Ana Sayfa Genel Tarih Kültürel Tarih Bursa’nın tarihteki ilk gazete web sitesi: ekohaber.com.tr

Bursa’nın tarihteki ilk gazete web sitesi: ekohaber.com.tr

  • Yola Tahsin Ardıç ile röportaj yapayım diye çıktım ama “konuğundan fazla konuşan röportajcı” rolü de fena değilmiş, sevdim bu işi! Müsadenizle sözü Tahsin Ardıç’a aşağıda bırakayım, bu bölümü kendim doldurayım, ne dersiniz?
  • Daha bugün girdim internete, arşive baktım, ekohaber.com.tr adresinin tescil tarihini kontrol ettim. Domaini 20 Haziran 1997’de tescil ettirmişiz.. Dile kolay 20 yıl 283 gün geçmiş üzerinden… Ekohaber benim elimin değdiği ilk haber sitesiydi.
  • “Tek işim bu olsun, Bursa’da rakipsiz bir haber sitesi yapayım, İstanbul’dakiler bile gıpta etsin” hırsım kursağımda kaldı… Nasipte yoksa olmuyor, aynı Yılmaz Vural’ın hikayesi gibi… Vermediler ki 3 büyüklerden birini, şampiyon olsun…
  • İnternet ve mobile asla göz ardı edilemez biçimde hayatımıza girdi… Bizim arkadaşların tanımladığı şekliyle “fantini fonton” bu işler, günümüzün yadsınamaz gerçeği oldu. Gelecek, cep telefonu ve internet çerçevesinde şekilleniyor.
  • Tahsin Ardıç anlatıyor: “Nezih Demirkent’e sıkıntımı anlattım. Dünya’nın Bursa’nın ve iş dünyasına ayırdığı yer yetmiyor. “Bursa’ya özel gazete mi yapacağız?” cevabını aldım. Bursa’ya dönerken hep bu cümleyi düşündüm. Sonra evet dedim… Bursa’ya özel bir gazete yapmak gerek… Ve bunu Dünya yapmayacaksa, ben yaparım…”

Tayfun ÇAVUŞOĞLU

Gazeteci ağabeyim Tahsin Ardıç geçen haftaki Ekohaber’de “22 yıl daha var mısınız?” ana mottosu altında gazetenin 22 yılını anlatıyor ve ekliyordu: “Ekonominin nabzını 22 yıldır Ekohaber tutuyor.”

Aklıma geldi… Ekohaber Bursa’nın web sitesine sahip olan ilk gazetesiydi… Dolayısıyla Ekohaber 22 yıldır “sadece ekonominin nabzını tutuyor” olamazdı, eksiği tamamlayayım dedim… Ekohaber aynı zamanda yeniliklerin, yenileşmenin, gelişmenin, yeni deyimle inovasyonun da kendi içinde geliştiği bir yayın organıydı… Bursa’nın “ilk haber sitesi”, “ilk gazete sitesi” vurgusunu yapma(z)sak olmazdı… Öyle ya, o işte benim parmağım var, emeğim var… (Kimileri bir medyadaki 15 yıllık geceli-gündüzlü emeğimi; 40. yıl kitabından adımı silip, satırlardan yok ederek görmezden gelebilir, güya gözden kaçırabilir ama… Bu her zaman olacak diye bir kural da yok elbette.)

Ekohaber’deki eksiği tamamlama fikri ortaya çıkınca, tabii ki bir de söyleşiyle konuyu aydınlığa kavuşturmak gerekecekti. Peşinen söyleyeyim, yola Tahsin Ardıç ile röportaj yapayım diye çıktım ama “konuğundan fazla konuşan röportajcı” rolü de fena değilmiş, sevdim bu işi! Müsadenizle Tahsin Ardıç’a sözü alttaki ikinci bölümde bırakayım, bu bölümü kendim doldurayım, ne dersiniz?

1997’nin şartlarını dikkate alırsak, gerçek bir devrimin ayak sesleriydi gelen… İnternet adı altında bir elektronik ağ geliyordu. Ortada henüz Google, Facebook, Twitter filan yoktu… Bir sitenin adresini biliyorsanız girebiliyordunuz. O zamanların arama motoru Yahoo kurulalı henüz bir yıl olmuş ama yetersizdi henüz… Tabii arama motoru olarak yayında bulunan Yahoo’nun adını nereden öğrenecektiniz, açıp bir şey arayacaktınız, o da başka bir mevzu…

Bizim gazetecilerden internete ilk uyanan meslektaşım Hakan Soysal oldu, o zamanki moda deyimle “bilgisayarcı”, “internetçi” oldu, bir daha da mesleğe dönmedi… Aksini kanıtlayan bir bilgi ortaya çıkmazsa, sanırım ikinci uyanan da benim… Ama ben yerel basında kaldım. Hem medyada çalıştım hem de internete çok yakın durdum…

1997’de Ekohaber’deydim… İnternet konusu gündemimize gelince, Tahsin Ardıç’a öneride bulundum, “Neden internete haberleri koymuyoruz?”
“Harika fikir” dedi, kolları sıvayıp birkaç gün sabahlayıp siteyi yaptık…  Sadece html dilini kullanabildiğimiz, bugünkülerle karşılaştırınca manevra kabiliyeti çok çok düşük bir siteydi. Sonraları işin içine php, asp gibi yazılım dilleri girdi, baş döndürücü bir hızla gelişti internet…

Daha bugün girdim internete, arşive baktım, ekohaber.com.tr adresinin tescil tarihini kontrol ettim. Domaini 20 Haziran 1997’de tescil ettirmişiz.. Dile kolay 20 yıl 283 gün geçmiş üzerinden… Benim elimin değdiği ilk haber sitesiydi. Sonraları, görev yaptığım gazetelerde başka sitelerle de uğraştım… Ama hakkını vereyim, Tahsin Ardıç’ın ileri görüşlülüğü, diğer yayın organlarında karşıma çıkmadı… “Tek işim bu olsun, Bursa’da rakipsiz bir haber sitesi yapayım, İstanbul’dakiler bile gıpta etsin” hırsım kursağımda kaldı… Ehhh…. Nasipte yoksa olmuyor… Yılmaz Vural’ın hikayesi gibi… Vermediler ki 3 büyüklerden birini, şampiyon olsun…

Diğer gazeteler ilk zamanlar çok soğuk durdular internete… Bizim meslektaşlar da öyle… İnanmayacaksınız ama… Bizim gazeteci meslek örgütümüz ÇGD Bursa Şubesi’nde bilgisayarları dizdik, “internet kursu” bile açtık, “internete nasıl girilir”, “nasıl surf yapılır” anlattık…

Gün oldu, zaman geldi, “global ağ” ve “cep telefonu” artık hiç kimsenin göz ardı edemeyeceği kadar hayatımıza girdi… Yani bizim arkadaşların tanımladığı şekliyle “fantini fonton” bu işler, günümüzün yadsınamaz gerçeği oldu.  Gelecek de, cep telefonu ve internet çerçevesinde şekilleniyor, şekillenecek… İşin özeti budur…

Röportaj konuğumuzu unutmadık tabii ki… Bakınız Tahsin Ardıç o günleri, Ekohaber’i, interneti, matbaayı,  matbaada sabahlanan geceleri nasıl anlatıyor?

“Ekohaber’in ilk zamanı
matbaada çok sabahladım”

  • Tahsin Ardıç: “Gazete kurmak o zamanlar gerçekten çok zor işti. Bugünkü imkanlar yoktu. Sıkıntılı bir süreçti. Çok zor şartlarda başladık ama teknolojiyi ve gelişmeleri yakalamaya özen gösterdik. Bunun örneği olarak söyleyeyim, Ekohaber Türkiye’de internete giren ilk yerel gazete, Bursa’nın da ilk haber sitesi ekohaber.com.tr… Bunda senin de çok emeğin var.”

Ekohaber gazetesinin imtiyaz sahibi Tahsin Ardıç, Bursa’nın yakından tanıdığı gazeteciler arasında ilk sıralarda yer alıyor. 40 yılı aşan mesleki geçmişinin ilk bölümünde Türk Haberler Ajansı, Doğru Hakimiyet, Bursa’nın Sesi ve Dünya gazetesindeki çalışmalarından söz etmek mümkün. Ama meslek yaşantısının bence asıl önemli bölümü Ekohaber’in yayın hayatına girmesiyle başlıyor. O gazete ki, yerel imkanlarla çok büyük bir hedefe ulaşmayı amaçlayarak yayına geçiyor, bugün gelinen noktada da tevazuyu bir kenara bırakarak söylersek, ne hedeflediyse onu başaran bir gazeteye dönüşüyor…

Ekohaber’in arkasındaki isim Tahsin Ardıç’a Ekohaber’i ve geride kalan 22 yılı sorduk, yanıtları da aşağıya aktardık, buyurun söyleşiye…

-Ekohaber’i yayınlama fikri nasıl ortaya çıktı? İlk harekete geçerken, önünüzdeki zorluklar neydi?

Ekohaber’i kurma fikrim ihtiyaçtan doğdu aslında. Dünya Grubunun Bursa bölge müdürüydüm o tarihlerde. Dünya gazetesine Bursa iş dünyasından çok sayıda haber gönderiyorduk ama her haberimiz yayınlanmıyordu. Bursa’da iş ve sanayi dünyasının gücü ve kapasitesi malum. Her gün yeni gelişmeler yaşanıyor ama kamuoyuna tamamını aktarmakta zorluklar yaşıyorduk. İstanbul’a gidip patronum Nezih Demirkent’e sıkıntımı anlattım. Haberlerimizin yarısından fazlası yayınlanmıyor diye şikayet ettim. Bursa’nın ve iş dünyasının Türkiye’ye kendini anlatmak için daha fazlasına ihtiyacı vardı. Dünya’nın bize ayırdığı yer yetmiyordu. “Bursa’ya özel gazete mi yapacağız?” cevabını aldım. 1992 yılından söz ediyorum. Bursa’ya dönerken hep bu cümleyi düşündüm. “Bursa’ya özel gazete mi yapacağız?” sözü beynimde dolaştı durdu. Sonra evet dedim… Bursa’ya özel bir gazete yapmak gerek… Ve bunu Dünya yapmayacaksa, ben yapabilirdim… Çünkü Bursa iş dünyasının böyle bir gazeteye ihtiyacı vardı. Sürekli planlar yaptım, düşüncemi olgunlaştırdım. Ama ancak 4 yıl sonra hayata geçirebildim. Emekli olur olmaz harekete geçtim ve Ekohaber’i kurdum.

-Teknik imkanlar çok kısıtlı o dönemde…

Gazete kurmak o zamanlar gerçekten çok zor işti. Bugünkü imkanlar yoktu. Sıkıntılı bir süreçti. Çok zor şartlarda başladık ama teknolojiyi ve gelişmeleri yakalamaya özen gösterdik. Bunun örneği olarak söyleyeyim, Ekohaber Türkiye’de internete giren ilk yerel gazete, Bursa’nın da ilk haber sitesi ekohaber.com.tr… Bunda senin de çok emeğin var. Tamamen senin organizasyonun olan bu çalışma zaman içerisinde Bursa’daki diğer gazetelere de örnek oldu.

-Gazete deyince akla matbaa geliyor… İlk zamanlar Ekohaber’in matbaası vardı. Haber üretimi ayrı dert, mizanpaj ve sayfa tasarımı ayrı dert, film ayrı dert, baskı işi ayrı dert…

Gazeteyi kurduğumuz tarihte tek renkli ve sadece iki sayfa basabilen bir matbaa makinamız vardı. 16 sayfalık Ekohaber’in 8 sayfası renkliydi. Tamamını o makinada basmak ortalama 3 günümüzü alıyordu. Gece gündüz matbaada baskıyla uğraşıyorduk. Bugunku teknolojide bu iş ortalama 3 iş saati. Aradaki farkı takdir edersiniz.

-İstediğiniz etkiyi istediğinetkiyi yarattı mı ekohaber? Hedefine ulaştı mı? Gerçekten de Bursa iş dünyasının sözcüsü olabildi mi zaman içerisinde?

Yerel medyanın çok güçlü olduğu, büyük sermayelerin basın sektörüne girdiği o dönemde bağımsız, bağlantısız, tarafsız bir gazete yayınlamak deli cesareti gerektiriyordu. Ben o cesareti gösterdim. Bursa iş dünyasının sözcüsü olmaya adayız sloganıyla 23 sene önce yola çıktık. Bunu başardığımızı söylersek tevazudan uzak ama gerçekçi bir değerlendirme olur. Bugün Ekohaber 23’ncü yılında, önemli bir Bursa markası olarak yerini almış durumda..

-Diğer gazetelerden çok farklı bir dağıtım-satış ağı var Ekohaber’in…

İlk zamanlar direkt abone-kurye yöntemiyle başlamıştık. Her gittiğimiz fabrikada patronun masasında Ekohaber’i görüyorduk, bu bize çok büyük güç veriyordu. Aradan 22 sene geçti ama bu tablo değişmedi. Hatta öyle okurlarımız var ki, ilk sayımızdan buyana Ekohaber’i arşivliyor. Hatta bizim arşivimizde bulamadığımız eksik gazeteleri onlardan temin ediyoruz. Ekohaber gini niş alanda yayın yapan bir gazetenin gücü ne kadar çok insanın okuduğuyla değil, kaç etkili insanın okuduğuyla ilgilidir. Ekohaber’in şirketlerde tepe yöneticiden alt yöneticilere kadar okunduğunu, hatta iç teslim yazışmalaryıla dağıtıldığına tanık oluyoruz. Bu çerçeveden bakarak Ekohaber’in bursa iş dünyasının sözcüsü olma hedefine ulaştığına kanaat getirdik ama gelinen her nokta, bir sonraki hedefimiz için de bizim için rehber oluyor.

-Ekohaber’in yayın çizgisini okur zaten biliyor. O konuya girmeyeceğim ama yazar kadrosu farklı bir konu. Yazar kadrosunu nasıl oluşturdunuz, şimdi kimler katkı sağlıyor? Ekohaber’in yazar kadrosundan çok önemli isimler kamuoyuna maloldu zaman içerisinde…

Milletvekili ve başbakan yardımcısı olan yazarlarımız da, sivil toplum başkanı olanlar da oldu, belediye başkanı olanlar çıktı. Yani yolu Ekohaber’den geçenlerin yükseldiği ve toplumsal anlamda çok büyük işler yaptığı bir çeyrek asır yaşadık. Yazarlarımızın her biri konusunun uzmanı. Günlük siyasetle –ekonomi dışında- ilgilenmiyoruz ama temelde uzmanlık alanlarında herkesin her istediğini yazdığı bir platform oluşturduk.

-“Salı Ekohaber günüdür” sloganını ben üretmiştim o zamanlar… Bu motto 1997’den buyana hiç değişmeden geldi. Şimdi nasıl yürüyor bu işler?

Bu röportaj 1.143’üncü haftanın Ekohaber gazetesinde yayınlanacak… Dile kolay… Hiç aksatmadan, ara vermeden, 1.143 hafta gazete yayınlamışız. Yayınladığımız gazete, seçkin gazete bayilerinin yanı sıra büyük marketlerde okura ulaştığı gibi, standart abone-kurye yöntemini yürütmeye de devam ediyoruz. Bayi satışı da gerekli ama kurye sistemi daha çok sanayi bölgeleri için gerekli ve hatta kaçınılmaz.

-Son sorum şu olsun. 22 yılı geride bırakıp, 23’üncü yayın yılına giren bir gazeteden söz ediyoruz. Türkiye gibi ülkelerde çeyrek asrı bulan bir ticari geçmiş çok önemli. Ekohaber’in gelecek vizyonundan söz edelim…

Bir bursa markası haline gelen Ekohaber’in daha da yaygınlaşıp, içerik olarak da daha geliştirilmesini hedefliyoruz. Sonbaharda bu konuda atağımız başlamış olacak. Bu arada şundan da bahsedelim. Ekohaber olarak gerek sektörel ve gerek bursa ekonomisi ile ilgili özel dergiler çalışmalarımız bu dönemde hız kazanacak. Geçen hafta Bursa Çınarları dergimiz yeni içerik ve yeni görselliğiyle okurumuzla buluştu. Çok güzel reaksiyonlar aldık. Yine okurumuz tarafından çok beğenilen Ekonews dergimiz yeni içeriği ve tarzıyla yayına başlayacak. Sonbaharda yeni yayınlar da planlıyoruz. Bursa’da bugun günlük gazete çıkarmaya kalksam mutfağının başına getireceğim tek isim olarak her platformda söylediğim, yaklaşık 30 yıllık arkadaşım, meslektaşım ve dostum olan senin benimle bu tarz bir söyleşi yapman beni onurlandırdı..

O onur bana ait… Teveccühüne teşekkür ediyorum…

Tayfun ÇAVUŞOĞLU Kimdir?
Gazeteci / Yazar – Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Alman Dili Anabilim Dalı (1985) mezunu. 1983’te gazeteciliğe başladı. Yerel yayın organlarında muhabir, yazı işleri müdürü ve genel yayın yönetmeni olarak çalıştı. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi eski (1997-2001) başkanlarından. Yılmaz Akkılıç’ın yayınladığı “Bursa Ansiklopedisi“ne (Burdef Yayınları, 2022 No:3) madde yazarlığı yaptı. E-Kitap Yayıncılık’ın ekitap olarak yayınladığı “Nutuk“ için editör olarak Atatürk ve Kurtuluş Savaşı kronolojisini hazırladı. Şubat-2014’te Kastaş Yayınevi’nce yayınlanmış “Çanakkale 1915 – İftiralar, Yalanlar, Polemikler“ adlı bir kitabı var. Belgeseltarih.com ve Egitimradyosu.com haber sitelerinin sahibi, belediyehaberleri.com.tr sitesinin yayın yönetmenidir.

Tahsin ARDIÇ kimdir?
1956 Bursa’da dünyaya geldi. Gazeteciliğe 1976 yılında Bursa’nın Sesi Gazetesi’nde başladı. Sırasıyla Bursa’nın Sesi, Doğru Hakimiyet, Türk Haberler Ajansı’nda muhabirlik yaptı. 2,5 yıl T.H.A’nın  Karadeniz Bölge Müdürlüğü yaptı. 7  yıl BUSİAD Danışmanlığı görevinde bulundu. 12 yıl Dünya Gazetesi Bursa Bölge Temsilciliği yaptı.
31.01.1995 yılında gazetecilik mesleğinden emekli oldu ve EKOhaber Gazetesi’ni kurdu.
BUSİAD, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Bursa Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, Ekonomi Muhabirleri Derneği, Bursaspor Kulübü ve bazı yardım kurumları üyesi olan Tahsin Ardıç, Bursa Gazeteciler Vakfı Başkanlığı, TÜGİAD Yüksek Danışma Kurulu Üyeliği, Basın Konseyi Yüksek Kurulu Üyeliği, Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis üyeliği yaptı.
Çeşitli meslek kuruluşlarından aldığı 50’nin üzerinde ödülü var.
Evli, Yasemin ve Yılmaz adında iki çocuk babası olan Tahsin Ardıç halen EKOhaber Gazetesi’nde meslek yaşamını sürdürüyor.

1,549 Toplam Okuma, 1 Bugün

Tayfun ÇAVUŞOĞLU

Tayfun ÇAVUŞOĞLU

Gazeteci / Yazar - Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Alman Dili Anabilim Dalı (1985) mezunu. 1983'ten itibaren yerel yayın organlarında muhabir, yazı işleri müdürü ve genel yayın yönetmeni olarak çalıştı. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi eski (1997-2001) başkanlarından. Bursa Ansiklopedisi'ne (Yılmaz Akkılıç, 1. baskı 2002, Burdef Yayınları No:3) madde yazarlığı yaptı. E-Kitap Yayıncılık tarafından (Şubat 2018) yayınlanan “Nutuk“ için editör olarak Atatürk ve Kurtuluş Savaşı kronolojisini hazırladı. Belgeseltarih.com kurucu ortağı ve yazarıdır. Yayınlanmış Kitapları: 1) “Çanakkale 1915 – İftiralar, Yalanlar, Polemikler“, Şubat-2014, Kastaş Yayınevi-İstanbul 2) "1915 - Çanakkale Savaşında Trakya", Eylül 2018, Haber Ajansı yayınları-İstanbul

Comments

Comments