmi┼č ve orada h─▒z─▒rl─▒k denilen yerde defnedilmi┼čtir. Bu ├žok m├╝him adama ─░zmir ve civar─▒ hekimleri 1935 senesinde bir ihtifal yaparak mezar─▒na bir abide dikmi┼člerdir. Hac─▒ Pa┼ča m├╝ntehabi ┼čifa, teshil, ┼čifa├╝l eskam ve deva├╝l ├ól├óm, muht─▒rai t─▒p nam─▒nda, daha bir├žok, T├╝rk├že ve Arap├ža eserler yazm─▒┼č b├╝y├╝k bir m├╝ellifimiz ve Anadolumuzun ─░bni Sinas─▒ tabirine l├óy─▒k y├╝ksek bir hekimimizdir.[99]

Emir ├çelebi de uzun zaman Kalavun hastanesinde ba┼čhekimlik yapt─▒ktan sonra ─░stanbulÔÇÖa d├Ânm├╝┼č ve 1048 (1638) de ├Âlm├╝┼čt├╝r. Enmuzeci t─▒p nam─▒nda b├╝y├╝k ve m├╝him eseri ve sair yaz─▒lar─▒ vard─▒r. Muayenehanesi Unkapan─▒nda idi. Yap─▒lan mahall├« tetkiklere g├Âre bu eski hastane yan─▒na on be┼č sene kadar evvel ayni ismi ta┼č─▒yan asr├« bir hastane yapm─▒┼člard─▒r. O g├╝zel ve eski bimaristan─▒n m├╝him yerleri kalm─▒┼čt─▒r. L├ókin harap ve peri┼čan bir halde olan k─▒s─▒mlar─▒ tamir ile muhafaza olunacakt─▒r. Ba┼čvek├ólet ar┼čivinden ├Â─črendi─čimize g├Âre Gazzede Sultan Mehmet Kalavunun da bir hastanesi var. 1184 (1770) tarihli kayda g├Âre bu hastane vakf─▒ tevliyetinin elhac Ahmet isminde birisine tevcihi hakk─▒nda verilmi┼č bir ariza vard─▒r. Buna buyrultu i┼čareti konmu┼čtur. Keza 1188 (1774) senesine ait vesikada hastane vakf─▒ tevliyetinin berat─▒ mevcuttur. Ba┼čvek├ólet ar┼čivinde (T─▒p dosyas─▒, numara 1299) bir vesikada Gazzede Sultan Mehmet Kalavun t─▒marhanesinden bahsolunur. Bu vesika, evkaf─▒ tevliyetinin tevcihi hakk─▒nda 1208 (1793) senesinde verilmi┼č bir arzuhaldir. Ayr─▒ca GazzeÔÇÖde Sultan Mehmet t─▒marhanesi diye yaz─▒l─▒d─▒r. Bunun tevliyet ciheti hakk─▒nda 1256 (1840) ta verilmi┼č di─čer bir arzuhal vard─▒r (T─▒p dosyas─▒, numara 1364).[100]

Balkan T├╝rk K├╝lt├╝r Tarihi ve Zambak
Goral─▒lar

Goral─▒ ismi ile an─▒lan ve bug├╝n Kosova b├Âlgesinde, Prizren’ in g├╝neyinde ve ┼×ar Da─člar─▒ kesiminde ya┼čayan ve Goran├že dedikleri tarihi T├╝rk ┼čiveleri, Osmanl─▒ca ve Slav dillerinden al─▒nma kelimelerden yeni olu┼čmu┼č bir dil konu┼čan T├╝rk k├Âkenli oldu─ču b├╝y├╝k ihtimal dahilinde olan bir topluluk bug├╝n yeniden kimli─čini bulma ve sahip olma iste─či i├žerisindedir. Kendilerini Goral─▒ olarak adland─▒ran bu topluluklar, s├Âz├╝ edilen b├Âlgenin d─▒┼č─▒nda Balkanlar─▒n ba┼čka yerlerinde de ya┼čam─▒┼č ve ya┼čamaktad─▒rlar. Gora b├Âlgesi olarak kabul edilebilecek Draga┼č ve buraya ba─čl─▒ bir k─▒s─▒m k├Âyler, BulgaristanÔÇÖda bir├žok k├Ây, Romanya’da baz─▒ yerler, Makedonya’daki ├že┼čitli k├Âyler, eski ├ťsk├╝p b├Âlgesi, Arnavutluk ve Macaristan’─▒n do─ču kesimleri kendilerine Goral─▒lar gibi g├Âren topluluklar─▒n yay─▒lma alanlar─▒ i├žerisindedir. Ayr─▒ca, Torbe┼čler denilen topluluklarla da akraba olduklar─▒n─▒ s├Âyleyen, bu insanlar─▒n, pek az─▒ g├╝n├╝m├╝ze ula┼čabilmi┼č, kimi sanat ├Âzelli─či de g├Âsteren maddi k├╝lt├╝r e┼čyalar─▒, onlar─▒n bug├╝nk├╝ kimlikleriyle bir T├╝rk-─░slam toplulu─ču oldu─čunu g├Âsteriyor. Bizim ┼čahsi kanaatimize g├Âre bu topluluklar Kuzey KaradenizÔÇÖden gelen bir k─▒s─▒m T├╝rk topluluklar─▒. Do─ču Avrupa’n─▒n Osmanl─▒lardan ├Ânceki eski T├╝rk topluluklar─▒n─▒n kal─▒nt─▒lar─▒ ve Osmanl─▒ d├Âneminde Anadolu’ dan gelen T├╝rkmenlerin kar─▒┼č─▒m─▒ndan olu┼čmaktad─▒r. Kuzey Karadeniz ve Do─ču Avrupa’da Asya’dan gelen ├žo─čunlu─ču Bozk─▒r K├╝lt├╝r├╝’ ne mensup T├╝rk topluluklar─▒ bu b├Âlgelere, sahip oldu─ču ├Ânceki ve ├ža─čda┼č karakteri d─▒┼č─▒nda bir de T├╝rk karakterini katm─▒┼člard─▒r.[101] Ancak “T├╝rk” denince akla T├╝rkiye T├╝rklerini getiren Avrupal─▒lar daha. B├╝y├╝k Roma imparatorlu─ču hen├╝z Do─ču ve Bat─▒ olmak ├╝zere iki kola ayr─▒lm─▒┼čken ve O─čuz T├╝rkleri hen├╝z T├╝rkiye’ye gelmemi┼čken Kuzey Karadeniz ve ├ževresinde etkili olan ─░skitlerin T├╝rk topluluklar─▒n─▒ da i├žerdiklerini, Avrupa Hunlar─▒n─▒n Asya Hunlar─▒n─▒n devamc─▒s─▒ olup, Kafkasya, Do─ču Anadolu b├Âlgesi ve Kuzey Karadeniz dahil olmak ├╝zere Do─ču Avrupa’ ya ├žok daha ├Ânce yerle┼čtiklerini pek hat─▒rlamamaktad─▒rlar. Ayn─▒ yolu izleyip gelen Avarlar, Pe├ženekler, Kuman-K─▒p├žaklar, Tatarlar vb. baz─▒lar─▒ Devlet kurmu┼č veya b├╝y├╝k Devlet kuran topluluklar─▒n i├žerisinde ya┼čam─▒┼č T├╝rk topluluklar─▒ Avrupa’y─▒, T├╝rk d─▒┼č─▒ unsurlar─▒n vatan─▒ oldu─ču kadar T├╝rk topluluklar─▒n─▒n da vatan─▒ yapt─▒lar. Bug├╝n Do─ču Avrupa’n─▒n karakteri Bat─▒ Avrupa’dan bu y├╝zden farkl─▒d─▒r. T├╝rk Halklar─▒n─▒n b├╝y├╝k kollar─▒ndan biri olan O─čuzlar ve onlarla beraber gelen ba┼čka T├╝rk boylar─▒; Do─ču Anadolu’ya onlardan y├╝zy─▒llarca ├Ânce gelen ─░skitler ve Hunlardan sonra 10. y├╝zy─▒ldan itibaren Anadolu’yla da ilgilenmeye ba┼člam─▒┼člar ve ilk ciddi hareketi 1064ÔÇÖte B├╝y├╝k Sel├žuklu h├╝k├╝mdar─▒ Alparslan zaman─▒nda tipik bir ─░pek Yolu ┼čehri olan Ani’yi fethederek ger├žekle┼čtirmi┼čler ve 1071ÔÇÖde de Malazgirt zaferiyle, Anadolu’yu Anayurt haline getirmenin yolunu a├žm─▒┼člard─▒. Olduk├ža erken tarihlerden itibaren bir k─▒s─▒m T├╝rk kavimleri veya onlarla ili┼čkili Bozk─▒r kavimleri, Kuzey Karadeniz ve Do─ču Avrupa’ya Bozk─▒r sanat─▒n─▒n yay─▒lmas─▒nda ba┼č akt├Ârler oldular. KaradenizÔÇÖin Kuzeyinde ├Âzellikle Hazarlar─▒n geli┼čtirdi─či yerle┼čik karakteri a─č─▒r basan bir sanat ├žok ├Ânemli idi. Hazar sanat─▒. Eski T├╝rk dini (G├Âk-Yer/su, Atalar dini, ┼×amanizm) inan─▒┼člar─▒ yan─▒nda, k─▒smen ─░slamiyet ve ayr─▒ca b├Âlgeye ├Âzg├╝ Yahudili─čin ikonografisini de yans─▒tmaktayd─▒. Bulgarlar, Avrupa Hunlar─▒, Avarlar, Pe├ženekler ve T├╝rk ├╝sluplar─▒n─▒n takip├žisi Kuman-K─▒p├žaklar, Osmanl─▒lardan ├Ânce Do─ču Avrupa b├Âlgesinin T├╝rk sanat─▒ b├╝nyesine kat─▒lmas─▒n─▒ sa─člad─▒lar. Onlar─▒n olu┼čturdu─ču tabaka ├╝zerine daha sonra Osmanl─▒ sanat─▒ katman─▒ eklemlendi. B├Âylece Avrasya’da geli┼čen ve M├╝sl├╝man T├╝rk devletleri ile de T├╝rkiye, Mezopotamya ve Kuzey Afrika b├Âlgelerine de yay─▒lan T├╝rk sanat─▒, D├╝nyadaki sanat ekollerinin ba┼čl─▒klar─▒ndan birini te┼čkil etmi┼č oldu.[102] Osmanl─▒lar─▒n ilk kez Rumeli’ ye ge├ži┼či T├╝rklerin Avrupa topraklar─▒na ilk ayak bas─▒┼č─▒ gibi g├Âsterilmek istenmi┼čse de bu do─čru ve bilimsel de─čildir; ├ž├╝nk├╝ yukar─▒da da belirtti─čimiz gibi Kuzey Karadeniz yoluyla gelen T├╝rk halklar─▒ Hunlardan itibaren zaten Avrupal─▒ idiler. Osmanl─▒lar─▒n yapt─▒─č─▒ sadece ├žemberi g├╝neyden yani Anadolu ├╝zerinden tamamlamak olmu┼čtur. Eski T├╝rk kavimlerinin Asya’ dan bat─▒ya do─čru yollar─▒na devam ederken, b├╝y├╝k oranda milli karakterlerini s├╝rd├╝rd├╝klerini varsaymak yanl─▒┼č olmaz; ├ž├╝nk├╝ ─░├ž Asya’ dan gelip Kafkasya ve Kuzey Karadeniz’den ve ayn─▒ zamanda T├╝rkiyeÔÇÖden (├Âzellikle Do─ču, kuzey ─░├ž ve ─░├ž bat─▒ Anadolu, Trakya) ge├žen Bozk─▒r Ku┼ča─č─▒ Do─ču Avrupa’n─▒n da bir├žok ├╝lkesini kapsayarak PolonyaÔÇÖya kadar uzanmaktad─▒r. ├ľte yandan bu topluluklar birdenbire bat─▒daki en u├ž noktaya ula┼čmam─▒┼čt─▒r. Hatta kimisinin bu hareketi y├╝zy─▒l veya y├╝zy─▒llardan daha fazla zaman alm─▒┼čt─▒r. Bu ortak k├╝lt├╝r ├ževresi i├žinde ya┼čayan baz─▒ T├╝rk k├Âkenli olmayan halklar da s├Âz konusu k├╝lt├╝r ├ževresinin ├Âzelliklerinin benzeri imkanlar─▒ sunmas─▒ nedeniyle, kolayca T├╝rk k├Âkenli topluluklara uyum sa─člam─▒┼člard─▒, ├Ârne─čin Avrupa Hun Devleti i├žerisinde yer alan Alan kavimlerinin sanat─▒ ile Hun Sanat─▒ aras─▒ndaki ├žok k├╝├ž├╝k farkl─▒l─▒klar ancak uzmanlar─▒ taraf─▒ndan ay─▒rt edilebiliyordu. Bu husus ayn─▒ Devletin b├╝nyesinde ya┼čayan di─čer topluluklar i├žin de ge├žerli idi. B├Âylece uzun tarihi kronoloji boyunca T├╝rk K├╝lt├╝r├╝n├╝n etkili oldu─ču Do─ču Avrupa’ da, ayr─▒ca bir k─▒s─▒m kuzey kavimleri ve Slavlar─▒n da etkisi eklendi─činde. Do─ču Avrupa’n─▒n (kimi g├╝ney b├Âlgeleri hari├ž) bug├╝nk├╝ etnik, k├╝lt├╝rel yap─▒s─▒ ortaya ├ž─▒kar. Buraya kadar s├Âz├╝n├╝ ettiklerimizden anla┼č─▒labilece─či gibi, Goral─▒lar─▒n ya┼čad─▒─č─▒ yerler Avrupa Hunlar─▒ndan beri T├╝rk halklar─▒n─▒n y─▒─č─▒ld─▒─č─▒ b├Âlgelerdendir. Bu eski T├╝rk halklar─▒n─▒n n├╝fus kal─▒nt─▒lar─▒, balkanlar b├Âlgesindeki Osmanl─▒lara ve h├ókim siyasi unsurlar─▒n bask─▒s─▒yla ba┼čka ba┼čka adlar alarak g├╝n├╝m├╝ze kadarki d├Ânemlere eri┼čmi┼člerdir. Goral─▒lar─▒n, Goral─▒ ismini almalar─▒ da muhtemelen b├Âyle olmu┼čtur. Bu durumda en ├žok merak uyand─▒racak soru onlar─▒n T├╝rk olup olmad─▒klar─▒ de─čil, hangi T├╝rk topluluklar─▒ndan geldikleri sorusudur. Bug├╝ne gelen Goral─▒ maddi k├╝lt├╝r unsurlar─▒, onlar─▒n T├╝rk halk─▒ olduklar─▒n─▒ g├Âstermekle beraber, eski Avrupa T├╝rk kavimlerinden hangileri ile ba─člant─▒l─▒ olduklar─▒ konusunu net olarak g├Âsterecek durumda de─čildir; ├ž├╝nk├╝ zaman i├žinde pek ├žok ┼čey kaybolmu┼č Do─ču Avrupa’daki M├╝sl├╝man olmayan eski T├╝rk halk kal─▒nt─▒lar─▒, ─░slamla┼čarak eski k├╝lt├╝r unsurlar─▒n─▒n bir b├Âl├╝m├╝nden ar─▒nm─▒┼čt─▒r. Bu durumda bug├╝nk├╝ Goral─▒lar benzeri durumdaki bir├žok T├╝rk k├Âkenli halk gibi Eski Do─ču Avrupal─▒ T├╝rklerin M├╝sl├╝man olmu┼č bir ┼čekli olarak kabul edilebilir; ancak Osmanl─▒ d├Âneminde Anadolu’dan gelen O─čuz-T├╝rkmen unsurunu da bu b├╝t├╝ne eklenmek ┼čart─▒ ile. Bug├╝n Goran├že denilen dilin de ne kadar T├╝rk dilinin ┼čivelerini yans─▒tt─▒─č─▒ konusu, filologlar─▒n ara┼čt─▒raca─č─▒ bir husustur. Maddi k├╝lt├╝r unsurlar─▒ ile ilgili baz─▒ isimler T├╝rk├že’ye uymakla birlikte bu dil Slav k├╝lt├╝r ve dillerinin bask─▒s─▒yla T├╝rk├že’ den farkl─▒ bir yeni leh├že ve hatta dil olu┼čturmu┼č olabilece─činden, ├žok da fazla ipu├žlar─▒ vermez gibi g├Âr├╝n├╝yor. Bu y├╝zden dil konusunda da ├Âzellikle k├╝lt├╝r ve inan├žla ilgili isim ve deyimlere dikkat edilmelidir; ├ž├╝nk├╝ daha ├žok bunlar ge├žmi┼č k├╝lt├╝r├╝ g├╝n├╝m├╝ze ta┼č─▒yabilirler. Bazen T├╝rk├že olmayan kelimeler de T├╝rk k├╝lt├╝r├╝ne i┼čaret edebilir. “Goral─▒” kelimesinde oldu─ču gibi; ├ž├╝nk├╝ Goral─▒ “Da─čl─▒” demektir. ─░slam ├Âncesindeki T├╝rk halklar─▒n─▒n k├╝lt├╝rlerinde ├Ânemli bir yer tutan Yer-Su k├╝ltleri ile ilgili bu ifade, ancak bir T├╝rk halk─▒ taraf─▒ndan veya onlarla ya┼čayarak T├╝rkle┼čmi┼č bir halk taraf─▒ndan kullan─▒lm─▒┼č olabilir. Eski T├╝rklerde Yer ve ona ba─čl─▒ pek ├žok unsur kutsald─▒ ve Tanr─▒ veya Tanr─▒larla ili┼čkilendirilmi┼čti. Da─člar da kutsald─▒ ve baz─▒ T├╝rk topluluklar─▒nda Tanr─▒ baz─▒lar─▒nda ise kutsal yerler olarak kabul ediliyordu. B├╝y├╝k ve ulu da─člar ayn─▒ zamanda Evrenin Merkezi say─▒l─▒ yordu.[103]

─░┼čte bu ve buna benzer eski inan─▒┼č ve mitlerden dolay─▒, bir k─▒s─▒m T├╝rk topluluklar─▒ ve benzer k├╝lt├╝r├╝ payla┼čan akraba topluluklar ” da─čl─▒ ” olmay─▒ ├Ânemsemi┼čti ve kendilerini bu ┼čekilde adland─▒r─▒yorlard─▒. Goral─▒lar da ilk olarak da─čl─▒k ve yaylal─▒ alanlara yerle┼čmi┼č olsalar gerektir ki bu da onlar─▒n bir T├╝rk halk─▒ oldu─čunu ifade edebilecek unsurlardan biridir. Bilindi─či gibi Osmanl─▒lar’ da da─čl─▒k olan bu b├Âlgeye o y├╝zden “Balkanlar” demi┼člerdi; ├ž├╝nk├╝ onlar da M├╝sl├╝man olmakla birlikte daha eski k├╝lt├╝rlerinin izlerini ta┼č─▒yorlard─▒. B├Âylece Goral─▒lar─▒n maddi k├╝lt├╝r unsurlar─▒n─▒n, Hunlardan beri gelen bir sanat─▒n ve arkeolojinin, Osmanl─▒ T├╝rk sanat─▒ veya maddi k├╝lt├╝r├╝ ile harmanla┼čm─▒┼č ┼čeklinin kal─▒nt─▒lar─▒ burada Goral─▒lardan kalm─▒┼č, maddi k├╝lt├╝r unsurunun, ba─članmas─▒ gereken b├╝t├╝n├╝ g├Âstermesi a├ž─▒s─▒ndan, Osmanl─▒lardan ├Ânceki Do─ču Avrupa T├╝rk sanat─▒ ve k├╝lt├╝r├╝n├╝, arkeolojisini en genel hatlar─▒yla g├Âstermektedir. Goral─▒ olarak adland─▒ran halk─▒n yay─▒lma alan─▒ i├žinde oldu─čundan bu halk Osmanl─▒ D├Ânemi sanatlar─▒na ek olarak, daha eski bir Do─ču Avrupa T├╝rk sanat─▒ ve k├╝lt├╝r├╝n├╝n miras├ž─▒lar─▒ oldu─čunu da d├╝┼č├╝nebilir.[104]

Bitki Motifleri

Gora bitkisel motifleri aras─▒nda en ├žok rastlanan nak─▒┼člar lotus, g├╝l, lale ├ži├žekleri, yaprak, dal ve a─ča├ž motifi, dikkat ├žeker. ├ľzellikle 19. y├╝zy─▒l mezar ta┼člar─▒nda baz─▒ barokla┼čm─▒┼č yaprak motifleri ile de kar┼č─▒la┼č─▒l─▒r. Bitkisel motifler merkezi kompozisyonlar, bord├╝rle veya tekli motif olarak tekrarlanmak suretiyle uygulanm─▒┼čt─▒r. Eski Budist inan─▒┼čta lotus kutsal bir ├ži├žektir ve k├Âk├╝ toprakta, bedeni suda, ├ži├že─či su ├╝st├╝nde yani havada a├žan lotus ├ži├že─či Budha’n─▒n taht─▒d─▒r. Evrenin b├╝t├╝n g├╝├žlerini, seslerini, say─▒lar─▒n, sosuz ─▒┼č─▒─č─▒ ve mutlak temizli─či ifade eder. T├╝rk sanat─▒ndaki ad─▒, “Nil├╝fer” ├ži├že─čidir. T├╝rklerin ─░slamiyetÔÇÖi kabul├╝nden sonra Nil├╝fer ├ži├že─činin yan─▒nda Hz. Muhammed’in simgesi olarak “G├╝l” ├╝n de T├╝rk sanat─▒ndaki tasvirlerde yayg─▒n ┼čekilde yerini ald─▒─č─▒ g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Ayr─▒ca ilerleyen zamanlarda, “Elif harfine e┼č say─▒l─▒p, “Allah” kelimesinin yaz─▒l─▒┼č─▒n─▒ ifade etti─či i├žin “lale” de ├Ânemli ├ži├žekler aras─▒na kat─▒lm─▒┼čt─▒r. Bitkisel motiflerin ├žo─ču sadece s├╝s unsuru olarak de─čil, ayn─▒ zamanda tabiat k├╝ltleri ile de ba─člant─▒l─▒ olarak kullan─▒l─▒r. ├ľrne─čin hayat a─čac─▒ ve da─č motifleri bu konuyla ba─člant─▒l─▒d─▒r. O─čuz Ka─čan destan─▒nda, O─čuz Ka─čan─▒n G├Âk, Da─č ve Deniz ad─▒nda ├žocuklar─▒ vard─▒r. K─▒p├žaklar─▒n, Uygurlar─▒n ve Yakutlar─▒n t├╝reyi┼či bir a─ča├ž arac─▒l─▒─č─▒ ile ger├žekle┼čmi┼čtir. T├╝rkler ana yurtlar─▒ndaki y├╝ksek da─člara “Tanr─▒ Da─člar─▒” ad─▒n─▒ vermi┼čtir. T├╝rklerden bahseden ├çin kaynaklar─▒na g├Âre, Yer ve g├Âk taraf─▒ndan kutsanan evrensel h├╝k├╝mdar─▒n mihrab─▒ Tanr─▒ (Tien┼čan) da─č─▒d─▒r.[105] ─░ler T├╝rk toplulu─čunun bir soy a─čac─▒ vard─▒r. Yine eski T├╝rk inan─▒┼člar─▒nda evrenin merkezinde bir “D├╝nya a─čac─▒” vard─▒r ve bu a─ča├ž g├Â─č├╝n katlar─▒na kadar uzan─▒r. ┼×aman g├Âk yolculu─čunu bu a─čac─▒n katlar─▒na ├ž─▒karak ger├žekle┼čtirir. Bu inan─▒┼č ve mitler. Bir├žok T├╝rk toplulu─čunda da─č ve a─ča├ž k├╝lt├╝ ile ilgili inan─▒┼člar─▒n g├Âstergesidir. Bu nedenle bunlarla ilgili motif ve temalar T├╝rk sanat─▒nda her d├Ânemde s─▒kl─▒kla kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. Gora nak─▒┼člar─▒nda da─č motifi, ya┼čad─▒klar─▒ da─čl─▒k b├Âlge ve b├Âlgenin kendileri i├žin ifade etti─či mitsel inan─▒┼člarla ilgili olarak yayg─▒n bir ┼čekilde g├Âr├╝l├╝r. Bu motifin g├╝zel ├Ârnekleri, ├Âzellikle hal─▒, ├žorap ve k─▒yafetlerin i┼čleme motiflerinde kar┼č─▒m─▒za ├ž─▒kar. Benzer motifleri Anadolu hal─▒ ve kilim nak─▒┼člar─▒nda da g├Âr├╝r├╝z. Ayn─▒ ┼čekilde “hayat a─čac─▒” veya “d├╝nya a─čac─▒” motifi de i┼člemelerde ve mezar ta┼člar─▒n─▒n tepeliklerinde g├Âr├╝l├╝r. Ba┼čka motiflerle kompozisyon ┼čemas─▒ olu┼čturan bu d├╝zenlemelerde a─čac─▒n iki yan─▒nda ku┼člar yer al─▒r.[106]

Bosna Bayra─č─▒

Bo┼čnak (Bosna) bayra─č─▒ (i├ž harpten ├Ânce) mavi zemin ├╝zerine alt─▒n zambak ya da ye┼čil zemin ├╝zerine beyaz ay y─▒ld─▒zd─▒r.

┼×ehirlerin sokaklar─▒nda duvarlara ayn─▒ duvara yan yana as─▒lan ye┼čil beyaz ay y─▒ld─▒zl─▒, 1992-1995 tarihli basit a─ča├žlar ├╝zerine ay y─▒ld─▒z i┼členmi┼č ta┼člar dikili yeni mezarlar ve kavuklu Osmanl─▒ tipi eski mezarlar, ├ži├žekli, bol mermerli bak─▒ml─▒ H─▒rvat ve Surp mezarl─▒klar─▒ndan ilk bak─▒┼čta ayr─▒l─▒r.[107] G├╝n├╝m├╝zde Bo┼čnak mezarlar─▒ da yem ye┼čil ├žimemler aras─▒nda ay-y─▒ld─▒z i┼členmi┼č ta┼člar ve ba┼člar─▒nda k─▒rm─▒z─▒ ├ži├žekleri ile ya┼čayanlar─▒ imrendirmektedir. Bosna k├╝lt├╝r├╝ Kuzeyden ve g├╝neyden T├╝rk K├╝lt├╝r├╝n├╝n devam─▒ olarak zambak ├ži├že─čini di─čer T├╝rk motifleri ile ya┼čatmaktad─▒r.

Hikmet PolatÔÇÖ─▒n haz─▒rlad─▒─č─▒ Cevat R├╝┼čt├╝ÔÇÖn├╝n ÔÇťT├╝rk ├çi├žek ve Ziraat K├╝lt├╝r├╝ ├ťzerineÔÇŁ yaz─▒lar─▒n─▒ derledi─či ├žal─▒┼čmada zambak (zanbak) ├╝zerine detayl─▒ bilgi verilmektedir:

G├╝zel kokulu ├ži├žeklerden: zanbaklar

┼×ark ve Garp ┼čairleri muvacehesinde zanbak Muhtelif envai’- Ziraati Zarif bir uzunluk arz eden narin bir g├Âvde ├╝zerine konmu┼č, g├Âz kama┼čt─▒racak derecede saf, duru bir beyazl─▒k ile etrafa adeta bay─▒lt─▒c─▒, ho┼č bir koku sa├žan t├╝vey├žleri ile zanbaklar, g├╝llerden sonra ├ži├žek sahnesinin g├╝y├ó tabi├« bir serd├ór─▒, hakimidirler. Y├╝ksek boylar─▒yla mevsim ├ži├žeklerinin hemen ├╝zerlerinden bakarlar. Turuncuya bakar sar─▒ renkteki gubar-─▒ tal’lar─▒n─▒n t├╝vey├žler, ├ži├žek yaprak├ž─▒klar─▒ i├žinde o kadar cazip bir duru┼člar─▒ vard─▒r ki koklamak i├žin onlar─▒n burunlar─▒m─▒z─▒n ucunu boyayaca─č─▒n─▒ akl─▒m─▒za bile getirmeyiz; hemen koklar─▒z, defalarca koklar─▒z. O ne in┼čir├óh-bah┼č, o ne kibar, o ne g├╝zel bir kokudur. Fi’lhakika, zanbak rengindeki sar─▒l─▒k nisbetinde ┼čeklen m├╝tevaz─▒ de─čildir. Belki di─čer ├ži├žeklere ba┼č kald─▒racak derecede g├╝zelli─čine ma─črurdur. Zanbak g├╝zel ┼čekli, latif kokusuyla ┼×ark’ta ┼čairlerin cidden medh-├╝ sitayi┼čine mazhar olmu┼č bir ├ži├žekti. Hi├ž ┼č├╝phesiz g├╝l kadar kendinden bahsettirmek hususunda iptizale u─čramam─▒┼č, l├óle kadar mill├« ├ži├žeklerden addedilmemi┼čti. Fakat herhalde onun mergu-biyetinde de bir m├╝stesnal─▒k vard─▒. Garp’ta bu m├╝stesnal─▒k pek bariz bir ┼čekilde g├Âze ├žarp─▒yordu. ├ç├╝nk├╝ orada heybet ve mehabetin, ┼čevket ve ceberrutun en zarif, en tabi├« bir timsali idi. Hatta Frans─▒zlar “g├╝l ├ži├žeklerin krali├žesi (Reine des Fleurs) ise, zanbak kral─▒d─▒r” diyorlard─▒.[108] Zanbak, ayn─▒ zamanda iffet ve ismetin p├ók-d├ómenligin, safiyet ve masumiyetin de bir timsaliydi. Uzun zamanlar Fransa’ya “Empire des Lis: Zanbaklar ─░mparatorlu─ču” denilmedi mi?… Eski baz─▒ lejantlara g├Âre Tulipak muharebesinde me┼čhur Flovis’e Cenab-─▒ Hak taraf─▒ndan g├Ânderilen bir melek zanbak takdim etti. Charlemagne bah├žesine keza zanbaklar dikilmesini emretti. Eski Frans─▒z krallar─▒n─▒n z─▒rh alt─▒na giydikleri mavi g├Âmlekler alt─▒n s─▒rma ile i┼členmi┼č, zanbaklarla s├╝slenmi┼čti. Frans─▒z m├╝verrihleri kad├«m Frans─▒z armalar─▒ ├╝zerinde g├Âr├╝len ├╝├ž i┼čaretten birinin zanbak olmas─▒nda ittifak ettiler. ├és├ór-─▒ at├«ka ulem├ós─▒ mesel├ó Faramon’un mi─čferinin sorgu├ž k─▒sm─▒ndaki ┼čekli bir kurba─ča zannettiler. Baz─▒lar─▒ da 1655ÔÇÖte Tournai’de Childeric’in mezar─▒ i├žinde ke┼čfedilen di─čer bir mi─čferde bu ┼čeklin bir “alt─▒n ar─▒” oldu─čunu s├Âylemi┼člerdi. Fakat bil├óhare yap─▒lan bir tetk├«katta, bunun zanbak ├ži├že─čine olan m├╝┼čahebeti, b├╝t├╝n m├╝verrihler ve arkeologlar taraf─▒ndan tasdik edildi. Eski Frans─▒z krallar─▒ sikkeler, paralar hatta m├╝h├╝rler, kalkanlar ├╝zerine zanbak resmettiriyorlard─▒. Philippe August kendi bayra─č─▒n─▒ bir zanbak resmiyle s├╝slettirmi┼čti. Hatta St. Louis s├╝senler, zanbaklarla beraber kendi zevcesinin ismine telmihen “Margarit: Papatyalardan m├╝rekkep bir ikl├«l ┼čeklinde Fransa armas─▒ yapt─▒rm─▒┼čt─▒. Fazla olarak o gir├ón-bah├ó bir safir ├╝zerine bu arma ile beraber “bu halkadan ba┼čka a┼čk─▒ bulma─ča muktedir miyiz?” ibaresini h├ókkettirerek bununla bir y├╝z├╝k im├ól ettirmi┼čti. Fransa’da Be┼činci Charles’a, hatta 1830 tarihlerine kadar hanedan armalar─▒nda zanbak g├Âr├╝l├╝yordu. Fransa Inkil├ób-─▒ Kebir’inde baz─▒ ifratk├ór├óne harek├óta muhalefetten dolay─▒ dara─čac─▒nda can veren me┼čh├╗r ┼čair Roche uzun zamanlar devam eden hapishane hayat─▒nda kendi pek sevdi─či k─▒z─▒n─▒n g├Ânderdi─či ├ži├žeklerle vakit ge├žirir, onlar─▒n tem├ó┼č├ós─▒ndan hazin bir zevk duyard─▒. Bir g├╝n bedbaht ┼čair bu ├ži├žekler i├žinde pek ├žabuk kuruyan bir zanba─č─▒ kendi aziz ├žocu─čuna g├Ânderdi. Zanbak, masumiyetin timsali de─čil miydi? O, bununla kendi lekesiz ruhunun beyazl─▒─č─▒n─▒, kara talihinin pek ├žabuk kuruyan bir zanbak gibi haz├«n oldu─čunu anlatmak istiyordu. Tam ├Âl├╝m├╝n├╝n arefesinde, son bir hat─▒ra olmak ├╝zere k─▒z─▒na, zevcesine kendi resmini de g├Ândererek alt─▒na “Maddiy├ót─▒n k─▒ymetli ve tatl─▒ olu┼čuna me┼č’├╝m birka├ž g├Âlgenin y├╝z├╝m├╝ karartm─▒┼č olmas─▒na taacc├╝p etmeyiniz. ├ç├╝nk├╝ muktedir bir sanatk├ór, bu tasviri resmederken dara─čac─▒ beni bekliyor. Ben de sizi d├╝┼č├╝n├╝yordum.” ibaresini yazm─▒┼čt─▒.[109]G├╝l ─░repo─člu, ÔÇťL├óle, Do─čada, tarihte, Sanatta,ÔÇŁ adl─▒ eserine l├óle hakk─▒nda bilgiler verirken zambak hakk─▒nda de bilgi vermektedir: Avusturya el├žisinin 1651 y─▒l─▒nda Sultan IV. Mehmed’e (h├╝k. 1648-1687) iletti─či arma─čanlar aras─▒nda bulunan her birinden d├Ârder tane olmak ├╝zere on adet makbul l├óle so─čan─▒ysa, ─░stanbul’da l├óleye olan ilgiyi art─▒r─▒r. Bu l├ólelere k├Âkenlerinden dolay─▒ L├óle-i Frengi denecektir. Bir de ├ži├žek merak─▒n─▒n aral─▒ks─▒z s├╝rd├╝─č├╝n├╝ g├Âsteren ├çi├žek Enc├╝men-i D├óni┼či, yani ├çi├žek Akademisi kurulacakt─▒r bu av d├╝┼čk├╝n├╝, k─▒rlar─▒ seven padi┼čah─▒n zaman─▒nda Edirne’de 450 bah├ženin bulunmas─▒,16 ├ži├žek sevgisinin a├ž─▒k bir g├Âstergesidir. Evliy├ó ├çelebi 17. y├╝zy─▒l ─░stanbul esnaf─▒n─▒ anlat─▒rken l├ólelerin ve di─čer ├ži├žeklerin ya┼čam─▒n bir par├žas─▒ oldu─ču izlenir. ÔÇťMe┼č’aleciler esnaf─▒ me┼čaleleri i├žre ├že┼čitli ├ži├žeklerden s├╝mb├╝l, erguvan, l├óle, reyhan doludurup me┼čale saplar─▒ atlaslarla sar─▒p…ÔÇŁ ├çelebi, ─░stanbul d─▒┼č─▒nda, Anadolu’da ve ─░ran’da gezerken rastlad─▒─č─▒ l├óleri tek tek aktarmaktan geri durmaz; anlat─▒m─▒ndan ├Ârne─čin Bitlis, Diyarbak─▒r ve Van ├ževresinde bolca l├óle yeti┼čti─či anla┼č─▒l─▒r: ÔÇťBitlis’te bu ba─čda olan tarla tarla g├╝l, s├╝mb├╝, reyhan, menek┼če, erguvan, zerrin, nebat├«, deveboynu, k├╝f├╝n, ┼čakay─▒k, m├╝┼čk-i r├╝mi, karanfil, g├╝l, zambak, s├╝sen, nergis, buhur-i meryem, yasemen,, l├óle, g├╝l hatmi ve bunun benzeri binlerce ├ži├žekler var ki tarla tarla zemini tarh edip zerrinin (fulya) ho┼č kokusundan ve di─čer ├ži├žeklerden insan─▒n dima─č─▒ kokulan─▒r…., kaya ete─činde bir ├žemeuz├ór ve l├ólez├ór zeminde…ÔÇŁ B├╝y├╝k gezgin, kentlerdeki bah├želerin yan─▒ s─▒ra ├žo─čunlukla da─čl─▒k, kayal─▒k zeminlerde l├óleye rastlad─▒─č─▒n─▒ vurgular, bunlar kendili─činden biten yaban l├óleleridir: ÔÇťDiyarbak─▒r Kara Amid Kalesi… Ger├ži yal├ž─▒n kaya ├╝zerindedir ama y├╝ksek da─č─▒n en tepesi geni┼č ye┼čillik ve lalelik bir aland─▒r...ÔÇŁ Diyarbak─▒r’dan Van’a do─čru ├ž─▒kt─▒─č─▒ yolda da hep l├óleler: ÔÇťBir l├ólez├ór ovada ba─čl─▒ ve bah├želi mamur Yanneni k├Ây├╝d├╝r… ÔÇť… K├╝ya kaya ├╝zerinde oldu─čundan hende─či yoktur. F─▒r dolay─▒ b├╝y├╝kl├╝─č├╝ malumum de─čildir. Zira me┼čhur b├╝y├╝k kalelerden olmad─▒─č─▒ndan ad─▒mlamad─▒m, ama kalenin kuzey taraf─▒nda bir ye┼čillik ve lalelik yerde bin kadar pak toprak ile ├Ârt├╝l├╝ mamur haneleri vard─▒r, tamamen ba─č ve bah├že i├žindedir.ÔÇŁGezginin ge├žti─či Erdebil yak─▒nlar─▒ndaki Nih├óvend’de, K├ó┼č├ón kentinde ve Rey kentinde de l├óle yeti┼čti─či g├Âr├╝l├╝r:ÔÇŁ ÔÇťNih├óvend ┼čehrinin i├žinde bir ba─č kenar─▒nda bir ye┼čillik ve lalelik yerde…ÔÇŁ ; ÔÇť… g├Âklere ba┼č ├žekmi┼č bir y├╝ksek da─č olan Kin KupanÔÇÖ─▒ ete─činde 2 fersah uzakl─▒kta bir ├žemenz├ór, l├ólez├ór, g├╝l-i g├╝listanl─▒, ba─č ve bostanl─▒ ovada… ÔÇť… Dem├óvend Da─č─▒n─▒n bat─▒ taraf─▒nda bir ├žemenz├ór ve l├ólez├ór geni┼č ovada Bursa ┼čehri gibi dalgalan─▒p kat kat direkli irem ba─člar─▒ gibi g├Ân├╝l ┼čenlendiren bir m├ómur Rey ┼čehridir.ÔÇŁ[110] Evliya ├çelebi Edirne’yi anlat─▒rken ├çelebi Sultan Mehmed zaman─▒ndan kalan Ulucami’nin bah├žesinden s├Âz etti─činde “O nurlu cennet bah├žesi gibi bah├žede ekili olun menek┼če, l├óle ve erguvan─▒n g├╝zel ve ho┼č kokusu cemaatin dima─č─▒n─▒ kokuland─▒r─▒r… ” der. Edirne’deki hasbah├žeyi de ┼č├Âyle tan─▒mlar: ÔÇťEdirne ┼čehrinin kuzey taraf─▒ d─▒┼č─▒nda bir al├žac─▒k ye┼čillik ve lalelik zeminde Tunca Nehri her taraf─▒n─▒ ku┼čatm─▒┼č ada ada bir geni┼č├že verimli havadar arsaya kurulmu┼č Osmano─člu bah├žesidir. ÔÇŽ.. Edirne ┼čehrinde olan ├ži├žek t├╝r├╝nden g├╝l, s├╝nb├╝l, m├╝┼čk-i Rumi, l├óle, menek┼če, s├╝nb├╝l-i Hitay─▒, reyhan, yasemen, g├╝l, erguvan, zerrin, nergis, zanbak, nesrin, ┼čebboy, ┼čakay─▒k (gelincik), karanfil ve bunlar─▒n benzeri nice bin ├že┼čit misk kokulu ├ži├žekler ile bezeyistan olmu┼č bir bah├žedir.”[111]

Sonu├ž

├çi├žek sevgisi ve ilgisi T├╝rk k├╝lt├╝r tarihinde ├Ânemli bir yer tutar. ├çi├žekleri ├žok seven ve onlar─▒ b├╝y├╝k bir ├Âzen ve titizlikle yeti┼čtiren milletimizin duygular─▒ndaki inceli─či ve zarifli─či, hatta g├╝zele olan tutkunlu─čunu yeti┼čtirdi─či ├ži├žeklerde g├Ârmek m├╝mk├╝nd├╝r. ├çi├žeklere kar┼č─▒ olan bu tutku ve sevgi k├Âyl├╝s├╝yle ┼čehirlisiyle, fakiriyle zenginiyle b├╝t├╝n milletimizde rahatl─▒kla g├Âr├╝l├╝p hissedilebilir. Ayr─▒ca milletimiz ├ži├žeklere kar┼č─▒ olan sevgisini b├╝t├╝n hayat─▒na yani evine, bah├žesine, m├ónilerine, t├╝rk├╝lerine, ┼čark─▒lar─▒na, ├že┼čitli sanat eserlerine, atas├Âzleri ve deyimlerine yans─▒tm─▒┼č ve ├žocuklar─▒na isim olarak da vermi┼čtir. T├╝rk Toplumunda, zambak (su zambaklar─▒ lotus/ nil├╝fer), zambakgillerden l├óle ve ─░sl├óm irfan─▒nda Hz. Peygamberi (S.A.V) remz eden g├╝l ilah├« bir h├╝viyet kazanm─▒┼čt─▒r. Hindistan, T├╝rkistan, Kafkasya, ├ľn Asya, Kuzey Karadeniz, Anadolu ve Balkanlar, Do─ču Avrupa co─črafyas─▒nda bu ├ži├žekleri sadece T├╝rklerin ├ži├žek sevgisine ba─člamak eksik olur. Mutlaka kozmogonik anlamlar─▒n─▒ tespit etmemiz gerekmektedir. Emel EsinÔÇÖin ├žal─▒┼čmalar─▒nda bunlar─▒n bir k─▒sm─▒n─▒ g├Ârm├╝┼č bulunmaktay─▒z. T├╝rkistan ve KafkasyaÔÇÖda yurtlar─▒n (├žad─▒rlar─▒n) giri┼činde, nak─▒┼člarda ev e┼čyalar─▒nda i┼členmi┼č olmas─▒ da bunun soyut (m├╝cerret) anlamlar─▒ ile alakal─▒d─▒r. G├Âkt├╝rk mezar─▒na giri┼čte resmedilmi┼č nil├╝fer ├ži├že─či g├Â─če, sonsuz hayata ge├ži┼či vurgulamak i├žin yap─▒lm─▒┼čt─▒r. ├ľn AsyaÔÇÖda ─░mam-─▒ Azam, Abdulkadir Geylani ve nice alimlerin sandukalar─▒n─▒n etraf─▒na s─▒ralanm─▒┼č alemlerin nil├╝fere benzerlikleri de bunun devam─▒ niteli─čindedir[112]. Karahanl─▒, Gazneli, Memluklar, Zengiler, Sel├žukluÔÇÖda g├Âr├╝len lotus deseni ve stupa (zamba─ča benzer) kubbeleri ÔÇťG├ÂkTanr─▒ÔÇŁ ve ÔÇťUygur BudaÔÇŁ dinlerinden ÔÇť─░sl├ómÔÇÖaÔÇŁ ge├žen T├╝rklerin iyili─čin, g├╝zeli─čin, ┼čifan─▒n, Hakk kap─▒s─▒n─▒n, Cennet yolculu─čunun vb. temsili olmu┼čtur. Stupa (zamba─ča benzer) ┼čeklindeki kubbeler Anadolu, ├ľn Asya ve Balkanlara kadar ta┼č─▒nm─▒┼čt─▒r. ├çi├žeklerin ┼čekilleri, tamgalara/yan─▒┼člara y├╝kledi─či anlamlar─▒n─▒n b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒ ├╝zerlerindeki ├Ârt├╝n├╝n kald─▒r─▒lmas─▒n─▒ beklemektedir. ├ľrne─čin ecdad─▒m─▒z taraf─▒ndan zambak ailesinden ÔÇťl├óleÔÇŁ ile ÔÇťElifÔÇŁ aras─▒nda benzerlik kurulmu┼čtur. Ebced hesab─▒na g├Âre ikisi de 66 say─▒s─▒n─▒ vermi┼čtir. HakkÔÇÖ─▒n yarat─▒c─▒l─▒─č─▒n─▒ simgelemi┼čtir. L├óle Tanr─▒ÔÇÖn─▒n birli─čini anlat─▒r. Her l├óle so─čan─▒ sadece bir sap ve bir ├ži├žek verdi─činden l├óle Tevhid i┼čareti say─▒lmaktad─▒r. Ayn─▒ zamanda l├óle, hil├ól anlam─▒na da gelmektedir.[113] ZambakÔÇÖ─▒n, g├Âk kubbeyi simgelemesi, yay─▒na yerle┼čtirilmi┼č ok temsili, Budist Uygurlarda Sakalardan (─░skitlerden) gelen BudaÔÇÖn─▒n oturan simgesi Sanat tarih├žileri ve Folklor ara┼čt─▒rmac─▒lar─▒n─▒n ilgilenece─či bakir sahalard─▒r. Bo┼čnaklar─▒n, Goral─▒lar, Torbe┼člerin ve Do─ču AvrupaÔÇÖdaki T├╝rk Bakiyelerinin zambak motifleri de Do─ču T├╝rkl├╝─č├╝n├╝n bat─▒daki miras├ž─▒lar─▒d─▒r. G├Âk Tanr─▒ dininden Bogomil inanc─▒na ve daha sonra ─░sl├ómÔÇÖa ge├žmi┼č Osmanl─▒ ├Âncesi ÔÇťDo─ču Avrupa ve Balkan T├╝rkleri zamba─č─▒n─▒nÔÇŁ k├Âkleri Paz─▒r─▒k’taki Kurgan’dan ├ž─▒kan, duvara as─▒lmak ├╝zere yap─▒lm─▒┼č ke├žedeki ├ľzek/Alem/Ko├žmuyuz yan─▒┼člar─▒ ile, G├Âkt├╝rklerdeki zambak/nil├╝fer ├ži├že─činden gelmektedir. Bu ├ži├žek, yan─▒┼č, damga ve alemlerin do─čudan bat─▒ya anlaml─▒ birlikteliklerini gelecek nesillere ilm├« ve irfan├« boyutlar─▒yla anlatt─▒─č─▒m─▒zda; ÔÇťT├╝rk K├╝lt├╝r Co─črafyas─▒n─▒n g├Âk kubbesiÔÇŁ g├Âk bayrak gibi ayn─▒ mavili─če b├╝r├╝necektir.

 

D─░PNOTLAR

[1] Metin Eren, Mehmet karaaslan, Abdulselam Arvas (ED─░T├ľRLER), D├Ârt K─▒tada Folklorun izinde: Prof. Dr. ├ľzkul ├çobano─člu Arma─čan─▒, Hakim Yay─▒nc─▒l─▒k, Ankara, 2015, s. 249-292.

[2] Seven Ni┼čanyan, S├Âzlerin Soy A─čac─▒, 3. Bas─▒m, Adam Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, 2007, s.526.

[3] Haz─▒rlayan: Hikmet Polat, Cevat R├╝┼čt├╝ÔÇÖden Bir G├╝ldeste, T├╝rk ├çi├žek ve Ziraat K├╝lt├╝r├╝ ├ťzerine, Kitapevi, ─░stanbul, 2001. s. 208-209.(Ak┼čam gz., nu. 2772, 3 Temmuz 1926, s.3)

[4] Hasan Eren, T├╝rk Dilinin Etimolojik S├Âzl├╝─č├╝, 2. Bask─▒, Ankara, 1999.

[5] Dr. Suat ├ťnl├╝, Harezm Alt─▒nordu T├╝rk├žesi S├Âzl├╝─č├╝, E─čitim Yay─▒nevi, Konya, 2012.

[6] Seven Ni┼čanyan, a. g. e., s. 350.

[7] Seven Ni┼čanyan, a. g. e., s. 297.

[8] Hasan Kurt, Orta ├ça─č Ba┼čar─▒s─▒, Buhara, Ankara ├ťniversitesi ─░lahiyat Fak├╝ltesi Dergisi, Cilt 41.

[9] Muallim Nâcî, Lügat-i Nacî, (Hazırlayan: Prof. Dr. Ahmet Kartal), TDKY, 2009, Ankara.

[10] M├╝tercim ├és─▒m Efendi, Burh├ón-─▒ Kat─▒, (Haz─▒rlayanlar:M├╝rsel ├ľzt├╝rk, Derya ├ľrs), TDKY, 2000, Ankara.

[11] Mehmet Zeki Akal─▒n, Osmanl─▒ Tarih Deyimleri ve Terimleri, Milli E─čitim Bakanl─▒─č─▒ yay─▒nevi, ─░stanbul, 1946-1956, s.315.

[12] Mehmet Zeki Akal─▒n, a. g. e., s. 629.

[13] Ali ─░hsan ├ľBEK (Haz─▒rlayan), (Dan─▒┼čman: Do├ž. Dr. S├╝reyya Beyzadeo─člu) , H├╝seyin K├óz─▒m Kadri B├╝y├╝k T├╝rk L├╗gati’nde D├«v├ón Edebiyat─▒ Unsurlar─▒, Edirne, Trakya ├ťniversitesi, Sosyal Bilimler Enstit├╝s├╝, Ekim, 1999. (s.527)

[14] Prof. Dr. Mehmet Kanar, Kanar ├Ârnekli Etimolojik Fars├ža T├╝rk├že s├Âzl├╝k, Bayrak Yay─▒nlar─▒.

[15] Ahmet Kartal, Kl├ósik T├╝rk ┼×iirinde L├óle, Ak├ža─č, 1998, Ankara, s.2.

[16] Avrasya ├ťniversitesi T├╝rkoloji Enstit├╝s├╝ M├╝d├╝r├╝

[17] Mimar Sinan G├╝zel Sanatlar ├ť. Tarih B├Âl├╝m├╝nde Doktora ├ľ─črencisi

[18] G├Âkt├╝rkÔÇÖ├╝n Toprak Halk─▒, Ayl─▒k Co─črafya ve Ke┼čif Dergisi ATLAS, Say─▒ 238, Ocak 2013, s. 62.

[19] G├Âkt├╝rkÔÇÖ├╝n Toprak Halk─▒, a. g. y., s. 69.

[20] Ahmet Ta┼ča─č─▒l, ─░slam ├ľncesi Devrede Orta AsyaÔÇÖda Ya┼čayan T├╝rk Boylar─▒, T├╝rkler, (Edit├Âr: H. Celal g├╝zel ve ark.), Cilt 2, Ankara, 2002, s.323. (s.105)

[21] Emel Esin, Orta AsyaÔÇÖdan AnadoluÔÇÖya T├╝rk Sanat─▒nda ─░konografik Motifler, Kabalc─▒, ─░stanbul, 2004.

[22] Emel Esin, a. g. e., s. 80.

[23] Emel Esin, a. g. e., s. 80-81.

[24] Emel Esin, a. g. e., s. 83.

[25] Emel Esin, a. g. e., s. 84-85.

[26] Emel Esin, a. g. e., s. 131.

[27] Emel Esin, a. g. e., s. 132.

[28] Emel Esin, a. g. e., s. 133-134.

[29] Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, AltaylarÔÇÖdan Tuna BoyuÔÇÖna T├╝rk D├╝nyas─▒nda Ortak yan─▒┼člar (Motifler), T. C. K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒, Ankara, 2001.

[30] Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s. 257.

[31] Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s. 257.

[32] Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s. 257.

[33] Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s. 259.

[34] Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s. 265.

[35] Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s. 265, 269.

[36] Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s. 269.

[37] Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s. 271.

[38]Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s. 272., David Nicole, Atilla and Nomad Hordes, London, 1944.

[39] Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s. 273-274.

[40] Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s. 275.

[41] Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s. 276.

[42] Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s. 280.

[43] Neriman G├Ârg├╝nay K─▒rz─▒o─člu, a. g. e., s. 281.

[44] H. Feriha Akp─▒narl─▒, K─▒r─▒m El sanatlar─▒n─▒n D├╝n├╝ ve Bug├╝n├╝, AKMBY, Ankara, 2004, s. 150.

[45] H. Feriha Akp─▒narl─▒, a. g. e., s.153.

[46] Emel Esin, T├╝rklerde Maddi K├╝lt├╝r├╝n Olu┼ču, Kabalc─▒, 2006, ─░stanbul, s. 145.Diez, E. Die Kunst der islamischen V├Âlkern, Berlin 1915.

[47] Emel Esin (2006), a. g. e., s. 161.

[48] Emel Esin (2006), a. g. e., s. 162.Gr├╝nwedel, A. Altbuddhistiche Kultsaetten in Chinesisch Turkestan, Berlin 1912.

[49] Emel Esin (2006), a. g. e., s. 163. J. Strzygowski, ÔÇťT├╝rkler ve Orta Asya Sanat─▒ MeselesiÔÇŁ, T├╝rkiyat Mecmuas─▒, CIII, ─░stanbul, 1965, s. 23, 26.

[50] Emel Esin (2006), a. g. e., s. 164. E. Diez, Die Kunst der islamischen V├Âlker, Berlin 1925, s. 161.

[51] Emel Esin (2006), a. g. e., s. 164-165.

[52] Emel Esin (2006), a. g. e., s. 165.

[53] Emel Esin (2006), a. g. e., s. 166.

[54] Emel Esin (2006), a. g. e., s. 169.

[55] Emel Esin (2006), a. g. e., s. 170.

[56] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler)B├╝y├╝k Sel├žuklu Miras─▒, M├╝zeler, T├╝rkiye Cumhuriyeti Cumhurba┼čkanl─▒─č─▒, Sel├žuklu Belediyesi, T─░KA, Konya Ayd─▒nlar Oca─č─▒, 2013, T├╝rkiye, Cilt 1, 2.

[57] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s. Cilt, 44.

[58] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s. s.49.

[59] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s. s. 52.

[60] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s. s.84.

[61] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s.162.

[62] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s.172.

[63] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s.176.

[64] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s. s.177

[65] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s..179.

[66] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s. s.219.

[67] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s. 224.

[68] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s. 227.

[69] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s. 246.

[70] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s. s.297.

[71] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s. 297.

[72] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s. s. 311.

[73] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.33

[74] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s.37.

[75] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.39.

[76] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.81.

[77] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.84.

[78] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.140.

[79] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.142.

[80] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.209.

[81] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.223

[82] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.229.

[83] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.236.

[84] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.238.

[85] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.242.

[86] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.249.

[87] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s. 278.

[88] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 1, a. g. e., s. s.294.

[89] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), cilt 2, a. g. e., s. s.312.

[90] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler)B├╝y├╝k Sel├žuklu Miras─▒, Mimari, T├╝rkiye Cumhuriyeti Cumhurba┼čkanl─▒─č─▒, Sel├žuklu Belediyesi, T─░KA, Konya Ayd─▒nlar Oca─č─▒, 2013, T├╝rkiye, Cilt 1, 2, 3.

[91] Ahmet Ya┼čar Ocak (cilt-1), Ali Uzay Peker(cilt-2), Kenan Bilici(cilt-2), (Edit├Ârler)Anadolu Sel├žuklular─▒ ve Beylikler D├Ânemi Uygarl─▒─č─▒ 1,2., T.C. K├╝lt├╝r ve Turizm Bakanl─▒─č─▒, Ankara, 2006. Cilt2. s.503, s.510.

[92] Prof. Dr. Arslan Terzio─člu, Osmanl─▒larda Hastaneler, Eczac─▒l─▒k, Tababet ve Bunlar─▒n D├╝nya ├çap─▒nda Etkileri, T. C. K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ katk─▒lar─▒yla, ─░stanbul, 1999, s.1.

[93] Prof. Dr. Arslan Terzio─člu, a. g. e., s.2.

[94] Prof. Dr. Arslan Terzio─člu, a. g. e., s.2-3.

[95] Prof. Dr. Arslan Terzio─člu, a. g. e., s.3-4.

[96] Prof. Dr. Arslan Terzio─člu, a. g. e., s.4.

[97]Prof. Dr. S├╝heyl ├ťnver, Sel├žuk Tababeti, TTKY, 1940, Ankara, s.36.

[98] Prof. Dr. S├╝heyl ├ťnver, a. g. e., s.37.

[99]Prof. Dr. S├╝heyl ├ťnver, a. g. e.,┬á s.38.

[100] Prof. Dr. S├╝heyl ├ťnver, a. g. e., s.39.

[101] Ya┼čar ├çoruhlu, Dr. T├╝lin ├çorlu, kay─▒p Miras─▒n ─░zinde ÔÇťGORA Halk Sanatlar─▒ÔÇŁ Uluslararas─▒ Kalk─▒nma ve ─░┼č birli─či derne─či K├╝lt├╝r Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, 2007, s.33.

[102] Ya┼čar ├çoruhlu, a. g. e., s.34

[103] Ya┼čar ├çoruhlu, a. g. e., s.35.

[104] Ya┼čar ├çoruhlu, a. g. e., s. 36.

[105] Dr. T├╝lin ├çorlu, kay─▒p Miras─▒n ─░zinde ÔÇťGORA Halk Sanatlar─▒ÔÇŁ Uluslararas─▒ Kalk─▒nma ve ─░┼č birli─či derne─či K├╝lt├╝r Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, 2007.s. s.141.

[106] Dr. Tülin Çorlu, a. g. e., s. s.142.

[107] Yard. Do├ž. Dr. S├╝er EKER, BosnaÔÇÖda Etno-Linguistik Yap─▒ ve T├╝rk Dili ve K├╝lt├╝r├╝ ├ťzerine, Mill├« Folklor, 2006, Y─▒l 18, Say─▒: 72.

[108] Haz─▒rlayan: Hikmet Polat, Cevat R├╝┼čt├╝ÔÇÖden Bir G├╝ldeste, T├╝rk ├çi├žek ve Ziraat K├╝lt├╝r├╝ ├ťzerine, Kitapevi, ─░stanbul, 2001.

[109] Haz─▒rlayan: Hikmet Polat, a. g. e., s.

[110] G├╝l ─░repo─člu, L├óle, Do─čada, tarihte, Sanatta, Yap─▒ Kredi Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, 20012. s.27.

[111] G├╝l ─░repo─člu, a. g. e., s.250.

[112] Osman Erav┼čar, Ha┼čim Karpuz, ─░brahim Divarc─▒ ve ark. (Edit├Ârler), Cilt I, a. g. e. s. 179,183.

[113] Banu Mahir-H├ólenur K├ótipo─člu, Sanat ve ─░nan├ž: R─▒fk─▒ Mel├╗l Meri├ž An─▒s─▒na, Cilt II, ─░stanbul, 2004, s. 247.

Prof. Dr. Hilmi ├ľZDEN

Hilmi ├ľzden, 1959 y─▒l─▒nda d├╝nyaya geldi. Konya ve Eski┼čehirÔÇÖde ─░lk ve Orta ├Â─črenime devam etti. Y├╝ksek ├ľ─črenimini Ankara ├ťniversitesi T─▒p Fak├╝ltesinde tamamlad─▒ktan sonra, iki y─▒l mecburi hizmet ve on alt─▒ ay askerlik g├Ârevlerini takiben Sa─čl─▒k Ocaklar─▒nda, K├Ây Hizmetleri 14. B├Âlge M├╝d├╝rl├╝─č├╝nde tabip olarak ├žal─▒┼čt─▒. 1995 y─▒l─▒nda Eski┼čehir Osmangazi ├ťniversitesi T─▒p Fak├╝ltesi Anatomi Anabilim Dal─▒nda Prof. Dr. G├╝rsel ORTU─× ve Prof. Dr. Nedim ├ťNAL dan─▒┼čmanl─▒klar─▒ndaÔÇťOmurgan─▒n Torakal B├Âl├╝m├╝ÔÇÖnde Medulla Spinalis ├çaplar─▒n─▒n Manyetik Rezonans Tekni─či ─░le ├ľl├ž├╝m├╝ ve De─čerlendirilmesiÔÇŁisimli tezi tamamlayarak Anatomi doktoru ├╝nvan─▒ ald─▒. 2005 y─▒l─▒nda ESOG├ť taraf─▒ndan Nottingham ├ťniversitesine g├Ânderildi ve Dr. Lopa LeachÔÇÖin yan─▒nda angiogenesis ├╝zerine ├žal─▒┼čt─▒. Yurt i├žinde s─▒├žan ve farelerde transplantasyon, embriyonik k├Âk h├╝cre ve mikrocerrahi ├╝zerine ├žal─▒┼čmalar yapan ekiplerde g├Ârev ald─▒. 2013 y─▒l─▒nda, Eski┼čehir T├╝rk D├╝nyas─▒ Ba┼čkenti Ajans─▒ Dan─▒┼čma Kurulunda ESOG├ť temsilcisi oldu. ┼×u anda EST├ťDAM (ESOG├ť T├╝rk D├╝nyas─▒ Uygulama ve Ara┼čt─▒rma Merkezi) m├╝d├╝r├╝ olarak da g├Ârev yapmaktad─▒r. Anatomi sahas─▒nda yurt i├ži ve yurt d─▒┼č─▒ ├žal─▒┼čmalar─▒ bulunan yazar ESOG├ť T─▒p Fak├╝ltesi Anatomi Anabilim dal─▒nda ├Â─čretim ├╝yesidir. Evli ve iki ├žocuk babas─▒d─▒r. E-Posta: [email protected]
Sosyal Medyada Payla┼č─▒n:
Etiketler:
hilmi ├Âzden
  • YEN─░
Unutulmu┼č bir kurtar─▒c─▒: Philipp Schwartz

Unutulmu┼č bir kurtar─▒c─▒: Philipp Schwartz

Prof. Dr. Nadir Paksoy, 15 May─▒s 2022
Bursa’n─▒n Pastaneleri-Bozahaneleri

Bursa’n─▒n Pastaneleri-Bozahaneleri

Ekrem Hayri PEKER, 23 Mart 2022
Ye┼čil Diyar Kosova

Ye┼čil Diyar Kosova

Haber Merkezi, 22 Mart 2022
Ermeni meselesi ve baz─▒ ger├žeklerÔÇŽ

Ermeni meselesi ve baz─▒ ger├žeklerÔÇŽ

Ali E┼čref UZUNDERE, 22 Mart 2022
T├╝rkiye’nin Ambulans Tarihi

T├╝rkiye’nin Ambulans Tarihi

U─čur Bora YUMAK, 12 Mart 2022
T├╝rk Roman─▒nda Zorunlu G├Â├ž

T├╝rk Roman─▒nda Zorunlu G├Â├ž

Haber Merkezi, 12 Mart 2022