├çarl─▒k RusyaÔÇÖs─▒nda Son D├Ânem T├╝rk Ayd─▒nlar─▒n─▒n Fikir ve Faaliyetleri

├çarl─▒k RusyaÔÇÖs─▒nda Son D├Ânem T├╝rk Ayd─▒nlar─▒n─▒n Fikir ve Faaliyetleri

Hilmi ├ľZDEN

─░lk ve Orta ├Â─črenimini Konya ve Eski┼čehirÔÇÖde tamamlad─▒. Y├╝ksek ├ľ─črenimini Ankara ├ťniversitesi T─▒p Fak├╝ltesinde tamamlad─▒ktan sonra, iki y─▒l mecburi hizmet ve on alt─▒ ay askerlik g├Ârevlerini takiben Sa─čl─▒k Ocaklar─▒nda, K├Ây Hizmetleri 14. B├Âlge M├╝d├╝rl├╝─č├╝nde tabip olarak ├žal─▒┼čt─▒. 1995 y─▒l─▒nda Eski┼čehir Osmangazi ├ťniversitesi T─▒p Fak├╝ltesi Anatomi Anabilim Dal─▒nda Anatomi doktoru ├╝nvan─▒ ald─▒. 2002 y─▒l─▒nda ESOG├ť T─▒p Fak├╝ltesi T─▒p Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dal─▒nda ÔÇťKutadgu BiligÔÇÖde Ahl├ók Kavram─▒ ve T─▒p Eti─čine Katk─▒s─▒ÔÇŁ isimli tezini tamamlad─▒. 2005 y─▒l─▒nda ESOG├ť taraf─▒ndan Nottingham ├ťniversitesine g├Ânderildi ve Dr. Lopa LeachÔÇÖin yan─▒nda angiogenesis ├╝zerine ├žal─▒┼čt─▒. EST├ťDAM (ESOG├ť T├╝rk D├╝nyas─▒ Uygulama ve Ara┼čt─▒rma Merkezi) m├╝d├╝r├╝ olarak g├Ârev yapmaktad─▒r. Anadolu ├ťniversitesi A├ž─▒k ├ľ─čretim Fak├╝ltesi Felsefe B├Âl├╝m├╝n├╝ de bitiren Hilmi ├ľzden ESOG├ť T├╝rk Dili ve Edebiyat─▒ B├Âl├╝m├╝nde ÔÇťT├╝rk Roman─▒nda Zorunlu G├Â├žÔÇŁ isimli tezine devam etmektedir. Anatomi, T─▒p Tarihi ve T─▒p Eti─či ├╝zerine yurt i├ži ve yurt d─▒┼č─▒ ├žal─▒┼čmalar─▒ bulunmaktad─▒r.
E-Posta: hilmiozden@gmail.com
Hilmi ├ľZDEN

┬á1.G─░R─░┼×

Ruslar─▒n, T├╝rk topraklar─▒n─▒ i┼čgale ba┼člamas─▒, onbe┼činci y├╝zy─▒l─▒n sonlar─▒nda Moskova Kinezli─čiÔÇÖnin Alt─▒nordu Devleti hakimiyetinden ├ž─▒kmas─▒yla ba┼člar. Bu tarihten itibaren, Moskova Prensli─či ├Ânderli─činde kurulan g├╝├žl├╝ ve merkezi Rus Devleti -ki bu merkezilik anlay─▒┼č─▒ Alt─▒nordu DevletiÔÇÖnin RusyaÔÇÖya bir miras─▒d─▒r-T├╝rk d├╝nyas─▒na kar┼č─▒ ilk b├╝y├╝k darbeyi onalt─▒nc─▒ asr─▒n ortalar─▒nda vurmu┼čtur. 1552ÔÇÖde Kazan Hanl─▒─č─▒ÔÇÖn─▒ ve 1556ÔÇÖda da Astrakan Hanl─▒─č─▒ÔÇÖn─▒ zapt etmi┼čtir. Bu geli┼čme T├╝rk D├╝nyas─▒ i├žin y─▒k─▒m olurken, RusyaÔÇÖya uzun y─▒llar s├╝recek Asya ─░mparatorlu─čuÔÇÖnun kurulmas─▒nda ├Ânemli bir ba┼člang─▒├ž noktas─▒ olu┼čturmu┼čtur. Volga vadisinin Ruslar─▒n eline ge├žmesi, Orta Asya T├╝rkleri ile Osmanl─▒ T├╝rkleri aras─▒ndaki ileti┼čimi b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de sekteye u─čratm─▒┼čt─▒r[1].

Bu tehlikeyi vaktinde sezen Osmanl─▒ Devleti ├Âzellikle Sadrazam Sokulu Mehmet Pa┼ča ve Harezm h├╝k├╝mdar─▒ Hac─▒ Mehmet Han, Don ve Volga nehirlerini ba─člayan bir t├╝nel kazma ve b├Âylece de KaradenizÔÇÖden HazarÔÇÖa suyoluyla ula┼čma amac─▒n─▒ g├╝den program─▒ 1569ÔÇÖda uygulamaya koymu┼člar; ancak iyi niyetli ve uza─č─▒ g├Âren bu program ba┼čar─▒s─▒zl─▒kla sonu├žlanm─▒┼čt─▒r. ─░ki b├╝y├╝k┬á T├╝rk k├╝tlesi aras─▒ndaki kopukluk giderilememi┼č, bu durum hem her y─▒l Hac i├žin yola ├ž─▒kan hac─▒lar─▒n i┼čini zorla┼čt─▒rm─▒┼č, hem de ticari, ilmi, entelekt├╝el, siyasi, askeri, sosyal ve k├╝lt├╝rel alanlarda birlikte harekat─▒ zorla┼čt─▒rarak, T├╝rk d├╝nyas─▒n─▒n topyek├╝n ve parelel kalk─▒nmas─▒n─▒ engellemi┼čtir[2].

Ruslar─▒n T├╝rk topraklar─▒ i├žerisindeki istilalar─▒ Vapu vadisiyle s─▒n─▒rl─▒ kalmam─▒┼č, onalt─▒nc─▒ asr─▒n sonlar─▒na do─čru Rusya ad─▒na hareket eden Cossack lideri Ye Ural da─člar─▒n─▒ ge├žip, Ka─čan K├╝├ž├╝m’├╝n Siberya Krall─▒─č─▒’na sald─▒rmas─▒yla Asya k─▒tas─▒na s─▒├žram─▒┼č ve s├╝rekli yay─▒lmac─▒l─▒k karakteri kazanm─▒┼čt─▒r. 1840’lara gelindi─činde Rusya, t├╝m Sibirya’y─▒ alarak Pasifik okyanuslar─▒na; ├çin ile yapt─▒─č─▒ m├╝cadelelerle Amour vadisine ve Mo─čol Kalmaklar─▒n─▒n b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de y─▒pratt─▒─č─▒ Kazak ordular─▒n─▒n topraklar─▒n─▒ alarak da s─▒n─▒rlar─▒n─▒ Orta Asya hanl─▒klar─▒ s─▒n─▒rlar─▒na dayam─▒┼čt─▒r. Burada “Orenburg-Sibirya” hatt─▒n─▒ meydana getirmi┼čtir. Hazar DeniziÔÇÖnde Yay─▒k (Ural) ─▒rma─č─▒n─▒n a─čz─▒nda kurulmu┼č olan Guriev ┼čehrinden ba┼člay─▒p, Orenburg ve Orsk ├╝zerinden Tobol, ─░┼čim, Omsk ve ─░ri┼čÔÇÖi izleyerek Semipolatinsk’ten ge├žerek ├çin s─▒n─▒r─▒na ula┼čan bu hat bir s─▒ra g├╝├žlendirilmi┼č Cossack kaleleri olup, hem s─▒n─▒rlar─▒ korumada hem de T├╝rk topraklar─▒na Cossack ak─▒nlar─▒n─▒n yap─▒lmas─▒nda ├╝s g├Ârevini yapmaktayd─▒. Bu hat ile Orta Asya T├╝rk hanl─▒klar─▒n─▒ bat─▒, kuzey ve do─ču s─▒n─▒rlar─▒nda genel olarak sarm─▒┼č bulunmakta ve hanl─▒klar─▒n d─▒┼čar─▒ ile il┼čkilerini s─▒n─▒rlam─▒┼č olmaktayd─▒. Rus yay─▒lmac─▒l─▒k zihniyeti g├Âsteriyordu ki Ruslar─▒n yapacaklar─▒ s─▒radaki hareket hanl─▒klar─▒ istila etmekti.

Rus tezlerine g├Âre, ├Âzellikle bir askeri tarih├ži olan Terentyef in kitab─▒nda ve Rus D─▒┼či┼čleri Sekreteri Prens Gorchakov’un 1864 tarihli bildirisinde ifadesini buldu─ču gibi, Ruslar─▒n T├╝rk topraklar─▒n─▒ istilas─▒ T├╝rklerin sosyal ya┼čant─▒lar─▒yla ve RuslarÔÇÖa kar┼č─▒ tutumlar─▒yla ilgiliydi. Bu ba─člamda, T├╝rk ├žo─čunlu─čunun g├Â├žebe olmas─▒ itibari ile g├Âsterdikleri a┼č─▒r─▒ hareketlili─čin (mobility) yaratm─▒┼č oldu─ču “d├╝zensizli─či” ┬áve s├╝rekli ganimet i├žin kom┼ču yerle┼čik toplumlar ├╝zerine yapt─▒klar─▒ ak─▒nlar─▒ sona erdirmeye kar┼č─▒ al─▒nan tedbirler olarak belirtiyorlard─▒. RuslarÔÇÖa g├Âre, “medeni” olan kendileri kom┼ču “barbar veya yar─▒-barbar” g├Â├žebelerin topraklar─▒n─▒ almak zorunda kalm─▒┼člar ve do─čal s─▒n─▒rlara veya kendilerine e┼č, yerle┼čik medeniyetlerin s─▒n─▒rlar─▒na var─▒ncaya kadar bu yay─▒lmay─▒ s├╝rd├╝receklerini belirtmi┼člerdir. Ancak, do─čal s─▒n─▒rlara ula┼čma tezi, Ruslar─▒n onalt─▒nc─▒ as─▒rda Ural da─člar─▒na, Hazar Denizi’ne ve Kafkaslar’a ula┼čmalar─▒yla bir noktada ba┼čar─▒lm─▒┼č olacakt─▒. Onalt─▒nc─▒ as─▒rda ula┼č─▒lan bu s─▒n─▒rlar, Rus yay─▒lmac─▒l─▒─č─▒n─▒ durdurmam─▒┼č, aksine RuslarÔÇÖ─▒ daha kapsaml─▒ istilalara itmi┼čtir. B├Âylece ortaya att─▒klar─▒ do─čal s─▒n─▒rlar tezi, Rus sald─▒rganl─▒─č─▒ ve emperyalizmi ile ├ž├╝r├╝t├╝lm├╝┼č oluyordu.

Ruslar─▒n ikinci tezi olan, yerle┼čik ve medeni toplumlar─▒n s─▒n─▒rlar─▒na ula┼č─▒ncaya kadar yay─▒lma fikrine gelince; Orta Asya’daki T├╝rk hanl─▒klar─▒n─▒n olduk├ža geli┼čmi┼č yerle┼čik bir hayat─▒ ve tarihi medeniyeti g├Âz ├Ân├╝ne al─▒nd─▒─č─▒nda, onlar─▒n s─▒n─▒r─▒ Ruslar i├žin yay─▒lman─▒n sonu olmal─▒yd─▒. Ancak, bu tez de sadece Ruslar─▒n kendi politik ve diplomatik oyunlar─▒n─▒n par├žas─▒ndan ba┼čka bir ┼čey olmad─▒─č─▒ndan, 1877’ye var─▒ncaya kadar Ruslar, Orta Asya T├╝rk hanl─▒klar─▒n─▒ yenmi┼čler, stratejik ve ekonomik ├Ânemi olan yerleri, ├Ârne─čin Ta┼čkent, Semerkand, Aral G├Âl├╝ ├ževresi ve Hokand Hanl─▒─č─▒ gibi, tamamiyle kendi askeri y├Ânetimleri alt─▒na alm─▒┼člar, geri kalan yerlerdeki Buhara ve Hive hanl─▒klar─▒n─▒ da kendi vasallar─▒ (ba─čl─▒ hanl─▒klar) haline getirmi┼člerdir. O tarihte Bat─▒ T├╝rkistan’─▒ tam bir Rus boyunduru─ču alt─▒na almak i├žin geride sadece T├╝rkmenlerin ya┼čad─▒─č─▒ topraklar kalm─▒┼čt─▒r.

Ruslar bu tezlerini daha ziyade 1860’larda ve 1870’lerde, Orta Asya T├╝rk hanl─▒klar─▒n─▒ ele ge├žirdikleri s─▒rada vurgulam─▒┼člard─▒r. Bunda, ─░ngiliz-Rus emperyalist rekabetinin ├Ânemli yeri vard─▒r. Bu tezlerle Ruslar, bir anlamda sald─▒rgan ve yay─▒lmac─▒ politikalar─▒n─▒ ├Ârtbas edip, kendilerini ─░ngilizlerÔÇÖe ve Avrupa’ya kar┼č─▒ masum g├Âstermek istemi┼člerdir. Bu tezlerin aksine, Ruslar─▒n T├╝rk topraklar─▒n─▒ ele ge├žirmelerinde daha ger├žek├ži bir├žok sebep vard─▒r. Bunlardan, bir Cossack olan Yermak’la ba┼člayan, Panslavist devlet adamlar─▒ndan Count Nikolai ─░gnatiev (1832-1908), D. A. Miliutin ve komutanlardan General V. A. Perovski, General A. K. Kaufman, General M. G. Cher-niaev ve General M. D. Skobelev gibi ┼čahsi ihtiraslar─▒n─▒ tatmin i├žin b├╝y├╝k bir imparatorlu─čun kaynaklar─▒n─▒ yay─▒lmac─▒l─▒k ve r├╝tbe u─čruna kullanan ki┼čilerin varl─▒─č─▒, Ruslar─▒n topra─ča doymayan a├ž g├Âzl├╝l├╝─č├╝, zenginlik ve prestij i├žin ticari yollar─▒ kontrol etme iste─či, bozk─▒r topluluklar─▒ ile giri┼čtikleri tarihi m├╝cadelenin canl─▒ an─▒lar─▒, Ortadoksluk ve Rusluk fikirlerini yayma veya ├╝st├╝n k─▒lma arzusu, T├╝rk topraklar─▒ ├╝zerinde ya┼čayan halk─▒n ve devletlerin geri kalm─▒┼čl─▒─č─▒, emperyalist d├╝┼č├╝ncenin olu┼čturdu─ču Rus siyaseti ve s─▒cak sulara inme politikalar─▒ gibi sebepler Ruslar─▒n yay─▒lmac─▒l─▒─č─▒nda daha etkili olmu┼čtur[3].

2.OSMANLI DEVLET─░ DI┼×INDAK─░ T├ťRKLER─░N FAAL─░YETLER─░

Zenskovsky ÔÇťRusyaÔÇÖda Pan-T├╝rkizm ve M├╝sl├╝manl─▒kÔÇŁ isimli eserinde Osmanl─▒ Devleti d─▒┼č─▒ndaki T├╝rklerin siyasi faaliyetleri hakk─▒nda ┼čunlar─▒ yazmaktad─▒r: ÔÇť1905ÔÇÖe kadar RusyaÔÇÖdaki T├╝rkler aras─▒nda mill├« bir hareketin ilk a├ž─▒k tezah├╝r├╝ duyulmam─▒┼čt─▒. Tatar liberal yenilik getirenlerin gayretleri o zamana kadar ba┼čl─▒ca bir k├╝lt├╝rel ve dini tabiatta idi ve daha ziyade RusyaÔÇÖdaki muhtelif M├╝sl├╝man gruplar aras─▒nda temas─▒n yerle┼čmesine, e─čitim reformuna ve Tatar hayat─▒n─▒n modernle┼čmesine yard─▒m ediyordu. Ne ─░smail Bey Gasprinsky (Gasp─▒ral─▒) ve ne de onu destekleyenler 1880 ve 1890ÔÇÖda herhangi bir politik i┼če kar─▒┼čmam─▒┼člard─▒ ve onlar─▒n ├žal─▒┼čmalar─▒nda a├ž─▒k├ža mill├« bir ama├ž sezilmemi┼čti. Herhangi bir a┼č─▒r─▒ hareketin ba┼člang─▒├žta ba┼čar─▒ sa─člar gibi olan ┼č├╝pheli bir iyili─čin yarar─▒n─▒ ve onlar─▒ Rus idaresiyle bir ├žat─▒┼čmaya g├Ât├╝recek hareketin tehlikeli olaca─č─▒n─▒ bilecek kadar realistiler. Bir defa 1905ÔÇÖde sosyalist bir yay─▒n─▒n etkisi alt─▒nda kalarak bir s─▒n─▒f sava┼č─▒n─▒ hayal edinen ve Tatarlar aras─▒nda ├žat─▒┼čmaya yol a├žacak hevesdeki gen├ž bir TatarÔÇÖa verdi─či cevapta Gasp─▒ral─▒ filozof├ža ┼čuna i┼čaret etti: ┬źO─člum, senin tecr├╝ben yok ve bu y├╝zden sen kelimeler kar┼č─▒s─▒nda ├žok fazla duyarl─▒l─▒k g├Âsteriyorsun… K├╝lt├╝rs├╝z bir halk herhangi bir sanayie sahip olamaz. Sanayisiz de i├ž rekabet olamaz. Bug├╝n bizim ├Âdevimiz k├╝lt├╝r├╝m├╝z├╝ y├╝kseltmekten ibarettir.┬╗

1890 ortas─▒nda sosyal hareketin hayaline giren gen├ž Tatar ve Azerbaycan nesli az sab─▒rl─▒ idiler ve onun s─▒ralar─▒ndan hakiki T├╝rk milli hareketin yeni liderlerini bekliyorlard─▒. Bunlar─▒n ├žo─čunun politik g├Âr├╝┼čleri ─░stanbul veya Paris’de son ┼čeklini al─▒yordu ki onlar e─čitimlerini tamamlamak i├žin oraya gitmi┼člerdi. Rusya’daki T├╝rkler aras─▒nda politik k─▒┼čk─▒rtmaya ilk defa ba┼člayan Re┼čit ─░brahimofÔÇÖdu. Bu zat evvelce UfaÔÇÖda m├╝sl├╝man cemaat idaresinde Kad─▒ (hakim) idi. Abdurre┼čid ─░brahim T├╝rkiyeÔÇÖye g├Â├ž etti ve 1905ÔÇÖde orada ├çulpan Y─▒ld─▒z─▒ÔÇÖn─▒ (Kuzey y─▒ld─▒z─▒) yay─▒nlad─▒. Bu bir Tatar gazetecinin kaleminden RuslarÔÇÖa kar┼č─▒ yaz─▒lm─▒┼č ilk bro┼č├╝rd├╝. ─░brahimof bro┼č├╝r├╝nde eski, esas─▒ olmayan Rus h├╝k├╝metinin Tatarlar─▒ H─▒ristiyan yapmaya zorlad─▒─č─▒n─▒ tekrarlam─▒┼čt─▒ ve Tatarlar ile M├╝sl├╝man d├╝nyas─▒n─▒n bu zorlamalara kar┼č─▒ direnmeleri i├žin ├ža─čr─▒da bulunuyordu. Bu bro┼č├╝r Volga ve Ural sahalar─▒ M├╝sl├╝man halk─▒ aras─▒nda baz─▒ tats─▒zl─▒klara ra─čmen gizlice dola┼čt─▒r─▒l─▒yordu. 1904ÔÇÖte ─░stanbul polisi Abd├╝rre┼čid ─░brahimÔÇÖi RusyaÔÇÖya gerisin geriye g├Ânderdi ve O PetesburgÔÇÖda ÔÇťAynaÔÇŁ isimli bir tatar mecmuas─▒ ├ž─▒karmaya ba┼člad─▒. Abd├╝rre┼čid ─░brahim bu mecmuada RusyaÔÇÖn─▒n b├╝t├╝n M├╝sl├╝manlar─▒n─▒ birle┼čmeye ├ža─č─▒rd─▒.[4]

8 Nisan 1905’te Petersburg’ta Abd├╝rre┼čid ─░brahim (1853-1944)’in evinde Ali Merdan Top├žuba┼č─▒ (1862-1934), Ahmed A─čao─člu (1869-1939), Ali H├╝seyinzade (1864-1941), Alim Maksud, B├╝nyamin Ahmed bir araya geldiler ve siyas├« bir parti kurmaya karar verdiler. Bu toplant─▒dan birka├ž g├╝n sonra Petersburg’a gelen ─░smail Gasp─▒ral─▒ da bu fikre kat─▒ld─▒ ve ilk toplant─▒n─▒n Mekerce Fuar─▒’nda (Nijni Novgorod) yap─▒lmas─▒na karar verildi. “M├╝sl├╝man ─░ttifak─▒” ad─▒ almas─▒ kararla┼čt─▒r─▒lan siyas├« partinin ikinci isti┼čar├« toplant─▒s─▒n─▒n ise 20 May─▒s 19O5’te ├çistay’da Zakir Hazret adl─▒ birinin k─▒z─▒n─▒ evlendirmesi dolay─▒s─▒yla d├╝zenledi─či d├╝─č├╝n merasiminde yap─▒lmas─▒na karar verildi ve bu d├╝─č├╝ne Rusya’n─▒n her taraf─▒ndan misafirler davet edildi. Toplant─▒ya da imamlar, talebeler, zenginler, edipler ve gazeteciler kat─▒ld─▒. Abd├╝rre┼čid ─░brahim bu toplant─▒da “Ne┼čr-i Maarif” adl─▒ bir dernek kurma teklifinde bulundu. O, bu teklifi halk─▒ siyas├« ve iktisad├« konulara al─▒┼čt─▒rman─▒n ancak bas─▒n yoluyla ger├žekle┼čtirilece─čine inand─▒─č─▒ i├žin yapm─▒┼čt─▒. Toplant─▒da kesin bir karar al─▒nmamakla birlikte Mekerce Panay─▒r─▒ÔÇÖnda toplanma fikri tekrarland─▒. Toplant─▒ karar─▒ ─░├ži┼čleri Bakanl─▒─č─▒ÔÇÖna ve kat─▒lacaklara bildirildi.[5]

1905 y─▒l─▒ndaki olaylar─▒n yank─▒lar─▒ Kazak bozk─▒rlar─▒na kadar yay─▒lm─▒┼č olup, Orenburg vilayetinden de 20 kadar vekil Petersburg’a gelmi┼člerdi. Bu vekillerin aras─▒nda Kazak zenginlerinden Bayram Sal Hac─▒ ile soylulardan Bahtcan Kara-tay da bulunuyordu. Onlar Re┼čid ─░brahim ile g├Âr├╝┼čerek “K─▒rg─▒zlar─▒n (Kazaklar) da Nogaylar (Tatarlar) ile birlikte hareket etmek” istediklerini bildirdiler. O tarihlerde Baku’da Hayat gazetesi de yay─▒na ge├žmi┼č ve Re┼čit ─░brahim de bu gazetede Mekerce Panay─▒r─▒’nda yap─▒lacak toplant─▒ ile ilgili ├že┼čitli makaleler yazm─▒┼čt─▒.

Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖn─▒n birinci toplant─▒s─▒ (15 A─čustos 1905): 8 Nisan 1905’te Petersburg’ta al─▒nan gizli karar ve yap─▒lan davetler neticesinde A─čustos’un 10’una do─čru Mekerce Fuar’─▒na (Nijni Novgorod) ├╝lkenin ├že┼čitli yerlerinden temsilciler akmaya ba┼člad─▒. Bu ┼čah─▒slar T├╝rklerin yo─čunlukta bulundu─ču ─░dil-Ural, K─▒r─▒m, Kafkasya, T├╝rkistan ve Sibirya’dan gelmi┼člerdi. Rusya T├╝rklerinin belli ba┼čl─▒ ┼čah─▒slar─▒ndan olan Baku’dan Ali Merdan Top├žuba┼č─▒, Bah├že-saray’dan ─░smail Gasp─▒ral─▒, Kazan’dan Seyid Gerek Alk(in), Yusuf Ak├žura, Fatih Kerim├«, ulemadan Kad─▒ Abd├╝rre┼čid ─░brahim, Musa Carullah Bigi, Abdullah Apanay; zenginlerden Troyski’den Veli Yau┼č(ev), Orenburg’tan Zakir Remi(ev), Ahmed ve Gani H├╝seyin(ov) biraderler; eski subaylardan ve arazi sahiperinden Kutlukay Mirza Tevkil(ev), ┼×ah Haydar S─▒rtlan(ov), Selim Gerey Cant├╝re bu toplant─▒ i├žin Mekerce’ye gelen ┼čah─▒slar aras─▒nda idiler.[6]

 

─░lk olarak 8 A─čustos 1905’te Nijni Novgorod valisinden toplant─▒ i├žin izin istendi. Vali, ├Ârfi idareyi bahane ederek, kongreye izin vermedi. Bu haber Nijni Novgorod’a gelenleri huzursuz etti. Ayaz ─░shak├«, Fuat Tuktar gibi gen├ž┬şler bir toplant─▒ d├╝zenleyerek demokrasi talep ettiler. 13 A─čustosÔÇÖta ise molla Ali Yau┼č(ev) Bakulu misafirler ┼čerefine bir yemek verdi. Bu ziyafete kat─▒lanlar aras─▒nda ┼×emsi Esadulla(yev), Ha┼čim Vezir(ev), Ali Merdan Top├žuba┼č─▒, Ebusuud Ah-tem, ─░smail Gasp─▒ral─▒, Takizade Saf ar gibi ileri gelen 25 kadar ki┼či bulunuyordu.. Ziyafet neticede siyas├« bir miting havas─▒n─▒ ald─▒ ve Gasp─▒ral─▒, Top├žuba┼č─▒ ve ─░brahim Re┼čit birer nutuk s├Âylediler. Ard─▒ndan validen tekrar izin istenmesine karar verildi. Fakat 14 A─čustos’ta Ebusuud Ahtem’in yapt─▒─č─▒ m├╝racaat tekrar reddedildi. Baz─▒ gen├žler bunun ├╝zerine protesto y├╝r├╝y├╝┼č├╝ yapma teklifinde bulunmu┼člarsa da, Re┼čid ─░brahim’in bir gemi kiralayarak, kongreyi gemi yolculu─ču esnas─▒nda d├╝zenleme teklifi uygun g├Âr├╝ld├╝. Bundan sonra ancak belli ba┼čl─▒ ┼čah─▒slara davetiye yolland─▒ (talebeler ├ža─čr─▒lmad─▒), fakat davetsiz gelenleri de toplant─▒ya kabul etme karar─▒ al─▒nd─▒.

15 A─čustos 1905’te saat 9 sular─▒nda davetliler “Gustav Struve” adl─▒ gemide toplanmaya ba┼člad─▒lar. T├╝rklerin bu faaliyetinden gizli polis Ohranka’n─▒n haberi olaca─č─▒ endi┼česi ile gemi belirtilen saatten ├Ânce hareket etti. Bir fikre g├Âre ise, o devre g├Âre “sol” g├Âr├╝┼čl├╝ olduklar─▒ kabul edilen Ayaz ─░shak├« (1878-1954) ve arkada┼člar─▒n─▒n kat─▒lmas─▒na mani olmak i├žin geminin erken hareketi sa─čland─▒. Fakat ad─▒ ge├žen ┼čah─▒slar motorla gemiye yeti┼čtiler.

Gemi Oka nehri ├╝zerinde limandan bir mil kadar uzakla┼č─▒nca Kafkasya-├Âtesi imam─▒ ┼×akir Rahmankul Kur├ón-─▒ Kerim okuyarak toplant─▒y─▒ a├žt─▒. Toplant─▒n─▒n ba┼čkanl─▒─č─▒na ─░smail Gasp─▒ral─▒ se├žildi. Sonra ─░ptida, Hayat ve Kaspi gazetelerinin sahibi Azerbaycanl─▒ Ali Merdan Top├žuba┼č─▒ uzun bir konu┼čma yapt─▒. Daha sonra Uf al─▒ Ebusuud Ahtem ve ─░smail Gasp─▒ral─▒ da birer konu┼čma yapt─▒lar. Toplant─▒da esas olarak M├╝sl├╝manlar─▒n menfaatini korumak i├žin bir birlik (ittifak) kurulmas─▒ icap etti─či fikri ├╝st├╝nl├╝k kazand─▒. 120’den fazla ki┼činin (20 kadar─▒n─▒ talebeler te┼čkil ediyordu) kat─▒ld─▒─č─▒ bu toplant─▒da Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖn─▒n 16 ┼čubeye b├Âl├╝nmesi ve her ┼čubenin merkezden gelecek talimatlara g├Âre faaliyet g├Âstermesi prensipte kabul edildi. B├╝y├╝k bir temkinle yap─▒lan T├╝rklerin bu ilk toplant─▒s─▒, belki b├╝y├╝k bir siyas├« faaliyet olarak de─čerlendirilemez, ancak o devirde T├╝rkler aras─▒nda ├žok m├╝sbet tesir b─▒rakm─▒┼čt─▒[7]. Zira bu herhangi siyas├« bilgi, terc├╝be ve bas─▒n deste─činden yoksun bir topluluk i├žin her┼čeye ra─čmen ba┼čar─▒l─▒ bir ad─▒md─▒. Organizasyonu yapanlara toplant─▒ya m├╝teakiben bir hayli tebrik telgraflar─▒ yolland─▒. Kongre burada temsil edilen z├╝mreler aras─▒nda bir dostluk havas─▒ yaratm─▒┼čt─▒. Toplant─▒da al─▒nan kararlar ise daha sonra Rus├ža olarak bast─▒r─▒ld─▒. 15 A─čustos 1905 toplant─▒s─▒n─▒n kararlar─▒ a┼ča─č─▒daki gibi idi:

Nijni Novgorod’ta Oka nehri ├╝zerinde “Gustav Struve” vapurunda, imparatorlu─čun ├že┼čitli vilayet ve b├Âlgelerinden gelen, i├žlerinde her s─▒n─▒ftan temsilciler bulunan M├╝sl├╝manlar, devletin ve kendilerinin durumlar─▒n─▒ i├žine alan b├╝t├╝n meseleleri m├╝zakere ederek, a┼ča─č─▒daki kararlar─▒ ittifakla alm─▒┼č bulunmaktad─▒rlar :

1.Bug├╝nk├╝ hayat ┼čartlar─▒ umum Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖn─▒n siy├ós├«, i├žtima├« ve k├╝lt├╝rel i┼člerinde birle┼čmelerini gerektirmektedir.

2.Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ bu maksatlar─▒na eri┼čmek hususunda Rus terakkiperverleriyle (ilericileri) ayn─▒ fikirde olup, halk─▒n oyuyla se├žilen vekillerin devleti y├Ânetme, kanunlar─▒ haz─▒rlama ve yetkili k─▒l─▒nmas─▒ esas─▒na dayanan hukuk nizam─▒n─▒ tesis etmek yolunda faaliyette bulunacakt─▒r.

3.RuslarÔÇÖa verilen haklar aynen Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖna da verilmezse, ikinci maddede belirtilen maksadlara ula┼čmak asla m├╝mk├╝n de─čildir. Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ bu kanaatta olup, siyas├«, i├žtima├« ve din├« haklarda Ruslarla (aynen) tam m├ón├óda e┼čit duruma gelmek, h├ólen y├╝r├╝rl├╝kte olan kanunlar─▒, h├╝k├╝met kararnamelerini, y├Ânetim ┼čekillerini, Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖna konulan tahdidleri, istisnalar─▒ ortadan kald─▒rmak yolunda, me┼čru ┬ámaksatlar─▒na ne ┼čekilde olursa olsun eri┼čmeye ├žal─▒┼čacaklard─▒r.

4.Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ faaliyetlerine devletin ┼čimdiki ve gelecekteki ihtiya├žlar─▒na ┬á(┼čartlar─▒na) g├Âre istik├ómet vereceklerdir. M├╝sl├╝manlar kendilerini devlette olacak de─či┼čikliklere, yeni ┼čartlara, hayat tarz─▒na uygun bir ┼čekilde haz─▒rlamak i├žin itina g├Âstereceklerdir. Buna g├Âre heryerde ve kendi ihtiya├žlar─▒na uygun her ├že┼čit okul kurarak; kitap, gazete, dergi ne┼črederek; k├╝t├╝phane, k─▒raathane (okuma odas─▒) a├žarak, halktan toplanan ianelerle halk─▒ bug├╝nk├╝ asr├« ┼čartlara g├Âre yeti┼čtirme─če ├žal─▒┼čacaklard─▒r.

Bu d├Ârt maddede zikredilen maksatlara ula┼čmay─▒ kolayla┼čt─▒rmak i├žin, M├╝sl├╝manlar belli zamanlarda toplanacak kongreler taraf─▒ndan verilecek talimatlara g├Âre hareket edecek, mahall├« “meclisler” olu┼čturacakt─▒r[8].

5-Bu kongrede b├╝t├╝n Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖn─▒n bir “ittifak” kurmalar─▒ esas─▒ kabul edilmi┼čti, fakat bunun hen├╝z bir siyas├« parti mahiyeti almas─▒ kararla┼čt─▒r─▒lm─▒┼č de─čildi. Buna ra─čmen birlik fikrinin do─čmu┼č olmas─▒n─▒n kongreyi d├╝zenleyenlere Rusya T├╝rklerinin gelece─či hakk─▒nda b├╝y├╝k cesaret verdi─či kesindi. Rusya’n─▒n ├že┼čitli b├Âlgelerinden gelmi┼č olan delegeler 20 A─čustos’ta memleketlerine geri d├Ând├╝ler.[9]

─░kinci Kongre ve Kadetlerle ─░┼čbirli─či

Yine resm├« olmayan ikinci kongre PetersburgÔÇÖda 12-23 Ocak 1906ÔÇÖda yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Bu kongrede resmen Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ Birli─či kurulmu┼čtur, (Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖn─▒n ittifak─▒ veya ─░ttifak olarak). ┬źB├╝t├╝n Rusya┬╗ ismine ra─čmen ─░ttifak ne Rusya’n─▒n T├╝rk mill├« liderlerinden kuruluydu┬á ne de muhtelif T├╝rk mill├« gruplar─▒n veya sosyetelerin hakiki bir birli─čiydi. ─░ttifak─▒n kurucular─▒ ve ├╝yeleri herhangi bir ├Ârg├╝t├╝n veya b├Âlgelerin m├╝messillerinin kudretinde bir i┼č g├Ârmemekte fakat sadece n├╝fuzlu ┼čahsiyetlerdi. Bundan ba┼čka bir taraftan Volga ve Ural Tatarlar─▒, Azerbaycanl─▒lar ve K─▒r─▒ml─▒lar ├žo─čunlu─ču te┼čkil etmek ├╝zere ─░ttifakta geni┼č ├žapta temsil ediliyordu. Kazak stepleri, Sibirya ve Kuzey Kafkasya’dan az temsilci vard─▒ ve Orta Asya’dan hi├ž yoktu. Bilhassa Rusya Asyas─▒nda onalt─▒ b├Âlgesel merkezleri organize etmeye ait ikinci kongre karar─▒ hi├ž bir zaman yap─▒lmam─▒┼čt─▒r. Yaln─▒z Volga Tatarlar─▒, Azerbaycanl─▒lar ve K─▒r─▒ml─▒lar bundan sonra ─░ttifakla s─▒k─▒ ba─člar─▒n─▒ s├╝rd├╝rd├╝ler. Konservatif Tatarlar buna kat─▒lmam─▒┼člard─▒. ├ľte yandan sosyalist gruplar ─░ttifak─▒n burjuva liberalleriyle b├╝t├╝n temaslar─▒n─▒ kestiler. ─░ttifak─▒n sosyal ve ekonomik program─▒ Rus Kadetleririnkine ├žok yak─▒nd─▒ ve bu iki taraf─▒n ayn─▒ sosyal te┼čekk├╝l├╝ bak─▒m─▒ndan s├╝rpriz de─čildi. Hemen hemen ─░ttifak─▒n b├╝t├╝n liderleri Tatar veya Ba┼čk─▒r burjuvazi, ayd─▒nlar, asiller ve ├žiftlik sahipleri s─▒n─▒f─▒na aitti.

─░kinci kongre ayn─▒ zamanda Rus Kadetleriyle birinci Rus ParlementosuÔÇÖnun (Duma) se├žiminde i┼čbirli─čine ve onlarla adaylar─▒n listelerini bildirmeye karar vermi┼čti. ├ťst kademedeki ─░ttifak liderleri Kadet PartisiÔÇÖnin merkezi icra organ─▒ ile bile birle┼čmi┼člerdi. PetersburgÔÇÖdaki ikinci M├╝sl├╝man kongresi ak┼čam─▒ olan Kadet toplant─▒s─▒nda da Yusuf Ak-├žora bir M├╝sl├╝man heyetini idare ediyordu ve Kadetlere Frans─▒zca hitabetti. ─░ttifak T├╝rk Milli Partisi olmak iddias─▒nda de─čildi, sade┬şce Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖn─▒n k├╝lt├╝rel haklar─▒n─▒n m├╝dafaas─▒ i├žin bir birlik idi ve onun program─▒ gibi Ak├žora’n─▒n nutku da M├╝sl├╝manlar─▒n ba┼čl─▒ca e─čitim ve dini problemlerine ├Ânem vermi┼čti. Ak├žora ┬źk├Âyl├╝ i├žin tar─▒m konusu nas─▒l esas ├Ânemli konu ise M├╝sl├╝manlar i├žin de en ├Ânemli olan onlar─▒n dinleridir┬╗ diye il├ón ediyordu. Daha ├Ânceki Pan-T├╝rkizm ve RusyaÔÇÖya kar┼č─▒ olan faaliyetlerine ra─čmen Ak├žora ile Abd├╝rre┼čid ─░brahimÔÇÖin ikisi de M├╝sl├╝man az─▒nl─▒klar─▒n menfaatlerini temsilen Kadet PartisiÔÇÖnin merkez├« komitesine se├žilmi┼člerdi. Bundan ba┼čka yeni ─░ttifak─▒n sa─člamla┼čt─▒r─▒lmas─▒ ve Tatarlar─▒n daha ├žok nefes almalar─▒n─▒ temin i├žin Kadetler parti programlar─▒n─▒n baz─▒ maddelerini tashih etmeyi kabul ettiler. Bu de─či┼čikliklerin en ├Ânemlisi (1) Tatar iste─či olarak M├╝sl├╝man dini idaresinde tam otonominin kabul├╝, (2) M├╝sl├╝man mukaddesat ve ├Ârf kanunlar─▒n─▒n (┼×eriat ve ├ódet) haz─▒rlanmas─▒n─▒n tan─▒nmas─▒, Rus sivil ve ceza kanununun bunun arkas─▒ndan g├Âzden ge├žirilmesinin de d├╝┼č├╝n├╝lmesi ve (3) Rus olmayan milli gruplar─▒n ya┼čad─▒klar─▒ sahalarda yerli halk dilinin e─čitimde kullan─▒lmas─▒.

─░ttifak─▒n liderleri ba┼člang─▒├žtaki ba┼čar─▒lar─▒n─▒ izlemeye istekli idi ve me┼čru politik faaliyet i├žin istikbalde imk├ón dahilinde olan uzla┼čmadan ka├ž─▒nmak ad─▒na ┼čimdi resmi tebli─člerindeki b├╝t├╝n a┼č─▒r─▒ ve milliyet├ži fikirlerden vazge├žiyorlard─▒. 1890ÔÇÖdaki bro┼č├╝r├╝nde Rus h├╝k├╝metine kar┼č─▒ ┼čiddetle h├╝cum eden ─░brahimof ┼čimdi ├╝├ž├╝nc├╝ bir kongrenin toplanmas─▒na izin i├žin ricada bulunuyordu ve ┬źbiz Rusya’daki M├╝sl├╝manlar─▒n Rus h├╝k├╝mranl─▒─č─▒na sad─▒k kalarak Pan ─░slamizm, Sosyalizm ve Anar┼čizmÔÇÖin yay─▒lmas─▒ndan korkarak ÔÇö halk─▒n hayat─▒n─▒ bozan ve ─░sl├óm doktrinine z─▒t ideolojiler ÔÇö bu ideolojik e─čilmelere kar┼č─▒ sava┼č─▒ kanuni yolla yapmaya karar verdik. Biz Beyaz ├çarÔÇÖa┬á hizmet etmek isteriz[10]. Onun taht─▒na babalar─▒m─▒z ve cedlerimiz gibi sad─▒─č─▒z┬╗ Abd├╝rre┼čid ─░brahim dileklerinde din├« taassuba h├╝cum ediyor ve ─░ttifak’─▒n amac─▒n─▒n ┬źokullar─▒ ve medreseleri mollalar─▒n ellerinden kurtarmak ve okullar─▒ halk─▒n eline vermek┬╗; di─čer kelime ile ÔÇťtopluluklar─▒ Ufa’daki M├╝ft├╝n├╝n etkisinden kurtarmakt─▒rÔÇŁ diyordu.

Rusya Kadetleriyle ─░ttifak─▒n birle┼čmesi, maharetli fakat itidalli propoganda, Tatar Birli─či ve daha ├žok liberal din adamlar─▒n─▒n yard─▒m─▒ sayesinde Kadet grubu ile beraber Birinci Duma’ya y├╝zbe┼č mebus se├žmek suretiyle a├ž─▒k bir bar─▒┼č sa─člam─▒┼čt─▒. Maalesef birinci Duma o kadar k─▒sa s├╝rm├╝┼čt├╝ ki M├╝sl├╝man mebuslar mevcudiyetlerini g├Âstermeye f─▒rsat bulamam─▒┼člard─▒. Yaln─▒z Ufa temsilcisi ┼×. S─▒rtlanof Duma’da konu┼čtu ve M├╝sl├╝manlar i├žin e┼čit hak talebinde ─▒srar etti. Sonra Fin ┼čehri Vyborg’da birinci Duma’n─▒n kararlar─▒n─▒ protesto i├žin mebuslar toplan─▒nca M├╝sl├╝manlar yine ihtarda bulunmu┼člard─▒. Vyborg m├╝┼čaveresine┬á onlardan yaln─▒z alt─▒s─▒ kat─▒lm─▒┼čt─▒ ve S─▒rtlanof onlar─▒ Petersburg’a d├Ânmeleri i├žin ├ža─č─▒rd─▒ ve anayasal ├Âzg├╝rl├╝klerin k─▒s─▒lmas─▒na kar┼č─▒ vergi ├Âdememek suretiyle protesto etme ├ža─čr─▒s─▒nda bulundu[11].

├ť├ž├╝nc├╝ Kongre

Birinci ve ─░kinci DumaÔÇÖn─▒n toplant─▒lar─▒ aras─▒nda -16-21 A─čustos 1906- yine Nizjni NovgorodÔÇÖda ├╝├ž├╝nc├╝ ve ├žok manal─▒ m├╝sl├╝man kongresi yap─▒ld─▒. Bu kongre T├╝rk soylular─▒n mill├« ┼čuurlar─▒n─▒n geli┼čmesi ve berrakla┼čmas─▒nda ├Ânemli rol oynad─▒ ve asl─▒nda mill├« sloganlar─▒n ifade edildi─či ┬źM├╝sl├╝man┬╗ ve ┬ź─░slam┬╗ tabirleriyle k├Ât├╝ bir surette gizlendi─či ilk bulu┼čma idi.

16 A─čustos’ta toplanan kongrenin ilk oturumu g├Âr├╝n├╝r ┼čekilde gergin bir hava yaratm─▒┼čt─▒r. Bir ├žok delege Abd├╝rre┼čit ─░brahimÔÇÖe kar┼č─▒ k─▒zg─▒n idiler, OÔÇÖnu Pan ─░slamizmÔÇÖi if┼ča etmek f─▒rsat├ž─▒l─▒─č─▒ ve ─░├ži┼čleri Bakan─▒ÔÇÖna yazd─▒─č─▒ mektupla M├╝sl├╝man din adamlar─▒na h├╝cum etmekle itham ediyorlard─▒. Rusya’daki M├╝sl├╝man hareketinin babas─▒ gibi olan Rusya’daki M├╝sl├╝manlarÔÇÖ─▒n liderleri ─░smail Bey Gasp─▒ral─▒ ├žok tan─▒nm─▒┼č Bak├╝l├╝ avukat ve Kaspii’nin na┼čiri Ali Merdan Bey Topcuba┼čef ve Duma mebusu ve Kazan Muhbire’nin na┼čiri Seid Girey Alkin de kongre ├žal─▒┼čmalar─▒ndan ├žekilmeyi veya e─čer Abd├╝rre┼čid ─░brahim tatmin edici bir ayd─▒nlanma yapmaz ve ├Âz├╝r dilemezse kongreden ├ž─▒kmay─▒ d├╝┼č├╝n├╝yorlard─▒.

├çe┼čitli taraflar─▒n ate┼či alt─▒nda kalan Abd├╝rre┼čid ─░brahim a├ž─▒┼č konu┼čmas─▒nda bu durumu izaha karar verdi. Konu┼čmas─▒nda M├╝sl├╝man Birli─čiÔÇÖnin yaln─▒z Rusya’daki M├╝sl├╝manlarla s─▒n─▒rl─▒ kalmamas─▒, fakat kendisinin ve bu kongrenin amac─▒n─▒n d├╝nya ├╝zerinde Muhammedi izleyenlerin hepsinin birle┼čmesi oldu─čunu il├ón ediyordu. Abd├╝rre┼čid ─░brahim ┬ź─░slam halklar─▒n─▒n karde┼čli─či soyut bir teori de─čil, fakat realitedir┬╗ diyordu. Belli bir gururla ba┼člang─▒├žtaki gayesi olan┬á Rusya’daki b├╝t├╝n M├╝sl├╝man halklar─▒n delegelerinin bir araya getirilmesinin ├Ânemli bir ba┼čar─▒ oldu─čunu bildiriyordu. ├ç├╝nk├╝ ├╝├ž├╝nc├╝ Kongre Rus h├╝k├╝meti taraf─▒ndan tervi├ž edilmi┼čti ve ┼čimdi onun hakk─▒nda resmen karar verilebilecekti.┬á Ba┼člang─▒├žtaki i┼čaretinden sonra Abd├╝rre┼čid ─░brahim M├╝sl├╝manlar─▒n akidelerini savunmalar─▒n─▒n onlar─▒n ba┼čl─▒ca ├Âdevi olmas─▒ l├óz─▒m geldi─či ve kongrenin dini inan─▒┼č ve din adamlar─▒n─▒n, onun iddia etti─či gibi, h├╝k├╝metin deste─čiyle m├╝sl├╝manlar aras─▒nda hristiyanl─▒─č─▒ te┼čvik eden ve m├╝sl├╝man cemaatlerin┬á bar─▒┼č┬á i├žindeki┬á hayatlar─▒n─▒┬á bozan┬á┬á hristiyan┬á misyonerlerinin┬á sald─▒r─▒lar─▒ndan kurtarmak i├žin ne laz─▒msa yapaca─č─▒n─▒ bildiriyordu. Bu Abd├╝rre┼čid ─░brahimÔÇÖin 1895ÔÇÖte yay─▒nlad─▒─č─▒ bro┼č├╝r├╝nde belirtti─či ve en ├žok sevdi─či konu idi. Abd├╝rre┼čid ─░brahim nutkunda ├Â─črencilerin yaln─▒z e─čitimi de─čil ayn─▒ zamanda idame ve geli┼čmelerinden sorumlu olan M├╝sl├╝man din adamlar─▒n─▒n k├Ât├╝ hallerine de temas etmi┼čtir. (M├╝sl├╝man okullar─▒ndan ├Â─črenciler mutad oldu─ču ├╝zere burs ve yurdlar ile desteklenmi┼čtir). ─░├ži┼čleri Bakan─▒ÔÇÖna g├Ânderdi─či mektupta din adamlar─▒na kar┼č─▒ olan tutumunu tamamen de─či┼čtiren Abd├╝rre┼čid ─░brahim din adamlar─▒n─▒n ve pedagoglar─▒n cemaatler i├žin daha geni┼č surette desteklenmesini istemi┼čti. Bununla beraber cemaatlerin kendilerinin ekseriya g├╝venilmeyen mali durumda olduklar─▒n─▒ ve kongrenin en ba┼č i┼člerinden birinin dar g├Âr├╝┼čl├╝ m├╝sl├╝man okur sisteminin kuvvetlenmesi ve geni┼člemesi i├žin yeni yollar bulunmas─▒┬á oldu─čuna┬á ├Ânem veriyordu.[12]

A├ž─▒┼č konu┼čmas─▒n─▒ kongre ba┼čkanl─▒k divan─▒n─▒n se├žimi izledi. Top├žuba┼č─▒ ba┼čkan oldu. Di─čer ├╝yeler Gasp─▒ral─▒ Abd├╝rre┼čid ─░brahim, Duma ├╝yesi S─▒rtlano├«, Galimjan Barudi (Galiyef), Abdullah Apanaef, ┼×. Ko┼č├žegulof (bir Kazak ayd─▒n─▒), Eminyan Ilgamyanof ve Ali ─░skender A┼čurof idiler. Yusuf Ak├žora Birinci Sekreter olmu┼čtu. Sonra muhalefet ad─▒na Gasp─▒ral─▒, Abd├╝rre┼čid ─░brahimÔÇÖin konu┼čmas─▒ ve izahat─▒yla tatmin oldu─čunu bildirdi. Kongrenin sonuna do─čru Abd├╝rre┼čid ─░brahimÔÇÖin mektubu meselesi daha ├žok konu┼čuldu ve Abd├╝rre┼čid ─░brahimÔÇÖin Rus Bakan─▒ÔÇÖna kar┼č─▒ vakitsiz a├ž─▒lmas─▒ a├ž─▒k oylama ile af edildi. Yeni bir parti kurmak (h├ól├ó ─░ttifak denen) ve din meselelerini ve okul problemlerini tetkik i├žin komisyonlar te┼čkil edildi. Parti organizasyonu konusunda ve onun politik esas─▒ i├žin hararetli konu┼čmalar yap─▒ld─▒, ├ž├╝nk├╝ bir├žoklar─▒ bir M├╝sl├╝man Birli─či PartisiÔÇÖnin kurulmas─▒na kar┼č─▒ idiler. M├╝sl├╝man hareketinin eleba┼člar─▒ olan Gaspr─▒ral─▒ gibiler kongrenin faaliyetinin s─▒n─▒rl─▒ olarak k├╝lt├╝r ve din i┼člerini g├Âr├╝┼čmesini politika ile ilgilenmemesini m├╝l├óhaza ettiler. Rus ihtil├ólci sosyalistlerine yak─▒n olan Ayaz Ishaki bir siyasi partinin┬á dini ve de sosyal esaslara g├Âre kurulmas─▒ imk├ón─▒n─▒ ┼č├╝pheli g├Ârm├╝┼č ve burjuvazi, k├Âyl├╝ler ve i┼č├ži s─▒n─▒f─▒ gibi kar─▒┼č─▒k elemanlardan kurulacak bir partinin kar┼č─▒la┼čaca─č─▒ g├╝├žl├╝kleri g├Âz ├Ân├╝ne alarak endi┼čelerini izhar etmi┼čtir.

Ba┼č konu┼čmac─▒s─▒ Ak├žora olan yeni nesil gibi Duma’n─▒n bir├žok ├╝yeleri ve bilhassa S─▒rtlanof bir parti kurulmas─▒ i├žin en kuvvetli desteklerini vermi┼člerdi. Ak├žora ┬źbizim gayemiz Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖn─▒n b├╝y├╝k k─▒sm─▒n─▒ birle┼čtirmek i├žin bir siyasi parti kurmak ve onun faaliyetini, etkisini ve otoritesini Rus ─░mparatorlu─ču’nun di─čer siyasi partileri aras─▒nda kuvvetlendirmektir. E─čer biz bunu yapmazsak Bulgaristan M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖn─▒n ba┼č─▒na gelenler ÔÇö i├ž rakibler, birliklerin ve siyasi haklar─▒n kayb─▒ ÔÇö┬á aynen bizim de ba┼č─▒m─▒za gelebilir. Bulgaristan’daki M├╝sl├╝manlar─▒n bug├╝nk├╝ siyasi durumu bize uyar─▒c─▒ bir ├Ârnek olmal─▒d─▒r. Biz kendimizi ayn─▒ durumda buluyoruz. Biz kendi mill├« siyasi partilerini organize eden Avusturya’n─▒n, Polonyal─▒lar─▒n ve ├çeklerin ├Ârne─čini izlemeliyiz┬╗ diyor ve Tatar ─░htil├ólci SosyalistleriÔÇÖnin ve liderleri IshakiÔÇÖnin g├Âr├╝┼čleri olan de─či┼čik s─▒n─▒flar─▒n ayn─▒ parti i├žinde i┼čbirli─čini akla s─▒─čmaz olarak g├Âren d├╝┼č├╝ncesini kesin bir ┼čekilde reddetmekte idi[13]. Ak├žora ┬źRusya’daki M├╝sl├╝manlar─▒n birle┼čmesi ve mill├« ve dini prensiplere dayanan tesirli ve n├╝fuzlu bir siyasi partinin do─čmas─▒n─▒ her iki y├Ânden m├╝mk├╝n ve l├╝zumlu┬╗ g├Âr├╝yordu.

Ak├žoraÔÇÖn─▒n delilleri kar┼č─▒s─▒nda eski neslin direni┼či azald─▒ ve nihayet M├╝sl├╝man Birli─či Partisi (─░ttifak) te┼čekk├╝l etti. Bu partinin program─▒ on k─▒s─▒m, alt─▒ b├Âl├╝m ve yetmi┼č iki maddeden ibaretti. Kadetlerin┬á program─▒na ├žok yak─▒nd─▒.

K─▒s─▒m I (Madde 1-2) Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖn─▒n dini, k├╝lt├╝rel, sosyal, ekonomik ve siyasi ┼čartlar─▒n─▒n d├╝zelmesi gayesiyle kongrenin bir M├╝sl├╝man partisi kurma karar─▒n─▒ bildiriyordu.

K─▒s─▒m II (Madde 3 – 16) Rusya’daki b├╝t├╝n halklara ve bilhassa M├╝sl├╝manlar i├žin e┼čit haklar─▒n tan─▒nmas─▒n─▒ istiyordu. Hukuki, sosyal ve k├╝lt├╝rel b├╝t├╝n ayr─▒l─▒klar ve s─▒n─▒rlamalar kald─▒r─▒lmal─▒d─▒r. M├╝sl├╝manlar─▒n Rus ─░mparatorlu─ču’nun H─▒ristiyan teba’alar─▒ gibi ayn─▒ meslek ┼čubelerinde ve sivil ve askeri ├Âdevlerde ├žal─▒┼čmalar─▒ isteniyordu. (Madde 10) 1905 ve 1906ÔÇÖn─▒n g├Âsterilerinde garantilenmi┼č ├Âzg├╝rl├╝klerin geni┼čletilmesi┬á ve korunmas─▒n─▒n l├╝zumu bildiriliyordu.

K─▒s─▒m III (Madde 17 – 24) daha evvelce Kadet program─▒ ile tesbit edilen imparatorlu─čun idaresinin anayasal kanunlar─▒ ve iskeletini g├Âsteriyordu.

K─▒s─▒m IV (Madde 25 – 27) Ortodoks itikatla b├╝t├╝n inan─▒┼člar─▒n ve organize┬á dinlerin┬á tamamen┬á e┼čit┬á olduklar─▒n─▒┬á g├Âsteriyordu.

K─▒s─▒m V (Madde 28 – 34) mahalli muhtar h├╝k├╝metin ayr─▒nt─▒lar─▒n─▒ g├Âsteriyordu ve 30ÔÇÖuncu madde bilhassa ilgi ├žekici idi ki bu madde ile b├╝t├╝n mahalli ├Ârg├╝tler, polis ve i├ž emniyet dahil, idarenin lokal, demokratik usulle se├žilen organlar─▒na b─▒rak─▒l─▒yordu. Bununla beraber milli toprak b├╝t├╝nl├╝─č├╝ i├žin otonomi istenmiyor ve Kadetler gibi ─░ttifak mahalli halk─▒n ihtiyac─▒n─▒ tatmin i├žin uygun bir te┼čekk├╝l olan Zemstvos’un (Vil├óyet Meclisi) ÔÇö haklar ├Ânemli olarak geni┼čletilerek ÔÇö olmas─▒n─▒ da ilan ediyordu. K─▒s─▒m VI (Madde 35 – 45) KadetlerÔÇÖin bildirdi─či adaletin tekrar ├Ârg├╝tlenmesi, fevkal├óde mahkemenin ve 1905-1906ÔÇÖda h├╝k├╝met taraf─▒ndan kurulan mahkemelerin ilgas─▒ ve adli idare ile icrai idarenin tamamen ayr─▒lmas─▒ bildiriliyordu.

K─▒s─▒m VII (Madde 46-53) tamamen e─čitimin d├╝zenlenmesine hasredilmi┼čti. Madde 46 ilk├Â─čretimin anadilde yap─▒lmas─▒n─▒n l├╝zumunu ve anadilde e─čitimin mecburi k─▒l─▒nmas─▒ gerekti─čini bildiriyordu[14]. Bunu izleyen madde 47 mahalli otonom idareye ilk├Â─čretim i├žin gerekli ┼čartlar─▒n haz─▒rlanmas─▒na ve cemaatlerde e─čitimin anadille yap─▒lmas─▒ ile okullarda┬á ┬źmilli┬á alfabenin┬╗┬á kullan─▒lmas─▒na y├Ânelik┬á sorumluluk y├╝kl├╝yordu.

K─▒s─▒m VIII, IX ve X (Madde 54 – 72) KadetlerÔÇÖe laz─▒m olan tar─▒m, ekonomik ve i┼č├ži problemlerinin genel ├žizgileriyle tatbikinin denenmesini g├Âsteriyordu. Tar─▒m program─▒nda ├ž├Âz├╝m olarak ├žiftlik sahiplerine arazilerini k├Âyl├╝lere satma mecburiyeti getirilmektedir. G├╝nl├╝k sekiz saat ├žal─▒┼čma, i┼č├ži birliklerinin kurulmas─▒ hakk─▒, i┼č├ži tefti┼činin ve i┼čte ├žal─▒┼čan memurlar─▒n uzla┼čt─▒rma mahkemelerinin yap─▒lmas─▒ program─▒n bu k─▒sm─▒n─▒n en ├Ânemli taraflar─▒ idi.

Di─čer komisyonlar da kendi vard─▒klar─▒ kararlar─▒ ve M├╝sl├╝man hayat─▒n─▒n en can al─▒c─▒ sorunlar─▒na ait program─▒ haz─▒rlam─▒┼člard─▒. Bunlardan biri ─░ttifakÔÇÖ─▒n siyasetinin genel prensiplerine ve M├╝sl├╝man inan─▒┼č─▒na kar┼č─▒ Rus Ortodoks misyonerlerinin sald─▒r─▒lar─▒na kar┼č─▒ savunmaya ayr─▒lm─▒┼čt─▒. Kongre ba┼čkanl─▒k divan─▒ndan bu kararlar─▒n telgrafla ─░mparatorlu─čun Bakanlar KuruluÔÇÖna ula┼čt─▒r─▒lmas─▒n─▒ istemi┼čtir. D├╝┼č├╝nce ├Âzg├╝rl├╝─č├╝n├╝n ve bas─▒n─▒n tam serbest olmas─▒ ancak m├╝sl├╝manlar─▒ ve ─░slamiyeti onlar─▒ hristiyanla┼čt─▒rmadan ve cemaatlerin faaliyetlerini s─▒n─▒rlamadan koruyabilece─či idi. D├╝┼č├╝nce ve bas─▒n ├Âzg├╝rl├╝─č├╝ 7 Ekim 1905ÔÇÖte bir imparatorluk tebli─či olarak il├ón edilmi┼č ve temini zorlanm─▒┼čt─▒. Karar m├╝nasebe┬ştiyle h├╝k├╝met taraf─▒ndan k─▒sa bir zaman ├Ânce da─č─▒lm─▒┼č olan Duma’n─▒n faaliyetinin ─▒slah─▒ da daha az ├Ânemli de─čildi. ┬źMeydana ├ž─▒kan g├╝├ž durumun hallini ancak bir devlet Duma’s─▒n─▒n toplanmas─▒ sa─člayabilirdi.┬╗

Tamamen siyasi olan sorularda kongre ve yeni partinin liderli─či Kadetlerin program ve tutumlar─▒na s─▒k─▒ s─▒k─▒ya ba─članm─▒┼čt─▒. Okul meselelerine dair var─▒lan kararlar bilhassa b├╝y├╝k ilgi arzediyordu ve b├╝t├╝n M├╝sl├╝man okullar─▒n ve gen├ž neslin mill├« ruh alt─▒nda e─čitimini sa─čl─▒yordu. Karar, ba┼čkan─▒ A. Apanaef olan e─čitim komisyonu taraf─▒ndan haz─▒rlanm─▒┼čt─▒ ve bunlar─▒n ilki M├╝sl├╝manlar─▒n genel e─čitiminin masraflar─▒n─▒n devlet ve mahall├« otonom idarece yap─▒lmas─▒na ait siyasi program─▒n ilgili maddelerinde tamamen teyit ediliyordu. Sonra karar ─░slam dinince yap─▒lan e─čitimin ─░mparatorluk idaresinin m├╝dahalesi ve etkisinden korunmas─▒n─▒n garanti edilmesini istiyordu[15].

Ayn─▒ karar b├╝t├╝n M├╝sl├╝man okullar─▒nda ┬źtek bir edebi M├╝sl├╝man dilinin┬╗ (hatta M├╝sl├╝man olmayan T├╝rk as─▒ll─▒ okullarda da) ikamesini tavsiye ediyordu. Kongrenin g├Âr├╝┼č├╝ yaln─▒z Osmanl─▒ T├╝rk├žesiÔÇÖnin M├╝sl├╝man edebi dili olabilece─či y├Ân├╝nde idi. Bu karar─▒n 30. Maddesi ┬źOsmanl─▒ T├╝rk├žesiÔÇÖnin M├╝sl├╝manlar─▒n orta okullar─▒n ikinci ve ├╝├ž├╝nc├╝ derecelerinde okunmas─▒ i├žin bilhassa itina g├Âsterilmesi┬╗ni ┼čart ko┼čuyordu.┬á Bundan┬á ba┼čka┬á ┬źilk┬á okullarda Rus dilinin okutulmas─▒na l├╝zum olmad─▒─č─▒, fakat orta okullarda ders programlar─▒ i├žerisine sokulabilece─či┬╗nden┬á bahsediliyordu.

Ayn─▒ kararda do─ču ve g├╝neydo─ču Rusya’n─▒n Rus olmayan halk─▒ i├žin Mill├« E─čitim Bakan─▒ Kont Ivan Tolstoy taraf─▒ndan 31/3/1906ÔÇÖda tatbik edilen ilk okullar─▒n t├╝z├╝klerinin iptali de h├╝k├╝metten isteniyordu. Bu t├╝z├╝k M├╝sl├╝man e─čitim ├Ârg├╝t├╝n├╝n geli┼čmesini engelleyecekti ve M├╝sl├╝man okullar─▒nda┬á Rus├žan─▒n┬á okutulmas─▒n─▒┬á istiyordu.

├çok tan─▒nm─▒┼č Kazan medresesinden muhterem bir teolog ve M├╝sl├╝manlar─▒n dini lideri olan Galimjan Barudi (1917ÔÇÖde m├╝ft├╝ olmu┼čtu) din meselelerinde komisyona ba┼čkanl─▒k ediyordu. Bu komisyon daha geni┼č bir kararla Rus h├╝k├╝metini M├╝sl├╝man dini idare ├╝zerindeki nezaret ve kontrol├╝nden ay─▒rarak tam otonomiyi istihdaf etmekteydi. Orenburg Tatar m├╝ft├╝s├╝, Bah├žesaray’─▒n K─▒r─▒m m├╝ft├╝s├╝, TranskafkasyaÔÇÖn─▒n S├╝nn├« ve ┼×ii m├╝ft├╝leri olarak d├Ârt m├╝ft├╝n├╝n d├Ârd├╝ de k─▒sa bir zaman evvel yap─▒lan tayinlerin h├╝k├╝met taraf─▒ndan olmay─▒p M├╝sl├╝man dini cemaatlerin delegeleri taraf─▒ndan se├žilmesi isteniyordu. ├çar taraf─▒ndan kabul edilme hakk─▒na sahip (devlet bakan─▒ derecesine e┼čit) Rusya’daki b├╝t├╝n ─░sl├óm CemaatiÔÇÖnin ruhan├« ba┼č─▒ olan Ramsul Ulema’n─▒n ba┼čkanl─▒─č─▒nda Rusya’daki b├╝t├╝n M├╝sl├╝manlar i├žin ayn─▒ zamanda bir merkezi idare kurulmas─▒ isteniyordu.

Siyasi sahada program─▒n ve kararlar─▒n mutedilli─čine ra─čmen bu kararlar─▒n hepsinin Tatarlar taraf─▒ndan y├╝r├╝t├╝len Rusya’daki m├╝sl├╝manlar─▒n tam k├╝lt├╝rel ve dini otonomiyi imparatorluk idaresinden ve Rus k├╝lt├╝r├╝n├╝n etkisinden kurtarmas─▒ i├žin yap─▒ld─▒─č─▒ ger├že─či meydanda idi[16]. Bundan ba┼čka d├╝┼č├╝n├╝len otonom M├╝sl├╝man cemaatinin ba┼čl─▒ca edebi dili i├žin Osmanl─▒caÔÇÖn─▒n d├╝┼č├╝n├╝lmesi, bu otonominin T├╝rkiye ile b├╝y├╝k bir k├╝lt├╝rel ve belki politik yak─▒nla┼čman─▒n ka├ž─▒n─▒lmaz bir durum yarataca─č─▒n─▒, bu sayede Tatarlarla di─čer M├╝sl├╝manlar─▒n Ruslarla entellekt├╝el ve psikolojik kayna┼čmas─▒n─▒ tamamen ├Ânleyece─čini g├Âstermekte idi.

Kongrenin di─čer bir tebli─či ErmenilerÔÇÖin Azerbaycan katliam─▒na dairdi ki bunun tekrar─▒n─▒n ├Ânlenmesine ait tedbirlerin al─▒nmas─▒na vurgu yap─▒yordu. Di─čer bir tebli─čde de ─░ran’da Anayasan─▒n il├ón─▒ sel├ómlan─▒yordu.

Kongre bir M├╝sl├╝man partisi de kurmu┼čtu ve a┼ča─č─▒da isimleri yaz─▒l─▒ olanlar merkezi komiteye se├žilmi┼čti: (1) Abd├╝rre┼čid ─░brahim, (2) Yusuf Ak├žora, (3) Seid Girey Alkin, (4) Abdullah Apanaef (Orenburg), (5) Galimyan Barudi (Kazan), (6) Sadri Maksudof (Volga Tatar─▒, Avukat), (7) ┼×ahaidar S─▒rtlanof (Ufa Tatar─▒, ├çiftlik sahibi, Duma ├╝yesi), (8) Musa Bigeef (KazanÔÇÖdan ├Â─črenci ve gazeteci), (9) Bobinski (Tatar, Viatka), (10) Hadi Maksudof (Y─▒ld─▒z na┼čiri, Tatar, Kazan), (11) Selim Girey Jantorin (Vil├óyet Meclisi Ba┼čkan─▒ ve Duma ├ťyesi), (12) ─░smail Bey Gasprinsky (K─▒r─▒m),┬á (13)┬á┬á Mustafa┬á┬á┬á Davidovi├ž (Bah├žesaray Belediye Ba┼čkan─▒, K─▒r─▒m), (14) ┼×al Mardan Ko┼č├žegulof (Kazak, Astrahan ili) ve (15) Ali Mardan Bey Top├žuba┼čef (Azerbaycan). ─░lk on birin hepsi Ural ve Volga m─▒nt─▒kalar─▒ndan gelen Tatarlard─▒; bunlar Merkezi KomiteÔÇÖde ├žo─čunlu─ču┬á te┼čkil┬á ediyorlard─▒.

Yaln─▒z bir M├╝sl├╝man Birli─či’nin kurulmas─▒ de─čil, fakat ayn─▒ zaman┬şda halktan siyasi bir partinin ┬áve Osmanl─▒ T├╝rk├žesiÔÇÖnin ┬źm├╝┼čterek M├╝sl├╝man┬╗ dili olarak Rusya’daki M├╝sl├╝man okullar─▒nda kabul├╝ a├ž─▒k├ža Rusya’daki T├╝rk liderleri aras─▒nda kuvvetli bir mill├« siyaset arzusu oldu─čunu g├Âsteriyordu. Tatarlar ve onlar─▒n Azarbaycan ve K─▒r─▒mÔÇÖdaki T├╝rk soylar─▒ndan olan dostlar─▒ ikinci parlamento se├žiminde se├žilen Duma’daki Kadetlerle i┼čbirli─čine devam ettiler. Tatar liderlerinin bu noktada manevralar─▒n─▒ de─či┼čtirmede g├Ârterdikleri g├Âr├╝n├╝┼čteki tersli─či Rusya T├╝rklerinin ÔÇö bilhassa Tatarlar─▒n ÔÇö kendilerini bulduklar─▒ karma┼č─▒k k├╝lt├╝rel ve siyasi durum yans─▒t─▒yordu. Unutulmamal─▒d─▒r ki 1905ÔÇÖde Rusya’daki T├╝rklerin yerle┼čmi┼č geleneklerine g├Âre ├ža─čda┼č ilim ve felsefenin karma┼č─▒k problemlerini dile getirecek herhangi bir edebi dili bulunmamaktayd─▒. Nasyri taraf─▒ndan edebiyata sokulan dil bir Tatar dilinin yarat─▒lmas─▒ i├žin sadece ilk basamak idi ve Nasyri’nin yolunu bir s─▒ra yazarlar izledilerse de onlar─▒n dili basit hik├óyeler ve gazetecilik i├žin bir ─▒┼č─▒k idi; ancak siyasi, artistik ve ilmi mefhumlar─▒ nakletmeye yeterli de─čildi. Bunun sonucu olarak Tatarlar ve Rusya’n─▒n di─čer T├╝rkleri onlara daha kolay gelen ve dil a├ž─▒s─▒ndan (l├╝gat ve terminoloji bak─▒m─▒ndan) geli┼čmi┼č olan Osmanl─▒ T├╝rkleriÔÇÖnin diline d├Ând├╝ler. Rusya’daki M├╝sl├╝man okullar─▒nda Osmanl─▒ T├╝rk├žesiÔÇÖnin kabul├╝ Rusya’daki T├╝rkleri T├╝rkiye ile k├╝lt├╝rel ola┬şrak birbirine yakla┼čt─▒rm─▒┼č ve onlar─▒ siyaset bak─▒m─▒ndan T├╝rkiye’ye do─čru y├Âneltmi┼čtir. Bu Rusya’daki M├╝sl├╝man liderlerin ekseriyetini te┼čkil eden Tatarlar─▒n ├žok ak─▒ll─▒ca bir siyasi manevras─▒ olup bunun i├žin de Rusya’daki T├╝rk soylu halklar aras─▒nda ├╝st├╝nl├╝klerini idame ettirmelerine imk├ón vermekte idi. M├╝┼čterek bir M├╝sl├╝man siyasi parti, k├╝lt├╝rel ve siyasi liderlik bak─▒m─▒ndan Tatar ihtiraslar─▒na yard─▒m etmi┼čtir.

Bununla beraber ger├žekte Rusya hesab─▒na kat─▒lm─▒┼č ve Volga – Ural sahas─▒ M├╝sl├╝manlar─▒ b├╝t├╝n halk─▒n ancak ├╝├žte biri veya d├Ârtte birini te┼čkil etmekteydi ve ├╝├ž├╝nc├╝ M├╝sl├╝man kongresinin tebli─čleri Tatar siyasi ihtiraslar─▒yla Rus realitesi aras─▒ndaki bir uzla┼čma idi. Tatarlar onlar─▒n k├╝lt├╝rel ve dini gruplar─▒n─▒n program─▒n─▒ kabul eden Rus grubu ile ak─▒ll─▒ca i┼čbirli─čine gitmi┼čti[17].

─░kinci Duma’da Tatarlar Ve Partileri

Kadetler ile ikinci Duma’n─▒n se├žiminde i┼čbirli─či ba┼čar─▒l─▒ idi. M├╝sl├╝┬şmanlar┬á parlamentoya otuz dokuz mebus g├Ândermi┼člerdi.┬á Ba┼člang─▒├žta┬á ba┼č─▒nda tecr├╝beli liderleri olmamas─▒ onlar─▒n faaliyetlerini ├Ânl├╝yordu. Fakat S. G. Alkin yerine ittifak─▒n ba┼č─▒ A. M. Top├žuba┼č─▒ ┬áolunca Duma’da M├╝sl├╝manlar─▒n ├žal─▒┼čmas─▒n─▒ tanzim etti. Otuz dokuz mebustan yaln─▒z on sekizi resmen Kadet grubu ile birle┼čmi┼č, on be┼či Kadetlerle i┼čbirli─či yapm─▒┼č ve alt─▒s─▒ ─░ttifakla birle┼čmeyerek M├╝sl├╝man Hazret Tayfas─▒ denen K. Hasanof’un ba┼čkanl─▒─č─▒nda solcu i┼č├ži grubunu te┼čkil etmi┼člerdi. ┬ź─░┼č├žiler┬╗le ┬ź─░ttifakalar┬╗─▒n aras─▒ndaki ayr─▒l─▒k parlamento ve politikadaki tutumlar─▒n─▒n esas─▒ndan farkl─▒ olmas─▒ndan kaynaklan─▒yordu. ─░ttifak tamamen bir burjuvazi pl├ótformunda bulunuyordu ve ├Âncelikle mill├« ve dini meselelerle┬á ilgileniyordu. ─░┼č├žiler sosyal program ├╝zerinde du┬şruyorlar ve ─░ttifak ┬źburjuvazi┬╗ Kadetlerle i┼čbirli─čine yakla┼č─▒yor ve orta Rusya ─░┼č├ži partisi gev┼ček, s─▒k─▒ ili┼čki kurulmam─▒┼č sol ile i┼čbirli─čini tercih ediyordu ki bunlar Duma’n─▒n k├Âyl├╝ ve i┼č├ži mebuslar─▒n─▒n her ikisi ile birle┼čmi┼čti. Duma gazetesini yay─▒nlayan M├╝sl├╝man ─░┼č├ži mebuslar takma ad olarak Dumac─▒lar (Dumailar) ile kendilerini belli eden ismi alm─▒┼člard─▒. Bu grup ikinci Duman─▒n da─č─▒lmas─▒ndan sonra s├╝r’atle da─č─▒lm─▒┼č ve onu destekleyenler ya sosyal demokratlar veya ihtil├ólci sosyalistlerle birle┼čmi┼člerdi.

1905-1907ÔÇÖde Tatar ─░htil├ólci Sosyalistleri ÔÇö ki bunlar Rus muhalifleri gibi tar─▒m i┼č├žileri idiler ÔÇö ─░ttifak─▒n burjuvazi vatanda┼člar─▒ ve onlar─▒n Rus Sosyalist meslekda┼člar─▒n─▒n her ikisiyle i┼čbirli─či yapm─▒┼člard─▒. Onlar─▒n liderleri aras─▒nda her biri enerjik ve kuvvetli birer milliyet├ži olan Ayaz ─░shakof, Fuad Tuktarof ve A. Davlet├žin vard─▒. M├╝mtaz bir yazar ve gazeteci olan ─░shakof gen├ž Tatarlar aras─▒nda b├╝y├╝k bir sevgi kazanm─▒┼čt─▒ ve 1917 ihtil├ólinden sonra Tatar mill├« sol kanad─▒n─▒n dinamik bir lideri olmu┼čtu. Onlar─▒n ba┼čl─▒ca organ─▒ Tan gazetesiydi ve onlara Tanc─▒lar denirdi.

Daha ziyade tar─▒m ve ticaretle u─čra┼čan Tatarlar aras─▒nda sosyal demokratlar kuvvetli de─čildiler. Bununla beraber yirminci y├╝zy─▒l─▒n ba┼č─▒nda Tatar i┼č├ži s─▒n─▒f─▒n─▒n b├╝y├╝mesi ve ┼čiddetli sosyal demokrasi propogandas─▒ onlara destek kazand─▒r─▒yordu. Tatar sosyal demokratlar─▒ Sad─▒k Sagaef, Zarif Sadikof, H├╝seyin Yama┼čef, ─░brahim Ahtiamof ve Galimjan Seifu KazanÔÇÖda Tatar i┼č├žileri aras─▒nda propaganda faaliyetini y├╝r├╝t├╝yorlard─▒, fakat onlar─▒n ufac─▒k bro┼č├╝rlerinin say─▒s─▒ en fazla bin ├╝├žy├╝zd├╝. 1907ÔÇÖden sonra H├╝seyin Yana┼čef Orenburg’da Ural isimli bir sosyal demokrat gazete yay─▒nlamaya ba┼člam─▒┼č, fakat bu gazete otuz say─▒ bas─▒ld─▒ktan sonra kapanm─▒┼čt─▒. Bu yay─▒n─▒n ba┼čl─▒─č─▒ndan sosyal demokratlara bazan Uralc─▒lar da denmi┼čti. Bu ufak sosyal demokratik organizasyon on y─▒l i├žinde Tatar Bol┼čevik grup i├žin bir ├žekirdek te┼čkil etmi┼čti ve onun ├╝yeleri ÔÇö bilhassa ─░brahim Ahtiamof ÔÇö Tatar K─▒z─▒l Muhaf─▒zlarÔÇÖ─▒n lideri olmu┼čtu[18].

Dini idarenin konservatif hocalar─▒ ve aristokrat Petersburg m├╝sl├╝manlar─▒ PetersburgÔÇÖda Ahunda S. Bayazidof ba┼čkanl─▒─č─▒nda ve S─▒rat─▒ M├╝stakim partisini organize eden Ufa’da M├╝ft├╝ Yar Sultanof M├╝sl├╝man sa─č kanad─▒ te┼čkil ederek Rus sa─čc─▒lar─▒yla i┼čbirli─či yapm─▒┼člard─▒. Kadimistlerin kudsi lideri Din ve Mai┼čet Mecmuas─▒ÔÇÖn─▒n na┼čiri M. Velihazret de liberallerle devaml─▒ sava┼č i├žinde idi. Velihazret Allah’─▒n ve Peygamberinin mevcudiyetini ink├ór etmekteydi ve hainler olarak g├Ârd├╝─č├╝ Cedidlere ve ─░ttifak liderlerine kar┼č─▒ kini o kadar b├╝y├╝kt├╝ ki onlar─▒n yeni us├╗l medresede Pan T├╝rkizm propagandas─▒ yapt─▒klar─▒n─▒ polise ihbar etmekte hi├ž teredd├╝t etmedi (bu sebebten Bobinsky Karde┼čler Okulu kapanm─▒┼čt─▒). Tutucu mollalar taraf─▒ndan Rus gizli polisine yap─▒lan ihbarlar saklanm─▒┼čt─▒ ve Bol┼čevik ─░htil├óliÔÇÖnden sonra yay─▒nlanan bu belgeler onlar─▒n dar g├Âr├╝┼čl├╝ softal─▒klar─▒n─▒ g├Âstermesi bak─▒m─▒ndan ilgi ├žekici idi. Hatta onlar Arap├ža yerine Tatarca olarak dua okuyan mollalar─▒ da ihtil├ólci olarak g├Ârmekteydiler ve Pan T├╝rkizm propagandas─▒n─▒ yaymak i├žin modern ders kitaplar─▒n─▒ kullanan her ├Â─čretmeni su├žluyorlard─▒. S├Âylemeye l├╝zum yok ki onlar┬á meslekda┼člar─▒n─▒n┬á b├╝t├╝n┬á faaliyetlerinden┬á polisi┬á haberdar┬á ediyorlard─▒.

Bu partilerden ve grupla┼čmadan ÔÇö ─░htil├ólden evvelki Rus siyas├« hayat─▒n─▒n tablosunu tamam─▒ tamam─▒na yans─▒tmakta idi ÔÇö yaln─▒z ─░ttifak ve ─░┼č├ži ├╝yeler ─░kinci Duma’da temsil ediliyorlard─▒. Onlar M├╝sl├╝manl─▒k i├žin yapt─▒klar─▒ faaliyetlerini ba┼čl─▒ca ├╝├ž noktaya inhisar ettirmi┼člerdi: M├╝sl├╝man okullar─▒n─▒ Rus h├╝k├╝metinin herhangi bir giri┼čiminden kurtarmak, M├╝sl├╝man ve Rus halk─▒n─▒n tam e┼čitli─či ve M├╝sl├╝man dini idarenin tekrar ├Ârg├╝tlenmesi. M├╝ft├╝lerin tayini yerine onlar─▒n se├žilmelerini ve Rus h├╝k├╝metinin herhangi bir ┼čekilde m├╝dahale etmemesini istiyorlard─▒. Fakat m├╝ft├╝lerin tayinleri ihtil├óle kadar devam etti ve h├╝k├╝met M├╝sl├╝manlar─▒ kontrol i├žin b├Âyle bir ├Ânemli hareketten vazge├žmeyi istemedi. Bununla beraber Kadet partisinin yard─▒m─▒ ile onlar okullardaki ba─č─▒ms─▒zl─▒klar─▒n─▒ idameye devam ettiler.

M├╝sl├╝manlar─▒ ─░kinci Duma’da rahats─▒z eden di─čer ├Ânemli bir sorun da Ruslar─▒n s├Âm├╝rgele┼čtirme siyaseti idi. Kazaklar ve Ba┼čk─▒rlar g├╝neydo─ču sahalar─▒nda Ruslar─▒n yerle┼čmesinin s─▒n─▒rland─▒r─▒lmas─▒n─▒ ve g├Â├žebelerin topraklar─▒n─▒n tar─▒msal s├Âm├╝rgele┼čtirilme i├žin al─▒nmas─▒n─▒n ├Ânlenmesini istiyorlard─▒. Ural sahas─▒ndan bir Kazak mebusu olan Karataef Duma’ya ve Rus h├╝k├╝metine g├Â├žebelerin topraklar─▒ ├╝zerindeki haklar─▒n─▒n tan─▒nmas─▒ i├žin ba┼čvurmu┼č ve Kadetlerin program─▒na uyarak ├žiftlik sahiplerinin ellerindeki topraklar─▒n k├Âyl├╝lere verilmek suretiyle tar─▒msal sorunun hallini tavsiye ediyordu[19]. Bu nutuklar, bununla beraber ─░ttifak─▒n son nefesleri idiler. ─░kinci Duma ile Rus h├╝k├╝meti aras─▒ndaki ├žat─▒┼čma Duma’n─▒n 3 Haziran 1907ÔÇÖde da─č─▒lmas─▒na sebep oldu ve durumun de─či┼čmesi┬á m├╝sl├╝manlar─▒n Rusya’daki siyasi┬á faaliyetlerini s─▒f─▒ra indirdi.

1-11 May─▒s 1917 Moskova Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ Kongresi

1917 y─▒l─▒na gelindi─činde ├çarl─▒k Rusyas─▒ÔÇÖn─▒n y─▒k─▒lmas─▒nda Birinci D├╝nya Sava┼č─▒’n─▒n ├Ânemli rol├╝ olmu┼čtur. Devrimin lideri Lenin Rusya’daki az─▒nl─▒klara ├Âzg├╝rl├╝k vaadinde bulunuyor ÔÇťToprak k├Âyl├╝n├╝n, ├Âzerklikte milletlerin!ÔÇŁ hakk─▒d─▒r diyordu.

Rusya’daki 1905 ayaklanmas─▒, Balt─▒k’tan B├╝y├╝k Okyanus’a kadar topraklarda ya┼čayan az─▒nl─▒klara zaten umut kap─▒s─▒ a├žm─▒┼č, ┼čiir, edebiyat, tiyatro, m├╝zik, bas─▒n ve mill├« e─čitim al─▒nmda gizli a├ž─▒k ├žal─▒┼čmalara neden olmu┼čtu.

Afgan T├╝rklerinden ┼×eyh Cemaleddin’in (1836-1897-─░stanbul) “b├╝t├╝n ─░slam d├╝nyas─▒n─▒n ya┼čayabilmesi i├žin, M├╝sl├╝man milletlerin, mill├« ┼čuura ├Ânemle sar─▒lmalar─▒ gerekir!” s├Âz├╝, ayd─▒n ├ževreler i├žin b├╝y├╝k bir uyar─▒ idi. Arap├ža ve Fars├ža da bilen bu b├╝y├╝k bilgin ─░slam d├╝nyas─▒n─▒ dola┼čarak verdi─či dersler, att─▒─č─▒ nutuklar, yay─▒nlad─▒─č─▒ eserlerle ayd─▒n toplumlara uyar─▒c─▒ bir ─▒┼č─▒k sunmu┼čtu.

K─▒r─▒ml─▒ ─░smail Gasp─▒ral─▒ da 1881’den itibaren K─▒r─▒m ve geldi─či ─░stanbul’da ‘T├╝rk ve Tatarlar, kendi okullar─▒nda kendi dilleriyle Bat─▒ bilim ve e─čitimini ├Â─črenmeli. End├╝stri alan─▒nda Avrupa’ya yeti┼čmelidir!” diyordu. Bu alanda kitap dergi, gazeteler yay─▒nlayarak toplumun uyand─▒r─▒lmas─▒n─▒, k├╝lt├╝r ve sosyal seviyenin y├╝kseltilmesini ├Âneriyor, “dilde, d├╝┼č├╝nce ve ├žal─▒┼čmada birlik!” istiyordu[20]. Gasp─▒ral─▒, t├╝m T├╝rkl├╝k d├╝nyas─▒na sa├žt─▒─č─▒ ─▒┼č─▒kla, K─▒r─▒m T├╝rkleri gibi, kuzey ve do─ču T├╝rklerince de bu yolda bir lider say─▒lm─▒┼č, 1883’te ├ž─▒kard─▒─č─▒ “Terc├╝man gazetesi” b├╝t├╝n T├╝rk boylar─▒nda aran─▒r olmu┼čtu. Bu ─▒┼č─▒kla Kazanl─▒ bilim adamlar─▒ndan Sahabettin Mercani, M├╝stefad ├╝l Ahbar Kazan Tarihi adl─▒ eserinde, Kazanl─▒lara dinden ba┼čka bir de toplumlar i├žin milliyet duygusunun oldu─čunu ac─▒ ve sert bir dille a├ž─▒k├ža ilan ediyordu. ─░stanbul’da da ┼×emsettin Sami, Ahmet Mithat, Necip As─▒m, S├╝leyman, Cevdet ve M├╝nif Pa┼čalarÔÇÖ─▒n T├╝rk├ž├╝l├╝k alan─▒ndaki u─čra┼č─▒lar─▒ Do─ču T├╝rk boylar─▒nda da ├Ânemli etki yapmakta, ayd─▒nlar aras─▒nda elden ele, dilden dile dola┼čarak geli┼čmekteydi. Emrullah Efendi, Bursal─▒ Tahir Bey, Raif Fuat, Ahmet Hikmet, Mehmet Emin, Ziya G├Âkalp, Yusuf Ak├žura T├╝rk├ž├╝l├╝k, T├╝rk dili ├žal─▒┼čmalar─▒nda ├Ânemli ad─▒mlar atmaktayd─▒. Bu ├žal─▒┼čmalar─▒n 1917 devriminden sonra T├╝rk boylar─▒nda ├Âzg├╝rl├╝k hareketleri bak─▒m─▒ndan ├Ânemli etkisi olmu┼čtu.

Sovyet Rusya Kurucu Meclisi i├žin T├╝rk boylar─▒nda yap─▒lan se├žimler s─▒ras─▒nda alelacele kurulmu┼č siyasi partilerle Kazan, T├╝rkistan, K─▒r─▒m, Azerbaycan T├╝rkleri kendi g├Âr├╝┼č ve davalar─▒n─▒ ileri s├╝r├╝yor, m├╝cadeleler g├╝nden g├╝ne geli┼čerek geni┼čliyordu. Balt─▒k k─▒y─▒s─▒nda Finler, Estonlar, Letonlar Litvanyal─▒lar ve Lehler ├Âzg├╝rl├╝k bak─▒m─▒ndan kuvvetli ve ayd─▒n kadrolarla i┼če giri┼čmi┼člerdi. Bu az─▒nl─▒klar Balt─▒k sahilinde olmalar─▒, Avrupa’ya yak─▒nl─▒klar─▒ ve H─▒ristiyan olmalar─▒ nedeni ile ├çarl─▒k devrinde, devlet hizmetinde ve orduda g├Ârev alm─▒┼č olduklar─▒ndan daha ba┼čar─▒l─▒ idiler. T├╝rkler genellikle devlet hizmetinde ve askerlik alan─▒nda g├Ârev alamad─▒klar─▒ndan bu hareketlerde ge├ž kald─▒lar. Azeriler 1919 Nisan─▒nda Baku’da bir kurultay toplad─▒lar, burada her┼čeyden evvel Sosyalist Rusya’n─▒n alaca─č─▒ yeni y├Ânetim ┼čeklini ├Â─črenmek istiyorlard─▒. Uzun tart─▒┼čmalardan sonra, Sovyet Rusya yeni idare bi├žimi olarak “B├Âlgesel Federasyon esas─▒ do─črultusunda birer Cumhuriyet”in kurulmas─▒ istenmi┼čti. Bu karar kurultaya kat─▒lan Mehmet Emin Resulzade, Neriman Nerimano─člu, Dr. H├╝srev Sultanof, ┼×emkirli Ali, Mehmet Sad─▒k Aran, ┼×efi Bey gibi de─či┼čik partiden ├╝yelerin g├╝nlerce s├╝ren tart─▒┼čmalar─▒ sonucu al─▒nm─▒┼čt─▒. ├ľzellikle tart─▒┼čma, bir tarafta T├╝rk├ž├╝ler di─čer tarafta ─░slamc─▒larla Sosyalistler aras─▒nda s├╝r├╝p gidiyordu. Federasyon g├Âr├╝┼č├╝n├╝ – Sovyet Rusya’dan ayr─▒lman─▒n ilk a┼čamas─▒ olarak -T├╝rk├ž├╝ler savunuyor; bu g├Âr├╝┼čte olanlar, T├╝rk d├╝nyas─▒ i├žin b├Âlgesel ├Âzg├╝rl├╝kler istiyorlard─▒. Buna kar┼č─▒ olanlar ise ba┼čta Neriman Nerimanof olmak ├╝zere milliyet meselesinin ├ž├Âz├╝m├╝n├╝n b├Âlgesel ├Âzg├╝rl├╝klerle de─čil, Sovyet Rusya’n─▒n birle┼čimi i├žinde d├╝┼č├╝n├╝lmesi gerekti─či fikrini savunuyorlard─▒[21]. Kuzey T├╝rkleriÔÇÖnden Kazan’da da 1905 ayaklanmas─▒ndan ├Ânce, Rusya’da ya┼čayan t├╝m T├╝rk topluluklar─▒ gibi Kazan T├╝rkleriÔÇÖnde de hi├žbir siyas├« kurulu┼č ve giri┼čim yoktu. Bu y├Ânden halkta bir siyasi ve sosyal hareket g├Âr├╝lmemi┼čti. 1905 hareketleri bu y├Ânen bir uyan─▒┼ča neden oldu. 1905 y─▒l─▒ yaz─▒nda b├╝t├╝n Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖn─▒n temsilcilerinden olu┼čan ve izin almaya gerek duyulmadan yap─▒lan toplant─▒da “Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ Birli─či” adl─▒ bir siyasal parti kurulmas─▒na karar verildi. Bu karar─▒n al─▒nmas─▒nda Yusuf Ak├žura’n─▒n ├Ânemli rol├╝ oldu.

Bu siyasal giri┼čimler ile ├çarl─▒k Rusyas─▒ Meclisi’ne ilk se├žimde 24 T├╝rk, ikinci se├žimde de 34 T├╝rk milletvekili olarak girmeyi ba┼čarm─▒┼člard─▒. Birincide bunlar─▒n 12’si, ikinci se├žimde ise 15’i Kazanl─▒ idi. Ne yaz─▒k ki Ak├žurao─člu siyasal at─▒l─▒mlar─▒ sonucu tutuklanm─▒┼č, meclise girememi┼č, ─░stanbul’a gelmi┼čti. ├çarl─▒k T├╝rk milletvekillerinin meclise gittik├že daha fazla say─▒da girmesinden endi┼čelenmi┼č, bu y├╝zden ├╝├ž├╝nc├╝ se├žimde ancak 10 T├╝rk milletvekilinin┬á meclise kat─▒labilmesine izin vermi┼čti. 1907 y─▒l─▒nda patlak veren ÔÇťgericilik hareketleriÔÇŁ ÔÇťRusya M├╝sl├╝manlar─▒ Birli─čiÔÇŁ partisinin da─č─▒lmas─▒na yol a├žm─▒┼č, Parti bir daha toplanamam─▒┼čt─▒. Ama buna kar┼č─▒n k├╝lt├╝rel ve sosyal hayatta geli┼čme durmam─▒┼č, mill├« bir sahne do─čarak geli┼čmi┼č, yeni ve ciddi bir mill├« Tarih ak─▒m─▒ olu┼čmu┼č, ├že┼čitli eserler yay─▒nlanm─▒┼čt─▒. E─čitim ve okullara ├Ânem verilmi┼č, ├çarl─▒─č─▒n amans─▒z izleme ve engellemelerine ra─čmen ge┬şli┼čmeye devam etmi┼č, Kazanl─▒ T├╝rk kad─▒n─▒ hayat m├╝cadelesine at─▒lm─▒┼č, her alanda erke─čine ve ailesine yard─▒mc─▒ olmak yolunu tutmu┼čtu.

1917 Moskova ─░slam KongresiÔÇÖne Kazan T├╝rkleri de kat─▒lm─▒┼člard─▒. B├╝t├╝n Rusya’daki T├╝rk boylar─▒ ve Kazanlar kendilerini temsil edecek ve ileriye d├Ân├╝k hamleleri ortaya ├ž─▒karacak ve y├╝r├╝tecek bir topluluk, bir siyasal parti kurmak iste─činde idiler. On y─▒l kadar ├Ânce Mekerce (Niyejini) KongresiÔÇÖnde oldu─ču gibi toplumlar─▒n g├Âr├╝┼č birli─čine varamamalar─▒ nedeniyle bu birlik fikrine ula┼čam─▒yorlard─▒. Bu sonuca varamamalar─▒nda Bol┼čevik y├Âneticilerinin sabotajlar─▒n─▒n da ├Ânemli rol├╝ oluyordu[22]. Milliyet├ži idealist grup ise t├╝m te┼čebb├╝sleri engellenmesine ra─čmen yeni yeni kongrelerle hedeflerine varma ├žabas─▒nda idiler. 1917 Temmuzunda Kazan’da toplanan ├╝├ž kongrenin (─░kinci Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ Kongresi, Din Adamlar─▒ Kongresi, Askeri Kongre) hepsinde Rusya ve Sibirya T├╝rkleriÔÇÖnin b├Âlgesel ├Âzg├╝rl├╝─č├╝ ilan edilmi┼č ve yedi ki┼čilik bir ├Âzerklik idar├« kurulu olu┼čturulmu┼čtu. Hatta amaca ula┼čmak i├žin mill├« bir b├╝t├že yap─▒lmas─▒ giri┼čimine ge├žilmi┼č, kurulacak “Millet Meclisi” i├žin se├žimler yap─▒lm─▒┼čt─▒. Bu ├žal─▒┼čmalar─▒n liderli─čini ├╝stlenen ki┼či ise y─▒llarca Ankara ├ťniversitesi’nin Hukuk Fak├╝ltesiÔÇÖnde┬á profes├Ârl├╝k ve Millet Meclisimizde milletvekilli─či yapacak olan rahmetli Sadri Maksudi Beydi. Kazan T├╝rkleriÔÇÖnin Millet Meclisi UFA kentinde 1917 y─▒l─▒ 30 Kas─▒m─▒nda b├╝y├╝k bir umutla toplanm─▒┼č, 1918 y─▒l─▒n─▒n 22 Ocak─▒nda ge├žici y├Ânetim kurulu yerine s├╝rekli bir milli idare kurularak ├Âzerk bir devlet kurma ve ya┼čatma kayg─▒s─▒na d├╝┼č├╝lm├╝┼čt├╝. Ne yaz─▒k ki Devrim hareketi sonucu Sovyetler 1918 y─▒l─▒n─▒n 25 Nisan─▒nda ani bir kararla Milli Meclisi kapayarak yaln─▒z dinsel kurulu┼čun siyasal alana kaymamak ├╝zere devam─▒na izin vermi┼člerdi.

1917 Devrim hareketi ├╝zerine Petersburg ve MoskovaÔÇÖda gerek g├Ârev, gerek i┼č hayat─▒, gerekse y├╝ksek tahsil i├žin bulunan T├╝rkistan, Kazan, K─▒r─▒m ve Azeri T├╝rkleri birbirleri ile bulu┼čup, ├Âzg├╝r bir T├╝rk d├╝nyas─▒ yaratma ├žabas─▒ i├žine girmi┼člerdi. Rusya ise bir akla kara ├žeki┼čmesi i├žerisindeydi. Kol├žak, Denikin gibi ├çar taraftar─▒ olan gruplar, K─▒z─▒llar─▒n Rusya’y─▒ b├Âl├╝p da─č─▒tmas─▒na imk├ón vermemek ├žabas─▒ i├žindeydiler. Petersburg’da Mustafa ├çokayo─člu, ─░lyas Alkin, Azer├« Ali Ekber Top├ž├╝ba┼č─▒, T├╝rkmen Kakacan Berdiyev, Kazak T├╝rklerinden ─░sa Ka├žg─▒nbay, Tatarlardan Sultanbek M├ómhyev, Mustafa ┼×ahkulu, Ali Merdan Top├ž├╝ba┼č─▒, Alihan B├╝keyhan s─▒k s─▒k “Petersburg ─░slamlar─▒ Cemiyeti Hayriye”sinde ve Selm Giray Cant├╝rin ile Aliasyar S─▒rtlanov’un Emine S─▒rtlanov’un evlerinde ├Âzel toplant─▒lar yaparak, Sovyet DevrimiÔÇÖnin nerede durup, nas─▒l bir d├╝zen alaca─č─▒n─▒ tart─▒┼č─▒yorlard─▒.

Devrimin ilk haftas─▒nda Kazan, K─▒r─▒m, Azerbaycan, Kazakistan T├╝rklerinin ileri gelenleri t├╝rl├╝ etkiler ve g├Âr├╝┼člerle Petersburg ve Moskova’da toplant─▒lar yapmaktayd─▒lar[23]. Ama├ž ├Âzg├╝rl├╝kt├╝. Ama nas─▒l ve ne yoldan hangi kadro ve imk├ónlarla hedefe ula┼č─▒lacakt─▒? G├╝├ž olan bunu ortaya koymakt─▒; birle┼čme ve anla┼čma yollar─▒n─▒ saptamak gerekiyordu. Ahmet Saliko, ─░smail Limanov ve ├çokayo─člu, Rusya’n─▒n Demokrat bir Cumhuriyet olmas─▒, T├╝rk boylar─▒n─▒n bu Cumhuriyet i├žinde ├Âzerkli─čini s├╝rd├╝rmesi g├Âr├╝┼č├╝ndeydiler. Zeki Velidi Togan ile Selim Giray Cant├╝rin ise Rusya’n─▒n bir Cumhuriyetler Federasyonu halinde yarat─▒lmas─▒n─▒ istemekteydiler. T├╝rklerÔÇÖden Rus Siyas├« partilerinde g├Ârev alanlar ├že┼čitli etkiler alt─▒nda kalarak ├Âzerklik fikrine sar─▒lam─▒yordu. Bu g├Âr├╝┼č ve ├žal─▒┼čmalar t├╝m Azerbaycan, K─▒r─▒m, Kazan ve T├╝rkistan’da s├╝r├╝p gitmekteydi. ├ľzellikle T├╝rkistan’da toplanan ge├žici komite uzun s├╝re ├Âzerklik ve federasyon hakk─▒nda kesin bir karara varamam─▒┼čt─▒. Kesin bir karara varmak i├žin se├žilen ÔÇťT├╝rkistan M├╝sl├╝manlar─▒ Merkez ┼×uras─▒ÔÇŁ Moskova KongresiÔÇÖne Mustafa ├çokay Ba┼čkan, Zeki Velidi Togan Sekreter, M├╝nevner Kari, Abican Mahmut, Mahmut Hoca Behbudi, Ubeydullah Hoca olmak ├╝zere delegelerini se├žmi┼čti. Devrimden sonra Lenin iktidara gelmeden Rusya’n─▒n da─č─▒lmas─▒na raz─▒ olmayan Krenskiy h├╝k├╝meti, ayr─▒l─▒k├ž─▒ g├Âr├╝┼čte olan T├╝rk delegelerinin se├žilmesine ├žok ├Ânem veriyordu.

7 May─▒s 1917’de 12 ki┼čilik T├╝rkistan Komitesi ile Ba┼čkurt ve Kazak ÔÇô K─▒rg─▒nlarÔÇÖdan delegeler gelmi┼čti. ─░lk toplant─▒da Ahmed Salihov, ┼×akir Mehmet Yaro, Ayaz ─░shaki ve Kazanlar─▒n federasyona kar┼č─▒ ├ž─▒kacaklar─▒ san─▒lm─▒┼čt─▒. Azerbaycanl─▒lar, K─▒r─▒ml─▒lar T├╝rkistanl─▒larÔÇÖ─▒n da federasyon fikrinde olduklar─▒ ├Â─črenilince anla┼čmak kolayla┼čt─▒. Kongre ba┼čkan─▒ se├žiminde de zorluk ├žekilmedi. T├╝m delegeler Ali Merdan Top├žuba┼č─▒’y─▒ ba┼čkan se├žti. Anadilini unutarak kongrede Rus├ža konu┼čmak zorunda olan T├╝rk boylar─▒ delegelerinin biribirleriyle anla┼čabilmek i├žin Rus├ža’ya ba┼čvurmak zorunda kald─▒klar─▒n─▒ kongre tutanaklar─▒ndan y├╝re─čimiz burkularak izlemekteyiz. ─░┼čte bu durumlardan kurtulmak i├žin bu kurultaylar─▒n manevi mimarlar─▒ Gasp─▒ral─▒ÔÇÖn─▒n ÔÇťdilde, fikirde, i┼čte birlikÔÇŁ ┼čiar─▒n─▒ hayata ge├žirmek istiyordu. B├╝t├╝n felaketler, b├╝t├╝n hastal─▒klar okulsuzluktan ve bilgisizliktendir. Cahil bir toplumun ├Ân├╝ne t├╝m d├╝nya nimetlerini getirseniz ondan yararlanamaz. Onu ├Ânce okutmak gerekir, ├ž├╝nk├╝ k├╝lt├╝r insanlara ve toplumlara varacaklar─▒ ayd─▒n yolu g├Âsterir, ki┼čileri ve toplumlar─▒ ayd─▒nl─▒─ča ula┼čt─▒r─▒r[24].

Kongrenin ana problemi, Rusya’n─▒n gelecekteki devlet ┼čekli ve kendilerinin ona kar┼č─▒ alaca─č─▒ tedbir idi. Bu konuyla, T├╝rk kavimlerinin her delegasyonu ate┼čli bir surette ilgileniyordu. M├╝zakerelerin devam─▒nda delegelerin, biri di─čerinden esasl─▒ bir ┼čekilde farkl─▒ iki g├Âr├╝┼če sahip olduklar─▒ ortaya ├ž─▒kt─▒. Ayaz ─░s├ók├«’nin (─░sh├ók├«) sevk ve idare etti─či ─░dil – Ural delegasyonunun desteklemekte oldu─ču Ahmet Salih├óti (Salihov) idaresindeki bir grup, bilhassa Kuzey Kafkasya grubundan, birle┼čmi┼č bir Rus devleti camias─▒nda T├╝rk kavimleri i├žin k├╝lt├╝r otonomisi talep ediyordu. ┬źAhmet Salih├ót├« , Rusya T├╝rkleri probleminin ├ž├Âz├╝mlenmesi i├žin birle┼čmi┼č bir Rusya’y─▒ daha uygun buluyordu. ├ç├╝nk├╝ birle┼čtirilmi┼č bir devlet, toprak meselesini ve sosyal problemleri daha iyi ├ž├Âzebilecek; bir toprak b├Âl├╝nmesi ise, kavimlerin da─č─▒lmas─▒na neden olacak ve k├╝lt├╝r bak─▒m─▒ndan olduk├ža farkl─▒ geli┼čmi┼č T├╝rk boylar─▒n─▒n birle┼čtirilmesine engel olacakt─▒r.ÔÇŁ

Salih├ót├«’nin g├Âr├╝┼č├╝ ┼ču idi : ÔÇťMill├« meselelerin ├ž├Âz├╝mlenmesi konusunda M├╝sl├╝manlar i├žin tek bir ├ž├Âz├╝m yolu, ┼čahs├« h├╝rriyet esas─▒na dayanan k├╝lt├╝r otonomisine kavu┼čmakt─▒r.ÔÇŁ Burada ┼čunu belirtmelidir ki, Salih├ót├«, Rus Anayasal Demokrat Partisi’nin tesiri alt─▒nda idi. Bundan ba┼čka o, Rusya’n─▒n gelecekteki devlet ┼čekline, ├že┼čitli b├Âlgelerde, mesel├ó, Sibirya ve Kuzey Kafkasya’da Rus ahalisi kar┼č─▒s─▒nda az─▒nl─▒kta ya┼čamakta olan T├╝rk gruplar─▒n─▒n penceresinden bak─▒yordu. Salih├ót├«, Duma’da daima M├╝sl├╝manlar─▒n ortak ├ž─▒karlar─▒n─▒ dile getirmeye ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. 1917 Bol┼čevik ─░htil├óli’nden sonra memleket d─▒┼č─▒na ka├žt─▒ ve 2 Eyl├╝l 1928’de Var┼čova’da vefat etti. Onun birle┼čik devlet fikirlerini benimseyen Ayaz ─░s├ók├« ┼ču g├Âr├╝┼č├╝ savunuyordu : ÔÇťBir federasyon kurulursa millet ve ona ait olan topraklar, esas olarak al─▒n─▒r. Bu prensipler kabul edildi─či takdirde, s─▒n─▒r b├Âlgelerindeki M├╝sl├╝manlar─▒m─▒z kendi devletlerini kurabilir ve memleket meselelerinin sahibi olurlar. K─▒rg─▒zlar (Kazaklar) ve T├╝rkistanl─▒lar, topraklar─▒nda ├žo─čunlu─ču temsil ettiklerinden m├╝stakil ├╝lke olabilirler.ÔÇŁ

ÔÇťFakat, Rusya’n─▒n i├ž taraflar─▒nda b├Âyle devletlere ayr─▒lmak imk├óns─▒zd─▒r. ─░dil (Volga) b├Âlgesi ve Sibirya M├╝sl├╝manlar─▒, ya┼čad─▒klar─▒ b├Âlgelerde az─▒nl─▒kta olduklar─▒ndan otonomi elde edemezler. Bunlar, di─čer milletlerle birlikte, bulunduklar─▒ memleketin otonom devletine ba─članacakt─▒r. Az─▒nl─▒kta olmalar─▒ y├╝z├╝nden haklar─▒n─▒ korumalar─▒ g├╝├ž olacakt─▒r. Bundan sonra milyonlarca T├╝rk-Tatarlar, di─čer milletler i├žinde peyderpey kaybolacaklard─▒rÔÇŁ.

Bu fikirlerin te┼čvik├žileri, kendi mill├« gruplar─▒n─▒n haklar─▒n─▒ koruyabilmek i├žin, T├╝rkistan’─▒n, K─▒r─▒m ve Azerbaycan’─▒n devlet haline gelmesini feda etmek e─čiliminde idiler. Halbuki, bu ├╝lkelerde, Rus imparatorlu─čunun mutlak M├╝sl├╝man ├žo─čunlu─ču ya┼čamakta idi. (Birle┼čmi┼č Devlet├žiler), Salih├ót├«’nin arzetti─či kendi tasar─▒lar─▒n─▒ ├Âne s├╝rd├╝ler. Bu tasar─▒n─▒n metni ┼č├Âyle idi :

┬ź1. Rusya, merkeziyet├ži temele dayanan, parlamentosu olan bir halk cumhuriyeti olmal─▒d─▒r.

┬ź2. M├╝sl├╝manlar─▒n mill├« k├╝lt├╝rel otonomisi, Rusya anayasas─▒yla da garanti alt─▒na al─▒nmal─▒d─▒r.┬╗

Federalistler (federasyon taraftarlar─▒), ├╝lke otonomisi istekleri ile ├╝nitaristlere kar┼č─▒ ├ž─▒kt─▒lar. Bu ak─▒m─▒n yetkili s├Âzc├╝s├╝, Azerbaycan temsilcisi Mehmed Emin Resulzade idi. O, konu┼čmalar─▒n─▒n bir b├Âl├╝m├╝nde ┼č├Âyle diyordu :

┬źBiz, T├╝rk-Tatar kavimleri, her ne kadar bir ─▒rktan ve T├╝rk evl├ótlar─▒ isek de, farkl─▒ leh├želer konu┼čtu─čumuzu ve farkl─▒ ├Âzelliklere sahip oldu─čumuzu ink├ór edemeyiz. Halihaz─▒rda Volga Havzas─▒ Tatarlar─▒ÔÇÖn─▒n kendilerine ├Âzg├╝ edebiyat─▒, bas─▒n─▒, yazarlar─▒ ve ┼čairleri vard─▒r. T├╝rkistan-├ça─čataycas─▒ da, zengin bir edebiyata sahiptir. Kazak-K─▒rg─▒zlar dahi bir geli┼čim i├žindedirler. Bunlardan hi├žbiri, ┼čartlar ne olursa olsun, kendi ├Âzelliklerinden vazge├žmeyeceklerdir. B├Âylece, Azerbaycan T├╝rkleri de dilinden, edebiyat─▒ndan ve ├ódetlerinden vazge├žemez. Bu ├Âzelliklerinden sarf─▒nazar etmeleri, ne l├╝zumludur, ne de faydal─▒d─▒r. Herkes kendi tabi├« yolunda y├╝r├╝melidir. T├╝rk nehirlerinin ak─▒p ula┼čt─▒─č─▒ bir deniz vard─▒r; bu deniz bir T├╝rk denizidir. Bu sebeplerden dolay─▒ mill├« ve memleket├že farkl─▒l─▒─č─▒ esas alarak kendi ├╝lkelerine ve farkl─▒ ├Âzelliklere sahip olan Azerbaycan, T├╝rkistan, Da─č─▒stan ve K─▒rg─▒zistan (Kazakistan – m├╝ellif) i├žin otonomi (muhtariyetler) arzu ediyoruz┬╗[25].

Federasyoncular, delegeleri kendi fikirlerinden haberdar etmeye te┼čebb├╝s ettiler. T├╝rkistan delegasyonu ba┼čkan─▒ Ubeydullah Hoca, konu┼čmas─▒nda, T├╝rkistan’─▒n mill├« muhtariyete olan hakk─▒n─▒ ┼ču delillere istinat ettirdi :

┬źSay─▒n Beyler! Burada iki ayr─▒ ak─▒ma b├Âl├╝nme var. Bu b├Âl├╝nmede bir hata g├Âr├╝yorum. Yanl─▒┼č yolda y├╝r├╝yenler, problemlere kendi din├« ve mill├« a├ž─▒lar─▒ndan bak─▒yorlar, bundan ┼č├╝phe dahi edemeyiz. Bu problemlerin, siyas├« bak─▒mdan kendine ├Âzg├╝ s─▒n─▒rlar─▒ vard─▒r. ┼×u halde, meseleyi iktisad├« a├ž─▒dan ele almal─▒d─▒r. Bu noktada M├╝sl├╝manlar─▒n ├žo─čunlu─ču, T├╝rkistan, Kafkasya ve Kazakistan i├žin federasyon taraf┬ştand─▒r. Bu ├╝├ž b├╝y├╝k ├╝lke, ittifakla; ‘biz bir federasyona girmek istiyoruz’ diyorlar. Buna kar┼č─▒ olanlar ise az─▒nl─▒kta bulunuyorlar. Bunlar─▒n bir federasyona kat─▒lmalar─▒ gerekseydi, ┼ča┼čk─▒nl─▒─ča kap─▒lacaklard─▒. T├╝rkistan’da hi├ž bir M├╝sl├╝man, federasyona kar┼č─▒ fikir beyan etmedi. T├╝rkistan’da iktisad├« bak─▒mdan ezilmi┼č ├žok insan vard─▒r. Biz T├╝rkistan┬şl─▒lar, mazlumluktan kurtulmak i├žin federasyon talep ediyoruz. Bizim mill├« ve din├« arzular─▒m─▒z ile siyas├« hudutlar─▒m─▒z ├╝zerindeki g├Âr├╝┼člerimizde ihtil├óf vard─▒r. Bizim topraklar─▒m─▒zda bizim isteklerimizin h├ókim olmas─▒n─▒ isteme─če hakk─▒m─▒z vard─▒r. Federasyon aleyhinde konu┼čanlar :

  1. Federasyonun antidemokratik oldu─čunu ileri s├╝rd├╝ler. Bu zatlar Amerikan DevletiÔÇÖnin federatif bir devlet oldu─čunu unutuyorlar. Kimse iddia edemez ki, bu memlekette demokratik bir hukuk yoktur veya bask─▒ vard─▒r. Amerikan demokrasisi gibi bir demokrasiye sahip bir millet daha yoktur.
  2. Federasyon kuruldu─ču takdirde kuvvetlerin par├žalan─▒p M├╝sl├╝manlar─▒n zay─▒flayaca─č─▒n─▒ ileri s├╝rd├╝ler. Bu g├Âr├╝┼č de yanl─▒┼čt─▒r. Hi├žbir devletin kap─▒s─▒ kapanmayacakt─▒r, aksine bunlar, herkes i├žin a├ž─▒k tutulacakt─▒r. Bundan ba┼čka, ayr─▒ ayr─▒ devletler parlamentoda (Rus Devleti parlamentosunda m├╝ellif) tek bir g├╝c├╝ temsil edeceklerdir.
  3. Bir federasyon mevcut olursa, M├╝sl├╝manlar─▒n da─č─▒laca─č─▒n─▒ iddia ettiler. Memleket s─▒n─▒rlar─▒ tesbit edilse dahi, birle┼čme m├╝mk├╝nd├╝r. Siyas├« ve iktisad├« bak─▒mdan M├╝sl├╝manlar ba─č─▒ms─▒z olunca, din├« bak─▒mdan yine ─░sl├óm birli─činde kalacaklard─▒r. Mesel├ó; T├╝rkiye’ye kar┼č─▒ bir harp yap─▒ld─▒─č─▒nda, biz Rusya M├╝sl├╝manlar─▒, T├╝rklerle ruh ve din beraberli─či i├žinde kalaca─č─▒z. Se├žkin devletlerin oldu─ču yerde, ─░sl├óm birli─či daha kuvvetli olur (alk─▒┼č). Biz T├╝rkistanl─▒ delegeler, kongreye gelirken bir federasyon i├žin karar alm─▒┼č ve topraklar─▒n (Rusya’n─▒n-m├╝ellif) 1/3’├╝nde oturdu─čumuzdan, ald─▒─č─▒m─▒z karara kimsenin kar┼č─▒ gelmeyece─čini d├╝┼č├╝nm├╝┼čt├╝k. Fikirlerimizi delegelerin iyi kar┼č─▒layaca─č─▒n─▒ sanm─▒┼čt─▒k. Biz diyorduk ki, Moskova’ya, biri di─čerimizi ma─čl├╗p etmek i├žin de─čil, birle┼čmek i├žin gidiyoruz. Bu y├╝zden biz, kalabal─▒k bir delegasyon ile gelmedik. Sizlere g├╝vendik. Burada g├Ârm├╝┼č olduklar─▒m─▒z─▒ ├Ânceden bilseydik, beraberimizde 500 temsilci getirirdik. Kafkasl─▒lar, K─▒rg─▒zlar (Kazaklar-m├╝ellif) ve di─čerleri de ayn─▒ ┼čeyi yapard─▒. O zaman, sizlere nazaran ├žo─čunlukta olurduk. Biz buraya ├žal─▒┼čmak i├žin geldik. Bu kongrenin bir m├╝cadele meclisi olaca─č─▒n─▒ bilmiyorduk… ├ťnitaristler, bizim gericili─čimizi i┼čaretle, kendi kendimizi idare etmekten ├óciz oldu─čumuzu iddia ediyorlar. B├Âyle bir iddian─▒n, Nikola’n─▒n (Rus ├çar─▒-m├╝ellif) iddialar─▒yla bir benzerli─či vard─▒r (alk─▒┼č). Bizim tarihimiz, atalar─▒m─▒z─▒n ┼č├Âhreti ile maruftur. T├╝rkistan milleti, kendi siyaseti ve idaresi i├žin m├╝cadele etmi┼č bir millettir… Bizde de, e─čitim g├Ârm├╝┼č ├žok insanlar vard─▒r. Burada k├╝├ž├╝k bir ├Ârnek vermeyi l├╝zumlu g├Âr├╝yorum: Kurtulu┼čtan sonra (1917, ┼×ubat ─░htil├óli – m├╝ellif) 21 ki┼čiden ibaret bir ┼č├╗ra te┼čkil ettik. Bu ┼č├╗ra, kanun ├ž─▒karan bir ┼č├╗ra Mevzi├«, idari mevzuat i├žin projeler haz─▒rlad─▒. Bu ┼č├╗raya kimler ├╝ye oldu dersiniz? Bu ┼č├╗ran─▒n ├╝yeleri geri fikirli molla ve zenginlerden olu┼čmu┼č de─čildir. Hepsi y├╝ksek tahsil g├Ârm├╝┼č kimselerdir. Millet, kimleri se├žmesi gerekti─čini bildi ve onu sevenleri se├žti. Bu da, milletin ne kadar titiz oldu─čunu a├ž─▒k├ža g├Âstermektedir. ┼×├╗ra ├╝yelerinden 8 ki┼či burada haz─▒r bulunmaktad─▒r. Bizim (kendi kendimizi idare etmek i├žin-m├╝ellif), adamlar─▒m─▒za sahip olmad─▒─č─▒m─▒z─▒ iddia edemezsiniz. Bu adamlar─▒m─▒z vard─▒r ve bundan b├Âyle de olacakt─▒r (alk─▒┼č).

Federasyoncular da KongreÔÇÖye Resulzade’nin arzetti─či, kendi karar tasar─▒lar─▒n─▒ sundular. Bu tasar─▒da, T├╝rk kavimleri i├žin belirli bir ├╝lke b├╝t├╝nl├╝─č├╝ne sahip olanlara mill├« muhtariyet; toprak b├╝t├╝nl├╝─č├╝ne sahip olmayanlara da mill├« k├╝lt├╝r muhtariyeti talep edildi. Federasyon taraftarlar─▒, ├╝nitaristlerin ald─▒─č─▒ 271 oya kar┼č─▒l─▒k 446 oy almak suretiyle fikirlerini kabul ettirdiler.

Baymirza HayitÔÇÖe g├Âre ÔÇťbelirtmelidir ki, her iki teklif de, Rus DevletiÔÇÖndeki T├╝rklerin farkl─▒ durumlar─▒n─▒n bir sonucu idi[26]. Federasyon ve ayn─▒ zamanda ├╝lkesel muhtariyet isteyenler, t─▒pk─▒ ├╝nitaristler gibi, yani k├╝lt├╝rel muhtariyet isteyenler gibi, isteklerini T├╝rk kavimlerinin farkl─▒ co─čraf├«, iktisad├« ve siyas├« ÔÇô ulusal- durumlar─▒ ├╝zerine dayand─▒rm─▒┼člard─▒ÔÇŁ.

6 May─▒s 1917ÔÇÖde Zeki Velidi federalist bir rapor verdi:

Zeki Velidi ÔÇťkongremizin program─▒nda bulunan meselelerden de─čil yaln─▒z m├╝lki idare, din├« idare, mill├« e─čitim i┼čleri hatt├ó toprak ve askerlik i┼člerinde dahi Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖn─▒n etnografik ├Âzelliklerine dikkat ve ├Ânem vermek ve i┼čleri tabii dairesinde y├╝r├╝tmek gerektir. B├Âyle yapmazsak yapt─▒─č─▒m─▒z b├╝t├╝n i┼čler fiksiyondan (hayalden) ibaret kal─▒r. Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖn─▒n etnografyas─▒ndan ve tarihlerinden, sosyal durumlar─▒ndan ve ├Âzelliklerinden haberi olan adam bunlar─▒n hepsini “Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖn─▒n kendilerine mahsus kanunlar─▒ d├╝zenleyen Mill├« Parlamentosu” denilen m├╝esseseyi meydana getirme─če, bu M├╝sl├╝manlar─▒ bir kal─▒ba sokma─ča, bir milliyet kab─▒na koyma─ča ├žaba g├Âstermez, bu gayri tabii, fenne ve hayata ayk─▒r─▒ bir i┼čtir. Bunun i├žin bu kongrenin maksad─▒, ├že┼čitli tarihi siyasi terbiye g├Ârm├╝┼č ├že┼čitli M├╝sl├╝man milletlerin gelecek ─░l Kurultay─▒ i├žin ittifak etmek ve bir blok meydana getirmek hususunda anla┼čmak olmal─▒d─▒r.

Taki Kafkasyal─▒lar T├╝rkistanl─▒lar─▒n, ─░├ž Rusya ve K─▒r─▒m Tatarlar─▒ Kazaklar─▒n ve Kafkasyal─▒lar─▒n i┼člerini desteklesinler. Ancak b├Âylece maksada ula┼č─▒labilir. Bu M├╝sl├╝manlar─▒n hepsi i├žin bir ortak m├╝essese kurmak m├╝mk├╝n ise bu da ancak din├« bir m├╝essese olabilir. Bundan fazlas─▒ olamazÔÇŁ demekteydi.[27]

─░. T├╝rko─člu, R─▒zaeddin Fahreddin ile ilgili eserinde ÔÇť1-11 May─▒s 1917 tarihinde Moskova’da toplanan B├╝t├╝n Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ Kurultay─▒ Ba┼čkurt├žuluk hareketinin do─čum yeri oldu. Liderli─čini Zeki Velid├« Togan’─▒n yapt─▒─č─▒ Ba┼čkurt delegasyonu kurultay─▒n toprak konusundaki tutumuna raz─▒ olmayarak toplant─▒y─▒ boykot ettilerÔÇŁ demektedir. Zeki Velidi hem ya┼čad─▒─č─▒ d├Ânemde hem de daha sonra Ba┼čkurt├žuluk yapt─▒─č─▒ itham─▒na maruz kalm─▒┼čt─▒r. Hat─▒ralar─▒nda kurultay─▒ terk etmediklerini, terk etmeleri i├žin bir sebep de olmad─▒─č─▒n─▒ belirtir[28]. Terk olay─▒n─▒ Leh as─▒ll─▒ ZenkovskyÔÇÖnin tarih├žilere kabul ettirdi─čini ifade eder. Kongre tutanaklar─▒ ile de bu ifadeler ├želi┼čmez. Fakat gelece─čin b├╝y├╝k T├╝rk├ž├╝ ve Turanc─▒s─▒ Zeki Veli ToganÔÇÖ─▒n┬á Kazanl─▒lara kar┼č─▒ tak─▒nd─▒─č─▒ tav─▒rlar tart─▒┼č─▒lmaya devam edecektir.(Geni┼č bilgi i├žin bak─▒n─▒z: Erol Kaymak,Sultan Galiyev ve S├Âm├╝rgeler Enternasyonali)

Zeki Velid├« Togan, Moskova Kurultay─▒’ndan sonra Orenburg’a giderek Ba┼čkurt ├ťlke ┼×uras─▒’n─▒ kurdu. Vakit gazetesinin 19 May─▒s 1917 tarihli n├╝shas─▒nda Ba┼čkurt Merkez ┼×uras─▒’n─▒n kuruldu─ču ve ilk Ba┼čkurt Kurultay─▒’n─▒n 21 Temmuz 1917 tarihinde Orenburg’da toplanaca─č─▒ ilan edildi. Ba┼čkurt ismiyle bir gazete ne┼črine ba┼čland─▒. Gazetenin kurucular─▒ aras─▒nda R─▒zaeddin Fahreddin’in gazeteci o─člu Abdurrahman Fahreddin de vard─▒. Abdurrahman’─▒n babas─▒n─▒n izni olmadan b├Âyle bir i┼če kalk─▒┼čmas─▒ m├╝mk├╝n de─čildi. Gazetenin ilk n├╝shas─▒nda imzas─▒z bir makale yazan Zeki Velid├« Togan, Ba┼čkurtlar─▒n T├╝rkistan ile Volga sahas─▒ aras─▒nda k├Âpr├╝ vazifesini g├Ârd├╝─č├╝n├╝, Ba┼čkurdistan’da muhtariyet kurulmas─▒n─▒n ekseriyeti bu davaya kar┼č─▒ olan Kazanl─▒lar─▒n da Rusya’n─▒n do─čusundaki kurtulu┼č hareketine kat─▒lmalar─▒na vesile olaca─č─▒n─▒ yaz─▒yordu. Zeki Velid├« Togan’─▒n makalesi R─▒zaeddin Fahreddin ve Zakir Remiyev taraf─▒ndan be─čenilmekle beraber, Fatih Kerim├« taraf─▒ndan ele┼čtirildi.[29]

R─▒zaeddin Fahreddin esas─▒nda siyasetle i┼čtigal etmeyi sevmiyordu. Yukar─▒da da belirtildi─či gibi 1905-1917 y─▒llar─▒ aras─▒nda toplanan M├╝sl├╝man Kongreleri’nin sadece 1914 y─▒l─▒nda toplanan─▒na istek ├╝zerine kat─▒lm─▒┼čt─▒. ├ç├╝nk├╝ siyasetten ziyade ilimle i┼čtigal etmeyi seviyordu. 1917 y─▒l─▒n─▒n sonuna kadar ─░dil-Uraldaki ├žok hareketli siyas├« ortamdan alabildi─čince uzak kalmaya ├žal─▒┼čt─▒. Hatta Millet Meclisi se├žimlerinde Ufa’daki Sosyalist grup taraf─▒ndan aday g├Âsterilip kazanmas─▒na ra─čmen Ufa’ya gitmemi┼čti. Lakin bu aday g├Âsterilme muhtemelen R─▒zaeddin Fahreddin’in inisiyatifi d─▒┼č─▒nda ger├žekle┼čen bir ba┼čvuru idi ve Zeki Velid├« Togan’─▒n marifetiydi. R─▒zaeddin Fahreddin Ufa’ya gitmese de 8 Aral─▒k 1917 tarihinde Orenburg’da toplanan Ba┼čkurt Kurultay─▒’na o─čluyla kat─▒larak saf─▒n─▒ belirledi. Fakat ─░dil-Ural b├Âlgesindeki T├╝rklerin i┼čbirli─čini engelleyen Ba┼čkurt├žuluk hareketinde i┼či neydi? Bu sorunun cevab─▒n─▒ vermek ├žok zor olmakla birlikte, buna Zeki Velid├« Togan ile ┼×erif Manatov’un bask─▒lar─▒n─▒n ve R─▒zaeddin Fahreddin’in belki de iki taraf─▒, yani Tatar ve Ba┼čkurtlar─▒ uzla┼čt─▒rmak istemesinin neden oldu─ču s├Âylenebilir. ├ç├╝nk├╝ kurultaya kat─▒lan delegeler aras─▒nda Zeki Velid├« Togan, ┼×eyhzade Babi├ž, ┼×erif Manatov ve R─▒zaeddin Fahreddin d─▒┼č─▒nda ┼č├Âhretli ba┼čka isim yoktu. Zeki Velid├« Togan da hat─▒ralar─▒nda R─▒zaeddin Fahreddin’e bask─▒ yapt─▒─č─▒n─▒ itiraf ediyor ve Tatarlar ├╝zerinde m├╝essir olmas─▒n─▒ ├╝mit ederek R─▒zaeddin Fahreddin’i birka├ž kere ziyaret etti─čini belirtiyor. Yap─▒lan g├Âr├╝┼čmelerde R─▒zaeddin Fahreddin’in Ba┼čkurtlar─▒n ba┼člatt─▒─č─▒ m├╝cadeleyi mukaddes addetmekle beraber ya┼čland─▒─č─▒ i├žin elinden fazla bir ┼čey gelmeyece─čini bildirmi┼čtir. Fakat Abdurrahman ve Abd├╝rre┼čid isimli o─čullar─▒n─▒n Ba┼čkurdistan’─▒n muhtariyeti hareketine yard─▒m etmelerini vasiyet etmi┼čtir. Zeki Velidi Togan, R─▒zaeddin Fahreddin gibi g├╝├žl├╝ bir ismi yanlar─▒na almalar─▒ndan memnun oldu─čunu yazmaktad─▒r[30].

Ba┼čkurtlar yukar─▒daki kurultay neticesinde 22 ki┼čiden ibaret Ba┼čkurdistanÔÇÖ─▒n Ge├žici Y├Ânetimini se├žtikleri gibi, Ufa’da T├╝rk-Tatar Millet Meclisi’nde olu┼čturulan Diniye Nezareti’nden ayr─▒ bir din├« idare olu┼čturarak R─▒zaeddin Fahreddin, Sabir H├╝sn├«, Ziya Kemal├«, Fahreddin Meclurov’u y├Ânetime getirdiler. B├Âylece 1788 y─▒l─▒ndan beri ayn─▒ din├« idareye ba─čl─▒ olan ─░dil-Ural M├╝sl├╝manlar─▒ ikiye b├Âl├╝nm├╝┼č oldu. R─▒zaeddin Fahredddin Ufa’ya d├Ând├╝kten sonra kendi katk─▒s─▒n─▒n oldu─ču bu iki ba┼čl─▒l─▒ktan ┼čikayet├ži olacakt─▒r.

┬áBu s─▒rada Ufa’da ilgin├ž geli┼čmeler ya┼čan─▒yordu. Millet Meclisi’nin 7 Ocak 1918 tarihli oturumunda Diniye Nezareti i├žin yap─▒lan se├žimlere R─▒zaeddin Fahreddin Ufa’da bulunmad─▒─č─▒ ve Millet Meclisi’nin ├╝yesi olmad─▒─č─▒ halde aday g├Âsterildi. Bu durum R─▒zaeddin Fahreddin’in Alimcan Barud├«’ye rakip olarak aday oldu─ču izlenimini do─čursa da mesele farkl─▒yd─▒. Millet Meclisi’nin haz─▒rlad─▒─č─▒ kanun maddesine (madde 34) g├Âre bakanl─▒klara atanacak ki┼čilerin tamam─▒ Millet Meclisi taraf─▒ndan gizli se├žim usul├╝ ile ├╝├ž y─▒ll─▒─č─▒na se├žilecekti ve se├žilmek i├žin Millet Meclisi azas─▒ olmak ┼čart de─čildi. Aday olmak i├žin aday─▒n kendisinden r─▒zal─▒k ya da Millet Meclisi’nin bir azas─▒ taraf─▒ndan bu konuda kefalet verilmesi yeterliydi. ─░┼čte bu kanun maddesine g├Âre baz─▒ meclis ├╝yeleri taraf─▒ndan R─▒zaeddin Fahreddin aday g├Âsterilmi┼č olabilir. ├ç├╝nk├╝ ilgili tarihte R─▒zaeddin Fahreddin Ufa’da bulunmad─▒─č─▒ gibi, arkada┼č─▒ Alimcan Barud├«’ye rakip olmak istemesi de ├žok zor bir ihtimaldir. Yap─▒lan se├žimde Alimcan Barudi 47, Ziya Kemal├« 7 ve R─▒zaeddin Fahreddir 6 oy ald─▒. 11 Ocak 1918 tarihli oturumda da Diniye Nezareti’ne atanacak alt─▒ ├╝yenin se├žimi yap─▒ld─▒ ve R─▒zaeddin Fahreddin 65 oy alarak M├╝ft├╝ yard─▒mc─▒s─▒ olarak se├žildi. Di─čer ├╝yeler, Salihcan Urmanov, Ke┼č┼čaf Terc├╝man├«, Muhlise Bubi, Abdullah S├╝leyman├« ve H├╝ccet├╝lh├ókim Mahmudov olarak belirlendi Kendisi g├Ârevden ka├žsa da Millet Meclisi’nin ├╝yeleri onu kendi yanlar─▒nda g├Ârmek istiyorlard─▒. Ocak ay─▒n─▒n ba┼člar─▒nda Orenburg’un Bol┼čevik┬şlerin eline ge├žmesiyle, Zeki Velid├« Togan ve ┼×erif Manatov tutukland─▒. B├Âylece R─▒zaeddin Fahreddin’in Ba┼čkurtlar─▒n Ge├žici Y├Ânetimi’ndeki k─▒sa s├╝reli maceras─▒ sona ermi┼č oldu[31].

K─▒r─▒m T├╝rklerinin b├╝y├╝k ├Ânderi, tart─▒┼čmalar─▒n m├╝mk├╝n oldu─čunca ├╝st├╝nde tutulan, Gasp─▒ral─▒ k├╝lt├╝r, e─čitim ve dil konusuna ├žok ├Ânem vermi┼čti. Vefat─▒ndan ├╝├ž y─▒l sonra yap─▒lan bir kongrede delegelerin baz─▒lar─▒ Rus├ža konu┼čuyorlard─▒. O, 1881’de yay─▒nlad─▒─č─▒ Russkoe Musulmantvo adl─▒ eserinde medreselerde reform meselesini dile getirmi┼č olmakla birlikte mekteplerle ilgili herhangi bir ┼čey yazmam─▒┼čt─▒. Buna ra─čmen Gasp─▒ral─▒ e─čitimde reform meselesinin ilkokuldan, y├ón├« mektepten ba┼člat─▒lmas─▒ gerekti─čini iyi bir ┼čekilde tesbit etmi┼č ve bu y├Ânde faaliyete giri┼čmi┼čti.

─░smail Bey mektepte reform yap─▒lmas─▒ konusu ├╝zerinde ni├žin bu kadar ─▒srarla durdu─čunu ┼ču ┼čekilde izah etmi┼čti:

“1881 senesi toplad─▒─č─▒m mal├╗mata nazaran Rusya T├╝rkleriÔÇÖnde 16 bin k├╝sur mahalle mektebi, 214 medrese-i Arabi-ye mevcut olup, bu 16 bin mektepte yar─▒m milyon T├╝rk ├žocu─čunun be┼čer sene ├Âm├╝rleri ├ž├╝r├╝t├╝ld├╝─č├╝ halde onlara T├╝rk├že be┼č sat─▒r okuyup yazma bile ├Â─čretilmedi─čini ve ancak k─▒raat-─▒ Kur’├ón, namaz dualar─▒ ├Â─čretilmekle iktifa edildi─čini g├Ârd├╝m. Bu mahalle mektepleri s─▒rf din├« addolunduklar─▒ndan resmen ─░dare-i ┼×eriyelerin (din├« idarelerin) hakikatte ise hi├ž kimsenin nezaretinde bulunmuyorlard─▒. Bu bo┼č mektepler h├╝r mektepler idiler ki, efk├ór-─▒ umumiye (kamuoyu) hareketlense, mektep i┼čine sevkedilse hayli i┼č g├Ârmek m├╝mk├╝n olurdu kanaatiyle efk├ór-─▒ umumiyeyi harekete getirmek ve mektep i┼čine sevketmek i├žin Terc├╝man’─▒n her say─▒┬şs─▒nda ve b├╝t├╝n seyahatlerimde bu mesele ile u─čra┼čt─▒m”.

Ayn─▒ ┼čekilde Gasp─▒ral─▒ “Terakki ve Maarif” adl─▒ makalesinde e─čitimin ehemmiyeti konusunda ┼ču sat─▒rlara yer vermi┼čti :

ÔÇť─░nsano─člu hakikati ve saadeti hi├ž tapalmaz (bulamaz) ve l├ókin bu hakikat ve saadet yolunda y├╝r├╝yene yard─▒mc─▒ bir ┼čey vard─▒r, bu karanl─▒kta fenere benzer, buna maarif yaki bil├╝k (bilgi) derler, maarif insan─▒n fikrini ├žok eder, akl─▒n─▒ keskin eder, zek├óvetini k├Âp eder (zek├ós─▒n─▒ ├žo─čalt─▒r). Bir insan─▒n akl─▒ ve zek├óveti artsa kuvveti ve serveti dahi artarÔÇŁ

Gasp─▒ral─▒’n─▒n 1884 y─▒l─▒nda Bah├žesaray’da Kaymaza─ča mahallesinde a├žt─▒─č─▒ birinci mektebinde ilk y─▒l dokuz veya on iki ├Â─črenci bulunuyordu. E─čitim i┼čleri i├žin de Bekir Efendi Emektar adl─▒ bir ├Â─čretmen tayin edilmi┼čti. Bu muallimi bizzat Gasp─▒ral─▒ e─čitmi┼čti. ┼×├╝phesiz Bekir Efendi e─čitim faaliyetlerini Gasp─▒ral─▒’n─▒n Hoca-─▒ S─▒byan adl─▒ eserinden yararlanarak y├╝r├╝tm├╝┼čt├╝. Neticede ilk y─▒lda ├Â─črenciler g├╝nde d├Ârt saat olmak ├╝zere 45 g├╝n e─čitim g├Ârd├╝ler. Bu s├╝re Gasp─▒ral─▒’n─▒n iddias─▒na g├Âre okuma ve yazman─▒n temel ├Â─čelerini ├Â─čretmek i├žin k├ófi idi.

Belirlenen 45 g├╝nl├╝k d├Ânem sona erince ─░smail Bey halka yeni metodu benimsetmek ve Usul-├╝ Cedid’e ilgi uyand─▒rmak i├žin ├Â─črencileri halk─▒n ├Ân├╝nde imtihandan ge├žirdi. Talebeler daha ├Ânce g├Ârmedikleri bir kitaptan bir b├Âl├╝m okuyacaklar ve dikte edileni yazacaklard─▒. B├Âylece talebelerin eski metodla e─čitim g├Ârenlerin y─▒llarca ├Â─črenemedikleri okuma yazmay─▒, yeni metodla 45 g├╝n gibi k─▒sa bir s├╝rede ├Â─črendikleri ispatlanacakt─▒. Bu halka a├ž─▒k imtihan dolay─▒s─▒yla ┼čehirdeki takriben 200 kadar T├╝rk ayd─▒n─▒na davetiyeler yollanm─▒┼čt─▒. Ancak belirtilen g├╝nde bu davetlilerden 30 kadar─▒ geldi. Fakat bu 30 ┼čahs─▒n ┼čahit olduklar─▒ Gasp─▒ral─▒’n─▒n usul-├╝ savtiye (fonetik metodunun)’nin ne kadar ba┼čar─▒l─▒ oldu─čunu ispatlamaya yetmi┼čti. ├ľ─črencilerin halk ├Ân├╝nde yap─▒lan imtihanda ba┼čar─▒l─▒ olmalar─▒ usul-├╝ savtiyeye ilgi uyand─▒rm─▒┼č ve bu ba┼čar─▒ haberi Rusya’daki T├╝rkler aras─▒nda s├╝ratle yay─▒lm─▒┼čt─▒. Gasp─▒ral─▒ bu ba┼čar─▒dan cesaret alarak k─▒sa zaman sonra bu sefer 40 ├Â─črencinin kat─▒ld─▒─č─▒ halka a├ž─▒k ba┼čka bir imtihan d├╝zenledi. Bu da ├žok ba┼čar─▒l─▒ oldu. Gasp─▒ral─▒ bu ba┼čar─▒lardan sonra bu sefer yeti┼čkinler i├žin gece kurslar─▒ a├žt─▒. Takriben 20 i┼č├žinin kat─▒ld─▒─č─▒ gece kurslar─▒n─▒ ise Gasp─▒ral─▒ bizzat y├Ânetti ve takriben k─▒rk g├╝nden sonra bu i┼č├žiler de basit metinleri okumas─▒n─▒ ve yazmas─▒n─▒ ├Â─črendiler.

Yeni metodla e─čitim hakk─▒ndaki haberler ba┼čta Terc├╝man/Perevot├žik olmak ├╝zere de─či┼čik ┼čah─▒slar─▒n yapt─▒─č─▒ a─č─▒z propagandas─▒ ┼čeklinde yay─▒l─▒yordu. Neticede Gasp─▒ral─▒’ya bu yeni metodu merak edenler taraf─▒ndan ├že┼čitli m├╝racaatlar gelmeye ba┼člad─▒. Baz─▒lar─▒ ise do─črudan do─čru Bah├žesaray’a gelerek, geli┼čmeleri yerinde incelemek istediler ve kar┼č─▒lar─▒nda bu yeni metodu canla ba┼čla ├Â─čretmeye haz─▒r olan Gasp─▒ral─▒’y─▒ buldular. Bah├žesaray’a gelen ziyaret├žiler ekseri Gasp─▒ral─▒’n─▒n ┼čahs├« misafiri olarak onun evinde kal─▒yorlar ve iki ├╝├ž ayda bu metodu ├Â─čreniyorlard─▒. ├ľ─čretim i├žin Gasp─▒ral─▒ herhangi bir ├╝cret talep etmiyordu, fakat her kursa kat─▒landan evlerine d├Ând├╝kten sonra usul-├╝ cedidle ├žal─▒┼čan bir mektep a├žmalar─▒ ve ba┼čkalar─▒na da bu metodu ├Â─čretmeleri ┼čart─▒n─▒ ileri s├╝r├╝yordu. Gasp─▒ral─▒’n─▒n bu gayretleri ve Bekir Efendi’ nin Ryazan vil├óyetinde Han Kirman’da a├žt─▒─č─▒ yeni mektep sayesinde bu metod Tambov ve Penza vilayetlerine yay─▒lm─▒┼č oldu. K─▒sa bir s├╝re sonra 1890’larda her bir vilayette 2 veya 3 Usul-├╝ Cedid okulu a├ž─▒ld─▒[32].

Usul-├╝ Cedid ├žok ├žabuk yay─▒ld─▒ 1914ÔÇÖte 5000 kadar T├╝rk ve M├╝sl├╝man okulunda benimsenmi┼čti. Yeni mekteplere ├Â─čretmen yeti┼čtirmek amac─▒yla, eskiden mevcut medreselerin bir k─▒sm─▒ zaman─▒n isteklerine g├Âre ─▒sl├óh edilmeye ve bu mahiyette yenileri de a├ž─▒lmaya ba┼članm─▒┼čt─▒. Bunlar─▒n gerek ─▒sl├óh edilenleri, gerek yeni a├ž─▒lanlar─▒ bir ├že┼čit ├Â─čretmen okulu k─▒l─▒─č─▒na b├╝r├╝nm├╝┼člerdi. Eskiden mevcut olup da ─▒sl├óh edilmi┼č olanlar, Kazan’da Alimcan Barudi idaresindeki Muhammediye, Orenburg’daki H├╝seyino─čullar─▒’n─▒n mal├« yard─▒m─▒yla ya┼čayan H├╝seyniye, Ufa ┼čehrindeki Osmaniye medreseleri, yeni a├ž─▒lanlardan Ufa’da ayd─▒n hocalardan Ziyaeddin Kemal├«’nin kurdu─ču Aliye; Ubeydullah ve Abdullah Bubi karde┼člerin kurduklar─▒ Bubi k├Ây├╝ mektebi bu kabil mekteplerin en ├╝nl├╝lerindendir. Kafkasya’da bu gibi mektepler kurulurken daha ├žok T├╝rkiyeli pedagoglar─▒n bilim ve tecr├╝belerinden istifade edilmi┼čtir. T├╝rkistanl─▒larÔÇÖa ise, bu hususta Kafkasyal─▒larla Kazanl─▒lar─▒n yard─▒mlar─▒ dokunmu┼čtur.

Us├╗l-├╝ Cedid mekteplerinin a├ž─▒lmas─▒, yay─▒lmas─▒ ve devam─▒ i├žin c├Âmert├že mal├« yard─▒mlarda bulunan Kafkasyal─▒ (Azerbaycanl─▒) Hac─▒ Zeynelabidin Taqi, ┼×ems├« Esedullah; Kazanhlardan Ahmed, Gani ve Mahmud H├╝seyino─čullar─▒, Troyskiyli Yavu┼čo─čullar─▒, Bubi k├Ây├╝nden Hac─▒ Muhammedcan efendi; Sibiryal─▒ Hac─▒ Nimetullah Karami┼č, isimleri h├╝rmet ve rahmet ile an─▒lmaya hak kazanm─▒┼č kimselerdir.[33]

3.OSMANLI DEVLET─░ DI┼×INDAK─░ AYDINLARIN D├ť┼×├ťNCELER─░ VE FAAL─░YETLER─░

┬á3.1.┼×eyh ┼×amil (1795ÔÇô1871)┬á

Ruslar,1828ÔÇô29 y─▒llar─▒nda ─░ran ve Osmanl─▒ Devletini ma─člup etmi┼člerdi. Bundan sonra Kafkaslara bask─▒ ve sindirme politikas─▒ uygulayan RusyaÔÇÖya kar┼č─▒, halkta ve ayd─▒nlarda ÔÇťM├╝ridizmÔÇŁ ad─▒ verilen bir fikir yay─▒lmaya ba┼člad─▒ ve neticesinde direni┼č hareketi ba┼člad─▒. Bu hareketin ve XIX. y├╝zy─▒l─▒n ilk ├žeyre─činde Kafkasya’da ba┼člayan ba─č─▒ms─▒zl─▒k m├╝cadelesinin en ├Ânemli ismi ise 1795’te Da─č─▒stan’─▒n Gimri avulunda do─čan ┼×eyh ┼×amilÔÇÖdir. Gen├žlik y─▒llar─▒nda Molla Muhammed’in vaazlar─▒n─▒n tesirinde kalan ┼×amil, ilim tahsil etmek ├╝zere Ba─čdat’a giden Nak┼čibend├« ┼čeyhlerinin en ├Ânemli simalar─▒ndan biri olan Mevl├óna H├ólid-i Ba─čdad├«’den tefsir, hadis ve f─▒k─▒h dersleri yan─▒nda tasavvuf dersleri de ald─▒. Kendisine hil├ófet alarak Kafkasya’ya d├Ânen ┼×eyh ┼×amil’in tasavvufi a├ž─▒dan yeti┼čmesinde, kay─▒npederi ile birlikte ─░mam Gazi Muhammed ve ┼×eyh ─░smail ┼×irvan├«’nin b├╝y├╝k paylar─▒ vard─▒r. 1834’te ─░mam se├žildi─či s─▒rada 39 ya┼č─▒nda olan ─░mam ┼×amil Rus i┼čgal ve tahakk├╝m├╝nden kurtulman─▒n tek ├ž─▒kar yolunun ┼čeriat h├╝k├╝mlerine ba─čl─▒ bir idare kurmak oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝yordu. Bu hareket, da─č─▒n─▒k halde ya┼čayan Kafkasya kavimlerini; kayna─č─▒n─▒ ─░sl├ómiyet’in ruhundan ve mill├« benliklerinden alan kutsal cihat bayra─č─▒ etraf─▒nda birle┼čtirerek te┼čkilatland─▒rd─▒.

Kutsal g├Ârevleri aras─▒nda ─░sl├ómiyet’i ya┼čamak ve yaymak da olan ┼×eyh ┼×amil se├žme bir muhaf─▒z birli─čine sahipti. ┼×eyh ┼×amil, 1840’ta Avar Han─▒ Hac─▒ Murad’─▒n kendi taraf─▒na ge├žmesiyle g├╝c├╝ne g├╝├ž katarken, ├çerkezler ve ├çe├ženler de bu iltihakla b├╝y├╝k bir moral kazanm─▒┼člard─▒r. ┼×amil kendisine itaaat eden b├╝t├╝n b├Âlgelerde n├óiblikler kurarak belli bir hiyerar┼čik d├╝zen sa─člam─▒┼čt─▒r. N├óiblerin g├Ârevi asker toplamak, hukuk├« sel├óhiyetlerini kullanmak, ┼čeriate uyulmas─▒na nezaret etmekti.

─░mam ┼×amil’in 1843 y─▒l─▒nda Ruslara kar┼č─▒ kazand─▒─č─▒ ba┼čar─▒lar, Da─č─▒stan ve Hazar k─▒y─▒lar─▒nda ya┼čayan M├╝sl├╝man kabileleri de etkiledi. Bu ba┼čar─▒lar─▒n g├╝n ge├žtik├že artan etkisi zamanla b├╝t├╝n Kafkasya’da Ruslara kar┼č─▒ bir ayaklanma ba┼člamas─▒na neden oldu. ─░mam ┼×amil, Ruslarla yapt─▒─č─▒ m├╝cadelede hi├ž ┼ča┼čmayan adaletiyle, toplumda uygulad─▒─č─▒ ┼čeriat h├╝k├╝mlerinin yan─▒ s─▒ra, ├Ârflere de sayg─▒l─▒ davranmas─▒yla halk─▒n derin h├╝rmetini kazand─▒.

Uzun y─▒llar Ruslara kan kusturan ─░mam ┼×amil, kendisine t├óbi olan kavimlerden baz─▒lar─▒n─▒n Ruslar─▒n taraf─▒na ge├žmesiyle b├╝y├╝k bir darbe ald─▒ ancak m├╝cadelesine insanlar─▒ kutsal cihada davet ederek devam eden ─░mam ┼×amil’in bu sava┼člarda en has yard─▒mc─▒lar─▒, Kafkasya’n─▒n en sava┼č├ž─▒ ve en cesaretli kavmi olan ├çe├ženlerdi. ─░ki y─▒l s├╝ren m├╝cadeleden sonra ├çe├ženlerin kendilerinden ├žok ├╝st├╝n olan Rus kuvvetlerine yenilmesi ile ─░mam ┼×amil b├╝y├╝k g├╝├ž kayb─▒na u─črad─▒.

Yirmi be┼č y─▒l boyunca Ruslarla m├╝cadele eden, Allah’─▒n dinini yaymaya ├žal─▒┼čan ─░mam ┼×amilÔÇÖin 1859 y─▒l─▒nda Ruslara teslim olmak mecburiyetinde kald─▒ ve b├Âylelikle Ruslar KafkasyaÔÇÖya hakim oldu.

B├╝t├╝n bask─▒lara ra─čmen halk─▒n g├Ânl├╝nde taht kuran s├╗fi hareketin en ba┼čar─▒l─▒ d├Ânemi ─░mam ┼×amil zaman─▒d─▒r. Ak─▒llara durgunluk veren bu m├╝cadelenin sonunda teslim olmak zorunda kalm─▒┼č olmalar─▒ m├╝cadeleyi zay─▒flatsa da hi├žbir zaman yok etmemi┼čtir. M├╝cadeleyi yok etmek ad─▒na yap─▒lan tehcirler, salt milliyetin sembol├╝ olmaktan ziyade, gizli, disiplinli, te┼čkilatl─▒ ve toplum hayat─▒n─▒n devam─▒n─▒ temin eden bir y├Ânetimi ifade eden tarikatlar─▒ g├╝├žlendirmi┼č, toplumun kenetlenmesine vesile olmu┼čtur.

1869’da Hac i├žin kendisine izin verilince Hicaz’a giderek Medine’ye yerle┼čen ┼×eyh ┼×amil, burada Kafkasya’n─▒n ba─č─▒ms─▒zl─▒─č─▒ i├žin m├╝cadele edenlere dualar─▒ ile yard─▒m etmi┼č ve 1871ÔÇÖin Mart ay─▒nda Medine’de vefat etmi┼čtir[34].

3.2. Ahundzade Mirza Feth Ali

Yusuf Ak├žura, ÔÇťYeni T├╝rk Devletinin ├ľnc├╝leriÔÇŁ eserinde ÔÇťBat─▒ T├╝rklerinden evvel, T├╝rk├ž├╝l├╝k fikriyle, yani T├╝rk milliyet├žili─či fikriyle lisan, tarih ve siyaset sahalar─▒nda me┼čgul olmu┼č di─čer T├╝rkler var m─▒d─▒r?ÔÇŁ diye sorar ve devam eder: Kuzey, Do─ču ve K─▒r─▒m T├╝rkleri aras─▒nda, 1870 tarihinden ├Ânce, bug├╝nk├╝ manas─▒yla ve ┼čuurlu bir surette milliyet fikrinin lisan, tarih ve siyaset sahalar─▒nda bilgiye rastlamad─▒m. Ancak Kafkasya’da oturan T├╝rklerden bug├╝n Azer├« T├╝rkleri ad─▒yla and─▒─č─▒m─▒z ┼čubede dikkat ve incelemeye de─čer bir vak’a vard─▒r: 1811’de do─čup, 1878’de ├Âlen Ahundz├óde Mirza Feth Ali, 1850 ÔÇô 1855 tarihlerinde tam mahall├« T├╝rk ┼čivesiyle ve Avrupa usul├╝yle birka├ž komedi yazm─▒┼čt─▒r. Yine bu zat 1863 senesinde ─░stanbul’a gelerek, ─░sl├óm alfabesinin ─▒slah edilmesini konu eden bir eserini Sadrazam Ke├žeciz├óde Fuad Pa┼ča’ya takdim etmi┼čtir.

Ahundz├óde yaln─▒z zaman─▒n sadrazam─▒na l├óyiha takdim etmekle kalmam─▒┼č, harflerin ─▒slah─▒ meselesi ├╝zerine ─░stanbul’da m├╝nevver fikirli kimselerle m├╝zakerelerde bulunmu┼čtur.

Ak├žura, Mirza hakk─▒ndaki d├╝┼č├╝ncelerine ilerleyen sat─▒rlarda ┼č├Âyle devam eder: ÔÇťHayat ve eserlerinden bahseden kimseler, Mirza’n─▒n komedyalar─▒n─▒ Azerbeycan’da konu┼čulan dil ile yazd─▒─č─▒n─▒ s├Âyl├╝yorlar: ├ľyle bir dil ki halk ve y├╝ksek tabaka, k├Âyl├╝ ve ┼čehirli herkes anlarm─▒┼č; s├╝sten uzak, saf ve hakik├« Azer├« leh├žesini, Mirza eserlerinde ustaca kullanm─▒┼č imi┼č. Bu halde Ahundz├óde Mirza Feth Ali, lisanda bilfiil T├╝rk├ž├╝l├╝k etmi┼č oluyor; l├ókin MirzaÔÇÖn─▒n T├╝rk milliyet├žili─čini hedef alan d├╝┼č├╝nce ve nazariyelerine dair benim elimde cidd├« bilgiler yoktur. Ahundz├óde’nin tarih, felsefe siyas├« ilimler ile u─čra┼čt─▒─č─▒ felsefeden bahseden ┬źHakkul-Yak├«n┬╗ adl─▒ bas─▒lmam─▒┼č bir eseri bulundu─ču malumdur; l├ókin bu eserde MirzaÔÇÖn─▒n ne gibi g├Âr├╝┼čler ileri s├╝rd├╝─č├╝ne dair de kaynaklarda bir ┼čey bulamad─▒m.ÔÇŁ[35]

Ahundz├óde hakk─▒nda mevcut bilgilere g├Âre, onu, G├Âkalp Ziya Bey’in ÔÇťT├╝rk├ž├╝l├╝─č├╝n Esaslar─▒ÔÇŁ adl─▒ kitab─▒nda iddia etti─či gibi, Gaspral─▒ ─░smail Bey derecesinde b├╝y├╝k bir T├╝rk├ž├╝ sayman─▒n do─čru olmad─▒─č─▒n─▒ belirten Ak├žura, merhum Ziya BeyÔÇÖin, Mirza Feth Ali hakk─▒nda yeteri kadar ara┼čt─▒rma yapmaks─▒z─▒n yazd─▒─č─▒n─▒ s├Âylemektedir. Mirza 1878 y─▒l─▒nda, yani Abd├╝lhamid’in tahta ├ž─▒kmas─▒ndan biraz sonra vefat etmi┼č oldu─ču halde, Ziya Bey onu Abd├╝lhamid zaman─▒nda yeti┼čen ve Gaspral─▒’n─▒n ├ža─čda┼č─▒ bir fikir adam─▒ olarak de─čerlendiriyordu[36].

Rusya’da iki b├╝y├╝k T├╝rk├ž├╝ yeti┼čiyordu. Bunlardan birincisi Mirza Feth Ali Ahundof’dur ki Azer├« T├╝rk├žesinde orijinal komediler yazm─▒┼čt─▒r. b├╝t├╝n Avrupa lisanlar─▒na terc├╝me olunmu┼čtur. ─░kincisi ÔÇśTerc├╝manÔÇÖ gazetesini ├ž─▒karan ─░smail GaspirinskiÔÇÖdir ki ┼čiar─▒ ÔÇśdilde, fikirde, i┼čde birlikÔÇÖ idi[37]. MirzaÔÇÖn─▒n komedileri b├╝t├╝n Avrupa lisanlar─▒na terc├╝me edilmi┼č de─čildir; Ahundz├óde kendi hat─▒ralar─▒nda diyor ki: ÔÇťEserlerimin yedisi de Rus├žaya terc├╝me edildi, Petersburg ve Berlin gazetelerinde onlara ait g├Âr├╝┼čler yaz─▒ld─▒.ÔÇŁ ( T├╝rk Yurdu┬╗ – Cilt: 1, Sayfa: 130 )

Komedilerinin hepsinin Fars├žaya terc├╝me olundu─ču muhakkak ise de hangilerinin tamamen veya k─▒smen Frans─▒zca, ─░ngilizce ve Almanca terc├╝melerinin yap─▒ld─▒─č─▒ hen├╝z ara┼čt─▒r─▒lmaya muhta├žt─▒r.

Mirza Feth AliÔÇÖnin eserlerinin bir k─▒sm─▒ Fars├žaÔÇÖd─▒r, fakat Rusya Kafkasya’y─▒ istila edince, ┼×ark├« Kafkasya’daki Iran n├╝fuzunu k─▒rmak i├žin, mill├« Azerbaycan T├╝rk├žesi’nde yaz─▒ yazmay─▒ te┼čvik etmi┼čtir. Mu’as─▒r Azerbaycan edebiyat─▒n─▒n yegane kurucusu olarak addolunan Mirza Feth Ali me┼čhur komedilerini Kafkasya valisi Varantsov’un te┼čviki ile yazm─▒┼č ve ilk T├╝rk komedisi Tiflis saray─▒nda oynanm─▒┼čt─▒r. Merhumun eserleri dahi valinin matbaas─▒nda tab edilmi┼čtir.

“Ad├╗ ┼čeved sebeb-i heyr, e─čer Huda h├óhed
(E─čer Tanr─▒ isterse, d├╝┼čman bile hayra vesile olur.)

┼×ark ilimleri ile m├╝kemmel surette m├╝cehhez, garp medeniyetinin esaslar─▒ ile de a┼čina bulunan Mirza Feth Ali ile ba┼člayan tiyatro edebiyat─▒ Vezirz├óde Necef Bey, Hakverdili Abd├╝rrahim, Ganiz├óde Sultan Mecid, Neriman Nerimanov ve Memmedkuluz├óde Celil gibi muharrirler taraf─▒ndan devam ettirilmi┼čtir. M├╝nekkidlerce ┼čark─▒n Moliere’i olarak g├Âr├╝len Mirza Feth Ali, d├Ânemini kendisine mahsus ├žok kuvvetli bir m├╝┼čahede ile tahlil eylemi┼č, kulland─▒─č─▒ tiplerdeki ger├žek├žilik ve ifadesindeki sadelik, zerafet ve ince mizah ile daima ya┼čar eserler yaratm─▒┼čt─▒r. Bu komediler T├╝rk ve ─░slam d├╝nyas─▒nda yaz─▒lm─▒┼č ilk tiyatro eserleridir. Mirza’n─▒n komedileri Fars├žaÔÇÖya, Rus├ža’ya, Almanca’ya, ─░ngilizce’ye, Frans─▒zca’ya hatta ─░sve├ž├že’ye terc├╝me edilmi┼čtir diyen Resulzade, Ak├žuraÔÇÖn─▒n g├Âr├╝┼č├╝ne kat─▒lmamaktad─▒r. T├╝rk tiyatrosunun ilk numunesini te┼čkil eden Hac─▒ Kara ┼čimdi bile Azerbaycan repertuar─▒ndan d├╝┼čmez, her sene Bak├╗ sahnelerinde s├Ânmez bir merakla tema┼ča edilir.

Mirza Feth Ali’nin T├╝rk fikir ve edebiyat hayat─▒ndaki ehemmiyeti, T├╝rk├že tiyatro yazan ilk muharrir olmas─▒ndan ileri gelmektedir.

Bat─▒ T├╝rk├žesinde ilk ve orijinal tiyatro Nam─▒k KemalÔÇÖin ÔÇťVatan yahut SilistreÔÇŁ adl─▒ dram─▒d─▒r. 1872 y─▒l─▒nda yaz─▒lm─▒┼č, bas─▒lm─▒┼č ve oynanm─▒┼čt─▒r. H├ólbuki Mirza Feth AliÔÇÖnin komedyalar─▒, yukar─▒da s├Âyledi─čimiz gibi, 1850 ÔÇô 1855 tarihlerinde yaz─▒lm─▒┼č ve 1859 y─▒l─▒nda bas─▒lm─▒┼čt─▒r. MirzaÔÇÖn─▒n Moliere’den ve Rus komedi yazarlar─▒ndan, mesela ├žok severek okudu─ču Gogol’dan, esinlenmi┼č olmas─▒ da muhtemeldir. Bat─▒ T├╝rk├žesinde Moliere’den uyarlama komediler yazan Ahmed Vefik Pa┼ča’n─▒n eserleri, Nam─▒k Kemal’in ÔÇťVatan Yahut SilistreÔÇŁ piyesinden sonra meydana ├ž─▒kar. H├ós─▒l─▒ Ahundz├óde Mirza Feth Ali, T├╝rk hayat─▒ndan al─▒nm─▒┼č ve sade Azer├« T├╝rk leh├žesiyle yaz─▒lm─▒┼č ilk T├╝rk tiyatrosunu meydana getirmi┼č olmak ┼čerefini haizdir ve bu cihetle edeb├« T├╝rk├ž├╝l├╝─če hizmeti m├╝himdir.┬á

3.3. Buharal─▒ ┼×eyh S├╝leyman Efendi

Buharal─▒ ┼×eyh S├╝leyman EfendiÔÇÖnin T├╝rk Milliyet├žili─či yolunda, lisan, folklor ve ameli siyaset sahalar─▒nda ├žal─▒┼čt─▒─č─▒ g├Âr├╝l├╝r. S├╝leyman Efendi’nin bu alanlarda yapt─▒─č─▒ ├žal─▒┼čmalar─▒ isbat eden vesika merhumun ÔÇťL├╗gat-i ├ça─čatay ve T├╝rk├«-i Osman├«ÔÇŁ adl─▒ kitab─▒d─▒r. Buharal─▒ ┼×eyh S├╝leyman EfendiÔÇÖnin fikirleri ve di─čer ├žal─▒┼čmalar─▒ bu kitab─▒n Osmanl─▒ ve ├ça─čatay leh├želeriyle mensur ve manzum yaz─▒lan mukaddimeÔÇÖlerden ├Â─črenilmektedir.

Buharal─▒ ┼×eyh S├╝leyman Efendi, ├ça─čatay lisan─▒n─▒ ÔÇťd├╝nyada bulunan ana lisanlardan biriÔÇŁ ve ÔÇťLisan-─▒ T├╝rk├«-i Osman├«ÔÇÖnin asl─▒ ve kayna─č─▒ÔÇŁ addetmekte ve buna dayanarak Osmanl─▒ ├╝lkesinde ÔÇťtalim ve itinaya ┼čayan oldu─ču muht├óc-─▒ beyan ve izah de─čildirÔÇŁ kanaatinde bulunmaktad─▒r. ÔÇťLisan-─▒ T├╝rk├«-i Osman├«ÔÇŁnin mukaddimesindeki yer alan bu esas fikri ÔÇťMukaddime-i ├ça─čatayÔÇŁda de─či┼čik ifadelerle tekrar etmektedir.

Bug├╝n Osmanl─▒ ├╝lkesinde kullan─▒lan Osmanl─▒ lisan─▒, ├ça─čatay lisan─▒ndan yani M├óver├ó├╝nnehir ├╝lkesinde h├ólen kullan─▒lan lisandan ayr─▒lm─▒┼čt─▒r.

M├╝ellif, ├ça─čatay lisan─▒ ile Osmanl─▒ lisan─▒n─▒n ba─člant─▒s─▒n─▒ bu suretle tayin etti─či gibi, etnolojik bir bak─▒┼č ile ÔÇťHakikaten bu hanedan─▒n soy zinciri bazan soydan soya T├╝rk taifesine mensup olup, k├Âk ve ├ž─▒k─▒┼č yerleri M├óver├ó├╝nnehir ├╝lkesidirÔÇŁ diyerek Osmanl─▒lar─▒n, hasseten Osmanl─▒ hanedan─▒n─▒n, T├╝rkl├╝klerini do─črulamaya ├žal─▒┼čmaktad─▒r.

M├╝ellif, ayr─▒ca, Orta Asya’da (M├óver├ó├╝nnehir’de) oturan ÔÇť92 boy ├ľzbeklerininÔÇŁ isimlerini sayarak, bunlar─▒n atas├Âzlerini ve say─▒lar─▒ y├╝z├╝ a┼čan Orta Asya ┼čairlerinin ├Ârnek ┼čiirlerini toplad─▒─č─▒n─▒ s├Âylemektedir. M├╝ellifin bu ├žal─▒┼čmadan maksad─▒, ÔÇťanavatanlar─▒nda kullan─▒lan lisanlar─▒n manev├« d├╝nyalar─▒na girmeyi arzulayan Osmanl─▒ ileri gelenlerine ve kavimlerine yara┼č─▒r bir hediyeÔÇŁ takdim etmek emelidir.

Nihayet, manzum ├ça─čatay mukaddimesinde, ├ça─čatay lisan─▒n─▒, Osmanl─▒ lisan─▒n─▒n eski ┼čekli olarak tel├ókki etmek suretiyle bu iki lisan─▒n ve binaenaleyh iki T├╝rkl├╝k ┼čubesinin, yani ├ça─čatay ve Osmanl─▒ T├╝rklerinin birli─čini iddiaya
kadar ilerliyor.

┬ź─░smi, T├╝rk├«-i ├ça─čatay L├╝gati – Kad├«m Osmanl─▒ Lis├ón─▒d─▒r ad─▒ ├ça─čatay T├╝rklerinin asl─▒d─▒r… ilh.┬╗

Lisan ve nesil de─čerlendirmesi yaparak T├╝rklerin birli─čini g├Âren ve g├Âstermek isteyen ├ľzbek ┼×eyhi yaln─▒zca bununla yetinmemi┼č, T├╝rkistan T├╝rkleriyle Osmanl─▒ T├╝rkleri aras─▒nda fiilen baz─▒ m├╝nasebetlerin kurulmas─▒na y├Ânelik ├žal─▒┼čmalar da yapm─▒┼čt─▒r[38].

Abd├╝lhamid saltanat─▒n─▒n ilk senelerinde, T├╝rk-Rus Harbi esnas─▒nda, ┼×eyh S├╝leyman Efendi’nin ÔÇťsefaretle seyahatÔÇŁ etmi┼č oldu─ču yine manzum ├ça─čatayca mukaddimesinden ├Â─črenilmektedir. Buharal─▒ ┼×eyh, Osmanl─▒ Padi┼čah─▒n─▒n Sefiri s─▒fat─▒yla Hind’i, Ser Hind’i, Afganistan’─▒, Buhara’y─▒, HiyveÔÇÖyi T├╝rkistan’─▒ dola┼čm─▒┼čt─▒r. T├╝rkmenler ilinde seyahatini bildiren ┼ču beyit dikkate de─čerdir:

┬źT├╝rkmenin h├ólini bir bir bildim: Cins ├╝ miktar─▒n─▒ defter k─▒ld─▒m.┬╗

┼×eyh Efendi, Orta Asya’ya Hind yoluyla gitti─či gibi, d├Ân├╝┼č├╝ de ayn─▒ yol ile vaki olmu┼čtur. Seyahatinin neticesini ┼ču m├╝bhem beyitler ima etmektedir:

┬źGelerek hizmetin ifa ettim, Neye memur isem, icra ettim┬╗[39]

Sultan Abd├╝lhamid ise hat─▒ralar─▒nda S├╝leyman Efendi’den ┼č├Âyle s├Âz etmektedir: ┬á“Buharal─▒ ┼×eyh S├╝leyman EfendiÔÇÖnin Rusya’daki M├╝sl├╝manlar aras─▒nda yapt─▒─č─▒ hizmetleri bilhassa ┼č├╝kranla y├ód ederim. Bunun, ─░ngilizlerle m├╝nasebetlerimizde ├žok faydas─▒n─▒ g├Ârd├╝m. Hindistan Umum├« Valileri oradaki M├╝sl├╝manlar─▒n Osmanl─▒ Devleti ile yak─▒ndan ilgilendiklerini g├Ârd├╝k├že, h├╝k├╝metlerine Osmanl─▒larla iyi ge├žinilmesini yaz─▒yorlar ve b├Âylece bizim i┼člerimizi bir nebze kolaylam─▒┼č oluyorlard─▒.”[40]

Buharal─▒ ┼×eyh S├╝leyman Efendi T├╝rk-Rus Harbi s─▒ralar─▒nda, Osmanl─▒ T├╝rk H├╝k├╝meti taraf─▒ndan, T├╝rkistan T├╝rk h├╝k├╝metlerine ve T├╝rkistan halk─▒na el├ži olarak g├Ânderilmi┼č, T├╝rkmenlerin cins ve miktar─▒n─▒ deftere ge├žirmi┼č, Kabil ve Buhara emirleriyle konu┼čmu┼č ve nihayet ─░stanbul’a d├Ân├╝p g├Ârevini tamamlam─▒┼čt─▒r. B├╝t├╝n bu vak’alar, Do─ču ve Bat─▒ T├╝rklerinin hayat ve istikballeri Rus tehdidi alt─▒nda bulunrken ÔÇť─▒rk, nesil ve lisan birli─činiÔÇŁ sahada hat─▒rlamalar─▒ diye tabir ve tefsir olunursa, ├žok hata edilmi┼č olmaz, zann─▒nday─▒m. Dikkate de─čerdir ki Buharal─▒ ┼×eyh S├╝leyman Efendi, bu seyahatinden sonra, ├ça─čatay T├╝rklerini ve Osmanl─▒lar─▒ tan─▒┼čt─▒rmak i├žin ÔÇťL├╝gat-i ├ça─čatay ve T├╝rk├«-yi Osman├«ÔÇŁsini telif ve ne┼čre l├╝zum g├Ârm├╝┼čt├╝r.

Buharal─▒ ┼×eyh S├╝leyman Efendi’nin, belki ─░ngiltere h├╝k├╝metinin tavsiyesiyle vuku bulan Orta Asya seyehatinden ameli bir siyasi netice elde edemedi─či mal├╗mumuzdur. Zaten b├Âyle bir seyehatten netice ├ž─▒kabilece─čini ├╝mid etmek, biraz fazla iyimserli─če kap─▒lmakt─▒. O zamanlar Afgan Em├«ri olan ┼×├«r Ali Han, Buharal─▒ ┼×eyh S├╝leyman Efendi’ye ├žok misafirperverlik g├Âstermi┼č olmas─▒na ra─čmen, Rus siyasetinin bir taraftar─▒yd─▒. Buhara Hanl─▒─č─▒ ise, o tarihte fiilen Rusya’n─▒n emri ve h├╝km├╝ alt─▒na girmi┼č bulunuyordu. Olsa olsa ├çar h├╝k├╝metiyle zaten devaml─▒ harb halinde bulunan ceng├óver ve cesur T├╝rkmen kabilelerinin faaliyetini ┼čiddetlendirmek m├╝mk├╝n olabilirdi. Fakat bu ┼čiddetlenen faaliyet de Tuna ve Kafkas cephelerinde Osmanl─▒larla ├žarp─▒┼čan Rus ordular─▒na ehemmiyetli bir oyalama (diversion) mahiyyetinde olamazd─▒.

Mamafih Orta Asya seyahatinden Osmanl─▒ h├╝k├╝meti memnun kalm─▒┼č olacak ki, Buharal─▒ ┼×eyh S├╝leyman Efendi, ─░stan┬şbul’a d├Ân├╝nce taltife l├óy─▒k g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r:

┬źBunda (─░stanbul’da) baz─▒ yere aza oldum Fahr├« hizmetlere sahp├ó oldum.┬╗

Filvaki Gazi Osman Pa┼ča’ya iftihar k─▒l─▒c─▒n─▒ getiren Macarlara te┼čekk├╝r i├žin Macaristan’a g├Ânderilmi┼č heyete Orta Asya’da as─▒l vatanda┼člar─▒ olan Do─ču T├╝rklerini ziyaret eden ├ľzbek ┼×eyhi Buharal─▒ ┼×eyh S├╝leyman Efendi de memur edilmi┼čtir. Turan ─▒rk─▒na mensub oldu─ču halde ─▒rk├« camiadan uzak kalm─▒┼č bu Bat─▒l─▒ ─▒rkda┼člar─▒n vatan─▒na g├Ânderilen ┼×eyhÔÇÖin Orta Asyal─▒ olu┼ču Macarlar i├žinde ayr─▒ca bir tesir meydana getirmi┼čtir.

ÔÇťC├╝mlesi bir bir gelip el ├Âpt├╝
T├╝rk diye alk─▒┼čla k─▒yamet koptu.
Eski Osmanl─▒ lisan─▒ derler
├ça─čatay T├╝rk├« zeban─▒ derler.

Asya’dan geli┼čim anlad─▒lar
├ça─čatay bildi─čimi dinlediler
Çok kelâmı cümlesi dilediler
Bol l├╝gatle me┼čveret eylediler…ÔÇŁ

ÔÇťL├╝gat-i ├ça─čatay ve T├╝rk├«-yi Osman├«ÔÇŁnin mukaddimlerinden ├ž─▒kard─▒─č─▒m─▒z bu bilgiler, Buharal─▒ ┼×eyh S├╝leyman Efendi i├žin belirsiz olsa da, ÔÇťb├╝t├╝n T├╝rkl├╝kÔÇŁ fikrinin varl─▒─č─▒na del├ólet ettikten ba┼čka, ─░stanbul’da baz─▒ topluluklar─▒n, hatta h├╝k├╝metin bu fikirden amel├« siyaset sahas─▒nda istifadeye ├žal─▒┼čm─▒┼č oldu─čunu g├Âstermektedir[41].

3.4. Gasp─▒ral─▒ ─░smail Bey (1810ÔÇô1914)

─░smail Gasp─▒ral─▒’n─▒n babas─▒, 1810 y─▒l─▒nda K─▒r─▒m’─▒n sahil k─▒sm─▒nda bulunan Gasp─▒ra k├Ây├╝nde d├╝nyaya gelen Mustafa A─čaÔÇÖd─▒r. Mustafa A─ča, 1844ÔÇô45 y─▒llar─▒nda Kafkasya genel valili─či yapacak olan Prens Varantsof’un himayesine girmi┼č, Odesa’da Ri┼čely├ LisesiÔÇÖne g├Ânderilmi┼č ve daha sonra da terc├╝man olarak prensin hizmetinde ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. 1848 y─▒l─▒nda g├Ârevinden istifa etmi┼č ve K─▒r─▒m’a d├Ânm├╝┼čt├╝r. 1845 y─▒l─▒nda evlenmi┼č, fakat han─▒m─▒n─▒n ├Âlmesi ├╝zerine 1849’da ikinci evlili─čini yapm─▒┼čt─▒r. Bu evlilikten, ailenin ilk ├žocu─ču olan ─░smail d├╝nyaya gelmi┼čtir. Babas─▒n─▒n Gasp─▒ra k├Ây├╝nden olmas─▒ sebebiyle ─░smail Bey’e, Gasp─▒ral─▒ l├ókab─▒ verilmi┼čtir[42].

─░smail Bey, alfabeyi Bah├žesaray’da, Zincirli Medrese’de Hac─▒ ─░smail Efendi adl─▒ bir muallimden ├Â─črendi. On ya┼člar─▒nda iken Akmescit’te bir Rus okuluna g├Ânderildi. Akmescit’te iki y─▒l okuduktan sonra Vorononej ┼čehrindeki askeri okula, buradan da Moskova Askeri Okuluna giderek ├Â─črenimine devam etmi┼čtir. Ancak ─░smail Gasp─▒ral─▒ buradaki ├Â─črenimini tamamlayamam─▒┼čt─▒r. Okulu b─▒rakmas─▒ndaki en b├╝y├╝k sebep, bu s─▒ralarda Moskova’da h├╝k├╝m s├╝ren ─░slav milliyet├žili─či olmu┼čtur. Moskova, bilhassa bu devirde ─░slavc─▒l─▒─č─▒n, m├╝frit Rus├žulu─čun merkezi idi. T├╝rk d├╝┼čmanl─▒─č─▒n─▒ gaye edinen ─░slavc─▒l─▒k, T├╝rklere kar┼č─▒ din├«, mill├«, kuvvetli bir taassup cereyan─▒n─▒ canland─▒r─▒yordu.

Ruslar─▒n ta┼čk─▒n T├╝rk d├╝┼čmanl─▒klar─▒ bu okulda okuyan T├╝rk ├žocuklar─▒n─▒n ruhlar─▒nda derin izler b─▒rakm─▒┼čt─▒r ki, 1867 y─▒l─▒nda ─░smail Gasp─▒ral─▒ ve arkada┼č─▒ Mustafa Mirza, okulun alt─▒nc─▒ s─▒n─▒f─▒nda okurken Osmanl─▒ Devleti’ne isyan eden Girit’te, asilere kar┼č─▒ sava┼čmay─▒ yaz tatillerini K─▒r─▒m’da ge├žirmeye ye─č tutmu┼člarsa da bu planlar─▒n─▒ ger├žekle┼čtirememi┼člerdir.

Bu olaydan sonra ─░smail Bey okudu─ču okula d├Ânmemi┼č ve 1868 y─▒l─▒nda hen├╝z 17 ya┼č─▒nda iken 400 ruble maa┼čla, alfabeyi ├Â─črendi─či Zincirli Medrese’de Rus├ža ├Â─čretmenli─čine ba┼člam─▒┼čt─▒r. 1869 y─▒l─▒nda 600 ruble maa┼č ald─▒─č─▒ Yalta’da Derek├Ây mektebinde ├Â─čretmenlik hayat─▒na devam etmi┼čtir. Burada iki sene ├žal─▒┼čt─▒ktan sonra tekrar eski okuluna, Zincirli Medrese’ye d├Âner ve ayr─▒ca T├╝rk├že dersler de vermeye ba┼člar. Fakat medresede tatbik edilen eski usul├╝ tenkit etmesi, kendisine kar┼č─▒ d├╝┼čmanl─▒k uyand─▒rm─▒┼č ve bundan sonra medresedeki g├Ârevini terk etmek zorunda kalm─▒┼čt─▒r.

─░smail Bey, 1871’de tekrar T├╝rkiye’ye giderek T├╝rk subay─▒ olmay─▒ d├╝┼č├╝nm├╝┼čse de yar─▒da kalan tahsili ile subay olman─▒n zor oldu─čunu kabullenmi┼č ve Rusya haricindeki d├╝nyay─▒ da ├Â─črenip mal├╗mat─▒ ile g├Âr├╝┼č ufkunu geni┼čletmek duygusuyla tahsilini tamamlamak, ayr─▒ca Frans─▒zcay─▒ ├Â─črenmek ├╝zere Paris’e gitmeye karar vermi┼čtir. Nihayet Avrupa’ya gidip ├╝├ž y─▒l Paris’te kalm─▒┼č ve burada hem do─ču milletlerinin temsilcileriyle temas kurmu┼č hem de bat─▒ medeniyetinin temellerini ara┼čt─▒rm─▒┼čt─▒r.

1874 y─▒l─▒nda ise ─░stanbul’a gelerek T├╝rk subay─▒ olman─▒n yollar─▒n─▒ ara┼čt─▒ran ─░smail Bey pek ├žok zorlukla kar┼č─▒la┼č─▒r. Sadrazam Mahmud Nedim Pa┼ča, T├╝rkl├╝k i├žin ├ž─▒rp─▒nan K─▒r─▒ml─▒ T├╝rk gencinin duygular─▒n─▒ de─čil, Rus sefiri ─░gnatief’in s├Âzlerini dinlemi┼čtir. B├Âylece onun hayalleri bir kere daha suya d├╝┼čm├╝┼čt├╝r. Ancak bu hal ─░smail BeyÔÇÖi k├╝st├╝rmemi┼čtir, bilakis o, T├╝rkl├╝─č├╝n kurtulu┼ču i├žin m├╝cadeleye devam etmi┼čtir. ─░stanbul’da amcas─▒n─▒n yan─▒nda bir sene kalarak Osmanl─▒ Devleti’nin idaresini, milletin iktisad├« ve i├žtima├« meselelerini yak─▒ndan incelemi┼čtir. Yapt─▒─č─▒ ara┼čt─▒rmalarda, devleti idare edenlerin T├╝rkl├╝─č├╝ fazla d├╝┼č├╝nmedi─čini, yabanc─▒lar─▒n T├╝rkiye’nin zenginliklerini s├Âm├╝rmekle me┼čgul oldu─čunu ve milletin e─čitim ve ├Â─čretim sahas─▒nda ├žok geri kald─▒─č─▒n─▒ g├Âzlemlemi┼čtir[43].

1875 y─▒l─▒nda K─▒r─▒m’a d├Ânen ─░smail Bey, Rusya M├╝sl├╝manlar─▒n─▒n durumunu etrafl─▒ca ├Â─črenmekle me┼čgul olmu┼č, 1879 y─▒l─▒nda bir gazete ├ž─▒karma te┼čebb├╝s├╝nde bulunmu┼č ancak gerekli m├╝saadeyi alam─▒┼čt─▒r. Bu d├Ânemde yapt─▒─č─▒ ara┼čt─▒rmalar─▒n, onun m├╝cadele hayat─▒na ne kadar ve hangi istikametlerde tesir etti─čini, “Danyal Bey” mahlas─▒yla anlatt─▒─č─▒, 1906’da Terc├╝man gazetesinde yay─▒nlanan “G├╝ndo─čdu” adl─▒ hik├óyesinde g├Ârmek m├╝mk├╝nd├╝r.

“Milletin h├óline a┼čina olmadan millete hizmetin m├╝mk├╝n olamayaca─č─▒n─▒ anlayan Danyal Bey, bu hususta ilmini ve marifetini art─▒rmaya karar verip, milletin aras─▒na at─▒ld─▒. K├Ây d├╝─č├╝nlerinde, dervi┼č ve ulema meclislerinde, beylerin ve a─čalar─▒n ziyafetlerinde, medrese h├╝crelerinde vesair her t├╝rl├╝ i├žtimada bulunup, az s├Âyleyip ├žok dinleyip bir ka├ž sene amel├« dersler ald─▒. Her z├╝mrenin iyi y├Ânlerini ve uygunsuz h├óllerini g├Âr├╝p ├Â─črenmi┼č, mill├« zaaf─▒n neden ibaret ve milletin neye muhta├ž oldu─čunu anlam─▒┼čt─▒…”

─░smail Beyin, ilgisizlikten, cehalet uykusuna dalm─▒┼č T├╝rkl├╝─č├╝ uyand─▒rmak hatta aya─ča kald─▒rmak gibi y├╝ksek ve sa─člam emelleri mevcuttur, bu maksatla da milletin her z├╝mresini ara┼čt─▒rmaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r.

─░smail Gasp─▒ral─▒’n─▒n Dil ve K├╝lt├╝r Birli─či M├╝cadelesi

─░smail Gasp─▒ral─▒ÔÇÖn─▒n 1874 y─▒l─▒nda ─░stanbul’a geldi─či s─▒ralarda dikkatini ├žeken en ├Ânemli meselelerden biri T├╝rk dili ├╝zerinde yap─▒lan tart─▒┼čmalar olmu┼čtur. Esas─▒nda Tanzimat’─▒n il├ón─▒ ile ba┼člayan ve ├Âzellikle 1860’l─▒ ve 1870’li y─▒llarda Osmanl─▒ ayd─▒nlar─▒ aras─▒nda uzun tart─▒┼čmalara neden olan dil meselesi Gasp─▒ral─▒’y─▒ ├Âzellikle etkilemi┼čtir. ─░┼čte bu s─▒ralarda tan─▒┼čt─▒─č─▒ ┼×emseddin Sami, Ahmet Midhat, Mehmet Emin ve Necip As─▒m gibi Osmanl─▒ ayd─▒nlar─▒yla dostlu─čunu daha da geli┼čtirmi┼č ve ├Âmr├╝n├╝n sonuna kadar da devam ettirmi┼čtir. Bilahare aralar─▒na pek ├žok ki┼činin de kat─▒laca─č─▒ bu ayd─▒nlara g├Âre, T├╝rklerin k├╝lt├╝r sahas─▒nda kalk─▒nabilmesi i├žin T├╝rk├žeÔÇÖnin mill├« dil olarak mutlaka geli┼čtirilmesi gerekiyordu[44].

XIX. as─▒rdaki geli┼čmeler, Osmanl─▒ ayd─▒nlar─▒n─▒, devletin esas unsuru olan T├╝rkl├╝─č├╝n korunmas─▒na y├Âneltmi┼čti. Muhakkak ki, bu ak─▒m i├žinde T├╝rk dilini ve milletini d├╝┼č├╝nmek ve ara┼čt─▒rmak ayr─▒ bir ├Ânem kazanm─▒┼čt─▒r. Bu ak─▒m─▒n ilk ├Ânc├╝leri olan ┼×inasi Efendi ile Ziya Pa┼ča, “Osmanl─▒l─▒k” ve “Osmanl─▒ dili” terimlerini T├╝rk├ž├╝l├╝k ve T├╝rk dili kar┼č─▒l─▒─č─▒nda ele al─▒p kullanm─▒┼člard─▒r. Nitekim Ziya Pa┼ča “┼×iir ve ─░n┼ča” adl─▒ makalesinde Osmanl─▒ kelimesini T├╝rk kar┼č─▒l─▒─č─▒nda kullanm─▒┼č ve eski Osmanl─▒ edip ve ┼čairlerinin kulland─▒klar─▒ Arap├ža ve Fars├ža a─č─▒rl─▒kl─▒ dili tenkit ederek ┼čunlar─▒ s├Âylemi┼čtir: “Hay─▒r, bunlar─▒n hi├ž biri Osmanl─▒ ┼čiiri de─čildir…Acaba bizim milletimizin, yani T├╝rk milletinin bir dili ve ┼čiiri var m─▒d─▒r?”

Dilde T├╝rk├ž├╝l├╝─č├╝ ortaya atan Ziya Pa┼ča’dan sonra T├╝rk ayd─▒nlar─▒ dil ara┼čt─▒rmalar─▒na a─č─▒rl─▒k vermi┼člerdir. Bunun ├Ânc├╝l├╝─č├╝n├╝ yapan ise Ahmed Vefik Pa┼ča olmu┼čtur. Ahmed Vefik Pa┼ča, hem Osmanl─▒ hem de di─čer T├╝rk leh├želerinin ├Â─črenilmesini, ara┼čt─▒r─▒l─▒p geli┼čtirilmesini savunmu┼č ve Ebu’l Gazi Bahad─▒r Han’─▒n “┼×ecere-i T├╝rk” adl─▒ eserini ├ça─čatay leh├žesinden T├╝rkiye T├╝rk├žesine ├ževirerek b├╝t├╝n dikkatleri T├╝rklerin ortak tarih ve k├╝lt├╝r├╝ne ├žekmi┼čtir.

1870ÔÇô1880 y─▒llar─▒ aras─▒nda T├╝rk dili ve T├╝rk tarihi ├žal─▒┼čmalar─▒ yepyeni bir safhaya girmi┼čtir. Bu d├Ânemde asker├« okullar i├žin T├╝rk dili ve tarihi ders kitaplar─▒n─▒ yazan S├╝leyman Pa┼ča, a├ž─▒k ve sade bir T├╝rk├že kullanarak dilimizin Arap├ža ve Fars├žan─▒n etkisinden kurtar─▒labilece─čini g├Âstermi┼čtir.

Buharal─▒ bir ├ľzbek T├╝rk├╝ olan ve ─░stanbul’a yerle┼čen Buharal─▒ ┼×eyh S├╝leyman Efendi ise yazd─▒─č─▒ “L├╝gat-─▒ ├ça─čatay” (├ça─čatay S├Âzl├╝─č├╝) ve “T├╝rk├«-i Osman├«” (Osmanl─▒ T├╝rk├žesi) adl─▒ eserler ile T├╝rkistan T├╝rklerinin ve Osmanl─▒’n─▒n ayn─▒ milletin evl├ótlar─▒ ve dillerinin de bir oldu─čunu anlatmaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r.

Ahmet Cevdet Pa┼ča, “K─▒sas-─▒ Enbiya” ve “Tarih-i Cevdet” adl─▒ me┼čhur tarih kitaplar─▒ ile dilde T├╝rk├ž├╝l├╝─če, T├╝rkl├╝─če ve T├╝rk soyuna hizmet eden bir m├╝ellif olmu┼čtur. Osmanl─▒ Devleti’nin bat─▒ siyasetini tenkit etmi┼č ve ┼č├Âyle demi┼čtir: “Avrupa fetihleriyle u─čra┼čmaktansa Kazan ve Ejderhan (Astrahan) hanl─▒klar─▒n─▒n al─▒n─▒p korunmas─▒, y├╝ce devletimiz i├žin daha yararl─▒ olurdu. ├ç├╝nk├╝ Kafkas, Ejderhan ve Kazan halk─▒ ile yak─▒nl─▒k, soy birli─či ve ├žo─ču din ve mezhep birli─čimiz bulunuyor. Bu y├╝zden onlar Osmanl─▒ÔÇÖya kat─▒l─▒rlard─▒. Bu durumda onlar da K─▒r─▒m gibi Osmanl─▒ eyaletleri aras─▒na girerlerdi. Kazan ve Ejderhan b├╝y├╝k Tataristan taraflar─▒nda dahi Osmanl─▒ Devleti’nin h├ókimiyeti y├╝r├╝rl├╝kte kal─▒rd─▒”.

Osmanl─▒ T├╝rkiyesindeki dil ve fikir birli─či tart─▒┼čmalar─▒n─▒ iyi et├╝d eden ve heyecanla benimseyen ─░smail Gasp─▒ral─▒ Bey, Bah├žesaray’a d├Ân├╝┼č├╝nde K─▒r─▒m T├╝rk├žesine de ayn─▒ usul├╝, yani sade ve basit dil kullanma yolunu tatbik etmeye ba┼člam─▒┼čt─▒r. K─▒sa zamanda bu husustaki fikirlerini geli┼čtiren ─░smail Bey, b├╝t├╝n T├╝rk d├╝nyas─▒n─▒n anlayabilece─či bir dil geli┼čtirmenin ne kadar hayat├« bir ├Ânemi haiz oldu─čunu g├Ârerek buna g├Âre ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ ba┼člatm─▒┼čt─▒r. ─░smail Bey’e g├Âre ├Âyle bir dil kullan─▒lmal─▒d─▒r ki konu┼čuldu─ču ve yaz─▒ld─▒─č─▒ zaman ─░stanbul’daki hamal ve kay─▒k├ž─▒ ile Do─ču T├╝rkistan’daki ├žoban anlayabilmelidir.

Gasp─▒ral─▒’n─▒n, T├╝rk milleti i├žin bu umum├« dilin in┼čas─▒n─▒n ger├žekle┼čtirmesinde ┼ču esaslara dikkat etti─čini g├Âr├╝yoruz:

  1. a) Ya┼čayan T├╝rk leh├želerinin mahall├« kelimeleri, Osmanl─▒ T├╝rk├žesinin en geli┼čmi┼č ┼čekli olan ─░stanbul ┼čivesine uydurularak kullan─▒lmal─▒d─▒r.
  2. b) M├╝mk├╝n mertebe yabanc─▒ dil ve kaideler T├╝rk├žeÔÇÖden ├ž─▒kar─▒lmal─▒d─▒r.
  3. c) Okur-yazarlar taraf─▒ndan anla┼č─▒lmayan Arap├ža ve Fars├ža tabirler tasfiye edilmelidir.

Gasp─▒ral─▒, bu fikir ve prensiplerini, Terc├╝man gazetesi ba┼čta olmak ├╝zere, yaz─▒ yazd─▒─č─▒ b├╝t├╝n dergilerde titizlikle uygulam─▒┼čt─▒r. Onun bu gayreti T├╝rk d├╝nyas─▒ndaki b├╝t├╝n mesdekta┼člar─▒ taraf─▒ndan takdirle kar┼č─▒lanm─▒┼čt─▒r. ─░smail Gasp─▒ral─▒ Bey’in, T├╝rk├ženin, b├╝t├╝n T├╝rk d├╝nyas─▒nda kullan─▒labilek lisan haline gelmesi i├žin verdi─či bu sessiz ve asil m├╝cadele son derece ba┼čar─▒l─▒ olmu┼čtur. ├ç├╝nk├╝ onun ├ž─▒kard─▒─č─▒ Terc├╝man gazetesinde kulland─▒─č─▒ sade T├╝rk├že, gazetenin ula┼čt─▒─č─▒ her yerde, Kazan’da, Do─ču T├╝rkistan’da, Azerbaycan’da, Osmanl─▒ T├╝rkiyesinde, b├╝t├╝n T├╝rkler taraf─▒ndan anla┼č─▒lan bir dil h├óline gelmi┼čtir. Ziya G├Âkalp, Terc├╝man gazetesi hakk─▒nda ┼č├Âyle s├Âylemi┼čtir: “Terc├╝man gazetesini, Kuzey T├╝rkleri oldu─ču kadar, Do─ču T├╝rkleri ile Bat─▒ T├╝rkleri de anlard─▒. Bu gazete, b├╝t├╝n T├╝rklerin ayn─▒ dilde birle┼čmelerinin m├╝mk├╝n olabilece─činin canl─▒ bir delilidir”[45].

─░smail Bey’in hayat─▒ incelendi─činde, m├╝cadelenin ilk y─▒llar─▒nda T├╝rk d├╝nyas─▒nda dil birli─činin sa─članmas─▒ i├žin neler yap─▒lmas─▒ l├óz─▒m geldi─čini a├ž─▒k├ža s├Âylemekten ├žekindi─či g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Ancak 1905 y─▒l─▒nda Rusya’da ba┼člayan siyas├« ve i├žtima├« geli┼čmeler, onu ve arkada┼člar─▒n─▒ daha a├ž─▒k ve aktif m├╝cadeleye sevk etmi┼čtir. 1905 y─▒l─▒ndaki me┼črut├« hareketle kurulan Rusya Devlet Dumas─▒’nda T├╝rklere de temsil hakk─▒ verilmi┼čtir. T├╝rkler bu hakk─▒ en iyi bir ┼čekilde kullan─▒p m├╝mk├╝n oldu─ču kadar ├žok say─▒da temsilciyi Duma’ya sokmaya muvaffak olmu┼člard─▒r.

1905 y─▒l─▒n─▒n A─čustos ay─▒nda bir araya gelen Gasp─▒ral─▒ ─░smail Bey, Top├žuba┼č─▒ Ali Merdan Bey ve Yusuf Ak├žura Bey, “Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ ─░ttifak─▒”n─▒ kurarak, T├╝rklerin haklar─▒n─▒ Duma’da nas─▒l savunmalar─▒ gerekti─či hususunda ├žal─▒┼čmalara ba┼člam─▒┼člard─▒r. Nitekim ─░smail Bey, kurulan bu ittifak─▒n kongresinde dil birli─či hakk─▒nda ┼ču teklifi yapm─▒┼čt─▒r: “Umumen T├╝rklerin asl─▒ nesli birdir. Zaman ve mek├ón ihtil├óf─▒yla ┼čive ve ├ódetlerimizde de ihtil├óf peyda olmu┼čtur. Bu ihtil├óf, birbirimizi anlayamayacak dereceye gelmi┼čtir. Bundan sonra okullar─▒m─▒z─▒ edeb├« dili bir olan ┼čekilde hizmet edecek h├óle getirmek l├óz─▒md─▒r. Kongrenin mektep ve medrese komisyonu taraf─▒ndan haz─▒rlanm─▒┼č olan l├óyihas─▒nda ilkokullar─▒m─▒z i├žin d├Ârt sene s├╝ren ├Â─čretim tayin olunmu┼čtur. Bunun ├╝├ž senesinde sadece mahall├« ┼čive ile ├Â─črenim icra edilip, son senesinde umum├« T├╝rk lisan─▒ ile yaz─▒lm─▒┼č kitaplar okutulmal─▒d─▒r. Bu sayede yava┼č yava┼č muhtelif ┼čive ve leh├želer birle┼čmi┼č olur.”

─░smail Bey’in E─čitimde Yeni Metod G├Âr├╝┼č├╝

Gasp─▒ral─▒ ─░smail BeyÔÇÖin en ba┼čar─▒l─▒ oldu─ču hususlardan biri de e─čitim hususudur. Yeni metotla yap─▒lacak e─čitim program─▒ en fazla tepkiyi muhafazak├ór M├╝sl├╝man topluluklar─▒ndan g├Ârm├╝┼čt├╝r. ─░smail Bey 1881’de yay─▒nlad─▒─č─▒ bir eserinde medreselerde reform meselesini dile getirmi┼čtir ancak mekteplerle ilgili herhangi bir ┼čey yazmam─▒┼čt─▒r. Ancak buna ra─čmen, e─čitimde reform meselesinin ilkokuldan ba┼člat─▒lmas─▒ gerekti─čini tespit etmi┼č ve bu y├Ânde ├žal─▒┼čmalara ba┼člam─▒┼čt─▒r.

─░smail Bey ÔÇśmektep reformuÔÇÖ husunda ni├žin ─▒srarc─▒ oldu─čunu ┼č├Âyle izah eder: “1881 y─▒l─▒nda toplad─▒─č─▒m mal├╗mata g├Âre Rusya T├╝rklerinde on alt─▒ bin k├╝s├╝r mahalle mektebi, iki y├╝z on d├Ârt medrese mevcut olup, bu on alt─▒ bin mektepte, yar─▒m milyon T├╝rk ├žocu─čunun be┼čer sene ├Âm├╝rleri ├ž├╝r├╝t├╝lmektedir. Ancak onlara be┼č sat─▒r T├╝rk├že okuyup yazma bile ├Â─čretilmememekte ve ancak KurÔÇÖan okuma ile namaz dualar─▒ ├Â─čretilmekle yetinilmektedir. Bu mahalle mektepleri, s─▒rf din├« addolunduklar─▒ndan dolay─▒ resmen din├« idarelerin (─░dare-i ┼×er’iyye) nezaretinde, hakikatte ise hi├ž kimsenin nezaretinde bulunmamaktad─▒rlar.”

Ayn─▒ ┼čekilde Gasp─▒ral─▒, “Terakki ve Maarif” adl─▒ makalesinde, e─čitimin ├Ânemi hususunda ┼č├Âyle s├Âylemektedir: “─░nsano─člu hakikati ve saadeti hi├ž bulamaz, vel├ókin bu hakikat ve saadet yolunda y├╝r├╝meye yard─▒mc─▒ bir ┼čey vard─▒r. Bu, karanl─▒kta fenere benzer, buna maarif, bilgi denir. Maarif insan─▒n fikrini ├žok eder, akl─▒n─▒ keskin eder, zek├ós─▒n─▒ ├žo─čalt─▒r.”

Gasp─▒ral─▒ ─░smail BeyÔÇÖin 1884 y─▒l─▒nda Bah├žesaray’da Kaymaza─ča MahallesiÔÇÖnde a├žt─▒─č─▒ mektepte, ilk y─▒l dokuz veya on iki ├Â─črenci bulunmaktayd─▒. E─čitim i┼čleri i├žin de Bekir Efendi adl─▒ bir ├Â─čretmen tayin edilmi┼čti. Bu ├Â─čretmeni bizzat Gasp─▒ral─▒ tayin etmi┼čti. Sonu├žta ├Â─črenciler ilk y─▒lda g├╝nde d├Ârt saat olmak ├╝zere k─▒rk be┼č g├╝n e─čitim g├Ârd├╝ler. Gasp─▒ral─▒’n─▒n iddias─▒na g├Âre, bu s├╝re okuma ve yazman─▒n ├Âgelerini ├Â─čretmek i├žin k├ófi idi. Belirlenen k─▒rk be┼č g├╝nl├╝k s├╝re bitince ─░smail Bey, halka yeni metodu benimsetmek ve Us├╗l-u Cedid’e ilgi uyand─▒rmak i├žin ├Â─črencileri halk─▒n ├Ân├╝nde imtihandan ge├žirdi. ├ľ─črenciler, daha ├Ânce g├Ârmedikleri bir kitaptan bir b├Âl├╝m okuyacaklar ve okunan─▒ yazacaklard─▒. B├Âylece ├Â─črencilerin eski metotla e─čitim g├Ârenlerin y─▒llarca ├Â─črenemedikleri okuma yazmay─▒, yeni metotla k─▒rkbe┼č g├╝n gibi k─▒sa s├╝rede ├Â─črendikleri ispatlanacakt─▒. ├ľ─črencilerin yap─▒lan s─▒navda ba┼čar─▒l─▒ olmalar─▒, halkta bu e─čitim usul├╝ne ilgi uyand─▒rd─▒. K─▒sa bir s├╝re sonra, 1890 y─▒l─▒ndan itibaren her vil├óyette iki veya ├╝├ž ÔÇťUsul-u CedidÔÇŁ okulu a├ž─▒ld─▒ ve bu vesile ile T├╝rk d├╝nyas─▒nda,┬á I. D├╝nya Sava┼č─▒ ├Âncesi bir uyan─▒┼č ba┼člad─▒[46].

Ruslar─▒n kas─▒tl─▒ olarak ├ž─▒kard─▒klar─▒ g├╝├žl├╝kler y├╝z├╝nden hayat─▒ b├╝y├╝k s─▒k─▒nt─▒lar i├žinde ge├žen Gasp─▒ral─▒ ─░smail Bey, ┼čerefle y├╝r├╝tt├╝─č├╝ dil ve k├╝lt├╝r birli─či ├╝lk├╝ ve m├╝cadelesini ├žok iyi bir seviyeye ta┼č─▒d─▒ktan sonra 11 Eyl├╝l 1914 tarihinde vefat etti.

T├╝rk D├╝nyas─▒ÔÇÖn─▒n (Do─ču T├╝rkistan’dan Balkanlara, Kuzey T├╝rkl├╝─č├╝nden yani Tataristan ve Ba┼čkurdistan’dan Suriye T├╝rkl├╝─č├╝ne, Afganistan, ─░ran ve Irak T├╝rkl├╝─č├╝nden T├╝rkiye T├╝rklerine kadar) mill├« bir uyan─▒┼č h├ólinde oldu─ču g├╝n├╝m├╝zde, T├╝rk milleti Gasp─▒ral─▒’n─▒n i┼čaret etti─či “Dilde, Fikirde ve ─░┼čte Birlik” hedefini ger├žekle┼čtirdi─činde onun da ruhu ┼čad olacak ve ad─▒ sayg─▒ ile an─▒lm─▒┼č olacakt─▒r.

1905 y─▒l─▒nda Rus Sosyalistlerinin h─▒zl─▒ hareketlerinden etkilenen Kazanl─▒ ve K─▒r─▒ml─▒ heyecanl─▒ T├╝rk – Tatar gen├žleri, ─░smail Gasp─▒ral─▒’y─▒ muhafazak├órl─▒k ve ├žekingenlikle tenkid ettiler.

Kazan T├╝rk – Tatarlar─▒n─▒n b├╝y├╝k ┼čairi Abdullah Tukay 1905’de yay─▒nlad─▒─č─▒ ┬źTatarlarga Terc├╝man’─▒n al├ókas─▒┬╗ ba┼čl─▒kl─▒ makalesinde ─░smail Gasp─▒ral─▒’y─▒ ┼č├Âyle tenkid ediyordu:

  • Kuzeydeki Tatar’lar─▒n anlayamad─▒─č─▒ bir K─▒r─▒m leh├žesi ile yaz─▒yor;
  • O, bir ruhan├«, b├╝rokrat ve monar┼čist reaksiyonerdir;
  • M├╝stebit T├╝rk Sultan─▒na ├žok t├óbi’dir;
  • Devri tamamen ge├žmi┼č bir skol├óstik yazard─▒r.

─░smail Gasp─▒ral─▒’ya en ┼čiddetli tenkid, k├╝├ž├╝k burjuva ile k├Âyl├╝ s─▒n─▒┬şf─▒ndan ├ž─▒km─▒┼č olup T├╝rkiye’de okuyan ÔÇťGen├ž T├╝rklerÔÇŁden ve RusyaÔÇÖda okuyan Rus sosyalistlerin etkisi ÔÇťGen├ž K─▒r─▒ml─▒larÔÇŁdan geliyordu. 1905 y─▒l─▒nda faaliyete ge├žen bu gen├ž grup daha ziyade ├Â─čretmenlerden ve ├╝niversiteli ├Â─črencilerden olu┼čuyordu. Bu grubun ├Ânderi Sosyalist fikirli Re┼čit Mehdi(yef) idi. Re┼čit Mehdi, Gasp─▒ral─▒ ─░smail BeyÔÇÖin e─čitim ve k├╝lt├╝r siyasetinin taraftar─▒ idi. Ama Panislamist ve Pant├╝rkist d├╝┼č├╝ncelerini benimsemiyordu. Re┼čit Mehdi, daha ├žok K─▒r─▒m M├╝sl├╝manlar─▒n─▒n ├çarl─▒k Rusya’s─▒n─▒n boyunduru─čundan bir an evvel kurtulmas─▒n─▒ istiyordu. ├çal─▒┼čmalar─▒n─▒n a─č─▒rl─▒k merkezini K─▒r─▒m k├Âyl├╝s├╝n├╝n durumu ve tar─▒m sorunu te┼čkil ediyordu. ┼×iddetli bir Rus aleyhdar─▒ olan Re┼čit Mehdi bir Tatar sosyalisti olarak 1905 olaylar─▒na kar─▒┼čm─▒┼č ve ├Ân pl├ónda rol alm─▒┼čt─▒. ─░smail Gasp─▒ral─▒’n─▒n ─▒l─▒ml─▒ siyasetine ve tutumuna kar┼č─▒ ├ž─▒km─▒┼čt─▒. ÔÇťTerc├╝manÔÇŁ─▒n 25. kurulu┼č y─▒l─▒nda yap─▒lan kutlama t├Âreninde bu g├Âr├╝┼č├╝n├╝ ┬ź─░smail Mirza’n─▒n sosyal ve siyasal pl├ón─▒na tamamen kar┼č─▒y─▒m.┬╗ diyerek ortaya koymaktan ├žekinmemi┼čtir[47].

ÔÇťGen├ž TatarlarÔÇŁ 1906 y─▒l─▒nda Bah├žesaray’da┬á (U├çKUN)┬á ┬źK─▒v─▒lc─▒m┬╗ ad─▒nda bir dergi ├ž─▒kard─▒lar. Bir s├╝re sonra bunu kapat─▒p Karasu bazar kasabas─▒nda haftada iki kez yay─▒nlanan Vatan Hadimi adl─▒ siyasi gazeteyi ├ž─▒kard─▒lar. Bu gazetenin ba┼čyazar─▒ Hasan Sabri Ayvaz (of)┬á idi. Sorumlu M├╝d├╝r├╝ ise Re┼čit Mehdi idi. Bunun siyas├« g├Âr├╝┼č├╝ tervi├ž ediliyordu. Gazetede bunlardan ba┼čka Haf─▒z Osman Murasof,┬á H├╝seyin ┼×amil, Tokar Gazi, Yahya Bayburtlu, H├╝seyin Bali├ž, Hasan ├çergi(yef) gibi istidatl─▒ yazarlar ve ┼čairler yaz─▒yorlard─▒.

K─▒r─▒m milliyet├žisi olan ve Pant├╝rkizme pek iltifat etmeyen bu gazetenin ┼čiar─▒ ÔÇťH├╝bb├╝l Vatan minel iyman ÔÇö Vatan Sevgisi imandand─▒r.ÔÇŁ hadisi idi. Vatan Hadimi gazetesinin yaz─▒lar─▒ itinal─▒ oldu─ču i├žin yaln─▒z K─▒r─▒mÔÇÖda de─čil bunun d─▒┼č─▒nda da okuyucu buluyordu. G├╝├žl├╝ istihbarat a─č─▒na ra─čmen resm├« makamlar─▒n ┼č├╝phesini ├žekmeyen gazete a─č─▒r madd├« zorluklar y├╝z├╝nden 1908 y─▒l─▒nda kapand─▒. Gasp─▒ral─▒ ─░smail Bey ise kendisini ─▒l─▒ml─▒,┬á a┼č─▒r─▒ temkinli ve ihtiyatl─▒ bulan gen├žlere ┼ču anlaml─▒ s├Âzleriyle cevap verdi[48]:

Okum ni┼čan ursa edi
At─▒m ko┼ču ozsa edi
Çapar edi Çorabatır;

At─▒m ko┼ču ozmaganda
Okum ni┼čan urmaganda
Ayt, ni┼člesin ├çorabat─▒r?

─░stanbul leh├žesi ile:
Okum ni┼čan vursa idi
At─▒m yar─▒┼čta ge├žse idi
Yar─▒┼č─▒rd─▒ ├çorabat─▒r;

At─▒m yar─▒┼čta ge├žmezse
Okum ni┼čana vurmazsa
S├Âyle, ne yaps─▒n ├çorabat─▒r?

3.5.┼×ehabeddin Mercani (1818ÔÇô1889)

Tam ad─▒, ┼×eh├óbeddin Ebul Hasan Harun b. Bah├ó-eddin b. S├╝bhan b. Abd├╝lkerim b. Abd├╝ttevv├ób b. Ab-d├╝lgani b. Abd├╝lkudd├╝s el-Merc├ón├«”dir. Atalar─▒ Kazan yak─▒nlar─▒ndaki Mercan k├Ây├╝nden olmas─▒ sebebiyle “el-Merc├ón├«” lakab─▒yla an─▒lm─▒┼čt─▒r. Ancak kendisi, yine Kazan civar─▒nda bulunan, Yapunc─▒ k├Ây├╝nde 1233/1818’de do─čmu┼čtur. Ata ve anne taraf─▒ndan ilim sahibi bir s├╝laleye mensup olan Merc├ón├«’nin annesi Hubeybe binti Ab-d├╝nnas├«r b. Seyf├╝lm├╝l├╗k b. Muzaffer el-├çak├ól├« (0.1249/ 1833)’dir. Babas─▒ Bah├óeddin (├ľ.1856) ve dedesi S├╝bhan (├ľ.1834) d├Ânemlerinin ilim sahibi zatlar─▒ndand─▒r. Hen├╝z 5 ya┼č─▒nda iken annesini kaybeden (1823) Merc├ón├«’nin ailesi k─▒sa bir zaman sonra Ta┼čki├ž├╝ k├Ây├╝ne ta┼č─▒nm─▒┼člard─▒r. Alt─▒ ya┼č─▒ndan itibaren babas─▒n─▒n medresesinde okumaya ba┼člayan Merc├ón├«, babas─▒ndan ve ├že┼čitli hocalardan; Muhtasaru’l-Vik├óye. ┼×erh─▒─▒’l-V─▒k├óye, ┼×erhu Ak├ó-idi’n-Nesefi, ┼×emsiyye, Tavd├«h ve Telv├«h … vb. gibi dersler okumu┼čtur. Hen├╝z 17 ya┼člar─▒nda iken ders okutmaya da ba┼člatm─▒┼čt─▒r. Bu ya┼člannda ders kitaplar─▒n─▒n yetersizli─čini ve zorlu─čunu hisseden Merc├ón├«, k├╝├ž├╝k ders kitaplar─▒ dahi yazmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r.

─░lmini art─▒rmak i├žin, 21 ya┼č─▒nda iken, bir ticaret kervan─▒ ile Buhara’ya giden (1838-39) Merc├ón├«, 7 ay s├╝ren bir yolculuktan sonra Buhara’ya varm─▒┼čt─▒r. Bu yolculu─ču s─▒ras─▒nda 4 ay kald─▒─č─▒ Troytsk’da ├že┼čitli ilim meclislerinde bulundu─čunu ├Â─črendi─čimiz Merc├ón├«, burada me┼čhur Tatar cedit├žisi Abd├╝nnas├«r Kursav├«’yi ├Âven bir ├ólimle tart─▒┼čm─▒┼čt─▒r. Dolay─▒s─▒yla onun hen├╝z bu d├Ânemde Kurs├óv├« hakk─▒nda pek olumlu d├╝┼č├╝nmedi─či g├Âr├╝lmektedir. Merc├ón├«’nin bu seyahatiyle ilgili iki-├╝├ž kitapl─▒k bir seyahatname yazd─▒─č─▒ndan da bahsedilmekle birlikte bu eser bug├╝ne kadar bulunamam─▒┼čt─▒r. Buhara’ya vard─▒─č─▒nda ┼×eyh Niyazkul─▒ et-T├╝rkm├ón├«(├Â.l236/1821)’nin medresesinden bir oda sat─▒n alarak tahsile ba┼člayan Merc├ón├«, ├Ânce babas─▒n─▒n da hocas─▒ olan, Mirza Salih Alem b. Nadir Mu-hammed b. Abdullah el-Ferg├ón├« (├Â.l256/1840)’den ders alm─▒┼č, sonra da ┼ču hocalar─▒n derslerine i┼čtirak etmi┼čtir: Muhammed b. Safer el-Hucend├« (├ľ.1268/1850), Fadl b.[49]

├ľzbek Hoca el-Buh├ór├« el-Ef┼čenc├« (├ľ.1283/1866), Huday-birdi b. Abdullah el-Bays├╗n├« (├ľ.1264/1848). Baba R├ófi’ el-Hucend├« (├ľ.1285/1868)…vb. Bu hocalar aras─▒nda A. Kursav├«’yi ├Âven bir zat olan Abd├╝lm├╝min Hoca el-Ef┼čenc├« (├ľ.1283/1866)’nin Buhara’daki ders tertiplerinin tenkidi konusunda Merc├ón├«’yi etkiledi─či rivayet edilmektedir

Buhara’daki medreselerde k─▒sa zamanda sivrilen Merc├ón├«, bir ka├ž sene sonra, hocalar─▒n─▒n delaletiyle, ders vermeye ba┼člam─▒┼čt─▒r. Buhara’daki ├Â─čretim sistemini olduk├ža bozuk ve yetersiz bulan Merc├ón├«. 5 y─▒l kald─▒─č─▒ Bu-hara’dan Semerkant’a ge├žerek, ┼×irdar Medresesi”ne yerle┼čmi┼čtir. Semerkant seyahati onun fikri tek├óm├╝l├╝n├╝n d├Ân├╝m noktalar─▒ndan birini te┼čkil etmi┼čtir. Burada me┼čhur Kad─▒ Ebu Said b. Abd├╝lhay b. Eb├╝hayr es-Semer-kand├«’den dersler alan, onun ├žocuklar─▒n─▒ okutan ve zengin k├╝t├╝phanesinden faydalanan Merc├ónL bu ├ólimin te┼čviki ile tarihle de ilgilenmeye ba─člam─▒┼čt─▒r. Gerek Kad─▒ Eb├╗ Said’in fikirleri gerekse k├╝t├╝phanesindeki kitaplar─▒ sayesinde Merc├ón├«’de din├« ilimlerde ─▒slah fikri uyanm─▒┼č ve ilk kez selef kitaplar─▒ ile sonraki yaz─▒lan eserler aras─▒nda bir k─▒yaslamaya giderek, M├╝sl├╝manlar─▒n Kur’├ón ve hadisten, selefin yolundan uzakla┼čt─▒─č─▒ kanaatine ula┼čm─▒┼čt─▒r. Merc├ón├«’de meydana gelen bu fikri d├Ân├╝┼č├╝m, onun Kursav├« hakk─▒ndaki d├╝┼č├╝ncelerini de ba┼čtan aya─ča de─či┼čtirmi┼č ve art─▒k o, Kursav├«’nin bir takip├žisi olmu┼čtur. Buhara’ya d├Âner d├Ânmez, Semerkant’ta bulamad─▒─č─▒, Kursav├«’nin kitaplar─▒n─▒ bulmu┼č ve m├╝talaa etmi┼čtir.

─░ki sene kadar kald─▒─č─▒ Semerkantta Merc├ón├«’nin fikirlerinin de─či┼čmesine sebep olan kitaplar hakk─▒nda da baz─▒ ipu├žlar─▒ vard─▒r. Onun okudu─ču, istinsah etti─či ve;. baz─▒ kay─▒tlar ald─▒─č─▒ eserler aras─▒nda ┼čunlar dikkati ├žekmektedir[50]: ─░mam Gaz├ól├«’nin el-Munkiz’i, Faysalu’t-Tep─▒ka’s─▒, Kimy├óu’s-Sa├ódefi ve el-Madn├╗n bihiAl├ó Gayr─▒ Eh-lihi risaleleri ba┼čta gelmektedir. Bunlar─▒n d─▒┼č─▒nda; Fethu’l-Kadir, el-─░tk├ón fi Ul├╗mi’l-Kur’├ón, ┼×erhu Muvatta, Ah-l├ók-─▒ N├ós─▒r├«, ─░bn Sina’n─▒n el-─░┼č├ór├ót ve’t-Tenb├«h├óf─▒, ┼×ifa i: ┼×ir├óz├«’nin Esf├ór-─▒ Erbaa’s─▒, Seyyid Gulam Ali Azad b. Nuh el-H├╝seyn├« el-Hanef├«(├Â.ll94/1780)’nin Subhatiii-Merc├ón isimli kitab─▒, ┼×ehrist├ón├« ve ─░bn Hazm’─▒n el-Milel ve’n-Nihal, Nih├óyet├╝’l-─░kd├óm adl─▒ kitaplar─▒, Devv├ón├«’nin ve Mirza Z├óhid el-Herev├«’nin baz─▒ kitaplar─▒, Ke┼čf├╝’z-Zu-n├╗n..vb.

1265/1849 y─▒l─▒nda Buhara’dan d├Ânen Merc├ón├«, yakla┼č─▒k 11 y─▒ll─▒k aradan sonra tekrar Ta┼čki├ž├╝ k├Ây├╝ne gelmi┼čtir. D├Ând├╝kten iki ay kadar sonra Kazan’─▒n 1. mahallesindeki 1. mescide imam, hatip ve m├╝derris tayin edilen Merc├ón├«, imtihan olmak ├╝zere Ufa’daki Orenburg M├╝ft├╝l├╝─č├╝’ne gelmi┼č ve 1266/1850 Mart’─▒nda da s├Âzko-nusu Nez├óret’ten “ukaz” (men┼čur) alm─▒┼čt─▒r. Bu tarihten ├Âl├╝m├╝ne kadar ayn─▒ g├Ârevi yapan Merc├ón├«, vazifesi s├╝resince gerek g├Âr├╝┼čleri, gerek baz─▒ uygulamalar─▒, gerekse yazd─▒─č─▒ kitaplar dolay─▒s─▒yla bir├žok ┼čik├óyetlere maruz kalm─▒┼čt─▒r. Nitekim bunlardan biri (ya┼č─▒ dolmam─▒┼č bir k─▒z─▒n nik├óh─▒n─▒ k─▒yd─▒─č─▒ iddias─▒ ile yap─▒lan bir ┼čik├óyet) y├╝z├╝nden A─čustos 1854 tarihinde M├╝ft├╝l├╝k├že ukaz’─▒ elinden al─▒n─▒p, imamet ve m├╝derrislikten menedilmi┼čtir. Ancak su├žsuzlu─čunun anla┼č─▒lmas─▒ ├╝zerine Haziran 1855’de tekrar g├Ârevine iade edilmi┼čtir. 1284/1867’de Ahund Muhtesip (y├╝ksek m├╝derris) derecesini alan Mercan─▒, 1876’dan itibaren Kazan’da Ruslar taraf─▒ndan, M├╝sl├╝man mekteplerinde zorunlu olarak okutulan Rus├ža derslerine muallim yeti┼čtirmek i├žin a├ž─▒lan Tatarskaya U├žitelskaya ┼×kola’da 9 y─▒l s├╝reyle “din muallimli─či” yapm─▒┼čt─▒r. Onun bu g├Ârevi kabul├╝ halk taraf─▒ndan misyonerlikle su├žlanmas─▒na sebep olmu┼čsa da, kendisi, ─░sl├óm’─▒ en iyi ve ilm├« bir ┼čekilde ├Â─čretmek gayesiyle kabul etti─čini ifade etmi┼č ve vali ile birlikte, o s─▒ralarda Kazan’da g├Ârev yapan me┼čhur m├╝ste┼črik Radloffun ricas─▒n─▒n da etkili oldu─čunu s├Âylemi┼čtir. 1880 y─▒l─▒nda Hac vazifesini ifa etmek i├žin yola ├ž─▒km─▒┼č; ─░stanbul, ─░zmir, ─░skenderiye ├╝zerinden Mekke ve Medine’ye ula┼čm─▒┼č ve buralarda bir s├╝re kalm─▒┼čt─▒r. Merc├ón├«, ayn─▒ y─▒l─▒n sonlar─▒nda tekrar Kaaan’a d├Ânm├╝┼čt├╝r. Onun bu seyahatleri ile ilgili notlan, ├Âl├╝m├╝nden sonra R─▒z├óeddin b. Fahreddin taraf─▒ndan yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r.

Merc├ón├«, 1881 Y─▒l─▒ndan itibaren kendi ad─▒na kurulan Merc├ón├« Medresesi’nde ders vermeye ba┼člam─▒┼čt─▒r. 1884’de Tatarskaya U├žitelskaya ┼×kola’daki g├Ârevi de sona eren Merc├ón├«, 29 ┼×aban 1306/18 Nisan 1889 y─▒l─▒nda vefat etmi┼čtir. Merc├ón├« Kazan’daki M├╝sl├╝man mezarl─▒─č─▒na defnedilmi┼čtir.[51]

45 Y─▒ll─▒k medrese faaliyeti neticesinde bir├žok ├Â─črenci yeti┼čtirmi┼č olan Merc├ón├«’nin, tarih ve din├« ilimlerde yazma ve basma ├žok k─▒ymetli eserleri vard─▒r. ├ľ─črencileri aras─▒nda en me┼čhurlar─▒ ┼čunlard─▒r: Abd├╝lhabir b. Abd├╝l-vehhab el-M├╝slim├« (├Â.1296/1879), H├╝seyin b. Feyizhan (├ľ.1283/1866), Ahmedirl-Latif b. Abd├╝llatif (1325/1907), N├╗r├╝lay├ón b. Ayn├╝lkemal (├Â. 1311/1893), Burh├óneddin b. Abd├╝rrefi’ e┼č-┼×ibk├óv├«. Abd├╝lalam b. Feyizhan (├Â. 1328/1910), Abdurrahman b. ─░smail ├ľmer, ┼×eyh├╝lisl├óm b. Hamidullah et-Tekev├« (├Â.l329/1911)…vb.

Merc├ón├« bir ka├ž eseri hari├ž eserlerinin tamam─▒n─▒ Arap├ža kaleme alm─▒┼čt─▒r. Belli ba┼čl─▒ eserleri ise ┼čunlard─▒r: el-Fev├óid├╝’l-M├╝himme, Kazan 1878; et-Tar├«kat├╝’l-M├╝sl├ó ve’l-Ak├«det├╝’l H├╝sn├ó, Kazan 1890; Vefiyet├╝’l-Esl├óf ve Tahiyet├╝’l-Ahl├óf, 6 cilt, yazma; Mukaddimet├╝ Kitab─▒ Vefiyeti’l-Esl├óf, Kazan 1883; Kit├óbu’l-Hikmeti’l-B├óligati’l-Cinniyye fi ┼×erhi Ak├ó─▒di’n-Nesefiyye, Kazan 1888; M├╝nte-hab├╝’l-Vefiyye, Kazan 1879; N├óz├╗rat├╝’l-Hakk, Kazan 1870; el-Azbu’l-Fur├ót ve’l-M├ó├╝’z-Z├╝l├ól en-N├ófi’ fi ┼×erhi’l-Cel├ól, ─░stanbul 1317; Hakku’l-Marife ve H├╝sn├╝’l-─░dr├ók, Kazan 1880; Tenb├«hu Ebn├ói’l-Asr Al├ó Tenzihi Enb├ói Ebu’n-Nasr, yazma; Kit├óbu Huz├ómeti’l-Hav├ó┼č├« li-─░z├óhati’l-Gav├ó┼č├« (Sadr├╝’┼č-┼×eria’n─▒n Tavzih ┼×erhi’ne Ha┼čiye), Kazan 1889; M├╝stef├ód├╝’l-Ahb├ór fi Ahv├ól-i Kazan ve Bulgar, 1. cilt, Kazan 1885, 2. cilt, Kazan 1900 (bu eseri Tatarca’ d─▒r)[52].┬á

3.6.Abay Quananbayul─▒ (1845-1904)

Kazaklar─▒n Orta C├╝z├╝’ne ba─čl─▒ Arg─▒n uru─ču i├žinde yer alan Tob─▒qt─▒ oyma─č─▒n─▒n beyi Qunanbay’─▒n o─čludur. Semey (Semipalatinsk) vil├óyeti’deki ┼×─▒n─č─▒staw’da do─čmu┼čtur. Babas─▒, ├çarl─▒k Rusya idaresince yetkili k─▒l─▒nan mahall├« idarecilerden birisidir. Semey’de ├╝├ž y─▒l medresede okumu┼č, burada ├ça─čatay T├╝rk├žesi, Arap├ža, Fars├ža ve ─░sl├óm├« bilgiler ├Â─črenmi┼čtir. Medresede okurken biraz Rus├ža da ├Â─črenmi┼čtir. Ancak babas─▒ onu medreseden erken ay─▒np idarecilik i┼člerinde ├žal─▒┼čt─▒rm─▒┼čt─▒r. ─░darecilik hayat─▒ onun Kazak sosyal hayat─▒n─▒ yak─▒ndan tan─▒mas─▒n─▒ sa─člam─▒┼čt─▒r. K├╝├ž├╝k ya┼čtan itibaren ┼čiirler s├Âylemeye ba┼člayan Abay, medresede ├Â─črendi─či bilgilerle b├╝y├╝k T├╝rk ┼č├óirleri Ali ┼×├«r Nev├ó├«, Fuz├╗l├« ve Genceli Nizam├« ile ─░ran ┼č├óiri ┼×eyh Sadi’yi okumu┼č, onlardan etkilenmi┼čtir. Abay, 35 ya┼č─▒nda iken ├çarl─▒k idaresi taraf─▒ndan Semey’e s├╝rg├╝ne g├Ânderilen Rus ihtil├ólcilerinden E.P. Mihailis ile dost olur ve ondan Rus├ža dersleri al─▒r. ├ľ─črendi─či Rus├ža vas─▒tas─▒yla Pu┼čkin, Lermantov, L. Tolstoy, Dostoyevski gibi Rus ┼č├óir ve yazarlar─▒ ile baz─▒ Avrupal─▒ yazar ve fikir adamlar─▒n─▒n eserlerini okur. B├Âylece Rus k├╝lt├╝r ve edebiyat─▒ ile Avrupa medeniyetinden haberdar olur. Bu bilgiler sayesinde kendi halk─▒n─▒n ne kadar c├óhil ve geri kalm─▒┼č oldu─čunu g├Âren Abay, ┼čiirlerinde halk─▒n─▒ cehaletten ve geri kalm─▒┼čl─▒ktan kurtulmak i├žin okumaya, bilgi ve sanat sahibi olmaya ├ža─č─▒r─▒r. Yazd─▒─č─▒ ┼čiirler hem mill├« Kazak ┼čiirinin hem de modern Avrupa ┼čiirinin ├Âzelliklerini g├Âstermeye ba┼člar. B├Âylece Kazaklar aras─▒nda hem mill├« hem de modern ├Âzelliklere sahip olan bir edebiyat gelene─čini ba┼člatm─▒┼č olur. Onun i├žin Abay, modern Kazak edebiyat─▒n─▒n ba┼člat─▒c─▒s─▒ kabul edilir.

┼×iirleri ┼čiir sanat─▒ bak─▒m─▒ndan ├žok y├╝ksek seviyede ┼čiirler olup hece vezniyle yaz─▒lm─▒┼čt─▒r. Yazd─▒─č─▒ ┼čiirler, ├Âl├╝m├╝nden sonra 1909’da karde┼činin o─člu Kekitay taraf─▒ndan Abay ├ľlenderi (Abay’─▒n ┼×iirleri) ad─▒yla Petersburg’da yay─▒nlanm─▒┼čt─▒r. Abay, hayattayken sadece kendi vil├óyeti Semey’de, ┼čiirleri bas─▒ld─▒ktan sonra ise b├╝t├╝n Kazaklar aras─▒nda tan─▒nm─▒┼č ve sevilmi┼čtir. Onun yine ├Âl├╝m├╝nden sonra yay─▒nlanm─▒┼č, fikir ve nasihatlerini anlatt─▒─č─▒ “Qara S├Âzder (Nesirler)” ad─▒ alt─▒nda toplanm─▒┼č nesirleri de bulunmaktad─▒r.

19.y├╝zy─▒l─▒n sonlar─▒nda Abay Qunanbayul─▒ ile ba┼člayan modem m├ón├ódaki Kazak Edebiyat─▒, 20. y├╝zy─▒l ba┼člar─▒nda b├╝y├╝k bir geli┼čme g├Âsterir. Bu geli┼čme bilhassa Rusya’da 1905 y─▒l─▒nda meydana gelen Me┼črutiyet ─░nk─▒l├ób─▒’ndan sonra olmu┼čtur[53].

3.7. Abd├╝rre┼čid ─░brahim (1857ÔÇô1944)

Hayat─▒n─▒n belirli bir d├Ânemi hakk─▒ndaki bilgiler bizzat kendisinin yazd─▒─č─▒ Terc├╝me-i H├ólim (St. Petersburg, trz) adl─▒ risalede yer almaktad─▒r.

Tam ad─▒ Abd├╝rre┼čid b. ├ľmer b. ─░brahim’dir. 23 Nisan 1857 tarihinde Sibirya b├Âlgesinde Tobolsk’a ba─čl─▒ Tara kasabas─▒nda do─čmu┼čtur. ├ľzbek as─▒ll─▒d─▒r. Atalar─▒ yakla┼č─▒k d├Ârt as─▒r ├Âncesinde Buhara’dan bu b├Âlgeye g├Â├žm├╝┼člerdir. Annesi Ba┼čkurt T├╝rklerinden Afife Han─▒md─▒r. ─░lk e─čitimini babas─▒ndan ald─▒ktan sonra, 8 ay Tara civar─▒ndaki Avvu┼č k├Ây├╝ medresesinde yat─▒l─▒ okumu┼č ve bir y─▒l sonra anne taraf─▒ndan akrabalar─▒n─▒n bulundu─ču ├çelyabinsk civar─▒ndaki Elmen k├Ây├╝ne gelerek tahsiline devam etmi┼čtir(1865ÔÇô66).

Abd├╝rre┼čid ─░brahim, 1871’e kadar burada, 1871’den 1875-1876’ya kadar T├╝men’de tahsil g├Ârd├╝kten sonra Kazan yak─▒nlar─▒ndaki K─▒┼čkar Medresesi’ne gelmi┼čtir. Burada da bir m├╝ddet tahsil g├Ârd├╝kten sonra, bir s├╝re Akmolla’da bulunmu┼č hemen ard─▒ndan da 1879 y─▒l─▒nda tahsilini s├╝rd├╝rmek amac─▒yla Medine’ye gitmek i├žin ─░stanbul’a gelmi┼čtir. 1880ÔÇô1884 tarihleri aras─▒nda Medine’de e─čitim g├Âren Abd├╝rre┼čid ─░brahim, 1885’de tekrar Tara’ya d├Ânm├╝┼čt├╝r[54].

MekkeÔÇÖde bulundu─ču s─▒rada, Kafkaslarda Ruslara kar┼č─▒ amans─▒z m├╝cadele veren b├╝y├╝k m├╝cahid ┼×eyh ┼×amilÔÇÖle tan─▒┼čt─▒. ┼×eyh ┼×amil, hayat─▒ at s─▒rt─▒nda ge├žmi┼č, Rus ordusuna kar┼č─▒ ├╝st ├╝ste zaferler kazanm─▒┼č abidevi bir kahramand─▒. ┼×eyh ┼×amilÔÇÖin dilinden canl─▒ bir tarih gibi heyecanl─▒ menk─▒beleri, kahramanl─▒k destanlar─▒n─▒ dinledik├že, as─▒rlarca Rus zulm├╝ne maruz kalm─▒┼č olan Sibirya T├╝rklerinden Abd├╝rre┼čid ─░brahimÔÇÖin ├╝zerinde derin tesir ve izler kal─▒yordu. Bu hat─▒ralar cesaretine cesaret katt─▒, m├╝cadele azmini art─▒rd─▒, hi├žbir zorluk ve engel kar┼č─▒s─▒nda y─▒lmayan, bocalamayan bir ┼čahsiyet haline geldi[55].┬á

Abd├╝rre┼čid ─░brahimÔÇÖe ┼č├Âyle s├Âylemektedir: ÔÇťBug├╝n ─░slam ├óleminin ─▒slah─▒ i├žin, birinci derecede ulema k─▒svesinde olanlar─▒n ─▒slah─▒n─▒n gerekti─čine art─▒k kanaat etmek gerekir.ÔÇŁ

Abd├╝re┼čid ─░brahim 1890 y─▒l─▒nda TaraÔÇÖdan yan─▒na ald─▒─č─▒ on talebeyle tekrar ─░stanbulÔÇÖa geldi. ├ľ─črencilerini Dar├╝┼č┼čafaka ve Dar-├╝l Tedris okullar─▒na yerle┼čtirdi. Bu talebelerin b├╝t├╝n masraflar─▒ Osmanl─▒ Devleti taraf─▒ndan kar┼č─▒lan─▒yordu. Bir m├╝ddet payitahtta kald─▒ktan sonra memleketine d├Ând├╝. Onun ─░stanbulÔÇÖa talebe yollamas─▒ M├╝sl├╝manlar aras─▒nda b├╝y├╝k bir sevin├žle kar┼č─▒land─▒ ve kendisine RusyaÔÇÖn─▒n her b├Âlgesinden ak─▒n ak─▒n m├╝racaat edilmeye ba┼čland─▒. Fakat Rus h├╝k├╝meti bu durumun aleyhe bir giri┼čim addederek ├žok rahats─▒z olmu┼č ve talebe g├Ânderimine s─▒k─▒ bir denetim getirmi┼čtir[56].

Abd├╝rre┼čid ─░brahim, 1892 y─▒l─▒nda Ufa’daki Orenburg M├╝ft├╝l├╝─č├╝’ne kad─▒ tayin edilmi┼č ve 1895 y─▒l─▒nda bu g├Ârevinden istifa etmi┼čtir. Bundan sonraki hayat─▒nda s─▒k s─▒k siyas├« faaliyetlerine ┼čahit oldu─čumuz Abd├╝rre┼čid ─░brahim, 1900’de St. Petersburg’a yerle┼čerek ÔÇťMir’├ót Y├óki K├ÂzgiÔÇŁ adl─▒ dergi tarz─▒nda bir risale ne┼črine ba┼člam─▒┼čt─▒r. Mir’├ót Y├óki K├Âzgi’nin ilk 6 c├╝z├╝n├╝ 1900 y─▒l─▒ i├žinde yay─▒mlam─▒┼čt─▒r. Daha sonradan burada bir matbaa kurmu┼č, 1904 y─▒l─▒nda ÔÇť├ťlfetÔÇŁ ve ÔÇťTilmizÔÇŁ gazetelerini yay─▒mlam─▒┼čt─▒r. 1905 y─▒l─▒nda Rusya’da me┼črutiyetin ilan─▒n─▒ m├╝teakip siyasi faaliyetlerine h─▒z veren Abd├╝rre┼čid ─░brahim, Rusya M├╝sl├╝manlar─▒n─▒n 1905ÔÇô1906 y─▒llar─▒nda yapt─▒klar─▒ toplant─▒lar─▒ d├╝zenleyenlerin ba┼č─▒nda gelmektedir[57]. UfaÔÇÖda bulundu─ču y─▒llarda kaleme ald─▒─č─▒ ÔÇťLiva-├╝l HamdÔÇŁ adl─▒ risalesini ─░stanbulÔÇÖda bast─▒rtarak gizlice RusyaÔÇÖya soktu. Derhal bir tesir uyand─▒rarak 70 bin insan─▒n AnadoluÔÇÖya hicretine vesile olan bu risalede, Rus bask─▒s─▒ alt─▒ndaki T├╝rk boylar─▒na seslenerek onlar─▒ T├╝rkiyeÔÇÖye g├Â├ž etmeye te┼čvik ediyordu. Ard─▒ndan me┼čhur eseri ÔÇť├çolpan Y─▒ld─▒z─▒ÔÇŁn─▒ kaleme ald─▒. Bu eserinde de RusyaÔÇÖn─▒n esaret alt─▒nda tuttu─ču M├╝sl├╝manlara yapt─▒─č─▒ zul├╝mler anlat─▒lmaktayd─▒. Bu risale de gizli yolardan RusyaÔÇÖya sokuldu ve b├╝y├╝k ilgi g├Ârd├╝[58].

1907 y─▒l─▒nda T├╝rkistan’a seyahat eden Abd├╝rre┼čid ─░brahim, 1908 y─▒l─▒ndan itibaren Japonya, Singapur, Kore, ├çin, Hindistan ile Ortado─ču’yu i├žine alan ve 1910 y─▒l─▒nda ─░stanbul’da sona eren b├╝y├╝k bir yolculu─ča ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. 1912 y─▒l─▒nda Osmanl─▒ vatanda┼čl─▒─č─▒na kabul edilen Abd├╝rre┼čid ─░brahim, bu b├╝y├╝k seyahatini ÔÇť├élem-i ─░slamÔÇŁ kitab─▒nda anlatm─▒┼čt─▒r[59].

1907 y─▒l─▒n─▒n sonlar─▒nda Bat─▒ T├╝rkistan hakk─▒ndaki d├╝┼č├╝ncelerini ┼ču i├žler ac─▒s─▒ s├Âzlerle anlat─▒r:

ÔÇťBug├╝ne kadar T├╝rkistan M├╝sl├╝manlar─▒ i├žin bir mektep a├ž─▒lmam─▒┼čt─▒r. Rus├ža bilen bir adam yerli M├╝sl├╝manlar aras─▒nda nadir bulunur. Misyonerlerin korkusundan M├╝sl├╝manlar bug├╝ne kadar evlatlar─▒n─▒ Rus mekteplerine veremiyorlar. ┼×u suretle t├╝m T├╝rkistan M├╝sl├╝manlar─▒ cehalet deryas─▒na gark olmu┼člar, ahlak bozuklu─ču ve i├žki m├╝ptelal─▒─č─▒ s├╝ratli bir ┼čekilde artmaktad─▒r. ─░nsan bu cihetleri g├Ârd├╝k├že adeta

ÔÇťT├╝rkistan milleti ├Âl├╝me mahk├╗m bir millettirÔÇŁ diyece─či geliyor.
ÔÇťSormay─▒n g├Ârd├╝─č├╝m ├ólemleri hi├ž s├Âylemeyeyim;
Y├ód─▒ temkinimi sarsar da kan a─člar y├╝re─čim.
O Buhara! O m├╝barek, muazzam toprak.
Zilletin koynuna girmi┼č uyuyor m├╝sta─črak.
─░bn-i Sinalar─▒ y├╝zlerce do─čurmu┼č o iklim,
Tek ├žocuk vermiyor a─ču┼čuna ilmin ne akim.
O rasadhane-i d├╝nya, o SemerkandÔÇÖ─▒ bile.
├ľyle dalm─▒┼č ki hurufata mazisiyle;
Ay tutulmu┼č, ÔÇťKoval─▒m ┼čeytan─▒ kalk─▒n!ÔÇŁ diyerek,
D├╝mbelek ├žalmada binlerce kad─▒n, k─▒z, erkek!
Bu havalide cehalet ne kadar ├žoksa, nifak,
Daha salg─▒n, daha deh┼četli… Umumen ahlak.
├çok bozuk az gelecek nam├╝tenahi d├╝┼čk├╝n.
├ľyle murdar─▒n─▒ g├Ârmekteki insan fuh┼čun
B─▒rak─▒n, s├Âyleyemez, mevkiimiz camidir.
Ba┼čka yer olsa da, tafsile hay├ó manidir.
Ya taassuplar─▒? Hi├ž sorma nas─▒l maskaraca.
O, uzun h─▒rkas─▒n─▒n yenleri yerlerde hoca,
Hem bakars─▒n e┼či yok dine teaddisinde(tecav├╝z├╝nde)
Hem ne s├Âylersen olur dini hemen rencide.
Milletin hayr─▒ i├žin ne d├╝┼č├╝nsen; bidat
┼×erÔÇÖi ta─čyir ile terzil ise-h├ó┼č├ó- s├╝nnet
Ne HudaÔÇÖdan s─▒k─▒l─▒rlar, ne de Peygamberden
Bu ilimsiz hocalardan, bu beyinsizlerden
├çekecek memleketin hali ne olmaz? D├╝┼č├╝n├╝n!
Say─▒s─▒z medrese var ger├ži BuharaÔÇÖda bug├╝n.
Okunandan ne haber? On para etmez fenler,
Ne bu d├╝nyada soran var, ne de ukbada ge├žer.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇŽBuhara halk─▒n─▒n t├╝m├╝nde bu d├╝┼č├╝nce baki ise de, ulema tamam─▒yla bunun aksinedir. ├ľ─čretim usul├╝ berbat, bir kitab─▒n mukaddimesini be┼č senede tahsil ederler. Yirmi- otuz sene medrese odas─▒nda oturur, b├╝t├╝n ├Âmr├╝n├╝ lisan tahsilinde ge├žirir. Tahsil sonunda iki kelime Arap├ža konu┼čamad─▒─č─▒ gibi, bir sat─▒r da Arap├ža bir ┼čey yazmaktan acizdir. B├╝t├╝n medreseler, b├╝t├╝n Buhara talebesi bu kapsaml─▒ ├╝mitsizlik haline bakarak lisan-─▒ hal ile feryat eder ki; ÔÇťBizim h├╝crelerimizde oturarak zayi etmi┼č ve etmekte oldu─čunuz ├Âm├╝rlerin hesab─▒n─▒ k─▒yamet g├╝n├╝nde vak─▒f sahipleri huzurunda nas─▒l vereceksiniz?ÔÇŁ

Ama seyyah─▒m─▒z b├╝t├╝n b├╝t├╝n ├╝mitsiz de─čildi, gen├žlerde bir uyanma ba┼člam─▒┼čt─▒.
ÔÇť┼×u kadar var ki ┼čeb├ób─▒nda(gen├žlerinde) ufak bir gayret
Ba┼člam─▒┼čÔÇŽ Bir g├╝n olup parlayacakt─▒r elbet.
O zaman i┼čte ┼ču toprak yeniden i┼členerek,
Bu filizler gibi binler fidan besleyecek!ÔÇŁ

Abd├╝rre┼čid Efendi Bat─▒ ve Do─ču T├╝rkistanÔÇÖ─▒ kapsayan bu bir senelik seyahatinde bir taraftan ileri gelen kimselerle g├Âr├╝┼čerek Rus h├╝k├╝metine kar┼č─▒ ortak hareket edilmesi i├žin u─čra┼č─▒yor, ├Âte taraftan da medreselerin ─▒slah─▒ ve Usul-u Cedid mekteplerinin kurulmas─▒ i├žin ├žal─▒┼č─▒yordu[60].

Mehmet Akif “S├╝leymaniye K├╝rs├╝s├╝nde” ┼čiirini 1912 y─▒l─▒nda yay─▒nlam─▒┼čt─▒r. Bu ┼čiirinde Abd├╝rre┼čid ─░brahim Efendi’nin T├╝rk ve ─░slam d├╝nyas─▒ hakk─▒ndaki g├Âzlem ve kanaatlerini anlatmaktad─▒r. Yani anlat─▒c─▒ durumundaki insan hayal├« de─čil ger├žektir. Mehmet Akif, bu ┼čahs─▒ yak─▒ndan tan─▒maktad─▒r.

Bu ┼čiirinde Abd├╝rre┼čid ─░brahimÔÇÖi ┼č├Âyle tavsif eder:

ÔÇťKimdi k├╝rs├╝deki bir bilmedi─čim pir amma
Hi├ž de bigane de─čil kalbe o cazip sima.
Bembeyaz lihye-i pakiyle beyaz destar─▒
O mehib aln─▒, o pek munis olan didar─▒,
Her taraftan ku┼čat─▒p bedri saran hale gibi,
Ne ┼čehamet, ne melahat veriyor ya Rabbi.
Hele g├Âzler iki mihrak-─▒ semavidir
Bir ┼čua─▒yla alevlendiriyor idraki.
Ah o g├Âzlerden inen huzme-i nur├ónurun,
Ba─čl─▒ her t├ór-─▒ f├╝sunkar─▒na bin ruh-i zebunÔÇŁ

Bu ┼čiirinin bulundu─ču b├Âl├╝m├╝n ba┼člar─▒nda Mehmed Akif’in dikkati ─░stanbul sokaklar─▒ ├╝zerindedir; soka─č─▒n peri┼čan halinden S├╝leymaniye’ye y├Ânelir. S├╝leymaniye Camisi, kendisine v├╝cut veren ruhu somut olarak temsil etmekte, sokak ise bu y├╝zy─▒l─▒n ba┼člar─▒nda ─░stanbul’da s├╝rd├╝r├╝len hayat─▒ aksettirmektedir. Bu ruh ile bu hayat camide ├ódeta yan yana gelir, ama birlikte de─čildir, ├žat─▒┼čma halindedir. K├╝rs├╝de konu┼čan Abd├╝rre┼čit ─░brahim Efendi, bilgi, g├Âzlem ve tecr├╝belerinden hareketle, s├Âz konusu ├žat─▒┼čman─▒n sebeplerini a├ž─▒klar, cemaatin eksikliklerini ve yapmas─▒ gerekenleri ifade eder. T├╝rk d├╝nyas─▒n─▒ ├žok iyi tan─▒makta, ─░slami de─čerleri iyi bilmektedir. Ayr─▒ca T├╝rk tekevv├╝n├╝nde bu dinin rol├╝n├╝ ├žok iyi kavram─▒┼č bir ├ólim h├╝viyetiyle kar┼č─▒m─▒za ├ž─▒kar. Abd├╝rre┼čid ─░brahim Efendi tipi ve bu tipin modeli, ─░slam birli─či idealini savunmaya ba┼člayan Mehmet Akif’in baz─▒ dikkatleri hakk─▒nda kanaat sahibi olmam─▒za imk├ón verir.

O, idealisttir. Ama bu idealizm, s├╝rd├╝r├╝len hayattan kopuk de─čil, bilakis onu b├╝t├╝n├╝yle daha iyi anlama ve de─čerlendirmeye zemin haz─▒rlamaktad─▒r. Mehmet Akif’in bu ├Ârnek tipi, b├╝t├╝n ─░slam d├╝nyas─▒n─▒n h├ólini bilmekte, dikkatini T├╝rk-─░slam d├╝nyas─▒n─▒n ya┼čama tarz─▒ ├╝zerinde yo─čunla┼čt─▒rmaktad─▒r. Bu ├╝lkelerde ya┼čayan zenginlerin de bu m├╝cadeleyi maddi bak─▒mdan desteklemesi gere─či ├╝zerinde durmaktad─▒r. Yani o, zaman─▒n getirdi─či imk├ónlardan yararlanarak m├╝cadeleye haz─▒r biridir. Bu m├╝cadelenin hedefi, halk─▒ ayd─▒nlatmak, sahip oldu─ču de─čerlerin ┼čuuruna ermesini sa─člamakt─▒r. Ancak bu m├╝cadeleci insan, anar┼čiye kar┼č─▒d─▒r. Abd├╝rre┼čid ─░brahim Efendi, d├╝┼č├╝ncelerini soyut ifadelerle ortaya koymaz, T├╝rk ─░slam d├╝nyas─▒nda, ├Âzellikle de Osmanl─▒larda g├Âr├╝len hayat tezah├╝rlerini anlatarak ifade eder. Mehmet AkifÔÇÖin bu tipi, ayn─▒ tarzda ayd─▒n-halk ├žat─▒┼čmas─▒n─▒, daha yerinde bir ifadeyle de─čerlere ba─čl─▒ ya┼čad─▒─č─▒n─▒ zanneden insanlarla yeniyi savunduklar─▒n─▒ ileri s├╝renler aras─▒ndaki kavgay─▒ g├Âzler ├Ân├╝ne serer ve yap─▒lmas─▒ gerekeni objektif olarak ortaya koyar. Bu tip, ger├žek anlamda mutavass─▒tt─▒r. Bat─▒dan al─▒nacak unsurlarla bize ait olanlar─▒n “kendi mahiyet-i ruhiyye”mizin k─▒lavuzlu─čunda toplamak isteyen insanlara kar┼č─▒ oldu─čunu s├Âyleyen s├Âz konusu tipin bu ko┬şnudaki muhatab─▒n─▒ bulmak olduk├ža g├╝├žt├╝r.

Mehmet Akif, milliyet├žili─če de─čil kavmiyet├žili─če kar┼č─▒d─▒r. XX. y├╝zy─▒l─▒n ba┼č─▒nda, y├╝ksek de─čerler ├╝zerinde d├╝┼č├╝nme zarureti ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Osmanl─▒’da hanedan, din ve devlet vazge├žilmez mukaddeslerdir. XX. y├╝zy─▒l ortalar─▒ndan itibaren bu mukaddeslerde de─či┼čme g├Âzlemlenir. Akli ve iradi insan─▒n milliyet endi┼česi ├žer├ževesinde bir de─čerler sistemi pe┼činde ko┼čar. Mehmet Akif ad─▒na konu┼čan Abd├╝rre┼čid ─░brahim Efendi de tarih├« zaman i├žinde kazan─▒lan de─čerlerden hareketle yeni de─čerlerin olu┼čmas─▒n─▒ ve bu de─čerlere g├Âre hayat─▒n yeniden d├╝zenlenmesini ister[61].

Mehmet Akif ile Abd├╝rre┼čid ─░brahim Efendi, 1908 y─▒l─▒nda ÔÇťS─▒rat-─▒ M├╝stakimÔÇŁ ve ÔÇťSebill├╝rr-┼čadÔÇŁ dergilerinde birlikte yaz─▒ faaliyetlerinde bulunmu┼člard─▒r.
Mehmed Akif, S─▒rat-─▒ M├╝stakimÔÇÖde yay─▒nlanan ÔÇťGayet M├╝him Bir EserÔÇŁ ba┼čl─▒kl─▒ bir makalesinde Abd├╝rre┼čid ─░brahimÔÇÖin ÔÇť├élem-i ─░slamÔÇŁ isimli eseri hakk─▒nda ┼čunlar─▒ s├Âylemektedir: ÔÇťBen ├žoktan beri bu kadar samim├«, bu kadar m├╝f├«d l├ókin bu kadar m├╝essir kitap okudu─čumu hat─▒rlam─▒yorum. Araplar “S├Âz ruhtan ├ž─▒karsa ruha girer; a─č─▒zdan ├ž─▒karsa kula─č─▒n hududunu a┼čmaz.” derler ki ne kadar do─črudur! Bak─▒lsa Abd├╝rre┼čid’in yaz─▒s─▒nda hi├ž bir sanat yok, hi├ž bir incelik yok. L├ókin hi├ž bir sanat─▒n, hi├ž bir inceli─čin ruhta husule getiremeyece─či teess├╝rat─▒ bu tabii, samim├« s├Âzler ani bir surette h├ós─▒l ediyorlar.ÔÇŁ [62]

Abd├╝rre┼čid ─░brahim Efendi JaponyaÔÇÖya da ├žok ├Ânem veriyordu. Ona g├Âre bu co─črafyan─▒n Bat─▒ esaret ve zulm├╝nden kurtulmas─▒ JaponyaÔÇÖn─▒n s├╝per g├╝├ž olmas─▒ndan ge├žiyordu. Ahlaken ÔÇťM├╝sl├╝manÔÇŁ olan bu millette ─░slamiyetin k─▒sa zamanda inki┼čaf edece─čini ├╝mid ediyordu:

ÔÇťSorunuz ┼čimdi de Japonlar nas─▒l millettir?
Onu tasvire zafer-yâb olamam hayrettir.
┼×u kadar s├Âyleyeyim; din-i m├╝binin orada,
Ruh-u feyyaz─▒ yay─▒lm─▒┼č yaln─▒z ┼čekli: Buda.
Siz gidin saffet-i ─░slamÔÇÖ─▒ Japonlarda g├Âr├╝n
O k├╝├ž├╝k boylu, b├╝y├╝k milletin efrad─▒ bug├╝n
Müslümanlıktaki erkân-ı sıyanette ferid
M├╝sl├╝man denmek i├žin eksi─či ancak tevhid.ÔÇŁ
ÔÇťM├╝sl├╝manl─▒k san─▒r─▒m parlayacakt─▒r orada
Sade, Osmanl─▒lar─▒n gayreti laz─▒m arada.ÔÇŁ

ÔÇŁJaponyaÔÇÖda aylarca dola┼čt─▒─č─▒(m) halde bir sarho┼ča rastlaya(mam─▒┼čt─▒m)ÔÇŽÔÇŁ diyen Abd├╝rre┼čid ─░brahim EfendiÔÇÖnin verdi─či bilgilere g├Âre bilgilere g├Âre 1905 y─▒l─▒ndaki RusÔÇôJapon harbinde Japonlar─▒n sava┼č─▒ kazanma sebebleri ┼čunlard─▒r:

1- Ruslarda r├╝┼čvet pek ├žok, Japonlarda hi├ž yok.
2- Ruslar hep kuvvetle sava┼č─▒r, Japonlar ise ak─▒l ile tedbir ile sava┼č─▒yorlar.
3- Ruslarda ahlak ├žok bozulmu┼č. Ahlak d├╝┼čk├╝n├╝ bir millet sava┼čamaz.
4- Japonlar ├žok ├žal─▒┼čkan ve idealist bir kavim.

Hat─▒rat─▒nda ┼č├Âyle demekten kendini alamaz: ÔÇťD├╝nyada hi├ž nam ve ┼čan─▒ olmayan ufac─▒k bir kavmin b├╝t├╝n yery├╝z├╝nde mevcut insanlar─▒ titretircesine meydana ├ž─▒kmas─▒ hi├žbir zaman hat─▒rdan ├ž─▒kmayacak harikad─▒r.[63]ÔÇŁ

Abd├╝rre┼čid ─░brahim, ─░stanbul’da iken, 1910 y─▒l─▒nda Te├ór├╝f-i M├╝slim├«n ve 1911 y─▒l─▒nda ─░sl├óm D├╝nyas─▒ dergilerini ├ž─▒karm─▒┼č, 1914ÔÇô1918 y─▒llar─▒ aras─▒nda Osmanl─▒ Devletinin i├žine girdi─či m├╝cadelenin ├že┼čitli safhalar─▒nda g├Ârevler yapm─▒┼čt─▒r.[64]

1911 y─▒l─▒nda ─░talyanlar─▒n LibyaÔÇÖya ans─▒z─▒n sald─▒rmas─▒ ├╝zerine Abd├╝rre┼čid ─░brahim hemen TrablusgarbÔÇÖa, cepheye gitmeye karar verdi. O s─▒rada 54 ya┼č─▒ndayd─▒. ÔÇť┼×a┼čk─▒nl─▒klar zail olur olmaz herkes dar-├╝l harbe gitmeye ba┼člad─▒. Ben de duramad─▒m, bir ate┼čtir kalbimi kaplad─▒. Gitmeden rahat olmazd─▒m. Vak─▒a ben ya┼čl─▒y─▒m, benim elimden bir ┼čey gelmez. Fakat hi├ž olmazsa cihad edenlere su vermeye yarar─▒m.ÔÇŁdiyordu.

Evvela gemi vas─▒tas─▒yla M─▒s─▒rÔÇÖa gittiler. ─░ngiliz i┼čgali alt─▒ndaki bu ├╝lkeden bedevi k─▒yafetleri i├žinde deve kiralayarak hayati tehlikelerle dolu bir yolculu─čun ard─▒ndan LibyaÔÇÖn─▒n Sollum ┼čehrine ula┼čt─▒lar. Buradan da ┼čiddetli ├žat─▒┼čmalar─▒n s├╝rd├╝─č├╝ DerneÔÇÖye vard─▒lar.

Seyyah─▒m─▒z ├že┼čitli cephelerde bulundu. Bir avu├ž Osmanl─▒ subay─▒n─▒n ve Libyal─▒ karde┼člerimizin tek v├╝cut halinde das─▒tane direni┼či onu ├žok sevindirdi. ├ľzellikle Enver Pa┼ča i├žin ┼č├Âyle s├Âyledi─či bilinmektedir: ÔÇťEnver Pa┼ča, H─▒z─▒r gibi herkesten ├Ânce yeti┼čti, en b├╝y├╝k vazifeyi o g├Ârd├╝. Yoktan bir ordu te┼čkil ederek b├╝y├╝k ve ┼čanl─▒ milletimizin namus ve ┼čerefini b├╝t├╝n cihana tan─▒tt─▒. Milyonlarca Arab─▒n kalbinde Pa┼čal─▒k unvan─▒n─▒ ald─▒.ÔÇŁ

TrablusgarbÔÇÖta be┼č ay kald─▒ktan sonra ─░stanbulÔÇÖa d├Ând├╝. Burada Trablus sava┼č─▒n─▒ anlatt─▒─č─▒ konferanslar b├╝y├╝k ilgi g├Ârd├╝. 1912 y─▒l─▒nda ba┼člayan Balkan sava┼č─▒ ve akabinde serhat ┼čehri EdirneÔÇÖnin d├╝┼čman ├žizmesi alt─▒na girmesi ├╝zerine Abd├╝rre┼čid ─░brahim o s─▒ralar ├ž─▒kard─▒─č─▒ ve ├élem-i ─░slamÔÇÖa g├Ânderdi─či ÔÇť─░slam D├╝nyas─▒ÔÇŁ adl─▒ dergide bu topraklar─▒n kaybedilmemesi i├žin b├╝t├╝n d├╝nya M├╝sl├╝manlar─▒n─▒ cihada ├ža─č─▒rd─▒. Her taraftan maddi yard─▒mlar─▒n ve g├Ân├╝ll├╝ askerlerin toplanmaya ba┼člad─▒─č─▒ haberleri geliyordu.

JaponyaÔÇÖda EdirneÔÇÖnin d├╝┼č├╝┼č haberini baz─▒ gazeteler siyah ├žer├ževeler halinde halka duyurmu┼člard─▒. Bu hadise de bu b├╝y├╝k zat─▒n JaponyaÔÇÖda ├╝lkemiz ad─▒na olu┼čturdu─ču kamuoyunun b├╝y├╝kl├╝─č├╝ hakk─▒nda bir fikir vermektedir.

Abd├╝rre┼čid ─░brahim Efendi Birinci D├╝nya Sava┼č─▒nda da de─či┼čik yerlerde g├Âr├╝lmektedir. Bir yanda Enver Pa┼ča ile birlikte Do─čuÔÇÖda askerlere moral verirken, di─čer yanda Rus saflar─▒ndaki M├╝sl├╝man askerlere propaganda yapmakta idi.
Bir ara AlmanyaÔÇÖya giderek M├╝sl├╝man esirler aras─▒nda dola┼čt─▒. Esir kamplar─▒nda verdi─či vaazlarla onlar─▒ halifenin saf─▒nda ├žarp─▒┼čmaya ikna etti. Bu esirlerden ÔÇťAsya TaburuÔÇŁ ad─▒ verilen bir tabur olu┼čturularak Irak cephesinde ─░ngilizlerle sava┼čmaya g├Ânderildi.

1912 y─▒l─▒nda Osmanl─▒ vatanda┼čl─▒─č─▒na giren Abd├╝rre┼čid ─░brahim sava┼č s─▒ras─▒nda ve sonras─▒nda Te┼čkilat-─▒ Mahsusa ad─▒na baz─▒ vazifeleri de yerine getirdi. Bunlar genelde Rusya T├╝rkleri ile ilgili g├Ârevlerdi. Bu arada AvrupaÔÇÖda kat─▒ld─▒─č─▒ konferans ve toplant─▒larda her f─▒rsatta mazlum Rusya M├╝sl├╝manlar─▒n─▒n sesi solu─ču oldu. Bu s─▒ralar StockholmÔÇÖde kurulmu┼č olan RusyaÔÇÖdaki Yabanc─▒ Milletler cemiyetinde RusyaÔÇÖdaki M├╝sl├╝manlar─▒n temsilcili─čini yapt─▒[65].

Sonra Moskova’ya ve 1923 y─▒l─▒nda buradan da ayr─▒larak tekrar ─░stanbul’a gelmi┼čtir. T├╝rkiye’ye geldikten sonra Konya’n─▒n Cihanbeyli il├žesine ba─čl─▒ olan Re┼čadiye (B├Â─čr├╝delik) k├Ây├╝ne yerle┼čmi┼č ve 1925ÔÇô1933 y─▒llar─▒ aras─▒nda orada ya┼čam─▒┼čt─▒r. Abd├╝rre┼čid ─░brahim, 1933 y─▒l─▒ndan ├Âl├╝m├╝ne kadar ise Tokyo’da kalm─▒┼č ve orada 1937 y─▒l─▒nda bir de cami yap─▒lmas─▒n─▒ sa─člayarak bu camide imam olmu┼čtur. Faaliyetlerini orada s├╝rd├╝rd├╝─č├╝ bir s─▒rada, 17 A─čustos 1944’de vefat etmi┼čtir. Kendisinin mezar─▒ Tokyo’da bulunmaktad─▒r.

Abd├╝rre┼čid ─░brahim’in belli ba┼čl─▒ eserleri ┼čunlard─▒r: Liv├ó├╝’l-Hamd, ─░stanbul 1885; ├çolpan Y─▒ld─▒z─▒, 1. bask─▒, ─░st. 1890, 2. bask─▒ St. Petersburg 1907; Bin ├ť├žy├╝z Senelik Nazra, St. Petersburg 1905; Vicdan Muhakemesi veya ─░nsaf Terazisi, St. Petersburg 1906; Terc├╝me-i H├ólim Y├óki Ba┼č─▒ma Gelenler, St. Pet. trz.; Aftonomiya Y├óki ─░dare-i Muht├óriye, St. Petersburg 1905; ├élem-i ─░sl├óm ve Japonya’da ─░nti┼čar-─▒ ─░sl├ómiyet, 2 cilt, ─░st. 1328ÔÇô1331/1910ÔÇô1912 vb. Abd├╝rre┼čid ─░brahim, bunlar─▒n d─▒┼č─▒nda 22 c├╝zl├╝k Mir’├ót Y├óki K├Âzgi, St. Petersburg 1900ÔÇô1903, Kazan 1903ÔÇô1909 adl─▒ dergi niteli─činde bir risalesi de vard─▒r. Ayr─▒ca, ├ťlfet. St. Petersburg 1905, Tilmiz, Arap├ža, St. Petersburg, 1906, Necat, St. Pet. 1907), Te├ór├╝f-i M├╝slim├«n, ─░st.ÔÇô1910, ─░sl├óm D├╝nyas─▒, ─░st.ÔÇô1911… gibi gazete ve dergiler ├ž─▒karm─▒┼č Kazan ve ─░stanbul’da yay─▒m┬şlanan bir├žok dergi ve gazetede yaz─▒lar yazm─▒┼čt─▒r[66].

3.8.R─▒z├óeddin Fahreddin (1858ÔÇô1936)

Tam ad─▒, R─▒z├óeddin b. Fahreddin b. Seyfeddin b. S├╝phankul b. Bikmuhammed b. Yolda┼č e┼č-┼×ird├ón├«’dir. Ecdad─▒ Kazan civar─▒ndaki Z├╗ye’ye ba─čl─▒ ┼×ird├ón k├Ây├╝ndendir ve buradan B├╝g├╝lme’ye ba─čl─▒ Ki├ž├╝├žat, di─čer ad─▒yla Yolda┼č, ┬ák├Ây├╝ne yerle┼čmi┼člerdir. R─▒z├óeddin Fahreddin 1275, Cem├óziyelevvel’inin sonlar─▒nda veya Cem├óziyel├óhir i├žinde hicri, 1859 mil├ódi y─▒l─▒nda Ki├ž├╝├žat k├Ây├╝nde do─čmu┼čtur. Tahsilini B├╝g├╝lme’ye ba─čl─▒ ┼×il├želi k├Ây├╝nde m├╝derris Abd├╝lfettah Hazret’le yapm─▒┼čt─▒r. Ayn─▒ medresede bir ka├ž y─▒l halifelik g├Ârevinde de bulunan R─▒z├óeddin Fahreddin 1889 y─▒l─▒nda yine B├╝g├╝lmeÔÇÖye ba─čl─▒ ─░lbek k├Ây├╝ne imam ve m├╝derris olmu┼č ve talebe okutmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r. ─░ki y─▒l sonra, 1891 y─▒l─▒nda, Orenburg M├╝ft├╝l├╝─č├╝ne kad─▒ se├žilen R─▒z├óeddin Fahreddin, ayn─▒ y─▒l ahundluk r├╝tbesini alm─▒┼čt─▒r. O y─▒ldan itibaren Ufa’ya giden R─▒z├óeddin FahreddinÔÇÖin ukaz’─▒ da, 1892 y─▒l─▒nda ─░lbek k├Ây├╝nden Ki├ž├╝├žat k├Ây├╝ne nakledilmi┼čtir.

1891 y─▒l─▒ndan 1906 y─▒l─▒n─▒n May─▒s ay─▒na kadar kad─▒l─▒k g├Ârevi yapan R─▒z├óeddin Fahreddin, ayn─▒ y─▒l─▒n May─▒s ay─▒ i├žinde g├Ârevinden istifa ederek Orenburg’da yay─▒mlanan ┼×├╗ra dergisinin m├╝d├╝r├╝ ve ba┼čmuharriri olmu┼čtur. Bu tarihten itibaren ba┼čta kendi dergisi ┼×├╗ra ve yine ayn─▒ idare taraf─▒ndan ├ž─▒kar─▒lan Vakit gazetesi olmak ├╝zere b├Âlgedeki ve b├Âlge d─▒┼č─▒ndaki bir├žok dergi ve gazetede yaz─▒lar yazm─▒┼čt─▒r. Ayr─▒ca 1897 y─▒l─▒ndan itibaren bir├žok telif eseri bas─▒lm─▒┼čt─▒r.

R─▒z├óeddin Fahreddin, 1917 y─▒l─▒nda toplanan Umum Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ Nedvesi’nce tekrar kad─▒ se├žilmi┼č ve 1918 y─▒l─▒n─▒n Mart ay─▒nda g├Ârevine ba┼člam─▒┼čt─▒r. 1920 y─▒l─▒nda yap─▒lan toplant─▒da yine kad─▒ se├žilen R─▒zaeddin Fahreddin, ├élimcan Barud├«ÔÇÖnin ├Âl├╝m├╝ ile bo┼čalan M├╝ft├╝l├╝k makam─▒na 1922’de getirilmi┼čtir. Onun g├Âreve ba┼člad─▒─č─▒ y─▒llar Rusya’da a├žl─▒k ve s─▒k─▒nt─▒n─▒n had safhaya ula┼čt─▒─č─▒ zamanlard─▒r. M├╝ft├╝l├╝─č├╝ d├Âneminde, Bol┼čevik bask─▒s─▒n─▒n da etkisiyle iyiden iyiye i├žine kapanan R─▒zaeddin Fahreddin, 1936 y─▒l─▒nda ├Âld├╝─č├╝ tarihe kadar ilmi ├žal─▒┼čmalar─▒na devam etmi┼čtir.

R─▒z├óeddin b. FahreddinÔÇÖin ├Âmr├╝ boyunca elliden fazla telif eseri bas─▒lm─▒┼č, bir├žok makalelesi yay─▒nlanm─▒┼čt─▒r. B├╝y├╝k boy ve her biri 600 varakl─▒k 40 ciltten m├╝rekkep yazma eserler toplam─▒ ise bug├╝ne kadar korunabilmi┼čtir. ─░lk 10 cildinde onun istinsah etti─či eserlerin mevcut oldu─ču bu yazmalar aras─▒nda baz─▒ bas─▒lm─▒┼č eserlerinin el yazmas─▒ m├╝sveddeleri, 1905 y─▒l─▒ndan ├Ânce yaz─▒lm─▒┼č baz─▒ eserlerinin sans├╝rden ge├žirilmi┼č m├╝sveddeleri, 1917 y─▒l─▒nda ve sonras─▒nda yazd─▒─č─▒ eserler, makaleler ve b├Âlge ulemas─▒ndan bir k─▒sm─▒n─▒n m├╝ellif n├╝shas─▒ olup ona g├Ânderdi─či yazma risaleler mevcuttur. S├Âzkonusu 40 ciltlik yazmalar bug├╝n halen, Ba┼čk─▒rdistan ├ľzerk Cumhuriyeti’nin ba┼čkenti olan Ufa’da Rusya ─░limler Akademisi Ufa ─░lim Merkezi ─░lm├« Ar┼čivi (Nau├žn─▒y Arhiv Ufimskogo Nau├žnogo Tsentra Rossiyskoy Akademii Nauk-NAUNTRAN, f. 7, op. l)’nde saklanmaktad─▒r.

R─▒z├óeddin Fahreddin’in belli ba┼čl─▒ yazma ve basma eserleri ┼čunlard─▒r[67]: Asar (4 ciltlik Tatar ulemas─▒ hakk─▒nda Tabak├ót kitab─▒d─▒r. ─░lk iki cildi matbudur ve c├╝zler halinde bas─▒lm─▒┼čt─▒r, di─čer iki cildi yazma halindedir. Basma ciltlerden; birinci cilt 8, ikinci cilt 7 c├╝zden m├╝rekkeptir: 1. cilt Kazan-Orenburg 1900-1904: 2. cilt Orenburg 1905-1907, Kit├óbu’l-─░’tib├ór. Kazan 1888. Selime Y├óki ─░ffet (Gafil b. Abdullah m├╝stear ad─▒yla yay─▒nlam─▒┼čt─▒r), Kazan 1899, Esma Y├óki Amel ve Ceza (isimsiz olarak yay─▒mlam─▒┼čt─▒r), Orenburg 1903, Men├ós─▒b-─▒ Diniyye (Orenburg trz.), Rusya M├╝sl├╝manlar─▒n─▒n ─░htiya├žlar─▒ ve Onlar Hakk─▒nda ─░ntikad, Orenburg trz., Mektep ve Zek├ót, Hazine ve Zemstva Yard─▒m─▒, Orenburg trz., ─░sl├ómlar Hakk─▒nda H├╝k├╝met Tedbirleri (2 c├╝z), l.c. Orenburg 1907; 2.c. Orenburg 1908, Ebu’l-Al├ó el-Maarr├«, Orenburg 1908, ─░mam Gaz├ól├«, Orenburg 1909, K├╝t├╝b-├╝ Sitte ve M├╝ellifleri, Orenburg 1910, ─░bn Teymiye, Orenburg 1911, ─░bnArab├«, Orenburg 1912, Din├« ve ─░├žtima├« Meseleler, Orenburg 1914, Ahmet Mithat Efendi , Orenburg 1914, Cev├ómiu’l-Kelim ┼×erhi, Orenburg 1916, ┼×eyh Cem├óleddin (yazma), Ufa 1919, Yuan─▒├ž (yazma, makaleler mecmuas─▒). Mahkeme-i ┼×er’iyyemiz, M├╝ft├╝lerimiz ve Kad─▒lar Hakk─▒nda (yazma)…vd.

3.9.H├╝zeyinzade Ali Bey

H├╝seyinzade Ali Bey T├╝rk├ž├╝l├╝k ak─▒m─▒n─▒n ├Ânc├╝lerinden, T├╝rk├ž├╝l├╝k idealinin bir devlet felsefesi olmas─▒nda etkili olanlardan biridir. As─▒l mesle─či hekimlik olan H├╝seyinzade Ali Bey ─░ttihat ve Terakki PartisiÔÇÖnin merkez komite ├╝yeli─či g├Ârevinde bulunmu┼č bir gazeteci yazard─▒r.

1864 y─▒l─▒nda AzerbaycanÔÇÖ─▒n Salyan kasabas─▒nda d├╝nyaya gelmi┼č, 1889 y─▒l─▒nda ─░stanbulÔÇÖa gelerek Mekteb-i T─▒bbiye-i AskeriyyeÔÇÖye kaydolmu┼čtur. Buradan mezun olduktan k─▒sa bir s├╝re sonra, 1897 tarihinde ba┼člayan Osmanl─▒ ÔÇô Yunan Sava┼č─▒ÔÇÖna tabip y├╝zba┼č─▒ olarak kat─▒larak T├╝rk ordusuna hizmet etmi┼čtir. Sava┼čtan sonra girdi─či imtihan─▒ kazanarak, Mekteb-i T─▒bbiye-i AskeriyyeÔÇÖde cilt ve frengi hastal─▒klar─▒ m├╝derris yard─▒mc─▒s─▒ olarak ├žal─▒┼čmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r. Fakat bu g├Ârevi devam ederken, yabanc─▒ uyruklu olmas─▒ dolay─▒s─▒ ile polis taraf─▒ndan takip edildi─činden 190 y─▒l─▒nda memleketi AzerbaycanÔÇÖa d├Ânmek zorunda kalm─▒┼čt─▒r.

H├╝seyinzade Ali BeyÔÇÖin AzerbaycanÔÇÖa d├Ân├╝┼č├╝nden bir m├╝ddet sonra ba┼člayan Rus-Japon Sava┼č─▒ÔÇÖnda Japonlar─▒n galibiyetiyle, RusyaÔÇÖda ba┼člayan h├╝rriyet havas─▒ndan Rusya mahk├╗mu b├╝t├╝n milletler gibi, T├╝rkler de istifade etmi┼č, k├╝lt├╝rel ve siyas├« baz─▒ ├žal─▒┼čmalar yapmaya ba┼člam─▒┼člard─▒r. Bu havadan istifade eden H├╝seyinzade Ali Bey 1905 y─▒l─▒nda Hayat gazetesini yay─▒nlamaya ba┼člam─▒┼čt─▒r. Gazete 1906 y─▒l─▒nda kapat─▒l─▒nca, bu kez de F├╝yuzat dergisini ├ž─▒karmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r. Ancak bu dergi de 1907 y─▒l─▒n─▒n Aral─▒k ay─▒nda kapat─▒lm─▒┼č, fakat AzerbaycanÔÇÖda etkisi b├╝y├╝k olmu┼č, bir F├╝yuzat ekol├╝n├╝n yerle┼čmesini sa─člam─▒┼čt─▒r.

H├╝seyinzade Ali BeyÔÇÖin Hayat dergisinde kaleme ald─▒─č─▒ ÔÇťT├╝rkler Kimdir ve Kimlerden ─░barettir?ÔÇŁ ve ÔÇťBize Hangi ─░limler Laz─▒md─▒r?ÔÇŁ ba┼čl─▒kl─▒ yaz─▒lar─▒ ├Âzellikle dikkat ├žekicidir. F├╝yuzat dergisindeki yaz─▒lar─▒nda ise Azerbaycanl─▒lar─▒n ┼čuurlanmas─▒na ve Azerbaycan mill├« hareketinin olgunla┼čmas─▒na y├Ânelik meseleleri ele alm─▒┼čt─▒r. Burada ├Âzellikle mezhep a├ž─▒s─▒ndan ─░ranc─▒l─▒─ča ve son d├Ânemlerde tesirli olmaya ba┼člayan Rusla┼čt─▒rmaya kar┼č─▒ T├╝rkl├╝─č├╝, T├╝rkl├╝─č├╝n safl─▒─č─▒n─▒ ve birli─čini savunmu┼čtur.

Sava┼č sonras─▒nda ortaya ├ž─▒kan durumdan istifade etmek isteyen T├╝rk d├╝nyas─▒ ├Ânderleri, 8 Nisan 1905 tarihinde PetersburgÔÇÖda Abd├╝rre┼čid ─░brahim EfendiÔÇÖnin evinde bir isti┼čare toplant─▒s─▒ yapm─▒┼člard─▒r. Bu toplant─▒da yer alanlardan biri de H├╝seyinzade Ali BeyÔÇÖdir. Gerek Ruslar─▒n takibat ve bask─▒lar─▒ gerekse T├╝rkiyeÔÇÖde II. Me┼črutiyetÔÇÖin il├ón─▒ ├╝zerine, H├╝seyinzade Ali Bey, ─░ttihat ve Terakki PartisiÔÇÖnin faaliyetlerine kat─▒lmak ├╝zere T├╝rkiyeÔÇÖye d├Ânm├╝┼čt├╝r. Her ne kadar Osmanl─▒ Devleti; T├╝rk olmayan vatanda┼člar─▒n─▒n ├žoklu─ču, kaybedilen topraklardaki hareketlenmeler ve bat─▒l─▒ devletlerin bask─▒lar─▒ndan dolay─▒, siyaset olarak T├╝rk birli─či fikrine ra─čbet etmemi┼čse de h├╝k├╗met d─▒┼č─▒ndaki baz─▒ ├ževreler ile Gen├ž T├╝rkler T├╝rk d├╝nyas─▒ ile ilgilenmeye ba┼člam─▒┼člard─▒r.

1908 y─▒l─▒ sonras─▒nda kurulan T├╝rk Derne─či, T├╝rk Yurdu Cemiyeti ve T├╝rk Ocaklar─▒ T├╝rk├ž├╝l├╝k d├╝┼č├╝ncesinin lokomotifi olarak g├Ârev yapm─▒┼čt─▒r. Osmanl─▒ Devleti a├ž─▒s─▒ndan Trablusgarp, I. ve II. Balkan Sava┼člar─▒ ile ge├žmesi, ayn─▒ y─▒llarda T├╝rkiyeÔÇÖye gelen T├╝rk d├╝nyas─▒ ayd─▒nlar─▒n─▒n T├╝rk├ž├╝l├╝─če sar─▒lmalar─▒na ve T├╝rkiyeli T├╝rk├ž├╝lerle omuz omuza ├žal─▒┼čmalar─▒na sebep olmu┼čtur.

H├╝seyinzade Ali BeyÔÇÖin faaliyetlerine Birinci D├╝nya Sava┼č─▒ i├žinde olu┼čturulan Turan heyeti ile devam etti─či g├Âr├╝lmektedir. Ayr─▒ca, sava┼čta Kafkasya k─▒sm─▒n─▒n Osmanl─▒-Rus Sava┼č─▒ h├óline d├Ânmesi Rusya T├╝rkl├╝─č├╝ ile Anadolu T├╝rkl├╝─č├╝n├╝n meden├« ba─člar─▒n─▒n kopmas─▒na sebep olmu┼č, T├╝rkiye ziyaretleri sekteye u─čram─▒┼č, gazete ve dergilere ula┼č─▒lamaz bir durum ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Her ne kadar d├Ânemin T├╝rk Ocaklar─▒ faaliyetlerini s├╝rd├╝rse de, Rusya mahk├╗mu T├╝rkler hakk─▒nda pek cidd├« ├žal─▒┼čmalarda bulunulamam─▒┼čt─▒r. Bu olumsuzluklara ra─čmen, Rusya bask─▒s─▒ndan muhtelif d├Ânemlerde ka├žmay─▒ ba┼čaran T├╝rk ayd─▒nlar─▒ yine de baz─▒ ba┼čar─▒lar elde etmi┼člerdir. ├ľzellikle Yusuf Ak├žuraÔÇÖn─▒n ├Ânderli─činde ─░stanbulÔÇÖda kurulan ÔÇťRusya Mahk├╗mu M├╝sl├╝man T├╝rk-Tatarlar─▒n Hukukunu M├╝dafaa Komitesi (Cemiyeti)ÔÇŁnin kazan─▒mlar─▒ ├žok ├Ânemlidir. H├╝seyinzade Ali Bey bu cemiyette faal olarak ├žal─▒┼čanlardan biri olmu┼čtur.

1.D├╝nya Sava┼č─▒ Osmanl─▒ Devleti i├žin a─č─▒r sonu├žlarla neticelenmi┼čtir. Bu s─▒rada bir ba┼čka co─črafyada, 28 May─▒s 1918 tarihinde Azerbaycan CumhuriyetiÔÇÖnin il├ón─▒ ├╝zerine, H├╝seyinzade Ali Bey bu kez de Mehmet Emin Resulzade ├Ânderli─čindeki h├╝k├╗mete yard─▒m i├žin memleketine d├Ânm├╝┼č fakat 27 Nisan 1920 tarihinde Azerbaycan CumhuriyetiÔÇÖnin Ruslar taraf─▒ndan i┼čgali ├╝zerine AzerbaycanÔÇÖdan tekrar ayr─▒lmak zorunda kalm─▒┼čt─▒r. T├╝rkiyeÔÇÖde tekrar hekimlik g├Ârevine ba┼člam─▒┼č, 1926 y─▒l─▒nda profes├Âr unvan─▒ alm─▒┼č, 1931 y─▒l─▒nda da emekli olmu┼čtur. 17 Mart 1940 tarihinde ─░stanbulÔÇÖda vefat etmi┼čtir. AzerbaycanÔÇÖda ba┼člay─▒p, ─░stanbulÔÇÖda sona eren ├žileli bir ├Âm├╝r sonunda, H├╝seyinzade Alibey ismi ÔÇťTuranÔÇŁ ad─▒ ile ├Âzde┼čle┼čmi┼čtir[68].

─░lk olarak onun yazd─▒─č─▒ Turan manzumesini daha sonra Ziya G├ÂkalpÔÇÖin Turan manzumesinin takip etti─či gibi yine ilk defa onun kulland─▒─č─▒ T├╝rkle┼čmek, ─░sl├ómla┼čmak, Avrupal─▒la┼čmak ┼čiar─▒n─▒ daha sonra Ziya G├ÂkalpÔÇÖ─▒n bu mevzuularda yazd─▒─č─▒ yaz─▒lar takip etmi┼čtir[69].

ÔÇťT├╝rk├ž├╝lerin faaliyetinde bir veche mahiyetini haiz olan bu ├╝├ž├╝z umdenin g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi as─▒l babas─▒ H├╝seyinz├óde AliÔÇÖdirÔÇŁ. Ziya G├Âkalp ├Ânce makaleler h├ólinde i┼čleyip 1918 y─▒l─▒nda bir kitapta toplad─▒─č─▒ bu terkibi, ÔÇťT├╝rkle┼čmek, ─░sl├ómla┼čmak, Muas─▒rla┼čmakÔÇŁ ba┼čl─▒─č─▒ alt─▒nda savunmu┼č, sosyolojik ve felsefi manada i├žini doldurmu┼čtur. H├╝seyinz├óde Ali BeyÔÇÖin ÔÇťAvrupal─▒la┼čmakÔÇŁ ilkesi yerine ÔÇťMuas─▒rla┼čmakÔÇŁ─▒ kaim etmesine ra─čmen ÔÇťGarp MedeniyetindenimÔÇŁ diyerek asr├«le┼čme gayesinin y├Ân├╝n├╝ tespitle ├Âzg├╝n tezin son ilkesinde de H├╝seyinz├óde Ali BeyÔÇÖe ba─čl─▒ kalm─▒┼čt─▒r. Ziya G├ÂkalpÔÇÖa g├Âre de ÔÇťHalka Do─čruÔÇŁ prensibini T├╝rkiyeÔÇÖye ta┼č─▒yan da H├╝seyinz├óde AliÔÇÖdir. Nitekim 1912ÔÇÖde kurulan Halka Do─čru dergisinin kurucular─▒ aras─▒nda o da yer alm─▒┼čt─▒r[70].

H├╝seyinz├óde, hekimli─či yan─▒nda siyaset├ži ve yazar kimli─či ile de T├╝rkl├╝k ├ólemine b├╝y├╝k hizmetleri olmu┼č ├Ânemli bir ┼čahsiyettir.

3.10. A─čao─člu Ahmet Bey

1869 y─▒l─▒nda do─čan, 1939 y─▒l─▒nda ├Âlen Ahmet A─čao─člu, yirminci y├╝zy─▒l─▒n en dikkate de─čer T├╝rk fikir ve siyaset adamlar─▒ndan biridir. ─░lm├« ve siyas├« ┼čahsiyetinin hamuru, baba evinin do─čulu havas─▒, ilk ve lise tahsilini bitirdi─či ├çarl─▒k Rusya’s─▒nda b├╝y├╝k fikir ve sanat adamlar─▒n─▒n ├Ânderli─či ile ba┼člam─▒┼č sosyal de─či┼čiklik ve ideoloji kavgalar─▒ ve y├╝ksek tahsilini yapt─▒─č─▒ Fransa’da romantizmden realizme ge├ži┼čin sanattan politikaya kadar topluma ait her de─čeri kavrayan sars─▒nt─▒lar─▒ ile yo─čurulmu┼čtur. B├╝t├╝n hayat─▒ bu kaynaklar─▒n ruh ve dima─č─▒nda yaratt─▒─č─▒ bir temel inan├ž u─črunda m├╝cadele ile ge├žmi┼čtir. Bu, hemen hemen hepsi ya do─črudan do─čruya ya ├že┼čitli bi├žimlerde m├╝stemleke olarak Bat─▒ milletlerinin esareti alt─▒na d├╝┼čm├╝┼č T├╝rk ve ─░sl├óm milletlerinin kendilerini ancak Bat─▒ medeniyetinin prensiplerine g├Âre bir hayat d├╝zenine sokmakla kurtarabilecekleri inanc─▒d─▒r. Bu inan├ž, Ahmet A─čao─člu’nu T├╝rk milliyet├žili─činin fikir ve aksiyon ├Ânderlerinden biri yapm─▒┼čt─▒r.

Ahmet A─čao─člu’nun m├╝cadelesinde ilk sahne do─čdu─ču memleket olan Azerbaycan’d─▒r. Fransa’dan d├Ând├╝kten sonra bir yandan Tiflis ve Bak├╝’de H├╝seyinz├óde Ali Bey, Ali Merdan Top├žuba┼č─▒, ─░smail Gasp─▒ral─▒ gibi arkada┼člar─▒ ile fikir birli─či ederek, gazete ├ž─▒kararak bir yandan da ihtil├ólci cemiyetler kurarak ├žal─▒┼čmalar─▒na devam etti. Bu sahnede ilk eserini de Rus├ža yazd─▒: ─░sl├óml─▒kta Kad─▒n.

Bu ilk eserinde asl─▒nda ─░sl├óm dininin kad─▒n haklar─▒n─▒ b├╝t├╝n ├Âteki dinlerden ├žok daha fazla korudu─ču halde, sonradan hurafeler ve bat─▒l yorumlar y├╝z├╝nden kad─▒n─▒n ailede, cemiyette geri pl├óna itildi─čini ve ─░sl├óm milletlerini ├ž├Âkt├╝ren belli ba┼čl─▒ sebeplerden birisinin de bu oldu─čunu a├ž─▒klamaktayd─▒.

Ahmet A─čao─člu, bu fikirlerini ortaya koymakla iki farkl─▒ cepheye kar┼č─▒ koyuyordu. Bunlardan ilki bat─▒l inan─▒┼člar─▒n, hatta aile ├ževresine kadar, zorlad─▒─č─▒ din softas─▒, ikincisi ise ─░slam d├╝┼čmanlar─▒ idi. Bu iki hasma d├Ânerek, ─░sl├óm dininin medeniyeti ├Ânledi─či iddialar─▒ kadar, kad─▒n─▒ erkekten daha az hak sahibi k─▒ld─▒─č─▒ iddialar─▒n─▒ da ─░slam tarih ve prensiplerinden ald─▒─č─▒ belgelerle ├ž├╝r├╝tme yoluna gidiyordu[71].

Ahmet A─čao─člu II. Me┼črutiyet il├ón─▒ndan pek k─▒sa bir s├╝re sonra T├╝rkiye’ye hicret ederek ─░stanbul’a yerle┼čti. ─░ttihat ve Terakki Partisi’nin, Paris’te ├Â─črenci iken tan─▒d─▒─č─▒ baz─▒ ileri gelenleriyle tekrar bulu┼čarak, Kafkasya’da ba┼člad─▒─č─▒ m├╝cadelesine, gazete ve dergi yaz─▒lar─▒, ├╝niversitede dersleri, ─░ttihat ve Terakki Partisi i├žinde ald─▒─č─▒ siyas├« vazifeleri ve Osmanl─▒ Mebusan Meclisi ├╝yeli─či ile devam etti.

Osmanl─▒ Devleti temelini T├╝rklerin olu┼čturdu─ču ├╝mmete dayanan bir az─▒nl─▒klar devleti idi. Bu az─▒nl─▒klar, ├ža─čda┼č Bat─▒ medeniyetinin fikir temellerinden biri olan milliyet├žilik cereyan─▒n─▒n etkisiyle, birer birer devletten kopuyor, imparatorluk h─▒zla ├ž├Âk├╝yordu. B├Âylece, d├╝nyada ba─č─▒ms─▒z kalan tek T├╝rk-─░sl├óm devleti de esir d├╝┼čmek tehlikesiyle kar┼č─▒ kar┼č─▒ya gelmi┼čti. ─░mparatorlu─čun kurucusu olan T├╝rk unsurunu ayakta tutarak kurtulman─▒n tek yolu i├žeride din softalar─▒na oldu─ču kadar d─▒┼č d├╝┼čmanlara kar┼č─▒ da T├╝rk milliyet├žili─činin uyand─▒r─▒lmas─▒yd─▒. Bu yol, hem ba─č─▒ms─▒zl─▒─č─▒n, hem Bat─▒ medeniyetinin kap─▒s─▒n─▒ a├žacak, b├Âylece ba┼čka ├╝lkelerde esir ya┼čayan T├╝rk milletleri i├žin bir ├╝mit kap─▒s─▒ da olacakt─▒.

Ziya G├Âkalp’in dilinde “─░sl├óm ├╝mmetinden, T├╝rk milletinden, Bat─▒ medeniyetinden” vecizesiyle anlat─▒lan T├╝rk milliyet├žili─či cereyan─▒, ba┼čta Ziya G├Âkalp, Ahmet A─čao─člu, ┼čair Mehmet Emin Yurdakul, H├╝seyinzade Ali Bey, Hamdullah Suphi Tanr─▒├Âver, Halide Edip Ad─▒var, Yusuf Ak├žura, Cel├ól Sahir Erozan, Halim Sabit ┼×ibay, ─░smail Gasp─▒ral─▒ gibi fikir adamlar─▒n─▒n ├Ânderli─či ile ba┼člad─▒. Ahmet A─čao─člu da bu cereyan─▒n en kuvvetli ve heyecanl─▒ savunucular─▒ndan ve “T├╝rk Yurdu” dergisi ile ÔÇťT├╝rk Oca─č─▒ÔÇŁn─▒n kurucular─▒ndan biri olarak m├╝tarekeye kadar m├╝cadelesini s├╝rd├╝rd├╝.

Osmanl─▒ imparatorlu─ču y─▒k─▒lm─▒┼č fakat T├╝rk milliyet├žili─či canlanm─▒┼č ve kuvvetlenmi┼čti. I. D├╝nya Sava┼č─▒nda her biri birer kahramanl─▒k destan─▒ say─▒lan ├žarp─▒┼čmalar─▒, yaln─▒z T├╝rklere de─čil, esir b├╝t├╝n milletlere kurtulu┼č i├žin sava┼čma cesareti a┼č─▒layan Mill├« M├╝cadele’nin yarat─▒c─▒ ruhu, milliyet├žilik hissi, milliyet├žilik heyecan─▒ olmu┼čtu[72].

Ahmet A─čao─člu 1919 y─▒l─▒nda Mondros M├╝tarekesi’nden sonra ─░ngilizler taraf─▒ndan tutuklanarak Malta’ya s├╝r├╝ld├╝. Oradan d├Ân├╝┼čte Anadolu’da Mustafa Kemal Pa┼ča ├Ânderli─činde ba┼člat─▒lan Milli M├╝cadele’ye kat─▒ld─▒. Ankara’da kalemiyle ve ald─▒─č─▒ resmi g├Ârevlerle bu m├╝cadeleye katk─▒larda bulundu. Zaferden sonra da profes├Ârl├╝k unvan─▒ ald─▒ ve milletvekilli─či g├Ârevini s├╝rd├╝rd├╝. II. ve III. D├Ânem T.B.M. Meclislerine Kars Milletvekili olarak se├žildi[73].

Bat─▒ medeniyetinin temel prensiplerinden biri insan hak ye h├╝rriyetlerini koruyan devlet kavram─▒d─▒r. Ahmet A─čao─člu’nun Cumhuriyet Devri’ndeki m├╝cadelesi de bu noktaya ├ževrilmi┼čtir. B├╝t├╝n ├žal─▒┼čmalar─▒nda, millete dayanan, ferdin hak ve h├╝rriyetlerini koruyan devlet g├Âr├╝┼člerini benimsedi─čini belirtmi┼č, her vazifenin kar┼č─▒l─▒─č─▒nda bir hak oldu─ču tezini savunmu┼čtur. Bu tez, Ahmet A─čo─člu’nun fikir ve siyaset hayat─▒n─▒n son merhalesidir. Bu inan├žla “Serbest F─▒rka” n─▒n kurucular─▒ aras─▒na girmi┼č ve bu parti kapat─▒ld─▒ktan sonra her t├╝rl├╝ mahrumiyete katlanarak, f─▒rsat ve imk├ón bulduk├ža, gazete ve dergi yaz─▒lar─▒yla tezini savunmu┼čtur. “Devlet ve Fert”, “Serbest ─░nsanlar ├ťlkesinde” ve “G├Ân├╝ls├╝z Olmaz” adl─▒ son eserleri de bu do─črultuda yaz─▒lm─▒┼čt─▒r.

Ahmet A─čao─čluÔÇÖnun Kitap Halinde ├ç─▒km─▒┼č Eserleri:

  • ┼×i├« Mezhebi ve Menbalar─▒, Londra, (ingilizce)
  • isl├óm ve Ahund. Kafkasya
  • isl├óml─▒kta Kad─▒n. Tiflis, 1901 (Rus├ža) Hasan Ali Ediz taraf─▒ndan┬á┬á T├╝rk├žeye┬á┬á ├ževrilmi┼čtir. 1959.
  • ├ť├ž Medeniyet. 1920’de Malta’da yaz─▒ld─▒, 1927’de yay─▒nland─▒.
  • T├╝rk Te┼čkil├ót-─▒ Esasiyesi, Ankara, 1925-1929.
  • Hindistan ve ingiltere, istanbul, 1927 -1928.
  • T├╝rk Hukuk Tarihi. (├ťniversite┬á Dersleri) istanbul, 1931 – 1933.
  • Etika, (Kropotkin’den terc├╝me) istanbul, 1934.
  • Devlet ve Fert. istanbul, 1936.
  • Serbest Insanlr ├ťlkesinde, istanbul, 1936.
  • Ben Neyim? istanbul, 1936.
  • Iran ve ink─▒l├ób─▒. Ankara, 1941 -1942.
  • G├Ân├╝ls├╝z Olmaz. Ankara, 1941 – 1942.
  • ihtil├ól mi, ink─▒l├óp m─▒? Ankara, 1941 -1942.
  • Serbest F─▒rka Hat─▒ralar─▒, istanbul, 1950 – 1969.
  • Hat─▒ralar─▒ (College de France’a kadar) Samet Ago─člu’nun “Babamdan Hat─▒ralar” kitab─▒nda.
  • ├çe┼čitli i├žtima├« ve hukuk├« konulara ait seri makale (Hen├╝z derlenmemi┼čtir.)[74]

3.11.Neriman Nerimanov (1870ÔÇô1925)┬á

Neriman Nerimanov, 1870 y─▒l─▒nda G├╝rcistan Cumhuriyeti’nin ba┼čkenti Tiflis’te d├╝nyaya geldi. 1895 y─▒l─▒nda, Gori SeminaryumuÔÇÖndan (├Â─čretmen okulu) mezun oldu.

Bir s├╝re Tiflis yak─▒nlar─▒ndaki Bor├žal─▒ k├Ây├╝nde ├Â─čretmenlik yapan Neriman Nerimanov, daha sonra Bak├╝’ye yerle┼čti. 1890 y─▒l─▒nda Bak├╝ÔÇÖde ilk halk k├╝t├╝phanesini kurdu.

1901 y─▒l─▒nda Azerbaycan petol├╝n├╝ kontrol eden en ├Ânemli yerli isimlerden Hac─▒ Zeynel Tag─▒z├óde ‘nin verdi─či bursla Odesa ├ťniversitesi’nin t─▒p fak├╝ltesinde ├Â─črenimine ba┼člad─▒. 1905 y─▒l─▒nda Kom├╝nist Partisi’ne (RSD─░P) kaydoldu. 1917 y─▒l─▒nda Himmet Komitesi’ni (Azerbaycan Kom├╝nist Partisi) kurdu.

1920’de Azerbaycan’─▒n Sovyet y├Ânetimine ge├žmesinden sonra, Azerbaycan Askeri Konseyi Ba┼čkan─▒ ve Ba┼čbakan (Halk Komiserler Ba┼čkan─▒) oldu.

1922 y─▒l─▒nda G├╝ney Kafkas Federasyonu (G├╝ney Kafkas Sosyalist Federatif Sovyeti Ba┼čkan─▒ ve SSCB M─░K (Sovyet Parlemontosu) Ba┼čkan─▒ g├Ârevlerine getirildi. M─░K’in o g├╝nlerde 4 ba┼čkan─▒ vard─▒ ve bu ba┼čkanlar d├Ân├╝┼č├╝ml├╝ olarak g├Ârev yapmaktayd─▒lar.

1923’de Rusya Kom├╝nist Partisi Merkez Komitesi ├╝yesi oldu Akabinde, D─▒┼či┼čleri Bakanl─▒─č─▒ Do─ču B├Âl├╝m├╝ ba┼čkanl─▒─č─▒na getirildi.

Sultangaliyevci ├žizgide olan bir isim olarak tan─▒nd─▒─č─▒ i├žin 1923 y─▒l─▒ndan itibaren Sultangaliyev ‘in parti d─▒┼č─▒na itilmesi ve yanda┼člar─▒n─▒n tasfiyesi ile birlikte g├Âzden d├╝┼čm├╝┼čt├╝r. Fakat Azerbaycan’da ├žok sevilen bir ki┼či olmas─▒ nedeni ile do─črudan tutuklanamam─▒┼čt─▒r.

1925 y─▒l─▒n─▒n Ocak ay─▒nda, hi├žbir rahats─▒zl─▒─č─▒ olmamas─▒na ra─čmen, aniden ├Âl├╝r ancak Azerbaycan halk─▒ bu ├Âl├╝m├╝ ┼čaibeli bulur ve hi├žbir zaman kendi eceli ile ├Âld├╝─č├╝ne inanmaz.

Dedikodular, kendisinin Kremlin’in avlusuna g├Âm├╝lmesi ile ortadan kald─▒r─▒lmak istendiyse de ├Âl├╝m├╝n├╝n ├╝st├╝ndeki s─▒r perdesi aralanamam─▒┼čt─▒r.

Devlet ve parti ├žal─▒┼čmalar─▒nda mahall├« ve mill├« ├Âzelliklerin dikkate al─▒nmas─▒n─▒ savunan ve bu nedenle ├╝st parti y├Ânetimi ile s─▒k s─▒k ters d├╝┼čen Nerimanov’un ismi, Stalin’in h├ókim oldu─ču y─▒llarda tamamen ortadan silindi. Eserleri toplat─▒ld─▒. Heykelleri yok edildi. Y─▒llar sonra Haydar Aliyev ‘in Politb├╝ro’da yer almas─▒ ile an─▒s─▒n─▒n ├╝zerindeki bask─▒lar kalkt─▒. Aliyev, Bak├╝’n├╝n tepe bir noktas─▒nda Hazar’a h├ókim bir konuma Nerimanov ‘un heykelini dikti.

Nerimanov, politik ve toplumsal faaliyetlerinin yan─▒s─▒ra, edebiyat ve tiyatro alanlar─▒nda ‘da bir├žok eser verdi.[75]

3.12.Musa Carullah (1874ÔÇô1949)

Musa Carullah, 24 Aral─▒k 1874’de Don Irma─č─▒ k─▒y─▒lannda Rostovna-Donu ┼čehrinde d├╝nyaya gelir. Kazan’da liseyi bitirmi┼č,1895’de Buhara’ya gitmi┼č ve medresede ├Â─črenim g├Ârm├╝┼čt├╝r. ─░stanbul’a giderek ─░lahiyyat’a ge├žer, oradan da M─▒s─▒r’a giderek el-Ezher’de tahsilini s├╝rd├╝r├╝r.[76]

Dini ilimlerin yan─▒s─▒ra astronomi ve matemati─če de b├╝y├╝k hayranl─▒k ve i┼čtah duymu┼č, bu alanda da ilim tahsil etmi┼čtir.

Bu arada Muhammed Abduh’un derslerinde bulunur, onunla tan─▒┼č─▒r. Oradan da HicazÔÇÖa, MekkeÔÇÖye, Medine’ye ve daha ┼čarka, Hindistan’a ge├žer. Daha sonra tekrar M─▒s─▒r’a d├Âner. Bu arada bir├žok ├ólimle tan─▒┼č─▒r[77].

Musa Carullah, ilim ├Â─črenme ser├╝venini ┼č├Âyle dile getirir: “B├╝y├╝k ├╝mitlerle ─░slam ├ólemini gezdim. Buhara, T├╝rkiye, M─▒s─▒r, Hicaz, Hind ve ┼×am diyarlar─▒nda dola┼čt─▒m. Dini medreselerin her birini g├Ârd├╝m. Fakat teess├╝f, akibet kanaatle de─čil, tamam-─▒ hayretle vatan─▒ma d├Ând├╝m.”[78]

En nihayet 1904 y─▒l─▒nda Rusya’ya geri d├Âner. Rusya’ya d├Ânen Musa Carullah emsalleri gibi bir medresede, bir camide hatib veya imam olmak istememi┼č, evlenip, han─▒m─▒n─▒ annesinin yan─▒na b─▒rakarak Petersburg’a gitmi┼č ve Rus Hukuk Fak├╝ltesine kaydolmu┼čtur. Musa Carullah Bigiyev, bu y─▒llarda Rusya T├╝rklerinin haklar─▒n─▒ aramak ve milleti uyand─▒rmak amac─▒yla yay─▒nlanmaya ba┼člayan gazetelerden EI-Asru ‘l-Cedit, ├ťlfet ve VakitÔÇÖte M├╝sl├╝man T├╝rklerin fikr├« uyan─▒┼č─▒ i├žin yaz─▒lar yazm─▒┼čt─▒r. Yaz─▒lar─▒ geni┼č halk kitleleri taraf─▒ndan dikkat ve ilgiyle takip edilmi┼čtir. Bigiyev merhum, bu yaz─▒lar─▒nda Rus M├╝sl├╝manlar─▒n─▒n meden├« ve fikr├« seviyesinin y├╝kselebilmesi a├ž─▒s─▒ndan e─čitimin ├Ânemine dikkat ├žekmi┼čtir[79].

PetersburgÔÇÖda bir gazete ├ž─▒karan kad─▒ Abd├╝rre┼čid ─░brahim ile i┼čbirli─či yapm─▒┼č ve onun gazetesinde yaz─▒lar yazm─▒┼čt─▒r. 1910ÔÇÖlu y─▒llarda Orenburg’un ├╝nl├╝ ÔÇťH├╝seyniye MedreseÔÇŁsinde Arap├ža ve ─░slam Tarihi ├Â─čretmenli─čine ba┼člam─▒┼čsa da ├Â─črencilerine “Rahmeti ─░lahiyyenin Kapsaml─▒l─▒─č─▒” fikrinden bahsetmesiyle hocalarla aras─▒ a├ž─▒lm─▒┼č ve ordan ayr─▒lmak zorunda kalm─▒┼čt─▒r.

Musa Carullah, b├╝t├╝n dinlere kar┼č─▒ sayg─▒l─▒dir. K├ófir, m├╝┼črik ya da ink├órc─▒, ne olursa olsun, b├╝t├╝n insanl─▒─č─▒n kurtulu┼čuna inananlardand─▒r. Y├╝ce yarat─▒c─▒n─▒n b├╝t├╝n insanl─▒─č─▒ cennete koyaca─č─▒n─▒ ortaya koymak istemi┼čtir. ÔÇťMerhamet edenlerin en merhametlisi ve yard─▒m edenlerin en iyilik seveni Hz. Allah’─▒n, mutlak rahmetini zavall─▒ insanlar─▒n hi├žbirinden esirgemeyece─či ve varl─▒k ├óleminin her bir zerresine var─▒ncaya de─čin, hesaps─▒z, bolca ve esirgemeksizin verilmi┼č mutlak rahmetinin en geni┼č ┼čekilde a├ž─▒lm─▒┼č kap─▒lar─▒n─▒, insanlar─▒n y├╝z├╝ne kapamamayaca─č─▒ndan b├╝t├╝n insanlar─▒n kurtulu┼čuna inan─▒r─▒m. Bu konudaki inanc─▒m i┼čte budur.ÔÇŁ[80] diyerek ─░lahi Rahmet ve Uluhiyet adl─▒ yay─▒nlad─▒─č─▒ d├Ânemde b├╝y├╝k yank─▒ uyand─▒ran eserinde bu d├╝┼č├╝ncesini dile getirmi┼čtir. ─░lahi Rahmetin kapsay─▒c─▒l─▒─č─▒ tezini Mevlana Celalettin er-Rumi, Muhyiddin b. Arab├« gibi kaynaklarla kuvvetlendiren Musa Carullah, bu g├Âr├╝┼čleriyle ┼čiddetli ele┼čtiriler alm─▒┼č hatta a┼ča─č─▒lanm─▒┼čt─▒r. Ancak o cesur bir ┼čekilde tezini ispata ├žal─▒┼čm─▒┼č ve sonuna kadar d├╝┼č├╝ncelerini savunmu┼čtur. Di─čer bir├žok alanda oldu─ču gibi bu konuda da “Ne felaket, ne de zarardan korkar─▒m.” d├╝sturuyla hareket etmi┼čtir[81].

Musa Carullah, ─░slam ┼čeriat─▒n─▒n esaslar─▒n─▒ farkl─▒ bir g├Âz ve bak─▒┼čl─▒ yeniden yazmaya ├žal─▒┼čan de─či┼čimci bir anlay─▒┼ča sahiptir. Onun ├žal─▒┼čmalar─▒ genelde girizg├óh ┼čeklinde olmu┼čtur. Eserlerini s├╝rg├╝nler, s─▒k─▒nt─▒lar, ─▒zd─▒raplar i├žinde ve zor ┼čartlar alt─▒nda kaleme alan Musa Carullah’─▒n ba┼čl─▒klar halinde yol haritas─▒ ortaya koymas─▒ ola─čand─▒r. Buna ra─čmen o, kendi d├Ânemimin g├╝ncel meselelerine (banka, faiz, sigorta vs.) bigane kalmam─▒┼č ve bu konularla ilgili g├Âr├╝┼č ve d├╝┼č├╝ncelerini ortaya koyan risaleler yazm─▒┼čt─▒r. Bu konulardaki d├╝┼č├╝ncelerinin tam anla┼č─▒labilmesi i├žin ─░slam ┼čeriat─▒n─▒n esaslar─▒n─▒ ├Âncelikle ortaya koymu┼čtur.

Kitabiyat yay─▒nlar─▒n─▒n g├╝n├╝m├╝z T├╝rk├žesine ├ževirerek yay─▒nlad─▒─č─▒ eserlerinin, onun hem d├╝┼č├╝nce d├╝nyas─▒n─▒n hem bu ve benzeri konulardaki d├╝┼č├╝ncelerinin anla┼č─▒lmas─▒nda ├Ânemli bir ad─▒m oldu─ču ink├ór edilemez. ─░nsanl─▒k i├žin evrensel bir kurtulu┼č niteli─či ta┼č─▒yan ─░slam─▒n esaslar─▒ konusunda[82] s├╝zme bilgi ve bak─▒┼č a├ž─▒lar─▒ i├žeren ÔÇť─░slam ┼×eriat─▒n─▒n Esaslar─▒ÔÇŁ ├žal─▒┼čmas─▒ ┼čeriat, hilafet, Kur’an-─▒ Kerim ve vahiy, risalet ve ├╝mmet, h├╝k├╝mlerin tasnifi, ├Ârt├╝nme, kad─▒n, ├ťmmilik meselesi, davet yollar─▒, Kur’an’─▒n belagat mucizesi, f─▒k─▒h, i├žtihad konular─▒n─▒ ihtiva etmektedir. Asl─▒nda bu konulara de─činmekle ─░slam─▒n sabit ve de─či┼čmezlerini ortaya koymaya ├žal─▒┼čan Musa CarullahÔÇÖ─▒n en ├Ânemli vurgusu ise i├žtihad kap─▒s─▒n─▒n a├ž─▒k oldu─ču d├╝┼č├╝ncesidir[83].

Musa Carullah, ya┼čad─▒─č─▒ d├Ânemde kalem kavgalar─▒na girmekten de ka├ž─▒nmam─▒┼čt─▒r. Eserlere tenkitlerde bulunmu┼č, g├╝ncel ve ilmi meselelerle ilgili g├Âr├╝┼člerini ortaya koymu┼č, kendisine ve eserlerine yap─▒lan sata┼čma ve ele┼čtirilere cevap vermi┼čtir[84].

19.y├╝zy─▒l─▒n ortalar─▒na kadar kalemi ve aksiyonuyla ─░slam d├╝nyas─▒nda unutulmaz bir m├╝cadele veren yenilik├ži bir yazar, d├╝┼č├╝n├╝r ve dava adam─▒ olan Musa Carullah, insanl─▒─č─▒n can ├žeki┼čti─či ┼ču d├Ânemde dikkate al─▒nmas─▒ gereken ├Ânemli bir yol kav┼ča─č─▒d─▒r. D├╝┼č├╝ncesi, aksiyonu ve ├Ârnek ya┼čant─▒s─▒ yeniden ele al─▒nmal─▒ ve faydalan─▒lmal─▒d─▒r. Asl─▒nda o, her ├Ân├╝yle ─░slam d├╝nyas─▒na sunulan evrensel bir re├žete gibidir. Son Osmanl─▒ ┼×eyh├╝lislam─▒ Mustafa Sabri Efendi onu, ─░slam dininin m├╝cedditlerinden biri olarak arar. ├ľmer R─▒za Do─črul’un ifadesiyle Musa Carullah ÔÇťilim ve fikri d├╝┼č├╝nce ile eylemi birle┼čtirenÔÇŁ bir m├╝tefekkir, ilim adam─▒d─▒r[85].

Musa CarullahÔÇÖ─▒n ya┼čad─▒─č─▒ o y─▒llarda T├╝rk D├╝nyas─▒nda siyas├«-ideolojik boyutlu ÔÇťdilde birlikÔÇŁ hareketi, kendisine bir nevi antitez olan mahallicilik cereyan─▒ ile kar┼č─▒la┼čm─▒┼č, ÔÇťm├╝┼čterek T├╝rk diliÔÇŁ ile yazan bir├žok yazar bulunmas─▒na ra─čmen Gasp─▒ral─▒’n─▒n idealleri mahall├«cilik cerayan─▒n─▒n aksi tesiriyle istenen sonu├žlar─▒ verememi┼č ve yar─▒m kalm─▒┼čt─▒r. ─░dil-Ural’da ve T├╝rk d├╝nyas─▒n─▒n di─čer b├Âlgelerinde ┼čair ve yazarlar, Gasp─▒ral─▒’n─▒n Terc├╝man gazetesinde kulland─▒─č─▒ dil ile mahall├« ┼čive aras─▒nda kalm─▒┼člar, hem sosyopolitik tav─▒rlar ve hem de Osmanl─▒ T├╝rk├žesine a┼činal─▒klar─▒ nisbetinde ÔÇťm├╝┼čterek T├╝rk diliÔÇŁni kullanm─▒┼člard─▒r. Musa Carullah, devrinde olduk├ža h─▒z kazanm─▒┼č Tatarc─▒l─▒k cereyan─▒na ve bu ak─▒m─▒n neticesi ortaya ├ž─▒kan yeni imla ve yeni alfabe aray─▒┼člar─▒na itibar etmemi┼č ve m├╝mk├╝n oldu─ču kadar birle┼čtirici olmaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r.

Ekim 1917 ihtilalinden sonra ise Rusya T├╝rkleri siyas├« hak ve menfaatlerini korumak hususunda ├Ânemli ad─▒mlar atm─▒┼člard─▒r. Musa Carullah Bigiyev’in de kat─▒ld─▒─č─▒ B├╝t├╝n Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ l. Kongresinde al─▒nan karar ile m├╝┼čterek T├╝rk dilinin kullan─▒lmas─▒ orta ve y├╝ksek okullarda b├╝t├╝n T├╝rk-Tatar boylar─▒ i├žin mecbur├« tutulmu┼čtur. Musa Carullah Bigiyev “Bizim hareketin besmelesi ├╝stad-─▒ muhterem ─░smail Bey Gasprinski hazretlerinin b├╝y├╝k berkesiyle elifbadan, mektep-medreselerden. balalar terbiyesinden ba┼člar” diyerek, e─čitimin millet hayat─▒ndaki ├Ânemine dikkat ├žekmi┼čtir.

 

Musa Carullah, mill├« menfaatleri ve siyas├« istiklali kazanmak i├žin b├╝t├╝n M├╝sl├╝man T├╝rklerin ortak hareket etmeleri l├╝zumuna y├╝rekten inanm─▒┼čt─▒r. M├╝sl├╝man ahalinin medeniyet ve terakki yoluna ilerleyebilmesi i├žin e─čitimin m├╝mk├╝n oldu─ču ├Âl├ž├╝de mahall├« ┼čive ├Âzelliklerinden ar─▒nd─▒r─▒lm─▒┼č m├╝┼čterek T├╝rk├že ile yap─▒lmas─▒ fikrini ├Âne s├╝rm├╝┼čt├╝r. Bigiyev, Gasp─▒ral─▒ ─░smail Bey’in ÔÇťdilde birlikÔÇŁ ┼čiar─▒n─▒n ana ilkelerine sadakatle ba─čl─▒ kalm─▒┼č ve bu ilkeleri yaz─▒ hayat─▒nda ciddiyetle takip etmi┼čtir. Bigiyev eserlerinde sade, halk─▒n rahatl─▒kla anlayabilece─č─▒, k├╝lfetsiz bir ─░stanbul T├╝rk├žesiyle yazmaya gayret etmi┼čtir.

Dikkat edildi─činde ─░smail Gasp─▒ral─▒ Bey ile Musa Carullah Bigiyev’in ├╝sluplar─▒n─▒n, vokab├╝lerlerinin, dillerindeki mahalli unsurlar─▒n hemen hemen ayn─▒ oldu─ču g├Âr├╝lmektedir. Hatta belki Bigiyev’in dili daha ziyade ─░stanbul T├╝rk├žesine yak─▒nd─▒r.

 

Musa Carullah’a g├Âre mill├« bir lisan─▒n meydana gelebilmesi i├žin d├╝r├╝stl├╝k, asanl─▒k ve pakl─▒k unsurlar─▒n─▒n bulunmas─▒ gereklidir. Ona g├Âre, d├╝r├╝stl├╝k, s├Âzlerin, c├╝mlelerin lisan kaidelerine uygunlu─čunu ifade eder. ÔÇťT├╝rk├« lisanÔÇŁ diye tabir etti─či edeb├« T├╝rk dilinde temel husus d├╝r├╝stl├╝k ve do─čruluktur. Yani m├╝fredlerin, terkibin lisan kaidelerine tamamen uymas─▒d─▒r.

“┼×u g├╝n ne┼čr k─▒linur kitaplar─▒n her birinde lisan d├╝r├╝stl├╝─č├╝ ┼čart k─▒l─▒nsa yarar idi. ─░btida├« mektep kitaplar─▒nda lisan d├╝r├╝stl├╝─č├╝, asanl─▒─č─▒, yad s├Âzlerden m├╝mk├╝n kadar pakl─▒─č─▒ ┼čart k─▒l─▒nmak tiyi┼čtir (gereklidir). Kitab─▒n lisan─▒ d├╝r├╝st de─čil ise o kitab─▒ mektep program─▒na kabul etmek caiz olmasa gerek.”

Asanl─▒k kavram─▒n─▒ ise ┼č├Âyle anlat─▒r: ÔÇťS├Âzlerden, yazuvdan, i┼čit├╝den, okuvdan en m├╝him maksad anlamak ve anlatmakt─▒r. ┼×u maksad ne kadar asan h├ós─▒l olabilir ise o kadar g├╝zel olur. S├Âz kulaklara eri┼čir eri┼čmez, k├Âz yullara bakar bakmaz, man zihinlere, k├Ân├╝llere orunia┼č─▒r (yerle┼čir) ise, en g├╝zel, en m├╝fid belagat i┼čte o vakit bulunur. ┼×u manas─▒yla asanl─▒k belagatin ruhudur. S├Âz├╝n manas─▒ yaln─▒z fikir kuvvetiyle, yaln─▒z m├╝talaa zahmetiyle anlanur ise ├Âyle belagat bulunmaz.” O dil edebi dil, yani yaz─▒ dili olmaz.

Musa CarullahÔÇÖa g├Âre, pakl─▒k, anlanmaz s├Âzlerden, yad kelimelerden, gereksiz tekell├╝flerden, di─čer lisanlara taklid meyillerinden uzak olmakt─▒r. Ancak ecnebi lisan ve kaidelerin kullan─▒lmamas─▒ hususuna da taassupla yakla┼čmamakta ve ─▒l─▒ml─▒ bir yol izlenilmesi tavsiyesine bulunmaktad─▒r.

 

“Baz─▒ manalar─▒ ifadeden lisan veya kalem aciz olabilir. O vakit Arab├«, Faris├«, Rus├«, Fransev├« gibi yad s├Âzleri alabiliriz. Ay─▒p de─čildir, ihtiya├ž her lisanda bulunur. Zarar─▒ da, a─č─▒rl─▒─č─▒ da yoktur. M├╝fredlerin yadl─▒─č─▒ muvakkat bir a─č─▒rl─▒kt─▒r, gittik├že in┼čallah ziyadele┼čecek muntazam mekteplerimiz berkesinde lisan─▒m─▒za kabul k─▒l─▒nm─▒┼č Arab├«-Fars├« gibi yad s├Âzler ├Âz mal─▒m─▒z’olur.”[86]

 

Bigiyev dilden, Arap├ža-Fars├ža kelimeleri ├ž─▒karma gayretiyle T├╝rk dilini bozan ve Rus├ža kelimeleri daha ├žok kullanma yoluna giden yazarlar─▒ ise ┼č├Âyle ele┼čtirir: “┼×u g├╝nk├╝ edebiyat─▒m─▒zda, Ayaz ├Äshak├« ve Fatih Emirhan├« gibi ediplerimizin eserlerinde lisan cihetiyle d├╝r├╝stl├╝k yoktur. Arab├«-Faris├« kelimelere yaln─▒z d├╝┼čmanl─▒k felsefesiyle yaz─▒l─▒r eserlerimizin lisan─▒ daha beter olur. Sevad─▒ var ├ódemlerin herbirine anlatmak davas─▒yla yaz─▒l─▒r fenn├« risalelerin, siyas├« makalelerin, din├« eserlerin lisanlar─▒ ahyanen hem hata olur, hem anlanmaz olur. Adi s├Âzlerimizde hem de ceridelerimizin s├╝tunlar─▒nda kabul k─▒l─▒n─▒p gitmi┼č lisan ekseriyetle Rusla┼čm─▒┼č lisan olur. Ceride makalelerinde, ad├« sohbetlerde hacet iktizas─▒yla de─čil, belki yaln─▒z adet h├╝km├╝yle indi. Rus s├Âzlerini bayrak istimal ederiz. ┼×u g├╝n ehemmiyeti yok gibi g├Âr├╝n├╝r ┼ču halin ak─▒beti g├╝zel olmasa gerek. ┼×u hal lisan─▒m─▒z─▒n ├Âz├╝nde bulunur kusur de─čil, belki edebiyat─▒m─▒z─▒n kalemlerinde, muharrirlerimizin nazarlar─▒nda bulunur bir m├╝saheledir. Edebiyat─▒m─▒z─▒ a┼čanla┼čt─▒rmak davas─▒yla hata lisan─▒ da kabul eder isek, Arab├«-Faris├« kelimelere yaln─▒z d├╝┼čmanl─▒k felsefesiyle Rus s├Âzlerim istimal eder isekhemme zahmetler (b├╝t├╝n ├žabalar) gelecek g├╝nlerde beyhude ├ž─▒kar.ÔÇŁ

 

Musa Carullah Bigiyev’e g├Âre b├╝t├╝n T├╝rkler i├žin mill├« bir edebi dilin meydana getirilmesi ┼čartt─▒r. Bunun i├žin de o milletin ┼čairleri, edipleri ├žal─▒┼čarak dilin imk├ónlar─▒n─▒ geni┼čletmeli ve geli┼čtirmelidirler. Musa Carullah’a g├Âre fasih ya da beli─č dil olmaz, dili fasih veya beli─č k─▒lan o dili i┼čleyen edip ve ┼čairlerin tasarrufudur. “Beli─člik veya kabal─▒k, lisan─▒n s─▒fat─▒ de─čil, insan─▒n s─▒fat─▒d─▒r. Muharririn makalesinde, hatibin hutbesinde, m├╝ellifin in┼čaas─▒nda bulunmaz ise g├╝nah lisanda olmaz, insanda olur.”

Carullah ┼č├Âyle s├Âyler: ÔÇťD├╝r├╝st, avazlar─▒n ho┼člu─ču, s├╝zlerin koptu─ču, kaidelerin t├╝z├╝kl├╝─č├╝, i┼čtikaklar─▒n kinli─či, telifin onayl─▒─č─▒ gibi cihetlerden lisanlar tefav├╝t vard─▒r. Lisanlar─▒n biri bay olur, di─čeri fakir. Mesala T├╝rk├« lisan s├Âz azl─▒─č─▒ cihetiyle Arab├« lisandan fakirdir, i┼čtikak kaideleri cihetiyle Rus lisan─▒na nisbetle belki dard─▒r. Lakin ┼ču ├╝├ž lisan─▒m her biriyle muayyen bir maksad─▒ iradeder iken lisanlar─▒n belagati bir derecede olabilir. yahud t├╝rl├╝ lisan─▒n belagati daha fazla olabilir. Tabiat sa─č, ak─▒l b├╝y├╝k, hayal kin, fikir tiz, kuz a├ž─▒k olur ise o vakit s├Âz beli─č olur. Tabiat─▒ bay insana l├╝gat fakirli─či darl─▒k vermez yahut tabiat bay iken lugat hi├žbir vakit fakir olmaz.

T├╝rk├« lisan gayet g├╝zel bir lisand─▒r. S├╝z k├Âpl├╝─č├╝ cihetiyle bayd─▒r, zengindir. Sarf hem nahv kaideleri t├╝z├╝kt├╝r, istinalan bulunmaz, asand─▒r, zahmetsiz yadlanur.ÔÇŁ, “Her ┼čey terakki eder, bittabi lisan da terakki eder, derler. D├╝r├╝st, ben de buna iman ederim. Elbette lisan da maddeleri, kaideleriyle beraber terakki eder. Lakin ┼ču terakki yeni kaidelerin, g├╝zel g├╝zel yeni ├╝sluplar─▒n hudusuyla de─čil belki olda tabi├« kaidelerle istifade yollar─▒na, olda bulunur ├╝sluplarla ifade melekesine ├Â─čren├╝ adetlen├╝ tarikiyle h├ós─▒l olur. Bir lisan─▒n b├╝y├╝k ┼čairi ├Âz├╝n├╝n kuvve-i cinsiyesiyle en g├╝zel asar-─▒ siiriyye halk eder, o lisan─▒n en b├╝y├╝k edibi ├Âz├╝n├╝n kuvve-i melekiyyesiyle en k─▒ymetli asaebediyye in┼ča eder. O lisan o iki b├╝y├╝k belagat numuneleri olan klasik eserleriyle terakki eder. Yani o lisanda var beyan kuvvetiyle istifade etmek yollar─▒ ke┼čf k─▒l─▒nm─▒┼č olur. Yoksa ne o b├╝y├╝k ┼čair, ne de o b├╝y├╝k edib ├Âz taraf─▒ndan lisan hazinesine bir ┼čey artt─▒rm─▒┼č olmaz.ÔÇŁ[87]

 

Musa Carullah’a g├Âre edeb├« dilde en g├╝zel y├Ân, lisan─▒n dinleyenleri, okuyanlar─▒ taraf─▒ndan anla┼č─▒lmas─▒d─▒r. Anla┼č─▒l─▒rl─▒k ise edeb├« ise edebi T├╝rk dilinin en temel dire─či olmal─▒d─▒r. BigiyevÔÇÖin ÔÇťSevad─▒ (okuma-yazmas─▒) var her bir ├ódem fehm eder kadar asan olur ise, beyan hem lisan kaidelerine her cihetle do─čru gelir kadar d├╝r├╝st olar ise, i┼čte ├Âyle lisan edeb├« lisan olur.ÔÇŁ, ÔÇťOsmanl─▒ edebiyat─▒n─▒n edeb├«likten mahrum oldu─čunu belirterek, edeb├«likte ┼ču ├╝├ž r├╝kne, d├╝r├╝stl├╝─če, asanl─▒─ča, pakl─▒─ča itibar eder isek edebiyat-─▒ Osmaniyeyi ediplikten tamam─▒yla mahrum buluruz. Lisan─▒ halk─▒n umumuna ya ekserine anlan─▒r bir eser edebiyat-─▒ Osman├«ÔÇÖde bulunmaz. Arap-Fars edebiyat─▒na k├Âr taklidin neticesinde T├╝rklerde vezinciler, bedi├«ciler, ├ó┼č─▒klar, Mecnunlar, dervi┼čler bulunur. Lakin g├╝zel ┼čairler, halk─▒n hallerini, zevklerini, hissiyat─▒n─▒ g├╝zel tasvir etmi┼č k├ótipler, oku├žlar─▒na pak zevk g├╝zel hissiyat verebilir b├╝y├╝k edipler Edebiyat-─▒ Osmaniye’de yok gibidir. Turfanda m─▒ Turfa m─▒ gibi iki ├╝├ž eseri istisna eder isek Edebiyat-─▒ Osmaniye’de g├╝zel bir ┼čey yok demek m├╝mk├╝nd├╝r.

Edebiyat-─▒ Osmaniye’de lisan cihetiyle bulunur a─č─▒rl─▒k gayet b├╝y├╝kt├╝r. Halk─▒n ulumdan, maariften mahrumiyeti, matbuat─▒n gayet a─č─▒r hareketi halk─▒n edebiyata, edebiyat─▒n halka yabanc─▒la┼čmas─▒ gibi hallerin herbiri lisandan na┼čidir.ÔÇŁ[88], “Lisan─▒m─▒zdan istifade edebilir isek lisan─▒m─▒z gayet g├╝zel bir lisand─▒r. ihtiya├ž ├ž─▒kar ise lisan─▒m─▒zda bulunmayan kelimeleri ba┼čka (├žitden) dillerden alabiliriz, ┼ču g├╝n ├žit s├Âz yar─▒n ├Âz olur. Sarf i┼čtikaklar─▒m da kineytebiliriz. Nahvimizin kaideleri de g├╝zel edebiyat─▒m─▒z berkesinde t├╝zel├╝r, yollar─▒na sak─▒n─▒r. ├ľz├╝m├╝z yoluyla hareket eder isek, lisan─▒m─▒z meden├« milletlerin tabakalar─▒na ├ž─▒kar[89] s├Âzleri T├╝rk├že hakk─▒ndaki g├Âr├╝┼člerini ifade etmektedir.[90]

 

Musa Carullah Bigiyev’in dilde birlik olu┼čturulmas─▒ do─črultusundaki gayretleri bir yandan topyek├╝n terakki i├žin mill├« bir dilin l├╝zumuna inanmayan ve bu y├╝zden edeb├« dilde mahall├« diyalektleri h├ókim k─▒lan ┼čair ve yazarlar─▒n bulunmas─▒, di─čer taraftan ├çarl─▒k ve Sovyet h├╝k├╝metlerinin mahall├« a─č─▒z ├Âzelliklerine dayanan yaz─▒ dilleri meydana getirme politikalar─▒ y├╝z├╝nden akamete u─čram─▒┼čt─▒r.

Musa Carullah t├╝m bu olumsuzluklara ra─čmen Lenin ve Stalin imzalar─▒yla M├╝sl├╝manlara da─č─▒t─▒lan bildirilerde s├Âz edilen Sovyet rejiminden bir ├ólim s─▒fat─▒yla, Bol┼čeviklerle anla┼č─▒p faydalar sa─člamak amac─▒yla 13 y─▒l Rusya’da ya┼čatarak ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ s├╝rd├╝rm├╝┼čt├╝r.

1920 y─▒l─▒nda Buharin’in ÔÇťKom├╝nizm AlfabesiÔÇŁ tezine kar┼č─▒l─▒k haz─▒rlad─▒─č─▒ ÔÇť─░slam AlfabesiÔÇŁ tezini haz─▒rlam─▒┼č ve bu y├╝zden takibata u─čram─▒┼čt─▒r. Bu eserini Berlin’de ÔÇť─░slam MilletlerineÔÇŁ ismiyle bast─▒rm─▒┼č fakat akabinde tutuklanm─▒┼č, ├╝├ž ay sonra serbest b─▒rak─▒lm─▒┼čt─▒r.

1947 y─▒l─▒nda KahireÔÇÖye gelmi┼č ancak buradan vize al─▒p RusyaÔÇÖya ├Âld├╝r├╝lmek pahas─▒na da olsa d├Ânmek istemi┼čtir. K─▒r─▒m ├Ânderi Cafer K─▒r─▒mer ile g├Âr├╝┼čmek i├žin KahireÔÇÖden ─░stanbulÔÇÖa gittikten sonra ise Rusya’ya gitmek fikrinden vazge├žmi┼čtir.

25 Ekim 1949 tarihinde KahireÔÇÖde hastalanm─▒┼č ve vefat etmi┼čtir.

Esas─▒nda 120 kadar eser vemi┼č olan Musa CarullahÔÇÖ─▒n eserlerinden baz─▒lar─▒ ┼čunlard─▒r[91]:

l.Tarihu’l-Kur’an ve’1-Mesahif,

2.┼×erhu’l-Luzumiyyat,

3.Kavaiddu’l-F─▒khiyye, (haz─▒rlan─▒yor)

4.Usulu’l-F─▒k─▒h ve Menabiuhu,

5.Hukuku’n-Nisa fi’1-─░slam,

6.Kanunu’l-─░slami’l-Medeni,

  1. Tercemetu’ 1-Kuran’ i’ 1-Kerim,

8.el-Ayet fi Hilkati’1-─░nsan,

9.M├╝sl├╝man ittifak─▒n─▒n Program ve ┼×erhi,

10.┼×eriat Esaslar─▒,

  1. ┼×eriat Ni├žin Ruyete ─░tibar etmi┼č? (haz─▒rlan─▒yor

12.1slahat Esaslar─▒,

13.Uzun G├╝nlerde Oru├ž, (bas─▒ld─▒)

14.─░nsanlar─▒n Uluhiyye inan├žlanna Bir Bak─▒┼č

 

 

3.13. Yusuf Ak├žura (1876ÔÇô1935)

B├╝y├╝k T├╝rk-Tatar tarih├žisi ve siyaset adam─▒ Yusuf Ak├žura, Kazan Tatarlar─▒ndan ├žuha fabrikat├Âr├╝ Hasan Efendi ve Bibi Fahri Banu Han─▒m’─▒n o─čludur. Yusuf Ak├žura kendi elyaz─▒s─▒ ile yaz─▒p b─▒rakm─▒┼č oldu─ču defterde 1879 y─▒l─▒n─▒n K├ónunuevvelinin ikinci g├╝n├╝ ─░dil’in (Volga) bat─▒ sahilinde eski bir T├╝rk ┼čehri olan Simbir’de do─čdu─čunu s├Âylemektedir. Mensubu bulundu─ču Ak├žura ailesi Kuzey T├╝rklerinin en eski ailelerinden biri olup, ┼čeceresi d├Ârt as─▒r evveline kadar uzanmaktad─▒r. Yusuf Ak├žura do─čum tarihinin 1879 y─▒l─▒ oldu─čunu s├Âylmekte ise de, eldeki baz─▒ vesikalar ve deliller Yusuf Ak├žura’n─▒n 1876 y─▒l─▒nda Osmanl─▒-Rus Harbi’nin ba┼člad─▒─č─▒ s─▒ralarda do─čmu┼č oldu─čunu g├Âstermektedir. ─░ki ya┼č─▒nda babas─▒n─▒ kaybeden Yusuf Ak├žura, okuyup yazmay─▒ Labofka’n─▒n T├╝rk mahallesi imam─▒ ve ilkokul hocas─▒ Abd├╝lmend EfendiÔÇÖden ├Â─črenmi┼čtir. 1883 y─▒l─▒n─▒n yaz─▒nda Yusuf Ak├žura annesi ile birlikte ─░stanbul’a gelip yerle┼čmi┼čtir, ilk tahsiline resm├« olarak burada ba┼člam─▒┼č ancak ├že┼čitli sebeplerle ilkokula muhtelif ┼čehirlerde devam etmi┼čtir. ─░lk tahsilini tamamlad─▒ktan sonra, ─░stanbul Kocamustafapa┼ča Asker├« R├╝┼čtiyesi’ne girmi┼čtir. Asker├« R├╝┼čdiye’nin ├╝├ž├╝nc├╝ s─▒n─▒f─▒nda iken annesi ile birlikte do─čdu─ču yere gitmek f─▒rsat─▒n─▒ bulmu┼čtur. Bu seyahat Kazan, Ufa ve Kas─▒m gibi Kuzey T├╝rklerinin ya┼čad─▒klar─▒ yerleri g├Ârmesine ve hem┼čerilerinin tarih ve edebiyatlar─▒ ile yak─▒ndan ilgilenmesine vesile te┼čkil etmi┼čtir.

Yusuf Ak├žura ─░stanbulÔÇÖa d├Ând├╝kten sonra ayn─▒ r├╝┼čdiyeye devam etmi┼č ve buradan mezun olduktan sonra Harbiye’ye girmi┼čtir. Haz─▒rlam─▒┼č oldu─ču T├╝rk Y─▒l─▒ adl─▒ eserde kendi biyografisinden k─▒saca bahsetmi┼čtir. Bu arada ┼čuurlu olarak T├╝rk├ž├╝l├╝─č├╝ benimsedi─čini de kaydetmi┼čtir. Ayr─▒ca bu arada Necip As─▒m Yaz─▒ks─▒z, Veled ├çelebi ve Bursal─▒ Tahir Bey gibi ┼čah─▒slar─▒n eserlerini ve ─░stanbul’a gelen eni┼čtesi ─░smail Gasp─▒ral─▒’n─▒n Terc├╝man Gazetesi’ni dikkatle okuyup takip etti─čini ifade etmektedir.

Yusuf Ak├žura 1892 y─▒l─▒nda Harbiye Mektebi’nin Erk├ón-─▒ Harb (Kurmay Subay) s─▒n─▒f─▒na ayr─▒lm─▒┼č ve yaz─▒ hayat─▒na bu s─▒ralarda ba┼člam─▒┼čt─▒r. Harbiye Mektebi’nde tahsilde iken do─čdu─ču yeri ve akrabalar─▒n─▒ ziyaret imk├ón─▒n─▒ bulmu┼č ve bu arada b├╝y├╝k T├╝rk tarih├žisi ┼×ahabeddin Mercani ve b├╝y├╝k T├╝rk dilcisi Kayyum Na┼čiri ile de g├Âr├╝┼čmek imk├ón─▒n─▒ bulmu┼čtur.

1896 y─▒l─▒nda Harbiye Mektebi’ni bitirerek Harb Akademisi’ne giren Yusuf Ak├žura, bir y─▒l sonra J├Ân T├╝rkler hareketi ile ili┼čkili g├Âr├╝ld├╝─č├╝nden askerlikten ├ž─▒kar─▒larak Trablusgarp’a s├╝r├╝lm├╝┼čt├╝r. Trabusgarp’ta her ne kadar s├╝rg├╝n hayat─▒ ya┼čam─▒┼čsa da, orada Erk├ón-─▒ Harbiye Kaleminde ve livalarda (f─▒rka ile tabur aras─▒nda asker├« birlik) muallim olarak ├žal─▒┼čmaya memur edilmi┼č ve Erk├ón-─▒ Harb M├╝l├ózimli─či r├╝tbesi kendisine iade edilmi┼čtir. Ancak burada kendisinin milletine faydal─▒ olamad─▒─č─▒ endi┼česine d├╝┼čen Yusuf Ak├žura, Fransa’ya gitmeye karar vererek Paris’e ge├žmi┼čtir. Paris’te Siyasal Bilgiler Okulu’na kaydolmu┼č ve 1903 y─▒l─▒nda bu okuldan ├╝├ž├╝nc├╝l├╝k m├╝k├ófat─▒ ile mezun olmu┼čtur. Mezuniyet tezinin konusu ÔÇťOsmanl─▒ ─░mparatorlu─ču M├╝esseselerinin Tarihine Ait Bir Tecr├╝beÔÇŁdir[92].

 

Ak├žura’n─▒n T├╝rk├ž├╝l├╝k fikirleri FransaÔÇÖda olgunla┼čm─▒┼čt─▒r. Paris’te ilk g├Âr├╝┼čt├╝─č├╝ T├╝rk m├╝ltecilerinden eski bir J├Ân T├╝rk olan Dr. ┼×erafettin Ma─čmumi kendisine Osmanl─▒c─▒l─▒k fikrinin ├ž├Âkt├╝─č├╝n├╝, ├že┼čitli unsurlar─▒n anla┼čmas─▒n─▒ sa─člaman─▒n olanaks─▒z oldu─čunu, T├╝rk milliyet├žili─činden ba┼čka ├ž─▒kar yol bulunmad─▒─č─▒n─▒ izah eder. Ma─čmumi, Bat─▒l─▒lar─▒n Do─ču ve T├╝rk d├╝┼čmanl─▒─č─▒ndan, dillerinde dolad─▒klar─▒ adalet ve insaniyet s├Âzlerine inanman─▒n tam bir ahmakl─▒k olaca─č─▒ndan ve b├╝t├╝n bu hakikatleri Paris’teki hayat ve g├Âzlemlerinin ona telkin etti─činden bahseder. Ak├žura bu telkinlerin kendisinde b├╝y├╝k izler ve tesirler b─▒rakt─▒─č─▒n─▒ s├Âyler[93].

Paris’te, Ahmet R─▒za’n─▒n Osmanl─▒c─▒l─▒─č─▒n─▒, Mizanc─▒ Murat’─▒n ─░sl├ómc─▒l─▒─č─▒n─▒ ve Prens Sebahattin’in ├édem-i Merkeziyet├žili─čini Ma─čmumi’nin telkinleri do─črultusunda incelemek f─▒rsat─▒ bulmu┼čtur.

Niyazi Berkes, Yusuf Ak├žura’n─▒─▒─▒ fikirlerindeki geli┼čmeyi ┼č├Âyle dile getirmektedir: ÔÇťBu ├╝├ž hizip aras─▒nda, ├žocuklu─čunda Rusya’dan gelmi┼č olan bir subayl─▒k ├Â─črencisi iken s├╝r├╝ld├╝─č├╝ TripoliÔÇÖden (Trablus) Fransa’ya ge├žen, ├╝├žlerin en genci Sebahattin’den bir ya┼č b├╝y├╝k olan Ak├žurao─člu Yusuf adl─▒ bir gen├ž vard─▒. ─░lham─▒n─▒ Auguste Comte’den, Le Play’den de─čil, Science Politique (Siyasal Bilgiler) okulunda devam─▒ etti─či Albert Sorel, Emile Boutmy ve Fr─▒unck Brentano gibi tarih, ekonomi ve milliyetler sorunu konular─▒yla ilgilenen profes├Ârlerden al─▒yordu. Murat gibi Kafkasya’dan de─čil, ├çarl─▒k ─░mparatorlu─ču’ndaki milliyetlerin ayr─▒lma ya da ├Âzg├╝rle┼čme davas─▒n─▒ oran─▒n devrimci ak─▒mlar─▒yla beraberle┼čtiren bir gelenekten geliyordu.ÔÇŁ [94]

Ger├žekten de Ak├žura Paris’te ├╝├ž y─▒l s├╝reyle devam etti─či Science Politique okulunda ulus ├Âgesinin tarihteki ├Ânemini anlad─▒. Prusya bozgununun hemen ertesinde bozgunun ├Âc├╝n├╝ alacak kadrolar yeti┼čtirmek ├╝zere tam milliyet├ži bir ┼čekilde donat─▒lan bu okuldaki derslerde Albert Sorel ulus ├Âgesinin ├Ânemi ├╝zerinde ─▒srarla duruyordu. Ak├žura bu okulu bitirirken yazd─▒─č─▒ tezinde Osmanl─▒ DevletiÔÇÖnin bu ┼čekliyle korunmas─▒n─▒n art─▒k m├╝mk├╝n olmad─▒─č─▒na karar vererek, milliyet fikirleri bu derece geli┼čtikten sonra ├že┼čitli unsurlar─▒ bir araya toplayarak millet meydana getirmenin m├╝mk├╝n olamayaca─č─▒n─▒ s├Âyl├╝yordu[95].

Fransa’dan do─čdu─ču memleket olan Kazan’a d├Ânen Yusuf Ak├žura burada gazetecilik ve ├Â─čretmenlik yapm─▒┼čt─▒r. Burada T├╝rk ├óleminin fikir hareketi ile ilgilenmeye devam etmi┼č Kahire’de ├ž─▒kan T├╝rk Gazetesi’nde ÔÇť├ť├ž Tarz-─▒ SiyasetÔÇŁ adl─▒ me┼čhur makalesini ne┼čretmi┼čtir[96].

Yusuf Ak├žura 1904 y─▒l─▒nda yazd─▒─č─▒ 32 sayfal─▒k ├ť├ž Tarz-─▒ Siyaset ba┼čl─▒kl─▒ makalesi M─▒s─▒r’daki T├╝rk Gazetesi’nin 23 ve 24’├╝nc├╝ say─▒lar─▒nda 1904 y─▒l─▒n─▒n Nisan ve May─▒s aylar─▒nda yay─▒nlad─▒. T├╝rk Gazetesi bu makalenin yay─▒nlanmas─▒ndan birka├ž ay evvel gazeteci Ali Kemal’in etraf─▒nda toplanan bir grup liberal taraf─▒ndan Kahire’de yay─▒nlanmaya ba┼člam─▒┼čt─▒.

Bu makalede ├╝zerinde durulan ve uygulanabilirlikleri tart─▒┼č─▒lan ana ko┬şnular ┼čunlard─▒r:

  1. Bir Osmanl─▒ ulusu meydana getirmek
  2. ─░sl├ómc─▒l─▒─ča dayanan bir devlet yap─▒s─▒ kurmak
  3. Iraka dayal─▒ bir T├╝rk siyasal ulus├žulu─ču meydana getirmek

Her biri Osmanl─▒ Devleti’ni kurtarma yolu olarak g├Âr├╝len bu konular─▒ ┼č├Âyle irdelenmi┼čtir[97]:

Osmanl─▒c─▒l─▒─č─▒n amac─▒ yeni bir Osmanl─▒ milleti olu┼čturmakt─▒r. Osmanl─▒ Devleti’nin devam─▒ i├žin bu i┼č ba┼čar─▒labilirse elbette ├žok yararl─▒ olacakt─▒r. Bunun i├žin cins, din ve mezhep ayr─▒m─▒ g├Âzetilmeksizin Osmanl─▒ halklar─▒ haklar ve ├Âdevler a├ž─▒s─▒ndan e┼čit hale getirilecek, b├Âylece ortak vatan┬á kavram─▒ etraf─▒nda Amerikan ulusu gibi bir Osmanl─▒ ulusu olu┼čturulacakt─▒r. Tek amac─▒ s─▒n─▒rlar─▒ korumak ve ─░mparatorlu─ču ya┼čatmak olaml─▒d─▒r.

Ak├žura, Osmanl─▒l─▒k fikrini hem sak─▒ncal─▒ hem de imk├óns─▒z g├Ârmektir. S─▒n─▒rlar─▒n korunmas─▒n─▒ devlet i├žin yeterli bir ama├ž g├Ârmeyen yazar ─░mparatorluk halklar─▒n─▒n tek bir halk haline geldi─činde devletin kurucusu ve y├Âneticisi olan T├╝rklerin eriyip gidece─čini, egemenli─čin Arap ├žo─čunlu─ča ge├žece─čini d├╝┼č├╝nmektedir. Ayr─▒ca Osmanl─▒ topluluklar─▒n─▒n birbirleriyle kayna┼čmak istemeyeceklerini de ├Âne s├╝ren Ak├žura, dinsel, siyasal ve mezhepsel nedenlerle b├╝t├╝n Avrupa’n─▒n buna engel olmak i├žin ├žal─▒┼čaca─č─▒n─▒ s├Âyleyerek Osmanl─▒ milleti meydana getirmeye u─čra┼čman─▒n bo┼ča yorulmak oldu─čuna kanaat getirmektedir.

Osmanl─▒c─▒l─▒k siyasetinin ba┼čar─▒s─▒zl─▒─č─▒ ├╝zerine ─░slamiyet politikas─▒n─▒n meydan ald─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyen Ak├žura, ─░slamc─▒l─▒k siyasetinin d├╝nyadaki M├╝sl├╝manlardan bir ─░slam birli─či meydana getirmek amac─▒ ve eylemi oldu─čunu d├╝┼č├╝nmektedir. Avrupal─▒ yazarlar─▒n Panislamizm dedi─či bu fikir Osmanl─▒c─▒l─▒k fikrinin zay─▒flamas─▒yla Abd├╝laziz zaman─▒nda yay─▒lmaya ba┼člay─▒p, Abd├╝lhamit zaman─▒nda eylemsel bir boyut kazanm─▒┼čt─▒r. Bu d├Ânemde M├╝sl├╝man memleketlerinde geni┼č bir Panislamist propagandaya girilmi┼čtir.

Ak├žura, bu politikan─▒n g├╝├žl├╝klerini anlat─▒rken esas olarak baz─▒ noktalar ├╝zerinde durur. ├ľncelikle Tanzimat’─▒n Osmanl─▒ topluluklar─▒ aras─▒nda yaymay─▒ ama├ž tuttu─ču siyasal ve hukuksal e┼čitlik art─▒k s├Âz konusu olmayacakt─▒r. Hatta T├╝rkler aras─▒nda bile mezhepsel, dinsel ├žat─▒┼čmalar ├žo─čalabilecektir. M├╝sl├╝man ├╝lkelerin ├žo─čunun idaresini ellerinde tutan bat─▒l─▒ devletler de bu tasar─▒n─▒n ger├žekle┼čmesine izin vermeyeceklerdir. Osmanl─▒ memleketlerinde din esas─▒na dayal─▒ g├╝├žl├╝ bir┬á M├╝sl├╝man birli─či kurulaca─č─▒, d├╝nyadaki M├╝sl├╝manlar─▒n Halife’nin etraf─▒nda toplanmalar─▒ i├žin sa─člam bir zemin haz─▒rlanabilece─či ihtimalleri ise politikan─▒n iyi yanlar─▒d─▒r. Bu arada ─░slam’da din ile devletin bir b├╝t├╝n olarak kabul edilmi┼č olmas─▒, KurÔÇÖanÔÇÖ─▒n anayasa niteli─či ta┼č─▒mas─▒, halifenin M├╝sl├╝manlarca imam kabul ediliyor olmas─▒, ─░slamc─▒l─▒─č─▒ kolayla┼čt─▒r─▒c─▒ etkenlerdir. Ancak d─▒┼č engelleri ├žok kuvvetli g├Âren Ak├žura bu siyasete, M├╝sl├╝man tebaya sahip b├╝y├╝k devletlerin, ─░slam ├╝lkeleri ├╝zerindeki etkilerini kullanarak engel olacaklar─▒n─▒ s├Âylemektedir.

T├╝rk├ž├╝l├╝k siyasetinin uygulamas─▒, ├Ânce Osmanl─▒ ─░mparatorlu─ču’ndaki T├╝rklerin, T├╝rk olmad─▒klar─▒ halde az ├žok T├╝rkle┼čmi┼č olanlar─▒n ve ulusal vicdandan yoksun bulunanlar─▒n bilin├žlendirilmesi ve T├╝rkle┼čtirilmesi ile ba┼člayacakt─▒r. As─▒l fayda Asya ile Do─ču AvrupaÔÇÖda yay─▒lm─▒┼č olan T├╝rklerin birle┼čtirilmesi ile elde edilecek ve bunun neticesinde azametli bir siyasal milliyet olu┼čturulacakt─▒r. T├╝rk├ž├╝l├╝k fikrinin uygulanmas─▒nda Osmanl─▒ Devleti Japonya’n─▒n sar─▒ ─▒rk i├žin oynad─▒─č─▒ rol├╝ oynayacak ve liderlik edecektir.

T├╝rk├ž├╝l├╝k siyasetinin engelleri ise baz─▒ noktalarda ├Âzellikle yo─čunla┼čmaktad─▒r. ├ľrne─čin, Osmanl─▒ Devleti’nde M├╝sl├╝man olup da T├╝rk olmayan ve T├╝rkle┼čtirilmesine imk├ón olmayan topluluklar bulunmaktad─▒r ve bu topluluklar Osmanl─▒ Devleti’nden ayr─▒lmak isteyeceklerdir. B├╝y├╝k bir T├╝rk n├╝fusa sahip olan Rusya’n─▒n da bu siyasete engel olmak isteyece─či kesindir. Ancak T├╝rk├ž├╝l├╝─č├╝n harici engelleri ─░slamc─▒l─▒─ča g├Âre daha azd─▒r.

Sonu├ž olarak Ak├žura, Osmanl─▒c─▒l─▒─č─▒ uygulanmas─▒ imk├óns─▒z bir siyaset olarak g├Ârmekte, ─░slamc─▒l─▒k ve T├╝rk├ž├╝l├╝─č├╝ ise e┼čit denebilecek yarar ve zararlara sahip olarak nitelemektedir. Makalesi ise ┼č├Âyle sonlanmaktad─▒r: ÔÇťH├╝lasa ├Âteden beri zihnimi i┼čgal edip de kendi kendimi ikna edecek cevab─▒n─▒ bulamad─▒─č─▒m sual yine ├Ân├╝me dikilmi┼č cevap bekliyor: M├╝sl├╝manl─▒k, T├╝rkl├╝k siyasetlerinden hangisi Osmanl─▒ Devleti i├žin daha yaral─▒ ve kabil-i tatbiktir.ÔÇŁ[98]

Yusuf Ak├žura bu makalesiyle y├╝zy─▒l─▒n ilk yar─▒lar─▒nda ─░stanbul’da Mekteb-i T─▒bbiye ├Â─črencileri aras─▒nda etkili olmaya ba┼člaysan T├╝rk├ž├╝l├╝─č├╝ sistematik olarak ilk kez ortaya koymu┼čtur[99]. Bu nedenle ”├ť├ž Tarz-─▒ Siyaset” makalesi T├╝rk├ž├╝l├╝─č├╝n manifestosu kabul edilmektedir

 

Yusuf Ak├žura Rusya’da ya┼čayan millyonlarca T├╝rk’├╝n Rus bask─▒s─▒ alt─▒ndaki kaderi kar┼č─▒s─▒nda ├╝z├╝nt├╝ duymu┼č, meyus olmu┼čtur. Kazan’daki Medrese-i Muhammediye’de tarih, co─črafya ve T├╝rk edebiyat─▒ muallimli─či yapm─▒┼č, bu arada gen├žlere T├╝rk├ž├╝l├╝k fikirlerini a┼č─▒lamaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. Tarih derslerinin bir h├╝lasas─▒ 1906 y─▒l─▒nda Kazan’da ne┼čredilmi┼čtir. Kazan’da ├ž─▒kan ilk T├╝rk├že gazetelerden Kazan MuhbiriÔÇÖnin yaz─▒ kurulunda g├Ârev alan Yusuf Ak├žura, T├╝rk├ž├╝l├╝k fikirlerini geni┼č bir sahaya yayma imk├ón─▒n─▒ bulmu┼čtur. Ayr─▒ca iyi bir te┼čkil├ót├ž─▒ oldu─ču i├žin T├╝rk boylar─▒n─▒ bir araya toplamak gayesiyle, arkada┼člar─▒ ile birlikte Rusya M├╝sl├╝man ─░ttifak─▒ adl─▒ b├╝y├╝k siyas├« partinin kurulmas─▒nda b├╝y├╝k rol oynam─▒┼čt─▒r.

Bu b├╝y├╝k T├╝rk partisinin ba┼čl─▒ca gayesi ┼ču ├╝├ž noktada toplanm─▒┼čt─▒:

1 ÔÇö Vicdan h├╝rriyeti

2 ÔÇö Rusyadaki b├╝t├╝n insanlar aras─▒nda hukuk e┼čitli─či

3 ÔÇö K├╝lt├╝r sahas─▒nda mill├« gelli┼čme i├žin kanunen m├╝sade verilmesini temin etme gere─či

Bu partinin kurulmas─▒ndan ve kurulu┼č gayelerini a├ž─▒klamas─▒ndan sonra Yusuf Ak├žura Kazan Jandarma ─░daresi taraf─▒ndan tutuklanarak umum├« hapishaneye mevkuf olarak g├Ânderilmi┼čtir. 1908 y─▒l─▒nda serbest b─▒rak─▒lmas─▒ndan sonra tekrar Umum Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ Partisi’nde faal rol oynamaya, parti kongrelerini tanzim etmeye ve idar├« i┼čleri y├Ânetmeye devam etmi┼čtir. Bu arada Kazan MuhbiriÔÇÖne, OrenburgÔÇÖda ne┼čredilen ve b├╝t├╝n Rusya ve ┼×ark├« T├╝rkistan T├╝rkleri’nin anl─▒yabilece─či bir ┼čive ile ne┼čredilen Vakit GazetesiÔÇÖne ve K─▒r─▒m’da Bah├žesaray’da ├ž─▒kan Terc├╝man GazetesiÔÇÖne, Petersburg Muhabiri s─▒fat─▒yla yaz─▒lar yazm─▒┼čt─▒r.

Yusuf Ak├žura K├ótib-i Umumilik vazifesiyle ├žal─▒┼čmalara kat─▒ld─▒─č─▒ Umum Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ Partisi’nin 3. Kongresinde, eni┼čtesi ─░smail Gasp─▒ral─▒’n─▒n teklif etmi┼č oldu─ču T├╝rk d├╝nyas─▒n─▒n ayn─▒ dilde konu┼čup yazmalar─▒ tezi ├žo─čunlukla kabul edilmi┼čse de ├çarl─▒k H├╝k├╝meti bu karara ┼čiddete muhalefet etmi┼čtir. Yaz─▒lar─▒nda bu fikri savunan Yusuf Ak├žura ┼čiddetli bir takibata maruz b─▒rak─▒lm─▒┼čt─▒r.

T├╝rkiye’de Me┼črutiyet’in il├ón─▒ ├╝zerine 1908 y─▒l─▒n─▒n Te┼črinisanisinde ─░stanbulÔÇÖa gelen Yusuf Ak├žura T├╝rkiye’de fikren yak─▒n oldu─ču arkada┼člar─▒ ile g├Âr├╝┼čmeler yapm─▒┼č ve 1908 y─▒l─▒n─▒n sonlar─▒na do─čru T├╝rk k├╝lt├╝r├╝n├╝ korumak ve yaymak maksad─▒ ile kurulan T├╝rk Derne─či isimli cemiyette kurucu ├╝ye olarak g├Ârev alm─▒┼čt─▒r. Bu dernek taraf─▒ndan 1911 y─▒l─▒nda bir mecmua ne┼čredilme─če ba┼članm─▒┼č ancak bu mecmua Osmanl─▒ ─░mparatorlu─ču’nun harbe girmesi ve mecmuay─▒ ├ž─▒karanlar─▒n askere gitmesinden dolay─▒ sadece 7 say─▒ ├ž─▒kabilmi┼čtir. Fakat bu dernek ve mecmuan─▒n att─▒─č─▒ fikir tohumlar─▒ ile ileride ÔÇťT├╝rk YurduÔÇŁ nam─▒ ile bir dernek kurulacak ve ÔÇťT├╝rk YurduÔÇŁ ad─▒ ile de bir mecmua ne┼čredilmeye ba┼članacakt─▒r. Bu mecmuan─▒n ne┼črine l├óz─▒m olan paray─▒ ise gayr─▒ resm├« yoldan on bin alt─▒n ruble ile Orenburg’daki H├╝seyiniye ├éli Mektebi’nin kurucusu olan Kazanl─▒ bir hay─▒r sahibi Mahmut Hasanof kar┼č─▒layacakt─▒r.

T├╝rk Yurdu Derne─čiÔÇÖnin sorumlulu─ču, mecmuan─▒n imtiyaz─▒ ve y├Ânetimi Yusuf Ak├žura’ya verilmi┼č, b├Âylece ilk say─▒s─▒ndan itibaren T├╝rk Yurdu Mecmuas─▒ÔÇÖn─▒ Yusuf Ak├žura ├ž─▒karm─▒┼čt─▒r. T├╝rkiye’den ba┼čka Rusya, ├çin, Afganistan ve ─░ran’da ya┼čayan T├╝rkler taraf─▒ndan da okunan ve takip edilen bu mecmua T├╝rk m├╝nevverleri aras─▒nda fikri bir ba─člant─▒ kuran m├╝him bir ne┼čir organ─▒ olmu┼čtur.

Yusuf Ak├žura bu s─▒ralarda Harp Akademisi ve Dar├╝lfunun’da. siyas├« tarih muallimli─či de yapm─▒┼čt─▒r. 20 Haziran 1912 tarihinde T├╝rk YurduÔÇÖnun ad─▒ T├╝rk Oca─č─▒ olarak de─či┼čtirilmi┼čtir. RusyaÔÇÖdaki yeni h├╝k├╝met ile sulh yap─▒l─▒nca, Yusuf Ak├žura orada esir d├╝┼čen T├╝rk askerlerinin m├╝badele i┼člerini halletmek ├╝zere T├╝rk h├╝k├╝metince vazifelendirilmi┼čtir.

Osmanl─▒ ─░mparatorlu─ču’nun Birinci D├╝nya Harbinden sonra i├žine d├╝┼čt├╝─č├╝ durum ve yurdun d├Ârt bir yan─▒n─▒n d├╝┼čman kuvvetleri taraf─▒ndan i┼čgali Yusuf Ak├žura’y─▒ ├žok m├╝teessir etmi┼č ve Erk├ón-─▒ Harb ├╝niformas─▒n─▒ bavuluna yerle┼čtirerek Anadolu’ya ge├žmi┼čtir. ─░lerlemi┼č ya┼č─▒na ra─čmen cepheye giden Yusuf Ak├žura bu hizmetlerine sivil hayatta da devam etmi┼čtir. B├╝y├╝k Millet Meclisi H├╝k├╝meti’nin kurulmas─▒ ile ├Ânce Mill├« E─čitim Bakanl─▒─č─▒ Telif ve Terc├╝me Heyeti ├╝yeli─čine sonra bu heyetin ba┼čkanl─▒─č─▒na getirilmi┼č, Ankara’da ilk defa a├ž─▒lan Serbest Y├╝ksek Dersler Kursunda tarih ├Â─čretmenli─či yapm─▒┼čt─▒r. D─▒┼či┼čleri Bakanl─▒─č─▒ Do─ču ─░┼čleri Dan─▒┼čmanl─▒─č─▒ g├Ârevinde iken Sovyet Rusya ile olan m├╝nasebetlerde siyas├« g├Âr├╝┼č├╝ ve milletleraras─▒ politika konusundaki derin bilgisi ile B├╝y├╝k Millet Meclisi H├╝k├╝metine ├žok k─▒ymetli yard─▒mlarda bulunmu┼čtur. Bu g├Ârevde iken Rusya’da b├╝y├╝k k─▒tl─▒k olmu┼č, yard─▒m almak ├╝zere T├╝rkiye’ye gelen bir heyet Yusuf Ak├žura’n─▒n delaletiyle Atat├╝rk’├╝n huzuruna kabul edilmi┼č ve gerekli yard─▒m Atat├╝rk’├╝n bizzat verdikleri direktifle sa─članm─▒┼čt─▒r.

1923 y─▒l─▒nda ─░stanbul Milletvekili se├žilmi┼č, 1925 y─▒l─▒nda a├ž─▒lan Ankara Adliye Hukuk Mektebi siyas├« tarih ├Â─čretmenli─čine atanm─▒┼č, 14 Nisan 1931 tarihinde Atat├╝rkÔÇÖ├╝n T├╝rk Tarih KurumuÔÇÖnu kurmakla g├Ârevlendirdi─či bilginler aras─▒nda yer alm─▒┼č, 1932 y─▒ll─▒nda bu kurumun ba┼čkanl─▒─č─▒na se├žilmi┼čtir.

1933 y─▒l─▒nda ─░stanbul ├ťniversitesiÔÇÖnin kurulu┼čunu m├╝teakip, siyas├« tarih profes├Ârl├╝─č├╝ne getirilmi┼čtir. 1935ÔÇÖde Kars Milletvekili─čine se├žilmi┼č, 11 Mart 1935ÔÇÖde vefat etmi┼čtir. Yusuf Ak├žura 60 senelik hayat─▒n─▒n k─▒rk senesini T├╝rkl├╝─če adam─▒┼č, bu u─čurda hi├ž bir fedak├órl─▒ktan ka├ž─▒nmam─▒┼č bir T├╝rk ├ólimidir. Kabri Edirnekap─▒ mezarl─▒─č─▒nda olup, ├╝zerinde ├žok sevdi─či Kazan’─▒n sembol├╝ haline gelen S├╝y├╝m-Bike minaresinin k├╝├ž├╝k bir maketi yerle┼čtirilmi┼čtir[100].

 

Yusuf Ak├žura ├Âmr├╝ boyunca T├╝rk├ž├╝l├╝k fikrine sad─▒k kalm─▒┼čt─▒r. Sosyalist fikirleri de yak─▒ndan tan─▒yan bir insan olarak, bu fikirleri T├╝rk├ž├╝l├╝k fikriyle ba─čda┼čt─▒rmaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. Ak├žura’n─▒n T├╝rk├ž├╝l├╝─č├╝, Balkanlardan ├çin’e kadar ├že┼čitli ├╝lkeleri kapsamaktad─▒r. Osmanl─▒ Devleti ise T├╝rk D├╝nyas─▒’n─▒n ancak bir par├žas─▒d─▒r.

Ak├žura tarih ara┼čt─▒rmalar─▒nda faydac─▒l─▒─ča taraftard─▒r. Birinci T├╝rk Tarih Kongresi’nde sundu─ču tebli─čde “Tarih m├╝cerret bir ilim de─čildir. Tarih hayat i├žindir; Tarih milletlerin, kavimlerin varl─▒klar─▒n─▒ muhafaza etmek, kuvvetlerini inki┼čaf ettirmek i├žindir” demi┼čtir[101].

 

├ľl├╝m├╝nden sonra neredeyse unutulan Ak├žuraÔÇÖn─▒n T├╝rk tarih├žileri taraf─▒ndan d─▒┼članmas─▒n─▒ Erc├╝mend Kuran ┼č├Âyle yorumlamaktad─▒r: “Bu durumu izah etmek kolayd─▒r, Ak├žura Mo─čol ─░mparatorlu─ču’nu y├╝celtmi┼č ve Cengiz Han’─▒ T├╝rk saym─▒┼čt─▒r. Ayr─▒ca T├╝rk tarihinin geli┼čmesinde ─░slamiyet’e tali derecede yer vermi┼čtir. Son olarak sosyalizme yatk─▒nd─▒. T├╝rk tarih├žilerinin ├žo─čunun 1940’lardan sonra Mo─čollar─▒ T├╝rk kabul etmemeleri, T├╝rk-─░sl├óm sentezine y├Ânelmeleri ve sosyalizme cephe almalar─▒ milliyet├ži ├ževrelerin Ak├žura’y─▒ ihmal etmelerine sebep olmu┼čtur. ├ťstelik Ak├žura’n─▒n Ziya G├Âkalp’in muas─▒r─▒ olmas─▒ onun i├žin bir talihsizlik te┼čkil etmi┼čtir. ├ç├╝nk├╝ o G├Âkalp’ten bilgili oldu─ču halde, G├Âkalp’in terkip kabiliyetine sahip bulunmuyordu. G├Âkalp’in ├╝lk├╝c├╝l├╝─č├╝ T├╝rk ayd─▒nlar─▒n─▒n psikolojisine daha uygun d├╝┼č├╝yor adeta b├╝y├╝l├╝yordu.” [102]

Yusuf Ak├žura’n─▒n T├╝rk├ž├╝l├╝k, T├╝rk tarihi ve T├╝rk fikir hareketine katk─▒lar─▒n─▒ ┼ču ana ba┼čl─▒klar alt─▒nda grupland─▒rabiliriz:

  • ÔÇť├ť├ž Tarz-─▒ Siyaset” adl─▒ makalesiyle T├╝rk├ž├╝l├╝─č├╝ ilk defa bir siyaset ┼čekli olarak ortaya koymas─▒,
  • T├╝rk├ž├╝l├╝─č├╝ bir b├╝t├╝n olarak g├Ârmesi ve bunu s├╝rekli savunmas─▒,
  • T├╝rk milliyet├žili─činin te┼čkilatlanmas─▒nda kurdu─ču dernek ve yaz─▒lar┬şla oynad─▒─č─▒ rol,
  • Rusya’daki T├╝rklerin bilin├žlenmesi ve ├Ârg├╝tlenmesi konusunda ├Â┬şnemli rol oynamas─▒,
  • T├╝rk Yurdu Dergisiyle T├╝rk├ž├╝l├╝k konusunda yapt─▒─č─▒ ├žal─▒┼čmalar,
  • T├╝rk├ž├╝l├╝─č├╝n tarihini yazan ilk ara┼čt─▒rmac─▒ olmas─▒ (T├╝rk Y─▒l─▒, 1928)
  • T├╝rk Tarih KurumuÔÇÖndaki hizmetleri

Yusuf Ak├žura’n─▒n “B├╝t├╝nc├╝ (Birle┼čtirici) T├╝rk├ž├╝” g├Âr├╝┼čleri Rus egemenli─činde ya┼čayan T├╝rk devletlerinin ba─č─▒ms─▒zl─▒klar─▒na kavu┼čmalar─▒yla yeniden g├╝ncel hale gelmi┼čtir

Yusuf Ak├žura’n─▒n gazete ve mecmualarda ├ž─▒km─▒┼č yaz─▒lar─▒ b├╝y├╝k bir yek├╗n tutmaktad─▒r. Yusuf Ak├žura’n─▒n yaz─▒ yazm─▒┼č oldu─ču ba┼čl─▒ca gazete ve mecmualar ┼čunlard─▒r: T├╝rk (Kahire), Kazan Muhbiri (Kazan), Vakit (Orenburg), Bilgi, T├╝rk Yurdu, Alt─▒n Arma─čan (T├╝rk Yurdu Mecmuas─▒n─▒n ilavesidir), Mutasavver Mal├╗mat, Halka Do─čru, Yenig├╝n, Milliyet, ┼×├╗ra-y─▒ ├ťmmet (─░stanbul), Lausanne ve Me┼čveret (Paris). Yusuf Ak├žura’n─▒n yaz─▒ yazm─▒┼č oldu─ču gazete ve mecmua koleksiyonlar─▒n─▒n hepsini g├Ârmek m├╝mk├╝n olmad─▒─č─▒ndan, yukar─▒da adlar─▒ verilmi┼č gazete ve mecmualarda ne┼čredilmi┼č b├╝t├╝n yaz─▒lar─▒n─▒ bir araya toplamak m├╝mk├╝n olamam─▒┼čt─▒r.

 

Eserleri:

─░lim ve Tarih (Kazan, 1906), Din m├╝nazaralar─▒ndan.. hakk─▒nda (Kazan, 1906), S Haziran v├ók─▒a-i m├╝essifesi (Orenburg. 1907), Eski ┼×├╗ra-yi ├ťmmet’de ├ž─▒kan makalelerimden (istanbul, 1329), Mevkufiyet h├ót─▒ralar─▒, (─░stanbul, 1330 ikinci bask─▒), T├╝rk, Cermen ve Islavlar─▒n─▒n m├╝nasebet-i tarihiyyeleri. (├«stanbul, 1330), ├ť├ž tarz-─▒ siyaset (Kahire, 1912: istanbul, 1912), Siyaset ve iktisat hakk─▒nda birka├ž hitabe (─░stanbul. 1924), Rusya-daki T├╝rk-Tatar M├╝sl├╝manlar─▒n─▒n ┼čimdiki vaziyet ve emelleri (─░svi├žre, 1916), ┼×ark meselesine ait tarih├« notlar (─░stanbul. 1336 . Tarih-i siyas├« notlar─▒: ┼×ark, meselesine dair (istanbul, 1336), Muas─▒r Avrupa’da siyas├« ve i├žtimai fikirler ve cereyanlar (istanbul, 1339), Siyaset ve tktisat (istanbul, 1924), T├╝rk Y─▒l─▒ (─░stanbul, 1928), Tarih yazmak ve okutmak usulleri (Birinci Tarih Kongresi, 1932), Osmanl─▒ Devletinin Do─čuma Devri (istanbul, 1940), Ta kendim – yahut Defter-i Amalim (istanbul 1944).[103]

           

3.14. Sultan Galiyev (1882- … )

 

Kimi zaman ├ť├ž├╝nc├╝ D├╝nyac─▒larla, kimi zaman M├╝sl├╝man ve T├╝rk halklar─▒yla, kimi zaman sosyalizmle, son y─▒llarda T├╝rk d├╝nyas─▒ndaki de─či┼čimleriyle de Turan bar─▒┼č─▒ ile an─▒lan, Kazanl─▒ bir T├╝rk olan marksist-devrimci Sultan Galiyev ad─▒n─▒, tan─▒nm─▒┼č Sovyetologlardan A. Bennigsen “├ť├ž├╝nc├╝ D├╝nya ve Milli Kom├╝nizm”in babas─▒ olarak niteliyordu. Pek ├žok ara┼čt─▒rmac─▒n─▒n ilgisini ├žeken Sultan Galiyev kimdir?

 

Sultan Galiyev, 13 Temmuz 1882 tarihinde Ba┼čk─▒rdistan ASSR s─▒n─▒rlar─▒ i├žinde bulunan, Sterlitamak b├Âlgesi, Krimsakaly Kasabas─▒, Ufa gubernias─▒, Elimbetova k├Ây├╝nde d├╝nyaya geldi.

─░lk├Â─čretimine k├Ây mektebinde ba┼člayan Sultan Galiyev, Krimsakaly kasabas─▒nda “Organic” okulunu bitirdikten sonra, Kazan’da Tatar Pedagoji Enstit├╝s├╝ne yaz─▒l─▒r. 1905’te Enstit├╝y├╝ bitirdi─činde art─▒k zor ge├žinen bir k├Ây ├Â─čretmeninidir. Bu durum onu sosyal e┼čitsizlikler hususundaki hassasiyetlerini g├╝├žlendirir ve politikaya at─▒lmas─▒nda rol oynar.

 

├çarl─▒k rejiminin yenilmez san─▒lan g├╝c├╝ uzak Asyal─▒ Japon g├╝c├╝ kar┼č─▒s─▒nda yenilmi┼č, 1905 devrimi ile ciddi bir sars─▒nt─▒ ge├žirmi┼čtir. B├Âylece Rus hegemonyas─▒ alt─▒nda ya┼čayan milletlerde gittik├že h─▒zlanan toplumsal huzursuzluklar nezdinde ÔÇťB├╝y├╝k RusyaÔÇŁn─▒n yenilebilece─či kanaati uyanmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r. O y─▒llarda RusyaÔÇÖn─▒n politik merkezlerinden biri olan Kazan ve muhalif ayd─▒nlar─▒n s─▒─č─▒na─č─▒ olan Kazan ├ťniversitesi ve Pedagoji Enstit├╝s├╝ kuvvetli muhalefet odaklar─▒ndan biridir. Bir nedenle Pedagoji Enstit├╝s├╝, Sultan Galiyev’in ilerideki politik formasyonuna zemin haz─▒rlar. Okul y─▒llar─▒nda, bu do─črultuda politik ├žal─▒┼čmalar y├╝r├╝ten ÔÇťIslahat ┼×akirtleriÔÇŁ ile ili┼čki i├žindedir.

 

Bir m├╝ddet ├Â─čretmenlik yapt─▒ktan sonra ├Â─čretmenli─či b─▒rakan Sultan Galiyev, Ufa Belediye K├╝t├╝phanesi’nde memurlu─ča ba┼člar. Rus├žaya h├ókimiyetinden faydalanarak Tolstoy ve Zasamimsky’den ├žocuk hik├óyeleri ├ževirir.

 

1905 devrimi RusyaÔÇÖdaki T├╝rk toplumunu haz─▒rl─▒ks─▒z yakalam─▒┼čt─▒r. Bu sebeple, toplumsal ve siyasal temelde herhangi bir kat─▒l─▒m olmad─▒─č─▒ gibi Sultan Galiyev de bu hareketin i├žinde de─čildir. Ancak “Devrimci Islahat ┼×akirtleri” i├žinde aktif g├Ârevler ├╝stlenerek, milliyet├ži ve ihtil├ólci militanlarla ili┼čkilerini g├╝├žlendiren Galiyev bu y─▒llarda ilk sol kanat ─░slam reformistleriyle ciddi diyaloglar ba┼člat─▒r.

1905 DevrimiÔÇÖnin ba┼čar─▒s─▒zl─▒─ča u─čramas─▒n─▒n ard─▒ndan Sultan Galiyev, gazetecilik yapmaya ba┼člar. Ufa’da yay─▒nlanan ilerici ve ihtilalci gazetelerde sosyal e┼čitsizlikler ├╝zerine yaz─▒lar ya┬şzar. ├ľzellikle 1911ÔÇô1914 y─▒llar─▒ aras─▒nda Ufa’da yay─▒nlanan ÔÇťUfimsky VestnikÔÇŁ gazetesinde “┼×uhu, UL, MS, Karmaskalinis” takma adlar─▒yla yaz─▒lar yazar.

Tatar zenginlerinden Gosmanof’un ├ž─▒kard─▒─č─▒ ÔÇťTurm─▒┼čÔÇŁ gazetesinin ard─▒ndan, Moskova’da Kafkasyal─▒ Ahmet Bey Salihof taraf─▒ndan ├ž─▒kar─▒lan ÔÇťMusulmanskaya GazetaÔÇŁn─▒n yazarlar─▒ aras─▒na kat─▒l─▒r. Bu gazetede ÔÇťK├Âlge Ba┼čÔÇŁ imzas─▒ ile ÔÇťKokkorad Ki┼čiÔÇŁ, ÔÇťBa┼čkirka K─▒z─▒ÔÇŁ, ÔÇťSo TatariÔÇŁ, ÔÇťV DumaniÔÇŁ, ÔÇťNido Pitaya PisveÔÇŁ gibi ┼čiir, hik├óye t├╝r├╝nden edebiyat ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ yay─▒nlar. Di─čer taraftan ÔÇťMir ─░slamÔÇŁ dergisi ile ÔÇťRus ├ľ─čretmeniÔÇŁ ad─▒ndaki Moskova gazetesine ÔÇťHalko─čluÔÇŁ imzas─▒yla makaleler yazar.[104]

 

1913 y─▒l─▒nda kendisine ayn─▒ zamanda politik bir ortam sa─člayan Ruza Cihanova ile evlenir. Sosyalist kad─▒n hareketinin ├Ânde gelen Ruza Cihanova ile ki┼čisel problemler nedeniyle1918 y─▒l─▒nda ayr─▒l─▒rlar.

1915 y─▒l─▒nda yeniden ├Â─čretmenli─če d├Ânen Sultan Galiyev, Bak├╝ÔÇÖde ÔÇťK─▒z Pedagoji Enstit├╝s├╝ÔÇŁnde devam ettirdi─či ├Â─čretmenlik g├Ârevinin yan─▒ s─▒ra, politik hareketlerin AzerbaycanÔÇÖda ├Ânde gelen isimlerinden Mehmet Emin Resulzade ve Milli Musavat├ž─▒larla ili┼čkiye ge├žer. Resulzade grubunun yay─▒n organlar─▒ndan ÔÇťA├ž─▒k S├ÂzÔÇŁ gazetesiyle, ÔÇťBak├╝ÔÇŁ, ÔÇťKafkasyaÔÇŁ ve ÔÇťBakinskayaÔÇŁ gazetelerinde ÔÇťMir Seyyit K├Âlgeba┼čÔÇŁ imzas─▒yla T├╝rkiye-Kafkasya ili┼čkileri ├žer├ževesinde Ermeni ve G├╝rc├╝leri hedef alan milliyet├ži makaleler yazar.

 

Sultan Galiyev i├žin Bak├╝ y─▒llar─▒ politik hareketlerin i├žinde aktif olarak yer almas─▒n─▒n yan─▒nda edebi ve fikri eserleri, mill├« ve i├žtima├« meselelerle birle┼čtirme anlam─▒nda birikim edinmesi a├ž─▒s─▒ndan da verimli ge├žer. Sosyalist ve ─▒l─▒ml─▒ sol-demokrat gazetelerde, dergilerde sosyalizme ili┼čkin d├╝┼č├╝ncelerini yazar. Bu d├Ânem i├žinde Rus Sosyal Demokratlar─▒yla ili┼čkiden ziyade, Azerbaycan mill├« politik hareketi i├žindeki sol kanat ile ili┼čkilerini geli┼čtirir.

Nitekim 1929 y─▒l─▒nda Sultan GaliyevÔÇÖe kar┼č─▒ olarak y├╝r├╝t├╝len kampanyada kullan─▒lan “Kont-Revolytsiya Soltan Galiyefe Qar┼č─▒” adl─▒ KazanÔÇÖda yay─▒nlanan makalede, Sultan Galiyev’in Bak├╝ y─▒llar─▒ndaki politik faaliyetleri i├žin ┼č├Âyle denecektir: ÔÇťB├╝t├╝n bu zaman i├žinde Sultan Galiyev, devrimci olmad─▒. O milliyet├žilik ile a├ž─▒k alaka kuran burjuva milliyet├žisi oldu.ÔÇŁ Bu iddiay─▒ ispatlamak isteyen Sultan Galiyev kar┼č─▒t─▒ kampanya, Sultan Galiyev’in ÔÇťQuya┼čÔÇŁ gazetesinde kaleme ald─▒─č─▒ yaz─▒da ge├žen ÔÇťE┼čit olmayanlar aras─▒nda iki isim var. Bunlardan biri M├╝sl├╝manlar, ├Âtekisi ise T├╝rklerdir. Bunlar en ├žok ezilen ve ayakalt─▒na al─▒nanlard─▒r. Hi├ž kimse ve hi├žbir ┼čey, bunlar─▒ benim y├╝re─čimden s├Âk├╝p alamaz. Ne olursa olsun milletime olan bu sevgim s├Ânmeyecek. Ancak ben ├Âld├╝─č├╝mde, benimle birlikte s├Ânecek. ─░┼čte bu sevgi, beni bir yerden bir ba┼čka yere at─▒yor, kaderime ├žizgi ├žekiyor.[105] Bu kaderde b├╝t├╝n g├╝c├╝m├╝ halk─▒m i├žin sarfedece─čim.ÔÇŁ ┬áS├Âzlerini kullan─▒yordu.

 

1917 Devrimi esnas─▒nda Sultan Galiyev Bak├╝’ÔÇÖde bulunmakta idi. M├╝sl├╝man Kongresi Y├╝r├╝tme Komitesi sekreterli─či i├žin MoskovaÔÇÖya ├ža─čr─▒l─▒ncaya kadar Azerbaycan mill├« cephesi i├žindeki ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ y├╝r├╝tt├╝.

Devrim ba┼člad─▒─č─▒nda “Halklar─▒n Kendi Kaderlerini Tayin Hakk─▒” ilkesi ve ├Âzellikle LeninÔÇÖin T├╝rk ve M├╝sl├╝man halklara y├Ânelik ba─č─▒ms─▒zl─▒k ├ža─čr─▒s─▒yla ge├žici bir h├╝rriyet ortam─▒ ortaya ├ž─▒┬şkt─▒. Bu durum, ├çarl─▒k rejimi alt─▒nda ya┼čayan b├╝t├╝n halklara oldu─ču kadar T├╝rk ve M├╝sl├╝man halklara da yeni bir ├╝mit vaat ediyordu.

─░├ž sava┼č ba┼člad─▒─č─▒nda ise gerek T├╝rk ve di─čer halklar─▒n ba─č─▒ms─▒zl─▒k isteklerini ger├žekle┼čtirebilecekleri bir durum, di─čer tarafta ise Rus devrimcilerin devrimi ba┼čar─▒ya ula┼čt─▒rabilme ├žabalar─▒nda en g├╝venilir bir m├╝ttefik olarak bu halklarla i┼čbirli─či ortam─▒n─▒n do─čmas─▒na sebep olmu┼čtur. Bu m├╝ttefik g├╝├ž, tabii olarak uzun y─▒llar ├çar idaresi alt─▒nda ezilmi┼č Rusya’n─▒n T├╝rk ve M├╝sl├╝man halklar─▒d─▒r. T├╝rk ve M├╝sl├╝man halklar i├žin bu i┼čbirli─činin anlam─▒ ise uygun ┼čartlarda ge├žici bir anla┼čma ve sonu├žta tam ba─č─▒ms─▒zl─▒kt─▒r.

─░├ž sava┼č h─▒zla yay─▒lmakta, Avrupal─▒ emperyalistler taraf─▒ndan b├╝y├╝k madd├« destek alan Beyaz kuvvetler olarak bilinen ├çar taraftar─▒ Amiral Kol├žak, Denikin, Vrangel kuvvetleri, K─▒z─▒l Ordu birliklerine a─č─▒r kay─▒plar verdirmektedir. Bu esnada T├╝rk ve M├╝sl├╝man m├╝ttefik kuvvetlerin ├Ârg├╝tlenmesi gereklili─či ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Bunun i├žin T├╝rk ve M├╝sl├╝man halklar─▒n politik ├Ârg├╝tlenmesi i├žinde ├žok itibarl─▒ bir entellekt├╝el ve eylem adam─▒ olan Sultan Galiyev, Devrim KonseyiÔÇÖnin dikkatini ├žekmekte gecikmemi┼čtir. KafkasyaÔÇÖdan MoskovaÔÇÖya ├ža─čr─▒lan Sultan Galiyev ├Ânce ba┼čkanl─▒─č─▒n─▒ Molla Nur VahidofÔÇÖun y├╝r├╝tt├╝─č├╝ ÔÇťM├╝sl├╝man Sosyalist KomiteÔÇŁ (MUSKOM) sekreterli─čine, ard─▒ndan s─▒ras─▒yla ÔÇťDevrim KonseyiÔÇŁ ├╝yeli─čine (NARKOMNATS), Stalin’in y├╝r├╝tt├╝─č├╝ ÔÇťUluslar Komiserli─čiÔÇŁ 2. Ba┼čkanl─▒─č─▒na, ÔÇťM├╝sl├╝man Uluslar Komiserli─čiÔÇŁ birinci ba┼čkanl─▒─č─▒na ve ÔÇťM├╝sl├╝man K─▒z─▒l OrdusuÔÇŁnun Genelkurmay Ba┼čkanl─▒─č─▒ÔÇÖna getirilir[106].

K─▒z─▒l Ekim ve Sultan Galiyev

 

Devrim ile de─či┼čen ┼čartlar kar┼č─▒s─▒nda politik faaliyetleri h─▒zlanan T├╝rk ve di─čer M├╝sl├╝man halklar─▒n─▒n 1ÔÇô2 May─▒s 1917 tarihli kongresi olan ÔÇťB├╝t├╝n Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ KongresiÔÇŁne ├ža─čr─▒lan Sultan Galiyev, M├╝sl├╝man halklar─▒n gelece─čine y├Ânelik kararlar─▒n al─▒nmas─▒ hususunda kongreye kat─▒l─▒r ve sekreterli─če getirilir. Ancak kongrenin belirli bir politika belirleyememesi kar┼č─▒s─▒nda Sultan Galiyev daha ├Ânce Molla Nur Vahidof taraf─▒ndan kurulmu┼č olan MUSKOM’a ge├žer. Bu komite, Ekim Devrimi i├žinde T├╝rk halklar─▒n─▒n en etkili organ─▒ olarak ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r.

 

1918 y─▒l─▒ Sultan GaliyevÔÇÖin devrim i├žinde oldu─ču kadar, Bol┼čevik tarihi i├žinde de y─▒ld─▒z─▒n─▒n parlad─▒─č─▒ d├Ânemdir. Te┼čkilat├ž─▒l─▒ktaki ba┼čar─▒s─▒, onu ├Ânce MUSKOM genel sekreterli─čine getirecektir. Bu d├Ânemde, Tatar halk─▒n─▒n 1552 y─▒l─▒nda Rus egemenli─čine girmesinden beri istiklal ve h├╝rriyet sembolleri olan ÔÇťS├╝y├╝n BikeÔÇŁ minaresinin yeniden yapt─▒r─▒lmas─▒ ve yine Hz. OsmanÔÇÖa ait olup, Petrograd k├╝t├╝phanesinde bulunan KurÔÇÖan-─▒ KerimÔÇÖin iade edilmesi yolunda ├žabalar─▒, Sultan GaliyevÔÇÖi halk─▒n nazar─▒nda mill├« bir kahraman yapma yolunu a├žacak ├Ânemli ad─▒mlard─▒r.

 

10 Ocak 1918 tarihinde R(b) K.PÔÇÖnin 3. Kongresi’nde ─░dil-Ural b├Âlgesinde Tatar-Ba┼čk─▒r Milli DevletiÔÇÖnin kurulmas─▒ i├žin ├žal─▒┼č┬şmalar─▒n─▒ ilerleterek, 10ÔÇô16 May─▒s 1918 tarihinde MoskovaÔÇÖda ÔÇťTatar-Ba┼čk─▒r CumhuriyetiÔÇŁnin Kurucu Meclis haz─▒rl─▒k toplant─▒s─▒n─▒ ger├žekle┼čtirir. Bu mill├« devlet kurma yolunda at─▒lan ilk ad─▒md─▒r.┬á Rusya’da devrim ve i├ž sava┼č ┼čartlar─▒ g├Âz ├Ân├╝ne al─▒nd─▒─č─▒nda, Rus y├Âneticilerin itiraz─▒na u─čramad─▒─č─▒ gibi, tasar─▒ Lenin ve Stalin taraf─▒ndan s├Âzl├╝ olarak tasvib al─▒r. Sovyet tarihinde “taktik i┼čbirli─či” d├Ânemi olarak, bu politika, ilk zamanlarda Sultan Galiyev’i umutland─▒rm─▒┼čt─▒r. Liberal milliyet├žilerin ├Ânde gelenlerinden Zeki Velidi, Sadri Maksudi, M. Emin Resulzade grubunun “dar b├Âlge milliyet├žili─čine” dayanan ├Âzerklik isteklerinde Lenin ile anla┼čmaya varmalar─▒, T├╝rk ve M├╝sl├╝man Halklar─▒n Birle┼čik CephesiÔÇÖni, ÔÇťunitaristÔÇŁ ve ÔÇťfederalistÔÇŁ olmak ├╝zere ikiye b├Âler[107].

Sultan Galiyev hareketinin oldu─ču kadar, T├╝rk halklar─▒n─▒n yap─▒sal meselelerinin de anla┼č─▒lmas─▒ y├Ân├╝nden bu iki gurubun politik yakla┼č─▒m tarzlar─▒ ├žok ├Ânem┬şlidir.

B├Âlgeleraras─▒ geni┼č ├žapl─▒ ba─č─▒ms─▒zl─▒k ilkesini ├Âng├Âren Sultan Galiyev ├Ânderli─čindeki “Unitarist” tezin muhtevas─▒ ┼čudur: “Kat─▒ks─▒z ve kay─▒ts─▒z ba─č─▒ms─▒zl─▒k ilkesinden hareketle, b├╝t├╝n ezilmi┼č halklar─▒n merkezi bir devlet i├žinde, k├╝lt├╝rel ├Âzerkli─če dayanan b├╝t├╝nc├╝l bir yap─▒ olu┼čturulmas─▒d─▒r. (Bu tez, daha sonra Rus y├Âneticilerden ayr─▒ld─▒ktan sonra, Sultan Galiyev taraf─▒ndan Turan Federal Sosyalist Cumhuriyetine d├Ân├╝┼čecektir). Tez’in temel espirisi, ayr─▒ ayr─▒ kurulacak (├Âzerk de olsa) federal devletler, T├╝rk ve M├╝sl├╝man halklar─▒n, emperyalizm kar┼č─▒s─▒nda Birle┼čik Cephelerini par├žalay─▒p, zay─▒flataca─č─▒ gibi, b├╝y├╝k halk topluluklar─▒ i├žinde ya┼čayan, ├Âzerklikten yoksun k├╝├ž├╝k halk topluluklar─▒n─▒ asimile olmaktan da kurtaramayacakt─▒r”.

“Dar B├Âlge Milliyet├žili─čine” dayanan federalistlerin liberal milliyet├žilerin tezinin i├žeri─či ise ┼č├Âyle idi: “Her ne kadar ayn─▒ din, ayn─▒ soy’dan gelinse de, ayr─▒ dil, ayr─▒ k├╝lt├╝r ├Âzelliklerine sahibiz. Herkesin kendine ├Âzg├╝ bir edebiyat─▒, bas─▒n─▒, k├╝lt├╝r├╝ var. Bunlardan hi├žbiri di─čerine feda edilemez”.

Buradan da anla┼č─▒laca─č─▒ gibi, federalistlerin merkez-d─▒┼č─▒ e─čilimleri, T├╝rk ve M├╝sl├╝man halklar─▒ tek ba┼člar─▒na b─▒rak─▒yordu. Bu durumda Sultan Galiyev’in tasar─▒s─▒ olan B├╝y├╝k Asya ─░slam-T├╝rk k├╝lt├╝r├╝n├╝n r├Ânesans─▒ ile, ┼×ark d├╝nyas─▒n─▒n milletleraras─▒ emperyalizmden kurtulma sava┼č─▒ daha ilk anda darbe yiyordu. Bu tezler daha 3 May─▒s 1917’de tart─▒┼čmaya a├ž─▒ld─▒─č─▒nda federalizmi savunan liberal milliyet├žilerle, sosyalist T├╝rk Birlik├ži unitaristler(milli sosyalist) kar┼č─▒ kar┼č─▒ya gelmi┼čler ve ard─▒ndan i├ž sava┼č─▒n h├╝k├╝m s├╝rmesi sebebiyle konu s├╝resiz olarak ertelenmi┼čtir.

Erken Do─čan ┼×afak ve Sultan Galiyev

2 May─▒s 1918’de Sultan Galiyev’in eski arkada┼č─▒ ve hocas─▒ olan ve K─▒z─▒l imam olarak tan─▒nan Molla Nur Vahidof ba┼čkanl─▒─č─▒nda “Merkezi M├╝sl├╝man Askeri Komitesi”nin ├žekirdek kadrosu olu┼čturulmu┼čtu.[108] ─░├ž sava┼č─▒n t─▒rman─▒┼ča ge├žti─či bu ortam i├žinde Sultan Galiyev, Askeri Komite’nin sorumlulu─čuyla birlikte, “M├╝sl├╝man K─▒z─▒l Ordusu”nun ├Ârg├╝tlenmesi g├Ârevini de ├╝stlenir.

“5. K─▒z─▒lordu”nun y├╝zde yetmi┼č be┼čini meydana getiren “Tatar-Ba┼čkurt Taburlar─▒n─▒” ve “M├╝sl├╝man K─▒z─▒l Alaylar─▒n─▒ ├Ârg├╝tleyen Sultan Galiyev uzun ├žabalar─▒n sonucunda, Molla Nur Vahidof’la “M├╝sl├╝man Bol┼čeviklerin B├╝t├╝n Rusya Kongresi”ni (17-20 Haziran 1918, Kazan) toplar. “B├Âlgeler ├Âtesi” ba─č─▒ms─▒zl─▒─č─▒ ├Ân g├Âren unitarist tez yeniden g├╝ndeme getirilir. Fakat bu defa eski liberal milliyet├žilerin federal tezleri, Rus kom├╝nistleri taraf─▒ndan desteklenince, tasar─▒ ikinci defa reddedilir.

6 A─čustos 1918’de Kazan’─▒n, ├çek lejyonerleri ve Beyaz kuvvetlerin taarruzuna u─čramas─▒ ├╝zerine, Moskova’da kurulan “Tatar Alaylar─▒” ile Kazan’a giden ve esir d├╝┼čen Molla Nur Vahidof 19 A─čustos 1919’da kur┼čuna dizilerek idam edilir.

Mill├« ba─č─▒ms─▒zl─▒─ča ve B├Âlgeler ├Âtesi “Do─ču Enternasyonaline” ba┼čtan beri kar┼č─▒ olan Moskova nezdinde, ├Âzellikle Stalin taraf─▒ndan tehlikeli olmaya ba┼člayan Molla Nur Vahidof-Sultan Galiyev birlikteli─činin, M. Nur Vahidof un ortadan kalkmas─▒ Moskova i├žin bir avantaj niteli─čindedir. Nitekim Tro├žki daha sonra hat─▒ralar─▒nda “Stalin’in M. Nur Vahidof’u Kazan’a bilerek g├Ânderdi─čini ve esir d├╝┼čt├╝kten sonra ├çeklerin ellerinden kurtar─▒lmas─▒ m├╝mk├╝nken, Stalin’in buna g├Âz yumdu─čunu” belirtecektir.

1918 A─čustos aylar─▒nda Sultan GaliyevÔÇÖ in i├ž sava┼č i├žindeki konumu olduk├ža ├Ânem kazan─▒r. Merkezi B├╝ro (ORGB├ťRO) “Sovyet Askeri Devrim Do─ču B├Âlgeleri’nin 2. OrdusununÔÇŁ Sarapul, Izhevsk gibi stratejik b├Âlgelerde yenilgisi ├╝zerine, “K─▒z─▒l Taburlar”dan olu┼čan’ b├╝y├╝k bir m├╝freze ile kar┼č─▒ sald─▒r─▒ya ge├žen Sultan Galiyev, Kol├žak kuvvetlerini geri p├╝sk├╝rt├╝r. “Askeri Devrim Komite Ba┼čkan─▒” olan Tro├žki, Sultan Galiyev’in askeri strateji ustal─▒─č─▒ndan ├žok etkilendi─čini belirtmekten geri kalmaz.[109]

18 Mart 1919’da toplanan 8. R (b) K.E Moskova Kon-gresi’nde al─▒nan karar gere─či, “Mill├« kom├╝nist ├Ârg├╝tlerinin ve mill├« bol┼čeviklerin tasfiye edilmesi” y├╝r├╝rl├╝─če ko┬şnur. 22 Kas─▒mÔÇô3 Aral─▒k 1919’da “Do─ču Halklar─▒ Kom├╝nist ├ľrg├╝tleri” 2. Kongresi’nde al─▒nan karar─▒n kesinlik kazanmas─▒ ise, Sultan Galiyev’i “B├Âlgeler ├Âtesi” ba─č─▒ms─▒zl─▒k tasar─▒s─▒n─▒n Rus kom├╝nist y├Âneticilerle ger├žekle┼čmeyece─či noktas─▒na getirir.

Yol Ayr─▒m─▒nda Sultan Galiyev

Liberal milliyet├žilerin uzla┼čmazl─▒klar─▒ ve Rus y├Âneticilerin tutumlar─▒na ra─čmen, Devrimin ilk y─▒llar─▒nda vaad edilen s├Âzlere dayanarak 1920’de Sultan Galiyev ve yolda┼člar─▒ taraf─▒ndan “Kom├╝nist Parti Merkez Komitesi”ne yeniden sunulan “─░dil-Ural Sosyalist Cumhuriyeti”nin reddi, Sultan Galiyev ile Moskova y├Âneticilerinin “yol arkada┼čl─▒┬ş─č─▒n─▒n bitip, muhalefete ge├žti─čiÔÇŁ d├Ânemin de ba┼člang─▒c─▒ olur.

Muhalefete ge├žti─či d├Ânemde Sultan Galiyev, “Milletlerin Hayat─▒” dergisine 21 Aral─▒k 1921’de yazd─▒─č─▒ bir makalede durumu, “Ruslar’─▒n Do─ču halklar─▒ ├╝zerinde y├╝r├╝tt├╝─č├╝ zul├╝m ve bask─▒ politikas─▒n─▒, Ruslar’─▒n milletler meselesi ├╝zerinde Rus kom├╝nist y├Âneticilerin partizan ve tarafl─▒ tutumlar─▒yla ortaya ├ž─▒kan uzla┼čmaz tav─▒rlar─▒n─▒” sert bir dille ele┼čtirir.

Devrim i├žindeki konumunu iyice g├╝├žlendiren Moskova y├Ânetimi, Sultan Galiyev ve hareketi ba┼čta olmak ├╝zere ve yine ayn─▒ d├Ânemin ├Ânemli muhalif hareketlerinden G├╝rcistan’da Gergion Olay─▒’n─▒n t─▒rman─▒┼ča ge├žmesi ├╝zerine hemen kar┼č─▒ sald─▒r─▒ya ge├žecektir. Bu y├Ânde Kuybi┼čev taraf─▒ndan haz─▒rlanan bir raporla, Lenin’in de yoklu─čundan faydalanarak, Stalin taraf─▒ndan 12. Parti Kongresi’nde g├╝ndeme getirilir.

Sultan Galiyev, arkada┼člar─▒na ve komiteye yazd─▒─č─▒ mektuplar ile mill├« meseleye ili┼čkin yapt─▒─č─▒ konu┼čma ve yaz─▒┼čmalar su├ž unsuru g├Âsterilerek tutuklan─▒r. Bu onun ilk tutuklan─▒┼č─▒d─▒r.

PolitB├╝ro, RCP Merkez Komite ve ORGB├ť-RO’nun ├╝yelerinden baz─▒lar─▒n─▒n Sultan Galiyev’in yarg─▒lanmas─▒ gerekti─či hususunda ─▒srarlar─▒na ra─čmen; T├╝rk ve m├╝sl├╝-man halklar─▒n temsilcilerinin Sultan GaliyevÔÇÖe olan deste─či ve Sultan Galiyev’e “Tatar Komsomol”unun ┼čeref ├╝yeli─či ile Do─ču’nun B├╝y├╝k Devrimcisi” unvan─▒n─▒n verilmesine ili┼čkin karar neticesinde Sultan Galiyev serbest b─▒rak─▒lmak zorunda kal─▒n─▒r. Bir y─▒l sonra parti itibar─▒n─▒n iade edilece─čine ili┼čkin karar, gittik├že g├╝├žlenen Stalin politikas─▒n─▒n kar┼č─▒s─▒nda bir t├╝rl├╝ ger├žekle┼čmez.[110]

T├╝rk ve m├╝sl├╝man halklar─▒n muhalefetlerini k─▒rma giri┼čimi ilk olarak Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi ├╝zerinde ba┼člar. Rus y├Âneticilere ve Sovyet y├Ânetimine kar┼č─▒ “Koloniler Enternasyonali” kurmak i├žin “Koloniler Devrimi” tez’ini geli┼čtiren Sultan Galiyev’i, bu konuda yolda┼člar─▒ndan ay─▒r─▒p yaln─▒z b─▒rakmak Moskova y├Ânetiminin uygulamaya koydu─ču plan─▒n ilk safhas─▒d─▒r. Bunun i├žin Mustafa Suphi T├╝rkiye’ye g├Ânderilir. Daha ├Ânce Molla Nur Vahidof’un ├Âl├╝m├╝yle yaln─▒z kalan Sultan Galiyev’e Moskova ├ťniversi-tesi’nde rekt├Ârl├╝k teklif edilir.

Kemal Tahir’e g├Âre, Lenin’den gelen bu teklifi Sultan Galiyev kabul etmek zorundad─▒r. ├ç├╝nk├╝ Sultan Galiyev, teklifi kabul etmeyip gelmese, gizli planlar kurdu─ču varsay─▒lacak, kabul edip gelse, Moskova ger├žekten onu eylemlerinden ve d├╝┼č├╝ncelerinden uzakla┼čt─▒rarak enterne etmi┼č olacakt─▒r. Buna duruma ra─čmen, Sultan Galiyev teklifi kabul eder ve Moskova ├ťniversitesi’ne gelerek g├Âreve ba┼člar. Ancak bu g├Ârev ├žok uzun s├╝rmez. Bir sabah evinden ├ž─▒kar fakat ak┼čam oldu─čunda g├Ârev yapt─▒─č─▒ ├╝niversiteden geri d├Ânmez.

Daha sonra yine Tro├žki’nin tan─▒kl─▒─č─▒na g├Âre, Sultan Galiyev, Stalin’in ki┼čisel giri┼čimleriyle tutuklatt─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r. Kamanev bana bir g├╝n dedi ki der Tro├žki; “1923’te Halk Komiseri Tatar Konseyi Ba┼čkan─▒ Sultan Galiyev’in tutuklanmas─▒n─▒ hat─▒rl─▒yor musun? Bu olay, Stalin’in emriyle ilk defa partinin sayg─▒ de─čer bir ├╝yesinin tutuklanmas─▒yd─▒. Ne yaz─▒k ki Zinoviev ve ben buna seyirci kald─▒k”.

Sultan GaliyevÔÇÖ in 1928′ deki ikinci tutuklan─▒┼č─▒nda gerek├že olarak, onun eski bir kent-soylu, Pan-T├╝rkist, kar┼č─▒ devrimci ve burjuva milliyet├žisi olu┼ču g├Âsterilir. Moskova’da yarg─▒land─▒ktan sonra, on sene zorunlu ├žal─▒┼čma kamp─▒ cezas─▒na ├žarpt─▒r─▒larak, cezas─▒n─▒ ├žekmek ├╝zere Beyaz Deniz k─▒y─▒s─▒nda Solovki gulag─▒na (├žal─▒┼čma kamp─▒) g├Ânderilmesine karar verilse de daha sonra, cezas─▒, Moskova’da hapishanede kur┼čuna dizilerek infaz edilir[111].

Sultan Galiyev parti itibar─▒ al─▒n─▒p, tutuklanmadan ├Ânce, “M├╝sl├╝man K├╝├ž├╝k Kollej” (NARKOMNAC) y├Âneticisi, “M├╝sl├╝man K─▒z─▒l Ordu Genel Kurmay” Ba┼čkan─▒, “Do─ču Halklar─▒ ├ťniversitesi Rekt├Âr├╝”, “Kazan Halk Komiseri” (NARKOM), “Milletler Halk Komiserli─či” ikinci Ba┼čkan─▒ (NARKOMNATS) “Halk Komiserler Konseyi” (SAVNARKOM); “Merkezi Komite” (ORGB├ťRO); “Devrim Komite Konseyi” (REVKOM) ├╝yesi, “M├╝sl├╝man Sosyalist Komite” (MUSKOM) Ba┼čkanl─▒─č─▒ da olmak ├╝zerek, Do─ču halklar─▒na ait yirmi ayr─▒ seksiyonunun da y├Âneticili─čini yapmaktayd─▒.

3.15.Ayaz ─░shaki ÔÇô ├Ädill├« (1878 1954)

Kazan T├╝rklerinin k├╝lt├╝rel ve milli uyan─▒┼člar─▒na edeb├« eserleri ile ─▒┼č─▒k tutan Ayaz Ishak├« Bey hayat─▒n─▒ T├╝rkl├╝─če adam─▒┼č bir fikir adam─▒ ve bir istikl├ól m├╝cahididir.

Ayaz ─░shak├« ├«dilli, 23 ┼×ubat 1878’de bug├╝nk├╝ Tataristan’ ─▒n ba┼č┼čehri olan Kazan civar─▒ndaki Yav┼čirma k├Ây├╝nde do─čar. Babas─▒ ayn─▒ k├Ây├╝n imam─▒ ├«l├ódettin ├«shak├«, annesi ├ťstad Bike Kameriye Han─▒m’d─▒r. 12 ya┼č─▒na kadar babas─▒n─▒n medresesinde okur. Burada Kazan ┼čivesi┬şnin ve Arap├žan─▒n b├╝t├╝n inceliklerini ├Â─črenir. 1890 y─▒l─▒nda ├çis-tay’daki ┼×akir Kemal Hazretin Medresesine, ├╝├ž y─▒l sonra ise Kazan’daki daha y├╝ksek bir medreseye g├Ânderilir. O s─▒rada vefat eden akrabas─▒ ┼×ehabettin Mercan├«’nin eski talebelerinden ┼×eyhattin A─ča, i├žinde T├╝rk├že eserlerin de bulundu─ču zengin k├╝t├╝phanesini ona ba─č─▒┼člar. Bu suretle k─▒ymetli kitaplardan istifade ederek bilgisini artt─▒r─▒r.

1893’te Kazan ┼čehrinde ├éllam Hazret Medresesine giren Ayaz ─░shak├« me┼čhur Gallam Hazret’in talebesi olur. Kazan’da fikr├« inki┼čaf─▒ i├žin daha geni┼č imk├ónlar bulur. ─░smail Gasp─▒ral─▒’n─▒n K─▒r─▒m’da ├ž─▒kard─▒─č─▒ Terc├╝man, Azerbaycan’da ne┼čredilen Iginci K├Âyl├╝ Gazetesini ve ─░stanbul’da bas─▒lan Mal├╗mat Mecmuas─▒n─▒ takip eder. B├Âylece ilk gazetecilik merak─▒ ba┼člar. Eksiklerini ise Hadi Maksudi Bey’in k├╝t├╝phanesinde tamamlamak imk├ón─▒n─▒ bulur.

Ayaz ─░shak├« babas─▒ taraf─▒ndan ─░sl├óm├« hayat tel├ókkisi ve ─░sl├óm ahl├ók prensiplerine g├Âre yeti┼čtirilmi┼č ve k├╝├ž├╝k ya┼člardan itibaren ─░sl├óm d├╝nyas─▒mn tarihini ├Â─črenmeye ba┼člam─▒┼čt─▒r. Daha sonra yazaca─č─▒ eserlerinde bunun kuvvetli tesiri g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. H├ót─▒ralar─▒ndan birinde ┼ču s├Âzleri g├Ârmek m├╝mk├╝nd├╝r:

“Ben ─░sl├óm d├╝nyas─▒n─▒n tarihi facias─▒n─▒n sebeplerini ara┼čt─▒rma─ča ba┼člad─▒m… ┼×ark milletleri, ileri bir medeniyete sahip bulunduklar─▒ halde, m├╝stemlekecilerin tahakk├╝m├╝ne nas─▒l d├╝┼čt├╝ler? Dikkatimi celbeden elim bir hakikat, ─░sl├óm tarih├žilerinin bu sebepleri meydana koymaktan i├žtinap ettiklerini g├Âsteriyordu.”

Ayaz ─░shak├«, ┼×imal T├╝rklerinin k├╝lt├╝rel ve mill├« uyan─▒┼č devrinde yeti┼čmi┼čtir. Bu uyan─▒┼č tarihi ile ilgili olarak adlar─▒n─▒ T├╝rk b├╝y├╝kleri i├žine yazd─▒ran ┼×ehabettin Mercan─▒, H├╝seyin Feyzhan, Abd├╝lkayyum Nasir├« ve K─▒r─▒ml─▒ Gasp─▒ral─▒ ─░smail Bey’i ├Ârnek alm─▒┼č ve onlar─▒n tesirleri alt─▒nda kalm─▒┼čt─▒r. Onlar ┼×imal T├╝rklerinin uyan─▒┼č─▒ i├žin tarih, pedagoji ve felsefe sahalar─▒nda ├žal─▒┼čm─▒┼člar, Ayaz ─░shak├« Bey ise edeb├« eserleri ile bu harekete i┼čtirak etmi┼čtir. ─░lk eserini talebeli─či s─▒ras─▒nda 1896 y─▒llar─▒nda vermi┼č olup, Kazan’da Kerim O─čullar─▒ Kitabevi taraf─▒ndan bas─▒lan bu eser “Taall├╝mde Saadet” ad─▒n─▒ ta┼č─▒maktad─▒r.

Ayaz ─░shak├« mill├« k├╝lt├╝r├╝n maarif ile halledilece─čine inanm─▒┼č ve eserlerinde Avrupal─▒la┼čma ve ─▒slahat hareketlerine geni┼č yer vermi┼čtir. Bu hareketin edebiyattaki m├╝messilleri Ayaz ─░shak├« Bey’den ba┼čka F. Emirhan, F. Kerim├«, Rahim, A. ─░brahim Beylerdir.

Ayaz ─░shak├« fikir ufkunun geni┼člemesi ile yetinmez, arkada┼č─▒ Sadri Maksudi ile medreseden ayr─▒larak 1899’da Kazan’daki Tatar – Rus mektebine girer ve Rus dilini ├Â─črendikten sonra Rus kl├ósik eserleri ├╝zerinde ├žal─▒┼čmaya ba┼člar. D├Ârt y─▒ll─▒k e─čitimini tamamlad─▒ktan sonra┬á “ilkokul u├žiteli”┬á┬á (Rus dili ├Â─čretmeni)┬á┬á olmak ehliyetini veren diplomas─▒[112] ile bir m├╝ddet ├Â─čretmenlik yapar. Bu mektepte ├Â─črendikleri ile birlikte, Ayaz ─░shak├«, milletin manev├« terbiyesi i├žin bedi├« edebiyat vas─▒tas─▒yle ├žal─▒┼čmak l├óz─▒md─▒r, diye karara varm─▒┼čt─▒r. Eserlerini meydana getirirken, eser konusunu halk─▒n i├žinden aram─▒┼č ve alm─▒┼čt─▒r.

1902’de Ayaz ─░shak├«’nin idaresi alt─▒nda gizli H├╝rriyet dergisi ne┼čredilmeye ba┼član─▒r. 1905 ink─▒l├ób─▒ Kazan T├╝rkleri i├žin de baz─▒ imk├ónlar sa─člar ve bu y─▒llarda bir├žok mill├« gazete ve dergiler ne┼čredilmeye ba┼član─▒r. Ayn─▒ sene i├žinde 15/18 A─čustos tarihlerinde Nijni-Novgorod ┼čehrinde Rusya T├╝rklerinin Birinci Kongresi toplan─▒r ve kongrede verilen karar ├╝zerine Ocak 1906’da Petersburg’da “B├╝t├╝n Rusya M├╝sl├╝manlar─▒n─▒n ─░ttifak─▒” ad─▒ ile bir te┼čkil├ót kurulur. Ayaz ─░shak├« de kongreye kat─▒lm─▒┼čt─▒r.

Ayaz ─░shak├« Bey 1905’te Tan Y─▒ld─▒z─▒ gazetesiyle, Tan dergisini ne┼čre ba┼člar ise de k─▒sa bir m├╝ddet sonra bu gazete ve dergi ├çar h├╝k├╝meti taraf─▒ndan kapat─▒l─▒r ve Ayaz ─░shak├« ├çistay hapishanesine g├Ânderilir. Devlet Duma Kongresine rastlayan bu hapis devrinde Ayaz ─░shak├« se├žilme hakk─▒n─▒ kaybetmi┼čtir. Se├žimlerden sonra serbest b─▒rak─▒lmas─▒ ├╝zerine 1906’da Tav─▒┼č gazetesini ├ž─▒karmaya ba┼člar.┬á Fakat tekrar tutuklanan Ayaz ─░shak├«, 6 ayl─▒k bir hapisten sonra, 1907’de Arhangelsk ┼čehrine ├╝├ž y─▒ll─▒─č─▒na s├╝rg├╝ne g├Ânderilir. 1908 y─▒l─▒n─▒n yaz─▒nda s├╝rg├╝nden ka├žarak Petersburg’da saklan─▒r. Ancak Petersburg’da polis taraf─▒ndan yakalanmas─▒ ├╝zerine yeniden s├╝rg├╝ne g├Ânderilir. S├╝rg├╝n hayat─▒ sona erdikten sonra Kazan’a girme hakk─▒ verilmedi─či i├žin, Petersburg’a d├Ânerek matbuat hayat─▒na yeniden ba┼člar. 1911’de ─░stanbul’a gelerek Kandilli’de ikamet eder ve eserlerini yazmaya burada devam eder. Z├╝leyha isimli roman─▒n─▒ bu devirde yazm─▒┼čt─▒r. Ancak arkada┼člar─▒n─▒n daveti ├╝zerine tekrar Rusya’ya d├Âner ve mill├« m├╝cadeleye yeniden at─▒l─▒r. Fakat polis taraf─▒ndan aranan Ayaz ├«shak├« Bey tutuklanarak tekrar s├╝rg├╝ne g├Ânderilir. 1913 y─▒l─▒nda Romanof s├╝l├ólesinin tahta ├ž─▒k─▒┼č─▒n─▒n ├╝├žy├╝z├╝nc├╝ y─▒ld├Ân├╝m├╝ dolay─▒siyle umum├« aftan faydalanarak serbest b─▒rak─▒l─▒r ve Birinci Cihan Sava┼č─▒ esnas─▒nda Rusya’ya esir d├╝┼čen T├╝rk subay ve erlerine yard─▒m eder ve ettirir.

Ayaz ├«shak├« Bey 29 Eyl├╝l 1913’te ├«l gazetesini ├ž─▒kar─▒r. Bu gazete mill├« kurtulu┼č fikrini yaymas─▒ sebebiyle yaln─▒z Kazanl─▒lar i├žin de─čil, di─čer T├╝rk kavimleri taraf─▒ndan da aranan bir gazete olur. Birinci D├╝nya Sava┼č─▒nda il gazetesi Petersburg’dan Moskova’ya nakledilir ve orada yay─▒nlanmas─▒na devam edilir. Fakat Mart 1915’te ─░l gazetesi de kapat─▒l─▒r. 1916’da S├Âz gazetesini ├ž─▒karma─ča ba┼člar ise de, Rusya ─░├ži┼čleri Nezaretinin takibat─▒na u─črar ve gazetesi kapat─▒l─▒r.[113]

Rusya’da 1917 ┼×ubat ihtil├ólinin ├ž─▒kmas─▒ ├╝zerine Ayaz ─░shak├« ve arkada┼člar─▒ Kazan T├╝rklerinin istikl├óli u─črunda kesif bir ├žal─▒┼čma i├žine girer ve Moskova’da ├«l gazetesi tekrar ne┼čredilmeye ba┼član─▒r. Ayn─▒ sene i├žinde “B├╝t├╝n Rusya M├╝sl├╝manlar─▒n─▒n Birinci Kurultay─▒” toplanm─▒┼čt─▒r.

1917 Temmuzunun 21’inden 31’ine kadar Kazan’da ├╝├ž m├╝him kongre toplanm─▒┼č ve kongrelerin te┼čkilinde Sadri Maksudi ile Ayaz ─░shak├« Beylerin b├╝y├╝k rol├╝ olmu┼čtur. Bu kongreler, Harb├« ┼×├╗ra Kongresi, Din Ulemas─▒n─▒n Kongresi ve ─░kinci Umum├« M├╝sl├╝man Kongreleridir. 22 Temmuz 1917’de, ─░dil-Ural T├╝rkleri i├žin mill├«-meden├« muhtariyet kurulmas─▒ il├ón edilir, reisli─čine Sadri Maksudi Bey, mill├« idare dahilinde haric├« -siyas├« komisyon idaresine de Ayaz ishak├« Bey getirilir. Ayaz Bey bu devrede ├že┼čitli ┼čehir ve k├Âylere giderek halk─▒ ayd─▒nlat─▒c─▒ konferanslar verir ve mitingler tertip eder. Nisan’da Kad─▒nlar Kongresi’ni toplar, T├╝rkistan’a husus├« heyetler g├Ânderir, mill├« taburlar kurar, Ufa Millet Meclisi i├žin vekiller se├žimini idare eder. Kurulacak Mill├« Devlet Hazinesi i├žin para toplar ve Idil-Ural Cumhuriyetinin te┼čkili karar─▒n─▒n al─▒nmas─▒nda faal rol oynar.

12.4.1918’de Sovyet askerleri Kazan ┼čehirlerine h├╝cum etmi┼č, Mill├« ─░dare ├ózalar─▒n─▒n bir├žo─čunu tutuklam─▒┼čt─▒r. Ayaz Bey kendisinin yok edilece─čini ├Â─črenince, arkada┼člar─▒ ile beraber gizlenmek mecburiyetinde kal─▒r. Polis taraf─▒ndan aranmas─▒ ├╝zerine, 1920’de Paris’e ge├žmeye muvaffak (mecbur kal─▒r) olur. Burada Sadri Maksudi Beyle birlikte Kazan T├╝rklerinin mill├« hukuklar─▒n─▒ m├╝dafaaya devam eder ve Frans─▒zca bir eser ne┼čreder. Bu eser bil├óhare Rus├ža, Frans─▒zca ve Polak├ža (Leh├že) ya da terc├╝me edilmi┼čtir.

Ayaz Ishak├« Bey 1934ÔÇô1938 y─▒llar─▒nda Man├žurya, Kore, Japonya, Arabistan ve Finlandiya’ya seyahat eder ve bu memleketlerde ya┼čayan Kazanl─▒lar─▒n te┼čkil├ótlanmas─▒ i├žin ├žal─▒┼č─▒r.

Uzak ┼×ark seyahati esnas─▒nda Mill├« Bayrak gazetesini tesis eder. Berlin’de 1928’den 1939’a kadar Yana Mill├« Yul mecmuas─▒n─▒ ├ž─▒kar─▒r.

Ayaz ishak├« Bey muhaceret y─▒llar─▒ esnas─▒nda da muharrirlikten vazge├žmemi┼č, sesini kalemiyle duyurmaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r.

1939 tarihli Moskova – Alman Andla┼čmas─▒ ve Lehistan’─▒n taksime u─čramas─▒ ├╝zerine Ayaz Bey T├╝rkiye’ye gelir[114].

T├╝rkiye’de iken T├╝rk Yurdu mecmuas─▒nda ├žal─▒┼čm─▒┼č, makalelerine devam etmi┼č, Z├╝leyha adl─▒ roman─▒n─▒ da T├╝rkiye T├╝rk├žesine ├ževirmi┼čtir. Hayat─▒n─▒n en son g├╝nlerine kadar Ayaz ishak├« ├«dilli Bey durmadan ├žal─▒┼čm─▒┼č,┬á hem┼čehrilerinin menfaatlerini b├╝t├╝n gayretiyle savunmu┼čtur.

Elli y─▒ll─▒k muharrirlik, edeb├« ve siyas├« faaliyeti esnas─▒nda l0’dan fazla gazete ve dergi, 50’ye yak─▒n da edeb├« ve siyas├« eser ne┼čretmi┼čtir. Bu eserlerden “├ťyge Taba” (Eve Do─čru) T├╝rkiye T├╝rk├žesine terc├╝me edilmi┼čtir.

1953 y─▒l─▒ May─▒s ay─▒nda “Amerika Komitesinin davetlisi olarak M├╝nih ┼čehrine gitmi┼č ve orada yap─▒lan kongrelerde, Rus olmayan halklar─▒n haklar─▒n─▒ savunmu┼č,┬á bunun ehemmiyeti ├╝zerinde durmu┼čtur.

M├╝nih d├Ân├╝┼č├╝ sonras─▒nda s─▒hhati ├žok bozulmu┼č, 22 Haziran 1954 tarihinde k─▒z─▒n─▒n evinde vefat etmi┼čtir. Cenazesinin m├╝mk├╝n oldu─ču takdirde ─░stanbul’a nakledilip Edirnekap─▒ ┼čehitli─činde merhum Yusuf Ak├žura Bey’in yan─▒na g├Âm├╝lmesini vasiyet etmi┼čtir. Bu arzusu yerine getirilerek 24 Haziran 1954’te ┼čehitlikte onu seven ve yak─▒nlar─▒n─▒n g├Âzya┼člar─▒ aras─▒nda topra─ča verilmi┼čtir[115].

3.16.Sadri Maksudi Arsal (1880-1957)

Sadri Maksud├« Kazan yurdunda Ta┼čsu k├Ây├╝nde do─čar. Babas─▒, o k├Ây├╝n imam─▒ olan Nizameddin Maksud├«ÔÇÖdir. 1888’de G├Âlboyu medresesine girer ve 1895’te K─▒r─▒m’da, Bah├žesaray Zincirli Medresesi muallimi olan a─čabeyi Ahmet Hadi’nin yan─▒na giderek tahsil eder. 1897’de ├Â─čretmen okuluna (Russko-Tatarskaya U├ži-telskaya ┼×kola) girer ve 1899-1900’da ilk hik├óye denemelerinden “Mai┼čet” yay─▒nlan─▒r. 1901’de ├Â─čretmen okulunu bitirir ve K─▒r─▒m’da tan─▒┼čt─▒─č─▒ ─░smail Gasp─▒ral─▒’n─▒n te┼čviki ile ─░stanbul yolu ile Paris’e gider. Bir y─▒l haz─▒rland─▒ktan sonra 1902’de Hukuk Fak├╝ltesine kaydolur. Ayr─▒ca “Paris Edebiyat Fak├╝ltesi” ve “College de France” mekteplerinde de bir├žok dersleri takip eder.

1906’da Rusya’ya d├Ânerek politika ve cemiyet i┼čleri ile u─čra┼čmaya ba┼člar. II. Duma (parlemento)’ya Kazan’dan ├╝ye se├žilir. Ancak Duma ├žabuk da─č─▒ld─▒─č─▒ndan Maksud├« bir i┼č g├Ârememi┼čtir.

14.11.1907’de III. Dumaya da Kazan T├╝rkleri taraf─▒ndan g├Ânderilir ve bu mecliste Rusya T├╝rklerinin ├že┼čitli dertlerini nutuklar─▒ ile dile getirir. (Dumada 10 T├╝rk vard─▒. Bunlar─▒n 7 si Kazan’dan, 3 ├╝ Kafkasyadand─▒) 1911’de “Vakit” ve “┼×ura” gazetelerinin yazarlar─▒ndan Ramio─člunun k─▒z─▒ K├ómile ile evlenir ve 1913’te avukatl─▒─ča ba┼člar.

1917’de kurulan “T├╝rkistan Komitesi”nde T├╝rklere ayr─▒lan d├Ârt ki┼čilik kontenjandaki bir yeri de o i┼čgal etmi┼čtir. 1917 y─▒l─▒ Temmuz’unda Rusya m├╝sl├╝manlar─▒ Kurultay─▒na “Mill├«-Medeni Muhtariyet” Projesini g├Ât├╝rerek kabul ettirir. 19.1.1918’de “─░├ž Rusya ve Sibirya T├╝rk-Tatarlar─▒” mill├« idaresi Ufa’da kurulur ve 25.4.1918″de Ruslar taraf─▒ndan feshedilir. Sadr├« Maksud├« 1918 ilk bahar─▒nda Ufa’dan Kazan’a d├Âner me┼čhur din bilgini Musa Carullah’─▒n yard─▒m─▒ ile ayn─▒ y─▒l Finlandiya’ya ge├žer. 1919 y─▒l─▒n─▒n May─▒s─▒nda Paris’e gider, 1920 senesinde Versay’da toplanan sulh konferans─▒na “Rusya Avrupas─▒ m├╝sl├╝man-lar─▒n─▒n talebine” dair muht─▒ra verir. 1922’de ailesi ile birlikte Berlin’e gelir ve burada politikay─▒ b─▒rakarak ilm├« ├žal─▒┼čmalara ba┼člar. Paris’te “Le Temps” ve “Journal Asiatique” te bir ka├ž makalesi ├ž─▒kar. 1923’te Sorbon ├ťniversitesi Edebiyat fak├╝ltesine ba─čl─▒ ─░sl├óm ├ťlkelerini Tetkik Enstit├╝s├╝nde T├╝rk-Tatar kavimlerinin tarihi ├╝zerine dersler verir. 1925 y─▒l─▒nda geldi─či Ankara’ da, Telif ve Terc├╝me Heyeti ├╝yeligine tayin edilir. Bu heyet da─č─▒l─▒nca Hukuk Mektebine hoca tayin edilir. Hocal─▒─č─▒ s─▒ras─▒nda ilm├« ├žal─▒┼čmalar─▒na h─▒z verir, ├že┼čitli konferanslar vererek ilm├« eserler ne┼čreder. Teklifi ile kurulan T├╝rk Tarih Kurumuna 1929″da ├╝ye se├žilir. 1930ÔÇô1934 devresinde ┼×ebin Karahisar”dan, 1934ÔÇô1938 devresinde Giresun’dan mebus se├žilir, 1936’da “Cemiyet-i Akvam M├╝zaheret Cemiyetleri” kongresinde T.B.M.M.ÔÇÖ ni temsilen giden heyette ├╝ye olarak yer al─▒r. Londra ve Glaskov’a seyahat eder. 1937’de bu g├Ârevle ├çekoslovakya’ya da gider. 1934’te ─░stanbul ├ťniversitesine nakil olarak Ord. Prof. olur. 1945’te emekliye ayr─▒l─▒r. 1950’de D.P. den Ankara mebusu olan Sadri Maksud├« Bey, 20 ┼×ubat 1957’de ─░stanbul Guraba hastanesinde vefat eder.[116]

Yukar─▒da k─▒saca bahsetti─čimiz Sadri Maksud├« Bey Kazan T├╝rkl├╝─č├╝n├╝n yeti┼čtirdi─či b├╝y├╝k adamlardan biridir. 77 senelik ├Âmr├╝ zarf─▒nda b├╝y├╝k i┼čler pe┼činde ko┼čmu┼č, dev eserlerinin yan─▒nda makaleler yazm─▒┼č, ├že┼čitli konularda ve ekseri mill├« davalar ├╝zerine konferanslar vermi┼č, Kazan T├╝rkleri ve T├╝rk K├╝lt├╝r├╝ i├žin canla ba┼čla ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. Kazan T├╝rklerine baz─▒ haklar kazand─▒rmak, onlar─▒ ezilmekten kurtarmak i├žin evvela politik y├Ânden ├žal─▒┼čm─▒┼č fakat memleketi terke mecbur kal─▒nca, T├╝rkl├╝─č├╝n kalk─▒nmas─▒nda faydal─▒ olmak i├žin ilm├« yolda ├žal─▒┼čman─▒n gerekti─čine inanm─▒┼čt─▒r. Bu yolda son g├╝nlerine kadar y─▒lmadan ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r.

Eserleri:

  • – Mai┼čet (roman). Kazan, 1898. 2. bsk.: 1914.
  • – ─░ngiltere’ye Seyahat. Kazan,
  • – T├╝rk dili i├žin (T├╝rk Ocaklar─▒ ne┼čriyat─▒ndan),
  • – ├Äskitler-Sakalar (“T├╝rk tarihinin ana hatlar─▒” serisinden). Ankara, 1934.
  • – Hukukun umum├« esaslar─▒ (Ankara Hukuk Fak├╝ltesi ne┼čriyat─▒ndan). Ankara,1937.
  • – Orta Asya T├╝rk devletleri (“T├╝rk tarihinin ana hatlar─▒” serisinden).
  • – ─░ngiliz ├ómme hukukunun inki┼čaf safhalar─▒, ─░stanbul, 1940.
  • – Teokratik devlet ve l├óik devlet (ayr─▒ bas─▒m). ─░stanbul, 1940.
  • – Hukuk tarihi dersleri (Ankara Hukuk fak├╝ltesi ne┼čriyat─▒ndan). Ankara,1941.
  • Umum├« hukuk tarihi (Ankara ├ťniversitesi Hukuk fak├╝ltesi ne┼čriyat─▒ndan). Ankara, 1942. 2. bsk.: 1944, 3. bsk.: ─░stanbul, 1948.
  • – Hukuk felsefesi (Hukuk fak├╝ltesi talebe cemiyeti yay─▒nlar─▒ndan).
  • – Kutadgu Bilig (ayr─▒ bas─▒m). ─░stanbul, 1947.
  • – T├╝rk tarihi ve hukuk (─░stanbul ├ťniversitesi ne┼čriyat─▒ndan No. 336) ─░stanbul,1947.
  • ÔÇô FarabÔÇÖnin hukuk felsefesi (ayr─▒ bas─▒m). ─░stanbul, 1955.
  • Milliyet duygusunun sosyolojik esaslar─▒ ─░stanbul, 1955.[117]

Ma─čcan Cumabayul─▒ (1893-1938)

Kuzey Kazakistan’daki Q─▒z─▒lcar (Petropovlask) ┼čehri yak─▒nlar─▒nda bulunan Sas─▒kk├Âl k─▒y─▒s─▒nda do─čmu┼čtur. ├çevresinde etkili olan bir ailenin ├žocu─čudur. ─░lk tahsilini avulundaki mektepte yapar, ard─▒ndan Q─▒z─▒lcar ┼čehrinde bulunan ve us├╗l-i cedit tarz─▒nda ├Â─čretim yapan ┼×ala Kazak Medresesi’ni bitirir. Bu medresede iken ┼čiirler yazmaya ba┼člar daha sonra Ufa’daki Galiya Medresesi’ne girer. Buradaki tahsilini, hocalar─▒ndan birisi olan Galimcan ─░brahim’in tavsiyesine uyarak yar─▒da b─▒rak─▒p Q─▒z─▒lcar’a geri d├Âner (1912). Q─▒z─▒lcar’da Mirjaq─▒p Duwlatul─▒ ile tan─▒┼č─▒r ve ondan Rus├ža ├Â─črenir. ├ľ─črendi─či Rus├ža vas─▒tas─▒yla Rus ve Avrupa ┼č├óirlerinin ┼čiirlerini okumaya ba┼člar ve ayn─▒ y─▒llarda Ahmet Bayturs─▒nul─▒’n─▒n Or─▒nbor’da yay─▒nlamakta oldu─ču Qazaq gazetesinin yaz─▒ heyetine kat─▒l─▒r. 1913ÔÇô1917 y─▒llar─▒ aras─▒nda Omb─▒ (Omsk)’daki ├ľ─čretmen Okulu’nda okuyarak ├Â─čretmen olur. 1917 y─▒l─▒nda milliyet├ži Ala┼č Orda Partisi’ne girer ve bu partinin kurdu─ču Ala┼č Orda H├╝k├╝meti’nin Maarif Komisyonunda g├Ârev al─▒r. 1919’da Ala┼č Orda H├╝k├╝meti’nin Bol┼čeviklerle anla┼č─▒p da─č─▒lmas─▒ndan sonra Bostand─▒q Tuw─▒ gazetesinin redakt├Âr├╝ olur. 1922 y─▒l─▒na kadar bu vazifede kalan Ma─čcan, 1922 y─▒l─▒nda Sultanbek Qojanul─▒’n─▒n davetiyle Ta┼čkent’e gider, burada yeni kurulmu┼č olan Sovyet Rusya’ya ba─čl─▒ Muhtar T├╝rkistan Cumhuriyeti’nin Kazak-K─▒rg─▒z Bilgi Komisyonu’nda g├Ârev al─▒r. Bu h├╝k├╝metin resm├« yay─▒n organlar─▒ olarak ├ž─▒kar─▒lan ├çolpan ve Sana dergileri ile Aq Col gazetesinin yay─▒nlanmas─▒nda b├╝y├╝k rol oynar. 1924’ten sonra Moskova’da K├╝n┼č─▒─č─▒s Matbaas─▒’nda ├žal─▒┼č─▒r ve Q─▒z─▒l-car’daki okullarda ├Â─čretmenlik yapar. 1929’da milliyet├ži, Turanc─▒ ve Sovyet rejimine kar┼č─▒ oldu─ču gerek├žesiyle tutuklanarak 10 y─▒l hapis cezas─▒na ├žarpt─▒r─▒l─▒r. Ancak 10 y─▒l─▒ dolmadan, 1935 y─▒l─▒nda tan─▒nm─▒┼č Rus yazar─▒ Maksim Gorki’nin yard─▒m─▒yla serbest b─▒rak─▒l─▒r. Kazakistan’a geri d├Ânerse de 1937 Aral─▒─č─▒’nda tekrar tutuklan─▒r ve 1938’de ├Âld├╝r├╝l├╝r.

Ma─čcan Cumabayul─▒ÔÇÖ n─▒n eserleri Kom├╝nist Partisi taraf─▒ndan 1929’dan itibaren yasaklanm─▒┼č, bu yasak 1988 sonlar─▒na kadar devam etmi┼čtir.

Ma─čjan Jumabayul─▒, b├╝y├╝k bir ┼č├óir olarak tan─▒nm─▒┼čt─▒r. ┼×iirlerinde mill├« konular yan─▒nda a┼čk ve tabiat g├╝zellikleri konular─▒n─▒ i┼člemi┼čtir. Bilhassa milliyet├ži ve T├╝rk├ž├╝ ┼čiirleriyle b├╝y├╝k bir ┼č├Âhret kazanm─▒┼čt─▒r. Bu ┼čiirlerinde Rusya idaresindeki b├╝t├╝n T├╝rklerin d├╝┼č├╝ncelerini dile getirmi┼čtir. Bunlar─▒n baz─▒lar─▒nda b├╝t├╝n d├╝nya T├╝rkl├╝─č├╝n├╝ de s├Âz konusu etmi┼čtir. 1920 y─▒l─▒nda yazd─▒─č─▒ “Al─▒sta─č─▒ Bawr─▒ma” isimli ┼čiirle T├╝rkiye T├╝rklerine seslenmi┼č ve ─░stikl├ól Harbi yapmakta olan T├╝rkiye T├╝rklerinin dertlerine ortak olmu┼čtur. Ayr─▒ca bu ┼čiirde T├╝rkiye T├╝rkleri ile Kazak T├╝rklerinin karde┼čli─čini ├žok veciz bir ┼čekilde anlatm─▒┼čt─▒r. Eserleri: ┼×olpan (1912 Kazan; Hocas─▒ Galimcan ─░brahim’in yard─▒m─▒yla bas─▒lm─▒┼čt─▒r.): 1912 y─▒l─▒na kadar yazd─▒─č─▒ ┼čiirleri i├žinde toplar. ├ľlender (1922 Kazan): 1922 y─▒lma kadar yazd─▒─č─▒ ┼čiirleri i├žine al─▒r. Ma─čjan Jumabayef Olenderi (1923 Ta┼čkent): 1923 y─▒l─▒na kadar yazd─▒─č─▒ ┼čiirlerin b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒n─▒ ihtiva eder. Rus├ža’dan yapt─▒─č─▒ terc├╝melerin ba┼čl─▒calar─▒ Sunqar J─▒r─▒ (1924, Maksim Gorki’den), Aqboz At (1926, Mamin Sibiryak’tan), Hik├óyeler (V. ─░vanov’tan)’dir. Ma─čjan Jumabayul─▒’n─▒n Bostand─▒q Tuw─▒ ve Aq Col gazeteleriyle ├çolpan ve Sana dergilerinde yay─▒nlanm─▒┼č ├že┼čitli makaleleri ile Pedagogika (1922) isimli bir ders kitab─▒ da bulunmaktad─▒r.[118]

3.17. Mehmet Emin Resulzade (1884 ÔÇö1955)

Resulzade Mehmet Emin Bey 31. Ocak 1884 y─▒l─▒nda Baku’da do─čmu┼čtur. Ruhani bir aileye mensup olup, babas─▒ Hac─▒ Molla Ali Ekber Resulzade, annesi ise Zal k─▒z─▒ ZinyetÔÇÖ tir.

├«lk tahsilini ve Mill├« terbiyesini aile muhiti i├žinde alan M. Emin Bey, daha sonra Baku de teknik okula kaydolur ise de, zaman─▒n─▒n Politik hareketlerine kat─▒lmak ihtiyac─▒ duydu─čundan okulu yar─▒da b─▒rakarak matbuat hayat─▒na at─▒l─▒r. Ve ilk yaz─▒s─▒n─▒, 1903 y─▒l─▒nda Tiflis’te ├ž─▒kan ┬ź┼×ark-─▒ Rus┬╗ gazetesinde yay─▒nlar. S─▒ras ile Ali Bey H├╝seyinzade taraf─▒ndan ne┼čredilen ┬źHayat┬╗ gazetesi ile F├╝yuzat dergisinde, A─čao─člu Ahmet Bey taraf─▒ndan yay─▒nlanan ┬ź├«r┼čad┬╗ ve ┬źTer├ókki┬╗ gazete ve dergilerinde ├že┼čitli makaleler yazarak d├óvas─▒n─▒ savunan Resulzade, 1905 -1908 y─▒llar─▒ aras─▒nda bizzat, Ba┬şku’da Tek├óm├╝l, ve Yolda┼č adl─▒ gazeteleri yay─▒nlayarak ├žal─▒┼čma hayat─▒na ayr─▒ bir y├Ân ve h─▒z vermi┼čtir.

1903 y─▒l─▒ndan itibaren, Azerbaycan’da ├že┼čitli Sosyal ve Politik derneklerde g├Ârev alan M. Emin bey, kurdu─ču gizli gen├žlik Te┼čkil├ót─▒ ile ├çarizme kar┼č─▒ koymu┼č, m├╝cadelesini daha tesirli bir hale sokmak i├žin ─░ran’a ge├žmi┼čtir.

1908 y─▒llar─▒nda, ─░randa ba┼čg├Âsteren me┼črutiyet hareketlerine kat─▒lan ve orada ┬ź─░ran-─▒ Nev┬╗ (Yeni ├«ran) adl─▒ g├╝ndelik bir gazete ├ž─▒karan M. Emin Beyin ─░randa kald─▒─č─▒ ├╝├ž y─▒l zarf─▒nda, bir yandan yay─▒nlad─▒─č─▒ gazete, di─čer yandan ├že┼čitli Cemiyet ve Kurumlar kanaliyle Rusya’ya a├žt─▒─č─▒ geni┼č sava┼č, o s─▒rada ├«ran kabinesine m├╝essir olan Rus sefaretinin talebi ile durdurulur. Bu durum kendisinin 1911 de ─░ran hudutlar─▒ d─▒┼č─▒na ├ž─▒kar─▒lmas─▒na sebep olmu┼čtur.

Bundan sonra, M. Emin bey, ─░stanbul’a gelerek T├╝rk Ocaklar─▒n─▒n ├žal─▒┼čmalar─▒na kat─▒l─▒r ve orada yay─▒nlanmakta olan ┬źT├╝rk Yurdu┬╗ dergisine ├že┼čitli yaz─▒lar yazar.

1913 y─▒l─▒nda, Romanof hanedan─▒n─▒n 300. y─▒l d├Ân├╝m├╝ m├╝nasebetiyle il├ón olunan aftan istifade ederek Bak├╗’ye d├Ânen M. Emin Bey, tekrar matbuat hayat─▒na kat─▒l─▒r. ├çe┼čitli, k├╝lt├╝r, politik ve E─čitim m├╝esseselerinde faal g├Ârev al─▒r. 1915 -1917 y─▒llar─▒ aras─▒nda ┬źA├ž─▒k S├Âz┬╗ adl─▒ g├╝nl├╝k bir gazete ├ž─▒kar─▒r. Bu gazete, Azerbaycan’─▒n Mill├«, demokratik, ─░stikl├ólci bir yay─▒n organ─▒ olmu┼čtur.

1917 de Mill├« Azerbaycan ┬źM├╝savat Halk Partisi┬╗nin ilk genel Kongresinde ittifakla Parti Genel Ba┼čkanl─▒─č─▒na se├žilir. 33 Ya┼č─▒nda Parti Genel Ba┼čkan─▒ olan M. Emin Resulzade, ayni y─▒l, Bak├╗’de toplanan Kafkas ├«sl├óm Kongresinde, Kafkasyan─▒n siyas├« ve Co─čraf├« bak─▒mdan Rusya’dan ayr─▒lmas─▒n─▒, Azerbaycan’─▒n kendi kendini idare etmesi tezini savunmu┼č, keza ayni y─▒l Rusya m├╝sl├╝manlar─▒n─▒n Moskova’da toplanan kongresinde, Azerbaycan’─▒n: Mill├« b├╝t├╝nl├╝─č├╝ tezini ba┼čar─▒ ile savunmu┼č ve yine G├╝ney Kafkasya seyminde M├╝sl├╝man Fraksiyonun Ba┼čkan─▒ s─▒fatiyle Kafkasya’n─▒n Rusya’dan ayr─▒lmas─▒n─▒ ve Azerbaycan Cumhuriyetinin te┼čkilini istemi┼čtir.[119]

28 May─▒s 1918 de, Mill├« Azerbaycan ┼×uras─▒ Ba┼čkan─▒ s─▒fat─▒yla Azerbaycan istikl├ólini il├ón eden M. Emin Resulzade, daha sonra Azerbaycan Parl├ómentosunda H├╝k├╝met koalisyonunu te┼čkil eden partiler blokunun Ba┼čkanl─▒─č─▒n─▒ da yapm─▒┼čt─▒r.

1919 y─▒l─▒nda, M├╝savat partisinin ─░kinci B├╝y├╝k Kongresinde tekrar ─░ttifakla Parti Genel Ba┼čkanl─▒─č─▒na se├žilen M. Emin Bey, Muharrirli─či ve hatipli─či ile Azerbaycan da ├╝nl├╝ bir yer i┼čgal eder.

Azerbaycan’─▒n 27. Nisan 1920 tarihinde Bol┼čevik Ruslar taraf─▒ndan istil├ós─▒n─▒ m├╝teakip, yakalanarak Bak├╗’de ├çeka hapishanesine at─▒l─▒r ve bizzat Stalin’in m├╝dahalesiyle Moskova’ya g├Ât├╝r├╝lerek nezarete al─▒n─▒r.

1922’de Finlandiya’ya ka├žmay─▒ ba┼čaran M. Emin Resulzade oradan ayni y─▒l ─░stanbul’a gelir, sovyet mezalimini dile getiren, K─▒z─▒l emperyalizmin metodlar─▒n─▒ ve istipdat rejimini anlatan ┬źAzerbaycan Cumhuriyeti Keyfiyeti Te┼čekk├╝l├╝ ve ┼×imdiki Vaziyeti┬╗ adl─▒ kitab─▒n─▒ yay─▒nlar.

1923 de de, yaln─▒z Azerbaycanl─▒lar─▒n de─čil, b├╝t├╝n Esir T├╝rklerin ne┼čir organ─▒ olarak yay─▒nlad─▒─č─▒ ┬źYeni Kafkasya┬╗ (1923 – 1928) y─▒, Azeri T├╝rk (1928-1929), Odluyurt (1929-1931) dergileri takip eder.

Diplomatik baz─▒ sebepler sonunda, 1931 y─▒l─▒nda arkada┼člar─▒ ile beraber ─░stanbul’u terke mecbur olan M. Emin bey, faaliyetlerini Avrupa’ya intikal ettirir, 1932 y─▒l─▒ndan itibaren Var┼čova’ya yerle┼čir. AvrupaÔÇÖda PROMETE (Rusya Mahk├╗mu Milletlerin M├╝┼čterek cephesi) ye mensup Kafkasya kavimlerinin m├╝messilleriyle 1934 de Kafkasya Konfederasyonu misak─▒n─▒ imzalar. Pariste yay─▒nlanmakta olan Frans─▒z ┬źPromete┬╗ (1929-1939) dergisinde Mill├« Azerbaycan D├óvas─▒n─▒ savunur ve┬á bizzat ne┼čretti─či istikl├ól┬á (1932-1934) ve Kurtulu┼č (1934 -1939) dergileri ile de mill├« hareketin daha ├žok yay─▒lmas─▒n─▒ sa─člar.

Polonya’n─▒n istil├ós─▒ ├╝zerine yay─▒nlar─▒na son vererek 1939 da Romanya’n─▒n Ba┼čkenti B├╝kre┼č’e ge├žen M. Emin Bey, 1942 y─▒l─▒nda, Azerbaycan Cumhuriyetinin mukadderat─▒ hususunda Nazi Almanyas─▒ ile m├╝zakerelerde bulunur fakat m├╝spet bir sonuca varma imk├ón─▒ has─▒l olam─▒yaca─č─▒ kanaatine vard─▒ktan sonra tekrar B├╝kre┼č’e d├Âner. 1934 de bol┼čeviklerin B├╝kre┼č’e yakla┼čmalar─▒ ├╝zerine Merkezi Almanya’ya ge├žme─če mecbur olur.

24 Nisan 1945 y─▒l─▒nda da Amerikan i┼čgal B├Âlgesine, oradanda 1947 Eyl├╝l├╝nde T├╝rkiye’ye gelen M. Emin Bey, vefat─▒na kadar Ankara’da kalm─▒┼č, ilm├« ve Tarihi ├žal─▒┼čmalar yapm─▒┼č, Konferanslar vermi┼č, risaleler yay─▒nlam─▒┼čt─▒r.

Ankara’da iken Azerbaycan K├╝lt├╝r Derne─či’nin kurulmas─▒ i├žin te┼čvik ve tavsiyelerde bulunarak, 1949 da onun faaliyete ge├žmesini sa─člar ve Derne─čin ilk genel kurul toplant─▒s─▒nda mevcut ├╝yelerin ittifak─▒ ile Dernek Fahri Ba┼čkanl─▒─č─▒na getirilir.1952 y─▒l─▒nda bir m├╝ddet i├žin Avrupa’ya giden Emin Bey, orada ┬źKafkasya ─░stikl├ól Komitesi┬╗ni kurar.

Muhtelif zamanlarda H├╝r Avrupa Radyosundan Azerbaycan’a hitabeden M. Emin Bey, 6 Mart 1955 tarihinde Ankara’da hayata g├Âzlerini kapad─▒─č─▒ g├╝ne kadar Azerbaycan K├╝lt├╝r Derne─či’nin Fahri ba┼čkanl─▒─č─▒ s─▒fat─▒n─▒ ├╝zerinde ta┼č─▒m─▒┼čt─▒r.

Resulzade, edip, ┼×air, muharrir ve tarih’ci olarak bir├žok eserler vermi┼čtir. Onlardan baz─▒lar─▒┬á ┼čunlard─▒r [120]:

  • Karanl─▒kta I┼č─▒klar, ‘Nagehan bel├ó’ adl─▒ piyesleri (1908 Baku)
  • Cemaat ─░daresi (1917 Baku)
  • Bize hangi idare faydal─▒d─▒r (1917 Baku)
  • Azerbaycan Te┼čekk├╝l├╝nde M├╝savat (1918)
  • Azerbaycan Cumhuriyeti (1919 Baku)
  • Azerbaycan Cumhuriyet Keyfiyeti Te┼čekk├╝l├╝ ve ┼×imdiki va┬şziyeti(1922 istanbul)
  • Asr─▒m─▒z─▒n Siyavu┼ču (1922 ─░stanbul)
  • ─░stikl├ól mefkuresi ve gen├žlik (1922 ─░stanbul)
  • Rusya’da Siyas├« Vaziyet (1922 ─░stanbul)
  • ─░htil├ólci Sosyalizmin ifl├ós─▒ ve Demokrasinin gelece─či (1928 ─░stanbul)
  • Milliyet ve Bol┼čevizm (1928 ─░stanbul)
  • Kafkasya T├╝rkleri (1928┬á ─░stanbul)
  • ├ça─čda┼č Azerbaycan Ebediyat─▒ (1936 Berlin)
  • Azerbaycan K├╝lt├╝r Gelenekleri (1949 Ankara)
  • ├ça─čda┼č Azerbaycan Edebiyat─▒ (1950 Ankara)
  • ├ça─čda┼č Azerbaycan Tarihi (1951 Ankara)
  • Azerbaycan ┼×airi Nizam├« (1951 Ankara)

3.17.Süleyman Çolpan (1893-1938)

20.y├╝zy─▒l ├ľzbek ┼čiirinin en tan─▒nm─▒┼č mill├« ┼čairi ├çolpan’d─▒r. Kendisinden sonra yeti┼čen b├╝t├╝n mill├« ┼čairlerin ├╝stad─▒d─▒r. As─▒l ad─▒, Abd├╝lhamid S├╝leymano─člu olup, eserlerinde “├çolpan” mahlas─▒n─▒ kullanm─▒┼čt─▒r.

S├╝leyman ├çolpan 1893 y─▒l─▒nda Andican ┼čehrinde do─čar. Babas─▒ S├╝leymankul Yunuso─čl─▒, medrese e─čitimi g├Ârm├╝┼č, m├╝rettep divan sahibi bir ┼čairdir. Abd├╝lhamid, ├Ânce mahalle mektebinde, sonra Andican medresesinde e─čitim g├Âr├╝r. B├╝t├╝n T├╝rk ┼čivelerini, Arap ve Fars dillerini, din├« ve m├╝spet ilimleri ├Â─črenir. Devam etti─či Rus-T├╝zem mektebinde Rus├žay─▒, bu dil vas─▒tas─▒yla Bat─▒ edebiyat─▒n─▒ ve d├╝┼č├╝ncesini tan─▒r. T├╝rkistan’da 1905 y─▒l─▒ndan sonra Cedit├žiler taraf─▒ndan ├ž─▒kar─▒lan gazete ve dergilerle ─░smail Gasp─▒ral─▒, Mahmudhoca Behb├╗d├« ve M├╝nevver Kaan gibi Cedit├žilerin tesiri alt─▒nda kal─▒r. T├╝rk d├╝nyas─▒n─▒n ve bilhassa T├╝rkiye’nin hayat tarz─▒ ve k├╝lt├╝r├╝n├╝ ├Â─črenmeye ├žal─▒┼č─▒r. 1913 y─▒l─▒ndan itibaren eser vermeye ba┼člar. ─░lk makalelerini Sad├ó-y─▒ T├╝rkistan, Sad├ó-y─▒ Fergana ve T├╝rkistan gazetelerinde ne┼čreder. 1914ÔÇô1917 y─▒llar─▒nda, milliyetperver bir gazeteci olarak tan─▒n─▒r.

S├╝leyman ├çolpan, devrinin ├Ânemli meselelerini, Bahar Avullan, Vatan─▒m─▒z T├╝rkistan’da Temir Yollar, O┼č, Doktor Muhammedyar, Y─▒lda Bir ke├že, ┼×arq Poezdi Keldi, ┼×arq Uy─čangan, ├çimkent, Quturgan M├╝stemleke├žiler, Yol Esdeligi gibi eserlerinde aksettirmi┼čtir. ├çolpan’─▒n sanatk├ór olarak tan─▒nmas─▒n─▒ sa─člayan eserleri, ┼čiirleridir. ─░lk ┼čiirleri, 1922 y─▒l─▒nda, ├ľzbek Ya┼č ┼×├óirleri adl─▒ antolojide yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r. Ayn─▒ y─▒l, ilk ┼čiir kitab─▒ olan Bulaqlar ne┼čredilmi┼č, sonraki y─▒llarda Uy─čan─▒┼č (1924) ve Tan S─▒rlan (1926), 1930’lu y─▒llarda Saz ve Cor adl─▒ ┼čiir kitaplar─▒ bas─▒lm─▒┼čt─▒r. ─░lk ├╝├ž ┼čiir kitab─▒nda, ┼×ark ├╝lkelerini i┼čgal eden s├Âm├╝rgeci Ruslarla ─░ngilizlere duyulan nefret, onlara kar┼č─▒ m├╝cadele duygusu, Ruslar─▒n bask─▒, zul├╝m ve katliamlar─▒, Hokand ve T├╝rkistan’─▒n di─čer ┼čehirlerinde d├Âk├╝len kanlar, T├╝rkistan’─▒n par├žalanmas─▒, halk─▒n a├žl─▒k, sefalet ve ├žaresizli─či, esir T├╝rkistanl─▒lar─▒n ├╝mitleri ve y├╝ksek mill├« ┼čuur, a├ž─▒k veya metaforik olarak ve sanatk├órane bir ├╝sl├╗pla dile getirilmi┼čtir.

T├╝rkistan’─▒n par├žalan─▒p ├ľzbek Sovyet Cumhuriyeti’nin kurulmas─▒ndan sonra takip edilen politikalar kar┼č─▒s─▒nda, di─čer mill├« ayd─▒nlarla birlikte ├çolpan da ├žaresiz susmak zorunda kal─▒r. 1925 y─▒l─▒nda kendisi, “muhit k├╝├žli eken, e─čdim boyn─▒mn─▒” demek suretiyle sanat anlay─▒┼č─▒ndaki zoraki de─či┼čikli─či itiraf eder. Aral─▒ks─▒z devam eden bask─▒ ve tehditlerin ard─▒ndan 14 Haziran 1937 tarihinde, milliyet├ži olmak su├žundan dolay─▒ “halk d├╝┼čman─▒” olarak tutuklan─▒r ve bir y─▒ldan fazla s├╝ren sorgu ve i┼čkencelerden sonra 4 Ekim 1938 tarihinde kuru┼čuna dizilmek suretiyle ├Âld├╝r├╝l├╝r.

├çolpan, bu kanl─▒ d├Ânemde, bask─▒ ve zul├╝mlere ra─čmen b├╝y├╝k bir edeb├« miras b─▒rakm─▒┼č bir ┼čairdir. ┼×iirin yan─▒nda nesirle de me┼čgul olarak hik├óyeler, Halil Fereng, ├ç├Ârinin ─░syan─▒, Yarq─▒nay, Mu┼čtumzor, Ortaq Qar┼č─▒bayev, H├╝cum gibi tiyatro eserleri ve Ke├že ve K├╝nd├╝z adl─▒ bir roman yazm─▒┼čt─▒r. Bu roman─▒n Ke├že adl─▒ birinci b├Âl├╝m├╝, 1936 y─▒l─▒nda ne┼črolunmu┼č; ikinci k─▒sm─▒ ise kay─▒pt─▒r. Terc├╝man olarak da Shakespeare’in Hamlet, Pu┼čkin’in Boris Godunov ve Dubrovskiy, Gorki’nin Ana adl─▒ eserlerini ├ľzbek diline kazand─▒rm─▒┼čt─▒r.

├çolpan’─▒n ┼čahs─▒ ve eserleri, 1925 y─▒l─▒ndan ba┼člayarak 1990’lara kadar Sovyet tenkit├žilerinin haks─▒z h├╝cumlanna maruz kalm─▒┼čt─▒r. As─▒l eserlerinin bas─▒lmas─▒na izin verilmemi┼č; sadece Sovyet hayat tarz─▒n─▒ ├Âven ve Lenin ve k─▒z─▒l bayrakla ilgili ┼čiirleri yay─▒mlanarak ├çolpan’─▒n, Sovyet ideolojisine ve sanat anlay─▒┼č─▒na ba─čl─▒ eserler veren bir ┼čair oldu─ču kanaati uyand─▒r─▒lmak istenmi┼čtir.

1990’l─▒ y─▒llarda, ├çolpan’─▒n b├╝t├╝n eserleri yay─▒mlanma imk├ón─▒na kavu┼čmu┼čtur. 1991 y─▒l─▒nda, F─▒trat ve Abdullah Kadiri gibi haks─▒z yere ├Âld├╝r├╝len di─čer mill├« ayd─▒nlarla birlikte ├çolpan’a da uluslararas─▒ Nev├ó├« ├Âd├╝l├╝ verilmi┼čtir. Ayr─▒ca ├çolpan ad─▒na da uluslararas─▒ ├Âd├╝l ihdas edildi, cadde ve k├╝t├╝phanelere ismi verildi.[121]

├çolpanÔÇÖ─▒n Ruslar─▒n T├╝rkistan─▒ istilas─▒ kar┼č─▒s─▒ndaki hislerini anlatan ┼ču dizeler g├╝n├╝m├╝ze kadar dillerde s├Âylenegelmektedir:

ÔÇťG├╝len ba┼čkalar─▒d─▒r, a─člayan menem
Oynayan ba┼čkalar─▒d─▒r, inleyen menem.
H├╝rriyet masallar─▒n─▒ i┼čiten ba┼čka,
K├Âlelik ┼čark─▒s─▒ dinleyen menem.
H├╝r ba┼čkalar─▒d─▒r,esir menem
Hayvan katar─▒nda s├╝r├╝len menemÔÇŁ

G├ťZEL T├ťRK─░STAN
G├╝zel T├╝rkistan senge ne boldu
Sahar vaktide g├╝llering soldu,
├çemenler berbat ku┼člar hem feryat
Hemmesi mahzun olmaz─▒n─▒ dil┼čat.
Bilmem ne i├žin ku┼člar u├žmaz bah├želerinde
Birli─čimizning teprenmez tag─▒
├ťmidimizning s├Ânmez ├ž─▒ra─č─▒
Birle┼č halk─▒m kelgendur ├ža─č─▒,
Bezensin emdi T├╝rkistan ba─č─▒.
Kozgal halk─▒m yeter ┼čun├že cevru cefalar.
Al bayra─č─▒ngn─▒ kalbing oygans─▒n,
Kullik esaret ber├žesi yans─▒n,
Kur yengi devlet yavlar ortans─▒n,
Osup T├╝rkistan Kaddin kotersin.
Yeyrep ye┼čnep ├Âz vataning g├╝lbaglannda

G├ťZEL T├ťRK─░STAN

G├╝zel T├╝rkistan sana ne oldu?
Seher ├ža─č─▒nda g├╝llerin soldu
Ba─č bah├želer berbad, ku┼člarda feryat
Hepsi bir mahzun ┬áolmaz m─▒ dil┼čad?
Bilmem ni├žin ku┼člar u├žmaz bah├želerinde …?
Birli─čimizin sars─▒lmaz da─č─▒
├ťmidimizin s├Ânmez ─▒┼č─▒─č─▒
Birle┼č ey halk─▒m, gelmi┼čtir ├ža─č─▒
Bezensin ┼čimdi T├╝rkistan ba─č─▒
Uyan halk─▒m, bitsin art─▒k bunca zul├╝mler.
Bayra─č─▒n─▒ al, kalbin uyans─▒n
Kulluk, esaretin her┼čeyi yans─▒n
Kur yeni devlet d├╝┼čmanlar ├╝rks├╝n
Y├╝ce T├╝rkistan g├Âklere de─čsin
Yay─▒l, yeser ├Âz vatan─▒n g├╝l ba─člar─▒nda.[122]

3.18.Zeki Velidi Togan

10 Aral─▒k 1890 tarihinde Ba┼čkurt ilinde ─░sterlitamak’a ba─čl─▒ K├╝zen k├Ây├╝nde do─čar. Togan soyad─▒ onun be┼činci nesil dedesi olan ─░┼č Togan’dan gelmektedir. Babas─▒ Ahmet ┼×ah, annesi ├ťmm├╝’l-HayatÔÇÖ t─▒r. Daha ilk mederse tahsilini yaparken bir yandan da ├Âzel Rus├ža dersleri al─▒r. ├ľ─čretmen olan annesinden Fars├ža ├Â─črenmeyi de ihmal etmez. 1902 y─▒l─▒nda orta tahsil i├žin ├ťtek’e bulunan day─▒s─▒ Habib Neccar’─▒n medresesine gider. Buradaki ├Â─črenimi s─▒ras─▒nda Arap├ža dersler alarak dil bilgisini geli┼čtirir. 1908’de k├Ây├╝nden ka├žarak Kazan’a gelip burada ├Âzel dersler al─▒r. Bu arada Katanov ve A┼čmarin gibi bilginlerle tan─▒┼č─▒r. 1909 y─▒l─▒nda mezun oldu─ču Kas─▒miye medresesine ÔÇťT├╝rk Tarihi ve Arap Edebiyat─▒ Tarihi MuallimiÔÇŁ olur. 4 y─▒l s├╝ren bu ├Â─čretmenli─či s─▒ras─▒nda 1911 sonlar─▒nda yay─▒nlad─▒─č─▒ T├╝rk ve Tatar Tarihi adl─▒ kitab─▒ sayesinde me┼čhur olmaya ba┼člar ve bu eserin iyi yank─▒lar─▒ sayesinde Kazan ├ťniversitesi Arkeoloji ve Tarih Cemiyeti’ne aza se├žilir. 1912’de Kazan’da Rus├ža “Terbiye Enstit├╝s├╝”nde olgunluk imtihan─▒ verir ve Kazan ├ťniversitesinin Tarih ve Edebiyat Fak├╝ltesine 1911ÔÇô1912 y─▒llar─▒ aras─▒nda devam eder. Fakat ├╝niversite tah┬şsilini ancak 1931ÔÇô1935 senelerinde Viyana’da ikmal etmi┼č ve felsefe doktoru r├╝tbesini alm─▒┼čt─▒r.

1913’te Fergana’ya, 1914’te Buhara’ya ara┼čt─▒rmalar yapmak i├žin g├Ânderilir ve bu seyahat neticelerine ait haz─▒rlam─▒┼č oldu─ču raporlar ba┼čta Petersburg Arkeoloji Cemiyeti olmak ├╝zere Kazan ve Ta┼čkent Arkeoloji cemiyetleri mecmualar─▒nda yay─▒nlan─▒r. Bu arada Prof. Katanov’un ┼čimdi ─░stanbul ├ťniversitesi T├╝rkiyat Enstit├╝s├╝’n├╝n esas n├╝vesini te┼čkil edecek olan kitaplar─▒n─▒n T├╝rkiye’ye g├Ânderilmesine vesile oldu.

Siyasi Hayat─▒: 1916-1922

Rus ├çarl─▒k d├Ânemi Meclis’inde Kazanl─▒lar─▒n 5, Azerbaycan’─▒n da 1 ├╝yesi bulunmaktad─▒r. Ancak bu temsilcilerin halk ile ili┼čkilerinde bir kopukluk s├Âz konusu olmas─▒ sebebiyle, bu kopuklu─čun giderilmesi i├žin bir b├╝ro a├ž─▒l─▒r ve oraya ├že┼čitli y├Ârelerin temsilcilerinin g├Ânderilmesi ile bu temsilcilerin mebus┬şlar nezdinde halk ile m├╝nasebetlerinin sa─članmas─▒ kararla┼čt─▒r─▒l─▒r. Bu nedenle Zeki Velid├«, Rus meclisi Duma’daki M├╝sl├╝man mebuslar─▒n te┼čkil etti─či gurup (fraksiyon) ta ├žal─▒┼čarak azalara yard─▒mda bulunmak ├╝zere Ufa’dan m├╝messil se├žilir. B├Âylece Zeki Velid├«nin, bir k─▒s─▒m neticeleri kendisini ├Âl├╝nceye kadar takib edecek olan siy├ós├« hayat─▒ ba┼člam─▒┼č olur. Zeki Velid├« 1915 sonlar─▒nda Petersburg’a gelir.

Zeki Velid├«, 1916 y─▒l─▒ boyunca hem ├Âteki m├╝sl├╝man halk─▒n temsilcileri ile temas eder, hem de Rusya’n─▒n i├žyap─▒s─▒n─▒ ├Â─črenmeye ├žal─▒┼č─▒r. O Rusya’daki y├╝ksek tabakan─▒n koku┼čtu─čunun ┼čuurunda idi. Nitekim ├žok ge├žmeden, Rus takvimine g├Âre ┼×ubat (asl─▒nda Mart ba┼č─▒) ihtil├óli patlak verir ve Zeki Velid├«, g├Âzya┼člar─▒ i├žinde bu olay─▒n milletine hay─▒rl─▒ olmas─▒n─▒ diler.[123]

─░htil├ólin ba┼čar─▒s─▒, Rusya’da yepyeni bir d├Ânemi ba┼člat─▒r. Ancak bu yeni d├Ânem Rusya’daki m├╝sl├╝manlar─▒n durumunun ne olaca─č─▒? ├çarl─▒k devri ┼čartlar─▒n─▒n m─▒ devam edece─či? Yada bu yeni devirden, Rusya’daki ├Âteki milletler ile birlikte T├╝rklerin de yararlan─▒p yararlanamayaca─č─▒? Sorular─▒n─▒ beraberinde getirir. Rusya’da 1917 ve 18 y─▒llar─▒ndaki olup-biten geli┼čmeleri, l├óy─▒k─▒yla ├Â─črenmek, baz─▒ sebeplerden g├╝├žt├╝r. ├ç├╝nk├╝ birisi Kazanl─▒lar z├╝mresi ├Âteki de di─čerleri olmak ├╝zere, iki k├╝me, kendi fikirlerini ve yapt─▒klar─▒n─▒ do─čru ve hakl─▒ g├Âsterir bi├žimde, gerekirse yanl─▒┼č bilgi vermi┼člerdir. Biz bu k├╝meler i├žinde, gerekti─činde kendisiyle hesapla┼čan ve 1930’lardan beri yaz─▒p ├žizdikleri ortada olan Zeki Velid├«’nin yazd─▒klar─▒ndan olay─▒ takib edece─čiz. ├ç├╝nk├╝ Zeki Velid├«, a┼ča─č─▒daki eserlerinde bildiklerini ortaya koymu┼č, umum├« efk├óra arzetmi┼čtir:

  1. Onyedi Kumalt─▒ ┼×ehri ve Sadri Maks├╗d├« Bey, ─░stanbul
  2. Bug├╝k├╝ T├╝rkistan ve Yak─▒n Mazisi, M─▒s─▒r 1929-1940;
    sonraki Latin harfli bask─▒s─▒:

Bug├╝nk├╝ T├╝rkili (T├╝rkistan) ve Yak─▒n Tarihi, ─░stanbul 1942-1947.

  1. T├╝rkili Haritas─▒ ve ona ait izahlar, ─░stanbul 1943.
  2. Hat─▒ralar, ─░stanbul 1969.

Bunlardan ├Â─črenilebildi─čine g├Âre, say─▒ca ├žok az olan ├çarl─▒k devrine d├Ân├╝┼č isteyenler hari├ž tutulursa T├╝rkler:

  1. Yeni Rusya’n─▒n da birlik olmas─▒ ve m├╝sl├╝manlar─▒n bu birli─čin i├žinde, eskisi gibi haklar─▒n─▒n devam─▒n─▒ isteyenler; ├Ânceki d├Ânemde bu m├╝sl├╝man birli─činde Kazan etkisi a├ž─▒k oldu─čundan bu fikri Kazanl─▒lar tutmaktad─▒r.
  2. T├╝rk ellerinin muhtar idareye kavu┼čmas─▒ ve yeni Rusya’n─▒n bir konfederasyon olmas─▒; bu fikirde olanlar belirli bir topra─č─▒ ve o topra─č─▒n ├╝zerinde muhtar idare isterler, ki Zeki Velidi bunlardand─▒r.

Ural da─člar─▒nda yer alan Ba┼čkurt ├╝lkesi, Kazakistan sahas─▒ ile Kazan sahas─▒n─▒n ortas─▒nda bulunmakta idi. Kazanl─▒lar Ba┼čkurtlar─▒n kendileriyle birlik olmas─▒n─▒ istemi┼čler ancak Zeki Velid├«, Ba┼čkurtlar─▒n kaderinin Orta asya’daki ├Âteki T├╝rk ellerinden ayr─▒ olamayaca─č─▒n─▒ g├Ârmekte ve Ba┼čkurt-eli’nin kaderinin Kazandan ├žok Kazakistan ve T├╝rkistan ile birlikte ele al─▒nmas─▒ icap edece─čini d├╝┼č├╝nmekte idi[124]. Bu sebepten ├Ât├╝r├╝ Kazanl─▒lar i├žin Zeki Velid├«, Kazan-Ba┼čkurt birli─čini par├žalayan bir insan olarak g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r.

1917 Ekim’ inde Bol┼čevik ihtil├óli b├╝t├╝n bu geli┼čmelere de─či┼čik bir g├Âr├╝n├╝┼č kazand─▒r─▒r. Bunun ├╝zerine Ba┼čkurtlar 29 Kas─▒m 1918′ de Milli H├╝k├╝metlerini kurar ve Zeki Velid├« bu h├╝k├╝mette Harbiye ve Dahiliye i┼čleri g├Ârevlerini al─▒r. Hemen sonra K─▒r─▒m, T├╝rkistan, Azerbaycan, Kazakistan cumhuriyetleri de il├ón edilir.

Ba┼čkurdistan’─▒n ├╝├ž├╝nc├╝ kurultay─▒, 1917 sonlar─▒ ile 1918 ba┼člar─▒nda topland─▒─č─▒nda Zeki Velidi g├Ârevde bulunmaktad─▒r. Ancak Sovyetler 18 Ocak’da Orenburg’u i┼čgal eder ve 3 ┼×ubat ak┼čam─▒ Zeki Velidi tevkif edilir. Zeki Velidi hapishanede Nogaylar─▒n Tarihi adl─▒ eserini tamamlamaya ├žal─▒┼č─▒r. Nisan ba┼č─▒nda Kozak ve Ba┼čkurtlar─▒n Orenburg’u basmas─▒ ├╝zerine 4 Nisan’da hapishaneden ka├žar ve ilkbaharda Ba┼čk├╝rtlar aras─▒nda ├žete te┼čkil├ót─▒ kurmakla me┼čgul olur.

27 May─▒s 1918′ de ├çek lejyonlar─▒n─▒n isyan─▒, Ba┼čkurt ├╝lkesindeki Sovyet etkisini k─▒rar ve Zeki Velid├« ├çeklerin silah yard─▒m─▒ ile Ba┼čkurtlar aras─▒nda asker├« birlikler te┼čkil etmeye ba┼člar.

7 Haziran’da, Ba┼čkurdistan mill├« h├╝k├╝metinin yeniden i┼če devam etti─či ilk g├╝nlerde her ┼čey ├žok sadedir. Ancak H├╝k├╝met daha sonra Orenburg’a gelir. 1918 sonlar─▒nda Sovyetlerle asker├« m├╝c├ódele sertle┼čmeye ba┼člar. Bir yandan da Beyaz Rus generalleri Ba┼čkurt ordusunu da─č─▒t─▒p Zeki Velid├« ve arkada┼člar─▒n─▒ tevkif etmeye ├žal─▒┼č─▒rlar.

1919 ba┼člar─▒nda ise Ba┼čkurt h├╝k├╝meti yeni bir karar vermek zorunda kal─▒r. ├ç├╝nk├╝ Sovyet idaresinin, muhtar cumhuriyetlerin demokratik idare h├ólinde ya┼čamalar─▒na, silahl─▒ kuvvetlerini devam ettirmelerine imk├ón verece─či s├Âylenmektedir. ┼×artlar, hem K─▒z─▒l, hem Beyaz Ruslarla sava┼č─▒ iki cephede yapmaya elvermedi─činden, 1918 sonlar─▒nda ba┼čl─▒yan temaslar sonucu, 18 ┼×ubat 1919’da Sovyet idaresi ile anla┼čma sa─član─▒r.

Zeki Velid├« Togan, Hat─▒ralar‘inin IV. b├Âl├╝m├╝n├╝ “Sovyetlerle Onbe┼č ay i┼čbirli─či” olarak adland─▒r─▒r. 18 ┼×ubatta ba┼člayan bu i┼čbirli─či, bir├žok madd├« ve manevi ─▒stirab─▒ da yan─▒nda getirir.

Zeki Velid├«, bir├žok defa Lenin’le konu┼čur. Stalin ve Tro├žki ile ise daha ├žok konu┼čmas─▒ olur. Bu g├╝nleri Hat─▒ralar‘─▒nda b├╝t├╝n a├ž─▒kl─▒─č─▒ ile anlatmaktad─▒r.

Sovyetler, durumlar─▒n─▒ g├╝├žlendirdikleri nisbette, Ba┼čkurtlarla anla┼čman─▒n maddelerinden uzakla┼č─▒rlar. .Zeki Velid├«, beklentilerinin geli┼čmemesi ├╝zerine, m├╝c├ódeleyi T├╝rkistan’a ta┼č─▒may─▒ d├╝┼č├╝n├╝r ve gizlice T├╝rkistana ge├žer.

 

T├╝rkistan’da M├╝c├ódele: 1920-1922

Zeki Velid├«’nin T├╝rkistan’daki m├╝c├ódelesi 1920-22 aras─▒n┬şda ├╝├ž y─▒l kadar s├╝rm├╝┼čt├╝r. Zeki Velid├«, gizlili─če itina ederek seyahat etmi┼č ve seyahatlerinde, kimi zaman han─▒m─▒ da bulunmu┼čtur. Bir s├╝re Baku’ya u─čram─▒┼č ve orada toplanan ┼×ark Milletleri Kongesi’nde etkili olmu┼čtur. Yan─▒nda en yak─▒n arkada┼č─▒ Abd├╝lkadir ─░nan vard─▒r.

Zeki Velid├«’nin T├╝rkistan’daki m├╝c├ódelesi hem fikir hem de do─črudan silahl─▒ eyleme dayan─▒r. O Ruslara bask─▒n tarz─▒nda sald─▒ran ve bu sebeble Basmac─▒ denilen hareketin i├žinde bulunmu┼čtur. Ayr─▒ca T├╝rkistan Mill├« Birli─či”nin kurucusu ve y├╝r├╝t├╝c├╝s├╝d├╝r. B├╝t├╝n bu hareketleri i├žinde ilm├« ├žal─▒┼čmalardan, kitabe istinsah edip tarihi yerler g├Ârmekten de geri durmam─▒┼čt─▒r.

Zeki Velid├«’nin T├╝rkistan’daki hayat─▒, durmaks─▒z─▒n seyahatle ge├žer. Kimi zaman Buhara, Ta┼čkent ve Semerkant gibi ┼čehirlerde kal─▒r, kimi zaman ise elinde silah, m├╝c├ódeleye fiilen kat─▒l─▒r. T├╝rkistan Mill├« Birli─či’nin ┼čehirlerde toplanmas─▒n─▒ sa─člayarak, onu canl─▒ ve g├╝├žl├╝ tutmaya ├žal─▒┼č─▒r. Enver pa┼čaÔÇÖn─▒n 1921 sonlar─▒nda T├╝rkistan’a gel┬şmesi m├╝c├ódeleye yeni boyutlar kazand─▒racak g├╝├žte g├Âr├╝nsede, baz─▒ talihsizlikler, m├╝c├ódelenin etkisini k─▒rar. Zeki Velid├« bir├žok defa Enver Pa┼ča ile g├Âr├╝┼č├╝r ve vaziyeti kendisine izah etmeye ├žal─▒┼č─▒r.[125] Ancak T├╝rkistana ┼čehid olmak i├žin gelen Enver Pa┼ča, basmac─▒ hareketine kat─▒ld─▒─č─▒ i├žin daha fazla bir ┼čey beklenecek durumda de─čildir. Ve nitekim Enver Pa┼ča, 1922 A─čustosunda ┼čehid d├╝┼čer.

Silahl─▒ m├╝c├ódeleyi ve ayn─▒ zamanda T├╝rkistan Mill├« Birli─či’ni s├╝rd├╝rmek isteyen Zeki Velid├«, durumun her ge├žen g├╝n daha da k├Ât├╝ye gitti─čini g├Ârmektedir. ├ç├╝nk├╝ Lehistan cephesinde de serbest kalan Sovyetler T├╝rkistan’a b├╝y├╝k kuvvetler g├Ândermeye ba┼člam─▒┼čt─▒r. T├╝rkistan meselesini canl─▒ tutmak i├žin, m├╝c├ódelenin Avrupa’da devam ettirilmesi de bir yol idi.

Aray─▒┼č Y─▒llar─▒: ─░ran, Afganistan Hindistan-ve Avrupa: 1923-1925

Zeki Velid├«, geride madd├«-manev├« bir y─▒─č─▒n hat─▒ra b─▒rak─▒p, 21 ┼×ubat 1923’de ─░ran’da Me┼čhed’e do─čru yola ├ž─▒kar. 12 Mart’ta Me┼čhed’e geldi , Me┼čhed’de 5 hafta kal─▒r ve bu arada Ravza k├╝t├╝ph├óne┼čirini ba┼čtan sona tetkik eder. O zamana kadar hi├žbir m├╝┼čte┼črikin ziyaret etmedi─či bu kitapl─▒kta, ├žok ├Ânemli yazma eserleri ke┼čfeder. Bu eserlerden ─░bn Fadlan seyahatnamesi, Zeki Velidinin ├Ân├╝nde, ilim yolunda yepyeni ufuklar a├ž─▒lmas─▒na neden olur. Zeki Velid├«, Afganistan’a gitmek ├╝zere, 20 NisanÔÇÖda Me┼čhed’den ayr─▒l─▒r ve 26 NisanÔÇÖda Herat’a gelir. Afganistanda 5 ay kald─▒ktan sonra 24 Eyl├╝l 1923’te Kabil’den otomobille Hindistan’a hareket eder. Hindistana hakim olan ─░ngilizlerin durumu bilinmedi─činden baz─▒ gizli evrak─▒n─▒, sefir olan Medine kahraman─▒ Fahreddin Pa┼ča’ya b─▒rak─▒r. O ise daha sonra bunlar─▒ getirip Zeki T Velid├«’ye verecektir. Ger├žekten de Hindistan’daki ─░ngiliz idaresi, Zeki Velid├«’yi hi├ž iyi kar┼č─▒lamaz. Ancak o m├╝mk├╝n oldu─ču kadar halk ve Bombay’daki Hind hil├ófet komitesi ile temas etmeye ├žal─▒┼č─▒r.

Zeki Velid├«, 1 Kas─▒m g├╝n├╝ Bombay’dan vapurla hareket eder. K─▒z─▒ldeniz’e Hicaz k─▒y─▒lar─▒ndan ge├žerken Peygamberin topraklar─▒na g├Âz ya┼člar─▒ ile bakmakta ve ├╝lkesi i├žin dua etmektedir. 24 Kas─▒m’da ─░zmir’e, ├╝├ž g├╝n sonra da ─░stanbul’a gelir. Ancak vizeleri olmad─▒─č─▒ndan ├ž─▒k─▒┼člar─▒na izin verilmez. ├çabalar─▒ k─▒sa s├╝rede sonu├žlanmay─▒nca, yeniden ─░zmir yolu ile Avrupa’ya y├Ânelirler. 1924 y─▒l─▒ ┼×ubat─▒nda Berlin’e giderler. Orada da hem kendi mill├« ve siy├ós├« meseleleriyle, hem de ilim alan─▒nda me┼čgul olurlar. Zeki Velid├«, Berlin’de tan─▒┼čt─▒klar─▒ aras─▒nda E. Sachau, T. N├Âldeke, J. Mordtmann, F. W. K. M├╝ller, von Le Coq ile J. Marquart’─▒ ├Âzellikle zikreder. Orada bir s├╝re Prusya Devlet K├╝t├╝phanesi ┼×ark ┼×ubesi M├╝d├╝r├╝ Prof. WeilÔÇÖin iste─čiyle el yazmalar─▒ katalogu i├žin ├žal─▒┼č─▒r.[126]

Zeki Velid├«, gelecekteki hayat─▒n─▒ d├╝zenlemek yolunda da kesin karar vermek durumundad─▒r. ├ç├╝nk├╝ ilim yolunda birlikte ├žal─▒┼čmak ├╝zere bir├žok davet almaktad─▒r. ├ľzellikle ─░ngiltere’deki ├ólimlerin teklifleri ├žok olumlu gibi g├Âr├╝nmektedir.

Berlin’de 23 Kas─▒mÔÇÖda T├╝rkistan Mill├« Birli─či’nin kongresini yaparlar. Bu arada ├že┼čitli konferanslar da vermektedir ve bu konferanslar, bazen Rusya’da 1917- 18’deki eski m├╝c├ódelenin (Kazanl─▒lar ile aralar─▒nda) canlanmas─▒na vesile olmaktad─▒r.

1925 y─▒l─▒ Mart ba┼člar─▒nda, eski Maarif Vekili Dr. R─▒za Nur, Berlin’e gelir ve Zeki Velid├« ile g├Âr├╝┼čmek ister. T├╝rkiye’deki ilim ├ževreleri, Zeki Velid├«’nin oraya gelmesini istemektedir. Dr. R─▒za Nur onlar─▒n fikirlerini Zeki Velid├«ÔÇÖ ye aktar─▒r. 15 Mart tarihinde ba┼čba┼ča ├╝├ž saat konu┼čurlar ve Zeki Velid├«ÔÇÖ nin kesinlikle T├╝rkiye’ye gelmesini ister. Dr R─▒za Nur Zeki Velid├«ÔÇÖ yi T├╝rkiye Cumhuriyeti’nin Berlin sefiri Kemaleddin Sami Pa┼ča ile tan─▒┼čt─▒r─▒r. Neticede Zeki Velid├« Hat─▒ralar‘─▒nda “Benim Avrupa’y─▒ b─▒rak─▒p T├╝rkiye’ye gitmek hususunda karar vermeme bu-konu┼čmalar sebep oldu” diye yazar. Ve nisan ay─▒nda Zeki Velid├«ÔÇÖ nin Maarif Vek├óleti ‘Telif ve Terc├╝me Heyeti Azal─▒─č─▒ÔÇŁna tayin edilmesi ile bir emrivaki de yap─▒l─▒r. Pek m├╝sait olan ─░ngiltere teklifi ile T├╝rkiye aras─▒nda karar vermek durumunda kalan Zeki Velid├«, sonunda kesin karar─▒n─▒ T├╝rkiye i├žin verir.

T├╝rkiye’ye geli┼či:

Zeki Velid├« ve arkada┼č─▒ Feth├╝lkadir (Abd├╝lkadir ─░nan), 12 May─▒s sal─▒ g├╝n├╝ Berlin’den hareket ederler. Prag’dan ge├žerken,┬á 1918 istikl├ól m├╝c├ódelesine yard─▒m─▒ olan ├çek dostlar─▒n─▒ ziyaret etmekten de geri kalmazlar.

18 May─▒s’da B├╝kre┼č’e, 19’unda ise K├Âstence’ye gelirler. Burada Nogaylarla ilgili bir├žok rivayet toplarlar. Daha sonra vapura binip, 20 May─▒s 1925 sabah─▒, bir ├žar┼čamba g├╝n├╝nde istanbul’a ula┼č─▒rlar.

Zeki Velid├« 1927ÔÇô1932 tarihleri aras─▒nda ─░stanbul ├ťniversitesinde T├╝rk tarihi k├╝rs├╝s├╝nde g├Ârev yapar. Fakat 1932’de, I. T├╝rk Tarih Kongresi’nde, t─▒p doktoru Re┼čit Galip’in sundu─ču ve ÔÇťOrta Asya’da i├ž deniz oldu─ču ve bunun sonradan kurudu─ču konusu hakk─▒ndaki tebli─čiÔÇŁ ele┼čtirince, Togan aleyhine bir kamuoyu olu┼čur. Kendisine tak─▒n─▒lan bu k├Ât├╝ tutum ├╝zerine ├╝lkeyi terk etmeye karar verir ve 8 Temmuz 1932’de g├Ârevinden istifa ederek Viyana’ya gider.

1935’te doktora ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ bitirdikten sonra Bonn ├ťniversitesi’nde, 1938’de ise G├Âttingen ├ťniversitesi’nde ders verir. 1939’da Mill├« E─čitim Bakan─▒’n─▒n daveti ├╝zerine tekrar T├╝rkiye’ye gelir ve ─░stanbul ├ťniversitesi’nde Umum├« T├╝rk Tarihi K├╝rs├╝s├╝’n├╝ kurar.1939ÔÇô1944 senelerinde ve 1948’den 1970ÔÇÖe kadar g├Ârevine devam eder. 1935ÔÇô1937 senelerinde Bonn ├ťniversitesinde ve 1938ÔÇô39 senelerinde G├Âttingen ├ťniversitesinde “─░slam ilimleri fahri profes├Âr├╝” olur ve bu ├╝niversitelerdeki tedrisat─▒n─▒ takdiren 1938’de Bonn ├ťniversitesinin teklifi ├╝zerine Alman Maarif Nazareti taraf─▒ndan “tedris etti─či b├╝t├╝n Alman ├ťniversitelerinin honorar profes├Âr├╝” r├╝tbesi ile taltif edilir. 8 Nisan 1940’ta Romanya’l─▒ ├ľmer k─▒z─▒ Nazmiye Han─▒m ile evlenir ve ─░senbike ad─▒nda bir k─▒z─▒ ve S├╝bidey ad─▒nda bir o─člu olmak ├╝zere iki evlad─▒ olur.

─░kinci D├╝nya Sava┼č─▒’n─▒n sonlar─▒na do─čru T├╝rkiye’de Sovyetler aleyhine faaliyet ve Turanc─▒l─▒k su├žundan tutuklan─▒r ve mahkeme edilir. 10 y─▒l hapse mahk├╗m edilirse de, Asker├« Mahkeme karar─▒ bozar ve Togan beraat eder ve 1948’de yeniden d├Ând├╝─č├╝ ├╝niversitedeki g├Ârevine ├Âl├╝m├╝ne kadar devam eder. 1951’de ─░stanbul’da toplanan XXI. M├╝ste┼črikler Kongresi’ne Ba┼čkanl─▒k etmesi, onun bilimsel alandaki ┼č├Âhretini dahada ├žok artt─▒r─▒r.

Zeki Velid├« 26 Temmuz 1970’te ─░stanbul’da vefat etmi┼čtir. O ilk defa 1911’de ba┼člad─▒─č─▒ yay─▒n faaliyetine ├Âl├╝m├╝ne kadar b├╝y├╝k bir h─▒z ve gayret, hummal─▒ ├žal─▒┼čma i├žerisinde devam etmi┼čtir. Zeki Velidi Togan’─▒n 337’den fazla yay─▒nlanm─▒┼č ├žal─▒┼čmas─▒ bulunmaktad─▒r. ─░lm├« ara┼čt─▒rmalar─▒nda, gezilerinde, g├Ârd├╝─č├╝ buldu─ču her tarih├« kayna─č─▒ (vesika, yazma eser, minyat├╝r vb.) d├╝nya ilim alemine tan─▒tmas─▒ onun en b├╝y├╝k ├Âzelli─či olmu┼čtur. Yakla┼č─▒k 40 cilt yay─▒nlanm─▒┼č m├╝stakil kitab─▒ vard─▒r. Bunlar─▒n 12 adedi hacimli birer eser iken 10’dan fazlas─▒ ├╝niversitede okuttu─ču derslerin bas─▒lm─▒┼č notlar─▒d─▒r.[127] Di─čerleri ise k├╝├ž├╝k b├╝ro┼č├╝r-kitap├ž─▒k h├╝viyetindedir. T├╝rk tarihine ait ilk eseri ‘T├╝rk ve Tatar tarihi”nin ilk cildi, 1912’de Kazan’da inti┼čar etmi┼č, Prof. Katanov ve Barthold taraf─▒ndan Rus ilm├« mecmualar─▒nda takdirle kar┼č─▒lanan bu eseri y├╝z├╝nden 1913’te Kazan ├ťniversitesinin Tarih ve Arkeoloji Cemiyeti azal─▒─č─▒ kendisine bir fahri diploma tevcih edilmi┼č ve 1913’te bu ├ťniversite, 1914’te Rus Ul├╗m Akademisi taraf─▒ndan Fergane ve Buhara taraflar─▒na asariatika tetkiki i├žin izam olunarak, bu seyahatlerinin neticesi 1915-17 senelerinde Rus Asariatika Cemiyetinin ┼×ark ┼×ubesi “Zapi ;-ki”lerinin XXII-XXIV ├╝nc├╝ ciltlerinde bas─▒lm─▒┼čt─▒r. 1915’ te Ta┼čkent’te T├╝rkistan Asariatika Cemiyeti mecmuas─▒nda “Ferganenin 18. as─▒r tarihine dair vesaik” nam─▒nda bir m├╝him eseri inti┼čar etmi┼č ve bu seferlerinde yapt─▒─č─▒ ke┼čfiyat─▒ takdiren m├╝taaddid Rus ilmi cemiyetlerine aza intihab olunmu┼čtur.

T├╝rkiye’ye geldikten sonra ─░stanbul ├ťniversitesindeki tedrisat─▒ndan ba┼čka, T├╝rkiye k├╝t├╝phanelerinde senelerce ├žal─▒┼čarak, say─▒s─▒z k─▒ymetli eserler meydana ├ž─▒karm─▒┼č ve bu mevzu ├╝zerinde yaz─▒p da harf ink─▒lab─▒na kadar ne┼čri itmam edilemeden kalan “─░stanbul K├╝t├╝phanelerindeki k─▒ymetdar eserler” nam b├╝y├╝k eseri Prof. Fuad K├Âpr├╝l├╝ taraf─▒ndan 1927’de “Hayat” mecmuas─▒nda Prof. Zeki Velid├«’nin ilm├«tahar-riyat─▒” namiyle yaz─▒lan mahsus makalede takdirle milletimize tan─▒t─▒lm─▒┼čt─▒r. T├╝rkiye’de ne┼čretti─či eserlerden 1931’de ├ž─▒kan “Mo─čollar devrinde Anadolu’nun iktisad├« vaziyeti” nam eseri Almancaya terc├╝me edilmi┼č, sonra 1939’da “T├╝rkistan tarihi” kitab─▒ M─▒s─▒r’da ve 1942-47’de yeni harflerle ─░stanbul’da inti┼čar etmi┼č, ve Garpta m├╝taaddid takdirkar makalelerle kar┼č─▒lanm─▒┼č, daha tabolunmamakla beraber Almanca ve ─░ngilizceye terc├╝me edilmi┼čtir. 1946’da “Umum├« T├╝rk tarihine Giri┼č” nam eseri, 1950’de “Tarihde Usul” adl─▒ eseri, 1951’de ise “Horezmce Terc├╝meli Mukaddimat al-adab” nam eseri yay─▒nlanm─▒┼čt─▒r. T├╝rkiye d─▒┼č─▒ndaki mesaisinde 1923 senesinde ─░ran’da Me┼čhed’de ve Afganistan’da Kabil k├╝t├╝phanelerinde ke┼čfetti─či eseri 1924’de Journal Asiatique de ve 1924’te Rus Ulum Akademisi Bulletinlerinde ne┼čretti─či makalelerinde tavsif olunmu┼čtur. 1939’da “─░bn Fadlan seyahatnamesi” (Almanca ve Arap├ža), “El-Biruni’nin D├╝nya tavsifi” (1940’da Hindistan Asariatika cemiyeti Memoires’lerinde ─░ngilizce ve Arap├ža olarak) inti┼čar etmi┼čtir. Z. V. Togan’─▒n Ibn Fadlan’a ait klasik eseri Almanya’da Frye ve Black, ─░talya’da Mikel Angelo Guidi, Avusturya’da Mzik, ├çekoslovakya’da K. Jahn ve saire taraf─▒ndan m├╝taaddid takdirkar yaz─▒larla kar┼č─▒lanm─▒┼č; El-Biruni’nin co─čraf├« mal├╗mat─▒na dair eseri hakk─▒nda ise G. Sar-ton taraf─▒ndan Amerika’da ─░S─░S mecmuas─▒nda 3 takdirkar makale yaz─▒lm─▒┼čt─▒r.[128] Z. V. Togan’m 1911’den beri inti┼čar eden ilm├« eser ve makalelerinin say─▒s─▒ ┼čimdi 167’yi bulmu┼čtur. ─░lm├« eserlerini takdiren kendisi Finlandiya Ul├╗m Akademisi demek olan Finno-Ougrien Society cemiyetine ve Almanya’da Deutsche Morgenl├óndische Gesellschaft cemiyetine fahri aza olarak intihab olunmu┼čtur. ─░ran’dan da iraniyat sahas─▒ndaki mesaisini takdiren birinci derece “Ferheng” alt─▒n ni┼čan─▒ kendisine ─░ran Maarif vekaleti taraf─▒ndan taltif olunmu┼čtur. Eserlerinden 1934’te Heidelberg Co─črafya Cemiyeti mecmuas─▒nda inti┼čar eden “─░slamiyet ve co─črafya ilmi” nam eseri Almanca, Hyderabad’da ─░ngilizce, M─▒s─▒r’da Arap├ža ve Tahran’da Fars├ža olarak inti┼čar etmi┼čtir.

─░lm├« eserlerini ve mesaisini sayarak yabanc─▒ dilde yaz─▒lan eser s─▒fatiyle Prof. Kampfmeyer ve Wittek’in beraberce 1936 senesinde “Die Welt des Islams” mecmuas─▒nda ne┼črettikleri “Zeki Velidi Togan” nam makaleyi zikredebiliriz (1952).[129]

3.19.Mehmet Emin Bu─čra

Mehmet Emin Bu─čra, 1901 y─▒l─▒nda Do─ču T├╝rkistan’─▒n Hoten ┼čehrinde sayg─▒n bir m├╝derris ailesinde d├╝nyaya gelir. Y├Ârenin say─▒l─▒ din alimlerinden olan babas─▒ Ferrittin Hac─▒’yi k├╝├ž├╝k ya┼čtayken kaybeder. Bu nedenle d├Ârt erkek ve iki k─▒z karde┼čiyle beraber annesi Sekine Banu Han─▒m’─▒n terbiyesi alt─▒nda b├╝y├╝r. Sekine Banu Han─▒m ise 1863 y─▒l─▒nda Hoten b├Âlgesinde ba─č─▒ms─▒z Hoten Hanl─▒─č─▒ n─▒ kurmu┼č olan Abdurrahman Pa┼ča’n─▒n 2. g├Âbekten torunudur. Hoten’de ilk tahsilini yaparken 10 ya┼č─▒nda annesini kaybeder ┬áve amcas─▒n─▒n himayesine girer. 22 ya┼č─▒nda Karaka┼č nahiyesindeki o devrin ├╝nl├╝ medreselerinde Arap ve Fars dillerini ├Â─črenerek din├« e─čitimini tamamlar ve 1922ÔÇô1930 y─▒llar─▒ aras─▒nda Hoten ve Karaka┼č Nahiyelerinde tefsir ve hadis konular─▒nda m├╝derris olarak g├Ârev yapar.

Mehmet Emin Bu─čra y├╝ksek ilmi ve hitabet yetene─činden dolay─▒ k─▒sa zamanda b├Âlgede ├╝n kazanm─▒┼č ve Uygur T├╝rklerince sayg─▒n ve n├╝fuzlu din adamlar─▒na verilen Hazretim unvan─▒yla an─▒lm─▒┼čt─▒r. Bu nedenle Do─ču T├╝rkistan’da g├╝n├╝m├╝ze kadar Mehmet Emin Hazretim olarak yad edilmi┼čtir.

Gen├ž ya┼čtayken Arap ve Fars dillerinde ┼čiirler yazmaya ba┼člayan Mehmet Emin Bu─čra, o d├Ânemlerde Do─ču T├╝rkistan’da yeni geli┼čmeye ba┼člayan muas─▒rla┼čma faaliyetlerine de aktif olarak kat─▒l─▒r.

Mehmet Emin Bu─čra gen├ž M├╝derris ve talebeleri ├Ârg├╝tleyip T├╝rkistan ├╝zerindeki ├çin hakimiyetinin deh┼čet verici zul├╝m ve bask─▒lar─▒na kar┼č─▒ ├žareler arad─▒. ├çin istilac─▒lar─▒n─▒n zulm├╝ had safhada idi. Uygur T├╝rkleri en basit insan haklar─▒ndan dahi mahrum edilmi┼člerdi. Asl─▒nda ├žok ma─čdur durumda olan ├žift├žiler ve esnaflar a─č─▒r vergilerden ba┼čka ├çin ordusuna ve ├çinli y├Âneticilere “alvang-selik” ad─▒yla har├ž ├Âdemek mecburiyetindeydiler. Bu haks─▒zl─▒─ča kar┼č─▒ y├╝kselen sesler hemen susturuluyordu.

Mehmet Emin Bu─čra i┼če ├Ânce bilimsel ara┼čt─▒rma ile ba┼člar. Bunun i├žin ├ževresindeki ├žok k─▒s─▒tl─▒ imkanlardan ba┼čka, Hoten’den s├╝rekli Hindistan’a gidip gelen t├╝ccarlar ve hac─▒larla, amcas─▒n─▒n evinde sohbet toplant─▒lar─▒ d├╝zenleyerek bilgi toplar. Elindeki k─▒s─▒t─▒ imkanlarla d├╝nyadaki geli┼čmeleri takip etmeye ├žal─▒┼čmaktad─▒r. ÔÇťDo─ču T├╝rkistan davas─▒n─▒ do─čru b├«r ┼čekilde devam ettirmemiz i├žin kendi toplumumuzun tarihini sosyo-ekonomik durumunu, d├╝nyadaki geli┼čmeleri iyi takip etmemiz, ├Â─črenmemiz gerekmektedir. Bug├╝n Do─ču T├╝rkistan davas─▒n─▒ y├╝r├╝t├╝rken yap─▒lan yanl─▒┼čl─▒klar─▒n ├žo─ču eskilerden ders almamak kendi halk─▒m─▒z─▒ anlamamak, d├╝nyadaki geli┼čmeleri iyi takip etmemekten kaynaklanmaktad─▒r. Bug├╝n d├╝nyada teknoloji h─▒zl─▒ geli┼čmekte, biz Uygur T├╝rkleri olarak bu ileri teknolojilerden iyi yararlanmal─▒, d├╝nyadaki geli┼čmeleri iyi takip etmek suretiyle davam─▒z─▒n verimini artt─▒rmal─▒y─▒zÔÇŁ diyordu.

1930 y─▒l─▒n─▒n sonlar─▒na do─čru Hoten’de Mehmet Emin Bu─čra ├Ânderli─činde Mill├« ─░nk─▒lap Te┼čkilat─▒ kurulur. Ocak 1931 de Sabit Damolla Hindistan, T├╝rkiye ve Hicaz gezisinden ├žok ├Ânemli bilgi ve tecr├╝belerle d├Ând├╝─č├╝nde kendisi de ad─▒ ge├žen te┼čkilata kat─▒l─▒r. Mehmet Emin Bu─čra ├Ânderli─čindeki m├╝cahitler, tahminen bir y─▒l s├╝ren gizli faaliyetlerden sonra, 20 ┼×ubat 1932 tarihinde Karaka┼č Nahiyesi’nde Muvakkat Hoten H├╝k├╝meti’nin te┼čkilini kararla┼čt─▒r─▒r. Bu h├╝k├╝mette Karaka┼č kad─▒s─▒ Mehmet Niyaz Alem H├╝k├╝met Reisi, Sabit Damollam ba┼čbakan ve Mehmet Emin Bu─čra da Ba┼čkomutan olarak se├žilir.[130] Silahl─▒ ayaklanman─▒n ├Ânceden belirlenen tarihi ├çinliler taraf─▒ndan fark edilince ayaklanma 22 ┼×ubat 1933ÔÇÖ te Do─ču T├╝rkistanl─▒ bir grup ve acele toplanan 60 m├╝-cahidin kat─▒l─▒m─▒yla Karaka┼č’tan ba┼člat─▒l─▒r. O g├╝n Karaka┼č kurtar─▒l─▒r. K─▒sa bir s├╝re i├žinde Mehmet Emin Bu─čra ├Ânderli─činde M├╝cahitler, Bat─▒’da Ka┼čgar’─▒n Yenihisar Nahiyesi’nden, Do─ču’da Dunhuang’a kadar olan b├Âlgeleri ├çin istilas─▒ndan kurtar─▒p h├╝rriyete kavu┼čtururlar.

Mehmet Emin Bu─čra 12 Kas─▒m 1934 tarihinde Ka┼čgar’da kurulan Do─ču T├╝rkistan ─░slam Cumhuriyeti’nin tesisine b├╝y├╝k katk─▒larda bulundu. Yeni kurulan Cumhuriyete ekonomik ve askeri alanlarda yard─▒mlarda bulundu.

D├Ângenlerin ve Rus kuklas─▒ militarist ┼×ing ┼×i SayÔÇÖin sald─▒r─▒lar─▒na yenik d├╝┼čen Mehmet Emin Bu─čra 1934 y─▒l─▒nda Hindistan’a hicret eder. Bu arada Hindistan ve Afganistan’─▒n Do─ču T├╝rkistan’a s─▒n─▒r olan Pamir ve Vahan y├Ârelerinde silahl─▒ toparlanma ve yurda d├Ân├╝┼č faaliyetlerinde bulunur. Bununla Do─ču T├╝rkistanÔÇÖ─▒n Afganistan ve Ke┼čmir s─▒n─▒rlar─▒na yak─▒n olan da─čl─▒k b├Âlgelerdeki y├Ârelerde gerilla sava┼č─▒yla topra─ča sahip olduktan sonra, d├╝nya kamuoyunun dikkatini ├žekmek ve yeniden Do─ču T├╝rkistan ba─č─▒ms─▒zl─▒k m├╝cadelesini ba┼člatmak i├žin ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r.

Bat─▒ T├╝rkistan’─▒ istila eden Ruslar ve Hindistan’da alevlenmekte olan ba─č─▒ms─▒zl─▒k hareketinden ├žok tedirgin olan ─░ngilizler, s─▒n─▒r b├Âlgelerindeki Mehmet Emin Bu─čra’n─▒n silahl─▒ ba─č─▒ms─▒zl─▒k hareketinden ├žok endi┼čelidirler. Bu nedenle bu iki emperyalist devlet buna izin verilmesinin durdurulmas─▒ i├žin bask─▒ yaparlar. Neticede Mehmet Emin Bu─čra b├Âlgedeki aktif faaliyetleri durdurur ve Afganistan’a s─▒─č─▒nmak zorunda kal─▒r.

Mehmet Emin Bu─čra Afganistan’da 1942 y─▒l─▒na kadar m├╝lteci hayat─▒ ya┼čarken hi├žbir zaman k├Â┼česine ├žekilmez. Aksine m├╝cadelesini kalemiyle ba┼čar─▒l─▒ bir surette devam ettirir. D├Ârt senelik ├žileli yo─čun ├žal─▒┼čmalardan sonra e┼čsiz eseri ┼×arki T├╝rkistan Tarihi’ni milletine bir arma─čan olarak b─▒rak─▒r. Bu eser Do─ču T├╝rkistan’─▒n ger├žek tarihini ├Â─črenmek a├ž─▒s─▒ndan ├žok ├Ânemlidir. Eserin yaz─▒l─▒┼č─▒ndan bu yana 60 y─▒la yak─▒n bir zaman ge├žmesine ra─čmen, eseri ├Ânce ├çin Milliyet├ži H├╝k├╝meti ve sonra ├çin Kom├╝nist Partisi kendi iktidar─▒ i├žin bir tehlike olarak de─čerlendirmi┼č ve kitab─▒n ├çine giri┼čini yasaklam─▒┼čt─▒r.[131]

Mehmet Emin Bu─čra ba─č─▒ms─▒zl─▒k m├╝cadelesini daha etkin bir ┼čekilde s├╝rd├╝rebilmek i├žin 1942 y─▒l─▒nda Afganistan’dan Hindistan’a gelir. Ancak bu seferde, ├çin’in Hindistan’daki konsolosu, Mehmet Emin Bu─čra’n─▒n Hindistan’da kalmas─▒n─▒ ├çin h├╝k├╝metinin uygun g├Ârmedi─čini bildirir ve ├çin’e gitmesinde ─▒srar eder. Mehmet Emin Bu─čra ├çin’e gitmeyi reddeder ve Pi┼čaver’e d├Âner d├Ânmez tutuklan─▒r. Alt─▒ ay g├Âz hapsine al─▒n─▒r.┬á Ancak ├çin’e gitmek ┼čart─▒yla 8 Ocak 1943’te serbest b─▒rak─▒l─▒r. 1945 y─▒l─▒na kadar sava┼č d├Ânemi merkezi Chong ├çing’de bulundu. Sosyal┬á te┼čkilatlarda Do─ču T├╝rkistan davas─▒n─▒ anlatt─▒. Orada bulundu─ču s├╝re i├žerisinde ├žok ├Ânemli ├žal─▒┼čmalar yapt─▒.

1944 y─▒l─▒n─▒n sonunda Mehmet Emin Bu─čra T├╝rkistan’a d├Ând├╝─č├╝nde Do─ču T├╝rkistan’daki durum i├ž a├ž─▒c─▒ de─čildir. Merkezi h├╝k├╝met Do─ču T├╝rkistanÔÇÖdaki bask─▒s─▒n─▒ gittik├že artt─▒rmaktad─▒r. Bu durum kar┼č─▒s─▒nda Bu─čra, halka, ├Âzellikle de gen├žlere mill├« ┼čuur kazand─▒rmaya ├žal─▒┼č─▒r. ├çin’den d├Ânen m├╝cadele arkada┼č─▒ ─░sa Yusuf Alptekin ile beraber Altay dergisinde ve Erk gazetesinde makaleler yazar.

1978’e kadar Do─ču T├╝rkistan’da belli ideolojiye milli edebiyat─▒, milli k├╝lt├╝r├╝ yok etme e─čitimi uygulanm─▒┼čt─▒r. Milli k├╝lt├╝r, dini inan├ž ve milli edebiyat yok edilmeye ├žal─▒┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. Bu yapt─▒r─▒mlar kar┼č─▒s─▒nda kendi ├Ârf ve adetlerine, milli edebiyat─▒na s─▒k─▒ s─▒k─▒ya ba─čl─▒ Uygur T├╝rkleri, g├╝n├╝m├╝ze kadar her alanda kendi edebiyat ve k├╝lt├╝rlerini korumak ve geli┼čtirmek i├žin m├╝cadele vermi┼člerdir.

Bu─čra 1951 senesinde T├╝rkiye’ye gelir. T├╝rkiyeÔÇÖye geldikten sonra da Do─ču T├╝rkistan davas─▒ i├žin aktif ┼čekilde siyasi ve sosyal faaliyetlerde bulunur. ─░stanbulda kald─▒─č─▒ 1951ÔÇô1954 y─▒llar─▒nda T├╝rkistan adl─▒ bir dergi yay─▒nlar. Dergi adeta T├╝rkistan’─▒n her iki kanad─▒n─▒n h├╝rriyet m├╝cadelesi organ─▒ g├Âr├╝n├╝m├╝ndedir. T├╝rk d├╝nyas─▒na hitap eden ilmi bir dergidir. 1953 sonbahar─▒nda ge├žirdi─či kalp krizi dolay─▒s─▒yla M. Bu─čran─▒n bir s├╝re yata─ča ba─čl─▒ kalmas─▒ndan dolay─▒ derginin yay─▒n─▒ durur.

1953’te Ankara’ya ta┼č─▒nan M. Bu─čra art─▒k T.C. vatanda┼č─▒d─▒r. 1956da Ankara’da T├╝rkistan’─▒n Sesi ad─▒nda ayl─▒k bir dergi yay─▒nlar ve bu derginin Do─ču T├╝rkistan s├Âzc├╝l├╝─č├╝ a─č─▒r basmaktad─▒r. M. Bu─čra ayn─▒ tarihte The voice of T├╝rkistan ad─▒nda ├╝├ž ayl─▒k ingilizce dergiyi de yay─▒na sokar.[132]

Mehmet Emin Bu─čra b├╝t├╝n ├žal─▒┼čmalar─▒nda T├╝rkistan’─▒n her iki kanad─▒n─▒ g├Âz├Ân├╝nde bulundurur. T├╝rkiye’de yerle┼čik Bat─▒ T├╝rkistanl─▒, Kafkasyal─▒, ─░dil-Ural ve Azerbaycanl─▒ liderlerle bu ama├žlar do─črultusunda i┼čbirli─či yapar. Kom├╝nist rejimin ├ž├Âkece─čini kesin olarak s├Âylemektedir. B├Âylece geli┼čen i┼čbirli─či sayesinde bir yandan Asya ve Afrika’da konferanslara kat─▒l─▒r, di─čer yandan de─či┼čik ├╝lkelerde temaslar kurar. ├çin ve Eski Sovyet rejimlerinin yay─▒lmac─▒, s├Âm├╝rgeci niteli─čini g├Âzler ├Ân├╝ne sermeye ├žal─▒┼č─▒r.

Bu─čra’n─▒n b├╝t├╝n hayat─▒n─▒n incelenmesi sonucunda, onun ileri g├Âr├╝┼čl├╝ bir devlet adam─▒, politikac─▒, ulema, tarih├ži, yazar, ┼čair ve e─čitimci ki┼čili─čiyle kutsal Do─ču T├╝rkistan topraklar─▒n─▒n 20. y├╝zy─▒lda yeti┼čtirdi─či en b├╝y├╝k liderlerden biri oldu─čunu anlar─▒z.

Bu─čra’n─▒n yukar─▒da da bahsetti─čimiz gibi dava adaml─▒─č─▒n─▒n yan─▒nda bir de edeb├« y├Ân├╝ de vard─▒r. 1983 ve 1984 y─▒llar─▒nda k─▒z─▒ Fatma Han─▒m taraf─▒ndan ne┼čredilen Yatan kayg─▒s─▒ adl─▒ ┼čiir kitab─▒ ve Kutluk T├╝rkan Operat─▒ adl─▒ sahne eserine dayanarak bunu s├Âyleyebiliriz. Eserleri edeb├«lik bak─▒m─▒ndan olsun, dil bak─▒m─▒ndan olsun y├╝ksek seviyededir. Konu irtibaliyla da zengin bir i├žeri─če sahiptir. Eserlerinde Uygur Edebiyat─▒’nda yayg─▒n bir ┼čekilde kullan─▒lan edeb├« vas─▒talar─▒ ustal─▒kla kulland─▒─č─▒n─▒ g├Ârebiliriz.

Kitapta bulunan ┼čiirleri ┼čekil y├Ân├╝nden inceleyecek olursak M. Bu─čra’n─▒n divan edebiyat─▒n─▒n yan─▒nda halk edebiyat─▒n─▒ da ├žok iyi bildi─či g├Âr├╝l├╝r. M. Bu─čra n─▒n gazel, m├╝seddes, muhammes gibi divan ┼čiir ┼čekillerinde yazm─▒┼č oldu─ču ┼čiirleriyle birlikte hece ├Âl├ž├╝s├╝yle yazd─▒─č─▒ Yurtum, Atamizning ├ľz Ogli Biz ve Oygan Millet gibi ┼čiirleri de bulunmaktad─▒r. Ayr─▒ca ┼čiirlerinde vatan sevgisi, T├╝rkl├╝k ve tarih i┼členmektedir. M. Bu─čra ayn─▒ zamanda bir opera yazar─▒d─▒r. 1984’te ne┼čredilen Kutluk-T├╝rkan Opereti adl─▒ sahne eseri Bu─čran─▒n edeb├« yetene─čini ortaya koyan ├žal─▒┼čmalar─▒ndan biridir. 7 perde 17 sahneden ibaret bu tarihi operada 8. y├╝zy─▒lda kurulan Uygur devletinin hakan─▒ Yulug Hakan─▒n o─člu Kutluk Tekin ile Ku├ža Hakan─▒ K├╝n Han─▒n k─▒z─▒ T├╝rkan Terim in a┼čk─▒ ve bununla birlikte Uygur Devleti nde ortaya ├ž─▒kan kar─▒┼č─▒kl─▒klar anlat─▒lmaktad─▒r. M. Bu─čra bu tarihi operas─▒nda da vatan ve millet sevgisini ifade etmekten vazge├žmez. ├ľrne─čin 2. Perdede yer alan bir ┼čiirde ┼č├Âyle denilmektedir:

T├╝rk elining erlerimiz
T├╝rkistand─▒r yerlerimiz
Aksun kan terlerimiz
Meng├╝ bolsun T├╝rk eli
Y├╝zming ya┼ča ey hakan
Ulus bizning can─▒m─▒z
Yurt s├Âymek iman─▒m─▒z
Ulug T├╝rkl├╝k yolida
Feda bolsun kanimiz
Mengg├╝ bolsun T├╝rk eli
Y├╝zming yasa ey hakan

Onun ┼čiirlerinin konusunu belli ba┼čl─▒ birka├ž maddeye toplayabiliriz:

Hayat─▒ boyunca Do─ču T├╝rkistan’─▒n T├╝rk topra─č─▒ oldu─čunu savunan, o topraklarda ya┼čayan halklar─▒n bir oldu─čunu ├çinlilere anlatmak i├žin ├žabalayan Bu─čra ger├žek bir vatanperver olmakla birlikte koyu bir T├╝rk milliyet├žisidir. Bunu onun ┼čiirlerinden de anlamak m├╝mk├╝nd├╝r. “Zaten vatanperverlik ile milliyet├žilik birbirine s─▒k─▒ s─▒k─▒ya ba─čl─▒ ve birbirini tamamlayan kavramlard─▒r. Vatan─▒n─▒ sevmeyen milletini sevmez, milletini sevmeyen de vatan─▒n─▒ sevmez. Bu─čran─▒n bu y├Ân├╝ Yurt ve Millet adl─▒ ┼čiirinde ┼č├Âyle ifade edilmektedir:

Akli bar bolgan ├Âz yurt ini can ├╝stide
Tecr├╝be ehli tutar milletini canan ├╝stide
Yurtuni s├Âygen yasar izzet iman ├╝stide,
Milletini s├Âymigen ├Âlgey pi┼čman ├╝stide.

O, b├╝t├╝n T├╝rk boylar─▒n─▒n dili bir, k├╝lt├╝r├╝ bir, dini bir karde┼č oldu─čunu birlik beraberlik i├žinde emperyalizme kar┼č─▒ m├╝cadele etmeye ├ža─č─▒rmaktad─▒r. Bu husus onun Atamizning ├ľz Ogli Biz adl─▒ ┼čiirinde ifade edilmektedir.[133]

Bir ataning on ogli biz,
On oglining y├╝z ogli biz
Atamizning ├Âz ogli biz,
T├╝rk oglibiz T├╝rk ogli biz.
Bir ajunga taralsakmu.
Keng illerge yay─▒lsakmu.
Aymak aymak atalsakmu
Yine bar├že T├╝rk ogli biz
Ba┼člangu├žta bir t├Ârelduk,
├ľtk├╝n├žlerde bille kelduk,
Bille yiglap bille k├╝ld├╝k,
Ayrilmagan T├╝rk ogli biz.
Bir ├╝lkede alte oymak,
Biri yagdur, biri kaymak.
Bar├že bir s├╝t birdur ayak,
Nigizi bir T├╝rk ogli biz.
Bir ulus biz her bir ├žayda.
T├╝zde bolsak yaki tagda,
Solda bolsak yaki sa─čda,
├ľzgiri┼č yok T├╝rk ogli biz.
Uygur, Kazak, K─▒rg─▒z, Tacik,
├ľzbek, Tatar b├╝y├╝k birlik.
Bir bolga├žka kalur tirik,
Ayrilmayli T├╝rk ogli biz.

Bunu Silkin adl─▒ ┼čiirinde de g├Âr├╝yoruz: Mesel├ó:

Men bir T├╝rk men, ulusum T├╝rk, aymak─▒m T├╝rk,
Ajun i├žre k├Ângl├╝mdiki amrakim T├╝rk.
Kaygu sevin├ž her isimde ortak─▒m T├╝rk,
┼×anim T├╝rkl├╝k ay y─▒ld─▒zl─▒k bayrakim T├╝rk.

┼×air b├╝t├╝n ┼čiirlerinde Do─ču T├╝rkistanl─▒lar─▒ birlik beraberli─če ├ža─č─▒rmakta ve m├╝cadelede ba┼čarman─▒n tek yolunun birlik beraberlik sa─čland─▒─č─▒ zaman ger├žekle┼čece─čini s├Âylemektedir. Birlik olan toplumun hi├žbir zaman yok olmayaca─č─▒n─▒ belirtmekte ve bu husus onun Toplan Millet adl─▒ ┼čiirinde ┼č├Âyle ifade edilmektedir:[134]

Ba┼č─▒m─▒zda ulug Millet sevdas─▒,
Can ci─čerler bu vatanning ┼čeydasi.
┼×iarimiz Erkinlikning davasi,
Milli birlik derdimizning devas─▒.
Birlik birlen y├╝rgen millet yokalmas,
Y├╝rgen millet orta yolda hi├ž kalmas.
Y├╝reyli biz bizni ki┼či tosalmas,
Toplan millet togra yolda y├╝reyli.

M. Bu─čra ┼čiirlerinde Do─ču T├╝rkistan’─▒n ├žok eskiden beri T├╝rk topra─č─▒ oldu─čunu, gelen g├Â├žmen ├çinlilerin ge├žici misafir oldu─čunu bir g├╝n onlar─▒n gidece─čini, vatan─▒n eninde sonunda bizim olaca─č─▒n─▒ vurgulamaktad─▒r. O ┼čiirinde benzetmeyi ustal─▒kla kullanm─▒┼čt─▒r. O Do─ču T├╝rkistanÔÇÖ─▒ bah├žeye, orada ya┼čayan T├╝rk k├Âkenli halklar─▒ b├╝lb├╝le, ├çinlileri ise karga, kuzgun ve kediye benzetir. Bah├ženin sahibi b├╝lb├╝ld├╝r. Karga ve kedilerin yeri buras─▒ de─čildir der. Bu konuyu Vatan Bizningdur adl─▒ ┼čiirinde ┼č├Âyle ifade etmekte:

Ya┼čap kelduk minglar├že yil biz bu toprakta,
Can berduk biz, ┼čan alduk biz u┼čbu toprakta.
Yaratilduk. hem k├Âm├╝lduk biz ┼ču toprakta,
Ta kiyamet biz ya┼čaymiz hem bu toprakta.
Kelip tu┼čken ki┼čilerni sanaymiz mehman,
Konup otken kafileni ataymiz karvan.
Basip kirgen k├╝├žni deymiz heksiz elemen,
├ľy igisi bolalmaslar yah┼či ya yaman.
Kelgen ketar, biz kalurmiz veten bizningdur.
Karga kuzgun bag ┼čehiga kelip konsimu,
Segizhanlar kekekleban u├žup y├╝rsimu,
─░t m├Â┼č├╝kler s├╝ngg├╝├žlerden ├Ât├╝p kirsimu,
B├╝lb├╝l bunga heyran bolup karap tursimu,
Bag b├╝lb├╝lningkidur hemde veten bizningdur.

Mehmet Emin Bu─čra’n─▒n siyasi bilince kavu┼čtu─ču ilk gen├žlik y─▒llar─▒ndan beri ├žok yo─čun ve co┼čkulu ya┼čam─▒na dayanamayan kalbi 14 Haziran 1965’te ├Â─čle ├╝zeri ge├žirdi─či ├╝├ž├╝nc├╝ krizde durur. Netice itibar─▒yla, Mehmet Emin Bu─čra, sahip oldu─ču pek ├žok , kabiliyetleriyle T├╝rk d├╝nyas─▒n─▒n yeti┼čtirdi─či nadir insanlar─▒n biridir.[135]

 

4.Atat├╝rkÔÇÖ├╝n T├╝rkiye d─▒┼č─▒ndaki T├╝rklerle ilgili d├╝┼č├╝nce ve faaliyetleri

Atat├╝rk, Misak-─▒ Milli ile tespit edilen s─▒n─▒rlar d─▒┼č─▒ndaki T├╝rklerle ilgili olarak: “T├╝rkiye d─▒┼č─▒nda kalm─▒┼č T├╝rkler i├žin, ilkin k├╝lt├╝r meseleleriyle ilgilenilmelidir. Nitekim biz T├╝rkl├╝k davas─▒n─▒ b├Âyle m├╝spet ├Âl├ž├╝de ele alm─▒┼č bulunuyoruz. B├╝y├╝k T├╝rk tarihinde, T├╝rk dilinin kaynaklar─▒na, zengin leh├želerine, eski T├╝rk eserlerine ├Ânem veriyoruz. Baykal G├Âl├╝ ├Âtesindeki Yakut T├╝rkleri’nin dil ve k├╝lt├╝rlerini bile ihmal etmiyoruz.” diyerek T├╝rk d├╝nyas─▒ndaki dil ve tarih birli─či ├žal─▒┼čmalar─▒na ne kadar ├Ânem verdi─čini g├Âsterir[136]. Atat├╝rk, Cumhuriyetin ilan─▒ndan sonra s├Âyledi─či nutuklarda bilhassa ┼ču hususlar─▒ dile getirmektedir: “T├╝rkiye Cumhuriyeti’nin temeli k├╝lt├╝rd├╝r… Cumhuriyetimizin dayana─č─▒ T├╝rk milletidir. Bu milletin fertleri ile dolu olursa, o millete dayanan Cumhuriyet o kadar kuvvetli olur.” Yine O, “Milli his ile milli dil aras─▒ndaki ba─č ├žok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olmas─▒ milli hissin inki┼čaf─▒nda (geli┼čmesinde) ba┼čl─▒ca m├╝essirdir (etkendir). T├╝rk dili dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil ┼čuurla i┼člensin ├╝lkesini, y├╝ksek istiklalini korumas─▒n─▒ bilen T├╝rk milleti, dilini de yabana diller boyunduru─čundan kurtarmal─▒d─▒r”.[137] Bu s├Âzleriyle Atat├╝rk, Cumhuriyet T├╝rkiyesi’nin en b├╝y├╝k vazifelerinden birinin, milli k├╝lt├╝r├╝m├╝z├╝n temel ta┼č─▒ olan zengin T├╝rk dili ile t├╝m d├Ânemleriyle insanl─▒─ča y├Ân kazand─▒ran ┼čanl─▒ T├╝rk tarihinin ├Ânemini ifade etmektedir.

Balkan Sava┼člar─▒ s─▒ras─▒nda ba┼člayan ve h─▒zlanarak devam eden bir T├╝rk birli─činin sa─članmas─▒ y├Ân├╝ndeki ├žal─▒┼čmalar─▒n varl─▒─č─▒ bilinmektedir. Bu ├žal─▒┼čmay─▒ y├╝r├╝ten gruplardan birisi; siyasi birlik fikrine a─č─▒rl─▒k verilmesini ve bilhassa Rusya i┼čgalinde ya┼čayan T├╝rklerin de bu birli─če dahil edilmesini savunurken, di─čer bir grup ise T├╝rk Birli─či fikrini dilde, k├╝lt├╝rde ve ├╝lkede birlik olarak g├Âr├╝yordu. Di─čer bir deyi┼čle[138], T├╝rkiye d─▒┼č─▒nda ya┼čayan T├╝rklerle k├╝lt├╝r birli─či i├žinde bulunulmas─▒n─▒n daha do─čru olaca─č─▒n─▒ savunuyorlard─▒. ─░lk grubun fikirleri I. D├╝nya Sava┼č─▒ esnas─▒nda daha da a─č─▒rl─▒k kazanm─▒┼č g├Âr├╝n├╝yordu. Nitekim, Enver Pa┼ča ve arkada┼člar─▒, bu fikre inanarak hareket etmi┼čler ve bu durum Ruslar─▒ yeni sistemlerine ge├žmelerine ra─čmen, olduk├ža tedirgin etmi┼čti. ─░ster Milli M├╝cadele y─▒llar─▒nda, ister Cumhuriyet kurulduktan sonra, Atat├╝rk’├╝n, tercihi daha ├žok bu ikinci gruptaki T├╝rk├ž├╝lerin fikirleri, yani dikle ve k├╝lt├╝rde birlik siyaseti, olmu┼čtur. Atat├╝rk’├╝n bu en mant─▒kl─▒ ve me┼čru yolu tercih etmesine ra─čmen, Sovyetler, T├╝rk d├╝nyas─▒nda bir dil ve k├╝lt├╝r birli─činin ger├žekle┼čmemesi i├žin, Rus idaresinde ya┼čayan T├╝rklere 1927ÔÇô1930 y─▒llar─▒ aras─▒nda Latin Alfabesi yerine Arap Alfabesi’ni, T├╝rkiye 1928 Harf ─░nk─▒lab─▒n─▒ ger├žekle┼čtirerek Latin Alfabesi’ne ge├žmesi ├╝zerine Kiril Alfabesi’ni kendi idaresi alt─▒ndaki T├╝rklere kulland─▒rtm─▒┼čt─▒r.

Birinci D├╝nya Sava┼č─▒ esnas─▒nda T├╝rkler aras─▒nda birlik fikrini siyasi y├Ân├╝ ile d├╝┼č├╝n├╝p savunmu┼č, fakat harbin sonunda bu fikirlerden vazge├žerek Mustafa Kemal Pa┼ča ve arkada┼člar─▒n─▒ desteklemi┼č, mevcut ┼čartlara g├Âre dilde ve k├╝lt├╝rde birlik fikrinin ger├žekle┼čmesi i├žin ├žal─▒┼čman─▒n daha mant─▒ki olaca─č─▒na inanm─▒┼č olan Yusuf Ak├žura, Ahmet A─čao─člu ve Sadri Maksudi gibi pek ├žok fikir adamlar─▒, Sovyetlerin alfabe de─či┼čikli─či ile T├╝rk d├╝nyas─▒nda yaratt─▒klar─▒ dil ve k├╝lt├╝r kopuklu─čunun giderilmesi gerekti─čini Atat├╝rk’e iletmeye ├žal─▒┼čm─▒┼člard─▒r. Atat├╝rk, mant─▒kl─▒ ve me┼čru olan bu fikirleri benimseyerek hem T├╝rk d├╝nyas─▒ndaki bu k├╝lt├╝r kopuklu─čunu telafi etmek, hem de T├╝rk milleti i├žin hedef olarak g├Âsterdi─či Bat─▒ alemi ile olan m├╝nasebetlerini daha d├╝zenli bir ┼čekilde y├╝r├╝tmek ├╝zere ├Â─črenimi daha kolay olan Latin Alfabesi’ne ge├ži┼či 1 Kas─▒m 1928’de ger├žekle┼čtirmi┼čtir. Bu alfabe de─či┼čikli─či ile T├╝rk d├╝nyas─▒ndaki k├╝lt├╝r kopuklu─ču b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de giderilmi┼č, ancak T├╝rk d├╝nyas─▒nda birlik istemeyen Sovyetler, II. D├╝nya Sava┼č─▒’ndan ├Ânce, Rus idaresinde ya┼čayan T├╝rklere Kril alfabesinin kullan─▒lmas─▒ dayatmas─▒nda bulunarak, T├╝rkiye ile k├╝lt├╝rel ba─člar─▒ k─▒rma y├Ân├╝nde radikal bir karar alm─▒┼člard─▒r. Bu s─▒ralarda Atat├╝rk’├╝n, milli k├╝lt├╝r├╝m├╝z├╝n temelini te┼čkil eden dil ve tarih ara┼čt─▒rmalar─▒ i├žin ├žal─▒┼čmalar─▒na daha fazla h─▒z verdi─či g├Âr├╝lmektedir. Nitekim Onun, uzun y─▒llar T├╝rk k├╝lt├╝r├╝n├╝n ve T├╝rkl├╝k ┼čuurunun canlan─▒p yay─▒lmas─▒nda b├╝y├╝k hizmetleri ge├žmi┼č olan T├╝rk Ocaklar─▒ n─▒n faaliyetlerini desteklemesinin yan─▒ s─▒ra, T├╝rk dilini ve tarihini bilimsel usullerle ara┼čt─▒r─▒p ortaya koyacak kurumlar─▒n─▒ kurdu─čuna ┼čahit oluyoruz. Bu m├╝esseselerin verimli bir ┼čekilde ├žal─▒┼čabilmesi ve ├Âng├Âr├╝len hedefe ula┼č─▒labilmesi i├žin de gerekli maddi imkan─▒ sa─člam─▒┼čt─▒r. Atat├╝rk’├╝n direktifleriyle T├╝rk tarihi ve dili ├╝zerine kongreler d├╝zenlenerek T├╝rk k├╝lt├╝r birli─či bilimsel platformlarda desteklenmi┼čtir[139].

 

ATAT├ťRKÔÇÖ├╝n AZERBAYCAN, T├ťRK─░STAN ve KIRIM T├╝rkleri ile m├╝nasebetleri

1920 ve 1921 seneleri, istikl├óli i├žin sava┼čan T├╝rk milleti ile onun b├╝y├╝k ├Ânderi Mustafa Kemal Pa┼ča i├žin fevkal├óde zor bir devre olarak bilinir. Fakat bu devrin b├╝t├╝n g├╝├žl├╝klerine ra─čmen, T├╝rk milleti ve Mustafa Kemal Pa┼ča, hedefe varmak ├╝midiyle inatla m├╝c├ódeleye devam etmektedir. ─░┼čte bu ┼čartlarda dahi, Atat├╝rk, yaln─▒z Anadolu T├╝rkl├╝─č├╝n├╝n de─čil, ayn─▒ zamanda di─čer T├╝rk topluluklar─▒n─▒n bu meyanda T├╝rkistan T├╝rklerinin de gelecekleri ile ilgilenmi┼čtir. Bunun en belirgin misalleri a┼ča─č─▒da takdim edilen vesikalarda g├Âr├╝lecektir.

Sene 1920 sonlar─▒. Rusya’da kurulan yeni Sovyet rejiminin ileri gelenleri ile m├╝┼čterek d├╝┼čmana (ingilizlere) kar┼č─▒ bir ittifak kurmak maksadiyle Moskova’ya g├Ânderilen H├óriciye vekili Bekir Sami Bey ba┼čkanl─▒─č─▒ndaki heyet, Sovyetlerin iki y├╝zl├╝ tutumlar─▒ sebebiyle bir netice alamadan Ankara’ya d├Ânmek ├╝zeredir. Mustafa Kemal Pa┼ča ile T.B.M.M. H├╝k├╝meti, Ali Fuad Pa┼ča’y─▒ fevkal├ódeden el├ži olarak Moskova’ya g├Ândermeye ve Sovyet y├Âneticileri ile bu ittifak─▒ sa─člamaya karar verirler. ─░┼čte bu kritik g├╝nlerde Mustafa Kemal Pa┼ča’n─▒n T.B.M.M. Ba┼čkanl─▒─č─▒na ┼ču takriri verdi─čini g├Âr├╝yoruz:

“B├ťY├ťK M─░LLET MECL─░S─░ R─░YASET─░ CEL─░LES─░NE,

T├╝rkiye B├╝y├╝k Millet Meclisi ├ézas─▒ndan Tevfik R├╝┼čt├╝, ─░smail Suphi, Besim Atalay ve Fuad Beyler tetkikat-─▒ ilmiye heyeti olarak Moskova sefaret heyetiyle birlikte mahall-i mezk├╗re azimet edeceklerinden m├«r-i mumaileyhimin vazifelerinin devam─▒ m├╝ddettince mezun addedilmelerini rica ederim. 11/10/1336, (1920) B.M.M. Reisi Mustafa Kemal”[140]

Riyaset makam─▒nda bulunan ─░kinci Reis Vekili Vehbi Efendi’nin daveti ├╝zerine Mustafa Kemal Pa┼ča, verdi─či takrir hakk─▒nda izahatta bulunmak i├žin k├╝rs├╝ye gelir ve Meclis ├╝yelerine ┼čunlar─▒ s├Âyler:

“Arkada┼člar,

Mal├╗m-u ├óliniz oldu─ču ve├žhile Rusya’ya bir sefaret heyeti g├Ânderiyoruz. Bu hey’et-i sefaret esasen mal├╗m olan ve mazbut olan kadrosu dahilindedir. Fakat Rusya’da ve Rusya ile temasta nam├╝tenahi ─░sl├óm k├╝tleleri vard─▒r. Bu isl├óm k├╝tleleri i├žinde bizim ifa edebilece─čimiz bir tak─▒m husus├«, mahrem ve fevkal├óde vazaifimiz vard─▒r. Bittabi bu vazaifin mahiyeti il├ón edilerek oraya memur, heyet g├Ânderilemez. S─▒rf bu vazaif-i mahsusay─▒ ├«fa ettirebilmek, t├ókib ettirebilmek, icab─▒nda izhar edilebilmek ├╝zere heyet-i kadrosuna heyet-i ilmiye namiyle bir heyet il├óve edilmi┼čtir. Heyet-i ilmiye denildi─či zaman man├ós─▒ndan istidlal edildi─či gibi, orada yaln─▒z tetkikat-─▒ ilmiye yapacak de─čildir. ─░fade etti─čim gibi vazaif-i mahsusa ├«fa edecektir. Bu vazaif-i mahsusay─▒ ├«fa etmek ├╝zere H├╝k├╝met, Heyet-i Vekileniz ve oraya reis olarak memur etti─činiz z├ót bittabi birtak─▒m n├╝kat-─▒ nazardan b├óz─▒ zevat─▒ intihap etmi┼čtir. Bu zevat─▒ Heyet-i Aliyeniz ├ózas─▒ndan intihap eder. Heyet-i Aliyeniz h├óricinden de intihap edebilir. Nitekim bir├žok memurlar─▒m─▒z vard─▒r. ┼×imdi Heyet-i Aliyeniz meyanmdan bu vazaif-i mahsusay─▒ ifa etmek ├╝zere intihab─▒ d├╝┼č├╝n├╝len zevat─▒n intihab─▒ d├╝┼č├╝n├╝lmek ve bu vazifelere izam edilebilmeleri i├žin bittabi kendilerine vazifeleri devam etti-┼či m├╝ddet├že mezuniyet verilmek l├óz─▒md─▒r. Mesele gayet basittir. Bunu ba┼čka ┼čekilde bast ve temhit edersek Heyet-i ├éliyenizi temsil etmek ├╝zere Heyet-i Aliyeniz nam─▒na tetkikatta bulunmak ├╝zere bir heyet g├Ânderiliyor. Bittabi h├╝k├╝metin teklif etti─či bir tarzda olamaz. Heyet-i Umumiye intihab eder. Ve bu suretle m├╝ntahap olan ├óza arkada┼člar─▒m─▒z gider. Fakat bu gidecek olan zevat ve mahiyette de─čildir. Onun i├žin gerek ait olan vek├óletin gerek oraya gidecek olan sefirle arkada┼čl─▒k etmeleri itibariyle intihab edilmi┼č arkada┼člard─▒r. ─░simleri c├╝mlece mal├╗mdur. Tekrar okuyal─▒m efendim. Tevfik R├╝┼čt├╝ Bey, ─░smail Suphi Bey, Besim Atalay Bey ve Fu-─▒d Bey. Bunlar Heyet-i ├óliyenizi temsil etmek ├╝zere gidecek heyet de─čildir. Oradaki sefir-i kebirin riyasetinde ve refakatinde icray─▒ vazife edeceklerdir. Mezuniyet ita buyurmazsan─▒z gidemezler. Mezuniyet ita buyurulsun ve gitsinler vazifeyi ├«fa etsinler”.[141]

Mustafa Kemal Pa┼ča’n─▒n bu izahat─▒ndan sonra takrir oya sunulup ittifakla kabul edilmi┼čtir.

Atat├╝rk’├╝n vazaif-i mahsusa ile sefaret heyetiyle birlikte Moskova’ya g├Ânderdi─či bu ilmiye heyetinden ─░smail Suphi Bey’in bir m├╝ddet sonra T├╝rkistan’a g├Ânderildi─čini g├Âr├╝yoruz. 1921 Temmuzu sonlar─▒nda Buh├óra’ya varan ─░smail Suphi Bey’in vazifesi, Atat├╝rk’├╝n direktifleri istikametinde, “T├╝rkistan Mill├« Birli─či’nin kurulu┼ču i├žin T├╝rkistan T├╝rkleri aras─▒nda arabuluculuk yapmakt─▒. Bu hususta o zamanlar T├╝rkistan liderlerinden biri olan rahmetli Profes├Âr A.Z.V. Togan, h├ót─▒ralar─▒nda ┼č├Âyle diyor:

“Temmuzda Ankara B├╝y├╝k Millet Meclisi ├ózas─▒ ─░smail Suphi (Soysall─▒o─člu) Bey Buh├óra’ya gelmi┼čti. O resmen, g├╝ya Kom├╝nist Partisi taraftar─▒ bir T├╝rk mebusu olarak seyahat ediyordu. Bu cihetten T├╝rkistan’da serbest gezmek imk├ón─▒n─▒ elde etmi┼čti. Hatt├ó Hive’ye bile gidip geldi. Fakat kendisi Mustafa Kemal Pa┼ča taraf─▒ndan vazifelendirilmi┼čti. Bu z├ót Buh├óra’da iken benimle birka├ž defa g├Âr├╝┼čt├╝kten sonra benim ricam─▒ kabul ederek o zaman birbirleriyle rakip durumda olan ├ľzbek ve Tacik z├╝mreleriyle g├Âr├╝┼čt├╝. T├╝rkistan Mill├« Birli─či’nin y├óni M├╝┼čterek Komite’nin kurulmas─▒n─▒n bir ├ž─▒kmaza u─čram─▒┼č olmas─▒ndan endi┼če duydu, taraftarlar─▒n bir ak┼čam bir yerde toplanmalar─▒n─▒ teklif etti. 30 Temmuz ak┼čam─▒ Mirza Abd├╝lkadir’in evinde topland─▒k. ─░smail Suphi Bey ├Ânce taraflarla konu┼čarak M├╝┼čterek Komite riyasetine beni intihap etmelerini teklif etmi┼č, onun bu teklifi kabul edilmi┼čti. Ak┼čam toplant─▒s─▒nda g├╝zel bir nutuk s├Âyledi. Ayn─▒ teklifi yapt─▒. ─░ttifakla kabul ettiler. Merkez Komitenin di─čer azalar─▒ da orada intihap edildi. Bununla ben A─čustos 2’de T├╝rkistan Mill├« Birli─či’nin y├óni M├╝┼čterek Komite’nin reisi s─▒fatiyle faaliyete ge├žtim. Bu kritik g├╝nlerde y├óni T├╝rkiye’den Mustafa Kemal Pa┼ča taraf─▒ndan g├Ânderilen bu mebusun Kazak Ala┼č-Orda m├╝messillerinin, bilhassa Din┼če’nin ve Afgan sefiri Abd├╝rresul Han’─▒n T├╝rkistan i├žin bir mill├« m├╝c├ódele merkezi kurulmas─▒nda kat’├« ve niha├« tesirleri oldu”[142]

T├╝rkistan’daki vazifesini tamamlayan ─░smail Suphi Bey, Eyl├╝l sonlar─▒nda T├╝rkiye’ye d├Ânm├╝┼č, T├╝rkistan ahvali ve kendi faaliyetleri hakk─▒nda haz─▒rlad─▒─č─▒ tafsil├ótl─▒ bir raporu Atat├╝rk’e takdim etmi┼čtir. Bug├╝n, muhtevas─▒ hepimizce bir merak konusu olan bu rapor, Ankara’daki Cumhuriyet Ar┼čivinde bulunmaktad─▒r .

Sene yine 1921. O zamana kadar Ankara’da sadece ├╝├ž devletin temsilcili─či bulunuyordu: Afganistan Sefareti, Azerbaycan Sefareti ve Sovyet Sefareti. Ali Fuad Pa┼ča ba┼čkanl─▒─č─▒ndaki T├╝rk sefaret heyetinin Moskova’ya hareketinden bir m├╝ddet sonra Ankara’ya d├Ârd├╝nc├╝ bir sefaret heyeti geldi. Bu, Buhara CumhuriyetiÔÇÖnden idi. Bol┼čevik ─░htil├ólinden sonra kurulan ve Sovyet ┼×├╗ralar─▒na dahil edilen Buhara Cumhuriyeti’nin ileri gelenleri Anadolu’daki istikl├ól m├╝c├ódelesini dikkatle takip ediyorlard─▒. T├╝rkiye’nin ba┼čar─▒s─▒ i├žin madd├« ve manev├« her t├╝rl├╝ fedak├órl─▒─č─▒ yapmaya haz─▒r olan Buh├óral─▒lar, Ankara’ya iki ki┼čilik bir el├žilik heyeti g├Ândermi┼člerdi. El├ži olarak T├╝rkiye’de tahsil g├Ârm├╝┼č olan Recep Bey, maslahatg├╝zar olarak da Nazir├« Bey vazife g├Âr├╝yordu. Bu heyet Mustafa Kemal Pa┼ča’ya verilmek ├╝zere b├óz─▒ hediyeler de getirmi┼čti. Hediyeler aras─▒nda bilhassa d├Ârt tanesi dikkati ├žekiyordu. Bunlardan biri Timur’un Kur’an-─▒ Kerim’i, ├╝├ž tanesi de Buh├óral─▒ k─▒l─▒├ž├ž─▒lar─▒n yapt─▒klar─▒ pala ┼čeklindeki k─▒l─▒├žlard─▒.

Buhara heyeti Ankara’ya geli┼činin ertesi g├╝n├╝ Atat├╝rk taraf─▒ndan ├çankaya k├Â┼čk├╝nde kabul edilmi┼čti. ├çankaya’da saatlerce kalarak Atat├╝rk’le g├Âr├╝┼čen Buhara heyeti, T├╝rkistan ve Rusya ahvali hakk─▒nda geni┼č bilgi vermi┼člerdir. Fakat, ne hazindir ki Buh├óral─▒ el├žilerin bu tarih├« m├╝lakatlar─▒ hakk─▒nda tafsil├ótl─▒ bilgi edinilememi┼čtir.

Buhara el├žilerinin verdi─či mal├╗mattan son derece memmun ve m├╝tehassis olan Atat├╝rk, 17 Ocak 1921’de T├╝rkiye B├╝y├╝k Millet Meclisi k├╝rs├╝s├╝nden ┼č├Âyle hitap ediyordu: “Muhterem arkada┼člar! T├╝rkistanl─▒ karde┼člerimiz Sakarya zaferi m├╝n├ósebetiyle bize ├╝├ž k─▒l─▒├ž ve bir de Kur’an-─▒ Ker├«m g├Ândermi┼čler. T├╝rk milleti ad─▒na kendilerine te┼čekk├╝r ederim. Bu mukaddes kitab─▒ T├╝rk milletine hediye ediyorum. Bu ├╝├ž muazzezlerden (k─▒l─▒├žlardan) birini ben ald─▒m, ikincisini Bat─▒ Cephesi Kumandan─▒ olarak ─░smet Pa┼ča’ya verdim. ├ť├ž├╝nc├╝s├╝n├╝ de ─░zmir fatihine sakl─▒yorum. Bu k─▒l─▒├ž ─░zmir’e ilk giren kumandan─▒n beline tak─▒lacakt─▒r[143]

Atat├╝rk’├╝n bu s├Âzleri T.B.M. Meclisi ├╝yelerince b├╝y├╝k bir tezah├╝ratla kar┼č─▒lanm─▒┼čt─▒r. Atat├╝rk’e sunulan Kur’an-─▒ Ker├«m Hac─▒ Bayram Camiine verilmi┼čti. ┼×imdi ise, T.B.M.M. k├╝t├╝phanesinde muhafaza edilmektedir. K─▒l─▒├žlardan iki tanesi Atat├╝rk ile ─░smet Pa┼ča 26 A─čustos 1922 taarruzuna haz─▒rlan─▒rken giydikleri kaputlar─▒n ├╝zerine takm─▒┼člar ve bu halde Ak┼čehir’de foto─čraf ├žektirmi┼člerdi. Bu resim tarih kitaplar─▒na ge├žmi┼č olup herkesin mal├╗mudur. ├ť├ž├╝nc├╝ k─▒l─▒├ž ─░zmir’e ilk giren s├╝vari zabiti ┼×eref Bey’e bizzat Atat├╝rk taraf─▒ndan tak─▒lm─▒┼čt─▒.

├çankaya’daki m├╝lakattan bir m├╝ddet sonra, Buhara el├žili─čine, T.B.M.M. H├╝k├╝meti, Ru┼čen E┼čref ├ťnayd─▒n’─▒; maslahatg├╝zarl─▒─ča da Rahmi Apak Beyleri se├žerek g├Ânderdi. T├╝rk el├žilik heyeti yola ├ž─▒kt─▒ktan birka├ž g├╝n sonra Buhara el├žileri de Moskova’ya ├ža─čr─▒ld─▒. Bir m├╝ddet sonra bu iki el├ži Bol┼čevikler taraf─▒ndan ├Âld├╝r├╝lm├╝┼čt├╝r. Bu olay ├╝zerine de Ru┼čen E┼čref ve Rahmi Beyler Batum’dan geri d├Ânmek mecburiyetinde kalm─▒┼člard─▒r[144]

Rusya’da yeni kurulan Sovyet rejiminin istikrars─▒zl─▒─č─▒ ve liderlerinin iki y├╝zl├╝ politikalar─▒, T├╝rk d├╝nyas─▒nda ba┼člayan bu birlik hareketini maalesef menf├« y├Ânde son derece etkilemi┼čtir. ┼×├Âyle ki, 1 Mart 1921’de imzalanan T├╝rk-Afgan ─░ttifak Andla┼čmas─▒n─▒n 2. maddesinde, “Taraflar birbirlerinin istikl├ólini tan─▒may─▒, b├╝t├╝n ┼čark milletlerinin kurtulu┼čunu ve h├╝rriyetini, bu milletlerin istedi─či idare tarz─▒n─▒ m├╝stakil bir ┼čekilde ger├žekle┼čtirme haklar─▒ oldu─čunu ve bu arada Buhara ve H├«ve devletlerinin istikl├ólini kabul ve tasdik ettiklerini beyan ederler”. Ayn─▒ ┼čekilde, 28 ┼×ubat 1921’de imzalanan Sovyet-Afgan Muahedesinin 2. ve 3. maddelerinde, “Afgan ve Sovyet h├╝k├╝metleri, b├╝t├╝n ┼čark milletlerinin h├╝rriyet ve istikl├óli ├╝zerinde hemfikirdirler. ─░ki taraf, h├╝k├╝metlerinin ┼čekli ne olursa olsun, ahalinin umum├« reyine m├╝racaat edildikten sonra, Buhara ve H├«ve gibi m├╝sl├╝man memleketlerin istikl├ólini tan─▒may─▒ kabul ederlerÔÇŁ.[145] Sovyetler bu andla┼čmalardaki maddelerin hi├ž birine riayet etmedikleri gibi, riayet edilmesini isteyen kar┼č─▒ tarafa da m├óni olmu┼člard─▒r.

Herkes├že mal├╗mdur ki, bu tip andla┼čmalar, bunu imzalayan taraflar─▒n milletler veya devletleraras─▒ hukuka riayet edeceklerini taahh├╝t eden yaz─▒l─▒ vesikalard─▒r. Sovyet idarecileri, bu ve buna benzer vesikalar─▒ f├╝tursuzca ├ži─čneyerek veya ink├ór ederek, di─čer milletlerin hak ve hukukuna, h├╝rriyet ve istikl├óline ne dereceye kadar riayet ettiklerini a├ž─▒k├ža ortaya koymu┼člard─▒r. Onlar─▒n bu menfi, tutumlar─▒ndan en ├žok zarar g├Âren milletlerin ba┼č─▒nda da maalesef T├╝rkler gelmektedir.Bilindi─či gibi, Sovyet ihtil├ólinden sonra istikl├ólini ilk kazanan milletlerden biri de Azer├« T├╝rkleri olmu┼čtu. Fakat, h─▒ristiyan G├╝rc├╝ler ve Ermenilerle birlikte bir federasyon ┼čeklinde kurulan bu m├╝stakil devlet, Sovyetlerin entrikalar─▒na dayanam─▒yarak par├žalanm─▒┼čt─▒r. Bunun ├╝zerine ├ézer├«ler kendi devletlerini kurarak 28 May─▒s 1918’de istikl├óllerini il├ón etmi┼člerdir.

Fakat, m├╝stakil Azerbaycan varl─▒─č─▒n─▒ korumakta g├╝├žl├╝klerle kar┼č─▒ kar┼č─▒ya kalm─▒┼čt─▒. Zira, Ruslar, bir k─▒s─▒m Bol┼čevik unsuru Azerbaycan ve di─čer Kafkas ├╝lkelerine sokarak entrikalar ├ževirme─če ve oralar─▒ da kendi kontrollerine sokmaya ├žal─▒┼č─▒yorlard─▒. Buna m├óni olmak isteyen Azerbaycan H├╝k├╝meti, yard─▒m i├žin T├╝rkiye’ye m├╝racaat etmi┼člerdir. Bu ricalar─▒ m├╝sbet kar┼č─▒lanan Azerbaycan Cumhuriyeti ile Osmanl─▒ T├╝rkiyesi aras─▒nda 4 Haziran 1918’de iki ayr─▒ andla┼čma yap─▒larak taraflar aras─▒nda siyas├«, hukuk├«, iktisad├«, ticar├« ve k├╝lt├╝rel sahalarda kar┼č─▒l─▒kl─▒ yard─▒mla┼čma kabul edilmi┼čtir. Bir m├╝ddet sonra Bol┼čeviklerin destekledi─či kom├╝nist militanlar─▒n ├╝lke d├óhilinde ter├Âr yaratmalar─▒ ├╝zerine Azeriler tel├ó┼ča kap─▒larak T├╝rkiye’den ├ócil yard─▒m istemi┼člerdir. T├╝rk H├╝k├╝meti, andla┼čmalar gere─či, Azerilerin bu ricalar─▒n─▒ yerine getirmi┼č, Bol┼čevik ─░htil├óli’nin patlak vermesi ├╝zerine Kafkas cephesini b─▒rak─▒p ├žekilen Rus kuvvetleri kar┼č─▒s─▒nda bo┼čalm─▒┼č olan T├╝rk birliklerinden 8500 civar─▒nda bir kuvveti Azer├« T├╝rklerine yard─▒m g├Ânderdi. Nuri Pa┼ča kumandas─▒nda Azerbaycan’a giren T├╝rk askerleri Azer├« karde┼čleri taraf─▒ndan b├╝y├╝k bir sevin├žle kar┼č─▒lanm─▒┼čt─▒r. Azer├« g├Ân├╝ll├╝lerinin de yard─▒m─▒ ile bu T├╝rk ordusu, Ermeni ve Rus kuvvetlerinin yard─▒m etti─či Bol┼čevikleri yenerek 15 Eyl├╝l 1918’de Baku’yu kurtarm─▒┼čt─▒r. Bunun ├╝zerine Azerbaycan Ba┼čbakan─▒ verdi─či deme├žte ┼č├Âyle diyordu: “T├╝rkler i├žin as─▒rlar boyu devam eden ayr─▒l─▒k sona ermi┼čtir. Azer├« T├╝rklerinden sonra T├╝rkistan T├╝rklerinin de Osmanl─▒-T├╝rk ordular─▒ sayesinde k─▒sa zamanda istikl├óllerine kavu┼čaca─č─▒n─▒ ├╝mid ediyorum”[146]

Hakikaten Azerilerin bu temennisine uygun bir ┼čekilde, bir T├╝rkistan heyeti Osmanl─▒ ordusundan yard─▒m istemek i├žin Baku’ya gelmi┼č ve a┼ča─č─▒daki raporu ilgililere takdim etmi┼čtir:

“Biz T├╝rkistan T├╝rkleri, ┼čimdi evvelkinden belki daha ├žok h─▒rpalan─▒yoruz, eziliyoruz. Ger├ži ┼čimdiki ┼čekle g├Âre, bug├╝n memleketimizin idaresinde bir de─či┼čiklik oldu gibi g├Âr├╝n├╝r ise de, bu de─či┼čiklik, mill├« ve siyas├« hukukumuzu tamamen kendi elimize teslim etmi┼č, bizleri de h├ókim unsur ile m├╝savi hukukta g├Ârm├╝┼č, eski koyu H─▒ristiyanl─▒k taassubundan s─▒yr─▒l─▒p temizlenmi┼č, h├╝r bir Rusya ┼čeklinde tecelli etmiyor. Bil├ókis Demokrasi ve halklar─▒n m├╝savat─▒ bayra─č─▒n─▒n, s├╝r├╝kleyici himayesine s─▒─č─▒nm─▒┼č, c├óhil ve ya─čmac─▒ bir idarenin, biz ┼čimdi her g├╝n, biraz daha keyif ve heveslerinin kurban─▒ bulunuyoruz.

Eski idarenin hi├ž olmazsa z├ólim ve fakat belli kanun ve kararlar─▒ vard─▒. Biz de onlara uyarak varl─▒─č─▒m─▒z─▒ muhafazaya ├žal─▒┼č─▒yorduk. Fakat ┼čimdi ├Âyle mi? A┼ča─č─▒daki maruzat─▒m─▒z, bug├╝n yap─▒lan zul├╝m ve hakaretin derecelerini, birazc─▒k olsun, y├╝ksek nazarlar─▒n─▒zda tecelli ettirir. On milyon T├╝rk ve M├╝sl├╝man─▒ toplayan memleketimizde, Rus, Yahudi, Ermeni n├╝fusu ancak 300 bin oldu─ču h├ólde, bug├╝n “T├╝rkistan Cumhuriyeti” nam─▒ ile ba┼č─▒m─▒za konan h├╝k├╝metin, 16 Naz─▒rl─▒k (Vekillik) mevkiinde, ancak d├Ârd├╝ T├╝rk ve M├╝sl├╝mana veriliyor. 36 ├éz├ól─▒k Parl├ómentoda, o da ancak Ruslar─▒n emellerine uyan 11 T├╝rk ├óz├ó var. H├╝k├╝met ve idare i┼člerinde ise, bu derecede az, hatt├ó hi├žiz. Birka├ž ay ├Ânce, Hokand ve Buh├óra’da meydana gelen ve T├╝rk evl├ód─▒n─▒n gaddarca mahv─▒na sebebiyet veren kanl─▒ facialar─▒n, herhangi bir zamanda tekrar─▒na da m├óni olamay─▒z…” diyen T├╝rkistan T├╝rklerinin raporunda, uzun uzad─▒ya kom├╝nizmden ├žektikleri ├žile dile getirilmi┼č ve sonra da ┼ču hususlara yer vermi┼člerdir:

“┼×imdi bizim kalbimiz, tamamiyle, B├╝y├╝k T├╝rkiye’ye iltihak ihtiras─▒ ile ├žarp─▒yor. B├╝t├╝n T├╝rkl├╝─č├╝n birle┼čmesi, ancak bizim ulv├« maksatlar─▒m─▒za uyan yoldur. Bug├╝n arzumuz, emelimiz budur. Bu muall├ó emel, k├╝├ž├╝k, b├╝y├╝k b├╝t├╝n halk─▒n ve s─▒n─▒flar─▒n en kutsal gayesidir. Duygumuzun, maksad─▒m─▒z─▒n ulviyet ve me┼čruiyetini, fedak├ór ve gen├ž T├╝rkiye’nin, bug├╝n i┼čba┼č─▒nda bulunan milliyet├ži, vatanperverleri hi├ž ┼č├╝phesiz takdir ederler. Zira, o vatanperverler, biz biliyoruz ki, bizlerde hen├╝z do─čmu┼č olan bu mukaddes emeli, o, b├╝t├╝n T├╝rkl├╝─č├╝n mill├« birli─čini, zaten ├žoktan hayatlar─▒n─▒n gayesi saym─▒┼člard─▒r…” [147]

 

Ne var ki, Osmanl─▒ devletini ma─čl├╗p addeden Mondros M├╝tarekesi’nin 30 Ekim 1918’de imzalanmas─▒ ile hem bu T├╝rkiye-Azerbaycan yard─▒mla┼čmas─▒, hem de T├╝rkistan T├╝rklerinin dileklerinin ger├žekle┼čmesi ihtimali sona ermi┼čtir. Mondros M├╝tarekesi’nin 11. maddesi gere─čince T├╝rk ordusu Azerbaycan’─▒ bo┼čaltmak mecburiyetinde kalm─▒┼čt─▒r. ─░ran’da bulunan Ingiliz birliklerinin Baku’yu i┼čgal etmeleri ile birlikte Bol┼čevik ve Ermeni militanlar─▒ yeniden Azerbaycan’da e┼čk─▒yal─▒─ča ba┼člam─▒┼člard─▒r.

─░stikl├óllerini mutlaka muhafaza etmek azminde olan Azeriler, milletleraras─▒ sahada yard─▒m temin etmek ├╝midiyle ├žal─▒┼čmaya ba┼člam─▒┼člard─▒r. G├╝rc├╝lerle birlikte, 12 Ocak 1920’de Paris’de B├╝y├╝k Devletler’in insafl─▒ bir ├ón─▒na rastlayarak, onlardan istikl├óllerinin tan─▒naca─č─▒na d├óir s├Âz alm─▒┼člard─▒r”. Ne var ki, Azerbaycan ve G├╝rcistan’─▒n istikl├óllerini tan─▒maya s├Âz vermelerine ra─čmen B├╝y├╝k Devletler, Bol┼čevik militanlar─▒n─▒n faaliyetlerine de m├óni olmam─▒┼člard─▒r. Bu sebepten Azerbaycan’─▒n istikl├óli uzun s├╝rmemi┼č, Sovyetlerin k─▒┼čk─▒rtmalar─▒ ve korumalar─▒ y├╝z├╝nden yaln─▒z Azerilere de─čil, T├╝rkiye T├╝rklerine de musallat olan Ermenilere kar┼č─▒ K├óz─▒m Karabekir Pa┼ča’n─▒n giri┼čti─či ba┼čar─▒l─▒ asker├« harek├ót─▒n geni┼čleyip Azerbaycan’a kadar uzanmas─▒ndan endi┼čelenen Sovyetlerin k─▒z─▒l-ordu birlikleri Kuzey Kafkasya, Azerbaycan, G├╝rcistan ve Ermenistan’─▒ i┼čgal etmi┼člerdir. Sonra da, bu ├╝lkelerde Bol┼čevik us├╗l├╝ yeni h├╝k├╝metler kurdurmu┼člard─▒r.

Moskova’ya ba─čl─▒ olarak ortaya ├ž─▒kan Azerbaycan Sovyet Cumhuriyetine d─▒┼č ├╝lkelerde temsilci bulundurma hakk─▒ tan─▒nm─▒┼čt─▒. Bu durumu ├Â─črenen Do─ču Cephesi Kumandan─▒ K├óz─▒m Karabekir Pa┼ča, yeni rejime ve ortama uygun bir T├╝rk B├╝y├╝kel├žisinin derhal Baku’ya g├Ânderilmesi gerekti─čini Mustafa Kemal Pa┼ča’ya bildirmi┼čtir. Bunun ├╝zerine Mustafa Kemal Pa┼ča, D─▒┼či┼čleri Bakanl─▒─č─▒na vek├ólet eden Ahmed Muhtar Bey’e bu hususta gerekenin yap─▒lmas─▒ direktifini vermi┼čtir. Bu direktif ├žer├ževesinde herakete ge├žen Ahmed Muhtar Bey, istenen vas─▒flara haiz T├╝rk B├╝y├╝kel├žisinin Memduh ┼×evket (Esendal) Bey oldu─čunu Atat├╝rk’e bildirmi┼čtir. Yola ├ž─▒kmadan evvel Memduh ┼×evket Bey’e g├Ârece─či ├Ânemli vazife ile ilgili ┼ču talimat verilmi┼čtir:

“Azerbaycan Cumhuriyetiyle Kafkasya’n─▒n Di─čer Cumhuriyetleri Nezdinde T├╝rkiye B├╝y├╝k Millet Meclisi H├╝k├╝meti M├╝messili Mutemedi Olan Memduh ┼×evket Beyefendiye Talimat, Ankara, 15-8-1336 (1920).

Esasen Azerbaycan’da ifay─▒ vazife edeceksiniz; fakat, Hazer Deniziyle Karadeniz aras─▒ndaki berzah, kadimen bir├žok akvama makar oldu─ču gibi, bug├╝n de Azerbaycan, G├╝rc├╝ ve Ermeni H├╝k├╝metlerine mek├ón olup, aralar─▒nda dahi pek ┼čiddetli ihtil├ófat ve pek mu─čl├ók hudut mesaili mevcut oldu─čundan ve bu m├╝him h├ódisat─▒n hassaten bug├╝n -T├╝rkiye ile ┼čiddetli al├ókas─▒ bahir bulundu─čundan, yaln─▒z Azerbaycan ahvalile iktifa olunmayarak b├╝t├╝n berzah ├╝zerinde cereyan eden vakayii umumiyi bir nazar alt─▒nda bulundurmak ve ehemmiyeti mahsusay─▒ haiz g├Âr├╝nen h├ó-disat kabil oldu─ču kadar yak─▒ndan takip ve tetkik olunarak, H├óriciye Vek├óletine m├╝mk├╝n olan s├╝ratle mal├╗mat ita k─▒l─▒nmas─▒ iktiza eder.

Vazife hakk─▒nda tafsil├ót berve├žhi ├ótidir:

  • Elyevm Azerbaycan’da mevcut H├╝k├╝metin hangi esasat dairesinde,
    ne derece muvaffakiyet ile te┼čkil ve tanzim k─▒l─▒nd─▒─č─▒,
  • Bug├╝n mevkii iktidarda bulunan zevat─▒n kimler oldu─ču, ne fikirde
    bulunduklar─▒, aralar─▒nda ihtil├óf─▒ nazar olup olmad─▒─č─▒ ve ihtil├óf var ise ne┬ş
    den ibaret oldu─ču ve H├╝k├╝mete muhalif f─▒rkalar─▒n kudreti ve muhalif f─▒r┬ş
    kalar azas─▒n─▒n ┼čahsiyeti ve ne suretle ├žal─▒┼čmakta olduklar─▒,
  • Azerbaycan’da T├╝rkiye ve Osmanl─▒ T├╝rkleri hakk─▒nda, muhtelif me-
    hafilde ne gibi efk├ór mevcut oldu─ču,
  • Azerbaycan’la G├╝rcistan, Ermenistan aras─▒nda mevcut ve muhteli-
    fei mesailin neden ibaret oldu─ču,
  • Azerbaycan’la G├╝rcistan, Ermenistan dahilinde ahvali iktisadiye ve
    maliyenin ne merkezde bulundu─ču,
  • Osmanl─▒ T├╝rklerinden olup elyevm Azerbaycan’da bulunan zeva┬ş
    t─▒n ne ile, nerelerde me┼čgul bulunduklar─▒,
  • Rus Sovyet Cumhuriyeti ile bu h├╝k├╝metler aras─▒ndaki m├╝naseba-
    t─▒n neden ibaret oldu─ču,
  • T├╝rkiye H├╝k├╝metiyle Azerbaycan, Ermenistan ve G├╝rcistan aras─▒n┬ş
    da m├╝n├ósebat tesisine m├óni ihtil├ófat─▒n izalesi ne suretle m├╝mk├╝n olabile┬ş
    ce─či ve ingiliz tahrikat─▒n─▒n ne derece m├╝essir oldu─ču,
  • ┼×imal├« ─░ran’da mevcut T├╝rkler ile Azerbaycan aras─▒nda bir m├╝n├ó┬ş
    sebet mevcut olup olmad─▒─č─▒ ve mevcut ise ne halde bulundu─ču, de─čil ise
    ne suretle tesis olunabilece─či noktalar─▒ tedkik olunacakt─▒r”.

Bu tedkikata -hemcivarı hasebiyle- İran ve Türkistan ve Rusya ahvali hakkında alınacak malûmatın dahi ilâve olunmasını ihtara lüzum yoktur

Yukar─▒daki talimatlar─▒ Memduh ┼×evket Bey’e verip yola ├ž─▒karan D─▒┼či┼čleri Bakan─▒ Ahmed Muhtar Bey, konu ile ilgili olarak da K├óz─▒m Karabe-kir Pa┼ča’ya ┼ču bilgiyi vermi┼čtir:

“Azerbaycan Cumhuriyetiyle m├╝n├ósebat-─▒ daime-i diplomasiye tesis l├╝zumunu ├Âtedenberi derpi┼č eden H├╝k├╝met bu husus hakk─▒nda sebk eden ilk i┼č’ar─▒ ├ólilerinden biraz evvel Baku’ya ┼čimdilik bir m├╝messil izam─▒na karar vermi┼č ve onda zikredilen evsaf─▒ haiz Memduh ┼×evket Bey’i M├╝messil t├óyin eylemi┼čtir. Evvel├ó Zat-─▒ Alilerine ve badehu Nahcivan’da Halil Pa┼ča’-ya m├╝l├óki olduktan sonra yoluna devam edecek olan mir-i mumaileyh bir hafta mukaddem buradan hareket etmi┼čtir.

Azerbaycan Cumhuriyeti taraf─▒ndan buraya usul├╝ dairesinde bir heyet-i sefaret izam edildi─činde T├╝rkiye M├╝messilinin de bilmukabele ehemmiyetli bir heyet-i sefarete tahvili mukarrerdir. Keyfiyetin Halil Pa┼ča’ya da tebli─čine himmet Duyurulmas─▒n─▒ rica ederim efendim”. Ayr─▒ca, Mustafa Kemal Pa┼ča, K├óz─▒m Karabekir Pa┼ča’ya bir telgraf ├žekerek Memduh ┼×evket Bey’in, Eyl├╝l 1920’de Baku’da yap─▒lacak ┼×ark Milletleri Kongresine yeti┼čtirilmesini rica etmi┼čtir.

Mustafa Kemal Pa┼ča’n─▒n, bundan sonra b├╝t├╝n g├╝c├╝yle, Azerbaycan T├╝rklerinin menfaatlerini ve birli─čini korumaya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝yoruz. Atat├╝rk, Do─ču’da Ermenilere kar┼č─▒ ba┼čar─▒l─▒ harek├ót─▒ y├╝r├╝tm├╝┼č olan K├óz─▒m Karabekir Pa┼ča’ya g├Ânderdi─či gizli emirde ┼ču hususlara yer veriyordu:

“1- Azerbaycan’─▒n tamamen ve cidden m├╝stakil bir devlet haline gelmesine taraftar─▒z, ve bunun temini i├žin de Ruslar─▒ g├╝cendirmemek ve ku┼čkuland─▒rmamak ┼čart─▒yla te┼čebb├╝sat-─▒ l├ózimede bulunulacakt─▒r. Bu babda memleketin petrol vs. gibi kendi iktisad├« kaynaklar─▒na sahip olmas─▒ i├žin yine ayn─▒ ┼čartla ├žal─▒┼čacakt─▒r. Ruslar─▒n Azerbaycan’da yapacaklar─▒ muamele b├╝t├╝n ─░sl├óm ├óleminin Bol┼čevikleri tartmak i├žin bir miyar olaca─č─▒n─▒n Ruslara anlat─▒lmas─▒na gayret olunacakt─▒r.

2- Kafkas meselesinin hudud, vesait-i nakliye vs. gibi nokta-i nazarlardan hallinde daima Azerbaycan’─▒n ┼×imali Kafkasya menfaatlerinin bilhassa nazar-─▒ dikkate al─▒nmas─▒na itina olunaca─č─▒ gibi, 10 A─čustos 1920’de Ruslar ile Ermeniler aras─▒nda akdolunan m├╝tarekede Azerbaycan’a zarar veren maddelerin kald─▒r─▒lmas─▒na ├žal─▒┼č─▒lacak ve her milletin mukadderat─▒na h├ókim olmas─▒ d├╝sturuna binaen, Karaba─č vs. gibi T├╝rk ekseriyetiyle mesk├╗n yerlerin Azerbaycan’a ba─čl─▒ bulunmas─▒ temin edilecektir… Azerbaycan i├žin verilen bu talimat di─čer T├╝rk kavimleri i├žin de ge├žerlidir…”[148]┬á

Atat├╝rk ve T├╝rkiye B├╝y├╝k Millet Meclisi H├╝k├╝meti i├žin Azerbaycan ve Azer├« T├╝rkleri, Do─ču T├╝rklerine (y├óni T├╝rkistan T├╝rklerine) a├ž─▒lan bir kap─▒ veya onlarla T├╝rkiye aras─▒nda bir k├Âpr├╝ idi. Onun i├žin Azeri T├╝rklerinin kaderleri ile ├žok yak─▒ndan ilgilenmi┼člerdi. Nitekim, T├╝rkiye B├╝y├╝k

Millet Meclisinde en hararetli tart─▒┼čmalar bu mevzuda olmu┼čtur. O tart─▒┼č┬şmalardan sadece bir tanesi burada arzedilecektir.

13 ┼×ubat 1337 (1921) Cumartesi. T.B.M.Meclisinde H├óriciye Vek├óleti b├╝t├žesi g├Âr├╝┼č├╝lmektedir. M├╝zakereler esnas─▒nda, Trabzon Mebusu Ham-di Bey H├óriciye Bakan─▒ Vekili Ahmet Muhtar Bey’e ┼ču soruyu y├Âneltir: “┼×ark siyasetinde bize dinen ve irken merbut olan akvam da nazar-─▒ itibara al─▒nmakta m─▒d─▒r?” Ahmet Muhtar Bey bu soruya ┼ču cevab─▒ verir.

“Elbette. ┼×ark denince; ┼×ark yaln─▒z Rusya’dan ibaret de─čildir. Rusya gayet b├╝y├╝k bir ├ólemdir. ─░ster Bol┼čevizm olsun, ister ├çarizm olsun, siyasette m├╝him ve m├╝essir bir ├ómil olmaktan hi├žbir sebep ve bahane ile h├óli kalmaz. Fakat arzetti─čim ve├žhile ┼×ark, Rusya’dan ibaret de─čildir. O havalide bizi bir ├žok revab─▒t-─▒ muhtelife taht─▒nda dinen, ─▒rkan, harsen al├ókadar eden bir├žok milliyetler vard─▒r ki, bu ihtimal diyemeyece─čim bir hakikattir – Rusya’ya kar┼č─▒ g├Âsterdi─čimiz temay├╝l├╝n belki de m├╝him bir sebebi o milletlere ait olan al├óka-i kaviyedir. Onlar─▒n saadetini, onlar─▒n istikl├ólini temin etmektir. Bu maksad─▒, ihtil├ófa meydan vermeksizin halledebilirsek b├╝y├╝k bir muvaffakiyet olur. Biz Ermenilerle bir zaman harbettik, sonra sulh yapt─▒k. Fakat sulh ahk├óm─▒ neden icra edilmedi denince cevap olarak denir ki, bu sulh ahk├óm─▒n─▒n icras─▒na m├óni olan Rus Sovyet H├╝k├╝meti oldu. Biz Ermenilerle onlar─▒n mezaliminden ve fecayiinden memleketi ve ahal-i Isl├ómiyyeyi kurtarmak ve onlar bizim gibi meden├« bir h├╝k├╝met tesis edemedikleri i├žin orada m├╝nasip bir kuvvet b─▒rakarak ┼×ark hududumuzda asayi┼čimizi muhafaza emeliyle muharebe yapt─▒k ve sulh yapt─▒k. Fakat bu gayenin istihsali esnas─▒nda kar┼č─▒m─▒za bir m├óni kuvvet ├ž─▒kt─▒. O da Rusya Sovyet H├╝k├╝meti… Rus Sovyet H├╝k├╝metiyle dostuz. Acaba neden sulha m├óni oluyorlar? ├ç├╝nk├╝ Ermeniler sulhun icras─▒na m├óni olmak i├žin kenelerinin Bol┼čevik olduklar─▒n─▒ il├ón ettiler ve bu nas─▒l haldir ki, Er-menista-.da Bol┼čevikler h├ókim iken Ta┼čnaklar deh┼četli bir rol oynamaktad─▒r? Rus Bol┼čevik H├╝k├╝meti akide-i i├žtimaiyelerini b├╝t├╝n insanlara, milletlere kabul ettirmek i├žin tec├óv├╝z├╝ tatbik etti─čini bu defa da ispat etmi┼čtir. Bu c├╝mleden olmak ├╝zere ge├ženlerde burada telgraf─▒ okundu─ču ├╝zere, orada T├╝rkiye Kom├╝nist F─▒rkas─▒ nam─▒ alt─▒nda birtak─▒m insanlar─▒ toplam─▒┼č ve bunlardan Mustafa Suphi isminde birisi hududumuzdan ge├žti, ta Erzurum istasyonuna kadar, bu f─▒rka-i i├žtimaiyenin te┼čkil├ót─▒n─▒ yapmak ├╝zere geldi. Biz biliyoruz ki, Ruslar─▒n bir gayesi var: o da, ittifak ve ittihat edecekleri milletlere mutlaka kendi akidelerini bu s─▒fat ve bu nikapta g├Ârmek istemi┼čtir. Endi┼čemiz ┼ču ki, ─░ngilizlerle Bol┼čevikler, Azerbaycan T├╝rk ├ólemi ile bizim aram─▒za bir Ermenistan dikmek istiyorlar… Tekrar arzediyorum: b├╝t├╝n d├╝nyan─▒n ittihaz etti─či bir karar var: o da bizimle Azerbaycan aras─▒nda,Azerbaycan’la T├╝rk ├ólemi aras─▒nda bir Ermenistan meydana getirmek istiyorlar… Bakal─▒m kim galebe edecektir: Karahan’─▒n s├╝r├╝kledi─či Sovyetler mi, yoksa biz mi?” [149]

Atat├╝rk’├╝n ve arkada┼člar─▒n─▒n b├╝t├╝n gayretlerine ra─čmen, maalesef, Sovyetlerin ve Bat─▒l─▒lar─▒n dedi─či olmu┼č, T├╝rkiye ile Azerbaycan T├╝rk ├ólemi aras─▒nda bir Ermenistan yarat─▒lm─▒┼čt─▒r. Fakat, Atat├╝rk’├╝n direktifi ile uygulanan bu siyaset, ├žok ge├žmeden g├╝zel meyvelerini vermeye ba┼člam─▒┼čt─▒r. Bilhassa Azerbaycan’─▒n b├╝t├╝nl├╝─č├╝ ve menfaatleri i├žin g├Âsterilen titizlik, ve bu arada K├óz─▒m Karabekir Pa┼ča’n─▒n Ermenilere kar┼č─▒ elde etti─či zafer, Azerbaycan’─▒n Moskova tesirindeki H├╝k├╝meti ├╝zerinde dahi son derece m├╝spet tesirler b─▒rakm─▒┼čt─▒r. Nitekim, bu iyi tesirler ve Memduh ┼×evket Bey’in gayret ve tavsiyeleri ile Azerbaycan Sovyet H├╝k├╝meti T├╝rkiye’de bir B├╝y├╝kel├žilik a├žmaya karar vermi┼čtir. Tam bu s─▒ralarda kazan─▒lan Sakarya Zaferi, T├╝rkiye’de oldu─ču kadar, Azerbaycan’da da b├╝y├╝k sevin├ž yaratm─▒┼čt─▒r. Nitekim, Ankara’ya Azerbaycan B├╝y├╝kel├žisi olarak t├óyin edilen ─░brahim Abilov ile Azerbaycan Sovyet H├╝k├╝meti, Mustafa Kemal Pa┼ča’ya ayr─▒ ayr─▒ tebrik telgraflar─▒ g├Ândererek T├╝rkiye’nin zaferini kutlam─▒┼člard─▒r. Nihayet, Azerbaycan ile T├╝rkiye aras─▒ndaki bu dostluk ve karde┼člik havas─▒, ibrahim Abilov’un 1921 Eyl├╝l├╝nde Ankara’ya gelmesi dolay─▒siyle yap─▒lan konu┼čmalarda a├ž─▒k├ža dile getirilmi┼čtir.

Azerbaycan Cumhuriyeti B├╝y├╝kel├žisi ibrahim Abilov, 14 Ekim 1921’de T.B.M.M. Reisi Mustafa Kemal Pa┼ča’ya g├╝ven mektubunu sunarken ┼ču konu┼čmay─▒ yapm─▒┼čt─▒r:

ÔÇťMuhterem Gazi Hazretleri,

T├╝rkiye B├╝y├╝k Millet Meclisi Reisi ve ┼čanl─▒ T├╝rk ordusunun Ba┼čkumandan─▒ Zat-─▒ Alileri vas─▒tas─▒yla Azerbaycan i├žtima├« ┼×ura H├╝k├╗meti’nin ve Azer├« T├╝rkleriÔÇÖnin kanda┼čl─▒k sel├óm─▒n─▒ huzur-─▒ ├ólilerine m├╝saadenizle takdim ederim.

M├╝messili oldu─čum H├╝k├╝met ve Azerbaycanl─▒lar taraf─▒ndan, T.B.M.MeclisiÔÇÖni ve cihan tarihinde cesaret ve kahramanl─▒klar─▒yla b├╝t├╝n ├ólemi hayrete d├╝┼č├╝ren kahraman T├╝rk ordusunu ve bilumum kendi hukuk-─▒ siyasiye ve iktisadiyelerini muhafaza ve mill├« hayat─▒ temin i├žin canfeda olan T├╝rk halk─▒n─▒ samimi bir surette alk─▒┼čl─▒yorum.

Garp zalimlerinin gas─▒pl─▒k efk├ór─▒ mel├ónetk├óranesi semeresi olan Cihan Muharebesi mazlum milletlerin cihangirler saadeti i├žin bir alet olmak maksad─▒ menhusu ile ba┼člat─▒ld─▒─č─▒ b├╝t├╝n d├╝nyaya ve bilumum ─░sl├óm milletlerine mal├╗m oldu. ┼×u efk├ór─▒ mel├ónetk├óranelerini icraya koymaya b├╝y├╝k bir mania te┼čkil eden T├╝rkiye’yi Versay ve Serv Muahedeleri mucibince gas─▒plar─▒na menafiine takdim ettiler.

T├╝rk milleti necibi rezalet ve hakarete tahamm├╝l edemeyerek bir ten ve hadd gibi d├╝┼čman─▒n aleyhine kalkt─▒. Tapulanm─▒┼č hukuk ve ┼čerefi milliyelerini saklamak ve gas─▒plardan halas etmek maksad─▒ ├ólisi ile sinelerini d├╝┼čman kur┼čununa siper eden T├╝rk arslanlar─▒ zalim d├╝┼čmana deh┼četli galebeler ve darbeler indirerek susturdu.

┼×u mukaddes muharebe T.B.M. MeclisiÔÇÖnin istikl├ól ve h├╝r ya┼čay─▒┼č─▒ te┬şmin etmekten maade b├╝t├╝n d├╝nya mazlumlar─▒n─▒n da tahlisi can etmesine ve alelhusus alemi ─░sl├óm─▒n esaretten hal├ós olmas─▒na bir sebep oldu─čunu b├╝t├╝n vicdan─▒mla itiraf ve tasdik eylerim. Bunun katiyyen b├Âyle olmas─▒na mabeynimizdeki al├óka ve rab─▒ta bir delili kat’idir.

Anadolu bucaklar─▒n─▒ a┼čarak Azer├« mazlumlar─▒n─▒n bir arkada┼č─▒ olan T├╝rk halk─▒na g├Ânderdi─či sel├óm─▒n─▒ getirip de Zat-─▒ Alileri vas─▒tasiyle takdim etmek ┼čerefinden dolay─▒ kendimi son derece bahtiyar sayar─▒m.ÔÇŁ[150]

T├╝rkiye B├╝y├╝k Millet Meclisi Reisi Gazi Mustafa Kemal Pa┼ča, karde┼č Azerbaycan Cumhuriyeti’nin B├╝y├╝kel├žisi ─░brahim Abilov’a cevaben ┼ču konu┼čmay─▒ yapm─▒┼čt─▒r:

ÔÇťMuhterem M├╝messil Hazretleri,

Azerbaycan T├╝rkleriÔÇÖnin ve ─░├žtima├« Azerbaycan ┼×ura H├╝k├╝metinin karde┼člik sel├óm─▒na TBMM ve bu Meclisin ordusu nam─▒na Zat-─▒ ├élileri vas─▒tasiyle yine karde┼č├že mukabele etmekle bahtiyar─▒m.

T├╝rkiye halk─▒, T.B.M.M. ve onun ordusu Azerbaycanl─▒lar─▒n ve m├╝messili oldu─čunuz H├╝k├╝metin hakk─▒nda g├Âsterdi─či asar-─▒ samimiyet ve tevecc├╝hten m├╝tehassis ve memnundur.

Fikr-i istila ile a├ž─▒lm─▒┼č olan Cihan Harbi’ni hitama erdiren galipler, teklif ettikleri ┼čerait-i sulhiye ile ana topraklar─▒m─▒z─▒, istikl├ól ve h├╝rriyetimizi elimizden alma─ča, as─▒rlardan beri ─░sl├óm─▒n ve T├╝rkl├╝─č├╝n fedak├ór muhaf─▒z─▒ olan milletimizi esir derekesine indirme─če kalk─▒┼čt─▒lar. ─░ki senedir Rumeli ve Anadolu’da g├Âr├╝len hareketlerimiz bu faddarane tecav├╝z├╝n aks├╝ amelinden, her mevcudun f─▒traten haiz oldu─ču m├╝dafaa-i nefs hakk─▒n─▒n istimalinden ba┼čka bir ┼čey de─čildir.

Mill├« hududlar─▒m─▒z dahilinde h├╝r ve m├╝stakil ya┼čamak istiyoruz. Bu me┼čru emelimizi istihsal i├žin u─čra┼č─▒yoruz. ┼×u kuts├« m├╝cadelede milletimiz, ─░sl├óm─▒n hal├ós─▒na, d├╝nya mazlumlar─▒n─▒n tezeyyid-i refah─▒na hizmet etmekle de m├╝ftehirdir. Milletimiz bu hakikatin karde┼č Azerbaycan’─▒n m├╝messili taraf─▒ndan da tasdik edildi─čini i┼čitmekle b├╝y├╝k bir saadet duyar. Rumeli ve Anadolu halk─▒ Azer├« karde┼člerinin kalbinin kendi kalbi gibi ├žarpt─▒─č─▒n─▒ bilirler. Bunun i├žin getirdi─činiz tuhfei sel├óm─▒n ne kadar derin ve ├ól├« bir hissin eseri oldu─čunu takdir eder ve bu sel├óm─▒ al─▒rken Azer├« T├╝rklerinin de bir daha esarete d├╝┼čmemeleri ve hukuklar─▒n─▒n payimal edilmemesi temenni ve arzusunu izhar eyler. Azer├« T├╝rklerinin dertleri kendi dertlerimiz ve sevin├žleri kendi sevin├žlerimiz oldu─ču i├žin onlar─▒n muradlar─▒na nail olmalar─▒, h├╝r ve m├╝stakil olarak ya┼čamalar─▒ bizi pek ziy├óde sevindirir. T├╝rk’├╝n saadeti ve mazlumlar─▒n hal├ós─▒ yolunda Azerbaycan T├╝rklerinin de kan─▒n─▒ d├Âkme─če ├óm├óda bulunduklar─▒na dair olan beyanat─▒n─▒z istil├óc─▒lara kar┼č─▒ T├╝rk’├╝n mazlumlar─▒n kuvvetini artt─▒ran pek k─▒ymettar bir s├Âzd├╝r.

T├╝rkiye B├╝y├╝k Millet Meclisi’nin ve H├╝k├╗meti’nin iki karde┼č millet aras─▒ndaki revab─▒t ├žal─▒┼čaca─č─▒n─▒ ve bu babda zat-─▒ ├ólinize elden gelen her t├╝rl├╝ muavenetleri ifa edece─čini temin eylerimÔÇŁ

18 Kas─▒m 1921 g├╝n├╝ Azerbaycan sefaretinin a├ž─▒l─▒┼č─▒ ve bayra─č─▒n─▒n dire─če ├žekili┼či dolay─▒s─▒yla Atat├╝rk, karde┼č Azerbaycan halk─▒n─▒n istikl├ólinin ebediyyen var olup devam edece─čine olan inanc─▒n─▒ bir defa daha dile getirerek s├Âzlerini ┼č├Âyle tamamlam─▒┼čt─▒r: ÔÇť…Azerbaycan ile T├╝rkiye aras─▒nda mevcut karde┼čli─čin, samimiyetin tevlid etti─či rab─▒tadan ba┼čka, Azerbaycan’─▒n di─čer dostlar─▒m─▒zla temas noktas─▒nda bulunmas─▒ da haiz-i k─▒ymet ve ehemmiyettir. Co─čraf├« vaziyeti g├Âz├Ân├╝ne getirilirse filhakika Azerbaycan’─▒n Asya’daki karde┼č h├╝k├╝met ve milletler i├žin bir temas ve tel├ókki noktas─▒ oldu─ču g├Âr├╝l├╝r. Azerbaycan’─▒n bu mevki-i mahsusu, vazifesini pek m├╝him k─▒lmaktad─▒r…ÔÇŁ[151]

Rusya’n─▒n Kurtulu┼č Sava┼č─▒ndaki Yard─▒mlar─▒ Yalan─▒;
Ger├žek: Orta Asya T├╝rklerinin Yard─▒m─▒

Buhara’dan TBMM’ye G├Ânderilen Alt─▒nlara Ruslar─▒n El Koymas─▒

ÔÇťBuhara Cumhuriyeti kurulduktan sonra ben ilk Cumhurreisi olarak, yan─▒ma Ba┼čvekilimiz Feyzullah Hoca’ y─▒ alarak, Sovyet Rusya b├╝y├╝kleri ve bu arada Lenin ile temasta bulunmak ├╝zere, Moskova’ya gelmi┼čtim. Bizden bir m├╝ddet ├Ânce, Temmuz 1920 ortalar─▒nda T├╝rkiye’den de mill├« hareketi temsil eden bir heyetin B. Sami BeyÔÇÖin ba┼čkanl─▒─č─▒nda Moskova’ya gelerek, Lenin, ├çi├žerin ve Karahan ile bilhassa yard─▒m te’mini konusunda m├╝z├ókerelerde bulunduklar─▒n─▒ ├Â─čren┬şmi┼čtim.

Nitekim, Kremlin saray─▒nda kendisiyle g├Âr├╝┼čt├╝─č├╝m├╝z g├╝n Lenin, ├Ânem verdi─čini hissettirdi─či T├╝rkiyeÔÇÖden s├Âz a├žarak bana, ÔÇśAnkara’dan bir T├╝rk Heyeti geldi. Durumlar─▒n─▒ anlatarak, acele yard─▒m istedi. Bu hususta sizin fikriniz nedir?ÔÇÖ dedi. Hi├ž teredd├╝t etmeden kendisine:

-ÔÇśElbette yard─▒m etmek gerek… ve vakit ge├žirmeden yap─▒lmal─▒d─▒rÔÇŁÔÇÖdeyi┼čim ├╝zerine, bu i┼če zaten kararl─▒ olduklar─▒n─▒, fakat, baz─▒ zorluklarla kar┼č─▒la┼čt─▒klar─▒n─▒ belirten bir ifade ile:

-ÔÇśYard─▒m meselesi i├žin bizi d├╝┼č├╝nd├╝ren iki zorlukÔÇÖ dedi ve devam etti:

-ÔÇśBirincisi T├╝rklerin istedikleri alt─▒n ruble bizde pek azd─▒rÔÇÖ deyince, ben he┬şmen s├Âz├╝n├╝ kestim:

-ÔÇśBizde alt─▒n para vard─▒rÔÇÖ dedim. ÔÇśVerebiliriz de…ÔÇÖ

Lenin, memnun oldu─čunu belirten bir ba┼č e─či┼čiyle devam etti:

-ÔÇś─░kincisi, yol meselesidir. ├ç├╝nk├╝ T├╝rklere yaln─▒z para de─čil, her t├╝rl├╝ harb malzemesi de vermemiz gerekiyor. Bunlar─▒ emniyetle Anadolu’ya ula┼čt─▒racak yol l├óz─▒m. Halbuki Kafkasya’daki durum dolay─▒s─▒yla yollar kapal─▒d─▒r. Ne zaman a├ž─▒labilece─či hen├╝z malum de─čildir.ÔÇÖ

Bizim, bu hususta ayn─▒ kanaat ve fikirde oldu─čumuzu s├Âyleyerek il├óve ettim:

-ÔÇśKafkaslarda kurulan Cumhuriyetlerle anla┼čmak m├╝mk├╝nd├╝r. Bu b├Âlgede M├╝sl├╝manlar ├žo─čunluktad─▒r. G├╝rc├╝ler de menfaatleri ├«cab─▒ M├╝sl├╝manlara yak─▒nd─▒r. Ermeniler de keza… ├çal─▒┼č─▒l─▒rsa, m├╝┼čterek bir yol bulmak imk├ón─▒ vard─▒rÔÇÖ dedim. Ayr─▒ca Anadolu’da T├╝rk Kurtulu┼č Sava┼č─▒ÔÇÖna ve Mustafa Kemal’e yap─▒lacak para yard─▒m─▒n─▒n miktar─▒n─▒n da tespit edilmesi gerekiyordu.

-ÔÇśBunu m├╝tehass─▒slar tespit etsinlerÔÇÖ diye kararla┼čt─▒rd─▒k. Ve bizim -ayn─▒ zamanda h├óriciye vekilimiz olan- Ba┼čvekil Feyzullah Hoca ile Rus m├╝te┬şhass─▒slar─▒ndan m├╝rekkep bir heyete havale ettik. Bu heyet uzun m├╝zakereler sonunda yard─▒m miktar─▒n─▒ en az y├╝z milyon alt─▒n ruble olarak tespit etti. Tekrar Lenin’le bulu┼čtuk. Lenin, bu sefer yapt─▒─č─▒m─▒z konu┼čmada s├Âz├╝ yeniden para konusuna getirerek, ne kadar verebilece─čimizi sordu.

-ÔÇśY├╝z milyon alt─▒n rubleÔÇÖ dedim. Lenin, tekrar etti:

-ÔÇśY├╝z milyon mu?ÔÇÖ

ÔÇśEvet… Derhal verebilirizÔÇÖ dedim.

├çarl─▒k zaman─▒ndan kalma alt─▒n rublelerimiz ├žoktu. Buhara hazinesindeki bu paraya Ruslar el s├╝remezler, dokunamazlard─▒. Buhara bir ├çar emareti oldu─ču h├ólde, idar├« m├ól├« i┼člerde m├╝stakildi. Bu sebeple bizde alt─▒n b├óligan m├ó-belag ├žoktu.

Lenin ile bu ┼čekilde mutab─▒k kald─▒ktan sonra biz Buh├óra’ya d├Ând├╝k. Parlamento reisi Abd├╝lkadir Mirzao─člu ile g├Âr├╝┼čerek meseleyi MeclisÔÇÖe intikal ettirdik. Halka ve Parlamentoya ben, Anadolu’daki karde┼člerimiz ve ─▒rkda┼člar─▒m─▒z T├╝rklerin korkun├ž vaziyetlerini, Yunanl─▒lar taraf─▒ndan fena halde tazyik edilmekte olduklar─▒n─▒ anlatarak onlara b├╝y├╝k karde┼člerimize yard─▒mda bulunmam─▒z gerekti─čini ├žok heyecanla ve samimiyetle iyice izah ettim.

Bizim o vakit Parlamento’da d├Ârt partimiz vard─▒. Bunlardan ÔÇťMill├« BirlikÔÇŁ ve ÔÇťKurtulu┼čÔÇŁ ile ÔÇťAhrarÔÇŁ partileri tamamen yard─▒m lehinde idiler. Yaln─▒z Kom├╝nist Partisi reisi avamdan ve aslen Tatar olan Necip H├╝seyino─člu bu i┼če ak─▒l erdiremedi ve provokasyon yaparak halka:

-ÔÇśB├Âyle yard─▒m olmaz. Biz bu paray─▒ ─░ngilizlerle m├╝tareke yap─▒p anla┼čan Osmanl─▒ Sultanlar─▒na veriyoruz. O Sultanlar ki ┼čimdi emperyalistlerle anla┼čm─▒┼člard─▒rÔÇÖ diye havay─▒ buland─▒rmaya te┼čebb├╝s etti. Bunun ├╝zerine ÔÇťT├╝rkfrontÔÇŁ da buna kar┼č─▒ halk─▒ ayd─▒nlatmak i├žin geni┼č ├Âl├ž├╝de propagandaya ba┼člad─▒. Fakat Necip H├╝seyino─člu yard─▒m aleyhindeki k─▒┼čk─▒rtmalar─▒nda inat etti─činden h├╝k├╝met karar─▒ ile Buhara hudutlar─▒ d─▒┼č─▒na at─▒ld─▒…

Buhara parlamentosu T├╝rkiye’ye y├╝z milyon alt─▒n ruble yard─▒m─▒n─▒, tek itiraz sesi y├╝kselmeden bir anda ve tam bir oy birli─či ve hararetli tezah├╝rat ile alk─▒┼člar e┼čli─činde kabul etti.

Parlamentonun bu karar─▒ ├╝zerine hemen ertesi g├╝n├╝ gereken muameleyi tekemm├╝l ettirdik ve paray─▒ -derhal Ankara h├╝k├╝metinin emrine yeti┼čtirilmek ├╝zere- Rus hazinesine teslim ettik…ÔÇŁ

Buhara CumhuriyetiÔÇÖnin, T├╝rkiye B├╝y├╝k Millet Meclisi H├╝k├╝metiÔÇÖne teslim edilmesi ┼čart─▒ ile g├Ânderdi─či bu y├╝z milyon rublelik yard─▒m hi├žbir zaman hedefine varmam─▒┼čt─▒r. Yukar─▒da zikredilen on bir milyon rublelik yard─▒m ise binbir nazlanma ve ince hesaplar sonunda te’min edilmi┼čtir. Fakat, daha ├Ânce de belirtildi─či gibi, T├╝rkler, Sovyetlerin bu yard─▒m─▒n─▒ daima bir dostluk ni┼čanesi olarak hat─▒rlam─▒┼člard─▒r.

Ne var ki, Orta Asya T├╝rklerinin, T├╝rkiye’ye g├Ânderilmek ┼čart─▒ ile Sovyet makamlar─▒na teslim etti─či bu paradan Rus kaynaklar─▒ her ne sebepten ise hi├ž bahsetmemi┼čtir. Veyahut, bu yard─▒mdan bahseden vesikalar, daha pek ├žok hususlarda oldu─ču gibi, ara┼čt─▒r─▒c─▒lar─▒n tetkikine sunulmam─▒┼čt─▒r. Bilhassa 1920’lerde s─▒k s─▒k taktik de─či┼čtiren ve s├Âylediklerinin tam aksini yapmaktan ├žekinmeyen Sovyetlerin bu husustaki ketum halleri, bu sahalarda ├žal─▒┼čan ara┼čt─▒r─▒c─▒lar i├žin bir s├╝rpriz te┼čkil etmemi┼čtir.[152]

K─▒r─▒m T├╝rklerine Yard─▒m

Sakarya Zaferi’nin ├╝zerinden birka├ž ay ge├žmi┼čtir ki, K─▒r─▒m T├╝rkleri’ni temsilen iki delege Ankara’ya gelir. Bunlardan biri, Gasp─▒ral─▒ ─░smail Bey’in yeti┼čtirdi─či ├╝nl├╝ gazeteci Hasan Sabri Ayvaz, di─čeri ise Nedim Bey’dir. Onlar Mustafa Kemal Pa┼ča ile g├Âr├╝┼č├╝rler. Ancak bu g├Âr├╝┼čmenin i├žeri─či Anadolu Ajans─▒’na -bizzat Mustafa Kemal Pa┼ča’n─▒n bilgisi dahilinde- yans─▒t─▒lmaz. Daha sonra K─▒r─▒m Heyeti Ankara’daki Sovyet B├╝y├╝kel├žisi Aralov ile de g├Âr├╝┼č├╝r. Sovyet B├╝y├╝kel├žisi Aralov’un resmi Sovyet yay─▒n─▒ olan belgede yer alan a┼ča─č─▒daki telgraf─▒ (Moskova’da D─▒┼či┼čleri Bakanl─▒─č─▒’na, Sovyet y├Âneticilerinden Karahan ve Kalinin’e, K─▒r─▒m Merkezi A├žlar Komitesi’ne, K─▒r─▒m Merkezi ─░craat Komitesi Ba┼čkan─▒ Gaven’e ve K─▒r─▒m M├╝messilli─či (temsilcili─či) Reisi ─░brahim(of)’a g├Ânderilir. 14 May─▒s 1922 tarihli bu orijinal telgrafta, sanki Mustafa Kemal Pa┼ča’n─▒n T├╝rkl├╝k bilincine ├Ârnekler verilir: ÔÇťAnadolu’nun K─▒r─▒m’a yard─▒m i┼či s├╝ratle ilerliyor. Ayvazof ve Nedim arkada┼člar, burada te┼čkil eden A├žlara Yard─▒m Komisyonu ile birlikte ├žal─▒┼č─▒yorlar. Komite taraf─▒ndan T├╝rkiye ve umum d├╝nya M├╝sl├╝manlar─▒na bir hitabn├óme ├ž─▒kar─▒lm─▒┼čt─▒r. A├žlara yard─▒m i┼činde T├╝rkiye Hil├ól-i Ahmer Cemiyeti (K─▒z─▒lay) b├╝y├╝k faaliyet g├Âsteriyor. B├╝t├╝n Anadolu ahalisi (halk─▒), bilhassa ameleler (hamallar-i┼č├žiler) taraf─▒ndan ianeler (yard─▒mlar) gelmektedir. Bir ├žok fabrika, matbaa ve telgraf i┼č├žileri maa┼člar─▒n─▒n bir g├╝nl├╝─č├╝n├╝ a├žlar faidesine (faydas─▒na) ba─č─▒┼člad─▒lar. Baz─▒ ma─čazalar, bir g├╝nl├╝k gelirlerini verdiler. Vil├óyetler de acele bir suretle yard─▒ma i┼čtirak ediyorlar. Toplanan paralara mukabil (denk) ─░stanbul’dan bir vapur un y├╝klendi. Yunanistan ile olan muharebeden ve memleketin iktisadi harabiyetinden sarf-─▒ nazar ameleler, memurlar, ahali ve h├╝k├╝met yard─▒m i┼čine b├╝y├╝k bir ┼čevkle sar─▒ld─▒lar. T├╝rkiye B├╝y├╝k Millet Meclisi’nin azalar─▒, K─▒r─▒m faidesine, on iki┼čer lira miktar─▒nda nolog (ba─č─▒┼č) verme─či ├╝zerlerine ald─▒lar. Yak─▒n bir zamanda Ankara’da K─▒r─▒m faidesine (faydas─▒na) bir konsert ak┼čam (ak┼čam konseri) yap─▒lacakt─▒r. Aralof.ÔÇŁ

Ayn─▒ belgede yer alan ve Hasan Sabri Ayvaz ile Nedim Bey’ler taraf─▒ndan ÔÇťK─▒r─▒m A├žlara Yard─▒m Komitesi’neÔÇŁ iletilen telgraf, Ankara’da olu┼čturulan Yard─▒m Komitesi’nce kaleme al─▒nm─▒┼č olup, ayr─▒ca yoruma gerek b─▒rakmayacak kadar a├ž─▒k bir dille ┼ču ┼čekilde ifade edilmi┼čtir: ÔÇť1922 Senesi Nisan ay─▒n─▒n 24’├╝nde Hasan Sabri Ayvazof beyanat─▒ndan sonra Ankara ahalisinin umumi i├žtima─▒nda (toplant─▒s─▒nda), K─▒r─▒m’da a├žl─▒k ├žeken karda┼člara yard─▒m maksadile Yard─▒m Komitesi te┼čkil edilmi┼čtir. Gerek olan yard─▒m─▒ te’min i├žin komite, T├╝rkiye’de vesair M├╝sl├╝man memleketlerde yard─▒m toplanmas─▒na m├╝ba┼čeret etmi┼čtir (├Âna-yak olmu┼čtur). Gelen ianeleri toplamak ve g├Ândermek i┼čini ├╝zerine bizim Hil├ól-i Ahmer te┼čkil├ót─▒m─▒z alm─▒┼čt─▒r. Bundan ba┼čka bizim komite, sekiz ya┼č─▒ndan yukar─▒ olan a├ž balalar─▒n bir k─▒sm─▒na bakmak i├žin T├╝rkiye’ye kabul etmeyi ├╝zerine al─▒r. Bunun i├žin komite, sizin A├žlara Yard─▒m Komitesi’yle di─čer bu gibi m├╝esseselerin bu i┼či meydana getirmek hususunda l├óz─▒m gelen tedbirleri g├Âstermelerini l├╝zumlu addeder. Mesele fevkal├óde ehemmiyetli oldu─čundan tizlikle cevap vermenizi rica ederiz. Ayn─▒ zamanda ┼čunu da bilmek isteriz ki, bizim komite ne suretle K─▒r─▒m a├žlar─▒na azami yard─▒m te’min edebilir. Bizim komite ┼ču adamlardan te┼čkil etmi┼čtir: Reisi: -Sab─▒k M├╝dafaa-i Milliye- Vekili R─▒fat Pa┼ča, Serk├ótib: ─░zmir Meb’usu Mahmud Esad (Bozkurt) Bey, Doktor Re┼čid Bey ve Numan Usta, B├╝y├╝k Millet Meclisi Meb’uslan: Doktor Fuad (Umay) Bey, Meb’us-Balalara Himaye Cemiyeti Ba┼čk├ótibi Esadi Efendi; Doktor Adnan (Ad─▒var) Bey, Hil├ól-i Ahmer Cemiyeti’nin Reisi: Doktor L├╝tfi.ÔÇŁ[153]

Yukar─▒daki yaz─▒dan da anla┼č─▒laca─č─▒ ├╝zere, K─▒r─▒m’daki A├žlara Yard─▒m Komitesi, Mustafa Kemal Pa┼čaÔÇÖn─▒n en g├╝vendi─či ve yak─▒n─▒nda yer alan milletvekilleri taraf─▒ndan olu┼čturulmu┼čtur. Bu komitenin ba┼čkan─▒ ise Refet Pa┼ča idi. Neticede Komite Anadolu’da ├žok yayg─▒n bir kampanya y├╝r├╝tm├╝┼č ve ├Ânemli miktarda yard─▒m toplam─▒┼čt─▒r. Bu yard─▒m─▒n ilk partisi 1922 y─▒l─▒ yaz aylar─▒nda K─▒r─▒m’a g├Ânderilmi┼čtir. Mustafa Kemal Pa┼ča taraf─▒ndan K─▒r─▒m’a ─░stanbul ├╝zerinden bir vapurun, Sinop ├╝zerinden de iki vapur bu─čday g├Ânderilmi┼čtir (bu vapurlar, yard─▒m mallar─▒n─▒ indirdikten sonra, Osmanl─▒ vatanda┼č─▒ olup da K─▒r─▒m’da kalm─▒┼č olan T├╝rklerle, bir yolunu bulan K─▒r─▒ml─▒ ailelerin bir k─▒sm─▒n─▒ T├╝rkiye’ye getirmi┼člerdir). Asl─▒nda ├Ânemli olan bu yard─▒mlar─▒n maddi de─čeri ile birlikte manevi de─čeridir. Zira, bu yard─▒m─▒n g├Ânderildi─či tarih (Haziran ya da Temmuz 1922), s├Âz konusu telgraf─▒n g├Ânderildi─či tarihin bir ya da iki ay sonras─▒na tekab├╝l etmektedir. Biliyoruz ki, 26 A─čustosta B├╝y├╝k Taarruz ba┼člayacakt─▒r. En az 200.000 ki┼čilik bir ordu mevcuduna ula┼č─▒lm─▒┼č, bu ordunun ve Eski┼čehir y├Âresindeki sivillerin ia┼česi (ge├žimi) i├žin zaten yeterince g├╝├žl├╝k ├žekildi─či tarihlerde a├žl─▒k ├žeken K─▒r─▒m T├╝rkleri’ne yard─▒m eli uzat─▒lmas─▒, ekme─čin payla┼č─▒lmas─▒ndan ba┼čka hi├žbir anlama gelmemektedir. Mustafa Kemal Pa┼ča, soyda┼člar─▒na bu yard─▒mlar─▒ varl─▒kta de─čil, yoklukta yapm─▒┼čt─▒r; bunun i├žin de anlam─▒ b├╝y├╝kt├╝r. Bu ilk partinin akabinde yine a├žl─▒kla y├╝zy├╝ze olan ├Ädil-Ural b├Âlgesinden Ubeydullah Bubi ve Tahir ─░lyasi’den olu┼čan bir heyet daha, ├Ânce ─░stanbul’a, bilahare Ankara’ya gelmi┼čtir. Bu heyete ─░stanbul’da Fevzi Bey’de dahil olmu┼čtur. Heyet Ankara’ya giderken Tahir ─░lyasi ─░stanbul’da kalm─▒┼č, Ubeydullah Bubi ve Fevzi Bey Ankara’ya vas─▒l olmu┼člard─▒r. Heyet Ankara’da A─čustos 1922’de Mustafa Kemal Pa┼ča ile g├Âr├╝┼čm├╝┼č ve ─░dil-Ural b├Âlgesindeki T├╝rklerin maruz kald─▒klar─▒ a├žl─▒k durumunu Pa┼ča’ya anlatm─▒┼čt─▒r. K─▒r─▒m ve Kazan’da ya┼čayan soyda┼člar─▒n─▒n zor durumlar─▒ hakk─▒nda bilgi ald─▒ktan sonra Mustafa Kemal Pa┼ča heyete yard─▒m edece─či hususunda s├Âz vermi┼čtir. Heyetin Mustafa Kemal Pa┼ča ile g├Âr├╝┼čmesinin hemen akabinde Eyl├╝l 1922 ortalar─▒nda T├╝rkiye’den ikinci yard─▒m kafilesi K─▒r─▒m’a oradan da ─░dil-Ural b├Âlgesine g├Ânderilmi┼čtir.

Di─čer taraftan, Ankara’da olu┼čturulan K─▒r─▒m’daki A├žlara Yard─▒m Komitesi’nin telgraf─▒na, Gaven taraf─▒ndan Hasan Sabri Ayvaz(of) ├╝zerinden B├╝y├╝k Millet Meclisi’ne g├Ânderilen telgrafla cevap verilir. K─▒r─▒m’daki a├žl─▒─č─▒n deh┼četengiz boyutlara ula┼čmas─▒ndan vicdanen rahats─▒z oldu─ču anla┼č─▒lan Gaven, talebini ┼ču c├╝mlelerle ifade eder: ÔÇťK─▒r─▒m ─░cra Komitesiyle Merkezi A├žlara Yard─▒m Komitesi, K─▒r─▒ml─▒ a├ž karda┼člar─▒m─▒za yapmakta oldu─čunuz yard─▒mdan dolay─▒ size te┼čekk├╝rlerini beyan eyler. Bug├╝n K─▒r─▒m’da 400 bin ki┼či a├žl─▒k ├žekiyor, bunun yar─▒s─▒n─▒ balalar (├žocuklar) te┼čkil etmektedir. May─▒s bire kadar K─▒r─▒m’da a├žl─▒ktan yetmi┼č bin ki┼či ├Âld├╝. Balalar─▒n asgari bir surette temin olunmalar─▒n─▒ nazar-─▒ dikkate alan Merkezi A├žlara Yard─▒m Komitesi, yollar─▒n uygunsuzlu─čuna ra─čmen sizin g├Âsterdi─činiz ya┼čta be┼č bin kadar bala g├Ânderebilir. Bunlar a├žl─▒─č─▒n bitmesiyle K─▒r─▒m’a kaytacaklard─▒r (d├Âneceklerdir). Bunlar─▒n nas─▒l ve ne suretle g├Ânderilebilecekleri hakk─▒nda fikrinizi bildiriniz. En ziyade erzaka ihtiyac─▒m─▒z vard─▒r. Bunlar─▒ Kefe veya Sivastopol’a Merkezi A├žlara Yard─▒m Komitesi n├óm─▒na (ad─▒na)g├Ânderiniz. Toplanan paralarla da erzak alman─▒z─▒ rica ederiz. – K─▒r─▒m ─░cra Komitesi ve Merkezi A├žlara Yard─▒m Komitesi’nin Reisi: GAVEN.ÔÇŁ

Mustafa Kemal Pa┼ča, Anadolu T├╝rkleri ad─▒na K─▒r─▒ml─▒ soyda┼č┬şlar─▒na kar┼č─▒ taahh├╝tlerini yerine getirirken; esas talep sahibi olan Gaven, Moskova’ya kar┼č─▒ ba─č─▒ms─▒z olmad─▒─č─▒ndan, sekiz ya┼č─▒n─▒n ├╝st├╝ndeki 5.000 T├╝rk ├žocu─čunu -a├žl─▒k ge├žinceye kadar da olsa- T├╝rkiye’ye g├Ânderememi┼čtir. Zira, yine ayn─▒ Sovyet belgesinin takip eden sayfas─▒nda, Kom├╝nist Beynelmilel (Komintern) A├žlara Yard─▒m Komitesi’nin Surin taraf─▒ndan ├žekilmi┼č telgraf─▒nda 5.000 ├žocu─čun bak─▒m─▒n─▒n ├╝stlenilece─či bildirilmi┼čtir. Anla┼č─▒lan, Komintern, 5.000 T├╝rk ├žocu─čunun T├╝rkiye’ye g├Ânderilmesini ideolojik a├ž─▒dan sak─▒ncal─▒ bulmu┼č olsa gerektir. Kald─▒ ki, Komintern’in 5.000 T├╝rk ├žocu─čunun doyurulmas─▒na katk─▒da bulunup bulunmad─▒─č─▒ da bilinmemektedir. Ayn─▒ ┼čekilde, s├Âz konusu konferans, ─░tilaf Devletleri i┼čgali alt─▒nda bulunan ─░stanbul’dan yard─▒m temin etmek i├žin 3 temsilcinin g├Ânderilmesi karar─▒n─▒ alm─▒┼čt─▒r (─░stanbul’a g├Ânderilecek 3 temsilci i├žin Hakime M├╝slim, Bolo┼č(ef), Edhem Feyzi, Ahmet ├ľzenba┼čl─▒, ─░brahim Tarpi, Nebi Koku, Bekir Odaba┼č, Osman Ak├žokrakl─▒, Hasan ─░brahim(of), Halim Bali├ž ve Yakup G├╝rci aday olmu┼člard─▒r). Bu karar─▒n uygulan─▒p uygulanmad─▒─č─▒ konusunda da herhangi bir bilgi bulunmamaktad─▒r (Bu d├Ânemde sadece Edhem Feyzi’nin ailesiyle birlikte ─░stanbul’a geldi─či bilinmektedir).

K─▒r─▒m’da meydana gelen a├žl─▒k felaketine maruz kalan K─▒r─▒m T├╝rkleri’nin yard─▒m taleplerini, Anadolu T├╝rkleri’nin Kurtulu┼č Sava┼č─▒ÔÇÖn─▒ verdi─či ve en ├žetin sava┼člar─▒n ya┼čand─▒─č─▒ bir d├Ânemde derhal yerine getiren Mustafa Kemal Pa┼ča’n─▒n bu davran─▒┼č─▒; O’nun T├╝rk d├╝nyas─▒na olan hassasiyetinin en ├Ânemli g├Âstergesidir. O, sadece K─▒r─▒ml─▒ soyda┼člar─▒na erzak yard─▒m─▒nda bulunmam─▒┼č, ayn─▒ zamanda ├Ânemli miktarda maddi destekler de vermi┼čtir. ├ľzellikle a├žl─▒k ├žeken ve say─▒lar─▒ 5000’den fazla olan ├žocuklar─▒ T├╝rkiye’ye getirerek korumak, e─čitmek isteyen ve onlar─▒ K─▒r─▒m’─▒n gelece─či olarak g├Âren Atat├╝rk, Sovyet rejiminin engellemeleri nedeniyle bu amac─▒na ula┼čamam─▒┼čt─▒r.[154]

T├╝rkiye a├ž─▒s─▒ndan fevkalade stratejik bir konumda bulunan K─▒r─▒m Yar─▒madas─▒ ve T├╝rkleri, II. D├╝nya Sava┼č─▒ s─▒ras─▒nda AlmanlarÔÇÖa yard─▒m ettikleri gerek├žesiyle SSCB taraf─▒ndan tarih sahnesinden silinmek istercesine, birka├ž g├╝n gibi k─▒sa bir s├╝re i├žerisinde tren vagonlar─▒na insanl─▒k d─▒┼č─▒ bir ┼čekilde t─▒k─▒┼č t─▒k─▒┼č doldurularak Sibirya’ya s├╝rg├╝n kamplar─▒na g├Ânderilmi┼člerdir. 1991 y─▒l─▒nda SSCB’nin da─č─▒lmas─▒ndan sonra Ukrayna’ya ba─čl─▒ bir ├Âzerk b├Âlge stat├╝s├╝ kazanan K─▒r─▒m, n├╝fusunun b├╝y├╝k bir b├Âl├╝m├╝n├╝ Ruslar─▒n olu┼čturmas─▒ ve Rusya’n─▒n bu b├Âlgeyi Karadeniz’e inmek amac─▒yla kendi s─▒n─▒rlar─▒ i├žine katmak istemesi nedeniyle gelecekte de potansiyel bir tehlike alt─▒nda olacakt─▒r. ┼×uras─▒ muhakkakt─▒r ki Atat├╝rk’├╝n ├Âl├╝m├╝nden sonra da O’nun takip etti─či politikalar kararl─▒l─▒kla uygulanm─▒┼č olsayd─▒, Ruslar─▒n K─▒r─▒m T├╝rkleriÔÇÖne uygulad─▒klar─▒ soyk─▒r─▒m─▒n ├Ânlenmesi m├╝mk├╝n olabilirdi.[155]

Atat├╝rk’├╝n T├╝rk d├╝nyas─▒ ile ilgili ili┼čkilerini g├Ârd├╝kten sonra OÔÇÖnun gelecek nesillere emanet etti─či g├Âr├╝┼člerinin en vecizi ve belki de en ├Ânemlisi Cumhuriyetin onuncu y─▒l─▒ kutlamalar─▒ ├žer├ževesinde 29 Ekim 1933 tarihinde Ankara’daki Ziraat Bankas─▒ lokalinde yapt─▒─č─▒ konu┼čmad─▒r. Atat├╝rk bu konu┼čmas─▒nda: ÔÇťBug├╝n Sovyetler Birli─či dostumuzdur, m├╝ttefikimizdir. Bu dostlu─ča ihtiyac─▒m─▒z vard─▒r. Fakat yar─▒n ne olaca─č─▒n─▒ kimse bu g├╝nden kestiremez. T─▒pk─▒ Osmanl─▒ gibi, t─▒pk─▒ Avusturya-Macaristan gibi par├žalanabilir, ufalanabilir. Bug├╝n elinde s─▒ms─▒k─▒ tuttu─ču milletler avu├žlar─▒ndan ka├žabilirler. D├╝nya yeni bir dengeye ula┼čabilir. ─░┼čte o zaman T├╝rkiye ne yapaca─č─▒n─▒ bilmelidir. Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inanc─▒ bir, ├Âz├╝ bir karde┼člerimiz vard─▒r. Onlara sahip ├ž─▒kmaya haz─▒r olmal─▒y─▒z. Haz─▒r olmak yaln─▒z o g├╝n├╝ susup beklemek de─čildir. Haz─▒rlanmak laz─▒md─▒r. Milletler buna nas─▒l haz─▒rlan─▒r? Manevi k├Âpr├╝lerini sa─člam tutarak. Dil bir k├Âpr├╝d├╝r… ─░nan├ž bir k├Âpr├╝d├╝r… Tarih bir k├Âpr├╝d├╝r… K├Âklerimize inmeli ve olaylar─▒n b├Âld├╝─č├╝ tarihimiz i├žinde b├╝t├╝nle┼čmeliyiz. Onlar─▒n bize yakla┼čmas─▒n─▒ bekleyemeyiz. Bizim onlara yakla┼čmam─▒z gerekli…ÔÇŁ [156]

Atat├╝rk bu g├Âr├╝┼čleri ile uzak co─črafyalardaki T├╝rk d├╝nyas─▒yla m├╝nasebetlerin kurulmas─▒, k├Âklerimize inmemiz, dil, tarih ve k├╝lt├╝r bak─▒m─▒ndan esaret alt─▒nda kalan soyda┼člar─▒m─▒zla yak─▒nla┼čmam─▒z gerekti─či d├╝┼č├╝ncesindedir.

Yine Atat├╝rk, ├çankaya K├Â┼čk├╝’ndeki bir program s─▒ras─▒nda Doktor Zeki BeyÔÇÖe benzer konu┼čmalar─▒ yapm─▒┼čt─▒r.

Doktor Zeki ismindeki bir gen├ž adam Atat├╝rk’e sordu: ÔÇťGazi Pa┼čam, saltanat─▒ kald─▒rd─▒k, hilafeti kald─▒rd─▒k, Cumhuriyeti ilan ettik; bunlar yap─▒lana kadar idealdir. Onun i┼člemesi, ideal de─čildir. ├ç├╝nk├╝ onun i┼člemesini sa─člamaya mecburuz. Fakat bir de milletlerin, babadan o─čula s─▒├žrayan uzun vadeli idealleri vard─▒r. Siz bize b├Âyle bir ideal a┼č─▒lamad─▒n─▒z; yahut ben bilmiyorum, bunu bana a├ž─▒klar m─▒s─▒n─▒z?ÔÇŁ Atat├╝rk gen├ž doktorun y├╝z├╝ne bakt─▒ ve sustu. Daha sonra ÔÇťba┼čka var m─▒ ├žocu─čum?ÔÇŁ dedi. Gen├ž doktor: ÔÇťHay─▒r Gazi Pa┼čamÔÇŁ dedi. Atat├╝rk bir s├╝re sustu ve sorunun cevab─▒n─▒ ┼č├Âyle verdi. Doktor Zeki BeyÔÇÖi b├╝y├╝k salondan alarak, umum m├╝d├╝r odas─▒na ge├žirdi. Oturdular. Atat├╝rk’├╝n ba┼č─▒ ├╝st├╝nde duvarda bir T├╝rkiye haritas─▒ vard─▒. Kar┼č─▒s─▒nda oturan Zeki Bey’e “benim ba┼č─▒m─▒n ├╝st├╝ndeki haritay─▒ g├Âr├╝yor musun?” diye sordu: Zeki Bey ÔÇťEvet Pa┼čam!ÔÇŁ diye cevap verdi. Atat├╝rk devamla ÔÇťO haritada T├╝rkiye’nin ├╝st├╝nde abanm─▒┼č bir blok, onu da g├Âr├╝yor musun?…ÔÇŁ Zeki Bey ÔÇťevet g├Âr├╝yorum Pa┼ča hazretleriÔÇŁ diye tekrar cevap verdi. Pa┼ča bu cevaptan sonra “hah, i┼čte o a─č─▒rl─▒k benim omuzlar─▒m─▒n ├╝st├╝ndedir. Omuzlar─▒m─▒n ├╝st├╝nde oldu─ču i├žindir ki ben konu┼čmam, konu┼čamam!… D├╝┼č├╝n bir kere: Osmanl─▒ ─░mparatorlu─ču ne oldu?… Avusturya-Macaristan ─░mparatorlu─ču ne oldu?… D├╝nyay─▒ ├╝rk├╝ten Almanya’dan bug├╝n ne kald─▒?… demek oluyor ki hi├žbir ┼čey s├╝rgit de─čildir. Bug├╝n ├Âl├╝ms├╝z gibi g├Âr├╝nen nice g├╝├žlerden ileride belki pek az bir ┼čey kalacakt─▒r. Devletler ve milletler bu idrakin bilincinde olmal─▒d─▒rlar. Bug├╝n Sovyet Rusya dostumuzdur, kom┼čumuzdur. Bu dostlu─ča ihtiyac─▒m─▒z var. Fakat yar─▒n ne olaca─č─▒n─▒ hi├ž kimse kestiremez. T─▒pk─▒ Avusturya-Macaristan gibi, t─▒pk─▒ Osmanl─▒ gibi par├žalanabilir. Bug├╝n elinde s─▒ms─▒k─▒ tuttu─ču milletler ellerinden ka├žabilirler. D├╝nya yeniden bir dengeye ula┼č─▒r. O zaman T├╝rkiye ne yapaca─č─▒n─▒ bilmelidir. Bug├╝n bizim bu dostumuzun y├Ânetiminde dili bir, inanc─▒ bir, ├Âz├╝ bir karde┼člerimiz vard─▒r. Onlara sahip ├ž─▒kmaya, onlar─▒ arkalamaya haz─▒r olmal─▒y─▒z. Haz─▒r olmak yaln─▒z o g├╝n├╝ susup beklemek de─čildir, haz─▒rlanmak laz─▒md─▒r. Milletler buna nas─▒l haz─▒rlan─▒r? Manevi k├Âpr├╝lerini sa─člam tutarak. Dil bir k├Âpr├╝d├╝r, inan├ž bir k├Âr├╝d├╝r, tarih bir k├Âpr├╝d├╝r. Bug├╝n biz bu kitlelerden dil, gelenek g├Ârenek ve tarih bak─▒m─▒ndan kopmu┼č, ayr─▒lm─▒┼č, ├žok uzaklara d├╝┼čm├╝┼č├╝z. T├╝rk├že’miz bile Bat─▒ T├╝rk├že’si. Demek ki bir de Do─ču T├╝rk├že’si var… bizim kulland─▒─č─▒m─▒z dil mi do─čru, onlar─▒n kulland─▒klan m─▒? Bunun hesab─▒n─▒ yapmakta fayda yoktur. Onlar─▒n bize yakla┼čmas─▒n─▒ bekleyemeyiz. Bizim onlara yakla┼čmam─▒z gerekli. Tarih ba─č─▒, folklor ba─č─▒ kurmam─▒z laz─▒m, T├╝rkoloji alan─▒nda merhaleler a┼čmam─▒z laz─▒m, kim yapacak bunlan? Elbette biz… Nas─▒l yapaca─č─▒z?… i┼čte g├Âr├╝yorsunuz: Dil enc├╝menleri, tarih enc├╝menleri kuruluyor… Dilimizi onlar─▒n diline yakla┼čt─▒rmaya ve b├Âylece birbirimizi daha kolay anlar hale gelmeye ├žal─▒┼č─▒yoruz. Tarihimizi onlara yakla┼čt─▒rmaya ├žal─▒┼č─▒yoruz, ortak bir mazi idrakine varmak pe┼čindeyiz. Bunlar a├ž─▒ktan yap─▒lamaz!… Ad─▒ konarak yap─▒lamaz!… Bunlar, devlet ve milletlerin derin d├╝┼č├╝nceleridir…” demi┼č ve devamla ÔÇťi┼čitiyorum benim dil ile tarih ile u─čra┼čt─▒─č─▒m─▒ g├Âren baz─▒ k─▒sa d├╝┼č├╝nceli va┬ştanda┼člar, ‘Pa┼ča’n─▒n i┼či yok, dil ile tarih ile u─čra┼čmaya ba┼člad─▒’ diyorlarm─▒┼č! Ya─čma yok benim i┼čim ba┼č─▒mdan a┼čk─▒n; ben bug├╝n ileri bir T├╝rkiye kurmaya nas─▒l ├žabal─▒yorsam, yar─▒n─▒n T├╝rkiye’sini kurmaya da o kadar ├Âzen g├Âsteriyorum. Bunu yapmam─▒z hi├žbir millete d├╝┼čmanl─▒k de─čildir. Bar─▒┼čtan yanay─▒z, ama durmadan de─či┼čen d├╝nyada, yar─▒n─▒n muhtemel dengeleri i├žin haz─▒r olaca─č─▒z. Bunlar─▒ sana gizlice s├Âyl├╝yorum. Sen bil, ├ževrenin de b├Âyle davranmas─▒n─▒ sa─čla. ─░┼čte senin sorunun kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ b├Âylece vermi┼č oldumÔÇŁ diyerek T├╝rkiye s─▒n─▒rlar─▒ d─▒┼č─▒nda kalan T├╝rk d├╝nyas─▒ ile ne kadar alakadar oldu─čunu ve ileriye d├Ân├╝k planlar yapt─▒─č─▒n─▒ ifade etmi┼čtir.[157]

Atat├╝rk├╝n┬á yukardaki ifadeleri onun ├╝lk├╝lerini g├Âstermektedir. Fakat O ayn─▒ zamanda ├ža─čda┼člar─▒na ve arkada┼člar─▒na g├Âre ├žok daha ger├žek├židir. A┼ča─č─▒daki s├Âzleri de bunu teyit etmektedir.

Atat├╝rk, 1 Aral─▒k 1921’de yapt─▒─č─▒ Meclis konu┼čmas─▒nda bu hususta ┼čunlar─▒ s├Âyl├╝yordu:

ÔÇťEfendiler, b├╝y├╝k ve hayal├« ┼čeyleri yapmadan yapm─▒┼č gibi g├Âr├╝nmek y├╝z├╝nden b├╝t├╝n d├╝nyan─▒n husumetini, garaz─▒n─▒, kinini bu memleketin ve bu milletin ├╝zerine celbettik. Biz Pan-─░sl├ómizm yapmad─▒k. Belki ÔÇśyap─▒yoruz, yapaca─č─▒zÔÇÖ dedik. D├╝┼čmanlar─▒m─▒z da ÔÇśyapt─▒rmamak i├žin bir an evvel ├Âld├╝relimÔÇÖ dediler. Pan-Turanizm yapmad─▒k. ÔÇśYapar─▒z, yap─▒yoruz, veya yapaca─č─▒zÔÇÖ dedik, yine ÔÇś├Âld├╝relimÔÇÖ dediler. B├╝t├╝n d├óva bundan ibarettir. Biz b├Âyle yapmad─▒─č─▒m─▒z ve yapamad─▒─č─▒m─▒z mefhumlar ├╝zerinde ko┼čarak d├╝┼čmanlar─▒m─▒z─▒n adedini ve ├╝zerimize olan tazyikat─▒ tezyid etmekten ise haddi tabiiyye, haddi me┼črua r├╝cu edelim. Haddimizi bilelim. Binaenaleyh istikl├ól isteyen milletiz. Ve yaln─▒z ve ancak bunun i├žin hayat─▒m─▒z─▒ ibzal ederiz”.

Atat├╝rk, ─░stikl├ól Harbi y─▒llar─▒nda T├╝rk birli─či i├žin takip etti─či siyasetten ve d├╝┼č├╝nceden daha sonraki y─▒llarda da vazge├žmemi┼čtir. Cumhuriyet kurulup yerle┼čtikten sonra, ┼čayet, Atat├╝rk’├╝n takip etti─či e─čitim ve ├Â─čretim program─▒na dikkatlice bak─▒lacak olunursa, onun en b├╝y├╝k emellerinden birinin b├╝t├╝n T├╝rkler aras─▒nda tam bir k├╝lt├╝r birli─či yaratmak oldu─ču g├Âr├╝l├╝r. Meseleyi ┼č├Âyle ├Âzetlemek m├╝mk├╝nd├╝r: Bilindi─či gibi, bu memlekette bir zamanlar, her┼čeyi ├él-i Sel├žuktan ba┼člatanlar olmu┼čtur. Onlar─▒n bu k─▒s─▒r g├Âr├╝┼člerine ilk kar┼č─▒ ├ž─▒kanlardan biri de Atat├╝rk olmu┼čtur. ÔÇťCihangirane bir devlet ├ž─▒kard─▒k bir a┼čirettenÔÇŁ m─▒sra─▒n─▒n m├ónas─▒n─▒ reddederek Osmanl─▒larÔÇÖdan ├Ânceki tarihimizin b├╝y├╝kl├╝─č├╝ne ve k├Âk├╝m├╝z├╝n t├ó Orta Asya’ya ba─čl─▒ oldu─čuna gen├ž nesilleri ├«man ettirmek i├žin ├Â─čretmen camias─▒n─▒ uyaran ve onlar─▒ vazifelendiren Atat├╝rk olmu┼čtur. T├╝rk tarihi ve k├╝lt├╝r├╝n├╝n men┼čei ve eskili─či hakk─▒nda Atat├╝rk, meclis k├╝rs├╝s├╝nden ┼čunlar─▒ s├Âylemi┼čtir:

ÔÇťEfendiler, bu d├╝nyay─▒ be┼čeriyette asgari y├╝z milyonu m├╝tecaviz n├╝fustan m├╝rekkep bir T├╝rk millet-i azimesi vard─▒r; ve bu milletin s├óha-i arzdaki v├╝s’ati nisbetinde s├óha-i tarihte de bir derinli─či vard─▒r… En bariz ve en kat├« ve en madd├« del├óil-i tarihiyyeye istinaden beyan edebiliriz ki, T├╝rkler on be┼č as─▒r evvel Asya’n─▒n g├Âbe─činde muazzam devletler te┼čkil etmi┼č ve insanl─▒─č─▒n her t├╝rl├╝ kabiliyetine tecellig├óh olmu┼č birer unsurdur. Sefirlerini ├çin’e g├Ânderen ve Bizans’─▒n sefirlerini kabul eden bir T├╝rk devleti, ecdad─▒m─▒z olan T├╝rk milletinin te┼čkil eyledi─či bir devlettir.”[158]

SONUÇ:

T├╝rkistan, K─▒r─▒m, Kafkasya ve Kazan T├╝rkleri fikir hareketleri ├çarl─▒k Bol┼čevik ─░htilali ve sonras─▒nda Rus esaretindeki T├╝rk boylar─▒nda ├Ânemli ayd─▒nlanmalara sebep olmu┼člard─▒r. ─░slamc─▒l─▒k, T├╝rk├ž├╝l├╝k, Bat─▒c─▒l─▒k ve Sosyalist hareketlerin i├žinde ├Ânemli g├Ârevler alm─▒┼člard─▒r. Bol┼čevik ihtilalinden sonra baz─▒ T├╝rk├ž├╝ veya Sosyalist fikir ve devlet adamlar─▒ ├╝lkelerini terk etmek zorunda kalm─▒┼člard─▒r. ├ľnemli bir k─▒sm─▒ ise zamanla Stalin y├Ânetimi taraf─▒ndan tasviye edilmi┼člerdir.
Bunlardan T├╝rkistanl─▒ B├╝y├╝k T├╝rk Milliyet├žisi S├╝leyman ├çolpan tek ba┼č─▒na aleni milliyet├žili─činde ─▒srar etti. Milletinin ─▒st─▒rab─▒n─▒ idam edildi─či 1938 y─▒l─▒na kadar ya┼čad─▒. Milli Kom├╝nizmin en b├╝y├╝k isimlerinden Sultangaliyev ise Rus y├Ânetiminin s├Âm├╝rge mant─▒─č─▒n─▒ zamanla anlad─▒ ve Sovyet RusyaÔÇÖya kar┼č─▒ s├Âm├╝rgeler enternasyonali fikrini geli┼čtirdi. ÔÇťTuran Federal Sosyalist CumhuriyetiÔÇŁ d├╝┼č├╝ncesi de s├Âm├╝r├╝len T├╝rk halklar─▒n─▒n ba─č─▒ms─▒zl─▒k gayesinden kaynakland─▒.

SultangaliyevÔÇÖin fikirleri b├Âlgelere has az ├žok de─či┼čikliklerle 1920-1923 aras─▒nda ve hatt├ó ilk defa g├Âzden d├╝┼čt├╝─č├╝ d├Ânemden 1928’e kadar t├╝m Milliyet├ži Kom├╝nistler i├žin model olmu┼čtu.

Sultan Galiyev 1918’den sonra baz─▒ temel mes’elelerin ├╝zerine┬á gitti.┬á Bunlar─▒n┬á i├žinde┬á┬á herkesin ittifak ┬áetti─či┬á en ├Ânemli konu, sosyal devrimle, koloni yahut yar─▒-koloni y├Ânetim alt─▒nda ya┼čayan ─░sl├óm ├╝lkelerindeki mill├« ihtil├ól konular─▒ aras─▒ndaki ili┼čkilerdi. Sultan Galiyev, d─▒┼ča ba─č─▒ml─▒ olarak ya┼čayan halklar─▒n kurtulu┼ču i├žin tek ├žareyi Sosyalizm’de g├Âr├╝yordu. H├ókim s─▒n─▒flar─▒n iktidar─▒n─▒ ala┼ča─č─▒ edecek ve ayn─▒ zamanda d─▒┼č kapitalist g├╝├žlerin tesirini yok edecek tek g├╝├ž sosyalizmdi. Bu y├╝zden Kom├╝nist Partisi’nin program─▒na kar┼č─▒ a┼č─▒r─▒ bir ba─čl─▒l─▒k g├Âsteriyordu. Sultan Galiyev ve arkada┼člar─▒, klasik ┬źKomintern┬╗ teorisinin Asya devrimi ├╝zerindeki g├Âr├╝┼člerini ├Ânemli bir d├╝zeltmeye t├óbi tutmu┼člard─▒. Onlara g├Âre M├╝sl├╝man halklar─▒n siyasal durumlar─▒ sosyalist devrimin do─črudan do─čruya uygulanmas─▒na imk├ón tan─▒m─▒yordu. Baz─▒ farkl─▒l─▒klara dikkat edilmesi gerekliydi. ─░├ž d├╝┼čmana kar┼č─▒ giri┼čilecek harekette ┬źSosyal ─░htil├ól┬╗, d─▒┼čar─▒ya kar┼č─▒ tak─▒n─▒lacak tav─▒rda ise ┬źMill├« ─░htil├ól┬╗ fikirleri ├Ânemli say─▒lmal─▒yd─▒.[159] Bir ba┼čka deyimle Sultan Galiyev ve arkada┼člar─▒, ┬źmill├« ┼čuuru┬╗ yava┼č yava┼č yok ederek onun yerine ┬źs─▒n─▒flar ┼čuuru┬╗nu getirmenin ─░sl├óm D├╝nyas─▒ i├žin l├╝zumsuz ve tehlikeli oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝yorlard─▒.

M├╝sl├╝man ihtil├ólciler i├žin bir numaral─▒ konu, ├╝lkelerini yabanc─▒ i┼čgalcilerden temizlemekti. Bat─▒l─▒ yahut Rus, kim olursa olsun ├ž─▒k─▒p gitmeliydi… Tek ve en ├╝st├╝n gaye buydu. Bu sonucu beklerken M├╝sl├╝man toplumunun i├žindeki s─▒n─▒flar kavgas─▒na pek ald─▒rm─▒yorlard─▒. ├ťstelik sonu belirsiz bir s├╝re i├žinde dahi bu konu kendilerini pek me┼čgul etmeyecekti. Sultan Galiyevciler, durumlar─▒n─▒ sa─člamla┼čt─▒rmak i├žin, ┬ź─░sl├óm toplumunun yap─▒s─▒n─▒┬╗ ileriye s├╝r├╝yorlard─▒; yerli proleterya k├╝lt├╝rel sahada geri ve zay─▒ft─▒. Fakir veya orta h├ólli k├Âyl├╝ler siyasal bak─▒mdan te┼čkil├ótlanmam─▒┼člard─▒. Baz─▒lar─▒na g├Âre bu te┼čkil├ótlanma i┼či hi├žbir vakit ger├žekle┼čmeyecekti. S├Âzkonusu genel g├Âzlemlerden ┼č├Âyle bir sonu├ž ├ž─▒kar─▒yorlard─▒: Ne i┼č├ži s─▒n─▒f─▒, ne de k├Âyl├╝ler yeni rejime y├Ânetici veremeyeceklerdi. B├Âylece M├╝sl├╝manlar─▒ iki tehlike beklemektedi; ya t├╝m y├Ânetim kadrolar─▒n─▒ ┬źyeg├óne proleter tabakalara sahip┬╗ Ruslar’─▒n ellerine teslim edecekler, yahut da ayn─▒ g├Ârevleri Rus dan─▒┼čmanlar─▒n ellerinde oyuncak haline gelecek olan azgeli┼čmi┼č ve yeteneksiz yerli i┼č├žilerin kabiliyetine terk edeceklerdi. Her iki ┼čekilde de ihtil├ól karakterini kaybedecek, mill├« kurtulu┼č hay├ól olacak ve M├╝sl├╝man topra─č─▒ Moskova’n─▒n boyunduru─čundan kurtulamayacakt─▒.B├Âyle bir sonu├žla kar┼č─▒la┼čmamak i├žin M├╝sl├╝man kom├╝nistler, sosyalizme ge├ži┼čin safha safha ger├žekle┼čmesini savunuyorlard─▒. ─░lk d├Ânemde her ne pahas─▒na olursa olsun halklar─▒n─▒n kaderine h├╝kmedecek durumda olan y├Âneticilerin yerlerinde kalmalar─▒ ┼čartt─▒. Y├óni ister entellekt├╝el burjuva veya isterse reformist din adam─▒ olsun, bu gibi kimselere dokunulmamal─▒yd─▒. B├Âylece ─░sl├óm toplumu i├žindeki s─▒n─▒flar m├╝cadelesi ─░sl├óm proleteryas─▒n─▒n burjuva kadrolar─▒n─▒n yerini alaca─č─▒ ├žok uzak bir tarihe kadar durdurulmal─▒ ve uyutulmal─▒yd─▒.

Nasyonal Kom├╝nizm’in nazariyat├ž─▒lar─▒ndan K─▒r─▒m ┬źMill├« F─▒rka┬╗s─▒ lideri Ahmed ├ľzenba┼čl─▒ Proleterya diktat├Ârl├╝─č├╝ konusundaki fikirlerini ┼č├Âylece ├Âzetliyordu:[160]

┬źSadece i┼č├ži s─▒n─▒f─▒n─▒n diktat├Ârl├╝─č├╝ne dayanan Sovyet rejimi end├╝striyel sermayenin en ├╝st seviyeye ula┼čt─▒─č─▒ Orta Rusya’ya sa─člamca yerle┼čmi┼čtir. Ancak bu rejim daha yeni ticaret kapitalizmi devresine ula┼čm─▒┼č geni┼č g├Â├žebe M├╝sl├╝man toplumuna uygulanamaz. Bu y├╝zden tan─▒mad─▒─č─▒m─▒z ve tan─▒yamayaca─č─▒m─▒z h├╝k├╝met ┼čekillerine birdenbire atlamak yerine iktisad├« geli┼čmenin normal safhalar─▒n─▒ a┼čmam─▒z i├žin bize yard─▒m edilmesini istiyoruz. T├╝rkistan’da, K─▒rg─▒zistan’da (Kazakistan), Ba┼čk─▒r ├╝lkesinde, Kafkasya’da, Tataristan ve K─▒r─▒m’da oldu─ču gibi s─▒n─▒fsal g├╝├žler yerine mill├« g├╝├žlere dayan─▒lmas─▒ gerekti─čine inan─▒yoruz.┬╗

Proleter diktat├Ârl├╝─č├╝n├╝ reddeden, s─▒n─▒f m├╝cadelesini baz─▒ feodal g├╝├žler gibi say─▒s─▒ pek az ┬źkat─▒ d├╝┼čman─▒┬╗ sindirmek i├žin s─▒n─▒rl─▒ kullanmak isteyen M├╝sl├╝man kom├╝nistler, fikirlerini Rus arkada┼člar─▒na kabul ettirebilmek i├žin a┼č─▒r─▒ ├žaba g├Âsteriyorlar ve M├╝sl├╝man toplumunun birbirinden tamamiyle kopmu┼č s─▒n─▒flardan meydana gelmedi─čini, t├╝m├╝yle bask─▒ alt─▒nda kalm─▒┼č b├╝y├╝k bir toplum oldu─čunu ileri s├╝r├╝yorlard─▒.

Sultan Galiyev daha 1918’de ┼čunlar─▒ s├Âyl├╝yordu:

┬źKoloni idaresinde ya┼čam─▒┼č t├╝m ─░sl├óm toplulu─ču proleterdir. Zira bu toplumun b├╝t├╝n s─▒n─▒flar─▒ s├Âm├╝rgeciler taraf─▒ndan ezilmi┼čtir. Proleter ad─▒yla an─▒lmaya hak kazanm─▒┼člard─▒r. M├╝sl├╝man halklar proleter halkt─▒r. Ekonomik y├Ânden ─░ngiliz veya Frans─▒z proleteri ile, Afgan yahut Fas proleteri aras─▒ndaki derin u├žurum ink├ór edilemez. Dolay─▒siyle M├╝sl├╝man ├╝lkelerdeki mill├« hareketlerin sosyalist ihtil├ól karakteri ta┼č─▒d─▒─č─▒n─▒ rahatl─▒kla ileri s├╝rebiliriz.┬╗

Sultan Galiyev ve arkada┼člar─▒ 1923’ten sonra Rus Bol┬ş┼čevikleri ile a├ž─▒k├ža ├žat─▒┼čarak muhalefet saflar─▒na ge├žtikleri s─▒rada daha deh┼četli bir fikirle ortaya at─▒ld─▒lar. Fikir genel olarak, ┬źezilmi┼čler genel cephesi┬╗ g├Âr├╝nt├╝s├╝n├╝ ta┼č─▒yordu. M├╝sl├╝man toplumunun, b├╝y├╝k burjuvazi ve feodal kesimleri hari├ž t├╝m s─▒n─▒flar─▒n─▒ i├žine al─▒yor ve geleneksel ─░sl├óm ├ťmmeti fikrine ba─član─▒yordu. B├Âylece ┬źm├╝’minler toplulu─ču┬╗ dahil cemiyetin t├╝m s─▒n─▒flan, ┬źihtil├ólin getirdiklerinden┬╗┬á┬á faydalanma┬á┬á durumuna┬á┬á girmi┼člerdi. [161]┬á Rusya M├╝sl├╝man topra─č─▒n─▒n milli uyan─▒┼č projesi ilk M├╝sl├╝man kom├╝nistler taraf─▒ndan 20’lerden sonra y├╝zlerce defa ele al─▒nm─▒┼čt─▒. Program temelde, yerlilerin s├╝r’atle kalk─▒nmalar─▒n─▒ hedef al─▒yordu. ─░dar├« sahada ┬źmill├«le┼čtirme┬╗ esas tutulmu┼čtu. A├ž─▒k├žas─▒, Ruslar─▒n doldurdu─ču kadrolar─▒n biran ├Ânce M├╝sl├╝manlarÔÇÖa ge├žmesi arzu ediliyordu. Parti ve Sovyet kademeleri mutlaka mill├«le┼čtirilmeliydi. Moskova H├╝k├╝meti’nin de taraftar g├Âr├╝nd├╝─č├╝ bu politikaya Rus k─▒rsal kolonizasyon b├Âlgelerinin ba┼č─▒nda gelen Ba┼čk─▒r ├╝lkesi, Kazak Stepleri ve ├Âzellikle Kuzey Kafkasya gibi yerlerdeki Rus┬á ak─▒nlar─▒n─▒n┬á durdurularak topraklar─▒n┬á yerlilere┬á geri verilmesi politikas─▒ da eklenmekteydi.

Eski ┬źCed├«d┬╗ler gibi ilk M├╝sl├╝man kom├╝nistler de Rus Devleti’ne kar┼č─▒ a┼č─▒r─▒ ├žekingenlik g├Âstermekteydiler. Derinden derine beslenen korku, sadece ├çarl─▒k veya Sovyet Rusya’ya kar┼č─▒ de─čil t├╝m RusyaÔÇÖya ve Bat─▒’ya kar┼č─▒ duyuluyordu. Sultan Galiyev’in siyasal d├╝┼č├╝ncesinin temel ta┼člar─▒ndan birini te┼čkil eden bu korku, hatt├ó Avrupa proleteryas─▒na do─čru uzan─▒yor, bu proletaryan─▒n birg├╝n eski s├Âm├╝rgeci burjuvazinin yerine ge├žebilece─či endi┼česine kadar dayan─▒yordu. Sovyetler Rusyas─▒na gelince bu alanda M├╝sl├╝manlar─▒n Rus arkada┼člar─▒na kar┼č─▒ besledikleri hay├óllerin art─▒k ger├žekler ├Ân├╝nde eriyip yokolaca─č─▒ saatlere yakla┼čt─▒─č─▒ anla┼č─▒l─▒yordu. NEP ├ža─č─▒ M├╝sl├╝manlarda, ┬ź1917’nin ortalar─▒na yeniden d├Ânmeye ba┼člad─▒klar─▒…┬╗ kan─▒s─▒n─▒ ├žoktan uyand─▒rm─▒┼čt─▒ bile… Yeni bir kom├╝nist idareci s─▒n─▒f t├╝remi┼čti. M├╝sl├╝manlar bunlara ├žabucak ┬źBonapart├ž─▒…┬╗, ┬źPanrus├žu…┬╗ isimlerini yak─▒┼čt─▒rd─▒lar. Yeniler, Rus Kom├╝nist Bol┼čevik Partisi’ni k─▒sa zamanda bir ┬źRus partisi┬╗ h├óline getirmeyi ama├ž edinmi┼člerdi.

Turar Ryskulov isimli Kazak kom├╝nisti ┼čunlar─▒ yaz─▒yordu:

┬źEkim ihtil├óli y├╝ksek iktidar─▒ proleteryaya emanet etti. Buna g├Âre Rus ve M├╝sl├╝manlar aras─▒nda hi├žbir ├žekingenlik olmamas─▒ gerekir. L├ókin T├╝rkistan’da ─░┼č├ži-K├Âyl├╝ h├╝k├╝metinin iki y─▒ll─▒k uygulamas─▒ bunun aksini ispat etmi┼čtir. M├╝sl├╝manlar, ─░htil├ólin idealinin ortada dola┼čan politika ile hi├ž bir ilgisi olmad─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝ler.┬╗[162]

Sultan Galiyev 1918’de Rus ve Avrupa proleteryasn─▒n ezilen halklar─▒n haklar─▒na kar┼č─▒ ihanet i├žinde bulundu─čunu daha o zaman g├Âr├╝yordu:

┬źMesel├ó di─čerlerinin i├žinde en geli┼čmi┼či olan ─░ngiliz proleteryas─▒n─▒ ele alal─▒m- E─čer ─░ngiltere’de bir ihtil├ól ger├žekle┼čecek olursa proleterya, ┼čimdiki burjuva h├╝k├╝metinin politikas─▒n─▒ s├╝rd├╝rerek kolonileri ezmeye devam edecektir. Zira kolonileri s├Âm├╝rmeye ├Âzen g├Âsteriyorlar. Bu y├╝zden Do─ču i┼č├žilerinin ezilmesini ├Ânlemek i├žin M├╝sl├╝man toplulu─čunu yerli ve otonom bir kom├╝nist hareketin i├žinde toparlamaya mecburuz-┬╗

1923’lere gelindi─činde fikirler daha da geli┼čmi┼čti. Sultan Galiyev, ┼čimdi art─▒k koloni halklar─▒n─▒n d├╝┼čman─▒ olarak sadece emperyalist g├╝├žlerin burjuva s─▒n─▒flar─▒n─▒ de─čil ┬źEnd├╝stri toplumunun┬╗ tamam─▒n─▒ g├Âr├╝yordu. Kl├ósik Marksist antitezi de─či┼čtirerek s├Âm├╝rgeci kapitalist yerine azgeli┼čmi┼č end├╝strici deyimini kulland─▒. Sultan Galiyev 1928’de tamamiyle de─či┼čmi┼čti. Art─▒k Rus proleteri ile yerlinin bar─▒┼čmayaca─č─▒na inan─▒yor ve ┼čunlar─▒ yaz─▒yordu:

┬ź┼×unu ileri s├╝r├╝yoruz ki, Avrupa toplumu burjuva s─▒n─▒f─▒n─▒n d├╝nya diktat├Ârl├╝─č├╝n├╝ ayn─▒ s─▒n─▒f─▒n d├╝┼čman─▒ olan proleter s─▒n─▒f─▒ d├╝nya diktat├Ârl├╝─č├╝ ile de─či┼čtirme pl├ón─▒; y├óni ayn─▒ Avrupa toplumunun bir ba┼čka s─▒n─▒f─▒n─▒ bug├╝n┬şk├╝ h├ókim s─▒n─▒f─▒n yerine getirme ├žabas─▒, ezilmi┼č halklar─▒n┬á kaderi bak─▒m─▒ndan hi├žbir de─či┼čiklik sa─člamayacakt─▒r. B├Âyle bir de─či┼čiklik olsa dahi sonu├ž eskisinden daha iyi de─čil, hatt├ó daha k├Ât├╝ olacakt─▒r.┬╗

Orta Asya topraklar─▒nda muzaffer Rus proleteryas─▒ taraf─▒ndan uygulanan yeni s├Âm├╝rgecili─čin daha sert bir su├žlamas─▒, 1920ÔÇÖli y─▒llara do─čru ├Ânce Rusya’da, daha sonra Rusya d─▒┼č─▒nda ERK Sosyalist Partisi ┼čeklinde Sultan Galiyev’in fikirlerinden esinlenerek ├Ârg├╝tlenen birka├ž mill├« sosyalizan M├╝sl├╝man taraf─▒ndan yap─▒ld─▒. ┬źERK┬╗nin siyasi program─▒nda ├Âzetle ┼ču fikirler yer al─▒yordu:

┬ź…S├Âm├╝rgelerdeki sosyalist partilerin ve ezilmi┼č halklar─▒n Rusya’da edinilen tecr├╝beden yararlanmalar─▒ gerekmektedir. Rus tecr├╝besi g├Âstermi┼čtir ki:

1) Emperyalist bir ├╝lkenin proleteryas─▒, kolonilere ve ezilmi┼č halklara kar┼č─▒ olan tutumunda kendi ├Âz burjuvazisinin kafas─▒na y─▒llarca yerle┼čtirmi┼č oldu─ču g├Âr├╝┼člerden bir anda vazge├žememektedir. S├Âzkonusu proleter s─▒n─▒f─▒, kolonilerden gelen ham maddeyi elde etmek ve oraya kendi mallar─▒n─▒ satabilmek i├žin eski bask─▒ sisteminin devam etmesi gerekti─čine inand─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r.

Dolay─▒s─▒yla burjuvaziden iktidar─▒ devralan anavatan proleterleri, yerine ge├žtikleri kimselerden hi├ž de farkl─▒ de─čillerdir. S├Âm├╝rgelerdeki halk y─▒─č─▒nlar─▒n─▒n haklar─▒n─▒ asla resmen kabul etmezler. Bu m├╝nasebetle ├žal─▒┼čan yerli s─▒n─▒flarda ┼ču fikirler yay─▒lm─▒┼čt─▒r: Anavatan sosyalistleri iki y├╝zl├╝ ve z├ólim ki┼čilerdir. Hatt├ó burjuvalardan daha k├Ât├╝d├╝rler. ├ťstelik bu sosyalistlerin kulland─▒klar─▒ ┬źs├Âm├╝rgelerin kurtar─▒lmas─▒┬╗ s├Âzc├╝─č├╝ kendilerine rakip emperyalistlerin ellerindeki servetlere sahip olabilmek i├žin uydurulmu┼č propaganda kelimelerinden ibarettir.

2) Sosyalizm bir ├╝lkede kurulmaya ba┼čland─▒─č─▒ vakit, anavatan sosyalistleri kolonilerde sadece merkez├« g├╝├žlere itimat etmektedirler. Bu g├╝├žler emperya┬şlist toplumun temsilcileri olduklar─▒ h├ólde onlara g├╝venmekte ve yerli proleteryay─▒ ayr─▒l─▒k├ž─▒ olarak g├Ârmektedirler. Anavatan sosyalistleri yerli proleteryaya kar┼č─▒ daima ku┼čkuludur. Bu s─▒n─▒f─▒n sadakat derecesini ve sosyalizme ba─čl─▒l─▒─č─▒n─▒, ├Ânder topluma kar┼č─▒ olan tutumuyla ├Âl├žmektedir. Bug├╝n├╝n sosyalistleri, yerli proleteryaya ve yerli sosyalistlere kar┼č─▒ olan itimats─▒zl─▒klar─▒n─▒ gizlemekte ve bunu ┬źD├╝nya emperyalizmine kar┼č─▒ birle┼čik cephe┬╗ slogan─▒yla ├Ârtmektedirler. Y─▒llardanberi┬á uygulanan┬á┬á ┬źs├Âm├╝rgeler┬á┬á proleterya┬á┬á politikas─▒┬╗ eski da─č─▒tma ve eritme siyasetinin geli┼čmi┼č ┼čeklidir. Bu politika g├╝n├╝m├╝zde ┬źihtil├ól┬╗ s├Âzc├╝kleriyle zenginle┼čtirilmi┼čtir. Feodalizmi ve kabile hayat─▒n─▒, yerlilerin milli ve hayat dolu bir k├╝lt├╝r etraf─▒nda birle┼čmelerini ├Ânlemek i├žin antidot olarak kullan─▒l─▒r. Anavatan proleterleri i├žin yerlilerle birle┼čme, arzu edilen bir┼čey de─čildir. S├Âzkonusu politikan─▒n uygulan─▒┼č─▒ g├Âstermi┼čtir ki, baz─▒lar─▒na kar┼č─▒ duyulan ┬źg├╝ven┬╗ ve yine baz─▒lar─▒na kar┼č─▒ duyulan┬á┬á ┬źku┼čku┬╗nun┬á temelinde┬á emperyalist┬á devletin proleteryas─▒n─▒n sahip oldu─ču kolonilerdeki ├╝st├╝nl├╝─č├╝n devam─▒ ve ekonomik ├ž─▒karlar─▒n korunmas─▒ endi┼čeleri yatmaktad─▒r. B├Âyle bir sonuca ula┼čmak i├žin anavatan sosyalistleri ve kom├╝nistleri ├že┼čitli milletlerin┬á i├žinde ne de─či┼čik sosyalist-kom├╝nist partilerin varl─▒─č─▒n─▒, ne de ortak kom├╝nist parti i├žinde┬á milliyet farklar─▒n─▒n yer tutmas─▒n─▒ kabul etmemektedirler. Onlar i├žin parti, tek, insicaml─▒ ve ┬źRus┬╗ olmal─▒d─▒r.[163]

Rus ihtil├ólinin bu ├Âzellikleri a├ž─▒k├ža g├Âstermi┼čtir ki, Anavatan proleterleri ile bir koloninin proleterleri, k─▒saca h├ókim bir devletin ve ezilmi┼č bir halk─▒n proleterleri, birbirlerini sadece ├╝├ž├╝nc├╝ ve kuvvetli bir te┼čkil├ót─▒n varl─▒─č─▒yla anlama imk├ón─▒na sahiptirler. Bu te┼čkil├ót, kolonileri bask─▒ alt─▒nda tutmaya devam eden milletin proleteryasmdan madd├« ve manev├« olarak ayr─▒, uluslararas─▒ sosyalist bir te┼čkil├ót olmal─▒d─▒r. Ezilmi┼č bir milletin proleteryas─▒ ile ezen bir milletin proleteryas─▒ aras─▒ndaki ili┼čkiler konusu, Asya, Afrika ve Avustralya kolonilerinde de ayn─▒d─▒r.

M├╝sl├╝man kom├╝nistleri, halklar─▒n─▒n ya┼čamas─▒ i├žin ├╝├ž noktay─▒ ihtiva eden bir program ├Âne s├╝rmektedirler:

1) Evvelemirde M├╝sl├╝man halklar, sosyalist rejim i├žinde mill├« k├╝lt├╝rlerinin t├╝m orijinalitesini koruyabilmelidirler. Ekim ─░htil├óli k├╝lt├╝r vadisinde hemen ve ani bir de─či┼čme getirmemi┼čtir. Hatt├ó ihtil├ólin ilk y─▒llar─▒nda burjuva tipi edebiyat t├╝m ─░sl├óm cumhuriyetlerinde o zamana kadar g├Âr├╝lmemi┼č bir geli┼čme kaydetmi┼čtir.

─░sl├óm halklar─▒n─▒n k├╝lt├╝r├╝, tamamiyle ─░sl├óm D├«ni’nin i├žinde yo─črulmu┼čtur. Bu y├╝zden ┬á─░sl├óm’a kar┼č─▒ yumu┼čak bir politika takip etme zorunlulu─ču vard─▒r. ─░sl├óm kom├╝nistleri, ─░sl├óm DiniÔÇÖnin d├╝nyan─▒n b├╝t├╝n dinleri gibi yok olmaya mahk├╗m oldu─čunu ileri s├╝ren kat─▒ Allahs─▒zlar’─▒n varl─▒─č─▒na ra─čmen ve M├╝sl├╝manlar─▒n geriliklerine d├«nin sebep oldu─čunu iddia edenlere kar┼č─▒, ─░sl├óm’─▒ yoketmeyi d├╝┼č├╝nmemi┼člerdir. Sadece ┬źl├óikle┼čtirmi┼čler┬╗ ve yobazl─▒ktan uzakla┼čt─▒rmalard─▒r. Bu m├╝nasebetle M├╝sl├╝man kom├╝nistler ge├žen y├╝zy─▒lda hatt├ó ┬źCed├«d┬╗ hareketi i├žinde M├╝sl├╝manlar─▒n kendileri taraf─▒ndan ba┼člat─▒lm─▒┼č olan d├«ni yobazl─▒ktan temizleme hareketine devam ettiklerini iddia etmektedirler. Kendilerine g├Âre Marksizm ve ─░sl├óm aras─▒nda bu beraberlik kurulmadan, sosyalist ihtil├ólin Do─ču’da ya┼čama ┼čans─▒ kesinlikle yoktur. Sosyalizmin hen├╝z ─░sl├óm geleneklerine ├žok yak─▒ndan ba─čl─▒ olarak ya┼čayan bir topluma da uymas─▒n─▒ bilmesi l├óz─▒md─▒r.

2) Sovyetler Birli─či’nde bulunan T├╝rk ve M├╝sl├╝man b├╝t├╝n halklar─▒n ya┼čayabilmeleri i├žin ikinci hedef, aralar─▒nda s─▒k─▒ bir siyasal birlik kurmalar─▒d─▒r. Bu da geleneksel bir ┬źCed├«d┬╗ fikridir. B├Âylece eski ┬ź┬źT├╝rk-Birli─či┬╗ ideali yeniden ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r. Ancak yepyeni ger├žeklerle bezenmi┼č beklenmedik bir sosyalist maske giymi┼čtir. ─░lk merhale Orta-Volga ├╝zerinde bir Tatar-Ba┼čk─▒r devleti ve T├╝rkistan’da bir cumhuriyet kurmakt─▒r. Sultan Galiyev ve arkada┼člar─▒ daha sonra 1923’te muhalefete ge├žtikleri s─▒rada daha geni┼č bir fikirle ortaya at─▒lacaklar ve Turan Cumhuriyeti ad─▒ alt─▒nda b├╝y├╝k bir Mill├« T├╝rk Devleti kurmay─▒ ama├ž edineceklerdi. Bu devlet Tataristan ve Ba┼čk─▒rdistan ad─▒n─▒ ta┼č─▒yan iki T├╝rk otonom devletini Kazakistan, K─▒rg─▒zistan, ├ľzbekistan, T├╝rkmenistan ve Tacikistan isimlerini ta┼č─▒yan be┼č Ortaasya cumhuriyetini i├žine alacakt─▒. Baz─▒lar─▒, Azerbaycan, Altay ve ├çuva┼č ├╝lkelerinin M├╝sl├╝man olmayan b├Âlgelerini dahi bu devletin s─▒n─▒rlar─▒ i├žinde g├Âr├╝yordu. Bu muazzam devletin n├╝fusu 30 milyonu ge├žecek ve halk─▒n─▒n % 75’ini T├╝rk ─▒rk─▒ndan gelen M├╝sl├╝manlar te┼čkil edecekti. Devlet ba─č─▒ms─▒z ve h├╝k├╝mran olacak, Turan Sosyalist Federatif Halk Cumhuriyeti ad─▒n─▒ ta┼č─▒yacak ve M├╝sl├╝man kom├╝nistlerinin ├╝├ž├╝nc├╝ ve ba┼čl─▒ca ideallerine temel g├Ârevini y├╝klenecekti. Bu ideal, ├╝├ž├╝nc├╝ d├╝nyan─▒n t├╝m ┬źezilmi┼č halklar─▒n─▒┬╗ bir araya toplamak ve bir s├Âm├╝rgeler enternasyonali kurmakt─▒.

3) Asya ihtil├ólcileri taraf─▒ndan g├╝d├╝len bu fevkal├óde fikirlerin kayna─č─▒ i├ž sava┼č y─▒llar─▒na kadar uzan─▒yordu, zira o s─▒rada M├╝sl├╝man kom├╝nistler, sosyalist ihtil├ólin ruhu konusunda bol┼čevik y├Âneticilerle ayn─▒ g├Âr├╝┼čleri ta┼č─▒m─▒yorlard─▒. Kendileri i├žin, ihtil├ólin ruhunda, s├Âm├╝rgelerde ya┼čayan halklar─▒n kurtulu┼ču yat─▒yordu. Rusya’da sosyalizmin ba┼čar─▒s─▒n─▒ ise, az geli┼čmi┼č ├╝lkelerin Avrupa end├╝stri toplumlar─▒na kar┼č─▒ y├╝r├╝tt├╝kleri b├╝y├╝k kar┼č─▒ hareket i├žinde hen├╝z k├╝├ž├╝k bir ba┼člang─▒├ž say─▒yorlard─▒. B├Âylece Komintern’in sadece Avrupa proleteryas─▒na kar┼č─▒ y├Ânelmesini hatal─▒ buluyorlar, sosyalist ihtil├ólin Bat─▒’da ba┼čar─▒s─▒zl─▒─ča mahk├╗m oldu─čunu s├Âyl├╝yorlar ve muzaffer olabilmesi i├žin mutlaka Do─ču’ya d├Ânmesini, s├Âm├╝rge yahut yar─▒-s├Âm├╝rge y├Ânetimi alt─▒nda ya┼čayan halklarla me┼čgul olmas─▒n─▒ ├Âneriyorlard─▒.[164]

M├╝sl├╝man kom├╝nistlere g├Âre ┬źS├Ânm├╝┼č ─░htil├ól Oca─č─▒┬╗ denen hareketin Avrupa’da hareket kaabiliyeti fazla de─čildi ÔÇötarih kendilerine ├žabucak hak verdiÔÇö. ─░lk saatlerin M├╝sl├╝man Kom├╝nistleri, sosyalizmin t├╝m g├╝├žlerini Avrupa proleter ihtil├óline ├ževirmek yerine, m├╝stemlekelerdeki mill├« hareketlerin yard─▒m─▒na sarfetmenin ├žok daha faydal─▒ olaca─č─▒n─▒ iddia edip durdular. Buralarda kazan─▒lacak zaferler ┬źBat─▒ kapitalizminin ├žan─▒na ot t─▒kayacakt─▒┬╗.

Sultan Galiyev 1919’da Jizn Natsionalnostey dergisinde yay─▒nlad─▒─č─▒ ├╝├ž ├Ânemli makalede bu fikrini b├╝t├╝n a├ž─▒kl─▒─č─▒yla ortaya koymaktayd─▒.

1923’ten sonra, Rus Bol┼čevik liderler ve ├Âzellikle Stalin, M├╝sl├╝man arkada┼člar─▒n─▒n projelerine kar┼č─▒ kesinlikle uzla┼čmaz bir tutum tak─▒n─▒nca Sultan Galiyev muhalefete ge├žti. Kar┼č─▒ ─▒rk─▒n kom├╝nistlerine pek k├Ât├╝ gelen ┬źs├Âm├╝rgeler enternasyonali┬╗ fikrini yeniledi. Bu s─▒rada pek├žok ki┼či eski ┬źCed├«d┬╗ idealine yeniden sahip ├ž─▒karak, sosyalist ihtil├ólin Do─ču’da ihanet i├žine girdi─čini ve birli─čin egemen ulusu olan Rus’un Volga boylar─▒nda, Kafkasya’da ve Orta Asya’da eski ├╝st├╝nl├╝─č├╝ne kavu┼čmak i├žin yeniden ├žaba harcamaya ba┼člad─▒─č─▒n─▒ ileri s├╝r├╝yordu. Yeni Sovyet S├Âm├╝rgecili─či ad─▒ verilen bu ├žaban─▒n Asya ├╝lkelerinde uzun zamandan beri ya┼čanan Avrupa s├Âm├╝rgecili─činden farkl─▒ olmad─▒─č─▒, art─▒k anla┼č─▒lmak ├╝zereydi.

M├╝sl├╝man kom├╝nistler, Avrupa’n─▒n M├╝sl├╝man halklar─▒n─▒n ve genellikle ├╝├ž├╝nc├╝ d├╝nya devletlerinin ├╝zerinden elini ├žekmesi i├žin tek bir ├žare g├Âr├╝yorlard─▒: End├╝stri merkezleri ile az geli┼čmi┼č s├Âm├╝rgeler aras─▒ndaki ili┼čkilerin temelden alt├╝st olmas─▒ ve s├Âm├╝rge d├╝nyas─▒n─▒n Avrupa g├╝├žleri ├╝zerinde hegemonya kurmas─▒… Bu arada Rusya’n─▒n da Avrupa g├╝├žleri familyas─▒na dahil oldu─čunu s├Âylemekten ├žekinmiyorlard─▒.

Bu muazzam fikri ger├žekle┼čtirebilmek i├žin s├Âm├╝rge ├╝lkelerini S├Âm├╝rgeler Enternasyonali ┼čeklinde biraraya getirmek gerekiyordu. Te┼čkil├ót yine kom├╝nist olacak, fakat ├ť├ž├╝nc├╝ Enternasyonal’den ayr─▒lacakt─▒, hatt├ó ona kar┼č─▒ ├ž─▒kacakt─▒. Zira ilk iki enternasyonalde oldu─ču gibi ┬źKomintern┬╗de de end├╝stri ├╝lkeleri h├ókim rol oynam─▒┼člard─▒. ┬źS├Âm├╝rgeler enternasyonali┬╗ t├╝m ezilmi┼č ├╝lkeleri i├žine alacak, tabiatiyle Rusya topraklar─▒nda ya┼čayan M├╝sl├╝manlar─▒ da ihm├ól etmeyecekti; ancak kom├╝nist olmakla birlikte end├╝strile┼čmi┼č bir Avrupa devleti oldu─ču i├žin Rusya bu projenin d─▒┼č─▒nda kal─▒yordu.

┬źS├Âm├╝rgeler enternasyonali┬╗ pl├ón─▒n─▒ yenilerken, Sultan Galiyev ve arkada┼člar─▒n─▒n, Rusya’da ya┼čayan vatanda┼člar─▒n─▒ d├╝┼č├╝nd├╝kleri ortadad─▒r. Ancak Sovyetler Birli─či i├žinde M├╝sl├╝manlarla Ruslar aras─▒ndaki ili┼čkilerin tersine d├Ânmesi ve bu ortamda M├╝sl├╝manlar─▒n ├╝st├╝n duruma ge├žmeleri bir hay├ólden ├Âteye gidememi┼čtir. Zira bu geni┼č topraklar i├žinde M├╝sl├╝man T├╝rkler’in say─▒lar─▒ Ruslar’dan fazla de─čildi. Bu gayeye ula┼čmak i├žin sosyalist ihtil├ólin en k─▒sa zamanda ─░sl├óm topra─č─▒na yay─▒lmas─▒ ve T├╝rk, ─░ranl─▒, Afgan ve Araplar’dan meydana gelen milyonlarca yabanc─▒ M├╝sl├╝man’─▒n, Kom├╝nist Partisi saflar─▒n─▒ kabartmas─▒ gerekiyordu.

1919’dan sonra ─░sl├óm kom├╝nistlerinin Rus yolda┼člar─▒na bask─▒ yaparak Komintern’in stratejisini Asya’ya do─čru ├ževirmeye ├žal─▒┼čmalar─▒ ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒d─▒r. Sultan Galiyev ve arkada┼člar─▒, tezlerini Do─ču Halklar─▒ Kom├╝nist Organizasyonlar─▒ ─░kinci Kongresi’nde savundular (Moskova, Kas─▒m-Aral─▒k 1919). Sonra ─░kinci Komintern Kongresi’nde dile getirdiler (Moskova, Temmuz-A─čustos 1920) ve nihayet Do─ču Halklar─▒ ─░lk Kongresi’ne sundular (Baku, Eyl├╝l 1920). Hi├žbir sonu├ž alamad─▒lar- zira Komintern ┼čefleri i├žin sosyalizmin istikb├óli Avrupa’dayd─▒, nihai zafer Bat─▒ proleteryas─▒ ├╝zerinde y├╝kselecekti.

Baku Kongresi, Bat─▒ emperyalizmine kar┼č─▒ ┬źmukaddes cihad┬╗ ├ža─čr─▒lar─▒yla kapand─▒ysa da, asl─▒nda ihtil├ólin Do─ču’da yay─▒lmas─▒n─▒n sona erdi─čini g├Âsteriyordu. Baku’da toplanan delegeler, sosyalistlerle k├╝├ž├╝k ve orta s─▒n─▒f mill├« burjuvalar aras─▒nda devaml─▒ olabilecek bir cephenin kurulmas─▒n─▒ reddederken; ihtil├ólci hareketlerin y├Ânetiminin ÔÇöhen├╝z siyas├« r├╝┼čte eri┼čmemi┼čÔÇö fakir k├Âyl├╝lerin ellerine b─▒rak─▒lmas─▒n─▒ ├Âng├Âr├╝rken, asl─▒nda Do─ču’nun kom├╝nistlerini ─▒ss─▒z ve tesirsiz izbelere kapam─▒┼č oluyorlard─▒. Di─čer yandan iki ihtil├ólin, yani emperyalizme kar┼č─▒ milli kurtulu┼č hareketinin ve feodaliteye ve yerli burjuvaziye kar┼č─▒ sosyalist hareketin birlikte y├╝r├╝t├╝lmesi gerekti─čine i┼čaret ediyor ve b├Âylece Do─ču ├╝lkelerinde bulunan tek dinamik s─▒n─▒f dayand─▒klar─▒n─▒ a├ž─▒k├ža ortaya koyuyorlard─▒. Bu s─▒n─▒f, gen├ž burjuvalar s─▒n─▒f─▒yd─▒. Nihayet Bat─▒’daki ihtil├óle ├Âncelik tan─▒yarak, Do─ču ihtil├ólini belirsiz fakat ├žok uzak oldu─ču a┼čik├ór bir tarihe b─▒rak─▒yorlard─▒. [165]

EKLER 

EKÔÇô1

┼×eyh ┼×amil hakk─▒nda Resul HamzatovÔÇÖun ÔÇťBenim Da─č─▒tan─▒mÔÇŁ isimli eserindeki d├╝┼č├╝nceleri:

VE BABAM Y─░NE DERD─░ K─░: E─čer sen k├Ât├╝l├╝─če izin vermi┼č, ┬źvar git kime ne edersen et┬╗ demi┼čsen ve onu bulundu─ču yerden ├ž─▒kar─▒p ├Âzg├╝rl├╝─č├╝ne kavu┼čturmu┼čsan, k├Ât├╝l├╝─č├╝n daha ├Ânce oturdu─ču yeri d├Âvmekte ne yarar var?

├ľk├╝zleri ka├ž─▒rm─▒┼člar, sen ah─▒r─▒n kap─▒s─▒na a─č─▒r kilitler as─▒yorsun, anlam─▒ var m─▒?

B├╝t├╝n bunlar b├Âyle. Ve kavga bitti mi, art─▒k yumruk sallan─▒lmaz, bunu da biliyorum. Ama okurlar zaman zaman yaz─▒p an─▒msat─▒yorlar, yaram─▒ de┼čiyorlar. Sanki pencereme k├╝├ž├╝k k├╝├ž├╝k ta┼člar at─▒p

ÔÇö┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á Hey, Resul Hamzatov ÔÇödiyorlarÔÇö pencereye ├ž─▒k ve bize, okurlar─▒na anlat: B├╝t├╝n bunlar nas─▒l ve ni├žin oldu?

ÔÇö┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á Ne anlatay─▒m size okurlar?

Bedeninin herhangi bir yerine saplanan oku ├žekip ├ž─▒karabilirsin, ama ya y├╝re─čine saplanan ok?

ÔÇö┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á ├ľyleyse biz anlatal─▒m sana. Bin dokuzy├╝z elli bir
y─▒l─▒nda yazd─▒─č─▒n bir ┼čiirde ┼×amil’e kara ├žal─▒yordun. Bin dokuzy├╝z altm─▒┼čbir y─▒l─▒nda yazd─▒─č─▒n bir ┼čiirde ise ayn─▒ ┼×amilÔÇÖi g├Âklere ├ž─▒kar─▒yordun. Her iki ┼čiirin de alt─▒nda ayn─▒ imza vard─▒: Resul Hamzatov. ┼×imdi biz bir┼čeyi ├Â─črenmek istiyoruz. Bu Resul’lerin ikisi de ayn─▒ Resul m├╝? Ve biz hangi Resule inanaca─č─▒z?

Sevgili okurum,┬á ya┼č─▒n─▒ bilmiyorum,┬á belki ├žok gen├žsin. Ama ya┼čam─▒nda hi├ž a┼čmak zorunda kald─▒─č─▒n s─▒n─▒rlar,┬á g├╝├ž d├Ânemler oldu mu? Benim oldu. Duygular─▒m─▒ iyice anlamadan sevmi┼čtim bir kez. Sonra da pi┼čman olmu┼čtum. Darac─▒k bir sokakla birbirinden ayr─▒lm─▒┼č, pencereleri kar┼č─▒ kar┼č─▒ya evler vard─▒r. ─░┼čte kom┼čular pencerelerine ├ž─▒k─▒p birbirlerine s├Âvmeye, birbirlerini su├žlamaya ba┼člad─▒lar. Ya┼čl─▒ kom┼ču gen├ž kom┼čuyu, gen├ž kom┼ču ya┼čl─▒ kom┼čuyu su├žlu┬şyor. Ben bu s├Âv├╝┼čen kom┼čulara benziyorum,┬á ama her iki pencerede duran da benim. Yaln─▒z pencerelerin birinde gen┬şcim, ├Âtekinde ┼čimdi oldu─čum gibiyim.

Zaman g├Âzlerimi kama┼čt─▒rd─▒, t─▒pk─▒ g├╝zel bir k─▒z─▒n aptal bir delikanl─▒n─▒n g├Âzlerini kama┼čt─▒rmas─▒ gibi. G├╝vey geline bakar gibi bak─▒yordum her ┼čeye, en k├╝├ž├╝k bir eksikli─či bile ayr─▒msayamadan.

Ciddi konu┼čacak olursak zaman─▒n bir g├Âlgesiydim, diyebilirim. Bilinen s├Âzd├╝r: de─čnek niceyse, g├Âlgesi de oncad─▒r. Bir ara, ┼×amil’in bir ─░ngiliz-T├╝rk ajan─▒ oldu─ču ve halklar aras─▒nda d├╝┼čmanca k─▒┼čk─▒rtmalar yapt─▒─č─▒ resmen kabul edilmi┼čti. Ben de bu sav─▒n ileri s├╝r├╝ld├╝─č├╝ eve, bu evin sahibine inanm─▒┼č ve ┼×amil’in i├žy├╝z├╝n├╝ dile getiren o ┼čiiri yazm─▒┼čt─▒m.

┼×imdi, beni avutmak i├žin olacak, zaman zaman ┼č├Âyle diyor dostlar─▒m bana:

ÔÇö Kula─č─▒m─▒za ├žal─▒nd─▒─č─▒na g├Âre sen bu ┼čiiri sipari┼č ├╝zerine yazm─▒┼čs─▒n, zorlam─▒┼člar seni b├Âyle bir ┼čiir yazmaya.

Do─čru de─čil bu! Hi├ž kimseden bask─▒ g├Ârmedim, hi├ž kimse zorlamad─▒ beni. Kendim, isteyerek yazd─▒m o ┼čiiri ve kendi elimle g├Ât├╝rd├╝m yaz─▒ kuruluna. Arap├ža tek bir s├Âzc├╝k bilmedi─či halde Kur’an─▒ sat─▒r sat─▒r bellekten okuyan, dolay─▒s─▒yla okudu─čundan hi├ž bir┼čey anlamayan, ama yine de tatl─▒ bir heyecan, bir kendinden ge├ži┼č, co┼čkunluk duyan ki┼čilere benziyordum o s─▒ralar.

Zaman─▒n bir g├Âlgesiydim ve ozan─▒n bir g├Âlge olamayaca─č─▒n─▒, ozan─▒n, k├╝├ž├╝k m├╝ yoksa g├╝ne┼čten bile b├╝y├╝k m├╝ oldu─čuna bakmaks─▒z─▒n her zaman bir ate┼č oldu─čunu, bir ─▒┼č─▒k kayna─č─▒ oldu─čunu bilmiyordum. I┼č─▒k g├Âlge vermez, ─▒┼č─▒k yal┬şn─▒zca ─▒┼č─▒k verir.

Bunu, san─▒r─▒m, olduk├ža ge├ž anlad─▒m. Ama neylersiniz, elmalar bile t├╝r t├╝r oluyor. Bir t├╝r elma ├žabucak k─▒zar─▒yor, g├Âz dolduruyor, bir t├╝r elma ise ancak g├╝z├╝n olgunla┼č─▒yor. Ben, anla┼č─▒lan, g├╝z├╝n olgunla┼čanlar t├╝r├╝ndenim.

─░┼čte b├Âyle.

Yarama gelince, onu hep i├žimde ta┼č─▒yorum.

Yine o eski, o iyile┼čmemi┼č yara

Y├╝re─čimi yak─▒yor,

Dedemin bir masal─▒yd─▒ o.

Ta ├žocuklu─čumdan bilirim

Onun ├╝st├╝ne ne s├Âylenmi┼čse k├Âylerimizde.

Bir masald─▒ o, ya┼čamla i├žice ge├žmi┼č

Kulak kesilirdim her dinleyi┼čimde

Ve g├╝n kavu┼čurken k─▒zaran bulutlar bana

Onun komutas─▒ndaki sava┼č├ž─▒lar gibi gelirdi.

Da─člar─▒n t├╝rk├╝s├╝yd├╝ o, annemin de s├Âyledi─či

Hi├ž unutamad─▒─č─▒m ├žocuklu─čumdan beri

O tertemiz g├Âzlerindeki p─▒r─▒l p─▒r─▒l ya┼člar

Kuytu ormanlar─▒n ├ži─čleriydi sanki.

Bir resmi as─▒l─▒yd─▒ evimizde, asker giysili Seyreder dururdu ├Âylece bizi

Solakt─▒, sol elinde tutard─▒ k─▒l─▒c─▒n─▒

Sa─č yan─▒nda as─▒l─▒yd─▒ t├╝fe─či.

An─▒ms─▒yorum, bu koca sava┼č├ž─▒yd─▒

─░ki a─čabeyimi cepheye u─čurlayan

Ve izleyen tank yap─▒ls─▒n diye bac─▒m─▒n

Bileziklerini veri┼čini, as─▒l─▒ oldu─ču duvardan.

├ľl├╝m├╝nden az ├Ânce babam Bir destan yazm─▒┼čt─▒ onun ├╝zerine Ama yazik!

Kara ├žal─▒nd─▒ kahramana
S├Âylentiler ├ž─▒kar─▒ld─▒ arkas─▒ndan.
Bu beklenmeyen ac─▒ olmasayd─▒
Belki ya┼č─▒yor olacakt─▒ babam
Ve ne yaz─▒k, ben de kat─▒ld─▒m bu kara├žal─▒c─▒lar korosuna
D├╝┼č├╝n├╝lmeden bestelenivermi┼č k├Ât├╝ bir ┼čark─▒yla.
Çeyrek yüzyıl boyunca atalarımız
Elde k─▒l─▒├ž yere serdiler d├╝┼čman─▒
Oysa ben ┼ča┼č─▒r─▒p ├žocuk├ža bir ┼čiirde
D├╝┼čman─▒n adam─▒ diye g├Âsterdim kahraman─▒.
Geceleri heryerde onun ayak sesleri
I┼č─▒─č─▒ s├Ând├╝rd├╝m m├╝ pencerede g├Âr├╝nen o
Ahalgo’nun yi─čit savunucusu oluyor
Kimi kez Gunib’li bir ihtiyar ya da, giriyor i├žeri.
┬ź├çok sava┼člar ya┼čad─▒m┬╗ diyor, ├žok kan─▒m akt─▒
Tam ondokuz kez yaraland─▒m
Yirminci yaray─▒ sen a├žt─▒n bana
Sen a├žt─▒n a─čz─▒ s├╝t kokan ├žocuk.
Han├žer yaralar─▒ ald─▒m, kur┼čun yaralar─▒ ald─▒m
Ama senin a├žt─▒─č─▒n yara ├žok daha b├╝y├╝k ac─▒ verdi
─░lk kez bir da─čl─▒dan yara ald─▒m
Bundan daha b├╝y├╝k a┼ča─č─▒lanma yoktur bir da─čl─▒ i├žin.
Gazalar─▒m─▒ bug├╝n belki hafife al─▒yorsun
Ama bil, da─člar bu gazalarla savunuldu
Ben de g├Âr├╝yorum, silah─▒m olduk├ža eskimi┼č
Ama ├Âzg├╝rl├╝k da─člara bu han├žerin ucundan geldi.
Durup dinlenmeksizin sava┼čt─▒m, o da─čl─▒ inad─▒mla
┼×├Âlenler, keyif meclisleri nedir bilmedim
Ozanlara kam├ž─▒y─▒ ├žald─▒─č─▒m da oldu
├é┼č─▒klara ac─▒mas─▒z davrand─▒─č─▒m da.
Onlara sert davran─▒rken yan├╝─▒yordum belki
Gem vuramazken ├Âfkeme, belki haks─▒zd─▒m
Ama senin gibi kara├žal─▒cilan g├Ârd├╝m m├╝?
Ho┼čg├Âr├╝l├╝ olamad─▒m diye kendimi k─▒nam─▒yorum.
Sabaha dek ├Âylece oturuyor, sitemle bak─▒yor bana
Oday─▒ dolduran geceyar─▒s─▒ karanl─▒─č─▒ da olsa
K─▒nal─▒ sakal─▒n─▒ g├Âr├╝yorum, g├Ârkemli
Papa─č─▒n─▒n ├╝zerinde s─▒ms─▒k─▒ sar─▒─č─▒.
Ne yan─▒t vereyim ona ve sana ey halk─▒m
Su├žum ba─č─▒┼članacak gibi de─čil ki
Ayr─▒ yol tutmu┼čtu naib de ├Ânderimden
Toy de─čil, s─▒nanm─▒┼č bir askerdi ├╝stelik Hac─▒ Murat.
Ayr─▒ yol tuttu ve batakl─▒kta

├Âylece de haketti─či cezay─▒ buldu.
─░mama geri mi d├Ânsem acaba? G├╝l├╝n├ž bir istek!
Ne yol o yol ┼čimdi, ne de zaman o zaman
Bu d├╝┼č├╝ncesiz davran─▒┼č─▒mdan dolay─▒
Her gece utan├ž i├žinde k─▒vrand─▒m durdum.
─░mam’dan beni ba─č─▒┼člamas─▒n─▒ diliyorum
Ama batakl─▒─ča d├╝┼čmek de istemiyorum.
─░mam ├Âz├╝r kabul etmiyor ama
Aldatt─▒m ├ž├╝nk├╝ onu, beni ba─č─▒┼člama
Toy bir ozan─▒n kara├žal─▒c─▒ dizelerini
Yazaca─č─▒n─▒ k─▒l─▒├žla yazan ki┼či unutma
Unutmas─▒n… Ama sen, ├ž─▒ld─▒ras─▒ya sevdi─čim ├╝lkem
Ve sen halk─▒m, siz ba─č─▒┼člay─▒n su├žumu
Do─čdu─čum toprak, bir anan─▒n o─člunu
Ba─č─▒┼člamas─▒ gibi ba─č─▒┼čla ozan─▒.

O eski ┼čiirim i├žin Da─č─▒stanl─▒lar beni ba─č─▒┼člad─▒lar m─▒, ┼×amil’in g├Âlgesi beni ba─č─▒┼člad─▒ m─▒, bilmiyorum, ama ben kendimi hi├žbir zaman ba─č─▒┼člamayaca─č─▒m.

Babam derdi ki:

ÔÇö ┼×amil’e dokunma! Dokunursan ├Âlene dek yakan─▒ b─▒rakmaz.

Hakl─▒ym─▒┼čs─▒n baba.

Da─čl─▒ ├žocu─čum ben, ├Âyle ├ž─▒tk─▒r─▒ld─▒m yeti┼čtirilmedim. ├çetin ge├žti ├žocuklu─čum, ├žok dayaklar yedim.

Yapt─▒─č─▒m her yanl─▒┼č, i┼čledi─čim her su├ž i├žin.

─░yi ├žekerdi babam kula─č─▒m─▒, ├Âyle yalanc─▒ktan de─čil.

┼×imdi yeti┼čkinim, zamandan yiyorum silleyi.

Ve kula─č─▒m─▒ k─▒pk─▒rm─▒z─▒ olama dek zaman ├žekiyor.

Gev┼ček telli, falsolu ses veren bir saza.

Kulak ├ževirip d├╝zen verirmi┼č gibi.

Zaman! G├╝nler birikiyor y─▒l, y─▒llar birikiyor y├╝zy─▒l oluyor. ─░yi ama ┼ču ├ža─č denilen ┼čey neyin nesi peki? Y├╝zy─▒llar─▒n birikmesinden mi, y─▒llar─▒n birikmesinden mi oluyor? Bir tek g├╝n bile kimileyin bir ├ža─č de─čil midir? A─ča├žlar─▒n be┼č ay boyunca yemye┼čil duran yapraklar─▒, bir g├╝n, hatta bir gece i├žinde sarar─▒vermiyor mu? Ve tersi: Be┼č ay ├ž─▒r├ž─▒plak, kupkuru, k├Âm├╝r gibi kapkara duran a─ča├žlar─▒n, ye┼čilleri ku┼čan─▒vermesi i├žin ─▒l─▒k bir sabah yetmiyor mu? Sevin├žli bir sabah, bir tek sabah i├žinde olmuyor mu ├ži├žeklerle bezenivermeleri?

A─ča├ž var, aydan aya renk de─či┼čtirir, a─ča├ž var, hi├ž renk de─či┼čtirmez.

Ku┼č vard─▒r, g├Â├žmendir, g├╝n├╝ gelir, yer yuvarla─č─▒n─▒n bir ucundan ├Âteki ucuna gider; ku┼č vard─▒r, kartald─▒r, da─člar─▒ndan hi├ž ayr─▒lmaz.

R├╝zg├óra kar┼č─▒ u├žmay─▒ sever ku┼člar. ─░yi bal─▒k ak─▒nt─▒ya kar┼č─▒ y├╝zer. Ger├žek ozan, y├╝re─či kendisine buyurdu─čunda ÔÇťd├╝nyaya kar┼č─▒ ├ž─▒karÔÇŁ.

Resul Hamzatov, Benim Da─č─▒stan─▒m, (├žev: M. Beyhan), D├╝┼č├╝n Yay─▒nevi, ─░stanbul,1984, s.97ÔÇô103.

 

EKÔÇô2

Usul-i Cedid Mekteplerinde Gasp─▒ral─▒ÔÇÖn─▒n Okuttu─ču kitaplardan ├Ârnekler:

Medeniyet-i─░sl├ómiyet (1884, 1888), ─░ki Bahad─▒r (1886), Mai┼čet Muharebesi (1886), Halera Vebas─▒ ve Onun Deva ve Darusu (1887), Usul-i Co─črafya; Cihanname (1887), Bahtiyar Naz─▒m (1889), Kesp ve Ticaret Muharebesi (1889), Ken─če┼č ve S─▒navlar (1889), Derya-y─▒ Bilik (1889), Garaib-i Ad├ót-─▒ Akvam (1890), Hazine-i Ahbar (1890), Atlasl─▒ Muhtasar Cihanname (1893), K─▒sas-─▒ Enbiya (1894), K─▒raat-─▒ T├╝rk├« (1894), Mektep ve Usul-i Cedid Nedir? (1894), Hava Y├╝z├╝nde Seyahat (1895), Muhtasar Tabakat├╝’l-Arz (1897), Sarf-i T├╝rk├« (1897), Nasihat-─▒ H├╝kema (1897), Hesab. Muhtasar ─░lm-i Hesab ve Mesail-i Hesabiye (1898), Rehber-i Muallimin Yaki Muallimlere Yolda┼č (1898), Ramazan Nasihati (1898), ─░ki Bahad─▒r (1889), Muhtasar ─░lm-i Hesap ve Mesail-i Hesabiye (1898), T├╝rkistan Ulemas─▒ (1900), Usul-i Edeb. ┼×ark ve Garb Kaideleri (1901), Beden-i ─░nsan (1901), Atlasl─▒ Co─črafiya (1901), Me┼čhur Payitahtlar (Peteresburg, ─░stanbul, London, Parij, Roma, Viyana, Berlin. Resimli Mecmua) (1901), Mal├╗-m├ót-─▒ Naf─▒a (1901), Nasihat-─▒ T─▒bbiye (1901), ─░ran. Resimli Mecmua (1901), Usul-i Akaid-i ─░sl├ómiyeden Mebadi-i ─░lm-i H├ól (1901), Yunan H├╝kemas─▒ (1901), Tarih-i ─░mal├ót veAsar-i Ke-mal├ót (1902), Habe┼č ├ťlkesi (1902), Meclis-i H├╝kema-y─▒ ─░sl├óm (1902), Mal├╗mat. Resimli (1902), Do─čru Yol. K─▒rk Yedi Ha-dis-i ┼×erif (1902), Azyada Kom┼čular─▒m─▒z (─░ran, Afganistan, Buhara ve ├çin ├ťlkeleri Hakk─▒nda Mal├╗m├ót-─▒ Muhtasara …) (1903), Kad─▒nlar (1903), ─░ki Sarayda Bir Gece (1905), Kamus-i ─░lmiye ve Fenniye (1906ÔÇô1908), ├çehl Hadis. K─▒rk Hadis (Fars├žas─▒; Cami, T├╝rk├žesi, Neva├«, 1907), Hesap. Muhtasar, Am├ól-i Hamse ve Mes├óil-i Hesabiye (1907), Sarf-─▒ T├╝rk├« (1907), Tarih-i ─░sl├óm. ─░btida├« Mekteplere Mahsus Eserdir (1910), Mill├« Mektep Destesi (1910), Terc├╝man Hediyesi Yaki Gazete A├žk─▒c─▒ (1912) ve y─▒llan belirlenemeyenler aras─▒nda da ┼×erait├╝’l-─░sl├óm. Mufassal ─░lm-i H├ól Risalesi, ├ťstad-─▒ S─▒byan. En Ala ve S├╝huletbah┼č S├╝l├╝s, Nesih ve Talik Serme┼čkler Destesi, Tecvid Risalesi, Sarf ve Kavaid-i T├╝rk├« Risalesi, Nasihat-─▒ H├╝kema (Fars├ža), gibi eserler say─▒labilir.

Ayr─▒ca ba┼čka yazarlar─▒n yararl─▒ g├Ârd├╝─č├╝ baz─▒ eserlerini de yay─▒mlar: Rusiya Co─črafyas─▒ (├çev. Hac─▒ Halil Halidof, Bekir Hac─▒ Alio─člu, 1885), Cehalet Derdinin Derman─▒ ve Tedavisi Usul├╝n├╝n ┼×erh ve Beyan─▒ (Abd├╝sselam Ahundzade, 1889), ─░stil├ó-y─▒ T├╝rkistan (Kurupatkin, ─░l├óvelerle ├ževiren: ─░. Gasprinski, 1889), Muhtasar Tarih-i ─░sl├óm (Murat Bey [Mizanc─▒ Murat], 1890), Risale-i Targib (Ahmed Ferid ┼×irva-nof, 1894), Divan-─▒ ├é┼č─▒k ├ľmer (M. Ak├žurin, 1894), Kos-mografya (M. ┼×. Ak├žura, 1895), ─░caz-─▒ Kur’an (Muallim Naci, 1896), Yer (┼×emsettin Sami, 1897), Hayriye-i Nabi (Nabi, 1897), Aruz-i T├╝rk├« (M. Ak├žurin, 1897), Ramazan Hediyesi (M. Ak├žurin, 1897), Ramazan Nasihati (M. Ak├žurin, 1897), Nevadir-i Nefise (M. Ak├žurin, 1897), K├╝re-i Arz─▒n Suret-i Te┼čekk├╝l├╝ ( M. Ak├žurin, 1897), Mevlid-i Cenab-─▒ Ali (S├╝leyman Cel├óleddin, 1900), KrilofTemsil├ót─▒ndan Terc├╝meler (├çev: Abdulgaffar ┼×eyhzade, 1901), Zoraki Tabib (Moliere, 1901), Tashih. Akaidten Bir Bahis (Abdullah Nime-tullin, 1901), M├╝k├ólemet├╝’l-lugateyn (Ali┼čir Neva├«, [T├╝rkiye T├╝rk├žesi’ne Aktar─▒lm─▒┼čt─▒r],┬á┬á 1902), Hayriye-i Nabi

(1902), M├╝ntehab├ót-─▒ Mesnevi-i ┼×erif (Mevl├óna, 1902), Usul-i Akaid-i ─░sl├ómiye. ─░lm-i H├ól (Mahmud Mesud, 1904), Hik├óye-i Robenson (Daniel Defoe, ?), Muhtasar Tarih-i Umu┬şm├« (Mehmet Murat [Mizanc─▒], 1907), Talim-i Fars├« (Nun. Ay─▒n., 1911) vs.

Yavuz Akp─▒nar, ─░smail Gasp─▒ral─▒ Se├žilmi┼č Eserleri, ├ľt├╝ken Ne┼čriyat, ─░sanbul, 2004, s.55ÔÇô57.┬á┬á

EKÔÇô3┬á

(Abd├╝rre┼čid ─░brahiminÔÇÖin eseri hakk─▒nda Mehmed Akif’in takrizi) GAYET M├ťH─░M B─░R ESER

H├╝rriyetin il├ón─▒ndan itibaren ├žok say─▒da risale, gazete ve kitap meydana ├ž─▒kt─▒. Bunlar─▒n hepsi i├žin faydal─▒ demek dalkavukluk olaca─č─▒ gibi, hepsi i├žin faydas─▒z demek de pek baya─č─▒l─▒k olur. Evet, tarafs─▒z, insafl─▒ bir h├╝k├╝m vermek icap ederse, iki seneden beri pek faydal─▒, pek ├óli eserler yay─▒nlanmakla beraber, pek muz─▒r, pek rezil cinayetn├ómeler de ortaya kondu.

Ne yapal─▒m, SadiÔÇÖnin,

“B├ór├ón ki der let├ófet-i tab’e┼č hilaf

Der b├ó─č-─▒ l├óle rev├«d ├╝ der s├╗re h├ór u has”

[Ya─čmurun l├ótif yarat─▒l─▒┼č─▒nda z─▒t unsurlara yer yoktur/ L├óle bah├žesi yok olmu┼č, ├žorak arazide ise ├žer-├ž├Âp kalm─▒┼čt─▒r]

dedi─či gibi, me┼črutiyetin, bas─▒n h├╝rriyetinin feyzi de her tabakada ba┼čka ba┼čka eserler ortaya ├ž─▒kar─▒yor. Nemize l├óz─▒m! Biz Osmanl─▒larÔÇÖ─▒n menfaati g├Âzetilerek yaz─▒lan eserlerin sahiplerine samim├« te┼čekk├╝rlerimizi, h├╝rmetlerimizi arz ederiz. Mill├« ahl├ók─▒m─▒z─▒ ├ólet etmek i├žin ├ž─▒kar─▒lan m├╝levves sayfalar─▒n da y├╝z├╝ne t├╝k├╝r├╝r ge├žeriz.

S─▒rat-─▒ M├╝stakim’in delaletiyle yay─▒nlanan ├élem-i ─░sl├óm’─▒n iki formas─▒n─▒ da g├Ârd├╝m. Zaten Abd├╝rre┼čid ─░brahim Efendi, seyahatnamelerini yay─▒nlayaca─č─▒na dair ├žoktan vaadde bulunduklar─▒ i├žin biz de tam bir i┼čtiyakla hayli zamand─▒r bekliyorduk.

Evet, Bat─▒ ├╝lkelerinin durumunu tasvir edecek seyahatnameler bizce l├╝zum olsa bile, ihtiyac─▒m─▒z─▒ bertaraf etmek her zaman elimizdedir. ├ç├╝nk├╝ o gibi eserleri gerek ba┼č┬şka lisandan, gerek terc├╝melerinden bol bol okur, h├ós─▒l─▒ Avrupa hakk─▒nda istedi─čimiz kadar mal├╗mat─▒ istedi─čimiz eserden alabiliriz.

L├ókin Asya’y─▒ hangi eserden ├Â─črenece─čiz? ─░tiraf etmeliyiz ki, d├╝nyada en az bildi─čimiz bir k─▒t’a varsa, o da kendi men┼čeimiz, kendi memleketimiz olan Asya’d─▒r. Bu eski d├╝nyadaki bitmez t├╝kenmez ├╝lkelerin en me┼čhurlar─▒n─▒, yaln─▒z isimlerini bilmek suretiyle tan─▒r─▒z. O ├že┼čitli iklimlerde ya┼čayan milletlerin lisanlar─▒na, ahl├óklar─▒na, ├ódetlerine dair, o da yanl─▒┼č olmak ┼čart─▒yla pek az ┼čey biliriz.

Vak─▒a Bat─▒l─▒ seyyahlar ┼×ark─▒ da gezerek birer seyahatname yazm─▒┼člarsa da, onlara ne dereceye kadar itimat olu┬şnabilir, bilmem. ─░brahim Bey merhumla bir g├╝n ┼×am’da oturuyorduk. S├Âz, ad─▒ ge├žen zat─▒n Avrupa’daki m├╝ste┼čriklerle bulu┼čtu─ču devre intikal etti. Burada ismini s├Âylemek biraz kabal─▒k olacak, bir m├╝ste┼črik kendisine Tibet hakk─▒nda yalan yanl─▒┼č bir y─▒─č─▒n mal├╗mat verirken sol elini g├Âstererek; ┬źBak, benim bu elim i┼čte orada sakat oldu┬╗ demi┼č. ─░brahim bu vak’ay─▒ yine o memlekette birine anlat─▒nca, kar┼č─▒s─▒ndaki, ┬źhay, maskara herif hay! Size b├Âyle s├Âyledi ha! Ayol, o anadan do─čma sakatt─▒r. Hatta ├žocukken biz onu ‘├žolak, ├žolak!’ diye k─▒zd─▒r─▒rd─▒k┬╗ demi┼č.

┼×imdi bu kadar cesur bir yalanc─▒dan kimsenin gidip g├Âremeyece─či memleketler hakk─▒nda neler beklemezsiniz?

Ger├žek, bizim Evliya ├çelebi merhumda var. L├ókin do─črusunu isterseniz, benim ondan da g├Âz├╝m y─▒lm─▒┼čt─▒r. Anla┼č─▒lan, merhum ara s─▒ra cezbeye gelirmi┼č ki, eserlerinde ancak meczuplardan ├ž─▒kacak rivayetler var. Bizim Ayasofya CamiiÔÇÖnin ├╝├ž y├╝z kap─▒s─▒ oldu─čunu, alt─▒nda bir ucu ta kubbeye dayanan bir gizli yol bulundu─čunu ben HazretÔÇÖin bir eserinde g├Ârm├╝┼čt├╝m. Herkesin bildi─či Ayasofya hakk─▒nda b├Âyle s├Âyleyen bir seyyah, art─▒k ├çin-i Ma├žin b├Âl├╝m├╝nde neler s├Âyler yahut neler s├Âylemez!

S├Âz├╝ uzatmayal─▒m. Biz Asya’m─▒z hakk─▒nda do─čru mal├╗mat─▒ do─črudan do─čruya Abd├╝rre┼čid ─░brahim’den alaca─č─▒z. Bu zat Japonya’da, ├çin’de ve Hindistan’da iken S─▒rat-─▒ M├╝stakim’de yay─▒nlanan mektuplar─▒yla, Osmanl─▒ topra─č─▒na geldikten sonra yine S─▒rat’a dercedilen hutbeleriyle kendisini sevgili okuyucular─▒m─▒za tan─▒tt─▒rm─▒┼čt─▒k. Onun i├žin y├╝ce irfan─▒ndan, ahl├ók├« faziletlerinden uzun uzad─▒ya bahsetmeyece─čiz.

Hazret, Asya’n─▒n her taraf─▒n─▒ senelerce gezmi┼č, bir koca k─▒t’ada ya┼čayan insanlar─▒n mazisini incelemi┼č, halini tetkik etmi┼č. Bunlarda saadet g├Ârm├╝┼čse sebeplerini aram─▒┼č; sefalet g├Ârm├╝┼čse kayna─č─▒n─▒ ara┼čt─▒rm─▒┼č. Evl├ód─▒n─▒, ailesini, memleketini s─▒rf hamiyetle co┼čan bir hisle b─▒rak─▒p yola ├ž─▒kt─▒─č─▒ halde, gezdi─či yerler de hi├ž hissiyat─▒na mahk├╗m olmam─▒┼č. Evet, ─░sl├óm ├óleminin felah─▒ i├žin ├ž─▒rp─▒n─▒p duran bu muazzam kalb ba┼čkalar─▒n─▒n faziletlerine kar┼č─▒ l├ókayd kalmam─▒┼č; bir mecusiye bir budiste atfetti─či tetkik ve tenkit nazar├«ni, bir M├╝sl├╝mana da atfetmi┼č.

Bug├╝n zillet i├žinde, sefalet i├žinde ├žalkan─▒p duran ─░sl├óm d├╝nyas─▒n─▒n bir├žok manzaras─▒, bir├žok tezah├╝rleri zavall─▒y─▒ ad─▒m ba┼č─▒nda a─člatm─▒┼č olmakla beraber, o etraf─▒n─▒ iyi g├Âr┬şmek i├žin g├Âzlerini sile sile yolunda devam eylemi┼č. Evet,
oturup a─člaman─▒n, ┼ču ├╝├ž y├╝z milyonluk insan kitlesinin haline ac─▒man─▒n hi├žbir faydas─▒ yoktur. Ne yaz─▒k ki, cibilliyetsizlerimiz ┼×ark taraf─▒na d├Ân├╝p bakmay─▒ medeniyetlerine z├╝l sayd─▒klar─▒ gibi, hamiyetlilerimiz de M├╝sl├╝manlar─▒n fel├óketine ├╝z├╝lmekle kendilerine vazifelerini ifa etmi┼č nazar─▒yla bak─▒yorlar.

Siz benim u─črad─▒─č─▒m musibetten m├╝teessir olmu┼čsunuz, pek├ól├ó, te┼čekk├╝rler ederim. L├ókin bu teess├╝r├╝n├╝z├╝ bana s├Âzle de─čil, fiilen bildirseniz, yani benim derdimi elinizden geldi─či kadar tadile ├žal─▒┼čsan─▒z daha iyi olmaz m─▒yd─▒? D├╝┼č├╝nmelisiniz, siz bana dostluk elini uzatmakla yaln─▒z bir insanl─▒k vazifesi ifa etmiyorsunuz. Kendi hesab─▒n─▒za, kendi mevcudiyetinize de ├žal─▒┼čm─▒┼č oluyorsunuz.

Vak─▒a, Abd├╝rre┼čid’in bu seyahatnamesi insana o kadar keyif vermiyor. ├ç├╝nk├╝ bir├žok ac─▒ hakikatleri olanca acl─▒─č─▒yla, olanca ├ž─▒plakl─▒─č─▒yla g├Âsteriyor. ┼×ark─▒n i├žtima├« hastal─▒klar─▒n─▒ ortaya d├Âk├╝yor. L├ókin hastal─▒k b├╝t├╝n al├ómetleriyle, devirleriyle meydana ├ž─▒kmal─▒d─▒r ki, tedavileri kabil olsun, sebepleri bertaraf edilebilsin.

Eser gayet sade bir lisanla yaz─▒lm─▒┼č. ├ľtesine berisine resimler serpi┼čtirilmi┼č. Ben ├žoktan beri bu kadar samim├«, bu kadar faydal─▒, l├ókin bu kadar tesirli kitap okudu─čumu hat─▒rlam─▒yorum. Araplar, ┬źs├Âz ruhtan ├ž─▒karsa, ruha girer; a─č─▒zdan ├ž─▒karsa kula─č─▒n hududunu a┼čmaz┬╗ derler ki, ne kadar do─črudur. Bak─▒lsa Abd├╝rre┼čid’in yaz─▒s─▒nda hi├žbir sanat yok, hi├žbir incelik yok. L├ókin hi├žbir sanat─▒n, hi├žbir inceli─čin ruhta meydana getirmeyece─či teess├╝rat─▒ bu tabi├«, samim├« s├Âzler ani bir surette h├ós─▒l ediyorlar.

Zaten Hazretin Meclisi de ├Âyle de─čil mi? Binlerce dinleyicilere kar┼č─▒ yapt─▒─č─▒ konu┼čmalarda memleketine mahsus ┼čive ile ─░stanbul ┼čivesini meczederek, hi├žbir parlak c├╝mleden, tantanac─▒ bir terkipten imdat istemeyerek gayet a├ž─▒k bir dille y├╝r├╝tt├╝─č├╝ d├╝┼č├╝nceler cemaati b├╝y├╝l├╝yor; sonsuza kadar s├Âylese, insan─▒n sonsuza kadar dinleyece─či geliyor.

┼×imdi bize bu kadar m├╝him, bu kadar faydal─▒ bir eser hediye etti─či i├žin Abd├╝rre┼čid’e b├╝y├╝k b├╝y├╝k te┼čekk├╝rler eder; bir an ├Ânce bas─▒lmas─▒n─▒ tamamlamak i├žin ne kadar fedak├órl─▒k m├╝mk├╝nse esirgememesini ayr─▒ca niyaz eyleriz.

Mehmed Akif (Ersoy), S─▒r├ót-─▒ M├╝stakim, Adet:┬á 97, Sayfa, 322ÔÇô323, 1 Temmuz 1326┬á (1910)

Abd├╝rre┼č┼čid ─░brahim, 20. Asr─▒n Ba┼člar─▒nda ─░slam D├╝nyas─▒ ve JapoyaÔÇÖda ─░slamiyet, (Haz─▒rlayan: M. Paksu), Yeni Asya Yay─▒nlar─▒, 1. cilt ─░stanbul, 1987, s.15-18.┬á

EKÔÇô3

Ya┼čl─▒ Milletler ├ľlmekte Gen├ž Milletler Do─čmaktalar:

G├╝n├╝m├╝zden 500 y─▒l ├Ânce ya┼čayan ─░bn Haldun, me┼čhur tarihinin Mukaddime’sinde, devletlerin ├Âm├╝rleri hakk─▒nda ┼ču anlamda bir s├Âz s├Âylemektedir:

ÔÇťD├╝nyadaki fertlerin, bireylerin tabi├« birer ├Âm├╝rleri olup, bu m├╝ddet tamamland─▒─č─▒nda insanlar d├╝nyadan g├Â├žmeye mecburdurlar. Bunun gibi, devletlerin de tabi├« ├Âm├╝rleri olup, bu m├╝ddetin sonunda ortadan kalkarlar. Genellikle devletlerin ├Âm├╝rleri y├╝z-y├╝z yirmi y─▒l─▒ ge├žmemektedirÔÇŁ.

─░bn Haldun’un bu s├Âz├╝n├╝ nakletmekten maksad─▒m─▒z, bu meselede isabet edi┼činden veya s├Âz├╝n├╝n bizce delil olu┼čundan de─čildir. ─░bn Haldun, bu tezini isbat etmek i├žin deliller getirse ve baz─▒ kaideler koysa da bu meselede isabet etmedi─či malumdur. Bu nakilden maksad─▒m─▒z, Avrupa milletlerinin ÔÇťBizim ├ólimlerimiz ┼ču son as─▒rda ilm-i i├žtimai (sosyoloji) ad─▒yla yeni bir bilim ├ž─▒kard─▒lar ve insano─čluna, hi├ž bek┬şlemedi─či k─▒ymetli bir hediye sundular; bu bilim, kafalar─▒n ayd─▒nlanmas─▒na, fikirlerin geli┼čmesine yard─▒m ettiÔÇŁ diye ├Âv├╝nmeleri ve Amerika’y─▒ ke┼čfedenler gibi ├žok b├Âb├╝rlenmeleridir.

ÔÇťAmerika k├ó┼čifiÔÇŁ deyince akl─▒ma ba┼čka bir┼čey d├╝┼čt├╝. Parantez i├žerisinde de olsa bunu bir yere s─▒k─▒┼čt─▒rmay─▒ l├╝zumlu g├Ârd├╝m.

G├╝ne┼čin batt─▒─č─▒ tarafta Atlas okyanusu ortas─▒nda b├╝y├╝k bir ├╝lke bulundu─čunu M├╝sl├╝manlar (Araplar) biliyorlard─▒. Avrupal─▒lar─▒n Amerika’y─▒ ke┼čfetmelerinden ├Ânce ya┼čam─▒┼č ┼×erif ─░dris├« ve Fazlullah el-Umer├«’nin bu konuda yazd─▒klar─▒ s├Âzlerden do─črudan/arac─▒s─▒z al─▒nm─▒┼č nakiller vard─▒r. Bu, teorik cihettendir.

End├╝l├╝s memleketindeki Li┼čbone (Lizbon) ┼čehrinde el-Ma─čr├╗-r├╗n/el-Ma─čr├╗r├«n diye an─▒lan gen├ž Araplar─▒n bu ├╝lkeyi (Amerika) ke┼čfe ├ž─▒kt─▒klar─▒, gemiler yap─▒p, yanlar─▒na az─▒k ve su alarak okyanusa a├ž─▒ld─▒klar─▒ bilinmektedir. Bu da pratik cihettendir.

Kolomb, Amerika’n─▒n ke┼čfine, orada bir ├╝lke bulundu─čunu ara┼čt─▒r─▒p ├Â─črendi─činden de─čil, AraplarÔÇÖdan ald─▒─č─▒ haberler ├╝zerine ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Sonra, Kolomb, Araplar gibi okyanusa, yeni bir ├╝lke bulmak i├žin de de─čil; Hindistan’a ula┼čmak amac─▒yla a├ž─▒lm─▒┼čt─▒r. Amerika’ya vard─▒ktan sonra da, Araplar─▒n bildikleri yere ula┼čt─▒─č─▒n─▒ anlayamad─▒; Hindistan’a ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ zannetti. Kolomb’un Amerika’y─▒ bulu┼ču tesad├╝f├« bir olayd─▒. Bu durumda Kolomb, hat─▒r ve hayallere gelmeyen bir┼čeyi tek ba┼č─▒na ke┼čfedip, onun rehberli─či ile hi├ž kimsenin bilmedi─či yeni bir ├╝lkeyi fethetmi┼č olur mu?

Elbette olmaz; o, eski izlerden gidip ├Ânceki insanlar─▒n ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ devam ettirmi┼č olmaktad─▒r. Ancak, bug├╝n Avrupal─▒lar Kolomb’un bu i┼čini b├╝t├╝n├╝yle yeni bir icat, hat─▒rlara gelmeyen bir ke┼čif olarak g├Âstermektedirler.

─░lm-i i├žtimai (sosyoloji) de b├Âyledir. Bundan be┼čy├╝z y─▒l ├Ânce ─░bn Haldun’un s├Âyleyip yazd─▒─č─▒ bir meseleyi bunlar yeni bir bilim, yeni bir fen olarak g├Âstermektedirler.

─░bn Haldun’un fikrinin do─čru olmamas─▒n─▒n zarar─▒ yoktur. Bir i┼či ilk ba┼člatan ki┼činin do─črusunun da, hatas─▒n─▒n da bulunmas─▒ m├╝mk├╝nd├╝r. Hikmet, do─čru s├Âylemekte de─čil, b├Âyle bir meseleyi ÔÇťfenn├«/bilimselÔÇŁ ┼čekle koyup, tarih felsefesi s─▒fat─▒yla s├Âylemektedir.

Ger├ži, bug├╝n├╝n Avrupal─▒ bilginleri; ─░bn Haldun’un aras├Âz (istidrat) yollu, birer sayfa kadar s├Âyledi─či meseleleri di─čer bilimlerden ay─▒r─▒p m├╝stakil bir bilim haline getirmi┼člerdir, g├╝nden g├╝ne de geni┼čletip b├╝y├╝tmekte, eteklerini ├žok uzaklara yaymakta ve m├╝tehass─▒slar yeti┼čtirmektedirler. Bu a├ž─▒dan, bunlar─▒n ├Âv├╝nmeye haklar─▒ vard─▒r; ama onlar taraf─▒ndan d├╝nyaya ├ž─▒kar─▒lan yeni bir bilim, yeni bir fen de─čildir.

Bu meselede ‘devletler’ ile ‘milletler’ kelimeleri aras─▒nda b├╝y├╝k bir fark yoktur. Bunlardan birini di─čeri yerinde kullanmak m├╝mk├╝nd├╝r.

Sosyoloji kaidesine g├Âre ┼ču sorulara cevap verilmesi gerekir:

  1. Her b├╝y├╝yen milletin, bir zaman sonra da─č─▒lmas─▒ zorunlu mudur?
  2. Milletlerin da─č─▒lmalar─▒ndan hangi neticeler ├ž─▒kar─▒labilir?
  3. Milletlerin da─č─▒lma ve g├╝├žten d├╝┼čme sebepleri nelerdir?
  4. Milletlerin da─č─▒lmas─▒ denilen hastal─▒─ča ├žare bulmak ve ├ž├Âk├╝┼čten korunmak m├╝mk├╝n m├╝d├╝r?

─░lm-i i├žtimai (sosyoloji) bu sorulardan uzun uzad─▒ya bahsettikten sonra ┼ču cevaplar─▒ vermektedir:

Milletlerin ve toplumlar─▒n k├╝├ž├╝lmeleri tabii ve zorunludur. ─░nsanlar─▒n ├Âl├╝p gittikleri gibi milletler de ├Âl├╝r, ortadan kalkarlar. Bundan dolay─▒ bu hususta kayg─▒ duymaya, ah vah etmeye gerek yoktur. Fertlerin ├Âlmesi ile toplumlar─▒n, milletlerin ├Âl├╝m├╝ aras─▒ndaki fark k├╝├ž├╝k ve b├╝y├╝k hadiseler aras─▒ndaki fark gibidir. Fertlerin ├Âl├╝m├╝ k├╝├ž├╝k hadise ise devletlerinki b├╝y├╝k hadise say─▒l─▒r. Bu da, yaln─▒zca, insanlar─▒n b├╝y├╝k milletleri “Bu ┼čekilde ve ayn─▒yla devam etmesi gerekir!” diye vehmetmelerinden gelen bir┼čeydir. H├ólbuki toplumlar─▒n, millet ve devletlerin ├Âl├╝mleri ├žok do─čal olup, bunda ┼ča┼č─▒lacak bir┼čey yoktur. Fertler d├╝nyada dola┼č─▒p ya┼čarlar ve g├╝n├╝n birinde de ├Âl├╝rler; millet ve devletler de b├Âyledir.

Milletlerin, toplumlar─▒n ├Âl├╝mleri nedir? Burada bunu tesbit etmek gerekir.

Millet ve toplumlar─▒n ├Âl├╝mleri, aralar─▒nda rab─▒ta bulunan ba─člar─▒n kopmas─▒ndan ibaret olup; haric├« ve d├óhil├« baz─▒ etken ve sebeplerle toplumu birbirine ba─člayan ba─č─▒n ├ž├Âz├╝l├╝p par├žalanmas─▒ o milletin da─č─▒lmas─▒ ve ├Âl├╝m├╝ say─▒l─▒r.

Millet ve cemiyetlerin ├Âlmelerinden fertlerin de b├╝t├╝n├╝yle ├Âlmeleri gerekmez; fertlerin sa─č kalmalar─▒ m├╝mk├╝nd├╝r. Hatta bazan toplum ve milletin ├Âl├╝m├╝ ile fertler g├╝├žlenip kuvvet kazan─▒r, gen├ž/din├ž ki┼čiler ortaya ├ž─▒kar.

Toplum ve milletlerin ├Âl├╝mleri hakk─▒nda k├╝ll├« bir kaide vard─▒r. Bu da, b├╝y├╝k bir milletin ├Âlmesiyle, yerine ba┼čka bir gen├ž milletin ├ž─▒karak h├╝k├╝m s├╝rmeye ba┼člamas─▒d─▒r. Ya┼čl─▒ bir millet ├Âl├╝m d├Â┼če─čine d├╝┼čt├╝─č├╝nde onun ailesi, terbiyesi alt─▒nda bulunan k├╝├ž├╝k halk gruplar─▒, kendi aralar─▒nda millet haline gelmeye ve ├Âlen millete v├óris olmaya haz─▒rlan─▒rlar.

Milletlerin ├Âl├╝m├╝yle ilim ve sanat ├Âlmez, zenginlik kaybolmaz, d├╝nya harap olmaz. Bilakis hepsi yenilenip iyile┼čir/toparlan─▒r. V├óris olan millet, ├Âlen milletten ├žok daha ├╝st├╝n, ├žal─▒┼čkan ve gayretli olur. S├Âz├╝n k─▒sas─▒ ┼čudur: Ya┼čl─▒ milletlerin ├Âlmesiyle birlikte pek g├╝├žl├╝ ve co┼čkulu yeni milletler do─čarak ya┼čl─▒ milletlerin y├╝z y─▒lda eri┼čemedikleri gayelere ├žok k─▒sa bir zamanda eri┼čirler.

─░lm-i i├žtimai kaidelerine g├Âre milletleri ├ž├Âk├╝┼če g├Ât├╝ren sebepler ┼čunlard─▒r:

Milliyet (cinslik ve kavimlik) duygusunun kaybolmas─▒: Baz─▒ milletler, bir ba┼čka millet aras─▒na kar─▒┼čarak onda erirler. Bu durum, kar─▒┼čan milletlerin ├Âl├╝m├╝ olmaktad─▒r. Ama bundan dolay─▒, kendisine kar─▒┼č─▒lan millet, b├╝y├╝y├╝p, yeni nesille birlikte tamamen yenilenip geli┼čir.

─░ktisada riayetsizlik: Giderini gelirine uyduramayan bir millet; yeme i├žme, giyim ku┼čam, oturup kalkma hususlar─▒nda mutedil davranmayan millet fakir d├╝┼čer, i┼č g├Âremez hale gelir, hareketten kal─▒r ve bu y├╝zden sosyal hayat bozulur. Bunun arkas─▒ndan milletin kendisi de ├Âl├╝r. Vergilerin artmas─▒, tren ve gemi biletlerinin ola─čan├╝st├╝ y├╝kselmesi, posta ve telgraf fiyatlar─▒n─▒n pahal─▒l─▒─č─▒… hepsi milletin ├Âl├╝m haber

Ahlaks─▒zl─▒k. Bir demeti demet haline getiren ┼čey nas─▒l ki onu tutan ba─č ise, insanlar─▒ bir millet haline getiren ┼čey de ‘├╝lfet’ ve ‘muhabbet’tir. Hakiki ├╝lfet, halis muhabbet yaln─▒zca aile i├žerisinde oldu─čundan, her bireyin aileye ba─članmas─▒ ve m─▒knat─▒s gibi yap─▒┼čmas─▒ ge┬şr B├╝t├╝nl├╝k bulunmayan, ya da fertleri aile i├žindeki huzurla kanaat etmeyip huzuru ailesi haricinde ve evi d─▒┼č─▒nda aramaya ba┼člayan aile tam manas─▒yla aile olmaz. Milletler ailelerden olu┼čtu─čundan, ailesiz millet yaln─▒zca hayali bir┼čey olup ilk f─▒rt─▒nada da─č─▒l─▒r, yok olur. S├Âz├╝n k─▒sas─▒ ┼čudur: Sefahat milletlerin vebas─▒ olup buna m├╝btela olan bir millet ya┼čayamaz, ├Âl├╝r.

d) Zay─▒f milletlere zulmetmek: ─░├žerisinde ya┼čayan zay─▒f bir millete bask─▒ ve zul├╝m yapmaya ba┼člayan g├╝├žl├╝ bir millet, kendi kendine etmi┼č olur. G├╝├žl├╝ milletlerin ├ž├Âk├╝┼č ve ├Âl├╝mlerinde ‘ba┼čkalar─▒na zulmetmek’ kadar etkili bir┼čey yoktur.

Buna kar┼č─▒, ÔÇť─░ngilizler Hindistan, Frans─▒zlar Tunus ve Cezayir, ─░talyanlar Trablusgarp, Hollanda ise Cava M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖn─▒ hayvan yerine, hatta hayvanlardan daha a┼ča─č─▒ derecede tutmalar─▒na ra─čmen hala g├╝├žl├╝ olarak ya┼čamaktad─▒rlar!ÔÇŁ diye itiraz etmek yersizdir.

Bu devletlere ak kurt d├╝┼čmeye daha ├žok zaman vard─▒r, ├ž├Âk├╝┼če her g├╝n biraz daha yakla┼čmaktad─▒r. Sadece v├órislerin yeterli g├╝ce ula┼čamamalar─▒ndan durmaktad─▒rlar. V├órislerinin r├╝┼čde erdikleri g├╝n, bu devlet ve milletlerin can verecekleri g├╝nd├╝r. Avrupa devlet ve milletleri bu┬şg├╝nk├╝ halklar─▒n─▒ ─▒slah etmeyecek ve hala suni medeniyetleriyle yetinip ger├žek medeniyeti kabul etmeyecek olurlarsa d├╝nyada uzun ya┼čayacak de─čillerdir. ─░nsan ├Âld├╝rmek i├žin ├ž─▒kard─▒klar─▒ kanunlar─▒ ├žok ge├žmez kendi ba┼člar─▒na d├Âner. Kan d├Âkmeye bu kadar h─▒rsl─▒ olan bir milletin d├╝nyaya h├ókim olmas─▒ tabiata ayk─▒r─▒ olup, bunlar b├╝t├╝n davran─▒┼člar─▒n─▒ “H├ókimiyet galip gelenindir!” (el-H├╝km├╝ li-men-galeb) esas─▒na bina edegelmi┼člerdir. Bir g├╝n bu h├╝km├╝ kendilerine de uygulayanlar ├ž─▒kacakt─▒r. Eleyse’s-subhu bi-kar─▒b (Her gelecek yak─▒n de─čil midir?)

Milletlerin ├ž├Âk├╝┼č hastal─▒─č─▒n─▒n ├žaresi ise, o hastal─▒klar─▒n sebeplerinden korunmakt─▒r. Millet ve devletler ├ž├Âk├╝┼č alametlerinden korunacak olsalar, ├Âm├╝rlerinin ├žok daha uzun olmas─▒ ve ├žok g├╝zel bir d├╝nya kurulmas─▒ m├╝mk├╝nd├╝r.

├ľlen milletlerin v├órisleri olan gen├ž milletlerin ├╝st├╝ne d├╝┼čen g├Ârevler pek ├žoktur. D├╝nyadaki canl─▒lar─▒n tamam─▒n─▒n ‘hayvan’ (canl─▒) kelimesi kapsam─▒na girdi─či gibi, b├╝t├╝n bu ┼čeyleri de bir tek c├╝mlede toplamak m├╝mk├╝nd├╝r. Bu da; ├çocuklara iman ├Â─črettikten sonra, hi├ž eylenmeksizin, milletlerin hangi hastal─▒ktan ├Âld├╝─č├╝n├╝ ve bu hastal─▒klardan korunma yollar─▒n─▒ ├Â─čretmektir. Ta ki bu gen├ž millet de ├Âlen ya┼čl─▒ milletin yolundan giderek u├žuruma yuvarlanmas─▒n ve kendisini helak denizine at─▒p mahvetmesin!

Kaynak: ┼×├╗ra, aded: 21, 13 Aral─▒k 1917, s. 491ÔÇô493.

(├ľ. H. ├ľzalp R─▒zaadedin bin Fahreddin, Derg├óh Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, 2001, s.388ÔÇô392)

 

EKÔÇô5

Hiiseyinzade Ali Bey’in 1916 y─▒l─▒ Ocak ay─▒nda Berlin’de T├╝rk Kavimleri Kongresi’ne sundu─ču tebli─č:

ÔÇťRus idaresindeki T├╝rk kavimlerinin haklar─▒n─▒ savunmak i├žin d├Ârt delege Budape┼čte ve Viyana’da ├žok iyi kar┼č─▒land─▒k. ┼×imdi de Berlin’de ayn─▒ haklar─▒ m├╝dafaa i├žin huzurunuzda bulunuyoruz. Rusya m├╝tecanis bir k├╝tle de─čildir. Orada T├╝rk-Tatar kavimleri say─▒ca b├╝y├╝k bir toplama var─▒r. 1879 n├╝fus say─▒m─▒nda Ruslar T├╝rklerin miktar─▒n─▒ az g├Âstermek i├žin yapt─▒klar─▒ gayrete ra─čmen bu n├╝fus yirmi d├Ârt milyon olarak g├Âr├╝n├╝yor. Son on sekiz y─▒lda imparatorluk n├╝fusu ├žok artm─▒┼čt─▒r. Aile hayat─▒na ba─čl─▒ olan T├╝rklerin bu arada daha da artt─▒klar─▒na ┼č├╝phe yoktur. Onlar ├žok geni┼č topraklarda baz─▒ leh├že farklar─▒ ile ayni dili konu┼čmaktad─▒rlar. T├╝rk kavimlerini ┼č├Âyle tasnif edebiliriz: Kuzey T├╝rkleri yedi milyon, K─▒rg─▒z-Kazaklar alt─▒ milyon, T├╝rkistan T├╝rkleri alt─▒ milyon, T├╝rkmenler bir milyon, Kafkas T├╝rkleri ├╝├ž milyon. K─▒r─▒m T├╝rkleri be┼č y├╝z bin. Bu n├╝fus T├╝rkistan, T├╝rkmen memleketi, K─▒rg─▒z-Kazak memleketi, Bak├╗ ve Tiflis’in baz─▒yerleri, Kazan, Orenburg, Ufa ve Ejderhan’da ├žo─čunluktad─▒r. Halk genellikle erken evlenir. K├Âyl├╝lerin birka├ž ailesi olur ve ├žabuk ├žo─čal─▒rlar. Sa─čl─▒k kaidelerini bilmezler, Kur’an emirlerine g├Âre ruh ve beden temizli─čine riayet ettikleri i├žin ayn─▒ tabakada bulunan RuslarÔÇÖa ├╝st├╝nd├╝rler. Do─čum, evlenme, bo┼čanma, ├Âl├╝m istatistiklerine sahip de─čiliz. Ancak bir s├╝redir Orenburg M├╝ft├╝l├╝─č├╝ Kazan T├╝rkleriÔÇÖnin sosyal durumlar─▒na ait kay─▒tlar─▒ tutmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r. Wilna ve Smolinks’te oturanlar─▒n say─▒s─▒ gittik├že azalmaktad─▒r. Bunun sebebi cemaatin uzun zamand─▒r T├╝rk birli─činden ayr─▒lm─▒┼č ve Ruslar taraf─▒ndan asimile edilme─če ba┼članm─▒┼č olmas─▒d─▒r. Litvanya Tatarlar─▒ÔÇÖn─▒n ve bir k─▒s─▒m aristokrasisinin ilk Rus istilas─▒ zaman─▒nda temsil edilmi┼č olmas─▒ndan ┬áalarak, son y├╝zy─▒lda ayni din├«, siyas├« ve iktisad├« bask─▒ rejimini tatbike ba┼člam─▒┼člard─▒r. Fakat bu denemeler neticesiz kalm─▒┼čt─▒r.

Rusya T├╝rkleri arasmda sosyal s─▒n─▒flar vard─▒r. Kuzeyinde end├╝stri ve ticaret burju-vazisi geli┼čmi┼čtir. Mi┼čerler ve Ba┼čk─▒rtlar aras─▒nda eski y├╝zy─▒llardan gelen bir zadeg├ón s─▒n─▒f─▒ vard─▒r. Bu ailelerden bir k─▒sm─▒ b├╝y├╝k malik├ónelere sahiptir. Bir k─▒sm─▒ ticaret ve end├╝stri ile u─čra┼č─▒r. K─▒rg─▒zlar, T├╝rkmenler ve T├╝rkistanl─▒lar en iyi organize olanlard─▒r. Alt─▒n S├╝ek (os d’or) yani hanlar─▒n torunlar─▒ zirvededir. Sonra Ak S├╝ek (os blanc) asil s─▒n─▒f, en sonra halk gelir. Kafkasya’n─▒n asilleri beylerdir ki, K─▒r─▒m’da Giraylar, Hanlar ve Mirzalar neslini te┼čkil eder. Sosyal hiyerar┼činin kurdu─ču disiplin ba┼čl─▒ca K─▒rg─▒z-Kazaklar aras─▒nda ├žok iyi muhafaza edilmi┼čtir. T├╝rkistan’da, Kafkasya’da f├Âveien denen aristokrasi ile ├žift├žilik ve ├žobanl─▒kla u─čra┼čan halk aras─▒nda burjuvazi s─▒n─▒f─▒ vard─▒r. Bak├╗ burjuvazisi b├╝t├╝n Rusya M├╝sl├╝manlar─▒ÔÇÖn─▒n en zenginidir. Petrol end├╝strisi burjuvazisi XIX. Y├╝zy─▒l sonlar─▒na do─čru bu burjuvaziyi meydana getirmi┼čtir. Bu s─▒n─▒flara bir de imamlar, ahundlar, ├Â─čretmenler, m├╝derrisler, i┼čhanlar (tarikat ba┼čkanlar─▒), hekimler, avukatlar, yazarlar, gazeteciler, siyaset adamlar─▒, h├ós─▒l─▒ ayd─▒n s─▒n─▒f─▒n─▒ katmal─▒d─▒r.

T├╝rk kavimlerini iktisat├ža ├╝├ž s─▒n─▒fa b├Âlmek m├╝mk├╝nd├╝r: ├çift├žilik ve ├žobanl─▒kla u─čra┼čan k├Âyl├╝ler. Ticaret ve end├╝stri ile u─čra┼čan fakat ayn─▒ zamanda toprak ve bina sahibi olan kasabal─▒lar, b├╝y├╝k malik├óneleri daima servet kayna─č─▒ olan asiller. Bu s─▒n─▒flardan ba┼čl─▒ca burjuvaziden bir k─▒sm─▒ b├╝y├╝k end├╝striye y├╝kselmi┼člerdir ki en m├╝himleri Baku’da Simbirsk’de, SaratofÔÇÖda Kazan ve Orenburg’dad─▒r. Simbirsk ve Saratof eyaletlerinde tamamen modern 20ÔÇô30 kadar T├╝rk fabrikas─▒ vard─▒r. T├╝rkistan’da bir├žok pamuk iplik fabrikalar─▒, buharla i┼čleyen de─čirmenler hemen her yerde g├Âr├╝l├╝r. Omols’ta, baz─▒ alt─▒n ve platin madenleri T├╝rklere aittir. T├╝rkler nakliyat i┼čleri ile u─čra┼č─▒rlar. Kneimoflu bir Tatar─▒n Volga ├╝zerinde birka├ž r├Âmork├Âr gemisi vard─▒. Baku’nun en me┼čhur zengini Ta─čief’in Hazar Denizi’nde bir ticaret f─▒losu vard─▒. Orta Asya ticaretinde m├╝him yerleri olan Moussabief hemen b├╝t├╝n Rusya’ya ┼čamil nakliyat i┼čleri ile u─čra┼čmaktad─▒r. Bununla birlikte T├╝rkler end├╝strici olmaktan ziyade ├žift├ži, ├žoban ve t├╝ccard─▒rlar. Kuzey T├╝rkleri modern metodlar─▒ ziraate tatbik etmi┼člerdir. Kassimof’un Kazan ve Troisk’un zengin burjuvalar─▒n─▒n haralar─▒nda yeti┼čtirdikleri atlar Moskova ve Nijni ko┼čulannda s─▒k s─▒k ├Âd├╝l almaktad─▒r. Orta Asya kavimlerinin ticareti ba┼čl─▒ca ham maddelerin sat─▒lmas─▒ ├╝zerine dayan─▒yor. Buna kar┼č─▒ Rusya ve Avrupa’dan mamul maddeler getiriyorlar. XVIII. ve XIX. y├╝zy─▒llarda Rusya ve Orta Asya ticaretinde birinci rol├╝ oynayan Kazan T├╝rkleri idi. Bug├╝n de bu rolleri k─▒smen devam etmektedir. Son zamanlarda Kazan’da bir de kitap├ž─▒l─▒k end├╝strisi ba┼člam─▒┼čt─▒r. Do─ču ve Kuzeyin ihtiyac─▒ olan b├╝t├╝n kitaplar orada bas─▒lmaktad─▒r.

T├╝rklerin iktisad├« seviyesi onlar─▒n mill├« ve din├« ┼čahsiyetlerim muhafaza etmelerini temin ediyor. Bu ┼čahsiyetin koruyucusu orta s─▒n─▒flard─▒r. Rus h├╝k├╝meti b├╝t├╝n tebaas─▒ndan ayn─▒ vergileri al─▒yorsa da, T├╝rk tebaas─▒n─▒n manev├« ihtiyac─▒ i├žin on para sarf etmemektedir. Bunun i├žin Rusya T├╝rklerinin tahsil ve manev├« ihtiya├žtan kendileri taraf─▒ndan temin edilmektedir. Bu u─čurda iki misli vergi ├Âd├╝yorlar. Rus h├╝k├╝meti T├╝rklerin iktisadi varl─▒klar─▒n─▒n mill├« mevcudiyetlerinde en sa─člam temel oldu─čunu bildi─či i├žin, her vesile ile onu k─▒rma─ča ├žal─▒┼č─▒yor. End├╝stri ve ticaret hayatlar─▒na engel olacak tedbirler al─▒yor. Mesela Kuzey Kafkas T├╝rkleri iktisat├ža en fazla geli┼čebilecekleri yerlerde topraklar─▒n─▒ b─▒rakm─▒┼člard─▒. Fakat XIX. Y├╝zy─▒l sonunda Ruslar─▒ bu kadar a─č─▒r bir metodu kullanmad─▒lar. Daha y├╝ze g├╝l├╝c├╝ metodlara ba┼čvurdular. Ancak y├╝zy─▒llard─▒r s├╝ren bu bask─▒lara ra─čmen T├╝rkler dayanmakta, hatta ilerlemektedirler. Dilerini, dinlerini, camilerini, k├╝lt├╝rlerini muhafaza ettikleri gibi, XIX. Y├╝zy─▒l─▒n ikinci yans─▒nda m├╝him entelekt├╝el hareket de g├Âstermi┼člerdir. Bu hareket medreseden ├ž─▒km─▒┼č olmakla beraber, Bat─▒ fikirlerini ├žabuk benimsemi┼čtir ve orta s─▒n─▒f taraf─▒ndan tutulmu┼čtur.

─░lkokullar ve medreseler ─░slam memleketlerinin ba┼čka k─▒s─▒mlar─▒ndan farks─▒zd─▒r. Buhara, Semerkant, Kazan, ┼×irvan, Derbent, Bah├žesaray’da bu tarzda okul ve medreseler vard─▒r. ┼×ehir ve kasabalarda her caminin yan─▒nda hi├ž olmazsa bir ilkokul bulunur. K─▒zlar evde tahsil g├Âr├╝rler. Okullarda Arap├ža Kur’an ve az din dersleri okutulur. Basit bir tarzda ana dili ve hesap ├Â─čretilir. Medreselerde teorik olarak Arap├ža, mant─▒k, kelam, f─▒k─▒h ve biraz Fars├ža ├Â─čretilir. Bu metod XIX. Y├╝zy─▒l─▒n son ├╝├žte birine kadar devam etti. Modern pedagojinin icaplar─▒na uygun olmamakla beraber hayat─▒n─▒ idare edecek kadar uyan─▒k insan yeti┼čtirebiliyordu. Kur’an okuma mecburiyeti T├╝rklerin Rus k├Âyl├╝s├╝nden daha ├žok miktar─▒n─▒n okuma bilmesini sa─člad─▒. XIX. Y├╝zy─▒l─▒n ikinci yans─▒nda yeni bir entelekt├╝el hareket ba┼člad─▒. Kuzey T├╝rkleri aras─▒nda Ebu’-n Nasr Kursev├«, ┼×ehabeddin Mercan├« ve Kayyum Nasir├« bunun ilk ├Ânderleridir. Azerbaycan T├╝rkleri aras─▒nda da Fethali Ahundzade, Hasan Bey Zerdab├« ba┼čta gelmektedir. Fakat as─▒l hareket ─░smail Gasp─▒ral─▒ ile canland─▒. ─░smail Bey 1883’te Terc├╝man adl─▒ T├╝rk├že bir gazete ne┼čretti. Bu gazetede ├Â─čretim reformlar─▒ meselesini b├╝t├╝n ayd─▒nl─▒─č─▒ ile ortaya koyuyordu. ├çeyrek as─▒r Rusya T├╝rklerini me┼čgul eden bu mesele ilk bak─▒┼čta pek basit g├Âr├╝n├╝yor. ─░smail Bey b├╝t├╝n okullarda ├Â─čretim dili olarak ana dil kullanmal─▒, modern pedagoji metodlar─▒ tatbik etmeli diyordu. Onun tavsiyeleri “Usul-i Cedid” diye tan─▒nd─▒. Yeni sitem gittik├že yay─▒ld─▒. Sosyal hayat─▒n ├že┼čitli faaliyetlerini ku┼čatt─▒. Usul-i Cedid terakkici hareketin form├╝l├╝ oldu. Terakkicilerle muhafazak├órlar aras─▒ndaki m├╝cadele Rusya T├╝rklerinin son y├╝zy─▒l─▒m tamamen doldurmaktad─▒r. ─░smail Bey yorulmaz bir azim ve ayd─▒n g├Âr├╝┼čle otuz y─▒l m├╝cadele etti. ├ľl├╝m├╝ne yak─▒n (1913) fikirlerinin zaferini g├Ârd├╝. Ancak iki cereyan ┼ču hedefte birle┼čiyordu: T├╝rk kavimlerinin mill├« k├╝lt├╝rel ┼čahsiyetlerinin muhafazas─▒. Terakkici harekette en m├╝him mesele din├« reforma ait olan─▒ idi. Bu hareketin ├Ânderleri yine medreseden yeti┼čmi┼č insanlard─▒. ─░slam’─▒n modern hayat ile m├╝nasebetleri onlar─▒ ┼čiddetle me┼čgul etmekte idi. Fakat XIX. Y├╝zy─▒l sonlar─▒na do─čru yaln─▒z Musa Carullah din├« bir reform ihtiyac─▒n─▒ a├ž─▒k├ža ilan etti. Cesaretle, Allah ve kul aras─▒nda b├╝t├╝n ortak otoritelere h├╝cum etti ve yaln─▒z Kur’an’a dayand─▒. Tahsiline Kazan’da ba┼člayan, Buhara, Hindistan, M─▒s─▒r ve ─░stanbul’da tamamlayan bu Saratoflu kelamc─▒ her M├╝sl├╝man’─▒n din├« ve ahlak├« hayat kaidesini do─črudan Kur’an’dan ├ž─▒karmas─▒n─▒ telkin ediyor ve her t├╝rl├╝ tefsir arac─▒lar─▒n─▒ reddediyordu. Ona g├Âre ─░slam ne milliyete, ne mill├« dillere ayk─▒r─▒d─▒r. Hatta Allah’─▒n inayeti yaln─▒z M├╝sl├╝manlara ait de─čildir (Rahmet-i il├óh├«ye Burhanlar─▒ adl─▒ kitab─▒nda). Bu suretle b├╝t├╝n Rusya M├╝sl├╝manlar─▒, ba┼čl─▒ca orta s─▒n─▒fta b├╝y├╝k bir ┼č├Âhret oldu.

Eski T├╝rk Edebiyat─▒ndan bahs etmeye vaktim yok. Onlar mill├« dili b├╝t├╝n safl─▒─č─▒ ile muhafaza etmi┼člerdi. Yeni edebiyat─▒n iki merkezi vard─▒r: Kazan ve Bak├╗. Bunlar son y├╝zy─▒la kadar h─▒zla geli┼čtiler. Bu noktada Osmanl─▒ T├╝rkleri ve k─▒smen Ruslar vas─▒tas─▒yla Avrupa edebiyat─▒n─▒n b├╝y├╝k tesiri oldu. Bu yeni edebiyat Bat─▒n─▒n yeni edeb├« ┼čekillerini (roman, tiyatro, tenkit) ald─▒. Bu kadrolarda kalmakla beraber mill├« olmaya dikkat etti. Hasan Bey’in “Ekinci” gazetesi ile ba┼člayan gazetecilik 1905 ihtilalinden sonra birden bire geli┼čti. ┼×imdiye kadar en zengin edebiyat pedagojik olan─▒d─▒r. Rus edebiyat─▒nm Rusya T├╝rkleri ├╝zerinde faydal─▒ tesiri ink├ór edilemez. Fakat bu medeniyetin kaynaklar─▒ndan biri Bizans Ortodokslu─čudur. Onda Avrupa medeniyetinin esasl─▒ kaliteleri yoktur. Bu kifayetsizlik Ruslar─▒ yayd─▒klar─▒ k├╝lt├╝r├╝ daima sakatlam─▒┼čt─▒r. Ruslar kendi k├╝lt├╝rlerini yayarken mill├« k├╝lt├╝rleri yok etme gayesini g├╝d├╝yorlard─▒. Bu s─▒n─▒rlamalar ve sans├╝rler bazen ├žok sald─▒r─▒c─▒ ┼čekiller alm─▒┼čt─▒r. Kur’an okunmas─▒na da h├╝cum edilmi┼č, baz─▒ ayetlerin okullarda okutulmas─▒ yasak edilmi┼čti. T├╝rk kavimleri uyand─▒k├ža Ruslar─▒n bu tarzda bask─▒lar─▒ artt─▒. Din├« olmayan konularda T├╝rk├že ve Arap├ža ├Â─čretim yasak edildi. Bu kanuna g├Âre hesap, tarih, co─črafya, vs.’nin Rus├ža okutulmas─▒ gerekiyordu. Bir s├╝re sonra ayn─▒ yasak medreselere de yay─▒ld─▒. En sonra, ba┼čka bir kanun ana dili ├Â─čretiminin yaln─▒z ilkokullara hasrediyordu. Fakat bu ┼čiddetli bask─▒ ve a─č─▒r sans├╝rden sonra 1905 ihtilali ile birlikte her ┼čey bir m├╝ddet i├žin de─či┼čti. T├╝rkler terakkici ve liberal hareketlere kar─▒┼čt─▒lar. Ba┼čl─▒ca Kafkasya, K─▒r─▒m ve KazanÔÇÖda be┼č alt─▒ matbaa kuruldu. 1905-6’daki gazete ve dergilerin say─▒s─▒ 30’a ├ž─▒kt─▒. Rus h├╝k├╝metinin ezmeye ├žal─▒┼čt─▒─č─▒ mill├« ┼čuurun uyand─▒─č─▒ meydanda idi. T├╝rkler “Rusya M├╝sl├╝manlar─▒n─▒n ─░ttihad─▒” adl─▒ siyas├« bir parti kurdular. Bu partinin program─▒ Me┼črut├« Demokrat Parti program─▒na benziyordu. ─░ttihat ├╝├ž kongreden sonra meydana ├ž─▒kt─▒. B├╝t├╝n Rusya T├╝rkleriÔÇÖnden gelen 800 delegenin kat─▒ld─▒─č─▒ Nijni Novgrode’daki ├╝├ž├╝nc├╝ kongrede ─░ttihad’─▒n program─▒ b├╝y├╝k bir ├žo─čunlukla oya kondu.

Gen├ž yazarlar ve gazetecilerden ibaret k├╝├ž├╝k bir z├╝mre bu programa muhalif kald─▒ ve onu mutedil buldu. Sosyalist temay├╝lde bulunan bu radikal z├╝mrenin ba┼čkanlar─▒ milliyet├žilik bak─▒m─▒ndan ─░ttihad’─▒n prensiplerine daha ├žok yakla┼čt─▒lar. ─░ttihat ilk ve ─░kinci Duma’ya 30 milletvekili se├žiyordu. T├╝rkler siyas├« faaliyete b├╝y├╝k bir disiplinle girdiler. T├╝rk milletvekilleri aras─▒nda Ruslar─▒n hayretle kar┼č─▒lad─▒klar─▒, Avrupa ├ťniversiteleriÔÇÖnden mezun, y├╝ksek k├╝lt├╝rl├╝ kimseler vard─▒. Birinci ve ikinci Duma’da bu T├╝rk mebuslar haklar─▒n─▒ elde etmek i├žin liberallerle birlikte ├žal─▒┼čt─▒lar. 3 Haziran 1907 h├╝k├╝met darbesi, Rus olmayan kavimlere oldu─ču kadar orta s─▒n─▒flara da kar┼č─▒ idi. Orta Asya halk─▒ bu suretle ParlamentoÔÇÖda temsil edilme hakk─▒n─▒ kaybettiler. ─░kinci Duma’daki 39 T├╝rk milletvekiline kar┼č─▒ ├╝├ž├╝nc├╝ Duma’da yaln─▒z l0 mebus kalm─▒┼čt─▒. Bununla birlikte, T├╝rkler yeni ba┼člayan bask─▒ya ra─čmen k├╝lt├╝r muhtariyetlerini koruma ├žabas─▒n─▒ kaybetmediler. Baz─▒lar─▒ bunun ├çarl─▒k Rusyas─▒’na boyun e─čerek elde edilece─čini zannediyorlard─▒. Fakat son y─▒llar─▒n vakalar─▒ bunun imk├óns─▒z oldu─čunu g├Âsterdi. Rusya T├╝rk-Tatarlar─▒na Ait Haklar─▒n Savunmas─▒ Komitesi’nin kurulmas─▒ Rus h├╝k├╝meti ile T├╝rkler aras─▒ndaki bu son m├╝nasebetlerin zarur├« neticesidir.ÔÇŁ

Ali Haydar Bayat, H├╝seyinzade Ali Bey, AKMB, Ankara, 1998, s.57ÔÇô61

 

EKÔÇô6

H├╝seyinzade Ali Bey’in 26 ┼×ubat 1926’da Bak├╗ I. T├╝rkoloji Kongresi’nde tuttu─ču notlar─▒n ├Âzeti:

“16 ┼×ubat 1926’da ─░stanbulÔÇÖdan hareket ettik. Fuat K├Âpr├╝l├╝, Etnografya m├╝zesi m├╝d├╝r├╝ Mesaro┼č, Leningrad profes├Ârlerinden Barthold, Strasbourg’da profes├Âr Menzel ile beraberdik. 26 ┼×ubat 1926 Cuma g├╝n├╝ Samed A─čamo─člu Maliyef Kurultay─▒ a├žt─▒. Birka├ž nutuk irad edildi. Meclisten sonra Ali Haydar Karayer ile g├Âr├╝┼čt├╝m.

27 ┼×ubat 1926 Cumartesi saat 10’da, Barthold Arap├ža ve Fars├ža kaynaklara dayanarak Timur tarihinden bahsetti. VII. Y├╝zy─▒lda Orhun yaz─▒lar─▒yla kendilerine T├╝rk diyen bir kavim meydana ├ž─▒k─▒yor. Yeni ara┼čt─▒rmalara g├Âre ├çin edebiyat─▒nda ┼čimdiye kadar bilinmeyen bir├žok vesikalar meydana ├ž─▒kar─▒lm─▒┼čt─▒r ki bunlar T├╝rk tarihinin ilk devirlerim ayd─▒nlatmaktad─▒r. Bundan sonra K─▒rg─▒z filolojik k├Âk├╝nden bahsetti.

Barthold’a g├Âre, T├╝rkler ─░slamiyet’i kendi arzular─▒ ile, hi├žbir zorlama olmadan kabul ettiler. ├çin, Cava, Sumatra ve Afrika’da ─░slamiyet’in yay─▒l─▒┼č─▒ da b├Âyle olmu┼čtur. ├Äslam─▒ her kavim kabul edebilir. Barthold burada T├╝rkmen kelimesinin etimolojisi ile me┼čgul oldu. ─░kincisi Borodine’nin referat─▒ idi. Konusu Kazan ve Volga tarih ve abidelerine ait idi. Bu m├╝nasebetle Kazan tarihinde en yeni ara┼čt─▒rma ve bulu┼člardan bahsetti. 1924-25 y─▒l─▒nda Volga’da yeni kaz─▒lar olmu┼čtur. Alt─▒n Orda’ya dair Rus ve Arap tarihlerindeki k├╝├ž├╝mser h├╝k├╝mlere ra─čmen burada y├╝ksek bir k├╝lt├╝r oldu─ču g├Âr├╝l├╝yor. Bu ara┼čt─▒rmalardan sonra art─▒k Alt─▒n Orda k├╝lt├╝r├╝nden ve g├╝zel sanatlanndan bahsetmeye imkan vard─▒r. Bundan sonra 1925’te K─▒r─▒m ve Bah├žesaray’da yap─▒lan ara┼čt─▒rmalara ge├žti:

1) Bu ara┼čt─▒rmalar ┼čimdiye kadar bilinenlerden ba┼čka tamamen yeni ┼čeylerdir.

2)Abideler, ta┼člar, vb. y├╝ksek sanat eserleri Sel├žuk ve Meml├╝k tesirlerini g├Âstermektedir. Bu kaz─▒lar aras─▒nda bir de kervansaray ├ž─▒kar─▒lm─▒┼čt─▒r. Orada bir ├žok e┼čya, seramikler ve bir imalathane bulunmu┼čtur. ┼×imdiye kadar Bizans Serami─či zannedilen baz─▒ eserler bu imalathaneye aittir. Bu devirden kalma ipek kuma┼člar, XIV. Y├╝zy─▒la ait bir t├╝rbede bir ├žok eserler ele ge├žirilmi┼čtir. Ara┼čt─▒rmalara devam edilmektedir. Aziz Abidolin’in referat─▒ T├╝rk├žeÔÇÖdir. Rus├žan─▒n T├╝rk├žeye ve T├╝rk├ženin Rus├žaya terc├╝mesine ihtiya├ž olmad─▒─č─▒na ├žo─čunlukla karar verildi. Rudenko’nun referat─▒ T├╝rk├že yeni halk leh├žesine ait oldu─ču i├žin m├╝talaa daha kolay oluyor. T├╝rk kavimlerinin etno─čraf─▒k haritas─▒ renkle g├Âsteriliyor: Kuzey-Do─ču, G├╝ney-Bat─▒. ├çad─▒rlar─▒n (Kudumku), T├╝rkler ve Mo─čollarÔÇÖda elbiselerin ├že┼čitli, ba┼čl─▒klar, ayakkaplan, g├Âmlek, kad─▒nlar─▒n ba┼č ├Ârt├╝leri, mutfak ve yemekleri, ├Ârf ve adetler, kad─▒nlar─▒n ya┼čay─▒┼č tarz─▒ ve k─▒yafeti, leh├že tetkiki vesilesiyle g├Âzden ge├žirildi. On dakika tatilden sonra Mesaro┼č konu┼čtu.

Ankara’da T├╝rk m├╝zesinin son y─▒llardaki ├žal─▒┼čmalar─▒ndan bahsetti, Anadolu’nun en eski kavimlerinin, Elaml─▒lar─▒n eski Kafkas kavimleriyle k├╝lt├╝r m├╝nasebetlerine temas etti. ┼×or┼čin, Kafkas dillerinden bahsetti. Kafkasya’da elli kadar dil var. Bunlardan Kafkas T├╝rkleri on leh├že konu┼čuyor ve n├╝fusun % 25’i nispetindedir dedi. M├╝ler nutkunu Rus├ža okudu. Dilettantisme’nin zarar─▒ndan bahsetti. Ho┼ča gidiyor ve gitmiyor dersek ilim ileri gitmez, dedi.

Alimcan ┼×ofof ayr─▒ ayr─▒ her T├╝rk kavminin iktisad├« durumlar─▒ndan ve sosyal tabakalar─▒ndan bahsetti. Nimet Hakim Tatarca denen T├╝rk leh├žesiyle konu┼čtu. Mill├« hayat i├žinde Budizm, Marksizm tesirlerini ve bunlar─▒n akislerini inceledi. Daha sonra Osmanl─▒ca bir kitaptan birka├ž sat─▒r, sonra Kazan a─čz─▒nda yaz─▒lm─▒┼č bir kitaptan birka├ž sat─▒r okuyor, ├«kisi aras─▒ndaki anlat─▒┼č fark─▒n─▒n b├╝y├╝kl├╝─č├╝n├╝ g├Âsteriyor. ├ľ─čleden sonra Sava┼čkin konu┼čtu. Kendisi Oyrat kavmindendir. Dikkate de─čer s├Âzleri aras─▒nda ba┼čl─▒ca ┼čunlar─▒ s├Âyledi: “Bilmiyorum hangi millettenim. Ba┼čkalar─▒yla tema┼ča geldikten sonra anlad─▒m ki ne Kalmuk’um, ne Mo─čol’um, dosdo─čru bir T├╝rk├╝m.

l-T├╝rk oldu─čumun tarih├« delilleri, 2- ├ľrf ve adetler halindeki deliller diye ba┼čl─▒ca iki tarzda a├ž─▒klama yapt─▒. Bu giri┼čten sonra Oyratlar memleketine yap─▒lm─▒┼č ├╝├ž ilm├« seyahati (expedition) anlatt─▒. Sonra umum├« rica ├╝zerine nutkunu Oyrat├ža tekrar etti. Daha sonra Yakovlev dil meselesini ele ald─▒. Alim Yunusof kendi leh├žesi olan ├ľzbek├že konu┼čtu. ├ľzbek├ženin ┼×art ┼čivesi ile m├╝nasebeti ├╝zerinde durdu. Say─▒lar─▒ otuz iki olan ├ľzbek urugiar─▒ aras─▒nda kendilerine Macar diyenler de vard─▒r. Ko├žlu Odaba┼č─▒, K─▒r─▒m’da Etnografya malzemesi toplamak meselesini ele ald─▒. Orada bu i┼če kendisini vermi┼č bir ara┼čt─▒rma cemiyeti var, dedi. Ge├žen y─▒l Porosdine’in dedi─či gibi, K─▒r─▒m i├žerisinde bir ilim heyeti dola┼čt─▒rd─▒k. Daha sonra Komik Eyubov konu┼čtu. Ba┼čka hatiplerin tetkik yoklu─čundan ┼čikayetlerim tenkit etti. “Kurultay─▒n tarih├« de─čeri bundan sonra ├že┼čitli sahalarda ├žal─▒┼čacak ┼čeyleri programla tayin etmektir” dedi. Ba┼čk─▒rt ┼×akirof Ba┼čk─▒rtca s├Âyledi. Tebli─činde, Ba┼čk─▒rt├ža’da ba┼čka T├╝rk leh├želerinde olmayan sesler ve harfler oldu─čunu i┼čaret etti. Petrof Tovari├ž Rus├ža konu┼čtu. Asl─▒ ├çuva┼čt─▒r. ├çuva┼člar─▒n ├╝lkesi Ruslarla Tatarlar arasmda sava┼člara sahne olmu┼čtur. Bu s─▒rada ayd─▒nlar mahvolmu┼č, orta tabaka nefyedilmi┼č, yaln─▒z halk tabakas─▒ kalm─▒┼čt─▒r. A┼čmarine ├çuva┼č dilinin gramerim yapm─▒┼č. Biz davet edilece─čimizi ├╝mit ediyorduk, hakikaten davet edildik, te┼čekk├╝r ederiz. Mar’─▒n ara┼čt─▒rmalar─▒na g├Âre ├çuva┼člar ├žok eski bir kavimdir. ├ťyelerin ricas─▒ ├╝zerine nutkunu ├çuva┼č├ža bitirdi ve alk─▒┼čland─▒.

Rodenko Leningrad’da Etnografya m├╝zesi m├╝d├╝r├╝d├╝r. Oyratlar hakk─▒nda konu┼čtu. “Altay da─člar─▒ T├╝rkl├╝─č├╝n kayna─č─▒d─▒r” dedi. Tarih bak─▒m─▒ndan say─▒lar─▒ az olan kavim ve kabilelerin de ehemmiyeti vard─▒r. Yakut Cumhuriyeti’nde Yakutlara ait ├žal─▒┼čmalar olduk├ža ilerlemi┼čtir. Fakat ┼čimdiki halde bir m├╝ze kurulmas─▒ olduk├ža ├žetin bir i┼čtir. ├ç├╝nk├╝ ├žok materiyel toplanm─▒┼čt─▒r. K─▒r─▒ml─▒ ├çobanzade T├╝rk├že konu┼čtu: “Birinci Kurultay dil ve edebiyat meseleleri ├╝zerinde toplanm─▒┼č bir kurultayd─▒r. Orhun kitabelerinden Osmanl─▒ ┼čivesine kadar bir ├žok lacuneler vard─▒r. Bunlar meydana ├ž─▒kmad─▒k├ža faraziyat sahas─▒ndan kurtulamay─▒z. Mahmud Ka┼čgar├«’den zaman─▒m─▒za kadar ge├žen sekiz y├╝z y─▒l zarf─▒nda ilm├« bak─▒mdan ┼čivelerin s─▒n─▒flanmas─▒, pratik bak─▒mdan dilin kullan─▒mla vas─▒talar─▒n─▒n haz─▒rlanmas─▒ (s├Âzl├╝k, gramer, vb.) laz─▒md─▒r. Dil ve edebiyat ara┼čt─▒rmalar─▒nda merkezler ─░stanbul, Baku, Ta┼čkent, Kazan, vb. dir.

28 ┼×ubat 1926 Pazar: Poupee konu┼čtu. Altay dillerinin mukayeseli ilminden bahsetti. Bu sahada hen├╝z kesin h├╝k├╝mler vermek zaman─▒n─▒n gelmemi┼č oldu─čunu ve daha ├žok halledilecek noktalar─▒n bulundu─čunu i┼čaret ederek s├Âzlerini bitirdi. Genko, T├╝rk dilleri ile Mo─čolca ve ba┼čka kom┼ču diller aras─▒ndaki farklar ve m├╝nasebetlerden bahsetti. ├çobanzade, Wilhelm Thomsen’un Kopenhag’dan g├Ânderdi─či tebrik telgraf─▒n─▒ okudu. Zifeld, ┼×uralar─▒n ─░ran temsilcisinin tebrikini okudu. Bu arada daha bir ├žok telgraflar ve Mar’─▒n telgraf─▒ okundu. Ba┼čk─▒rt Abilof nutkunu Ba┼čk─▒rtca verdi. Eston asl─▒ndan olan Zifeld, Eston dilinin ├Âzelliklerinden bahsetti. Filoloji bak─▒m─▒ndan Eston dili ile T├╝rk dilleri aras─▒nda kar┼č─▒la┼čt─▒rma yapt─▒. ├çe┼čitli T├╝rk leh├želerinde man, min, men, ben kelimeleri var, bu Estoncada da vard─▒r dedi. On dakika tatilden sonra ┼×ereye, Samoylovi├ž’in tezine dair konu┼čtu. ├ľzbek Halit Sait fasih T├╝rk├že nutkunu verdi. Ona g├Âre konu┼čma farklar─▒n─▒n hududunu tayin g├╝├žt├╝r, leh├želer co─črafya bak─▒m─▒ndan birbirine kar─▒┼čmaktad─▒r. T├╝rklerin birbirlilerini anlamalar─▒ i├žin umum├« bir edeb├« dil zarur├«dir. Abilof Ba┼čk─▒rt leh├žesi ile konu┼čtu: Ba┼čk─▒rtcada iki ┼čive vard─▒r ki, biri Tatar Ba┼čk─▒rt├žas─▒d─▒r. ├ľzel sesli harfleri olan Ba┼čk─▒rt edebiyat─▒ proleter edebiyat─▒ olup yenidir.

Hasan Musayef, Uygur k├╝lt├╝r├╝nden bahsetti. T├╝rk├žesi iyi anla┼č─▒l─▒yordu, ─░stanbul’da Galatasaray lisesinde okumu┼čtur. Turtan, Pamir, Tian-┼×an ├╝lkelerinde ya┼čayan T├╝rklerden bahsetti. “San Uygurlar hep Ka┼čgerliyiz derlermi┼č. Eskiden Uyguruz demekten utan─▒rken ┼čimdi Uygurlukla iftihar ediyorlar. Dilleri sade kalm─▒┼čt─▒r.”. Ermeni T├╝rkiyat├ž─▒lardan Acaryan T├╝rk├že konu┼čtu. Mevzuu T├╝r├ženin Ermenice ve Ermenicenin T├╝rk├že ├╝zerindeki tesirleri meselesi idi.

1) T├╝rk├ženin Ermeniceye tesiri ├žok b├╝y├╝kt├╝r. 69’dan 99’a kadar say─▒ isimleri baz─▒ yerlerde s─▒rf T├╝rk├žedir. Akhalik’de d├Ârt k├Ây, Nokha’da ├╝├ž k├Ây T├╝rk├že konu┼čurlar. Bir ├žok yerde Ermenice harfler ile T├╝rk├že yazarlar. Bir ├žok Ermeni ┼čairleri T├╝rk├že ┼čiir yazm─▒┼člard─▒r. Ermeni alfabesi ile T├╝rk├že de yaz─▒l─▒rm─▒┼č. Bir tarih├ži bir ├žok T├╝rk ┼čehirleri gezmi┼č ve bu tesirleri tetkik etmi┼čtir. Ermenicede bulunan T├╝rk├že kelimelerin toplanmas─▒ T├╝rkoloji bak─▒m─▒ndan bir hizmet olabilir.

2)Buna kar┼č─▒ Ermenicenin de T├╝rk├že ├╝zerinde tesiri vard─▒r. Bu hususta Kopenhag ├ťniversitesiÔÇÖnden Prof. Malof, Orhun yaz─▒lar─▒n─▒, Uygur yaz─▒s─▒n─▒, daha sonra Arap alfabesini kullanan T├╝rklerin alfabelerini olgunla┼čt─▒rmak, daha olgun ┼čekiller aramak ├Âzelli─čini g├Âsterdi─čini belirtmi┼čtir.

Maksudof, Tatarca konu┼čarak, dilde halka do─čru gitme f─▒krini savunuyor. Samed A─čam Aliyef “Osmanl─▒” tabiri yerine Anadolu T├╝rk├╝ denmesini ileri s├╝r├╝yor. Kendisi kongrenin resm├« ba┼čkan─▒d─▒r. K─▒r─▒ml─▒ ┼čair ┼×evki Bekt├Âre pek a├ž─▒k, ar─▒ T├╝rk├že konu┼čuyor. Prof. Yakovlev, Kafkas uluslar─▒nda ├že┼čitli alfabe kullan─▒lmas─▒n─▒n tarihine dokunuyor. Bu bak─▒mdan ba┼čar─▒y─▒ sa─člayan ┼čehir n├╝f├╝sunun k├Ây n├╝fusuna oran─▒n─▒n y├╝ksek olmas─▒d─▒r. En y├╝ksek oran Azerbaycan’da % l0, Kazan’da % 4,13ÔÇÖt├╝r. Rus alfabesinin baz─▒ eksikliklerinden dolay─▒ benimsenmeye elveri┼čli olmad─▒─č─▒ anlat─▒yor. Hatta ona g├Âre bu eksikleri y├╝z├╝nden Rus alfabesi b├╝t├╝n Slav milletlerince de kabul edilmemi┼čtir.

Arap alfabesinin H─▒ristiyan olan milletlere teklif edilmesi yersiz olurdu diyor. ├ľyle ise en elveri┼člisi Latin alfabesidir. Kazanl─▒ Alparos alfabe ├╝zerinde muhafazac─▒ bir g├Âr├╝┼čle, Arap harflerinin estetik de─čerinden, birer sanat eseri olan cami duvarlar─▒ndaki levhalardan s├Âz etmi┼čtir. Bas─▒mevlerinde kullan─▒lan 250-300 harfi bir derece azaltmak m├╝mk├╝nd├╝r. Harf de─či┼čtirmek zorunlu de─čildir.

Kazak Turyakof Arap harfleri aleyhinde konu┼čuyor. Kazakistan’da d├╝zeltilmi┼č Arap harfleri iflas etti diyor. O, kay─▒ts─▒z ┼čarts─▒z, Latin harflerinin al─▒nmas─▒ fikrindedir ve radikaldir. Kara├žayl─▒ ├ľmer Aliyef, Kuzey Kafkasya’daki okullarda Latin alfabesiyle ├Â─črenmek Arap harflerinden ├žok daha basan ile y├╝r├╝yor diyor. Nas─▒l b├╝t├╝n ara├žlar, binlerce y─▒l ├Ânce bulunmu┼č aletler ve makineler bug├╝n bir i┼če yaram─▒yorsa, yaz─▒ arac─▒ olan Arap alfabesi de bug├╝n bir i┼če yaramaz diyor. Burada Arap yazar Corci Zeydan’─▒ kan─▒t diye g├Âsteriyor. Bergayef, Latin harfleri ile yaz─▒ hep soldan sa─ča yaz─▒ld─▒─č─▒ halde, Arap yaz─▒┼č─▒ biteviye de─či┼čmi┼čtir. Baz─▒ soldan sa─ča, baz─▒ sa─čdan sola, hatta yukar─▒dan a┼ča─č─▒ yaz─▒lm─▒┼čt─▒r. Bir├žok kusurlar─▒ vard─▒r. Terminolojistlerin gayreti bo┼čunad─▒r diyor. Hiveli Rahim├« de Arap harfleri ├╝zerinde konu┼čuyor: ├ľzbekistan’da Latin alfabesine e─čilim vard─▒r. Halbuki harflerin d├╝zeltilmesi ile u─čra┼č─▒l─▒rsabu i┼č y─▒llarca, y├╝zy─▒llarca s├╝recek ve tam bir sonu├ž elde edilemeyecektir. T├╝rkler aras─▒nda ortak alfabenin Latin alfabesi olmas─▒ gerekir diyor.

Prof. Zirkof Arap harflerini birden b─▒rakmamak tarafl─▒s─▒ olanlardand─▒r. Onca bu harfler ├╝zerinde bir├žok d├╝zeltmeler yap─▒lm─▒┼čt─▒r, daha da yap─▒labilir. Bu bak─▒mdan acele etmemeli, birka├ž y─▒l beklemeli ve ├žok ├žal─▒┼čmal─▒ diyor.

Moskova ├ťniversitesi profes├Ârlerinden Yakovlev T├╝rk uluslann─▒n Latin harflerinde birle┼čmesi fikrini savunuyor. ├ľzbek Halit Said, a├ž─▒k ve ├žok iyi anla┼č─▒l─▒r T├╝rk├že ile ortak bir edeb├« dil sorusunu ele ald─▒. “B├╝t├╝n T├╝rklerin birbirilerini anlamalar─▒ i├žin ortak edeb├« bir dil olmal─▒d─▒r” diyor. Acaryan da T├╝rk uluslar─▒ aras─▒nda ortak edeb├« dil sorusunu ele ald─▒ ve yukar─▒daki d├╝┼č├╝ncelere kat─▒ld─▒. Kokniazof ve Alimcan ┼×eref, ortak edeb├« T├╝rk dili lehinde konu┼čuyorlar. Alimcan ─░brahimof Kazan’daki yay─▒n faaliyetinden bahsetti. “Biz buraya harfler hakk─▒nda tart─▒┼čma i├žin gelmedik, her ikisine de taraftar─▒z. Yerine g├Âre ikisi de kullan─▒labilir” dedi. Ancak orada d├╝zeltilmi┼č Arap harfleri ile bir bas─▒n oldu─ču i├žin Latin harfleri birinci derecede bir soru olam─▒yor. Bir toplant─▒da Mustafa Kuliyef, Mustafa Kemal’in maarif icraat─▒ ├╝zerine konu┼čtu, Fuat K├Âpr├╝l├╝ onu tamamlad─▒. Atam Aliyef, Mustafa Kemal Pa┼ča’n─▒n s─▒hhatine i├žti. Serabski m├╝zik ile Mustafa Kemal Pa┼ča sark─▒┼č─▒n─▒ s├Âyledi. O s─▒rada ben de nutkumu verdim. Samoylovi├ž T├╝rk├že nutuk irad etti. Mesaro┼č konu┼čtu: “Kendisinin yabanc─▒ olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âyledi, b├Âyle s├Âyleyenleri protesto etti. Macar milleti bu topraktan gitmi┼čtir” dedi. ├ľ─čleden sonra Prof. Zirkof Arap harflerini kabul edin, harf de─či┼čtirmede acele etmemeniz laz─▒m, bir ka├ž sene beklemek ve bu hususta ├žal─▒┼čmak do─črudur” ┼čeklinde m├╝talaada bulundu, “iki realiteden en iyisini intihap edin” dedi.

5 Mart 1926’da umum├« edeb├« T├╝rk dili hakk─▒nda toplant─▒ oldu. Samoylovi├ž umum├« edeb├« T├╝rk├že lehinde uzun uzun konu┼čtu. “Ta┼čkent sokaklar─▒nda gezerken mektep g├Âren yeni neslin ┼čivesinde hemen bir de─či┼čme fark ediliyor; Tahsilini Sorbon’da yapm─▒┼č olan Feyzi K─▒r─▒ml─▒ T├╝rk├že konu┼čtu. Umum├« edeb├« T├╝rk dilinden bahsetti ve bunun T├╝rk kavimlerim birle┼čtirece─či noktas─▒nda Samoylovi├ž’i teyit etti. K─▒r─▒ml─▒ ┼×evid Bekt├Âre ┼ču m├╝talaada bulundu: ├ľzel ┼čivelerle yaz─▒ yazmaktan maksad─▒m ┼ču ki, her leh├že var─▒n─▒ ve yo─čunu materyal halinde meydana koysun. Bundan sonra b├╝y├╝k ve umum├« bir dil ├ž─▒kabilsin. Bu suretle ┼×evki Bekt├Âre’nin ├Âzel leh├želerle yay─▒n yapma hakk─▒ndaki g├Âr├╝┼č├╝ regionalisme de─čil, esasta T├╝rk edeb├« dilini birle┼čtirmek isteyenlerin fikrine kat─▒l─▒yor, yaln─▒z metodda onlardan ayr─▒l─▒yordu. Habib Cebiyere g├Âre umum├« T├╝rk dili meselesi her ┼čeyden ├Ânce bir terminoloji meselesidir. ├çe┼čitli T├╝rk kavimleri ve cemaatleri terminoloji birli─čini temin ederlerse ortak edeb├« dil kurulabilir. Bug├╝nk├╝ halde bu hen├╝z temin edilmi┼č olmaktan uzakt─▒r.

Rus├ža konu┼čan Omadora g├Âre umum├« edeb├« dil konusunda birle┼čmek m├╝mk├╝nd├╝r. Ancak bu hamle yukar─▒ tabakalardan de─čil a┼ča─č─▒ tabakalardan gelirse! ├ç├╝nk├╝ mahdut say─▒da olan ayd─▒nlar─▒n ayn─▒ edeb├« dille yazmas─▒ meseleyi halletmez. Halk yine kendi leh├želeriyle birbirinden ayr─▒ kal─▒rlar. ├ľzbek├že konu┼čan Gazi Ali Alimcan ┼ču m├╝talaalarda bulundu: “Azeri T├╝rk ┼čairi Sabir’i T├╝rkistan’─▒n her taraf─▒nda okurlar, anlarlar, tad al─▒r ve g├╝lerler. Demek ki halka yakla┼čt─▒k├ža anla┼čma imkan─▒ art─▒yor. Neva├«’yi neden anl─▒yoruz? ├ç├╝nk├╝ halk diline yak─▒n yazm─▒┼čt─▒r. ┼×u halde umum├« edeb├« dilde hamlenin a┼ča─č─▒dan gelmesi ihtimali kuvvetlidir. Dilin ├Âz├╝ birle┼čmeyi ve yakla┼čmay─▒ temin ediyor. Buna hi├žbir ┼čey, hi├žbir kimse mani olamaz. Bunun i├žin umum├« merkez laz─▒md─▒r. Halk dilinden ne kadar kelime gelir ve edeb├« dil onlarla ne kadar zenginle┼čirse T├╝rkler aras─▒nda ortak dil o kadar kolay kurulmu┼č olur. ├çobanzade’ye g├Âre iki cereyan vard─▒r: Biri Samoylovi├ž’in ifade etti─či objektif cereyan, ├Âteki eskiden Kayyum Nasir├« taraf─▒ndan savunulmu┼č olan s├╝bjektif cereyand─▒r. ─░lim yolu ve sa─člam yol objektif yolu tutmay─▒ gerektirir. Neva├«’den sonra en ├žok okunan ─░smail Gasp─▒ral─▒ halka n├╝fuz etti─či, halk kelimelerini ortak edeb├« dille kayna┼čt─▒rd─▒─č─▒ i├žin populaireÔÇÖli─čini temin etmi┼čtir. Ondan sonra Gabidof Tatarlar─▒n Ba┼čk─▒rt istiklaline kar┼č─▒ ├Âz├╝mseyici (assimilateur) hareketlerinden ┼čikayet eden bir tav─▒r ald─▒. Nimet Hakim ona cevap verdi. Osmanl─▒ca (yani ─░stanbul T├╝rk├žesiyle) yaz─▒lm─▒┼č bir kitaptan birka├ž sat─▒r okudu. Sonra da Kazanca bir kitaptan birka├ž sat─▒r okudu. Bu ikisini kar┼č─▒la┼čt─▒rd─▒. ─░kincisinin yaln─▒z birinciyi bilenler taraf─▒ndan anla┼č─▒lamayaca─č─▒n─▒ g├Âsterdi. Fuat K├Âpr├╝l├╝ bu s─▒rada ikinci tebli─čini okudu. Burada ─░slamdan ├Ânceki ─░ran’─▒n T├╝rkler ├╝zerinde tesirinden bahsetti; O─čuz T├╝rkleriyle Pe├ženekler aras─▒ndaki kavm├« yak─▒nl─▒─ča ait deliller g├Âsterdi. Anadolu balk─▒n─▒n, T├╝rk yerle┼čmesinden sonra ve tarih boyunca ethnique tabakalar halinde te┼čekk├╝l etti─čini anlatt─▒. Bu m├╝nasebetle ba┼čka bir meseleye temas etti: “Halk edebiyat─▒ mukayeseli bir surette tetkik edilecek olursa t├╝rl├╝ T├╝rk kavimleri aras─▒ndaki yak─▒nl─▒k meydana ├ž─▒kar. Dilin Arap├ža ve Fars├žaÔÇÖdan kurtularak T├╝rk├ž├╝l├╝─če do─čru gitmesi gerileme de─čil, kendi ruhunu, benli─čini bulmu┼č bir lisan─▒n ileri hareketidir. Meden├« bir ad─▒m ve geli┼čmedir. Edeb├« dilin um├╝m├«le┼čmesi amilleri siyas├« de─čildir. Bunun derin k├╝lt├╝rel-tarih├« sebepleri vard─▒r. Yabanc─▒ kelimeler halk─▒n vicdan─▒nda yer etmi┼čse kalacakt─▒r. B├╝t├╝n insanlar ilim sayesinde da─č─▒lmaya do─čru de─čil birli─če do─čru gidiyorlar. K├╝├ž├╝k milletlerin, bir iki milyonluk kabile z├╝mrelerinm y├╝ksek medeniyet yaratmas─▒ ihtimal yoktur” dedi ve ├žok alk─▒┼čland─▒.

6 Mart 1926 Cumartesi: ├ľnce Akademi’den Oldenburg konu┼čtu. Sonra tekrar Fuat K├Âpr├╝l├╝ s├Âz ald─▒. Konu┼čmas─▒ radyo ile sokak halk─▒na i┼čittiriliyordu. Bu m├╝nasebetle: “Arap medeniyeti yok, ─░slam medeniyeti vard─▒” dedi. Alman profes├Âr├╝ Menzel (Rus├ža ve T├╝rk├že olarak) Anadolu ve Balkan T├╝rklerinin edebiyat─▒ ├╝zerine konu┼čtu. Abdurahman Sadi O─čuzlar─▒n tesirinde kalm─▒┼č olan K─▒p├žak edebiyat─▒ndan bahsetti. Bu m├╝nasebetle Uygur edebiyat─▒n─▒n Kudat ku Bilig’e, Mahmud Ka┼čgari’ye, XII. As─▒rda yani Hoca Ahmed Yesev├«’nin gen├žlik devrinde T├╝rk edebiyat─▒na temas etti. (Bu m├╝nasebetle sosyalizm, romantizm konular─▒na dokundu) ├ľzbek edebiyat─▒ndan (Ebulgazi Bahad─▒r Han), sonra K─▒r─▒m’da ─░smail Gasp─▒ral─▒’dan, nihayet Azerbaycan, Tatar edebiyatlar─▒ndan ge├žerek T├╝rk kavimleri edeb├« tarihine bir bak─▒┼č yapt─▒. ├ľ─čleden sonra benim tebli─čim vard─▒. Sonra bir Sibiryal─▒ taraf─▒ndan okunan k─▒sa bir tebli─či dinledik. Hitay T├╝rkleri taraf─▒ndan kurultaya g├Ânderildi─čini ancak bug├╝n yeti┼čebildi─čini ├Âz├╝r dileyerek s├Âyledi. ├ľzbek Rahm├«’nin konu┼čmas─▒ndan sonra Buharal─▒lar, ├ľzbekler ba┼čkana hediyeler takdim ettiler.

Kapan─▒┼č nutkunu Atam Aliyef, Rus├ža okudu. Burada ┼čunlardan bahsetti: “Tarihte bundan ├Ânce hi├žbir tecr├╝be edilmi┼č olmad─▒─č─▒ halde, ilk defa kurultay─▒ toplamak ├žetin bir mesele idi. ┼×arkta iki m├╝him ink─▒lap oldu. Birincisi: Anadolu T├╝rkleri halifeli─či kald─▒rd─▒lar. ikinci ink─▒lab─▒ Azerbaycan yapt─▒: Yeni alfabeyi ald─▒. Kurultay icad edilmemi┼č, bir kafadan ├ž─▒kmam─▒┼č, fakat onu hayat─▒n kendisi do─čurmu┼čtur. Atam Aliyef ayn─▒ nutku bir de T├╝rk├že kendi leh├žesiyle tekrar etti.

8, 9, 10, 11 Martta ├Âzel gezintiler yap─▒ld─▒, okullar gezildi. 11 Martta Kul├╝pÔÇÖte Fuat K├Âpr├╝l├╝’n├╝n, benim ve Mustafa Kulbey’in nutuklar─▒ vard─▒. 12 Mart 1926 Cuma g├╝n├╝ Bak├╝’ya d├Ân├╝ld├╝.

H├╝seyinzade’nin notlar─▒na g├Âre: “Kurultayda 127 ├╝ye bulunmu┼č olup bunlardan 82 si T├╝rk (18 Azeri, 3 Anadolu, 6 K─▒r─▒ml─▒, 4 T├╝rkmen, 13 Kazanl─▒, 5 Ba┼člar─▒, l Nogay, l Balkar, 3 Kara├žay, 2 Kumuk, 3 Yakut, l Hakas, l Oyrat, l Uygur, l Mi┼čer T├╝rk├╝) idi. ─░kinci grup Mo─čol-Fin ve U─čur grubudur (3 ├╝ye). ├ť├ž├╝nc├╝ grup Yafes grubudur (ki burada ├çerke┼č, ├çe├žen, Kafkas ├╝yelerinden 6 ki┼či vard─▒r). D├Ârd├╝nc├╝ grup ─░ranl─▒lard─▒r (3 ├╝ye). Be┼činci grup Avrupal─▒lard─▒r (2 Alman, 16Rus, 3 Ukraynal─▒). Ayr─▒ca iki Yahudi ile 5 as─▒llar─▒n─▒ bilmedi─čim kimseler vard─▒” diyor. Notlar─▒n─▒ ┼ču c├╝mle ile bitiriyor: 25 Mart 1926 Per┼čembe g├╝n├╝ Odesa liman─▒na saat 4.40’da hareket ederek ─░stanbul’a d├Ând├╝k”.

Ali Haydar Bayat, H├╝seyinzade Ali Bey, AKMB, Ankara,s.61-69. 1998.

 

EK-7

Ahmet A─čao─člu’nun II. D├Ânem TBMM’de Kars Milletvekilili─či s─▒ras─▒nda ├že┼čitli vesilelerle yapt─▒─č─▒ konu┼čmalarda g├Âr├╝┼člerini yans─▒tan s├Âzler:

Mahkumlar─▒n sa─čl─▒k sebebiyle cezalar─▒n─▒n affedilmesine ili┼čkin g├Âr├╝┼čmelerde s├Âz alan Ahmet A─čao─člu ┼ču ilgin├ž g├Âr├╝┼č├╝ ileri s├╝rm├╝┼čt├╝r:

“A─čao─člu Ahmed B. (Kars)- Reis Beyefendi! M├╝saade buyurursan─▒z usul-i m├╝zakere hakk─▒nda s├Âz s├Âyleyece─čim.

Reis – Buyurun.

A─čao─člu Ahmed B.( Kars) – Efendiler her saatimiz bir├žok bin liraya mal oluyor .

Ferid B. (K├╝tahya) – Bin iki y├╝z elli liraya .

A─čao─člu Ahmed B. (Devamla) – Evet bin iki y├╝z elli liraya mal oluyor. Halbuki her bir mazbatay─▒ b├Âyle ayr─▒ ayr─▒ okursak g├Ârece─čiz ki, esbab-─▒ mucibeleri hepsi ayn─▒d─▒r…Vaktimize yaz─▒kt─▒r. Bu mazbatalar bir yerde toplans─▒n.. Bize desinler ki: ‘..Heyet-i aliyenize m├╝racaat ediyorlar, bunlar─▒ affediniz, desinler, biz ona g├Âre bir karar ittihaz edelim. Yoksa b├Âyle birer birer, ayr─▒ ayr─▒ m├╝zakere etmek hem bizim i├žin, hem de millet i├žin yaz─▒kt─▒r.”

A─čao─člu bize burada memleket i┼čleri g├Âr├╝┼č├╝l├╝rken, bir T├╝rk atas├Âz├╝n├╝n g├╝zel bir ├Ârne─čini hat─▒rlat─▒yor: “Vakit nakittir”.

Yine Maliye Vekaleti’nin, k├Âyl├╝n├╝n tohumluk, ziraat aletleri ve ├žift hayvanlar─▒ gibi ihtiya├žlar─▒n─▒ kar┼č─▒lamak i├žin b├╝t├žeye koydu─ču 500 bin liray─▒ az bulan Ahmet A─čao─člu m├╝zakereleri kafi g├Ârmedi─čini beyan ederek, bu kanuna Meclisin ve H├╝k├╝metin kar┼č─▒ ├ž─▒kmas─▒n─▒ istiyor ve : “..efkar-─▒ umumiye bizim hakk─▒m─▒zda ‘kendileri tahsisatlar─▒n─▒ ald─▒lar, bu heyet ┼čimdi bize b├╝t├╝n harabezardan ibaret olan memleketin imar─▒ i├žin ise (500) bin lira tahsis ediyorlar’ demesin” diyor. A─čao─člu bu paran─▒n art─▒r─▒lmas─▒ yolundaki ─▒srarl─▒ ├žabalar─▒nda ba┼čar─▒l─▒ olmu┼čtur. Sonunda bu para 500 bin liradan 800 bin liraya ├ž─▒kar─▒l─▒yor , oylanarak kabul ediliyor ve kanunla┼č─▒yor.

T├╝rk k├╝lt├╝r├╝ndeki “devlet baba” gelene─činde halk, devletinden baba ┼čefkati ile ihtiya├žlar─▒n─▒n kar┼č─▒lanmas─▒n─▒, dertlerine derman olunmas─▒n─▒ ister ve bekler. Bilge Ka─čanÔÇÖ─▒n y├╝zy─▒llar ├Âncesinden “a├ž milleti doyurdum, ├ž─▒plak milleti giydirdim” diye seslenmesi gibi, A─čao─člu da bir devlet adam─▒ olarak bu tarihi misyonu buradaki konu┼čmalar─▒yla ve halk─▒n yarar─▒na bir ┼čekilde sonu├žland─▒rm─▒┼čt─▒r.

Orta Tedrisat Muallimleri Kanunu’nun 1. maddesi g├Âr├╝┼č├╝l├╝rken A─čao─člu Ahmed Bey yine Avrupa’dan ├Ârnekler vererek Meclisi ayd─▒nlat─▒yor ve hocal─▒─č─▒n─▒ g├Âsteriyor: “…Efendiler bug├╝n b├╝t├╝n milletler terbiye-i iptidaiyeyi mecbur k─▒lm─▒┼člard─▒r. Bu ne demektir efendiler? Evet, devletler talim ve terbiyeyi o kadar m├╝him g├Ârm├╝┼člerdir ki, baban─▒n evlad─▒ ├╝zerindeki velayetini inkar etmi┼čler ve elinden alm─▒┼člard─▒r. Onun i├žin asri devletler ve bug├╝n mevcud olan b├╝t├╝n medeni milletlerce maarif-i umumiye hidemat-─▒ devletten hatta en m├╝him hidemat-─▒ devlet addolunmaktad─▒r. Ve b├Âyle addolunmal─▒d─▒r. (├žok do─čru sesleri). Bu nokta-i nazardan b├╝t├╝n milletler, ├žocuklar─▒ bir muayyen ya┼čtan di─čer bir muayyen ya┼ča kadar al─▒p ailesinin, ebeveyninin yerine kaim olarak talim ve terbiyesini ├╝zerine alm─▒┼čt─▒r.” Bunun o s─▒rada Almanya, Fransa, ─░ngiltere ve Amerika’da b├Âyle oldu─čunu s├Âyleyen A─čao─člu ┼č├Âyle devam ediyor: ” Alt─▒ ya┼č─▒ndan on ├╝├ž ya┼č─▒na kadar inas, z├╝k├╝r her ├žocuk devletindir ve devlet bunlar─▒ ├╝zerine alm─▒┼čt─▒r, vaz-─▒ yed etmi┼čtir. Efendiler bir devletin, efrad-─▒ milletinin hissiyat ve zekas─▒ndan tefekk├╝r ve tahassus├╝nde vahdet-i tertibi, vahdet-i te┼čkili en m├╝him amildir, bir devlet i├žin en m├╝him meseledir. ├çocuklukta, ├žocuklar─▒n kalb ve dima─č─▒na vahdet-i milliyeyi telkin etmek bir vazifedir. Devletler bu vazifeyi yaln─▒z hidemat-─▒ umumiye s─▒ras─▒nda sokmakla ifa edebilmi┼člerdir. Hatta o derece ki b├╝t├╝n devletlerin maarif-i umumiyeye sarf ettikleri mebali─čin mikdar─▒, askerlere sarf ettikleri mikdardan kat kat y├╝ksektir .” A─čao─člu’nun bu konu┼čmas─▒ndan sonra madde aynen kabul edilmi┼čtir. Burada a├ž─▒k├ža milletlerin milli ve ma┼čeri vicdanlar─▒n─▒n terbiyesinde ├žocuklar─▒n devlet eliyle okutulmas─▒na dikkat ├žekilmi┼čtir. Bu konu┼čman─▒n yap─▒ld─▒─č─▒ tarih 1925 y─▒l─▒d─▒r. A─čao─člu Bat─▒ memleketlerinde g├Ârd├╝─č├╝ ve ├Â─črendi─či e─čitimdeki yeniliklerin yeni T├╝rk Devleti’nde uygulanmas─▒ i├žin canla ba┼čla gayret sarfetmi┼čtir.

Kanun-─▒ Esasi Enc├╝meni’nin Te┼čkilat-─▒ Esasiye Kanun Teklifi’nin 44. maddesi (Ba┼čvekil, Reis-i cumhur canibinden ve meclis azas─▒ meyan─▒ndan tayin olunmas─▒.) g├Âr├╝┼č├╝l├╝rken s├Âz alan Ahmet A─čao─člu g├Âr├╝┼člerini ┼č├Âyle a├ž─▒kl─▒yor: “K├╝rre-i arzda vahdet-i kuva esas─▒ ├╝zerine te┼čekk├╝l etmi┼č olan yegane devlet, yegane h├╝k├╝met son zamanlara kadar bizimki idi. T├╝rkiye Devleti idi. K├╝re-i arz ├╝zerinde bu esasa m├╝steniden te┼čekk├╝l etmi┼č olan hi├žbir devlet yoktur.”

” Biz ise.. M├╝cadele-i milliye esnas─▒nda teess├╝s etmi┼č olan gayet basit bir kanunla ve 22 maddeden ibaret olan bir makine ile idare olunuyorduk ve bu o zaman i├žin gayet iyi d├╝┼č├╝n├╝lm├╝┼č, gayet iyi tertip edilmi┼č bir makine idi. Hakikat-i halde o makine birinci B├╝y├╝k Millet Meclisi’ne diktat├Ârl├╝k hukukunu vermi┼čtir ve hatta bu diktat├Ârl├╝k hukukunu kendisi bizzat ilan etmi┼čti. Nas─▒l ki yaln─▒z bu sayede, icrai ve te┼črii b├╝t├╝n kuvvetleri nefsinde cem etmekte ve b├╝t├╝n kuvvetleri istimal etmekle birinci B├╝y├╝k Millet Meclisi bu memleketi kurtard─▒. Fakat efendiler! Acaba bu kanunla, yirmi iki maddeyi haiz bir tek kanun ile, bu kadar basit bir madde ile bir devlet sulh zaman─▒nda idare olunabilir mi?”

“..Beni vahdet-i kuva taraftar─▒ g├Âstermi┼čsiniz. Bir zamanlar g├╝ya vahdet-i kuva taraftar─▒ imi┼čim. (├ľyle idi sesleri) Katiyen, hi├žbir zaman, hi├žbir dakika. Hatta Malta’da bulunan arkada┼člar─▒m─▒ i┼čhad ediyorum. Buraya geldikten sonra gerek Ankara matbuat─▒nda, gerek ─░stanbul matbuat─▒nda yazm─▒┼č oldu─čum b├╝t├╝n yaz─▒larda, b├╝t├╝n makalelerde vahdet-i kuva, Te┼čkilat-─▒ Esasiye Kanunu’nun harp i├žin muazzam ve m├╝kemmel bir alet oldu─čunu kaydetmekle beraber sulh zaman─▒nda ayr─▒ bir Kanun-i Esasi tanzimi laz─▒m gelece─čini m├╝temadiyen beyan etmi┼čtim.”

“…Reis-i cumhur heyet-i vekileyi tespit etmek i├žin birisini intihap eder. Heyet-i vekile reisi program ile beraber gelir, mecliste arz-─▒ v├╝cut eder, program─▒ okur, program ├╝zerine tasvip karar─▒ yahut ret karar─▒ verilir. Mant─▒k─▒n icab─▒ budur.”

A─čao─člu burada, kuvvetler ayr─▒l─▒─č─▒ prensibini ├Âng├Âren demokratik parlamenter rejimin bug├╝n vard─▒─č─▒ noktada halk─▒n mutlulu─čunu sa─člayan en iyi sistem oldu─čuna daha o g├╝nlerde i┼čaret ederek ne kadar ileri g├Âr├╝┼čl├╝ ve ayn─▒ zamanda ne kadar halk├ž─▒ oldu─čunu g├Âstermi┼čtir.

29 Te┼črin-i sani( Kas─▒m) 1339/1923 tarihli ─░stiklal Madalyas─▒ ─░le Taltif Kanunu’nun birinci maddesinin tadiline dair g├Âr├╝┼čmelerde konu, H├╝k├╝metin teklifinde: madalyan─▒n “z├╝k├╝r ekber evlad─▒na verilir” ┼čeklindeki teklifine, Dahiliye Enc├╝meni’nin tadil teklifinde: “┼č├╝hedan─▒n z├╝k├╝r ekber evlad─▒na, yoksa ├╝nas─▒n ekberine, yoksa pederine, o da yoksa validesine, o da yoksa zevcesine verilir.” denilmektedir. M├╝dafaa-i Milliye Enc├╝meni ise mazbatas─▒nda, ─░stiklal madalyas─▒n─▒ “ÔÇŽ┼č├╝hedan─▒n ├╝nas ekber evlada ve valideye ve zevceye verilmesinde isabet ve fayda g├Ârmemi┼čtir..z├╝k├╝r ekber evlada verilmesi ve z├╝k├╝r ekber evlad─▒ olmayanlar─▒n pederlerine tevdii bundaki maksad─▒ temine kafidir .” demektedir.

─░┼čte bu tart─▒┼čmalarda s├Âz alan Ahmet A─čao─člu ─░stiklal madalyas─▒n─▒n kad─▒nlara da intikal edebilmesini savunur : “ÔÇŽAnnelerin kucaklar─▒ndad─▒r ki; evlat terbiye edilir ve hissiyat-─▒ iptidaiyesini ve hissiyat-─▒ milliyesini ahzeder. (Bravo sesleri). Binaenaleyh babadan ziyade sinesini, g├Â─čs├╝n├╝ bir madalya tezyin eden bir annenin evlad─▒ elbetteki ta mehitten, ta be┼čikten al─▒r ve yaln─▒z kendine kalmaz, b├╝t├╝n ailesine ve evlad─▒na bunu intikal ettirir.” diyerek Dahiliye Enc├╝meni’nin teklifini savunur ve┬á “Derhal kabul├╝n├╝ teklif ediyorum” der.

Buradan, A─čao─člu’nun 79 y─▒l ├Ânce kad─▒n haklar─▒ndan yana bir tav─▒r koydu─ču ve kad─▒n─▒n toplumdaki fonksiyonunu ├Âne ├ž─▒kard─▒─č─▒ ve ├žocuk terbiyesinde annelerin rol├╝n├╝n ne kadar ├Ânemli oldu─čunu dile getirdi─či sonucunu ├ž─▒kartabiliriz. T├╝rk k├╝lt├╝r├╝nde anne olan kad─▒nlar─▒m─▒z ├╝zerine s├Âylenmi┼č bir├žok ├Âzl├╝ s├Âz mevcuttur. “Ana gibi yar, Ba─čdat gibi diyar bulunmaz.”, “ana ba┼ča ta├ž imi┼č, bulunmaz ila├ž imi┼č.”, “cennet analar─▒n ayaklar─▒ alt─▒ndad─▒r” gibi halk k├╝lt├╝r├╝ne mal olmu┼č s├Âzlerdeki bu anlat─▒m─▒n, A─čao─člu taraf─▒ndan bir vesile ile TBMM’de savunmas─▒ yap─▒lm─▒┼čt─▒r.

27 Kas─▒m 1924 tarihinde toplanan M─▒s─▒r Meclis-i Ayan’─▒ ─░ngilizlerin M─▒s─▒rdaki sert muamelelerini protesto eden ve destek isteyen bir mektubu Ankara’ya B├╝y├╝k Millet Meclisi’ne g├Ândermi┼čtir. Gelen bu mesaj Mecliste g├Âr├╝┼č├╝l├╝rken s├Âz alan Ahmet A─čao─člu uzun konu┼čmas─▒nda ├Âzetle ┼čunlar─▒ s├Âylemi┼čtir: “…─░ngiliz H├╝k├╝meti T├╝rk Milleti’ni bat─▒rmak i├žin elinde ne varsa kullanm─▒┼čt─▒r. ─░ngiliz h├╝k├╝meti buna muvaffak olamam─▒┼ča iradesi hilaf─▒na olamam─▒┼čt─▒r. Dumlup─▒nar muharebesinde ma─člup olan yaln─▒z Yunanistan de─čildir. Yunanistan’─▒ bize sald─▒rtan Lloyd George H├╝k├╝meti de ma─člup olmu┼čtur.” Daha sonra Hindistan ve di─čer do─ču halklar─▒ ├╝zerindeki ─░ngiliz mezaliminden ├Ârnekler verir ve “…B├╝t├╝n Akvam-─▒ ─░slamiye ve Akvam-─▒ ┼čarkiye ├╝zerine icra edilecek en ufak zul├╝m, tesels├╝l kaidesi mucibince, neticesi gene bize m├╝ncer olacakt─▒r.” diyerek M─▒s─▒r’a destek olunmas─▒n─▒ ister.

Daha sonra Ba┼čvekil Fethi (Okyar) Bey k├╝rs├╝ye gelir. Bir zamanlar kendisi gibi Malta’da ─░ngiliz zindanlar─▒nda yatm─▒┼č olan Fethi Bey ise, A─čao─člu’nun bu konu┼čmas─▒n─▒ “┼čahsi infial, ┼čahsi hissiyat” olarak de─čerlendirmi┼čtir. M─▒s─▒r ile ─░ngiliz H├╝k├╝meti aras─▒ndaki bu ihtilafa kar─▒┼čmayal─▒m, der. ┼×u anda ─░ngilizlerle ili┼čkilerimizin dostane oldu─čunu s├Âyler. Hatta Fethi Bey ile A─čao─člu aras─▒nda k├╝├ž├╝k ├žapl─▒ bir s├Âz d├╝ellosu olur.

A─čao─člu burada, T├╝rk’├╝n karakterinde varolan haks─▒zl─▒klara ba┼čkald─▒rma , istiklal ve h├╝rriyetine d├╝┼čk├╝nl├╝k, ezilenlere el uzatma , kap─▒ya geleni bo┼č ├ževirmeme gibi milli hasletlerin k├╝├ž├╝k bir ├Ârne─čini Meclis k├╝rs├╝s├╝nden yans─▒tm─▒┼čt─▒r.

Dar├╝lf├╝nun (├ťniversite) b├╝t├žesi g├Âr├╝┼č├╝l├╝rken s├Âz alan Ahmet A─čao─člu, ├╝niversitede hocalar, zihniyet ve ├žal─▒┼čmalar hakk─▒nda son derece veciz ve ilmi bir konu┼čma yapm─▒┼čt─▒r. A─čao─člu ├žok uzun konu┼čmalar─▒nda ├Âzetle ┼ču g├Âr├╝┼čleri dile getirmi┼čtir: “ÔÇŽEfendiler! Dar├╝lf├╝nun meselesi hakk─▒nda cereyan eden m├╝zakereleri dinlerken filan ┼čah─▒stan, filan parktan veyahut filan kaloriferden bahsedildi─čini g├Âr├╝nce hakikaten hayret ettim. Mesele Dar├╝lf├╝nun meselesi bir memleket ve millet meselesi. Efendiler! T├╝rk’├╝n lisan─▒ tetkik edilmemi┼čtir, ├ž├╝nk├╝ Dar├╝lf├╝nunu yoktur. T├╝rk’├╝n i├žtimaiyat─▒ tetkik edilmemi┼čtir, ├ž├╝nk├╝ Dar├╝lf├╝nunu yoktur. T├╝rk’├╝n tarihi yaz─▒lmam─▒┼čt─▒r, ├ž├╝nk├╝ Dar├╝lf├╝nunu yoktur. T├╝rk halk─▒n─▒n i├žtimaiyat─▒ ve ruhiyat─▒ tetkik edilmemi┼čtir, ├ž├╝nk├╝ Dar├╝lf├╝nunu yoktur. Dar├╝lf├╝nunun olmad─▒─č─▒ bir yerde bu mevad ve bu arz etti─čim mevzular taayy├╝n ve tenevv├╝r etmedik├že, vicdan-─▒ milli, ┼čuur-─▒ milli te┼čekk├╝l edemez, teess├╝s edemez, millet kendi ┼čahsiyet-i milliyesini idrak edemez.”

A─čao─člu daha sonra Bat─▒ d├╝nyas─▒ndaki ├╝niversitelerden ├že┼čitli ├Ârnekler verir: “…Almanya’da iki saatlik mesafede ├╝├ž dar├╝lf├╝nuna tesad├╝f edersinizÔÇŽAlman Milleti’nin Alman Dar├╝lf├╝nunlar─▒ÔÇÖnda okuyan, tahsil eden gen├žlerinin miktar─▒ 75 bindir. Orada tedris eden m├╝tehass─▒slar─▒n, alimlerin miktar─▒ 12 bindir… Fransa’da 26 Dar├╝lf├╝nun bulunuyor. ─░svi├žre bizim memleketimizin tek bir vilayeti kadar olup, n├╝fusu da 3.5 milyondan ziyade de─čildir. 7 Dar├╝lf├╝nunu var.”

“Efendiler! Avrupa’da en kadim dar├╝lf├╝nun Oxford Dar├╝lf├╝nunudur. 6. asr-─▒ miladiden beri mevcuttur.Yani 14 as─▒rl─▒k Dar├╝lf├╝nundur. Bendeniz bu dar├╝lf├╝nunu ziyaret ettimÔÇŽOxford bir dar├╝lf├╝nun ┼čehri olmu┼čtur. 12 bin talebeyi havidir. 4 bin muallimi vard─▒r…E─čer bu dar├╝lf├╝nunlar─▒n eski te┼čkilat─▒n─▒ tetkik etseniz g├Âreceksiniz ki, tamamen noktas─▒ noktas─▒na bizim eski ─░slam medreselerinin ayniyle kopyesidir. Sekizinci, dokuzuncu as─▒rda Avrupa’da dar├╝lf├╝nun denilen bu m├╝esseseler felsefeden, riyaziyattan, ulum-─▒ m├╝spiteden tamamen cahil olduklar─▒ zaman, ─░slam saha-i medeniyetinde mevcut olan medreseler birer me┼čale gibi be┼čeriyetin tarihini tenvir ediyorlard─▒. Semerkand’da, Buhara’da, Ba─čdat’ta, G─▒rnata’da mevcut olan bu gibi m├╝esseseler, d├╝nyan─▒n en m├╝him merakiz-i ilmiyesi idi. Bir vakitler Ba─čdat’ta ferman ferma olan bu gibi m├╝esseselerde b├╝t├╝n ulum-─▒ mevcude ve ulum-─▒ cismaniye ve ulum-─▒ ruhaniye tekemm├╝l etti. Fakat bir zaman geldi, dima─č-─▒ be┼čer ├╝zerine kilit vaz edilerek bab-─▒ i├žtihad mesduttur, dendi. Yani fikr-i be┼čer, tefekk├╝r-i be┼čer memnu oldu─ču g├╝nden itibaren medeniyet-i islamiyede menabi-i ilmiye s├Ând├╝ ve bu, Avrupa’ya intikal etti. Binaenaleyh bizde dar├╝lf├╝nunlar tabii olarak inki┼čaf edemedi. Yani medreselerimiz inki┼čaf ede ede dar├╝lf├╝nun ┼čeklini alamad─▒.Nihayet dar├╝lf├╝nunlar─▒ ba┼čka bir memleketten tklit etmeye mecbur olduk. Fakat maatteess├╝f b├╝t├╝n taklitlerimizde yapt─▒─č─▒m─▒z gibi bu taklidi de natamam ve nakemal, bazende k├Âr├╝ k├Âr├╝ne yar─▒m ve k├Âr topal y├╝r├╝tmekte berdevam─▒z.”

A─čao─člu Ahmet Bey daha sonra Rusya ve Japonya’dan ├Ârnekler veriyor: “…Bizim Deli Petro dedi─čimiz ve Ruslar─▒n hakikaten ve bihakk─▒n B├╝y├╝k Petro dedikleri insan, ├çar, Petersburg ┼čehrini 1705 senesinde- malum-─▒ alileri oldu─ču ├╝zere tesis etti. 1727 senesinde yani 22 sene sonra dar├╝lf├╝nunu yani Petersburg Dar├╝lf├╝nunu ile Petersburg Akademisinin b├╝t├╝n azalar─▒ Almanya’dan celp edilmi┼čtir…Bunlar, orada bir ilmi, bug├╝n Rus ilmi denilecek, Rus hars─▒ denilecek kadar kuvvetli bir ilim ve kuvvetli bir m├╝essese-i irfaniyeyi tesis ettiler.”

“Japonya’da Japon Rev├╝l├╝syonu’nun, tecedd├╝t devrinin ba┼člang─▒c─▒ malum-─▒ aliniz 1858’dir. Yani 70-80 senelik kadar bir ┼čeydir (1925 y─▒l─▒ itibariyle). Fakat bunlar, bu vaziyeti derhal idrak ederek ─░ngilizlere m├╝racaat ettiler ve ─░ngilizlerden bir heyet-i talimiye davet ederek bug├╝n Tokyo Dar├╝lf├╝nunu’nu v├╝cuda getirdiler…. Bizde tamamen muvaffak olmu┼č iki m├╝essese vard─▒r. Birisi T─▒p m├╝essesesidir, birisi de Harbiye Mektebi’dir.”

A─čao─člu bu uzun konu┼čmalar─▒nda ├╝niversitelerin bir milletin gelece─či, varl─▒─č─▒ ve g├╝c├╝ ├╝zerinde son derecede etkili m├╝esseseler oldu─čunu dile getirmi┼čtir. Bug├╝n herkesce kabul edilmektedir ki ilim ve irfandan nasibini alamayan milletler, ba┼čka milletlerin av─▒ oluyor ve onlar─▒n ayaklar─▒ alt─▒nda eziliyorlar. Tarih boyunca ilme ve alime b├╝y├╝k h├╝rmet g├Âsteren T├╝rk Milleti’nde bu anlay─▒┼č bir halk terbiyesi ve karakteridir. Ge├žmi┼čten g├╝n├╝m├╝ze T├╝rk halk k├╝lt├╝r├╝nde ilim ├Â─čreten ki┼čiler ba┼č tac─▒ edilmi┼č, g├Âr├╝ld├╝kleri yerde ya┼čl─▒s─▒ genci aya─ča kalkm─▒┼č, kendilerine izzet ve itibar edilmi┼čtir. Bu konuda son s├Âz├╝ yine A─čao─člu’na b─▒rakal─▒m: “….Ruhlar─▒m─▒zda dima─člar─▒m─▒zda ta┼č─▒d─▒─č─▒m─▒z ┼čeyler ba┼čka, ilan etti─čimiz prensipler ba┼čka olursa, ikisi aras─▒nda ahenk mevcut olmazsa, i├ž ile d─▒┼č aras─▒nda ahenk teess├╝s etmezse elbetteki semere vermez. Bu ahengi yaln─▒z ve yaln─▒z irfan ocaklar─▒ temin edecektir. ─░rfan ocaklar─▒n─▒n ba┼č─▒nda Dar├╝lf├╝nun(├╝niversite) olmal─▒d─▒r.”

┼×apka Kanunu’nda yap─▒lacak bir de─či┼čiklik m├╝nasebetiyle yap─▒lan g├Âr├╝┼čmelerde Bursa Mebusu Nurettin Pa┼ča’n─▒n ┼×apka Kanunu’nun Te┼čkilat-─▒ Esasiye Kanunu’na (Anayasa’ya) ayk─▒r─▒ oldu─čuna ili┼čkin takriri ├╝zerine s├Âz alan Ahmet A─čao─člu ├Âzetle ┼čunlar─▒ s├Âylemi┼čtir: “Efendiler! Bursa Mebusu Pa┼ča HazretleriÔÇÖni dinlerken, ┼čapka meselesinin Te┼čkilat-─▒ Esasiye Kanunu ile alakadar oldu─čunu burada i┼čitirken, kendi kendime utand─▒m. ┼×apka meselesinin, g├Âmle─čin, redinkotun, mendilin Te┼čkilat-─▒ Esasiye Kanunu ile ne alakas─▒ vard─▒r? Bu ne zihniyettir ve bu zihniyetin ifade etti─či mana nedir? ┼×apka giymi┼č de Te┼čkilat-─▒ Esasiye Kanunu’nu ihlal etmi┼č. Bu kelimeleri i┼čitebilece─čimiz d├╝nyada bir k├╝rs├╝ yokturÔÇŽ Pa┼ča hazretlerinin beyan etmi┼č oldu─ču fikirlere ra─čmen ┼čapkan─▒n kabul├╝, Te┼čkilat-─▒ Esasiye Kanunu’nun ruh-─▒ led├╝nniyat─▒n─▒ teyiden kabul etmek demektir. ├ç├╝nk├╝ Te┼čkilat-─▒ Esasiye mefhumu ve Te┼čkilat-─▒ Esasiye’nin ifade etmek istedi─či mana ve mefhumlar o yerlerden gelmi┼čtir ki; uzun kollu elbise giyen ve elli ar┼č─▒n bez saran yerlerden gelmemi┼čtir. Binaenaleyh Te┼čkilat-─▒ Esasiye Kanunu’nu kabul eden herhangi bir muhit o te┼čkilat-─▒ esasiyeyi do─čurmu┼č olan muhitin ruhunu da almal─▒d─▒r. Ruhunu almad─▒k├ža te┼čkilat-─▒ esasiye kanununu alm─▒┼č olanlar bo┼č kal─▒rlar. Te┼čkilat-─▒ Esasiye Kanunu’nu alanlar ve bu kanunu ilan edenler, eski zihniyeti ┼čapkan─▒n, kalpa─č─▒n, mendilin, fotinin bu kanunla alakadar oldu─čunu zannediyorlarsa Te┼čkilat-─▒ Esasiye Kanunu o muhitte tekevv├╝n etmemi┼čtir…Biz ┼čapkam─▒z─▒, redinkotumuzu, boyunba─č─▒m─▒z─▒, elbiselerimizi istedi─čimiz surette de─či┼čtirmekte tamamen h├╝r oldu─čumuz g├╝n bizim Te┼čkilat-─▒ Esasiye Kanunumuz tekevv├╝n etmi┼čtir.”

Esasen Bat─▒ Medeniyeti’ni bir b├╝t├╝n halinde almak gerekti─čine inanan A─čao─člu, bu g├Âr├╝┼č├╝n├╝ buradaki konu┼čmas─▒nda da s├╝rd├╝rm├╝┼čt├╝r. Ona g├Âre bir millet giyim ku┼čam a├ž─▒s─▒ndan da, bask─▒n ve galip olan Bat─▒ Medeniyeti’ne uymal─▒d─▒r. K├╝lt├╝rel kimli─čimizi ve ┼čahsiyetimizi kaybettirmeyecek ┼čekilde Bat─▒ Medeniyeti’nin sistemlerini ve de─čerlerini al─▒p getirmekte bir mahsur yoktur. Bug├╝n T├╝rkiye Cumhuriyeti 80 y─▒l─▒n─▒ doldurmu┼čtur. Bat─▒ Medeniyetiyle fiilen b├╝t├╝nle┼čme s├╝reci i├žindedir. Geldi─čimiz noktada hala bir T├╝rk kimli─či canl─▒d─▒r ve ya┼čamaktad─▒r. ├ç├Âz├╝m, A─čao─člu’nun da fikri ├žilesini ├žekti─či ve m├╝cadelesini verdi─či Bat─▒n─▒n “ilim zihniyeti”ni alabilmekten ge├žmektedir. Kanaatimizce b├╝t├╝n mesele burada yatmaktad─▒r. Yoksa giyim ku┼čam gibi konularda, halk k├╝lt├╝r ├žat─▒┼čmalar─▒ ya┼čayarak bir sentezi tedricen olu┼čturmaktad─▒r ve olu┼čturacakt─▒r.

Gazete ve kitap ka─č─▒tlar─▒yla matbaa alat ve edevat─▒n─▒n g├╝mr├╝k resminden muafiyetine son verilmesine ili┼čkin Maarif ve Muvazene-i Maliye Enc├╝menleri mazbatalar─▒ g├Âr├╝┼č├╝l├╝rken s├Âz alan Ahmet A─čao─člu ┼ču g├Âr├╝┼čleri ileri s├╝r├╝yor: “… Bir ├žok muharrirler, mektep kitab─▒ yazanlar, tab─▒n ve ka─č─▒d─▒n pahal─▒ olmas─▒ dolay─▒s─▒yla kitaplar─▒n─▒ tabettirmekten acizdirler. Tab─▒n ve ka─č─▒d─▒n pahal─▒l─▒─č─▒ dolay─▒s─▒yla. Halbuki maarifin inti┼čar─▒, matbuat─▒n inti┼čar─▒, mektep kitaplar─▒n─▒n tekess├╝r├╝ memleketimizce hayati bir meseledir…” diyerek halk─▒n gerek okullarda ve gerekse bas─▒n yay─▒n yoluyla e─čitilmesinde ka─č─▒d─▒n ucuzlat─▒lmas─▒n─▒n gere─čini vuruluyor. B├Âylece halk ayd─▒nlat─▒lacakt─▒r. Bu da halk─▒n k├╝lt├╝r├╝n├╝n y├╝kselmesini ve geli┼čmesini sa─člayacakt─▒r.

Ankara Hukuk Mektebi’nde m├╝derris olan mebuslara maa┼č verilip verilmeyece─činin tefsiri hakk─▒nda (3/562) numaral─▒ Divan-─▒ Muhasebat tezkeresi ve Kanun-─▒ Esasi Enc├╝meni mazbatas─▒ g├Âr├╝┼č├╝l├╝rken yo─čun tart─▒┼čmalar olur. A─čao─člu da o s─▒rada hem mebus hem de Hukuk Mektebi’nde hocad─▒r. A─čao─člu konu┼čmalar─▒n─▒ tasvip alan ┼ču s├Âzlerle bitirmi┼čtir: “ÔÇŽSiz herhangi suretle karar verirseniz biz derslerimize senelerce bila m├╝kafat-─▒ nakdiye devam edece─čiz. Elverir ki biz fikrimizi orada toplanan T├╝rk gen├žli─činin dima─člar─▒na sokmu┼č olal─▒m. Bu bize her t├╝rl├╝ m├╝kafat─▒n fevkinde m├╝kafatt─▒r. (Bravo sesleri, alk─▒┼člar).Binaenaleyh m├╝esseselerimizi, bilhassa atide te┼čekk├╝l edece─či muhakkak ve ilim ve irfan menba─▒ olan Dar├╝lf├╝nun gibi, y├╝ksek ihtisas mektepleri gibi, m├╝esseselerin feyzinden, nurundan bereketinden mahrum ettirecek tedbirler ittihaz etmekten tevakki buyurunuz. Bununla siz bir taraftan muhta├ž oldu─čunuz ilim ve irfan─▒ te┼čvik etmi┼č olursunuz. Di─čer taraftan da ilim ve fennin verdi─či f├╝yuzattan memleketi istifade ettirmi┼č olursunuz. Ricam bundan ibarettir, ba┼čka bir endi┼čemiz yoktur efendim.”

A─čao─člu burada, gen├žlerimize ilim ve irfan feyzini verirken her t├╝rl├╝ fedakarl─▒─ča haz─▒r oldu─čunu a├ž─▒k├ža belirterek ger├žek vatansever, ger├žek halksever nas─▒l olur onu g├Âstermi┼čtir. B├Âyle ki┼čiler ├╝lkenin ve halk─▒n ├ž─▒karlar─▒n─▒ her t├╝rl├╝ ├ž─▒kar─▒n ├╝st├╝nde tutarlar. O yukar─▒daki konu┼čmas─▒nda hi├ž para almadan da Hukuk Mektebi’nde ders verece─čini a├ž─▒k ve net bir ┼čekilde s├Âyleyerek T├╝rk k├╝lt├╝r tarihindeki se├žkin yerini alm─▒┼čt─▒r.

Buraya kadar Ahmet A─čao─člu’nun II. TBMM’de yapt─▒─č─▒ konu┼čmalarda T├╝rk folklor unsurlar─▒na yak─▒n e─čilimlerini de─čerlendirmeye ├žal─▒┼čt─▒k. ┼×├╝phesiz A─čao─člu do─črudan bir halk bilimi ara┼čt─▒r─▒c─▒s─▒ de─čildir. Fakat o T├╝rk Milleti’ne sevdal─▒ bir m├╝tefekkirdir. O, T├╝rk Milleti’nin tarihten getirdi─či, onu y├╝celten veya bat─▒ran, iyi ve k├Ât├╝ hasletlerini medeni alemin kriterleriyle hesaba ├žekerek ├ža─čda┼č bir T├╝rk toplumunu olu┼čturman─▒n yollar─▒n─▒ aram─▒┼čt─▒r. Mesela, ─░slam Dini’nin ├╝st├╝nl├╝─č├╝n├╝ kabul etmekle birlikte, bizde dinin emirlerinin yanl─▒┼č anla┼č─▒lmas─▒ndan dolay─▒ “dini zihniyet ve anlay─▒┼č├ža, hen├╝z orta├ža─č devrini ” ge├žemedi─čimizi s├Âyler. Ona g├Âre dinin toplum ve devlet hayat─▒ndaki yeri ┼č├Âyle ├ž├Âz├╝mlenebilir: “ÔÇŽDinimizde de─či┼čmez ve ebedi olan inan├žlarla ibadetlerdir. D├╝nya i┼člerine ait olan kaideler ise tesad├╝fidir, zaman ve mekana ba─čl─▒d─▒r…─░nan├žlar ve ibadetlerde dine ba─čl─▒ oldu─čumuz halde, d├╝nya i┼člerinde tamam─▒yla serbestiz.” Bu ├ž├Âz├╝m form├╝l├╝, din ve devlet i┼člerini birbirinden ay─▒ran laik sistemdir.

Ahlak konusuna gelince; A─čao─člu ├Ânce bir genel ahlak tan─▒m─▒ yapar ve bu tan─▒ma g├Âre T├╝rk toplumu olarak s─▒n─▒fta kald─▒─č─▒m─▒z─▒ ” itiraf etmeliyiz ” der. Ona g├Âre ahlak : “iyilik ve k├Ât├╝l├╝k g├Âr├╝┼člerinden ve bu g├Âr├╝┼člerin dayand─▒klar─▒ kaide ve m├╝eyyidelerden ibarettir.” “Bir milletin fertleri ahlak telakkilerinin hepsini ├ževresinden al─▒yor” diyen A─čao─člu, ├ževrenin bu telakkileri ┼ču kanallar vas─▒tas─▒yla verdi─čini s├Âyl├╝yor: “Din, aile, okul, edebiyat ve havam─▒za hakim olan milli gelenekler.” Ahlak kurallar─▒n─▒ besleyen bu unsurlar─▒ tek tek ele al─▒p T├╝rk toplumunun ahlaki yap─▒s─▒n─▒ de─čerlendiren A─čao─člu en ├Ânemli unsur olarak g├Ârd├╝─č├╝ din hakk─▒nda ┼ču h├╝km├╝ verir: “ÔÇŽ┼×ahsi ahlak bak─▒m─▒ndan ─░slamiyetin koymu┼č oldu─ču esaslar hi├ž ┼č├╝phe yok ki pek y├╝ksektir. Do─čruluk, mertlik, adalet, ba─č─▒┼č, ba┼čkas─▒n─▒n can─▒na ve mal─▒na, ─▒rz─▒na, d├╝┼č├╝nce ve duygular─▒na sayg─▒, yard─▒m, dayan─▒┼čma, vefa, mertlik, insaf ve di─čer bu gibi faziletler o esaslardand─▒r.”

“Fakat ger├žekte ─░slamiyetin bu prensipleri bizde g├Âr├╝lm├╝yor, hatta unutulmu┼čtur bileÔÇŽ” A─čao─člu’nun bu g├Âr├╝┼člerinin bug├╝nk├╝ T├╝rk toplumu i├žin de b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de ge├žerli oldu─čunu s├Âylemek m├╝mk├╝nd├╝r.

“Dinden sonra, bir milletin ahlaki g├Âr├╝┼čleri ├╝zerine etki yapacak en ├Ânemli amil, o milletin sahip oldu─ču edebiyatla felsefe eserleridir” diyen A─čao─člu, o zaman i├žin (1919) bu alanlarda da medeni milletlerden ├žok geri oldu─čumuzu s├Âyl├╝yor. ├ľzel ve genel hayat─▒m─▒zda ahlaki yapt─▒r─▒mlara uymay─▒ esas almak gerekti─čine inanan A─čao─člu, bunu ┼č├Âyle form├╝le ediyor: “─░yi ve iyilik sayd─▒─č─▒m─▒z davran─▒┼č ve s├Âzlere kar┼č─▒ nefretlerimizi a├ž─▒k├ža g├Âstermeye al─▒┼čmal─▒y─▒z. Maddi zinaya kar┼č─▒ tutumumuzu manevi zinalara, s├Âz, kalem, fikir ve hareket zinalar─▒na kar┼č─▒ da g├Âstermeliyiz.” Ahlak konusuna ├Âmr├╝n├╝n son y─▒llar─▒na kadar kafa yormu┼č olan A─čao─člu, 1935 y─▒l─▒nda, bu konuda bir kitab─▒ da Rus├žadan T├╝rk├žeye kazand─▒rm─▒┼čt─▒r.

A─čao─člu, bir toplumun temel ta┼č─▒ olan aileyi ise ┼č├Âyle tan─▒ml─▒yor: “Aile, fert ile cemiyet, tabiatla insanl─▒k, maddi hayatla manevi hayat aras─▒nda at─▒lan ilk esasl─▒ k├Âpr├╝d├╝r. Sosyal hayat─▒n ilk ve en devaml─▒ h├╝cresi olmakla beraber, ferdi hayat─▒n da en samimi, en mukaddes bir oca─č─▒d─▒r.” Ona g├Âre T├╝rk ailesinin en b├╝y├╝k zaaf─▒ kar─▒ koca aras─▒ndaki e┼čitsizlik ve erke─čin mutlak egemenli─čidir. Bu mesele de ancak kad─▒n erkek e┼čitli─činin hayata ge├žirilmesiyle d├╝zelecektir.

O─člu Samet A─čao─člu’nun babas─▒ ve Atat├╝rk’le ilgili anlatt─▒─č─▒ bir hat─▒ras─▒nda T├╝rk geleneklerinden birinin izine ┼čahit oluyoruz. Bu olay 1921 y─▒l─▒nda Ahmet A─čao─člu Ankara’da kurulan TBMM H├╝k├╝meti’nin Matbuat (Bas─▒n-Yay─▒n) Umum M├╝d├╝r├╝ olarak g├Ârev yapt─▒─č─▒ bir s─▒rada ge├žmi┼čtir. S├Âz├╝ Samet A─čao─člu’na b─▒rakal─▒m: ” Babamla Ta┼čhan’─▒n ├Ân├╝nden ge├žiyorduk. Kar┼č─▒dan iki ├╝├ž ki┼čilik bir grubun geldi─čini g├Ârd├╝k. D├╝kkanlar─▒n ├Ânlerinde oturanlar aya─ča kalk─▒yorlar, bu gelenleri selamlayarak, ‘Pa┼čam buyurun, bir kahve i├želim’ diyorlard─▒. Kar┼č─▒ kar┼č─▒ya geldi─čimiz zaman bunlardan birisi, gen├ž ve zay─▒f bir adam babama elini uzatt─▒, ‘Merhaba Ahmet Bey -beni g├Âstererek- bu ├žocuk o─člun mu?’ Babam bana d├Ând├╝, ‘─░┼čte Mustafa Kemal Pa┼ča budur, elini ├Âp’ dedi. K├╝├ž├╝k kafam─▒n i├žinde derin bir hayret do─čdu. B├╝t├╝n d├╝nyan─▒n kendisinden bahsetti─či adam demek bu idi.”

Bat─▒ Medeniyeti’ne ba─čl─▒ bir adam olan Ahmet A─čao─člu, Mustafa Kemal Pa┼ča’yla kar┼č─▒la┼č─▒nca o─čluna derhal elini ├Âpmesini s├Âyl├╝yor. T├╝rk k├╝lt├╝r├╝nde k├╝├ž├╝kler b├╝y├╝klerin elini ├Âper. Buradan A─čao─člu’nun k├╝lt├╝rel kimli─čimizi koruyarak bat─▒l─▒la┼čmadan yana oldu─ču sonucunu ├ž─▒karabiliriz.

Zeki ├çevik, Ahmet A─čao─člu’nun Konu┼čmalar─▒nda Folklor, A┼č─▒k ┼×em┼čir’in 110. Do─čum Y─▒l─▒na Hass Olunmu┼č Uluslararas─▒ Konferans, Azerbaycan ─░limler Akademisi Folklor Enstit├╝s├╝, Bak├╝, Azerbaycan, 13-16 Kas─▒m 2003.

 

EK-8

DO─×U POL─░T─░KAMIZIN SONU GELD─░ !

Dr. Neriman Nerimanov

Azizim Vladimir ─░lyi├ž!

… Deh┼četli bir durum olu┼čmu┼čtur. Merkez, tart─▒┼čmas─▒z Azerbaycan’─▒n olan topraklar─▒ Ermenistan’a vermektedir. Merkez’in bizi deh┼čete s├╝r├╝kleyen bir di─čer karar─▒ da, ellerindeki yetki belgelerine dayanarak her g├╝n ┼ču veya sebepten ├Ât├╝r├╝, mal├╗m Halk Komiseri’ne tab├« olmam─▒z─▒ talep etmeleridir.

Azizim Vladimir ─░lyi├ž. ‘Ba─č─▒ms─▒z Azerbaycan’ s├Âz├╝ bizzat sizin a─čz─▒n─▒zdan ├ž─▒kmad─▒ m─▒? Biz buna dayanarak M├╝savat’─▒n d├╝zenledi─či provakasyonu bozmad─▒k m─▒?

Vladimir ─░lyi├ž. ├çok uluslu bir n├╝fusun hak ve duygular─▒ ile bu ┼čekilde alay edilmesi yanl─▒┼čt─▒r. Sanmay─▒n ki, Azerbaycan, yaln─▒zca bilin├žli Rus i┼č├žilerinin ya┼čamakta oldu─ču Baku demektir! Bu kan─▒, aleni bir yanl─▒┼čl─▒kt─▒r. Halen Bak├╝’deki bilin├žli M├╝sl├╝man i┼č├žilerin say─▒s─▒ iki misli fazlad─▒r. Ayr─▒ca Azerbaycan’─▒n k├Âyl├╝leri de var.

Mill├« meseleleri bu kadar kolay bir bi├žimde ├ž├Âzmek isteyenler, o zaman buraya gelsinler. Ve biz de anlayal─▒m ki, o bizim anlams─▒z [Do─ču’ya Do─čru] yaygaram─▒z ne imi┼č! Biz, bu durumda do─čuya nas─▒l gidece─čiz?

Tek umudumuz, yapt─▒─č─▒m─▒z devrimi, do─čuda y├╝r├╝tece─čimiz politikalar ile korumakt─▒ ki, bunun da sonu geldi. T├╝m bunlar─▒n su├žlusu kim? Merkezin bilgisizli─či ve merkezi mek├ón tutan Ermeni-Da┼čnak kom├╝nistlerinin i─čren├ž i┼čleri!

┼×u hususu ├Ânemle dikkatinize sunuyorum: E─čer Merkez, bu pis emellere k─▒sa bir zaman zarf─▒nda son vermezse, t├╝m M├╝sl├╝man do─ču bize kar┼č─▒ tav─▒r alacakt─▒r. Bu tehlikeyi son derece ciddi olarak bildiriyorum. E─čer ger├žekten de, do─čulu mazlumlar─▒n ├ž─▒karlar─▒ bizim i├žin bir ├Ânem ta┼č─▒yor ise sizin de bu konuya ciddi bir ┼čekilde e─čilmenizi istiyorum.

Belki de bu sat─▒rlar okundu─ču zaman, d├╝nyada Bol┼čevizm diye bir ┼čey kalmayacakt─▒r. Fakat, bu demek de─čildir ki bol┼čevizm gereksizdir. Bu durum bir tek ┼čeyi kan─▒tlayacakt─▒r ki, biz onu koruyamam─▒┼č─▒z. Ona gereken de─čeri verememi┼čiz. ─░┼či k├Ât├╝ yapm─▒┼č─▒z.

A├ž─▒k├ža belirtmeliyim ki, biz, elde etmi┼č oldu─čumuz haki┬şmiyetten ├Ât├╝r├╝, fazla kibirli olduk. Bo┼č i┼člerle, bo┼č ├žeki┼čmelerle u─čra┼čt─▒k. Bu arada ana i┼čimizi elimizden ka├ž─▒rm─▒┼č olduk.

Hakimiyet ├žo─ču insan─▒ bozuyor. B├Âyle de oldu. Hakimiyet bir ├žok ├Ânemli kadrolar─▒ dejenere etti. Onlar, dev bir milletin mukadderat─▒n─▒ ellerinde toplamak ve diktat├Âr olmak noktas─▒na geldiler. Belki ilk d├Ânemlerde buna ihtiya├ž duyuluyordu. Fakat bu davran─▒┼č─▒ ┼čimdilere ta┼č─▒mak, Bol┼čevizmi hezimete s├╝r├╝klemek demektir.

┼×imdi ben bu sat─▒rlar─▒ yazd─▒─č─▒m zaman, ├Âyle bir durum ya┬şrat─▒lm─▒┼čt─▒r ki, ger├žek kom├╝nistler, kendileri [Lenin’in kanuni miras├ž─▒lar─▒] olarak adland─▒r─▒lan ki┼čilerin devleti y├Ânetmek ko┬şnusunda sergiledikleri beceriksizlikler sonucunda ortaya ├ž─▒kan yanl─▒┼člar hakk─▒nda bile konu┼čamaz hale getirmi┼člerdir.

Merkez, ├Âzellikle kom├╝nizmden ├žok ├žok uzakla┼čt─▒─č─▒m─▒; b├Âylesi bir d├Ânemde hakl─▒l─▒─č─▒n─▒ kan─▒tlamak zorundad─▒r. Ya her┼čeyi al─▒p getirip kenar b├Âlgelerde Merkez’le do─čal bir b├╝t├╝nle┼čmeye gitmeli ya da b─▒rakmal─▒ ve bunu yerel kadrolar yapmal─▒d─▒r.

T├╝m Sovyet Cumhuriyetleri’nin i┼č├ži kitlelerinin birle┼čtirilmesi, yerel organlar─▒n kimliklerinin ve ki┼čiliklerinin ellerinden al─▒nmas─▒, ba─č─▒ms─▒zl─▒klar─▒n─▒n yok edilmesi anlam─▒na gelmelidir…

1918 y─▒l─▒nda ba┼člayarak benim ve fikir arkada┼člar─▒m─▒n ba┼čl─▒ca amac─▒, t├╝m devrimci do─čuyu Sovyet Rusya’n─▒n yan─▒na ├žekmek ve bug├╝ne kadar yerk├╝renin di─čer yar─▒s─▒nda milyonlarca insan─▒n ya┼čamakta oldu─ču facialara bir darbe ile son vermek olmu┼čtur. D├╝nyan─▒n yar─▒dan fazlas─▒nda ya┼čamakta olan ahalinin k├Âleli─či, d├╝nyan─▒n daha k├╝├ž├╝k bir k─▒sm─▒nda ya┼čayanlar─▒n refah─▒ u─čruna bilin├žli olarak muhafaza ediliyor.

Bizim, 5 y─▒ld─▒r devam eden ├ža─čr─▒lar─▒m─▒za ra─čmen, buralarda ya┼čayan ve say─▒lar─▒ milyonlar─▒ bulan i┼č├ži s─▒n─▒f─▒, az say─▒daki s├Âm├╝r├╝c├╝lerin zulm├╝ alt─▒nda tutularak inletiliyordu. ┼×imdi de ayn─▒ ┼čekilde inlemeye devam ediyor!

Gidecek yolumuz kalmam─▒┼čt─▒r. Azerbaycan’daki vicdanl─▒ kadrolar ve T├╝rk kom├╝nistleri, b├╝t├╝n bunlar─▒, bir daha alt─▒n─▒ ├╝zerek tekrar ediyorum, unutmayacaklar!

Halit Kak─▒n├ž, Sultangaliyev, Bulut yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, 2004, s-293

 

            EK-9

Musa Carullah’─▒n Maarif Ve ├ťs├╝l-─░ Ced├«d Hakk─▒ndaki G├Âr├╝┼č├╝┬á ( ├Âl├╝m├╝m├╝n 50.y─▒ld├Ân├╝m├╝nde Musa Carullah Bigiyef (1875-1949)Recai Do─čan, 1999:129-144)

─░slam biyografi ve tabakat kitaplar─▒ bilim tarihinin bir├žok alimini bizlere tan─▒tmaktad─▒r. Orijinal fikir ve eserler ortaya koyup koyamama bak─▒m─▒ndan bu alimler iki s─▒n─▒fta ele al─▒nabilir. Bunlardan birincisi “taklit├ži” diyebilece─čimiz s─▒n─▒ft─▒r ki, daha ├žok kendilerinden ├Ânce ortaya konan fikir ve eserleri tetkik ve bu tetkiklerin sonu├žlar─▒yla me┼čgul olur. ├ľncekilerin fikr├« miras─▒n─▒ tamamiyle kavray─▒p ├Âz├╝msemeye ├žal─▒┼č─▒r. Mu─člak meselelerini a├ž─▒kl─▒─ča kavu┼čturur veya problemlerini analiz eder. Uzun olanlar─▒ ├Âzetler, ├Âzet mahiyette olanlar─▒n─▒ geni┼čletir. Nadiren, kendisini ├Âncekilerden ay─▒rdedecek orijinal ve ├Âzg├╝n bir fikre do─čru s─▒├žramada bulunur. Her ne kadar bilime hizmet hususunda inkar edilemez bir rol├╝ varsa da, kendi kapasitesine, devrinin ihtiya├žlar─▒na ve ├Â─črencilerinin kabiliyetlerine g├Âre bu rol kuvvetli veya zay─▒f, geni┼č veya dar kapsaml─▒ olmaktad─▒r. Bununla birlikte, kendinden ├Âncekilerin dairesinden d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kamamaktad─▒r. Bu s─▒n─▒f, ├žo─čunlu─ču olu┼čturmaktad─▒r.

─░kinci s─▒n─▒f ise, “yenilik├ži” diyebilece─čimiz alimlerden olu┼čur. Bu s─▒n─▒fa dahil olanlar─▒n ├Âzg├╝n ve orijinal bak─▒┼č a├ž─▒lar─▒ ve se├žkin fikirleri vard─▒r. Taklit dairesinde olmaktan kendilerini kurtarm─▒┼člard─▒r. Bunlar ispatlanmam─▒┼č iddiay─▒ kabul etmezler; ancak delili olan s├Âz├╝ ele al─▒r ve ispata dayal─▒ olarak bir g├Âr├╝┼č├╝ di─čer g├Âr├╝┼če tercih ederler. Ger├že─či ki┼čilere g├Âre tan─▒maz; bilakis ger├že─či bulur, ard─▒ndan da o ger├že─če ula┼čanlar─▒ tan─▒rlar, i┼čte Musa Carullah ├Âzellikle birinci s─▒n─▒f alimlerin bile yok denecek oldu─ču bir d├Ânemde ortaya ├ž─▒km─▒┼č ikinci s─▒n─▒f alimlere dahildir ve onlar─▒n en ├Ânde gelenlerindendir. Ancak Musa Carullah, yenilik├ži diye isimlendirdi─čimiz s─▒n─▒ftan olmas─▒na ra─čmen, onun yenilik├žili─či gelenek ├╝zerine dayanan bir yenilik├žiliktir.

Musa Carullah ├žok y├Ânl├╝ bir alimdir. Hemen her konuda, ya┼čad─▒─č─▒ d├Ânemin de ├Âzellikleri sebebiyle fikir ├╝retmi┼čtir. Bu anlamda, e─čitim konusuna da kitaplar─▒nda de─činmi┼čtir. Ancak Carullah’─▒n e─čitim meselesine bak─▒┼č─▒ ve gayretleri, bir pedagog olmamas─▒na ra─čmen, d├Ânemin ayd─▒nlar─▒ndan farkl─▒ olarak sadece pratik problemlere y├Ânelik ve ele┼čtirisel seviyede kalmam─▒┼č, sanki bir e─čitimci gibi konunun teoriky├Ânleriyle de ilgilenerek bir e─čitim felsefesi kurmaya y├Ânelik olmu┼čtur.

E─čitim meselesi, ├Âzellikle Tanzimat’tan itibaren genelde ─░slam ├Âzelde T├╝rk-─░slam d├╝nyas─▒nda ├Ânem kazanm─▒┼č problemlerdendir. Her ilim dal─▒nda oldu─ču gibi, terbiye alan─▒nda da Bat─▒’dan iktibaslarda bulunmak mecburiyetindeydik. E─čitimin psikoloji ile oldu─ču kadar sosyoloji ile de gayet s─▒k─▒ alakas─▒ vard─▒r. Bat─▒n─▒n toplumsal yap─▒s─▒nda, dininde ve medeniyetinde ayn─▒ menbalardan kaynaklanan nisb├« bir birliktelik vard─▒r. Bununla birlikte yine bir ─░ngiliz terbiyesi, bir Alman terbiyesi, bir Frans─▒z terbiyesi….vard─▒r. Halbuki Carullah’─▒n konu ile ilgili fikirlerinden anla┼č─▒ld─▒─č─▒na g├Âre, bizim ne ruhiyat─▒m─▒z ne de i├žtimaiyat─▒m─▒z yeterince incelenmemi┼čtir, terbiyemize verilecek tarz─▒ anlayacak kadar da ilmimiz artmam─▒┼čt─▒r. Bununla beraber bizim terbiyemiz Bat─▒n─▒nkinden ayn ├Âzelliklere sahiptir. ├ľncelikle Bat─▒ H─▒ristiyan biz ise ─░slam─▒z, Bat─▒, Yunan ve Roma medeniyetlerinden istifade etmi┼č biz ise, Arap ve Fars medeniyetlerinden etkilenmi┼č terbiyemizi ve ona verilecek istikamet yollar─▒n─▒ anlamak i├žin ├Âncelikle ─░slam-T├╝rk terbiyesini┬á anlamak mecburiyetindeyiz. Carullah’a g├Âre terbiye hususunda ├Âncelikle yap─▒lacak olan i┼č budur. Ondan sonra Bat─▒’dan alaca─č─▒m─▒z usuller, bu hususta bize b├╝y├╝k bir yard─▒mc─▒, gayet faydal─▒ birer alet olacakt─▒r. Ancak terbiye hususunda ona g├Âre Bat─▒’y─▒ ayn─▒yla taklit etmek, iyi bir yol de─čil, bizi kimli─čimizi kaybetmemize g├Ât├╝recek tehlikeli bir hareket tarz─▒d─▒r. Yani Carullah’a g├Âre, modernle┼čme olacaksa, bu k├╝lt├╝r├╝n yeniden ele┼čtirel bir bak─▒┼č a├ž─▒s─▒yla irdelenmesinden sonra yine onun ├╝zerine bina edilmek suretiyle ge├žekle┼čtirilmelidir.

  1. E─čitim Anlay─▒┼č─▒

Musa Carullah e─čitimi, Allah’─▒n do─ču┼čtan insana vermi┼č oldu─ču kabiliyetlerini ke┼čfedilip, bu kabiliyetlerin geli┼čtirilmesi olarak tarif eder. Bu anlamda o, insan─▒n b├╝t├╝n kabiliyetlerinin bir b├╝t├╝n halinde dengeli bir ┼čekilde geli┼čtirilmesi gerekti─činin de ├Ânemle ├╝zerinde durur. Musa Carullah’─▒n e─čitim anlay─▒┼č─▒ klasik Eflatuncu anlay─▒┼čtan farkl─▒d─▒r. Klasik Eflatuncu anlay─▒┼ča g├Âre, insan─▒n bilgisi a priori’dir. ├ľ─črenme sadece bir hat─▒rlamadan ibarettir. Carullah, a┼ča─č─▒da bilgi konusundaki g├Âr├╝┼člerinde incelendi─či ├╝zere do─ču┼čtan gelen bilgiler oldu─ču noktas─▒nda Eflatuncu g├Âr├╝┼če yak─▒n olmakla beraber, bu bilgilerin ortaya ├ž─▒kar─▒lmas─▒ndaki g├Âr├╝┼čleri ile de realist e─čitim anlay─▒┼č─▒na sahiptir. Carullah’a g├Âre, insan maddiyat─▒, tabiat─▒ duyular─▒yla m├╝┼čahede eder. Ancak b├╝y├╝k hakikatler, ince manalar, duyular yard─▒m─▒yla idrak edilemez. Yani ak─▒l b├╝t├╝n bilgileri duyular vas─▒tas─▒yla almaz. Bilginin ├Ânemli bir k─▒sm─▒ insan─▒n akl─▒na kalp yoluyla, tecelli vas─▒tas─▒yla has─▒l olur. Medeniyet d├╝nyas─▒nda da ke┼čif ve icatlar─▒n en ├Ânemlileri bu ┼čekilde olmu┼čtur. Carullah, akl─▒n bu b├╝y├╝k kuvvetini yani perde arkas─▒ndan ufak bir i┼čareti g├Âr├╝lm├╝┼č hakikatleri anlamak kabiliyetini ehl-i tasavvufun ke┼čf anlay─▒┼č─▒yla izah eder. Ke┼čf perdelerin o taraf─▒na akl─▒n n├╝fuzudur. E─čer ak─▒lda b├Âyle bir n├╝fuz kuvveti bulunmasayd─▒, fen, sosyal vb. b├╝t├╝n bilimlerdeki ke┼čiflerin ├Ânemli bir k─▒sm─▒ bulunamazd─▒. ├ç├╝nk├╝, perdelerin ├Âb├╝r taraf─▒ndaki ger├žeklerin ortaya ├ž─▒kmas─▒na sebep olan i┼čaretlerin g├Âr├╝lmesi ve perdelerin ortadan kald─▒r─▒lmas─▒ akl─▒n bu n├╝fuz kuvveti sayesinde olmaktad─▒r. Carullah’a g├Âre, bu n├╝fuz, duyular vas─▒tas─▒yla de─čil, ak─▒l ile olur. Ancak Carullah’─▒n burada ├Ânemle ├╝zerinde durdu─ču husus, akl─▒n b├Âylesine bir kabiliyeti elde edebilmesi, daha do─črusu insan─▒n kalp g├Âz├╝n├╝n a├ž─▒labilmesi i├žin, akl─▒n b├╝t├╝n esaret zincirlerinden kurtulmas─▒ ve bunun yan─▒nda v├╝cut sa─čl─▒─č─▒n─▒n ve amel do─črulu─čunun bulunmas─▒ gereklidir. Fakat, hakikatleri elde edebilmek i├žin akl─▒n sa─čl─▒─č─▒ da yeterli olmayabilir. Ger├žek sebepleri anlayabilmek i├žin akl─▒n tevecc├╝h├╝ yan─▒nda, kalbin de tevecc├╝h├╝ gereklidir. “Ak─▒l m├╝┼čahede ederken insan─▒n kalbi de m├╝teveccih olur ise, haz─▒r olur ise, o vakit anlamak bulunur. M├╝┼čahede dakikas─▒nda insan─▒n kalbi ba┼čka bir cihete m├╝teveccih olup araz etmi┼č ise, o vakit insan gaflet eder, anlamaz. Buna g├Âre olsa gerek, Kur’an-─▒ Kerim: “…Ev elkas-Seme ve h├╝ve ┼čehid” demi┼č. Yani kalp haz─▒r iken m├╝┼čahede ederse, insan ibret al─▒r, yoksa yok. Ak─▒l sa─čl─▒─č─▒, kalp pakl─▒─č─▒ anlamak hususunda ne kadar laz─▒m ise, kalbin intibah─▒ da o kadar laz─▒md─▒r.”

Bu sebeple, Carullah’a g├Âre bireyler aras─▒ndaki farkl─▒l─▒k ak─▒lda de─čil, intibahtad─▒r, intibah do─ču┼čtan de─čil, sonradan kazan─▒lan bir kabiliyettir. Ancak intibah, akl─▒n sa─čl─▒─č─▒na, h├╝rriyetine, pakl─▒─č─▒na ba─čl─▒d─▒r. Ak─▒l, evvelki fikirlerin tesiri alt─▒nda esir olursa, o zaman insan─▒n g├Ân├╝l g├Âz├╝ bulan─▒kla┼č─▒r ve hakikatleri elde etme kabiliyetini kaybeder. Carullah, bu anlamda zihnin e─čitimine b├╝y├╝k ├Ânem verir. ├ç├╝nk├╝, akl─▒n h├╝r olabilmesi, onu esaret alt─▒na alan kay─▒tlardan kurtulabilmesi yine akl─▒n insan─▒n f─▒trat─▒n─▒ ger├žekle┼čtirebilece─či ┼čekilde e─čitilmesi ile m├╝mk├╝nd├╝r. Carullah’─▒n yukar─▒daki fikirleri onun bilginin kaynaklar─▒ konusundaki d├╝┼č├╝nceleri ├«le de paralellik arzeder. Carullah’a g├Âre, insan─▒n zat├« bilgisi (yani kendi hakk─▒ndaki bilgisi), kalbinde bulunan b├╝t├╝n duygu ve infialleri, akl─▒nda bulunan b├╝t├╝n d├╝┼č├╝nce ve malumat─▒ ile haz─▒rda varolan bir bilgidir (─░lmun Hud├╝riyyun). ─░nsan─▒n bu bilgileri elde etmek i├žin, e─čitime, herhangi bir y├Ântem ve arac─▒ya ihtiyac─▒ yoktur. ─░nsan─▒n ba┼čka ┼čeyler hakk─▒ndaki bilgisine gelince; yani, akl─▒nda ve kalbinde varolan bilgiler, sonradan elde edilebilecek bir bilgidir (─░lmun Hus├╝liyyun). Bu bilgiler, ancak suretlerle (sembollerle) elde edilebilir. Yahut bunlar adsal bir bilgidir (─░lmun ─░smuyyun), insan ancak isimler ve ┼čekiller yolu ile bu bilgiye ula┼č─▒r, isimler ve ┼čekiller bilinmeden insan─▒n akl─▒nda e┼čyan─▒n ger├žekli─či olu┼čmaz ve insan hakikatin bilgisine ula┼čamaz.

Bu ├žer├ževede Carullah, Bakara s├╝resinin 31-32. Ayetlerini ┼ču ┼čekilde yorumlar: “…Hem insanlar─▒n hem de meleklerin ilmi, Allah’─▒n ├Â─črettikleridir. Ne insan─▒n ne de meleklerin fiil├« (say─▒labilecek), yoktan varettikleri bir bilgisi (─░lmun ├«bdaiyyun) yoktur, insanda ve melekte varolan bilgiler, sadece isimlerle ve ┼čekillerle elde edilen bilgilerdir. E┼čyan─▒n hakikatini ne insan bilir ne de melek. Zira ayete g├Âre, insana ├Â─čretilen bilgi, yahut meleklerden istenen haber isimlerle ilgilidir.” Carullah’a g├Âre, insan─▒n akl─▒ ve duyular─▒yla elde etti─či bilgi her y├Ân├╝yle c├╝z’├«dir. ├ç├╝nk├╝ insandaki bilgi, ne bilginin kendisidir, ne kendisindendir, ne de kendisi i├žindir. “Allah sizi analar─▒n─▒z─▒n karn─▒ndan ├ž─▒kard─▒─č─▒nda siz hi├žbir ┼čey bilmiyordunuz. Size kulak, g├Âz ve kalp verdi ki, ┼č├╝kredesiniz.” (16. Nahl 78) ayetinde kasdedilen de budur, insan, bilgi elde etmek istedi─či zaman aletlere, sebeplere ve ┼čartlara, zihninde bilinen bir s├╝rete ihtiya├ž duyar.

G├Âr├╝ld├╝─č├╝ ├╝zere Musa Carullah, bu d├╝┼č├╝nceleriyle e─čitimin imkan ve s─▒n─▒rlar─▒n─▒ da ├žizmi┼č oluyor. Bu anlamda, insan─▒n maksimum e─čitilebilirlik s─▒n─▒r─▒ do─ču┼čtan getirdi─či kabiliyetleri ve bunlar─▒n ke┼čfedilip geli┼čtirilmesiyle do─črudan do─čruya orant─▒l─▒d─▒r. O, bu fikirleri ile idealist ve realist e─čitim g├Âr├╝┼člerini birle┼čtirerek bunu, islam ├žer├ževesinde izah etmeye ├žal─▒┼čmaktad─▒r, Musa Carullah, yukar─▒daki g├Âr├╝┼člerinin bir sonucu olarak, e─čitimde, insan─▒n do─ču┼čtan getirdi─či kabiliyetlerinin geli┼čtirilmesi ve alm─▒┼č oldu─ču ┼čekilde, muhitin tesiri ├╝zerinde de ├Ânemle durur. Bu hususta o, Hz. Muhammed’in, “Her do─čan f─▒trat ├╝zerine do─čar…” hadisini temel alarak ┼čunlar─▒ s├Âyler: “…Bala do─čar iken, tabii hallerin ekserini haiz olur ise de, edebi faziletlerin her birinden mahrum olup, edebi rezailin herbirinden pak olur. O vakit insan merkezde bulunup, iki taraf─▒n hi├žbirine mail olmaz. ─░nsanda o vakit yaln─▒z bir isti’dad bulunur. Muhitin tesiriyle balalar─▒n dima─člar─▒nda ya g├╝zel ya bed hayaller damar sal─▒p, g├Ân├╝llerinde ya hayr ya ┼čerr idealler karar k─▒lar. Galip taraf─▒n tesiriyle bala ya esfel-i safiline do─čru inip, ┼čeytandan beter olur. Yahut a’la-y─▒ illiy├«ne a┼č─▒p, feri┼čteden de efdal olur…” Bu sebeple, Musa Carullah, ├žocu─čun e─čitiminde ├ževresindeki insanlar─▒n iyi birer model olmalar─▒ gerekti─činin de ├Ânemle alt─▒n─▒ ├žizer. Ancak burada Carullah’─▒n e─čitim a├ž─▒s─▒ndan esas ├Ânemli fikri, ├Âzellikle ahlak├« davran─▒┼člar─▒n olu┼čmas─▒nda daha do─črusu insanda ahlak─▒n kemalini e─čitim i├žin en ├Ânemli hedef olarak koymas─▒ ve bunun ger├žekle┼čmesinde de ─░slam’─▒n temel dinamiklerinden yani terminolojisinden yararlanmak gerekti─čidir. Carullah, B├╝y├╝k MevzularÔÇÖda Ufak Fikirler adl─▒ kitab─▒nda ─░nsan m─▒ efdal Feri┼čte mi? konusunu incelerken, zihin e─čitimi yan─▒nda duygu e─čitiminin de ne kadar ├Ânemli oldu─čunu ┼ču ifadeleri ile ortaya koyar: “…Semavi dinlerin her biri ale’l-husus ─░slamiyet, feri┼čtelerin v├╝cuduna itikad eder. Feri┼čtelerin her birine: l- daimi hizmetten usanmamak gibi 2- istikamet gibi 3- vazifelerin tamam─▒yla eda etmek gibi, 4- ┼čefkat merhamet gibi, 5- kuvvet-i iktidar gibi g├╝zel evsaflar─▒n herbirini dinlerin herbiri isbat eder. Feri┼čte ak─▒l cihetiyle g├╝zel evsaf cihetiyle kemalin m├╝cessem numunesidir. Feri┼čte pakl─▒k s─▒fat─▒yla, emanet hem hakl─▒k faziletiyle insanlar─▒n her biri hakk─▒nda gayet g├╝zel ideal olabilir. Din ruhuyla gayet asanl─▒kla insan─▒n kalbine koyulmu┼č mukaddes ideal roman kalemiyle ┼čairin hayaliyle tasvir k─▒l─▒nabilir ideallerden tiplerden elbette her cihetle ├╝st├╝n olur. ─░nsan─▒n i├žtima├« hallerine, irad├« i┼člerine hareketlerine iman─▒n elbette gayet b├╝y├╝k tesiri vard─▒r. Mektepte balalar─▒m─▒za iman talim ederken insan ictihad ederse, d├╝nyada durduk├ža terbiye al─▒p g├╝zel i┼člere melekelenirse, feri┼čtelerden de art─▒k olabilir itikad─▒m balalar─▒n pak g├Ân├╝llerine urunla┼čt─▒rabilirsek (yerle┼čtirebilirsek), balalar─▒n g├Ân├╝llerinde gayet b├╝y├╝k ├╝mit, ├Ân├╝nde gayet g├╝zel ideal haz─▒r olur. B├Âyle bir itikad─▒n netice-i edebiyesi, semere-i i├žtimaiyesi elbette gayet b├╝y├╝k olabilir…” ┬áYani Carullah terbiyede hissin, duygunun e─čitilmesine binaen, hissin terbiyesinin melek gibi y├╝ksek timsallere istinad ettirilmesi gerekti─čini s├Âyl├╝yor, ├«man─▒n, sosyal ve irad├« i┼č ve hareketlerdeki etkisinden dolay─▒, ├žocuklar─▒n daha k├╝├ž├╝kl├╝kten itibaren duymaya ba┼člad─▒klar─▒ melek kelimesinin terbiyede timsal olarak al─▒nmas─▒, onlarda iyi davranmaya gayret eder. Mesela “Isra hadisesinin ehemmiyeti ne imi┼č? Allah’─▒n hikmet-i ilahiyesine m├╝nasib bir fayda ─░sra hadisesinde var m─▒?” diye sorar ve ┼ču cevab─▒ verir: “Elbette vard─▒r. Nebilerin ellerinde zahir olabilir mucizelerin faydalar─▒, yaln─▒z burhan-─▒ n├╝b├╝vvet olmak cihetlerine m├╝nhas─▒r olmasa gerek. Benim nazar─▒mda, Isra hadisesinde bulunabilir bir fayda: istikbalde ulumun, maarifin, sanayinin eri┼čebilecekleri derecelerini insan─▒n akl─▒na, nazar─▒na misaliyle g├Âstermek, medeniyetin gayelerine insanlar─▒n fikirlerini tenbih etmek olabilir. Yani: n├╝b├╝vvet talimat─▒yla ba┼članm─▒┼č medeniyet bir saniyede gayet uzun mesafeleri kat edebilmek derecelerine kadar terakki i├žin e─čitimin zihn├« hedeflerinde bireyin bilme ve d├╝┼č├╝nme iste─činin, kabiliyetinin geli┼čtirilmesi s├Âz konu┼ču idi. Duygusal hedeflerde ise ki┼činin daha ├žok sosyal ve ├╝st├╝n istek ve duygular─▒n─▒n geli┼čtirilmesi kasdedilir. Carullah, ├Âzellikle melek mi ├╝st├╝n insan m─▒ ├╝st├╝n konusu ├«le ilgili fikirlerinde duygular─▒n e─čitiminin ├Ânemle ├╝zerinde durur. O, bu konuda insan─▒n bencil isteklerinin kontrol alt─▒na al─▒n─▒p, ├Âzgeci isteklerinin geli┼čtirilmesi ├╝zerinde durur.

─░slam e─čitiminin hedeflerini zihn├« ve hiss├« olmak ├╝zere ikiye ay─▒ran Carullah, d├Ânemindeki islam e─čitim kurumlar─▒n─▒n bu hedefleri ger├žekle┼čtiremedi─či ├╝zerinde yo─čunla┼č─▒r. Ona g├Âre bu hedeflerin ger├žekle┼čmemesinin en ├Ânemli sebepleri yukar─▒da da de─činildi─či ├╝zere ┼čunlard─▒r: Birincisi akl─▒n esaret alt─▒na al─▒nmas─▒d─▒r. Akl─▒n esareti onun d├╝┼č├╝nmesini engelleyen ha┼čiyeci gelenekten gelmektedir, ikincisi, birincisinin bir sonucu olarak s─▒rf nazariyatla u─čra┼č─▒lmas─▒ ve pratik bilgilere yer verilmemesidir. ├ť├ž├╝nc├╝s├╝, ├Â─čretimde kullan─▒lan metodlar─▒n e─čitimin zihn├« ve hiss├« hedeflerini ger├žekle┼čtirebilecek d├╝zeyde olmamas─▒ ve ├Â─čretmenlerin bu konudaki yetersizli─čidir. Bu anlamda o, ders kitaplar─▒ndan, kitaplarda kullan─▒lan dile, ├Â─čretimdeki ezbercili─če, okutulan derslere, talebelerin ve ├Â─čretmenlerin durumlar─▒na, ├Â─čretimin s├╝resine, h├╝k├╝metin e─čitim-├Â─čretim konusundaki te┼čebb├╝slerindeki yanl─▒┼čl─▒klar─▒na kadar bir├žok mesele ├╝zerinde durur ve ─░slam’─▒n kar┼č─▒ kar┼č─▒ya bulundu─ču problemlerin ├ž├Âz├╝m├╝ i├žin e─čitim-├Â─čretimde yeniden bir d├╝zenlemeye giri┼čilmesi gerekti─čini vurgular. Bu ├žer├ževede ─░smail Gasp─▒ral─▒ÔÇÖn─▒n ba┼člatt─▒─č─▒ Us├╝l-├╝ Cedid hareketini bu de─či┼čimin ├Ânc├╝s├╝ olarak de─čerlendirir ve bu hareketin yan─▒nda yer al─▒r.

Carullah’─▒n Usul-i Cedid hareketi ├žer├ževesindeki e─čitim anlay─▒┼č─▒n─▒n onun ┼ču kendi ifadeleriyle ├Âzetlemek m├╝mk├╝nd├╝r: “…M├╝sl├╝man ├žocuklar─▒m g├╝venilir, insafl─▒ bir M├╝sl├╝man; cesaretli, g├╝├žl├╝ bir T├╝rk, ├žal─▒┼čkan bir insan olarak yeti┼čtirmek i├žin terbiye gereklidir. Yani, M├╝sl├╝man ├žocuklar─▒n hem ruhlar─▒n─▒, hem de ak─▒llar─▒n─▒ terbiye zaruridir. ─░nsanl─▒─č─▒n maslahatlar─▒ da, ─░slamiyetin maslahattan da, devlet ve medeniyet maslahatlar─▒ da her zaman ve her yerde bunu gerektirir…. Bug├╝n bizim, belki de b├╝t├╝n M├╝sl├╝manlar─▒n iki zarur├« ihtiyac─▒ vard─▒r:

  1. Medeni d├╝nyan─▒n b├╝t├╝n sosyal bilimleri, fen bilimleri, teknolojisi ve sanat─▒,
  2. ─░slam’─▒n edebi ve dini ilimleri. Birinci zaruri ihtiya├ž medeni d├╝nyan─▒n okullar─▒nda elbette vard─▒r. ├ça─čda┼č mekteplerin kap─▒lan M├╝sl├╝man ├žocuklar─▒na her vakit ve her yerde a├ž─▒kt─▒r. Fakat ─░slam’─▒n edebi ve dini ilimleri ├ža─čda┼č mekteplerin hi├žbirinde yoktu, bundan sonra da olmaz….”

Bu c├╝mleleri s├Âyleyen Carullah, Maarif nezaretleri vas─▒tas─▒yla tertip edilecek mektep, medrese ve ├╝niversite programlar─▒n─▒n ├žocuklara, dini, milli, ahlak├«, ve k├╝lt├╝rel bir terbiye verecek ┼čekilde haz─▒rlanmas─▒ gerekti─či ve teknik bilgilerin Bat─▒’dan al─▒n─▒rken, ─░slam’─▒n edeb├« ve din├« bilgilerinin de yeni a├ž─▒lacak ve ilm├« bir heyetin kontrol├╝ndeki e─čitim kurumlar─▒nda yukar─▒da ortaya konulmaya ├žal─▒┼č─▒lan e─čitim anlay─▒┼č─▒ ├žer├ževesinde h├╝r akl─▒n verileriyle ├╝retilebilece─čini s├Âyler. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ ├╝zere, Carullah, e─čitimin s├╝reci, hedefleri, muhtevas─▒, metodlar─▒…├╝zerinde durarak genel hatlar─▒yla bir e─čitim felsefesi ├žizmeye ├žal─▒┼čmaktad─▒r. Ancak, zaman zaman d├╝┼č├╝ncelerinde tenakuzlar da g├Âr├╝lmektedir. Bunu, hem bir aksiyon adam─▒ olmas─▒yla hem de Rus i┼čgali sebebiyle ┼čartlar─▒n uygun olmamas─▒ ve g├╝ne g├Âre problemlere ivedi ├ž├Âz├╝mler aramas─▒yla a├ž─▒klamak m├╝mk├╝nd├╝r. Di─čer taraftan, Carullah’─▒n ya┼čad─▒─č─▒ d├Ânemde bir├žok mesele bat─▒l─▒la┼čma ├žer├ževesinde de─čerlendirildi─či i├žin, zaman zaman Carullah da bu r├╝zgara kendini kapt─▒rm─▒┼čt─▒r. ├ľzellikle medreseler hakk─▒nda getirdi─či sert ele┼čtirileri bu ├žer├ževede de─čerlendirmek gerekir.

├ľl├╝m├╝n├╝n 50. y─▒l─▒nda Musa Carullah Bigiyef, TDVY, Ankara 2002, s.129-144.

 

EK-10

D├╝nya G├Âr├╝┼č├╝m ├ťzerine-Sultangaliyev

18 Aral─▒k 1928

Bana ┼č├Âyle bir soru soruldu: Fikirsel ve ├Ârg├╝tsel olarak silahs─▒zlanmaya haz─▒r m─▒y─▒m, de─čil miyim? ├ľncelikle yan─▒t vereyim evet, haz─▒r─▒m. Benim silahlanmam neyi i├žeriyor ve silahs─▒zlanmam─▒n neyi i├žermesi gerekiyor? Silahlanmam bilinen fikir ve d├╝┼č├╝nceleri i├žeriyordu, belli bir d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝ ├žer├ževesinde s├Âm├╝rgelerdeki devrimci hareketlerin geli┼čiminin, Sovyet iktidar─▒n─▒n ve Kom├╝nist Parti’nin milli cumhuriyetlerde ve b├Âlgelerde, ├Âzellikle de 1917 y─▒l─▒ndan ba┼člayarak Rusya’daki devrimin geli┼čmesi s├╝reci i├žinde beni de zamanla i├žine alan, T├╝rk cumhuriyetleri ve b├Âlgelerindeki ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒n bir de─čerlendirmesini i├žeriyordu.

Bu d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝ kendi dinami─čine sahiptir, genel olarak uluslararas─▒ devrimin ve ├Âzel olarak da milli b├Âlgelerdeki parti-Sovyet ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒n geli┼čiminin ├že┼čitli momentlerinin kendine ├Âzg├╝ bir kavran─▒┼č─▒n─▒ taraf─▒ndan belirlenmi┼č olan bir geli┼čim tarihine sahiptir.

D├╝nya g├Âr├╝┼č├╝m├╝n ba┼čl─▒ca ilkeleri 1923 y─▒l─▒nda OGPU’ya, [Devlet Siyasi ─░daresi-GPUÔÇÖnun bir alt b├Âl├╝m├╝] Zeki Velidov’la ili┼čki kurmak su├žlamas─▒yla tutukland─▒─č─▒m s─▒rada yapt─▒─č─▒m a├ž─▒klamalarda ortaya konmu┼čtu. Bunlar─▒ ┼čimdi k─▒saca tekrarlamay─▒ gerekli say─▒yorum. D├╝nya g├Âr├╝┼č├╝m├╝n genel hatlar─▒ ┼ču a┼ča─č─▒dakileri i├žermektedir:

Birincisi, PartiÔÇÖyi sosyalizmi tek bir ├╝lkede in┼čaya zorlayan, d├╝nya devriminin geli┼čimindeki kriz bir yandan, Avrupal─▒ kom├╝nist yolda┼člar a├ž─▒s─▒ndan Bat─▒ Avrupa proletaryas─▒n─▒n d├╝nya sosyalist devriminin ├Ârg├╝tlenmesindeki rol├╝n├╝n yeniden de─čerlendirilmesinin, di─čer yandan uluslararas─▒ devrim sistemi i├žinde s├Âm├╝rge ├╝lkelerdeki milli-├Âzg├╝rl├╝k├ž├╝ hareketlerin anlam─▒n─▒n yetersiz de─čerlendirilmesinin bir sonucudur.

─░kincisi, On ─░kinci Parti Kongresi’ne dek, milli sorunu, milli b├Âlgelerdeki ├žal─▒┼čmadaki milli momentlerin yetersiz de─čerlendirilmesi nedeniyle kararl─▒ bir politika almakta yetersiz kalmas─▒ ve bunun sonucu olarak, bir yandan B├╝y├╝k Devlet ┼×ovenizmi e─čilimlerin g├╝├žlenmesi, di─čer yandan bu zeminde milletlerin huzursuzlu─ču.

Bildi─činiz gibi, o zaman Zeki Velidov’la ili┼čki kurmaya ├žal─▒┼čma giri┼čimimin hatal─▒ oldu─čunu kabul etmi┼č, bunu ├╝yesi bulundu─čum partiye kar┼č─▒ bir su├ž olarak s─▒n─▒fland─▒rm─▒┼č ve sizin ellerinizle bana verilecek cezay─▒ kabul etmeye haz─▒r oldu─čumu a├ž─▒klam─▒┼čt─▒m.

Fakat devrimin geli┼čme s├╝recine ili┼čkin olarak benim bilincimde olu┼čan de─čerlendirmeden vazge├žti─čime dair bir a├ž─▒klama yapmam─▒┼čt─▒m.

Hapisten serbest b─▒rak─▒lman─▒ s─▒ras─▒nda bana a├ž─▒k bir yan─▒t olsun verilmedi: Sonu├žta temel sorunlar konusunda kim hakl─▒yd─▒ ben mi parti mi. Tek hat─▒rlad─▒─č─▒m benim kesin bir karara sahip oldu─čum hapisten serbest b─▒rak─▒lmam durumunda b├╝t├╝n ge├žmi┼čimle ili┼čkimi kesmek ve o ya da bu ┼čekilde partide kalmak. Partiden ihra├ž edilmemle ilgili olarak, sizin de bildi─činiz gibi, burada sizin, OGPU’da, benim serbest b─▒rak─▒lmamdan ├Ânce, benden parti kar┼č─▒t─▒ ve Sovyet kar┼č─▒t─▒ ├žal─▒┼čma y├╝r├╝tmekten uzak duraca─č─▒ma dair yaz─▒l─▒ bir belge alm─▒┼č oldu─čunuzu ├Â─črendim. Bunu ├Â─črenmek beni ├žok k─▒rd─▒. Yolda┼č Stalin’le belli bir s├╝re sonra hapisten ├ž─▒kar─▒lmamla ilgili olarak yapt─▒─č─▒m g├Âr├╝┼čmede, bana benimle ilgili sorunun bir y─▒l i├žinde ├ž├Âz├╝lebilece─či belirtildikten sonra, bende tekrar parti ├╝yeli─či hakk─▒m─▒ elde etme umudu belirmi┼čti. Dahas─▒, ruhumun derin bir yerinde Vladimir ─░lyi├ž’e umut besliyordum. Nedense bana ├Âyle geliyordu ki, ─░lyi├ž benim konumla ilgilenecek ve beni tekrar partiye alacak. Bu y├╝zden sab─▒rs─▒zca onun iyile┼čmesini bekledim. Onun ├Âl├╝m├╝ benim bu umudumu yok etti. ─░lyi├ž’i kaybetmek bu y├╝zden benim i├žin iki kat a─č─▒r oldu. Bu insan─▒, gen├žli─čimin bir tanr─▒s─▒ gibi seviyordum. E─čer siz ara┼čt─▒racak olursan─▒z, benim ka─č─▒tlar─▒m aras─▒nda onun cenazesinden d├Ând├╝kten sonraki izlenimlerimi kaydetti─čim, k├╝├ž├╝k bir ka─č─▒t bulabilirsiniz. Bu k├╝├ž├╝k ka─č─▒t par├žas─▒nda ├žizdi─čim imge, sonsuza dek ruhumda kalacak.

Partiye d├Ânme umudum 1924 y─▒l─▒nda MKK’deki a├ž─▒klamadan sonra yeniden uyand─▒. Ricam─▒n Stalin taraf─▒ndan desteklenme vaadi bende bu umudu g├╝├žlendirdi. MKK, sizin de bildi─činiz gibi, benim ricam─▒ geri ├ževirdi. Bu ├╝├ž├╝nc├╝ ve yeni bir a─č─▒r darbe oldu benim i├žin.

MKK’ye dilek├žemin yeniden g├Âr├╝┼č├╝lmesi ve g├Âzden ge├žirilmesi s├╝reci Tataristan’dan Tatar kom├╝nistleri grubunun -yolda┼č, Muhtarov, Enbayev ve Kas─▒m Mansurov-, devrim s─▒ras─▒nda beraber ├žal─▒┼čt─▒─č─▒m─▒z i├žin bana yak─▒n olan yolda┼člar─▒n ├ža─čr─▒lmas─▒, ayr─▒ca Tataristan Cumhuriyeti Narkomzem yerel parti organizat├Âr├╝ Yunus Validov ve Sovnarkom Ba┼čkan Vekili ─░shak Kazakov’un, Ekim g├╝nlerinden ba┼člayarak aram─▒zda ├žal─▒┼čan ya┼čl─▒ devrimcinin partiden ├ž─▒kar─▒lmas─▒ s├╝recine denk d├╝┼čt├╝. Buna ayr─▒ca Tatar ve Rus bas─▒n─▒n─▒n sayfalar─▒nda ve ├že┼čitli bro┼č├╝rlerde bana y├Ânelik kar┼č─▒devrimci olarak a├ž─▒k karalama yap─▒lmas─▒ da ├Ânc├╝l├╝k etti. Davran─▒┼č─▒m─▒n partinin MK’sine ba─čl─▒ D├Ârd├╝nc├╝ Milli Toplant─▒ taraf─▒ndan nesnel olarak kar┼č─▒devrimci olarak nitelendi─čini, ancak bir y─▒l sonra partiden ihra├ž edilmem ├╝zerine ├Â─črenmi┼čtim, o zamana dek neden bana kar┼č─▒ bir kar┼č─▒devrimciymi┼čim gibi davran─▒ld─▒─č─▒n─▒ anlamam─▒┼čt─▒m (yolda┼č Salah At-nagulov’un Ege’deki makalesi [1923, 30 A─čustos, No 63, yolda┼č Halfimcan] ─░brahimov’un bro┼č├╝r├╝ Kara Yank─▒lar, ya da Beyaz. G├Â├žmen Edebiyat─▒ vb.)

Bana uydurulan kar┼č─▒devrimci etiketi beni daha da bo─čdu, ├ž├╝nk├╝ ruhumda kendimi kom├╝nist, Leninist, partili, devrimci say─▒yordum. Varl─▒─č─▒m─▒n her yeriyle (yaz─▒┼čmalar─▒mda, siz, belki de, MK’ye yazd─▒─č─▒m, bir ara bu y├Ânde yazd─▒─č─▒m, ama sonra vazge├žip att─▒─č─▒m mektubu bulmu┼čsunuzdur) bunu protesto ediyordum. Bunu bana y├Ânelik b├╝y├╝k bir haks─▒zl─▒k say─▒yor ve ├žok b├╝y├╝k bir trajedi ya┼č─▒yordum. Daha ├Ânce sizde hapisteyken a─č─▒r bir trajedi ya┼čam─▒┼č oldu─čum i├žin, bu daha da a─č─▒r geliyordu. Sonu├žta sadece devrimci de─čil, ayn─▒ zamanda insand─▒m. Ben, devrimci olarak, o zaman kendi kendime ├Âl├╝m karar─▒m─▒ imzalad─▒m. Bunu kendi a├ž─▒mdan devrimci onurun ve erkekli─čin en b├╝y├╝k eylemi sayd─▒m ve kendim i├žin bunda b├╝y├╝k moral tatmin buldum. San─▒r─▒m, siz o zaman bunu anlad─▒n─▒z. Ama insan olarak da, hayvani bir organizma olarak da, a─č─▒r bir ├Âl├╝m beklentisi ya┼čad─▒m. Bu a─č─▒r duygularla sizde iki hafta bulundum, sonra benim yazg─▒ma karar verildi. Siz kendiniz g├Âr├╝yorsunuz sadece 36 ya┼č─▒nday─▒m, ama art─▒k neredeyse b├╝t├╝n sa├žlar─▒m a─čard─▒. Bu y├╝zden beni kar┼č─▒ devrimci olarak g├Âsterdikleri s─▒rada ya┼čad─▒─č─▒m ve ge├žirdi─čim incinme, k├╝├ž├╝k d├╝┼čme ve hakaret duygular─▒n─▒ anlayacaks─▒n─▒z. ├ľzellikle de bu su├žlama, bir zamanlar Ekim Devrimi’nin ve Sovyet iktidar─▒n─▒n d├╝┼čmanlar─▒na kar┼č─▒ birlikte m├╝cadele etti─čim insanlardan geldi─či zaman.

Beni zaman i├žinde MarksizÔÇÖmin ve LeninizÔÇÖmin s├Âm├╝rge ve milli sorun a├ž─▒s─▒ndan revizyonunu temel alan ba─č─▒ms─▒z bir parti kurma karar─▒na g├Ât├╝ren ┼čey, i┼čte bu psikolojik temel. Ayr─▒ca, o zamanlar s├Âzde “sa─čc─▒” Tatar ve k─▒smen Ba┼čk─▒r kom├╝nistlerin ├ževresinde olu┼čun a┼č─▒r─▒ a─č─▒r bask─▒lar da buna yard─▒mc─▒ oldu.

Bunun sonucu, ├Âncelikle benim taraf─▒mdan haz─▒rlanan Avrupa ve Asya T├╝rk Halklar─▒ÔÇÖn─▒n Baz─▒ Ekonomik ve K├╝lt├╝rel Geli┼čini Sorunlar─▒ ├ťzerine tezleri tamamlamak oldu. Bunlarda s├Âm├╝rge k├Âktencili─činin uluslar─▒n kendi kaderini tayin hakk─▒ ┼čiar─▒yla kom├╝nist ┼čiar─▒n kar┼č─▒tl─▒─č─▒n─▒ ortaya koymak istedim “s├Âm├╝rgelerin metropoller ├╝zerindeki diktat├Ârl├╝─č├╝ arac─▒l─▒─č─▒yla ├Âzg├╝rle┼čmesi”. Metropol halklar─▒n─▒n proletaryan─▒n himayesi alt─▒nda maddi ve k├╝lt├╝rel g├╝├žlerini birle┼čme ve b├╝t├╝nle┼čtirme politikas─▒ olarak kavranan kom├╝nizm, benim ├ž├Âz├╝mlememe ve yeni kavray─▒┼ča g├Âre, Avrupa milliyet├žili─činin ilerici ve yeni bir bi├žimi olarak g├Âr├╝nd├╝ ilk kez. Daha sonra bu tezleri genel olarak s├Âm├╝rge sorununa geli┼čtirmeye ├žal─▒┼čt─▒m, onlar─▒ emperyalizm ├╝zerine Leninist kuram ve bunun Stalinci yorumunun k├Âktenci bir revizyonu temeline yerle┼čtirdim. ├çok a├ž─▒k bir ┼čekilde s├Âyl├╝yorum, ├ž├╝nk├╝ sizin ve tarihin kar┼č─▒s─▒nda, sonu├žta tek bir y├╝ze sahip olmak istiyorum, gizleyecek bir ┼čeyim yok. E─čer Sizin elinize bende yapt─▒─č─▒n─▒z arama s─▒ras─▒nda, kenarlar─▒nda ve ├╝stlerinde benim notlar─▒m─▒ ta┼č─▒yan V. ─░. Lenin’in Emperyalizm- Kapitalizmin En Y├╝ksek A┼čamas─▒ adl─▒ bro┼č├╝r├╝ ge├žtiyse, o zaman benim emperyalizm kavray─▒┼č─▒m─▒n harika bir ├Ârne─čini elde etmi┼čsiniz demektir. Benim emperyalizm kuram─▒ma g├Âre, emperyalizmin kapitalizmin i├žinde genel olarak var oldu─ču, onun geli┼čiminin bir a┼čamas─▒ndan ba─č─▒ms─▒z oldu─ču ortaya ├ž─▒kt─▒; bana g├Âre, bu a├ž─▒dan ─░lyi├ž’de her┼čey a├ž─▒k de─čil. Bu y├╝zden benim saptamalar─▒mdan kuramda ve pratikte sosyalist ya da kom├╝nist bir emperyalizmin olas─▒ oldu─ču ├ž─▒k─▒yor, ├ž├╝nk├╝ geli┼či┬şminin bu a┼čamas─▒nda uluslararas─▒ sermaye (devrimden sonra sosyalizme d├Ân├╝┼čmesi gerekir) bir ba┼čka s├Âm├╝rge ekonomisi sistemini temsil eder.

Burada sizden benim kavray─▒┼č─▒m─▒ basmakal─▒p ve ├ž├╝r├╝m├╝┼č yergisiyle Kautski’nin kavray─▒┼č─▒yla ve emperyalist burjuvazinin “Sovyetler’in k─▒z─▒l emperyalizmi” ┼čeklindeki korkun├ž yalan─▒yla kar─▒┼čt─▒rmaman─▒z─▒ rica ediyorum. Benim tezlerimden, benim d├╝nya burjuvazisinin de, Men┼čevikli─čin de kesin bir d├╝┼čman─▒ oldu─čumu g├Âr├╝yorsunuz.

Benim tezlerimin projesini ilk kez Yunus Validov’a okumu┼čtum. Baz─▒ d├╝zeltmeler i├žin ─▒srar etti, ├Âzellikle de ├že┼čitli s├Âm├╝rge ├╝lkelerin milli-├Âzg├╝rl├╝k├ž├╝ hareketlerinin i├žeri─činin tan─▒mlanmas─▒ konusunda (bunlar aras─▒nda Sovyet Rusya’n─▒n T├╝rk-Tatar halklar─▒ vard─▒) ve kendimizi Kom├╝nist Enternasyonal’e kar┼č─▒ konumland─▒rd─▒─č─▒m─▒z “metropoller ├╝zerinde s├Âm├╝rge diktat├Ârl├╝─č├╝” temel ┼čiar─▒n─▒n do─črulu─ču konusunda ku┼čkular─▒n─▒ belirtti. Vadimov o zaman benim dairemde kal─▒yordu. Art─▒k partiden ihra├ž edilmi┼čti. C├╝r├╝m su├žlamas─▒yla yarg─▒ tehlikesi alt─▒nda ya┼č─▒yordu. ─░kimizin de bir ├žok ihtiyac─▒ vard─▒. Yine de, gelece─čin “S├Âm├╝rge Halklar Enternasyonali” program─▒n─▒n tart─▒┼čmas─▒ ├žok yo─čun ge├žti. Temel varsay─▒mlar─▒n─▒ ele ald─▒k, ama ka─č─▒da d├Âkmedik. Taktik ve strateji belirlendi. Gelece─čin “S├Âm├╝rgeler Enternasyonali” partimizin sosyal temelini i┼č├žiler, k├Âyl├╝ler ve k├╝├ž├╝k burjuvazi olarak belirledik. Taktik olarak ayr─▒ca milli ticaret burjuvazisinin ilerici kesimini (sanayi burjuvazisi) kullanmay─▒ savunduk. Validov’un mahkemesinin sona ermesinden sonra, e─čer partide kalmazsa, yurtd─▒┼č─▒na ka├žmas─▒na ve s├Âm├╝rgelerin devrimci yeralt─▒ ve yar─▒ yasal ├Ârg├╝tleriyle, Do─ču ├╝lkelerinden birinde S├Âm├╝rge Enternasyonali B├╝rosu kurmak ├╝zere g├Âr├╝┼čmeler yapmaya ba┼člamas─▒na karar verildi. ─░lk a┼čamada Validov, Sun Yatsen’le ili┼čki kuracakt─▒, ard─▒ndan Hindistan’a ge├žecekti. Ben SSCB’de kalacak ve burada pek b├╝y├╝k olmayan, ama sa─člam bir h├╝cre olu┼čturduktan sonra yurtd─▒┼č─▒na ge├žecek ve IV. Enternasyonal ile ve Avrupa’n─▒n anar┼čist ├Ârg├╝tleriyle ili┼čki kuracakt─▒m. Validov’un mahkemede yarg─▒lanmas─▒ndan ├Ânce karar─▒m─▒z b├Âyleydi. Validov mahkemede, bence, devrimci bi├žimde davrand─▒. Siz bunu biliyorsunuz. Mahkeme, bilindi─či gibi, onun hayr─▒na sonu├žlanmad─▒… Yine de, karar─▒m─▒z─▒ uygulamay─▒ o zaman erteledik. Bir kez daha sorun ├╝zerinde temelli bir ┼čekilde d├╝┼č├╝nd├╝k ve mahkemenin karar─▒n─▒n MKK kar┼č─▒s─▒nda g├Âr├╝┼č├╝lmesini beklemeye karar verdik, olumsuz bir karar durumunda MKK karar─▒n─▒ ├Ânce parti kongresine, sonra Komintern’e ta┼č─▒yacakt─▒. Validov’un karar─▒ bu anlamda kat─▒yd─▒. Hakl─▒l─▒─č─▒na inan─▒yordu. Onu destekledim. Validov’un mahkeme karar─▒ sorununun ├ž├Âz├╝m├╝ne dek SSCBÔÇÖde kalmaya karar verdik, sizin bizi izleyip izlemeyece─činizden ve yurtd─▒┼č─▒na ├ž─▒kma f─▒rsat─▒ verip vermeyece─činizden ba─č─▒ms─▒z olarak, yani sizden tamam─▒yla ayr─▒ olarak (bunu b├Âyle anlamak gerekir) onun partide kalmas─▒ sorununun ├ž├Âz├╝m yoluna ba─čl─▒ olarak. Fakat Validov’un a─č─▒r hastal─▒─č─▒ ve ard─▒ndan ├Âl├╝m├╝ bu sorunu g├╝ndemden kald─▒rd─▒.

Validov’u kaybetmek benim i├žin a─č─▒r bir darbe oldu. O, en sad─▒k dostlar─▒mdan ve destek├žilerimden biriydi. H─▒ristiyan bir k├Âyl├╝n├╝n o─čluydu, ger├žek bir asi ve “k├Âle devrimci”di.

Mahkemedeki konu┼čmas─▒n─▒n stenogram─▒n─▒ saklad─▒m. Belki sizin elinize ge├žmi┼čtir. Orada ├╝lkede sa─č tehlikenin b├╝y├╝mesinden ve onunla m├╝ca┬şdele etmenin gereklili─činden bahsediyordu. Validov ├Âlmeden ├Ânce benden konu┼čmas─▒n─▒ ├žo─čaltmam─▒ ve halk aras─▒nda da─č─▒tmam─▒ istedi. Bu yolla kendini ├Âl├╝mden sonra rehabilite etmek istiyordu. Fakat ben, bunu yapmad─▒m ve konu┼čmas─▒n─▒ sadece tarihsel bir malzeme olarak korudum, ├ž├╝nk├╝ PartiÔÇÖyle ├žat─▒┼čmam─▒z─▒ soka─ča ta┼č─▒mak istemedim.

Validov’un ├Âl├╝m├╝nden sonra tezleri haz─▒rlama ├žal─▒┼čmas─▒n─▒ b─▒rakt─▒m. Bana haraketimizin tasarlad─▒─č─▒ yol yanl─▒┼čm─▒┼č gibi geldi. Birincisi tasarlad─▒┬ş─č─▒m─▒z program, bizim haz─▒rlad─▒─č─▒m─▒z ├Ârg├╝tlenmenin sosyal ki┼čili─či a├ž─▒s─▒ndan, ikincisi kom├╝nizme hem sistem olarak, hem de ilke olarak yakla┼č─▒m─▒m─▒z─▒n tan─▒m─▒ a├ž─▒s─▒ndan, a├ž─▒k ve kesin de─čildi. Metropollerin hegemonyas─▒ndan kurtulan s├Âm├╝rgelere ne vaat etmemiz gerekti─či de a├ž─▒k de─čildi: kom├╝nizm mi kapitalizm mi, yoksa ├╝├ž├╝nc├╝, “burjuva olmayan” bir ┼čey mi ve e─čer onu s├Âm├╝rgeler i├žin de kabul edeceksek, ortak sistemler olarak kom├╝nizmlerin ├Ârg├╝tl├╝ zaferini nas─▒l sa─člamal─▒yd─▒k. Ayr─▒ca kom├╝nizm a├ž─▒s─▒ndan milli-├Âzg├╝rl├╝k├ž├╝ hareketin g├Ârece geli┼čme a┼čamas─▒ sorunu da a├ž─▒k de─čildi: kom├╝nizm milli ├Âzg├╝rl├╝─č├╝n elde edilmesinden sonra m─▒ sa─članacakt─▒ yoksa milli-├Âzg├╝rl├╝k├ž├╝ hareketin geli┼čmesine ko┼čut mu olacakt─▒. Ve ben bir ├žok kez ve uzun uzun bu sorunlar ├╝zerine d├╝┼č├╝nd├╝m. Dahas─▒, beni g├╝├žs├╝z d├╝┼č├╝ren t├╝berk├╝loz hastal─▒─č─▒na yakaland─▒m ve K─▒r─▒m’a gitmem gerekti.

Daha sonra, K─▒r─▒m’dan 1925 k─▒┼č─▒nda d├Ând├╝kten sonra, tezlerimden bir k─▒sm─▒n─▒ Tataristan Cumhuriyeti’nden yolda┼č Budayli’ye okudum. Ayr─▒ca yolda┼č Muhtarov ve Enbayev’e de okudum, daha sonra, san─▒r─▒m 1926 y─▒l─▒nda, onlar─▒ yolda┼č Deren-Ayerli’ye g├Âsterdim. Tezleri okur ya da g├Âsterirken, yolda┼člar─▒, bunlar─▒n Avrupa ve Asya’n─▒n T├╝rk b├Âlgelerindeki devrimci hareketlerin geli┼čimi ├╝zerine g├Âr├╝┼člerimin sadece bir tasla─č─▒n─▒ temsil etti─či konusunda uyard─▒m. D├╝nya ekonomi ve politika sistemi i├žinde T├╝rk d├╝nyas─▒ ├ž├Âz├╝mlemesiyle temelde (baz─▒ d├╝zeltmelerle) uzla┼čan yolda┼člar, tezlerin s├Âm├╝rge kom├╝nistleriyle Avrupa kom├╝nistlerinin kar-┼č─▒tla┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒ ve “metropoller ├╝zerinde s├Âm├╝rge diktat├Ârl├╝─č├╝” ┼čiar─▒n─▒n y├╝kseltildi─či ilk k─▒sm─▒n─▒ ┼čiddetle ele┼čtirdiler.

Tezleri ba┼čkas─▒na g├Âstermedim. G├Ârd├╝─č├╝n├╝z gibi, tezler tamamlanmad─▒, ama ├že┼čitli yapraklar aras─▒nda tezlerin geri kalan k─▒sm─▒n─▒n karalamalar─▒ var, sadece tamamlanm─▒┼č ve haz─▒r fikirler halinde de─čiller, “olas─▒ savlar” halindeler. Onlar─▒n ├ž├Âz├╝mlemesi s├╝reci kar┼č─▒ tezlerini de do─čurabilirdi.

Onlar─▒ tamamlamay─▒ ba┼čaramad─▒m. Hem vaktim olmad─▒, hem de elimin alt─▒nda bir “Engels” yoktu. Bu birincisi. ─░kincisi, h├ól├ó partiye al─▒nma umudumu kaybetmemi┼čtim. Nedense bana ├Âyle geliyordu ki, parti MK sonu├žta benim sorunumu yine de ele alacak. Bu umut ├Âzellikle, sizin, s├Âm├╝rge hareketlerinin milli-├Âzg├╝rl├╝k├ž├╝ hareketlerine etkin kat─▒lma y├Ân├╝ne do─čru bir d├Ân├╝┼č├╝, somut olarak ├çin Devrimi’ni kastederek, “devrimin yolunun de─či┼čmesi”nden bahsetti─činiz d├Ânemde g├╝├žlendi. Bunun sonucu benim 1925 y─▒l─▒ sonunda ya da 1926 y─▒l─▒ ba┼č─▒nda yolda┼č Stalin’e yazd─▒─č─▒m, partiye tekrar al─▒nma sorununu ortaya at─▒p atamayaca─č─▒m ve bunu hangi ko┼čullarda yapabilece─čimi sordu─čum ikinci mektubum oldu. Dahas─▒, daha da ge├ž bir vakitte, ├çin Devrimi’nin ve Hindistan’da ve di─čer s├Âm├╝rge ├╝lkelerdeki, ayr─▒ca SSCB’nin kendisindeki milli-├Âzg├╝rl├╝k├ž├╝ hareketin geli┼čimi deneyiminin etkisiyle, kar┼č─▒ma zaman i├žinde b├╝t├╝n a─č─▒rl─▒─č─▒yla ger├žekte temel noktada yan─▒lm─▒┼č olup olmad─▒─č─▒m sorusu ├ž─▒kt─▒, ├Âzellikle de ┼ču noktada: S├Âm├╝rge sorununun ├ž├Âz├╝m├╝ne y├Ânelik uygulan─▒┼č─▒nda LeninizmÔÇÖin kuram ve prati─činin devrimci anlam─▒n─▒ belirlemede; ve buradan, RKP(B) ve Komintern’in devrimci rol├╝n├╝ belirlemede, yani basit bir ┼čekilde s├Âylersek, a├ž─▒k bir kap─▒y─▒ m─▒ zorluyordum.

S├Âm├╝rge ├╝lkelerde Komintern’e kar┼č─▒ ikinci bir parti kurma giri┼čimi a├ž─▒s─▒ndan s├Âylediklerim, e─čer bir ┼čeyi daha a├ž─▒kl─▒─ča kavu┼čturmazsam, tam olmayacak, yani o s─▒rada sizin Bat─▒daki ve Do─čudaki ve ├╝lke i├žlerindeki hareketlerinize dair de─čerlendirmemizden, ├ž├╝nk├╝┬á sadece ├Âznel┬á momentler temelinde ikinci bir parti d├╝┼č├╝ncesi do─čamaz.

Bizim de─čerlendirmemiz ┼ču sonuca vard─▒ (san─▒yorum, siz, devrimciler olarak, Bol┼čevikler olarak, beni sakin bir ┼čekilde dinlersiniz):

  • Siz, bizim o zaman varsayd─▒─č─▒m─▒z gibi Bat─▒n─▒n emperyalist burjuvazisi kar┼č─▒s─▒nda yeterince a├ž─▒k ve kesin olmayan devrimci bir politika ├╝rettiniz. Sizi Helsinki Konferans─▒’na davet ettikleri d├Ânemde Hindistan’daki ve genel olarak Do─čudaki devrimci propagandadan vazge├žmenizi b├Âyle de─čerlendirdik. Sizin Milletler Cemiyeti’yle ayak oyununuzu da b├Âyle de─čer Sizin bunu d├╝nya burjuvazisine ve onun ├že┼čitli milli ve sosyal gruplar─▒na y├Ânelik “zorunluluklar” denen ┼čeyler nedeniyle ge├žici bir mecburi oyalama olarak d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝n├╝z├╝ anlad─▒k. Buna ra─čmen biz, sizin. Bat─▒n─▒n ├že┼čitli emperyalist┬á egemenleriyle yapt─▒─č─▒n─▒z┬á g├Âr├╝┼čmelerin┬á o zaman s├Âm├╝rgelerin milli-├Âzg├╝rl├╝k├ž├╝ hareketleri a├ž─▒s─▒ndan k├Ât├╝ bir nitelik kazand─▒─č─▒ s─▒rada bundan ka├ž─▒nabilece─činizi san─▒yorduk. Bu durumda Pravda’n─▒n bir say─▒s─▒nda, san─▒r─▒m 1924-25 y─▒l─▒ K─▒┼č ya da 1925 Bahar say─▒s─▒nda yer alan bir ba┼čyaz─▒ geliyor akl─▒ma; ├çin Devrimi’nin canland─▒─č─▒ ve sizin ─░ngiltere’yle ili┼čkilerinizin keskinle┼čti─či bir d├Ânemdi (san─▒r─▒m, Do─ču-├çin demiryolu ├žat─▒┼čmas─▒n─▒n ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ d├Ânem ya da az sonras─▒yd─▒). Bu makalede kesinlikle a├ž─▒k bir ┼čekilde sorun ┼ču parlak bi├žimde ortaya konmu┼čtu: “Bak, ─░ngiliz emperyalizmi, en iyisi bizimle i┼č ili┼čkisine gir ve bize kar┼č─▒ s├╝ng├╝n├╝ indir, yoksa k├Ât├╝ olacak, i┼čte ├çin’de devrim ate┼či yanmaya ba┼člad─▒.” Burada bir hata olabilir, belki burada ├žarp─▒tma olmu┼čtur ve ba┼čka herhangi bir d├╝┼č├╝nce aktar─▒lm─▒┼čt─▒r, bunun sizin i┼činiz olup olmad─▒─č─▒n─▒ da bilmiyorum -ama ger├žek, b├Âyle bir makalenin vaktinde ger├žekten yay─▒nlanm─▒┼č ve okunmu┼č oldu─čuna, b├╝t├╝n d├╝nyan─▒n inanmas─▒ gerekti─čidir.
  • Sizin Amsterdam Enternasyonali’nin ├že┼čitli gruplar─▒yla, ├Âzellikle de sendikalizmle [tradenionism] “tepeden” oynayarak yanl─▒┼č yapt─▒─č─▒n─▒za inan─▒yoruz. Sendikalizmi i┼č├ži hareketinin en gerici ve tutucu bi├žimi sayard─▒k, onun liderlerini -MacDonald vb. – s├Âm├╝rgeler a├ž─▒s─▒ndan t─▒pk─▒ Boldina ve Chamberlain gibi sa─č─▒r emperyalistler sayard─▒k. B├Âyle d├╝┼č├╝nmemizin nedeni, sizin sendikalistlerle g├Âr├╝┼čmenizin s├Âm├╝rgelerdeki milli-devrimci hareketlerin geli┼čmesine de─čil, engellenmesine yard─▒mc─▒ olacak olmas─▒d─▒r.

Sizin SSCB i├žinde k├Âyl├╝ sorununda belirledi─činiz ├žizginin, milli b├Âlgelerin ├ž─▒karlar─▒yla uyu┼čmad─▒─č─▒na inan─▒yoruz, ├ž├╝nk├╝ siz ayn─▒ zamanda “k├Ây ekonomisinin” desteklenme ihtiyac─▒na bu s├╝re├žte destek verdiniz. Bunun bir yandan ├╝retim ara├žlar─▒n─▒n, tar─▒m makinelerinin ve vb. tar─▒m ekonomisinin temel bazlar─▒n─▒n Ukrayna, Kuzey Kafkas, Sibirya ve Orta Volga ├ževresine aktar─▒lmas─▒na ve bu a├ž─▒dan Kazakistan, Ba┼čk─▒rya, Tataristan, ├çuva┼čistan vb. gibi hayvanc─▒l─▒l─▒kla u─čra┼čan ve yar─▒ tar─▒msal b├Âlgelerin bo┼čalmas─▒na yol a├žaca─č─▒n─▒; di─čer yandan da ├že┼čitli milli b├Âlgelerin Rus yerle┼čimciler taraf─▒ndan tar─▒msal s├Âm├╝rgele┼čtirilmesinin yolunu a├žaca─č─▒┬şna, ayn─▒ zamanda oralarda zaten var olan (daha ├žok Rus) kulak ekonomisini g├╝├žlendirece─čine inan─▒yoruz. Bize ├Âyle geliyor ki, genel olarak k├Âyl├╝ sorunundaki sizin bu politikan─▒z son a┼čamada B├╝┼č├╝k Rus ┼×ovenizminin, ├Âzellikle milli b├Âlgelerde [natsrayon] b├╝y├╝mesine, ┼čekillenmesine ve g├╝├žlenmesine, temelde bu milliyet├žili─čin ekonomik temelinin g├╝├žlenmesine yol a├žacak. SSCB Merkezi ├çornozemni (Rusya’n─▒n i├ž b├Âlgeleri.- ├žn.) b├Âlgesi a├ž─▒s─▒ndan

3) Sizin g├╝tt├╝─č├╝n├╝z politikay─▒ ├Âzellikle anlam─▒yoruz). Bize ├Âyle geliyor ki, SSCB’nin herhangi bir yerinin ekonomik, k├╝lt├╝rel ve her t├╝rl├╝ yoksullu─čundan bahsedilebilir, ama hi├žbir ko┼čulda Merkezi ├çornozemni ku┼ča─č─▒n─▒n ve genel olarak SSCB’nin Rus b├Âlgelerinin “yoksulla┼čmas─▒ndan” bahsedilemez. Her ┼čeyden ├Ânce, en ├Âncelikle ve erkenden milli b├Âlgelerin yoksulla┼čmas─▒ndan bahsetmek gerekir: Birincisi, devrimden ├Ânce Rus burjuvazisi taraf─▒ndan a─č─▒r bi├žimde soyulmu┼č ve ya─čmalanm─▒┼č yerler olarak; ikincisi, i├ž sava┼č─▒n en a─č─▒r ┼čekilde ya┼čand─▒─č─▒ b├Âlgeler olarak; ve ├╝├ž├╝nc├╝s├╝, 1920-21 y─▒llar─▒n─▒n salg─▒n ve a├žl─▒klar─▒n─▒n yok edici etkisine ├žaresizce maruz kalm─▒┼č olan b├Âlgeler olarak. (Merkezi ├çornozemni ku┼čaklar a├ž─▒s─▒ndan politikan─▒z─▒ bu y├╝zden Rus milliyet├žili─činin bir ifadesi olarak g├Ârd├╝k).

4) Sizin B├╝y├╝k Rus ┼×ovenizminizin ekonomik temelinin, “halk ekonomisinin ├Âzel m├╝lkiyet├ži sekt├Âr├╝” denen ┼čeyin g├╝├žlenmesinin bir sonucu olarak geli┼čmesi kar┼č─▒s─▒nda, sizin taraf─▒n─▒zdan kaleme al─▒nm─▒┼č olan Kom├╝nist Parti Milli Sorun Program─▒’n─▒ ├žarp─▒tt─▒─č─▒n─▒za inan─▒yoruz. Milli politikan─▒n ├žarp─▒t─▒lmas─▒n─▒ ┼ču a┼ča─č─▒daki noktalarda g├Âr├╝yoruz:

  1. Tataristan, Ba┼čk─▒rya, Kazakistan ve baz─▒ ba┼čka kalabal─▒k b├Âlgeler
    a├ž─▒s─▒ndan, Onuncu ve On ─░kinci Parti Kongreleri’nin milli b├Âlgelerde
    sanayinin geli┼čtirilmesi ve oralarda milli proletarya kadrolar─▒n─▒n yarat─▒lmas─▒ kararlar─▒n─▒n y├╝r├╝t├╝lmemesi;
  2. Bu b├Âlgelerdeki partili, Sovyet ve profesyonel ├Ârg├╝tlerin yerelle┼čtirme [korenizatsi] temposunun zay─▒fl─▒─č─▒ ve yerli emek├ži n├╝fusun partiye zay─▒f kat─▒l─▒m─▒;
  3. B├╝t├že tahsislerinin halk ekonomisinin ├že┼čitli dallar─▒na, halk e─čitimi
    ve sa─čl─▒─č─▒na g├Âre, milli b├Âlgelerin b├╝y├╝k k─▒sm─▒ a├ž─▒s─▒ndan e┼čitsiz da─č─▒t─▒lmas─▒. Bize ├Âyle geliyor ki, bu b├Âlgelerin devlet fonlar─▒ndan ald─▒─č─▒ pay,
    ekonomi ve k├╝lt├╝rlerinin canlanmas─▒ ve yeniden yap─▒lanmas─▒na y├Ânelik
    b├╝y├╝k gereksinimler a├ž─▒s─▒ndan devlet gelirindeki katk─▒ paylar─▒ndan ├žok
    geri kalmaktad─▒r;
  4. Milli b├Âlgelerde milliyet├žilikle tek y├Ânl├╝ m├╝cadele edilmesi, bu da
    milli e─čilimlerle m├╝cadelenin sadece tek y├Ânl├╝ olmas─▒, n├╝fusun yerli kesimine y├Ânelik olmas─▒, Rus n├╝fus a├ž─▒s─▒ndan y├╝r├╝t├╝lmemesi ya da ├žok zay─▒f
    bir ┼čekilde y├╝r├╝t├╝lmesinde ifadesini bulmaktad─▒r. Neden sadece yerli kom├╝nistlerin genci olarak milliyet├žilikle su├žlan─▒p partiden at─▒ld─▒─č─▒, mahkemeye verildi─či ya da cezaland─▒r─▒ld─▒─č─▒n─▒ anla┼č─▒lmaz ve tuhaf buluyoruz;
    devrim sonras─▒nda milliyet├žilik ya da B├╝y├╝k Devlet ┼×ovenizmi su├žlamas─▒yla partiden ihra├ž edilmi┼č ya da mahkemeye verilmi┼č tek bir Rus, tek
    bir “Avrupal─▒” kom├╝nist yok. En az─▒ndan, bunu biz g├Ârmedik. Bu y├Ânde┬ş
    ki hayretimizi, On ─░kinci Parti Kongresi’nde Rusya’da devrimin geli┼čimimin ┼ču a┼čamas─▒nda, milli sorun konu┼čunda temel hedeflerden biri olan
    B├╝y├╝k Devlet ┼×ovenizmiÔÇÖyle m├╝cadelenin ┼čart oldu─ču kabul edilmi┼č ve
    vurgulanm─▒┼č oldu─ču i├žin, daha da hakl─▒ buluyoruz;
  5. Merkezi kurumlardaki ve milli b├Âlgelerle ilgili yerlerdeki ekiplerde
    partiden olmayan Rus memurlar─▒n zararl─▒ ├žal─▒┼čmalar─▒yla m├╝cadelenin zay─▒fl─▒─č─▒. Milli k├╝lt├╝r sorunlar─▒ ├╝zerine ├žal─▒┼čan kurum ve organlar─▒n saptanmas─▒ s─▒ras─▒nda profes├Ârler aras─▒ndan se├žilen g├Ârevlilerin se├žimindeki
    ├Âzensizli─če de, bu ki┼čilerin devrim ├Âncesinde milletler aras─▒nda ├çarl─▒─č─▒n
    politik ajanlar─▒ rol├╝n├╝ oynam─▒┼č olan ki┼čiler olmas─▒na da de─činece─čiz
    (Bak├╝’deki 1. T├╝rkoloji Kongresi’nin toplant─▒s─▒nda ├ľrg├╝tlenme B├╝rosu’nun b├╝nyesine kat─▒lan, Kazan’daki eski ├çar sans├╝rc├╝s├╝ “profes├Âr”
    A┼čmarin, Orta Asya’daki misyoner Ostroumov vb.). Bu etkenler kategori┬ş
    sine OGPU organlar─▒n─▒n milli b├Âlgelerde ├žarl─▒─č─▒n ceza organlar─▒n─▒n eski
    g├Ârevlilerinin, milli b├Âlgelerde yerli kom├╝nistlerin m├╝fetti┼či olarak i┼če
    kat─▒lmas─▒ konusundaki ├Âzensizli─čini de ekleyebiliriz (somut olarak-eski
    Petrograd b├Âlge yarg─▒c─▒ yard─▒mc─▒s─▒ Melnikov’un Tataristan OGPlfsu
    taraf─▒ndan Yunus Validov’un meselesinde m├╝fetti┼člerden biri olarak atanmas─▒ bunu merhum Validov’un s├Âzlerine dayanarak s├Âyl├╝yorum);
  6. f) Milli b├Âlgelerdeki parti ├Ârg├╝tlerinin yerli k─▒sm─▒n─▒n devrime yabanc─▒ ├Â─čelerle-mollalar─▒n, milli burjuvazinin ve soylular─▒n ├žocuklar─▒yla- kendi s─▒n─▒fsal ├Âzlerini “solcu” deyi┼čler ve devrime ve partiye adanm─▒┼čl─▒klar─▒ y├Ân├╝nde ikiy├╝zl├╝ a├ž─▒klamalarla kar─▒┼čt─▒rarak, gizli gizli Ekim g├╝nlerinde ve sonra evlerine, camilerine ve m├╝lklerine sald─▒rm─▒┼č olan kom├╝nistlerle hesapla┼čan Murzakov’larla doldurulmas─▒. Bunlar aras─▒nda Siz, belki i├ž sava┼č g├╝nlerinde, ─░lyi├ž’in kendisinden ┼čahsen emir alm─▒┼č olan milli kom├╝nistlerin kur┼čunlanmas─▒na kat─▒lm─▒┼č olanlarla da kar┼č─▒la┼čabilirsiniz (Tatar kom├╝nisti Mollanur Vahidov’un idam edilmesini, Kazan’─▒n ├çekoslovaklar taraf─▒ndan 1918 y─▒l─▒nda i┼čgalinin ard─▒ndan Tatar burjuvazisinin yapt─▒─č─▒ idam─▒ kastediyorum). S├Âzgelimi, Tatar Men┼čeviki Sayfulmulyukov’un, Ekim’in ilk g├╝nlerinde, Sovyet iktidar─▒ i├žin en a─č─▒r g├╝nlerde Kazan’da etkin bir ┼čekilde bizimle m├╝cadele etmi┼č, 1925 y─▒l─▒nda partinin Tataristan B├Âlge Komitesi’nin organ─▒ olan, Benzen Y─▒─▒l gazetesinde “eski Bol┼čevikler” ve “Tatar proletaryas─▒n─▒n liderleri” aras─▒nda g├Âr├╝nm├╝┼č olan bu ki┼činin hilesi ancak b├Âyle a├ž─▒klanabilir.

─░┼čte bu etkenler temelinde o zaman RKP(B) ve Komintern’in devrim┬şcilik derecesinin hesab─▒na ili┼čkin ├ž─▒kar─▒mlarda bulunmu┼čtuk. Ba┼čl─▒ca ├ž─▒kar─▒m─▒m─▒z, Bat─▒daki ba┼čar─▒s─▒zl─▒─č─▒n etkisizle sizde, s├Âm├╝rge sorununa ili┼čkin olarak II. Enternasyonal’den sizin taraf─▒n─▒zdan miras al─▒nan Men┼čevik ├Ânyarg─▒lar─▒n birtak─▒m gerilemelere yol a├žt─▒─č─▒ oldu. Bu ├ž─▒kar─▒m─▒m─▒za dayanarak, Komintern ve RKP(B)’de devrimci ├Ârg├╝tlenme yetersizli─či saptad─▒k ve ├Ârg├╝tlenmelerinin Men┼čevizmden ger├žek ve k├Âktenci Bol┼čevizm’e bir ge├žit oldu─čunu kabul ettik.

Burada benim “ars─▒z oldu─čumu” ya da “muhalefet sa├žmalar─▒n─▒ yineledi─čimi” belirtebilirsiniz. Her iki ko┼čulda da siz yan─▒l─▒yorsunuz ve haks─▒z ├ž─▒kacaks─▒n─▒z. Bir “ars─▒zl─▒─č─▒m” yok, size ger├že─či nas─▒lsa ├Âyle sunmay─▒ arzuluyorum ├žarp─▒tmadan, sizde nas─▒l bir izlenim bir ├ž─▒kar─▒mlar─▒ a├ž─▒s─▒ndan Rus ve uluslararas─▒ devrimin ├ža─čda┼č konumunun bir tekrar─▒ olmuyor mu diye.

Sultan Galiyev. As─▒l: (─░mza)

Ar┼čiv KGBRT. – F. 4. op. 1. D. 401.. C. 2. L 20-25.

Sultan Galiyev, B├╝t├╝n Eserleri (Yay─▒na Haz─▒rlayan:├ľzg├╝r Erdem), ─░leri Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul 2006, s.677-688.

 

EK-11

Ma─čcan CumabayÔÇÖ─▒n Anadolu T├╝rkleri i├žin yazd─▒─č─▒ ┼čiiri:

  1. D├╝nya HarbiÔÇÖnde, Osmanl─▒ T├╝rkiyesiÔÇÖnin harbi kaybetmesi ve T├╝rk milletinin bir ├Âl├╝m kal─▒m sava┼č─▒na girmek mecburiyetinde kal─▒┼č─▒, esarette ya┼čayan pek ├žok T├╝rk ve m├╝sl├╝man topluluklar─▒ derin bir ├╝z├╝nt├╝ye sevk etmi┼čtir. Kendilerini Rus esaretinden kurtarmaya gelece─čini ├╝mid ettikleri Osmanl─▒ T├╝rk’├╝n├╝n peri┼čan h├óle d├╝┼čmesi, T├╝rkistan T├╝rkleriÔÇÖnden Kazaklar─▒n mill├« ┼čairi Magcan Cumabay’─▒n hassas kalbini son derece yaralam─▒┼čt─▒r. 1918 ve 1919 senelerinde bir taraftan T├╝rkistan T├╝rkleriÔÇÖnin, di─čer taraftan Anadolu T├╝rkleriÔÇÖnin i├žinde bulunduklar─▒ ├╝z├╝c├╝ durumu tasvir eden ve “Uzaktaki karda┼č─▒ma” ad─▒n─▒ verdi─či ┼čiirinde Magcan Cumabay ┼č├Âyle demektedir:

“Uzaklarda bu kadar azab ├žekmekte olan karda┼č─▒m.
Solmu┼č bey├že├žek (l├óle) haline d├╝┼čm├╝┼č olan karda┼č─▒m.
Her taraftan kendisini muhasara eden kal─▒n d├╝┼čman─▒n ortas─▒nda
G├Âz ya┼člar─▒n─▒ g├Âl gibi d├Âkmekte olan karda┼č─▒m.
B├╝t├╝n tarihi hayat─▒nca yabanc─▒lardan cefa ├žekmi┼č olan karda┼č─▒m.
K─▒yafetiyle de menfur (t├╝gsigen) gevirler,
Ta┼č y├╝rekli habis ruhlar,
Diri diri derilerini y├╝zmekle me┼čguld├╝r.
Alt─▒n Altay bizi d├╝nyaya getiren m├╝┼čterek anam─▒z de─čil miydi?
Bu da─člar─▒n yama├žlar─▒nda ele avuca girmez taylar gibi serbest├že oynay─▒p y├╝r├╝m├╝┼č de─čil miydik?
Biz orada beraber olal─▒ “alt─▒n saka (a┼č─▒k)” ile at─▒┼čarak (bu eski T├╝rk oyununu) oynamam─▒┼čm─▒yd─▒k?)
Biz ayn─▒ d├Â┼ček ├╝zerinde yatarken birbirimizle oynay─▒p tepi┼čmi┼č de─čil miydik?
Altay gibi anam─▒z─▒n ak s├╝t├╝n├╝ beraber emerek, onun tad─▒n─▒ birlikte tatm─▒┼č de─čil miydik?
O zaman serin da─č p─▒narlar─▒ ┼čar─▒lday─▒p kayalar aras─▒nda bizim i├žin akm─▒yor muydu?
U├žan ku┼člar gibi s├╝r’atli, kopan f─▒rt─▒nalar gibi delice ko┼čan atlar bizim i├žin haz─▒r duran birer binek de─čil miydiler?
Son Altay ├ža─č─▒n─▒n alt─▒n g├╝nlerinde nazl─▒ terbiye g├Ârerek pars gibi bir er yeti┼čtin,
Ve beni b─▒rakarak Ak ve Karadeniz ├Âtesine gidip kald─▒n, Ben de ku┼č yavrusu gibi daha kanatlar─▒m ├ž─▒kmadan,
Ve u├žma─ča g├╝c├╝m yetmeden ├ž─▒rp─▒nd─▒m durdum, Yol istikametini g├Âsterecek bir ki┼či de ortada yoktu. Bu halde kahpe d├╝┼čman beni yerimden atmadan b─▒rak─▒r m─▒yd─▒? Onun kur┼čunu gen├ž ba─čr─▒ma sapland─▒ Taze masum kan─▒m su gibi akt─▒ Ben kan─▒ksay─▒p kuvvetim gidip bay─▒ld─▒m. O beni karanl─▒k hapishaneye ald─▒ kapad─▒.
Ben burada o zaman (seninle AltayÔÇÖda beraber buludu─čumuz zaman) g├╝nd├╝zleri gezdi─čimiz k─▒rlar─▒ ve ovalar─▒ da, geceleri g├Ârd├╝─č├╝m├╝z nurlu ay─▒ da g├Âremiyorum.
Bizi terbiye eden, ipek kunda─ča sararak b├╝y├╝ten alt─▒n anam─▒z Altay─▒ da art─▒k g├Âremiyorum.
Ey p├«rim! Ne oldu? Yoksa biz (y├óni biz Orta ve ├ľnasyadaki T├╝rkler) milletimizin kal─▒n k├╝tlesinden mi, yolbar─▒┼č gibi olan T├╝rk├╝n ya─č─▒p duran oklardan d├Ânmeyen y├╝re─činden mi ayr─▒ld─▒k?
Hakikaten biz harblerden b─▒km─▒┼č korkak kul haline mi geldik?
D├╝nyay─▒ alt ├╝st ederek erki i├žin hamleler yapan T├╝rk
Hakikatten hastaland─▒ ve kuvvetten d├╝┼čt├╝ m├╝?
Acaba onun y├╝re─čindeki ate┼či s├Ând├╝,
Damarlar─▒ndan kayn─▒yan ata kan─▒ kurudu mu?
Karda┼č─▒m! Sen o yanda, ben de bu yanda
Kayg─▒dan kan yutuyoruz.

Kul olarak ya┼čamak bizim ┼čerefimize, haysiyetimize yak─▒┼č─▒r m─▒? Gel gidelim Altaya, atam─▒zdan miras kalan alt─▒n tahta gidelim!”

Fakat, Anadolu T├╝rkleri, sinesinden ├ž─▒kard─▒─č─▒ b├╝y├╝k evl├ód─▒ Mustafa Kemal Pa┼ča sayesinde, her t├╝rl├╝ imk├óns─▒zl─▒─ča ra─čmen, verdi─či ├Âl├╝m kal─▒m m├╝c├ódelesini zaferle tamamlayarak Magcan Cumabay’─▒n endi┼čelerini b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de gidermeye muvaffak olmu┼čtur.

Mehmet Saray, Atat├╝rk ve T├╝rk D├╝nyas─▒, s.30-31

 

            EK-12

Milletlerin Yardımı  Kendinde Araması Prensibi

Bug├╝n milliyet d├╝┼čman─▒ yazarlar─▒n telkin etme─če ├žal─▒┼čt─▒klar─▒ fikirlerden biri de, milliyet esas─▒n─▒n insanl─▒k sevgisine ve insan├« dayan─▒┼čma prensibine ayk─▒r─▒ oldu─čudur. Bu fikir sosyolojik ve psikolojik bak─▒mdan o kadar temelsiz bir fikirdir ki, baz─▒ cidd├« d├╝┼č├╝n├╝rler taraf─▒ndan tekrar edilmi┼č olmas─▒na hayret┬á etmemek┬á m├╝mk├╝n de─čildir.

Yukar─▒da belirtti─čimiz gibi, milliyet├žilik, insanlar─▒n kendi milletlerine kar┼č─▒ duyduklar─▒ ba─čl─▒l─▒ktan ibaret bir ruh├« halettir. Bu ruh├« halet ni├žin ve ne bak─▒mdan insan├« dayan─▒┼čma ile, yani di─čer milletlere kar┼č─▒ hay─▒rhahl─▒kla ba─čda┼čmas─▒n? B├╝t├╝n insanl─▒─č─▒n k├╝lt├╝rce y├╝kselmesi, iktisat├ža refaha eri┼čmesi, i├žtima├« bak─▒mdan ├ódil┬á bir nizama┬á kavu┼čabilmesi i├žin, b├╝t├╝n milletlerin h├╝r ve m├╝stakil olmas─▒ l├óz─▒m de─čil midir? ─░nsanl─▒k milletlerden kurulu bir b├╝t├╝nd├╝r. B├╝t├╝n├╝n saadeti i├žin c├╝zlerin de mesut olmas─▒ ┼čart de─čil midir? Elbetteki ┼čartt─▒r. Hakikat b├Âyle ise, bir milletin medeniyet├že y├╝kselmeye ├žal─▒┼čmas─▒, istikl├ólini muhafaza i├žin m├╝cadele etmesi, yani milliyet├žilik, insanl─▒─č─▒n menfaatleriyle tezat te┼čkil etmek ┼č├Âyle dursun, bil├ókis b├╝t├╝n insanl─▒─č─▒ mesut ve m├╝reffeh etmenin s─▒rr─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ b├╝t├╝n insanl─▒─č─▒n ilerlemesi i├žin en kestirme yol her milletin kendisi i├žin ├žal─▒┼čmas─▒d─▒r. Bir millet kendi tek├óm├╝l├╝ i├žin bizzat ├žal─▒┼čmazsa, bunu kimden bekleyebilir? Bu suale tabiatta mevcut bir biyolojik kanun cevap vermektedir: ┬źYa┼čamak istiyorsan, kendi hayat ve bekan─▒ kendin temin et, kendin i├žin kendin ├žal─▒┼č.┬╗ Bu kanun fertlere hitap etti─či gibi, milletlere de hitab eder. Bir millet i├žin kendi hayat ve bekas─▒n─▒, medeniyet, refah ve saadetini ba┼čka m├«lletlerden beklemek, ba┼čka milletlerin yard─▒m─▒yla ya┼čamak ├žok yanl─▒┼č bir yoldur. Buna sevkeden ruh├« halet milletleri zevale, ink─▒raza g├Ât├╝rebilecek tehlikeli bir ruh├« halettir. ├ç├╝nk├╝ ┬źinsanl─▒k┬╗ asl─▒nda bir m├╝cerret fikir, bir ┬źabstraction┬╗dur. M├╝┼čahhas realiteye tekab├╝l eden varl─▒klar etli, kemikli insanlardan kurulu milletlerdir.

Bu milletlerin i├žinde di─čer milletlere kar┼č─▒ karde┼člik hisleri besleyen kimselerin bulunmas─▒ ger├ži m├╝mk├╝nd├╝r. Fakat┬á milletler,┬á┬á millet┬á┬á olarak,┬á ba┼čka bir milletin b├╝t├╝n dertleriyle ilgilenemezler. Her milletin, kendine g├Âre binbir derdi vard─▒r. Kalk─▒nmak, y├╝kselmek i├žin ├žal─▒┼čmak, her milletin kendisine d├╝┼čen vazifedir. ┬źA┬╗ milleti ┬źB┬╗ milleti i├žin ├žal─▒┼čamad─▒─č─▒ gibi, m├╝cerret bir mefhumdan ibaret olan ┬źinsanl─▒k┬╗da ┬źB┬╗ milletinin y├╝kselmesi i├žin ├žal─▒┼čamaz. Ne bug├╝n, ne de tarihte medeniyet├že geri kalan bir milleti meden├«, m├╝reffeh ve mesut k─▒lmak i├žin, di─čer milletlerin, kendi ├ž─▒karlar─▒n─▒ d├╝┼č├╝nmeksizin ├žal─▒┼čt─▒─č─▒ g├Âr├╝lmemi┼čtir. Uzun as─▒rlardan beri Habe┼čistanl─▒larÔÇÖ─▒n ekseriyeti H─▒ristiyan dininde olduklar─▒ halde, dinda┼člar─▒ olan meden├« H─▒ristiyan milletlerden hi├ž biri, bu ├╝lkeyi meden├«le┼čtirmek, y├╝kseltmek i├žin yard─▒m elini uzatmam─▒┼čt─▒r. Bir zamanlar Mussolini Habe┼čistan ile al├ókadar oldu ise de Habe┼čistan─▒ ya┼čatmak i├žin de─čil, bil├ókis onun siyas├« varl─▒─č─▒n─▒ yok etmek, uzun tarihe m├ólik olan bu milleti┬á┬á esir etmek┬á┬á i├žindi.

Halbuki, bundan y├╝zy─▒l ├Ânce muas─▒r medeniyetten mahrum bulunan Japon milletinin kendi i├žinde do─čan y├╝kselme iradesi ve sistemli ├žal─▒┼čmas─▒ sayesinde bu millet d├╝nyan─▒n en meden├« milletleri aras─▒nda┬á ┼čerefli bir yer┬á alm─▒┼čt─▒r.┬á Bu y├╝kseli┼č┬á di─čer milletlerin te┼čebb├╝s├╝ ve yard─▒m─▒ ile mi olmu┼čtur? Hay─▒r. Bu, Japon milleti i├žinde zuhur eden milliyet├žilik cereyan─▒ sayesinde vuku bulmu┼čtur. E─čer bug├╝ne kadar, Japon milliyet├žileri: ┬źAvrupa’n─▒n baz─▒ m├╝tefekkirleri ve baz─▒ siyas├« partileri milliyet├žili─či tasvip etmiyorlarm─▒┼č, bunu gerilik say─▒yorlarm─▒s┬╗ diyerek, milletlerinin y├╝kselmesi i├žin ├žal─▒┼čmaktan vazge├žselerdi, bug├╝n Japon milleti bir b├╝y├╝k devletin s├Âm├╝rgesi olmaktan kurtulamazd─▒.

Her alanda ger├žek milliyet├žilik milletler i├žin en tesirli bir terakki ve tek├óm├╝l ├ómilidir. Milliyet duygusunu milletleraras─▒ tesan├╝de ayk─▒r─▒ bulanlara soruyoruz: Bir milletin kendi imk├ónlar─▒yla y├╝kselmek i├žin ├žal─▒┼čmas─▒ndan, insanl─▒k hangi bak─▒mdan mutazarr─▒r oluyor? Asya ve Afrika’daki bir milletin, yard─▒m ve kredi aramaks─▒z─▒n, mill├« ve iktisad├« bak─▒mdan y├╝kselmesinden, cenub├« Amerika milletlerinden, mesel├ó Arjantin veya Brezilya devleti ne bak─▒mdan zarar g├Ârd├╝? Bu milletlerin iktis├óden y├╝kselmesinden, olsa olsa b├╝y├╝k devletlerin s├Âm├╝rge siyaseti, bu devletlerin b├╝y├╝k sermayedarlar─▒ ve zengin t├╝ccarlar─▒ mutazarr─▒r olabilir. Bunlar─▒n bencil menfaat m├╝l├óhazalar─▒, ya┼čama─ča ve y├╝kselme─če karar vermi┼č bir milletin, me┼čru ve hayat├« gayelerinden vazge├žmesi i├žin bir sebep te┼čkil eder mi? Milliyet├žili─čin bir ilerleme ├ómili oldu─ču ink├ór edilemez bir hakikat iken, baz─▒ yazarlar─▒n milliyet├žili─či be┼čeriyet bak─▒m─▒ndan zararl─▒ bir cereyan gibi g├Âsterme─če ├žal─▒┼čmalar─▒, insanda bir sual tevlit ediyor: Acaba bu yazarlar─▒n milliyet├žili─či zararl─▒ bir cereyan gibi g├Âsterme─če ├žal─▒┼čmas─▒nda kendi h├╝k├╝metlerinin emperyalist ve m├╝stemlekeci siyasetlerinin┬á ve┬á b├╝y├╝k cihan┼č├╝mul sermayedarlar─▒n tesiri yok mudur? Acaba, bu yazarlar ┼čuurlu veya ┼čuursuz olarak, Asya ve Afrika’n─▒n medeniyet├že geri kalm─▒┼č olan milletlerinin mill├« uyan─▒┼člar─▒n─▒, Avrupal─▒lar─▒n birer pazar kaybetmesine m├óni olmak i├žin mi milliyet├žili─či bir korkuluk, bir tehlike gibi g├Âstererek ├Ânlemek istiyorlar? Gariptir ki, bilhassa m├╝stemlekeci milletlere mensup yazarlar─▒n milliyet├žili─čin menfi ve zararl─▒ bir cereyan oldu─ču hususu ├╝zerinde ─▒srarla durmalar─▒ objektif d├╝┼č├╝nen bir insanda ┼č├╝phe uyand─▒racak┬á mahiyettedir.

Bug├╝n, milletleraras─▒ i┼čbirli─či ┼čekillerine ra─čmen, her milletin kendi i├žin ├žal─▒┼čmas─▒, kendi kaynak ve imk├ónlar─▒ ile kalk─▒nmas─▒ ve yard─▒m─▒ kendinden beklemesi milliyet├žili─čin prensiplerinden biri olmal─▒d─▒r.

Sadri Maksudi Arsal, Milliyet Duygusunun Sosyolojik Esaslar─▒, ├ľt├╝ken Ne┼čriyat, ─░stanbul, 1975, s.169-173.

EK-13

M─░LL─░ TESAN├ťD

H├╝rriyet prensibi m├╝lkiyet esas─▒n─▒n medeniyet tarihinde oynad─▒klar─▒ b├╝y├╝k rol mal├╗mdur. XVIII. Asr─▒n sonlar─▒yla XIX. As─▒r ba┼člar─▒nda ilim, fen, felsefe ve estetik sahas─▒nda g├Âr├╝len parlak muvaffakiyetlerin anas─▒ ┬źh├╝rriyet┬╗; onlarla birlikte y├╝r├╝yen sanayi inkil├ób─▒ neticesindeki madd├« ter├ókkiler ile iktisad├« geli┼čmeyi do─čuran da ┬źm├╝lkiyet┬╗ olmu┼čtur.

Siyaset sahas─▒nda Frans─▒z inkil├ób─▒n─▒n il├ón etti─či ┬ź─░nsan haklar─▒┬╗ beyannamesinde, iktisat sahas─▒nda da Man├žester okuluna mensup iktisat├ž─▒lar─▒n ┬źb─▒rak ge├žsin, b─▒rak yaps─▒n┬╗ ┼čeklindeki form├╝lleriyle esasland─▒r─▒lan bu prensipler burjuva inkil├óplar─▒nda kahraman┬şl─▒klar yaratan liberal d├╝┼č├╝n├╝┼č sisteminin esas─▒n─▒ te┼čkil etmi┼člerdir.

─░nsan─▒, Orta Zaman gerili─činin siyas├«, din├« ve iktisad├« ├╝├ž katl─▒ zaruret ve esaret kay─▒tlar─▒ndan kurtaran ve ferde cemiyet i├žinde l├óyik oldu─ču vatanda┼č mevkiini veren kuvvet liberalizmin zaferi olmu┼čtur.

Liberalizm, devletin vatanda┼č ├╝zerindeki h├ókimiyetini en az dereceye indirip, onu yaln─▒z dahil├« ├ós├óyi┼č ile haric├« emniyeti temin eden, cemiyet hizmetinde ve kontrol├╝nde bir m├╝essese g├Ârmek istemi┼č; dinin d├╝nya i┼člerinden ayr─▒l─▒─č─▒n─▒ talep ederek, vicdanlar─▒n her t├╝rl├╝ tazyikten azadeli─čini g├Âze alm─▒┼č; iktisad├« sahada dahi ┼čah─▒s te┼čebb├╝s├╝n├╝n istikl├óline h├╝rmetle m├╝lkiyetin kutsili─čini il├ón etmi┼čtir.

Liberalizmde esas ideal, ferdin en ├žok h├╝rriyeti ve devletin vatanda┼člar aras─▒ndaki kar┼č─▒l─▒kl─▒ m├╝nasebata en az m├╝dahalesidir.

┼×ahs├« te┼čebb├╝slerle, m├╝lkiyet hakk─▒n─▒ cerh ve tahdit eden herhangi devlet m├╝dahalesi, bu sistemin kl├ósik tel├ókkisince, katiyen caiz de─čildir.

Liberal devlet muayyen bir zamana kadar, tarih├« vazifesini muvaffakiyetle g├Ârm├╝┼č, feodalizm sistemine ba─čl─▒ kalan cemiyet kuvvetlerinin her sahada a├ž─▒larak, ilerlemesini temin etmi┼čtir.

Fakat her tarih├« cemiyet nev’i gibi, zincirlerini k─▒rarak b├╝y├╝k bir s├╝ratle ilerleyen liberal cemiyet dahi i├žindeki m├╝tezat kuvvetlerin b├╝y├╝mesiyle i├žtima├« yeni tezatlar kar┼č─▒s─▒nda kalm─▒┼čt─▒r.

Ba┼č─▒bo┼č rekabet esas─▒na dayanan liberal istihs├ól sistemi m├╝te┼čebbis ve egoist ferdler aras─▒nda hudud ve ├Âl├ž├╝ bilmez bir m├╝cadeleye meydan vermi┼čtir. Bu ise bildi─čimiz kapitalizmi do─čurmu┼č ve ona ba─čl─▒ sosyal b├╝t├╝n tezadlar kanatland─▒rm─▒┼čt─▒r. S├Âzde siyaseten h├╝r, manen h├╝r ve iktisaden h├╝r olan vatanda┼člar, i┼čte yar─▒n─▒ me├žhul, bir dilim ekmek kazanc─▒n─▒n esiri bir hale gelmi┼člerdir. Zahirde h├ókimiyet ┬źumumun reyine┬╗ dayanan parl├ómento i├žinden do─čmu┼č ┬źmes’ul h├╝k├╝metler┬╗de ise de, hakikatta as─▒l h├ókimiyet yeni para aristokrasisi denilen bankerlerle fabrikac─▒lar─▒n elinde. Bir tarafta g├Âz kama┼čt─▒r─▒c─▒ efsanev├« zenginlik, ├Âb├╝r tarafta ise y├╝rek yakan bir fakr-├╝ sefalet. S─▒n─▒fa kar┼č─▒ s─▒n─▒f. Dahil├« m├╝cadele. Vatanda┼člar b─▒cak-b─▒├ža─ča.

Liberal devlet bizzat kendi sisteminin mahs├╗l├╝ olan kapitalizmin do─čurdu─ču buhranla m├╝cadeleden acizdir. Bu tezada gene cemiyet i├žerisinde do─čan yeni kuvvetler kar┼č─▒ geliyorlar. Kapitalizmin do─čurdu─ču proletarya s─▒n─▒f─▒na dayanan ink─▒l├óp├ž─▒ sosyalizm ideolojisi do─čuyor. Di─čer ad─▒ komm├╝nizm olan bu ideolojiye g├Âre, burjuva cemiyetini ─▒zt─▒raplar i├žinde tutan ┼čey liberalizmin istihs├ól sahas─▒ndaki anar┼čiye izin veren ferdiyet├žili─čidir, istihs├ól ├óletleri ├╝zerindeki ┼čah─▒s m├╝lkiyeti hakk─▒ baki kald─▒k├ža kom├╝nistlere g├Âre insan cemiyetinin ─▒st─▒rab─▒na son gelmez. Cemiyetlerin bir millet ve devlet i├žinde vahdetleri – onlarca – bahis mevzuu olamaz. ┬źNe millet var, ne devlet. Bu ancak ├žal─▒┼čan k├╝tleleri kullanmak i├žin kapitalist ideologlar─▒ taraf─▒ndan uydurulmu┼č bir yaland─▒r. Var olan s─▒n─▒flard─▒r. Liberal devlet, kapitalistlerin h├ókimiyetini ├Ârtmek i├žin, y├╝z├╝ne vatan, istikl├ól ve vatanda┼č h├╝rriyeti maskesi takm─▒┼č s─▒n─▒f h├ókimiyetinden ba┼čka bir ┼čey de─čildir.┬╗ H├╝k├╝met demek, Lenin’in tabirince, haddi zat─▒nda bir s─▒n─▒f─▒n di─čer s─▒n─▒flar─▒ ezmek ve kendine t├óbi etmek i├žin kurmu┼č oldu─ču cebir makinas─▒ndan ba┼čka bir ┼čey de─čildir. Bunun i├žin de, Marks’a g├Âre, amelenin ne vatan─▒ var, ne de milleti. Vatan ve millet hissinden mahrum olan bu yeni insanlar z├╝mresi – proletarya – burjuva ┬źdiktat├Ârl├╝klerini┬╗ devirerek, kendi h├ókimiyetini kuracak ve tedri├žle b├╝t├╝n s─▒n─▒flar─▒ ortadan kald─▒rarak s─▒n─▒fs─▒z ve tezats─▒z bir cemiyet yaratacakm─▒┼č.

H├╝rriyet ve m├╝lkiyet prensipleri ├╝zerine kurulan medeniyeti b├╝t├╝n eserleriyle ink├óra kalk─▒┼čan bu m├╝frit cereyan, yeni bir absol├╝tizm (mutlakiyet) ideali do─čuruyor ki,┬á┬á┬á onun en k├ómil ve en amans─▒z m├╝messili kom├╝nizm ve Rusya’daki mis├ólile Bol┼čevizmdir.

Hudutsuz liberalizmin, tezatlarla dolu, kendini i├žinden kemiren anar┼čik kapitalist sistemine d├Ând├╝─č├╝n├╝ muas─▒r liberallerden ve liberal demokrasi ideologlar─▒ndan, bir ├žo─ču bile itiraf etmektedirler. Devletin sade bir ┬źgece bek├žisi┬╗ rol├╝nde olmay─▒p, cemiyetin tanziminde aktif rol oynayan asr├« en m├╝kemmel bir m├╝essese halinde bulunmas─▒n─▒ isteyen m├╝tefekkirlerin ba┼č─▒nda Hegel gibi ge├žen asr─▒n parlak dima─člar─▒ durmaktad─▒r.

Anar┼čik kapitalizmden do─čan tezatlar─▒ ─▒sl├óh i├žin, millet ve devlet fikrini k├Âk├╝nden baltalayan Marksizmin telkin etti─či kom├╝nizm ihtil├óline kat’iyen l├╝zum yoktur. K├Ât├╝l├╝k bizzat h├╝rriyet ve m├╝lkiyet prensiplerinde de─čildir. Nitekim bu prensiplere harp il├ón etmi┼č bulunan kom├╝nizm ink─▒l├ób─▒n─▒n Rusya’da v├╝cuda getirdi─či cehennemlik hayat mutlak kollektivizmin, mutlak liberalizminden, k─▒yas edilemiyecek derecede, f├ós─▒d bir sistem oldu─čunu meydana koydu.

┼×u takdirde netice kendi kendine do─čuyor : Ne ferd├« h├╝rriyetle ┼čahs├« m├╝lkiyetin mutlakiyetinden do─čan kapitalist anar┼čisiyle sermaye istibdad─▒, ne de insanlar─▒ benli─činden ├ž─▒kararak, bir k├Âle ve makine haline getiren kom├╝nizm esareti! Ne mutlak liberalizm, ne de mutlak kollektivizm! O halde :

─░kisini telif eden solidarizm = tesan├╝d.

Tesan├╝t├ž├╝l├╝kte asr├« medeniyetin esas─▒n─▒ te┼čkil eden h├╝rriyet, ┼čahs├« te┼čebb├╝s ve m├╝lkiyet esaslar─▒ bakidir. Fakat, ayn─▒ zamanda devlet, mutlak liberalizmde oldu─ču gibi, fertler, s─▒n─▒flar ve z├╝m┬şreler aras─▒ndaki m├╝nasebet, ve m├╝cadelelere l├ókay─▒t, s─▒rf zab─▒ta vazifesiyle m├╝kellef bir m├╝essese de─čildir. Bu sistemde h├╝rriyet de, m├╝lkiyet de mutlak de─čil, me┼črutturlar. ┼×art ise um├╗mun menfaati ve devletle milletin sel├ómetidir. ┼×ahs─▒n olsun, z├╝mre veya s─▒n─▒f─▒n olsun h├╝rriyeti, toplulu─čun y├╝ksek menfaatleri ve h├╝rriyetini boz┬şmamak ┼čartlariyle ├žer├ževelenmi┼čtir. Liberalizm bu hududu bir ┼čah┬şs─▒n h├╝rriyetiyle di─čer ┼čahs─▒n h├╝rriyeti aras─▒nda ancak itibar ediyordu; bunun i├žin de devletin vazifesini sade bir zab─▒ta ve mahkeme derecesine indirmek istiyordu. Solidarizmde ise devlet milletin m├╝messili ve cemiyetteki m├╝nasebetlerin n├óz─▒m─▒d─▒r.

┼×u suretle, Solidarizm, h├╝rriyet ve m├╝lkiyet m├╝esseselerinde koyulmu┼č tabi├« te┼čebb├╝s ve ilerleme hamlelerini zedelemeden, kapitalizmin liberal sistemde umum├« menfaat zarar─▒na i┼čleyen ifratlar─▒n─▒n ├Ân├╝ne ge├žmek vazifesini devlete veriyor.

S─▒n─▒flar─▒ esas olarak alan kom├╝nizm gibi, fertleri nazar-─▒ itibara alan liberalizm dahi kozmopolit ve enternasyonaldir. Solidarizm ise mill├«dir. ├ç├╝nk├╝ sade ┼čah─▒slar─▒n ve s─▒n─▒flar─▒n madd├« menfaata ba─čl─▒ hususiyetlerine de─čil, s─▒n─▒flar ve ferdleri bir cemiyet haline getiren manev├« kuvvetlere b├╝y├╝k k─▒ymet veriyor. Bu manev├« kuvvetler ise millet ve devletlerin ger├žekle┼čmesinde birle┼čtirici ├ómil olarak tesir yapan dil, din, tarih, umumiyetle k├╝lt├╝r ve ortak ideal gibi m├ónevi ve ruh├« kuvvetlerdir.

Liberalizm medeniyetin ruhunu ferdin yarat─▒c─▒ egoizminde g├Âr├╝r. Kom├╝nizm ise bunu s─▒n─▒f egoizmi ile tebdil eder; solidarizm ise medeniyeti ferd egoizmi ile cemiyet menfaatleri aras─▒ndaki ahenkten ibaret bilir. Liberal cemiyette gayri d├╝┼č├╝nmek (alturizm) kahramanl─▒kt─▒r. Solidarizmde ise bu bir vazifedir. K├╝lt├╝r ve tarih ba─člar─▒yla manev├« birlik te┼čkil eden bir milletin ferdleri, toplulu─čun ortak menfaatlerini korumak i├žin kendi ┼čahs├« h─▒rs ve menfaatlerini hudutland─▒rmak mecburiyetindedirler. Toplulu─čun menfaatlerini temsil eden m├╝essese devlettir. Ferdin manev├« benli─čini te┼čkil eden ortakl─▒ b├╝t├╝n k─▒ymetlerin kayna─č─▒ mill├« camia, onu temsil eden de devlettir. Ferd, di─čer ferdlerle ortak oldu─ču bu manev├« benlikle kendine mahsus menfaatlerden ibaret madd├« benlik aras─▒nda ihtil├óf ├ž─▒k─▒nca, madd├«li─čini m├ónevili─čine feda etmek mecburiyetindedir. H├╝r ve k├ómil insan olmak faziletinin h├╝km├╝ bundan ba┼čka olamaz. Devletler, milletler ve cemiyetler ancak ┬źcanlar─▒n─▒ cananlar─▒na feda edebilen┬╗ bu gibi azaya m├ólik olduklar─▒ zamand─▒r ki payidar olabilirler.

Madem ki milliyet├žiyiz, diyoruz; madem ki mill├« devlet istikl├ólini m├╝dafaa ediyoruz, o h├ólde bizim i├žin ne kozmopolit liberalizme ve ne de kom├╝nizme tahamm├╝l caiz olamaz. Bizce m├╝dafaa edilecek yeg├óne sosyal sistem milli tesan├╝d sistemidir.

Azerbaycan Y─▒l: 1, Say─▒: 121, Mart,1952, Ankara
E. Resulzade, Milli Tesan├╝d, AKDY, Ankara 1978, s.13-16.

                       

EK-14:

Zeki Velidi ToganÔÇÖ─▒n Hat─▒ralar─▒ndan
Moskova KongresiÔÇÖne ─░┼čtirakim

Moskova’da a├ž─▒lacak olan ┬źRusya ─░sl├ómlar─▒ÔÇÖn─▒n Umum├« Kongresi┬╗nde T├╝rkistan’─▒ temsil etmek ├╝zere intihap olunan 12 m├╝messil hep beraberce oraya hareket ettik. 7 May─▒s’ta bu kongrenin a├ž─▒l─▒┼č g├╝n├╝nde Moskova’ya yeti┼čtik. Ba┼čkurt ve Kazak-K─▒rg─▒z’lardan dahi umumi n├╝fus say─▒lar─▒ ile m├╝tenasip miktarda ├óza g├Ândermek yolundaki ├žal─▒┼čmalar─▒m─▒z tamamayla muvaffak olmu┼čtu. Yaln─▒z, Ba┼čkurdistanÔÇÖdan 50 kadar m├╝messil gelmi┼čti. Bir├žok kazalar dahi temsil olunmu┼čtu. Buna kar┼č─▒ Ahmet Salihov, ┼×akir Mehmetyarov ve Ayaz ─░shaki gibilerin ekserisi federalizm aleyhtar─▒ olaca─č─▒n─▒ zannettikleri Kazanl─▒larÔÇÖ─▒ say─▒ nisbetlerinden fazla getirmi┼čler, fakat tekmil Azerbaycanl─▒larÔÇÖ─▒n ve K─▒r─▒ml─▒larÔÇÖ─▒n da T├╝rkistanl─▒lar gibi federasyon taraftar─▒ oldu─čunu ve kalabal─▒k olarak gelen di─čerlerini g├Âr├╝nce bana ve Mehmed Emin Res├╝lzade gibilere kar┼č─▒ k├╝f├╝r savuruyorlard─▒. Ben federasyon fikrinin muhakkak galip gelece─čini g├Âr├╝nce huzur duydum. Moskova Kongresi Ta┼čkent kongresinden farkl─▒ olarak federasyon fikrinin ba┼čl─▒ca ├Ânderleri elinde idi. Ta┼čkent Kongresi riyaset mevkiine ├╝nitaristler k├ófi miktarda sokulmu┼člard─▒, Moskova Kongresinde ise Merkez M├╝sl├╝man ┼×uras─▒ÔÇÖn─▒ temsil etmek ├╝zere Ali Merdan Bey Top├ž─▒ba┼č─▒ se├žildi. Bu zat Mehmed Emin Res├╝lzade, K─▒r─▒ml─▒ Cafer Seyid Ahmed, KazaklarÔÇÖdan Cihan┼čah Dostmuhammed gibi bariz federalistler ├žok kuvvetli nutuklar s├Âyleyip kahir ekseriyeti, federasyon lehine kazand─▒rd─▒lar. Bana bu mevzu ├╝zerinde Ta┼čkent KongresiÔÇÖnde yapt─▒─č─▒m kadar fazla konu┼čmak ve m├╝cadeleye giri┼čmek l├╝zumu kalmam─▒┼čt─▒. Benim tebli─čim Rusya mahk├╗mu T├╝rklerin mukadderat─▒ meselesinde tarih, etnografya ve istatistikten nas─▒l istifade edilece─čini belirtmek ├╝zere ┬źRusya ─░sl├ómlar─▒ÔÇÖn─▒n etnik te┼čekk├╝lleri ve onun siyas├« hayatta ehemmiyeti┬╗ mevzuu ├╝zerinde oldu. ─░├žtimaa riyaset eden Ali Merdan Top├ž─▒ba┼č─▒ nutkum dolay─▒s─▒ ile memnuniyetini beyan ettikten sonra, k├╝rs├╝ye kadar gelerek elimi sakt─▒. Bu tebli─č hakk─▒nda Almanya’da ├ž─▒kan ┬źDer Neue Orient┬╗ mecmuas─▒n─▒n A─čustos n├╝shas─▒nda Rusya M├╝sl├╝manlar KongresiÔÇÖnde okunan ilmi rapor safatiyle medh ederek yazm─▒┼člar, bunu sonradan g├Ârd├╝m. Ali Merdan Bey de aradan on y─▒l ge├žtikten sonra Paris’te ne┼čretti─či bir yaz─▒s─▒nda bu nutku hat─▒rlatm─▒┼čt─▒. Bu nutuk zaten benim bug├╝ne kadar yapt─▒─č─▒m m├╝cadelenin esas program─▒n─▒ te┼čkil ediyordu. Muhtariyet ve federsayon fikri iki y├╝z yetmi┼č bire kar┼č─▒ d├Ârt y├╝z k─▒rk alt─▒ rey ile kabul edildi. ┬źRusya M├╝sl├╝manlar─▒ Merkez ┼×uras─▒┬╗ (lhtisaren-k─▒salt─▒lm─▒┼č─▒- ─░KOMUS) kurul┬şdu. Buna T├╝rkistan m├╝messilleri olmak ├╝zere avukat Ubeydullah Hoca, avukat Cihan┼čah Dostmuhammedo─člu, ben, avukat Velithan Tana├žo─člu ve KazaklarÔÇÖ─▒n kad─▒n yazar─▒ Akk├ó─č─▒t Dostcan k─▒z─▒, hepsi on iki ki┼či intihap olunduk. Kazak ve Ba┼čkurtlar─▒n arazi meselelerine ait teklif olunan kararnamelere kar┼č─▒ Kazanl─▒lar ┬źBu Kazak ve Ba┼čkurtlarÔÇÖa has bir meseledir┬╗ diye itiraz ettiklerinden ve umumiyetle Kazanl─▒ m├╝messiller Rusya ─░sl├ómlar─▒ Konferans─▒ÔÇÖn─▒ bir din├« mesele, m├╝ft├╝l├╝k, ┼čeyh├╝lisl├óml─▒k ve maarif meseleleri konu┼čulacak bir toplant─▒ addettiklerinden, Ba┼čkurtlar kendi aralar─▒nda toplanarak muhtariyet ve arazi meselelerini konu┼čmak ├╝zere Orenburg’da kongre toplamaya karar verip bu hususta KazaklarÔÇÖla da anla┼čt─▒ktan sonra bu i┼či icra etmek yani kongreyi toplamak ├╝zere Sait Miraso─člu, Allahberdi Cafero─člu ve Zeki Velidi’den ibaret olmak ├╝zere ├╝├ž ki┼čilik bir heyet intihap ettiler. Almanlardan G. Von Mende Rusya ─░sl├ómlar─▒ÔÇÖn─▒n mill├« m├╝cadelelerine ait eserinde bu kongrede Ba┼čkurtlar─▒n rol├╝, baz─▒ Kazanl─▒larÔÇÖ─▒n verdi─či yanl─▒┼č mal├╗mata g├Âre, tamamen yanl─▒┼č olarak, bunlar─▒n az─▒nl─▒kta kalarak bu kongreyi terkettikleri mealinde anlat─▒lm─▒┼čt─▒r. Ba┼čkurtlar ve Azerbaycanl─▒lar bu kongrede h├ókim ekseriyetin esas unsurlar─▒n─▒ te┼čkil ettiklerinden onlar─▒n herhangi bir celseyi terk etmelerini icabettiren hi├žbir hadise v├óki olmam─▒┼čt─▒r. Muhtariyet meselesinde metanet tavsiye ederek Azerbaycan m├╝messillerine bir mektup sundular. Moskova KongresiÔÇÖnin alt─▒ y├╝z sayfa tutan zab─▒tlar─▒ ancak T├╝rk├že olarak inti┼čar etti─či, Rus├ža veya ba┼čka bir dilde ├ž─▒kmad─▒─č─▒ i├žin bunun cereyan─▒ ve ├ž─▒kar─▒lan kararlar hakk─▒nda bir├žok yanl─▒┼č yaz─▒lar ├ž─▒kt─▒. Bunda ba┼čl─▒ca G. Von Mende’nin zikri ge├žen eseri kaynak olmu┼čtur. Prof. B. Spuler (Der ├«sl├óm, 1949, 186) ve Amerika’daki Lehli muhacir Prof. S. Zenkovskiy (Panturkism and ─░slam in Russia, 1961, 196 – 7) benim i├žin ┼čahsen ok┼čay─▒c─▒ s├Âzler sarfederek Ba┼čkurdistan toprakl─▒ muhtariyet hareketinin s─▒rf benim ┼čahs├« tesirimle ileri s├╝r├╝lm├╝┼č bir hareket oldu─čunu, hatt├ó bu son m├╝ellif beni istikbal i├žin ├žok ┼čeyler vaadeden bir m├╝ste┼črik sayarak Ba┼čkurdistan otonomi hareketine de ilm├« esaslara g├Âre bir pl├ón vermi┼č oldu─čuma dair m├╝tal├óalarda bulunmu┼čtur. Fakat ben Moskova KongresiÔÇÖnde Ba┼čkurdistan muhtariyeti fikrini ileri s├╝rmedim. Ben o zaman ancak T├╝rkistan muhtariyeti fikrini ileri s├╝r├╝yor, Volga havzas─▒n─▒n Rus n├╝fusu kesifle┼čen m─▒nt─▒kalar─▒ i├žin meden├« muhtariyet s├Âz konusu olaca─č─▒n─▒, ancak bu ├╝lkenin T├╝rk n├╝fusu ├žo─čunlukta olan do─ču b├Âlgelerini (ki bunlara sonradan ┬źK├╝├ž├╝k Ba┼čkurdistan┬╗ denilmi┼čtir) T├╝rkistan ve Kazakistan’daki toprakl─▒ muhtariyet hareketlerine ilhak etmek m├╝mk├╝n olaca─č─▒ fikrinde idim. Kongre zab─▒tlar─▒nda dahi bu s├Âzlerim b├Âyle bas─▒lm─▒┼čt─▒r. Di─čer taraftan Zenkovskiy Moskova Kongresine gelerek tebrik├ótta bulunan Rus – Kadet Partisi m├╝messilinin s├Âzlerini hat─▒rlatan m├╝tal├óalarda bulunarak bu KongreÔÇÖye Kazanl─▒lar taraf─▒ndan yap─▒lan teklifler kabul edilmi┼č olsa daha iyi olmu┼č olaca─č─▒n─▒ ve Ba┼čkurtlar ile Kazaklar─▒n bizim toprakl─▒ muhtariyet program─▒m─▒zda Rus ve Ukraynal─▒ muhacirleri hemen memleketimizden ko─čup ├ž─▒karmak fikirleri bulundu─čunu yazm─▒┼čt─▒r. B├╝t├╝n bunlar her halde Lehli m├╝ellifin Slav birli─či fikirleri tesiriyle hat─▒r─▒na gelmi┼č olsa gerektir. Moskova kongresine gelen Ba┼čkurtlar, Ba┼čkurdistan meselelerini ink─▒l├óptan istifade ederek halledebilmek i├žin bir heyet se├žtiler ve beni de bu heyete ithal ettiler. Moskova kongresinde bizzat Ba┼čkurdistanla ilgili olarak hakk─▒mda ├ž─▒kar─▒lan karar bundan ibarettir.

Ben Moskova’dan Ta┼čkent’e d├Ân├╝┼č├╝mde Orenburg’da kald─▒m ve ┬źBa┼čkurt ├ťlke ┼×uras─▒n─▒┬╗ kurduk. ┬źVakit┬╗ gazetesinin on dokuz May─▒s n├╝shas─▒nda Ba┼čkurt Merkez ┼×ura’n─▒n kuruldu─čunu ve yirmi TemmuzÔÇÖda ilk Ba┼čkurt Kurultay─▒ÔÇÖn─▒n Orenburg’da toplanaca─č─▒n─▒ il├ón ederek halka bir hitabname ne┼črettik. ┬źBa┼čkurt┬╗ ismiyle bir gazete ne┼črine ba┼člad─▒k. Bunun ilk n├╝shas─▒ndaki imzas─▒z makaleyi ben yazd─▒m. Bunda Ba┼čkurtlar─▒n T├╝rkistan ile Volga sahas─▒ aras─▒nda bir k├Âpr├╝ i┼čini g├Ârd├╝─č├╝n├╝, Ba┼čkurdistan’da muhtariyet kurulmas─▒n─▒n ekseriyeti bu davaya kar┼č─▒ olan Kazanl─▒larÔÇÖ─▒n da Rusya do─čusundaki b├╝y├╝k kurtulu┼č hareketine kat─▒lmalar─▒na vesile olaca─č─▒n─▒ yazm─▒┼čt─▒m. Bu makale o zaman ┼čuurlu m├╝sl├╝manlar─▒n, bilhassa Orenburg’da ya┼č─▒yan Kazanl─▒ ├ólim Rizaeddin Fahreddin ve ┼čair Zakir Rami gibilerin ├žok ho┼čuna gitmi┼čti. Fakat ad─▒ ge├žen ┬źVakit┬╗ gazetesi ba┼č yazan Fatih Kerimi, muhtariyetin ├žok zehirli d├╝┼čman─▒ idi. Bu zat T├╝rkistan’la Edil havzas─▒ yollar─▒n─▒n bir birinden tamamiyle ayr─▒ oldu─čuna, benim bir g├╝n Ta┼čkent’te, di─čer bir g├╝n Orenburg’da, bir g├╝n ├ľzbek ve Kazak, di─čer g├╝n Ba┼čkurt ve Tatarlar’la konu┼čup bir b├╝y├╝k siyas├« hareket yaratmak istememi iki aya─č─▒ ile iki kay─▒─č─▒ idare etmek isteyen insan─▒n hareketine benzeterek bir makale ne┼čretmi┼čti. Muharrirlerinden biri ise bu gazetede (23 May─▒s) ┬źBa┼čkurt┬╗ ismini tamamen ortadan kald─▒rmak ve Ba┼čkurtlar─▒ da Tatar ismini kabule mecbur etmek yolunda makale ne┼čretti. Bunlar ise bize yolumuz ├╝st├╝nde Rus’dan ba┼čka kendi aram─▒zda da b├╝y├╝k manialar ├ž─▒kaca─č─▒n─▒, bunlarla m├╝cadeleye ├žok kuvvet ve vakit harcamam─▒z l├óz─▒m gelece─čini g├Âsteren ac─▒ hallerdendi. Orenburg’da bulunan Kazak m├╝nevverleriyle bu hususta ├žok konu┼čtuk. Tatarlar ├╝zerinde m├╝essir olmas─▒n─▒ ├╝mit ederek Rizaeddin Fahreddin’i bir iki defa ziyaret ettim. O davam─▒z─▒ mukaddes addetti─čini, fakat art─▒k ihtiyar oldu─čundan elinden ├žok i┼č gelmiyece─čini, Abdurrahman ve Abd├╝rre┼čit ismindeki o─čullar─▒na Ba┼čkurdistan muhtariyeti hareketine yard─▒m etmelerini vasiyet etti─čini s├Âyledi. Bu benim i├žin iyi bir kazan├žt─▒. Ben Tatarlar aras─▒nda hareketimize taraftar olanlar─▒n bulunaca─č─▒na emin olarak Ta┼čkent’e hareket ettim.

Zeki Velidi, Hat─▒ralar, ─░stanbul, 1969, s.155-158.

KAYNAKLAR

  1. Abd├╝rre┼č┼čid. ─░brahim, 20. Asr─▒n Ba┼člar─▒nda ─░slam D├╝nyas─▒ ve japoyada ─░slamiyet (Haz─▒rlayan: M. Paksu), Yeni Asya Yay─▒nlar─▒ 1. cilt ─░st. 1987.
  2. A─čao─člu Ahmet ├ť├ž Medeniyet, Ba┼čbakanl─▒k K├╝lt├╝r M├╝ste┼čarl─▒─č─▒ K├╝lt├╝r Yay─▒nlar─▒, ist. 1972.
  3. Ak├žura Yusuf,┬á┬á Yeni T├╝rk Devletinin ├ľnc├╝leri,┬á┬á K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ Y., Ankara┬á┬á 1981,
  4. Akta┼č ┼×erif, Milli Edebiyat D├Ânemi T├╝rk Edebiyat─▒ Tarih, K.T.B.Y Cilt 3.,
  5. Akp─▒nar Yavuz, ─░smail Gasp─▒ral─▒ Se├žilmi┼č Eserler II., ├ľt├╝ken, ─░stanbul 2004,
  6. Akp─▒nar yavuz. ─░smail Gasp─▒ral─▒ Se├žilmi┼č Eserleri ├ľt├╝ken 2004
  7. Avc─▒. Cemal Uluslar aras─▒ D├Ârd├╝nc├╝ T├╝rk K├╝lt├╝r├╝ Kongresi 4-7/Kas─▒m/1997 Ankara III.cilt sayfa:81-91
  8. Bayat Ali Haydar, H├╝seyinzade Ali Bey, Atat├╝rk K├╝lt├╝r Merkezi Ba┼čkanl─▒─č─▒ Yay─▒n─▒, Ankara, 1998.
  9. Bayat Ali Haydar. H├╝seyinzade Ali Bey.AKMB.ankara.1998
  10. Baykara Tuncer Zeki Velidi Togan Zeki Velid├« Togan’─▒n Kendi Haz─▒rlad─▒─č─▒ Hayat Hik├óyesi. .KBY.Ankara 1989. s.105-107
  11. Bardak├ž─▒ Necmeddin,Kafkasyan─▒n ba─č─▒ms─▒zl─▒k M├╝cadelesinde tasavvuf ve Tarikatlar─▒n Rol├╝.T├╝rkler.C.18.s.528-529
  12. Bennigsen.A., Quelquejay C. Clemercier ÔÇô, StepÔÇÖde Ezan Sesleri, ├çeviren: Nezih Uzel, Sel├žuk Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul,┬á┬á 1981
  13. Bigiyev Musa Carullah,┬á┬á Evrensel Kurtulu┼č,┬á┬á Sadele┼čtiren: Hikmet Akpur, Yay─▒nc─▒l─▒k, ─░stanbul
  14. Bigiyev Musa Carullah ├ľl├╝m├╝n├╝n 50. Y─▒ld├Ân├╝m├╝nde, T├╝rkiye Diyanet Vakf─▒ Yay─▒nlar─▒ Ankara, 2002.
  15. Bigiyev Musa Carullah ├ľl├╝m├╝n├╝n 50. Y─▒ld├Ân├╝m├╝nde, T├╝rkiye Diyanet Vakf─▒ Yay─▒nlar─▒ Ankara, 2002.
  16. Binark Naile, ├ľmer Yusuf Ak├žura, Kazan Dergisi Say─▒ 10, Aral─▒k 1973
  17. Binark Naile, Ayaz ─░shaki idilli (1878-195499 Kazan Dergisi Say─▒ 12, 1974 s 8-15
  18. Bozda─č ─░smet. Abd├╝lhamidÔÇÖin hat─▒ra Defteri. Kervan yay─▒nlar─▒.─░stanbul 1975 *
  19. ├çak─▒r G├Âkt├╝rk ├ľmer G├ÂkalpÔÇÖa T├╝rk├ž├╝l├╝─č├╝ A┼č─▒layan Adam H├╝seyinz├óde Ali Turan Orkun. 54.Say─▒

 

  1. Cihangir Erol., Arif Acalo─člu,┬á┬á Sultan Galiyev Davas─▒, Do─ču K├╝t├╝phanesi, ─░stanbul 2006,
  2. Devlet Nadir,   İsmail Bey (Gaspıralı),   KTBY., Ankara   1988,
  3. Devlet Nadir, 1917 Ekim ─░htilali ve T├╝rk- Tatar Millet Meclisi, ├ľt├╝ken ─░stanbul, 1998,
  4. Devlet Nadir Sadri Maksudi Arsal, Kazan Dergisi Say─▒ 2 Aral─▒k 1970,
  5. Georgeon Fran├žois,T├╝rk Milliyet├žili─činin K├Âkenleri-Yusuf Ak├žura YurtY(├žev:alevEr).Ankara,1986.,
  6. Emet Erkin Mehmet Emin Bu─čra T├ťRKLER .yeni T├╝rkiye Yay─▒nlar.Ankara 2002 Cilt 18.s.723-726
  7. Hamzatov Resul. Benim Da─č─▒stan─▒m. (├žev:M.beyhan)D├╝┼č├╝n yay─▒nevi.ist.1984
  8. Hayit Baymirza┬á T├╝rkistan Rusya ile ├çin aras─▒nda,┬á┬á ota─č Yay─▒nlar─▒, Ankara 1975,
  9. Ilgar ─░hsan, RusyaÔÇÖda Birinci M├╝sl├╝man Kongresi, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ Yay. Ankara 1990,
  10. Kak─▒n├ž Halit,┬á┬á Sultangaliyev ve Milli Kominizm,┬á┬á Bulut Y., ─░stanbul 2002
  11. Karako├ž Ercan, Atat├╝rkÔÇÖ├╝n D─▒┼č T├╝rkler Politikas─▒; IQ yay─▒nc─▒l─▒k, ─░stanbul 2002,
  12. Kaymak Erol,┬á┬á Sultan Galiyev ve S├Âm├╝rgeler Enternasyonali,┬á┬á ─░rfan Yay─▒nevi., ─░stanbul┬á┬á 1993,
  13. Kocao─člu Timur,├ľzbek T├╝rkleri edebiyat─▒.TDEK Ankara 1989 s.179
  14. Ko├ž Yusuf – Ko├ž Ali, Tarihi Belgeler I┼č─▒─č─▒ndaBelgelerle M. K. Atat├╝rk. K.B.H.E. Yay─▒nlar─▒ Ankara 2004,
  15. Mara┼č ─░brahim .T├╝rk D├╝nyas─▒nda Dini Yenile┼čme. ─░stanbul 2002.├ľt├╝ken.
  16. Oba A. Ergin, T├╝rk Milliyet├žili─činin Do─ču┼ču (1995),
  17. Okur Salih Abd├╝rre┼čid ─░brahim.http://www.tawish.org/tatarmakale
  18. ├ľzalp ├ľmer Hakan,┬á┬á R─▒zaeddin Bin Fahreddin,┬á┬á Dergah Y., ─░stanbul,
  19. Resulzade Mehmet Emin, Milli Tesan├╝d, Azerbaycan K├╝lt├╝r Der. Yay., Ankara 1978,
  20. Resulzade Mehmet Emin, Kafkasya T├╝rkleri, (Haz─▒rlayanlar: Y. Akp─▒nar., ─░.M. Y─▒ld─▒r─▒m., S. ├ça─č─▒n), TDAV, ─░stanbul, 1993,
  21. Saray Mehmet, Atat├╝rk ve T├╝rk D├╝nyas─▒ TTK, Ankara 1995,
  22. ┼×im┼čir Sebahattin H├╝seyinzade Ali Bey (Turan) (1864-1940 )T├╝rk├ž├╝ Dergi 109.SAYI Mart 2007 ORKUN *
  23. Tamir Ferhat kazak T├╝rkleri edebiyat─▒TDK.4.cilt1998 439-440
  24. Tamir Ferhat,Kazak Türkleri edebiyatı.TDEK  Ankara.4.cilt1998 s.432-433
  25. Taymas Abdullah Battal,. Kazan T├╝rkleri,TKAE Ankara,1988,
  26. Togan Zeki Velidi, Hat─▒ralar, Tan Matbaas─▒, ─░stanbul 1969
  27. Toksoy Ahmet XX. Y├╝zy─▒la Girerken T├╝rk D├╝nyas─▒ ve ─░smail Gasp─▒ral─▒ Orkun Dergisi , Kas─▒m 2001, Say─▒: 45 ve Aral─▒k 2001, Say─▒ 46
  28. Tosun Yusuf Musa Carullah. Yar─▒n Dergisi, ┼×ubat 2006
  29. T├╝rk D├╝nyas─▒ El Kitab─▒. Cilt 4. TKAE. Ankara 1998 3. Bask─▒,
  30. T├╝rkiye D─▒┼č─▒ndaki T├╝rk Edebiyatlar─▒ Antolojisi (Redakt├Âr: Nevzat K├Âseo─člu) cilt 15, ├ľzbek Edebiyat─▒ KTB Ankara 2004,
  31. T├╝rkiye D─▒┼č─▒ndaki T├╝rk Edebiyatlar─▒ Antolojisi(Redekt├Âr: Nevzat K├Âso─člu) cilt 28 Kazak Edebiyat II., KTB. Ankara 2004,
  32. T├╝rko─člu ─░smail. Rusya T├╝rkleri Aras─▒ndaki Yenile┼čme Hareketinin ├ľnc├╝lerinden R─▒zaeddin fahreddin. ├ľt├╝ken. ─░stanbul 2000
  33. ├ťlk├╝sal M├╝stecib l, K─▒r─▒m T├╝rk- Tatarlar─▒, Baha Matbahas─▒, ─░stanbul 1980
  34. Zeki ├çevik. Ahmet A─čao─člu’nun Konu┼čmalar─▒nda Folklor A┼č─▒k ┼×em┼čir’in 110. do─čum y─▒l─▒na has olunmu┼č uluslar aras─▒ konferans, Azerbaycan ─░limler Akademisi Folklor Enstit├╝s├╝, Bak├╝, Azerbaycan, 13-16 Kas─▒m 2003.
  35. Zenkovsky Serge A., Rusya ÔÇśda Pan-T├╝rk├╝zm ve M├╝sl├╝manl─▒k (├çev: ─░zzet Kandemir) ├ť├ždal Ne┼čriyat, ─░st., 1983 .

[1] Mehmet Yeti┼čkin.,Ruslar─▒n T├╝rkmen Topraklar─▒n─▒ istilalar─▒.T├╝rkler.C.18. s.596

[2] Mehmet Yeti┼čkin.,a.g.m.s.596.

[3] Mehmet Yeti┼čkin.,a.g.m.s.597.

[4] Serge A. Zenkovsky, Rusya ÔÇśda Pan-T├╝rk├╝zm ve M├╝sl├╝manl─▒k (├çev: ─░zzet Kandemir) ├ť├ždal Ne┼čriyat, ─░st., 1983.s.33

[5] Nadir Devlet ─░smail Gasp─▒ral─▒ 1988 k├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ s.77

[6] A. B. Taymas, Kazan T├╝rkleri, Ankara 1966, s.176 A. N. Kurat, “Kazan T├╝rklerinin “Meden├« Uyan─▒┼č” Devri”, A. ├ť. Dil-Tarih ve Co─črafya Fak├╝ltesi Dergisi, XXIII, say─▒ 3-4 (1965), s.135. (s.95-194)

[7] Nadir Devlet.,a.g.e. s.80

[8] Nadir Devlet.a.g.e.s.77-79

[9] Nadir Devlet a.g.e.80-81

[10] Zenkovsky S A.a.g.e.s.37.

[11] Zenkovsky S A.a.g.e.s.38

[12] Zenkovsky. a.g.e.s.40.

[13] Zenkovsky. a.g.e.s.41.

[14] Zenkovsky. a.g.e.s.43.

[15] Zenkovsky. a.g.e.s.43.

[16] Zenkovsky. a.g.e.s.44.

[17] Zenkovsky. a.g.e.s.45.

[18] Zenkovsky SA .a.g.e.s.36-47

[19] Zenkovsky SA .a.g.e.s.36-47

[20] ─░hsan Ilgar RusyaÔÇÖda Birinci M├╝sl├╝man Kongresi, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ Yay. Ankara 1990, s.1-7

[21] ─░hsan Ilgar RusyaÔÇÖda Birinci M├╝sl├╝man Kongresi, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ Yay. Ankara 1990, s.1-7

[22] ─░hsan Ilgar RusyaÔÇÖda Birinci M├╝sl├╝man Kongresi, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ Yay. Ankara 1990, s.1-7

[23] ─░hsan Ilgar RusyaÔÇÖda Birinci M├╝sl├╝man Kongresi, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ Yay. Ankara 1990, s.1-7

[24] ─░hsan Ilgar RusyaÔÇÖda Birinci M├╝sl├╝man Kongresi, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ Yay. Ankara 1990, s.1-7

[25] ─░hsan Ilgar RusyaÔÇÖda Birinci M├╝sl├╝man Kongresi, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ Yay. Ankara 1990,s.166 Baymirza Hayit┬á┬á T├╝rkistan Rusya ile ├çin aras─▒nda,┬á┬á ota─č Yay─▒nlar─▒, Ankara 1975.s.221

[26] BaymirzaHayit.a.g.e.s. .220-223

[27] ─░hsan Ilgar, RusyaÔÇÖda Birinci M├╝sl├╝man Kongresi, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ Yay. Ankara 1990, s.208

[28] (Bk.Ek.13).

[29] ─░smail T├╝rko─člu. Rusya T├╝rkleri Aras─▒ndaki Yenile┼čme Hareketinin ├ľnc├╝lerinden R─▒zaeddin Fahreddin. ├ľt├╝ken. ─░stanbul 2000 s 239.,Zeki Velidi Togan, Hat─▒ralar, Tan Matbaas─▒, ─░stanbul 1969 s.156.

[30] Zeki Velidi Togan, a.g.e. s.158

[31] ─░smail T├╝rko─člu. Rusya T├╝rkleri Aras─▒ndaki Yenile┼čme Hareketinin ├ľnc├╝lerinden R─▒zaeddin fahreddin. ├ľt├╝ken. ─░stanbul 2000 s.240-244

[32] Nadir Devlet a.g.e.s59-61

[33] Abdullah Battal,Taymas. Kazan T├╝rkleri,TKAE Ankara,1988, s.166

[34] Necmeddin bardak├ž─▒,Kafkasyan─▒n ba─č─▒ms─▒zl─▒k M├╝cadelesinde Tasavvuf ve Tarikatlar─▒n Rol├╝.T├╝rkler.C.18.s.528-529

[35] Yusuf Ak├žura,┬á┬á Yeni T├╝rk Devletinin ├ľnc├╝leri,┬á┬á K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ Y., Ankara┬á┬á 1981, s.35

[36] Yusuf Ak├žura age36

[37] Yusuf Ak├žura age36 Ziya G├Âkalp Z.T├╝rk├ž├╝l├╝─č├╝n esaslar─▒ sf.59

[38] Yusuf Ak├žura ages.44.

[39] Yusuf Ak├žura ages.45

[40] ─░smet Bozda─č. Abd├╝lhamidÔÇÖin hat─▒ra Defteri. Kervan yay─▒nlar─▒.─░stanbul 1975 s.74

[41] Yusuf Ak├žura age.s.46-48

[42] Ahmet Toksoy. XX. Y├╝zy─▒la Girerken T├╝rk D├╝nyas─▒ Ve ─░smail Gasp─▒ral─▒. Orkun Dergisi, Kas─▒m 2001, Say─▒: 45 ve Aral─▒k 2001, Say─▒ 46

[43] Ahmet Toksoy.a.g.m.s.14

[44] Ahmet Toksoy.a.g.m.s.15

[45] Ahmet Toksoy.a.g.m.s.16

[46] Ahmet Toksoy.a.g.m.18

[47] M├╝stecip ├╝lk├╝sal K─▒r─▒m T├╝rk Tatarlar─▒ ,s 1980.139

[48] M├╝stecip ├╝lk├╝sal K─▒r─▒m T├╝rk Tatarlar─▒ ,s.140,1980.

[49] ─░brahimMara┼č .T├╝rk D├╝nyas─▒nda Dini Yenile┼čme. ─░stanbul 2002.├ľt├╝ken. s.73-78

[50] ─░brahimMara┼č .T├╝rk D├╝nyas─▒nda Dini Yenile┼čme. ─░stanbul 2002.├ľt├╝ken. s.73-78

[51] ─░brahimMara┼č .T├╝rk D├╝nyas─▒nda Dini Yenile┼čme. ─░stanbul 2002.├ľt├╝ken. s.73-78

[52] ─░brahimMara┼č .T├╝rk D├╝nyas─▒nda Dini Yenile┼čme. ─░stanbul 2002.├ľt├╝ken. s.73-78

[53] Ferhat Tamir,Kazak Türkleri edebiyatı.TDEK  Ankara.4.cilt1998 s.432-433

[54] ─░brahimMara┼č.a.g.e.s.105

[55] Abd├╝rre┼č┼čid. ─░brahim, 20. Asr─▒n Ba┼člar─▒nda ─░slam D├╝nyas─▒ ve japoyada ─░slamiyet (Haz─▒rlayan: M. Aksu), Yeni Asya Yay─▒nlar─▒ 1. cilt ─░st. 1987. s.4

[56] Salih Okur Abd├╝rre┼čid ─░brahim.http://www.tawish.org/tatarmakale

[57] ─░brahimMara┼č ─░.T├╝rk D├╝nyas─▒nda Dini Yenile┼čme. ─░stanbul 2002.├ľt├╝ken. s.105

[58] Salih Okur Abd├╝rre┼čid ─░brahim.http://www.tawish.org/tatarmakale

[59] ─░brahimMara┼č a.g.e.s.105

[60] Salih Okur Abd├╝rre┼čid ─░brahim.http://www.tawish.org/tatarmakale

[61] ┼×erif Akta┼č, Milli Edebiyat D├Ânemi T├╝rk Edebiyat─▒ Tarih, K.T.B.Y Cilt 3., s.209

[62] (Bkz.EK.3)

[63] Salih Okur Abd├╝rre┼čid ─░brahim.http://www.tawish.org/tatarmakale

[64]─░brahim Mara┼č a.g.e.s. s.106

[65] Salih Okur Abd├╝rre┼čid ─░brahim.http://www.tawish.org/tatarmakale

[66] ─░brahim Mara┼č a.g.e.s. s.106

[67] ─░brahim Mara┼č ─░brahim Mara┼č a.g.e.s.s.89-90

[68] Sebahattin ┼×im┼čir H├╝seyinzade Ali Bey (Turan) (1864-1940 )T├╝rk├ž├╝ Dergi 109.SAYI Mart 2007 ORKUN s.3.

[69] Sebahattin ┼×im┼čir.a.g.m. A. Ergin Oba, T├╝rk Milliyet├žili─činin Do─ču┼ču (1995),s.155

[70] G├Âkt├╝rk ├ľmer ├çak─▒r G├ÂkalpÔÇÖa T├╝rk├ž├╝l├╝─č├╝ A┼č─▒layan Adam H├╝seyinz├óde Ali Turan Orkun. 54.Say─▒

[71] Ahmet A─čao─člu, ├ť├ž Medeniyet, Ba┼čbakanl─▒k K├╝lt├╝r M├╝ste┼čarl─▒─č─▒ K├╝lt├╝r Yay─▒nlar─▒, ist. 1972.s.I

[72] Ahmet A─čao─člu, ├ť├ž Medeniyet, Ba┼čbakanl─▒k K├╝lt├╝r M├╝ste┼čarl─▒─č─▒ K├╝lt├╝r Yay─▒nlar─▒, ist. 1972.s.I-II

[73] Zeki ├çevik. Ahmet A─čao─člu’nun Konu┼čmalar─▒nda Folklor A┼č─▒k ┼×em┼čir’in 110. do─čum y─▒l─▒na has olunmu┼č uluslar aras─▒ konferans, Azerbaycan ─░limler Akademisi Folklor Enstit├╝s├╝, Bak├╝, Azerbaycan, 13-16 Kas─▒m 2003

[74] Ahmet A─čao─člu. A.g.e.s.III-IV

[75] Halit Kak─▒n├ž. Sultangaliyev ve Milli Kom├╝nizm.Bulut Yay─▒nlar─▒.istanbul 2004. s.290-295

[76] Musa Carullah bigiyev,┬á┬á Evrensel Kurtulu┼č,┬á┬á Sadele┼čtiren: Hikmet Akpur,┬á┬á ├ľns├Âz Yay─▒nc─▒l─▒k, ─░stanbul┬á┬á s.9.

[77] Musa Carullah bigiyev.a.g.e.s.10.

[78] Elif Su Temizy├╝rek. Musa Carullah B├«giyev’├«n T├╝rk├že’nin Birli─či hakk─▒ndaki g├Âr├╝┼čleri ├ľl├╝m├╝n├╝n 50. Y─▒ld├Ân├╝m├╝nde Musa Carullah Bigiyev, T├╝rkiye Diyanet Vakf─▒ Yay─▒nlar─▒ Ankara, 2002.s.145

[79] Elif Su Temizy├╝rek.a.g.e. s.145

[80] Musa Carullah. ─░lahi Rahmet ve Uluhiyyet, , Fide yay, s: 13-15

[81] Yusuf Tosun Musa Carullah.Yar─▒n Dergisi, ┼×ubat 2006 s.15

[82] Musa Carullah ─░slam. ┼×eriat─▒n─▒n Esaslar─▒, , Kitabiyat Yay., s: 12

[83] Musa Carullah.ag.e.s.16

[84] Yusuf Tosun.a.g.m.s.13

[85] Yusuf Tosun.a.g.m.s.14

[86] Elif Su Temizy├╝rek.a.g.m.s.149

[87] Elif Su Temizy├╝rek.a.g.m.s.149

[88] Elif Su Temizy├╝rek.a.g.m. s.151

[89] Elif Su Temizy├╝rek.a.g.m.s.151

[90] Elif Su Temizy├╝rek.a.g.m.s.150

[91] Musa Carullah bigiyev.ag.e.s.9-10

[92] Naile Binark, ├ľmer Yusuf Ak├žura, Kazan Dergisi Say─▒ 10, Aral─▒k 1973 s 32-36

[93] Cemal Avc─▒. Uluslar aras─▒ D├Ârd├╝nc├╝ T├╝rk K├╝lt├╝r├╝ Kongresi 4-7/Kas─▒m/1997 Ankara III.cilt sayfa:81.Y. Ak├žura, “Tarih Yazmak ve Tarih Okutmak Usullerine Dair”, Birinci T├╝rk Tarih Kongresi, Konferanslar, M├╝naka┼čalar, Maarif Vekaleti Yay─▒n─▒. ─░stanbul 1932, s. 605.

Yusuf Ak├žura, ÔÇťT├╝rk├ž├╝l├╝kÔÇŁ, T├╝rk Y─▒l─▒ 1928, T├╝rk Ocaklar─▒ Merkez Heyeti Yay─▒n─▒, ─░stanb─▒─▒l 1921. s.396.

[94] Cemal Avc─▒ a.g.m.s.81 Niyazi Berkes, T├╝rkiye’de ├ça─čda┼čla┼čma, Do─ču-Bat─▒ Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul 1978. s. 392.

[95] Cemal Avc─▒. a.g.m.s.82-83

[96] Naile Binark.a.g.m.s.85

[97] Cemal Avc─▒. a.g.m s.87. Fran├žois Georgeon,T├╝rk Milliyet├žili─činin K├Âkenleri-Yusuf Ak├žura-Yurt Y(├žev:alevEr).Ankara,1986., s.34

[98] Cemal Avc─▒. a.g.m.s.88 Fran├žois Georgeon,a.g.m.s.36.

[99] Cemal Avc─▒. a.g.m.s.89. Fran├žois Georgeon,a.g.m.s.43-44

[100] Naile Binark.a.g.m.s.34

[101] Cemal Avc─▒. a.g.m s.89

[102] Cemal Avc─▒. a.g.m.s.90

[103] Naile Binark. a.g.m.s.36

[104] Erol Cihangir., Arif Acalo─člu, Sultan Galiyev Davas─▒, Do─ču K├╝t├╝phanesi, ─░stanbul 2006, s.8-17

[105] Erol Cihangir., Arif Acalo─člu, Sultan Galiyev Davas─▒, Do─ču K├╝t├╝phanesi, ─░stanbul 2006, s.8-17

[106] Erol Cihangir., Arif Acalo─člu, Sultan Galiyev Davas─▒, Do─ču K├╝t├╝phanesi, ─░stanbul 2006, s.8-17

[107] Erol Cihangir., Arif Acalo─člu, Sultan Galiyev Davas─▒, Do─ču K├╝t├╝phanesi, ─░stanbul 2006, s.8-17

[108] Erol Cihangir., Arif Acalo─člu, Sultan Galiyev Davas─▒, Do─ču K├╝t├╝phanesi, ─░stanbul 2006, s.8-17

[109] Erol Cihangir., Arif Acalo─člu, Sultan Galiyev Davas─▒, Do─ču K├╝t├╝phanesi, ─░stanbul 2006, s.8-17

[110] Erol Cihangir., Arif Acalo─člu, Sultan Galiyev Davas─▒, Do─ču K├╝t├╝phanesi, ─░stanbul 2006, s.8-17

[111] Erol Cihangir., Arif Acalo─člu, Sultan Galiyev Davas─▒, Do─ču K├╝t├╝phanesi, ─░stanbul 2006, s.8-17

[112] Naile Binark, Ayaz ─░shaki idilli (1878-195499 Kazan Dergisi Say─▒ 12, 1974 s 8-13

[113] Naile Binark, a.g.m. s 14.

[114] Naile Binark, a.g.m. s 15.

[115] Naile Binark, a.g.m. s 15.

[116] Nadir Devlet, Sadri Maksudi Arsal, Kazan Dergisi Say─▒ 2 Aral─▒k 1970, s.26.

[117] Nadir Devlet, Sadri Maksudi Arsal, Kazan Dergisi Say─▒ 2 Aral─▒k 1970, s.26-28.

[118] Ferhat Tamir kazak T├╝rkleri edebiyat─▒TDK.4.cilt1998 439-440

[119] Feyzi Ak├╝z├╝m. Mehmet Emin Resulzade, Milli Tesan├╝d, Azerbaycan K├╝lt├╝r Der. Yay., Ankara 1978, s.7.

[120] Feyzi Ak├╝z├╝m. Mehmet Emin Resulzade, Milli Tesan├╝d, Azerbaycan K├╝lt├╝r Der. Yay., Ankara 1978, s.7-10

[121] Timur Kocao─člu,├ľzbek T├╝rkleri edebiyat─▒.TDEK Ankara 1989 s.179

[122] M.Sabir KARGER. T├╝rkistan halk M├╝zi─či IAnkara 1986

[123] Tuncer Baykara Zeki Velidi Togan Zeki Velid├« Togan’─▒n .KBY.Ankara 1989. s.8.

[124] Tuncer Baykara Zeki Velidi Togan Zeki Velid├« Togan’─▒n .KBY.Ankara 1989. s.8-15

[125] Tuncer Baykara Zeki Velidi Togan Zeki Velid├« Togan’─▒n .KBY.Ankara 1989. s.9.

[126] Tuncer Baykara Zeki Velidi Togan Zeki Velid├« Togan’─▒n .KBY.Ankara 1989. s.10

[127] Tuncer Baykara Zeki Velidi Togan Zeki Velid├« Togan’─▒n .KBY.Ankara 1989. s.12.

[128] Tuncer Baykara Zeki Velidi Togan Zeki Velid├« Togan’─▒n .KBY.Ankara 1989. s.8-15

[129] Tuncer Baykara.,a.g.e.s.106-107

[130] Erkin Emet Mehmet Emin Bu─čra.T├ťRKLER .yeni T├╝rkiye Yay─▒nlar.Ankara 2002 Cilt 18.s.723.

[131] Erkin Emet Mehmet Emin Bu─čra.T├ťRKLER .yeni T├╝rkiye Yay─▒nlar.Ankara 2002 Cilt 18.s.724

[132] Erkin Emet Mehmet Emin Bu─čra.T├ťRKLER .yeni T├╝rkiye Yay─▒nlar.Ankara 2002 Cilt 18.s.725

[133] Erkin Emet Mehmet Emin Bu─čra.T├ťRKLER .yeni T├╝rkiye Yay─▒nlar.Ankara 2002 Cilt 18.s.725

[134] Erkin Emet Mehmet Emin Bu─čra.T├ťRKLER .yeni T├╝rkiye Yay─▒nlar.Ankara 2002 Cilt 18.s.726.

[135] Erkin Emet Mehmet Emin Bu─čra.T├ťRKLER .yeni T├╝rkiye Yay─▒nlar.Ankara 2002 Cilt 18.s.723-726

[136] Ercan Karako├ž Atat├╝rk’├╝n D─▒┼č T├╝rkler Politikas─▒ IQ yay─▒nlar─▒ist 2002 a.g.e. s.26.Utkan Kocat├╝rk., Atat├╝rk’├╝n Fikir ve D├╝┼č├╝nceleri; Edebiyat Yay─▒nevi, Ankara, 1969, s. 152.

[137] Ercan Karako├ž a.g.e. s.26. Mehmet ├ľner., “T├╝rkiye Cumhuriyeti nin Dil Politikalar─▒ ├ťzerine Bir De─čerlendirme,’Atat├╝rk’├╝n Harf Devrimi Ve T├╝rk D├╝nyas─▒na Yans─▒malar─▒ Sempozyumu: Kafkasya ve Orta Asya ├ťlkeleri Uygulama ve Ara┼čt─▒rma Merkezi Yay─▒nlar─▒, Trabzon, 1999, s. 14, 15

[138] Ercan Karako├ž a.g.e. s.26

[139] Ercan Karako├ž a.g.e. s.26-28

[140] Mehmet Saray, Atat├╝rk ve T├╝rk D├╝nyas─▒ TTK, Ankara 1995, s T.B.MM. Gizli Celse Zab─▒tlar─▒, Ankara, 1980, I, s. 154.

[141] Mehmet Saray a.g.e.s.T.B.M.M. Gizli Celse Zab─▒ttan, s. 154.

[142] Zeki Velidi Togan, Hat─▒rlar, T├╝rkistan ve Di─čer M├╝sl├╝man Do─ču T├╝rklerinin Mill├« Varl─▒k ve K├╝lt├╝r M├╝c├ódeleleri, ─░stanbul, 1969, s. 375.

[143] M.Saray.ag.e.s.5.E.B. ┼×apolyo, “Atat├╝rk ve ├ť├ž K─▒l─▒├ž”, T├╝rk K├╝lt├╝r├╝, Say─▒: 35 (Kas─▒m 1965), s. 86: Atat├╝rk’├╝n S├Âylev ve Deme├žleri, II, s. 30-31; B. N. ┼×im┼čir, ─░ngiliz Belgelerinde Atat├╝rk (1919-1938), Ankara, 1984, s. 185.

[144] M.Saray.ag.e.s.6

[145] M.Saray.ag.e.s.7

[146] M.Saray.ag.e.s.12

[147]M.Saray.ag.e.s.26. ┼×.S. Aydemir, Enver Pa┼ča: Makedonya’dan Ortaasya’ya, ─░stanbul, 1972, Cilt. III, s. 455-456

[148] Mehmet saray.a.g.e.s.11″ÔÇó Atat├╝rk’├╝n Mill├« D─▒┼č Politikas─▒ 1919-1923, Ankara, 1981, I, s. 205.

[149] Mehmet saray.a.g.e.s.13 T.B.M.M. Gizli Celse Zab─▒tlar─▒, I, s. 439.

[150] Mehmet saray.a.g.e.s.14. ┼×im┼čir, a.g.e., s. 407

[151] Mehmet saray.a.g.e.s.15. Atat├╝rk’├╝n S├Âylev ve Deme├žleri, ─░stanbul, 1945, II, s. 19.

[152] Yusuf Ko├ž- Ali Ko├ž, Tarihi Belgeler I┼č─▒─č─▒ndaBelgelerle M. K. Atat├╝rk. K.B.H.E. Yay─▒nlar─▒ Ankara 2004, s.90-92

[153] Ercan ┬áKarako├ž.a.g.e.95.Hablemito─člu. N., “Atat├╝rk ve D─▒┼č T├╝rkler 1. ‘ K─▒r─▒m, 21, Ekim-Aral─▒k 1997, s.3,

[154] Ercan karako├ž.ag.e.s.96-99

[155] Ercan karako├ž.ag.e.s.100

[156] Ercan Karako├žs.a.g.e.s37.Mustafa Kemal Atat├╝rk, 29 Ekim 1933( ├ľzkan, ─░ “Atat├╝rk ve T├╝rk D├╝nyas─▒”. Hava Kuvvetleri Dergisi, Haziran 2000, s. 88.)

[157] Ercan Karako├žs.a.g.e.s.37-39

[158] Mehmet saray a.g.e.s.18-19T.BM.M. Zab─▒t Ceridesi, C. 24, s. 305-306.

[159] A. Bennigsen., C. Clemercier ÔÇô Quelquejay, StepÔÇÖde Ezan Sesleri, ├çeviren: Nezih Uzel, Sel├žuk Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, 1981 s.129-139

[160] A. Bennigsen., C. Clemercier ÔÇô Quelquejay, StepÔÇÖde Ezan Sesleri, ├çeviren: Nezih Uzel, Sel├žuk Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, 1981 s.129-139

[161] A. Bennigsen., C. Clemercier ÔÇô Quelquejay, StepÔÇÖde Ezan Sesleri, ├çeviren: Nezih Uzel, Sel├žuk Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, 1981 s.129-139

[162] A. Bennigsen., C. Clemercier ÔÇô Quelquejay, StepÔÇÖde Ezan Sesleri, ├çeviren: Nezih Uzel, Sel├žuk Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, 1981 s.129-139

[163] A. Bennigsen., C. Clemercier ÔÇô Quelquejay, StepÔÇÖde Ezan Sesleri, ├çeviren: Nezih Uzel, Sel├žuk Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, 1981 s.129-139

[164] A. Bennigsen., C. Clemercier ÔÇô Quelquejay, StepÔÇÖde Ezan Sesleri, ├çeviren: Nezih Uzel, Sel├žuk Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, 1981 s.129-139

[165] A. Bennigsen., C. Clemercier ÔÇô Quelquejay, StepÔÇÖde Ezan Sesleri, ├çeviren: Nezih Uzel, Sel├žuk Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul, 1981 s.129-139

5,680 total views, 1 views today

Hilmi ├ľZDEN

Hilmi ├ľZDEN

─░lk ve Orta ├Â─črenimini Konya ve Eski┼čehirÔÇÖde tamamlad─▒. Y├╝ksek ├ľ─črenimini Ankara ├ťniversitesi T─▒p Fak├╝ltesinde tamamlad─▒ktan sonra, iki y─▒l mecburi hizmet ve on alt─▒ ay askerlik g├Ârevlerini takiben Sa─čl─▒k Ocaklar─▒nda, K├Ây Hizmetleri 14. B├Âlge M├╝d├╝rl├╝─č├╝nde tabip olarak ├žal─▒┼čt─▒. 1995 y─▒l─▒nda Eski┼čehir Osmangazi ├ťniversitesi T─▒p Fak├╝ltesi Anatomi Anabilim Dal─▒nda Anatomi doktoru ├╝nvan─▒ ald─▒. 2002 y─▒l─▒nda ESOG├ť T─▒p Fak├╝ltesi T─▒p Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dal─▒nda ÔÇťKutadgu BiligÔÇÖde Ahl├ók Kavram─▒ ve T─▒p Eti─čine Katk─▒s─▒ÔÇŁ isimli tezini tamamlad─▒. 2005 y─▒l─▒nda ESOG├ť taraf─▒ndan Nottingham ├ťniversitesine g├Ânderildi ve Dr. Lopa LeachÔÇÖin yan─▒nda angiogenesis ├╝zerine ├žal─▒┼čt─▒. EST├ťDAM (ESOG├ť T├╝rk D├╝nyas─▒ Uygulama ve Ara┼čt─▒rma Merkezi) m├╝d├╝r├╝ olarak g├Ârev yapmaktad─▒r. Anadolu ├ťniversitesi A├ž─▒k ├ľ─čretim Fak├╝ltesi Felsefe B├Âl├╝m├╝n├╝ de bitiren Hilmi ├ľzden ESOG├ť T├╝rk Dili ve Edebiyat─▒ B├Âl├╝m├╝nde ÔÇťT├╝rk Roman─▒nda Zorunlu G├Â├žÔÇŁ isimli tezine devam etmektedir. Anatomi, T─▒p Tarihi ve T─▒p Eti─či ├╝zerine yurt i├ži ve yurt d─▒┼č─▒ ├žal─▒┼čmalar─▒ bulunmaktad─▒r. E-Posta: hilmiozden@gmail.com

Sosyal Medyada Payla┼č─▒n:

B─░RDE BUNLARA BAKIN

  • ├çOK OKUNAN
  • YEN─░
Truval─▒lar m─▒ T├╝rk, T├╝rkler mi Truval─▒?

Truval─▒lar m─▒ T├╝rk, T├╝rkler mi Truval─▒?

20 A─čustos 2019, Truval─▒lar m─▒ T├╝rk, T├╝rkler mi Truval─▒? i├žin yorumlar kapal─▒
Kur┼čunlu sinemalar─▒ ve Kur┼čunluÔÇÖda bir gezinti

Kur┼čunlu sinemalar─▒ ve Kur┼čunluÔÇÖda bir gezinti

6 A─čustos 2019, Kur┼čunlu sinemalar─▒ ve Kur┼čunluÔÇÖda bir gezinti i├žin yorumlar kapal─▒
BursaÔÇÖn─▒n kale ve mahalle kap─▒lar─▒

BursaÔÇÖn─▒n kale ve mahalle kap─▒lar─▒

5 A─čustos 2019, BursaÔÇÖn─▒n kale ve mahalle kap─▒lar─▒ i├žin yorumlar kapal─▒
Tarih ─░├žinde Bursa K├Âylerinde De─či┼čim: ├çal─▒ ├ľrne─či

Tarih ─░├žinde Bursa K├Âylerinde De─či┼čim: ├çal─▒ ├ľrne─či

5 A─čustos 2019, Tarih ─░├žinde Bursa K├Âylerinde De─či┼čim: ├çal─▒ ├ľrne─či i├žin yorumlar kapal─▒
K─▒sa Bir Yolun Uzun ─░n┼čaat─▒: Gemlik ÔÇô Bursa ┼×ose Yolunun Yap─▒m─▒

K─▒sa Bir Yolun Uzun ─░n┼čaat─▒: Gemlik ÔÇô Bursa ┼×ose Yolunun Yap─▒m─▒

31 Temmuz 2019, K─▒sa Bir Yolun Uzun ─░n┼čaat─▒: Gemlik ÔÇô Bursa ┼×ose Yolunun Yap─▒m─▒ i├žin yorumlar kapal─▒