Ye┼čilÔÇÖe de Deli G├Ân├╝l Ye┼čilÔÇÖe

Ye┼čilÔÇÖe de Deli G├Ân├╝l Ye┼čilÔÇÖe

Ye┼čil derken, esas olarak ├çelebi Sultan MehmetÔÇÖin kal─▒t─▒ Ye┼čil Camisi ve K├╝lliyesi ile az biraz ├ževresidir akla gelen.

Cami, medrese, hamam ve bunlara yukardan bakan ├╝nl├╝ t├╝rbeÔÇŽ

T├╝m├╝ de, sonsuzluk uykusunu P─▒narba┼č─▒ Kabristan─▒ÔÇÖnda uyuyan efsanevi mimarba┼č─▒, komutan, devlet adam─▒, kalem ve k─▒l─▒├ž sahibi Hac─▒ ─░vaz Pa┼čaÔÇÖn─▒n elinden ├ž─▒km─▒┼člard─▒r.

Yan─▒nda, Bursa Ticaret Borsas─▒ Ba┼čkan─▒ R─▒za BeyÔÇÖin g├Ânl├╝n├╝ de katarak restorasyonu i├žin u─čra┼č verdi─či ve d─▒┼č g├╝zelli─čini olsun yava┼čtan gelip ge├žene fark ettirmeye ba┼člam─▒┼č eski konak ve kar┼č─▒ s─▒rada S├╝merbankÔÇÖ─▒n hal─▒ sat─▒┼čyeri olarak kulland─▒─č─▒ Bursa evi ile b├╝y├╝k b├Âl├╝m├╝ yenilenip i┼člevsellendirilmi┼č yap─▒lar dizisiÔÇŽ

Bir de, say─▒lar─▒ azalm─▒┼č ve g├Ârkemleri hayli zarar g├Ârm├╝┼č olsa bile ya┼čamay─▒ s├╝rd├╝ren ulu ├ž─▒narlarÔÇŽ

Caminin do─čusunda yer alan kahveler ile a┼čevi de eklenince Ye┼čil ziyaret├žilerinin Ye┼čilÔÇÖe ili┼čkin alg─▒s─▒ tamamlanm─▒┼č olur.

G├Âz ├Ân├╝nde olanlar bunlard─▒r ├ž├╝nk├╝.

Oysa g├Âz, her ┼čeyi g├Ârmez her zaman, ya da birden g├Ârmez.

Akla gelen de, akl─▒n bir anda, bir zamanda, bir durumda alabildi─či, raptedebildi─čidir ├žo─čunlukla.

├ç├╝nk├╝ yetimiz s─▒n─▒rl─▒d─▒r, bu da eksik k─▒lar bizi, g├Ârme ve alg─▒lamada yan─▒lt─▒r, denebilir.

─░nsan olmaktan, ├Âl├╝ml├╝ olmaktan, yarad─▒l─▒┼čtan ge├žerli bir mazeretÔÇŽ

O zaman, ba┼čkalar─▒n─▒n an─▒lar─▒na, anlat─▒mlar─▒na s─▒─č─▒n─▒r─▒z. ÔÇśÔÇśZahiriÔÇÖÔÇÖ olduklar─▒ do─črudur bunlar─▒n, ama maddeye ve zamana ili┼čkin do─črudur bunlar─▒n, ama maddeye ve zamana ili┼čkin dolays─▒z bilgilenmemizin de ba┼čka yolu yoktur.

Olmad─▒, eksi─či ve fazlas─▒yla duyular─▒m─▒zdan ba┼čka bir ┼čey olmayan sezgi i┼če kar─▒┼čs─▒n ve g├Âremedi─čimiz ayd─▒nlatmaya koyulsun!

Ayd─▒nlat─▒r m─▒ ger├žekten; yoksa nesneye ili┼čkin i├žimize do─čdu─čunu sand─▒─č─▒m─▒z yaln─▒zca bir yan─▒lg─▒ m─▒d─▒r?

Bilemeyiz bunu, ama gizemcinin yan─▒ld─▒─č─▒n─▒ da bilemeyiz. O, d─▒┼č─▒nda dola┼čmaktansa nesnenin ve zaman─▒n kendisi olmu┼čtur.

Elbet s├Âyleyecekleri olacakt─▒rÔÇŽ

Bir ÔÇśÔÇśhikmetÔÇÖÔÇÖ vard─▒r

ÔÇśÔÇś┼×air s├Âz├╝d├╝r, elbet yaland─▒rÔÇÖÔÇÖ denirse de ┼čairler, sezgisi g├╝├žl├╝ ki┼čilerdir. ├ľyle olmazsa ┼čair olmaz, ┼čiir de yazamazlard─▒.

Hilmi Ha┼čal, bir gece vakti, ay─▒n g├Âky├╝z├╝nde as─▒l─▒ kald─▒─č─▒ bir zamanda HisarÔÇÖdan bakm─▒┼č da, UlucamiÔÇÖnin iki minaresi aras─▒nda ve kubbeleri ├╝zerinde Ye┼čil T├╝rbeÔÇÖnin z├╝mr├╝t bir m├╝cevher gibi par─▒ldayarak do─ču┼čunu g├Ârm├╝┼č├žesine, ┼č├Âyle yazar:

ÔÇśÔÇś├çelebi Mehmet duyarl─▒l─▒─č─▒yla bir mekana yakla┼čma, i├žinde yitme arzusu belkiÔÇŽ Ne bileyim, kan─▒mca BursaÔÇÖya gelen kal─▒yor, gelmeyen kal─▒yor. Ben de kal─▒yorum i┼čte. Ki kald─▒k├ža ├Âl├╝me yak─▒nl─▒klar ├žo─čal─▒yor, ÔÇśÔÇśikinci zamanÔÇÖÔÇÖ y├╝celi─činde.ÔÇÖÔÇÖ

─░kinci zaman: Ahmet Hamdi Tanp─▒narÔÇÖ─▒n BursaÔÇÖda ya┼čad─▒─č─▒m─▒z─▒n yan─▒nda varsayd─▒─č─▒, i┼čledi─čimiz, ekme─čimizi kazand─▒─č─▒m─▒z, ├žoluk ├žocu─čumuz, yak─▒nlar─▒m─▒z, dostlar─▒m─▒zla i├žinden ge├žmekten oldu─čumuz zamandan ba┼čka bir zaman; birincisinin yan─▒nda, ama ondan ayr─▒ olarak var olan ve onunla ya┼čanan zaman!

Ye┼čilÔÇÖin zaman─▒; ├çelebi MehmetÔÇÖin, Hac─▒ ─░vazÔÇÖ─▒n ve ┼čairin zaman─▒!

B├Âyle bir zaman var m─▒? Varsa, ya┼čad─▒─č─▒m─▒z nedir ve ├Âtekiyle yolu nerede, nas─▒l kesi┼čmektedir?

Yoksa bu ay─▒r─▒m ge├žmi┼č ├╝zerindeki h├╝k├╝ms├╝zl├╝─č├╝m├╝z├╝n d├╝┼č├╝ncede yol verdi─či tamamen pratik bir gereksinimden mi do─čmaktad─▒r?

├ç├╝nk├╝ ge├žmi┼či etkileyemeyiz; olmu┼č ve bitmi┼čtir. Ge├žen zaman─▒n ├╝zerinde iktidar─▒m─▒z yoktur.

Ama gelecek ├╝zerinde vard─▒r. Gelece─či tasarlayabiliriz, etkileyebiliriz ya da diyelim ki edilgence, olu┼č ve ge├ži┼čini izleyebiliriz.

Ali Cengizkan, Ye┼čilÔÇÖden salt ÔÇśÔÇśmaddeÔÇÖÔÇÖ olarak s├Âz ederken bile bu soruyu tak─▒lmaktan ve yan─▒t─▒n─▒ aramaktan kendini alamaz:

ÔÇśÔÇśBursaÔÇÖn─▒n Ye┼čil K├╝lliyesiÔÇÖni dikkatle incelemekten geliyorduk. Y─▒ld─▒r─▒m K├╝lliyesiÔÇÖni bir g├╝n ├Ânce g├Ârm├╝┼č ve hayran kalm─▒┼čt─▒k oranlara, k├╝tle etkisine, anonimli─čin onuruna, yap─▒ k├╝lt├╝r├╝n├╝n doygunlu─čuna. Ye┼čil CamisiÔÇÖnin pencere ayr─▒nt─▒lar─▒n─▒ ve onlardaki ├žarp─▒kl─▒klar─▒ saptam─▒┼č, ├žok acemi g├Âz├╝ken ├ž├Âz├╝mlerin gizemini ├ž├Âzm├╝┼č, ├žok ustaca g├Âz├╝ken ├ž├Âz├╝mlerdeki ├žocuksulu─ča g├╝lememi┼čtik; mutlaka ard─▒nda bir ÔÇśhikmetÔÇÖ vard─▒r, vard─▒ daÔÇŽ Ahmet Hamdi Tanp─▒nar da yan─▒ ba┼č─▒m─▒zdayd─▒. (ÔÇŽ)ÔÇÖÔÇÖ

Andre GideÔÇÖe ne demeli

T├╝rkler, yaln─▒zca T├╝rkleri de─čil de T├╝rkÔÇÖ├╝, RumÔÇÖu, ErmeniÔÇÖsi ile Osmanl─▒ÔÇÖy─▒ hi├ž sevmemi┼č, ÔÇśÔÇś├žirkinÔÇÖÔÇÖ bulmu┼č, k├╝├ž├╝msemi┼č, dahas─▒ a┼ča─č─▒lam─▒┼č ve bunu da a├ž─▒k a├ž─▒k yazm─▒┼č Andre Gide, Ye┼čilÔÇÖde gizemli bir ayd─▒nlanmayla ┼č├Âyle konu┼čur:

ÔÇśÔÇśDinlence, ayd─▒nl─▒k ve dengenin bulu┼čtu─čunu yer. Kutsal mavi, k─▒r─▒┼č─▒ks─▒z mavi g├Âky├╝z├╝, kusursuz sa─čl─▒kl─▒ d├╝┼č├╝nceÔÇŽ

Ey cami, doyulmaz bir tanr─▒ ya┼č─▒yor i├žinde.ÔÇÖÔÇÖ

Ali ├ľz├želebi, GideÔÇÖnin bu sat─▒rlar─▒ i├žin, ÔÇśÔÇśYazar, caminin, yer yer betimledi─či mimarisiyle orada ya┼čanan ruhsal dinginlik aras─▒nda bir neden sonu├ž ili┼čkisi kurarÔÇÖÔÇÖ der ve ┼ču sat─▒rlar─▒n─▒ aktar─▒r:

ÔÇśÔÇśBu aziz yerde uzun s├╝re derin derin d├╝┼č├╝nd├╝m ve ibadetlerimizi bekleyen yarg─▒lay─▒c─▒ tanr─▒n─▒n burada oldu─čunu ve bizi safl─▒─ča davet etti─čini anlad─▒m sonunda.ÔÇÖÔÇÖ

Gide, Ye┼čilÔÇÖden ├Ânce SelimiyeÔÇÖyi, S├╝leymaniyeÔÇÖyi ve Sultan AhmetÔÇÖi g├Ârm├╝┼čt├╝ ku┼čkusuz; FransaÔÇÖn─▒n ve d├╝nyan─▒n en b├╝y├╝k, en muhte┼čem kiliselerini de.

Bu kutsal mekanlarda dile gelen, ÔÇśÔÇśsafl─▒─ča davetÔÇÖÔÇÖ de─čil miydi?

GideÔÇÖin, bu ├ža─čr─▒y─▒ t├╝m g├╝zelliklerden, t├╝m do─čadan alg─▒lama e─čiliminde oldu─ču biliniyor.

Ama, ÔÇśÔÇśEy cami, doyulmaz bir tanr─▒ ya┼č─▒yor i├žindeÔÇÖÔÇÖ diyebildi─či tek mekan Ye┼čil Cami olsa gerek.

Ne diyordu: CengizkanÔÇÖ─▒n, Ye┼čilÔÇÖi g├Âzlemler ya da incelerken ÔÇśÔÇśAhmet Hamdi Tanp─▒nar da yan─▒ ba┼č─▒m─▒zdayd─▒ÔÇÖÔÇÖ dedi─či Ahmet Hamdi Tanp─▒nar:

ÔÇśÔÇśCedlerimiz in┼ča etmiyorlar, ibadet ediyorlard─▒. Maddeye ge├žmesini ─▒srarla istedikleri bir ruh ve imanlar─▒ vard─▒. Ta┼č ellerinde canlan─▒yor, bir ruh par├žas─▒ kesiliyordu. Duvar, kubbe, kemer, mihrap, ├žini hepsi Ye┼čilÔÇÖde dua eder. MuradiyeÔÇÖde d├╝┼č├╝n├╝r. Y─▒ld─▒r─▒mÔÇÖda harekete haz─▒r, g├Âklerin derinli─čine susam─▒┼č bir kartal hamlesiyle ovan─▒n ├╝st├╝nde bekler.ÔÇÖÔÇÖ

Tanp─▒narÔÇÖa, ruhun madde ile bu t├╝rden al─▒┼čveri┼čini g├Âr├╝p kavramay─▒, biraz da hocas─▒ ve arkada┼č─▒ Yahya KemalÔÇÖin ve gezginlerin ┼čairi saymam─▒z gereken Evliya ├çelebiÔÇÖnin esinlendi─či ayn─▒ yaz─▒dan ├Â─čreniriz.

ÔÇśÔÇśRuhaniyet mimaridirÔÇÖÔÇÖ demi┼čtir Yahya Kemal.

Evliya ├çelebi de, ÔÇśÔÇśBursa, ruhaniyetli ┼čehirdirÔÇÖÔÇÖ der.

GideÔÇÖin, Ye┼čilÔÇÖde g├Âr├╝p sezdi─činin ve ├Ânyarg─▒ y├╝kl├╝ olmas─▒na kar┼č─▒l─▒k beyni ve y├╝re─čiyle derinden etkilendi─činin bu ruhaniyet hali oldu─čunu d├╝┼č├╝nebilirizÔÇŽ

Nitekim, Ye┼čilÔÇÖi, ÔÇśÔÇśZekan─▒n kemal halinde s─▒hhatiÔÇÖÔÇÖ olarak tan─▒mlayan GideÔÇÖi, Tanp─▒nar ÔÇśÔÇśYe┼čilÔÇÖi en iyi anlayan muharrir o olmu┼čturÔÇÖÔÇÖ diyerek selamlar.

Ali Aksoy, ÔÇśÔÇśBursaÔÇÖda Zaman, A─člamas─▒n AmanÔÇÖÔÇÖ ba┼čl─▒kl─▒ doyumsuz denemesinde, tehlikeli s─▒n─▒ra ├ťstadÔÇÖ─▒n ┼ču al─▒nt─▒s─▒yla m├╝dahale eder:

ÔÇśÔÇśNi├žin BursaÔÇÖy─▒ bu kadar seviyoruz? Bu sevgi hayat─▒n d─▒┼č─▒nda bir oyun mudur? Kendimize bir g├╝zellik dini, ge├žmi┼č zaman kokulu bir alem, ├žinilerden, su seslerinden, kemer ve oymalardan, eski kuma┼člardan ve ge├žmi┼č modalardan, isim ve hat─▒ralar─▒ndan bir d├╝nya yarat─▒p onun i├žinde, o yapma cennette bir tak─▒m zihni uyu┼čturucular veya co┼čturucularla ya┼čad─▒─č─▒m─▒z zamandan uzakta sarho┼č olmak m─▒ istiyoruz? B├Âyle bir ┼č├╝pheyi ta┼č─▒yanlar elbette yan─▒l─▒rlar. Ne Bursa, ne de eski zevkimiz ve sanatlar─▒m─▒z bizim i├žin bu cinsten bir afyon hokkas─▒ de─čildir.ÔÇÖÔÇÖ

Hayat a┼čk─▒ ve sanat

Ali AksoyÔÇÖun s├Âz konusu denemesini bulup okursan─▒z, BursaÔÇÖn─▒n tarihsel ve k├╝lt├╝rel kal─▒t─▒ i├žin ÔÇśÔÇśp├╝rsilahÔÇÖÔÇÖ (Ali Aksoy ÔÇśÔÇśyal─▒nk─▒l─▒├žÔÇÖÔÇÖ der) sava┼čm─▒┼č Tanp─▒narÔÇÖ─▒n, o kal─▒t─▒ ├žok farkl─▒ bir boyutuyla kavrayan ve BursaÔÇÖn─▒n mapushanesinde Kuvayi Milliye Destan─▒ÔÇÖn─▒ ve ┼×eyh Bedrettin Destan─▒ÔÇÖn─▒ yaratan Naz─▒m HikmetÔÇÖle birden g├Ân├╝lde┼č olup el s─▒k─▒┼čt─▒klar─▒n─▒ g├Âr├╝rs├╝n├╝z.

Bu mucizenin sezgiyle, zaman d─▒┼č─▒ zamanla veya ┼čiirler bir ili┼čkisini oldu─ču d├╝┼č├╝n├╝lmesin.

Ama Ye┼čilÔÇÖ, BursaÔÇÖy─▒, T├╝rkiyeÔÇÖyi sevmeyle; T├╝rkiyeÔÇÖnin ve T├╝rk insan─▒n─▒n yapt─▒─č─▒ ve yaratt─▒─č─▒na sayg─▒yla ve madde ve ruh olarak yo─črulagelinen k├╝lt├╝r├╝ ├Âz├╝msemekle yak─▒n ili┼čkisi var.

O bah├žede, bakars─▒n─▒z ki demir parmakl─▒─č─▒n ├Ân├╝ndekiyle ard─▒ndaki;┬á ÔÇśÔÇśkar┼č─▒ saftakiÔÇÖÔÇÖ ile ÔÇśÔÇśbu saftakiÔÇÖÔÇÖ ve yarg─▒├žla san─▒k, kul ile h├╝k├╝mdar bir potada eriyivermi┼č!

K├╝lt├╝r yap─▒lmaz ├ž├╝nk├╝.

Kavimler, milliyetler, devletler, ├Ârg├╝tler, siyasetler, dinler de tek ba┼člar─▒na yapamaz onu.

Olu┼čur, d├Ân├╝┼č├╝r, yeniden ve yeniden olu┼čur bir yarat─▒┼čt─▒r; tarih ├Âncesinden g├╝n├╝m├╝ze her ├žabada, her tasar─▒mda, her d├╝┼č├╝n├╝┼čte ve yarat─▒┼čta izini b─▒rak─▒r ve onlarla beslenir.

Ba┼čka k├╝lt├╝rlerle yan yana, onlar─▒ etkileyip onlardan etkilenerek, kar─▒┼č─▒p ayr─▒┼čarak s├╝regiderÔÇŽ

Ye┼čil, k├╝lliyen erken d├Ânem Osmanl─▒ mimarisini ifade eder diyorsak, sonu ve ba┼č─▒ olan tarihsel bir d├Ânemden bahsediyoruz ve bu d├Ânemin kendisinden ├Ânceki d├Ânemlere ba─član─▒p kendisinden sonrakilere dayanak oldu─čunu, olaca─č─▒n─▒ da s├Âyl├╝yoruz demektir.

Demek ki, bizimle ve zaman─▒m─▒zla Ye┼čil ve zaman─▒ aras─▒ndaki ba─člar, daha ├Âncesine ve daha da ├Âncesine uzan─▒yor. Bilinen zamanlardan da ├ÂncesineÔÇŽ

Ye┼čilÔÇÖde ÔÇśÔÇśibadet eder gibi yap─▒ yapan ceddimizÔÇÖÔÇÖ, taa ilk k├Âklerimizden ald─▒─č─▒n─▒ bir zaman ruh verip Ye┼čilÔÇÖde canland─▒r─▒p maddele┼čtiriyor, bize ge├žiriyor; bizim ├╝zerimizden, yani belli bir tarihsel ya da eylemsel zaman─▒n ├╝zerinden de nas─▒l olaca─č─▒ndan hi├žbir zaman emin olamayaca─č─▒z bir gelece─če uzat─▒yorÔÇŽ

Bu ak─▒┼č i├žinde, bu ak─▒┼č─▒n fakr─▒nda olarak Ye┼čilÔÇÖe dikilen bak─▒┼člar─▒m─▒z─▒n Tanp─▒narÔÇÖla oldu─ču kadar, Naz─▒mÔÇÖla da bulu┼čmas─▒ do─čal olmal─▒.

Tanp─▒nar, Ye┼čil T├╝rbeÔÇÖden s├Âz ederken ┼č├Âyle yazar:

ÔÇśÔÇśB├╝t├╝n ├Âmr├╝ boyunca didi┼čen, yabanc─▒ ┼č├Âyle dursun, karde┼č kan─▒ d├Âkmekten ├žekinmeyen insanlar, usta mimarlar─▒n ve sanatkarlar─▒n ellerinden s─▒zan h├╝ner ve rahmaniyet sayesinde bir evliya talihini payla┼č─▒yorlar.ÔÇÖÔÇÖ

Evliya de─čiller, ama evliyalar─▒n talihini payla┼č─▒yorlar!

ÔÇśÔÇśMimar ve sanatkar─▒n ellerinden s─▒zan h├╝ner ve rahmaniyetÔÇÖÔÇÖin kazand─▒rd─▒─č─▒ yaln─▒zca ÔÇśÔÇśbir evliya talihiÔÇÖÔÇÖ de─čildir asl─▒nda, belki daha fazla olmak ├╝zere b─▒rak─▒lan kal─▒ta ve ┼č├Âhrete kamunun sayg─▒ ve sevgisini, derin muhabbetini devam ettirmesi, bir ak─▒ma ├Âl├╝ms├╝zle┼čtirmesidir.

Dizginlenir, dondurulur, sabitlenir bir ┼čey olmayan sanatsal yarat─▒┼č─▒n b├Âyle bir h├╝neri var.

BursaÔÇÖda ye┼čilin anlam─▒

Ye┼čilÔÇÖin manevi taraf─▒ndan d├╝nyevi taraf─▒na ge├žerken de, do─čru olan Tanp─▒narÔÇÖa ba┼čvurmaktad─▒r:

ÔÇśÔÇśÔÇŽFakat BursaÔÇÖda ye┼čilin manas─▒ ├žok ba┼čkad─▒r; o, edebiyetin rahmani y├╝z├╝, bir m├╝kafata ├žok benzeyen bir s├╝kunun fani bir saate sinmi┼č manas─▒d─▒r. Ye┼čil T├╝rbe, Ye┼čil Cami der demez, ├Âl├╝m muhayyilemizdeki ├žehresini de─či┼čtirir, ÔÇśÔÇśben hayat─▒n susan ve de─či┼čmiyen karde┼čiyim. Vazifesini hakk─▒yla yapan faninin aln─▒na bir s├╝kunet ├želengi gibi uzan─▒r─▒mÔÇÖÔÇÖ diye konu┼čur.

├ľl├╝m b├Âyle konu┼čurken, hayat konu┼čmas─▒n!.. Olur mu?..

Ne┼če KarelÔÇÖin Bursa Edebiyat G├╝nleriÔÇÖnde dinleyicilere aktard─▒─č─▒ an─▒lar─▒nda ┼č├Âyle konu┼čur hayat: ÔÇśÔÇśÔÇŽAk┼čam├╝st├╝ gezintilerinin ad─▒ piyasayd─▒. Ailece ├ž─▒k─▒lan bu y├╝r├╝y├╝┼čler gece de yap─▒l─▒rd─▒r. Kentin ana caddesinde, UlucamiÔÇÖden Ye┼čil CamiiÔÇÖne kadar y├╝r├╝n├╝r, muhallebicilere, dondurmac─▒lara girilerek mola verilirdi.

Ye┼čilÔÇÖdeki bah├žesi havuzlu, f─▒skiyeli k─▒r kahvesini kim unutabilir? Tir┼če t├╝ller i├žinde sanki sonsuza kadar uzan─▒r Bursa Ovas─▒. Sa─č─▒nda Emir Sultan Camii, beyaz mermerin en g├Ârkemlisi. ┼×apkalar─▒ elmas bro┼člarla s├╝slenmi┼č, k─▒nalanm─▒┼č s├╝nnet ├žocuklar─▒, faytonlara bindirilerek Emir Sultan Hazretlerine ziyaret g├Ât├╝r├╝lmeden s├╝nnet edilmezdi. Biraz yukarda Piremir Camii vard─▒. K─▒smeti kapal─▒ olan k─▒zlar─▒n, bu caminin minaresine ├ž─▒karak kilotlar─▒n─▒ a┼ča─č─▒ya att─▒klar─▒nda k─▒smetlerinin a├ž─▒ld─▒─č─▒ s├Âylenirdi. Cuma g├╝nleri Piremir, k─▒smetinin a├ž─▒lmas─▒ i├žin gelen gen├ž dullarla, evde kalm─▒┼č k─▒zlarla dolup ta┼čard─▒.

Ye┼čilÔÇÖe giderken, bah├žesinde heykellerin sergilendi─či etnografya m├╝zesi bir ba┼čka etkilerdi beni. Bu ta┼čtan adamlarla kad─▒nlar─▒n kim oldu─čunu ├žok merak ederdim. B├╝y├╝k s├Âz├╝ dinlemedikleri, her ┼čeye hay─▒r dedikleri i├žin ta┼č olduklar─▒n─▒ s├Âylerlerdi, ├╝z├╝l├╝rd├╝m.ÔÇÖÔÇÖ (Yazar─▒n anlat─▒m─▒, belirtilen yap─▒ttan oldu─ču gibi al─▒nm─▒┼čt─▒r. H.T.)

Piremir Camisi ile ili┼čkili o eski ve g├╝l├╝mseten, ama ya┼čam─▒n bir par├žas─▒ oldu─ču ku┼čku g├Ât├╝rmez tuhaf gelene─či Raif Kaplano─člu da aktarm─▒┼čt─▒r kimi de─či┼čik ama├žl─▒ yaz─▒lar─▒nda.

Ye┼čil kahveleri: ├žeek y├╝├╝├╝z!..

Melif Elal, Bursa DefteriÔÇÖnin Y─▒ld─▒r─▒m, Ye┼čil, Muradiye eksenli k├╝lt├╝r gezisinde, ├Ândeki kahvenin ortas─▒nda dikilii gezgin dostlar─▒na ÔÇśÔÇśYe┼čil kahvelerininÔÇÖÔÇÖ anhas─▒n─▒ minhas─▒n─▒ ┼č├Âyle anlatm─▒┼čt─▒.

ÔÇśÔÇśYe┼čilÔÇÖin vazge├žilmez par├žas─▒n─▒ olu┼čturan bu kahveler Ye┼čil CamiÔÇÖnin kuzeydo─čusundad─▒r. Bunlar, yan yana iki kahvedir. 1960ÔÇÖl─▒ y─▒llarda iki kahveyi birbirinden bas─▒k bir duvar ay─▒r─▒rd─▒. Bir tarafta oturanlar di─čer taraftakileri g├Âr├╝rlerdi. O y─▒llarda, Bursal─▒lar─▒n u─črak yeriydi. Yaz gecelerinde, misafirlikten d├Ân├╝l├╝rken veya ┼č├Âyle bir dola┼č─▒lm─▒┼čken mutlaka oraya u─čran─▒r, ├Ân s─▒radaki masalardan birine oturulur, koruk suyu i├žilirdi. Kentin en iyi, tad─▒ ev k─▒vam─▒nda koruk suyu bu kahvelerde bulunurdu.

├ľn s─▒radaki dedim. O zamanlar a├ž─▒k hava b├Âl├╝mlerinde iki masa bulunurdu zaten. Kahveleri ta┼čtan yap─▒lm─▒┼č bir setin ├╝st├╝ndeydi. Setin ├Ân├╝nde, karg─▒ ba┼č─▒na benzeyen u├žlar─▒ olan demir parmakl─▒k vard─▒ÔÇŽ

Elal, belli─či ├žocukluk an─▒lar─▒n─▒n bask─▒s─▒na u─čram─▒┼č olmal─▒ ki, biraz durup ┼č├Âyle s├╝rd├╝rd├╝ hikayeyi:

ÔÇśÔÇśSet ve parmakl─▒k yakla┼č─▒k ├╝├ž metre y├╝ksekli─čindeydi. Setin alt─▒nda, a┼ča─č─▒da bir arsa vard─▒. Buradan mahallenin ├žocuklar─▒, oyun oynamak i├žin, yukardan at─▒lan gazoz kapaklar─▒n─▒ toplarlard─▒. Tebe┼čir niyetine kiremit k─▒r─▒klar─▒ kullan─▒larak yere bir daire ├žizilir, kayd─▒rak ad─▒ verilen enli ince ta┼člarla dairenin i├žine konulan gazoz kapaklar─▒, ├žizginin d─▒┼č─▒na ├ž─▒kar─▒lmaya ├žal─▒┼č─▒l─▒rd─▒r. Her gazoz kapa─č─▒n─▒n bir de─čeri vard─▒. ├ľrne─čin ├╝zeri k─▒rm─▒z─▒ boyal─▒, az bulunur gazoz kapaklar─▒na ÔÇśÔÇśbinlikÔÇÖÔÇÖ derdik. Bu kapaklar─▒n hangi i├žecek ┼či┼česine veya markas─▒na ait oldu─čunu an─▒msayam─▒yorum ┼čimdi. Tek an─▒msad─▒─č─▒m az bulunmalar─▒yd─▒. Kimi arkada┼člar─▒m─▒z gazya─č─▒ kullanarak kapaklar─▒n ├╝zerindeki boyay─▒ ├ž─▒kart─▒p kendilerince de─čerleri olan kapaklar elde ederdiÔÇŽ

ÔÇśÔÇśO zamanlar, hatta 1970ÔÇÖlere kadar, kahvelerin ufku alabildi─čince a├ž─▒kt─▒. O g├╝zelim g├Âr├╝nt├╝y├╝ kapatan mimarl─▒k ucubesi yap─▒lar -bu deyimi, yaz─▒k ki bu kahveler i├žin de kullanabilirim- yoktu. Bursa ovas─▒ yemye┼čil, g├Âzlerimizin ├Ân├╝nde uzan─▒rd─▒. Do─čuya bakt─▒─č─▒n─▒zda Y─▒ld─▒r─▒m ve Emirsultan ye┼čilliklerin i├žinde g├Âz kama┼čt─▒r─▒rd─▒.

Kahvelerinin her ikisinin de ah┼čap, k├╝├ž├╝k, sevimli birer kapal─▒ yeri vard─▒. Bu b├Âl├╝mler ya─č─▒┼čl─▒ havalarda ve k─▒┼č─▒n kullan─▒l─▒rd─▒. Yaz─▒n pek oturan olmazd─▒ bu b├Âl├╝mlerde. Ye┼čil T├╝rbe ile CamiÔÇÖnin aras─▒ndan ge├žip de sola k─▒vr─▒l─▒nca, sa─čda ├Ânce sizi mahalle muhtar─▒ ─░smail Akp─▒narÔÇÖ─▒n, sonra da Ali Osman KantarÔÇÖ─▒n kahvesi kar┼č─▒lard─▒. 1970ÔÇÖli y─▒llarda her ikisi de m├╝┼čterilerine lezzetli i├žecekler sunmak i├žin birbirleriyle yar─▒┼č─▒rd─▒. O d├Ânemde, bu iki kahvenin ├žay─▒ ve kahvesi ├žok me┼čhurdu.

Buradaki garson, ocak├ž─▒ya ÔÇśÔÇś├çeek y├╝z ├žayÔÇÖÔÇÖ diye ba─č─▒r─▒r, yandaki kahvenin garsonu ÔÇśÔÇś├çeek ├╝├žy├╝├╝├╝zÔÇÖÔÇÖ diye yans─▒lard─▒ onu. B├Âyle bir rekabet vard─▒ aralar─▒ndaÔÇŽ

ÔÇśÔÇśBu kahveler ne zamandan beri var burada? Kan─▒mca Ye┼čil CamiÔÇÖnin ibadete a├ž─▒ld─▒─č─▒ g├╝nden beri varlar. CamiÔÇÖye gelenler namaz vaktini, burada bu cana can katan manzaray─▒ izleyerek bekliyordu. 17. Y├╝zy─▒lda Evliya ├çelebi BursaÔÇÖy─▒, Ye┼čil CamiÔÇÖyi gezerken bir an i├žin burada soluklanm─▒┼č. Buradan, ┼ču an oturdu─čumuz yerden ovay─▒ izlerken -├žay elbette de─čil ama- bir ┼čeyler i├žmi┼č olmal─▒.

  1. y├╝zy─▒l─▒n sonlar─▒na do─čru buraya gelen Pierre Loti, Ye┼čilÔÇÖi ┼č├Âyle anlat─▒yor:

 

ÔÇśÔÇŽ ┼×ehir nihayet ge├žildikten sonra, arabam─▒z Ye┼čil CamiÔÇÖnin yan─▒nda, ├ž─▒narlar─▒n aras─▒nda durmu┼čtu ve biz daha o andan itibaren b├╝y├╝lenmi┼č, hatta biraz da vecde dalm─▒┼č bir haldi kutsal avluya girmek ├╝zere k├╝├ž├╝k kap─▒dan ge├žmi┼čtikÔÇÖ

B├╝y├╝k ihtimalle s├Âz├╝ edilen ├ž─▒narlar, kahvelerin i├žinde g├Ârd├╝─č├╝n├╝z ┼ču ├ž─▒narlar. ├ç├╝nk├╝, caminin avlusuna a├ž─▒lan k├╝├ž├╝k kap─▒, bu tarafta bulunan kap─▒ÔÇŽÔÇÖÔÇÖ

Kimesneler bakmaz idi

Ye┼čilÔÇÖi, sonuncusu 24 May─▒s 2005 Sal─▒ g├╝n├╝ olmak ├╝zere bir├žok kez ziyaret ettim.

┼×ansl─▒y─▒m ki, ziyaretlerimin bir k─▒sm─▒ ├╝stelik ayr─▒ ayr─▒ zamanlarda Mustafa Kara ve Mefail H─▒zl─▒ hocalar─▒n, Y─▒lmaz Akk─▒l─▒├ž A─čabeyÔÇÖin, dergimizin Genel Yay─▒n Y├Ânetmeni Raif Kaplano─čluÔÇÖnun, Mimar Mithat K─▒rayo─člu ve Mimar Zafer ├ťnverÔÇÖin ve Serpil TonakÔÇÖ─▒n rehberli─činde oldu.

B├Âylece Ye┼čil CamiÔÇÖnin, Ye┼čil T├╝rbeÔÇÖnin, Ye┼čil MedreseÔÇÖnin T├╝rk ve ─░slam sanat─▒ ve tarihi i├žindeki yeri ile anlam─▒n─▒, m├╝hendisli─čine ili┼čkin ├Âzelliklerini, ayr─▒nt─▒lardaki ÔÇśÔÇśhikmetÔÇÖÔÇÖini, mekanlardaki i┼člevselli─čini ve b├╝t├╝nsel esteti─čini yetkin olduklar─▒na inand─▒─č─▒m isimlerden dinleme mutlulu─čum oldu.

Bursa, tarih ve k├╝lt├╝r kenti ise, bu ├Âzelli─čini ├Ânemli ├Âl├ž├╝de Ye┼čil ve yak─▒n ├ževresindeki an─▒tsal eserlerine ve bu eserlerin ├ževresinde y├╝zlerce y─▒ld─▒r s├╝r├╝p giden hayata bor├žludur.

Mefail H─▒zl─▒ ve Mustafa Kara hocalar, o hayat─▒ ┼čekillendiren kimi isimleri ve zaman zaman da onlar─▒n m├╝tevaz─▒ mekanlar─▒n ile ya┼čamlar─▒n─▒ eserlerine, sohbetlerine ve dergimizin sayfalar─▒na ta┼č─▒yarak, padi┼čah, sultan ve vezir olup an─▒tlar dikememi┼č, ama ruhsal ve d├╝┼č├╝nsel ge├žmi┼čimiz ├╝zerinde padi┼čah olmu┼č ki┼čilere g├Ân├╝l borcumuzu ├Âd├╝yorlar.

Ali Aksoy, ibadet eder gibi yap─▒ yapan ceddimizin ayn─▒ zamanda d├╝nyay─▒ zevkli hale getirme, ya┼čam─▒n d├╝veyi nimetlerinden yararlanma ve onlardan lezzet alma ├╝zerine u─čra┼člar─▒na i┼čaret ediyor s─▒k s─▒k.

Y─▒lmaz Akk─▒l─▒├ž da, Raif Kaplano─člu da yap─▒yor bunu.

Ahmet Erd├ÂnmezÔÇÖin ve Esat UluumayÔÇÖ─▒n samanl─▒kta i─čne ararcas─▒na zaman, emek ve birikimlerini harcayarak BursaÔÇÖya sunduklar─▒ pek ├žok obje de, hayat─▒n bu k├Ây├╝nde ihmal edilmedi─čini apa├ž─▒k g├Âsteriyor.

Bu bak─▒mdan, eski Ye┼čilÔÇÖin yeni al─▒┼čveri┼č mekanlar─▒, a┼čevleri, kahveler, e─člence yerleri ile ku┼čat─▒lmas─▒ ├žok anla┼č─▒l─▒r bir durum.

Setba┼č─▒ÔÇÖndan Ye┼čilÔÇÖe y├╝r├╝rken pek ├žo─ču ile kar┼č─▒la┼č─▒l─▒yor bunlar─▒n.

G├Ân├╝l isterdi ki, isimleri T├╝rk├že olsun.

Ama unutmamal─▒ ki, yeni de─čil bu sorun.

Etkile┼čim ve de─či┼čim olduk├ža, onun kimi durumda abart─▒l─▒, kimi durumda incelikten yoksun, kimi durumda da ├ža─č─▒n ruhuna tam olarak uyan ya da tam olarak kar┼č─▒t ├Ârnekleri olacak.

A┼č─▒kpa┼čazade, y├╝zlerce y─▒l ├Âncesinden kamunun olsun, erk sahiplerinin olsun T├╝rk├žeÔÇÖye ilgisizli─činden ┼ču s├Âzlerle yak─▒nm─▒┼čt─▒.

ÔÇśÔÇśT├╝rk├žeÔÇÖye, T├╝rk diline kimesneler bakmaz idi!ÔÇÖÔÇÖ

┼×undan emin olabiliriz: ÔÇśÔÇśYe┼čilÔÇÖÔÇÖ gibi, bir anda hem zaman─▒n ve ruhun derinli─čine, hem de tabiat─▒n en g├╝zel hallerine kap─▒ a├žan, ├Âtesinde de derin ve sonsuz bir ufka yolculuk ba┼člatan s├Âzc├╝kleri olan bir dil ├Âl├╝ms├╝zd├╝r.

Ye┼čil de, ku┼čkusuz o dil gibi ├Âl├╝ms├╝z kalmay─▒ s├╝rd├╝recektir.

Ye┼čilÔÇÖe ayk─▒r─▒ d├╝┼čmek

Ge├žerken de olsa belirtmek zorunday─▒m: Ye┼čilÔÇÖe ayk─▒r─▒ d├╝┼čen yaln─▒zca T├╝rk├že olmayan tabelalar, e┼čya ve d├╝kkan isimleri de─čil.

Kaplano─člu, Ye┼čil T├╝rbeÔÇÖyi son ziyaretimizde, t├╝rbenin d─▒┼č cephesinin g├╝neybat─▒ taraf─▒n─▒ i┼čaret ederek ÔÇô biraz da ├Âfkeyle-, ÔÇśÔÇśi┼čte, restorasyon yap─▒yoruz diye ┼ču tuvalet fayanslar─▒n─▒ getirip d├Â┼čedilerÔÇÖÔÇÖ dedi. Birka├ž dakika ├Ânce de, cami i├žindeki havuzun ortas─▒nda bir ├Ârt├╝yle s─▒k─▒ya sar─▒l─▒p sarmalanm─▒┼č f─▒skiyeyi g├Âsterip ÔÇśÔÇśy├╝r├╝tt├╝ t─▒ynetsizler!ÔÇÖÔÇÖ demi┼čti.

Kaplano─člu, burada istiflenen ├žinilerin ├ž─▒kar─▒ld─▒─č─▒na ve say─▒l─▒p ba┼čka bir mekana ta┼č─▒nd─▒─č─▒nda ili┼čkin bir bilgiye ula┼čt─▒─č─▒n─▒, ancak ├Âtesini izleyemedi─čini ve o ├žinilerin ak─▒betinin kendisi i├žin de me├žhul kald─▒─č─▒n─▒ s├Âyledi..

Mefail H─▒zl─▒, dergimizin yay─▒n kurulu ├╝yelerinden baz─▒lar─▒n─▒n kat─▒ld─▒─č─▒ bir gezide, t├╝rbenin sekizgeninin g├Âze ├žarpan ÔÇśÔÇśkulpÔÇÖÔÇÖ ┼čeklindeki i┼čarete dikkati ├žekerek, bunun sandukalar─▒n─▒n hayli alt─▒nda yer alan ger├žek kabirlere giden yolu g├Âsterdi─čini s├Âylemi┼čti.

Ye┼čil T├╝rbeÔÇÖnin bu ├Âzelli─čini ÔÇôya da gizemini diyelim-, ├žo─čumuz biliyorduk da kabirlere ula┼čan ge├žitin giri┼č ve ├ž─▒k─▒┼č─▒n─▒, ┼čimdiki halde ne durumda oldu─čunu bilmiyorduk.

Mefail Hoca, ge├žiti g├Ârm├╝┼č ve ├ž─▒k─▒┼č─▒ndan kabir odas─▒na kadar giderek incelemi┼čti, bize de anlatt─▒.

ÔÇśÔÇśNas─▒ld─▒ peki?ÔÇÖÔÇÖ sorusu y├Âneltilince, y├╝z├╝n├╝n ├╝z├╝nt├╝yle buru┼čtu─ču dikkatimi ├žekti.

ÔÇśÔÇśFelaket!ÔÇÖÔÇÖ dedi.

ÔÇśÔÇś├çok bak─▒ms─▒z. Yer yer erimi┼č, d├Âk├╝lm├╝┼č. Acilen bir ┼čeyler yap─▒lmas─▒ gerekiyorÔÇŽ Korkar─▒m, bir zaman sonra, yaln─▒zca varoldu─čuna ili┼čkin bilgi kalacak elimizde ama nas─▒l bir ┼čey oldu─čunu hi├žbir zaman g├Âremeyece─čizÔÇŽÔÇÖÔÇÖ

Demek ki, Ye┼čil T├╝rbeÔÇÖnin benzersiz ├žinilerinin ÔÇśÔÇśfayansÔÇÖÔÇÖla yer de─či┼čtirmesinden ├žok, o mekan─▒n ÔÇśÔÇśfayansÔÇÖÔÇÖ s├Âzc├╝─č├╝yle yan yana gelmesinden irkilmem, yaln─▒zca ki┼čisel bir ┼čey de─čil.

Sabah saatlerinde, Ye┼čilÔÇÖe y├╝r├╝meyi i├žiniz kald─▒rmaz.

├ç├Âp y─▒─č─▒nlar─▒ kald─▒r─▒mlardan caddeye ta┼čm─▒┼čt─▒r. Her oturma yeri ├žitlenmi┼č ├žekirdek ├Âbeklerinin, sigara izmaritlerinin, buru┼čturulup at─▒lm─▒┼č envai t├╝r ka─č─▒d─▒n istilas─▒ndad─▒r.

Kimimiz, o saatte, hacetini g├Ârs├╝n diye k├Âpe─čimizi gezdiriyoruzdur ├╝stelik.

Do─čan g├╝ne┼čin caminin i├žinde, kubbelerinde, t├╝rbede yaratt─▒─č─▒ rengahengi; orada, burada y├╝z├╝nde ├žiyden inciler ─▒┼č─▒ldayan g├╝lleri; mor g├Âmle─čini boyamaya duran menek┼čeleri ve az ├Ânce ge├žen bulutun g├Âzya┼člar─▒n─▒ b─▒rakt─▒─č─▒ ├žimenleri g├Ârmez g├Âz├╝n├╝.

O g├╝zelli─če bakmak, onu duymak ve g├Ârmektense, yersiz s├Âzler edip g├╝naha girersinizÔÇŽ

Neyse ki, ┬á├žok gezme temizlik i┼č├žileri gelir, ├ž├Âpleri toplar, gezi yerini, s─▒ra altlar─▒n─▒, caddeleri s├╝p├╝r├╝r temizler de, Ye┼čil yeniden Ye┼čilk olur.

Oysa, g├Âr├╝n├╝m├╝ kurtarm─▒┼č oluruz yaln─▒zca

Kaplano─čluÔÇÖnu k─▒zd─▒ran, Mefail HocaÔÇÖy─▒ ├╝zen Ye┼čilÔÇÖe ayk─▒r─▒ o haller yerli yerinde kalmaya devam eder.

─░rkildi─čimi s├Âylemeliyim.

─░┼čin ├Âz├╝, ├Âzdeki ahlaks─▒zl─▒k de─čil dostumun, ÔÇśÔÇśtuvalet fayans─▒ÔÇÖÔÇÖ yak─▒┼čt─▒rmas─▒yd─▒ beni irkilten.

Tuhaf, ama hilebazl─▒─č─▒n kendisine de─čil, onun dile getirilmesine incinmi┼čtim.

Kaplano─člu, y─▒llar ├Ânce Bursa Hakimiyet gazetesinde uzun uzad─▒ya yazm─▒┼čt─▒ o restorasyonun hikayesini.

Ahmet Vefik Pa┼čaÔÇÖn─▒n, d├Âneminde yap─▒lan ba┼čka bir restorasyon i├žin t├╝rbeye gerekenin iki kat─▒ ├žini ─▒smarlad─▒─č─▒n─▒ ve bunlar─▒n yar─▒s─▒n─▒ da gelecekte ihtiya├ž oldu─čunda kullan─▒lmaz ├╝zere t├╝rbenin giri┼č alt─▒na depolad─▒─č─▒na ili┼čkin bir ayr─▒nt─▒ kalm─▒┼č akl─▒mda; sordum.

Do─črulad─▒ Kaplano─člu.

T├╝rbenin giri┼čine g├Ât├╝r├╝p olas─▒ depo yerini g├Âsterdi ve kendisine aktar─▒ld─▒─č─▒ kadar─▒yla tan─▒mlad─▒.

Ahmet Vefik Pa┼čaÔÇÖn─▒n, d├╝┼čenin, ziyan olan─▒n yerine yerle┼čtirilsin ve ayn─▒ zamanda, ayn─▒ f─▒r─▒nda, ayn─▒ ustan─▒n elinden ├ž─▒kt─▒─č─▒ i├žin uyumu da bozmas─▒n diye ald─▒─č─▒ tedbir nas─▒l bo┼ča ├ž─▒kar─▒lm─▒┼čt─▒?

  • Hac─▒ TONAK

Bursa Ara┼čt─▒rmalar─▒ Dergisi / Bahar 2005 – Say─▒: 9

491 total views, 1 views today

Sosyal Medyada Payla┼č─▒n:

B─░RDE BUNLARA BAKIN

  • ├çOK OKUNAN
  • YEN─░
Truval─▒lar m─▒ T├╝rk, T├╝rkler mi Truval─▒?

Truval─▒lar m─▒ T├╝rk, T├╝rkler mi Truval─▒?

20 A─čustos 2019, Truval─▒lar m─▒ T├╝rk, T├╝rkler mi Truval─▒? i├žin yorumlar kapal─▒
Kur┼čunlu sinemalar─▒ ve Kur┼čunluÔÇÖda bir gezinti

Kur┼čunlu sinemalar─▒ ve Kur┼čunluÔÇÖda bir gezinti

6 A─čustos 2019, Kur┼čunlu sinemalar─▒ ve Kur┼čunluÔÇÖda bir gezinti i├žin yorumlar kapal─▒
BursaÔÇÖn─▒n kale ve mahalle kap─▒lar─▒

BursaÔÇÖn─▒n kale ve mahalle kap─▒lar─▒

5 A─čustos 2019, BursaÔÇÖn─▒n kale ve mahalle kap─▒lar─▒ i├žin yorumlar kapal─▒
Tarih ─░├žinde Bursa K├Âylerinde De─či┼čim: ├çal─▒ ├ľrne─či

Tarih ─░├žinde Bursa K├Âylerinde De─či┼čim: ├çal─▒ ├ľrne─či

5 A─čustos 2019, Tarih ─░├žinde Bursa K├Âylerinde De─či┼čim: ├çal─▒ ├ľrne─či i├žin yorumlar kapal─▒
K─▒sa Bir Yolun Uzun ─░n┼čaat─▒: Gemlik ÔÇô Bursa ┼×ose Yolunun Yap─▒m─▒

K─▒sa Bir Yolun Uzun ─░n┼čaat─▒: Gemlik ÔÇô Bursa ┼×ose Yolunun Yap─▒m─▒

31 Temmuz 2019, K─▒sa Bir Yolun Uzun ─░n┼čaat─▒: Gemlik ÔÇô Bursa ┼×ose Yolunun Yap─▒m─▒ i├žin yorumlar kapal─▒