Quantcast
B├╝y├╝k T├╝rk Bilgini ─░bn-i S├«n├ó – Belgesel Tarih

Prof. Dr. Hilmi ├ľZDEN
Prof. Dr. Hilmi  ├ľZDEN
Büyük Türk Bilgini İbn-i Sînâ
  • 20 Aral─▒k 2023 ├çar┼čamba
  • +
  • -
  • Prof. Dr. Hilmi ├ľZDEN /

Loading

─░bn-i S├«n├ó 980-1037 y─▒llar─▒ aras─▒nda T├╝rkistan ve ─░ran co─črafyas─▒n─▒n ├že┼čitli b├Âlgelerde ya┼čam─▒┼č bir T├╝rk bilginidir. T─▒p ba┼čta olmak ├╝zere bilimin her sahas─▒nda ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. B├╝y├╝k bir filozof olarak da d├╝┼č├╝nceleri d├╝nyada kabul g├Ârm├╝┼čt├╝r. El-K├ón├ón FitÔÇÖt T─▒bb isimli kitab─▒ as─▒rlarca Avrupa’da okutulmu┼č ├Ânemli bir kaynak olarak kabul edilmi┼čtir. Fizikten metafizi─če, matematikten astronomiye bir├žok eser yazm─▒┼čt─▒r. M├╝zik, ┼čiir gibi bir├žok sanat dal─▒nda ├žal─▒┼čmalar─▒ bulunmaktad─▒r. Onun olaylara, sistematik ve ele┼čtirel yakla┼č─▒mlar─▒; bilim, felsefe ve sanat dallar─▒ndaki ├žok y├Ânl├╝l├╝─č├╝nden kaynaklanmaktad─▒r. ├çocuk ya┼čta Kur’an-─▒ Kerim’i ve ─░slam dininin kaynaklar─▒n─▒ ├Â─črenmi┼čtir. Dini bilimleri ├ža─čda┼člar─▒ndan farkl─▒ ve isabetli yorumlamas─▒ nedeniyle ithamlara maruz kalm─▒┼čt─▒r. Devrinde kendisinden sonra gelen baz─▒ d├╝┼č├╝n├╝rler taraf─▒ndan su├žlanm─▒┼čt─▒r. G├╝n├╝m├╝zde onun fikirleri ├žer├ževesinde n├Ârobilimden teolojiye kadar bir├žok sahada yeni alanlar a├ž─▒labilece─či anla┼č─▒lmaktad─▒r. Bu ara┼čt─▒rmada kaynaklar ─▒┼č─▒─č─▒nda onun ├žok y├Ânl├╝l├╝─č├╝ anlat─▒lmaya ├žal─▒┼č─▒lm─▒┼čt─▒r

  • Giri┼č

B├╝y├╝k T├╝rk bilgini ─░bn-i Sina (980-1037) devrinin ├žok ├Ânemli bilginlerinden ders alm─▒┼č ├ža─č─▒n─▒n bilgilerini ├Âz├╝msemi┼č ayn─▒ zamanda onlar─▒ pratik hayatta uygulam─▒┼čt─▒r. Onun bilmenleri (hocalar─▒) yahut etkilendi─či isimler aras─▒nda ┼ču bilim insanlar─▒n─▒ zikretmek gereklidir: ÔÇťHen├╝z erken orta├ža─č d├Âneminde Yak─▒n ve Orta Do─ču halklar─▒ T─▒p, Farmakoloji, Kimya ve bunlarla ilgili di─čer bilim alanlar─▒nda b├╝y├╝k ba┼čar─▒lar kazanm─▒┼člard─▒r. Bat─▒l─▒ Bilim tarih├žilerine g├Âre, M├╝sl├╝man Do─ču ├ólimleri Yunan ve Bizansl─▒ seleflerini yaln─▒zca geride b─▒rakmad─▒lar; ayn─▒ zamanda ├Ânemli eserleriyle sonraki y├╝zy─▒llar i├žin bu bilim dallar─▒n─▒n geli┼čim yollar─▒n─▒ da belirlemi┼č oldular. IX-XIII. y├╝zy─▒llarda Do─čuÔÇÖnun farkl─▒ b├Âlgelerinde ya┼čayan ve T─▒p tarihinde silinmez izler b─▒rakan onlarca se├žkin hekimin ad─▒ bilinmektedir. Orta├ža─čda T─▒p biliminin y├╝kseli┼č d├Ânemi de X-XI. y├╝zy─▒llara rastlamaktad─▒r. Orta Asyal─▒ b├╝y├╝k ansiklopedist, bilgin ve hekim Eb├╗ Ali ─░bn S├«n├ó da bu d├Ânemde ya┼čam─▒┼č bilimsel-felsef├« faaliyetlerde bulunmu┼čtur. ─░bn S├«n├óÔÇÖn─▒n bilimsel ve felsef├« faaliyeti, ├že┼čitli alanlarda ├žal─▒┼čan bilim insanlar─▒ ve hekimlerden olu┼čan nitelikli bir ortamda g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. ─░bn S├«n├óÔÇÖn─▒n T─▒p hocalar─▒ndan onun ├╝zerinde en etkili olanlar─▒, Eb├╗ Abdullah en-N├ótil├« ve Eb├╗ Mans├╗r el-Kumr├«ÔÇÖdir. ─░bn S├«na d├Âneminde T├╝rkistanÔÇÖda, ├Âzellikle Buhara ve SemerkantÔÇÖta se├žkin hekim-bilginler ya┼čam─▒┼č ve faaliyetlerini s├╝rd├╝rm├╝┼člerdir. Bu hekimler aras─▒nda gelece─čin b├╝y├╝k T├╝rk Bilgini ─░bn S├«n├óÔÇÖn─▒n bizzat hocal─▒─č─▒n─▒ ├╝stlenenler de olmu┼čtur. ─░bn S├«n├ó d├Âneminde T├╝rkistan T─▒bb─▒n─▒n y├╝ksek d├╝zeyi a├ž─▒s─▒ndan onun yak─▒n ├Ânc├╝l├╝ (selefi), belki de, ya┼č├ža b├╝y├╝k ├ža─čda┼č─▒ olan Eb├╗ Bekir Reb├«ÔÇś b. Ahmed el-Ehaveyn├« el-Buh├ór├«ÔÇÖden de ├Ânemli bir bilim insan─▒d─▒r. Kendisinin yazd─▒─č─▒ ├╝zere, Eb├╗ Bekir Muhammed b. Zekeriya er-R├óz├«ÔÇÖnin ├Â─črencilerinden birinin ├Â─črencisi olmu┼čtur. ─░bn S├«n├ó (980-1037)ÔÇÖn─▒n ÔÇťel-K├ónun f├«ÔÇÖt-T─▒bbÔÇŁ kitab─▒nda i┼čledi─či konular─▒ tasnif ederken ele ald─▒─č─▒ konulara dair kar┼č─▒la┼čt─▒rmalar yap─▒ld─▒─č─▒nda R├óz├« (865-925), Mec├╗s├« (├Â. 994), Ehaveyn├« (X.y├╝zy─▒l), Kumr├« (├Â. 999) ÔÇśnin ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ ├Ârnek alm─▒┼čt─▒rÔÇŁ (1).

─░bn-i S├«n├ó bunlardan ├Âzellikle biyografisinde Eb├╗ Abdullah en-N├ótil├«ÔÇÖden bahsetti─či ve antik ├ža─č hekimleri Hipokrat (D├ľ. 460-377) ve Bergamal─▒ GalenÔÇÖin (129-216) isimlerini de eserlerinde kaynak verdi─či g├Âr├╝lmektedir. Ayr─▒ca Platon (D├ľ. 428-348), Aristo (D├ľ. 384-322) gibi Yunan filozoflar─▒ da ─░bn-i S├«n├ó’n─▒n felsefi d├╝┼č├╝ncelerini etkilemi┼čtir. Fakat ister Farabi (872-950/951) isterse ─░bn-i SinaÔÇÖda g├Ârd├╝─č├╝m├╝z bu eski Yunan filozoflar─▒n─▒n isimleri uygarl─▒─č─▒n/medeniyetin eski Yunandan ba┼člad─▒─č─▒ gibi bir kabul olu┼čturmamal─▒d─▒r. K─▒saca uygarl─▒─č─▒n eski Yunan’dan ba┼člad─▒─č─▒ fikri sorgulanmal─▒ ve ─░bn-i Sina gibi b├╝y├╝k d├╝┼č├╝n├╝rleri incelemeye ba┼člamadan ├Ânce irdelenmesi gerekmektedir.

Yunan uygarl─▒─č─▒n─▒n b├╝y├╝k hekimleri, filozoflar─▒ ve d├╝┼č├╝n├╝rleri kendilerinden binlerce y─▒l ├Ânce insanl─▒─ča hizmet etmi┼č uygarl─▒klar─▒n birikimlerini de─čerlendirmi┼čler yeni bir uygarl─▒─č─▒n temsilcisi olmu┼člard─▒r. Onlar─▒n, T├╝rkistan, Eski Anadolu, S├╝mer, Hint, M─▒s─▒r uygarl─▒klar─▒ndan ald─▒klar─▒ bug├╝nk├╝ ara┼čt─▒rmalar─▒n ─▒┼č─▒─č─▒nda ayd─▒nlanm─▒┼č bulunmaktad─▒r. Yunan uygarl─▒─č─▒ndan ├Ânce Anadolu’da ve Avrupa’da erken T├╝rk Uygarl─▒klar─▒n─▒n kuruldu─ču bilinmektedir. Etr├╝sklerin (TurshaÔÇÖlar) (D├ľ. 1300) Friglerin (Mu┼čkilerin) (D├ľ.1200) vb. tarihleri ve uygarl─▒klar─▒ incelendi─činde g├Âr├╝lmektedir ki Yunan Uygarl─▒─č─▒ denilen uygarl─▒─č─▒n kendisinden ├Ânce bir├žok uygarl─▒klar─▒n birikiminden olu┼čtu─ču anla┼č─▒lmaktad─▒r (2). ├ľrne─čin ÔÇťYunanl─▒lar ve Romal─▒lar bir├žok sanat kolu gibi resmetmeyi de Etr├╝sklerden alm─▒┼člard─▒r. T─▒p sahas─▒nda da ├žok ileri seviyelerde oldu─čunu bildi─čimiz Etr├╝sklerin bir yaz─▒t─▒nda ÔÇťge├žerli itibar─▒m─▒z insan doktorlu─čudurÔÇŁ denilmektedir. Avrupa Etr├╝sk k├╝lt├╝r├╝n├╝n Erken T├╝rk uygarl─▒─č─▒ndan geldi─čini asla kabul etmemektedir. ├ç├╝nk├╝ Avrupa’n─▒n bilgiye ve ger├že─če ula┼čmak gibi bir d├╝┼č├╝ncesinden ziyade toplumlar ├╝zerinde bilgiyi egemenlik arac─▒ olarak kullanmak istemektedirÔÇŁ (3).

Yunanl─▒lardan ├Ânce yine bir ├ľn-T├╝rk uygarl─▒─č─▒ temsilcisi olan Pelasglar─▒n (D.├ľ. 3000) eski Yunanl─▒lardan ├Ânce o topraklarda ya┼čad─▒─č─▒ Heredot ve bir├žok tarih├ži taraf─▒ndan anlat─▒lmaktad─▒r (2). Martin BernalÔÇÖda Kara Atena ├žal─▒┼čmas─▒nda Yunanl─▒lar─▒n Do─ču Akdeniz, Girit ve M─▒s─▒r Uygarl─▒klar─▒ndan bilimsel al─▒nt─▒lar─▒ g├Âstererek Ar├« tarih ve uygarl─▒k paradigmas─▒n─▒ y─▒kmaktad─▒r (4). Ayd─▒n Say─▒l─▒ ÔÇťM─▒s─▒rl─▒larda ve Mezopotamyal─▒larda Matematik, astronomi ve T─▒pÔÇŁ isimli eserinde ilmi d├╝┼č├╝ncenin S├╝merlerde ve M─▒s─▒r’da Yunan uygarl─▒─č─▒ndan Binlerce y─▒l ├Ânce do─čdu─čunu anlatmaktad─▒r. Mezopotamya’da do─čumdan ├Ânce 40.000 ile 10.000 y─▒llar─▒ aras─▒nda yap─▒lan tar─▒mdan bahsetmekte do─ču ve orta Anadolu’dan

Mezopotamya’ya obsidiyen ticaretinin ve Mezopotamya’dan asfalt ihrac─▒n─▒ bildirmektedir. Matematik, astronomi ve t─▒p alan─▒ndaki ├žal─▒┼čmalar─▒n bu konudaki tabletlerde son derece metodik ve ileri sistemler d├╝zeyinde betimlendi─čini g├Âstermektedir(5).G├╝ney Do─ču AnadoluÔÇÖda bulunan G├Âbekli Tepe, Karahantepe ve bulunmaya devam eden benzerlerinin uygarl─▒─č─▒n be┼či─činin Anadolu co─črafyas─▒ oldu─čunu g├Âstermektedir. Fahri I┼č─▒k ÔÇťUygarl─▒k Anadolu’dan Do─čduÔÇŁ (6) eserinde bat─▒ tezlerini ├ž├╝r├╝tmektedir. Kojin KarataniÔÇÖde ÔÇťIzonemi ve felsefenin k├ÂkenleriÔÇŁ (7) isimli ├žal─▒┼čmas─▒nda felsefenin AnadoluÔÇÖdan do─čdu─čunu kan─▒tlamaktad─▒r. Kaz─▒m Mir┼čanÔÇÖda T├╝rkistan, ├ľn Asya, Anadolu, Avrupa ekseninde kan─▒tlar─▒yla Erken T├╝rk Uygarl─▒klar─▒n─▒n ve T├╝rklerin Uygarl─▒k k├Âpr├╝lerini hem felsefi hem de bilimsel boyutlar─▒yla g├Âstermektedir (3).

T├╝rkistan uygarl─▒─č─▒n─▒n insanl─▒─ča vermi┼č oldu─ču katk─▒lar ├Ân Asya, Anadolu co─črafyas─▒ aras─▒ndaki ba─člant─▒lar─▒ Erken T├╝rk ve ├ľn-T├╝rk ara┼čt─▒rmac─▒lar─▒ taraf─▒ndan ortaya ├ž─▒kar─▒lm─▒┼čt─▒r. Bu ├žal─▒┼čmalar─▒ g├Âz ard─▒ ederek Farabi, ─░bn-i S├«n├ó ve di─čer T├╝rk bilim insanlar─▒n─▒ yahut ─░bn-i R├╝┼čd (1126-1198), ─░bn├╝ÔÇÖl Heysem (965-1038) ve di─čer bir├žok ─░slam bilim insan─▒n─▒ salt Yunan filozoflar─▒n yahut hekimlerinin ├Â─črencileriymi┼č gibi g├Âstermek son derece yanl─▒┼č ve kolayc─▒ bir y├Ântemdir. ─░bn-i S├«n├ó t─▒bbi ├žal─▒┼čmalar─▒nda hocas─▒ en-N├ótil├« ile Hipokrat ve Galeni a┼čm─▒┼čt─▒r. ─░lerleyen y├╝zy─▒llarda AvrupaÔÇÖdaki ├žal─▒┼čmalarda Hipokrat ve GalenÔÇÖden ├╝st├╝n oldu─ču kabul edilmi┼čtir. Felsefi eserlerinde Yunan filozoflar─▒ndan ├Âzellikle Aristo’dan etkilenmesine ra─čmen onun fikirlerini oldu─ču gibi kabul etmemi┼č ├Ânce ele┼čtiriye tabi tutmu┼č, mutlaka ├Âzg├╝n bak─▒┼č a├ž─▒s─▒ ve birikimi ile yeniden de─čerlendirerek kendi felsefi eserlerini in┼ča etmi┼čtir. Buna ra─čmen ─░slam d├╝nyas─▒nda Gazali (1058-1111) gibi d├╝┼č├╝n├╝rler Farabi ve ─░bn-i S├«n├ó’y─▒ adeta Yunan d├╝┼č├╝n├╝rlerinin her d├╝┼č├╝ncesini kabul etmi┼č gibi itham ve tekfir etmi┼člerdir. Halbuki ─░bn-i Sina d├óhil oldu─ču T├╝rk-─░slam uygarl─▒─č─▒na ait fikirlerini felsefi eserlerinde ortaya koymu┼čtur. Onun Farabi’nin eserlerini okuyarak Aristo’yu daha iyi anlad─▒─č─▒n─▒ ifade etti─či c├╝mleleri bilim ahlak─▒ a├ž─▒s─▒ndan son derece takdir edilmesi gereken bir davran─▒┼čt─▒r. ├ç├╝nk├╝ Avrupa’da y─▒llarca Do─ču uygarl─▒─č─▒n─▒n bilim insanlar─▒n─▒n eserlerinden al─▒nt─▒lar yap─▒ld─▒─č─▒ halde onlar─▒n isimlerinin verilmedi─či ve kaynak g├Âsterilmedi─či anla┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. ├ľrne─čin ÔÇť─░bni S├«n├óÔÇÖn─▒n bir├žok fikri Leonarda Da VinciÔÇÖnin (1452-1519) notlar─▒nda g├Âr├╝lmektedir. ├ľzellikle Da VinciÔÇÖnin anatomisi ─░bn S├«n├óÔÇÖya ├žok benzemektedir. ─░bni S├«n├óÔÇÖn─▒n buldu─ču ve ayr─▒nt─▒lar─▒ ile ┼čekillerini ├žizdi─či ├ž─▒kr─▒k, kald─▒ra├ž, kama, palanga sistemleri de buna eklenebilir. Yaz─▒lar─▒nda ─░bni S├«n├óÔÇÖdan al─▒nm─▒┼č Arap├ža terimlere rastlan─▒r. Descartes ve bir├žok Avrupal─▒ d├╝┼č├╝n├╝r de T├╝rk ve ─░slam filozofu ile bilim insanlar─▒n─▒n kulland─▒klar─▒ fikirlere ├žo─ču kez at─▒f yapmam─▒┼čt─▒r. DescartesÔÇÖ─▒n (1596-1650) me┼čhur ÔÇťDualiteÔÇŁÔÇÖsi ve ÔÇťU├žan Adam-LÔÇÖhomme VolantÔÇŁ ├Ârnekleri, tamam─▒yla ─░bn-i S├«n├óÔÇÖdan al─▒nm─▒┼čt─▒r (Renatus Descartes, LÔÇÖHomme, 1664) (8). ─░bn-i S├«n├ó yahut Farabi Eflatun’un ve Aristo’nun eserlerini a├ž─▒klarken ve kaynak g├Âsterirken yani at─▒f yaparken olmas─▒ gereken bilim ahlak─▒ davran─▒┼č─▒n─▒ sergilemektedir. Akademik terim ile ifade edilecek olursa bat─▒l─▒ meslekta┼člar─▒ intihal yaparken onlar asla intihal yapmam─▒┼člard─▒r. Daha ho┼čg├Âr├╝l├╝ bir ifade ile Avrupal─▒ bilim insanlar─▒ Engizisyon mahkemelerinden korktuklar─▒ i├žin Do─čunun h├╝r d├╝┼č├╝ncelerini ve bulgular─▒n─▒ eserlerinde kaynak vermemi┼člerdir.

Erken T├╝rk uygarl─▒─č─▒n─▒n T├╝rkistan ve Anadolu co─črafyas─▒n─▒ kapsad─▒─č─▒ oradan d├╝nyaya yay─▒ld─▒─č─▒ tezinin g├╝n├╝m├╝z yay─▒nlar─▒ ve ├žal─▒┼čmalar─▒nda ger├žek oldu─ču anla┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. Atat├╝rk’├╝n bu konudaki T├╝rk tarih tezi ├Âl├╝m├╝nden sonra terk edilmi┼č ilave olarak tarih├žiler Avrupal─▒ meslekta┼člar─▒n─▒n da telkinleriyle eski T├╝rk tarihi ve erken T├╝rk uygarl─▒─č─▒ ile ilgilenmemi┼člerdir. G├╝n├╝m├╝zde bunun s─▒k─▒nt─▒lar─▒ ya┼čanmakta Atat├╝rk’├╝n ileri g├Âr├╝┼čl├╝l├╝─č├╝ bir├žok konuda oldu─ču gibi tarih ve uygarl─▒k alan─▒nda da onun derinli─či anla┼č─▒lmaktad─▒r. Onun ÔÇťT├╝rk ├žocu─ču, atalar─▒n─▒ tan─▒d─▒k├ža daha b├╝y├╝k i┼čler yapmak i├žin kendisinde kuvvet bulacakt─▒rÔÇŁ s├Âz├╝ ─░bn-i Sina ├Ânc├╝l├╝ ve ard─▒l─▒ bir├žok T├╝rk bilim insan─▒ i├žin ge├žerlili─čini g├Âstermektedir. Bu ├žal─▒┼čman─▒n amac─▒ ya┼čad─▒─č─▒ uygarl─▒k iklimindeki felsef├« ve bilimsel bilgi birikiminin etkilerini son derece metotlu ve d├óhiyane bir zek├ó ile bir araya getirmi┼č ─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n t─▒p ba┼čta olmak ├╝zere eserleri ├╝zerinden ├Ârnekler verilerek incelemektir.

  • ─░bn-─░ S├«n├óÔÇÖn─▒n Hayat─▒ (DS 980 ÔÇô DS 1037).

M├╝sl├╝man ├ža─čda┼člar─▒n─▒n ┼×eyh├╝r Reis, bat─▒l─▒lar─▒n ise Latince Avicenna dedikleri ─░slam d├╝nyas─▒n─▒n en b├╝y├╝k filozof bilgini sanatta ve ilimde en etkili ┼čahsiyetidir. ─░bn-i S├«n├ó s─▒ra d─▒┼č─▒ bir ya┼čam s├╝rm├╝┼čt├╝r. Yazd─▒─č─▒ biyografisi ├Â─črencisi ve arkada┼č─▒ olan C├╝zcaniÔÇÖye b─▒rak─▒ld─▒─č─▒ yerden tamamlam─▒┼čt─▒r. Bir├žok eserde de biyografisinin kay─▒tlar─▒ bulunmaktad─▒r. Bu kaynaklara g├Âre ─░bn-i S├«n├ó do─čmadan Birka├ž y─▒l ├Ânce ailesi Belh’ten Buhara’ya gelmi┼č ve babas─▒ da HarmaysenÔÇÖde g├Ârevli bir Samani Valisi olmu┼čtur. ─░bni S├«n├óÔÇÖn─▒n annesi, yak─▒ndaki kom┼ču k├Ây olan Af┼čanaÔÇÖdand─▒. Ebu Ali el H├╝seyin ─░bni Abdullah ─░bni S├«n├ó, Buhara yak─▒nlar─▒ndaki Af┼čanaÔÇÖda DS. 980ÔÇÖde (Hicri 370), do─čmu┼čtur. ├çocuklu─čunda babas─▒ ─░bni S├«n├óÔÇÖn─▒n ├Â─čretiminde ├Ânemli rol oynam─▒┼čt─▒r. El MahmudÔÇÖdan Hint matemati─či ve cebir, NatiliÔÇÖden Platon felsefesini ├Â─črenmi┼čtir. Ba┼čka hocalardan da ders ald─▒─č─▒ bilinmektedir. Bir ─░skit T├╝rkÔÇÖ├╝ olan b├╝y├╝k bilgin RaziÔÇÖnin (865-925) el- Havi (Continens) isimli, Kanundan hi├ž de a┼ča─č─▒ kalmayan muhte┼čem eserini de okumu┼čtur. ─░bn-i S├«n├ó 10 ya┼č─▒na kadar Kur’an’─▒ ezberledi─čini ya┼č─▒ ilerleyince ba┼čka bir ├Â─čretmenden hesap ├Â─črendi─čini bir ba┼čkas─▒ndan da f─▒k─▒h ve kelam dersleri ald─▒─č─▒n─▒ belirtmektedir. Ayn─▒ zamanda mant─▒k ve felsefe dersleri de g├Ârm├╝┼čt├╝r. ─░yi bir e─čitim alm─▒┼č 18 ya┼č─▒na geldi─činde kendi ifadesiyle d├Âneminin bilimsel ve felsefi ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ incelemi┼č ve ├Âzg├╝n eserler yazacak kadar kavrad─▒─č─▒ anla┼č─▒lmaktad─▒r. Bununla beraber metafizi─če de b├╝y├╝k ilgi duymas─▒na kar┼č─▒n ancak Farabi’nin metafizik kitab─▒n─▒ okuduktan sonra anlamaya ba┼člad─▒─č─▒n─▒ ifade etmektedir. ─░bn-i Sina’n─▒n b├╝y├╝k ┼č├Âhreti hekimli─či ile birlikte gelmi┼čtir. Samani h├╝k├╝mdar─▒ Nuh bin MansurÔÇÖu ba┼čar─▒l─▒ bir ┼čekilde tedavi ederek nadir eserlerin bulundu─ču saray k├╝t├╝phanesinden yararlanma f─▒rsat─▒n─▒ elde etmi┼čtir. Maalesef bir s├╝re sonra bu k├╝t├╝phane yanm─▒┼č ─░bn-i S├«n├ó sorumlu tutulmu┼čtur. Saman├« o─čullar─▒ndaki politik kar─▒┼č─▒kl─▒klar nedeniyle ve babas─▒n─▒n ├Âl├╝m├╝ sonras─▒ BuharaÔÇÖy─▒ terk etmi┼č oradan Harezm’e gelmi┼čtir. Harezmi Prensi Ali Bin MemunÔÇÖun pozitif bilimleri desteklemesi nedeniyle ─░bn-i Sina’y─▒ kabul etmi┼č fakat Gazneli Mahmut’un onu ├ža─č─▒rmas─▒na olumlu cevap vermemi┼čtir. Bu nedenle ─░bn-i Sina Gazneli MahmutÔÇÖtan ├žekindi─či i├žin Harezmden G├╝rgen├žÔÇÖe ge├žmi┼čtir.

G├╝rgen├ž’te fazla kalmam─▒┼č buradan G├╝rcan’a gitmi┼čtir. G├╝rcanÔÇÖda Ebu Muhammed isimli felsefeden ho┼članan bir ┼čah─▒s taraf─▒ndan korunmu┼č burada ┼×ifa, el Kanun kitablar─▒n─▒n bir k─▒sm─▒n─▒ ve ─░┼čaret adl─▒ kitab─▒n─▒ yazm─▒┼čt─▒r. ─░bn-i S├«n├ó iki y─▒l burada kald─▒ktan sonra ReyÔÇÖe varm─▒┼č B├╝veyhilerÔÇÖin hizmetine girmi┼č ├Âzellikle doktor olarak se├žkin bir yer edinmi┼čtir. Hatta melankoliye yakalanm─▒┼č olan B├╝veyhi h├╝k├╝mdar─▒ Mecd├╝ÔÇÖd-DevleÔÇÖyi tedavi etmi┼čtir. 1015’te Mecd├╝ÔÇÖd-DevleÔÇÖnin karde┼či ┼×ems├╝ÔÇÖd-Devle kente sald─▒rm─▒┼č ve oradan ─░bn-i S├«n├ó Kazvine oradan da HemedanÔÇÖa ge├žmi┼čtir. Bir s├╝re sonra ┼×ems├╝ÔÇÖd-Devle hastal─▒─č─▒ nedeniyle onu ├ža─č─▒rm─▒┼č ve buraya yerle┼čmi┼č ve onun vezirli─čini yapm─▒┼č ┼×ems├╝ÔÇÖd-DevleÔÇÖnin ├Âl├╝m├╝ne kadar da g├Ârevini s├╝rd├╝rm├╝┼čt├╝r. Fakat ordu mensuplar─▒ ondan ho┼članmam─▒┼člar ve Sultan’dan ─░bn-i Sina’y─▒ ├Âld├╝rmesini istemi┼člerdir. Fakat o sadece g├Ârevinden azletmi┼čtir. ┼×ems├╝ÔÇÖd-DevleÔÇÖnin ├Âl├╝m├╝nden sonra g├Ârevinden ayr─▒lm─▒┼č ─░sfahanÔÇÖdaki Ala├╝ÔÇÖd-DevleÔÇÖnin yan─▒na gitmek istediyse de muhalifleri onu yakalam─▒┼č Ferdacan Kalesine d├Ârt ay hapsetmi┼čtir. Tutuklulu─ču bitince ─░sfahanÔÇÖa gitmi┼čtir. ─░sfahanÔÇÖda ‘da Ala├╝ÔÇÖd-Devle onu g├Ârkemli bir ┼čekilde kar┼č─▒la┼čm─▒┼čt─▒r. 1037 y─▒l─▒na kadar burada kalm─▒┼čt─▒r. Askeri seferlere de kat─▒lan ─░bn-i S├«n├ó bir Hemedan seferinde kendisinde mevcut olan bir hastal─▒─č─▒n a─č─▒rla┼čmas─▒ sebebiyle HemedanÔÇÖda hayat─▒n─▒ kaybetti ve mezar─▒ HemedanÔÇÖdad─▒r. (9, 10) ─░bn-i S├«n├ó ola─čan├╝st├╝ ├žal─▒┼čkan bir insand─▒r; ├žok kar─▒┼č─▒k bir d├Ânemde ya┼čamas─▒na ve zaman zaman siyaset i┼člerine kar─▒┼čmas─▒na ra─čmen k├╝├ž├╝kl├╝ b├╝y├╝kl├╝ ortalama 250 eser yazm─▒┼čt─▒r.

Bu b├╝y├╝k T├╝rk bilgininin ac─▒larla ge├žen hayat─▒nda b├╝y├╝k eserler vermesi onu tan─▒yanlar da ayr─▒ bir hayranl─▒k uyand─▒rmaktad─▒r. Fakat T─▒bb─▒n ve felsefenin tamam─▒nda, fen bilimlerinin tamam─▒na yak─▒n─▒nda bir otorite olarak an─▒l─▒rken, mensubu olmad─▒─č─▒ ÔÇťArap, Fars vd.ÔÇŁ kimlikleriyle tan─▒nmas─▒ yerine, sahip oldu─ču ÔÇťT├╝rk kimli─činin bilinmesi ve T├╝rk K├╝lt├╝r├╝ne aidiyetiÔÇŁ de unutulmamal─▒d─▒r. ─░bn-i S├«n├óÔÇÖn─▒n HemedanÔÇÖda bulunan mezar─▒ daha sonra kendisine yapt─▒r─▒lan an─▒t mezara ta┼č─▒nm─▒┼čt─▒r. Bu ta┼č─▒nma i┼člemi s─▒ras─▒nda Rus bilim adamlar─▒ antropolojik inceleme yapmak ├╝zere, ─░bn-i S├«n├óÔÇÖn─▒n kafatas─▒n─▒ foto─čraflam─▒┼č ve onun T├╝rk Halklar─▒ndan birine ait oldu─čuna karar vermi┼člerdir. Antropolojik ├žal─▒┼čmalar o kadar g├╝venilir olmasa da ─░bn-i S├«n├óÔÇÖn─▒n milliyetine, k├Âkenine dair dikkat ├žekici bir ara┼čt─▒rma Alman dili uzman─▒ ve hekim olan Otto AlbertsÔÇÖe aittir. Alberts 1901 y─▒l─▒nda makale olarak yay─▒nlad─▒─č─▒ bu ├žal─▒┼čmas─▒nda, T├╝rk bilgini Yusuf Has HacibÔÇÖin (1017-1077), ─░bn-i S├«n├óÔÇÖn─▒n ├Â─črencisi oldu─čunu iddia etmi┼čtir. Bu g├Âr├╝┼č├╝n├╝, F├ór├ób├«ÔÇÖnin ─░bn-i S├«n├óÔÇÖya, ─░bn-i S├«n├óÔÇÖn─▒n da

Yusuf Has HacibÔÇÖe etkilerini Kutadgu Bilig eseri ├╝zerinden ortaya koyarak, savunmu┼čtur. B├Âylelikle asl─▒nda bizlere T├╝rk k├╝lt├╝r tarihinde bu etkile┼čim zincirinin ├Ânemini hat─▒rlatmaktad─▒r. D├Ânemin bilim dili Arap├ža oldu─čundan, ─░bn-i S├«n├óÔÇÖn─▒n da ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ Arap├ža yazd─▒─č─▒ bilinmektedir. Yusuf Has HacibÔÇÖin T├╝rk├že kaleme ald─▒─č─▒ Kutadgu Bilig eseri, kaynaklarda t─▒p alan─▒na da de─činen ve bu alanda T├╝rk├že yaz─▒lm─▒┼č bilgi sunan ilk eser olarak ge├žmektedir. Yaz─▒m─▒ 1069/1070 y─▒llar─▒na dayanmaktad─▒r. AlbertsÔÇÖe g├Âre, Yusuf Has Hacib, ─░bn-i S├«n├ó ile ayn─▒ b├Âlgede (T├╝rkistanÔÇÖda) ya┼čam─▒┼čt─▒r ve ─░bn-i S├«n├ó ├Âld├╝─č├╝nde Yusuf Has Hacip 20 ya┼č─▒ndad─▒r. Yusuf Has HacibÔÇÖin Kutadgu Bilig eserinde ─░bn-i S├«n├óÔÇÖn─▒n etkisinin ├žok belirgin oldu─ču ve bunun da ─░bn-i S├«n├óÔÇÖn─▒n Yusuf Has HacibÔÇÖin hocas─▒ oldu─čunun bir g├Âstergesi olarak ileri s├╝rm├╝┼čt├╝r. ─░bn-i S├«n├óÔÇÖn─▒n, ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ Arap├ža kaleme alm─▒┼č olmas─▒ veya ─░ran ┼×ehirlerinde bulunmu┼č olmas─▒ nedeniyle, hem de bir├žok kez siyasi kar─▒┼č─▒kl─▒klardan dolay─▒ g├Â├ž mecburiyetindeyken, Arap veya ─░ranl─▒ olarak adland─▒r─▒lmas─▒n─▒n yanl─▒┼čl─▒─č─▒ ortadad─▒r. G├╝n├╝m├╝zde uluslararas─▒ bilim dilinin ─░ngilizce olmas─▒ ve bilim insanlar─▒n─▒n ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ ─░ngilizce kaleme almas─▒ nedeniyle onlar─▒ ─░ngiliz kabul etmek ne kadar g├╝l├╝n├žse Farabi, ─░bn-i S├«n├ó, Biruni, Harezmi gibi insanlar─▒n eserlerini o g├╝n├╝n bilim dili Arap├ža ile yazmalar─▒ nedeniyle onlar─▒ Arap kabul etmek de o derece g├╝l├╝n├žt├╝r. Babas─▒ndan gelen S├«n├ó ad─▒n─▒n, annesinin ve babas─▒n─▒n do─čum yerleri (Belh ve Af┼čana) ve annesinin Af┼čin T├╝rk boyuna mensup oldu─čunun bilgisi de ┼×emseddin G├╝naltayÔÇÖ─▒n ├žal─▒┼čmalar─▒nda aktar─▒lm─▒┼čt─▒r. ├ťnl├╝ T├╝rkolog Kilisli Muallim R─▒fat, ─░stanbul Ali Emiri K├╝t├╝phanesiÔÇÖndeki yazma eserler ├╝zerinde ├žal─▒┼č─▒rken ─░bn-i Sina’n─▒n T├╝rk├že bir ┼čiirine rastlam─▒┼č ve ne┼čretmi┼čtir (11, 12) .

├ťstelik ─░bn-i S├«n├ó’n─▒n ak─▒lc─▒l─▒─č─▒ ho┼čg├Âr├╝s├╝ ve felsefi sorunlar─▒ m├╝mk├╝n oldu─ču kadar ├Âzg├╝rce ├ž├Âzmeye ├žal─▒┼čmas─▒ onda Eski T├╝rklerin ├Âzelliklerini yans─▒tmaktad─▒r (13) Dimitri Gutas (14) ÔÇť─░sl├óm d├╝nyas─▒ndaki felsef├« ├žal─▒┼čmalar─▒ yapan d├╝┼č├╝n├╝rler i├žin ─▒rk veya dil merkezli tan─▒mlar─▒n; S. Frederic Star (15) ise dil merkezli tan─▒mlar─▒n yanl─▒┼č oldu─čunu vurgulamaktad─▒r. Dimitri GutasÔÇÖa (14) g├Âre ÔÇťAvrupaÔÇÖya ait bir kavram olan ÔÇťmilliyet├žilik” anlay─▒┼č─▒n─▒n klasik ─░sl├óm├« d├Ânemde fertlerin kendilerini tan─▒mlamalar─▒na kar┼č─▒l─▒k gelmedi─čidir. O zamanlar insanlar kendilerini ─▒rk├« arka planlar─▒yla de─čil, kabile, aile, ┼čehir, kasaba ve hatta dinleriyle tan─▒mlamaktayd─▒larÔÇŁ demektedir. ─░deolojik anlamda o d├Ânemde milliyet├žilik olmad─▒─č─▒ do─črudur. Fakat O d├Ânem T├╝rk D├╝nyas─▒n─▒n b├╝y├╝k ┼čahsiyetleri Ka┼čgarl─▒ Mahmut (1008-1102), ─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n ├Â─črencisi Yusuf Has Hacip (1017-1077) ve Ahmet Yesev├« (1093-1166) Araplar taraf─▒ndan k├╝├ž├╝k kaba saba g├Âr├╝len T├╝rkler ve T├╝rk├že i├žin ortaya ├ž─▒km─▒┼člard─▒r. S. Frederic Star (15) ÔÇťKay─▒p ayd─▒nlanmaÔÇŁ isimli eserinde ÔÇťKa┼čgarl─▒ Mahmut’un plan─▒n─▒n halifeyi ve hatta b├╝t├╝n Araplar─▒ ve ─░ranl─▒lar─▒ T├╝rk dilleri ├Â─črenmenin ve T├╝rk k├╝lt├╝r├╝ ile ha┼č─▒r ne┼čir olmaya ba┼člaman─▒n vaktinin geldi─čine ikna etmeyi istedi─čidir. Elbette b├Âyle bir i┼če kalk─▒┼čmas─▒nda y─▒llard─▒r T├╝rkleri hedef alan k├╝lt├╝rel ├Ân yarg─▒lar─▒n rol├╝ vard─▒r. Fakat Ka┼čgarl─▒ Mahmut bu plan─▒ bir zaferle sonu├žland─▒rmak istemektedir. Okurlar─▒n─▒ g├Âz├╝n├╝ korkutmadan T├╝rk dillerinin ├Â─črenmenin basit yollar─▒n─▒ sunmakta ve kendilerini T├╝rk k├╝lt├╝r├╝yle tan─▒┼čt─▒rmaktad─▒r. ─░├žinde kelimelerin yan─▒ s─▒ra T├╝rk d├╝nyas─▒ndaki deyimlerin, vecizelerin, ┼čiirlerin ve halk irfan─▒n─▒n ├Âzl├╝ s├Âzlerinin de yer ald─▒─č─▒ bir T├╝rk├že Arap├ža L├╝gat yazm─▒┼čt─▒r. T├╝rk dillerindeki bu s├Âzler Arap harfleriyle yaz─▒lm─▒┼č ard─▒ndan Arap├ža’ya terc├╝me edilmi┼čtir. Buna ilave olarak Ka┼čgarl─▒ Mahmut ├že┼čitli T├╝rk boylar─▒ ve bu boylar─▒n adetlerinin k├╝├ž├╝k resimlerini de sunmu┼č hatta bir d├╝nya haritas─▒ da koymay─▒ ihmal etmemi┼čtirÔÇŁ. T├╝rkistan Co─črafyas─▒ 7. ve 8. as─▒rda Arap istilas─▒na u─čram─▒┼č ve bu T├╝rkler i├žin ├žok y─▒k─▒c─▒ olmu┼čtur ├ľzellikle Harezm devletinin d├╝┼č├╝┼č belirtileri g├Âsterdi─či d├Ânemde Araplara kar┼č─▒ direnmelerine ra─čmen k├╝t├╝phaneler, ar┼čivler ve Harezm dilindeki Literat├╝r├╝n tamam─▒ ate┼če verilmi┼č bilim adamlar─▒ ve mahalli uygarl─▒─č─▒n ta┼č─▒y─▒c─▒lar─▒ sistemli bir ┼čekilde ├Âld├╝r├╝lm├╝┼čt├╝r. Biruni’nin (973-1048) yazd─▒─č─▒na g├Âre Emeviler d├Âneminde Arap kumandan─▒ Kuteybe bin M├╝slim (669-715) memleketin tarihini bilen bilimsel ├žal─▒┼čmalarda bulunmu┼č ve Harezm dilini okuyup yazabilen herkesi m├╝mk├╝n olan her t├╝rl├╝ yolu deneyerek sindirmi┼č ve yok etmi┼čtir (15). ─░ki y├╝z y─▒l s├╝ren bir toparlanma s├╝recinden sonra T├╝rk ve ─░slam uygarl─▒─č─▒ bu seferde felsefe ve bilim kar┼č─▒tlar─▒ taraf─▒ndan sald─▒r─▒ya u─čram─▒┼čt─▒r. ├ľzellikle felsefe kar┼č─▒tlar─▒ndan Gazzali ─░slam d├╝nyas─▒nda felsefecilere y├Ânelik b├╝y├╝k bir ├Ânyarg─▒n─▒n olu┼čmas─▒na neden olmu┼čtur. Kendisi de ├Ânemli bir d├╝┼č├╝n├╝r olmas─▒na ra─čmen yapm─▒┼č oldu─ču b├╝y├╝k hatan─▒n as─▒rlarca ─░slam d├╝nyas─▒nda ├Ârnek al─▒naca─č─▒n─▒ hesap edememi┼čtir. Nizamiye

medreselerinde rekt├Ârl├╝k gibi ├žok ├Ânemli g├Ârevde bulunurken siyaset-iktidar ili┼čkisi nedeniyle iktidar─▒ g├╝├žlendirmek d├╝┼č├╝ncesiyle farkl─▒ fikirlerin toplumda yer bulmas─▒n─▒ ├Ânlemenin ne b├╝y├╝k bir hata oldu─čunu anlayamam─▒┼čt─▒r. Eserlerinde insanlar─▒ belirli bir kal─▒ba sokmaya ├žal─▒┼čm─▒┼č T├╝rkistan co─črafyas─▒ndaki akl─▒ ├Ânceleyen Maturidi Kelam gelene─či yerine E┼čari Kelam gelene─činin temsilcisi olmu┼čtur. Teh├óf├╝t├╝’l-Fel├ósife (Felsefecilerin Tutars─▒zl─▒─č─▒) (16) eseri as─▒rlarca tart─▒┼čma nedeni olu┼čturmaktad─▒r.

B├Âylece bilim ve felsefenin ├Ânc├╝lerinden B├╝y├╝k T├╝rk Bilgini ─░bn-i Sina ya┼čad─▒─č─▒ ─░slam d├╝nyas─▒nda ve sonras─▒nda hak etti─či itibar─▒ g├Ârememi┼čtir. Felsefeye kar┼č─▒ tak─▒n─▒lan yanl─▒┼č tutum ve davran─▒┼člar zaman i├žerisinde onun d├╝┼č├╝ncelerinin takip├žilerini azaltm─▒┼čt─▒r. Bu arada ─░bn-i Sina Avrupa Bat─▒ ayd─▒nlanmas─▒n─▒n ise do─čudaki k├Âklerinden biri olmu┼čtur. El-K├ón├╗n FiÔÇÖt-T─▒bb kitab─▒n─▒n 600 y─▒l bat─▒da okutuldu─ču, felsefi fikirlerinin bir├žok Bat─▒ d├╝┼č├╝n├╝r├╝ne ilham kayna─č─▒ oldu─ču hat─▒rlan─▒rsa do─čuda itham ve ihmal edilmesinin ve ─░slam uygarl─▒─č─▒n─▒n y├╝zlerce y─▒ll─▒k gerileme nedenleri de anla┼č─▒lacakt─▒r.

  • ─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n Eserleri

─░bn-i Sina’n─▒n eserleri aras─▒nda en ├Ânemlileri, e┼č-┼×if├ó en Nec├ót, el ─░┼č├ór├ót veÔÇÖt tenb├«h├ótÔÇÖ, D├óni┼čn├óme’yi Al├ó├« ve el-K├ón├╗n FiÔÇÖt-T─▒bb ve Uy├╗nuÔÇÖl HikmeÔÇÖden bahsedilebilir. ─░bn-i S├«n├ó’n─▒n bunlardan ba┼čka daha pek ├žok eseri bulunmaktad─▒r. Eserlerinden bir k─▒sm─▒ onun d├╝┼č├╝nce sistemini ihtiva eden ansiklopedik eserlerdir. Bir k─▒sm─▒ da felsefenin muhtelif meselelerine ait yazm─▒┼č oldu─ču kitaplard─▒r. Bunlar─▒n en ba┼č─▒nda ┼×ifa gelmektedir. ┼×ifa me┼č┼čai felsefesinin sistematik bir eseridir. Burada mant─▒k ve matematikten ba┼člayarak b├╝t├╝n tabiat ilimlerinden metafizi─če kadar bir├žok konu anlat─▒lmaktad─▒r. Daha sonra ─░bn-i S├«n├ó bu eserini k─▒saltarak ├╝├ž k├╝├ž├╝k cilt halinde NecatÔÇÖ─▒ yazm─▒┼čt─▒r. Necat’─▒ da k─▒saltarak zamanla olgunla┼čan fikirleriyle d├╝zeltmeler yapm─▒┼č ─░┼č├ór├ót vettenbihatÔÇÖ─▒ kaleme alm─▒┼čt─▒r. Eserleri i├žinde ─░┼č├ór├ót en sistematik bir eseridir hayat─▒n─▒n son d├Ânemlerinde yaz─▒lm─▒┼čt─▒r (17). ─░bn-i S├«n├ó’n─▒n D├óni┼čn├óme’yi Al├ó├«ÔÇÖs─▒ ├╝sl├╗p ve muhteva a├ž─▒s─▒ndan Fars├ža yaz─▒lm─▒┼č ansiklopedik bir eserdir. Fars├ža felsefe terminolojisine katk─▒ sa─člam─▒┼čt─▒r. El-K├ón├╗n FiÔÇÖt-T─▒bb ise ─░bn-i S├«n├ó’n─▒n t─▒p konusundaki en ├Ânemli ve kapsaml─▒ eseridir. Eser modern d├Ânemlere kadar gerek do─čuda gerekse bat─▒da t─▒p alan─▒nda en ├Ânemli kaynak olarak okutulmu┼čtur (18). ─░bn-i S├«n├ó temel eserini hekimlik ├╝zerine vermi┼čtir. El-K├ón├╗n FiÔÇÖt-T─▒bb (hekimlik yasas─▒) ├╝zerinde uzun y─▒llar ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. Bu y─▒llar─▒n─▒ azimli bir ├žal─▒┼čma, yorulmak bilmeyen g├Âzlemler, ├Ânc├╝llerinin ve ├ža─čda┼člar─▒n─▒n eserlerini inceden inceye ├Â─črenmekle ge├žirmi┼čtir. T─▒p tarihi eserleri aras─▒nda e┼či bulunmaz bir ├Ârnektir (19).

T─▒p Kanunu, yaz─▒ld─▒─č─▒ tarihe kadar ge├žen d├Ânem i├žerisinde geli┼čtirilmi┼č olan temel t─▒p bilgisini ve ─░bn-i Sina’n─▒n kendi ├Âzg├╝n katk─▒lar─▒n─▒ i├žeren dev bir yap─▒tt─▒r. Bu ├Âzelli─činden dolay─▒, belki de Antik├ža─č’─▒n ├Ânemli t─▒p bilginlerinden Hipokrates ve Galenos’un (Galen) t─▒p eserlerinden sonra t─▒p biliminin standard─▒ haline gelmi┼čtir. ─░bn-i Sina, bu eserini G├╝rcan’da yazmaya ba┼člam─▒┼č, Rey’de devam ettirmi┼č ve HemedanÔÇÖda tamamlam─▒┼čt─▒r. Latinceye Canon Medicina diye ├ževrilen T─▒p Kanunu, alt─▒ y├╝z y─▒l a┼č─▒lamam─▒┼č ve ─░bn-i Sina’n─▒n s├Âylediklerine ├žok az ┼čey ilave edilebilmi┼čtir. T─▒p Kanunu ba┼čta ─░branice, Latince, Fars├ža, T├╝rk├že, ─░ngilizce, Frans─▒zca, Almanca ve daha bir├žok dile ├ževrilmi┼č ve defalarca yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r (9).

Bu eser be┼č b├╝y├╝k kitaptan olu┼čmaktad─▒r. Birinci kitap; hekimlik teorisi ├╝zeredir. 4 b├Âl├╝me ayr─▒lm─▒┼čt─▒r bunlar: giri┼č, anatomi ve fizyoloji; hastal─▒─č─▒n nedenleri hastal─▒─č─▒n etiyolojisi; beslenme ya┼čam ko┼čulu (genel diyetik), hastal─▒klardan korunma (profilaktik), hastalar─▒n iyile┼čtirilmesi, tedavisi (genel terapi)dir (19). ÔÇťKitapta anatomi ve fizyoloji gibi t─▒p biliminin genel konular─▒na ait bilgiler yer almaktad─▒r. ─░nsan v├╝cudunun tarifi, anatomisi, fizyolojisi ve b├╝t├╝n ├Âzellikleri ele al─▒narak d├Ârt s─▒v─▒ (ahlat─▒ erbaa), d├Ârt unsur (anas─▒r-─▒ erbaa) ve bunlar─▒n a├ž─▒l─▒m─▒ olan konular incelemi┼čtir. Bu b├Âl├╝m d├Ârt ayr─▒ k─▒s─▒mdan meydana gelir, her bir k─▒s─▒m bir ka├ž makaleden olu┼čur, her bir makale bir├žok konuyu kapsamaktad─▒r. Bu b├Âl├╝m├╝n ba┼čl─▒k isimleri di─čer cilt ve b├Âl├╝mlerden daha farkl─▒ bir ┼čekilde d├╝zenlenmi┼čtir. a. Birinci k─▒s─▒m, t─▒bb─▒n s─▒n─▒rlar─▒ ve ana konular─▒n─▒ ele al─▒r. b. ─░kinci k─▒s─▒m, genel hastal─▒klar ve insan─▒n maruz kald─▒─č─▒ hastal─▒klar─▒ inceler. c. ├ť├ž├╝nc├╝ k─▒s─▒m, sa─čl─▒─č─▒n ve hastal─▒─č─▒n sebepleri, hastal─▒─ča kar┼č─▒ al─▒nacak tedbirler ve ├Âl├╝m├╝n ka├ž─▒n─▒lmazl─▒─č─▒ hakk─▒ndad─▒r. d. D├Ârd├╝nc├╝ k─▒s─▒m, tedavi y├Ântemleri ile ilgilidir. ─░la├žlar hakk─▒nda genel bir bilgi verdikten sonra hastal─▒klar─▒n tedavileri, kusma ve ishal ile ilgili genel ve ortak tedavi usulleri, kusturucu

ve a─čr─▒ kesici ila├žlar─▒n tabii halleri, ishalin ├žok artmas─▒ halinde al─▒nmas─▒ gerekli ├Ânlemler, ila├ž ald─▒─č─▒ halde a─čr─▒s─▒ dinmeyenlerin almalar─▒ gereken tedbirler, genel olarak a─čr─▒ kesici ila├žlar hakk─▒nda bilgi vermektedir (9, 20).

─░kinci kitap; 2 b├Âl├╝mden olu┼čmaktad─▒r; s─▒radan (basit) ila├ž maddeleri ve onlar─▒n etkenleridir. Kitap ila├žbilime (farmakoloji) ayr─▒lm─▒┼čt─▒r. M├╝fredat ad─▒yla hastal─▒klar─▒n tedavilerinde kullan─▒lacak tek terkipli yani basit ila├žlardan s├Âz eder. Burada bitkisel ila├žlar─▒n alfabetik s─▒rayla yaz─▒l─▒┼člar─▒ ve yakla┼č─▒k sekiz y├╝z kadar ilac─▒n ├Âzellikleri hakk─▒nda bilgi verilmektedir. Konu iki k─▒s─▒mda ele al─▒nm─▒┼čt─▒r. a. Birinci k─▒s─▒m, genel t─▒p ilminde ├žok s─▒k kullan─▒lan ve her tabip taraf─▒ndan bilinmesi gereken ila├žlar hakk─▒ndad─▒r. b. ─░kinci k─▒s─▒m, genel olarak m├╝fred (basit) ila├žlar─▒n isimleri, kullan─▒lma yerleri ve ├Âzellikleri ile bunlardan al─▒nacak sonu├žlar hakk─▒ndad─▒r (9, 20).

├ť├ž├╝nc├╝ kitap; ayr─▒ ayr─▒ hastal─▒klardan ve onlar─▒n tedavisinden (├ľzel patoloji ve terapi)den s├Âz eder. Burada ┼ču hastal─▒klar yer al─▒r: g├Â─č├╝s zar─▒ iltihab─▒ (pl├Ârit), zat├╝rre(Pneumoni); kar─▒n sanc─▒s─▒ ve kar─▒n s├╝rg├╝n├╝ (dizanteri)d├╝r. ─░bn-i S├«n├ó hastal─▒klar─▒ yaln─▒z tan─▒tmakla kalmay─▒p ayn─▒ zamanda onlar─▒ tedavi etme yollar─▒n─▒ da g├Âstermektedir. Her bir b├Âl├╝m├╝n anatomi topografik giri┼čimi bulunur. Bu kitapta g├Âz, burun, kulak, a─č─▒z ├ževresi, g─▒rtlak hastal─▒klar─▒ tasvir edilir Ayr─▒ca ebelik ├Â─č├╝tleri de verilmektedir.(19) ├ť├ž├╝nc├╝ kitapta; Galenos’un s─▒n─▒fland─▒rmas─▒na g├Âre d├╝zenlenmi┼č i├ž organlara ait hastal─▒klar─▒n ve tipik belirtilerinin tasvir etti─či patoloji konular─▒ bulunur. ─░bn-i Sina’n─▒n Mu├ólac├ót ad─▒n─▒ verdi─či bu b├Âl├╝mde genel tedavi y├Ântemlerinden, ba┼čtan aya─ča kadar v├╝cutta meydana gelebilecek b├╝t├╝n hastal─▒klardan ve tedavi ┼čekillerinden, sa─čl─▒─č─▒ koruma y├Ântemlerinden, hastal─▒klar─▒n seyir ├žizgisinden s├Âz edilmektedir. Burada konu yirmi iki ayr─▒ k─▒s─▒m halinde ele al─▒nm─▒┼čt─▒r. a.Birinci k─▒s─▒m, ba┼č a─čr─▒lar─▒ ve beyin hastal─▒klar─▒, b.─░kinci k─▒s─▒m, sinir sistemi ve bununla ilgili hastal─▒klar ve tedavileri, c.├ť├ž├╝nc├╝ k─▒s─▒m, oftalmoloji, d. D├Ârd├╝nc├╝ k─▒s─▒m, kulak ve kulak hastal─▒klar─▒, e. Be┼činci k─▒s─▒m, burun ve burun hastal─▒klar─▒, f. Alt─▒nc─▒ k─▒s─▒m, a─č─▒z ve dil yap─▒s─▒, g. Yedinci k─▒s─▒m, di┼č ve di┼č yap─▒s─▒, h. Sekizinci k─▒s─▒m, di┼č etleri ve dudaklar, i. Dokuzuncu k─▒s─▒m, bo─čaz, j. Onuncu k─▒s─▒m, akci─čer ve g├Â─č├╝s hastal─▒klar─▒, k. On birinci k─▒s─▒m, kalp ve kalp hastal─▒klar─▒, 1. On ikinci k─▒s─▒m, memeler ve meme anatomisi, m. On ├╝├ž├╝nc├╝ k─▒s─▒m, yemek borusu ve mide, n. On d├Ârd├╝nc├╝ k─▒s─▒m, karaci─čer, o. On be┼činci k─▒s─▒m, safra kesesi ve dalak, p.On alt─▒nc─▒ k─▒s─▒m, ba─č─▒rsaklar ve an├╝s, q.On yedinci k─▒s─▒m, an├╝s ve an├╝s ├ževresinde meydana gelen hastal─▒klar ve tedavi y├Ântemleri, r. On sekizinci k─▒s─▒m, b├Âbrekler, s.On dokuzuncu k─▒s─▒m, mesane ve idrar yollar─▒ ve ├╝roloji, t.Yirminci k─▒s─▒m, tenas├╝l uzuvlar─▒, u.Yirmi birinci k─▒s─▒m, kad─▒nlar─▒n tenas├╝l uzuvlar─▒, v.Yirmi ikinci k─▒s─▒m, v├╝cutta ├ž─▒kan i├ž ya─č─▒ ve k─▒l bezleri ve bel a─čr─▒lar─▒, hakk─▒nda bilgi vermektedir (9, 20).

D├Ârd├╝nc├╝ kitap; operat├Ârl├╝k (k─▒r─▒k ve ├ž─▒k─▒klar) s─▒tman─▒n te┼čhisi ( hastal─▒k s─▒ras─▒nda krizler), ┼či┼čkinlik, irinli deri kabarc─▒klar─▒, deri dokular─▒n─▒n irinli iltihab─▒ (flegmon), ├ž─▒ban, y─▒lanc─▒k, organlar─▒n ├Âl├╝m├╝ (kangren), ├Âdemi (┼či┼člik), s─▒raca (sara), yan─▒k, yara bere, kan yitirmesi ve kanser, k─▒zam─▒k, c├╝zzam ve veba hastal─▒─č─▒n─▒ kapsamaktad─▒r. Kitapta zehirler hakk─▒nda a├ž─▒klamalarda bulunur. Deri hastal─▒klar─▒ ve kozmetik sorunlar incelenmektedir. ─░bn-i S├«n├ó sa├žlar─▒n d├Âk├╝lmesi boyanmas─▒ i├žin ila├žlar ├Ânerir; deri yan─▒k ve tahri┼člerine kar┼č─▒ tedavi y├Ânlerini g├Âstermektedir. ┼×i┼čmanl─▒k ve zay─▒fl─▒k hakk─▒nda da ila├žlar tavsiye eder (19). Bu kitab─▒; humma gibi ate┼čli hastal─▒klar konusundad─▒r. ─░bn-i Sina’n─▒n Hummiyyat ad─▒n─▒ verdi─či bu b├Âl├╝mde genel sa─čl─▒─č─▒ konu edinerek insan v├╝cudunda meydana gelebilecek ├Âzellikle ate┼čli hastal─▒klardan ve v├╝cuttaki ┼či┼č ve yaralardan, zehirlenmelerden, deri hastal─▒klar─▒ndan ve cerrahi operasyonlardan bahseder. Yedi k─▒s─▒mdan olu┼čur. a. Birinci k─▒s─▒m, ate┼čli hastal─▒klar, b.─░kinci k─▒s─▒m, hastal─▒─č─▒n en a─č─▒r ve tehlikeli d├Ânemlerinde g├Âr├╝len s─▒k─▒nt─▒lar ve bunlara kar┼č─▒ al─▒nacak ├Ânlemler, c. ├ť├ž├╝nc├╝ k─▒s─▒m, v├╝cutta meydana gelen sivilce, ├ž─▒ban ve ├že┼čitli ┼či┼črneler ve bunlar─▒n ila├ž ve tedavi y├Ântemleri, d. D├Ârd├╝nc├╝ k─▒s─▒m, k─▒r─▒k ve ├ž─▒k─▒klar─▒n d─▒┼č─▒nda kalan di─čer cerrahi olaylar ve kapanmas─▒ gereken yar─▒k ve yaralar, e.Be┼činci k─▒s─▒m, k─▒r─▒k ve ├ž─▒k─▒klar─▒n kayna┼čmas─▒, f. Alt─▒nc─▒ k─▒s─▒m, zehirler, g.Yedinci k─▒s─▒m, s├╝slenme ve g├╝zelli─či koruma, hakk─▒nda bilgi vermektedir(9, 20).

Be┼činci kitap; Be┼činci kitap; karma┼č─▒k ila├ž maddeleri zehirler ve panzehirleri anlat─▒r. ─░bn-i S├«n├ó el kanunu yakla┼č─▒k olarak 1019 y─▒l─▒nda bitirmi┼čtir. T─▒bbi malzemelere (materia medica) ili┼čkindir ve ila├žlar─▒n terkipleri (akrabadin) yer almaktad─▒r. ─░bn-i Sina’n─▒n M├╝rekkebat ad─▒n─▒ verdi─či bu b├Âl├╝mde, kompleks ila├žlardan, akrabazinlerden ve bunlar─▒n yap─▒m─▒ ve ├Âzelliklerinden s├Âz edilmektedir. T─▒p

Kanunu’nun g├╝n├╝m├╝ze kadar ├Âzg├╝nl├╝─č├╝n├╝ koruyan bilgilerin yer ald─▒─č─▒ b├Âl├╝m├╝d├╝r. ─░ki k─▒s─▒md─▒r. a.Genel olarak akrabazinler ele al─▒nm─▒┼čt─▒r. b. Her bir organda meydana gelen hastal─▒klara hangi ila├žlar─▒n verilece─či ele al─▒nm─▒┼čt─▒r. Bu son kitapta ─░bn-i Sina, nas─▒l haz─▒rlanacaklar─▒n─▒ a├ž─▒klayan y├Ânergeleriyle birlikte 760 ilac─▒ tan─▒mlam─▒┼čt─▒r. Bundan dolay─▒ T─▒p Kanunu ├ža─č─▒n─▒n en ├Âzg├╝n materia medicas─▒ olmu┼čtur. Kitap toplam olarak 1000 sayfad─▒r ve yakla┼č─▒k bir milyon s├Âzc├╝kten olu┼čmaktad─▒r ─░bn-i S├«n├ó El-K├ón├╗n FiÔÇÖt-T─▒bb yakla┼č─▒k olarak 1019 y─▒l─▒nda bitirmi┼čtir (9, 20).

─░bn-i Sina’n─▒n bilinen yakla┼č─▒k 250 civar─▒ndaki eserlerinden baz─▒lar─▒ farkl─▒ bir ba┼čl─▒k alt─▒nda yay─▒nlanan eserlerin b├Âl├╝mleridir. Fakat y├╝z kitab─▒n ─░bn-i Sina taraf─▒ndan yaz─▒ld─▒─č─▒ g├╝venilir bir ┼čekilde s├Âylenebilir ve bunlar─▒n ├žo─ču modern ├ža─ča kadar gelmi┼čtir. ─░bn-i Sina t─▒p bilimin yan─▒ s─▒ra bir├žok bilim ve dil bilimi alan─▒nda da etkilidir. Onun katk─▒lar─▒ t─▒bbi ve felsefi dilde mevcut olup bunlar─▒ kategorize edebildi─či gibi Arap├ža ile Yunanca aras─▒ndaki farklar─▒ da d├╝zeltebilmi┼čtir. B├╝y├╝k miktarlardaki bilgiyi belki de di─čer bilginlerden daha iyi s─▒n─▒fland─▒rm─▒┼čt─▒r. ─░bn-i Sina, bu eserleri ─░ran, Uzak Do─ču ve Avrupa’daki bilim adamlar─▒ taraf─▒ndan nesiller boyunca kullan─▒lan tutarl─▒ metinler halinde d├╝zenlemeye devam etmi┼čtir. Bin y─▒l boyunca Arap├ža felsefi terminolojinin yerle┼čmesine yard─▒mc─▒ olmu┼čtur. ─░bn-i Sina’n─▒n T─▒p Kanunu’nun t─▒p e─čitimi ├╝zerinde derin bir etkisi vard─▒r. Y├╝zlerce y─▒l El-K├ón├╗n FiÔÇÖt-T─▒bb t─▒p fak├╝ltesi m├╝fredat─▒n─▒n temeli olarak kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. T─▒p ├Â─črencilerine Aristoteles├ži do─ča felsefesi ba─člam─▒nda fizyolojinin temelleri hakk─▒nda tutarl─▒ bir ara┼čt─▒rma sa─člam─▒┼čt─▒r. Bu yap─▒ i├žerisinde ─░bn-i Sina, her ┼čeye g├╝c├╝ yeten bir yarat─▒c─▒n─▒n hayat─▒ harekete ge├žirdi─či ve temel olarak g├╝nl├╝k d├╝nyadaki faaliyetlerden kopuk oldu─ču y├Ân├╝ndeki Aristoteles├ži ├Â─čretiyi de─či┼čtirmi┼čtir. ─░bn-i Sina buna kar┼č─▒n ─░slami tek Tanr─▒ÔÇÖl─▒ ilahi varl─▒k anlay─▒┼č─▒n─▒ eserlerine yerle┼čtirmi┼čtir. El-K├ón├╗n FiÔÇÖt-T─▒bbÔÇÖ─▒n (Canon) Avrupa t─▒bb─▒ ├╝zerinde benzeri g├Âr├╝lmemi┼č bir etkisi olmu┼č 1500 ile 1674 y─▒llar─▒ aras─▒nda en az 60 bask─▒ yay─▒mlanm─▒┼č ve bu s├╝re zarf─▒nda ├Ânemli miktarda yorum yap─▒lm─▒┼čt─▒r(Galenic Heritage). T─▒p Kanunu’nun, ilk Latince ├ževirisi, Gerhard von Cremona (1135-1187) taraf─▒ndan XII. y├╝zy─▒lda ve ilk ─░brani bask─▒s─▒ da 1491’de yap─▒lm─▒┼čt─▒r. T─▒p Kanunu, XV. ve XVI. y├╝zy─▒llarda matbaan─▒n ve dizgicili─čin geli┼čtirilmesinden sonra yayg─▒nl─▒k kazanm─▒┼č ve ba┼čtanba┼ča Avrupa’y─▒ XVIII. y├╝zy─▒l─▒n sonuna kadar kal─▒c─▒ ┼čekilde etkilemi┼čtir. ┼×imdilerde h├ól├ó baz─▒ Avrupa k├╝t├╝phanelerinde (Paris’te 1482, Padova ve Milano’da 1658 ve Berlin’de 1608 bask─▒s─▒) kullan─▒l─▒r n├╝shalar─▒ yer almaktad─▒r(9).

─░bn-i S├«n├ó gibi b├╝y├╝k filozof ve bilginler b├╝y├╝k ├žaptaki eserlerinin bir de k├╝├ž├╝─č├╝n├╝ yazm─▒┼člard─▒r. ─░bn-i S├«n├ó da El-K├ón├╗n FiÔÇÖt-T─▒bb eserinin k─▒salt─▒lm─▒┼č hali olan kitab el-kanun el- sagir fit-t─▒bb─▒ kaleme alm─▒┼čt─▒r (21). K├╝├ž├╝k Kanun (KanunÔÇÖu Sagir) 10 makaleden olu┼čan bir kitapt─▒r. Alt b├Âl├╝mlere ay─▒rarak ayr─▒ ayr─▒ makaleler halinde, evvela insan─▒n yarat─▒l─▒┼č─▒ ile ba┼člay─▒p, bedeninin olu┼čmas─▒, T─▒p biliminin k─▒s─▒mlar─▒ ├Âzetle anlat─▒lm─▒┼čt─▒r. Nab─▒z detayl─▒ olarak s─▒n─▒fland─▒r─▒lm─▒┼č, idrar, bedenin di─čer organlar─▒ ile ilgili temel bilgiler, yiyecek ve i├žeceklerin g├╝├žleri, sa─čl─▒─č─▒ koruma, ├žocuklar─▒n e─čitimi, hamile ve emzikli kad─▒nlar─▒n y├Ânlendirilmesi, ba┼č ve ba┼čtan ba┼člay─▒p g├Â─č├╝s s─▒n─▒r─▒na kadar olan b├Âlgenin hastal─▒klar─▒, g├Â─č├╝s ve g├Â─č├╝sten kar─▒na kadar olan b├Âl├╝m├╝n hastal─▒klar─▒, mide ve sindirim sistemi hastal─▒klar─▒, idrar yollar─▒ hastal─▒klar─▒, nefes, eklem a─čr─▒lar─▒, s─▒kmalar, bedenin d─▒┼č─▒ndaki arizi hastal─▒klar, kan verme zehirli ha┼čerat─▒n sokmas─▒ konular─▒ ├Âzetlenmi┼čtir (21).

ÔÇťT─▒p, felsefe, matematik, g├Âkbilim, fizik, kimya ve m├╝zik gibi ├že┼čitli alanlarda ├žal─▒┼čm─▒┼č olan, ─░bn-i Sina (980- 1037) matematik alan─▒nda matematiksel terimlerin tan─▒mlar─▒ ve g├Âkbilim (astronomi) alan─▒nda ise, duyarl─▒ g├Âzlemlerin yap─▒lmas─▒ konular─▒yla ilgilenmi┼č ve astrolojiye ilgi g├Âstermemi┼čtir. Mekanikle de ilgilenmi┼č; Aristoteles’in hareket anlay─▒┼č─▒n─▒ ele┼čtirmi┼čtir. HemedanÔÇÖda kurdu─ču g├Âzlemevi ─░slam d├╝nyas─▒nda T├╝rkler taraf─▒ndan en ilgi ├žekici olan─▒d─▒r. ─░bn-i Sina, bir g├╝n ─░sfahan emiri Ala├╝’d-DevleÔÇÖye eski g├Âkbilimsel tablolar─▒n yetersiz ve eksiklikleri oldu─čundan s├Âz eder. Ala├╝’d-Devle de ona yeni bir g├Âkbilimsel tablo haz─▒rlamak ├╝zere Hemedan’da bir g├Âzlemevi kurmas─▒ i├žin emir verir. ─░bn-i Sina, ├Â─črencisi Ebu Ubeyd el-Cuzcani (├Â. 1070) ile birlikte gerekli ├žal─▒┼čmalara ba┼člar. Cuzcan─▒ ile birlikte burada azimut ve y├╝kseklik ├Âl├žen bir ara├ž yaparlar (Zat el-Semt ve el-─░rtifa). Bu arac─▒n bir k─▒sm─▒ g├╝n├╝m├╝zde kullan─▒lan Mikrometre’ye (iki g├Âkcismi aras─▒ndaki ├žok k├╝├ž├╝k a├ž─▒sal konumlar─▒ ├Âl├žmeye yarayan bir ayg─▒t, 1670 y─▒l─▒nda icat edilmi┼čtir) benzemektedir. Azimut halkas─▒n─▒n ├žap─▒ ise 7 metre civar─▒ndad─▒r. Bu alet a├ž─▒ ├Âl├ž├╝s├╝nde ├žok b├╝y├╝k dakiklik sa─člamaktad─▒r. Fakat bu g├Âzlemevinde herhangi bir zicin

haz─▒rland─▒─č─▒na ili┼čkin olarak bug├╝ne kadar bulunmu┼č bir bilgi yoktur. Ayr─▒ca ─░bn-i Sina’n─▒n el-─░┼č├ór├ót ila Fes├ódi Ahk├óm el-N├╝c├╝m (Astrolojinin Varg─▒lar─▒n─▒n Yanl─▒┼čl─▒─č─▒n─▒ Saptamaya Yarayan Kan─▒tlar) ya da Ris├óle fi Redd el-M├╝neccimin adl─▒ astrolojiyi k─▒nayan bir risalesi de vard─▒rÔÇŁ(22). ─░bn-i Sina bu risalesinin ├Âns├Âz├╝nde ┼čunlar─▒ yazmaktad─▒r: ÔÇťOnurunu g├Âzeten bir bilim adam─▒n─▒n reddine te┼čebb├╝s etmeyece─či iki t├╝rl├╝ bilgi vard─▒r. Bunlardan biri, ├Ânsel veya apriori bilgilere ili┼čkin olan ┼čeyleri i├žeren bilimlerdir. Ayr─▒ca matematiksel sonu├žlar─▒n, ├Ârne─čin geometride ve aritmetikte ula┼č─▒lan ger├žeklerin de nerede ise bunlar kadar kesin bir sarahatle belgelemekte olduklar─▒ nitelendikleri s├Âylenebilir. Temele konan birtak─▒m ├Ânermelerle ve ├Ârnekseme veya analojiler yard─▒m─▒yla ispatlanma ihtiyac─▒nda olmalar─▒na ra─čmen, iyi anla┼č─▒lmalar─▒ ┼čart─▒yla, bunlar da kesin bilgileri olu┼čtururlar ve kendi kendilerine yeterli olarak a├ž─▒k ve sarihtirler. Kimse bunlar─▒ ele┼čtirmez, bunlara itiraz edemez. Bir de ciddi ve seviyeli bir bilim adam─▒n─▒n ilgilenmek istemeyece─či ikinci bir t├╝r bilgi vard─▒r ki, bu t├╝rden olan bilgiler a┼ča─č─▒ ve de─čersiz bilim dallar─▒n─▒ olu┼čturur ve ger├žek bilim adam─▒ kendisini bunlar─▒n kat kat ├╝st├╝nde hisseder. ├ľrne─čin sihir, k├╝rek kemi─činin incelenmesine ve kurban hayvanlar─▒n─▒n ba─č─▒rsaklar─▒n─▒n k─▒p─▒rdanmalar─▒n─▒n g├Âzlemlenmesine dayan─▒larak yap─▒lan kehanet tipleri ve bunlara benzer di─čer fal ├že┼čitleridir. Sayg─▒n bir ki┼čili─če sahip bir bilim adam─▒ bu gibi ┼čeylere itibar etmez, bunlar─▒ ├╝zerinde durulmaya de─čer saymaz. Astroloji i├žin de durum b├Âyledir. Kavray─▒┼č derinli─čine ve sa─člam bilgiye sahip her bilim adam─▒ i├žin bu bilim dal─▒na ili┼čik her ┼čeyin g├╝├žl├╝ bir temelden yoksun oldu─ču ger├že─či a├ž─▒k ve sarihtir. Bundan dolay─▒d─▒r ki bu gibi kimseler astrolojinin reddi konusunda kan─▒t ileri s├╝rmeyi veya savunmay─▒ gereksiz telakki ederlerÔÇŁ(22).

  • ─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n Felsef├« D├╝┼č├╝nceleri Ruh-Ak─▒l

─░bn-i S├«n├ó psikoloji ile de ilgilenmi┼č ve bir yerde bu ilmin kurucular─▒ aras─▒nda yer alm─▒┼čt─▒r. Aristoteles’in De AnimaÔÇÖs─▒n─▒ ├Ârnek alarak kaleme ald─▒─č─▒ KitabuÔÇÖn Nefs isimli eserinde kendisinden ├Ânceki d├╝┼č├╝n├╝rlerin g├Âr├╝┼člerini birer birer ele┼čtirmi┼č ayr─▒ca ilgin├ž yorumlar─▒ ve ├Âzg├╝n a├ž─▒klamalar─▒yla dikkat ├žekmi┼čtir. ─░bn-i S├«n├ó e┼č ┼čifa’n─▒n Tabiyyat b├Âl├╝m├╝n├╝n 6. kitab─▒ olan KitabuÔÇÖn NefsÔÇÖin ba┼č─▒na yazd─▒─č─▒ k─▒sa ├Âns├Âzde bundan ├Ânceki b├Âl├╝mlerde ele ald─▒─č─▒ konular─▒ birer birer zikrettikten sonra geriye tabiat ilminin iki temel konusu olan bitkilerle hayvanlar─▒n kald─▒─č─▒n─▒ bu ikisinin de cisim ve organlardan meydana gelen madde ile onun suretinden meydana gelen ruhtan olu┼čtu─čunu ifade ederek bitki ve hayvanlardan s├Âz etmeden ├Ânce nefsten bahsetmenin do─čru olaca─č─▒n─▒ belirtmi┼čtir (23). ─░bn-i S├«n├ó bu d├╝nyada nefsi sadece insan t├╝r├╝ne ├Âzg├╝ k─▒lmay─▒p bitki ve hayvanlar─▒n da nefsi oldu─ču d├╝┼č├╝ncesindedir. Buna g├Âre olu┼č ve bozulu┼č d├╝nyas─▒nda bitkisel, hayvan├« ve insan├« olmak ├╝zere ├╝├ž t├╝r nefis (ruh) bulunmaktad─▒r:

Bitkisel ruhun besleyici, geli┼čici ve do─čurucu y├Ânleri bulunmaktad─▒r. Hayvani ruhun bitkisel ruhtan fazla olarak davran─▒┼č (hareket) ve alg─▒ (idrak) g├╝c├╝ vard─▒r. Alg─▒ g├╝c├╝n├╝n ise hem d─▒┼č hem de i├ž g├╝├žleri bulunur. D─▒┼č g├╝├žler g├Ârme, i┼čitme, koklama, tatma ve dokunma duyular─▒d─▒r, i├ž g├╝├žler ise ortak duyu(m├╝┼čterek his), tasarlama hayal g├╝c├╝ (bu insanlarda d├╝┼č├╝nme g├╝c├╝ haline d├Ân├╝┼č├╝r) ve an─▒msama g├╝c├╝d├╝r. ─░nsan ruhuna (an-Nefs an-Nat─▒ka-konu┼čan nefs) gelince yap─▒c─▒ g├╝├žle ve bilici g├╝├žle donat─▒lm─▒┼čt─▒r. ├ľteki canl─▒lardan farkl─▒ olarak insan─▒n davran─▒┼čla ilgili iradesi ve olaylar─▒n ilkelerini ara┼čt─▒ran y├Ân├╝ vard─▒r. ─░nsan─▒n yap─▒c─▒ g├╝c├╝ne ameli ak─▒l (Pratik ak─▒l), bilici g├╝c├╝ne kuramsal (Nazari-teorik) ak─▒l da denir. Kuramsal akl─▒n insanda do─čal olarak bulunan, fiil haline d├Ânm├╝┼č yetisel ve kazan─▒lm─▒┼č ak─▒l denen y├Ânleri bulunur. ─░bn-i SinaÔÇÖya g├Âre ruh (nefs) iki y├Ân├╝ vard─▒r. Biri bedene ├Âtekisi ├╝st├╝n ├óleme y├Âneliktir. Bedene y├Ânelik g├╝├ž yapma ve davran─▒┼čla ilgilidir. Yapma g├╝c├╝yle yani insan iradeyle iyiyi k├Ât├╝den ay─▒r─▒r. Bilici g├╝├ž ise ├╝st├╝n ├ólemden kaynaklan─▒r. Yapma g├╝c├╝ne y├Ân verir. Kuramsal g├╝├ž diyebilece─čimiz bilici g├╝├ž kavramlar kurar, nedenler arar ve anlamlar─▒ maddeden soyutlar (13).

─░bn-i S├«n├ó insan─▒n nefsin bedenden ba─č─▒ms─▒z bir ┼čekilde var olabilen manevi bir cevher oldu─čunu ├že┼čitli delillerle ortaya koymaktad─▒r. Genelde onun bu delillerinin temeli insandaki akli idrak ile duyusal idrak aras─▒ndaki fark─▒n a├ž─▒klamas─▒na ve Akli idrakin cisim olmayan bir cevherde (nefs-ruh) ger├žekle┼čti─činin g├Âsterilmesine dayan─▒r. Buna g├Âre duyusal idrak g├╝├žleri, nesnenin suretini madde ve maddeye ili┼čkin ├Âzelliklerden tam olarak soyutlayamazlar, ├ç├╝nk├╝ onlar cismani bir organla idrak ederler. Oysa Akli idrak g├╝c├╝, nesnenin

suretini maddesinden her y├Ân├╝yle tam olarak soyutlay─▒p idrak edebilmektedir. ─░┼čte ─░bn-i S├«n├ó’ya g├Âre ak─▒l g├╝c├╝n├╝n bu idrak, ona sahip olan ┼čeyin cisimsel olmayan bir cevher oldu─čunu g├Âsterir. Zira nefis, cisimsel bir cevher olsayd─▒ tam bir soyutlama yapamaz. Yine ─░bn-i S├«n├ó’ya g├Âre insan─▒n t├╝mel kavramlar─▒ idrak edebilmesi de insan nefsinin cisim veya cisimle kaim bir cevher de─čil, ba─č─▒ms─▒z manevi bir cevher oldu─čunu ortaya koyar. Zira idrak edilen t├╝mel kavram─▒n ak─▒l g├╝c├╝ d─▒┼č─▒nda herhangi bir nesnel ger├žekli─či yoktur. Soyut olan t├╝mellerin cisimde bulundu─čunu d├╝┼č├╝nmekte imkans─▒zd─▒r. Ayr─▒ca duygusal idrak g├╝├žlerinin aksine ak─▒l g├╝c├╝n├╝n kendini idrak edebilmesi, kendi varl─▒─č─▒n─▒n bilincine varabilmesi de bu g├╝c├╝n cisim veya cisimsel olmad─▒─č─▒n─▒ g├Âstermektedir. ─░nsan─▒n bilgi irade ve eylemlerinin ilkesi dolay─▒s─▒yla bir nevi insan─▒n asli do─čas─▒ olan nefis(ruh) bedenle birlikte var olsa da mahiyet olarak ondan tamamen ayr─▒ ve yal─▒n bir cevher olup bedenin yok olmas─▒yla yok olmamaktad─▒r (18).

Nefsin bu ontolojik konumu noktas─▒nda ─░bn-i S├«n├ó Aristoteles’ten a├ž─▒k bir farkl─▒la┼čma i├žindedir. Zira de animas─▒nda insani nefsi bitki ve hayvan nefislerinden daha ayr─▒cal─▒kl─▒ g├Ârmeyen Aristoteles bitki ve hayvan nefisleri gibi insana ait nefsi de bedenin bir formu olarak d├╝┼č├╝nmekte ve onun ├Âl├╝ms├╝z olup olmad─▒─č─▒ konusunda net bir g├Âr├╝┼č ortaya koymamaktad─▒r. Dahas─▒ ─░bn-i S├«n├ó’da nefis ile beden aras─▒ndaki ili┼čki konusu Aristoteleste dahil kendinden ├Ânceki filozoflarda g├Âr├╝lmeyen bir yakla┼č─▒m bi├žimi ile ele al─▒nmaktad─▒r Ayr─▒ca nefsin beden ├╝zerindeki ├žok boyutlu etkisini ─▒srarla belirtmesi ve bu konudaki a├ž─▒klamalar─▒ onun felsefesinin en ba┼čta gelen ve orijinal y├Ânlerinden birini olu┼čturmaktad─▒r (18).

─░bn-i S├«n├ó’n─▒n ruhla ilgili ruhun varl─▒─č─▒n─▒ ve kendisini bilece─čini kan─▒tlayan bir ├Ârne─či bulunmaktad─▒r: Bu ├Ârne─če g├Âre ergin ya┼čta bo┼člukta duran bir insan varsay─▒lmaktad─▒r buna bo┼člukta u├žan adam ├Ârne─či de denmektedir Yeti┼čkin olarak yarat─▒lm─▒┼č olmas─▒na ra─čmen bedeni hi├žbir yere temas etmemektedir. Dolay─▒s─▒yla bu insan hi├ž duyum almamakta ve organlar─▒ndan habersiz oldu─čunu d├╝┼č├╝nebilmekteyiz. Fakat yine de kendisinin var oldu─čunun fark─▒ndad─▒r. ─░┼čte ─░bn-i Sina’ya g├Âre bu fark─▒ndal─▒─č─▒ sa─člayan bedenden ba─č─▒ms─▒z manevi bir cevher olan nefistir. Demek ki insan bu durumda bile organlar─▒n─▒n kendine ait oldu─čunu bilmese de bilin├žlidir ve buna ruh denir. ─░bn-i Sina ruhun bilici y├Ân├╝ ile kuramsal(teorik) akl─▒ kastetmi┼čtir ruhun kendi varl─▒─č─▒n─▒ bilmesi i├žin bedene ihtiyac─▒ yoktur ruh manevi bir cevherdir. Ruh bir araz de─čildir bedeni meydana getirir ona canl─▒l─▒k verir ruhun yetkinli─či ile beden olu┼čur ruh bedeni b─▒rak─▒nca bedenin bi├žimi de─či┼čir (13, 18)

─░bn-i S├«n├ó’ya g├Âre insan─▒ insan k─▒lan belirli g├╝├žler vard─▒r Bu insani g├╝├žler: 1. Eyleme (amile) 2. bilme (alime) g├╝├žleri olmak ├╝zere ikiye ayr─▒l─▒r. Pratik ak─▒l (el akl├╝-l ameli) olarak da adland─▒r─▒lan eyleme g├╝c├╝ insan bedeninin hareket ilkesidir. Bu g├╝├ž insan─▒ d├╝┼č├╝nmeye ba─čl─▒ bir tak─▒m fiillere y├Âneltir. Buna g├Âre bedenle ve bedeni faaliyetlerle ili┼čkiyi sa─člayan eyleme g├╝c├╝n├╝n insan─▒n di─čer bir k─▒s─▒m g├╝├žleriyle ili┼čkisi bulunmaktad─▒r. Teorik ak─▒l (el-akl├╝ÔÇÖn nazar├«) olarak da adland─▒r─▒lan bilme g├╝c├╝ ise yukar─▒ya ulvi alana d├Ân├╝k olan ve insan─▒n bu alanla ili┼čkisini sa─člayan bir g├╝├žt├╝r. ─░nsan en y├╝ce bilgi alan─▒n─▒ olu┼čturan metafizik bilgiyi elde edip kendisini teorik bak─▒m─▒ndan etkinle┼čtirebilir (18).

Mant─▒k

┼×ifan─▒n dokuz makaleden olu┼čan mant─▒k k─▒sm─▒ ─░bn-i S├«n├ó’dan sonra klasikle┼čecek olan ─░slam mant─▒k k├╝lliyat─▒n─▒ meydana getirmektedir. ─░slam d├╝nyas─▒nda Aristoteles’in OrganonÔÇÖunun 5. b├Âl├╝m├╝ne ilave olarak ba┼č tarafa Yeni-Platoncu PorphriusÔÇÖun (234-305) ─░saguciÔÇÖsinden esinlenerek bir giri┼č ile son tarafa sofistik deliller hitabet ve ┼čiir sanat─▒na dair olan b├Âl├╝mlerin eklenmesiyle bu k├╝lliyat 9 b├Âl├╝me ├ž─▒kar─▒lm─▒┼čt─▒r (23). Mant─▒k Orta├ža─č’da bir ilim mi veya sanat m─▒d─▒r tart─▒┼čmas─▒ ├Ânemli bir sorun olmu┼čtur. ─░bn-i S├«n├ó’ya g├Âre mant─▒k ister felsefenin bir b├Âl├╝m├╝ say─▒ls─▒n ister felsefeden ayr─▒ olsun daima bir ara├žt─▒r, alettir. ─░┼čarat eserinde ┼č├Âyle tarif etmektedir: Mant─▒─č─▒n hedefi insan─▒ hatadan koruyan i┼čaretleri vermektedir (17).

─░bn-i S├«n├ó mant─▒─č─▒ felsefenin anahtar─▒ olarak g├Ârmektedir felsefenin hedefi yani bilgi de insan saadetinin anahtar─▒d─▒r. Mant─▒k bilinen kavram ve h├╝k├╝mlerden bilinmeyen kavram ve h├╝k├╝mleri ak─▒l y├╝r├╝tme ve b├Âylece bilgi derecemizi y├╝kseltmeye yard─▒m etmek suretiyle bu g├Ârevi yerine getirir (kavramlar beraberinde hi├žbir kabul veya ret bulunmayan zihni nesnelerdir; h├╝k├╝mler ise gereklilik veya kabul ihtiva eden zihni nesnelerdir). Mant─▒k bunu do─čru, ger├žek tarifleri ve delilleri yanl─▒┼č ger├žek d─▒┼č─▒ olanlardan ay─▒rmaktad─▒r. B├Âylece bir dizi

kaide ve delil olarak i┼č g├Ârmek suretiyle yapar ki tarifler kavramlar─▒ belirmeye ba┼člar. Mant─▒k bilinen kavramlardan me├žhul olanlara hareket etmek i├žin kullan─▒lan vas─▒talar durumundad─▒rlar. Deliller de h├╝k├╝mleri belirginle┼čtirir ve bilinen h├╝k├╝mlerden me├žhul olanlar─▒na hareket etme vas─▒talar─▒d─▒r. Ger├žek, do─čru bilgiye ger├že─če uymayanlarda hataya g├Ât├╝rd├╝─č├╝ i├žin bilgi ancak mant─▒─č─▒n ihtimali yoluyla elde edilir. Bunun istisnas─▒ nadir vakalarda Allah’─▒n bu bilgiyi herhangi bir insan ├žabas─▒ bulunmaks─▒z─▒n vermesidir (24). Ona g├Âre ilmin kazan─▒lmas─▒nda iki merhaleden ge├žilmektedir. E┼čyay─▒ evvela zihinde canland─▒r─▒l─▒r yani d├╝┼č├╝n├╝lmektedir. Bunun i├žin mant─▒k zihinde canland─▒rma ve do─črulama yani onaylama diye ikiye ayr─▒l─▒r ─░bn-i S├«n├ó’ya g├Âre mant─▒─č─▒n incelenmesinde ÔÇťa├ž─▒klay─▒c─▒ konu┼čmaÔÇŁ esas almal─▒d─▒r. Bunlar birbirine ba─čland─▒─č─▒ zaman delil denilmektedir. Filozoflar kavramlar─▒n delillerini ara┼čt─▒rmaktad─▒r bu delillendirme ya mutabakat sureti iledir ya da k─▒smi bir delillendirmedir. ─░bn-i S├«n├ó bu delilleri g├Âzden ge├žirdikten sonra mant─▒─č─▒ iki delalette g├Âr├╝r: ─░bn-i S├«n├ó bilgiyi anlama ve a├ž─▒klama gibi iki temel i┼člevi olan bir ÔÇťetkinlikÔÇŁ veya ÔÇťara┼čt─▒rmaÔÇŁ olarak kabul etmektedir. Bu ise onun b├╝t├╝n├╝yle ├ça─čda┼č Bilim felsefesinde izlenen y├Ânteme uygun bir yakla┼č─▒m sergiledi─či anlam─▒na gelmektedir. Ayn─▒ zamanda ─░bn-i S├«n├ó’ya g├Âre tan─▒mlama ve kan─▒tlama da mant─▒─č─▒n ve mant─▒k├ž─▒n─▒n g├Ârevidir. Ona g├Âre tan─▒m ve kan─▒tlama da iki ├Ânemli bilgi arac─▒ olarak kabul edilmi┼čtir (9, 17).

Mant─▒k├ž─▒n─▒n nihai gayesi, e┼čyan─▒n tabiat─▒ hakk─▒ndaki bilgiye g├Ât├╝ren yolu a├žmak oldu─čundan, bu tabiatlar─▒ aksettiren evrensel kavramlara delil te┼čkin eden evrensel s├Âzc├╝kler, onun ilgi alan─▒ olmak zorundad─▒r. Onun tart─▒┼čmas─▒n─▒n ├žo─čunun, evrensel kavramlar─▒n yani be┼č t├╝mel y├╝klemlerin (cins, t├╝r, farkl─▒l─▒k, ├Âzellik ve araz-ilinek) tetkikine (analizine) odaklanmas─▒n─▒n sebebi budur (24).

─░bn-i S├«n├ó Mant─▒k kitab─▒nda ├Âncelikle k─▒yas t├╝rlerini ele alm─▒┼č ve tan─▒mlam─▒┼čt─▒r. Buna g├Âre k─▒yas t├╝rleri ┼čunlard─▒r Bilimsel (Burhan) k─▒yaslar: Bu k─▒yaslar kesin bilgi elde etmeye ama├žlayan ve zorunlu ├Ânc├╝llerden yap─▒lan k─▒yaslard─▒r. Cedeli (diyalektik) k─▒yaslar: kipleri ister zorunlu(vacib) ister olanakl─▒(m├╝mk├╝n) ister olanaks─▒z (m├╝mteni) olsun, yayg─▒n ve onaylanm─▒┼č ├Ânc├╝llerden yap─▒lan k─▒yaslard─▒r. ┼×iirsel (poetik) k─▒yaslar: ─░ster do─čru ister yanl─▒┼č olsunlar imgeleme dayal─▒ ├Ânc├╝llerden yap─▒lan k─▒yaslard─▒r. Sofistik k─▒yaslar: Bunlar do─čruymu┼č gibi olan ├Ânc├╝llerden yap─▒lan k─▒yaslard─▒r. ─░bn-i S├«n├ó bunlar─▒n ard─▒ndan bilimlerin sorular─▒n─▒n da zorunlu, olanakl─▒ ve zorunlu olmayan bi├žiminde dile getirildi─čini ileri s├╝rerek her soru cinsinin o sorunun ├ž├Âz├╝m├╝n├╝ veren kendine ├Âzg├╝ ├Ânc├╝lleri oldu─čunu belirtmi┼č ve burhan’─▒ kullanan ki┼činin ister a├ž─▒k ister karma olsun, zorunlu sonu├žlar─▒ zorunlu ├Ânc├╝llerden ve zorunlu olmayan sonu├žlar─▒ zorunlu olmayan ├Ânc├╝llerden ├ž─▒kard─▒─č─▒n─▒ savunmu┼čtur. (24).

─░bn-i S├«n├ó’n─▒n bilim felsefesinin temelini olu┼čturan bu tan─▒mlar onun nedensellik ├╝zerinde durdu─ču sat─▒rlarla devam etmektedir. Fakat ─░bn-i S├«n├ó sadece fizik konular─▒n─▒ ele almam─▒┼č matematik ve metafizik gibi konular─▒ da irdelemesi sebebiyle nedenselli─čin de d─▒┼č─▒na ├ž─▒km─▒┼čt─▒r.

Metafizik

E┼č ┼čifa’n─▒n sonuncu ve klasik tasnife g├Âre 13. b├Âl├╝m├╝ metafizikle ilgilidir ancak metafizi─čin yan─▒ s─▒ra ahlak ve siyaset konular─▒ da i┼členmi┼čtir. Aristo metafizi─čine dayanmakla birlikte onunla b├╝sb├╝t├╝n ├želi┼čen ba┼čka g├Âr├╝┼člerde eklenmi┼č ─░slami problemleride ele al─▒nm─▒┼čt─▒r (23). Aristoteles, ilimleri tasnif ederken ilk sebep ve ayr─▒k ┼čeyler hakk─▒ndaki ilme dair kitab─▒n─▒ fizik kitab─▒n─▒n ├Âtesine koymu┼č ve b├Âylece o kitap ÔÇť metafizikÔÇŁ veya ─░slam filozoflar─▒n─▒n isimlendirilmesi ile ÔÇť tabiat ├Âtesindeki ┼čeyin ilmiÔÇŁ diye bilinmi┼čtir. Metafizik do─ča ilimlerinden ve matematikten sonra ├Â─črenilmesi gereken bir ilim say─▒lm─▒┼čt─▒r. ─░bn-i S├«n├ó metafiziki ÔÇť varl─▒k olmak bak─▒m─▒ndan varl─▒─č─▒n ─░lmiÔÇŁi diye tan─▒mlam─▒┼čt─▒r(25). Fakat ─░bn-i S├«n├ó felsefenin en ├Ânemli disiplini olan metafizi─či Aristotelesten sonra yeniden in┼ča eden filozof olarak kabul edilir. O, yetersiz ve ├želi┼čkili buldu─ču Aristoteles metafizi─čini gerek form gerekse i├žerik olarak b├╝y├╝k bir d├Ân├╝┼č├╝me u─čratm─▒┼č ve onu yeniden yap─▒land─▒rm─▒┼čt─▒r. O pek ├žok mesele yan─▒nda Tanr─▒ sorununa da farkl─▒ bir bak─▒┼č ve y├Ântemle ele alm─▒┼č; tanr─▒n─▒n varl─▒─č─▒, birli─či ve a┼čk─▒nl─▒─č─▒ gibi konular─▒n a├ž─▒klanmas─▒nda ÔÇť k├╝lliÔÇŁ bir ilim olarak metafizi─če ├Âzel bir konum bi├žmi┼čtir. B├Âylece o bu t├╝r metafiziksel meselelerin ├ž├Âz├╝m├╝nde fizik bilimler gibi c├╝zi bilimlerin verilerine dayanamayaca─č─▒ y├Ân├╝nde ├Ânemli bir tez geli┼čtirmi┼čtir. Bu tez daha sonra ─░bni R├╝┼čd gibi filozoflar taraf─▒ndan ele┼čtiriye tabi tutulmu┼čtur. Metafizik sonu├žlarda fizik biliminden elde edilen bir tak─▒m ├Ânc├╝lleri ve

kan─▒tlar─▒ metafizi─čin d─▒┼č─▒na ├ž─▒karmay─▒ hedefleyen ─░bn-i S├«n├ó’ya g├Âre metafizik sonu├žlar metafizik ├Ânermelere dayanmal─▒d─▒r. Zira konusu ÔÇťvarl─▒k olarak varl─▒kÔÇŁ olan metafizi─čin kendi alt─▒nda yer alan di─čer disiplinlerden ├Ânc├╝ller almas─▒ ve bunlar─▒ kullanmas─▒ k├╝lli bir ilim olarak metafizi─čin y├Ântemine yap─▒s─▒na ve amac─▒na ayk─▒r─▒ d├╝┼čmektedir (26). ─░bn-i S├«n├ó el ilahiyat─▒n 1. makalesinin 3. b├Âl├╝m├╝nde metafizi─čin c├╝zi duyular verileri kullanmaks─▒z─▒n salt k├╝lli-akli ├Ânc├╝llere dayanarak ilk ilkenin (Tanr─▒) varl─▒─č─▒n─▒ kan─▒tlayabilece─čini s├Âylemektedir. Dahas─▒ El-M├╝b├óhas├ót adl─▒ eserinde Tanr─▒ÔÇÖn─▒n varl─▒─č─▒yla ilgili ├Âzellikle fizikte kullan─▒lan di─čer (k├╝lli akli olmayan) delilleri ┼čiddetle ele┼čtirmekte ve bu noktada hem Aristotelesin hem de yorumcular─▒n yakla┼č─▒mlar─▒n─▒ hatal─▒ bulmaktad─▒r. Ona g├Âre hareketten kalkarak Tanr─▒ÔÇÖn─▒n varl─▒─č─▒na ula┼čmak yak─▒┼č─▒ks─▒zd─▒r. Zira bu yolla ancak bir hareket ettiricinin varl─▒─č─▒ ortaya konulmakta, var olanlar─▒n varl─▒klar─▒n─▒ kendisinden ald─▒klar─▒ bir ilkeye ula┼č─▒lmamaktad─▒r. Ona g├Âre hareketten yola ├ž─▒karak her varl─▒─č─▒n bizzat ilkesi olan BirÔÇÖin ve HakkÔÇÖ─▒n temellendirilmesi s├Âz konusu olamaz; ani ilk ilke hareketin ilkesine indirgenilmemelidir. ─░bn-i S├«n├ó’ya g├Âre ├Âzellikle Allah’─▒n varl─▒─č─▒, birli─či, s─▒fatlar─▒n a┼čk─▒nl─▒─č─▒ gibi konulara ili┼čkin metafizik sonu├žlar i├žeren tart─▒┼čmalarda fizikten al─▒nan ├Ânc├╝lleri ortadan kald─▒rmak ister. O, Allah d─▒┼č─▒nda bu sonu├žlara varmak i├žin yarat─▒l─▒┼č─▒n gerek├že olabilece─čini kesinlikle kabul etmektedir. Onun ├Ânerdi─či ┼čey b├╝t├╝n bir metafizi─čin merkezine yerle┼čtirdi─či m├╝mk├╝n varl─▒k ve zorunlu varl─▒k kavram─▒na dayal─▒ olarak ortaya koydu─ču kan─▒tlama bi├žimidir. ─░bn-i S├«n├ó’ya g├Âre varl─▒k ya bir sebebi olmayan zorunlu varl─▒kt─▒r ya da bir sebebi olan m├╝mk├╝n varl─▒kt─▒r. Bu do─črultuda ─░bn-i S├«n├ó’n─▒n bu fikri m├╝mk├╝n├╝ sebebi olan varl─▒k; zorunluyu da sebepsiz varl─▒k ┼čeklinde tan─▒mlamaktad─▒r. Tanr─▒ d─▒┼č─▒ndaki varl─▒klar─▒n yani ├ólemin zorunlu de─čil m├╝mk├╝n oldu─ču ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r (18).

M├╝zik

─░bn-i Sina ─░sfahanda iken, t─▒p ve mant─▒k eserlerinin yan─▒ s─▒ra matematik kitaplar─▒n─▒ da tamamlam─▒┼čt─▒r. Bunlar geometri, aritmetik, astronomi ve m├╝ziktir. M├╝zik ├žal─▒┼čmas─▒ harmonik (ahenk-uyum) ve orant─▒lara vurgu yap─▒larak matematik ├žal─▒┼čmas─▒na d├óhil edilmi┼čtir (27). Pozitif bilimler diye terc├╝me edilebilecek bu bilimlere Farabi bilimlerin say─▒m─▒nda TaÔÇÖlimiyyat ad─▒n─▒ vermektedir. ─░bn-i S├«n├ó ise bu ilimlere Riyaziyyat ad─▒n─▒ uygun g├Âr├╝r. ─░bn-i S├«n├ó bu konularda ba┼čl─▒ ba┼č─▒na eser yazmak yerine bunlar─▒ ├Âzetleyerek e┼č ┼čifaya eklemeyi uygun bulmu┼čtur. ┼×ifa eserinin 3. b├Âl├╝m├╝ne Matematik ilimlerinin ├╝├ž├╝nc├╝ dal─▒ diyerek musikiye ay─▒rm─▒┼č ve ÔÇťCevamiu ─░lmiÔÇÖl MusikiÔÇŁ ad─▒n─▒ vermi┼čtir (23). ─░bn-i Sina (Avicenna), 17 ya┼č─▒nda devrinin b├╝t├╝n ilimlerini ├Â─črendikten sonra, ÔÇť─░┼čte adam, di─čer ilimler nerede?ÔÇŁ demi┼čtir. M├╝zik ilmiyle u─čra┼čmaya ve m├╝zikle tan─▒┼čmaya ba┼člay─▒nca m├╝zik ilminin b├╝y├╝kl├╝─č├╝n├╝ anlay─▒p, “─░┼čte ilim, adam nerede?” s├Âz├╝n├╝ ifade etmi┼čtir. M├╝zi─či psikolog olarak kullanan bilim adam─▒na g├Âre ÔÇť┼čark─▒ s├Âylemek sa─čl─▒─č─▒ korumak i├žin en iyi egzersizdirÔÇŁ (28)

─░bn-i S├«n├ó m├╝zik kuram─▒nda Farabi’nin ├žizgisini devam ettirmekle beraber bu arada Grek m├╝zik kuramlar─▒n─▒n basit bir takip├žisi olmam─▒┼čt─▒r. Eserlerini di─čer ├žal─▒┼čmalar─▒ gibi ├Âzg├╝n bir ┼čekilde yeniden temellendirmi┼čtir. Ayn─▒ zamanda m├╝zi─či el-Kanun fi el-T─▒bb eserinde hipokondriyak melankoli i├žin terapi olarak kullan─▒ld─▒─č─▒ tedaviyi a├ž─▒klam─▒┼čt─▒r. Bunlar i├žinde (el-marakiye) ve a┼čk ac─▒s─▒ (el-ishq) bulunmaktad─▒r. T─▒bbi bir tedavi olarak m├╝zik terapisinin kendine has ba┼čka i┼člevleri vard─▒r. ─░bn-i SinaÔÇÖya g├Âre bu i┼člevler aras─▒nda (1) a─čr─▒y─▒ dindirmek, hafifletmek veya azaltmak; (2) hastal─▒klara kar┼č─▒ v├╝cut ba─č─▒┼č─▒kl─▒─č─▒n─▒ (antikorlar─▒) g├╝├žlendirmek; (3) iyile┼čmeye yard─▒mc─▒ olmak ve (4) iyile┼čme s├╝recini kolayla┼čt─▒rmak i├žin dikkati a─čr─▒dan uzakla┼čt─▒rmak ve sakinle┼čmektir. A├ž─▒k├žas─▒ ama├ž tamamen iyile┼čmek de─čil, daha ├žok sakinle┼čmek ve a─čr─▒y─▒ hafifletmektir. Bu temelde m├╝zik terapisi tamamlay─▒c─▒ tedavi rol├╝n├╝ oynar. M├╝zik terapisinin bir di─čer i┼člevi de stresi azaltmak, semptomlar─▒ hafifletmektir (29). Bilindi─či ├╝zere bir├žok felsef├«, sanat ve bilim konular─▒nda yetkin ─░bn-i Sina devrinin ├╝nl├╝ bilim insan─▒ ve felsefecileri ile tart─▒┼čm─▒┼č ve mektupla┼čm─▒┼čt─▒r. Bunlardan biri de BiruniÔÇÖdir. Biruni ve ─░bn-i S├«n├ó aras─▒ndaki yaz─▒┼čmalar bug├╝ne kadar ula┼čm─▒┼čt─▒r. Bu iki b├╝y├╝k bilgin bir├žok sorunlar ├╝zerinde d├╝┼č├╝nce al─▒┼čveri┼či yapm─▒┼člard─▒r (19).

  • Tart─▒┼čma

─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n zaman─▒n─▒ hatta zamanlar─▒ a┼čan eseri El-K├ón├╗n FiÔÇÖt-T─▒bb i├žindeki bilgilerin ├Ânemli bir k─▒sm─▒ bug├╝n eskimesine ra─čmen hekimlik metadolojisi a├ž─▒s─▒ndan h├ól├ó ge├žerlili─čini korumaktad─▒r. Bunlardan biri tamamen ├ža─čda┼č t─▒pda kullan─▒lan sebepler

(etyoloji), belirtiler (semptomlar) ve ay─▒r─▒c─▒ tan─▒ya dayanarak tedavi ├Ânermesidir. Bu ya dahili (ila├ž) veya cerrahi tedavi yap─▒lmas─▒ gereklili─čidir. ─░bn-i S├«n├ó ├žok y├Ânl├╝ multidisipliner ├žal─▒┼čan bir bilim insan─▒ oldu─ču i├žin di─čer bilimsel ├žal─▒┼čmalar─▒n sebep sonu├ž ili┼čkilerini t─▒p alan─▒na da uygulam─▒┼čt─▒r. Nas─▒l ki di─čer bilimlerde de bir k─▒sm─▒ teorik bir k─▒sm─▒ pratik olarak kabul ediliyorsa t─▒bb─▒n da bilgi k─▒sm─▒n─▒n teorik; uygulaman─▒n pratik oldu─čunu ifade etmi┼čtir.

Sait Naderi ve arkÔÇÖn─▒n (30) ├žal─▒┼čmas─▒nda ─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n Kanun kitab─▒n─▒n birinci cildinde Omurga Mekani─či ├╝zerine yazd─▒─č─▒ g├Âzlemlerini de─čerlendirmi┼člerdir: ─░bn-i Sina, eserinde omurlar─▒n ve omurga b├Âlgesinin anatomik ├Âzelliklerine ili┼čkin a├ž─▒klamalar bulmaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. Herhangi bir omurun ┼čeklinin ve boyutunun vurgulanmas─▒ b├Âlgesel fonksiyonuna g├Âre belirlenir. Bu nedenle bug├╝nk├╝ s─▒n─▒fland─▒rmaya benzer ┼čekilde omurgay─▒ b├Âl├╝mlere ay─▒rm─▒┼čt─▒r. Bunlar servikal, torasik, lomber, sakral ve koksigealÔÇÖdir. Daha sonra omur elemanlar─▒n─▒n her b├Âlgedeki anatomik ├Âzelliklerini anlatm─▒┼čt─▒r. Anatomik de─čerlendirmelerinde, ├Âzellikle de C2, T12 anatomisi ve sakral omurlar─▒n say─▒s─▒yla ilgili baz─▒ hatalar─▒ ortaya koyuyor olsa da ─░bn-i Sina omurlar─▒n ve omurgan─▒n neredeyse do─čru ┼čekilde ayarlanmas─▒n─▒n biyomekanik ├Âzellikleri tan─▒mlam─▒┼čt─▒r. Hareket b├Âl├╝mlerinin fleksiyon, ekstansiyon ve lateral b├╝k├╝lme y├Ânlerinin yan─▒ s─▒ra torako-lomber omurgan─▒n birle┼čme fenomenini belirtmi┼čtir. ─░bn-i Sina’n─▒n en ilgin├ž g├Âr├╝┼čleri cranio-vertebral bile┼čkenin biyomekani─či ├╝zerinedir ─░bn-i Sina’n─▒n kanununun baz─▒ b├Âl├╝mleri ile bug├╝nk├╝ biyomekanik bilgilerimiz aras─▒ndaki benzerlikler ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒ gelmektedirÔÇŁ(30). Sait Naderi ve arkada┼člar─▒n─▒n da tespit etti─či gibi ─░bn-i S├«n├óya g├Âre gerek birinci (atlas) ve gerekse ikinci (axis) boyun omuru di─čer omurlarda g├Âr├╝lmeyen baz─▒ ├Âzelliklere sahiptir. Ba┼č─▒n sa─ča ve sola hareketi ba┼čla ilk omur aras─▒ndaki eklemle yap─▒l─▒r, h├ólbuki ba┼č─▒n ├Âne ve arkaya hareketleri, ba┼č ve ikinci omur aras─▒ndaki eklemle yap─▒l─▒r (31). Sadece omurgan─▒n biomekani─či ├╝zerinde g├Âr├╝lebilece─či gibi ─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n o d├Ânem ─░slam d├╝nyas─▒nda disseksiyonu (te┼črih) yasak oldu─ču i├žin yapmad─▒─č─▒ gibi bir fikre zaman zaman iddia edildi─či ┼čekliyle kap─▒lmamal─▒d─▒r. ─░bn-i S├«n├ó’n─▒n insan kadavra diseksiyonlar─▒n─▒ kendisinin a├ž─▒k├ža veya gizli mi yapt─▒─č─▒ konusunda bir fikir birli─či olmamas─▒na ra─čmen insan v├╝cuduyla ilgili bulgular─▒ kendi d├Ânemi i├žin hatta kendinden sonraki d├Ânemler i├žin b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de do─čru ve yenidir (32) ├ťstelik ─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n iyi bir uygulay─▒c─▒ oldu─ču unutulmamal─▒d─▒r. KurÔÇÖan ve ─░slam dininÔÇÖin di─čer kaynaklar─▒n─▒ ├žok iyi bilen ─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n ─░slam dininde disseksiyon i├žin her hangi bir yasak olmad─▒─č─▒n─▒ da bildi─či tahmin edilmelidir. Esin Kahya ÔÇť─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n KanunÔÇÖunun anatomi k─▒sm─▒na ┼čerh olarak yazd─▒─č─▒ ┼×erh-i Te┼črih├╝’l – Kanun l’─░bn-i SinaÔÇÖs─▒n─▒n be┼č ayr─▒ yerinde a├ž─▒k├ža insan kalbinin sa─č ve sol kar─▒nc─▒klar─▒ aras─▒nda bulunan septumda g├Âr├╝len veya g├Âr├╝lmeyen hi├ž bir delik olmad─▒─č─▒n─▒ ifade etmi┼čtir. Bu iki k─▒s─▒m aras─▒nda bulunan septum ├Âzellikle kan─▒n ge├žmesine engel olacak ┼čekilde kal─▒nd─▒r. Bu fikir onun disseksiyon yapm─▒┼č oldu─ču intiba─▒n─▒ uyand─▒rmaktad─▒r. O, e─čer disseksiyon yapm─▒┼čsa, kalbin sa─č ve sol kar─▒nc─▒klar─▒ aras─▒ndaki septumun kal─▒n oldu─čunu ve ge├žit vermedi─čini nas─▒l bu kadar kesin bir ┼čekilde s├Âyleyebilmi┼čtir?ÔÇŁ demektedir.(33)

Bu sebeple ├žal─▒┼čmalar─▒nda onun diseksiyon y├Ântemini benimsedi─čini g├Âstermektedir. ├ľrne─čin ancak bir diseksiyonda g├Âr├╝lebilecek g├Âz├╝n d─▒┼č kaslar─▒ veya ├ži─čneme kaslar─▒ hakk─▒ndaki bilgileri bunu belgelemektedir. Nedim ├ťnal ve arkÔÇÖn─▒n (34) ├žal─▒┼čmas─▒nda ─░bn-i Sina te┼črih (diseksiyon) metodunu benimsemi┼č incelemelerini ona g├Âre yapm─▒┼čt─▒r. Kendi ├Ânc├╝llerinin (seleflerinin) morfoloji g├Âzlemlerini detayland─▒rm─▒┼č ve daha da geli┼čtirmi┼čtir. Onun diseksiyonla g├Âr├╝lebilecek g├Âz’├╝n d─▒┼č kaslar─▒ hakk─▒nda ┼čunlar─▒ yazmaktad─▒r: ÔÇťG├Âz k├╝resinin alt─▒ kas─▒ vard─▒r. Bunlardan d├Ârd├╝, ├╝st, alt, orta ve lateral kaslar, g├Âz├╝ yukar─▒ kald─▒rmak, a┼ča─č─▒ d├Ând├╝rmek, d─▒┼ča ve i├že ├ževirmek i├žin g├Âz k├╝resine birle┼čmi┼člerdir. Geriye kalan ikisi (├╝st ve alttaki oblik kaslar) oblik olarak g├Âz k├╝resine birle┼čmi┼člerdir ve g├Âzleri d├Ând├╝r├╝rlerÔÇŁ(34).

─░bn-i S├«n├ó g├Âz├╝n sadece anatomisi ile ilgilenmemi┼č kendi zaman─▒na kadar devam eden opti─čin ├Ânemli problemlerini ├ž├Âzmeye ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. ─░bn-i S├«n├ó’ya g├Âre g├Ârme d─▒┼čtan gelen etki ile g├Âzde bir aynadakine benzer bir g├Âr├╝nt├╝n├╝n olu┼čmas─▒ yoluyla olmaktad─▒r. Buna ilave olarak ─░bn-i S├«n├ó bu g├Âr├╝┼č├╝n├╝ ├Âzel matematiksel bir yakla┼č─▒mla g├Ârme konisi hususunda de─činmi┼čtir. Buna g├Âre yak─▒ndaki nesnelerin daha b├╝y├╝k uzaktaki nesnelerin daha k├╝├ž├╝k olmas─▒n─▒ geometrik nitelikli a├ž─▒klamalar─▒yla belirtmi┼čtir (35).

─░slam d├╝nyas─▒nda bilimsel bilgiye cephe al─▒nd─▒k├ža zaman i├žerisinde ─░slam uygarl─▒─č─▒n─▒n ayd─▒nlanma ├ža─č─▒ndan karanl─▒klar d├Ânemine ge├žilmi┼č Osmanl─▒ Devletinde bile 1841 y─▒l─▒nda

resmen disseksiyon izni al─▒nana kadar disseksiyon gizli yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Padi┼čah II. MahmudÔÇÖun ba┼člatt─▒─č─▒ modernle┼čmeyi o─člu Abd├╝lmecid (1823-1861) devam ettirmi┼č, (1785-1839) devlet adamlar─▒n─▒n yenile┼čme ak─▒mlar─▒n─▒ destekledi─či bu d├Ânemde Avrupal─▒ Dr. Charles Ambroise Bernard (1808-1844), Dr. Sigmunt Spitzer (1813-1895), Anatomist Joseph HrytlÔÇÖin (1811-1894) Mekteb-i T─▒bbiye-i ┼×ahane ├Â─črencilerine teorik t─▒pla beraber uygulamal─▒ disseksiyon e─čitimi de vermi┼člerdir (33). Ayn─▒ ┼čekilde as─▒rlar ├Âncesinde ─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n da ├žal─▒┼čmalar─▒nda onun anatomi ve fizyoloji ba┼čta olmak ├╝zere t─▒bb─▒n teorik ve pratik her alan─▒na h├ókim oldu─ču g├Âr├╝lmektedir.

Gregory Peter LicholaiÔÇÖnin ├žal─▒┼čmas─▒nda (36) da ifade etti─či El Kanun FitÔÇÖt- T─▒bbÔÇÖ─▒n 5. b├Âl├╝m├╝n├╝n ├╝├ž├╝nc├╝ k─▒sm─▒, Organlar ve kranial sinirlerle ilgili bir b├Âl├╝m i├žerir. Bu b├Âl├╝mden ├Ânce, sinirlerin birincil rol├╝n├╝ anlatt─▒─č─▒ ÔÇťsinirlerle ilgili ├Âzel konu┼čmaÔÇŁ gelir: Sinirlerin g├Ârevi, beyin ile v├╝cudun duyusal ve motor organlar─▒ aras─▒nda bir ba─člant─▒d─▒r. ─░bn-i Sina’ya g├Âre omurilik sinirleri de d├óhil olmak ├╝zere t├╝m sinirler beyinden kaynaklan─▒r, ├ž├╝nk├╝ omurili─čin kendisi beynin bir uzant─▒s─▒d─▒r. ─░bn-i Sina daha sonra kafatas─▒ sinirlerine foraminalar─▒nda (deliklerde) sa─članan ├Âzel ÔÇťkorumay─▒ÔÇŁ anlat─▒r ve bu sinirlerin kemi─čin ├ževresinden ziyade en do─črudan yolda ilerledi─čini do─črular, ÔÇť├ž├╝nk├╝ en do─črudan yol ayn─▒ zamanda en k─▒sa yoldur.ÔÇŁ ─░bn-i Sina, sinirlerin tan─▒m─▒na, do─črudan ve dolayl─▒ olarak ikiye ay─▒rd─▒─č─▒ k─▒sa bir i┼člev a├ž─▒klamas─▒yla ba┼člar. Do─črudan i┼člevler motor aktiviteyi ve duyu alg─▒s─▒n─▒ i├žerir. Dolayl─▒ i┼člevler kaslara ve t├╝m v├╝cuda ÔÇťg├╝├ž vermektirÔÇŁ. Kranial sinirler do─črudan beyinden kaynaklan─▒r ve ba┼ča ve i├ž organlara ÔÇťduyu ve hareket sa─člarÔÇŁ. Vagus sinirinin seyrinden bahsedilir. N. vagusÔÇÖun mediastinal ve peritoneal, uzun seyri boyunca organlar─▒ innerve etti─či anlat─▒l─▒r. A. carotis communisÔÇÖde dahil olmak ├╝zere k─▒l─▒flar─▒n─▒n oldu─ču belirtilir. Burada damar sinir paketini g├Âzlemlenledi─či dikkat ├žekicidir. On iki kranial sinirin yedisinden bahseden ─░bn-i Sina N. Opticus i├žin i┼člevinin ┼ču oldu─čunu belirtir: Optik sinirler, koku alma so─čanlar─▒n─▒n yak─▒n─▒nda ve ├Ân beyin ventrik├╝llerinin derinli─činde ortaya ├ž─▒kan ilk kranyal sinir ├žifti olarak sunulur. Optik sinirler, ÔÇťha├ž benzeriÔÇŁ (├žapraz) bir chiasma noktas─▒nda kesi┼čen ÔÇťk─▒saÔÇŁ sinir olarak tan─▒mlan─▒r. Her sinir hem ├žapraz hem de ├žaprazlanmam─▒┼č liflerden olu┼čur. Bunun ├╝├ž avantaj─▒ vard─▒r. Birincisi tek tarafl─▒ yaralanma durumunda ÔÇťhayati kuvvetÔÇŁ kar┼č─▒ g├Âze y├Ânlendirilebilmektedir. ─░bn-i Sina, g├Âzbebe─či tepkisinin her iki g├Âz├╝ ayn─▒ anda etkiledi─čini belirterek bu fikri desteklemektedir. ─░kinci avantaj, iki g├Ârsel g├Âr├╝nt├╝n├╝n kesi┼čme noktas─▒nda ├╝st ├╝ste binerek tek bir nesne olarak alg─▒lanmas─▒d─▒r. ├çift g├Ârme, ┼ča┼č─▒l─▒k durumunda oldu─ču gibi ya┼čam g├╝c├╝n├╝n g├Âzlere e┼čit miktarda ula┼čmamas─▒ndan kaynaklan─▒r. ├ť├ž├╝nc├╝s├╝, sinirlerin birbirini “destekledi─či” s├Âylenir. Tan─▒mlanan ikinci sinir, g├Âz├╝ hareket ettirdi─či s├Âylenen N. OculomotoriusÔÇÖdur. Burada yine dikkatli bir tan─▒mlama yapan ─░bn-i Sina di─čer kafa ├žiftlerini de anlatmaktad─▒r (36).

Arman Zargaran ve arkÔÇÖn─▒n(37) ifade etti─či gibi; ─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n Willis poligonunu Thomas Willis’den (Cerebri Anatome) (1664) as─▒rlarca ├Ânce tan─▒mlamas─▒ da dikkatlerden ka├žan bir di─čer hususdur. ─░bn-i Sina Kanul el fil T─▒bb─▒n ├╝├ž├╝nc├╝ cildinde bu ├žember hakk─▒nda bilgi vermektedir. Adeta Avrupa ile Orta ├ça─č’─▒n ─░slam d├╝nyas─▒ bilgileri aras─▒nda bir bo┼čluk var gibi g├Âz├╝kmektedir. Bat─▒l─▒ bilim adamlar─▒ orta├ža─č ─░slam d├╝nyas─▒ bilgisini ret edip yeniyi kendileri R├ÂnesansÔÇÖla in┼ča etmi┼č g├Âz├╝kmektedir. Bat─▒da t─▒bb─▒n paradigmas─▒ ve bilimin liderli─či haline geldi─či anla┼č─▒lan bu tutum orta├ža─č bulgular─▒n─▒n ├žo─čunun bu d├Ânemde unutuldu─ču her ┼čeyi DS 16-17. y├╝zy─▒ldan sonra bat─▒l─▒ bilim adamlar─▒ taraf─▒ndan ke┼čfedildi─či gibi g├Âsterilmektedir.

─░brahim Hakk─▒ Ayd─▒n (38) ara┼čt─▒rmas─▒nda ┼čunlar─▒ belirtmektedir: ÔÇť─░bn-i S├«n├ó’n─▒n baz─▒ ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒n g├╝n├╝m├╝zde ge├žerlili─čini korudu─čunu t─▒p ve eczac─▒l─▒─ča pek ├žok katk─▒s─▒ oldu─čunu yazmaktad─▒r. ─░bn-i S├«n├ó T─▒p ve Eczac─▒l─▒k alanlar─▒ndaki bulu┼člar─▒ndan baz─▒lar─▒ olan y├╝z fel├žleri, beyin inmeleri (strok) hiperemi krizinin ay─▒rt edilmesi, epilepsi’ye getirdi─či yenilikler ├Ânemlidir. Ayr─▒ca onun isim verdi─či vermis ve n├╝kleus tabirlerini n├Âro-anatomiye hediye etmi┼čtir. Bug├╝n s─▒k kullan─▒lan n├╝kleus caudatus terimi bu terimlerden hareketle isimlendirilmi┼čtir. G├╝n├╝m├╝zdeki ├Ânemli bir hastal─▒k grubuna ula┼čt─▒ran menenjitler beynin bizzat kendisinden kaynaklanan t├╝m├Ârlerden ve iltihaplanmas─▒ndan ortaya ├ž─▒kan menenjitler ile v├╝cudun bir ba┼čka yerinde olu┼čan mikrobik hadisenin beyine yay─▒lmas─▒ sonucu meydana gelen menenjitleri tarif etmi┼č ve birbirinden farkl─▒ iki antite-patoloji olduklar─▒n─▒ 1000 y─▒l ├Ânce ke┼čfederek tan─▒mlam─▒┼čt─▒r. G├Âz sinirleri, g├Âz bebe─či ve merkezi ile ├ževresel y├╝z fel├žleri hakk─▒nda da bir├žok bilgi vermektedirÔÇŁ.

G├╝rsel Ortu─č (39)─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n kan al─▒nacak damarlar ├žal─▒┼čmas─▒ hakk─▒nda ┼ču bilgileri vermektedir: ÔÇťKan al─▒nacak damarlar─▒n izah─▒ ile birlikte kan al─▒n─▒┼č ┼čekilleri, bu i┼člem s─▒ras─▒nda dikkat edilecek hususlar, kullan─▒lacak ila├žlar, sterilizasyon, pansuman ve di─čer bir tak─▒m bilgileri kapsamaktad─▒r. Bu risalede k─▒rk─▒ a┼čk─▒n damardan bahsedilmektedir. Bunlar─▒n b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒ toplardamar (ven) birka├ž tanesi atardamar (arter)dir ÔÇŁ.

Anatominin yan─▒ s─▒ra o hastal─▒klar─▒n sebeplerini, belirtilerini, tedavilerini, korunma yollar─▒n─▒, mevsim, ya┼č ve insanlar─▒n yatk─▒nl─▒klar─▒n─▒; bug├╝n ve gelecekte muhafaza edecek ┼čekilde tarif etmi┼čtir. Hastal─▒klar─▒ salg─▒n kal─▒tsal ve psikolojik olarak da s─▒n─▒fland─▒rm─▒┼čt─▒r ─░bn-i S├«n├ó dikkatli g├Âzlemleyen sonucunda d├Âk├╝nt├╝l├╝ hastal─▒klar─▒ yiyeceklerden ileri gelen alerjik d├Âk├╝nt├╝lerini ├ž─▒banlar─▒ ba─č─▒┼č─▒kl─▒k sistemini ve parazitlerin etkilerini tespit etmesiyle de parazitolojinin kurucusu kabul etmek edilmektedir. hastal─▒klar─▒n hava su iklim ve yiyecekler gibi ├ževre fakt├Ârleri aras─▒ndaki ba─č─▒ da kurabilmi┼č olmas─▒ enfeksiyon hastal─▒klar─▒na b├╝y├╝k ├Ânem verdi─čini g├Âstermektedir. Yine onun Hipokrat ve Galen geleneklerinin sentezini yapmas─▒ yan─▒ s─▒ra ├že┼čitli hastal─▒klarda tedavi i├žin otlar─▒ kullanmas─▒ Grek kaynaklar─▒nda bulunmayan pek ├žok ┼čeyi de kapsamaktad─▒r. Bu a├ž─▒dan bak─▒ld─▒─č─▒nda bitkilerin faydalar─▒ alkol de─čerinde antiseptik ke┼čfi beyin t├╝m├Ârleri ve mide ├╝lseri de ─░bn-i S├«n├ó’n─▒n kendi deneyim ve ak─▒l y├╝r├╝tmesi sonucunda pek ├žok soruna ├žare bulmu┼čtur (9).

─░bn-i S├«n├ó di─čer tabii bilimler ├žal─▒┼čmas─▒nda yahut sanatsal faaliyetlerinde daima t─▒bbi bilgilerini g├Âz ├Ân├╝nde bulundurmu┼č ├Âzellikle anatomi ve fizyoloji birikimini bu alanlarda g├Âstermi┼čtir. ├ľrne─čin matematik ├žal─▒┼čmalar─▒nda H├╝seyin topdemir’in (9) de ifade etti─či gibi Newton ve LeibnizÔÇÖden ├Ânce matematikÔÇÖte sonsuz k├╝├ž├╝kten yani s─▒f─▒rdan b├╝y├╝k birden k├╝├ž├╝k say─▒dan bahsetmi┼čtir. Di─čer taraftan matematik, mant─▒k, m├╝zik, ak─▒l ve zihin ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ beyin anatomisi ve fizyolojisi bilgisi ile desteklemi┼čtir Bug├╝n bile ara┼čt─▒rmac─▒lara ufuk a├ž─▒c─▒ bilgiler payla┼čm─▒┼čt─▒r.

Mohammad Jamali ve arkÔÇÖn─▒n (40) ├žal─▒┼čmalar─▒na g├Âre; ─░bn-i S├«n├ón─▒n g├╝n├╝m├╝zde n├Ârobilimci olarak tan─▒mlayabilmek m├╝mk├╝nd├╝r. ─░bn-i Sina derin bir filozof, fizik ve biyoloji (t─▒p) alan─▒nda ├Ânc├╝d├╝r.. “Kanon” adl─▒ ├╝nl├╝ t─▒p kitab─▒n─▒n yan─▒ s─▒ra, felsefi kitaplar─▒n─▒n (├Âzellikle “e┼č-┼×ifa” ve “el-─░┼čaret”) ├Ânemli bir k─▒sm─▒ do─ča kanunlar─▒ ve fizikle ilgilidir. Ayr─▒ca onun ├žer├ževesinde ak─▒l, ruh, teoloji ve metafizikle ilgili konular olmas─▒na ra─čmen, akl─▒n bedeni kontrol etti─či ve etkiledi─či ak─▒l ve beden (Madde) ili┼čkisi nedeniyle kitaplar─▒n─▒n do─ča bilimleri b├Âl├╝m├╝nde bu konu ele al─▒nm─▒┼čt─▒r. Pek ├žok kitab─▒nda, ├Âzellikle el-─░┼čaret’in fizik k─▒sm─▒nda, ┼×ifa psikolojisi olarak adland─▒r─▒lan el-┼×ifa’n─▒n fizik b├Âl├╝m├╝nde tan─▒t─▒lan zihin-beyin etkile┼čimi bilinmektedir. ─░bn-i Sina, ┼×ifa’n─▒n Psikoloji b├Âl├╝m├╝nde, akl─▒n ve tan─▒m─▒n─▒n ├Ân tan─▒m─▒n─▒ yapt─▒ktan sonra, beynin farkl─▒ b├Âlgelerini ve sinir sistemini anlat─▒r. Daha sonra beynin fonksiyonlar─▒n─▒ ve anatomisini a├ž─▒klad─▒ktan sonra, hayal g├╝c├╝ ve yan─▒lsama g├╝c├╝, haf─▒za g├╝c├╝ ve konumu, g├Ârsel ve i┼čitsel sistem g├╝c├╝ gibi bir├žok ruh kuvvetini beyin fonksiyonuna tahsis eder. Felsefi olarak zihnin baz─▒ ├Âzellik ve i┼člevlerinin madde ve beyin alanlar─▒ arac─▒l─▒─č─▒yla a├ž─▒klanamayaca─č─▒n─▒ savunur. Asl─▒nda zihnin i┼člevinde, maddi ├Âzelliklerle ba─čda┼čmayan baz─▒ ├Âzellikler vard─▒r. Bu sorunlar─▒n akl─▒n (ruhun) bedensizli─činden kaynakland─▒─č─▒ kabul edilir. ├ťnl├╝ y├╝zen adam arg├╝man─▒ farkl─▒ kaynaklarda a├ž─▒klanmaktad─▒r ─░bn S├«n├ó’n─▒n (─░┼čaret’in Fizik b├Âl├╝m├╝nde, y├╝zen adam delilinin devam─▒nda) akl─▒n cisimsizli─či ve maddeye indirgenemezli─či hakk─▒nda ileri s├╝rd├╝─č├╝ fikir son derece ilgin├žtir. Maddi olmayan bir nesne olarak zihin ile maddi bir nesne olarak beyin aras─▒ndaki etkile┼čim sorununu ├ž├Âzmek i├žin etkile┼čim mekanizmas─▒ i├žin bir model ├Ânermi┼čtir. S├╝bjektif bir olgunun beyin dinamiklerini nas─▒l etkileyebilece─čini, bunun tersi olarak da beyin fonksiyonunun zihni ve ├Âznel deneyimleri nas─▒l etkileyebilece─čini a├ž─▒klam─▒┼čt─▒r. Zihin-beyin etkile┼čimine ili┼čkin ba┼čka modellerin varl─▒─č─▒na ra─čmen, ├Ânce zihnin beyni nas─▒l etkiledi─činin mekanizmas─▒n─▒ tart─▒┼čmakta, ard─▒ndan bu mekanizma alt─▒nda beyin fonksiyonunun zihni nas─▒l etkileyebilece─čini g├Âstermektedir. Zihin-beyin etkile┼čiminin her iki y├Ân├╝n├╝ de ├ž├Âzmenin ├žok zor oldu─ču g├Âr├╝lmektedir. ├ľrne─čin bilincin modern kuantum modellerinde bu y├Ânlerden yaln─▒zca biri a├ž─▒klanmaktad─▒r.

Farkl─▒ ki┼čilerin ve farkl─▒ beyinlerin farkl─▒ ki┼čilik ve benliklere sahip olmas─▒ nedeniyle, ortaya ├ž─▒kan bu yeni d├╝zeyin olu┼čmas─▒nda beynin etkili olmas─▒ gerekti─či ve ├Âz fark─▒ndal─▒─č─▒n n├Âron t├╝rlerine ba─čl─▒ olmas─▒ ger├že─če daha yak─▒nd─▒r. H├╝crelerin ya da sinirsel aktivite d├╝zeninin ve bunlar─▒n ba─člant─▒lar─▒n─▒n anl─▒k de─či┼čmesi, akl─▒n beyin

maddesinden ba─č─▒ms─▒z oldu─ču ger├že─čine daha yak─▒nd─▒r. Asl─▒nda bu ortaya ├ž─▒kan seviye beyindeki madde seviyesinden kaynaklanabilir ama nedensel ba─č─▒ms─▒zl─▒─ča sahiptir. Bu nedenle beyin, yaln─▒zca zihnin yarat─▒lmas─▒nda veya zihin ile beyin aras─▒nda bir ili┼čkinin yarat─▒lmas─▒nda haz─▒rlay─▒c─▒ bir nedensellik d├╝zeyi olarak de─čerlendirilebilir. Ayr─▒ca, beyin maddesinin de─či┼čimi ve evrimi ile, ├Ânceki sinirsel kal─▒plar─▒n kaybedilmesi ve yeni kal─▒plar─▒n yarat─▒lmas─▒yla var oldu─ču i├žin, bu ortaya ├ž─▒kan seviyenin beynin hasar g├Ârmesinden sonra da hayatta kalmas─▒ mant─▒kl─▒ ve muhtemeldir. ─░nsan zihni, maddi veya fiziksel madde d├╝zeyinde a├ž─▒klanamayacak benzersiz ├Âzelliklere sahiptir. Ana ├Âzellikleri birlik ve b├╝t├╝nl├╝k, yerellik, zamans─▒zl─▒k, altta yatan seviyeleri etkileme ve n├Âronal veya mikroskobik seviyelere indirgenemezliktir. Bu ├Âzellikler modern fizikte mevcut olmas─▒na ra─čmen materyalist (pozitivizm) bir tav─▒rla a├ž─▒klanmamakta ve klasik fizikle tutarl─▒l─▒k g├Âstermemektedir. ├ľzetle, beyin maddesi yeterli karma┼č─▒kl─▒─ča ve yeterli yetene─če sahip oldu─čunda, ilgili zihin, formunu de─či┼čtirerek onu etkileyebilir. El-┼×ifa’da pek ├žok ilgin├ž ├Ârnek vard─▒r; Bir hekim, baz─▒ t─▒bbi aletleri ve sa─čl─▒kl─▒ bir insan─▒n hayal g├╝c├╝n├╝ kullanarak bir hastay─▒ iyile┼čtirebilmektedir. Sa─čl─▒kl─▒ bir insan─▒n hayal g├╝c├╝yle bir hasta bile kendini iyile┼čtirebilmektedir (40). Ba┼čta fizik tedavi ve n├Ârolojik vd. hastal─▒klarda sanal evren yahut art─▒r─▒lm─▒┼č ger├žeklik diyebilece─čimiz MetaverseÔÇÖnin uygulamaya girmesi ─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n beyin ve zihin etkile┼čimlerinin bug├╝nlere kadar uzanabildi─čini g├Âstermektedir.

─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n m├╝zik terapisi ├žal─▒┼čmalar─▒ ise ayr─▒ bir ├Âneme sahiptir. M├╝zi─čin terapi olarak kullan─▒lmas─▒ d├╝nyan─▒n ├že┼čitli medeniyetlerinde as─▒rlard─▒r tart─▒┼č─▒lm─▒┼č ve uygulanm─▒┼čt─▒r. M├╝zik terapisinin Erken-T├╝rk uygarl─▒klar─▒, S├╝mer, Etr├╝sk, M─▒s─▒r, ├çin, Yunanistan ve Roma gibi di─čer uygarl─▒klarda uyguland─▒─č─▒ bilinmektedir. Roziah Sidik ve arkÔÇÖn─▒n (29) ├žal─▒┼čmas─▒nda Hz. DavutÔÇÖun, sa─čl─▒─č─▒na kavu┼čuncaya kadar Kral SaulÔÇÖa m├╝zik terapisi uygular. M├╝zik terapiyi tedavide kullanan ilk eski M─▒s─▒rl─▒ hekim, M.├ľ. 3500 y─▒llar─▒nda, Eski M─▒s─▒r’─▒n ├ť├ž├╝nc├╝ Hanedanl─▒─č─▒ d├Âneminde ya┼čam─▒┼č, yetkin bir hekim olan ─░mhotepÔÇÖtir. ─░mhotep m├╝zik terapisini bir tedavi y├Ântemi olarak uygulayan bir t─▒p kurumu kurmu┼čtur. Eski ├çin uygarl─▒─č─▒n─▒n tarihi, ├çinlilerin m├╝zik terapisinin faydalar─▒n─▒ 4000 y─▒l ├Âncesinden beri zaten fark ettiklerini g├Âstermektedir. ├çin ─░mparatoru (─░mparator Chung), iyi bestelenmi┼č m├╝zi─čin ho┼čg├Âr├╝, ┼čefkat, zevk ve cesaret duygular─▒n─▒ uyand─▒rabilece─čine ve dolay─▒s─▒yla m├╝zi─čin insan duygular─▒n─▒ etkileyebilece─čine d├╝┼č├╝nmektedir. Tan─▒nm─▒┼č bir ├çinli filozof olan Konf├╝├žy├╝s de m├╝zi─čin olaylar─▒ g├Ârme yetene─čini iyile┼čtirebilece─čini, i┼čitmeyi keskinle┼čtirebilece─čini ve kan dola┼č─▒m─▒n─▒ iyile┼čtirebilece─čini belirtmi┼čtir. M├╝zik sanat─▒n─▒ uygarl─▒─č─▒n sembol├╝ olarak g├Ârm├╝┼čt├╝r.

Anak Agung Ayu ve arkÔÇÖna (41) g├Âre de; M├╝zik dinlemek mezolimbik yoldaki mod├╝lasyonu art─▒r─▒r ve Nucleus accumbensÔÇÖi (NAc), ventral tegmental alan─▒ (VTA), hipotalamus ve insula’y─▒ etkiler. Kan─▒tlar m├╝zi─čin n├Âroplastisiteyi art─▒rabildi─čini ve bili┼čsel i┼člevi uyarabildi─čini desteklemektedir. M├╝zik dinleyerek bili┼čsel geli┼čim, orbitofrontal korteks ve dopaminerjik mezokortikolimbik devre aras─▒ndaki ba─člar ili┼čkilendirilmi┼čtir. Ayr─▒ca a─č─▒r hastalarda m├╝zikal m├╝dahalenin anksiyete ve s─▒k─▒nt─▒ semptomlar─▒n─▒ hafifletmede avantajlar─▒ oldu─ču g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Mekanik ventilasyona sahip hastalar, endotrakeal t├╝p yerle┼čtirilmesi, yo─čun bak─▒m ortam─▒, s─▒k aspirasyon ve korku gibi bir├žok fakt├Âr├╝n tetikledi─či y├╝ksek kayg─▒ ve stres d├╝zeylerine yatk─▒nd─▒r. M├╝zik terapisiyle yap─▒lan farmakolojik olmayan m├╝dahalenin, hastalar─▒n kayg─▒lar─▒n─▒ y├Ânetmelerine yard─▒mc─▒ olmas─▒ ve hastalar─▒ stresli ortamlardan uzakla┼čt─▒rarak ventilat├Ârden ayr─▒lma ├žabalar─▒na yard─▒mc─▒ olmas─▒ beklenmektedir. M├╝zik dinlemek beyinde haf─▒za, bili┼čsel i┼člev ve duygularla ilgili alanlar─▒n aktivasyonunu g├Âstermektedir. Bu nedenle m├╝zik, ├Âzellikle kritik hastal─▒─č─▒ olan ya┼čl─▒larda beyin fonksiyon bozuklu─čunu azaltarak ve haf─▒zayla ilgili alanlar─▒n aktivasyonunu art─▒rarak bili┼čsel i┼člevin korunmas─▒na yard─▒mc─▒ olabilmektedir.

─░bn-i S├«n├ó’n─▒n m├╝zik gibi sanat dallar─▒, felsefi konular ve ilm├« ├žal─▒┼čmalar─▒ndaki ak─▒l ├žap─▒ ona ba─čl─▒ ba┼čar─▒lar─▒ maalesef ─░slam d├╝nyas─▒ taraf─▒ndan takdir edilmemi┼čtir. Ondan ─░ki ku┼čak sonra ─░bn-i S├«n├ó’y─▒ her konuda hedef alan Gazzali B├╝y├╝k Sel├žuklu veziri ─░ranl─▒ Nizam├╝lm├╝lk’├╝n korumas─▒ alt─▒nda y─▒llarca g├Ârev yapm─▒┼č onun ├Âl├╝m├╝nden sonra kendisini mistik hayata vermi┼č bir d├╝┼č├╝n├╝rd├╝r. ─░bn-i S├«n├ó’ya ve di─čer filozoflara yapt─▒─č─▒ insaf s─▒n─▒rlar─▒n─▒ a┼čm─▒┼č ele┼čtirileri ve toplumda olu┼čturdu─ču tekfir edilme korkusu m├╝sl├╝manlar─▒ felsefeden uzakla┼čt─▒rm─▒┼čt─▒r. Tabi bu tav─▒r sadece Gazzali ile s─▒n─▒rl─▒ de─čildir. Felsefeyi ele┼čtirel ve tehlikeli

d├╝┼č├╝nce g├Âren bununla beraber iktidar-bilim ili┼čkisinde sorgulatmayan sadece itaat ve kadercilik k├╝lt├╝r├╝ insanlara egemen k─▒l─▒nmas─▒d─▒r. Gazz├óli, ├Âzellikle Yunan filozoflar─▒n─▒n d├╝┼č├╝ncelerinden hareket ederek ─░bn-i SinaÔÇÖy─▒ ele┼čtirmenin ├Âtesinde din d─▒┼č─▒l─▒kla itham etmi┼čtir. Maalesef Gazzali Yunan felsefesi ├╝zerinden siyasetin deste─čini de alarak ─░slam D├╝nyas─▒nda kendine has bir birikimi olan ─░slam felsefecilerini eserleriyle tekfir noktas─▒nda g├Âstermi┼čtir.

H├ólbuki ├ľmer Faruk Erdo─čanÔÇÖ─▒n (41) isabetli tespitiyle ÔÇť─░bn Sin├ó, hem XI. y├╝zy─▒ldaki ─░slam toplumunun ilgileriyle ba─člant─▒l─▒ hem de sistem olarak ikna edici ve d├Ârt ba┼č─▒ mamur bir felsefe ortaya koymu┼čtur. B├Âylece ─░bn Sin├óÔÇÖn─▒n kendinden ├Âncekilere nispetle felsefenin alan─▒n─▒ din├« olgular─▒ da i├žerecek ┼čekilde geni┼čletti─či ve bu amac─▒, s├╝rekli bir felsef├« gayret ve yo─čunlukla ger├žekle┼čtirdi─či g├Âr├╝lmektedir. Onun ┼čerh edici ve a├ž─▒klay─▒c─▒ kitaplar─▒nda kulland─▒─č─▒ dil, teknik bir dil olup ne F├ór├ób├«ÔÇÖninki gibi a─čdal─▒ ne de Yunancadan yap─▒lan terc├╝melerde oldu─ču gibi kaba ve kurudur. Ayr─▒ca o, eserleri daha cazip hale getiren farkl─▒ yaz─▒m ├╝sl├╗plar─▒ denemi┼čtir ki bunlardan biri de edeb├« ├╝sl├╗ptur. Modern bir tabirle, ─░bn Sin├óÔÇÖn─▒n kulland─▒─č─▒ ifade tarzlar─▒n─▒n, toplumdaki entelekt├╝el s├Âylemin ihtiya├žlar─▒yla tamamen uyum i├žinde oldu─ču s├ÂylenebilirÔÇŁ

Tekfir ─░slam dininde olamayaca─č─▒ halde h├╝r d├╝┼č├╝nceyi bask─▒lamak i├žin ─░slam tarihinde y├╝zy─▒llarca kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. ÔÇťTekfir mekanizmas─▒ÔÇŁ ve ÔÇťtekfir edilme korkusuÔÇŁ sorgulanmad─▒k├ža ─░slam co─črafyas─▒nda yeniden ─░bn-i SinaÔÇÖlar─▒n yeti┼čmesi felsefe, ilahiyat, sanat, bilim ve teknolojinin geli┼čmesi m├╝mk├╝n de─čildir. ├ç├╝nk├╝ tekfir edilen insan─▒n toplumda can─▒ d├óhil hi├žbir maddi ve manevi de─čer g├╝vencesi kalmamaktad─▒r. Murat Sar─▒ta┼čÔÇÖtan (43) ├Â─črendi─čimize g├Âre 1947 y─▒l─▒nda M─▒s─▒rÔÇÖda Sudan as─▒ll─▒ Muhammed Ahmed HalefullahÔÇÖ─▒n (1916-1997) doktora s─▒nav─▒nda tekfir edilmesi ve ba┼č─▒na gelenler y─▒llarca M─▒s─▒rÔÇÖda konu┼čulmu┼čtur. ─░slam uygarl─▒k gelene─či belki sert bir ifade g├Âr├╝lse de ├Ânemli d├╝┼č├╝n├╝r Gazzali ve takip├žilerinin ├žizgisinde gerilemeyip de ─░bn-i Sina ve benzerlerinin ├žizgisinde geli┼čmi┼č olsa idi bug├╝nk├╝ ─░sl├óm alemi ba┼čta olmak ├╝zere yery├╝z├╝ bamba┼čka konuma ula┼č─▒rd─▒. ├ç├╝nk├╝ Gazzali okulu m├╝sl├╝manlara; ÔÇťterk-i d├╝nyay─▒ÔÇŁ ─░bn-i Sina okulu; ÔÇťke┼čf-i d├╝nyay─▒ÔÇŁ g├Âstermi┼čtir. Mustafa ErenÔÇÖin (44) ifadesiyle ÔÇť├ťzerinde ya┼čad─▒─č─▒m─▒z gezegen bir├žok uygarl─▒─č─▒n olu┼č ve yok olu┼čuna sahne olmu┼čtur. Tarihsel tecr├╝benin verileri ─▒┼č─▒─č─▒nda uygarl─▒k tarihine bak─▒ld─▒─č─▒nda, g├╝├žl├╝ ve zay─▒f uygarl─▒klar─▒n niteliklerini g├Ârme imk├ón─▒m─▒z do─čmaktad─▒r. ─░nsan d├╝┼č├╝ncesinin, vicdan─▒n─▒n, iradesinin, akl─▒n─▒n ve duygular─▒n─▒n tarihin ak─▒┼č─▒ i├žerisinde sahnelenmesi olarak da tarif edebilece─čimiz medeniyetin en ba┼čat ├Âzelliklerinden birisi onun felsefeyle kurdu─ču ili┼čkidir denilebilir. G├╝├žl├╝ felsefi gelene─če sahip olan uygarl─▒klar ┼ču veya bu ┼čekilde varl─▒─č─▒n─▒ ikame ettirirken, felsefele┼čme s├╝recini ger├žekle┼čtiremeyen medeniyetler tarih sahnesinden silinmeye y├╝z tutmu┼čturÔÇŁ.

├ľzellikle f─▒k─▒h okullar─▒ zaman zaman insanlar─▒ nesne haline getirirken ─░bn-i S├«n├ó okulu insanlar─▒ ├Âzne haline getirmeye ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. ─░bn-i S├«n├ó’n─▒n ├žal─▒┼čmalar─▒nda felsefe, sanat ve bilimin her dal─▒ bulunmaktad─▒r. Toplumlar─▒ salt kelam ve f─▒k─▒hla ┼čekillendirece─čini sananlar as─▒rlard─▒r yan─▒lmaktad─▒r. ─░slam ├╝mmetine baz─▒ d├╝┼č├╝n├╝rler musiki gibi beyin ve insan ruhunun derinliklerinin g─▒das─▒n─▒ bile haram g├Âstermi┼člerdir (45). H├ólbuki sanat─▒n her dal─▒n─▒n edebiyat, musiki, resim, heykel vd. beyin-zihin ├žap─▒n─▒n geli┼čmesindeki b├╝y├╝k katk─▒y─▒ fark edememi┼člerdir. Ayr─▒ca Naz─▒m PayamÔÇÖ─▒n (46) ifadesi ile ÔÇťhayat─▒n sivriltti─či daraltt─▒─č─▒ engellerin sanatla a┼č─▒laca─č─▒ÔÇŁ da unutulmamal─▒d─▒r.

Sonu├ž olarak ─░bn-i Sina as─▒rlarca haks─▒z bir ithama u─čramas─▒na ra─čmen felsefeden t─▒bba, fen bilimlerinden sosyal bilimlere kadar t├╝m sahalarda ├žal─▒┼čmalar yapmas─▒ nedeniyle ├ža─člar─▒ a┼čan bir bilgin h├╝viyetine ula┼čm─▒┼čt─▒r. Do─čuda ve bat─▒da bilimsel bilginin ve uygulamalar─▒n─▒n temellerini atm─▒┼čt─▒r. Onun astroloji ve simya u─čra┼člar─▒na kar┼č─▒ ├ž─▒kmas─▒ ger├žek bilimsel etkinlikleri sahtesinden ay─▒rd─▒─č─▒n─▒ g├Âstermektedir. KurÔÇÖan-Kerim ba┼čta olmak ├╝zere ilahiyat sahas─▒na h├ókim bir bilgindir. Kendisinden ├Ânce ─░slam d├╝nyas─▒ndaki di─čer uygarl─▒klardan terc├╝me faaliyetleriyle yetinmemi┼č onu kendi d├óhil oldu─ču T├╝rk ve ─░slam uygarl─▒─č─▒n─▒n birikimleri ile de zenginle┼čtirmi┼čtir. ├ľzellikle de di─čer ─░slam bilginlerinin eserleri gibi onun eserleri de bat─▒n─▒n Orta ├ça─č karanl─▒─č─▒n─▒ ayd─▒nlatm─▒┼č ilim insanlar─▒n─▒ kilisenin ba─čnaz tutumundan kurtulmas─▒n─▒ sa─člam─▒┼čt─▒r. T├╝rk ve ─░slam d├╝nyas─▒ Kindi, Farabi, Biruni, ─░bn-i Sina vd. ├╝stadlar─▒ndan yeni bir felsefe gelene─či olu┼čturmal─▒d─▒r. Ayn─▒ zamanda ├ža─č─▒n ilmi disiplinlerini ├Âzg├╝r bir d├╝┼č├╝nce ortam─▒nda insanl─▒─č─▒n hizmetine sunma gayretini g├Âstermelidir. ─░bn-i SinaÔÇÖda bilim ve felsefe en ba┼čar─▒l─▒ bir ┼čekilde kayna┼čm─▒┼č durumdad─▒r. Onun felsefe ve bilimsel ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ biri birinden ay─▒rmak imkans─▒zd─▒r. ─░bn-i Sina

felsefenin temel kural─▒ olan soru sorma ve sorgulama gelene─činin ├Ânemli bir temsilcisi olmu┼č bu ├Âzelli─či de bilimsel ├žal─▒┼čmalar─▒nda y├Ântem haline getirmi┼čtir.

G├╝n├╝m├╝zde ─░bn-i S├«n├ó ayar─▒nda felsefecilerin ve bilim insanlar─▒n─▒n yeti┼čmesi i├žin mutlaka t─▒p ba┼čta olmak ├╝zere biyolojik bilimler, matematik, fizik, metafizik gibi disiplinlerden haberdar yani ├žok y├Ânl├╝ olmas─▒ onlar─▒ olduk├ža yetkin k─▒lacakt─▒r. ─░lim insanlar─▒ ─░bn-i Sina ├Ârne─činde oldu─ču gibi bilimsel bilgi ve sistematik ele┼čtirel d├╝┼č├╝nmeyi birlikte ele almal─▒d─▒r. Daha da ├Âzele indirgenirse ├Âzellikle matematik, fizik, biyolojik bilimlerle ilgilenenler ve n├Âro-bilimciler mutlaka felsefeyi bilmeli felsefeciler de birer matematik├ži, fizik├ži, biyolog ve n├Âro-bilimci olmal─▒d─▒r. Soru sormay─▒ bir y├Ântem olarak se├žen felsef├« gelenek insan beyninde sinir h├╝creleri (n├Âron) aras─▒ndaki ba─člant─▒lar─▒ art─▒rmakta ilaveten destek h├╝crelerini (glia) de sinir h├╝crelerine d├Ân├╝┼čt├╝rmektedir. Di─čer taraftan ak─▒l ve zihnin geli┼čtirici dinamikleri olan edebiyat, m├╝zik, heykel, resim, hat, ebru vb. sanatlar─▒n bir veya birka├ž dal─▒ insanlar─▒n ilgi alan─▒na girmelidir.

  • ├ľzden H, B├╝y├╝k T├╝rk Bilgini ─░bn-i S├«n├ó, Turk T─▒bb─▒na Hizmet Veren Bilim ─░nsanlar─▒ ├ľzel Say─▒s─▒, Aral─▒k 2023;4-22 – Doi: 20515/otd.1389039 ORCID ID of the author: H├ľ. 0000-0003-2466-2757 Received 10.11.2023 Accepted 28.11.2023 Online published 11.12.2023
    ┬ęCopyright 2023 by Osmangazi T─▒p Dergisi ┬ęTelif Hakk─▒ 2023 ESOG├ť T─▒p Fak├╝ltesi ÔÇô Makale metnine http://dergipark.org.tr/tr/pub/otd/issue/81186
    sayfas─▒ndan ula┼č─▒labilir. (Hilmi ├ľzden, B├╝y├╝k T─▒p Bilgini ─░bn-i Sina, Osmangazi T─▒p Dergisi T├╝rk T─▒bb─▒na Hizmet Veren Bilim ─░nsanlar─▒ 100. Y─▒l ├ľzel Say─▒s─▒, , Aral─▒k, 2023, 4-22)

 

KAYNAKLAR

1.Kerimov ├ť, ─░bn S├«n├óÔÇÖn─▒n hocalar─▒ (─░bn S├«n├óÔÇÖn─▒n Orta Asyal─▒ hekim ├ža─čda┼člar─▒yla bilimsel ba─člar─▒ ├╝zerine) ├çeviren: Fegani Beyler, Makalenin Rus├ža asl─▒ i├žin bkz.: đúđ▒đ░đ╣đ┤Đâđ╗đ╗đ░ đśĐüĐÇđ░đŞđ╗đżđ▓đŞĐç đÜđ░ĐÇđŞđ╝đżđ▓, ÔÇťđ×đ▒ ĐâĐçđŞĐéđÁđ╗ĐĆĐů đśđ▒đŻ đíđŞđŻĐő (đ║ Đůđ░ĐÇđ░đ║ĐéđÁĐÇđŞĐüĐéđŞđ║đÁ đŻđ░ĐâĐçđŻĐőĐů Đüđ▓ĐĆđĚđÁđ╣ đśđ▒đŻ đíđŞđŻĐő Đü Đüđżđ▓ĐÇđÁđ╝đÁđŻđŻĐőđ╝đŞ đÁđ╝Đâ đ╝đÁđ┤đŞđ║đ░đ╝đŞ đíĐÇđÁđ┤đŻđÁđ╣ đÉđĚđŞđŞ)ÔÇŁ, đ×đ▒ĐëđÁĐüĐéđ▓đÁđŻđŻĐőđÁ đŻđ░Đâđ║đŞ đ▓ đúđĚđ▒đÁđ║đŞĐüĐéđ░đŻđÁ ├ľzbekistanÔÇÖda Sosyal Bilimler Dergisi, 1980, Ôäľ 8-9, Fan Matbaas─▒, Ta┼čkent, 1980: 41-49.
2.Ayda A. T├╝rklerin ─░lk Atalar─▒, Ankara, Ayy─▒ld─▒z Matbaas─▒, 1987.
3.Sumer N. Atat├╝rkÔÇÖ├╝n ├ľzledi─či Bilgin Kaz─▒m Mir┼čanÔÇÖ─▒ Okurken, Ankara, Detay Yay─▒nc─▒l─▒k, 2021.
4.Bernal M. Kara Atena, Eski Yunanistan Uydurmacas─▒ Nas─▒l ─░mal Edildi 1785-1985, ─░stanbul, Kaynak Yay─▒nlar─▒, 2003.
5.Say─▒l─▒ A. M─▒s─▒rl─▒larda ve Mezopotamyal─▒larda Matematik, Astronomi Ve T─▒p, Ankara, Atat├╝rk K├╝lt├╝r Dil ve Tarih Y├╝ksek Kurumu Atat├╝rk K├╝lt├╝r Merkezi yay─▒n─▒ say─▒: 47 T├╝rk Tarih Kurumu bas─▒mevi 3 bask─▒, 1991.
6.I┼č─▒k F. Uygarl─▒k Anadolu’dan Do─čdu, ─░stanbul, Akdeniz ├╝lkeleri Akademisi Vakf─▒ yay─▒nlar─▒, 2022.
7.Karatani K. Izonemi ve Felsefenin K├Âkenleri, ├çeviren: Ahmet N├╝vit Bing├Âl, ─░stanbul, Metis Yay─▒nlar─▒, 2019.
8.B├Âl├╝kba┼č─▒ O. ─░bn-i S├«n├ó hayat─▒ ve eserleri, t─▒bb─▒n kitab─▒n─▒ yazd─▒, Dil Ve Edebiyat, 2010: 18-29.
9.Topdemir H. ─░bn-i Sina ve Bilim, Ankara, T├╝rkiye Diyanet Vakf─▒ Yay─▒nlar─▒, 2015.
10.Kahya E, Erdemir A. Bilimin I┼č─▒─č─▒nda Osmanl─▒dan Cumhuriyete T─▒p ve Sa─čl─▒k Kurumlar─▒, Ankara, T├╝rkiye Diyanet Vakf─▒ Yay─▒nlar─▒, 2000.
11.Demir A, Tombulo─člu T, Erdo─čan E, D├╝zbakar ├ľ (Edit├Âr). T├╝rk tarihine dair yaz─▒lar III. Keser M, AlmanyaÔÇÖda ─░bn-i S├«n├ó etkisine bir bak─▒┼č. Gece Akademi, 2018:695-704.
12.Yak─▒t ─░. T├╝rkl├╝─č├╝ Tart─▒┼č─▒lan Me┼čhurlar, ─░stanbul, ├ľt├╝ken Ne┼čriyat, 2022.
13.├çubuk├žu ─░A. ─░slam d├╝┼č├╝ncesi Hakk─▒nda Ara┼čt─▒rmalar, Ankara, Ankara ├ťniversitesi ─░lahiyat Fak├╝ltesi Yay─▒nlar─▒, Say─▒:158, 1983.
14.Gutas D. İbn-i Sînânın Mirası, Tercüme: M. Cüneyt Kaya, İstanbul, Klasik Yayınları, 2020.
15.Star S.F. Kay─▒p Ayd─▒nlanma, ├ževiri: Yusuf Selman ─░nan├ž, ─░stanbul, Kronik Yay─▒nlar─▒, 2019.
16.Gazali, Filozoflar─▒n Tutars─▒zl─▒─č─▒, ├ževiren: Bekir Karl─▒─ča, ├ça─čr─▒ Yay─▒nlar─▒, 1981.
17.├ťlken HZ. ─░slam D├╝┼č├╝ncesi, ─░stanbul, ├ťlken Yay─▒nlar─▒, 1995.
18.Kaya MC(Edit├Âr). ─░slam Felsefesi Tarih ve Problemler, ├ľmer Mahir Alper ├ľ M. ─░bn-i Sina ve ─░bn-i Sina Okulu, ─░SAM Yay─▒nlar─▒, Ankara, 2017: 251-287.
19.V. N. Ternosky VN. ─░bn-i Sina, ├çeviren: Haydar Nouruzhan, Eski┼čehir, T. C. Anadolu ├ťniversitesi Yay─▒nlar─▒, 1986.
20.A─č─▒rak├ža A. ─░slam T─▒p Tarihi, ─░stanbul, Nobel T─▒p Kitapevleri, 2004.
21.Keskinbora HK. ─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n K├╝├ž├╝k T─▒p Kanunu, ─░stanbul, Ayr─▒nt─▒ Yay─▒nlar─▒, 2023.
22.Unat Y. Tarih Boyunca T├╝rklerde G├Âkbilim, Kaynak Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, 2008.
23.Karl─▒─čaB. ─░slam D├╝┼č├╝ncesinin Bat─▒ D├╝┼č├╝ncesine Etkileri, ─░stanbul, Litera Yay─▒nc─▒l─▒k, 2004.
24.Nasr SH- Leaman O( Edit├Ârler). ─░slam Felsefesi Tarihi, ─░nati ┼×, ─░bn-i S├«n├ó, ─░stanbul, A├ž─▒l─▒m Kitap, 1 Cilt, 2011.
25.─░bn-i S├«n├ó, Kit├óbuÔÇÖ┼č-┼×ifa, Metafizik, ├ževiri: Demirli E- T├╝rker ├ľ, ─░stanbul, Litera Yay─▒nc─▒l─▒k, 2013.
26.Alper ├ľM. A V─▒cennaÔÇÖs concept─▒on of the scope of metaphysics: did he really misunderstand Aristotle?, ─░stanbul ├ťniversitesi ─░lahiyat Fak├╝ltesi Dergisi Say─▒ 16, y─▒l 2007: 85-103.
27.Mcginnis J (Edited by). Avicenna, Mcginnis J , Logic and Science, Oxford University Press, New York, 2010: 27-52.
28.T├╝rkmen EF. Where in musicotherapy should music educators be? Research On Education And Psychology (REP) December 2018,2 (2): 126-135.
29.Agrawal A, Sutar R and Jallapally A (Edited by), Music in Health and Diseases, Sidik R, Kamaruzaman AF and Abdullah MJ, Music therapy in medicine of ─▒slamic civilisation, London, England, 2022: 6-19.
30.Naderi S, Acar F, Mertol T, Arda MN. Functional anatomy of the spine by Avicenna in his eleventh century treatise, Al-Qanun fi al-Tibb (The Canons of Medicine). Neurosurg 2003; 52(6): 1449-1454.
31.Kahya E. ─░bn-i S├«n├ó El-Kanun fiÔÇÖt-T─▒bb FiÔÇÖt-T─▒bb, Birinci Kitap. Ankara: Atat├╝rk K├╝lt├╝r Merkezi Yay─▒nlar─▒, 1995.
32.Mazengenya P, Bhikha R. A critical appraisal of 11th century treatiseby Ibn Sina (Avicenna) on the anatomy of the vascular system: Comparison withmodern anatomic descriptions. Morphologie 2018;102(337): 61-8.
33.Kahya E. Bizde disseksyon ne zaman ne nas─▒l ba┼člad─▒? Belleten T├╝rk Tarih Kurumu, 1979, Cilt 43-say─▒ 172: 739-759.
34.├ťnal N, El├žio─člu ├ľ, ├ľnder S, ├ľzden H. El Kanun ve MarifetnameÔÇÖdeki anatomi b├Âl├╝m├╝ ile ilgili mukayeseli bir ├žal─▒┼čma, Morfoloji Dergisi, 1997 5(1-2):39-43.
35.Topdemir HG. I┼č─▒─č─▒n ├ľyk├╝s├╝, Ankara, T├ťB─░TAK Yay─▒nlar─▒, 2007.
36.Licholai GP. Galenic heritage in the neuroanatomy of AvicennaÔÇÖs Canon of Medicine, Yale University, Medical Library, 1995.
37.Zargaran A , Karimi A, Ahmadi SNS, Haghighi AB. Avicenna’s description of Willis circle, the XXI World Congress of Neurology, Vienna, Austria, October, 2013, Volume: Journal of the Neurological Sciences; Volume 333, Supplement 1, 677, Abstracts / Journal of the Neurological Sciences e629 (2013) e629ÔÇôe678.
38.Ayd─▒n ─░H. Filozof ─░bn-i S├«n├ó ve modern n├Ârolojik bilimler, Ankara ├ťniversitesi ─░lahiyat Fak├╝ltesi Dergisi Y─▒l 1993, Say─▒: 11, 30.06.1993: 468-473.
39.Cumbur M ve Do─čan O (Edit├Ârler) Uluslararas─▒ ─░bn-i S├«n├ó Sempozyumu, (Bildiriler) K├╝lt├╝r ve Turizm Bakanl─▒─č─▒ Milli K├╝t├╝phane Yay─▒nlar─▒, Ba┼čbakanl─▒k Bas─▒mevi, Ankara, G├╝rsel Ortu─č, ─░bn-i S├«n├ó’n─▒n kan al─▒nacak damarlar risalesi ├╝zerine bir bak─▒┼č, 1984: 257-272.
40.Jamali M, Golshania M and Jamalic Y. AvicennaÔÇÖs ideas and arguments about mind and brain interaction and modern science, Avicenna Arguments, 2020: 1-17.
41.Agrawal A, Sutar R and Jallapally A (Edited by), Music in Health and Diseases, Agung A, Laksmidewi AP and Dewi VT. Classic and traditional music role in cognitive function and critically III patients, London, England, 2022: 20-30.
42.Erdo─čan, ├ľ F. Gazali ├╝├ž meselesinde ─░bn-i S├«n├ó’ya kar┼č─▒ ne kadar tutarl─▒? Diyanet ─░lmi Dergi, Cilt, 50, say─▒ 1, 2014: 87-110.
43.Sar─▒ta┼č M. Muhammed Ahmed Halefullah, TDV ─░sl├óm Ansiklopedisi, Ankara,(g├Âzden ge├žirilmi┼č 3. bas─▒m, EK-2. cilt, 2019: 293-296.
44.Eren M. Medeniyet in┼čaas─▒nda felsefenin yeri, Do─ču-Bat─▒ Medeniyetlerinin ─░n┼čaas─▒nda Tarih, K├╝lt├╝r, Sanat, Felsefe ve Din, T├╝rkiye ─░mam Hatipliler Vakf─▒ Yay─▒nlar─▒ Yay─▒n No: 13, 2019: 299-307.
45.Uluda─č S. ─░sl├óm A├ž─▒s─▒ndan M├╗sik├« ve Sem├ó, ─░stanbul, ─░rfan Yay─▒nevi, 1976.
46.Payam N. Bizim mahfiller, Bizim K├╝lliye, K├╝lt├╝r ve Sanat Dergisi, 97. Say─▒, 2023: 4-6.

Prof. Dr. Hilmi ├ľZDEN

Hilmi ├ľzden, 1959 y─▒l─▒nda d├╝nyaya geldi. Konya ve Eski┼čehirÔÇÖde ─░lk ve Orta ├Â─črenime devam etti. Y├╝ksek ├ľ─črenimini Ankara ├ťniversitesi T─▒p Fak├╝ltesinde tamamlad─▒ktan sonra, iki y─▒l mecburi hizmet ve on alt─▒ ay askerlik g├Ârevlerini takiben Sa─čl─▒k Ocaklar─▒nda, K├Ây Hizmetleri 14. B├Âlge M├╝d├╝rl├╝─č├╝nde tabip olarak ├žal─▒┼čt─▒. 1995 y─▒l─▒nda Eski┼čehir Osmangazi ├ťniversitesi T─▒p Fak├╝ltesi Anatomi Anabilim Dal─▒nda Prof. Dr. G├╝rsel ORTU─× ve Prof. Dr. Nedim ├ťNAL dan─▒┼čmanl─▒klar─▒ndaÔÇťOmurgan─▒n Torakal B├Âl├╝m├╝ÔÇÖnde Medulla Spinalis ├çaplar─▒n─▒n Manyetik Rezonans Tekni─či ─░le ├ľl├ž├╝m├╝ ve De─čerlendirilmesiÔÇŁisimli tezi tamamlayarak Anatomi doktoru ├╝nvan─▒ ald─▒. 2005 y─▒l─▒nda ESOG├ť taraf─▒ndan Nottingham ├ťniversitesine g├Ânderildi ve Dr. Lopa LeachÔÇÖin yan─▒nda angiogenesis ├╝zerine ├žal─▒┼čt─▒. Yurt i├žinde s─▒├žan ve farelerde transplantasyon, embriyonik k├Âk h├╝cre ve mikrocerrahi ├╝zerine ├žal─▒┼čmalar yapan ekiplerde g├Ârev ald─▒. 2013 y─▒l─▒nda, Eski┼čehir T├╝rk D├╝nyas─▒ Ba┼čkenti Ajans─▒ Dan─▒┼čma Kurulunda ESOG├ť temsilcisi oldu. ┼×u anda EST├ťDAM (ESOG├ť T├╝rk D├╝nyas─▒ Uygulama ve Ara┼čt─▒rma Merkezi) m├╝d├╝r├╝ olarak da g├Ârev yapmaktad─▒r. Anatomi sahas─▒nda yurt i├ži ve yurt d─▒┼č─▒ ├žal─▒┼čmalar─▒ bulunan yazar ESOG├ť T─▒p Fak├╝ltesi Anatomi Anabilim dal─▒nda ├Â─čretim ├╝yesidir. Evli ve iki ├žocuk babas─▒d─▒r. E-Posta: [email protected]

FACEBOOK - YORUM YAZ

Sosyal Medyada Payla┼č─▒n:
Etiketler:
hilmi ├Âzden
  • YEN─░
Tarihi G├Âztepe-Konak Tramvay Hatt─▒

Tarihi G├Âztepe-Konak Tramvay Hatt─▒

H├╝seyin Y├Âr├╝ko─člu, 11 Nisan 2024