İnegöl’de çekilen filmler

Sponsorlu Bağlantı

Bursa, gerek İstanbul’a yakınlığı, gerekse ova, dağ, deniz, gerekse Osmanlı’dan kalan kent dokusu, kent merkezine yakın çiftlikleri sebebiyle film çekmek isteyenler için doğal bir film platosu olmuştur. Halkın kültür seviyesinin yüksekliği ve film ekiplerine olan yardımları ayrı bir tercih sebebi olmuştur.

Çalı nahiyesinde çekilen “Aysel, Bataklı Damın Kızı” ilk köy filmiydi.

Bursa merkezinde çok sayıda filmin tamamı veya bir kısmı çekilmiştir. Bunun dışında ilçelerde çok sayıda film çekilmiştir. Mustafakemalpaşa’lı yönetmen Orhan Aksoy, “Vurun Kahpeye ve Gelinin Murad’ı” filmlerini çekmişti.

Yaptığım araştırmalara göre İnegöl’de altı film çekildi. İlki Cerrah köyünde çekilen “Köroğlu”, ikincisi Domaniç Dağlarının Yolcusu”, üçüncüsü “Ninno”, dördüncüsü “Muradın Türküsü”, beşincisi “Zeyno” filmiydi. Son iki filmin de yönetmeni Atıf Yılmaz’dı. 1988 yılında başrolünde Melike Zobu’nun oynadığı ”Aşka Vakit Yok ” filminin de İnegöl’de çekildi.

KÖROĞLU

Dergi ve gazete arşivlerini tarayan arkadaşımız Mehmet Şakir Ünlü’nün görüp tarafıma iletmesiyle 1945 yılında Yıldız dergisinde İnegöl’ün Cerrah köyünde Köroğlu filminin çekildiğini öğrendik. Doğrusu büyük bir sürpriz oldu. Kendisine teşekkür ediyorum.

1945 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu oyuncularının rolleri paylaştığı bu filmi yine aynı tiyatrodan Kemal Refik Arduman yönetmişti. Başrolde Mümtaz Ener oynuyordu.

Cerrah köyündeki kadınlar ve İnegöl”den kadınlar bu filmde rol almışlar.

DOMANİÇ YOLCULARI

Domaniç’i konu alan, ancak oyuncularının İnegöl’de kaldığı, birçok sahnesinin de burada çekildiği Domaniç Dağlarının Yolcusu filmidir.

Şükufe Nihal Başar’ın Domaniç Dağlarının Yolcusu adlı anı kitabından uyarlanan, senaryosunu Necdet Saner ve Şükufe Nihal Başar’ın yazdığı, Şakir Sırmalı’nın yönettiği, 1946 yılında çekilmiş olan, Türk yapımı sinema filmidir. Eser, Şakir Sırmalı yönetmenliğinde Domaniç Yolcusu / Unutulan Sır adıyla filme aktarılmıştır.

Şukufe Nihal çeşitli gazetelerde, çıktığı yurt gezilerine dair izlenimlerini yayımlardı. Bu yazlarda, ülkenin ilerlemesi bakımından aydınlara çok görev düştüğünden, aydınların memleketle barışarak gezmeleri gerektiğinden bahsederdi. Geziler, onun sanatını zenginleştirici bir malzeme teşkil etmenin ötesinde, ideallerini örneklerle seslendirme imkânı da sağlıyordu.

Çıktığı bu yurt gezilerini, bir roman kurgusuyla şekillendirerek “Domaniç Dağlarının Yolcusu” (Bir Yurt Gezisi) adıyla 1949 yılında kitaplaştırıldı. Eser aynı yıl Şakir Sırmalı yönetmenliğinde “ Domaniç Yolcusu” adıyla filme de aktarıldı.

Yazar, Milli Mücadele dönemini, destanlaşan bir kişisel hikâye üzerinden anlatıyor. Hikâyeye göre, Kurtuluş Savaşı sırasında İnegöl yakınlarında, Domaniç dağlarından inen bir köylü kadını, düşmana yol göstererek vatana ihanet ettiğini öğrendiği biricik oğlunu silahını çekerek öldürüyor. Yazar, bu etkileyici öyküden ve gözünde devleşen Anadolu kadınından bir iz bulmak üzere, olayın geçtiği yerlere araştırma yapmaya gidiyor.

Domaniç Dağlarının Yolcusu kitabını,  sıradan bir anı kitabı olmaktan çıkaran en önemli unsur, kadın duyarlığının imbiğinden süzülmesidir. İlk satırlardan itibaren coşkulu, titiz, şiirsel ve zarif bir üslup okuru hemen sarmalıyor.

Filmin oyuncuları: Türkan Pasinler, Reşit Gürzap, Servet Çetin, Talat Artemel ve sami Ayanoğlu’ydu. Filmin müziği Bestekâr Şadi Işılay’a aitti.

NİNNO

Yönetmenliğini Süha Doğan’ın yaptığı, senaryosu Sadık Şendil’e ait olan bu filmde başrollerinde Leyla Sayar, Orhan Günşıray, Özdemir Han ve Reha Kıral oynuyordu.

Flim, İnegöl’ün Hilmiye köyündeki Oylat Kaplıcaları’nda çekildi. Birçok İnegöllü bu filmde rol aldı. Film 15 Ekim 1959 yılında inegöl’de Marmara Sineması’nda oynadı.

*

MURADIN TÜRKÜSÜ

1966 yılında Antalya Altın Portakal Film Festivalinde En İyi Film dalında üçüncülük ödülünü kazanan Muradın Türküsü filmi o yıllar için klasik sayılan fakir, yakışıklı köylü Murat ile zalim Zülfikar Ağa’nın güzeller güzeli Meliha ile arasındaki aşkı anlatan filmin senaristleri arasında ünlü yazar Yaşar Kemal’in olduğunu yıllar sonra öğrendim. Senaristler; Ayşe Şaşa, Yaşar Kemal, Atıf Yılmaz. Filmin başrollerinde; Fikret Hakan, Pervin Par, Hayati Hamzaoğlu, Ali Şen, Danyal Topatan ve bir simge haline dönüşen Aliye Rona’ydı.

1965 yılında MURADIN TÜRKÜSÜ filmi çekildi. Film yıldızlarının halktan kopuk olmadığı, onlar gibi yaşadığı yıllardı. Kasabaya film çekmek için bir ekip gelir ve şenlik başlardı. İş-güç pek yoktu. Setin etrafı bayram yeri gibi olurdu. Bazen bin bir rica ile sokak boşaltılırdı. Seslendirme sonradan yapıldığı için seyircilerin şamatası problem olmazdı.

Muradın Türküsü filminde oynayan Fikret Hakan İnegöllülerle çabucak kaynaşır.   İnegöl İdmanyurdu’nun Adalet’le yaptığı maçta forma giyer ve galibiyet golünü atar.

Fikret Hakan İnegöl’de hayranlarıyla (Melehat Kelebek Yörür albümünden)

Filmde rol alan İnegöllü figüranlar yerel gazetelerde haber olur. Bizim İnegöl gazetesinde çıkan haberde Şükrü Kabasakal’ın film teklileri beklediği haberi yer alıyordu.

Maç İstanbul’daki gazetelerde de yer alır.

*

ZEYNO

Dördüncü film 1970 yılında çekildi. O yıllar Türk Pop müziğinin parladığı, Folk müziğin öne çıktığı yıllardı. Cem Karaca’nın “Zeyno” şarkısından mı ilham alındı, yoksa Cem Karaca mı filmden ilham aldı bilmiyorum. Ama ikinci çekilen filmin adı Zeyno’ydu. Fonda çalan müzik ise “Zeynebim Türküsü’ydü”.

Yönetmen tanıdık bir isimdi, Atıf Yılmaz. Konu yine kan davası. Başrollerde Yılmaz Güney ve Hülya Koçyiğit oynuyordu. Diğer oyuncular arasında Enis Fosforoğlu ve Aliye Rona bulunuyordu.

1970 yılında çekilen bu film İnegöl’de olay olmuştu. Yılmaz Güney’in “Çirkin Kral” olarak Zirvede olduğu yıllardı.

Yılmaz Güney çok sevilen bir oyuncu olduğu için bilhassa gençler onunla resim çektirmek için Yılmaz yarışmışlardı. Ben nedense sete hiç gitmedim. Oysa Yılmaz Güneyin filmlerini beğeniyle izliyordum.

Yılmaz Güney halkla çabucak kaynaşmış, onlarla İnegöl stadyumunda maç seyretmişti.

Gençler Hülya Koçyiğit’le fotoğraf çektirmek için yarışıyorlardı.

*

Türk filmlerindeki iyi insanların kazanmasını, fakir kızın ya da fakir oğlanın birden sınıf atlamasını herkes kanıksamıştı. Sonra Yılmaz Güney’in gerçekçi, insanı sarsan filmleriyle tanıştık. Yönetmenliğini Atıf Yılmaz’ın yaptığı, Hülya Koçyiğit ve Yılmaz Güney’in oynadıkları Zeyno filmi Oylat’ta çekiliyordu. Ama bazı bölümler için İnegöl’e gelmişlerdi.

Nebahat Çehre-Yılmaz Güney-Karasörcü Şamlı Ahmet

Mehmet Şakir Ünlü’den İnegöl’de çekilen Zeyno filmiyle ilgili anılarını dinleyelim.

Yılmaz Güney ile ilgili de iki anım var.
Birinci anım İnegöl’de çekilen Zeyno filmi sırasında yaşandı. Zeyno filminin bazı sahneleri oturduğumuz Gaziler Sokağı’nın girişindeki Nezir Dürüst’ün tarihi evinde çekilmiştir. Bu evin o sıradaki sahipleri Sacit, Müferra ve Semra Ertaş kardeşlerin ve ailelerinin eviydi (babaları Mustafa Ertaş, PTT müvezziiydi).

Film çekileceği sokakta ve mahallede haber birden yayılıverdi. Ekip o eve gelmeden oraya toplanmıştık. Ekip geldi. Hülya Koçyiğit, kardeşi Feryal Koçyiğit’le eve girdiler. Evin girişindeki geniş holde L biçimindeki sedirin sokağa bakan kısmına oturdular. Mahallenin ağabeyleri-ablalarıyla birlikte biz çocuklar da tam karşılarına dizilmiştik. Sonra Yılmaz Güney’de (sanırım Chevrolet marka, beyaz eski kuyruklu model) otomobiliyle geldi. O da sedirin diğer bölümüne bahçeye bakan kısmına oturmuştu. Sigarasını çıkarıp yaktı, hiç konuşmadan o meşhur bakışıyla ortalığı süzüyordu.

Hülya Koçyiğit güler yüzle bizlerle konuşuyordu. Bir ara bizlere: ‘’Hangi filmleri daha çok seviyorsunuz? Türk mü yabancı mı? ‘’ diye sordu. İlk önce büyük ablalar-ağabeyler ardından da bizler hep bir ağızdan bağırdık: “Yabancı filmleri !!!”

Yılmaz Güney birden durdu, çok sinirlenmişti,  elindeki sigarayı kül tablasında adeta ezerek söndürdü ve hızla kalktı yerinden. Kapıdan hiç kimseye bir şey söylemeden fırladı çıktı. Bahçe kapısına giderken ben de çıkmıştım peşinden. Sokakta duran otomobiline bindi, çalıştırdı ve son hızla yerinden kalkan otomobilin lastiklerinden cayırtı sesleri geldi. Belli ki o yanıtımız O’nu çok öfkelendirmişti. Sosyal, toplumsal filmlere yönelme kararı belki de o dönemden sonra daha da gelişti. İlerki yıllarda siyasi filmlerini izlerken aklıma hep o an geldi…

AŞKA VAKİT YOK

1988 yılında başrolünde Melike Zobu’nun oynadığı ”Aşka Vakit Yok ” filminin de İnegöl’de çekildi.

Melike Zobu’yla Muhammed Taflan başrolleri paylaşmışlardı. Filmin müziğini Cahit Berkay yapmıştı.

İnegöl’lü Münir Kandemir Melike Zobu’yla

6,961 Toplam, 14 okuma bugün

Ekrem Hayri PEKER: Kimya mühendisi, araştırmacı, yazar, STK yöneticisi. Bursa Mustafa Kemal Paşa’da (1954) doğdu. Anadolu Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunu. TUBİTAK veri tabanına kayıtlı “Teknoloji tabanlı Başlangıç Firmalarına Özel İş Geliştirme” mentörü, C Grubu iş Güvenliği uzmanı olarak Nano kimyasalların tekstil materyallerine uygulamalar konusunda üniversitelerde konferanslar verdi. Yayınlanmış kitaplarından bazıları: "Kuşçubaşı Hacı Sami Bey", "Özbek Mektupları", "Yeşim Taşı - Ön Türkler ve Türk Tarihinden Kesitler", "Kafkasya'dan Anadolu'ya - Zekeriya Efendi". Belgeseltarih.com kurucu ortağı ve yazarıdır. E-Posta: ekrempeker@gmail.com