Prof. Dr. Hilmi ├ľZDEN
Prof. Dr. Hilmi  ├ľZDEN
Kutadgu BiligÔÇÖde Ahl├ók Kavram─▒
  • 04 Nisan 2021 Pazar
  • +
  • -
  • Prof. Dr. Hilmi ├ľZDEN /
  1. G─░R─░┼×

Mehmet Akif:

“Bir de hi├žbir ┼čey g├Âkten inmez yerden ta┼čar
Kendi ahlak─▒yla bir millet ├Âl├╝r yahut ya┼čar”

m─▒sralar─▒ ile milletlerin kendine ├Âzg├╝ de─čerlerinin de var oldu─čunu ifade etmektedir. Evrensel ger├žeklerin milletler i├žinde ve tarih seyrindeki farkl─▒l─▒klar─▒, kavramlara y├╝klenen de─čerleri zenginle┼čtirir. T├╝rk k├╝lt├╝r├╝n├╝n bir ├╝st k├╝lt├╝r (ideal k├╝lt├╝r) sistemi olmas─▒ itibariyle klasiklerimizin tan─▒nmas─▒nda, yorumlanmas─▒nda nesillere b├╝y├╝k vazifeler d├╝┼čmektedir. Bu mill├« ┼čuurumuzu bir a┼čk ahl├ók─▒ heyecan─▒yla geli┼čtirecek bir vazife disipliniyle fiilde if├ó edecektir. ─░┼čte o zaman milletimizin b├╝nyesinde mevcut olan irfan ve olgunluk g├╝n y├╝z├╝ne ├ž─▒kacakt─▒r. Bat─▒ ve do─ču d├╝┼č├╝nceleri i├žerisinde daima bir kutup y─▒ld─▒z─▒ olma h├╝viyetini korumu┼č olan k├╝lt├╝rel eserlerimiz; kendine ├Âzg├╝ olmas─▒n─▒n ve farkl─▒l─▒─č─▒n─▒n yan─▒nda evrenseldirler.

Sosyolog Prof Northop; “Farkl─▒ siyasi, ekonomik, estetik ve dini ├╝lk├╝ veya de─čerleri olan k├╝lt├╝rler, insan─▒n ve kainat─▒n tabiat─▒ ├╝st├╝ne farkl─▒ felsefi anlay─▒┼člara dayan─▒rlar” (75) demektedir.

D├╝nya toplumlar─▒ aras─▒nda kendi toplumumuz kendisine ait ├Âzellikleri, d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝, hayata bak─▒┼č─▒, estetik ve ahl├ók anlay─▒┼č─▒ itibar─▒yla ayr─▒ bir yer i┼čgal eder. Onu, bir ba┼čka toplum yap─▒s─▒n─▒n kanuniyetleri i├žinde g├Ârmeye ├žal─▒┼čmak, ilmi d├╝┼č├╝nceye ters d├╝┼čen bir davran─▒┼č tarz─▒d─▒r. Toplumlar belirli de─čer anlay─▒┼člar─▒n─▒n havas─▒nda tomurcuklan─▒rlar, geli┼čirler, serpilirler ve etraf─▒nda k├╝melenen de─čer ├Âl├ž├╝lerinin kadimli─či, ilm├«li─či, tutarl─▒l─▒─č─▒ ve bunlara ba─čl─▒l─▒─č─▒n sa─člaml─▒─č─▒ nisbetinde toplumlar canl─▒d─▒rlar, geli┼čmeye ve y├╝celmeye namzettirler. (85) T├╝rk d├╝┼č├╝ncesinin ve sosyal hayat─▒n─▒n tarihi belgeleri olan Orhun Kitabeleri; Kutadgu Bilig; Atabet-├╝l Hakayik, Dede Korkut, Divan-─▒ L├╝gati T├╝rk vb. gibi klasik eserlerimiz ├že┼čitli y├Ânleriyle i┼členmeleri gerekmektedir.

Oswald Spengler, Bat─▒n─▒n bug├╝nk├╝ medeniyetini, bir devin omuzlar─▒ ├╝zerinde duran c├╝ceye benzetmektedir. Zaten R├ÂnesansÔÇÖ─▒n ger├žekle┼čmesinde Bat─▒n─▒n ─░slam ve T├╝rk-─░slam ├ólemi ile temasa ge├ži┼činden ald─▒─č─▒ tesiri, bug├╝n bilmeyen, g├Ârmeyen ve tasdik etmeyen kimse kalmam─▒┼čt─▒r. Bu g├╝nk├╝ Bat─▒ ve Do─ču medeniyetlerinin temelinde kendi k├╝lt├╝rel ve manevi de─čerlerimiz vard─▒r. Bizlerde sanki ayn─▒ devin omuzlar─▒nda c├╝celeriz. Sosyolog ZimmermanÔÇÖa g├Âre XXÔÇÖci as─▒rda d├╝nya ├╝zeride d├Ârt b├╝y├╝k sosyal deprem (de─či┼čme) olmu┼čtur.

Birinci; mesafelerin k─▒salmas─▒, teknolojik ilerleme, manevi k├╝lt├╝r emperyalizmini kolayla┼čt─▒rm─▒┼čt─▒r.

─░kincisi; sosyal s─▒n─▒flar─▒n ├Âneminde meydana gelen de─či┼čme. Ayd─▒nlar─▒n ve bilim adamlar─▒n─▒n ├Ânemini ├Ân plana ├ž─▒karm─▒┼čt─▒r.

├ť├ž├╝nc├╝s├╝; kontrol ve n├╝fuz b├Âlgelerinin de─či┼čmesi.

D├Ârd├╝nc├╝s├╝ ise ge├žmi┼č medeniyetlere hayranl─▒k psikolojisinin canlanmas─▒d─▒r. Bu hayranl─▒k k├Âkl├╝ bir zihniyet de─či┼čikli─čidir. (58) Bat─▒ ve Do─čunun insanl─▒─ča hediye etti─či ┼čaheserler tan─▒nd─▒k├ža T├╝rk K├╝lt├╝r├╝n├╝n; ├╝st-k├╝lt├╝r (─░deal-B├╝t├╝nc├╝) kimli─či anla┼č─▒lacakt─▒r.

Tarih felsefecisi ve sosyolog Sorokin “ger├že─či idrak etme yollar─▒” olarak ┼ču tasnifi yapmaktad─▒r. “─░nsanl─▒k, do─čru, nihai ger├žeklik de─čerlerinin mahiyeti nedir? sorusuna ba┼čl─▒ca ├╝├ž tane cevap vermi┼čtir:

“(a) Duyumsal tan─▒m ve duyumsal do─čruluk. “Nihai, do─čru ger├žeklik-de─čeri duyumsald─▒r. Onun ├Âtesinde bir ba┼čka ger├žeklik veya herhangi bir ba┼čka duyumsal olmayan de─čer yoktur.”

(b) K─▒yas ve (veya) matematik mant─▒k arac─▒l─▒─č─▒ ile ula┼č─▒lan ak─▒lc─▒ tan─▒ma ve akl─▒n do─črulu─ču, tan─▒ma, bilgi ve do─črulu─čun ikinci temel t├╝r├╝d├╝r.

(c) Ak─▒l-├╝st├╝ ve duyum-├╝st├╝ tan─▒ma ve d├╝┼č├╝nsel do─čruluk, ├žok katl─▒ sonsuzlu─čun, ├╝├ž├╝nc├╝ tan─▒ma, do─čruluk ve g├Âr├╝n├╝┼č ┼čeklidir. Bunu dolays─▒z “sezgi”, “l├╝tuf, “mistik deneyim” verir. Bu ak─▒l-├╝st├╝ ve duyum-├╝st├╝ yollar─▒n hepsi ve her biri, duyum alg─▒lamas─▒ndan ve duyum tan─▒mas─▒ndan oldu─ču kadar, ak─▒lc─▒, mant─▒k├«-matematik bilgi ve do─čruluktan da temelinde farkl─▒d─▒r. Bu tan─▒ma ve yarat─▒c─▒l─▒k yolu, hemen b├╝t├╝n b├╝y├╝k ke┼čiflerde, bulu┼člarda ve dehan─▒n b├╝t├╝n k├╝lt├╝r alanlar─▒ndaki yarat─▒c─▒l─▒─č─▒nda da kendini g├Âsterir.”

“Bu yollar─▒n her biri ger├žekli─čin t├╝m├╝n├╝ de─čil; yaln─▒zca bir b├Âl├╝m├╝n├╝ biliyordur. Bu ├╝├ž tan─▒ma bilgi yolunun hepsi birden kullan─▒l─▒nca ve-bu ├╝├ž yol ve do─črunun herbirinin ├Âtekileri denetledi─či, d├╝zeltti─či, tamamlad─▒─č─▒ ve zenginle┼čtirdi─či- tek bir b├╝t├╝nc├╝l tan─▒ma ve do─čruluk sistemi i├žinde birle┼čtirince bilgimiz ve do─čru ger├žeklikle temas─▒m─▒z, ├Âncekilere oranlanamayacak kadar daha tam ve daha yeterli olur. B├Âyle bir b├╝t├╝nleme, bize do─čru ger├žekli─čin tek bir yan─▒ yerine, ba┼čl─▒ca ├╝├ž yan─▒n─▒ birden kavrama imk├ón─▒ verir (75).

SorokinÔÇÖin k├╝lt├╝rleri; maddeci, maneviyat├ž─▒ ve ideal (b├╝t├╝nc├╝) k├╝lt├╝r olarak s─▒n─▒fland─▒rmas─▒ ├Ânemlidir. Sorokin yaln─▒zca maddeci ve maneviyat├ž─▒ olan k├╝lt├╝rlerin eksik oldu─čunu belirtir. ─░deal (b├╝t├╝nc├╝) k├╝lt├╝r ise; maddi ve manevi de─čerler aras─▒nda ahenk kuran k├╝lt├╝rd├╝r. Asl─▒nda insan i├žin tabii olan k├╝lt├╝r tipidir (58). T├╝rk k├╝lt├╝r├╝, temel de─čerleri ve hayat felsefesi a├ž─▒s─▒ndan SorokinÔÇÖin tan─▒mlar─▒ndan “b├╝t├╝nc├╝” k├╝lt├╝re uymaktad─▒r. Tek yanl─▒ k├╝lt├╝rlerin zaaflar─▒ ve d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝ k├╝lt├╝r tarihimizin abidevi eserlerinden Kutadgu BiligÔÇÖde g├Âr├╝lmez.

Mitolojik devirlerden beri T├╝rk d├╝┼č├╝ncesinde hayat ve kainat ger├že─čini “b├╝t├╝nc├╝” bir yakla┼č─▒mla kucaklama gayreti g├Âr├╝lmektedir. Tanr─▒/G├Âk/Yer/─░nsanl─▒k/Devlet alg─▒s─▒ gibi temalar; s─▒n─▒fs─▒z, ┼čahsiyetli, ahl├óki faziletlere sahip insanlardan te┼čekk├╝l etmi┼č bir toplumda k├╝lt├╝r├╝m├╝z├╝ temellendirmi┼člerdir. Bunun i├žin T├╝rk d├╝┼č├╝ncesinde ├Ânemi b├╝y├╝k olan “insan” ve “toplum” ger├že─či ayn─▒ zamanda, adil bir cemiyet d├╝zeninin de varl─▒─č─▒na ihtiya├ž g├Âstermi┼čtir. Bu cemiyet d├╝zeninde devlet ve insan─▒n yeri, ili┼čkileri, ahl├óki kavramlar ayd─▒nlat─▒lmaya ├žal─▒┼č─▒lmal─▒d─▒r.

Kutadgu BiligÔÇÖde Deontolojik (Meslek ahl├ók─▒, mesleki davran─▒┼č, g├Ârev bilim) y├Ânden bir├žok meslek gruplar─▒ ve bunlarla ilgili tan─▒m ve tavsiyeler vard─▒r. Bizim bu ara┼čt─▒rmam─▒z deontolojik a├ž─▒dan de─čil ahl├ók (moral) ve t├Âre (etik) kavramlar─▒n─▒n de─čerlendirilmesi olacakt─▒r.

  1. AHLÂK KAVRAMI ve AHLÂK FELSEFESİ

Ahl├ók kelimesi Arap├ža “hulk” (veya “huluk”) kelimesinin ├žo─čuludur. T├╝rk├žede tekil olarak kullan─▒l─▒r. Hulk; din, tabiat, huy ve karakter anlamlar─▒na da gelir. ─░ngilizceÔÇÖde ahl├ók kar┼č─▒l─▒─č─▒ “moral” kelimesi kullan─▒l─▒r. LatinceÔÇÖde “morale” kelimesi “adet” anlam─▒na gelen “mores”den t├╝retilmi┼čtir (87).

Ethique, Yunanca “ethos”dan gelir ve karakter anlam─▒ndad─▒r. Bazen “ethique” teorik ahl├ók, moral ise, pratik ahl├ók kar┼č─▒l─▒─č─▒ olmak ├╝zere felsefi litarat├╝rde yerini alm─▒┼čt─▒r. AristotalesÔÇÖde etik, karakterler ilmi olarak vas─▒fland─▒r─▒l─▒r (8).

T├╝rk├žeÔÇÖde ise ahl├ók kelimesi, k─▒lk, k─▒l─▒k, k─▒l─▒n├ž gibi kelimelerle ifade edilir. Divan-├╝ L├╝gat-it T├╝rk (DLT) ve Kutadgu BiligÔÇÖde (KB) k─▒lk, k─▒l─▒k, k─▒l─▒n├žÔÇÖ─▒n anlam─▒, ahl├ók, huy, tav─▒r, i┼č, amel olarak verilmektedir (89). Halk aras─▒nda “k─▒l─▒k, k─▒yafetine dikkat etmek” deyimi de ge├žmi┼čte kullan─▒lan bir kavram─▒n bug├╝nk├╝ ya┼čayan ┼čeklidir. ┼×air Yavuz B├╝lent Bakiler, yabanc─▒la┼čm─▒┼č bir insan i├žin yazd─▒─č─▒ m─▒sralar─▒nda ayn─▒ deyimi kullan─▒r:

“K─▒l─▒─č─▒n k─▒yafetin sarmad─▒ beni

S├Âyledi─čin t├╝rk├╝ler bizim t├╝rk├╝m├╝z de─čil

Ba┼čka ├že┼čmelerden doldurmu┼čsun tas─▒n─▒

Y├╝re─činde nak─▒┼č yok, ac─▒ yok bizden.”

Yine DLT ve KBÔÇÖye g├Âre T├╝rk├žemizdeki t├Âr├╝, t├Âre kelimesi d├╝zen, niz├óm, g├Ârenek, adet, yarad─▒l─▒┼č, yaratmak, ─▒slah etmek (t├Âr├╝t) anlamlar─▒na gelmektedir. Sadece ahl├ók kelimesiyle s─▒n─▒rland─▒r─▒lamayan t├Âre, t├Âr├╝ kelimesi daha geni┼č kapsaml─▒d─▒r. G├╝n├╝m├╝zde kullan─▒lan “moralin kar┼č─▒l─▒─č─▒ KBÔÇÖde “k─▒l─▒k (ahl├ók)” oldu─ču gibi, “Etik” kar┼č─▒l─▒─č─▒ da “t├Âre, t├Âr├╝” kavramlar─▒ kabul edilebilir.

Cengiz Han devletinde ise t├Âre s├Âz├╝ “├Ârf ve ├ódet, ahl├ók prensibi ve doktrini” kar┼č─▒l─▒─č─▒ olarak s├Âylenmi┼čtir. ├çince (Tao-li) bu demektir. Yine t├Âre s├Âz├╝, ├çince (Shung-i) yani “ahl├ókl─▒ ve terbiyeli davran─▒┼č, iyi kom┼čuluk ve vatanda┼čl─▒k” olarak da yorumlanmaktayd─▒. Toplulu─ču ve vatanda┼čl─▒k ili┼čkilerini d├╝zenleyen ├Ârf adetler ┼čeklinde de kabul edilmekteydi. Yine bu ├ža─čda ├Ârf-adet anlam─▒nda kabul g├Âren t├ÂreÔÇÖnin yan─▒nda yosun s├Âz├╝de (├çince Tao-li) davran─▒┼č ve gelenek demektir. Yosun-T├Âre ahl├ók ve protokol i┼člerini ifade etmekteydi. Radlof, Kutadgu Bilig i├žinde bir yeri yasun olarak okumu┼čtur (K.B. 95,16.b.). Fakat Arat, buna yer vermemi┼čtir (KB.2600.b.) T├Âre ve Yosun s├Âzleri, AnadoluÔÇÖda Kad─▒ Burhaneddin divan─▒ ile T├╝rk├že Sel├žuknamede de ge├žmektedir. Eski Uygur Hukuk vesikalar─▒nda t├Âre, Yangu ve yosun s├Âzleri de zaman zaman hep birlikte ge├žer (63).

Psikolojinin ve sosyolojinin sahas─▒na giren ahl├ók tan─▒mlar─▒nda karakter, ki┼čilik (┼×ahsiyet) gibi kavramlar─▒n ├Ân planda de─čerlendirildi─či g├Âr├╝l├╝r.

Ahlaki karakter veya ┼čahsiyet diyebilece─čimiz geli┼čmenin ├žocu─čun hangi ├ža─člar─▒na kar┼č─▒l─▒k geldi─či ba┼čl─▒ ba┼č─▒na ara┼čt─▒rma konusudur. ─░nsan─▒n ahl├óki davran─▒┼č─▒ onun ahl├óki tutumuna yani ahl├ókla ilgili bilgi ve g├Ârg├╝lerine, his ve heyecanlar─▒na ba─čl─▒d─▒r. Ahl├ók anlay─▒┼č─▒, davran─▒┼č ve kaideleri de bir b├╝t├╝nd├╝r (36).

Kohlberg ahl├óki d├╝┼č├╝ncenin geli┼čmesini yedi a┼čamal─▒ bir ┼čekilde g├Âstermi┼čtir. Buna g├Âre insanlar ├žocukluk ├ža─č─▒ndaki en somut ve y├╝zeysel ahl├ók anlay─▒┼č─▒ndan zamanla en soyut ve derin ahl├ók anlay─▒┼čma ula┼č─▒rlar:

  1. a┼čama. Ceza (punishment) ve itaat (obedeince) y├Ânelimi
  2. a┼čama. Bireysellik (individualism), amaca y├Ânelik de─či┼č toku┼č (intrumental exchange)
  3. a┼čama. ─░yi ├žocuk y├Ânetimi
  4. a┼čama. Yasa ve d├╝zen (law and order) y├Ânelimi
  5. a┼čama. Toplumla s├Âzle┼čme (social contracts) y├Ânelimi
  6. a┼čama. Evrensel ahl├ók ilkeleri (universally ethical principles): Bu a┼čamada bireyin d├╝┼č├╝n├╝┼č├╝n├╝ temel ahl├ók ilkeleri belirler
  7. a┼čama. Kutsall─▒ktan kaynaklanan ahl├ók anlay─▒┼č─▒: Yarat─▒c─▒ya duyulan s─▒n─▒rs─▒z sevgi ve ba─čl─▒l─▒k anlay─▒┼č─▒ yatar (23).

Ahl├ók felsefesi ilk d├Ârt a┼čamada terbiyenin rol├╝n├╝ tayin eder. Son ├╝├ž a┼čamada ise kendi sorular─▒yla ahl├ók ilkelerini tesbit etmeye ├žal─▒┼č─▒r. Ayn─▒ zamanda ahl├ók felsefesi, insan nas─▒l olmal─▒ veya nas─▒l davranmal─▒ sorusuna cevap arayan bir disiplindir. Ahl├ók felsefesi a├ž─▒s─▒ndan ahl├óka yakla┼č─▒m tarzlar─▒ genelde ├╝├že ayr─▒l─▒r; dinin, bilimlerin, felsefenin yakla┼č─▒m─▒d─▒r. Felsefenin, dinin ve bilimin ahl├ók alan─▒nda i├žice ge├ži┼čleri s├Âz konusudur. Her Din, ├Âz├╝nde bir ahl├ók sistemini ihtiva eder. Sosyoloji, Antropoloji, Etnoloji, Psikoloji, Sosyal Psikoloji gibi bilimlerde ahl├ók hakk─▒nda g├Âr├╝┼č sunarlar.

  1. Frankena, g├Âre; felsenin bir bran┼č─▒ olarak etik, ahl├ók problemleri, ahl├óki yarg─▒lar ve ahl├ókl─▒l─▒k hakk─▒nda felsefi bir d├╝┼č├╝ncedir (70).

Ahl├óka, dinin yakla┼č─▒m─▒; yap─▒lmas─▒ ve yap─▒lmamas─▒ gereken hususlar ve bunlara uyulmas─▒ ┼čeklindedir. Buna, ahl├óka kural koyucu (normative) yakla┼č─▒m demek gerekmektedir. B├╝y├╝k dinler ve gelenekler ├žo─čunlukla Tanr─▒ taraf─▒ndan uyulmas─▒n─▒ gereken ilkeleri vaaz eder.

Ahl├óka bilimin yakla┼č─▒m─▒: Tasvir edici(tan─▒mlay─▒c─▒) (betimleyici-descriptive) bir bi├žimde olmaktad─▒r. Bilim adam─▒ olarak sosyolog, herhangi bir toplumda ahl├ókl─▒ davran─▒┼člar─▒n neler oldu─čunu tesbit eder. Bir psikolog ve bir tarih├ži de, ahl├ók olgular─▒n─▒ ele al─▒rken tasvir etme ve genel s─▒n─▒flamalara giderler.

Felsefenin ahl├óka yakla┼č─▒m─▒; Hem kural koruyucu (normatif), hem de analitik (├ž├Âz├╝mleyici-meta-etik) bir tarzda olmaktad─▒r (52). FrankenaÔÇÖn─▒n tan─▒m─▒nda da ahl├ókl─▒l─▒kla ilgili ├╝├ž t├╝r d├╝┼č├╝nce vard─▒r:

Birincisi; Descriptive (tan─▒mlay─▒c─▒), ampirik, tarihi ya da bilimsel ara┼čt─▒rmad─▒r. Psikolog, sosyolog, tarih├ži ve antropolog ahl├ók fenomenini a├ž─▒klamaya, betimlemeye, insan tabiat─▒na ili┼čkin etik sorular─▒ ke┼čfederek kural olu┼čturmaya y├Ânelirler.

─░kincisi; Platonun Kriton diyalogunda, Sokratesin ya da herhangi bir kimsenin do─čru, iyi ve y├╝k├╝ml├╝l├╝─č├╝n ne oldu─čunu sordu─čunda yapt─▒─č─▒ gibi normatif d├╝┼č├╝nce bi├žimidir.

├ť├ž├╝nc├╝ olarak ├ž├Âz├╝mleyici, ele┼čtirel, analitik (meta-etik) diyebilece─čimiz d├╝┼č├╝nce t├╝r├╝d├╝r. Ahl├óki do─čru veya iyinin anlam─▒ nedir? Etik ve di─čer yarg─▒lar─▒ nas─▒l temellendirilir ve ge├žerli k─▒l─▒nabilir? Ahl├óki olan ve olmayan aras─▒ndaki ay─▒r─▒m? Sorumlu ve ├Âzg├╝r kelimesinin anlam─▒ nedir? K─▒saca meta-etik, normatif etik yarg─▒lar ├╝zerinde bir ├╝st dildir (70).

Felsefe, ahl├ók teorileri geli┼čtirir, ahl├ók ilkelerinin tahlilini yapar. Analitik felsefe gelene─či, tabii olarak filozoflar─▒n g├Âr├╝┼čleri aras─▒nda farkl─▒l─▒k arz eder. Platon, Aristo, Kant gibi sistem sahibi filozoflar, birer ahl├ók teorisi geli┼čtirerek ahl├óki olaylanr─▒ de─čerlendirmi┼čler, ahl├óki iyi ve k├Ât├╝y├╝ tayin eden belirli prensipler koymu┼člar; genel ge├žer ahl├ók ilkeleri tespit edip, bu ilkelerin do─črulu─čunu g├Âstermek ├╝zere akli deliller getirmi┼člerdir.

3- AHL├éK G├ľR├ť┼×LER─░

3.1 SokratesÔÇÖin Ahl├ók G├Âr├╝s├╝

Sokrates g├Ârevinin, insanlar─▒ fazilet ve bilgelik pe┼činde y├╝r├╝meye ikna etmek oldu─čunu s├Âyler. Fazilet ve bilgi de ayn─▒ ┼čeydir. K├Ât├╝ davran─▒┼č bilgisizlikten kaynaklan─▒r. Yanl─▒┼č davran─▒┼č istemeyerek yap─▒l─▒r. Sokratesin ahl├ók felsefesinde insan hayat─▒n─▒n gayesi mutlulu─ču elde etmektir (2,33).

3.2.┬áPlatonÔÇÖnun (Eflatun) Ahl├ók G├Âr├╝s├╝:

PlatonÔÇÖun ahl├ók anlay─▒┼č─▒ insan─▒n en y├╝ksek iyiyi (Summum bonum) elde etmeye y├Âneliktir. En y├╝ksek iyinin elde edilmesi de insana ger├žek mutlulu─ču sa─člar. Bu anlamda PlatonÔÇÖun ahl├ók felsefesi, eudaemonist (mutluluk) karekterlidir. ┼×ahsiyet geli┼čmesinde ruhun do─čru tarzda e─čitilmesini ve genel ahengi belirtir. “Philebos” diyalogunda Platon, insan i├žin bilgesiz hazz─▒ veya hazs─▒z bilgeli─či kimse istemez. O halde haz ve bilgelik, herkesin ├Âzledi─či ├╝st├╝n bir iyilik de─čildir. Mutluluk, faziletli ya┼čamakla elde edilir. Bu da “Tanr─▒ÔÇÖya elden geldi─či kadar benzemekle ” olur.

FaziletÔÇÖde ruhun i├ž d├╝zeni, sa─čl─▒─č─▒ndan ve uyumlu olmas─▒nda kaynaklan─▒r. PlatonÔÇÖa g├Âre faziletin ve devletin d├Ârt esas─▒ vard─▒r: Bilgelik (wisdom), yi─čitlik (cesaret-courage), ├Âl├ž├╝l├╝l├╝k (temperance), do─čruluk (adalet- justice). Fert olarak mutlulu─čun ancak cemiyette ve bununda devlette olu┼čaca─č─▒na inan─▒r. Gaye b├╝t├╝n devletlerde elden geldi─čince b├╝y├╝k bir mutluluk sa─člamakt─▒r.

3.3. AristotalesÔÇÖin Ahl├ók G├Âr├╝s├╝:

AristoÔÇÖnun ahl├ók anlay─▒┼č─▒n─▒n da eudaemonist karaakterde oldu─ču g├Âr├╝l├╝r (Nicomaches Ethices). Her sanat ve her ara┼čt─▒rman─▒n, ayn─▒ ┼čekilde her eylem ve tercihin, bir iyiyi arzulad─▒─č─▒ d├╝┼č├╝n├╝l├╝r. Bir gaye olarak arzulanan bu iyilik: “mutluluk”tur. Gayeci olan Aristo, insan i├žin iyiyi temin eden fiil (action) ile ilgilenir. Bu sebeple iyi “her ┼čeyin y├Âneldi─či ┼čey” dir. Her fiilin kendisi i├žin aranan bir gayesi vard─▒r”. ─░nsan i├žin bu nihai gayenin ne oldu─čunu ve bunu ara┼čt─▒racak disiplini ortaya koymaya ├žal─▒┼č─▒r. ─░nsan i├žin bu nihai iyi (gaye), muayyen ahl├óki kanaatlerin (moral opinions) dikkatli bir mukayesesi ile elde edilir. ─░nsan fiilleri sahas─▒nda, determinizm yoktur. Ahl├ók prensipleri, matematik prensipler gibi kesin de─čildir. ─░nsan i├žin iyiÔÇÖnin (gaye) mutluluk oldu─čunu belirtirken bunun “hayat tarz─▒” oldu─čunu s├Âyler. PlatonÔÇÖdaki “iyi ideas─▒ÔÇÖn─▒ (├Âncesiz-sonras─▒z, zaman ve mek├óna ba─čl─▒ olmayan) kabul etmeyen AristoÔÇÖya g├Âre: bir ┼čeye hem cevher hem nitelik, hem g├Ârelilik bak─▒m─▒ndan iyi denebilir. Aristo i├žin tek bir iyi ideas─▒ olamaz ve iyinin iki ├Âzelli─či vard─▒r:

1-Kendisi gaye olan bir ┼čey olmal─▒d─▒r.

2-─░nsan─▒ tatmin etmek konusunda kendi kendine yetmelidir. Ayr─▒ca Aristo iyiyi; d─▒┼č iyiler, ruhla ve bedenle ilgili olanlar olmak ├╝zere ├╝├že ay─▒r─▒r.

AristoÔÇÖda faziletler:

1-D├╝┼č├╝nce faziletleri (intellectual virtues-bilgelik, do─čru h├╝k├╝m verme)

2-Karekter ve ahl├ók faziletleri (moral virtues-c├Âmertlik ve ├Âl├ž├╝l├╝l├╝k) Karekter fazileti al─▒┼čkanl─▒k ile elde edilmi┼č insandaki bir istidat veya huy

(disposition)dur. Fazileti kazan─▒lmas─▒nda haz ve elemde ├Ânemli rol oynar. AristoÔÇÖya g├Âre, faziletli insan d├╝r├╝st davran─▒┼člarda bulunmaktan haz duyar, haz ve elemler aras─▒nda nas─▒l tercih yapaca─č─▒n─▒ bilir. Ayr─▒ca fazilet, tercihlerimizde “orta yolda olma” (mean) huyudur. Ak─▒ll─▒ insan ahl├óki feraset (moral insight) sahibidir. Aristo ruhun ilmi yetisinin faziletine, “teorik bilgelik” (theroetical wisdon) ad─▒n─▒ verir. Teorik bilgelik “delilleri ile bir ┼čeyi ispat etme istidad─▒ ile” dorudan do─čruya kavrayan ak─▒l (intuitive reason)ÔÇÖ─▒n birli─čidir. Yani t├╝me var─▒m (induction) ve k─▒yas (syllagism) ile elde edilen bilgi yani do─črudan do─čruya kavranan bilginin b├╝t├╝n├╝d├╝r.

Ruhun d├╝┼č├╝n├╝p karar veren yetisinin faziletleri ise “do─čru bir kural yard─▒m─▒ ile bir ┼čeyden meydana getirme istidad─▒” ile pratik bilgelikten ibarettir. Pratik bilgelik ise, insan i├žin iyi olan davran─▒┼čda bulunma istidad─▒r. Pratik bilgelikde, “basiret” (prudence) ├Ânemli bir rol oynar. Basiret, tercih edilen bir gaye i├žin uygun olan ortay─▒ bulma kabiliyetidir.

Mutluluk ise, fazilete uygun bir faaliyet oldu─čuna g├Âre, onun en y├╝ksek fazilete uygun faaliyet olarak anla┼č─▒lmas─▒ mant─▒kidir. En y├╝ksek fazilet ise, bizdeki en iyi ┼čeyin fazileti olacakt─▒r. Bizdeki en iyi, en de─čerli ┼čey ise ak─▒ld─▒r. Mutluluk akl─▒n faziletine uygun bir faaliyettir. Bu faaliyetin “derin d├╝┼č├╝nmek karakteri” (contemplative charecter) vard─▒r. ├ç├╝nk├╝ “derin d├╝┼č├╝nmek” (contemplation) faaliyetin en y├╝ksek ve en devaml─▒ ┼čeklidir.

Ahl├óki faaliyet, sadece ruh ve bedenden m├╝rekkep insana, en iyi hayat─▒ tesis eder. Fakat insanda “nous” ad─▒ verilen ilahi bir unsur (divine element) vard─▒r; ne olarak isimlendirilirse isimlendirilsin onun mahiyeti, bizi y├Ânetmek ve varl─▒k ├╝zerindeki d├╝┼č├╝nmeyi ┼čerefli ve ilahi k─▒lmaktad─▒r. Hakikatin kendisine a┼čik├ór g├Âr├╝nd├╝─č├╝ bu akli kavray─▒┼č an─▒nda insan, Tanr─▒ÔÇÖya mahsus bir hayat─▒ ya┼čar ve kendine yeten m├╝kemmel bir mutlulu─ča ula┼č─▒r. “Nous” insandaki Tanr─▒ veya Tanr─▒ÔÇÖya en ├žok benzeyen ┼čeydir. NousÔÇÖun bedende bulunmas─▒ kaptan─▒n gemide bulunmas─▒na benzemektedir.

─░nsanda ak─▒l, de─či┼čebilir insan fiilleri ve “do─čru olan ortay─▒” g├Âsterir. Teorik y├Ân├╝yle ahl├óki ilk prensipleri tespit eder, pratik y├Ân├╝yle de bunlar─▒n ├Âzel durumlara nas─▒l tatbik edilece─čim g├Âsterir (2,8,30,33,52).

3.4.┬áKonf├╝cy├╝sÔÇÖ├╝n Ahl├ók g├Âr├╝┼č├╝:

Lun-y├╝ (Konf├╝├žy├╝sÔÇÖ├╝n konu┼čmalar─▒), Konf├╝├žy├╝sÔÇÖ├╝n ├Â─črencileri ile yapt─▒─č─▒ konu┼čmalar─▒ i├žinde toplayan Konf├╝├žyonistlerin birinci derecede kulland─▒klar─▒ bir el kitab─▒ ve ├çinÔÇÖin ├Ânemli felsefe eserlerinden biridir. Bu kitapta devlet y├Ânetimi, ahl├ók prensipleri, sosyal d├╝zen, din t├Ârenleri sonra ideal bir insan─▒n ve toplumun nas─▒l olmas─▒ gerekti─či muayyen terimler i├žinde anlat─▒lm─▒┼čt─▒r.

Konfu├žy├╝s (M.├ľ.551-479) Chou Hanedan─▒ zaman─▒n da (M.├ľ. 1050-247) ya┼čam─▒┼č hanedan mensubu bir bilgin, devlet adam─▒, reformcu, ahl├ók├ž─▒ ve b├╝y├╝k bir ├Â─čretmendi. W.Eberhard, ├çin TarihiÔÇÖnde; Chou Hanedan─▒n─▒n T├╝rk men┼čel├« olduklar─▒n─▒ ileri s├╝rmektedir. T├╝rk├že “Tanr─▒” (Ter─čri) kelimesi, ├çin diline TiÔÇÖen olarak al─▒nm─▒┼čt─▒r. Choular zaman─▒nda devlet geli┼čtik├že yerli unsurlarla kar─▒┼čan Bozk─▒r T├╝rk k├╝lt├╝r├╝ ├çinÔÇÖde yay─▒lm─▒┼č ve bu iki k├╝lt├╝r├╝n kayna┼čmas─▒nda ger├žek ├çin medeniyeti ve ├çin toplulu─čunun esaslar─▒ kurulmu┼čtur.

Konf├╝├žy├╝s ├Â─čretiminde “Li”ye ├žok ├Ânem verilir. “Li”nin karekterleri i┼čleyen, davran─▒┼člar─▒ y├Âneten bir ara├ž oldu─čunu a├ž─▒klam─▒┼čt─▒r. Ona g├Âre, nezaket Li ile kayna┼čmazsa adi bir jest olur. Cesaret “Li” ile uyu┼čmazsa ihtilal├« ruh do─čar. Samimiyet “Li” ile ba─čda┼čmazsa k├╝stahl─▒k meydana gelir. Nihayet erdemi olmayan bir kimsenin “Li” ile ilgisi yoktur. Hsiao terimine gelince: iki t├╝rl├╝ Hsiao vard─▒r. Birincisi fiziki “Hsiao” yani, anaya babaya yard─▒m. Di─čeri Kutsal “Hsiao”, Ana baba ya┼čad─▒─č─▒ m├╝ddet├že onlara maddi refah sa─člamaktan ba┼čka, onlar─▒n isteklerini yerine getirmek, onlar─▒ k├Ât├╝ olan ┼čeylerden korumak demektir. “Hsiao” genel olarak b├╝t├╝n erdemlerin k├Âk├╝ g├Â─č├╝n yolu ve insan─▒n bir g├Ârevidir.

“Jen terimi”: Esas olarak bu ahl├ók─▒n k├Âk├╝d├╝r. Fakat bu terim Lun-y├╝ÔÇÖde, insanlar─▒n bir birine kar┼č─▒ g├Âsterdikleri nazik duygular─▒, sevgi ve erdemi, iyilik severli─či, iyili─či ve prensip sahip insan─▒ i├žine almaktad─▒r. “Te” (erdem) ile ayn─▒ anlama gelmektedir.

Tao terimi: Konfu├žy├╝s felsefesinin merkezidir. Bu kelime Konf├╝├žy├╝sÔÇÖden ├Ânce “yol, y├Ânetmek, davranmak ve anlamak” anlamlar─▒na gelmi┼čtir. Bu anlamlara ilaveten ona g├Âre Tao; fertlerin, devletin izlemesi gereken ideal yoldur. Bu erdemi, adaleti, nezaketi, samimiyeti ve sayg─▒y─▒ da i├žine almaktad─▒r. M├╝zik ve “Li”ye s─▒k─▒ca ba─čl─▒d─▒r. Halk TaoÔÇÖya sahip olursa gereken ┼čekilde y├Ânetilecek ve ahl├ók prensipleri de yer y├╝z├╝ne h├ókim olacakt─▒r.

TiÔÇÖen terimi: Chou Hanedan─▒ zaman─▒n da (M.├ľ. 1050-247) Tanr─▒sal kuvveti temsil eden, TiÔÇÖen idi. Maddi ve ilahi g├Âk i├žin TiÔÇÖen kullan─▒lm─▒┼čt─▒r.

OÔÇÖna g├Âre TiÔÇÖen, g├Âkte oturan, fena h├╝k├╝mdarlar─▒ cezaland─▒ran, yeni hanedanlar kuran ve erdemlileri m├╝kafatland─▒ran atalar─▒n kollektif ad─▒ de─čildi. TiÔÇÖen, ki┼čisel olmayan ahl├óki bir kuvvet, en y├╝ce varl─▒k ve do─čan─▒n d├╝zeni ve kendisi idi. B├Âylece “Tien” her ┼čeyin ├╝st├╝nde bir varl─▒k, yarat─▒c─▒ (Allah) idi.

Tien-ming terimi: ├ťst├╝n varl─▒─č─▒n iradesi, mukaddesat. Kader olarak kabul edilmekteydi.

Chun-tau terimi; Ona g├Âre ideal bir insan ak─▒ll─▒, cesur, nazik, m├╝zik ve t├Ârenlere ba─čl─▒, haris olmayan m├╝tevaz├« bir insand─▒r.

Sh─▒h terimi: Bir centilmen gibi davranan erdemli d├╝r├╝st insand─▒r.

Konfu├žy├╝s L├╝n-y├╝ÔÇÖde (Konu┼čmalar─▒nda) halktan insanlar─▒ ele alarak, onlar─▒n yeti┼čtirilmesini, saadet ve refaha kavu┼čmalar─▒n─▒ istemi┼čtir. O, bilgiyi sadece bilgi i├žin edinmemi┼č buna ahl├ók ve devlet meseleleriyle ilgili ├žal─▒┼čmalar─▒nda ve ├Â─čretiminde mihrak noktas─▒ yapm─▒┼čt─▒r. Bununla, ─▒zd─▒rap i├žinde olan d├╝nyay─▒ saadet ve refaha kavu┼čturacak bir yol bulmaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r (55,69).

3.5.┬áFarabiÔÇÖnin Ahl├ók G├Âr├╝┼č├╝:

FarabiÔÇÖye g├Âre “ilk Varl─▒k”dan gelen, birle┼čtirici ve ba─člay─▒c─▒ bir g├╝ce sahip olan sevgi i├žin, insan─▒n ├Ânce “ilk Varl─▒─č─▒” tan─▒mas─▒ gerekir. ├ç├╝nk├╝, Allah hem seven ve hem de sevilen (el-A┼č─▒k veÔÇÖl-Ma┼čuk) dur.

Farabi, Fad─▒l Devletin insanlar─▒n─▒ birbirine ba─člayan adaletle sevgiyi devletin men┼čei i├žin ├Ânemli iki fakt├Âr olarak g├Âr├╝r. ─░nsan iradesine ba─čl─▒ olmayan sevgi “F─▒tri Sevgi”dir ve ├╝├že ayr─▒l─▒r:

1-Fikir ve davran─▒┼č faziletlerinin m├╝┼čterekli─činden do─čan sevgi

2-Menfaatlerden do─čan sevgi

3-Fazilet ve menfaatde m├╝┼čtereklik olunca, ahl├ók aras─▒nda “Haz” do─čar (Haz sevgisi).

SevgiÔÇÖnin kurdu─ču devleti, adalet devam ettirecektir. FarabiÔÇÖye g├Âre, insan─▒n var olu┼čunun amac─▒, en ├╝st├╝n saadeti (=es-SaadetuÔÇÖl-Kusva) elde etmektir. Fad─▒l devlette vatanda┼člar─▒n sadece saadete eri┼čmek gayesi ile yard─▒mla┼čt─▒klar─▒ devlettir. Saadet en b├╝y├╝k hay─▒rd─▒r. Ya da en b├╝y├╝k hayr saadettir.

Hayr─▒n en ├╝st├╝n├╝ne ve olgunlu─čunun doru─čuna, ┼čehirden ufak topluluklarda ula┼č─▒lamaz, ancak devleti olan bir toplulukda ula┼č─▒l─▒r. Bu sebeple, saadete ula┼čmak gayesi ile kurulan bir topluluk, b├╝t├╝n ┼čehirleri saadete ula┼čmak maksad─▒ ile elele vererek ├žal─▒┼čan milletler de Fad─▒l (faziletli) Millet, b├╝t├╝n milletleri bu u─čurda ├žal─▒┼čan D├╝nyada Fad─▒l d├╝nyad─▒r.

Farabi, siyasi bir te┼čkilatlanma ile saadete ula┼č─▒laca─č─▒n─▒ izah ederken, Sokrat, Eflatun ve AristotalesÔÇÖin de kendisi ile ayn─▒ fikri payla┼čt─▒─č─▒n─▒ ifade etmektedir.

Saadet, filozofa g├Âre hem saadet hem gaye olmaktad─▒r. ─░sl├óm d├╝nyas─▒nda, ahl├ók sahas─▒ndaki sistemle┼čme; Farabi sayesinde olmu┼čtur. Psikolojiyi ahl├óka, ahl├ók─▒ siyasete ve nihayet faal ak─▒l vas─▒tas─▒yla siyaseti metafizi─če en tutarl─▒ ┼čekilde ba─člayan FarabiÔÇÖdir.

FarabiÔÇÖnin fazilet ve saadetle ilgili g├Âr├╝┼čleri bir ok ─░sl├óm filozofu ├╝zerinde etkili olmu┼čtur (9,18).

3.6┬á┬á ─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n Ahl├ók G├Âr├╝┼č├╝:

─░bn-i Sina ahl├óka dair ayr─▒ bir kitap yazmam─▒┼čt─▒r. Fakat eserlerinden her birinde ahl├óka ait b├Âl├╝mler ay─▒rm─▒┼čt─▒r.

─░bn-i SinaÔÇÖn─▒n ahl├ók ve saadet ile ilgili iki risalesi vard─▒r. Fakat o, esas konusu olan nefis (ego) ve nefsin bekas─▒ meselesine temas etti─či her yerde ahl├óki kem├ól ├╝zerinde durmu┼čtur. Saadet nedir ? sorusunda rasyoneldi. Sokrat, Eflatun ve AristoÔÇÖnun g├Âr├╝┼člerine itibar eder. Sokrata g├Âre saadetin temeli d├╝┼č├╝nce, EflatunÔÇÖa g├Âre ilmi ve faal d├╝┼č├╝nceye, Aristo da bilindi─či gibi teorik ve pratik erdeme ├Ânem verir. Bilmek de─čil uygulamakta gerekir. Ahl├ókta ─░bn-i Sina bu ├╝├ž isimden AristoÔÇÖya daha yak─▒nd─▒r (9,83).

─░bn-i SinaÔÇÖya g├Âre ba┼čl─▒ca fazilet ve ahl├ók esaslar─▒ ┼čunlard─▒r: iffet, ┼čecaat, hikmet, adalet, c├Âmertlik, kanaat, sab─▒r, kerem, yumu┼čakl─▒k, y─▒lmamazl─▒k, sadakat, vefa, utanma, s─▒r saklamak, s├Âz├╝nde durma, tevazu.

O ak─▒lc─▒ ve ├žok a├ž─▒k bir ahl├ók felsefesine sahiptir, bu alandaki g├Âr├╝┼člerine akli tasavvuf da denilmi┼čtir. Ahl├óki davran─▒┼člara ve faziletlere eri┼čmek i├žin baz─▒ ilkeler tespit etmi┼čtir:

-Nefsin isteklerine uymamak

-Gazap, ┼čehvet, tamah, h─▒rs, korku, eseri ortaya ├ž─▒kabilecek davran─▒┼člar─▒ engellemek

-Yalandan kesinlikle uzakla┼čmak

-─░nsanlara iyilik yapmak, iyileri sevmek, k├Ât├╝leri do─črultmak ve fena i┼člerden menetmektir (4)

3.7. ┬á GazaliÔÇÖnin Ahl├ók G├Âr├╝┼č├╝:

GazaliÔÇÖye g├Âre ahl├ókÔÇÖa ula┼čmak i├žin ├Âncelikle kesin bilgiÔÇÖye ula┼čmak gerekir. Bu yol da b├╝y├╝k s├╗filerin yoludur. Gazali, adi bilgi ile “irfan”─▒ (gnosis) ay─▒rmaktad─▒r.

Gazali “Saadet Kimyas─▒” adl─▒ eserinde nefs (ego) veya ruh sorusunu ele almaktad─▒r. Birincisi kal─▒pt─▒r ki, beden de deriz. ─░kincisi kendisini i├ž g├Âz├╝ ile bilen kalptir.

“Hakikata ula┼čmak ancak r├╝tbeden, maldan y├╝z ├ževirmek, insan─▒ y├╝ksek gayelerden al─▒koyan ilgilerden ka├žmakla tamamen olabilir.”

Gazali hakikat ├Âncesi halini tenkit ederken “├Â─čretimdeki niyetinin Allah r─▒zas─▒ i├žin olmad─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝nce, bunun mevkii, ┼čan ve ┼čeref arzusunda oldu─čunu anlad─▒m ve u├žurumun kenar─▒ndan indim” demektedir.

PascalÔÇÖ─▒n Penseeslerde “Allahs─▒z insan─▒n sefaleti” bahsini hat─▒rlatan Gazali, adeta KantÔÇÖ─▒n “Ahl├ók metafizi─činde”ki s├Âzlerin haz─▒rlay─▒c─▒s─▒d─▒r. Fakat KantÔÇÖ─▒n imperatif categorical (kesin buyruk) ile GazaliÔÇÖnin hakikati aras─▒nda b├╝y├╝k fark vard─▒r. Gazali ile KantÔÇÖ─▒n ruhun ├Âlmezli─či ve ak─▒lla iman─▒ uzla┼čt─▒rma ├žabalar─▒n─▒n gereksizli─čine inanmalar─▒ di─čer filozoflardan ayr─▒lan ve birbirlerine yakla┼čan y├Ânleridir. GazaliÔÇÖye g├Âre Ahl├ók, hedefi tasavvuf veya birli─če ula┼čmak olan bir haz─▒rl─▒kt─▒r. Esas hedef kalp ve hakikat noktas─▒na ula┼čmad─▒r. Kalbini bilmeyen Tanr─▒ÔÇÖy─▒ da bilemez (1,28,82,83).

3.8.┬á┬á I. KantÔÇÖ─▒n Ahl├ók G├Âr├╝┼č├╝:

KantÔÇÖ─▒n Ahl├ók felsefesindeki ├ž─▒k─▒┼č noktas─▒ insan─▒n Ahl├óki bir varl─▒k oldu─čudur. ─░nsan Ahl├ókl─▒ olmaya mecbur bir varl─▒kt─▒r. Onu, mutlulu─ča lay─▒k k─▒landa yine ahl├ókl─▒l─▒kt─▒r. Ahl├óki sahada kendilerine g├Âre h├╝k├╝m verdi─čimiz temel prensiplerin kayna─č─▒n─▒ Kant, pratik ak─▒lda bulur. Pratik ak─▒l, akl─▒ i┼čleyi┼čidir. Tek ve ayn─▒ olan bir ak─▒l vard─▒r fakat tatbikatta (teorik ve pratik olmak ├╝zere) ikiye ayr─▒l─▒r.

Kant Pratik Akl─▒n Ele┼čtirisinde ana basamaklarla ┼čunlar─▒ belirler:

-─░nsan mutlu olmaya lay─▒k bir varl─▒kt─▒r.

-Fakat insan─▒n iradesi tabiatta olup bitenlerin sebebi de─čildir, bu y├╝zden o, kendi iradesinin ilkeleri ile tabiat aras─▒nda bir uzla┼čma sa─člayacak g├╝├žte de─čildir

-O halde ne ahl├ók konusunda ne de tabiatta; ahl├ókl─▒l─▒kla mutluluk aras─▒nda ba─č kurmaya yarayan bir temel vard─▒r.

-Buna ra─čmen, en y├╝ksek iyi kavram─▒nda b├Âyle bir ba─č─▒n kurulmas─▒ zorunlulu─ču, bu iyinin kazan─▒lmas─▒ i├žin ├žaba harcamam─▒z─▒ isteyen buyrukta “postulat” olarak vard─▒r.

-├ľyle ise, en y├╝ksek iyi (summum bonum)ÔÇÖun ger├žekle┼čmesi m├╝mk├╝n olmal─▒d─▒r.

-Bu durumda, bu ger├žekle┼čme i├žin yeterli olabilen bir sebebin de postulat olarak konulmas─▒ gerekir.

-B├Âyle bir sebep bilgi ve iradeye dayanarak faaliyet g├Âsteren bir yarat─▒c─▒ olmal─▒d─▒r. ─░┼čte bu varl─▒k Tanr─▒ÔÇÖd─▒r (10).

Tanr─▒ÔÇÖn─▒n varl─▒─č─▒n─▒ nazari bak─▒mdan ispati gerekmeyen bir postulat olarak koyan ahl├ók delili, KantÔÇÖa g├Âre, bizi bir “pratik ├ž─▒kmazdan” kurtar─▒r. Bir an i├žin Tanr─▒ÔÇÖn─▒n olmad─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nelim, bu taktirde:

-En y├╝ksek iyinin ger├žekle┼čmesini d├╝┼č├╝nemeyiz

-O zaman, m├╝mk├╝n olamayan bir ┼čeyi ger├žekle┼čtirmek ahl├óki vazifemiz olamaz; ├ž├╝nk├╝ “yapmal─▒y─▒m” “yapabilirimi” i├žerir

-En y├╝ksek iyiden vazge├žersek, ahl├óki otonomlu─ča ra─čmen ahl├ók kanununa g├Âre hareket etmemiz tehlikeye girer.

-Oysa bu kanuna uymad─▒─č─▒m taktirde pratik bir ├ž─▒kmaza girer ve kendim kendi g├Âz├╝mde al├žalm─▒┼č olurum

-O halde, en y├╝ksek iyinin ger├žekle┼čmesini temin edecek varl─▒─č─▒n, yani Tanr─▒ÔÇÖn─▒n varl─▒─č─▒n─▒ ink├ór etmemeliyim.

KantÔÇÖa g├Âre en y├╝ksek iyinin (yani Ahl├ókl─▒l─▒kla mutlulu─čun birle┼čme halinin) ger├žekle┼čmesi i├žin iki postulat─▒n ortaya konmas─▒ gerekir: Tanr─▒n─▒n varl─▒─č─▒ ve ├Âl├╝ms├╝zl├╝k “iyi isteme” sadece kendinde iyi (good in it self) olan bir isteme kavram─▒d─▒r. Ona g├Âre Ahl├óki ┼čuurun en bariz ├Âzelli─či olan vazife kavram─▒d─▒r. “S─▒rf vazifeden dolay─▒ (for the sake of duty) harekete ge├žen bir isteme” iyi istemedir. Vazife, Ahl├ók kanununa sayg─▒dan dolay─▒ davranmak anlam─▒na gelir. Ahl├ók kanununun esas karakteri ise, evrensel olmas─▒d─▒r. Buradaki evrensellik (universality) fizik kanunlar─▒n evrenselli─či gibidir (10,45,52,72).

KantÔÇÖa g├Âre Tanr─▒ÔÇÖn─▒n varl─▒─č─▒n─▒ bir bilgi meselesi olarak alan g├Âr├╝┼čler yan─▒lmaktad─▒r. Kant, Ahl├ók yoluyla Tanr─▒ÔÇÖn─▒n varl─▒─č─▒n─▒ temellendirmeye ├žal─▒┼č─▒r. Kant da isteme kavram─▒ belirli bir kanun fikrine uygun bir ┼čekilde davran─▒┼čta bulunmak ├╝zere belirleme yetisidir “insanl─▒─ča her defas─▒nda, kendi ┼čahs─▒nda oldu─ču kadar ba┼čka herkesin ┼čahs─▒nda da s─▒rf ara├ž olarak de─čil ayn─▒ zaman da gaye olarak davranacak bi├žimde hareket et”. ─░nsan─▒n istemesi, evrensel ba─člay─▒c─▒ olarak Ahl├ók kanununun kayna─č─▒d─▒r (istemenin otonomlu─ču prensibi-autonomy of the will-). ─░stemenin otonomlu─ču; Ahl├ókl─▒l─▒─č─▒n en y├╝ksek ilkesi, b├╝t├╝n Ahl├ók yasalar─▒n─▒n ve bu yasalara uygun ├Âdevlerin tek prensibidir. ─░stemenin ba─č─▒ml─▒l─▒─č─▒ (heteronomy of the will) ise Ahl├ókl─▒l─▒─č─▒n sahte b├╝t├╝n prensiplerinin kayna─č─▒, y├╝k├╝ml├╝l├╝k ilkesine ve istemenin Ahl├ókl─▒l─▒─č─▒na kar┼č─▒d─▒r (45,52).

Ahl├óki kanun koyucu ak─▒l sahibi, isteme veya pratik ak─▒l fikri ile birle┼čen, kendi ba┼člar─▒na gaye olarak ak─▒l sahibi varl─▒klar fikri; bizi, “gayeler krall─▒─č─▒” (kingdom of ends) kavram─▒na g├Ât├╝r├╝r. Kant, krall─▒k ile ├že┼čitli ak─▒l sahibi varl─▒klar─▒n ortak kanunlar vas─▒tas─▒yla kurulan sistematik birli─čini anlar. Saf pratik akla sahip Ahl├óki bir ┼čahsiyet olan insan kendi kendini idare eden, kendi Ahl├ók kurallar─▒n─▒ kendi koyan h├╝r bir faildir. Ahl├ók kanunu, b├╝t├╝n ak─▒l sahibi varl─▒klar i├žin genel ge├žer kesin bir buyruk halini al─▒r. KantÔÇÖta, Aristo gibi en y├╝ksek ├Ânemi ak─▒la vermi┼čtir. KantÔÇÖ─▒n Ahl├ók felsefesinin merkezinde Tanr─▒ de─čil, pratik akl─▒n kumanda etti─či insan bulunmaktad─▒r (10,45,52,72).

  1. YUSUF HAS HAC─░B (1017-1077) ve KUTADGU B─░L─░G

─░sl├ómi T├╝rk edebiyat─▒n─▒ (eseri elimize ge├žebilen) ilk yazar─▒ Yusuf Has HacibÔÇÖdir. Yusuf MS. XI. as─▒r ba┼člar─▒nda T├╝rkistanÔÇÖda Balasagun ┼čehrinde do─čmu┼čtur. Bu ┼čehir Karahanl─▒lar devrinin say─▒l─▒ medeniyet merkezlerindendi. Yusuf Has Hacib, iyi tahsil g├Ârm├╝┼č, bilgiye k─▒ymet veren, iyi d├╝┼č├╝nen, iyi yazan, ayd─▒n bir ilim, fikir ve sanat adam─▒yd─▒. 1069-1070 y─▒llar─▒nda Yusuf, Do─ču Karahanl─▒lar Devletinin h├╝k├╝met merkezi Ka┼čgarÔÇÖda bulunuyordu. Balasagunda yazmaya ba┼člad─▒─č─▒ eserini, ├╝zerinde on sekiz ay ├žal─▒┼čarak, Ka┼čgarÔÇÖda tamamlam─▒┼č ve 1070 y─▒l─▒nda Karahanl─▒ h├╝k├╝mdarlar─▒ndan Tabga├ž Bu─čra KarahanÔÇÖa sunmu┼čtur. Ayd─▒n h├╝k├╝mdar, bu eseri takdirle kar┼č─▒lam─▒┼č ve m├╝kafat olarak Has HacibÔÇÖlik (ba┼č dan─▒┼čmanl─▒k) r├╝tbesini vermi┼čtir.

Kutadgu Bilig, “kutlu, mesut, mutlu olma bilgisi” insana her iki d├╝nyada, tam manas─▒ ile, saadete ermek i├žin takip edilecek yolu g├Âsteren bir eserdir. Birbirine ├žok s─▒k─▒ bir ┼čekilde ba─čl─▒ bulunan fert, cemiyet ve devlet hayat─▒n─▒n ideal bir ┼čekilde tanzim edilmesinde gerekli olan zihniyet, bilgi ve faziletlerin nelerden ibaret oldu─čunu g├Âsterir. “Yusuf, bu eseri ile insan hayat─▒n─▒n manas─▒n─▒ tahlil ve onun cemiyet, dolay─▒s─▒ ile devlet i├žindeki vazifelerini tayin eden bir felsefe, bir hayat felsefesi sistemi kurmu┼čtur”.

Kutadgu BiligÔÇÖin yaz─▒l─▒┼č─▒nda kar┼č─▒l─▒kl─▒ konu┼čma tarz─▒ kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. Bu konu┼čmalarla maddi ve manevi saadet yollar─▒ ara┼čt─▒r─▒l─▒rken d├Ârt temel ┼čah─▒s eserde konu┼čturulur (5,6,13,14). Bunlar, adaleti, saadeti, akl─▒, kanaat ve ak─▒beti temsil eden ┼čahsiyetlerdir. Bunlardan; T├Âre=adalet, G├╝ndo─čdu isimli bir h├╝k├╝mdard─▒r. Kut=saadet, Ay-Toldu ad─▒nda bir vezirdir. ├ľke=Ak─▒l, ├ľgd├╝lm├╝┼č ad─▒nda Ay-TolduÔÇÖnun o─člu olan sonraki vezirdir. ─░rfan=Kanaat ve ak─▒bet, Odgurmu┼č ad─▒nda bir zahittir. ├ľgd├╝lm├╝┼čÔÇÖ├╝n akrabas─▒d─▒r. Bunlardan ba┼čka eserde Ay-TolduÔÇÖnun Hacib ile bulu┼čmas─▒n─▒ temin eden K├╝semi┼č, huzura kabul├╝ sa─člayan Hacib, arada hizmet g├Âren o─član, haber getiren Yumu┼čÔÇÖcu ve zahidin yan─▒nda ├žal─▒┼čan KumaruÔÇÖda az olmakla beraber bulunan ┼čahsiyetlerdir. K├╝semi┼č arzu ve ├Âzlemi. Kumara vasiyet (miras-├Â─č├╝t)ÔÇÖi temsil eder.

Eserde T├ÂreÔÇÖnin, G├╝ne┼č (G├╝ndo─čdu) ile, KutÔÇÖun Ay (Ay-Toldu) ile temsil edildi─či g├Âr├╝lmektedir. Ay─▒n ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ g├╝ne┼čten ald─▒─č─▒n─▒ bilen Yusuf, T├ÂreÔÇÖnin g├╝ne┼č gibi ─▒┼č─▒k kayna─č─▒ oldu─čunu belirtir. “T├ÂreÔÇÖnin tabiat─▒ g├╝ne┼č gibidir, k├╝├ž├╝lmez daima bir ve b├╝t├╝nd├╝r, parlakl─▒─č─▒ ayn─▒d─▒r. Parlakl─▒─č─▒n─▒ adaletten al─▒r (KB.2789.b)”. “Tabiat─▒, alimler taraf─▒ndan aya benzetilen Kut” (KB.730,b,) ise ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ T├ÂreÔÇÖden al─▒r, g├Âr├╝n├╝r hale gelmesini T├ÂreÔÇÖye bor├žludur. Eserde G├╝ndo─čdu, en ├žok akl─▒ temsil eden ├ľgd├╝lm├╝┼č ile konu┼čmaktad─▒r, ├ľgd├╝lm├╝┼č; Ay-TolduÔÇÖnun o─čludur; asl─▒, soyu ile Ay-TolduÔÇÖya mensuptur. Odgurmu┼č da ├ľgd├╝lm├╝┼čÔÇÖ├╝n yak─▒n akrabas─▒d─▒r. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi insanlarla sembolle┼čtirilmi┼č kavramlar eserde bir hayat felsefesini anlatmaktad─▒r.

Kut kazanma bilgisi olan Kutadgu Bilig, bir bak─▒ma ba┼čtan sona T├ÂreÔÇÖnin (yasa-ahl├ók) zuhur tarz─▒, h├╝k├╝mleri ve dayand─▒─č─▒ temel prensipleri anlatan bir eser h├╝viyetindedir. Eserde devaml─▒ sorulan, soran T├Âre istedi─či cevaplar─▒; Kut, ak─▒l ve irfandan al─▒r. Ak─▒l ve irfan eserde KutÔÇÖdan gelmektedir. T├ÂreÔÇÖnin tan─▒mlanmas─▒n─▒ ise ak─▒l ve irfan yapmaktad─▒r. KB.ÔÇÖde Ahl├óki de─čerler, hukuk, devlet, sosyal ve ekonomik hayata ait kavramlar g├Âr├╝lmektedir. Devleti y├Âneten insanlar─▒n erdemli (faziletli) ki┼čilerden se├žilmi┼č olmas─▒ gereklili─či eserde dikkat ├žekmektedir. B├Âylece bir ├že┼čit yeteneklilerin (meritokrasi) y├Ânetimi diyebilece─čimiz modelde g├Âr├╝lmektedir.

Orhun Yaz─▒tlar─▒ndaki Bilge Kaan, Bilge Vezir Tonyokuk imaj─▒ da eski T├╝rklerde y├Ânetenlerin vas─▒flar─▒n─▒ ├Âzetlemesi a├ž─▒s─▒ndan kayda de─čerdir. Tonyokuk An─▒tlar─▒nda; T├╝rk Hakan─▒n─▒n millet yolunda “gece uyumadan, g├╝nd├╝z oturmadan” ├žal─▒┼čmas─▒ gerekir (31). Kutadgu BiligÔÇÖde de “h├╝k├╝mdarl─▒k da esas olan millete hizmet idi” “hizmet etmekle kul bey olur” denmektedir.

T├╝rk d├╝nyas─▒n─▒n k├╝lt├╝rel birli─činin de ┼čahidi olan Kutadgu BiligÔÇÖin bir n├╝shas─▒, yaz─▒ld─▒─č─▒ tarihden 400 y─▒l ge├žtikden sonra Bat─▒ T├╝rk Devleti olan Osmanl─▒lardan Fatih Sultan Mehmet HanÔÇÖa 1474ÔÇ▓ de sunulmu┼čtur. Kutadgu BiligÔÇÖi AnadoluÔÇÖya getiren Fenerizade Kad─▒ Ali, AnadoluÔÇÖdan ilim tahsili i├žin gitti─či T├╝rkistanÔÇÖ─▒n Herat, Buhara ve Semerkand ┼čehirlerinde ilmini tamamlad─▒ktan sonra ─░stanbulÔÇÖa d├Ânm├╝┼č ve Bursa Medresesine, M├╝derrislikle g├Ârevlendirilmi┼čti. Fenerizade Kad─▒ Ali, TokatÔÇÖda bulunan Kutadgu BiligÔÇÖin ─░stanbula getirilmesini sa─člam─▒┼č ve eser FatihÔÇÖin ├Ânde gelen y├Âneticilerinden ┼×eyhzade Abdurrezzak Bah┼čÔÇÖ─▒ya teslim edilmi┼čtir (5,13,19).

Kutadgu BiligÔÇÖin yap─▒s─▒ ve i├žindekiler:

Kutadgu Bilig mesnevi ┼čekli ile yaz─▒lm─▒┼č manzum bir eserdir. Eserin sonunda kaside ┼čeklinde s├Âylenmi┼č, 124 beyit tutar─▒nda ├╝├ž par├ža ve metin i├žinde yeri geldik├že s├Âylenmi┼č 173 d├Ârtl├╝k vard─▒r. Tamam─▒ 6645 beyittir. Sonradan ilave edildi─či d├╝┼č├╝n├╝len 77 beyit bu say─▒ya dahil de─čildir.

Kutadgu Bilig, ├Ânce Tanr─▒ ├Âvg├╝s├╝nde bir m├╝nacatla ba┼člar. Sonra PeygamberÔÇÖin medhini s├Âyler. Bunu d├Ârt sahabenin ├Âvg├╝s├╝ takip eder. D├Ârd├╝nc├╝ b├Âl├╝mde, parlak bahar mevsimiÔÇÖnin ve h├╝k├╝mdar Bu─čra HanÔÇÖ─▒n tasviri ve medhi vard─▒r.

Bundan sonra yedi y─▒ld─▒z ve on iki bur├ž hakk─▒nda; bilgiÔÇÖye, ak─▒lÔÇÖa dair, dilin meziyeti, kusuru, faydas─▒ ve zarar─▒ hakk─▒nda bahisler s─▒ralan─▒r.

Kitap yazar─▒n─▒n, kendinden sonrakilere bir s├Âz b─▒rakmak emelinden, iyilik etmenin faydalar─▒ndan, bilgi ve akl─▒n meziyetlerinden, kitab─▒n ad─▒ndan, i├žindeki tims├óli ┼čahsiyetlerden bahsedildikten sonra, as─▒l vakÔÇÖaya ge├žilir.

G├╝ndo─čdu isimli, bilgili, faziletli, ├ódil bir h├╝k├╝mdar vard─▒r. Ay-ToldÔÇÖ─▒ ad─▒nda, f├óz─▒l ve zeki bir adam, uzaktan medhini i┼čitti─či h├╝k├╝mdar G├╝ndo─čduÔÇÖnun hizmetinde bulunmak ister. Bir yolunu bularak onun veziri olur. S├Âz├╝, sohbeti, akl─▒ ve bilgisi h├╝k├╝mdar taraf─▒ndan ├žok be─čenilen ve sevilen bu adamla h├╝k├╝mdar aras─▒nda hayat, devlet ve idare problemlerine ait bahisler konu┼čulur; saadet, adalet, s├Âz ve s├Âz├╝n faydas─▒ gibi mevzular ├╝zerinde durulur. S├Âz aras─▒nda Ay-ToldÔÇÖ─▒n─▒n saadet, G├╝ndo─čduÔÇÖnun da adalet oldu─ču anla┼č─▒l─▒r. Fakat her saadet gibi Ay-ToldÔÇÖ─▒n─▒n da ├Âmr├╝ uzun olamaz. Vezir, hastalan─▒r ve ├Âl├╝r. ├ľl├╝mden ├Ânce, o─člu ├ľgd├╝lm├╝┼čÔÇÖe ├Â─č├╝tler verir: “AllahÔÇÖa inan; onun emirlerine uy, iyi ve do─čru ol!” gibi ├Â─č├╝tlerini sebepleri ve hikmetleriyle birlikte s├Âyler. H├╝k├╝mdara da bir vasiyetname b─▒rakarak devleti ve halk─▒ nas─▒l ve ne t├╝rl├╝ bir adaletle idare edece─či hakk─▒nda bilgiler verir,

O, bir├žok iyilikler edip servetini fakirlere da─č─▒t─▒p bu d├╝nyadan gidince, h├╝k├╝mdar, bu ├Âl├ž├╝de asil ve faz─▒l, ikinci bir insan─▒n yine onun neslinden gelece─či d├╝┼č├╝ncesiyle bu sefer ayn─▒ hizmete Ay-ToldÔÇÖ─▒n─▒n o─člu ├ľ─čd├╝lmi┼čÔÇÖi ├ža─č─▒r─▒r.

Onunla sohbetler tertipler: Ak─▒l hakk─▒nda, bilgi hakk─▒nda, g├Ân├╝l zevki, g├Âz zevki, ba─čl─▒l─▒k, adalet, c├Âmertlik ve siyaset hakk─▒nda konu┼čurlar. “H├╝k├╝mdar─▒n ├ževresindeki insanlar─▒n iyi veya k├Ât├╝ olmas─▒ h├╝k├╝mdara ba─čl─▒d─▒r. H├╝k├╝mdarlar k├Ât├╝ olmad─▒k├ža yanlar─▒nda k├Ât├╝ kimseler toplanamaz” gibi h├╝k├╝mlere var─▒rlar. Bir h├╝k├╝mdar─▒n veziri, kumandam, ulu hacibi ne t├╝rl├╝ insanlar olmal─▒d─▒r? El├ži, kap─▒c─▒, katip, hazinedar hatta a┼č├ž─▒ ba┼č─▒, i├žkici ba┼č─▒ gibi vazifeliler kimlerden olmal─▒d─▒r? gibi, hep devlet ve idare i┼člerine ait bahisler konu┼čurlar.

H├╝k├╝mdar:

“-Ey ├ľgd├╝lm├╝┼č ! Seni bulmak bana bir Tanr─▒ l├╝tfudur. Zulme mani olmam, m├╝lkte adaleti kurmam ve her t├╝rl├╝ iyilik i├žin sen sebep oldun. Fakat sen de teksin. Bir g├╝n seni de kaybedebilirim. Halbuki memleket i┼člerinde faydal─▒ olacak insanlara ihtiyac─▒m var, b├Âyle birini nas─▒l bulurum? diye dan─▒┼č─▒r, ├ľgd├╝lm├╝┼č de Odgurm─▒┼č adl─▒, ├žok bilgili ve hakim bir akrabas─▒ oldu─čunu ve onun h├╝k├╝mdara b├╝y├╝k faydas─▒ olaca─č─▒n─▒ s├Âyler.

Ancak Odgurm─▒┼č, d├╝nya heves ve g├Âsteri┼člerinden s─▒yr─▒lm─▒┼č, kendini ebedi alemÔÇÖin ve b├╝y├╝k akibetÔÇÖin cazibesine vermi┼č, olgun bir zahid olmu┼čtur.

Bu sebeple Odgurm─▒┼čÔÇÖla ├ľgd├╝lmi┼č ve h├╝k├╝mdar aras─▒nda bazen y├╝zy├╝ze bazen mektupla┼čarak din ve d├╝nya m├╝nazaralar─▒ yap─▒l─▒r. Odgurm─▒┼č d├╝nya nimeti istemez. Eserin bu b├Âl├╝m├╝ ─░sl├óm iman─▒n─▒n, ─░sl├óm tefekk├╝r├╝n├╝n hatta ─░sl├óm tasavvufunun derin bilgi, inan─▒┼č ve d├╝┼č├╝n├╝┼č unsurlar─▒yla i┼členir. Anla┼č─▒l─▒r ki d├╝nyan─▒n din adam─▒na da d├╝nya adam─▒na da ihtiyac─▒ vard─▒r. Her iki s─▒n─▒f insanda vazifelerini kavray─▒p iyi davran─▒rlarsa insanlar─▒n hem d├╝nya hem ahiret saadetleri temin edilmi┼č olur.

Bu arada yine mua┼čeret adab─▒na, terbiyeye dair g├Âr├╝┼čler yap─▒l─▒r. Hizmet erbab─▒na, halka, alim, ┼čair, hekim, efsuncu ve m├╝neccimlere nas─▒l davran─▒laca─č─▒ mevzular─▒yla; ├žift├žiler, hayvan yeti┼čtirenler, ba┼čka sanat├ž─▒lar ve fakirler ├╝zerinde konu┼čulur; her birine nas─▒l davranmak gerekti─či d├╝┼č├╝n├╝l├╝r. Nas─▒l evlenilecek? ├çocuklar nas─▒l terbiye edilecek? Bunlar g├Âr├╝┼č├╝l├╝r.

Neticede h├╝k├╝mdar, Odgurm─▒┼čÔÇÖ─▒n d├╝nya i┼člerine kar─▒┼čmay─▒p kendi k├Â┼česinde ibadetle me┼čgul olu┼čundaki hikmeti anlar ve onu hakl─▒ bulur. ├ç├╝nk├╝ h├╝k├╝mdarda “Hi├ž ┼č├╝phe yok ki ebedi d├╝nya bize do─čru yakla┼čmaktad─▒r” inanc─▒ndad─▒r. Odgurm─▒┼č h├╝k├╝mdara, onun h├╝k├╝mdarl─▒k vazifeleri ve milletine kar┼č─▒ muameleleri hakk─▒nda ba┼čtan sona medeni, vicdani, insani duygular, ├Âyle bilgiler ve d├╝┼č├╝ncelerle dolu ├Â─č├╝tler verir.

H├╝k├╝mdarla ├ľgd├╝lmi┼č, Odgurm─▒┼čÔÇÖ─▒n d├╝nya bak─▒m─▒ndan h├ókim, ahiret bak─▒m─▒ndan ruhani ┼čahsiyeti kar┼č─▒s─▒nda onsuz yapamayacaklar─▒n─▒ anlayarak onu tekrar arad─▒klar─▒ zaman ise, Odgurm─▒┼čÔÇÖ─▒n b├╝y├╝k ak─▒betÔÇÖe ula┼čt─▒─č─▒n─▒ ├Â─črenirler (5,13,14,88).

  1. KUTADGU B─░L─░GÔÇÖ─░N FELSEF─░ KAYNAKLARI

5.1. Türk Mitolojisi

Yusuf Has Hacib, Yarad─▒l─▒┼č ve T├╝reyi┼č efsanelerinden itibaren mitolojideki kavramlar─▒ eserinde kullanm─▒┼čt─▒r. ├ľrnek olarak; T├╝rkler ak─▒ll─▒ kimselerin ak─▒llar─▒n─▒ b├╝y├╝k denizlere benzetirlerdi. ├çok ak─▒ll─▒ ve bilgili insanlara “akl─▒ deniz gibi” (akl─▒ tengiz) demek onlar─▒n adetlerinden biriydi. “Bilgi denizi deyimi” Kutadgu BiligÔÇÖde “biligligke bolgay, biligdin tengiz” (bu kitap bilgili i├žin, bir bilgi denizi olacak) denmektedir. B. ├ľgel, Orta Asya mitolojisindeki deniz fikrinin Yunan, Hint, ─░ran mitolojilerinden farkl─▒ oldu─čunu s├Âyler. T├╝rk mitolojisinde sonsuz deniz her ┼čeyin ba┼člang─▒c─▒d─▒r.

Eski T├╝rkler AdemÔÇÖe Yalnguk, insan o─člunada yalnguk-o─člu derlerdi. G├Âkt├╝rk Yaz─▒tlar─▒nda da ki┼či o─člu tan─▒m─▒ ge├žmekde ve Tanr─▒ÔÇÖn─▒n k─▒ymetli varl─▒─č─▒ oldu─ču belirtilmektedir (G├Âk ve yer yarat─▒ld─▒─č─▒nda ki┼či o─člu yarat─▒lm─▒┼č). Kutadgu BiligÔÇÖde Yalnguk-o─člu olarak ge├žen kelime DLTÔÇÖde de g├Âr├╝lmektedir. Eski T├╝rk├žedeki T├╝kel ki┼či ise insan-─▒ kamilÔÇÖi anlatmaktayd─▒. Kutadgu Bilig T├╝rk├žeÔÇÖnin yeni k├╝lt├╝rler kar┼č─▒s─▒nda sars─▒lmadan eski inan├žlar─▒ ┼čahsiyetli bir ┼čekilde ba─čda┼čt─▒rma ├žabas─▒n─▒nda ├Ârne─čidir (63, 64).

5.2. T├╝rk Tarihi ve K├╝lt├╝r├╝

Yusuf Has Hacib olmas─▒ gereken bir ┼čekilde T├╝rk Tarihine vak─▒f bir d├╝┼č├╝n├╝rd├╝r. Kutadgu BiligÔÇÖde; T├╝rk folkloru, atas├Âzleri, dil, sanat ve medeniyete ait kavramlar k├╝lt├╝rel zenginlik i├žinde sunulur. Eseree eski T├╝rk b├╝y├╝klerinin vecizelerinin al─▒nd─▒─č─▒ g├Âr├╝l├╝r.

─░l ve kend beyi ne diyor dinle (216.b)

─░l erkini (Karluk K├╝l erkini) ne diyor dinle (4752.b.)

Bilgili ├çi─čil beyi ne diyor dinle (3491.b.)

B├Âke yapgusu (Karluk beyi) ne diyor dinle (5403.b.)

Her t├╝rl├╝ i┼če akl─▒ eren Ya─čma beyi ne diyor dinle (4947.b.)

├ľt├╝ken beyi ├žok iyi s├Âylemi┼č, s├Âzlerin iyisini sana dili ile ula┼čt─▒rm─▒┼č (2682.b.)

Bunlar ve benzeri s├Âzlerde tarih ┼čuurunu ve bilgisini izledi─čimiz Yusuf; tarihi kaynaklar─▒ eserinde nas─▒l de─čerlendirdi─čini g├Âstermektedir. Orhun yaz─▒tlar─▒nda ge├žen ├ľt├╝ken ├╝lkesi G├Âkt├╝rk ve Uygurlarda kutsall─▒─č─▒ olan bir yerdir. T├╝rk kahramanlar─▒ aras─▒nda g├Âsterdi─či Alp Er Tunga (M.├ľ.7. y.y.)ÔÇÖy─▒ ise ├Âvmekte faziletinden bahsetmektedir: “E─čer dikkat edersen g├Âr├╝rs├╝n ki, d├╝nya beyleri aras─▒nda en iyi beyler T├╝rk beyleridir. Bu T├╝rk beyleri aras─▒nda ad─▒ me┼čhur ve ikbali ayan beyan olan─▒ Tonga Alp Er idi. O y├╝ksek bilgiye ve ├žok faziletlere sahip idi, bilgili, anlay─▒┼čl─▒ ve halk─▒n se├žkini idi” (276.b-278.b) (89).

En eski T├╝rk destanlar─▒ndan O─čuz destan─▒nda ba┼č ┼čahsiyetinin Alp Er Tunga oldu─ču tahmin edilmektedir. DLTÔÇÖde bu ┼čahsiyet hakk─▒nda ┼čiirler bulunmaktad─▒r. Kutadgu Bilig, Yaz─▒c─▒o─člu Sel├žuknamesi, Dedem Korkut kitab─▒ Alp Er TongaÔÇÖy─▒ mill├«-tarih├« haf─▒za vas─▒tas─▒yla bu g├╝nlere ta┼č─▒m─▒┼čt─▒r.

Kutadgu Bilig T├╝rk dili ve T├╝rk sosyal hayat─▒n─▒ kendisine kaynak edinmi┼č ve eserde T├╝rk├že hassasiyetle korunmu┼čtur. ─░lk defa Uygur harfleri ile yaz─▒lan bu eserde yabanc─▒ kelimeler (Arap├ža, Fars├ža) %4ÔÇ▓├╝ ge├žmemektedir (57).

5.3. Eski T├╝rk Dini

Yusuf Has Hacib de─čerli bir M├╝sl├╝mand─▒r. Bununla beraber ─░sl├ómÔÇÖla ├želi┼čmeyen eski T├╝rk dininin kavramlar─▒n─▒ eserinde kullanm─▒┼čt─▒r. Eserde Allah ad─▒ yerine Tanr─▒, ─░di, Bayat, Ugan gibi kelimeler s─▒kl─▒kla ge├žer. Adeta eski T├╝rk dininde ─░sl├ómÔÇÖdaki Esma-├╝l H├╝snaÔÇÖya kar┼č─▒l─▒k gelen kavramlar─▒ kullanmaktad─▒r. Meng├╝ Tengri (Ebedi Tanr─▒), Mungsuz Tengri (Varl─▒─č─▒ kendisinden ba┼čka hi├žbir ┼čeye istinat etmeyen ihtiya├žs─▒z varl─▒k-kiyam bi nefsihi s─▒fat─▒).

Ay erklig (irade) ugan (kudret) meng├╝ mungsuz bayat (6.b.)

Yaratsa yaratmasa erklik bayat (3358.b.)

T├Âr├╝tgen ─░di (yarat─▒c─▒ sahip t├╝reten Mevla) (124.b.)

Tanr─▒dan kut almak (Er Rahman-nimetler veren)

Ba─č─▒rsak Tengri (Merhametli, ┼čevkatli Tanr─▒) (4777.b.)

T├╝z├╝n Tengri (Halim, asil). K├╝s├╝┼č (aziz de─čerli) Tanr─▒ (1155.b.)

K├Ânilik, adalet (El-hakem), s├╝z├╝lm├╝┼č can (El-latif) (1518-1538.b.)

─░gidgen Tann (Besleyen, yeti┼čtiren El-Mukit)(124.b.)

Tanuk (E┼č ┼čehit, her yerde haz─▒r) (5.b.), Tengri ├Âgdisin aymak (El-hamid, ├Âv├╝len) (l-33.b.)

Bayat─▒g ├Âl├╝┼č ├Âgd├╝ k─▒ld─▒ sena (1256.b.) (77).

5.4.   İslâm Dini

Yusuf Has Hacib, eserine Besmele ile ba┼člar. “Hamd, ┼č├╝k├╝r, minnet ve sonsuz medih o b├╝y├╝kl├╝k sahibi ve tam kudretli padi┼čah olan Tanr─▒ azze ve celleye mahsusdur.” s├Âzleri ile devam eder.

Bayat at─▒ birle s├Âz├╝k ba┼člad─▒m

T├Âr├╝tgen igidgen ke├ž├╝rgen ─░dÔÇÖim.

(Allah ad─▒yla s├Âze ba┼člad─▒m, O yaratan, yeti┼čtiren ve g├Â├ž├╝ren Rabbimdir) gibi m─▒sralar YusufÔÇÖun isl├óm─▒ ├žok iyi ├Âz├╝mledi─činin g├Âstergesidir. Kutadgu Bilig ├╝zerine yap─▒lan bir ├žal─▒┼čmada (46) KurÔÇÖan ayetleri ve hadislerle beyitler kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒lm─▒┼č b├Âylece YusufÔÇÖun kaynaklar─▒nda ─░sl├ómÔÇÖ─▒n yeri de tesbit edilmi┼čtir. ├ľrne─čin:

KB.3729.b.,3901.b.; Nahl sr. 40. ayet, KB. 4452.b,4453.b.; araf sr. 199. ayet, KB.3649.b., 3674.b.,5122.b.; Z├╝mer sr. 53. ayet, KB. 5927.b.,5930.b.; Enam sr. 32. ayet, Ankebut sr. 64. ayet, Muhammed sr. 36. ayet, Hadid sr. 20. ayet ve daha bir├žok ayetin beyitlerle ilgisi ├žok nettir (15,46).

Manas─▒n─▒ hadislerden alan beyitlerde mevcuttur. KB.388.b.ÔÇÖde “Sevgili Resul├╝n yolu beni selamete g├Ât├╝recektir; O Resul bizzat bana ┼čefaat etsin diyen Yusuf hadislerden de faydalanm─▒┼čt─▒r (46).

Maturidi Akaidi:┬áSemerkantl─▒ T├╝rk din bilgini Maturidi (M.S.862-944)ÔÇÖnin itikat d├╝┼č├╝ncesi T├╝rklerin, dini, ahl├óki hayatlar─▒nda derin izler olu┼čturmu┼čtur. Bug├╝n T├╝rklerin ├žo─čunlu─čunun, itikad├« mezhepte uyduklar─▒, yolundan gittikleri bir alimdir. ─░sl├ómÔÇÖ─▒n ├Ârfe verdi─či de─čer ├žer├ževesinde, T├ÂreÔÇÖnin getirdikleri ile ─░mam MaturidiÔÇÖnin Tevhid ve Ahl├ók g├Âr├╝┼č├╝ tasavvuf erbab─▒n─▒ ve T├╝rkleri etkilemi┼čtir. ─░sl├óm dininin ilkelerini ak─▒lc─▒ ve ilmi bir ┼čekilde a├ž─▒klay─▒p sistemle┼čtiren Maturidi YusufÔÇÖu da y├Ânlendirmi┼čtir. Ahl├ók teorisinde, ak─▒l iyinin k├Ât├╝n├╝n, g├╝zelin ve ├žirkinin kendisi ile kavrand─▒─č─▒ bir ├Âl├ž├╝d├╝r (41,52). MaturidiÔÇÖnin Ahl├óki de─čerleri hi├žbir halde de─či┼čmeyenler ile ┼čartlara ve durumlara g├Âre de─či┼čenler olmak ├╝zere iki k─▒sma ay─▒r─▒p, bunlara getirdi─či izah tarz─▒, bizde; onun Ahl├óki de─čerler aras─▒nda mutlak (absolute) ve g├Âreli (relatif) olanlar olmak ├╝zere bir ay─▒r─▒ma gitti─či kanaatini uyand─▒rmaktad─▒r. Mutlak Ahl├óki de─čerler, AllahÔÇÖ─▒n iradesinden ba─č─▒ms─▒z objektif bir var olu┼ča sahiptirler ve ak─▒l ile kavran─▒rlar. ┼×art ve durumlara g├Âre de─či┼čen g├Âreli Ahl├óki de─čerler ise, ak─▒l ile de─čil AllahÔÇÖ─▒n emir ve yasaklar─▒ ile belirlenmektedir. Aklen g├Âreli olan bu de─čerler vahiy ile g├Ârelilikten kurtulmakda ve mutlak bir de─čer karakteri kazanmaktad─▒r (11,52,65).

MaturidiÔÇÖye g├Âre, din tevhiddir (birliktir). B├╝t├╝n semavi dinlerin ├Âzleri ve as─▒llar─▒ birlik ilkesidir. Ahl├óki bilgi y├Ân├╝yle ak─▒l ile nakil aras─▒nda vazge├žilmez i┼č birli─či vard─▒r ve akl─▒n tespit etti─či ┼čeyler, nakil ile teyid edilip yerle┼čik hale getirilmektedir. Akla gerekli ├Ânemi veren Maturidi; akl─▒n, din ve inanmada bu “olmazsa olmaz niteli─čindeki” temel fonksiyonundan dolay─▒ ak─▒ldan din diye de s├Âz etmi┼čtir (52,65). Kutadgu BiligÔÇÖdeki, ├ľgd├╝lm├╝┼če verilen ├Ânem akl─▒n yerini tespit a├ž─▒s─▒ndan dikkate de─čerdir. ├ľgd├╝lm├╝┼čÔÇÖin “varl─▒─č─▒ varsa insan, ak─▒l ve bilgiyi bulur her t├╝rl├╝ iyilik yapmaya muktedir olur” (3980.b.) “Faziletin bir ad─▒da bilgi ve ak─▒ld─▒r ” (1679.b.) gibi s├Âzleri YusufÔÇÖun bak─▒┼č─▒n─▒ yans─▒t─▒r hatta ├ľgd├╝lm├╝┼č kavram─▒ ak─▒l ve ├Âv├╝lm├╝┼č (Muhammed) anlamlar─▒na gelmesi de ak─▒l ve din yakla┼č─▒m─▒n─▒n Maturidi ├žizgisini Kutadgu BiligÔÇÖde g├Âstermektedir.

  1. ┬á KUTADGU B─░L─░GÔÇÖDE TEMEL KAVRAMLAR

Yusuf Has Hacib kitab─▒n ad─▒n─▒ d├Ârt esas kavram (┼čey-neng) olan G├╝n-To─čdu, Ay-Toldu, ├ľgd├╝lm├╝┼č ve Odgurmu┼čÔÇÖu a├ž─▒klad─▒─č─▒ beyitlerde (350.b-358.b.) s├Âze ┼ču ┼čekilde ba┼člar:

Kitab at─▒ urdum Kutadgu Bilig Kutadsu ok─▒gl─▒ga tutsu elig

(Kitab─▒n ad─▒n─▒ Kutadgu Bilig koydum, okuyana kutlu olsun ve ona yol g├Âstersin)

S├Âz├╝m s├Âzdedim men bitidim bitig Sunup iki ajunn─▒ tutku elig

(Ben s├Âz├╝m├╝ s├Âyledim ve kitab─▒m─▒ yazdrn─▒, bu kitap uzan─▒p her iki d├╝nyay─▒ tutan bir eldir)

Ki┼či iki ajunn─▒ tutsa kutun Kutadm─▒┼č bolur bu s├Âz├╝m ├ž─▒n b├╝t├╝n

(─░nsan her iki d├╝nyay─▒ devletle elinde tutarsa mesut olur, bu s├Âz├╝m do─čru ve d├╝r├╝stt├╝r)

Bu k├╝n togd─▒ ilig tidim s├Âz ba┼č─▒ Y├Âr├╝gin aya─č─▒n ay edg├╝ ki┼či

(├ľnce g├╝n do─čdu h├╝k├╝mdardan bahsettim ey iyi insan bunu izah edeyim) Basa ayd─▒m emdi bu ay toldm─▒ Anmg─▒n yan─▒yor ─▒duk kut k├╝ni

(Sonra ay told─▒dan s├Âz a├žtim, m├╝barek saadet g├╝ne┼či onunla parlar) Bu k├╝n togdu tigli t├Âr├╝ ol koni bu ay told─▒ tigh kut ol k├Âr an─▒

(Bug├╝n do─čdu dedi─čim do─črudan doruya t├Âr├╝d├╝r, ay toldu ise kut (saadet) t├╝r)

Basa ayd─▒m emdi k├Âr ├ľgd├╝lmi┼čig Uku┼č ati ol bu bet├╝d├╝r ki┼čig

(Bundan sonra ├Âgd├╝lm├╝┼č├╝ anlatt─▒m, o akl─▒n ad─▒d─▒r ve insan─▒ y├╝kseltir) An─▒ngda basas─▒ bu odgurm─▒┼č ol Munu ak─▒bet tip ├Âz├╝m y├Ârmi┼č ol

(Ondan sonrakisi Odgurmu┼čtur, onu ben ak─▒bet olarak ald─▒m) Bu t├Ârt neng ├Âze s├Âzledim men s├Âz├╝g Ok─▒sa a├ž─▒lgay yitig k─▒l k├Âz├╝─č

(Ben s├Âz├╝ bu d├Ârt ┼čey ├╝zerine s├Âyledim, okursan anla┼č─▒l─▒r iyice dikkat et)

G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi Yusuf kitab─▒n anla┼č─▒lmas─▒ i├žin temel kavramlar─▒n anlam─▒n─▒ vermi┼čtir. De─čerlendirmelerde bu kavramlar─▒n g├Âz ├Ân├╝nde bulundurulmas─▒yla Kutadgu BiligÔÇÖin devlet ve Ahl├ók felsefesi kavranabilir.

6.1. ┬á K├╝n Togd─▒ = T├Âre

G├╝n togdu kelimesi parlak g├╝ne┼č (dolun g├╝ne┼č) demektir. G├╝ne┼čin tabii yap─▒s─▒na benzetilen t├Ârenin yerine konulmu┼čtur. G├╝n togdu=hakan=t├Âre=g├╝ne┼č sembolleri i├žinde de─čerlendirilir (350.b.-355.b) G├╝n togdu ifadelerindeki g├╝ne┼č=t├Âre benzetmesi; “benim tabiat─▒mda ona benzer, adalet ile doludur ve hi├ž bir vakit eksilmez” “ikincisi g├╝ne┼č do─čar ve bu d├╝nya ayd─▒lan─▒r; ayd─▒nl─▒─č─▒m b├╝t├╝n halka eri┼čtirir, kendinden bir ┼čey eksilmez” “├╝├ž├╝nc├╝s├╝ bu g├╝ne┼č do─čunca, yere s─▒cakl─▒k gelir o zaman binlerce renkli ├ži├žekler a├ž─▒l─▒r” “benim bu t├Ârem hangi memlekete eri┼čirse, o memleket ba┼čtan ba┼ča kayal─▒k dahi olsa, hep d├╝zene girer” (826.b.-830.b.). T├Ârenin fonksiyonunda “memleket te bir kimse bir gece a├ž kal─▒rsa, onu Tanr─▒ sana soracakt─▒r g├Âz├╝n├╝ a├ž” (5163.b.-5166.b.) “bak, benim tabiat─▒m yana yatmaz adildir; e─čer do─čru e─črilirse (koni e─čri bolsa) k─▒yamet kopar” (808.b.) (13,14,16).

G├╝n togduÔÇÖnun ┼čahs─▒nda sembolle┼čen t├Âre daha ziyade “kanun” olarak de─čerlendirilmi┼čtir. Halbuki sadace kanun anlam─▒na gelmedi─či ├že┼čitli beyitlerde g├Âr├╝lmektedir.”Nizam, d├╝zen” anlamlar─▒ da t├Âreyi kar┼č─▒lamaya yeterli olmamaktad─▒r. Orhun abidelerinde “itmek” kelimesi “d├╝zen” olarak ge├žmektedir. “Kanun” “yasa” anlam─▒n─▒ K.B.ÔÇÖde “├Ângdi” kelimesi de kar┼č─▒lar:

Ajun ├Ângdisi bu telimde beru

Is─▒z edgu erter nece y─▒llara

(Bu d├╝nyanm ├žok eski bir kanunudur; k├Ât├╝l├╝k veya iyilik ne kadar uzun s├╝rerse s├╝rs├╝n bir g├╝n ge├žer) (6344.b).

T├Âre (t├Âr├╝) kelimesinin ahl├ók prensibi anlam─▒na geldi─či de (63) unutulmamal─▒d─▒r. Onun bu y├Ân├╝ ele al─▒nd─▒─č─▒nda G├╝n togduÔÇÖnun ┼čahs─▒ndaki t├Ârenin bir di─čer anlam─▒ Ahl├ók felsefesi a├ž─▒s─▒nda de─čerli olacakt─▒r. ├ľrf, adet, yasa. Ahl├ók vb. zengin anlamlar i├žinde t├Âre hem normativ hem de analitiktir.

16-17. y.y. halk ┼čairimiz Pir Sultan:

“Pir Sultan─▒m kat─▒ y├╝ksek u├žars─▒n

Selams─▒z, sabahs─▒z gelir ge├žersin

A┼čk-u muhabbetten ni├žin ka├žars─▒n

B├Âylemidir ilinizin t├╝resi.” derken t├Ârenin ├že┼čitli anlam─▒n─▒ m─▒sralar─▒nda vurgulamaktad─▒r (3). T├Âre kelimesi (t├Âr├╝), Tanr─▒ ÔÇśn─▒n t├Âr├╝tgen s─▒fat─▒ylada ilgilidir. Tanr─▒ t├Âr├╝tgendir (1242-1243.b.). T├Âr├╝mek: “t├╝remek, meydana gelmek”, t├Âr├╝tmek ise: t├╝retmek, yaratmak (Hal─▒k=t├Âr├╝tgen) demekdir. ” Tanr─▒ kadirdir (ogan), adildir (k├Âni), ger├žek t├Âreyi koyan OÔÇÖdur”. “T├Âr├╝”ÔÇśy├╝ “T├Âr├╝tgen Tengri” koymaktad─▒r. Bu ifadeler T├Âr├╝ ve Tanr─▒ aras─▒ndaki ili┼čkiyi anlatmaktad─▒r.

“Ajunka apa inmi┼činde ber├╝

Uku┼čluk uru keldi edg├╝ t├Âr├╝”

(AdemÔÇÖin d├╝nya ya indi─činden beri iyi t├Âre daima anlay─▒┼čl─▒ insanlar taraf─▒ndan vazÔÇÖedilmi┼čtir) (219.b.). Bu beyitde iyi t├Âre vurgulanmaktad─▒r. Beylerde t├Âre koyarlar ama iyi t├Âre koymak ancak ilgili beylerin harc─▒d─▒r (252.b.). “G├Ânl├╝n tamamen inand─▒─č─▒ kimseyi kendine ayna edin; kendini g├Ârebilmek i├žin onu daima kar┼č─▒nda bulundur (5618.b.). G├╝n togdu ak─▒l ve irfan─▒ kendine ayna edinir. ├ľgd├╝lm├╝┼če (ak─▒l) kar┼č─▒ “sen benim parlak g├╝ne┼čimsin ben ┼čimdi kusurlar─▒m─▒ senin sayende g├Âr├╝yorum” (5616.b.). Odgurmu┼ča (irfan) kar┼č─▒ “bana ├Â─č├╝t ve nasihat ver, ona g├Âre hareket edeyim; s├Âz├╝n saadet getirsin ve ben ger├žekten ruhumu tasviye edeyim” (5117.b.). Bu s├Âzlerde t├Ârenin zamanla analiz edilerek de─či┼čebilece─čini g├Âstermektedir. T├ÂreÔÇÖdeki bu de─či┼čkenlik onu meta-etik kavram─▒na yakla┼čt─▒rmaktad─▒r. Bu t├Ârenin normativ etik yarg─▒lan yan─▒nda, daha ele┼čtirel, ├ž├Âz├╝mleyici y├Ân├╝n├╝ de g├Âsterir.

6.2.   Ay Toldı = Kut

Aydold─▒, KB.ÔÇÖde KutÔÇÖun sembohdir. Aydold─▒ eserde halktan birisi olan K├╝semi┼č (├Âzleyi┼č-talep) vas─▒tas─▒yla G├╝ndo─čduÔÇÖnun, huzuruna ula┼č─▒r (KB.502.b.). Kut ile T├ÂreÔÇÖnin ├Âzleyi┼č taraf─▒ndan birle┼čtirmesiÔÇÖde dikkat ├žekicidir.

G├╝ndo─čdu kendisine “Sen kimsin ad─▒n nedir, nereden geliyorsun, memleketin neresidir (KB.583) deyince Ay-dold─▒; “Benim ad─▒m─▒ ve tabiat─▒m─▒ b├Âg├╝ÔÇÖler aya benzetirier. Bundan dolay─▒ bilgili ki┼či bana Aydold─▒ ad─▒n─▒ vermi┼čtir” der (KB 748. b).

Kut, T├ÂreÔÇÖnin (G├╝ndo─čd─▒-h├╝k├╝mdar) veziridir. Saadet (mutluluk), devlet, u─čur, baht, talih anlamlar─▒na gelmektedir (DLT,KB.).

AyÔÇÖa benzetilmesi y├Ân├╝yle; “Ay do─čarken k├╝├ž├╝kt├╝r, giderek b├╝y├╝r, y├╝kselir; dolunay olunca d├╝nyay─▒ ayd─▒nlat─▒r ve d├╝nya halk─▒ ondan ─▒┼č─▒k al─▒r (KB:731-732.b.).

“Ay gibi daima yer de─či┼čtirir, ne yapsan bir yere ─▒s─▒namaz” (KB743.b.). “KutÔÇÖun tabiat─▒ karas─▒zd─▒r, gelince emniyet hissine kap─▒lmak yanl─▒┼čt─▒r”

(KB.666.b.).

“Kut, asl─▒nda g├Â├ž at─▒ gibidir, g├Â├žer gider; onu bulundu─ču yerde tutan k├Âk al├žak g├Ân├╝ll├╝l├╝kt├╝r” (KB.745.b.). Kut ayn─▒ zamanda Tanr─▒ ihsan─▒d─▒r. KutÔÇÖun y├╝kselten Tanr─▒ ÔÇśd─▒r.

“T├Âr├╝ntt├╝g mini sen k├Ât├╝rd├╝ng kutun

Yazuklug kulung men tapugsuz otun”

(Beni yarattm ve KutÔÇÖunu y├╝kselttin; ben senin g├╝nahk├ór asi bir kulunum

(KB.1258.b.).

“Bayat kimke k─▒lsa inayet basat

An─▒n─č bold─▒ ajun boh birdi kut”

(Tanr─▒ kime inayet ve yard─▒m ederse, d├╝nya onun olur ve o KutÔÇÖa kavu┼čur) (KB.6192.b.).

Kut, k├Ât├╝l├╝k, y─▒pranm─▒┼čl─▒k ve eskilikten ka├žar (KB.685).

KutÔÇÖa vurmak isteyen kendisi vurulur, onu ezmek kendini ezmektir (KB.678-679.b.) ifadesi KutÔÇÖun insandaki “asli cevher” oldu─čunu anlat─▒r bir nevi insan─▒n otonom kudretir (T├╝rkolog G.Doerfer)(16).

KutÔÇÖun vasfi, tabiat─▒ hizmet etmek, ┼čiar─▒ adalettir (K├Ânil├╝k)(KB 589- 590.b.).

Aydold─▒, G├╝ntogduya (Kut, T├ÂreÔÇÖye)

“Sen herkesin hizmetine lay─▒ks─▒n; lay─▒k olana hizmet edilirse Kut kap─▒s─▒ a├ž─▒hr (KB 945. b.). T├ÂreÔÇÖye hizmet. Kut kazanma sebebidir.

“Bu KutÔÇÖa inanma; elinden gelirse iyilik et, bil ki. Kut bug├╝n sende ise yar─▒n ba┼čkas─▒ndad─▒r”

Kut kavram─▒n─▒ sadece mutluluk sekimde d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m├╝zde ├Âdemonist bir karekter KBÔÇÖde g├Âr├╝l├╝r. Eski T├╝rklerÔÇÖde “Kutlug devleti” (Saadet devleti. M├╝barek devlet) gibi anlamlara gelir. Fakat sadece mutluluk (saadet) anlam─▒yla de─čerlendiremedi─čimiz i├žin KutÔÇÖda ilahi l├╝tuf s├Âz konusudur (favour), iyi kader (good fate)dir. Salt talih ve raslant─▒ (Fortune) de─čildir, ├çinceÔÇÖden T├╝rk├žeÔÇÖye ├ževrilmi┼č eski T├╝rk kitaplar─▒nda ise Kut, ├çince (fu) ve (chi-hsiang) s├Âzleri ile kar┼č─▒lanm─▒┼čt─▒r,

KutÔÇÖu g├╝├žlendirmek i├žin Kutlug Kut denmi┼čtir. “Ne kutlu bir Kut, o er i├žin iyi ad─▒” (Ne kutlu kut ol erke edg├╝ ad─▒) (KB456,b), Ululuk bulma, (Kut gelirse, insan─▒ kutadur) (KB,682.b,) s├Âz konusudur.

Kutlulu─ču: Alplik (Yi─čitlik), Erdem (fazilet) ve bilgi destekler, Ayr─▒ca Kutluluk do─ču┼čtan gelen de─čil hizmetle gelen bir unvand─▒r (63),

“Ey devlet sahibi sen KutÔÇÖunun devam─▒n─▒ istersen, onu devam─▒ m├╝ddetince sen de iyilik etmekde devam et”

“Sana beylik ve b├╝y├╝kl├╝k eri┼čirse, bu devlet i├žinde sa├ž ve sakal─▒n─▒n a─čarmas─▒ i├žin kendini k├╝├ž├╝k tut ve m├╝tevaz─▒ ol” (KB,549-552, b,), “Kut, g├╝ler y├╝zl├╝ ve tatl─▒ dilli olan─▒ sever, ona gelir” (KB,6095,b,),

KutÔÇÖu yerinde tutan vas─▒flar i├žin ┼čunlar s├Âylenir: “Ay-told─▒ dedi:

Beni bulan kimse m├╝tevaz─▒ tabiatl─▒, al├žak g├Ân├╝ll├╝ ve tatl─▒ dilli olmal─▒d─▒r. Kendini g├Âzetmeli ve hi├ž bir zaman ifrata gitmemeli, k├Ât├╝ ve ├žirkin i┼člere yakla┼čmamal─▒d─▒r.

Toplanm─▒┼č olan mal─▒ yerine sarfetmeli, hayat─▒n─▒, i┼čini tav─▒r ve hareketini d├╝zenlemelidir.

Kendinden b├╝y├╝─če sayg─▒ g├Âstermeli, kendinden k├╝├ž├╝─če r─▒fk ve ┼čefkatle muamele etmelidir.

Kibir ve gururu ile ba┼čkalar─▒n─▒ incitmemeli, kendisini k├╝├ž├╝klerin e─člence ve tahakk├╝m├╝ne b─▒rakmamal─▒d─▒r (KB.702-707.b.).”

Kut s├Âz├╝ Orta AsyaÔÇÖdan AnadoluÔÇÖya gelirken Kut-k─▒v ┼čekline d├Ân├╝┼čm├╝┼čt├╝r. K─▒vanmak, k─▒vatmak gibi, hatta DLTÔÇÖda kuw=kut, saadet anlam─▒na gelir. Dede KorkutÔÇÖta k─▒vanay─▒m. Yunus EmreÔÇÖde “k─▒vanur” ifadeleri yer almaktad─▒r.

T├╝rk edebiyat─▒n─▒n zengin ├Ârneklerinde kullan─▒lan kut, kutlu m├╝barek (ulvi) anlam─▒nda ┼čiirlerimizde g├Âr├╝lmektedir.

“Gideriz simurga biz divaneler

Kutlu olsun bayku┼ča viraneler” (Man.Ty. XIV. yy).

“Gelin g├Âr├╝n bu d├╝─č├╝n├╝ kutlu edin ayu g├╝n├╝

Tanr─▒ y├╝z├╝ bir g├Âr├╝n├╝r konur an─▒ devlet bunu (Velet XIII-XIVy.y.).

“Kut kavram─▒ t├Âre, hakan ve Tanr─▒ ile de i├ži├žedir.”

G├╝ndogd─▒ (t├Âre), Odgurm─▒┼čÔÇÖa (irfanÔÇÖa)

Manga ├Ât eng bir tutunsu ├Âz├╝m

Kutadsu s├Âz├╝ng ├ž─▒n s├╝z├╝ls├╝ ├Âz├╝m (KB.5117.b.)

“Bana ├Â─č├╝t ve nasihat ver, ona g├Âre hareket edeyim; s├Âz├╝n (beni kutluland─▒rs─▒n) ve ben ger├žekten ruhumu tasfiye edeyim” diyor. ─░rfan ├Âzelli─či, Odgurm─▒┼čÔÇÖ─▒n hakimiyetini sa─člamaktad─▒r. Onda hikmet ve Tanr─▒ bilgisi vard─▒r. T├ÂreÔÇÖnin irfan vas─▒tas─▒yla ├Âz├╝n├╝ temizlemesi ve bu temizlenmenin “kutlanmak” manas─▒n─▒ ta┼č─▒mas─▒, Kutadgu BiligÔÇÖde ge├žen “iyi t├Âre-k├Ât├╝” ikili─čimde a├ž─▒─ča kavu┼čturmaktad─▒r. ─░rfan, k├Ât├╝ t├Âreyi b├Âylece “s├╝zmekte”, kutlamakta, yani onu as─▒l vadisine d├Ând├╝rmektedir. “Kutlu T├Âre” “iyi t├Âredir” (13,14,16,89).

6.3. ┬á ├ľgd├╝lm├╝┼č = Ak─▒l

├ľgd├╝lm├╝┼č, KutÔÇÖun remzi, Ay-tolduÔÇÖnun o─čludur (KB:1158-1159.b.). “Ey ├ľgd├╝lm├╝┼č, ak─▒l sahibi bilgili insanlar seni methetmi┼čtir. Ak─▒ll─▒ birisi laz─▒m olursa sen akl─▒n (Uku┼č: anlay─▒┼č) kendisisin, bilgili biri gerekirse sen bilginin kendisisin” (KB.3061-3062.b.).

G├╝ndo─čdu (t├Âre) ├ľgd├╝lm├╝┼čÔÇÖe “sen benim g├Âz├╝m, dilim ve elimsin ey yi─čit; ben bu sayeden iyi nam kazand─▒n” (KB.3125b.) demektedir. ├ľgd├╝lm├╝┼čÔÇÖe g├Âre akl─▒n yeri ba┼čta ve beyindedir (KB.1836.b.). Akl─▒n hareketi do─čru (adil:k├Âni), itibar─▒ b├╝y├╝kt├╝r. ┼×ekli g├╝zel ve daima din├žtir. G├╝zelliklere ge├žit veren ak─▒ld─▒r. Halim, selim, sakin, ┼čefkat dolu bir g├Ân├╝ld├╝r. Fayda ondan ├Â─črenilir. Keskin g├Âzl├╝ ve uzak g├Âr├╝┼čl├╝d├╝r. Ak─▒l bir me┼čaledir; k├Âre g├Âz, v├╝cuda can ve dilsize s├Âz d├╝r (KB 1850-65 b).

Akl─▒n hareketi ihtiyar, kendisi gen├žtir. K├╝├ž├╝kl├╝─č├╝ sevimli, ihtiyarl─▒─č─▒ sakin, kendisi halim, al├žak g├Ân├╝ll├╝ ve ├žok faydal─▒d─▒r (KB.1870-1871.b.). Zarafet ve sukunet akl─▒n vasf─▒d─▒r. Ak─▒ls─▒z kimseler at s├╝r├╝leri gibidirler (KB.585.b.) ak─▒ls─▒z ki┼čiler ├Âl├╝d├╝rler, ancak ak─▒l sahipleri diri say─▒labilir (KB.1839.b.).

“Kut gelirse herkese yara┼č─▒r, fakat ak─▒ll─▒ insanlara daha ├žok yak─▒┼č─▒r” (KB.1707.b.). DLTÔÇÖde ├Âg: ├Â─čmek, sena etmek; ├Âgdi: dua etmek; ├Âge: ├žok ak─▒ll─▒, ya┼čl─▒ kimse, ┼čeref, sayg─▒ gibi anlamlara gelmektedir. DLTÔÇÖde us “hayr─▒ ┼čerden ay─▒rt edi┼č” seviyesinde bir ak─▒l iken; ├Âge: t├Âre koyacak seviyede bir akl─▒ temsil etmektedir.

├ľgd├╝lm├╝┼č, ak─▒betini ve asl─▒n─▒ arayan bir akl─▒ canland─▒r─▒r. Ak─▒beti, irfan─▒ temsil eden Odgurmu┼č ise ├ľgd├╝lm├╝┼čÔÇÖ├╝n karde┼či veya akrabas─▒d─▒r. T├╝rk edebiyat─▒nda “ussu geldi ba┼č─▒na nider. Elin tutar YusufÔÇÖu al─▒r gider” (Y.┼×eyd.XIILy.y.) gibi ifadelerdeki us, s─▒radan akl─▒ anlatan s├Âzlerdir. ├ľg ise daha ziyade zihinsel akl─▒ tarif eder.

“Yo─č idi ┼ček her giz ├Â─č├╝nde bile

Kim k─▒z─▒l ok ┼čekli ayr─▒ks─▒ ola” (Man.Tay─▒r. XIV.y.y.) (3).

“Geld├╝k imdi imdi nice olur y├╝r├╝ g├Âkle ey sira├ž

Nice zail olur anda uslar ├Â─čle ey sira├ž” (Muham.XV.y.y.).

“Us” ve “├Âg” aras─▒ndaki derece farkl─▒l─▒─č─▒ bize, ─░sl├ómiyette kar┼č─▒m─▒za ├ž─▒kan ak─▒l─▒n akl-─▒ maa┼č ve akl-─▒ maad derecelerini hat─▒rlat─▒r. Akl-─▒ maa┼č basit meseleleri iyi-k├Ât├╝ ay─▒r─▒m─▒ yapar. Akl-─▒ maad ise, meselelerin asl─▒n─▒ arayan ak─▒betini d├╝┼č├╝nen ve hikmetle me┼čgul olan ak─▒l seviyesinin ad─▒d─▒r (14).

├ľgd├╝lm├╝┼č kelimesine Kutadgu biligÔÇÖde yakla┼č─▒k 2010 beyit d├╝┼čmesi Yusuf un bu kavrama verdi─či ├Ânemi de g├Âstermektedir. ├ľgd├╝lm├╝┼čÔÇÖ├╝n a─č─▒z─▒ndan s├Âylenen beyitlerin b├╝t├╝n eserin 1/3ÔÇ▓├╝n├╝ te┼čkil etmesi bu ┼čahsiyetin (kavram─▒n) mihver olu┼čundand─▒r. Ba┼člang─▒├ždaki G├╝ndo─čdu-Aytoldu konu┼čmalar─▒ d─▒┼č─▒nda her bahis onunla ilgili ve ona ba─čl─▒d─▒r. O, m├╝kemmel bir devlet adam─▒n─▒ canland─▒r─▒r. YusufÔÇÖdan 3 as─▒r sonra NevaiÔÇÖde, 3,5 as─▒r sonrada Bab├╝rÔÇÖde ya┼čayan ├Ârnek bir insan tipidir (24).

1487-1491. beyitlerde vezir Aytoldu ├Âl├╝rken o─člu ├ľ─čd├╝lm├╝┼čÔÇÖ├╝ h├╝k├╝mdar─▒n (G├╝ndo─čdu-T├Âre) vasili─čine b─▒rak─▒r. H├╝k├╝mdar ile konu┼čmalar─▒nda ├ľgd├╝lm├╝┼č bilgedir. Bayat (Tanr─▒) do─ču┼čtan akl─▒ verse o maya olur (KB.lSlS.b).

K├╝├ž├╝kken bilig ├Â─črenir, b├╝y├╝d├╝kten sonra arzular─▒na nail olur. ├ľ─črendik├že bilig artar (KB:1827.b.), fakat ak─▒l ├Â─črenme ile olmaz; BayatÔÇÖtan vergi olacak ve tabiatla girecek ki ak─▒l (uku┼č) olsun (KB.!828.b.). Ak─▒l bin faziletin ba┼č─▒d─▒r”. Ak─▒ll─▒ ki┼či herkesten daha b├╝y├╝kt├╝r (KB.1829.b.). Ak─▒ls─▒z kimseye ki┼či dememelidir. ─░nsana amelinin do─čru, i┼činin ├Âl├ž├╝l├╝ olmas─▒ i├žin k├Âstek olur; merhametli Tanr─▒, se├žmi┼č oldu─ču kulunun tabiat─▒n─▒ ve dilini uku┼č ile ba─člam─▒┼čt─▒r KB. 1838.b.).

“Ba─č─▒rsak bayat k├Âr ├Âd├╝rm├╝┼č kulun

Ki┼čedi oku┼č birle k─▒lk─▒n (tabiat. Ahl├ók) tilin”

Uku┼čsuz (ak─▒ls─▒z) kimse ├Âl├╝d├╝r, uku┼člu ise canl─▒; karanl─▒k evde ak─▒l bir me┼čaledir, insan─▒ ─▒┼č─▒kland─▒r─▒r. B├╝t├╝n iyilikler ak─▒ldan gelir, bilgi ile insan b├╝y├╝r: bu ikisi bilig (bilgi) ve uku┼č beraber olursa insan do─čru yolu bulur.

“Uku┼č kayda bolsa argan bar yap─▒┼č” (ak─▒l nerede ise, sen git oraya yap─▒┼č) (1870.b.). ├ľgd├╝lm├╝┼č ├ľt├╝ken BeyiÔÇÖnin a─čz─▒nda G├╝ndo─čduÔÇÖya: ├Ânce k─▒l─▒n├ž (hareket, amel), k─▒l─▒k (tabiat) sonra ├Âg (ak─▒l), sukunet, g├Âz├╝ tokluk, a├ž g├Âzl├╝l├╝kten ka├ž─▒nmak, haya gibi faziletleri ├Âver (KB.1948-1963.b.). Bunlardan ba┼čka t├Âr├╝ ve sakl─▒k (ihtiyatl─▒l─▒k) (KB.2015.b.) gibi faziletlerde gerekir.

“Kamuk ed g├╝ge bolsa elgi uzun

Uvutluk (haya) silik hem k─▒l─▒n├ž─▒ t├╝z├╝n” (KB: 1965.b).

“─░ki neng turum ilke bag─▒ beki

Bin sakl─▒k ol bin t├Âri il k├Âk─▒” (KB.2015.b.).

Edebiyat─▒m─▒zda:

“S├╝heyl ol dedi─čini etti v├╝ ol

Aracuga vard─▒ g├Âzetirdi yol

Kim olmaya ki┼či sata┼ču gele

Gerek sakl─▒─č─▒m ile olan hele”(S├╝h.XIV.y.y.) (3).

DLTÔÇÖde; sagu=├Âl├žek, sagula=├Âl├žeklemek olarak belirtirken KBÔÇÖde ise sakl─▒k=├Âl├ž├╝l├╝l├╝k (ihtiyatl─▒l─▒k) anlam─▒nda de─čerlendirilmi┼čtir. Haya (iffet) anlam─▒na gelen uvut ise ─░sl├ómi Ahl├ók felsefelerinin hepsinde bulunmaktad─▒r. Faziletlerin as─▒llar─▒ belirtilirken “hikmet, adalet, iffet, ┼čecaat” ├Âzellikle geleneksel felsefemizde mevcuttur (Farabi, ─░bn-i Sina, Gazzali, K─▒nal─▒ Zade Ali Efendi).

Antik ├ža─č filozoflar─▒nda iffet ve secaat T├╝rk ─░sl├óm filozoflar─▒nda oldu─ču kadar belirgin de─čildir. DLTÔÇÖde uwut: haya, ar olarak verilir. “Itka u─čut atsa oldang yemez=k├Âpe─če utanma at─▒lsa (verilse) mestin alt─▒n─▒ yemez” (48).

  1. ├ça─čatay, Prof. BenzingÔÇÖin ├ľgd├╝lm├╝┼č ismine verilen “ak─▒l” anlam─▒n─▒n yerine ├Â─čd├╝ “t─▒kdi; ├Âvme” anlam─▒n─▒ verdi─čini belirtir. Burada ├Âgd├╝l “m├╝kafat”, “├Âd├╝l” olabilece─či, ├ľgd├╝lm├╝┼čÔÇÖ├╝n Muhammed (hamd edilmi┼č) ad─▒n─▒n kar┼č─▒l─▒─č─▒ olmas─▒ndan dil bak─▒m─▒nda bir engel yoktur demektedir (24). Bize g├Âre bu; ak─▒l ile Muhammed kavramlar─▒n─▒n da ├želi┼čmedi─činden kaynaklan─▒r. ├ç├╝nk├╝ ─░sl├ómi terminolojide ilk yarat─▒lan ak─▒l ve bununda Nur-u Muhammedi oldu─ču bilinmektedir.

6.4. Odgumu┼č = Ak─▒bet = ─░rfan

KBÔÇÖdeki temel ┼čahsiyet ve kavramlardan Odgurmu┼č; YusufÔÇÖa g├Âre “ak─▒betÔÇÖi” temsil eder (KB357.b.). “O, G├╝ndo─čdu (t├Âre) ve ├ľgd├╝lm├╝┼č (ak─▒l)ÔÇÖ─▒ kendisine ba─člay─▒p, s├Âz├╝n├╝n ├╝st├╝ne s├Âz koydurtmamaktad─▒r” Odgurmu┼č ile ├ľgd├╝lm├╝┼č aras─▒ndaki yak─▒nl─▒─č─▒ ifade i├žin “g├Ân├╝lde┼č” (KB.3299,6077.b.) kullan─▒lm─▒┼čt─▒r.

Kelime itibar─▒ ile “Odgurmu┼č”, Odg─▒r=uyand─▒r fiilinden yap─▒lm─▒┼č bir isimdir. Bu kavram “uyar─▒c─▒, ger├žekleri g├Âsterip gaflet uykusundan uyand─▒ran, ir┼čad eden” gibi manalar─▒ d├╝┼č├╝nd├╝rmektedir. DLTÔÇÖde “uyar─▒c─▒” vasfin─▒ ta┼č─▒yan kimsenin “diledi─čine eren” ki┼či oldu─ču kay─▒tl─▒d─▒r:

“Band─▒ k├Âz├╝m yaruku

Kanda erin├ž kan─▒k─▒

Ald─▒ ├Âz├╝m konuku

Emdi udh─▒n udhgarur”

(G├Âz├╝m├╝n nuru gitti, can─▒m─▒ ald─▒. Nerede o dile─čine eren? ┼čimdi beni uykudan uyand─▒r─▒r).

Ut (ud): haya, ar, hicap, edep, utan├ž anlamlar─▒na da geldi─čini d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m├╝z udhgaru (Odgurmu┼č) kavram─▒n─▒ b├Âylece daha detayl─▒ alg─▒layabiliriz. Edebiyat─▒m─▒zda “Ud gider zelihadan a├žar ba┼č─▒n. Yusuf a kar┼č─▒ ak─▒t─▒r g├Âz ya┼č─▒n.” (Y.┼×eyd. XIII. y.y.) (3).

├ľgd├╝lm├╝┼č, Odgurmu┼čÔÇÖu tarif ederken: “O ├žok geni┼č bilgilidir. Her t├╝rl├╝ erdemin sahibidir. Sakmuk (takva ehli) ve uyan─▒k (odug) bir kimsedir. Her i┼či yapar. K─▒l─▒n├ž─▒ (yarat─▒l─▒┼č, tabiat. Ahl├ók) koni (adil) ve ad─▒ Odgurmu┼čÔÇÖdur. O her iyili─če el vurmu┼čtur” der (KB.3145-3147.b,).

├ľgd├╝lm├╝┼č, Odgurmu┼čÔÇÖa:

“Seningde turur ├ž─▒n meningde oyun

Oyun kald─▒ ├ž─▒nka bir├╝r men boyun”

(Hakikat sendedir, benimki ise oyundur; hakikate boyun e─čiyor ve b─▒rak─▒yorum) (KB 4877.b.) s├Âzleri akl─▒n Odgurmu┼čÔÇÖun temsil etti─či manaya teslim olmas─▒d─▒r. Zaten ger├žek ak─▒l, hakikati arayan ve bulunca teslim olan ak─▒ld─▒r.

G├╝ndogduÔÇÖya g├Âre de O “ger├žek bir kamil insand─▒r” (KB.3858.b.). “Yana ayd─▒ ilig ay ├ľgd├╝lm├╝┼čÔÇÖe kada┼č─▒ng (karde┼čin= Odgurmu┼č) t├╝kel (kamil) ki┼či ermi┼če”.

K├ómil ak─▒ll─▒d─▒r (KB.3907.b.). Tanr─▒ÔÇÖn─▒n (BayatÔÇÖ─▒n) b├╝t├╝n faziletlerini zat─▒nda toplam─▒┼čt─▒r (KB.SlOl.b). Odgurmu┼č hakikat ehli bir ki┼čidir (KB. 4803.b.).

Odgurmu┼č t├Âre vazeder. G├╝ndo─čduya ├Â─č├╝tler verir: sen her vakit do─črulukla h├╝k├╝m et (KB.5285.b.), do─čru ol, do─čruluk ├╝zere h├╝k├╝m et (KB.5170.b.), gurur etme (KB.5174.b.), ihsanda bulunurken acele et, cezaland─▒rmada yava┼č hareket et (KB.5218.b.), ak─▒ll─▒ kimseleri yak─▒n tut (KB.5229.b.), dedikoducu kimseyi uzak tut (KB.5303.b.), a├žg├Âzl├╝ye mevki verme (KB.5305.b.), gayret et, ak─▒l ile deva ve hevesi zapt ve rapt alt─▒na al (KB.5403.b.), s├Âz├╝n faydas─▒, i┼čitti─čin s├Âz├╝ i┼če tatbik etmekte ve b├Âylece kendini do─čru yola y├Âneltmektedir (KB.5434.b.). Odgurmu┼čÔÇÖa g├Âre t├Ârenin temel kaidesinin hikmet oldu─ču bu ├Â─č├╝tlerden anla┼č─▒lmaktad─▒r. Tevazu da Odgurmu┼čÔÇÖun ba┼čl─▒ca faziletlerindendir (KB.5104-5113.b.).

Odgurmu┼čÔÇÖun baz─▒ yazarlarca BudizmÔÇÖin tesirinde bir ki┼čilik olarak belirtilmesi tart─▒┼čmaya a├ž─▒kd─▒r (24). Fakat zahidane tutumu da ├ľgd├╝lm├╝┼čÔÇÖe ┼ču s├Âzleri s├Âyletmi┼čtir: “B├╝t├╝n d├╝nya halk─▒ kasaba ve ┼čehirleri b─▒rak─▒p, b├╝y├╝k y├╝k y├╝klenerek kalk─▒p da─člara ├žekilseydi d├╝nya bozulur, her taraf bo┼č kal─▒r ve insan o─čullar─▒n─▒n nesli kesilirdi (KB.3652-53.b.). Odgurmu┼č ├ľgd├╝lm├╝┼čÔÇÖe halk i├žinde hizmetine devam etmesi konusundaki tavsiyeleri Odgurmu┼čÔÇÖun da halka hizmeti ├Ânemsedi─čini g├Âsterir: “Memleket bu g├╝n senden ├žok istifade g├Ârmektedir; bu faydaya halel gelirse, yerini lanet ve beddua al─▒r” (KB:5726.b.) (14,24,89).

M├╝cerret bir ki┼čil─či olan Odgurmu┼čÔÇÖun tav─▒rlarm─▒ yad─▒rgamamak gerekir. Vermi┼č oldu─ču ├Â─č├╝tler onun bilgelik ve k├ómil (t├╝kel) y├Ân├╝n├╝n delilleridir. O, O─čuz Destan─▒ndaki Irk─▒l Ata, CengizÔÇÖin G├Âk├žesi, FatihÔÇÖin Ak┼čemseddinÔÇÖi keyfiyetinde bir ┼čahsiyeti temsil etmektedir.

  1. ┬á KUTADGU B─░L─░GÔÇÖDE GENEL AHL├éK─░ KAVRAMLAR

T├╝rkler, yarad─▒l─▒┼č ve insan tabiat─▒na b├╝y├╝k ├Ânem vermi┼člerdir. Onlara g├Âre her insan, do─ču┼čtan kendine ├Âz bir karakter ile ki┼čili─čini g├Âsterir. Bilindi─či gibi karaktere eski T├╝rkler k─▒lk derlerdi. KBÔÇÖde k─▒lk itig s├Âz├╝ “AllahÔÇÖ─▒n ├Âzenerek yaratt─▒─č─▒”, bir kimse demektir. K─▒l─▒g silig ise temiz karakter demektir. K─▒lk, t├╝z, uysal ve do─čru bir kimsedir. K─▒lkÔÇÖ─▒n ahl├ók kavram─▒ olarak y─▒llarca ya┼čamas─▒, insan─▒n ├Âz├╝ ve karakterinin iyi olmas─▒ arzulanmaktad─▒r. Bu insan “Halka iyilik” eder. Yapt─▒─č─▒ iyili─či ba┼č─▒na kakmaz. Kendi yarar─▒n─▒ (├Âz asg─▒n) istemez, ba┼čkalar─▒na yard─▒m eder. (KB.856-857.b.) G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi ahl├ók, her insan─▒n sosyal hayatla olan ili┼čkisine g├Âre ├Âl├ž├╝l├╝yordu. Ahl├óki karakteri k├Ât├╝ ki┼čiye, k─▒l─▒─č─▒ k├Ât├╝d├╝r, (isiz) deniyordu.

Yine yarad─▒l─▒┼č ve yarad─▒┼č ifadesi KBÔÇÖde Tanr─▒ ÔÇśn─▒n T├Âr├╝tgen s─▒fat─▒ ile ilgilidir. “T├Âr├╝tgen idi”

“Bayat at─▒ birle s├Âz├╝g ba┼člad─▒m

T├Âr├╝tgen igidgen ke├ž├╝rgen idim”

(Tanr─▒ ad─▒ ile s├Âze ba┼člad─▒m; O yaratan, yeti┼čtiren ve g├Â├ž├╝ren rabbimdir)┬á(KB.124.b.)

T├Âr├╝tgen s─▒fat─▒ Tanr─▒ ÔÇśn─▒n T├Âre koyucu. T├Ârenin nizam─▒n─▒ tanzim edi┼čini de ├ža─čr─▒┼čt─▒rmaktad─▒r.

K─▒lk ve T├Âr├╝ kavramlar─▒ bu noktada birbirine yakla┼čmaktad─▒r. Nizam ve ahl├ókÔÇÖ─▒n Tanr─▒ ÔÇśya ba─čl─▒ olmas─▒ ve T├ÂreÔÇÖde insanl─▒k fikrinin (├╝niversellik) yer almas─▒ da dikkat ├žekicidir. “T├Âre g├╝ne┼či b├╝t├╝n insanlara ula┼čmal─▒ b├╝t├╝n cihan─▒ ayd─▒nlatmal─▒d─▒r. Zira “─░nsan o─čullar─▒n─▒n asl─▒ birdir, onlar─▒ ay─▒ran yaln─▒z bilgi dereceleridir.”

“Bu g├╝ne┼č (T├Âre) do─čunca, yere s─▒cakl─▒k gelir; o zaman binlerce renkli ├ži├žekler a├ž─▒l─▒r”.

“Benim bu t├Ârem hangi memlekete eri┼čirse, o memleket ba┼čtan ba┼ča ta┼čl─▒k ve kayal─▒k dahi olsa, hep d├╝zene girer.”

“G├╝ne┼č (T├Âre) do─čar, temiz veya kirli demeden, her ┼čeye ayd─▒nl─▒k verir; kendisinden bir ┼čey eksilmez. (KB.827-83l.b.)

─░sl├ómi literat├╝rde “AllahÔÇÖ─▒n ahl├ók─▒ ile ahl├óklan─▒n─▒z” T├Âr├╝tgen ve T├Âr├╝ kavramlar─▒ndak─▒ yak─▒nl─▒─č─▒ ├ža─čr─▒┼čt─▒rmaktad─▒r. ─░sl├óm peygamberi (Ona Selam Olsun) “Ahl├óki g├╝zellikleri tamamlamak ├╝zere g├Ânderildi─čini” s├Âyler. Onun “En g├╝zel ve en m├╝kemmel ahl├ók ├╝zere yarat─▒ld─▒─č─▒” ifadesi ise yine yarad─▒l─▒┼č ve ahl├ók─▒ bir kez daha hat─▒rlat─▒r. (67)

Ka┼čgarl─▒ Mahmut ahl├ók meselesinde “(g├╝zelik, Sevimlilik, Tatl─▒l─▒k, Edep (Erdem), b├╝y├╝kleri a─č─▒rlama, yi─čitlik ve mertlik” maddelerini s─▒ralar. (63)

AnadoluÔÇÖda Ahilik F├╝t├╝vvetnamelerinde ahl├óki ilkeler ┼ču ┼čekildedir:

Nefsine h├ókim olmak, iyi huylu olmak, Tanr─▒ buyruklar─▒na uymak, yasaklar─▒ndan sak─▒nmak, iyi kalpli, iyiliksever ve c├Âmert olmak, konuk sevmek ve konuk a─č─▒rlamak, din ve mezhep ayr─▒cal─▒─č─▒ g├Âzetmeksizin b├╝t├╝n insanlara kar┼č─▒ sevgi beslemek, hile etmemek, yalan s├Âylememek, iftiradan ve dedikodudan sak─▒nmak, birinin arkas─▒ndan konu┼čmamak, hak ve adalet sever olmak, zulme, zalime ve haks─▒zl─▒─ča kar┼č─▒ koymak, hakl─▒ g├╝├žs├╝z├╝n hakk─▒n─▒, haks─▒z g├╝├žl├╝den almaya yard─▒m etmek. (25)

Kutadgu BiligÔÇÖde bir├žok ahl├óki kavram bulunmaktad─▒r. Biz bunlar i├žinden se├žmeler yaparak bir k─▒sm─▒n─▒ sunmak istedik. Yusuf Has HacibÔÇÖe g├Âre, kendimize kar┼č─▒ olan ba┼čl─▒ca ├Âdevimiz bilgi edinmektir.

“Bilgi bil ve yerin ba┼č-k├Â┼če olsun.” (KB.6605.b.)

“Bilgisiz y├╝rek ve dil ne i┼če yarar; bilgi ile, su gibi, herkese faydal─▒ ol”.┬á(KB. 6606.b.)

“Ne kadar bilsende yine ara; bak, bilen di─čerine sorarak eri┼čir”. (KB.┬á6607.b.)

“Bilirim” dersen, sen hen├╝z bilgiden uzaks─▒n; bilenler aras─▒nda sen bilgisizlerden say─▒l─▒rs─▒n. (KB 6608.b.)

“Bilgi bir denizdir, ser├že emse-emse bundan a─čz─▒na ne kadar su alabilir.”┬á(KB. 6609.b.)

“Sen ya bilgi bil, insan ol ve kendini y├╝kselt yahut hayvan ad─▒n─▒ al ve insanlardan uzakla┼č”. (KB 661 l.b.)

Bilgi, BilgeÔÇÖlik ─▒┼č─▒─č─▒nda bakan d├╝┼č├╝n├╝r├╝m├╝z├╝n ahl├ók kavramlar─▒ndan ├Ârneklere ge├žebiliriz.

7.1.   Ahlâki acıdan olumlu kavramlar:

7.1.1. Saâdet:

“Ey asil tabiatl─▒, her iki d├╝nyada insanlara faydal─▒ olan ┼čey, iyilik yapmakt─▒r.” (KB.1659.b.)

“─░kincisi-hay├ó, ├╝├ž├╝nc├╝s├╝ do─čruluktur; insan bu ├╝├ž ┼čey ile saadet g├╝ne┼čine erer.” (KB.1660.b.)

“─░yi hareket eden kimseyi herkes sever, d├╝r├╝st tabiatl─▒ olan insan ba┼čk├Â┼čeye ├ž─▒kar.” (KB.1661.b.)

“Her t├╝rl├╝ densizli─če haya m├óni olur; hayas─▒zl─▒k insan i├žin ├žok fena bir hastal─▒kt─▒r.” (KB.1662.b.)

“Bir de yumu┼čak huylu olan ve do─čru hareket eden insan─▒n her iki d├╝nyada g├╝n├╝ kutlu olur.” (KB.1663.b.)

“Do─čruluk, haya ve iyi hareket; bu ├╝├ž├╝ kimde birle┼čirse, o insan mesÔÇÖud olur.”(KB.1664.b.)

“Saadet nedir; bana tarif et, insanlar aras─▒nda mesÔÇÖud olan kimdir.”

“Kendisi ya┼čar, ba┼čkalar─▒n─▒ da ya┼čat─▒r ve ├Âmr├╝n├╝ saadet i├žinde ge├žirirse, b├Âyle bir insan ahirette de ba┼č-k├Â┼čeyi bulur.”

“Saadete al├žak g├Ân├╝ll├╝ler ne kadar uyar, ├ólim bir insana hilm ve ┼čefkat ne kadar yara┼č─▒r.” (KB. 1700.b.)

Saadetin ┼čartlar─▒ KBÔÇÖde ├že┼čitli yerlerde belirtilmi┼čtir. ─░nsanlar─▒n as─▒rlar boyu saadetin pe┼činde ko┼čtuklar─▒ bilinmektedir. Fakat onu yakalaman─▒n gere─čini insan yerine getirmelidir.

─░yi insan─▒n, faziletli insan─▒n saadate erece─čini kabul etmeliyiz. Faziletin saadeti getirip getirmeyece─či tart─▒┼čmas─▒ ise KBÔÇÖe yabanc─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ saadet bir nevi insan─▒n i├ž huzurunun d─▒┼č aleme yans─▒mas─▒d─▒r.

“Uzaklara bakan g├Âzler

Beyhude saadet ├Âzler” diyen halk ┼čairimizde bu noktaya yani i├ž d├╝nyam─▒z─▒n saadetine at─▒fta bulunmu┼čtur.

7.1.2.┬á┬á K├Ânilik (Do─čruluk-Adalet)

“Beylik ├žok iyi bir ┼čeydir, fakat daha iyi olan kanundur ve do─čru tatbik etmek laz─▒md─▒r.” (KB.454.b.)

“Bilgili insanlar do─čru ve d├╝r├╝st olurlar; do─čru insan─▒n her yerde g├╝ne┼či parlar”

“├çok ince olan bu adalet yolunda y├╝r├╝mek isteyen ey temiz kalpli insan, ├Ânce yedi─činin hel├ól olmas─▒na dikkat et. (KB.4407.b.)

“─░ster o─člum ister yak─▒n─▒m veya h─▒s─▒m─▒m olsun ister yolcu, ge├žici, ister misafir olsun;” (KB. 817.b.)

“Kanun kar┼č─▒s─▒nda benim i├žin bunlar─▒n hepsi birdir; h├╝k├╝m verirken hi├žbiri beni farkl─▒ bulmaz.” (KB.818.b.)

“Bu beyli─čin temeli do─čruluktur; beyler do─čru olursa, d├╝nya huzura kavu┼čur. (819)

“Saadete y├╝kselmek i├žin, insana do─čruluk laz─▒md─▒r; insanl─▒k do─črulu─čun ad─▒d─▒r, inan.” (KB.865.b.)

“Tav─▒r ve hareketin do─čru olsun, y├╝ce do─čru yoldan sapma, al├žak g├Ân├╝ll├╝ ol, tev├óz├╝ ile s├Âz s├Âyle, b├╝y├╝k s├Âz s├Âyleme.” (KB.1282.b.)

Devletin ve toplumun temeli adalettir. T├╝rk t├Âresinin en ├Ânemli prensibi adalet (k├Ânilik) tir. Eski T├╝rk atas├Âz├╝ne g├Âre. “g├╝├ž, yani zul├╝m eve avludan girerse, t├Âre yani adalet bacadan ├ž─▒kar.”

G├Âkt├╝rk kitabelerinde “├ç─▒plak (yal─▒n) milleti elbiseli (donlu), yoksul milleti zengin (bay) k─▒ld─▒m” adil bir hedef ve dile─čin ifadesidir. ├çin el├žisi Wang YenÔÇÖe g├Âre “Uygurlar aras─▒nda a├ž ve yoksul olan bir kimse yoktur”. Bu ifadeler adalet (k├Âni) ile toplumun sosyal dengesinin sa─čland─▒─č─▒n─▒ g├Âstermektedir (31,63).

7.1.3. Bilgili olmak (Biliglig)

“Anlay─▒┼č nerede olursa, oras─▒ ahilik kazan─▒r; bilgi kimde olursa, o b├╝y├╝kl├╝k bulur.” (KB.154.b.)

“Bilginin manas─▒n─▒ bil; bak, bilgi nerede; bilgiyi bilen insandan hastal─▒k uzakla┼č─▒r.” (KB.156.b.)

“B├╝t├╝n iyilikler bilginin faydas─▒d─▒r”; bilgi ile g├Â─če dahi yol bulunur.” (KB.208.b.)

“─░nsan g├Ân├╝l├╝ dibi olmayan bir deniz gibidir; bilgi onun dibinde yatan inciye benzer.”

“Bilgi hi├žbir zaman fakirli─če d├╝┼čmeyen bir servettir; h─▒rs─▒z ve doland─▒r─▒c─▒n─▒n ona eli eri┼čemez ve alamaz.” (KB.313.b.)

“Ak─▒l senin i├žin iyi ve yeminli bir dosttur; bilgi senin i├žin ├žok merhametli bir karde┼čtir.” (KB.317.b.)

“Bilginin k─▒ymetini bilgili bilir, akla h├╝rmet bilgiden gelir.” (KB.472.b.)

“Bilgili kimsenin yeri g├Âkten daha y├╝ksektir.” (KB.2452.b.)

“K─▒smetine en ├žok kavu┼čan bilgili insand─▒r.” (KB.2448.b.)

T├╝rklerde alplik ve bilgelik hakanlar─▒n vazge├žilmez ├Âzelli─či idi. Ayr─▒ca isteyen her insan bilgiyi ├Â─črenebilirdi. Herhangi bir kast ve s─▒n─▒f s├Âz konusu de─čildi. G├Âkt├╝rk veziri TonyokukÔÇÖun unvan─▒. Bilge Tonyokuk idi. O─čuz devletindeki Korkut Ata ve Irk─▒l Koca birer bilge ki┼či idi.

Uygur Ka─čanlar─▒n─▒n ┼ču unvanlar─▒ bilge s├Âz├╝n├╝ T├╝rklerde ifadeye yeter san─▒r─▒m:

1-T├╝rk Bilge Ka─čan. 2-─░l ─░tmi┼č Bilge Ka─čan. 3-─░l Tutmu┼č Bilge Ka─čan 4-Alp Bilge Ka─čan. 5-K├╝├žlu─č Bilge Ka─čan 6-Alp Bilge Tengri Uygur Ka─čan─▒ 7-Alp K├╝lu─č Bilge Ka─čan 8-Alp Kutlu─č K├╝lu─č Bilge Ka─čan 9-Bilge Kutlu Ka─čan (63).

7.1.4. Erdem (Fazilet)

“Faziletin bir ad─▒ da bilgi ve ak─▒ld─▒r.” (KB. 1679.b.) “─░nsan fazileti ile ba┼čkalar─▒na ├╝st├╝n olur; kimin fazileti ├žok ise o u├žar gibi y├╝kselir.” (KB.2646.b.)

“Kim fazilet ile elini uzat─▒rsa, y├╝ce da─člar─▒n ba┼č─▒n─▒ e─čerek yere indirir. “(KB.2647.b.)

“Ona fazilet ve bilgi ├Â─čreten; bilgi ve fazilet ile memlekette mevkii sahibi olsun. “(KB.1489.b.)

YeniseyÔÇÖdeki T├╝rk├že yaz─▒tlarda erdem s├Âz├╝n├╝ g├Âr├╝yoruz, uygur yaz─▒lar─▒nda iyi (edg├╝) erdemlig, “─░yi hizmet sahibi”, “Ulu─č erdemlig”, “B├╝y├╝k fazilet” g├Âr├╝lmektedir. Ka┼čgarl─▒ Mahmut, erdem s├Âz├╝n├╝ arap├ža edep kar┼č─▒l─▒─č─▒ vermi┼čtir. G├Âkt├╝rk yaz─▒lar─▒yla yaz─▒lm─▒┼č K├╝li ├çun yaz─▒t─▒nda Alp─▒n erdemin i├žin ├╝n ve ┼č├Âhreti (ki) bu kadar (├žok) tuttu (elde etti), deniyordu. Yeniseydeki mezar yaz─▒tlar─▒nda ise erdem s├Âz├╝: “Alp─▒n ├╝├ž├╝n, erdemin ├╝├ž├╝n” ┼čeklindedir (31,48)

Dede Korkut “O─člana be─člik vergil, taht vergil erdemlidir.” demektedir.

7.1.5.┬áUku┼čluk (Anlay─▒┼čl─▒ olmak)

“Anlay─▒┼čl─▒, bilgili, ak─▒ll─▒ kimse isti┼čare i├žin faydal─▒ olur.” (KB.2706.b.)

“─░┼či ak─▒l ile anla, bilgi ile bil; g├╝n├╝n kutlu, hayat─▒n mesut ge├žsin.” (KB.2626.b.)

“Hangi insanda ak─▒l ve anlay─▒┼č varsa ona insan de, onu ne kadar ├Â─čersen ├Â─č.” (KB.1993.b.)

Eski T├╝rk├žeÔÇÖde Uk, Uku┼čluk (anlay─▒┼č ve anlay─▒┼čl─▒) s├Âzleri ile ilgili pek├žok halk atas├Âz├╝ de mevcuttur.

Bilge ki┼či ay─▒t berip tamra ├žukar.

(Bilgi├žli─či ├Â─č├╝t vererek iyi anla) DLT III.46

Telin s├Âz├╝k uksa bolmaz, yal─▒m kaya y─▒ksa bolmaz.

(├çok s├Âz├╝ olan─▒n olmaz, yal├ž─▒nkaya y─▒kmak olmaz) DLT III. 20

K├Âz├╝n ya┼č─▒ samrukup kudh─▒ akar

Bilrip oyun emgegim t├╝kel ukar

(B├╝t├╝n akla gelen d├╝nya zahmetleri bilindi─či i├žin g├Âz├╝m ya┼č─▒ savrulmay─▒p a┼ča─č─▒ya akar.) DLT 11.228

7.1.6. Edg├╝ (─░yi) ─░yilik

“E─čer kendin iyilik bulmak istiyorsan, y├╝r├╝ iyilik et; ba┼čka s├Âze ne hacet.” (KB.227.b.)

“Ey iyi insan, y├╝r├╝ iyilik yap. ─░yinin i┼či hep d├╝zg├╝n gider.” (KB.345.b.) “Halk─▒n y├╝k├╝n├╝ hafifleten kimse insanlar─▒n iyisidir.” (KB.543.b.)

“Bu ikbale inanma; elinden gelirse iyilik et, bil ki ikbal bug├╝n sende ise, yar─▒n ba┼čkas─▒ndad─▒r.” (KB.549.b.)

“D├╝z olan bir ┼čeyin her taraf─▒ iyidir; Her iyinin dikkat edersen tav─▒r ve hareketi d├╝zg├╝nd├╝r” (KB.805.b.)

“─░yilik dileyen insan ne der dinle; daima iyilik et, o senden ayr─▒lmayan bir arkada┼č─▒n olsun ” (KB.814.b.)

“Bak hangi iyi iyili─činden dolay─▒ pi┼čman olmu┼čtur; k├Ât├╝ ne kadar ┼č├Âhret sahibi olursa olsun sonunda pe┼čiman olur ” (KB.928.b.)

“Daima iyilik yap, k├Ât├╝l├╝kten uzak dur ister otur ister kalk, bundan sana hep iyilik gelir ” (KB.1296.b.)

“Ey kudret sahibi,sen k├Ât├╝l├╝k yapma; s├Âz├╝nle ve hareketinle her vakit iyilik etmeye ├žal─▒┼č.” (KB.5088.b.)

“Y├╝r├╝, iyilik yap, iyilik ek; bundan sen ebedi iyilik bulursun,” (KB.5249.b.)

“Sen iyilik yap iyi nizam kur; her iki d├╝nyada da k├Ât├╝l├╝k g├Ârmeden ya┼ča.”(KB.5744.b.)

DLTÔÇÖde “K├╝lse ki┼či y├╝zin─če k├Ârkl├╝─č├╝ y├╝zin k├Âr├╝ngil Yavlak k├Âdhes t─▒l─▒n─čn─▒ edhg├╝ saun─č tilengil”

“Birisi y├╝z├╝ne g├╝lerek gelse, g├╝ler y├╝zle g├Âr├╝n. K├Ât├╝l├╝kten dilini g├Âzet; iyi ┼č├Âhret dile”

─░yilik (edg├╝) kavram─▒ T├╝rk ahl├ók anlay─▒┼č─▒nda k├Âkl├╝d├╝r. KBÔÇÖde insanlara iki d├╝nyada da faydal─▒ ┼čeyleri iyilik, haya (uvut), do─čruluk (k├Ânilik) ve temizlik (siliglik) say─▒lmaktad─▒r.

K├Ât├╝l├╝k (┼čer-isizlik) kavram─▒ iyilik kar┼č─▒s─▒nda yer al─▒r. “─░yilik yap denize at” s├Âz├╝ atalar miras─▒ olarak k├╝lt├╝r hazinemizde durmaktad─▒r. Tasavvuf gelene─čimizde:

“─░yili─če iyilik her ki┼či k├ór─▒

─░yili─če k├Ât├╝l├╝k ┼čer ki┼či k├ór─▒

K├Ât├╝l├╝─če iyilik er ki┼či k├ór─▒” denmi┼čtir.

7.1.7.   Sevgi-Sadakat-Vefa

“─░nsan kimi severse, onun kusuru fazilet olur; kimi sevmezse, onun fazileti kusur g├Âr├╝n├╝r. “(KB.534.b.)

“Sevip sevmedi─čini anlamak isterse, insan g├Ân├╝le bakmal─▒; bu g├Ân├╝lden anla┼č─▒l─▒r.” (KB.1898.b.)

“Seven insan y├╝z├╝nden bellidir; a─čz─▒n─▒ a├žsa s├Âz├╝n├╝n manas─▒nda sevgi kendisini g├Âsterir.” (KB.1897.b.)

“B├╝t├╝n insan o─čullan iyiyi sevenler; iyi nerede bende onu ├Âveyim.” (KB.3270.b.)

“Biri, her t├╝rl├╝ menfaat d─▒┼č─▒nda ilahi bir sevgiyle arkada┼č edinir; bu arkada┼čl─▒k i├žinde sadakatsizlik hat─▒ra gelmez.” (KB.4202.b.) “─░nsanl─▒─č─▒n ba┼č─▒ vefad─▒r.” (KB.2040.b.)

“Cefa edene kar┼č─▒ vefa g├Âstermekte devam et; yi─čit olan vefa g├Âsterir, k├Ât├╝ler ise cefa ederler.” (KB.3432.b.)

“Yak─▒nl─▒k hakk─▒ vefakarl─▒kla takdir edilirse, do─ču ile bat─▒ aras─▒nda hemen bir tepe a┼č─▒l─▒nca ula┼č─▒lacak kadar yak─▒n bir mesafe olur.” (KB.3706.b.)

Yunus Emre, “Ben gelmedim dava i├žin

Benim i┼čim sevgi i├žin

Dostun evi g├Ân├╝llerdir

G├Ân├╝ller yapmaya geldim” m─▒sralar─▒nda T├╝rkÔÇÖ├╝n “sevgi” temas─▒n─▒ h├╝l├ósa eder.

Tasavvuf yolunun “Vefad─▒r insan─▒ Hakka g├Ât├╝ren Sevda (sevgi) dir insan─▒ Hakta Halk eden” dizeleri bir d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝n├╝n vefa ve sevgi anlay─▒┼č─▒d─▒r.

7.1.8.┬á┬á Al├žak g├Ân├╝ll├╝l├╝k

“Saadete al├žak g├Ân├╝ll├╝l├╝k ne kadar uyar; alim bir insana hilm ve ┼čefkat ne kadar yak─▒┼č─▒r.” (KB.)

“Al├žak g├Ân├╝ll├╝ insan ne kadar iyi ve g├╝zel olur; onun i┼či daima yolunda gider.” (KB. 1705.b)

“Akl─▒n hareketi ihtiyard─▒r, fakat kendisi gen├žtir; ak─▒l nerede ise ona git, yap─▒┼č. “(KB. 1870.b)

“K├╝├ž├╝kl├╝─č├╝ sevimli, ihtiyarl─▒─č─▒ sakin, kendisi halim, al├žak g├Ân├╝ll├╝ ve ├žok faydal─▒d─▒r.” (KB. 1871.b)

“Bey m├╝tevazi ve al├žak g├Ân├╝ll├╝ olmal─▒d─▒r; e─čer b├Âyle de─čil ise, sen ondan elini ├žek. “(KB.2121.b)

“Al├žak g├Ân├╝ll├╝ insan halk aras─▒nda sevimli olur.” (KB.2232. b)

Malatyal─▒ Niyazi M─▒sri “Al├žaktan al├žak y├╝r├╝ye, toprak i├žinde ├ž├╝r├╝ye” m─▒sralar─▒yla tan─▒mlamaya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒ “olgun insan” ├Âzelli─či milletimiz i├žin ├žok ├Ânemlidir. Saadet ve ak─▒l; al├žak g├Ân├╝ll├╝l├╝kte toplanm─▒┼čt─▒r. Tarihte al├žak g├Ân├╝ll├╝l├╝k HanÔÇÖ─▒ndan halk─▒na kadar “mill├« karakterimizin” en ├Ânemli ├Â─česidir.

Yunus Emre: “A┼č─▒kl─▒k ├╝zre durur yer ile g├Â─č ├ľ─čersen c├╝mleden al├žakl─▒─č─▒ ├Â─č” Boyac─▒o─člu ise Anas─▒r-─▒ ErbaaÔÇÖda (XV.yy)

“Din yolun miskinlig ile vard─▒rlar

Tanr─▒ÔÇÖ ya al├žakl─▒─č ile erdiler” demektedirler. (3)

7.1.9.┬á┬á C├Âmertlik (Ak─▒)

“─░nsanlar─▒n itibars─▒z─▒ geveze olan─▒d─▒r; insanlar─▒n itibarl─▒s─▒ c├Âmert olan─▒d─▒r.”┬á(KB.1028.b)

“C├Âmert ├Â─č├╝lmeye ve hasis ise s├Â─č├╝lmeye lay─▒kt─▒r.” (KB. 173 l.b)

“Erkek o kimsedir ki, bin arzusunu bulur ve ondan mert├že y├╝z ├ževirir.” (KB.3444.b)

“Yedirir i├žirir ve mal─▒n─▒ fakirlere da─č─▒tarak, Tanr─▒ ÔÇśya can ve g├Ân├╝lden ibadet eder.” (KB.3445.b)

“C├Âmert ve al├žak g├Ân├╝ll├╝ ol, tuz ekmek yedir; ba┼čkalar─▒n─▒n ay─▒b─▒n─▒ g├Ârme, ├Ârt ve yok farzet.” (KB.6096.b)

“Sa─č elin ile k─▒l─▒├ž sallar ve vururken, sol elin ile mal da─č─▒t.” (KB.2069.b)

Ak─▒, DLTÔÇÖde c├Âmertlik olarak tan─▒mlanmaktad─▒r. AnadoluÔÇÖda filizlenen ahilik kurumunun ismide “Ak─▒” kavram─▒ndan yani c├Âmertlik, yi─čitlikÔÇÖden geldi─či kabul edilmi┼čtir. Bilindi─či gibi ahilik XIII. yy ikinci yans─▒ndan XIV. yyÔÇÖnin yar─▒s─▒na dek AnadoluÔÇÖda, Balkanlarda, K─▒r─▒mÔÇÖda ya┼čam─▒┼č olan T├╝rk halk─▒n─▒n sanat ve meslek alan─▒nda yeti┼čmelerini, ahl├óki y├Ânden geli┼čmelerini sa─člam─▒┼čt─▒r (25,48).

7.1.10.┬á┬á Yi─čitlik (Alplik)

“Ey mert insan, insan ol ve bu vasf─▒nla y├╝ksel; insan insanl─▒k yolunu b├Âyle tarif etti.” (KB.5788.b)

“┼×eref duygusu ile insan d├╝┼čman─▒m darmada─č─▒n eder; harpten ilk ├Ânce ┼čerefsiz kimseler ka├žar. (KB.229l.b)

“Korkak kimse dahi haysiyetini korumak i├žin, kahramanl─▒k g├Âsterir; ├Â─č├╝lmesi i├žin insan kendisini ├Âl├╝me atar.” (KB.2292.b)

“Cesur dedi─čin haysiyet sahibi olur; haysiyetli insan ├Âl├╝rken vuru┼čarak ├Âl├╝r.” (KB.2293.b)

“Kahraman yi─čit d├╝┼čman─▒ g├Âr├╝nce arslan kesilir; seyirtir, ya ├Âld├╝r├╝r veya vuru┼čarak ├Âl├╝r. “(KB.2283.b)

“Kahraman yi─čidin, d├╝┼čman─▒ g├Âr├╝nce y├╝z├╝ g├╝ler; d├╝┼čmanla kap─▒┼č─▒nca k─▒z─▒l kana boyan─▒r.”

Alp ve Alpl─▒k anlay─▒┼č─▒, T├╝rk milleti i├žin ├žok ├Ânemlidir. “Alp” s├Âz├╝n├╝n manas─▒: Alp olan ki┼či yaln─▒zca bir sava┼č makinas─▒ de─čil; geli┼čmi┼č ve olgunla┼čm─▒┼č bir ruha da sahip olan ki┼či demektir. Bunun i├žin G├Âkt├╝rk yaz─▒tlar─▒ b├╝y├╝k T├╝rk Ka─čanlar─▒ndan s├Âz a├žarken Alp Ka─čan imi┼č! Bilge Ka─čan imi┼č! diye bu iki ├Âz├╝ yan yana tutmu┼člard─▒ (63).

7.1.11.┬á┬á Ba─č─▒rsak (Merhamet, ┼×efkat, Sadakat)

“B├╝t├╝n halka i├žten gelen bir merhamet g├Âster; daima iyilik yap ve kendin iyilik bul.” (KB.2160.b)

“─░┼člerini hallederken merhametli davran; b├Âylelikle b├╝t├╝n bu insanlar sana yak─▒n olurlar.” (KB.4473.b)

“B├╝t├╝n halka kar┼č─▒ merhametli ol; b├╝y├╝─če k├╝├ž├╝─če do─čruluk ile h├╝k├╝m et.┬á“(KB.5197.b)

“Sen benim i├žin ├žok merhametli bir baba idin; fakat yaratan senden daha merhametlidir.” (KB.1243.b)

“─░nsanlar─▒n hakikisi sadakatli insand─▒r; sadakatli insan─▒n s├Âz├╝n├╝ tut, o seni b├╝y├╝t├╝r.” (KB.1359.b)

“Dinle ┼čefkatli insan ne der; insanl─▒─č─▒n ba┼č─▒ merhamettir.” (KB. 1945.b)

DLTÔÇÖde ba─č─▒rsak ki┼či=merhametli, g├Ân├╝l al─▒c─▒ ki┼čidir. T├╝rk dilinde “ba─č─▒r” kelimesinin “g├Â─č├╝s, sine, ci─čer, y├╝rek” anlamlar─▒na geldi─čini de g├Âz ├Ân├╝ne ald─▒─č─▒m─▒zda merhamet kelimesine verilen de─čer ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r.

“Dilimden gitmez oldu Yusuf ad─▒n

Ba─črum─▒ yand─▒rd─▒ dir senin ad─▒n”. (Yuz. ┼×eyd. XIII. 82) (3,48)

7.1.12.Sab─▒rl─▒ Olmak (Serinli)

“Hi├ž bir i┼čte acele etme, sabret, kendini tut; kul sab─▒rl─▒ olursa, beylik mertebesini bulur.” (KB.588.b)

“Birine i┼čin d├╝┼čerse, acele etme sab─▒r ile s├Âyle.” (KB.586.b)

“─░┼če acele girme, sab─▒r ve teenni ile hareket et; acele yap─▒lm─▒┼č olan i┼čler

yap─▒lm─▒┼č i┼čler yar─▒n pi┼čmanl─▒k getirir.” (KB.587.b)

“Sab─▒rl─▒ insan sonunda sevince kavu┼čur.” (KB.1317.b)

“─░nsan sabrederse bozulmu┼č olan i┼čler d├╝zelir.” (KB.1318.b)

“Sab─▒rl─▒ ol, sabretmek er ki┼či i┼čidir; insan sabrederse g├Â─če bile yol bulur.” (KB.1322.b)

” Sabredersen, mihnet senin i├žin nimet olur; nimet i├žin ┼č├╝k├╝r edersen, bu nimet daha da artar, bunu b├Âyle bil.” (KB.6450.b)

DLTÔÇÖde sab─▒r anlam─▒na gelen serin i├žin Ka┼čgarl─▒ Mahmut ┼čunlar─▒ s├Âyler: “Gelse kal─▒ katu─čl─▒k erter tey├╝ seringil ├ľdhl├╝─č ─▒┼č─▒n bilip tur anca an─čar tirengil”

“Sana ┼čiddetli bir felaket gelirse ge├žer gider diye sabret. Zamanenin i┼čini bilerek dur. Ona ├Âylece diren” (48)

7.1.13.  Faydalılık (Asıglık)

“Ba┼čkalar─▒na faydalar─▒ dokunmayan insan ├Âl├╝ gibidir; faydal─▒ ol, ├Âl├╝ olma; ey mert yi─čit.” (KB.3408.b)

“Kendi faydas─▒n─▒ d├╝┼č├╝nen kimse, menfaati i├žin, m├╝nasip olan─▒n dahi uygun olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âyler.” (KB.3494.b)

“Halka faydal─▒ ol, muhta├žlara yard─▒m et; akrabalar─▒na yak─▒nl─▒k g├Âster, ba─čr─▒n─▒ a├ž.” (KB.3237.b)

“─░nsanlar─▒n iyisi-kendi menfaatini b─▒rak─▒p zahmet y├╝klenerek, ba┼čkalar─▒n─▒n faydas─▒n─▒ isteyen kimsedir.” (KB.3245.b)

“─░nsan─▒m diye gezen pek ├žok kimse var; bunlar─▒n i├žinde insana faydal─▒ olan─▒n─▒ ararsan nerede.” (KB.5099.b)

“Ba┼čkalar─▒na faydal─▒ olan insan insanlar─▒n ba┼č─▒d─▒r.” (KB.5729.b)

As─▒gl─▒k bol (faydal─▒ ol), edg├╝l├╝k k─▒l (iyilik yap) diyen Yusuf Has HacipÔÇÖten sonra nice T├╝rk d├╝┼č├╝n├╝r├╝ ve ┼čairlerince de as─▒g, ass─▒ kavramlar─▒ kullan─▒lm─▒┼čt─▒r.

Yunus EmreÔÇÖmiz “Ass─▒, ziyandan ge├žtim

Kovan─▒m ya─čma olsun” derken en g├╝zel fedekarl─▒k ├Ârne─čini veriyordu. Kendisine faydadan ziyade insanlara fayda esas─▒n─▒ T├╝rk sosyal hayat─▒na yerle┼čtirmi┼člerdir.

“H├╝sn-i hulkun ile sende issi ol

Kimseye ziyan ir├╝rme ass─▒ ol” (Anas─▒r XV.) (3).

7.1.14.   Hayâ (Avut)

“Haya sahibi kimse yumu┼čak tabiatl─▒ olur; kendisine yak─▒┼čmayan hi├žbir i┼če el s├╝rmez. “(KB.2006.b)

“─░nsanlar─▒n se├žkini haya sahibi olmal─▒d─▒r; haya sahibi olan kimse, insanlar─▒n ba┼č─▒d─▒r.” (KB.2201.b)

“Kimde haya varsa, ona her i┼či teslim et; insan haya ile k├╝stah─▒n yolunu t─▒kar.” (KB.2202.b)

“Haya ile insan─▒n ┼čerefi artar; haya sahibinin bundan dolay─▒ g├Âz├╝ parlar.”

“Haya sahibi insan k├Ât├╝ i┼č yapmaz, m├╝nasip olmayan ┼čeylere yakla┼č─▒lmaz ve ba┼čkalar─▒na kabal─▒k etmez.” (KB.2445.b)

Uvut, Anadolu T├╝rk├žesine ut (ud), udlu utanmak olarak ge├žmi┼čtir. Milletimizin b├╝nyesinde ├žok ├Ânemli bir yeri olan haya duygusu “Ar, hicap, edep” kavramlar─▒n─▒ da kapsar.

“Udlu ki┼či mi┼č utand─▒─č─▒ndan su oldu” (tez.├╝n XV.y,y,) c├╝mleci─či “haya, duygusunun keyfiyetini ifade etmektedir.

7.2. ┬á┬áAhl├óki A├ž─▒dan Olumsuz Kavramlar

7.2.1.   Yalan yalancılık (yalgan)

“Ey kudretli devlet adam─▒, faydas─▒z olan ve insana daima zarar veren ┼ču ├╝├ž ┼čeydir.” (KB.1667.b)

“Biri- K├Ât├╝ tabiatl─▒ ve inat├ž─▒ olmak, bin yalan s├Âylemektir.” (KB. 1668.b)

“Yalanc─▒ insanlar vefas─▒z olur; vefas─▒z kimseler halk─▒n hayr─▒na uygun olmayan i┼čler yaparlar.” (KB.2039.b)

“Yalanc─▒ adamdan vefa bekleme; bu uzun y─▒llardan beri tecr├╝be edilmi┼č bir s├Âzd├╝r.” (KB.2042.b)

7.2.2.   Acelecilik

“─░yi nam ve ┼č├Âhretle ad─▒n─▒n yay─▒lmas─▒n─▒ isterse, bey ┼ču be┼č ┼čeyi kendinden uzak tutmal─▒d─▒r.” (KB.2060.b)

“Biri acelecilik, ikincisi cimrilik ve ├╝├ž├╝nc├╝s├╝ hiddettir. D├Ârd├╝nc├╝s├╝ inat├ž─▒l─▒k, be┼čincisi yalanc─▒l─▒kt─▒r.” (KB.2062.b)

“Hangi i┼čte acele edilirse, o i┼č uzar ve gecikir; acele yap─▒lan i┼čler pi┼čmanl─▒k getirir.” (KB.556.b)

“Be─čenmedi─čin ┼čeyler .” (KB.848.b)

“Haris tabiatl─▒ ve olgun olmayan insanlar ile aceleci huylu ve g├Âz├╝ do3fmaz olanlar.” (KB.849.b)

7.2.3.   Bilgisizlik

“Bilgisiz ba┼č-k├Â┼čede yer tutarsa ba┼č-k├Â┼če-e┼čik ve e┼čik-ba┼č-k├Â┼če say─▒l─▒r.” (KB.262.b)

“Bilgisiz adam─▒n d├╝┼čman─▒ kendi bildi─či ve yapt─▒─č─▒d─▒r; ba┼čka d├╝┼čman─▒ olmasa bile, bu ikisinin gailesi kafidir.” (KB.318.b)

“Dilsizin dili konu┼čmaz, bilgisizin dilide s├Âz├╝n├╝ saklayamaz. “(KB.970.b)

“Bilgisizin dili daima kilitli olmal─▒ ve bilgili insanda diline h├ókim bulunmal─▒d─▒r.” (KB.97l.b)

“Bilgisiz insan─▒n g├Ânl├╝ kumsal gibidir; nehir aksa dolmaz, orada ot ve yem bitmez. “(KB.975.b)

7.2.4.   Kibirli olmak

“Saadete kavu┼čursan, kibirlenme; k├Ât├╝l├╝k etme, elinden geldi─či kadar iyilik yap.” (KB.1330.b)

“Fazla kibir ve gurura kap─▒lma; bu d├╝nyaya g├╝ven olmaz sen ondan vazge├ž.” (KB.1377.b),

“B├╝y├╝kl├╝k taslayan, kibirli ve k├╝stah adam tats─▒z ve sevimsiz olur; kibirli insan─▒n itibar─▒ g├╝nden g├╝ne azal─▒r.” (KB.1706.b)

“Bey ma─črur, kabaday─▒ ve kibirli olmamal─▒; gurur insan─▒ do─čru yoldan ├ž─▒kar─▒r.”(KB.2115.b)

“Kibirli olma, elini-kolunu sallayarak girme; selam verirken de fazla la├╗bali hareketlerde bulunma.” (KB.414.b).

7.2.5.   Saranlık (Cimrilik. Hasislik)

“Hasislik ile beylik birbirine d├╝┼čmand─▒r; hasise kar┼č─▒ her yerde isyan edilir.”┬á(KB.3038.b)

“Bilgili ne der dinle; hasis bir bey memleketine hakim olamaz.”┬á(KB.3035.b)

“Hasislikten daha k├Ât├╝ ne var; hasis toplum, yiyemez ve mal─▒ arkada kal─▒r.” (KB.1672.b)

“Ey h├╝k├╝mdar, hasis olma, c├Âmert ol, c├Âmert; c├Âmertli─čin ad─▒ ebedi kal─▒r, ├Âlmez.” (KB.1402.b)

Cimrilik T├╝rk devlet ve sosyal hayat─▒nda hep k─▒nana gelmi┼čtir. ├çok eski ├ža─člardan beri “Han─▒ ya─čma gelene─či” T├╝rklerin hasisli─či toplumdan kald─▒rma ├žabas─▒n─▒n sonucudur. “Ya─čma HasanÔÇÖ─▒n b├Âre─či” deyi┼či ise halk aras─▒nda “Han-─▒ Ya─čma” gelene─činin ┼čuur alt─▒ ifadesidir.

  1. ┬áTARTI┼×MA

Abd├╝lkadir ─░nan, Yusuf Has HacibÔÇÖin ya┼čad─▒─č─▒ ├ža─čdaki bilginlerden, felsefecilerden, etkilendi─čini s├Âylemektedir. Ona g├Âre Firdevs├« (934-1020), El-Birun├« (972-1048), ─░bn-─▒ Sina (980-1037), ├ľmer Hayyam (104-1123) ve bunlar ├žap─▒ndaki bilginlerden ├žok iyi haberdar olmu┼č ve faydalanm─▒┼čt─▒r (40).

Baz─▒ yaz─▒lan KBÔÇÖin hay─▒r, ahl├óki haz ve ┼čer telakkilerin ─░bn-i Sina yoluyla Aristotelesci d├╝┼č├╝ncelerin tesirinde; kanun ve devlet ba┼čkan─▒ konular─▒nda da Farabi arac─▒l─▒─č─▒ ile Efl├ótunÔÇÖun fikirleri tesirinde kald─▒─č─▒ s├Âylenmi┼čtir. ┼×├╝phesiz ki devrinin bilginlerini okumu┼č bir insan olan Yusuf Has Hacib, onlar─▒n eserlerinden faydalanm─▒┼čt─▒r. Fakat bu eski T├╝rk felsefesindeki adil, faydal─▒, e┼čit ve ├╝niversel d├╝┼č├╝nceyi bilmedi─čini ve eserinde kullanmad─▒─č─▒ s├Âylenemez.

─░bn-i Sina ve Farabi antik ├ža─č filozoflar─▒n─▒ detayl─▒ olarak incelemi┼čler ve eserlerini T├╝rk├že ve T├╝rk kavramlar─▒ ile yazmam─▒┼člard─▒r. Fakat Yusuf Has Hacib, ba┼čtan sona T├╝rk├že ve T├╝rk k├╝lt├╝r├╝ kavramlar─▒n─▒ eserinde ilmek ilmek adeta i┼člemi┼čtir. Aristo ve Efl├ótunÔÇÖun ismini ise ─░bn-i Sina ve Farabi gibi eserinde, bariz bir ┼čekilde ├Âne ├ž─▒karmam─▒┼čt─▒r.

┼×├Âyle bir c├╝mlenin ise; kesin bir ifade olarak kullan─▒lmas─▒ kanaatimizce yanl─▒┼čt─▒r; A. Dila├žarÔÇÖa g├Âre; Kutadgu Bilig esas bak─▒m─▒ndan bir “siyasetname” bir “pendname” bir ├╝topya, ayn─▒ zamanda T├╝rklerin belli ba┼čl─▒ ilk ─░sl├ómi yap─▒t─▒ oldu─čuna g├Âre, onun kaynaklar─▒n─▒ ilk b├╝y├╝k M├╝sl├╝man filozoflarda ve onlara fikir ve g├Âr├╝┼č aktarm─▒┼č olan bat─▒l─▒ d├╝┼č├╝n├╝rlerde, yani Efl├ótun ve AristoÔÇÖda aramak gerekir (27).

B├Âyle bir h├╝k├╝m T├╝rk-─░slam d├╝┼č├╝nce eme─čini bir d├Âng├╝ ile g├Ât├╝r├╝p Antik YunanÔÇÖa teslim etmek anlam─▒na gelir. Kimse Efl├ótun ve AristoÔÇÖnun insanl─▒─č─▒n d├╝┼č├╝nce tarihini etkilemedi─čini s├Âyleyemez. Fakat kavramlar─▒, netle┼čtirmeden g├╝ne┼čin her zaman bat─▒dan do─čdu─čunu s├Âylemek insanl─▒k ailesinin di─čer milletlerine haks─▒zl─▒k olur. Rene GuenonÔÇÖun ifadesiyle “do─čunun bat─▒ya sab─▒rla katlanmas─▒, do─čunun varl─▒─č─▒n─▒n derinlerinde ebediyet ┼čuurunu ta┼č─▒yor olmas─▒ndand─▒r” (34).”I┼č─▒k do─čudan y├╝kselir” s├Âz├╝ ise ink├ór edilemeyecek bir ger├že─čin veciz c├╝mlesidir.

“Kavramlar, tan─▒mlanm─▒┼č, ├žer├ževeleri belirlenmi┼č d├╝┼č├╝ncelerin ifadesidir. Her yeni d├╝┼č├╝nce kendisini a├ž─▒klayabilmek i├žin kendi kavramlar─▒n─▒ da beraberinde getirir” (66).

“Kavramlardaki anlam─▒ kavramak fiziki ve zihni deneylerden ge├žirmekle m├╝mk├╝nd├╝r”. Yoksa kavramlar─▒n pe┼či s─▒ra “kavram karga┼čas─▒n─▒n” “d├╝┼č├╝nce karga┼čas─▒n─▒n” gelmesi tabiidir. Bat─▒-do─ču k├╝lt├╝r ve medeniyetlerdeki kavramlar─▒n belirginle┼čtirilmesinde┬á┬á┬á “kavramlar aras─▒””anlam kaymalar─▒” ka├ž─▒n─▒lmazd─▒r.

Muhtevas─▒ndan habersiz oldu─čumuz kavram ve olaylar─▒ kullanmak bizi yan─▒lg─▒ ve yanl─▒┼člar i├žerisinde kalmaya g├Ât├╝r├╝r.

Mesala; Antik Yunan Filozoflar─▒ndan AristoÔÇÖnun kullanm─▒┼č oldu─ču Tanr─▒ kavram─▒, evrenin kendisi hareketsiz olan ilk hareket ettiricisi, ayn─▒ zamanda bu evrenin Tanr─▒ÔÇÖd─▒r. Ancak bu Tanr─▒ “├ólemi harekete getirmekle beraber onu tan─▒mamakta”. “D├╝nyevi meselelere kay─▒ts─▒z kalmakta ve sadece biliyor oldu─čunu bilmektedir (21). Halbuki Yusuf Has HacibÔÇÖde. Tanr─▒ kavram─▒ birlik prensibi i├žinde t├╝m ├ólemi ku┼čatm─▒┼č dinamik ezel-ebed ├žizgisinde bir Tanr─▒ÔÇÖd─▒r.

Bu tip mahiyet farkl─▒l─▒klar─▒n─▒, g├Âz ard─▒ etti─čimiz de d├╝┼č├╝ncede s─▒─čl─▒k kendisini g├Âsterecektir.

AristotelesÔÇÖde adalet e┼čitli─či de─čil ancak bazen e┼čitlik olan do─čru bir orant─▒y─▒ kapsar. Bir efendinin ya da baban─▒n t├╝z├╝n├╝ (adaleti) yurtta┼č─▒ndakinden ayr─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ bir o─čul ya da bir k├Âle bir m├╝lkt├╝r. K├Âle canl─▒ bir alettir (71).

KBÔÇÖde “halk─▒ adil kanunlar ile idare et; birinin di─čerine tahakk├╝me kalkmas─▒na meydan verme onlar─▒ koru” (KB.5576.b)

“Fakiri korursan o orta halli olur; orta halli biraz kendisini toparlarsa zengin olur. Fakirler orta halli olursa orta halliler zengin olur; orta halli de zenginle┼čirse memleket zengin olur.” (KB.5566-5567.b) diyen YusufÔÇÖun adaleti ile AristoÔÇÖnun adaleti aras─▒nda mahiyet olarak tam bir z─▒ddiyet vard─▒r. Zarf benzer olsa da mazruf farkl─▒d─▒r”.

Efl├ótunÔÇÖun devlet ┼čemas─▒nda toplulu─čun s─▒n─▒flara ayr─▒lmas─▒n─▒ ger├žek adaleti herkesin kendi i┼čini yapmas─▒ olarak g├Âstermesi bir kast d├╝zeninin ├Ânerisidir. ─░dare etme Hakk─▒n─▒ asillere kuvvetli olanlara ve bilge olanlara verir (68).

AristotelesÔÇÖin “A┼ča─č─▒l─▒k s─▒n─▒f sayd─▒─č─▒” fakirler ve Efl├ótunÔÇÖdaki s─▒n─▒fl─▒ devlet ile YusufÔÇÖun s─▒n─▒fs─▒z, k├Âlesiz sistemi birbirinden farkl─▒d─▒r.

H├╝k├╝mdar (T├Âre) : “Benim tabiat─▒m adil (k├Âni)dir. Ben i┼čleri adalet (k├Ânilik) ├╝zere hallederim. Bey veya kul diye ay─▒rmam.” “K├Ânilig ├Âzele keser men ─▒┼č─▒g

Ad─▒rmaz men begs─▒g ya kulsug ki┼čig” (KB.809)

T├Âre “o─člu ile yabanc─▒y─▒ ay─▒rmad─▒─č─▒n─▒” s├Âyler. KBÔÇÖdeki “kul” kelimesi de hizmet eden anlam─▒ndad─▒r. Yoksa k├Âle ┼čeklinde anla┼č─▒lmamal─▒d─▒r. T├╝rk t├Âresinde kara-budundan (halk) i├žinde ├ž─▒kan her yetenekli insan y├Ânetici olup; “kara-han” ad─▒n─▒ alabilir.

─░ffet ve haya konusunda ise fazla titizli─či olmayan Antik Yunan d├╝┼č├╝ncesi ile iffet ve haya konusunda ├žok hassas olan T├╝rk d├╝┼č├╝nce ve inan├ž sistemi; kavramlar─▒ se├žmesindeki verdi─či ├Ânemde de farkl─▒l─▒k arz eder.

Aristo ve Efl├ótunÔÇÖdan etkilenmi┼č ─░sl├óm filozoflar─▒ bile faziletleri tarif ederken onlar─▒n tekrar─▒ndan ziyade orjinal katk─▒larla g├Âr├╝n├╝rler. Hikmeti anlat─▒rken marifetullahÔÇÖtan, adaleti anlat─▒rken dindarl─▒ktan, ┼čecaati anlat─▒rken cihat, sab─▒r, ┼č├╝k├╝r, tevekk├╝lden, iffeti anlat─▒rken utanma, kanaat, vb.den s├Âz ederler. E─čitim ve ├žocuk yeti┼čtirme metotlar─▒ da ├žok farkl─▒d─▒r (4).

Efl├ótunÔÇÖun kanunlar─▒nda ideal devlet, ger├že─če yakla┼čm─▒┼čt─▒r. FarabiÔÇÖnin de bu kitap ├╝zerine bir ├žal─▒┼čmas─▒ vard─▒r (18). Devlet kitab─▒n─▒n aksine Efl├ótun burada ┼čairlere, koruyuculara, aile hayat─▒na ve ki┼čisel m├╝lkiyete yer vermeye ba┼člar. Aile kurumu, ─░sl├óm filozoflar─▒nda ve KBÔÇÖde g├╝├žl├╝d├╝r. Sokrat, Platon, Aristo ve ─░slam filozoflar─▒nda g├Âr├╝len saadet KBÔÇÖde de mahiyet ve derece farklar─▒ sergiler. KutÔÇÖun ├Âzellikleri g├Âz ├Ân├╝ne al─▒nd─▒─č─▒nda bu belirginle┼čir.

KBÔÇÖde faydal─▒ olmak kavram─▒ Utilitarian felsefecilerden S. Mill, YusufÔÇÖa yakla┼čt─▒r─▒labilir. BenthamÔÇÖa g├Âre cemiyetin faydas─▒n─▒ daha ├žok ├Âne ├ž─▒karan S. MillÔÇÖin g├Âr├╝┼čleri d├╝┼č├╝n├╝r├╝m├╝ze benzerlik g├Âsterir (2,37).

KBÔÇÖdeki t├Ârenin evrensel olmas─▒ ve KantÔÇÖ─▒n evrensel ahl├ók yasas─▒ iki d├╝┼č├╝n├╝r├╝n birbirine yakla┼čt─▒─č─▒ noktalard─▒r. Fakat ahl├óktan yola ├ž─▒karak Tanr─▒ anlay─▒┼č─▒na ula┼čan Kant; BalasagunÔÇÖlu YusufÔÇÖla bu noktada farkl─▒ ├žizgi ve istikamet izlemektedirler. YusufÔÇÖda ├ž─▒k─▒┼č noktas─▒nda Tanr─▒, insan ve ahl├ók b├╝t├╝nl├╝k i├žindedir.

KantÔÇÖ─▒n ahl├ókl─▒l─▒kla mutlulu─čun birle┼čme hali (En y├╝ksek iyi) KBÔÇÖnin yabanc─▒s─▒ de─čildir. KantÔÇÖ─▒n bu ├Ânermesinin ger├žekle┼čmesi Tanr─▒ ÔÇśn─▒n varl─▒─č─▒na ve ├Âl├╝ms├╝zl├╝─če ba─čl─▒d─▒r. YusufÔÇÖda da ba┼č─▒ndan beri Tanr─▒ ve sonsuz hayat s├╝rekli vurgulan─▒r. KantÔÇÖ─▒n ahl├ók yasas─▒n─▒n evrenselli─čine ba─čl─▒ olarak; uygun davran─▒┼č vazife kavram─▒n─▒ beraberinde getirmektedir. KBÔÇÖde en b├╝y├╝k vazife ahl├ók yasas─▒na bilgi ile ula┼čmada gizlidir. Edg├╝ (iyilik) n├╝n ger├žekle┼čmesi burada da vazifedir.

Vazife (hizmet-tapuk) ibadet derecesinde al─▒n─▒r. Vazifenin ger├žekle┼čmesi i├žin insanm t├Âreyi bilmesi gerekir.

Topugka eng a┼čnu t├Âr├╝ bilg├╝ ├Âz

Yime k─▒lk k─▒l─▒n├žl─▒ s├Âzi s├Âzke t├╝z (KB.3997)

Vazife (hizmet) Tanr─▒ ve T├Âre aras─▒nda ├Ânemli bir ili┼čkiyi de g├Âstermektedir.

KantÔÇÖ─▒n “gayeler krall─▒─č─▒” di─čer ahl├ók felsefecileri gibi devlet ve ahl├ók kavramlar─▒n─▒ birbirine yakla┼čt─▒r─▒r. ─░deal devlet, KBÔÇÖde KutÔÇÖa ba─čl─▒d─▒r. Kut ise G├╝n-do─čdu dur. T├Âre=Ay- told─▒ ise ondan ─▒┼č─▒k al─▒r. O─čuz HanÔÇÖ─▒n o─čullar─▒ndan birinin K├╝n, birinin Ay isimlerini almas─▒ T├╝rklerdeki “cihan devleti” kavram─▒n─▒n mahiyetini a├ž─▒klamaktad─▒r.

Kant fazilet ile saadet aras─▒nda zaruri bir ba─č g├Ârmez. KBÔÇÖde ise fazilet ve saadet birbirine s─▒k─▒ s─▒k─▒ya ba─čl─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ faziletin olmad─▒─č─▒ yerden saadet ka├žar. Tesad├╝f yoktur.

KantÔÇÖ─▒n pratik akla sahip insan─▒ h├╝rd├╝r. KBÔÇÖde h├╝r insan “uyan─▒k g├Ân├╝le” sahip insand─▒r. (KB.4828.b)

Kant ve Gazali Tanr─▒ÔÇÖn─▒n varl─▒─č─▒n─▒ bir bilgi meselesi olarak almazlar. KBÔÇÖde ├Âgd├╝lmi┼čÔÇÖin ┼čahs─▒nda bilgi, odg─▒rm─▒┼čda irfan temsil edilmektedir. Tanr─▒ÔÇÖya y├╝r├╝y├╝┼čte farkl─▒l─▒k var gibi g├Âr├╝lmektedir. Halbulki Tanr─▒ ÔÇśya giden yollar “canl─▒lar─▒n nefes adeti” kadar fazlad─▒r. B├Âyle olunca Tanr─▒ÔÇÖn─▒n varl─▒─č─▒na ister bilgi ister a┼čk─▒n bir ┼čekilde yakla┼č─▒ls─▒n sonu├ž de─či┼čmeyecektir.

Konfi├žyusÔÇÖun insanlar─▒n hayat ve hareketleri de─či┼čen ahvale g├Âre de─čil, ebedi ahl├ók kanununa, ├╝niversal nizam─▒na g├Âre d├╝zenlenmektedir. Ahl├ók ve ruhi geli┼čmenin yolu ilimdir. Tanr─▒ ÔÇśn─▒n en y├╝ksek emri, di─čer insanlara kar┼č─▒ sevgi ve merhamettir. Vazife kanunu ne kadar y├╝ksek ne kadar kutsi bir kanundur. Bu Kanun g├Â─če kadar y├╝kselir. Vazife kanunu herkes i├žin birdir. En y├╝ksek makam sahibi gibi en m├╝tevazi ve en me├žhul insan dahi vazife ile m├╝kelleftir. Ak─▒l, insanlar─▒n be┼čeri vazifelerini yapabilmeleri i├žin Tanr─▒ÔÇÖn─▒n insan ruhunda yerle┼čtirdi─či kanundur gibi s├Âzleriyle KBÔÇÖdeki kavramlar aras─▒nda benzerlikler ortaya koymaktad─▒r. Sadri Maksudi ArsalÔÇÖa g├Âre “Konfi├žyusÔÇÖun ileri s├╝rd├╝─č├╝ ahl├óki felsefe T├╝rklerin mill├« ahl├ók─▒ndan uzak bir felsefe de─čildir” (43).

Arsal, muhtemelen Chou hanedan─▒ ile ilgih bilgiler sebebiyle b├Âyle bir h├╝kme varm─▒┼čt─▒r. Fakat bu ifadeler ile ├çince bir eserin “T├╝rk ahval ve hususiyat─▒na” “T├╝rk bak─▒┼č ve g├Âr├╝┼č├╝ne uydurulmu┼č bir terc├╝mesi”dir, denemez. ├ç├╝nk├╝ KB, orjinal bir eserdir. YusufÔÇÖun T├╝rk├že kavramlar─▒ se├žmesindeki hassasiyet, T├╝rk mitolojisinden, folklor ve ananelerinden faydalanmas─▒ ve ─░sl├óm─▒ iyi bilmesi ifademizi desteklemektedir.

YusufÔÇÖun ┼čark ve garb felsefelerine vak─▒f olmas─▒, k├╝lt├╝rl├╝, ayd─▒n bir d├╝┼č├╝n├╝r vasf─▒ onun ├Âzg├╝n bir eser yazm─▒┼č olmas─▒na engel de─čildir. Tam tersine eserin ├Âzg├╝nl├╝─č├╝n├╝n g├╝venilirli─čini artt─▒rmaktad─▒r.

KBÔÇÖin Hint-─░ran tesirinde kalm─▒┼č oldu─čunu ├Âne s├╝ren yazarlarda vard─▒r. “┼×ehname ve Kabusname” ÔÇśyi ├Ârnek ald─▒─č─▒ s├Âylendiyse de itibar edilmemi┼čtir. ├ç├╝nki “┼×ehname” devlet ve siyaset kitab─▒ de─čil efsanevi tarihle ilgilidir. “Kabusname” ili┼čkisi ise m├╝mk├╝n olamaz. ├ç├╝nk├╝ Kabusname tipik bir nasihatnameÔÇÖdir. KBÔÇÖden daha sonra yaz─▒lm─▒┼čt─▒r.

“Kelile ve Dimne” ÔÇśnin ise bir masallar dergisi olmas─▒yla KBÔÇÖe ├Ârnek te┼čkil etmesi s├Âz konusu de─čildir. Hint ÔÇô ─░ran devlet ve kanun anlay─▒┼č─▒, T├╝rk t├Âresinden ├žok farkl─▒d─▒r. S─▒n─▒fs─▒z, k├Âlesiz bir toplum olan T├╝rk toplumundan, bahsedilen Hint toplumu kast sistemi ile farkl─▒l─▒k arz etmektedir. Milad├« 448 y─▒l─▒nda Atilla nezdine giden Bizans el├žilik heyetine dahil k├ótip Priskes, Hun ba┼čkentinde kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒ bir Yunanl─▒n─▒n ┼ču s├Âzlerini nakleder. “441-442 ViminaciumÔÇÖda Hunlara esir d├╝┼čt├╝m. ┼×imdi bir Hun kad─▒n─▒ ile evliyim. ├çocuklar─▒m var. Hayat─▒mdan memnunum. Burada sava┼č zamanlar─▒ d─▒┼č─▒nda herkes h├╝rd├╝r. Kimse kimseyi rahats─▒z etmez.”

HindistanÔÇÖdaki “Kast” sistemi eski YunanÔÇÖdaki “K├Âleci” toplum b├╝t├╝nc├╝l-ideal T├╝rk K├╝lt├╝r├╝ ile benzerlik arz edemez. KutÔÇÖun bey veya halktan birine verilmesi her zaman m├╝mk├╝nd├╝r. ├çal─▒┼čan, hak edene Tanr─▒ÔÇÖn─▒n l├╝tfudur. Kafeso─čluÔÇÖna g├Âre eski T├╝rk├žede “k├Âle” kelimesi de mevcut de─čildir (43).

Yusuf, ─░slam d├╝nyas─▒n─▒n d├╝┼č├╝n├╝rlerinden ise en ├žok MaturudiÔÇÖye yakla┼č─▒r. MaturudiÔÇÖnin mutlak ve g├Âreli ahl├óki de─čerler kavram─▒nda mutlak olan─▒; objektif de─čerleri, ak─▒l ile kavran─▒lan─▒ a├ž─▒klar. G├Âreli kavramlar ise Tanr─▒ÔÇÖdan gelir. Akla g├Âre izafi olan bu de─čerler Vahiy ile mutlakl─▒k kazan─▒r. “├ľge” “Kut” ve “T├Âre” kavramlar─▒ aras─▒ndaki ili┼čki Yusuf un ahl├óki de─čerlere bak─▒┼č─▒n─▒ Maturudi ├žizgisinde g├Âsterir.

MaturudiÔÇÖdeki ak─▒l ve vahiy uyumu KBÔÇÖde ├Âg ve kutun t├Âreye hizmet uyumunda belirginle┼čir. T├Âre, T├Âr├╝tgen Tanr─▒ ÔÇśdan gelir. Kut ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ Tanr─▒ ÔÇśdan al─▒r ve o─člu ├Âg (Ak─▒l)ÔÇÖda yine t├Âreye hizmet eder. Bunlar aras─▒nda bir ├žeki┼čme de─čil ahenkli bir ili┼čki vard─▒r (28,65).

  1.   SONUÇ

T├╝rk k├╝lt├╝r├╝nde, k├Âkl├╝ bir yap─▒ya sahip olan ahl├ók de─čerlerimiz, Kutadgu Bilig ├žal─▒┼čmalar─▒yla bir kez daha ortaya konmu┼čtur. T├╝rk K├╝lt├╝r├╝n├╝n de─či┼čim safhalar─▒nda ahl├ók anlay─▒┼č─▒m─▒z ayn─▒ ├Âz├╝ ta┼č─▒m─▒┼čt─▒r.

“T├╝rk K├╝lt├╝r Sistemi”nin karakteristik yap─▒s─▒n─▒ ortaya koyan ahl├óki kurallar yeni tarihi belgelerle g├╝├žlenecektir. Hayat tarz─▒m─▒z─▒ ┼čekillendiren ahl├óki de─čerler sosyal, ekonomik ve siyasi yap─▒m─▒z─▒n sa─člam temellere oturtulmas─▒nda katk─▒da bulunacakt─▒r. K├╝lt├╝rel kriz d├Ânemlerinden olan g├╝n├╝m├╝ze sunaca─č─▒m─▒z her orjinal eser “Mill├« Hayat” ve “─░nsanl─▒k” ger├že─čimizi d├╝zenleyecektir. Orhun Abidelerinde “Bilge Hakanlar imi┼č. Cesur Hakanlar imi┼č. Buyruklar─▒ yine bilge imi┼č, cesur imi┼č” s├Âzleri ile KBÔÇÖde “Ey h├╝k├╝mdar;

Adaletle i┼č g├Âr. Zul├╝m etme, Tanr─▒ ÔÇśya kulluk et.

Gafil olma, dikkatli ol. Uyan─▒k dur.

Heves ve ├Âfke an─▒nda sabret” tavsiyeleri devlet ahl├ók─▒n─▒n olmas─▒ gereken vas─▒flar─▒ndan biridir. KB ├╝zerine yapt─▒─č─▒m─▒z bu k─▒sa gezintinin ileride nice ara┼čt─▒rmac─▒lar taraf─▒ndan defalarca uzun uzad─▒ya yap─▒lmas─▒ arzumuzdur.

Her milletde oldu─ču gibi T├╝rk milletinde de ahl├ók konusunda nice eserler verilmi┼čtir. Kutadgu Bilig ├Âncesi ve sonras─▒ bir├žok eser bilinmektedir. ├ľncesi bilinen T├╝rk-─░slam felsefecilerin eserlerinde g├Âzlenebilir. Sonras─▒nda birka├ž eser ismi vermek gerekirse:

Atabet-├╝l Hakayik (12. yy) ger├žeklerin e┼či─či ismindeki ahl├ók ve nasihat kitab─▒ olan eser Edip Ahmet taraf─▒ndan haz─▒rlanm─▒┼čt─▒r. Kutadgu BiligÔÇÖi bir├žok konuda ├Ârnek al─▒r.

“Mutluluk yolu bilgi ile bulunur

Cahillik y─▒kanmakla temizlenmeyen kirdir.” (29) gibi ├Â─č├╝tler vard─▒r. Bu eserde yabanc─▒ kelime oran─▒ %20ÔÇ▓ye kadar ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Kutadgu BiligÔÇÖde ise yabanc─▒ kelime %4 kadard─▒r.

Ahl├ók-─▒ Adudiye (1355): Farabi, ─░bni Miskeveyh gibi filozoflann g├Âr├╝┼člerinin tekrar─▒d─▒r (9).

Ahl├ók-─▒ Al├ói (1572) T├╝rk├že bir ahl├ók kitab─▒d─▒r. Kendinden sonra bir├žok T├╝rk├že kitaba kaynak olmu┼čtur. Aristo, Farabi, ─░bni Miskeveyh, Gazali, Tusi gibi d├╝┼č├╝n├╝rlerden etkilenmi┼čtir. (53)

Ahl├ók-─▒ Cehli (1502); Akkoyunlu H├╝k├╝mdar─▒ Uzun HasanÔÇÖ─▒n iste─či ├╝zerine yaz─▒lm─▒┼čt─▒r. Eflatun, Aristo, Farabi, GazzaliÔÇÖden etkilenmi┼čtir. TusiÔÇÖnin Ahl├ók-─▒ Na┼čiri (1274) adl─▒ esrinin kopyas─▒ denebilir.

Ahl├ók-─▒ Muhsuni (1506): H├╝seyin BaykaraÔÇÖn─▒n o─člu ad─▒na kaleme al─▒nm─▒┼čt─▒r. (9)

Bu tip eserlerin say─▒s─▒n─▒ daha da ├žo─čaltmak m├╝mk├╝nd├╝r. Osmanl─▒ son d├Ânemi ve Cumhuriyet y─▒llar─▒nda ahl├ók konusunda bir├žok gayret g├Ârmekteyiz. Bunlardan en ├Ânemlileri: Ziya G├ÂkalpÔÇÖ─▒n ├žal─▒┼čmalar─▒ (80) Mehmet Ali AyniÔÇÖnin T├╝rk Ahlak├ž─▒lar─▒ ara┼čt─▒rmas─▒, Z. Fahri F─▒nd─▒ko─čluÔÇÖnun ─░┼č ve D├╝┼č├╝nce Plan─▒nda T├╝rk t├Âresinin yap─▒s─▒n─▒ incelemi┼č (59) Hilmi Ziya ├ťlkenÔÇÖin A┼čk ahl├ók─▒ (83) g├╝├žl├╝ denemelerdir.

Ara┼čt─▒rmac─▒lar─▒n bu konuyu daha da zenginle┼čtirece─čini d├╝┼č├╝nmekteyiz. Fakat T├╝rk-─░slam d├╝nyas─▒nda ahl├ók ve fazilet ├╝zerine ├žal─▒┼čmalar daha ziyade Tasavvuf ekol├╝ne mensup insanlar─▒n biyografilerinde ve eserlerinde ├žok canl─▒ ├Ârneklerle g├Âr├╝lebilirler.

Bat─▒ d├╝nyas─▒nda filozof “Hikmeti seven ki┼či” iken T├╝rk-─░sl├óm d├╝nyas─▒nda Bilge arif ki┼či bizzat bilgi ile hikmetle ├Âzde┼čle┼čmi┼č insand─▒r. ─░l-bilge hatun. Bilge Ka─čan, Bilge Tonyukuk gibi s├Âzler ─░sl├óm ├Âncesi ├ža─člardan beri bu kavram─▒n bizdeki yorumunu g├Âsterir.

KurÔÇÖanÔÇÖ─▒n ve ─░sl├ómÔÇÖ─▒n terminolojilerinde ilmeÔÇÖl yakin, ayneÔÇÖl yakin ve HakkeÔÇÖl yakin kavramlar─▒ ise, insana sunulan ├žizginin ba┼člang─▒├ž ve nihayetsizli─čini g├Âstermektedir. Ahl├ók, insan olman─▒n asgari ┼čartlar─▒n─▒ haz─▒rlar. Daha sonra bu insan Tanr─▒ ÔÇśda yok ve onunla Hakikat olman─▒n seyrini tamamlar.

EgoÔÇÖnun (nefsin) ge├žirmi┼č oldu─ču evreleri i┼čleyip sonunda k├ómil bir noktada karar k─▒l─▒nas─▒ ahl├ók─▒n T├╝rk-─░sl├óm d├╝nyas─▒nda sevgi, hizmet, irfan ├žizgisindeki olgunluk merhalelerini g├Âstermektedir.

Kutadgu Bilig, T├╝rk d├╝┼č├╝ncesinin yeniden bir olu┼čum ge├žirdi─či d├Ânemde engin irfan─▒m─▒z─▒n bir ├žok iklimde kanat a├žmas─▒d─▒r. O, T├╝rke ├Âzg├╝; faziletin, bilgeli─čin, do─črulu─čun, saadetin anahtar kitab─▒d─▒r. Biz Kutadgu Bilig “tenggizinde” k─▒sa bir gezinti yapt─▒k. Dileyen daha derinlere dalan, dalg─▒├ž misali inciler ├ž─▒kar─▒r, o incilerde t├╝m g├╝zellerin g├Â─čs├╝nde bir gerdanl─▒k gibi parlar. Bu gerdanl─▒k da “kut”dur. Kutadgu BiligÔÇÖdeki erdem (fazilet ve edep), Bilig (bilgi), ├Âg (ak─▒l), uku (anlay─▒┼č), KutÔÇÖun incilerinden bir ka├ž─▒d─▒r.

S├Âz├╝n sonunu YusufÔÇÖa b─▒rakal─▒m. O, Kutadgu BiligÔÇÖde eserini okuyan─▒, kutads─▒n (kutlu k─▒ls─▒n), tutsun elin (22,7) demektedir.

KAYNAKLAR D─░Z─░N─░

1     ABDULLAH, M. A.: Ghazalı & Kant, Türkiye Diyanet Vakfı, Ankara, (1992)

2┬á┬á┬á┬á AKARSU, B.: Ahl├ók ├ľ─čretileri, 3. Bask─▒, Remzi Kitabevi, ─░stanbul, (1982)

3┬á┬á┬á┬á AKSOY, ├ľ.A., D─░LC─░N, D., Tarama S├Âzl├╝─č├╝, I-VI, Say─▒ 212, T├╝rk Dil Kurumu Yay─▒nlan, Ankara, (1972)

4┬á┬á┬á┬á AKY├ťZ, Y.:T├╝rk E─čitim Tarihi, 5. Bask─▒, K├╝lt├╝r Koleji Yay─▒nlan, (1994)

5     ARAT, R.R.: Kutadgu Bilig ve Türklük Bilgisi, Türk Kültürü, 98,2-22, (1970)

6┬á┬á┬á┬á ARAT, R.R.: Kutadgu Bilig, ─░slam Ansiklopedisi, Cih 6, 1038-1047, Milli E─čitim Bas─▒mevi, ─░stanbul, (1977)

7┬á┬á┬á┬á ARAT, R.R.: Kutadgu Bilig (Ne┼čre Haz─▒rlayan: K. ERASLAN, O. SERTKAYA, N. Y├ťCE) ─░ndeks, III. Cih TKAE, ─░stanbul, (1979)

8┬á┬á┬á┬á AR─░STOTELES: NicomakhosÔÇÖa Etik (├çev. S. Babur), H. ├ť. Yay─▒nlan, Ankara, (1988)

9     AYDIN, M.: İslam Felsefesi, İslam Ansiklopedisi, 2,10-14, Türkiye Diyanet Vakfı, İstanbul (1979)

10┬á┬á┬á┬á AYDIN, M., Kant ve ├ça─čda┼č ─░ngiliz Felsefesinde Tanr─▒-Ahl├ók ─░li┼čkisi, ├ťmran Yay─▒nlan, Ankara, (1981)

11┬á┬á┬á┬á AYDIN, M.; Din Felsefesi, 4. Basta, Sel├žuk Yay─▒nlan, ─░stanbul, (1994)

12┬á┬á┬á┬á AYN─░, MA.; ─░slam Tasavvuf Tarihi, (Sadele┼čtiren: H.R. YANANLI), Akabe Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, (1985)

13     BANARLI, N. S.: Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, 3,230-240, Devlet Kitabları (1971)

14┬á┬á┬á┬á BA┼×ER, S.: Kutadgu BiligÔÇÖde Kut ve T├Âre, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ Yay─▒nlan, Ankara, (1990)

15┬á┬á┬á┬á BA┼×ER, S.; G├Âk Tanr─▒ÔÇÖn─▒n S─▒fatlar─▒na Esma├╝l-H├╝sna A├ž─▒s─▒ndan Bata┼č, Seyran Yay─▒nlan, ─░stanbul, (1991)

16┬á┬á┬á┬á BA┼×ER, S.: Kutadgu BiligÔÇÖde Kut ve T├ÂreÔÇÖden Sevgi Toplumuna, Seyran Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, (1995)

17┬á┬á┬á┬á BAYRAK├çI, H.: T├╝rk K├╝lt├╝r├╝n├╝n Sosyal ─░dealleri, Ger├žek, 5, 40-74, (1976)

18┬á┬á┬á┬á BAYRAKLI, B.: FarabiÔÇÖde Devlet Felsefesi, Do─ču┼č Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, (1983)

19┬á┬á┬á┬á B─░CE, H.: ─░┼čaret Ta┼član, 1. Basta, K├Âklem Yay─▒nlan, Ankara, (1992)

20┬á┬á┬á┬á B─░NARK., N.; Kutadgu BiligÔÇÖde Evlenme, Aile ve ├çocuk Terbiyesi, T├╝rk K├╝lt├╝r├╝, 98, 106-110, (1970)

21┬á┬á┬á┬á BOLAY, S.H.: Aristo Metafizi─či ile Gazali Metafizi─činin Kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒lmas─▒, 1. Basta, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒, Ankara, (1976)

22┬á┬á┬á┬á CAFERO─×LU, A.: T├╝rk Dili Tarihi, 3. Basta, I-II. C├╝t, Enderun Kitabevi, ─░stanbul, (1984)

23┬á┬á┬á┬á C├ťCELO─×LU, D. ─░nsan ve Davran─▒┼č─▒, 4. Bask─▒, Remzi Kitabevi, ─░stanbul, (1993)

24┬á┬á┬á┬á ├çA─×ATAY, S.: Kutadgu BiligÔÇÖde ├ľgdilm─▒┼č, T├╝rk K├╝lt├╝r├╝, 98, 27-43, (1970)

25┬á┬á┬á┬á ├çA─×ATAY, N.; Ahilik Nedir, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒, Ankara, (1990)

26┬á┬á┬á┬á ├çA─×RICI, M.: Ahl├ók, ─░slam Ansiklopedisi, 2,1-9, T├╝rkiye Diyanet Vakf─▒, ─░stanbul, (1979)

27     DİLAÇAR, A.: Kutadgu Bilig İncelemesi, 2. Baskı, Türk Tarih Kurumu, Ankara (1988)

28     ECER, V.: Türk Din Bilgim Maturudi, Ankara, (1978)

29     EDİP AHMET: Atebetül-Hakayık (Çev.: R.R. ARAT) Türk Dil Kurumu Yayınlan, Ankara, (1992)

30┬á┬á┬á┬á EFLATUN: Devlet (├çev.: S. EY├ťBO─×LU, M.A. C─░MCOZ) 3. Bask─▒, Remzi Kitabevi, ─░stanbul, (1975)

31┬á┬á┬á┬á ERG─░N. M.: Orhun Abideleri, 3. Bask─▒, Bo─čazi├ži Yay─▒nlan, ─░stanbul, (1975)

32┬á┬á┬á┬á FI─×LALI, ER.: ├ça─č─▒m─▒zda ─░tikadi ─░slam Mezhepleri, 6. Bask─▒, Sel├žuk Yay─▒nlan, ─░stanbul, (1993)

33┬á┬á┬á┬á G├ľKBERK, M.: Felsefenin Evrimi, Milli E─čitim Bas─▒mevi, ─░stanbul, (1979)

34┬á┬á┬á┬á GUENON, R.: Do─ču ve Bat─▒ (├çev: F. ARSLAN), Yery├╝z├╝ Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, (1980)

35┬á┬á┬á┬á G├ťLENSOY, T.: Kutadgu BiligÔÇÖden Hikmetler, T├╝rk K├╝lt├╝r├╝, 98,89-105, (1970)

36┬á┬á┬á┬á G├ťNG├ľR, E.: Ahlak Psikolojisi ve Sosyal Ahl├ók, ├ľt├╝ken Ne┼čriyat, ─░stanbul, (1995)

37┬á┬á┬á┬á GUR─░Z, A.: Faydac─▒ Teoriye G├Âre Ahl├ók ve Hukuk, 184, Ankara ├ťn. Yay─▒nlan

38┬á┬á┬á┬á HAN├çERL─░O─×LU, O.: D├╝┼č├╝nce Tarihi, 3. Bask─▒, Remzi Kitabevi, ─░stanbul, (1977)

39┬á┬á┬á┬á HAN├çERL─░O─×LU, O.: Felsefe S├Âzl├╝─č├╝, 6. Basta, Remzi Kitabevi, ─░stanbul, (1982)

40┬á┬á┬á┬á ─░NAN. A.: Yusuf Has Hacib ve Eseri Kutadgu Bilig ├ťzerine Notlar, T├╝rk K├╝lt├╝r├╝, 98.44-58(1970)

41     İMAMI GAZALİ: İslam Ahlakı, (Çev: A. NURİ), 7. Baskı, Sinan Yayınevi, İstanbul, (1975)

42┬á┬á┬á┬á KAFESO─×LU, ─░.: Eski T├╝rk Dini, 2. Basta, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒, Ankara, (1980)

43┬á┬á┬á┬á KAFESO─×LU, ─░.: Kutadgu Bilig ve K├╝lt├╝r Tarihimizdeki yeri, 1. Bask─▒, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒, ─░stanbul, (1980)

44┬á┬á┬á┬á KAFESO─×LU, ─░.: T├╝rk Mill├« K├╝lt├╝r├╝, 5. Basta, Bo─čazi├ži Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, (1988)

45┬á┬á┬á┬á KANT, I.: Pratik Usun Ele┼čtirisi (├çev: ─░Z. Ey├╝po─člu), 2. Bas─▒m, Say Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, (1994)

46┬á┬á┬á┬á KARA, M.: Bir Ba┼čka A├ž─▒dan Kutadgu Bilig, 1. Bask─▒, Birle┼čik Yay─▒nlar─▒, Ankara, (1990)

47┬á┬á┬á┬á KARAMANLIO─×LU, A. F.: Kutadgu BiligÔÇÖin Diline ve Ad─▒na Dair, T├╝rk K├╝lt├╝r├╝, 98,59-63 (1970)

48┬á┬á┬á┬á KA┼×GARLI MAHMUT; Divan─▒ L├╝gat-il T├╝rk (├çev: B. ATALAY) I,II,III,IV. Cilt, T├╝rk Dil Kurumu Yay─▒nlan, Ankara, (1985)

49┬á┬á┬á┬á KEKL─░K, N.: Felsefe, ├ça─čr─▒ Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, (1978)

50┬á┬á┬á┬á KEZER, A.: T├╝rk ve Bat─▒ K├╝lt├╝r├╝nde Siyaset Kavram─▒, 1. Bask─▒, K├╝lt├╝r ve Turizm Bakanl─▒─č─▒, Ankara, (1987)

51┬á┬á┬á┬á KILI├ç, S.: R. GUENONÔÇÖu Anmak, ─░lim ve Sanat, 18, 40-42, (1988)

52     KILIÇ, R.: Ahlâkın Dini Temeli, 1. Baskı, Türkiye Diyanet Vakfı, Ankara, (1992)

53     KINALIZADE, A.E.: Devlet ve Aile Ahlâkı, (Hazırlayan: A. KAHRAMAN), Tercüman 1001 Temel Eser, Tarihsiz

54┬á┬á┬á┬á KINALIZADE, A.E.: Ahl├ók (Ahl├ók-─▒ Al├óÔÇÖi), (Haz─▒rlayan: H. ALG├ťL), Terc├╝man 1001 Temel Eser, Tarihsiz

55┬á┬á┬á┬á KONFU├çY├ťS: Konu┼čmalar (├çeviren: M. N. ├ľZERD─░M), 3. Bask─▒, Devlet Kitaplar─▒, Ankara, (1973)

56┬á┬á┬á┬á K├ľPR├ťL├ť, M.F.: T├╝rk Edebiyat─▒ Tarihi, 2. Bask─▒, ├ľt├╝ken Kitabevi, ─░stanbul, (1980)

57┬á┬á┬á┬á KURGAN, ┼×.: Divan-─▒ L├╝gat-it T├╝rk ├ťzerine, T├╝rk Dil, Cilt XXVII, Say─▒ 253, 60-80, (1972)

58┬á┬á┬á┬á KURTKAN, A.: T├╝rk Milletinin Manevi De─čerleri, Orkun Yay─▒nevi, ─░stanbul, (1984)

59┬á┬á┬á┬á KURTKAN, A.: Ziyaeddin Fahri F─▒nd─▒ko─člu, 1. Bask─▒, K├╝lt├╝r ve Turizm Bakanl─▒─č─▒, ─░stanbul, (1987)

60┬á┬á┬á┬á K├ť├ç├ťK, H.: T├╝rk ─░slam Sosyal D├╝┼č├╝nce Yap─▒s─▒, Fatih Yay─▒nevi, ─░stanbul, (1980)

61┬á┬á┬á┬á K├ťLEK├ç─░, N.: Yusuf Has Hacip ve Kutadgu Bilig, Toker Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, (1980)

62┬á┬á┬á┬á LALANDE, A.: K─▒sa Gerek├želi Pratik Ahl├ók, (├çeviren: M. C. DE─×─░RMENC─░O─×LU), 1. Bask─▒, Milli E─čitim Bakanl─▒─č─▒, ─░stanbul, (1995)

63┬á┬á┬á┬á ├ľGEL, B.: T├╝rklerde Devlet Anlay─▒┼č─▒, 1. Bask─▒, Ba┼čbakanl─▒k Bas─▒mevi, Ankara, (1982)

64┬á┬á┬á┬á ├ľGEL, B.: T├╝rk Mitolojisi, I. Cilt, T├╝rk Tarih Kurumu, Ankara, (1989)

65┬á┬á┬á┬á ├Âze AN, H.: MaturidiÔÇÖde Dini ├ço─čulculuk, ─░FAV, ─░stanbul, (1995)

66┬á┬á┬á┬á ├ľZDEN├ľREN, R.: Kavramlar ├ťzerine Genellemeler, ─░lim ve Sanat, 9, 16-24, (1986)

67┬á┬á┬á┬á ├ľZT├ťRK, Y.N.: Din ve F─▒trat, Yeni Boyut, ─░stanbul, (1990)

68┬á┬á┬á┬á PAKS├ťT, F.: Platon ve Platon Sonras─▒, 1. Bask─▒, K├╝lt├╝r ve Turizm Bakanl─▒─č─▒, Ankara, (1982)

69┬á┬á┬á┬á PAUND, E.: Konf├╝├žy├╝s (├çev. A. Y├╝cel), B├╝rde Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, (1981)

70     POYRAZ, H.: Dil ve Ahlâk, 1. Basım, Vadi Yayınlan, Ankara, (1995)

71     RUSSEL, B.: Bati Felsefesi Tarihi (Çeviren: M. SENCER), 1. Basım, 1. Cilt, Bilgi Yayınevi, Ankara, (1972)

72    RUSSEL, B.; Batı Felsefesi Tarihi (Çeviren: M. SENCER), 2. Basım, 3. Cilt, Bilgi Yayınevi, Ankara, (1973)

73┬á┬á┬á RAHM─░, M.: K├╝├ž├╝k Felsefe Tarihi (Sadele┼čtiren: ├ľ. TOLGAY), ─░nsan Yay─▒nlan, ─░stanbul, (1995)

74┬á┬á┬á SCOGNAMILLO, G.: Bat─▒n─▒n ─░nan├ž Temelleri, 1. Bask─▒, Dergah Yay─▒nlan, ─░stanbul, (1976)

75┬á┬á┬á Sorokin, P.A.: Bir Bunal─▒m ├ça─č─▒nda Toplum Felsefeleri, (├çeviren: M. TUNCAY), Bilgi Yay─▒nevi, Ankara, (1972)

76┬á┬á┬á ┼×EHSUVARO─×LU, B.N.: T─▒bb─▒ Deontoloji (Yayma Haz─▒rlayan: A. TERZ─░O─×LU), 2. Bask─▒, Bayda Yay─▒nlan, ─░stanbul, (1986)

77┬á┬á┬á TANYU, H., T├╝rklerde Tek Tanr─▒ ─░nanc─▒, 2. Bask─▒, Bo─čazi├ži Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, (1986)

78┬á┬á┬á TOGAN, Z. V.: O─čuz Destan─▒, Ahmet Sait Matbaas─▒, ─░stanbul, (1972)

79    TOPÇU, N.: Felsefe, Sümer Matbaası, İstanbul, (1971)

80┬á┬á┬á TUNCAY, H.: Z─▒ya G├ľKALP, 3. Bask─▒, Toker Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, (1978)

81┬á┬á┬á T├ťRKDO─×AN, O.: T├╝rk Tarihinin Sosyolojisi, Turan Yay─▒nc─▒l─▒k, ─░stanbul, (1986)

82┬á┬á┬á ├ťLKEN, H.Z.: ─░slam Felsefesi, 2. Bask─▒, Sel├žuk Yay─▒nlar─▒, Ankara, (1967)

83┬á┬á┬á ├ťLKEN, H.Z.: A┼čk Ahl├ók─▒, 4. Bask─▒, ├ťlken Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, (1981)

84┬á┬á┬á ├ťLK├ťTA┼×IR, M. ┼×.: Yusuf Has Hacip ve Kutadgu Bilig ├ťzerine K├╝├ž├╝k Bir Ara┼čt─▒rma, T├╝rk K├╝lt├╝r├╝, 98, 23-26, (1970)

85┬á┬á┬á YAMAN, A.: T├╝rk K├╝lt├╝r├╝ÔÇÖn├╝n Ahlaki De─čerleri, Ger├žek, 5, 75-95, (1976)

86┬á┬á┬á YAMAN, K.: T├╝rk K├╝lt├╝r├╝ÔÇÖn├╝n Felsefi Temelleri, Ger├žek, 5, 7-39, (1976)

87┬á┬á┬á YAKIT, I.: Bat─▒ D├╝┼č├╝ncesi ve Mevlana, ├ľt├╝ken Yay─▒nevi, ─░stanbul, (1993)

88    YUSUF, H.H.: Kutadgu Bilig (Çeviren: R.R. ARAT), 2. Baskı, II. Cilt, Türk Tarih Kurumu, Ankara, (1974)

89    YUSUF, H.H.: Kutadgu Bilig (Çeviren: R.R. ARAT), I. Cilt, 3. Baskı, Türk Dil Kurumu Yayınlan, Ankara, (1991)

 

Toplam Okuma: 251 , Bug├╝n: 3 

Prof. Dr. Hilmi ├ľZDEN

Prof. Dr. Hilmi ├ľZDEN

Hilmi ├ľzden, 1959 y─▒l─▒nda d├╝nyaya geldi. Konya ve Eski┼čehirÔÇÖde ─░lk ve Orta ├Â─črenime devam etti. Y├╝ksek ├ľ─črenimini Ankara ├ťniversitesi T─▒p Fak├╝ltesinde tamamlad─▒ktan sonra, iki y─▒l mecburi hizmet ve on alt─▒ ay askerlik g├Ârevlerini takiben Sa─čl─▒k Ocaklar─▒nda, K├Ây Hizmetleri 14. B├Âlge M├╝d├╝rl├╝─č├╝nde tabip olarak ├žal─▒┼čt─▒. 1995 y─▒l─▒nda Eski┼čehir Osmangazi ├ťniversitesi T─▒p Fak├╝ltesi Anatomi Anabilim Dal─▒nda Prof. Dr. G├╝rsel ORTU─× ve Prof. Dr. Nedim ├ťNAL dan─▒┼čmanl─▒klar─▒ndaÔÇťOmurgan─▒n Torakal B├Âl├╝m├╝ÔÇÖnde Medulla Spinalis ├çaplar─▒n─▒n Manyetik Rezonans Tekni─či ─░le ├ľl├ž├╝m├╝ ve De─čerlendirilmesiÔÇŁisimli tezi tamamlayarak Anatomi doktoru ├╝nvan─▒ ald─▒. 2005 y─▒l─▒nda ESOG├ť taraf─▒ndan Nottingham ├ťniversitesine g├Ânderildi ve Dr. Lopa LeachÔÇÖin yan─▒nda angiogenesis ├╝zerine ├žal─▒┼čt─▒. Yurt i├žinde s─▒├žan ve farelerde transplantasyon, embriyonik k├Âk h├╝cre ve mikrocerrahi ├╝zerine ├žal─▒┼čmalar yapan ekiplerde g├Ârev ald─▒. 2013 y─▒l─▒nda, Eski┼čehir T├╝rk D├╝nyas─▒ Ba┼čkenti Ajans─▒ Dan─▒┼čma Kurulunda ESOG├ť temsilcisi oldu. ┼×u anda EST├ťDAM (ESOG├ť T├╝rk D├╝nyas─▒ Uygulama ve Ara┼čt─▒rma Merkezi) m├╝d├╝r├╝ olarak da g├Ârev yapmaktad─▒r. Anatomi sahas─▒nda yurt i├ži ve yurt d─▒┼č─▒ ├žal─▒┼čmalar─▒ bulunan yazar ESOG├ť T─▒p Fak├╝ltesi Anatomi Anabilim dal─▒nda ├Â─čretim ├╝yesidir. Evli ve iki ├žocuk babas─▒d─▒r. E-Posta: [email protected]
Sosyal Medyada Payla┼č─▒n:
Etiketler:
hilmi ├Âzden
  • YEN─░
Ahi Evran ve Ahilik Gelene─či

Ahi Evran ve Ahilik Gelene─či

17 Nisan 2021, Ahi Evran ve Ahilik Gelene─či i├žin yorumlar kapal─▒
Ke┼či┼č Da─č─▒ndaki Zeus

Ke┼či┼č Da─č─▒ndaki Zeus

17 Nisan 2021, Ke┼či┼č Da─č─▒ndaki Zeus i├žin yorumlar kapal─▒
Kitap Binay─▒ ├çip Soka─č─▒ ├ľld├╝rd├╝ – Nitelik De─či┼čtiren Bursa

Kitap Binay─▒ ├çip Soka─č─▒ ├ľld├╝rd├╝ – Nitelik De─či┼čtiren Bursa

17 Nisan 2021, Kitap Binay─▒ ├çip Soka─č─▒ ├ľld├╝rd├╝ – Nitelik De─či┼čtiren Bursa i├žin yorumlar kapal─▒
Necip Faz─▒l ve Dersim Yalan─▒

Necip Faz─▒l ve Dersim Yalan─▒

17 Nisan 2021, Necip Faz─▒l ve Dersim Yalan─▒ i├žin yorumlar kapal─▒
─░znik’te ├çekilen Filmler

─░znik’te ├çekilen Filmler

4 Nisan 2021, ─░znik’te ├çekilen Filmler i├žin yorumlar kapal─▒
─░znik Sinemalar─▒

─░znik Sinemalar─▒

4 Nisan 2021, ─░znik Sinemalar─▒ i├žin yorumlar kapal─▒
Kutadgu BiligÔÇÖde Ahl├ók Kavram─▒

Kutadgu BiligÔÇÖde Ahl├ók Kavram─▒

4 Nisan 2021, Kutadgu BiligÔÇÖde Ahl├ók Kavram─▒ i├žin yorumlar kapal─▒
Mizah, Tarih ve ─░nsan

Mizah, Tarih ve ─░nsan

4 Nisan 2021, Mizah, Tarih ve ─░nsan i├žin yorumlar kapal─▒
├ľzg├╝rl├╝k Heykelinin ─░lgin├ž ├ľyk├╝s├╝

├ľzg├╝rl├╝k Heykelinin ─░lgin├ž ├ľyk├╝s├╝

4 Nisan 2021, ├ľzg├╝rl├╝k Heykelinin ─░lgin├ž ├ľyk├╝s├╝ i├žin yorumlar kapal─▒
Ergenekon Destan─▒ÔÇÖndan ├ç─▒kar─▒mlar

Ergenekon Destan─▒ÔÇÖndan ├ç─▒kar─▒mlar

4 Nisan 2021, Ergenekon Destan─▒ÔÇÖndan ├ç─▒kar─▒mlar i├žin yorumlar kapal─▒
Nevr├╗zÔÇÖdaki Vatan

Nevr├╗zÔÇÖdaki Vatan

4 Nisan 2021, Nevr├╗zÔÇÖdaki Vatan i├žin yorumlar kapal─▒
Karacahisar’da Vatan

Karacahisar’da Vatan

16 Mart 2021, Karacahisar’da Vatan i├žin yorumlar kapal─▒
Anadolu’nun Antik ve Mitolojik Belle─či ├çanakkale

Anadolu’nun Antik ve Mitolojik Belle─či ├çanakkale

16 Mart 2021, Anadolu’nun Antik ve Mitolojik Belle─či ├çanakkale i├žin yorumlar kapal─▒
├çerkes S├╝rg├╝n├╝ – Bir Soyk─▒r─▒m ├ľyk├╝s├╝

├çerkes S├╝rg├╝n├╝ – Bir Soyk─▒r─▒m ├ľyk├╝s├╝

14 Mart 2021, ├çerkes S├╝rg├╝n├╝ – Bir Soyk─▒r─▒m ├ľyk├╝s├╝ i├žin yorumlar kapal─▒
Kalayc─▒l─▒k ├ťzerine

Kalayc─▒l─▒k ├ťzerine

20 ┼×ubat 2021, Kalayc─▒l─▒k ├ťzerine i├žin yorumlar kapal─▒
Aya┼č A┼čireti ve Aya┼čl─▒lar ÔÇô Ankara Aya┼čÔÇÖa Ba─čl─▒ Bayram K├Ây├╝

Aya┼č A┼čireti ve Aya┼čl─▒lar ÔÇô Ankara Aya┼čÔÇÖa Ba─čl─▒ Bayram K├Ây├╝

20 ┼×ubat 2021, Aya┼č A┼čireti ve Aya┼čl─▒lar ÔÇô Ankara Aya┼čÔÇÖa Ba─čl─▒ Bayram K├Ây├╝ i├žin yorumlar kapal─▒
Bir Zamanlar Bir Hasan Turan Vard─▒

Bir Zamanlar Bir Hasan Turan Vard─▒

20 ┼×ubat 2021, Bir Zamanlar Bir Hasan Turan Vard─▒ i├žin yorumlar kapal─▒
├çukurova, Tura├ž Senin ├ľzku┼čun

├çukurova, Tura├ž Senin ├ľzku┼čun

20 ┼×ubat 2021, ├çukurova, Tura├ž Senin ├ľzku┼čun i├žin yorumlar kapal─▒
Nyenrode-Utrecht ve Runik Yaz─▒

Nyenrode-Utrecht ve Runik Yaz─▒

20 ┼×ubat 2021, Nyenrode-Utrecht ve Runik Yaz─▒ i├žin yorumlar kapal─▒
Mahkeme h├╝km├╝n├╝ verdi: ÔÇťTamgalar Kamuya AittirÔÇŁ

Mahkeme h├╝km├╝n├╝ verdi: ÔÇťTamgalar Kamuya AittirÔÇŁ

20 ┼×ubat 2021, Mahkeme h├╝km├╝n├╝ verdi: ÔÇťTamgalar Kamuya AittirÔÇŁ i├žin yorumlar kapal─▒