Quantcast
Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ekrem Hayri PEKER

1971-1980 Yıllarında Yaşanan Uçak Kazaları

Uçak kazaları konusunda şu ana kadar altısı 2020-2022 yıllarında olmak üzere yedi yazım belgeseltarih.com sitesinde yayınlandı. Çalışmamı 1980 yılını sonuna kadar götürdüm.

1970 sonrası askeri uçak kazalarında geçmişe göre büyük bir azalma görüyoruz. Bunun sebebi hem pilotların ustalaşması hem de uçak bakımını yapan teknisyenlerin ustalaşması olmalı.

11 Şubat tarihli Hakimiyet gazetesi düşen bir eğitim uçağını haber yapar. İki pilot hayatını kaybeder. Gazete, şehit olan pilotlardan Yüzbaşı Nail Hayat’ın çok sayıda pilot yetiştirdiğini yazıyordu.

27 Temmuz 1971 tarihinde “Basın yayın Komünü” adıyla bilinen grup, İzmir-aydın yolu nu kesip, Ziraat bankası para nakil aracını soyarlar. Soyguncuları aramak için uçaklardan faydalanır.

Soyguncuları arayan uçaklardan birisi düşer. Pilotlar paraşütle atlayarak kendilerini kurtarırlar. 1 Ağustos tarihli Hakimiyet gazetesi haberi manşetten duyurur.

1 Eylül 1971 tarihli Hakimiyet gazetesi Karacabey ilçesi Dağkadı yöresine düşen bir jet uçağını haber yapar. Pilot yaralı olarak kurtulmuştur.

1972 yılında yerel basında bir kaza haberi okudum. Sıkı yönetim tarafından gizlenen başka bir kaza olup olmadığını bilmiyorum.

13 Temmuz tarihli Hakimiyet gazetesi manşetinde “Uludağ’ın zirvesine çarpıp parçalanan Askeri uçakta Binbaşı ile Üsteğmen şehit oldu” haberini veriyordu. İzmir Gaziemir Hava Alanından eğitim uçuşu için kalkan uçak hava muhalefeti nedeniyle dağa çarpıp parçalanmış. Uçağın enkazı 4 gün sonra bulunmuş.

23 Ekim 1973 tarihli Hakimiyet gazete “Bir topçu uçağımız düştü; 3 subay şehit oldu” haberini ön sayfadan veriyordu. Haberin devamında küçük bir uçağın enerji nakil hatlarına çarparak düştüğünü okuyoruz.

1974 yılı THY açısından deyim yerindeyse feci geçen bir yıl oldu. 1974 yılında İki büyük uçak kazası yaşandı.

İlk kaza İzmir’den İstanbul’a giden Van uçağının 26 Ocak 1974 tarihinde infilak etmesiyle yaşandı.

27 Ocak tarihli Hakimiyet gazetesi ön sayfasının tamamını bu kazaya ayırmıştı. Gazete; “İzmir’den İstanbul’a gitmek üzere havalanırken sol kanat ve sol burun üzerine çakılan <<VAN>> UÇAĞI İNFİLAK ETTİ: 62 YOLCU ÖLDÜ”.
Gazetenin haberinden 11 kişinin de yaralı olarak kurtulduğunu öğreniyoruz.

THY’nın 301 sefer sayılı uçağın düşüş sebebi olarak, “Kanatların buzlanması ve uçağın burnunun fazla kalkması olarak” açıklandı. Uçak, F-28 modeli Fokker’di.

image006.jpg

Kazadan 16 yıl sonra, dönemin ulaştırma bakanı olan Ferda Güley, pilotların alkollü oldukları gerçeğini kamuoyundan sakladığını itiraf etti, “Van uçağını sarhoş pilotlar düşürdü” (Milliyet. 18 Mayıs 1990). (Kaynak: Wikipedia)

Bu kazanın acısı geçmeden THY, dünyanın en fazla yolcunun öldüğü bir kaza yaşadı.

3 Mart 1974 tarihinde havacılık tarihinin en büyük faciası yaşandı. THY’nın İstanbul-Paris-Londra seferini yapan Ankara Uçağı Paris yakınlarındaki Orly ormanına düştü.

4 Mart Pazar tarihli hakimiyet gazetesinin manşeti DÜNYANIN EN BÜYÜK UÇAK KAZASI olarak atılmıştı. Manşetin altında “İstanbul-Paris-Londra seferini yapan Ankara uçağı Paris yakınına düştü 357 ölü var”.

Milliyet gazetesi ise “Görgü tanıkları THY uçağının havalanırken havada infilak edip parçalandığını söylediler” iddiasına ön sayfasında yer veriyordu.

5 Mart tarihli Hakimiyet gazetesi ön sayfasını kaza haberine ayırmaya devam eder.

Gazete “Sabotaj ihtimali kuvvet kazanıyor” haberine ön sayfasında yer verir.


Aslında bir sabotaj vardır o sabotajın sebebi kapı kopmasıdır.

Kaza, McDonnell Douglas DC-10 model yolcu uçağının Londra’ya gitmek üzere Paris’ten kalkışından kısa bir süre sonra, arka kargo kapısının kilit mekanizmasında oluşan basınç farkı nedeniyle patlama meydana geldi. Bu patlama kabin tabanının çökmesine, uçuş kontrol kablolarının kopmasına ve pilotların uçağın kontrolünü tamamen kaybetmesine yol açtı. Uçak, kontrolden çıkarak hızla ormanlık alana çakıldı. O dönemde dünya genelinde meydana gelen en ölümcül tek uçak kazası olarak tarihe geçti.

Kazanın ardındaki temel etken, McDonnell Douglas DC-10 uçaklarının kargo kapısı tasarımındaki ölümcül bir hataydı. Daha önce de benzer bir olay yaşanmış ancak bu facia, kapı kilit sisteminin tasarımının baştan aşağı değiştirilmesini zorunlu kılmıştır.

Bu kazadan 2 yıl önce ABD Windsor’da American Airlines’a ait uçak da aynı sebepten büyük bir facia atlatmıştır. O dönemde Amerikan uçuş güvenliği yetkilileri DC-10 uçağının kargo kapağındaki sorunu tespit etmiş ve ilgili birimlere bildirmiştir. Ancak Uçak firması THY’ye ait DC-10 uçağının kargo kapağını yenilememiştir. Kazazede yakınları bu facianın sorumlusu olarak Amerikan Douglas firmasını göstermişlerdir.

Bu kaza, McDonnell Douglas firmasının sonunu getirdi.

981 sefer sayılı uçuş, 27 Mart 1977’de iki 747 tipi uçağın pist üzerinde çarpıştığı ve 583 kişinin öldüğü Tenerife Havalimanı felaketine kadar havacılık tarihinin en ölümcül kazası olarak tarihe geçti.

Bu kazanın yerde olduğunu hatırlatalım.

19 Kasım 1974 tarihli Hakimiyet gazetesi bir uçak kazasını haber verir. Balıkesir’den Akhisar’a giden T-11 uçağı düşer ve 5 havacımız şehit olur.

1975 yılı da THY açısından iyi başlaması. 30 Ocak 1975 günü bir yolcu uçağımız düştü. İzmir’den İstanbul’a uçan BURSA uçağı Marmara denizine düşmüştü.

31 Ocak 1975 tarihli Bursa Hakimiyet gazetesi ön sayfasını bu kazaya ayırır.

“İzmir-İstanbul seferini yapan BURSA UÇAĞI DÜŞTÜ. Başlıklı haberde “Uçak Küçükçekmece civarında bulundu. Uçakta 37 yolcu ve 4 mürettebat vardı.”

Hatırladığım kadarıyla Yeşilköy Hava Limanı’nda elektrik kesilmiş, jeneratörler geç devreye girmiş. Kazanın sebebinin bu olduğu yazılmıştı.

*

30 Ocak 1975 tarihinde, İzmir-İstanbul seferini yapan Türk Hava Yolları’na ait Fokker F28 tipi “Bursa” isimli uçak, iniş için Yeşilköy Havalimanı’na yaklaşırken elektrik kesintisi kaynaklı yön bulma sorunu yaşadı. Pist ışıklarının sönmesiyle “pas geçme” manevrası yapan uçak Marmara Denizi’ne çakıldı. Kazada 37 yolcu ve 5 mürettebat olmak üzere toplam 42 kişi hayatını kaybetti.

Saat 18:40’da Yeşilköy Havalimanı’na iniş halindeyken tesiste elektrik kesildi. Pist aydınlatmaları görünmediği için uçak inişi pas geçip tekrar havalandı. 18:43’te mürettebat, tekrar iniş izni istedi. Başka bir uçak kalkış yapmak üzere olduğundan, hava trafik kontrolörleri 345 sefer sayılı uçuşa rüzgâr altı yönünde uzun bir uçuş emri verdi. 18:53’te hava trafik kontrolörleri 345 sefer sayılı uçuşla temas kurmaya çalıştığında, herhangi bir yanıt alamadı. Daha sonraki çağrılara da cevap vermemesi üzerine alarm durumuna geçildi ve uçağı arama çalışmaları başlatıldı.

Olay günü İstanbul’da yağmurlu ve rüzgârlı bir hava vardı. Uçağın karada arama çalışmaları sonuç vermeyince ve tekrar kalkış yönüne göre Marmara Denizine düştüğü anlaşıldı ancak enkaz birkaç yıl sonra bulunabildi.

Fokker F-28 ile meydana gelen ikinci en kötü kaza, zamanında Türkiye’deki üçüncü en ölümcül havacılık kazası idi.

1 Şubat tarihli Bursa Hakimiyet gazetesi Pilotların uçmadığı haberini tam sayfa verir.

Pilotlar, kazanın sebebinin İhmal olduğunu söylüyorlardı.

Uçağı arama çalışmaları hemen başlar. 6 Şubat tarihli Milliyet gazetesi, “Uçak aranırken batık gemi bulundu” başlıklı haberinde, “Dalgıçlar yıllar önce batmış bir geminin enkazını bulmuşlar. Gazete, Bandırma’nın Dutliman köyü yakınlarında Bursa uçağına ait bir dingile bağlı iki lastik bulundu” bilgisini veriyordu.

Yine Kapıdağ Yarımadası karşısındaki Fener Adası civarında bir kadın cesedi bulunmuştu. 7 Şubat tarihli Bursa Hakimiyet gazetesi bulunan cesedin Hostes Serap Özşahin’e ait olduğunun anlaşıldığını yazıyordu.

19 Şubat tarihli Bursa hakimiyet gazetesi uçağın parçalarının Mudanya (Eşkel) sahillerinde görüldüğünü yazıyordu.

Uçağın kara kutusu henüz bulunup çıkarılamadı…

31 Temmuz 1975 tarihli Bursa Hakimiyet gazetesi bir acı haberi veriyordu. Bandırma üssüne bağlı bir jet uçağı Orhaneli ilçesinin Şükrüye köyüne düşerek yanar. İki pilot şehit olur.

16 Ağustos 1976 tarihli Bursa Hakimiyet gazetesi mn sayfasını tamamen havacılıkla ilgili haberlere ayırmış desek yeridir.

İlk haber, pistteki çökmeyle ilgiliydi. Manşetin yanında “İhtiyaca yetmiyor haberi” iliştirilmiş.

Sonraki yıllarda inşaat lobisi başarılı oldu. Kent içindeki havaalanı kapatıldı ve Yenişehir’deki NATO üssüne yeni bir hava alanı yapıldı. Yapıldı ama uçuşlar başlamadı. Yıllardır bazı firmaların arda sırada siyasi baskıyla uçuş yaptığı bir havaalanımız var.

Bu haberin altında yine havacılıkla ilgili bir magazin ve tarihin bir arada olduğu bir haber vardı.

Günümüzde Bursa’da bir caddeye adı verilmiş olan Teyyareci Mehmet Ali Bey (Kurçer), 1914 yılında uçağı ile Bursa’ya gelir ve şehir üzerinde birkaç tur attıktan Atıcılar çayırına konar.

Tekrar havalanır ama pervanesi kırıldığı için eski mezbaha civarına iniş yapar. Gökyüzünde ilk defa bir uçak gören Bursa halkı büyük bir merakla uçağın indiği alana koşar. Uçak ertesi gün kanatları sökülerek, bir aracın arkasında çekilerek şehrin merkezindeki Belediye binası yakınında, eski Tayyare Sineması, şimdiki Tayyare Kültür Merkezi önüne çekilir. İstanbul Beyazıt meydanına inişte olduğu gibi bu sefer de Bursalılardan uçak alımı için bağış toplanır. Uçak gemiyle İstanbul’a gönderilir.

1976 yılı da THY açısından iyi geçmez. Kurulduğundan bu yana yurt içindeki en büyük uçak faciası yaşanır. 20 Eylül günü Milano-Roma-İstanbul ve Antalya seferini yapan, 452 sefer sayılı TC-JBH tescilli Boing 727 tipi uçak gece Isparta’daki Karatepe dağına çarparak parçalanır. Kazada 153 kişi ölür.

24 Aralık 1979 tarihli Bursa Hakimiyet gazetesi bir uçak kazasını ön sayfasında haber yapar.

Samsun-Ankara seferini yapan F-28 tipi Trabzon uçağı yoğun sis yüzünden Çubuk Barajı yakınlarında bir tepeye çarparak parçalanır. Kazada 39 kişi ölür. 4 kişi yaralı kurtulur.

Elindeki 5 F-28 uçağının üçünü ölümlü kazalarda kaybeden THY, kalan 2 F-28 uçağını seferden alır ve satar.

29 Ağustos 1980 tarihli Bursa Hakimiyet gazetesi bu sefer Bursa’daki bir uçak kazasına ön sayfasını ayırır.

28 Ağustos günü 18.30’da Yeşilköy’den kalkan Bursa Hava Yolları uçağı Organize Sanayi bölgesi civarına geldiğinde iki motoru durur. Pilot büyük bir ustalıkla uçağı Hamitler civarındaki bir buğday tarlasına indirir. Uçaktaki 22 yolcu kazayı yaralanmadan atlatır.

Daha sonra uçak zedelenmeden tarladan çıkarılır. Uçak, Mudanya asfaltına çıkarılır. Yol trafiğe kapatılır. Uçağın motorları kontrol edilir. Gerekli tamir ve bakım yapıldıktan sonra uçak havalanır ve Bursa Havaalanına konar.

Seferler bir hafta sonra tekrar başlar.

14 Ekim 1980 tarihli Bursa Hakimiyet gazetesi havacılıkla ilgili farklı bir habere ön sayfasını ayırır. İstanbul-Ankara seferini yapan Diyarbakır uçağı 6 hava korsanı tarafından kaçırılmıştır. Korsanlar, uçağı Diyarbakır Hava Alanına indirirler.

15 Ekim tarihli Bursa hakimiyet gazetesi ön sayfasını kaçırılan uçağa ayırır. Eylemcilerin ŞERİATÇI çıkması sadece yetkilileri değil, gazetecileri de şaşırtmıştır.

Korsanlar, yakıt alıp Suudi Arabistan’ın Cide kentine götürmek istemişlerdi. Yapılan operasyonla yakalanırlar. Operasyon esnasında 7 yolcu yaralanır.

Yazar Hakkında

YAZARLAR
TÜMÜ
SON YAZILAR