Ana Sayfa Göçler Kıpçak Ermeniler

Kıpçak Ermeniler

  • Ekrem Hayri Peker

Yaklaşık 2013 yılında Nilüfer Belediyesi’nin çıkardığı Yusuf Akçay’ın yazdığı “Türkçenin Yüzü” adındaki kitapta “Kıpçak Ermenileri” deyimine rastlamıştım. 1500’lü yıllarda, Ukrayna’daki Kiev şehrindeki Ermeni Kıpçaklardan bahseden bir mahkeme kaydı bulunmuştu.

Kitabın Algış Bitiği bölümünde (sayfa 31) şunlar yazıyordu; “Ermeni Kıpçakçasının merkezi XVI.yüzyılın ilk yarısında Lvov’du. Lvov Ermeni Mahkemesinin defterinde Kıpçakça ilk yazı 26 ağustos 1921 yılına aittir. Bundan başka 1919 yılında Kral I. Siguzmund tarafından onaylanan Lvov ermeni Kanunlar Mecmuasının 1528’de Ermeni Kıpçakçasına tercümesi yapılmıştır. Daha sonra 1530-1532 yıllarında “Polonya Vakayinamesi”, 1537’de “Viyana Vakayinamesi” Ermeni Kıpçakçasıyla yazılmıştır… 1521-1669 yılları arasında yazılan ve günümüze kadar muhafaza edilen Ermeni Kıpçakçasıyla yazılmış 112 eser bulunmaktadır.

Ermeni Kıpçakçası XVI-XVII yüzyılda Ukrayna’da ayrı kolonilerde yaşayan oldukça kalabalık bir Ermeni Kıpçak tarafından kullanılan, Batı Kıpçak dillerinden birisidir.(Daskaviç,1981)

Ankara’da 2013 yılında Türk Tarih Kurumu tarafından yayınlanan, Mehmet Kıldıroğlu ve Cingiz Samudiniulu tarafından Türkçeye çevrilen Sovyet dönemi tarihçilerinden Bolat E.Kumakov’un, “Arap kaynaklarına Göre IX-XI Asırlarda Kimek Devleti” kitabının XI. Sayfasında “Ermenistan’da yayınlanmış Kıpçakça dini metinlerin değerli Kazak bilim adamı Garkavets tarafından Rusça olarak kazakistan’da yayınlandığı” yazılıdır

Okuyunca şaşırmıştım. Dinin milletlerin oluşumu üzerinde etkili olduğunu biliyordum. Pagan inancı taşıyan Uz, Peçenek, Kıpçak gibi halklar Hristiyan olduktan sonra Rus toplumu içinde eriyip gitmişlerdi. İstisnası Gagavuz topluluğu olmuştur.

Bu yazıları okuyunca kafamı kurcalayan bir sorunun cevabını bulmuştum.

Haçlı seferlerini yazan tarihçiler Güney Anadolu ve Suriye’den bahsettikleri yazılarında bazı şehirlerde yaşayanlara Grek, bazı şehirlerde yaşayanlaraysa Ermeni diyordu. Bölgede Ermeniler hatırı sayılır bir güçteydiler. Yaşadıkları şehirlerin kaderlerini belirliyorlardı.

Doğu Roma’nın Hıristiyan Gürcülere yaklaşımı ne kadar yumuşaksa, Gürcü ve Doğu Roma Sarayları arasında akrabalık kurulmuşsa, Ermenilerle olan ilişkisi de o kadar sertti.

Doğu Roma Ermenilere karşı çok acımasızdı. İki yüz bin Ermeni’yi Kapadokya’dan alıp, Balıkesir, Çanakkale, Trakya ve Bulgaristan’a sürmüştü.

Oysa Doğu Roma’da Hristiyandı. Doğu Roma İmparatorlar İran’daki Sasanilerle savaşırken niye Hıristiyan Ermenilerle işbirliği yapmak yerine onları da eziyorlardı? Ermeniler niye İran’a sığınıyorlardı? Bölgede ilk Hıristiyan halkın Ermeniler olduğunu öğrendim.

Ermeniler Aziz Grigor’un çabalarıyla MS. 301 yılında Hristiyan oldular. Doğu Roma daha sonra Hıristiyanlığı resmi din kabul etti. Kalkedon Konsili veya Kadıköy Konsili denen bu Konsilde İsa’da hem insani hem de tanrısal özellikler bulunmaktadır, bu özellikler Meryem İsa’yı doğurmadan önce de bulunmaktaydı İsa tanrı olarak baba ile aynı özden, insan olarak da günahlar hariç insanlarla aynı özdendir. Dolayısıyla Meryem sadece insan olan İsa’nın değil tanrı olan İsa’nın da anasıdır ve ona tanrı anası anlamına gelen Theotokos denilmelidir.

Bu Kararlardan sonra Hristiyan dünyası Katolik ve Ortodoks ayrılığı doğdu. Ermeniler bukararları reddedince mezhepsel farklılıklar doğdu.Ermeniler’in mezhebine Grogeryen denildi.

Batı Hunlarının Anadolu’yu istilasını bir yana bırakırsak M.S. 500’lü yıllardan sonra bugünkü Azerbaycan – Karadağ ve Ermenistan’ın olduğu bölgelere yerleşen, akın yapan Türkleri Ermeni tarihçi Kalankatlı Moses’in tarihçesinde okuyoruz.

Bunun dışında Gürcüleri Anadolu Selçukluların istilasından koruyan, kurtaran Kıpçaklar olmuştur. 40 bin çadırlık Kıpçak grubu Gürcü devletini ayakta tutmuş ve Kıpçakların reisleri Gürcü devletinde önemli mevkilere gelmişlerdir. Bölgeye göç eden Kıpçaklar, bugünkü Rus topraklarında yaşayan (O dönemde Karadeniz’in kuzeyinin tarihsel adı Kıpçak Bozkırı’ydı) Uzlar, Peçenekler ve Kıpçaklar gibi Hıristiyan olup Ortodoks mezhebine girmişlerdi.

Ermeniler arasında yaşayan, belki de paralı asker olarak görev yapan bir grup Kıpçak Türkü Hıristiyan olunca Ermenilerin mensup olduğu Gregoryen mezhebine girmişlerdir. Doğal olarak Kıpçak kimliğini muhafaza eden ve henüz dillerini muhafaza eden bu insanların Kıpçak Ermenisi olarak çağrılmalarından doğal bir şey olmazdı. Burada Ermeni adlandırılması farklı mezhepten olduklarını gösteriyor. Aynen ülkemizdeki bazı Türkmenlerin Kızılbaş, Alevi, Tahtacı …..diye adlandırıldıkları gibi.

Mitridat ordusundaki askerlerle 22 dille konuşuyormuş. Düşünün Anadolu’daki dil zenginliğini. Bu zenginlik Doğu Roma’nın Hıristiyanlaştıktan sonra Kilisede Grekçeyi kullanmasıyla sona erdi. Halklarda “Romanyo” olarak tekleşti. Sonra Grekleşti, daha sonra Müslüman olup, Türkleşti. Balkanlarda yaşayanları Slavlaştı

Doğu Roma (Bizans) kaynakları her geçen gün dilimize çevriliyor. Çevrilmemiş kaynaklar bu konuda daha da aydınlatıcı olabilir.

860 Toplam Okuma, 7 Bugün

Ekrem Hayri PEKER

Ekrem Hayri PEKER

Kimya mühendisi, araştırmacı, yazar, STK yöneticisi. Bursa Mustafa Kemal Paşa’da (1954) doğdu. Anadolu Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunu. TUBİTAK veri tabanına kayıtlı “Teknoloji tabanlı Başlangıç Firmalarına Özel İş Geliştirme” mentörü, C Grubu iş Güvenliği uzmanı olarak Nano kimyasalların tekstil materyallerine uygulamalar konusunda üniversitelerde konferanslar verdi. Yayınlanmış kitaplarından bazıları: "Kuşçubaşı Hacı Sami Bey", "Özbek Mektupları", "Yeşim Taşı - Ön Türkler ve Türk Tarihinden Kesitler", "Kafkasya'dan Anadolu'ya - Zekeriya Efendi". Belgeseltarih.com kurucu ortağı, yazarı ve yayın yönetmenidir.

Comments

Comments