Quantcast
Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ekrem Hayri PEKER

Renkli-Türkçe SİNE’MASAL

İlk kez, 1971 yılında sahneye çıkan Metin Belgin, o tarihten beri oyuncu ve yönetmen olarak tiyatronun içinde. Yanı sıra, kırk yıldır da seslendirme yapıyor, dizilerde oynuyor; oyuncu, yapımcı ve senaryo yazarı olarak da sinemanın içinde yer alıyor. İşte bu “kırk yıllık” anılar, Renkli-Türkçe Sine’masal’da “modern bir meddah”ın kaleminden dile geliyor…

“Heykel’e Çıkmak” adlı çalışmamda Metin Belgin’in Selami Üney’in yönetmenliğini yaptığı Bursa Halk Eğitim Tiyatrosu’nda rol aldığı oyunları yazmıştım. Tiyatrodaki arkadaşları Nur Aksu ve Orhan Korkmaz’a da yer vermiştim.

Kitap yazdığını bilmiyordum. Gönderdiği kitapları okudum. Tiyatro sevdasını, tiyatro, sinema ve seslendirme hayatını; yazdığı senaryoları öğrendim. Tabii, fotoroman yönetmenliğini de unutmamak gerekiyor.

Belgin, anılarında titiz davranmış, olumsuz tavır ve davranış sergileyen, ama hayatta olmayanların isimlerini yazmamış.

Yorumum fazla mütevazi oldu. Bursalıların onun değerini anladığını söyleyemem.

Gelelim anılarına;

Çocukluk rüyalarım, “Evimizin bahçesinde yazlık sinema açıyorum”

On yaşında falandım, evde kız kardeşlerimle pek rahat durmuyoruz, ortalığı fena dağıtıyoruz, annem temizlik yapacağı sabah Tayyare Sineması’na yolluyor bizi. Üç kardeş elimizdeki filede ekmek arası kuru köfte ve Uludağ gazozu, biletlerimizi kestirip, ışıklar kararmadan oturuyoruz numaralı koltuklarımıza, bizden başka birkaç seyirci var. İki filmi de seyrettikten sonra arada dışarı çıkar gibi yapıyor, başka kapıdan yeni gelmiş gibi girip, başka koltuklara oturuyoruz, ikinci kez izliyoruz iki filmi… Sahneler ezberimde ama olsun, bir kere daha izlemek için ışıklar karardığında tuvaletten dönüp, yine giriyoruz salona; işte o an yer göstericinin feneri suratımda patlıyor, eyvah yakalandık! Adam kızmıyor ama vaziyetin farkında uyarıyor; “Oğlum artık akşam oldu, annen merak etmiştir.” Yüzüm kızarmış halde istemeye istemeye boş fileyi de unutmadan eve dönüyoruz, yolda Malkoçoğlu gibi yürüyorum.

Şimdi peşime takılın bizim eve götüreyim sizi… Gümüşçeken’e sapalım, Çiçek köftecisinin yanındaki iki katlı sarı ev, demir kapının iki yanında terzi ve elektrikçi dükkânları olan. Alt katta, merdivenlerin yanında odunluk olarak kullanılan karanlık odayı sinema salonuna dönüştürme hayalindeyim, baharda odun kömür tükenince oda boşalıyor. Önce gaz tenekesinin içine ampul yerleştiriyorum harçlığımla da mercek alıyorum, el yapımı projeksiyon hazırlıyorum yani… Beyaz çarşafı geriyorum duvara, sinemalardaki makine dairelerinin çöpçüsü gibi, kesilen, atılan film karelerini topluyorum, tenekemin önüne yerleştirip, çarşafa yansıtıyorum. Sinemacılık böyle başlıyor, bilet bile kesiyorum okul arkadaşlarıma kapıda… Babam Almanya gezisinden 8 milimetre film göstericisi, kamera ve kasetçalar getiriyor bana 1969’da… Artık çok havalıyım, evimizin bahçesinde yazlık sinema açıyorum; Şarlo, Posta Arabası, Lorel ve Hardi gibi şahane filmler gösteriyorum, hem de kasetçalardan müzikler eşliğinde…

Sonunda kendimi mikrofonun karşısında buluyorum. “Şu arkadaki adam sensin” diyor yönetmen. Ben miyim? Titrediğimi belli etmemeye çalışarak perdedeki “Şu” adamı arıyorum, heyecandan adamın yüzünü bile göremeden, kim olduğunu anlayamadan sahne bitiyor, yine ters görüntü, amors dedikleri…

Yıllar sonra seyrettiği, canlandırdığı oyuncuların dünyasına girer.

“Bir süre sonra Sadri Abi beni evine davet ediyor, Nişantaşı’ndaki Pazar buluşmalarına katılıyorum. Bu arada Çolpan İlhan’ın konukseverliğini de unutamam, yıllar sonra yapacağımız sohbetleri de… Hulki Saner, Sezer Sezin, Ekrem Bora, Sevda Ferdağ, Selim İleri, Neriman Köksal, Devlet Devrim… Daha kimler, kimler…”

Metin Belgin’in Atatürk’ü canlandırdığını biliyor musunuz? Ama dönem 12 Eylül dönemi ve rol yasaklanır.

Metin Belgin, Yunanlılarla ortak yapım Kayıkçı filminin hem senaryosunu yazar hem de rol alır.

“Sakız Adası’na giderken eksik belgeler nedeniyle ekipten birilerini bırakmak zorunda kalıyoruz, üstüne üstlük set kamyonlarının da uluslararası izinleri yok; neyse ki ortak yapımcının okul arkadaşı Yunan dışişleri bakanı Yorgo Papandreu’nun mektubu var elimizde, her türlü kolaylığın gösterilmesini isteyen antetli kâğıda yazılmış; gümrükçüler mektubu okuyunca araçları aramaktan bile vazgeçiyorlar, sorunsuz adaya yerleşiyoruz…”

Metin Belgin  (4 Şubat 1957, Bursa), Türk oyuncu, yönetmen, seslendirme sanatçısı ve senarist.

Bursa Erkek Lisesi ve Bursa Kolejinde okudu. İlk kez 1971 yılında Bursa Halk Eğitim Merkezi, Oda Tiyatrosu’nda “Ocak” oyunuyla sahneye çıktı. Ertesi yıl Bursa Devlet Tiyatrosu’nun açtığı Feraizcizade Mehmet Şakir kursunda eğitim aldı. Sonrasında, 1977’de Ankara Devlet Konservatuvarı, Tiyatro Bölümünden mezun oldu ve Bursa Devlet Tiyatrosu kadrosuna katıldı. 1979’dan 2022’ye kadar İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda oyuncu ve yönetmen olarak çalıştı ve emekli oldu. Aynı zamanda sinema ve televizyonda oyunculuk, sunuculuk, senaristlik ve seslendirme yapıyor. İlk yönetmenliğini yaptığı ve oyunculuğunu da üstlendiği Patrick Süskind’in “Kontrabas” adlı oyununu 1991 yılından günümüze kadar İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun çeşitli sahnelerinde oynamayı sürdürdü. Nihan ve İmge adında iki kızı vardır.

Yazar Hakkında

YAZARLAR
TÜMÜ