Quantcast
Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ekrem Hayri PEKER

Mudanya’da bir sinemacı İrfan Akengin

Mudanyalı sinemacı İrfan Akengin ile bir kitap çalışmam sırasında “sözlü tarih” faaliyeti olarak sohbet etmiştim. Kendi çalıştığı döneme ilişkin Mudanya sinemaları, filmlere dair anlattıklarını kaydettim.

Bir Çanakkale gazisinin oğlu olan İrfan Akengin 1936 Mudanya doğumlu. İlkokulu bitirebilen şanslı insanlardan. Ailesi Balkan Savaşı’ndan sonra Mudanya’ya göç etmiş. Babası Rıfat Çavuş, Çanakkale Şavaşı’nda Atatürk’ün emrinde savaşmış. Anlattığına göre, Miralay Mustafa Kemal Conkbayırı’nda ğöğsünden vurulduğunda yanındaymış. Atatürk, “Beni geriye alın, vurulduğumu hissettirmeyin” demiş. Mustafa Kemal’in saatinin parçalandığı çok bilinen bir olay, Bursa’da da bir tanığının çıkması bizi duygulandırdı.

İrfan Akengin Manav dükkânının önünde

Babası rençberlikle geçiniyormuş. 1958 yılında askerden dönmüş. Aynı yıl evlenmiş ve Kemal Paşa Caddesinde bir manav dükkânı açmış. Önce kiracıymış. 1967 yılında yeri satın almış.

İlk çalışmamda adı geçiyordu ama kendisiyle görüşmedim.  Oysa kolayca ulaşabileceğim bir yerdeymiş.

Daha önce sinema olarak kullanılan kiliseyi 1975 yılında belediyeden kiralamış. Burayı daha önce işleten Sinemacı Ümit Aktan işletiyordu. Sinemanın yanındaki yazlığı Ümit Aktan daha önce bırakmıştı. Ümit Bey sinemayı bıraktıktan bir müddet sonra İrfan Bey kiralamış. Yanındaki yazlığı da açmış.

“Üç oğlum var. Çocuklarım büyüyordu, onlara iş sahası açmak istiyordum” dedi.

Sinemayı açtığı yıllarda Ferdi Tayfur’un filmleri patlamış. Onu diğer Arabesk filmler takip etmiş. İrfan Akengin anlatıyor:

“Mudanya’ya dışarıdan çok sayıda sinema işletmecisi gelip sinema açtı ama birkaç sezondan fazla duramadılar. Hiçbiri başarılı olamadı. Kanalın orada bir yazlık vardı. Hançer Pide’nin olduğu yerde ve Marmara Birlik’in zeytin deposunun orada da bir sinema açıldı. O yıllarda Mudanya 8-10 bin bin nüfusluydu. Radyosu olan ev sayısı çok azdı. Tek eğlence sinemaydı. Köylerden film seyretmeye gelen çok olurdu. İstanbul’dan çok sayıda sanatçı Mudanya’ya geliyordu. Televizyon yaygınlaşmaya başlayınca seyirci azalmaya başlamıştı.”

“Sinemada filmler 2-3 günde bir bazen günde bir değişiyordu.  Ben sinemayı konser veya tiyatroya vermedim. Konser ve tiyatro organizasyonları yerel dernek olmayınca başarısız oluyordu. Tirilye’de sinemacı İbrahim’in makinesi küçüktü (16mm). Benim iki makinem büyüktü (35’lik). Biri lambalıydı. Makinelerden birisini Ümit’ten diğerini de Bursa’dan almıştım. Filmleri Tayyare Sineması’nda Orhan Pozan’dan ve Burç Sineması’ndan alıyorduk. Afişler hazır geliyordu. Ama dernekler belediyeye müracaat edip aldıkları izinlerle etkinlik yapıyorlardı. Bunlar bizim dışımızdaydı. Biz de belediyeyle olan anlaşmamız gereği salonu onlara veriyorduk. Bu şekilde yani dernek yararına Sezen Aksu ve İbrahim Tatlıses geldi. Dernekler yardın topladığı için daha rahattılar. Destek için bilet alıp da gelmeyen çok oluyordu.”

“Kurtuluş dizisinin bazı sahneleri sahilde çekildi. Film çekimi daha çok Tirilye’de çekiliyordu. Geçmiş yıllarda on-on iki Mudanyalı genç Bursa takımlarında oynardı şimdi oynayan yok. ANAP döneminde belediye meclis üyeliği, İl Genel Meclisi üyeliği yaptım. Esnaf odasında görev aldım. Esnaf odalarında başkanlık yaptım.”

Yazar Hakkında

YAZARLAR
TÜMÜ